Turgut Alp
238 Pages

Turgut Alp

Course Number: MATEMATIK 11, Spring 2011

College/University: Çanakkale Onsekiz Mart...

Word Count: 101580

Rating:

Document Preview

Yavuz Bahadrolu _ Turgut Alp TAKDM Aknclarn Osmanl mparatorluu iinde mmtaz bir yeri vardr. deta imparatorluun temel talandr. Yaz, k demeden srekli ekilde dman topraklarna aknlar yapan bu ate gibi yakc, civa gibi akc svariler, ayn zamanda gnmzn asker istihbaratna da ekirdek tekil etmilerdir. Turgut Alp, binlerin iinden sadece biri. Ama gerek biri, Turguteli" diye anlan kasabann isim babas. Aslnda bu isim bir...

Unformatted Document Excerpt
Coursehero >> Turkey >> Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi >> MATEMATIK 11

Course Hero has millions of student submitted documents similar to the one
below including study guides, practice problems, reference materials, practice exams, textbook help and tutor support.

Course Hero has millions of student submitted documents similar to the one below including study guides, practice problems, reference materials, practice exams, textbook help and tutor support.

Bahadrolu Yavuz _ Turgut Alp TAKDM Aknclarn Osmanl mparatorluu iinde mmtaz bir yeri vardr. deta imparatorluun temel talandr. Yaz, k demeden srekli ekilde dman topraklarna aknlar yapan bu ate gibi yakc, civa gibi akc svariler, ayn zamanda gnmzn asker istihbaratna da ekirdek tekil etmilerdir. Turgut Alp, binlerin iinden sadece biri. Ama gerek biri, Turguteli" diye anlan kasabann isim babas. Aslnda bu isim bir kasabay deil, bir imparatorluu hatrlatmaldr. nk Osmanllar ad o ve onun gibilerin srtnda ykselmi, beylikten imparatorlua ulalmtr. Bugn Turgut Alp, Osmanl Devletinin ekirdeinin atlm olduu St'te, Osman Beyin ilk gmld yerin yanbamda ebed hayatn srdrmektedir. Daha kimler yok o mezarlkta? Aykut Alp, Kara Mrsel, Samsa avu, Akakoca ve kitapta sk sk adlan geen dier temel talan. "heda fkracak topra sksan, heda!" Bu mbarek topraklan okayas geliyor insann. Okamak ve yine Akif in diliyle: TURGUT ALP "Ey ehit olu ehit, isteme benden makber, Sana auunu am, duruyor Peygamber!" demeli. imdi onlar Peygamberin yce katnda alt yz ksur yl slama bayraktarlk eden bir devletin kurucular olarak mesrur ve mesut. Tarih romanclk, tarih iinde bir dal. Tarihi tarih yapan insanlardr. Yazan tarihiler, gergef gibi ileyen de romanclardr. Tarih yapcs grevini bitirir, her fani gibi dnyadan ger. Tarih yazcs aratrr, bulur, yazar. Tarih romancs bozmadan, apratrmadan gergefini iler. Bu gergefte, yabani ipliklerin yeri yoktur. Uydurma, aslndan ap ayn renklerin yeri yoktur. Hele tarihi yapanlarn hayatlarnn aksine, deta onlara hakaret saylabilecek temalarn hi mi hi yeri yoktur. Ama yazlmaktadr ite! Tarih de, tarih romancl da me'suliyetsiz kalemlerin elinde bozulmaktadr. Osmanl akncsna, Bizans saraylarnda seks lemleri yaptrlmakta, iret sofralarnda sabahlattrlmaktadr. Oysa aknc demek, gecesi gndz, din ve millet yoluna adanm serdengeti demektir. Onun hayatnda beer arzular n plna gemek bir yana, sonuncu sralara bile girememitir. man, boum boum ttmektedir; gnl alev alev yanmaktadr. Tepeden trnaa vatan ak, keden bucaa millet sevgisi doludur. Ve bu kitap o byk akn, o yce sevginin kda dklm solgun bir tezahrdr. Romanmz ayn zamanda u gerei de anlatmaktadr: Tarih zamann kalplan iinde donmamtr. Ayn vasat zuhur edince, ayn tarih yeniden yaanmaya balar. Bu hakikati ksaca, 'Tarih tekerrrdr" diye zetlerler. Romanda karlaacanz Bizans entrikalar gnmzde bir ngiliz oyunu, bir Yunan dzenbazl, bir Rus kandrmacas eklinde zaman zaman karmza kmyor mu? Kitab okuduktan sonra mukayese de, karar da size aittir. nanyoruz, bu kitab okuduktan sonra bir aknc ruhu zlemi ile dolacak, kalem savana siz de katlacaksnz. O zaman airin,"Kkredi birdenbire kanlar uyuanlar" msra asl mnasn bulacaktr. Bu" hizmet hedefine ulaabilirse, birlik uurunun ekirdei atlm olacaktr. Yeni bir enerji, taze bir kuvvet, ulv duygular bu ekirdei filizlendirmeye yetecek unsurlardr. Aknc uhuvvetini, vahdetini gsterebildiimiz gn, btn Bizans oyunlar erimeye, yok olmaya mahkmdur. Nesil Basm Yayn bu gayretin semboldr ve her dalda okuyucusuna sunduu ilm, edeb, fikri, tarih eserleriyle bunun mcadelesini vermektedir. Bu vesileyle, kitapta ad geen iman kalelerini, slm fedailerini rahmetle anyor, sizi onlarla ba baa brakmak iin aradan ekiliyoruz. Nesil Basm Yayn Birinci Blm atl, atlarnn stne bzlm, yol alyorlard. Souk kemiklerini dondurmutu deta. Bir smak bulmak iin acele ediyor, mmkn olduu kadar atlarn hzl srmeye alyorlard. Vakit gece yansn gemiti. Her taraf youn bir sis tabakasyla kapl idi. "Hey, Kalamos," diye bard adamlardan biri. "lerde a benzer bir ey gryor musun sen de?" Dieri dilerinin birbirine vurmasn nlemeye alarak cevap verdi: "Hayal grmeyi brak Tomas, sr atn!" Tomas itiraz etti: "Grdme eminim ben, hayal deil, gerek. Sen ne dersin Nikola?" Nikola diye hitap edilen nc svari kuytularda yanklanan bir kahkaha att. "Bu siste k grebildiine gre, gerekten ok keskin gzlerin var derim Tomas, gerekten!" Kalamos da bir kahkaha att can skntsndan. "Tevekkeli deil," diye bard sesini arkadalarna duyurmak iin. "Lefke kzlar Tomas'm gzlerine baylrlar." Tomas alaya alnd iin kzgn, anlalmaz bir eyler mrldand. Hava gittike souyordu. Yarhisar valyesi yaknlarda bir han bulamazlarsa sabaha sa kabileceklerine ihtimal vermemeye balamlard. Kalamos ellerinin donduunu zannediyordu, dizginleri doru drst tutamaz olmutu: "Scak bir odada rahata yatmak varken bu havada yollara dmek akl kn deildi ya, mecbur ettiler," diye sylendi. "u ii yz akyla bitirebilirsek, ektiimiz eziyetlere deecek, ama iin iinde bu ssz yerlerde donmak da var." "flahm kesildi artk, dayanamayacam." Kalamos, Tomas'in sesiyle dncelerine ara vermek mecburiyetinde kald. Ban gen arkadalarna doru evirdi: 'Toy ocuk, sen de. Kim dedi bizimle maceralara atl diye? Otursaydm anann dizi dibinde, daha isabetli hareket etmi olurdun." Tomas mknatslanm gibi eyerin stnden srad: "Kes artk! Anamn ismini anmaman sylemitim ka kere." Kalamos kzd birden: "Ne olmu andksa be? Anan bir Trkle kamsa kabahat bizim mi yani? Sahip olsaydn." "Susacak msn, Kalamos?" Kalamos'un eli klcna gitti. Atn yavalatt: "Susmazsam ne yapacan merak ediyorum dostum!" Tomas'rn eli de klcna kayd. "O zaman ben susturmak zorunda kalacam Kalamos!" "Ya!" "Evet." "Bir dene bakalm." in ciddiye doru gittiini gren Nikola araya girdi: "Hey, durun bakalm! Bu soukta kl tokuturmak da nereden geldi aklnza? lle de snmak istiyorsanz inin atlarnzdan da gre tutun bari." Tomas fkeli bir sesle bard: "kide bir anamla uramaktan vazgesin." "Vazgeti ite, tamam, hararetinizi Trklere saklayn da karlaacamz yerde leini serin. Yarhisar valyeleri birbirlerini kryorlar diye bir admz karsa, kepaze olduk gitti demektir." Tekrar atlarn sratlendirdiler. Tomas dilerinin arasndan: "Ah unlarla karlamay o kadar istiyorum ki" diye sylendi. Nikola sordu: "Kimlerle?" "Kimlerle olacak? Elbette Trklerle." "Sahi ok mu istiyorsun?" Tomas klcn okad: "Hem de nasl!" "imdiye kadar hi karlamadn iin olacak herhalde, yoksa itahn kursanda kalrd." "Ne demek istiyorsun?" "unu demek istiyorum ki, Trkler tekin insanlar deildir. Karlatn yerde heyecann muhafaza etmeye al." "Ne kar, ate olsalar crmleri kadar yer yakarlar." Nikola bilgi bilgi ban sallad: "yle deme Tomas, baz ateler vardr ki, civarn da yakar, kavurur. Trkler o cins atetir ite!" "Bytyorsun." "Hayr, gerei sylyorum." "Anlalan iyice gzn yldrmlar senin." Nikola bir sre cevap vermedi. Etraf aydnlk olsayd, yznn ald korkun ekli grmek mmkn olacakt. Neden sonra: "Karacahisar dt zaman oradaydm," diye sylendi kendi kendine konuuyormu gibi. Tomas genliin verdii heyecanla alay etti. "Senin bulunduun birkaleyi Trkler fethetmi ha, dorusu hayret!" Fakat muhatab kzmad. Aksine gayet sakin: "Hayret ki hayret," dedi. "Benim bulunduumu bir yana brak, daha nice mehur Rum valyeleri de oradaydlar." "hretlerini bes bedava elde etmi palavrac valyeler olsa gerektir." "Belki, ama Trkleri tanmadn belli, grseydin byle konuamayacaktn." Sesini ykseltti: "Sen ne dersin Kalamos?" Kalamos iki at boyu ilerden gidiyordu. Ban evirmeden cevap verdi: Trkleri ok methettin derim." "Gerek bu." "Ylmsn, besbelli." "Ya sen?" "Ben mi? Hayr! Ben her zaman ne isem gene oyum, Trklerden korkmam." Nikola keskin bir kahkaha patlatt. "Galiba onun iin sarkllar daha kale civarnda grnmeden Karacahisar' terketmitin?" Bu ineli sz Kalamos'u ldrtmaya yetti. Sr'atle ban evirdi: "Bana bak!" diye bard. "Bu sylediklerini kannla deyeceksin." "Ne duruyorsun?" Bu sefer gen Tomas mdahale etti: "Donmak zereyim neredeyse; srn atlar, mnakaann sras deil. u haberi yerine bir ulatralm da, kozlarmz sonra paylarz." kisine de bu teklif makul grnd. "yle olsun." Dediler ve atlarn tekrar mahmuzladlar. Bir tepeciin bana varmlard ki, Nikola heyecanla bard: "Hey, uraya bakn! Kanm kurtlar isin ki u grdm bir ktr." Kalamos bakmaya bile lzum grmeden cevap verdi: "Ne o, bu sefer sen mi hayal grmeye baladn?" "Bak hele." Kalamos sonunda bakt: "Gerek," diye sevindi. Ayn anda Tomas da bakm, belli belirsiz farkedilen grmt. Neeli bir sesle: "Nasl, imdi inandnz m? Ben onu ok nce haber vermitim ya, aldrmamtnz." kisi de tasdik etti bu szleri: "Haklsn Tomas." Nikola ilve etti: "Ne de olsa bizden ok gensin." Tomas henz yirmi yanda, krpe bir delikanl idi. Lefke'de doup bym, naml silhrlerden ders alm, kl kullanmasn, ata binmesini, ok gezlemesini kendince noksansz renmiti. imdiye kadar girdii btn kavgalardan galip kmas iyiden iyiye marmasna sebep olmutu. Daha on drt yanda iken bir basknda annesini karmlard. Daha dorusu annesi kendi rzasyla kamt. Ama Tomas'a annesini karann bir Trk akncs olduunu sylemiler, bir Bizans valyesinin peinden gittiini hep saklamlard. Bunun iin Trklere kar ar bir dmanlk besliyordu. Biraz da bu yzden iyi silhor yetimeye dikkat etmiti. Annesini kard Trklerden intikam almaya kendini hazrlamt. O zamana kadar hibir Trkle mcadeleye girmi deildi. Yalnz methiyelerini ok duyard. Hele Lefke kadnlar bire bin katarak Trklerin kahramanlklarn destanlatrr, deta dmanlar deil de dostlar imiesine bytrlerdi. Tomas bu methiyelere o kadar kzard ki, bu yzden gen bir kadn tekme tokat dvm, iki diini krmt. Yeminli idi. nne bir Trk kt anda leini mutlaka yere serecek, annesinin intikamn alacakt. Ik gittike daha belirli bir hal alyordu. Buralarda ky filn olmadm bildiklerinden, n muhakkak bir handan aksettiinden emindiler. Ne var ki bulunduklar yer- ler Trk topraklan idi. Ve bir Trk hanc onlar kolaylkla kabul etmeyebilirdi. O takdirde zor kullanacaklard. Kllarm bellerinde ss olsun diye tamyorlard ya! Gerektiinde kendilerine yatacak yer de temin edemedikten sonra, neden arln eksinlerdi? Ayrca handa baz Trk aknclar da olabilirdi. "Beni dinleyin," diye konutu Kalamos. "Eer hana kabul edilmemek gibi bir durum hasl olursa, katiyen zorbala ba vurmak yok, anladnz m?" "Niin?" diye hiddetle itiraz etti Tomas. "nk ellerimiz kl tutamayacak kadar uyumu durumda. Sonra ierde Trk aknclar da