This preview has intentionally blurred parts. Sign up to view the full document

View Full Document

Unformatted Document Excerpt

Jack London _ Ademden Önce LONDON 76 yılında John iffıth Chaney tyla Amerika'da San Francisco'da doğan Jack London, annesi tarafından büyütüldü, London soyadını annesinin ikinci eşinden aldı. Çocukluğu ve ilkgençlik çağı yoksulluk içinde geçen ndon, denizcilik ve •serilik yaptı. Ama lönemde dünya edebiyatının başyapıtlarının neredeyse tamamını umuştu. 1894 ında serserilikten ;uklanıp hapse idi. Düzenli bir itim almamış nasına rağmen şefe ve edebiyat uyarak kendisini Jiştirdi. 1898'de sadece yazarak hayatını kazanmaya karar verdi. Đlk kitabı 1900'de yayımlanan yazar, üç yıl sonra basılan Vahşetin ığrısı ile büyük ün zandı. Sosyalist rti üyesi de olan ek London yaşında öldü. ROMAN Düşlerim Görüntüler! Görüntüler! Görüntüler! Neyin ne olduğunu öğrenmeden önce, düşlerimi dolduran bu görüntülerin nereden çıktığını, kendi kendime sorar dururdum, çünkü, günlük yaşamımda, bunların benzerini bile görmüş değildim. Bu görüntüler düşlerimi karabasanlara çevirerek, çocukluk dünyamı öylesine altüst ettiler ki, en sonunda beni hemcinslerimden farklı, lanetlenmiş, anormal bir yaratık olduğuma inandırdılar. Payıma düşen mutluluğu yalnızca günbo Kulak'm dostluğunun, Hızlı'mn sıcak sevgisinin, Kızılniz. En iyisi olayları çocukluğumdan başlayarak anlatmak. Ufacık bir veletken uykuya dalmadığım saatlerde diğer çocuklardan farkım olmazdı, uyku saatlerinde ise, işler tersine giderdi. Uzaklardan, çok uzaklardan kaynaklanan anılarım yüzünden uykum uzun süre bir kâbustan farksızdı. Düşlerim, çok seyrek, soluk bir mutluluk ışığıyla aydınlanmış, genellikle tüm analizleri aşan garip ve yabancı korkular, derin izlenimler bırakmıştı. deki yumruları incelerken, bu ağacı uykumda defalarca gördüğümü acıyla hatırlıyordum. Çok sonraları kayın, porsuk, defne ağaçlarını görür görmez birbirinden ayırdığımda da hiç şaşırmamıştım. Onları uzun zamandan beri tanıyor ve düşlerimde her gece görüyordum. Sizin de saptadığınız gibi, yukarda anlattıklarım "düşler, yalnızca gündüz görülenlerin, geceleri şu ya da bu şekilde ortaya çıktaklıklı bölgelerde dolaşarak, bu kara meyvelerden tıkmdığımı hatırladım. Annem bir tabak yaban mersini verdi. Kaşığımı daldırdım, ama meyveyi ağzıma götürmeden, tadını biliyordum. Doğrusu hiç hayal kırıklığına uğramı bulmuştum. Bu sonsuz ormanlarda, beni korkulara salan karanlıklarda kimbilir kaç zaman dolaştım! Sürekli kovalanan ben, ürkek yaratık, en hafif bir sesten irkiliyor, gölgemden bile korkuyor; sinirlerim yay gibi gergin, postumu kurtarma kaygısıyla tabanlan yağlamak için tetik duruyordum. Çünkü ormandaki tüm yırtıcı hayvanlara yem olabilirdim; onlar yaklaşınca ben de panik içinde, var gücümle kaçıyordum. ... View Full Document

End of Preview

Sign up now to access the rest of the document