bulunabilir." "yi ya ite, zaten benim aradm da o!" Nikola fkeyle araya girdi: "Kessene sesini gen horoz, klca el atmak yok dediler sana, kulak ver. lk iin olduu iin hayli heyecanlsn bakyorum. Heyecann yznden bama i amak istemem." Tomas istihza ile dudaklarn bzd: "Korkuyorsun anlalan Nikola! Korkuyorsan gerekten karma sen. Ama ilk nme kacak Trk' zmbalamaya yemin etmiim. Beni durduramazsnz." "Zrvalama," diye bard Kalamos. "Bamz sokacak bir yer bulalm nce. Taknlk istemem. Yoksa leini yere ben sererim haberin olsun." Tomas diklendi: "Beni korkutamazsn." Kalamos ate saan gzlerle arkadana bakt: "Dua et ki, kt bir anda bulunuyoruz, yoksa seni gebertmek boynumun borcu olmu oktan." Mnakaa uzayp gidecekti, ama hann kapsna varm bulunuyorlard. Sustular. Atlarndan inerek bir sre ellerini ovdular. Sonra Kalamos kapy yumruklamaya balad: "Hey, kapy an!" erden hibir ses gelmeyince daha yksek sesle bard: "An kapy be, donuyoruz neredeyse." Yine cevap gelmeyince, bir ka tekme indirdi kapya. "An unu yahu!" Bu sefer baz tkrtlar duyuldu. Kulaklarna homurtuya benzer sesler geldi ierden: "Kimdir gecenin bu saatinde?" Kalamos cevap verdi: " Bizans valyesi." Yarhisar valyesi olduklarn mahsus gizliyordu. Biliyordu ki, Osman Gazi ile Yarhisar Tekfuru Nikefor'un arasndan kara kedi gemiti oktan. Bizans valyeleri ise civarn en muteber misafirleri saylyordu hl. erdeki ses aksiliini bir para kaybetti: "Gecenin bu saatinde ne iiniz var!" Nikola dayanamad, kapya bir yumruk daha indirdi: "Sual soracana a unu, donuyoruz." Cevap yerine kap gcrtyla araland. valye ieri szldler. Kalamos alc gzyle kendilerini szen gen hancya srtt: "Bakacana atlarmzla megul ol. Bol yem ver ki, iyi para alasn." Hanc sesini karmadan dar kt. Atlarn yularna yapt gibi ahra ekti. Geri geldii zaman valyeyi ocak bana melmi buldu. Nikola eilmi, atei canlandrmaya alyordu. Hancnn ieri girdiini grnce doruldu: "Yak u atei de kurulanalm dostum, yoksa donup kalacaz da boyunca gnaha gireceksin." Hanc yine tek kelm etmedi. Dipteki kapdan odunlua girdi. Getirdii bir kucak odunu itina ile ocaa yerletirdi. Avurtlarn iire iire birka kere frd. nce kzler parlamaya, sonra da alevler fkrmaya balad. Donmak zere bulunan insann atei grd anda duyaca heyecan Yarhisar valyesi derin bir hazla duydular. lerine sindire sindire atein etrafn aldlar. Yalnz Tomas'm yz askt. Durumundan pek memnun olmad grlyordu. Ettii yemini dnyor, yeminin kefareti olarak papazlara ka aln vermesi gerektiini hesaplyordu. nk, o, ilk karsna kacak Trk' ldrp annesinin intikamn almaya and imiti bir kere. imdi hanc da olsa, karsna bir Trk kmt. Evet, banda kavuu, srtnda cbbesi, kemer burnu, prl prl el gzleriyle hanc tam bir Trk't. Genti de stelik. O zamana kadar grd iko, yal hanclarn hi birine benzemiyordu. Hele baklar o kadar tuhaft ki insann iine rpertiyordu. Ka kere gzleri karlamsa, Tomas baklarn karma mecburiyeti duymutu. Adamn gz18 ? TURGUT ALP leri insann iini okumak ister gibi derinden bakyordu. Acaip parltlar oynayordu gz bebeklerinde. Dilerini gcrdatt. Hrsn bastrmak iin uluorta bard: "Bize scak bir orba getir abuk!" Hanc, derinden bakan gzlerini delikanlya evirdi. Sanki syleneni duymam gibi odann ortasnda kmldamadan durmasna devam etti: "Duymadn m dediimi, orba getir!" Hancnn dudaklar istihza ile kvrld. Sanki konuma- ya yeni balam bir ocuk gibi kelimelerin stne basa basa: "orba yalnz sabahlan bulunur," dedi. Bu kadarlk bir cevap Tomas'm zaten aleste duran cinlerini bana trmeye yetmiti. Hiddetle ayaa frlad. Elini sr'atle beline att. Arkadann kt niyetini sezen Kalamos, ondan atik davranarak kolunu kavrad: "Otur oturduun yerde Tomas, arzuladn eyi dilerini gcrdatmadan istemeyi ren evvel." Tomas imekler akan baklarn Kalamos'a dikti: "Sana da sra gelecek Kalamos!" Kalamos cevap yerine elini imek gibi kaldrd. Sert bir tokat patlatt Tomas'n yzne: "ok oldun sersem! Benimle nasl konuulacan retir bu sana!" Delikanl tokadn iddetinden sendeledi. Birka adm geri gitti. Kanayan dudan elinin tersiyle sildi: "Pis herif!" diye bard. Klcn ekmeye davrand. Ama TURGUT ALP ? 19 ge kalmt. Nikola oktan klcn syrm, Tomas'n iki krei arasna dayamt. Pis pis srtyordu: "Koy o klc yerine Tomas. Hrlamak iin yanl yer semisin dostum. Her eyi dnnce halletmeye karar vermitik, unuttun mu?" Tomas donup kald. Byle bir eyi beklemiyordu. Hafife ban evirip Nikola'ya bakt. "Demek byle ha Nikola!" Nikola srtmaya devam ediyordu. "Byle ya," dedi. "Aynen byle ite!" Tomas elini klcndan ekti. "yle olsun bakalm. Sonra hesaplaacaz." "Pekl, ama nce klcn ek ve usulca yere brak bakalm. Kalleliine kurban gitmek istemeyiz, heyecanna hkim olamyorsun." Tomas ar naar sylenenleri yapt. Hesaplamay sonraya brakarak klcn demeye brakt. "Dediin gibi olsun," dedi. Gen hanc bulunduu yerden kmldamadan arkadan mnakaasn seyrediyordu. Dudaklarndaki mstehzi tebessm hep yerli yerinde idi. Hatt biraz daha belirginleti. Kalamos: "Byle ite hancba," diye glmeye balad. "Bo kalnca kendi aramzda kl talimi yaparz." Hancnn cevap vermediini grnce de sordu: "Hakikaten iecek bir orban yok mu? lesiye az da." Hanc yine cevap vermedi. Yrd ve dipteki kapdan kt. 20 ? TURGUT ALP "Amma da tuhaf adam be," dedi Nikola. "Hancnn bylesini de ilk defa gryorum." Kalamos: "Trklerin ne yapaca pek belli olmaz, tetikte durmamz lzm." Nikola'nn kafasn mtemadiyen hanc megul ediyordu. "Pek de gen." "Kim?" enesiyle hancnn kt kapy iaret etti. "u hanc canm!" "Ben de hayret ettim," dedi Kalamos. 'Trkler bu yata kl elde dolarlar, ama nedense hancl semi. Galiba dlein biridir." Nikola bu fikirde deildi: "Sanmam. Herifteki gzleri dikkat ettin mi? nsann iine nfuz ediyor deta. Bu baklar iyi tanrm ben. Aknclarda bulunur ancak." O zamana kadar kskn duyan Tomas: "Yani bu adam akncm sence?" diye sordu. Nikola arkadann ilk defa farkna vanyormu gibi, bir para da hayretle bakt: "Tahmin ederim," dedi sadece. Hancnn elinde kocaman bir tasla girdiini grnce sustular ve sadece bakp tebessm etmekle yetindiler. Kalamos keyiflenmiti: "Hayle be hancba! Dmz sndrdn ya, iimizi de sndr ki rahatlayalm." Hanc yine sesini karmaynca, Nikola'nn sabr tat: TURGUT ALP ? 21 "Dilsiz misin be adam! Azck konusana!" diye kt. Gen hanc delici baklarn Nikola'ya evirdi: "Ne konuaym?" Nikola bu baklardan sklmt. inin rperdiini hissetti. Kekeledi: "ey... Ne bileyim... Yani... Bir eyler syle ite." Hanemin dilini balayan sihir zlmt: "Biz, az ve z konumay seven insanlarz. Dilimizi az iletip klcmz ok iletmeyi prensip edinmiiz." Nikola'nn azndan uzun bir "Yaaa!" sesinden baka ey kmad. Ama Tomas iyice ierlemiti bu szlere. "Az ilemeyenin klc da ilemez derler bizim tarafta, buna ne dersin?" "Yanl derim gen valye. Biz bunun tam aksini iddia ederiz. Dili ilemeyenin klc iyi iler." Cevap beklemeden dnd. Tekrar dipteki kapdan dar k. valye ardndan baka kalm. Neden sonra aknlklar geip nlerindeki orba tasna kak sallamay akl ettiler. Kalamos: "Neyse bo verin hancy da karnnz doyurmaya bakn imdi," dedi. 'Trkler tuhaf insanlardr." Ve szn bitirir bitirmez silme doldurduu ka azna gtrd. Gtrmesiyle birlikte mthi bir kzgnla dmesi de bir oldu. "Vay, bu ne!" orbadan birer kak da brleri almlard. Yutar yutmaz da Kalamos gibi yzlerini buruturmulard. Nikola: "orba m, bulak suyu mu?" diye bard. 22 ? TURGUT ALP Tomas: "Kulaklarn keseceim o dilsiz hancnn," diye tamamlad. birden ayaa frlamlard. Kzgn baklarn dipteki kapya evirmi, hancnn girmesini drt gzle bekliyorlard. Fazla beklemlerine vakit kalmadan, gen hanc kapda grnd. Grnr grnmez de Kalamos da bard: "Bu ne rezalet?" Hanc mstehzi tebessmn eksik etmeden sordu: "Ne oldu beyzadeler? Sizi topyekn ayaklandran nedir?" Kalamos orba tasn iaret etti: "Nedir bunun iindeki?" "orba." "Byle orba olur mu be?" Hanc sknetle omuzlarn silk: "orbann iyisi sabahlan bulunur. Bunu size daha nce de sylemitim." Tomas dayanamad, yine intikamn hatrlamt. Ama belinde klc olmadn unutmutu. Ayaa kalkt: "Bana bak aptal! Kulaklarn keser azna veririm haddini bilmez herif, beni tanmyorsun galiba!" Hancnn dudaklanndaki kvrklar daha belirli bir hal ald: "Tanmaya frsat olmad ki." Toy valye bu cevab ciddi sanmt: "Adm Tomas," diye kendini tantt. "Adm duyanlar titrer." TURGUT ALP ? 23 "Souktan olacak, bu k kyamette titrememek mmkn m?" Tomas derdini anlatamamann verdii kzgnlkla ayan yere vurdu: "Sersem herif? Souktan deil, benden titrerler." Hancnn yz birden allak bullak oldu. Fakat gz ap kapayana kadar srd bu. Sonra yine eski dmdz eklini ald. Sknetle delikanlya doru yrd. adm kalnca durdu. Hafife eildi: "Affedersiniz valyem, hata ettim." imek gibi doruldu. Elini kaldrmasyla, Tomas'm iki yanana sert iki tokadn aklamas bir oldu. Sonra tekrar adm ekilerek aklm gibi kald. Beklemedikleri bu hareket, valyeyi alabildiine artm, nce nlerine eilip zr dilemesinden holanmken, birden gazaba gelip arkadalarn tokatlamas karsnda donup kalmlard. Tomas'n duda yeniden kanamaya balamt. ki damla kan enesinden szlerek demeye akt. Neden sonra Nikola klcn cekmeyi akl etti: "Atln be!" diye bararak saldrd. Kalamos da klcna sarld ikaz duyunca. Tomas ise ocan yannda duran klcna kotu. Nihayet bekledi frsat yakalamaktan memnun, bir Trk ldrp, annesinin intakmn alacandan emin, yaral dudana ramen srtyordu. Hancda endieden eser yoktu nedense. Bir hancdan beklenmeyen soukkanllkla parman dudann stne koymu, kl elde nne geen valyelere skt iareti veriyordu. 24 ? TURGUT ALP "Yava olun, uyuyanlar rahatsz etmeyelim beyzadeler. erde Turgut Alp gibi bir yiit yatyor ki, uyanrsa iflahnz keser." Nikola, Turgut Alp ismini duyunca iliklerine kadar titredi. Karacahisar hadisesinde yle yirmi otuz adm kadar uzaktan onu grm ve dvnden gz ylm. Eer buradaysa gerekten hap yuttuklar gnd. Kalamos da Turgut Alp adndan rkme benziyordu. Geri imdiye kadar hi karlamamt, ama anlattklarna gre karlasa yaamamas icap ederdi. Tereddt rzgr valyelerle hancnn arasna bir set olmutu sanki. Yalnz Tomas aldr etmiyordu. Turgut Alp ismi sadece bir efsaneyi hatrlatyordu ona. "Turgut Alp midir, nedir ondan zerre kadar pervam yoktur. Eer hakaretinin ceremesini vermekten korkuyor- san, git ona haber ver, gelsin rkdanm pisliini temizlesin! Bir hanc yerine bir aknc gebertmeyi tercih ederim." Hanc ksk bir kahkaha att: "yleyse gen horoz, gel bakalm. Karndaki adam Turgut Alp'in ta kendisidir." Nikola inanmaz baklarla ve fakat ncekilerden daha dikkatle hancy inceledi. Karacahisar'da vaktiyle grd yz hayalledi. Evet, tpks idi. Ayn mstehzi ifade, en kritik anlarda bile tebessm eksilmeyen ayn ehre. Gen hanc Turgut Alp'ten bakas deildi. Bir ate bastrd. Daha iyice snmad halde terlediini hissetti. "Ben... Ben..." diye kekeledi. Turgut bir kahkaha daha att: "Demin konumadmdan yaknyordunuz, konuunca da dut yemi blble dndnz. Anlatn bakalm Yarhisar'da ne var ne yok?" TURGUT ALP ? 25 Bu sual n de korkuttu. Demek Turgut Alp Yarhisar valyesi olduklarn biliyordu. Oysa stlerinde Bizans valyesi niformas vard. Kalamos iinden: "Allah kahretsin," diye sylendi. Yarhisarl olduklarn bildiine gre nereden gelip nereye gittiklerinden haberi olsa gerekti. Dvmekten ve onu ldrmekten baka areleri yoktu. Ama belki buna lzum kalmazd. Turgut'la vurumay gze almak kolay deildi. Belki svmak daha akllca olurdu. Arkadalarna bir iaret yapt. Sonra dnp skntl skntl k kapsna bakt. Turgut adamn niyetini anlamt: "mitlenme valye," dedi. "Atlarnz yle bir yere koydum ki, kolay bulamazsnz." Kalamos, dvmekten baka are kalmadn grnce kudurdu: "eytan soyu!" diye bard. stne atld. Turgut ne zamandr hazrlkl duruyordu. Geri srayp hamleyi boa kardktan sonra, cbbesinin iinden bir kl kard. Muvazenesini teminde glk eken Kalamos'un srtna kuvvetli bir ters vurdu. ki bklm sendeleyen valye, ban o hzla duvara arpt. Demeye dt. "Arkadanz ok kofmu valyeler," diye mstehzi ve ksk bir sesle konutu Turgut Alp. "imdi siz deneyin isterseniz." aknlklar geer gemez atldlar. Nikola bir para isteksizdi. Tomas ise burnundan soluyordu: "Geberteceim!" diye bard. Klcn uzatarak etrafnda dnmeye balad. Turgut Alp geriledi. Srtn duvara yaslad. Bylece ar26 ? TURGUT ALP kadan gelebilecek herhangi bir taarruza kar tedbir alm oluyordu. Tomas'm atan da boa kardktan sonra alay etmeye balad: "Heyecanl delikanl, byle gidersen fazla yaayacaa benzemezsin!" Tomas neredeyse ldracakt. Ustalar ilk atann ok sert ve kuvvetli olduunu her zaman sylemilerdi. Oysa karsndaki Trk, bunu rahatlkla savuturmu, hatta istese bir klla kendisini biebilecek bir pozisyona bile geebilmiti. ansszlna verdi bunu. Tekrar bararak saldrd: "Al sana!" Turgut yine srad. Kl bu sefer de boa gitti. "Borlu kaldn valye, imdi sra bana geldi." "Canna okuyacam!" "Biz de okur 3^azar takmmdanz dostum, msaade edersen bir deneyeceim." Kl tersini indirmek iin frsat kolluyordu. Nedense bu adamlar ldrmek istemiyordu. Ona diri lazmd. Konuturacakt nk. Yarhisar'la negl tekfurlar arasnda bir ittifakn mevzuubahis olduunu duymu, hatta bu ittifaka Bilecik Tekfurunun bile katlmak zere olduunu haber almt. Eer gerektiyse, Kay airetinin karsna yeni bir Hal ordusu kacak demekti. Anlamann hangi merhalede olduunu anlamas iin bu adamlarn konumasn gerekli buluyordu. ans da yaver gitmiti. Burada bilgi toplamak zere bulunuyordu. Osman Bey tekfurlarn ittifakndan zamannda haberdar olmak iin Akbala Turgut'u bu yola dikmiti. kisi hana yerlemi, Yarhisar Tekfurunun dalaverelerini izlemeye balamlard. ki gn nce Yarhisar'daki Trk casusu Tekfur'un TURGUT ALP ? 27 valye ile civar kalelere mektuplar gnderdiini habe vermiti. valyelerin bu hana urayacaklarn tahmin eden Turgut Alp, hancnn yerine gemi, valyeleri bizzat karlamt. Tomas'la mcadelesini frsat bilen kalamos'un nce yerinden kmldadn, sinsi sinsi bir gzn ap etraf kolaan ettikten sonra da, klcna doru aktrmadan srklenmeye baladn Turgut grd. Ayn anda Nikola da bunu grm, gzleri parlamt. Eer Kalamos klcna ulaabilirse Turgut'u beklemedii bir anda gafil avlayabilecekti. Fakat Turgut gzlerini drt amt. Kala- mos'un hareketini grr grmez iki admla yanma ulat. iddetli bir tekme savurdu: "Yat yattn yerde, istirahatn bozma!" "Ah!" diye inledi Kalamos, dilerinin arasndan bir kfr kt. kinci tekme ile de kendinden geti tekrar. Turgut onunla megulken frsat bu frsattr diye dnen iki valye iaretletiler. kisi ayn anda atld. Zaten Turgut teke tek uramaktan bkmt. Bir an evvel ii bitirmek istiyordu. erde rahata uyuyan arkada Akba' uyandrmadan ileri halletmek lazmd. Tekrar srtn duvara verdi: "Gelin bakalm valye msveddeleri, gelin de birer delik avereyim karnnza." Nikola hiddetle uludu: "Gebereceksin!" Tomas perinledi: "Leini sereceim, yeminliyim buna!" Turgut istihza dolu bir kahkaha att: "Niin yemin ettin bilmiyorum, ama gen horoz, bu ye28 ? TURGUT ALP minini kendinle birlikte cehenneme gtreceini syleyebilirim." Rahatlkla taarruzlar boa karyor, dmanlarn, her ak verilerinde iddetli sktrarak kt durumlara dryordu. Bir zaman geldi ki, kmldayacak halleri kalmad. Tomas buna ramen dv brakmay dnmyor, ne yapp yapp annesinin intikamn almak iin atak stne atak yapyordu. Ne var ki ataklar sklatka tedbirsizlie dyordu. "Al pis Kay!" Turgut bir kere daha yana srad. Tomas'n ileriye uzanan klcna usta bir darbe indirdi. "Bunu da sen al!" Tomas cin arpmtan beter olmutu. Elinden frlayp odann t br ucunda yere den klcna dehetle bir sre bakt, sonra hrsndan kendini kaybedecek dereceye geldi. Klsz hcum etti: "Annemin intikamn alacam!" Turgut delikanlnn mutlaka delirdiine hkmediyordu. Silahsz olduu halde silahl bir adama saldrmas baka trl izah edilemezdi. "ldrd bu!" diye sylendi. Sol elini skt. stne gelen delikanlnn enesine iddetli bir yumruk kard. "Bu seni bir mddet rahatlatr!" Tomas geri geri giderken, yerde sere serpe yatan arkadana takld. Sendeledi ve stne kapakland. Turgut glmseyerek tek kalan Nikola'ya bakt: "Sen ne dersin bakalm kart teke? Arkadalarnn haline dmek mi istersin, yoksa adam gibi klcn atp sor- duklarma dos doru cevap vermek mi?" TURGUT ALP ? 29 Nikola oktan ne yapacan dnmeye balamt ya, bir trl karar veremiyordu. Teslim olunca arkadalar alay edecek, dvrse de en azndan onlarn durumuna decekti. Yahut daha kt bir ihtimalle lecekti. Oysa yaamak istiyordu. Yarhisar'n da, negl'n de, hatta Bizans'n da can cehenneme gitsindi. Kendisi ldkten sonra bunlarn ne ehemmiyeti vard? Dnyann en kuvvetli devletleri haline bile gelseler haberi olmayacakt ki onlardan. Kendisini hatrlamayacaklard bile. "Can cehenneme hepsinin," diye sylendi, klcn frlatp att: 'Teslim, Turgut Alp!" "Hah, ite kafan altrdn. Hayatmda ilk defa akll bir valyeye rastlyorum. Dorusu ok memnun oldum." enesiyle duvarda asl bir ip kangaln iaret etti. "u kangal getir ve arkadalarn sk skya bala. Bana numara yapmaya kalkma sakn, akam olmadn bilirsin." Nikola Karacahisar'da kl sallayan Turgut Alp'i hatrlad, yzn buruturdu. Turgut bunu farketti: "Ne o? Memnun olmam gibi bir halin var." Nikola cevap vermedi, gitti duvardaki ip kangaln alp arkadalarnn baucuna dikildi. Sk skya balad ikisini de. Turgut Alp: "Aferin sana," dedi. "valyelikten ok bu ii beceriyorsun, bak ne gzel baladn!" Adam cevap vermedi, anlalmaz bir eyler mrldanmakla iktifa etti. Kendisini Turgut Alp'la tekrar karlatran kt tesadfe lanet okuyordu. 30 ? TURGUT ALP Turgut Nikola'y kenara srkledi. Ocan nndeki tahta kerevetlerden birini iaret etti: "Otur bakalm uraya valye, otur, rahatna bak; ama soracaklanma da dosdoru cevap vermeye hazrlan. Cerbezeden holanmadm pein pein syleyeyim." Nikola gsterilen tahta kerevete iretice iliti. Turgut geti karsna yerleti. Bir sre Nikola'y szd. Sonra damdan der gibi sordu: "Yarhisar Tekfuru ne dalavereler eviriyor?" Nikola sanki duyulan duymam gibi aval aval bakyordu. Turgut tekrarlad: "Sana sordum valye! Yarhisar Tekfuru Nikefor ne ci- nayetler tasarlyor yine?" Nikola susmakla kurtulamayacan anlyordu, bir cevap vermi olmak iin konutu: "Bilmiyorum." Turgut Alp yldrm arpm gibi frlad yerinden: "Yaaa!" Sonra yakasna sarld: "akaya gelmediimi daha evvel hatrlatmtm valye, dosdoru cevap versen hayrna olacakt." "nann bilmiyorum." Turgut baka bir ey sormad. Yalnz sol elini imek gibi kaldrd, sert bir tokat aketti yzne. "Bu tokat hafzana yardm eder sanrm valye!" Nikola'nm yznde naml Osmanl tokadnn izi kmt. Be parman brakt iz yznn bir yann allk srlm gibi kzartmt. Elini kaldrp outurdu, kinle karsndakine bakt. TURGUT ALP ? 31 Turgut hibir ey olmam gibi tekrar yerine oturdu. Nefret dolu baklara ehemmiyet vermeden sualini nc defa sordu: 'Tekfurunuzun marifetlerini bir bir saymaya bala imdi, birkere daha ihtar edeyim, yalan sylemeye veya susmaya tevessl etme; doru konuursan menfaatine olur." Nikola karsndakinin akaya gelir taraf olmadn iyice anlamt. imdi yalnz cann kurtarmay dnyordu. "Sylersem menfaatim ne olacak?" diye sordu. "Cann balayacam ve buradan gitmene msaade edeceim, baka ne istiyorsun?" Bu teminat Nikola'ya kfi geldi. Fazla bir ey istedii takdirde, ihtimal bu adam cann bile balamaktan vazgeerdi. "Pekala," diye konutu. "Bildiim eyleri sorduun takdirde dos doru cevap vereceim." "yleyse deminki sualime drtletmeden' cevap ver." Nikola ban msbet manada sallad birka kere. "Yarhisar Tekfuru bizi negl'e gnderiyordu," dedi. "negl Tekfuruna bir mektup gtryorduk." "Nerede o mektup?" Nikola bir an tereddt eder gibi oldu, sonra Turgut'un ate saan baklarn grnce enesiyle Kalamos'u iaret etti: "Onda!" Turgut bal valyelere bakt. kisi de aylm, kpr kpr kprdanmaya balamlard. Nikola'ya dikili gzlerinden nefret dklyordu. Konutuu iin suladklar belli idi. 32 ? TURGUT ALP "Hangisinde? Gencinde mi?" Nikola ban iki yana sallad: "Yok, hayr, yal olannda, Kalamos'da." Turgut yerinden kalkt. Acele etmeden adamlara yaklat. "Ver bakalm Kalamos efendi, u mektubu bana ver!" Kalamos hrsndan dudaklarn kemiriyordu. Hibir ey sylemedi. Turgut sordu: "Nerene sakladn mektubu, kuana m?" Kalamos yine cevap vermedi. "Konu be!" Srt Nikola'ya dnkt. Nikola bunu frsat bildi. Klc az tede duruyordu.Bir ele geirebilse, Turgut'u ikiye biebilecekti rahatlkla. Sinsi sinsi yrd. Klcn ald ve yine sinsi sinsi Turgut'a yaklad. Sr'atle kaldrd kolunu. "Dikkat, Turgut!" Turgut ikaz duyar duymaz kendini yana att: "Vay kahbe dl!" Yana sramakta azck daha gecikse, Nikola'nm klcna iyi bir hedef tekil edecekti. Bereket Akba zamannda gelmi, Turgut Alp seri bir hareketle lmden kurtulmutu. Nikola hilesinin boa gittiini grnce deliye dnd: "Allah belan versin eytan herif," diye bararak atld. Turgut kendini abuk toplad. Klcn ileri uzatt. Dipteki kapnn eiinde duran Akba'a doru seslendi: TURGUT ALP ? 33 "Saol Akba, hayatm kurtardn; gerisini ben halledeceim." Akba iyi bir dv seyredeceini hayalleyerek glmsedi. "Korkma," dedi. "Ben karmyorum." Turgut birka hamlede hasmn yldrmt. "Kalle olu kalle, insann yzne yaltaklanr, ardna geince de kllamaya kalkarsnz. Siz hepiniz ayn madenden yorulmu soysuzlarsnz. imdi gster marifetlerini bakalm." Nikola'nm hali bitikti. Byle bir harekete girip gireceine tvbeler ediyordu, ama i iten gemiti. lk darbe omuzunu delip getii zaman keskin bir feryat kopard: "Aaaah!" "Viyaklama, mille'ti uyandracaksn sersem, kolla!" Turgut yeniden atld. aknla dmekten baka bir ey yapamayan Nikola'ya ikinci bir darbe indirdi: "Aaah!" Feryat rzgr slklamasna karp sislerin iinde eriyene kadar nlad. Nikola'nn gzleri karanyordu. Eliyle yzn kapad. Klcn frlatt att. Bir sre odann ortasnda dndkten sonra demeye serildi. Akba bunu grnce hayfland: "Allah kahretsin, amma da kof adamm be, yle az tadyla bir kl oyunu seyredeceim diye zevkleniyordum ben de; th, uykuya kydmza demedi." Az sonra yukardan ayak sesleri gelmeye balamt. Nikola'nn feryad st katta uyuyanlar uyandrm, meraklarn ekmiti. Birka kapda belirince Akba onlara dnd: 34 ? TURGUT ALP "Yok bir ey, Rum valyeleri ile bizimki bir para dilleti sadece, merak edecek bir ey deil, herkes yatana dnsn." Kapy ekip arkadan srmeledi. "Eee... Tek bana neler evirirsin bakalm Deliolan?" "Hi," diye boynunu bkt, Turgut Alp. "Beklediimiz adamlar bunlarm. nce sessiz sedasz halletmeye altm ii, onlar kallelie yeltendiler." Gzlerini yerde kvranmakta olan Nikola'ya dikti: "Cezasn da buldu kerata, daha mr olduka o kol kl tutamaz." Akba merak iinde idi: "Demek Yarhisar'la negl'n ittifak bu aptallarn inhisarnda ha; konuturdun mu bari?" "Ben de ona alyordum ya Akba. Bir mektup varm." "Hangisinde?" "u sivri burunlu olannda, gencine gelince ok ateli bir delikanl, ii yanyor!" Akba gld: "yi alamet deildir. Zamanla yangn o kadar iddetlenir ki, btn vcudunu sarar. Sarm da galiba!" Muhabbet dolu baklarn Turgut'a evirdi: "Tek bana bunca ii becermek iin Turgut Alp olmak lazm gerekten, ama Allah'tan korkmadm m beni bu zevkten mahrum ederken?" "Kusura bakma Akba, kyamadm sana, sadece kii olduklarn grnce lzum grmedim." TURGUT ALP ? 35 Akba, bal valyelerin yam bana dikildi. Bir sre ikisini de szdkten sonra iplerini zmeye balad. "Ne yapyorsun Akba?" "zyorum iplerini, her halde bana minnettar kalacaklardr." "Ne yapmak niyetindesin?" "Yahu mektubun bu adamda olduunu sylemedin mi sen?" "Evet!" "Sucuk gibi sardn adamlar, nereden elimizi sokup mektubu arayalm." Turgut bir kahkaha att: "Haklsn," dedi. "Bazan u kafada saman m, yoksa beyin mi tadm ben de kendi kendime sorarm." "Bo ver imdi, beyin tadn muhakkak da, bazan hakikaten iletmeye lzum grmyorsun. i klla halletmeye ylesine altn ki." Sonra sesini sertletirerek Kalamos'a hitap etti: "Syle bakalm sivriburun, nerede mektup?" Kalamos homurdanmak suretiyle karlk verdi. "Yan ille de zor mu kullanalm be adam? Syle unu namusunla da uratrma milleti." Cevap beklemeden elini kuann arasna soktu. Sonra koynunu yoklad. Kalamos'un rpnmaya baladn grnce de yzne bir tokat aketti. "Rahat dur kerata, hem aleyhimize komplo dzersiniz, hem de zorluk karrsnz." Epey aradktan sonra yz aydnland: 36 ? TURGUT ALP "Hah, buldum galiba!" Uzunlamasna bklm bir deri muhafaza kard. Ortasndan bir altn srma iple balanm ve st mhrlenmiti. Turgut'a verdi: "Ne de olsa gvur lisann benden iyi biliyorsun, bak bakalm ne diyor?" Turgut alp bakt, okuduka kalar atld. "Yarhisar Tekfurunun mhrn tayor." "yi, demek buna cr'et etti soysuzlar ah!" "Osman Bey bu habere memnun olacaktr." Akba bir kahkaha att: "htimal gzel gzl Bizansl prensesi de mkfat olarak..." Szn bitirmeye kalmadan Turgut elindeki bklm muambay arkadann bana frlatt. "Hey ne oluyor sana be?" Turgut kzmt adamakll. Prenses Meri'den bahsedilmesini istemiyordu nedense. "Ondan bahsetme bana!" "Neden yahu?" "Bahsetme ite, istemiyorum." Akba arkadan kzdrmaktan hayli memnun olmu gibi idi. Glerek mektubu yerden ald. Koynuna soktu. "Ben hancy uyandrmaya gidiyorum. Hann teslim alsn da vakit kaybetmeden gidelim biz." Turgut cevap vermedi. Tomas'a doru yrd. "Adn ne senin delikanl?" TURGUT ALP ? 37 Tomas dilerinin arasndan tkrr gibi cevap verdi: "Tomas." "Gzel bir isim, benimki de Turgut Alp, Dorusu temiz bir yzn var. Nasl oldu da u kurtlarn arasna dtn?" Delikanl nefretle bakmaya devam ediyordu. Turgut aldrmad. "Bak sana bir nasihat edeyim delikanl. Bu adamlarn kendilerinden bakasna hayrlar dokumaz, btn emelleri kemerlerini iirmekten ibarettir. Uydurma kahramanlklar taslayp vnmekten baka ie yaramazlar. Bunlara karma, kendine baka bir i ara." Tomas ban dikletirdi. "Nasihatnkendine sakla Kayl," dedi. "Benim akla ihtiyacm yok. Zaman gelir yine karlaabiliriz." Turgut Alp sakindi: "O zaman daha sert davranabilirim sana. imdi arkadalarnla bir yere kapatacam. Ancak istediim yere haberi ulatrnca dnp tekrar serbest brakacam. Umarm bu mddet iinde uslu uslu oturursunuz." Hanc ile birlikte Akba'in ieri girdiini grp sustu. Akba alay etti: "Bakyorum ahbapl iyice ilerletmisin." Turgut kestirmeden cevap verdi: "yle olmu." Sonra hancya dnd: "Yardmna teekkr ederiz hanc baba, u misafirlerimiz iin salam bir kafesin varsa dorusu ok makbule geecek." 38 ? TURGUT ALP Hanc ellerini outurarak yaklat. "Teekkre demez yiitlerim," dedi. "Sizin vatannz bizim de vatanmzdr. Uruna lm gze aldmz bir dava iin bu kadarck bir yardmmz olmu, ok mu?" Parman valyelere dikti: "Bunlara gelince: yle bir salam odam var tavan arasnda. Yz sene kalsalar kaamayacaklar bir yer." "yi yleyse, yemeklerini bol bol ver. unun da yaralarn tmar etmeyi unutma. Ancak dikkatli ol, karma sakn yoksa gidip Yarhisar'a haberi uururlar da bamza trl iler aarlar. Allah nasip ederse geri gelince serbest brakacam." "Tamam yiidim, gzn arkada kalmasn. Osman Gaziye bizden de selam gtrn. Duacsyz. Allah klcn keskin etsin. "Saol babalk, imdi u yaralnn koluna gir de bahsettiin odaya koyalm." Hanc Nikola'nm koluna girdi. Turgut da Kalamos'la Tomas' nne katt. Tavan arasndaki odaya girdiler. Turgut oday grnce memnun memnun glmsedi. "Hakikaten buradan kamalarna imkn yok, buna memnun oldum ite, gzm arkada kalmayacak." Adamlar kapattktan sonra dndler. Kendilerini orba imek iin zorlayan hancy g hal kandrp atlarn eyerlediler. Rzgr durmu, fakat sis daha da kesiflemiti. Yamur ise artk yamyordu. Atlarn mahmuzladlar. Turgut: "Hadi bakalm Akba," dedi. "Ku olup ualm da bir an TURGUT ALP ? 39 evvel St'e varalm. Osman Gazi bu habere ok memnun olacaktr." Akba mahmuzlarn bir kere daha vurdu. Bir nara att: "Savulun! Aknclar geliyor!" Kaln sisin iinde iki hayalet gibi kayboldular. Osman Gazi haberi alnca dnceli bir tavr taknarak elini sakalnda dolatrd. Gzleri bir noktaya dikili bir mddet durdu. Turgut verdii haberden Osman Gazinin sevineceini beklerken zldn grnce bu ie akl erdirememiti. Abdurrahman Gaziyi kenara ekti. "Yahu aam, biz beyimizi sevindirelim derken zdk galiba ha!" Abdurrahman Gazi, Turgut'un srtna vurdu: "Zplamasn m bekliyordun sevinten, getirdiin haber mjde deil ki." "yi ama gafil avlanabilirdik pekla." "Gafil mi, ne demek bu?" "Yani o silahoru ele geiremesek btn bu malmat da renemeyecektik." Abdurrahman Turgut Alp'in bileine parmaklarn geirip actncaya kadar skt. "Ne diyorsun be, seni o menzile ss diye mi diktiler?" Turgut boynunu bkt, ensesini kad. Osman Gazi nihayet ban kaldrd. ki arkada, sust yakalanm bir ocuk gibi kzardlar. Osman Gazinin kalar yine atkt. Turgut'a dnd: "yle, baucuma gel bakalm, Deliolan. Anlattklarn 40 ? TURGUT ALP bizi dnceye kodu. Mevsim k, byle bir zamanda muharebe alrsa bizim iin iyi olmaz." Abdurrahman hayretle mrldand: "Muharebenin de zaman m olurmu beyim?" "Senin iin elbette zaman, mekn diye bir ey yok Abdurrahman, ama oluu ocuu olan gazileri dn. K nevalesini biriktirmek zorundalar, yoksa alimallah ktla der, perian oluruz." "Dmana esir olmaktansa alktan lmek evl deil midir, beyim?" Osman Bey takdirle silh arkadana bakt: "Ne esir olmak, ne de alktan lmek gzeldir kardeim, gzel olan zafer kazanmaktr." Abdurrahman bayla tasdik etti: "Bilemedim beyim, ho gr." Osman Bey cevap vermedi. Deminden beri bir elinden br eline aktarp durduu mektubu Turgut'a uzatt. "Al bakalm, Deliolan, oku unu. Sen de Abdurrahman, git arkadalar topla adra!" "Bastne beyim!" Abdurrahman koar adm adrlarn arasna dald. Biraz sonra yannda Aykut Alp, Konur Alp, Karamrsel, Akakoca, Akba ve Hasan Alp olduu halde ieri girdi. "Samsa avuu bulamadm beyim," dedi. "Yine hangi delikte Allah bilir." Osman Gazi gelenlerin yeterli olduunu belirtmek iin elini sallad. "Oturun arkadalar. Turgut bir mektup getirdi. Yarhisar Tekfurunun negl Tekfuruna gndermekte olduu bir mektup. ttifak ederler aleyhimize." TURGUT ALP ? 41 Akakoca dayanamayarak atld: "Yarhisar tekfuru Karacahisar Tekfuru ile birlikte dahc alt yedi sene evvel ald dersi galiba unuttu, yenileme! gerek." Osman Bey sznn kesilmesine zerre kadar kzmazd. Arkadalarnn atakln hep ho grrd: "Doru sylersin Akakoca, bu tekfur milletine sk sk ders verilmezse unutveriyorlar ite!" Aykut Alp: "Biz de hatrlatrz beyim," dedi. "Galiba yle olacak Aykut." Sonra Turgut'a dnd: "Oku hele Deliolan, bakalm kefereler nice iler evirir- ler aleyhimize?" Turgut deri muhafazay skt. indeki mektubu karp a doru kaldrd. Yksek sesle okudu. Mektup ksa yazlmt. Osman Gazinin gittike kuvvetlenerek genilediini, yaknda yenilmesi mkl bir g haline geleceini, o zaman btn tekfurlarn istikbalinin tehlikeye girmi olacan yazyor, bu tehlikeye kar Rum hisarlarn birlemeye davet ediyordu. Nefes almaktan bile ekinerek sonuna kadar dinlediler. Gazilerin hrstan birbirine srten dilerinin sesi adrn dna tayordu. Neden sonra Osman Gazi: "yi dzm mektubu kfir," diye sylendi, kendi kendine konuur gibi. "Hayli gzel dzm. Dorusu Yarhisar Tekfuru Nikefor'un adam kandrmakta stne yoktur." Bir sre durdu, elini sakalnda dolatrd: "Ama oyunlarn bozmak boynumuza bor olsun." ?ir TURGUT ALP Yumruunu hrsla dizine vurdu. "Bor olsun!" diye tekrarlad Turgut, dayanamayarak. Vakit yatsya yaknd. Her taraf derin bir sessizlie gmlmt. Bazen bir kpek havlamas rzgr sesiyle birlikte adra ulayordu. Osman Gazi yava yava doruldu. Eli deirmi sakalndan ayrlmyor, hep dnceli halini muhafaza ediyordu. erdekiler susmu, beylerinin konumasn bekliyorlard. Biliyorlard ki Osman Gazi oktan muharebe planlarn hazrlamaya koyulmutu. Biraz sonra bunlar aacak ve tasviplerine sunacakt. ok beklemeye lzum kalmadan tahminlerinin doru ktn grdler. Osman Gazi tekrar konumaya balamt. "Arkadalar, bir hile karsndayz. Dman aleyhimize dolaplar dndrr. Oysa daha birka hafta evvel Yarhisar ve negl elileri misafirimiz olmular, tekfurlarnn ballklarm, dostluklarn bildirmilerdi. Demek faaliyetlerini rt bas etmek iin bunu bir hile olarak yaptlar. Bize kar gerek iyi niyet besleyenlere biz de iyi niyet besleriz. Ancak arkadan kuyumuzu kazanlara da msamaha gstermeyiz. Bir harbin btn mesuliyetini iki Bizans tekfuru yklenmi demektir. Mektup bunu isbat ediyor." Sustu. Gzlerini tekrar arkadalarnn stnde gezdirdi. "unu bilin ki arkadalar, artk bir Yarhisar'dan, bir inegl'den korkmayacak kadar glyz. Zaten hibir zaman da korkmadk. Din uruna, vatan uruna lm nimet sayarak, cihada atldk. Mcadelemizde Allah yardm etti. Birounu kazandk. Yurdumuza yurt ekledik, kuv- vetimize kuvvet kattk. imdi yeni bir yol alacaa benTURGUTALP ? 43 zer. Yalnz beni dndren mevsimin k olmas. Yoks; tereddt etmez, hemen Yarbisar' ykmak zere yola d serdim." Gazileri de bu dndryordu zaten. in iin kayna yan Turgut ve dnyaya metelik vermeyen Abdurrahman'dan gayrisi kn vukua gelecek bir harbin korkunluunu dnyorlard. Akakoca ayaa kalkti: "Beyim," dedi. "K hakikaten bastrd, bastracak. Havalar iyece soudu. Bir hisarn dnda uzun mddet kalnacak zaman deildir. Kald ki, gazilerin ou gazalardan frsat bulup klk nevalesini bile biriktirebilmi deil. Bahara kadar eldeki kaleleri her ihtimale kar takviye edelim. Bahar gelsin hayr olsun, o zaman elbet harekete geer, Yarlisar' da. negl' de, hatt gerekirse Bursa'y da alrz." Osman Gazi szn burasnda gzlerini tavana kaldrd. Mehul bir sevgili kucaklamak ister gibi kollarn ap havada kavuturdu. "Ah Bursa," diye mrldand. "Ah Bursa ve sonra Bizans!" Evet Osman Gazi daha o zaman Bizans', yani mstakbel Osmanl Devletini kucaklyordu. Bizans daha o gnlerde bir idealdi. Daha o gnlerde bir sevgili idi. Hedef evvela Bursa, sonra da Bizans'ta dmleniyordu. Birden ban eviren Osman Gazi, Abdurrahman'in glen gzleriyle karlat. Beyinin meftuniyetini anlyor, takdir ediyor ve seviniyordu. "Sen ne dersin, Abdurrahman Gazi?" Oysa Abdurrahman daha nce fikrini sylemi ve fakat tasvip grmemiti. Ama Osman Beyin imdiki bakla44 ? TURGUT ALP nnda yle bir ifade okuyordu ki, ayn fikirlerinde srar etmesini ister gibi geliyordu ona. Cevap verdi: "Ben derim ki beyim, gazann mevsimi olmaz. Ne zaman vatan bizden gaza etmemizi isterse o zaman hazr olmalyz. Keyifle yaplacak bir muharebenin sevab o nisbette der." Osman Gazi gld. Muzaffer bir tavrla arkadalarna bakt: "Ne dersiniz arkadalar?" Konur Alp cevap verdi buna: "Takdir etmekle birlikte Akakoca'nn fikrinde olduu- muzu belirtirim Beyim. Abdurrahman ne de olsa bekr. Derler ya, bekra kar boamak kolaydr!" Osman Bey de dahil adrdakiler kahkahalar koyverdiier. Abdurrahman Gazi akacktan Konur Alp'a kt: "Evli olsam kararmn deieceini mi sanrdn sen?" "Mutlaka!" "Gerek aknc karsnn dizi dibinde k karan deil, k yaz milleti iin cefa ekendir." Parman nce Akba'a sonra Turgut'a dikti: "u iki yiit sizin gibi dnp St'te klasalard bu gn ne mektup elimizde olacak ve ne de aleyhimizdeki komplodan haberdar bulunacaktk. Gafil avlanacak ve ihtimal gafletimizi pahalya deyecektik. Belki istiklalimizle..." "Allah saklasn!" diye bardlar bir azdan. Akakoca dayanamad, ayaa frlayarak Abdurrahman' kucaklad: "Varol be yiidim, tam bir aknc azyla konutun. yi bir ders verdin bize." TURGUT ALP ? 45 Osman Gaziye dnd: "Beyim ben eski szlerimden dnyorum. Abdurrah man Gazinin fikrindeyim. Gazann mevsimi olmaz. Biz< den birka ocukla bir kadnn rahatn dnmek de il, koca bir devletin temellerine ta olmaktr. Hata ettim." Peinden Konur Alp kalkt: "Ben de hata ettim beyim," diye konutu titrek bir sesle. "Aleyhimize tertip varken kanlarn ve ocuklarn dnecek kadar z menfaatini dnen aknc ruhu tamyor demektir. Byk hata ettim. Sizden ve arkadalarmdan zr diliyorum." Dierleri de bu gre katlmak iin can attlar: "Abdurrahman'm fikrindeyiz beyim." Osman Gazi btn sylenenleri mtebessim bir ehre ile dinledikten sonra Turgut'a dnd: "Git bak bakalm Deliolan. Orhan yatt m? Yatmadysa al, gel. Grelim onun reyi nicedir?" Orhan Bey Osman Gazinin olu idi. Daha on alt yanda taze bir delikanl olmasna ramen, babas ve babasnn silh arkadalar sayesinde vaktinden evvel olgunlam, ileride tayaca ar yke daha o gnlerde hazrlanmt. Biraz sonra Turgut'la birlikte adra girdi. Gzleri prl prl parlyor, masum yz sanki nur sayordu. Babasnn ve yal beylerin ellerini pp dualarn aldktan sonra babasnn yannda durdu. Osman Bey: "Syle bakalm Orhan," dedi. "Yarhisar Tekfuru ile negl Tekfuru aleyhimize bir ittifak akdederler. Onlar harekete gemeden biz mi harekete geelim, yoksa taarruz iin bahan m bekleyelim." 46 ? TURGUT ALP Orhan Bey bir mddet dnd. Gaziler t karmadan ne diyeceini bekliyorlard. Biliyorlard ki ilerde balarna geecek olan adam, sk sk tekrarlanan imtihanlanndan birini daha verecekti. Hepsi srf kulak kesilmiti. Orhan Bey nihayet konutu: "Bu hususta gazilerin reyi nedir?" Bu sual ve suali soru tarz btn hazrda bulunanlan rahatlatmt. Bir vakar, bir ciddiyet, bir karsndakilere ehemmiyet veri sezinlemilerdi. Osman Gazinin ehresi daha da aydnlanmt. "Beylerimizin bazlar hemen taarruz edilmemesini istediler. Mevsimin k olduunu, gazalardan zaman bulup, oluk ocuklarnn nevalesini daha temin edememi durumda olduklarn ifade edenler oldu. Abdurrahman ve Turgut gibi bekrlar ise savamak iin her mevsimin msait olduunu ileri srdler. yi bir akncnn kans ve ocuunu dnmek yerine gazay dnmek zorunda olduunu iddia ettiler. O zaman aksi dnenler de onlann safna katld." Orhan Bey bu kadar malmat kfi bulmutu. Elini kaldrd: "Hemen savamak isteyen Abdurrahman aamla Turgut aam takdir etmemek mmkn deildir. Bu iki serdengetinin hakikaten ulu dinimize, byk airetimize hizmetleri oktur. Kendilerine yakacak ekilde konumular. Ancak daha yal gazilerimizin onlarn konumalar karsnda ilk fikirlerini deitirmelerini ve onlara uyup heyecanlanarak, k gn taarruza girilmesini tasvip etmelerini doru bulmam. yi bir aknc bence mutedil bir akncdr. Geride kansnn a kalp kalmadn dnen muharibin savata iyi dvmesi beklenemez. Ben TURGUT ALP ? 47 derim ki, k kyamette bir hisar dibinde beklemek olacak i deildir. Bahara kadar kalelerimizi tahkim edip bekler, baharla birlikte de taarruza geeriz.- Arkada kalacak olanlar dnmek zorundayz. Kadnlar bize gelecein gazilerini a karnna yetitiremez. Sibyanlarn alktan krlmas ise kimseye fayda getirmez. Velev ki zafer mutlak bile olsa." Sustu. Szlerinin tesirini lmek ister gibi akr gzlerini gazilerin stnde gezdirdi. Sangndan taan bir tutam sa sa eliyle dzeltip iine soktu. Gaziler bylenmi gibi bu on alt yandaki ocua bakyor, kelm etmesindeki kuvveti, grndeki isabeti gnlden alklyorlard. Kara Mrsel ayaa frlad. Gitti, Orhan Beyi kucaklayarak barna bas. Sonra Osman Beye dnerek titrek bir sesle unlan syledi: "Beyim! Allah sizi bamzdan eksik etmesin. Bugn gryoruz ki olunuz Orhan Bey gerek bir airet reisi olarak yetiiyor. Gnlmz mesrurdur. Bu gn grdkten sonra artk lsem de gam yemem. Hep senden sonra kimin baa geeceini dnp durmu, bir trl karar verememi, Orhan Beyin reisliini hep pheyle karlamtm. Ama btn phelerim zail oldu gayri. Tebrikler. Allah'n ne iyi kullanyz ki byle liyakatli reislerle bizi mkftlandnyor." Gzleri yaarmt. Szlerinin sonuna doru sesi bariz bir ekilde titriyordu. Tekrar gitti, kesine oturdu. Gzyalarn gstermemek iin ban edi. Osman Bey de dahil herkes duygulanmt. Takdir dolu gzler Orhan'n yzne dikili idi. Bu gzlerden birounda ya damlalar oynayordu. Skt elle tutulur bir hale gelmiti. Vakit ise hayli iler48 ? TURGUT ALP lemis bulunuyordu. Sessizlii Osman Gazi bozdu. Olunun srtn okayarak: "Aferin Orhan," dedi. "Yzmz aarttn: lrsem gzlerim arkada kalmayacak. Benim arkadalarm senin de arkadalarn olacak. imdi artk gidebilirsin." Orhan Bey hepsini selamlayarak adrdan kt. Osman Gazi mtebessim bir ehre ile Abdurrahman'a sordu: "Ne dersin Abdurrahman?" Abdurrahman hayretle cevap verdi: "Orhan Bey esbab- mucibeli konutu beyim. Buna bir ey denmez. aresiz bahar beklemek iktiza ediyor." "Ya sen Turgut?" "Ben oldum olas aceleciyimdir beyim. Kusura bakmaynz. Elbet bahan beklemekte fayda vardr. Mektubu ele geirdiimizden tekfurlarn bir sre haberleri olmayacaktr." Osman Bey birden dald. Elini tekrar sakalna gtrd. Bir eye karar vermek zere olduunu sezen arkadalan yine sustular. Birka dakika geti bylece. adnn iinde sinek usa, vzlts gk grlemesi gibi kard herhalde. yle derin bir sessizlik vard. "Arkadalar..." Osman Bey tekrar konumaya balaynca dikkatle baklarn reislerine evirdiler. "Arkadalar, bu mektubun yerine baka bir mektup yazarak iki tekfurun aralann aalm diye dnrm." TURGUT ALP ? 49 Akakoca birden kavrayamad. "Nasl?" "Gayet basit. imdi Yarhisar Tekfuru negl Tekfuruna bir mektup gnderip aleyhimize ittifak arzusunu izhar ediyor. Biz bu mektubu deitirebiliriz. Mesela Yarhisar Tekfurunun azndan yle diyebiliriz: 'Eer kaleni aya kadar teslim etmezsen ta stne ta komamacasna ykacam. Ayrca Osman Beye de bir mektup yazarak aleyhine geireceim. Birlikte canna okuyacaz..." Bu mealde bir ey olabilir. negl Tekfurunu ldrtr bu. Mutlaka aray dzmek ve Yarhisar Tekfuru aleyhine bizi doldurmak iin St'e eli stne eli karr, bu hengmede k da geer. Bahar gelince i kolaydr." Kimsenin aklna byle bir fikir gelmemiti. Hayretle baktlar. Sonra hararetle tasdik ettiler: "ok gzel bir fikir!" "Harikulade!" "Muvafk olur!" "Hem zaman kazanrz, hem k rahat geiririz. Bu arada baz ksa aknlar yapmaya da vakit bulmu oluruz." Osman Bey gazilere sordu: "Mektubu kim gtrsn?" Gzler sanki zorlanm gibi Turgut'un stne dnd. Osman Gazi umumi arzuyu anlad. "Galiba sen gideceksin, deliolan," dedi. "Gazi aalarn byle mnasip grrler." Oysa Turgut yoldan yeni gelmiti daha. Ama hizmet ak yorgunluunu birden silivermi, dirilmiti. Ayaa frlad: 50 ? TURGUT ALP "Emrinizdeyim beyim!" "Yok Turgut, ben neyim ki benim emrimde olacaksn? Dininin, airetinin emrinde ol. Ben de onlarn emrindeyim." Akakoca'ya dnd: "Gel bakalm. Sen iyi yazarsn gvur yazsn. Al hokkay diviti de, yaz. negl Tekfurunu bir gzel akna evir!" TURGUT ALP ? 51 ikinci bolum negl Tekfurunun konana dardan bakan herkes, ierde yine vur patlasn, al oynasnl bir elence olduunu anlamakta glk ekmezdi. Muazzam aalarn boy verdii, mevsim k olmasna ramen yeilliklerin solmad bahenin ortasndaki konak, her elence akam olduu gibi klarla donatlmt. Yeilliklerin ortasndan kvrlarak geen yollar nehirler gibi konaa akyordu. Konan btn pencerelerinde k vard. Konan dillere destan yeil odas kadnl, erkekli sefahat topluluunun cirit meydan idi. Kahkahalar kubbelerde nlyor, baheyi aarak tenha sokaklarda yaylyordu. Zevk ve sefahattan baka bir eyi dnmeyen negl Tekfuru sk sk tekrarlad iret alemlerinden birini daha yapyordu. Boy boy mumlarla, ya kandilleriyle aydnlatlm yeil odann nefis kokusu insana rehavet veriyordu. Odann eitli yerlerinde yaklan buhurdanlardan kan bu koku, yalnz elence salonunu deil, konan her yann sarmt. 52 ? TURGUT ALP arap su gibi akyor, sarho azlardan kan peltek naralar darya kadar taarak sefaletle beli bklm ihtiyarlarn lanetini ekiyordu. Tekfur byk iret odasnn bandaki bir sedire sere serpe kurulmutu. Yannda yan uzanm yatan znik Tekfurunun gen kaynanasna bir eyler fsldyor, arada srada uzun ve isterik kahkahalar atmasna sebep oluyordu. Prenses Meri'nin nianls valye Aramis, tekfurun solunda }rer almt. Yz ask ve dnceli idi. Nianlasnn Trkler tarafndan esir ediliini bir trl hazmedemiyordu. Kurtarma areleri anyor, adamlar kiralamaya alyordu. Geri Meri'nin hayatndan memnun, Karacahisar'da yaadn ve Turgut Alp denen Osmanl akncsna gnln kaptrdn duymutu, ama buna inanmak istemiyordu. Menfaati bakmndan onu elde etmeliydi. Hem nianls elinden alnm zavall bir valye mevkiine inmi, hem de Bizasla kunnaktan menfaat bekledii akrabal suya dmt. Hayalinde yaatt ikbal ve servet elinden uup gitmiti. te bunu hazmedemiyordu. Yoksa Meri'ye o kadar ehemmiyet verdii yoktu. negl Tekfurunun dnya umurunda deildi. Osman Beye kar ne kadar kkrtmaya altysa da baaramam, Tekfur hazretleri rahatn bozmak istememiti. Aramis negl Tekfurunu kandramayacan ve Osman Gaziye kar ahs ihtiraslar yznden ayaklandramayacam anlaynca, baka bir yol deneyerek Yarhisar Tekfurunu kandrm, onun kanalyla negl Tekfuruna bask yapmaya almt. Ka gndr Yarhisar Tekfurunun elilerini bekliyordu. Ama nedense gecikmilerdi. Yoksa Yarhisar Tekfuru bo vermi, kendisini aldatm m idi? Aramis hereye mmkn gzyle bakmay renmiti. TURGUT ALP ? 53 Bana gelen bunca felketlerden sonra ihtimal birok ey de olabilirdi. En iyisi hemen Yarhisar'a kadar gitmek ve durumu renmekti. Yoksa skntdan patlamas iten bile deildi. Bu karara varnca ayaa kalkt. Tekfura sezdirmemeye alarak kapya yneldi. erde bulunan arkadana belli belirsiz bir iaret akt. Adamlar kalkp hemen dar ktlar. Kendisi de kapya yrd. Tam kmak zere iken Tekfurun mstehzi. sesini duydu: "Sayn valyemiz elenemiyorlar m yoksa?" Aramis aresiz durdu, iinden Tekfuru kalaylamakla birlikte, hrmetle eildi. "ey efendim, biraz rahatszm da, msaadenizle yatmak istiyorum." Tekfur bir kahkaha at: "yi geceler valye!" valye dilerini gcrdatarak sokaa kt. adam kendisini bahede bekliyordu. Peine takt ve hemen oradan ayrld. Az sonra adamyla birlikte Yarhisar yolunda ilerlemeye balamt. ok sinirli idi. Yanbanda at sren valyeye kr gibi sordu: "Neden bu adamlar gelmemi dersin?" valye bir para armakla birlikte Aramis'in kimi sorduunu anlamakta glk ekmedi. "Bilinmez ki valyem," diye mphem bir cevap verdi. Bu szler Aramis'i kzdrmaktan baka eye yaramad. Avaz avaz barmaya balad. 54 ? TURGUT ALP "Sizi bilmeyesiniz diye mi peimde tayorum sersemler? Zaten kaz kafal heriflersiniz hepiniz." "Ama valyem..." "valyenin Allah belasn versin, sus aptal herif." Adam sustu. Yalnz iinden "Allah belasn zaten verdi valyemin" diye geirdi. Alabildiine srtt. valye Aramis'in sinirlilii sadece Yarhisar elilerinin gelmeyileriyle ilgili deildi. Turgut Alp ve arkadalarn iki defa kstrm, ikisinde de yakalayamamt. Bu Trk mutlak surette ldrmeliydi. Elinden bir gelse btn Trkleri ldrrd ya, elinden gelmezdi. Ama ne olursa olsun Turgut Alp'i kk dilimler halinde dorayacakt. Yemin etmiti. Nianls Prenses Meri, bu Turgut denen Trk akncsn sevmi olamazd. Trkler Karacahisar'da savarken Prenses Meri'nin ierden kale kapsn at ve Trk savalarn ieri ald yalan olmalyd. "Tabii yalan!" diye sylendi. Ama szlerine kendi de inanmad. Nianlsn Turgut Alp'a yardm ederken grdn unutabilir miydi? Yumruklarn alabildiine skt: "Geberteceim o Turgut denen soytary," diye bard. Arkadalar hayretle baktlar. Bu srada Turgut Alp St'te alnan karar gereince Yarhisar valyeleri klna girmi, yanma Saltuk Alp ile Akba' alarak yola dmt. Toplantda bahis mevzuu edilen mektup vard yannda. Bu yiidi hal ve tavrndan tanmayanlar bu kyafet iinde imkn yok tehis edemezlerdi. Hele Turgut, tam bir valye idi. Kyafetinden baka TURGUT ALP ? 55 yzn de deitirmi, enesinde bir tutam sakal brakmt. O haliyle gren arkadalar uzun uzun alay etmilerdi. Fakat Turgut, aireti iin her eyi yapabileceini syleyerek hepsini susturmutu. Vakit geceyansna giriyor olmalyd. Bazan bulutlarn arasnda gzken ay arkadaa sanki glmsyor, yollarn aydnlatyordu. 'Tanmazlar m dersin Turgut?" Turgut, Saltuk Alp'a dnd: "Seni z annen grse tanmaz, benimki de fena deil, amma u Akba inat edip bir trl yzn deitirmedi." Akba aksi bir sesle sylendi: "Niye deitirecekmiim bakalm. Lzum yok buna. negl'e hi gitmedim ve hibir negll ile arkadalk etmedim. Sizin gibi Rum ellerinde dostlarm yoktur." Saltuk Alp bu szlere ks ks gld. Turgut, "Oralar gzeldir be Akba," dedi. "Grnce baylacaksn." Akba da gld. "Eminim, onun iin bizim olmasn istiyorum ben de." Birden nal sesleri duyunca durdular. Saltuk ksk bir sesle, "Gecenin bu saatnda ok acelesi olanlar yola kar," dedi, "meraklandm dorusu." Turgut, "Meraklanmayan kim ki!" dedi. Atlarn sk allarn ardna srp gizlendiler. Kinememeleri iin yelelerini okadlar. Yol naslsa nlerinden geiyordu. Gitgide nal sesleri 56 ? TURGUT ALP yaklatna gre adamlar da kendi taraflarna doru yryorlard. Byle olunca karlamalar muhakkakt. Turgut, "nce niyetlerini renmek gerek," dedi. "Bo yere uramayalm." Atllar dnemeci geince hafif ay nda iyice meydana ktlar. Saltuk alelacele sayd: "Drt valye," dedi. "negl'den geldikleri malm. Belki de Yarhisar'a gidiyorlar, yahut St'e." Turgut cevap vermedi. Konumalara kulak veriyor, bireyler anlamaya alyordu. Fakat inadna hi birinden ses seda kmyordu. "Yahu dilsiz mi ne bunlar?" , ? Saltuk, Akba'n sualine, "Galiba," diye cevap verdi. "Galiba dilsizler." Drt valye olduka yaklamt, ama konumadklarndan niyetlerinin ne olduunu anlamak mmkn deildi. aknc fazla bekleyemezdi. Turgut skntl skntl atnn yelesini okamaya devam ediyordu. Saltuk'un gzleri kumandan Turgut'ta idi. Akba da sabrszlk almetleri gstermeye balamt. Mahsus mu yapt yoksa hakikaten bir kaza m oldu bilinmez, birden Akba'n at kinemeye balad. valyeler irkildiler. Aramis hemen klcna sarld, btn kuvveti e, "Kim var orada?" diye bard. Yapacak baka ey yoktu. arkada atlarn meydana srp valyelerin yoluna ktlar. Turgut Alp umursamaz bir tavrla, "Biz varz!" diye cevap verdi. "Yabanc deiliz." TURGUT ALP ? 57 U arkadan kl valyeleri yanltmt. Aramis bekledii elilerin bunlar olabileceini dnerek sordu: "Nereden geliyorsunuz?" Buna yine Turgut cevap verdi: "Bizim nereden geldiimiz o kadar ehemmiyetli deil valye, asl sen syle bakalm, nereye gidiyorsun?" Ses tonundaki pervaszlk valyeyi kzdrmt. "Bana bak delikanl! Aramis bu sualinin cezasn cann almakla detebilir, dikkatli ol!" Turgut Alp Aramis ismini duyunca birden afallad. Gkte aradn yerde bulmutu. Bir zamanlar kendisini karanlk bir dehlizde fareler gibi sktrdn hatrlad. Btn cinleri beynine kt. "Vay, sineklerin miri, seninle karlaacam umuyordum, ama bu kadar erken deil." Aramis o zaman bu istihza dolu sesi tand. Dehlizdeki maceray o da hatrlyordu. En skk annda bile kendisiyle alay etmeyi ihmal etmeyen Trk akncsnn sesini mr olduka unutmasna imkn yoktu. nk unutulmas g bir ders alm, stelik bu adama nianlsn kaptrm ve btn hayallerine veda etmek zorunda kalmt. "Asln kllara!" diye emretti adamlarna. Turgut bir kahkaha ile mukabele etti: "Ne gzel sohbet ediyorduk ite Aramis, ne vard hemen klca davranacak!" valyenin hrstan dileri birbirine vuruyordu. "Yaptklarn deteceim pis herif, hibirini yanma komayacam!" 58 ? TURGUT ALP arkada da kllar ekip mdafaa durumuna getiler. "Ne acelen valye? Dehlizde o kadar kalabalkta yapamadn ii imdi yapabileceine akln yatyor mu?" Dorusu bu ya valyenin hakikaten pek akl yatmyordu buna. Yatmyordu, ama kendisi braksa aknclarn brakmayacan biliyordu. de klk kyafetlerini deitirdiklerine gre, yine iin iinde i vard. Buna mni olmas lzmd. Kim bilir belki Bizans imparatorluunun kaderi bahis mevzuu idi. Bu adamlar bir ldrrse, hele canl yakalayp negl Tekfurunun dizleri dibine atabilirse, sahip olaca hreti dnerek yaland. Eski itibarn tekrar elde ettikten baka, ihtimal bu baars Bizans imparatorunun kulana kadar bile gidecek ve mkfatlandrlacakt. Belki yeniden Bizans'a davet edilir, mhim bir makama getirilirdi. "Gebereceksin pis herif diye uludu. Ama bir trl ilk ata yapmay gze alamyordu. Bunun yerine adamlarn ileri srmeyi tercih etmiti. "Atln be, ne bakp duruyorsunuz sersem gibi." valye Turgut ve arkadalarn tanmadklarndan niin bunlara saldracaklarn kestiremiyor ve tereddt ediyorlard. Aramis bunu anlad. "Atln dedim," diye bard kin dolu bir sesle. "Karnzda kyafet deitirmi azgn aknc vardr. Trk'tr bunlar, saldrn!" Bu kadarlk izahat adamlara kfi geldi, birden homurdanarak atldlar. Turgut Alp atn valye Aramis'e doru srd: "kisini sen al Saltuk, ben eski dostumla oynamay tercih ederim!" TURGUT ALP ? 59 Akba itiraz bast: "Utanmadan bana tek valye veriyorsun ha, Turgut, ocuk muyum be!" Saltuk nndekilerden birini artmacal bir darbe ile safd ettikten sonra, cevap yetitirdi: "Mzmzlanmasana yahu, bak benim nmde de bir kii var!" Turgut Aramis'in nne varmt: "Ne var ne yok Aramis," diye konutu. "Bak yine grtk ite! Nasip bugne imi demek." Aramis burnundan soluyordu: "Bu sefer kurtulamayacaksn elimdem, bieceim seni." "Eh, gel yleyse!" Mahsus hasmn tahrik ediyor, lsz hareketlere itmeye alyordu. Aramis bu oyuna geldi. "Geliyorum!" Atna iddetli bir mahmuz vurdu. "Kolla!" Turgut Alp gemi kast, usta hayvan binicisinin ne yapmak istediini anlad, kendisini saa att. Aramis'in klc slklayarak indi. "Al!" Turgut'un sesi yankland: "Beceremedin valye bozuntusu, imdi sra bende!" imek gibi atld. Hasmnn atnn stne srd hayvann. iddetle arptlar. kisi de yere yuvarland. "Allah belan versin!" Turgut hzla yerinden dorulurken karlk verdi: 60 ? TURGUT ALP "Belalar bandan ayrlmasn valye, ayrld da yok zaten." Tekrar kaptlar. Turgut rakibini yormak iin sadece mdafaada kalyor, tahrik etmeye alyordu. Turgut'un ezeli taktii bu idi. yice yorar, sonra da diledii gibi oynard. "Sk nefes almaya baladn valye, arap iyice iirdi seni. Tekfur sofralarndan eksik olmamann sonu budur ite, imanladn, rahat hareket edemiyorsun." "Pis casus!" "Ha, o bahsettiklerini iyi bir kafese tktk. Yoldaki handa karlamtk. negl'e geliyorlard. Onlarn yerine biz geliyoruz, ne fark eder?", Aramis bir ara iyice skt iin cevap vermedi. Sadece anlalmaz baz eyler mrldand. "Homurdanmay brak da insanca konu Aramis. Bak sana neler anlatyorum. nk yaadn kadar yaadn, bu palavra mr devam ettirmene lzum yok. lecein iin anlattklarm kimseye syleyemeyeceksin." "Seni ldreceim!" "Doru mu sylyorsun? Doru bile sylesen bir ey deimez, bak arkadalarm yardaklarn haklad. Beni ldrsen onlara hesap vermen gerekecek. unu da bil ki onlar benim kadar yumuak deiller." Aramis etrafa bakacak durumda deildi, ama kl akrtlarnn kesilmesini hayra yormuyordu. Hakikat Turgut'un syledii gibi idiyse, ii berbat demekti. Bir atak daha yapt. "Hop, yine skaladn valye msveddesi. imdi kolla!" Sz daha bitmeden sert bir k yapt. Koca Trk klc Aramis'in omuzunu delerek geti. TURGUT ALP ? 61 "Aaaah!" "Daha bu bir ey deil Aramis. Sakn teslim olmaya kalkma. Sonra pis cann balamak zorunda kalrm." Turgut bir daha srad. Aramis korunmak iin klcn ileri uzatt. Fakat ge kalmt, br omuzu da ie yaramayacak kadar yarld. "Kr eytan!" "Doru kl kullanmay renemedin, ama dnyaya palavradan namn ann duyurdun. Bize gelince, nammz anmz yoktur, velakin iki omuzuna erit eken byle salam klcmz var." Aramis'in kolu zor kalkyordu. Durmadan kan kaybettii iin artk dvecek hali kalmamt. -* Ne var ki Turgut'a kar duyduu mthi kin yznden hl ayakta kalabiliyor, ilerini bitirip arkadalarnn dvn seyre dalm Saltuk ve Akba' alabildiine artyordu. Saltuk, "Bu kfir yedi canl galiba," diye sylendi. "Bir insan bu kadar kan kaybna nasl dayanr?" Akba ban iki yana sallad: "Artk dayanabileceini sanmyorum. Bak, sallanmaya balad bile." Hakikaten Aramis'in yalpalanmas uzaktan bile fark edilecek kadar belirli bir hal almt. Zor ayakta durduu belli idi. Klcn g kaldrp indiriyor, Turgut'a vurmak iin daima frsat karyordu. Ama Turgut yaral bir adam ldrmeyi kendisine yediremediinden ar davranyordu. "Haydi valye, biraz canlan da dvn tad ksn. Neredeyse yklacak haldesin, toparlan biraz!" 62 ? TURGUT ALP Turgut'un ikaz arkadalarn kzdrd: "Ne oynarsn bre deliolan, bitir iini de gidelim, yeterince zaman kaybettik, Osman Gazi bizden haber bekler." Turgut ban evirmeden cevap verdi: "Acele etmeyin bakalm, yava yava." Artk Aramis'in ayakta duracak hali kalmamt. Klc ar ar elinden kayd. Bir sre daha yalpalad. Sonra dizleri bkld, kof bir grlt ile souk talann stne dt. "Amma da valye be," diye sylendi Turgut Alp, "bu kadar hreti nasl kazandna hayret ediyorum." Saltuk sordu: "Tanyor muydunuz?" "Eh olduka. Beni Karacahisar mahzenine kstran bu adamdr." Saltuk ban yumruklad: "Sahi be. Aramis deil mi bu?" "Ta kendisi, imdi mi uyandn uykudan?" "Bize bunca cefay ektiren adam bu ben, ldrseydi keke!" "Yaral bir adam sen olsan ldrr msn?" "Yaras var m bunun? Dven yaralanr da, yaralar da. Sonra da ya lr, ya ldrr." "Neyse ok vakit kaybettik. Tekfur oturup bizi beklemiyordur herhalde bu saate kadar. Mahmuzlayalm atlarmz." "Bu adamlar ne olacak?" Suali Akba soruyordu. Turgut cevap vermeden bir sualle mukabele etti: TURGUT ALP ? 63 "Sizinkiler salam m?" Saltuk baln devirip gld: "Benimkiler ok kof eylermi, deer demez ahireti boyladlar. Akba'mkinden haberim yok tabii." Akba sitemle arkadana bakt: "Bir kii braktnz bana be, insaf edin. O da ilk vuruta gitti." "Eh yleyse atlara. Aramis de uzun zaman yaayamaz. Belki oktan lmtr bile." Turgut sitemle Akba'a bakt: "Onu bu halde brakmaya hakikaten gnln raz m Akba?" Akba skntyla ban sallad. "Dorusunu istersen pek deil, ama ne yapabiliriz? Herhalde yedee alp negl'e gtrecek deiliz." "Pekla geriye gtrebiliriz." "Kim gtrecek?" "Mesela sen. Yaknlarda aknclar vardr mutlaka. On- lara teslim eder ve St'e dnersin." Akba aresiz kabul etti. Turgut'un her sznn dinlenmesi iin Osman Beyden talimat almlard. Akba Aramis'in yarasn kaba taslak sararak kan kaybn nledikten sonra atnn srtna balad. St'e doru yzgeri etti. Turgut ve Saltuk da negl yoluna dtler. Gece hisar kapsnn almayacan bildiklerinden acele etmiyorlard. Kapda sabah beklemek zorunda kalmaktansa yava gitmek daha iyi idi. Buna ramen yine de erkenden menzile ulatlar. negl 64 ? TURGUT ALP burlarnn karalts grnmeye balad zaman gn daha amamt. Turgut, "Namazlarmz klalm Saltuk," dedi. "Ondan sonra Bismillah, ehre gireriz." Atlardan indiler. Krbalarmdaki sudan abdest alp byk bir ardak aacnn altnda namazlarn kldlar. Tekrar atlandklar zaman ikisinin de yzleri aydnlanmt. badetten gelen i huzuru d grnlerine aksetmiti. Uykusuz ve yorgun olmalarna ramen, umursadklan yoktu. Tek istedikleri bir an evvel ii bitirip yeni iler almak zere St'e dnmekti. Konumadan kale kapsna vardlar. Neredeyse alacakt. Bu saatlerde ekseriya halk darda bulunan arazilerine almaya kard. Saltuk: Tannrsak ne yapacaz?" diye sordu. Suali soru tarzndan i olsun diye sorduu belli idi. Biliyordu ki kanlarnn son damlasna kadar dvecek, postu pahalya satmaya alacaklard. Bir tek aknc yoktu ki lm gze almadan yola km olsun. Turgut, "Allah nasl takdir ederse yle olur elbet," dedi. "imdiden bunu hayalleyip de ne olacak? O zaman karar veririz." "Haklsn." Sustular. Kap kulaklar trmalayan mthi bir gcrtyla alyordu. Yllardr yalanmad muhakkakt. ki aknc bakp gltler. Sonra dar kan birka iftiye el salladlar. Bir valye gibi davranmaya alyorlard. Kapnn iki yannda ikierden drt nbeti duruyordu. Turgut Alp tereddtsz atn srd. Nbetilerin tam TURGUT ALP ? 65 nnde dizgini ekti. Sesine derin bir hrmet ifadesi vererek nbetilere sordu: "anl Tekfurunuzun kona ne tarafta?" Askerlerden biri mzrann ucuyla ilerde bir yeri iaret etti. "u tarafta valye." "Bizi gtrebilir misin acaba? Yabancyz da. Yarhisar'dan geliyoruz." Nbeti arkadalaryla bir eyler konutuktan sonra iki arkadan nne geti: "Beni takip ediniz efendim," diyerek yrd. ki arkada nbetiyi takibe koyuldular. Az sonra bir bahe iine oturtulmu kocaman kona grmlerdi. Nbetiye teekkr ederek savdlar. Turgut arkadana bir baar iareti aktktan sonra: "ler iyi gidiyor," dedi. Saltuk tasdikle ban sallad. "nallah sonuna kadar da yle gider." Bahe bir adm boyu yksekliinde duvarla evrilmi, orta yerine ilemeli bir demir kap taklmt. Kapnn stnde ise gm kakmal bir ngrak vard. "Herif antikann biri galiba," diye konutu Saltuk. "Baksana demiri bile tahta gibi ilettiine gre Bizans mukallidi besbelli." Turgut karlk vermedi. Sz zaman deil, i zaman idi. Atndan indi. ngra birka kere hzl hzl ekti. nce hi ses gelmedi. Ancak drdnc ekiinde cevap verdiler: "Geliyorum efendim, geliyorum." Demir srgleri gcrdatarak ektiler. Turgut her hta66 ? TURGUT ALP mele kar birka adm gerileyerek vaziyet ald. Sonra yal, ssl giyimli bir saray uann kap aralnda belirdiini grnce gevedi. Bu durumda kendi yerinde bir valye olsa ne yapacan biran dnd, phesiz krd: "Neredesin, sersem ihtiyar?" diye kt. "Bizi kapda bekletmenin cezas idamdr. Tekfur'a ikyet edeceim." Bu kadar bol keseden atmas Saltuk'u bile hayrete drmt. Oynatp oynatmadn anlamak iin arkadana bakt. Blf yaptjn anlaynca da ks ks gld. htiyar uak neredeyse korkudan dp lecekti. Bu gibi azarlamalara sk sk maruz kalmad aikrd. "ey... ey... ey!" diye birka defa kekeledi. Alelade valye klmdaki u adamlann aslnda Bizans'tan gelen imparator yakn prensler olduunu yemin edebilirdi. nk u karsndaki sivri sakallnn asil duruunu babo valyeler beceremezdi. Onlarn ekserisini tanm, korkak olduklarn, hatta ounun kendisine yaltaklandklarn grmt. nlerinde iki kat eildi: "Affmz dilerim asilzadelerim," dedi, hrmet dolu bir sesle. "Gelenin siz olduunu nereden bilebilirdim, affediniz ltfen." Bu sefer de Turgut ard, ama belli etmedi. Gsterii fazla kardn anlad. Artk olan olmutu. Devama karar verdi: "Hadi ekil de girelim ihtiyar. Atlarmza bak. Tekfura da haber ulatr acele." "Emredersiniz prensim, emredersiniz asilzadem." Seirtip atlan yulanndan tutarken Turgut ve Saltuk ciddi bir tavrla baheye girdiler. u andan itibaren gvdesi grnmez mehul gzlerin byk bir ihtimalle kendiTURGUTALP ? 67 lerini takip ettiini bildiklerinden daha dikkatli davranmaya karar verdiler. Baheye girer girmez iki asker peydahlanp nlerine dt. Bunlar kapc ile aralarnda geen konumay duymu olacaklard ki, hibir ey sormadan doruca konaa yrdler. ki arkada byk bir salona aldlar ve hi konumadan dar ktlar. Az sonra ssl elbiseler giymi bir adam girdi. Yerlere kadar eilerek selam verdi: "Muhterem valyelerimi hrmetle selamlarm." ki arkada da eilerek Bizans usul selam aldlar. "Bendenizin adna valye Arkitista derler. Bizans'n hametl imparatoruna sadk bir kul, muhterem negl Tekfuruna da Bakumandan olurum." Bu uzun takdimden sadece adamn adnn Arkitista olduunu ve negl valyelerine kumanda ettiini anlayan iki arkada, ayn zamanda Bizans prensleri olma ihtimallerinin bunun kulana kadar vardn anlayarak manidar bir tarzda baktlar. Tesadfen sahip olduklar bu unvan bir mddet iin ie yarayabilir, hi deilse tekfurla bir an evvel grmelerini salayabilirdi. Turgut sesine esrarl bir eda vererek: "Biz ise henz ismimizi sylemeye mezun deiliz valye," dedi. "nce Tekfur hazretlerini grmemiz gerekiyor." Tekfur ihtimal akama kadar uyanmazd. Sabaha dein iret sofrasnda kalm, sonunda szarak drt hizmetkr tarafndan yatana tanmt. imdi horul horul uyumakla meguld. Bir rahatsz edilirse ne yapaca bilinmez, belki bir ters yanna rastlar, birka kiiyi ipe gnderebilirdi. Bu bakmdan valye tereddtle ne yapacan zihninden geirdi. Sonra hemen bir yalan kvrd: 68 ? TURGUT ALP "Sayn Tekfurumuz sabahlara kadar memleket meseleleriyle urat iin henz yattlar. Siz de uzun yoldan gelmisiniz. Hele istirahat buyurunuz, emriniz akam yerine gelecek. Tekfurumuz sizinle grmekten memnun olacaklar." Fazla acele ters neticeler dourabilirdi. Turgut hemen kararn verdi: "Pekla valye. Gerekten biz de yklacak derecede yorgunuz, ama ne olursa olsun evvela i grmek istemitik. Madem ki Tekfur hazretleri sabahlara kadar memleket meseleleriyle uramtr, bu arada biz de gnl huzuruyla rahat bir uyku ekeriz. Umarm misafirlerinize verecek bir ift yatanz vardr." "Hi meraklanmayn aziz misafirler" dedi. "annza lyk yerlerimiz mevcuttur." ki Trk akncsn Bizansl asilzade zannettii iin bunlara ne kadar yaranabilirse Tekfur nezdindeki yerinin o kadar salamlaacana kanaati gelmiti. Elbet bu iki asilzade Tekfura kendisinden bahsederlerdi. Bylece Ekizce savanda Osmanllara kar urad yenilgiyi bile Tekfura affettirebilirdi belki. Bunlar dndkten sonra bir kere daha eildi. stikbalini beline balam, ne kadar eilebilirse o kadar parlak olacana inanmt. r -, "Sizi arlamakla negl valyeleri Bakumandan eref duyuyor azilzadelerim!" diye bireyler geveledi. nlerine dp salondan kard. Biraz yrdkten sonra sonsuz bir hrmetle sordu: "Acaba asilzadelerim ayr ayr odalarda m yatmak isterler, yoksa iki yatakl bir oday m tercih ederler?" Turgut tereddtsz cevap verdi: TURGUT ALP ? 69 "Biz hi ayr odalarda yatmadk valye, iki yatakl bir oda varsa tercihimizdir." "Emredersiniz." Bir odaya alndlar. O kadar gzel denmiti ki, az daha Saltuk uzun bir slk ttrecekti. Bereket tam vaktinde kendisine hkim oldu. Sanki allanm gibi kuty yata muayene etmeye koyuldu. Sonra Turgut'a, "Fena deil," dedi. "Birka gece geirebiliriz." Turgut arkadann hilesini anlamt. Sadece, "Gzel," dedi. valye adamakll armt. Bundan gzel bir yatak civar hisarlarn hi birinde bulunmazd. Ama karsndaki adamlar Bizans saraynn hamet ve debdebesine alktlar ne de olsa. Hrmeti bir kat daha artt. "Kapda iki nbeti ile iki hizmetkr brakacam asilzadelerim," dedi. "Bir emriniz olursa onlara syleyebilirsiniz." "Saol!" Turgut "saol"u ekmiti ya Saltuk'un kam ok at. Byle a acna uyuyabilecei pheli idi. Ne olursa olsun diyerek yemek istemeye karar verdi. "valye, uykudan evvel bir eyler attrmak adetindeyiz, acaba die dokunur bir eyiniz var m?" "Emredersiniz. Size en nadide kahvaltlarm gndereceim. arap ister misiniz?" Saltuk bir pot krmasn diye acele ile Turgut atld: "Tabii, ama dikkat edin, yllanmlardan olsun." valye kar kmaz Saltuk, Turgut Alp'a yanat. Ters bir sesle, "Umarm bu debdebe houna gidip dinini deitirmi deilsin." 70 ? TURGUT ALP Turgut yldrm arpm gibi srad: "Ne dediinin farknda msn sen, bunu bir bakas sylemi olsayd benden alaca cevap kl olurdu." Saltuk ac ac gld: "Benim yanmda senden baka biri arap istemi olsayd, arap yerine kann aktrdm," diye karlk verdi. Turgut o zaman Saltuk'un ne demek istediini anlad ancak. Koca slm mcahidi Turgut'un arap istemesine ierlemiti. Gld: "Koca adam," dedi. "Ben de niin sitem edersin diye dnrm. Meer araba ierledin!" "Hem de nasl!" "Delilik etme!" "Delilii eden sensin." "Ben arab imek iin mi istedim sanyorsun?" "H, elbet imek iin deil, peki ama niin?" Turgut bir kahkaha att: "Canm, herif bizi Bizans asilzadesi sanyor, farknda deil misin?" "Eee... Ne olmu sanyorsa?" "Bizans asilzadeleri kahvaltda bile arap ierler, duymam mydm yoksa?" "Duymutum." "yleyse biz de istemeliydik. stemeliydik ki herif phelenmesin." Saltuk bu kadarck eyi dnemedii iin kendi kendisine hayfland. "Aptal kafam," diye ban yumruklad. TURGUT ALP B 71 "Bana su-i zan ettin." "H, aklmdan bile gemedi ya, ne bileyim ite, lafn duyunca bile irenirim." Turgut da ireniyordu aslnda. Ama en mkemmel ekilde yapmalar gereken zor bir i vard. "Haklsn," dedi sadece. Kapnn tkrdadn duyup sustu. Yzn kapya evirdi: "Gir!" ki hizmeti ellerinde birer tepsi olduu halde ieri girdiler. Turgut'un ilk fark ettii ey tepsilerin tam orta yerine konmu iki ie arap oldu. Yzn buruturdu, iinin kabardn hissetti. "uraya koyun ve kn," diye emretti. Hizmetkrlar yerlere kadar eilip iki arkada selamladktan sonra geri ktlar. Saltuk arkalarndan kapy kilitledi: "Ne olur ne olmaz," diye sylendi. "Tekfur konaklarnda imdiye kadar az i almad bamza." Turgut msbet manada ban sallad: "imdi araplar ne yapacaz onu dnelim," dedi sonra. "nce karnmz doyuralm da kafay sonra alrrz," dedi. "A mide ile kafa almaz." Turgut alay etti: 'Tam bir tekfur gibi konutun imdi arkadam!" Saltuk yzn buruturdu: "Allah btn tekfurlarn cezasn versin, benzetecek birey -bulamadn m baka?" tiha ile yemeklerini bitirdiler. Saltuk ayaa kalkp pencereyi aralad: 72 ? TURGUT ALP "u ieleri buradan dksek fena olmayacak galiba, hazr bahede kimsecikler de yok." "Olmaz," diye kestirip att Turgut. "Bakarsn birinin o anda geecei tutuverir, ii berbat ederiz. Bakalm demede birdelik filan bulunur belki." Aradlar, taradlar, ama ine delii kadar bir delik bulamadlar: Saltuk mitsizlikle ban sallad: "Yok be," dedi. "Bizim adrlar bunun iin gzeldir ite. Manday kessen topraa gmersin de kimsenin ruhu duymaz. Bu fare kapannda iki ie arap dkecek yer bulamyoruz. Birden gzleri parlad: "Buldum galiba!" diye bard. Odann ortasndaki bir sehpann stnde duran iek ekili kocaman saksya yrd. Turgut arkadann yapmak istedii eyi anlamakta gecikmedi. "Bravo be. Bak, kafan iledi ite." Saltuk Alp, ieleri kapt ibi saksya boca etti. Toprak hemen emivermiti. "htimal bu iek eninde, sonunda kurur, ama biz buradan gidene kadar dayanr mutlaka," diye sylendi glerek. ok yorgundular. Buna ramen her zamanki gibi tilki uykusuna yatmaya karar vererek yataa girdiler. negl Tekfuru altn srmalarla ilenmi elbiselerini atlatacak kadar imand. Yanaklar tombul ve gzleri kanl idi. Kt burnu st dudana deiyordu neredeyse. Yznde sakaldan nesne yoktu. Kse idi. Bunu tek kusuru olan rgut alp ? 73 rak grr, kendisinde olmayan bir eyin bakalarnda bulunmasn kskanr, sakalllar pek sevmezdi. Buna ramen huzuruna giren ve kendisine iki Bizans asilzadesi olarak tantlan iki akncy ayakta karlad. Turgut'un sakal ona pek tesir etmi grnyordu. Oysa baka bir sakall grse mutlaka yzn buruturur, hi deilse ban te yana evirirdi. ki arkada eii geer gemez, ssl odada birden aptallatlar. ok tekfur saray grmlerdi, ama bylesini ilk defa gryorlard. Ancak Tekfurun sesini duyunca kendilerine gelebildiler. "Buyurun dostlarm, buyurun asilzadelerim, acaba Bi~ zansmz bizden ne gibi hizmet bekler?" Turgut birka admda Tekfurun nne vard. Gzlerini elpene bal bekleyen Bakumandan Arkitista'ya kaldrp vakar ve ciddiyet akan bir sesle konutu: "Sayn Tekfur hazretleri, yalnz grmemiz mmkn mdr acaba?" Tekfur itiraz etmeden Arkitista'ya dnd: "k!" diye tek kelimelik bir emir verdi. Bakumandan kuyruunu kstrp geri geri dar kt. O zaman Turgut tekrar sze girdi: "Sayn Yarhisar Tekfurunun selamlarn getirdim. Selamlanyla birlikte baz emirlerini de tabii." Bu szler Tekfurun stnde bir ok tesiri yapt. Batan ayaa titredi. Yarhisar Tekfuru kim oluyordu da kendisine emrediyordu? O uyuz, o sersem, o kendini bilmez adam m olmutu imdi? Kzgnlkla ayan yere vurdu: "Yanl m duyuyorum yoksa!" diye bard. Turgut koynundan kard deri muhafazal mektubu uzatrken, 74 ? TURGUT ALP "Hayr Tekfur hazretleri, yanl duymuyorsunuz," diye cevap verdi. "Kudretli Tekfurum ayn zamanda kaleyi kendisine teslim etmenizi de emir buyuruyorlar." "Ne!" "Takdir edersiniz ki, ben bir eliyim, sizin de mukabil cevabnz gtrmekle grevliyim." Tekfurun her yan zangr zangr titremeye balamt. Yarhisar Tekfurunun byle kstaha bir istekte bulunmasn bir kaba sdramad belli idi. Buna nasl cr'et ettiine aryordu alabildiine. Bir kk kalesiyle, bir avu kiralk askeriyle nasl oluyordu da negl'e meydan okuyabiliyordu? Yoksa iin iinde baka bir i mi vard? Yoksa birine mi gveniyordu. Titreyen elleriyle mektubu amaya alrken sordu: "Yoksa Germeyanolu ile mi anlam bu uyuz?" Turgut gayet ciddi ve Tekfuruna ok bal bir valye edasyla cevap verdi: "Germeyanolu Ali ir Mahmut Beyden daha kuvvetli bir mttefik bulduunu Tekfurum sylemekliimi emir buyurdular." Tekfurun kzgnl ayn zamanda meraka dnmt: "Konu be adam!" "Tekfurumun mttefiki yllardr btn Rum tekfurlarna kan kusturan, ryalarna girip uykularndan sratan, bir ok savalardan muzaffer kan, kck bir aireti koca bir devlet olma yoluna koyan..." Szn bitirmesine kalmadan Tekfur patlad: "Osman Bey!" Turgut ban sallayarak tasdik etti: TURGUT ALP ? 75 "Evet, Osman Bey!" Tekfur allak bullak olmutu. Ne diyeceini, ne yapacan arm, gzlerini fldr fldr etrafta dolatryor, sanki kendisini bu kbustan kurtaracak birini aratryordu. Neden sonra elindeki mektubu amay akl etti. Alelacele bir gz att. Tekrar iki akncya bakt: "Demek byle ha! Yarhisar Tekfuru olacak soyu batasca, mterek dmanmzla ortak i evirmeye karar vermi bulunuyor. Fakat unu unutuyor ki, ben Osman Beyle her zaman dostane mnasebetlerimi devam ettirmi bir insanm. Osman Bey bana saldrmaz. Hem bunu yapmas iin bir sebep yok, hem de byle bir maceray gze alacak kadar hazr deildir." Turgut szn burasnda mdahale lzumunu hissetti. Ekizce'de Osman Beyin Karacahisar Tekfuru ile negl Tekfurunun ortak ordusunu nasl bir lahzada darmadan ettiini ve kesin bir zafer kazandn syledi. Szlerinin sonunda daha da coarak, 'Tekfur hazretleri bunu unutmua benzerler," dedi. Tekfurun yanaklar kzarmt: "O ok eskidendi," diye mecalsiz bir sesle adeta inledi. "Aradan yllar geti. negl ordusu artk eskisi gibi kuvvetsiz deildir." Turgut gld: "Osman Beyin bu zaman iinde kazand kuvveti hesaba katmyorsunuz sayn Tekfur hazretleri. Unutmayn ki Trkmenlerin ou Osman Beyle birleti. Konya Seluklu Devletinden kopanlar da Osman Beye katldlar. Kuvveti hayli artt. Artk istedii hisar rahatlkla alabilir. Yaknda, Bursa'nn temellerini sarstktan sonra, ksa bir gelecekte Bizans'a kadar ulaacaktr." 76 ? TURGUT ALP Tekfur hiddetle kalarn att: "Bir Osmanolu gibi konuuyorsun!" "Size yle geliyor, ben hakikatleri gren herkes gibi konuuyorum sadece. Tekfurum bunu bildii iin istikbali bakmndan Osman Beyle birlemeyi ye buldu. Bylelikle hi deilse bir mddet daha hisar elinde kalabilir." "Sonra!" "Kim bilir belki Osman Beye teslim eder. Ama bu ihtimal hepinizin inkirazndan sonra varit olacaktr. nce siz silineceksiniz, en sonunda Yarhisar." ok tesirli konuuyordu. Aradan geen uzun yllar klcn ilettii gibi dilini de iletmesini retmiti Turgut'a. Karsndakini iyice tesiri altna aldndan emin, devam etti: "Kurtuluunuz iin bir ihtimal kald Tekfurum.' Tekfur mitle sordu: "Nedir o?" "Ben de bunu arz etmek iin yalnz grmeyi teklif etmitim zaten. Eer isterseniz arkadamla ben size bu yolu gsteririz." Altnn her ey olduuna inanan Tekfur, hemen kesesine davrand: "Ne kadar istiyorsunuz?" Turgut eliyle red iareti yapt: "Onu ii bitirdikten sonra konualm, daha iyi. Arkadamla ben daima iten sonra mkfatlanmay huy edinmiiz. Bylece i srasnda bir Trk klcyla lm mukadder olursa hi deilse paramz kurtarm oluyoruz." Tekfur btn dertlerine ramen bu dnceyi takdir etti: TURGUT ALP ? 77 "Dorusu ok akllca bir usul." "Ayn zamanda Hristiyanca da." "Haklsn, ama syler misin, bana nasl yardm edeceksiniz?" Turgut bir mddet durdu. Sanki karsndakini satn almak istiyormu gibi inceden inceye szd. O kadar ki, Tekfur bu baklardan sklm, ban baka tarafa evirme ihtiyac duymutu. Neden sonra sze balad: "Bakn Tekfur hazretleri. Kanaatimizce Yarhisar Tekfuru size blf yapyor. Henz Osman Beyle bir anlamaya varm deildir." Szn bitirmesini beklemeden Tekfur grltl bir kahkaha patlatt: 'Tahmin etmeliydim," dedi. "Osman Beyin bu uyuz herifle birlemeyeceini tahmin etmeliydim." "Durun, hemen sevinmeyin bakalm!" "Daha ne var? Birlemediklerini sen syledin ya." "Birlemediklerini syledim, ama birlemeyeceklerini kim garanti edebilir?" Tekfur elini enesine gtrp kad: "Doru ya," dedi. "Kim garanti edebilir?" Turgut gsn yumruklad: "Ben!" Tekfur mitle bakt karsndakine: "Sen mi?" "Evet ben garanti edebilirim ancak. u anda Yarhisar'da Osman Beye gnderilecek eliler hazrlanmaktadr. Eer siz erken davranarak Osman Beye ballnz bildirirseniz oyunu bozabilirsiniz. Esasen Osman Bey senin saldrmandan ekiniyor." 78 ? TURGUT ALP "Demek benden ekiniyor?" Turgut szlerini daha ileri gtrmeden dzeltmek ihtiyacn duydu. Yalancktan bile olsa bu adamlar okamak elvermiyor, hemen horozlanyorlard. En iyisi devaml surette korkutmakt: "Yani ekiniyor dedimse, Bursa'ya taarruzu kurduu iin imdilik sizinle uramak istemiyor. Yoksa dnyadan pervas yoktur. Eer adamlarn Yarhisarllardan evvel St'e varrsa bu i olmaz ve kalen elinde kalr. Yoksa tehlike canlan ald demektir." "Ya!" Tekfur skntl skntl odann ortasnda bir sre dolat. Sonra tam Turgut'un nnde durdu: "Peki, siz benim elim olur musunuz?" "Hayr Tekfur hazretleri. Bizim Yarhisar'a dnmemiz iktiza eder. Eer gecikirsek btn planlar mahvolur. Baka adam bulunuz." Tekfur bir sre dnd. Kafas geceden kalma arapla uyuuk olduu iin sadece dnr gibi yapyor, aslnda hibir ey dnemiyordu: "Peki," dedi sonunda. "St'e bir heyet gndereceim. Bu arada Yarhisar tarafna da bir mfreze asker tabii. Yarhisar kpeinin fazla ileri gittii muhakkak. Bir ders vereyim de akl bana gelsin." "sabet olur!" ki arkada lesiye seviniyorlard. Dorusu Tekfurun bu kadar abuk oyuna geleceini ummamlard. aktrmadan bakp gltler. Hatta Turgut arkadana bir basan iareti yapmaya bile frsat buldu. 'Tekfur hazretleri, syleyeceimiz bundan ibarettir. TURGUT ALP ? 79 Eer msaade ederseniz hemen yola kmak isteriz. Kaleye gecikmemeliyiz." Ve Tekfuru rktmek iin kelimelerin stne basa basa ilave etti: "stikbaliniz bizim acelemize baldr. Yoksa her ey bir anda mahvolabilir." Bu ihtimal Tekfurun stnde souk bir du tesiri yapt: 'Tabii dostlarm," dedi. "stediiniz anda gitmekte serbestsiniz. Bu hizmetinizin mkfatna gelince..." Elini kemerine ap iki kese kard: "imdilik bu kadar. Sonra yine takviye ederiz. Ne zaman iiniz dse ekinmeden bana gelebilirsiniz." Turgut elini kaldrd, Tekfurun havaya att keseleri havada kapt. Bir tanesini de arkadana doru frlatt. Paraya ok ehemmiyet veren valye pozisyonunda srtarak kemerlerinin arasna koydular. "Her zaman hizmetinizde olduumuzu unutmamanz isteriz Tekfur hazretleri. arasnda kendimizi takdimi bile unuttuk. Arkadamn adna Kara Mozes derler. Benim adma ise imek Jones. Biz Mozes'le Jones her zaman hizmetinizdeyiz." Tekfur srtt alabildiine: "Saolun," dedi. "Bu hizmetinizi hibir zaman unutmam." Geri geri giderek mkellef salondan ktlar. Arkalarndan Tekfurun ellerini outurup, "Demek yle Yarhisar'm ok saygdeer Tekfuru, demek yle ha! Sana unutamayacan bir ders vereyim de akln bana gelsin," diye srttn, sonra da kahkahalarla gldn duymadlar, ama pekla tahmin ettiler. 80 ? TURGUT ALP Bir mddet hi konumadan yol alan iki arkada iyice emniyette olduklarn hissedince kahkahalarla glmeye balamlard. Saltuk, "u Rumlar amma da enayi be," diye bard. "Hemen de yuttu adam. imdi Yarhisar'm canna okumak iin saman dolu kafasnn iinde kim bilir ne trl oyunlar eviriyor." Turgut kahkahalar arasnda laf yetitirdi: "Onda oyun dzecek akl ne gezer be Saltuk." "Haklsn. Amma gzel oyundu ha! nce Bizansl asilzade pozisyonunda, sonra da Yarhisar elileri rolnde, daha sonra ise..." Sz Turgut ald: "Parayla san alnan iki ahlksz valye durumunda. Dorusu bu kadar iyi netice alacamz pek sanmyordum. Sr atn da mjdeyi bir an evvel St'e ulatralm." "Osman Beyi yine sevindirdik demektir yiidim." "yle olacak Saltuk. Ama daha evvel bizim hancya urayp Yarhisar'm gerek valyelerini de yanmza alalm. Artk onlarn serbest kalmalar tehlikeli olur. St'e gtrr, salam bir yere kapatrz. Hi deilse bahara kadar bu hilenin anlalmamas gerek." Saltuk ban sallayarak tasdik etti: "yle yapalm." Atlarnn ban evirdiler. TURGUT ALP ? 81 Vakit ikindiye ulamak zere idi. Hava pek souk saylmazd. Gk bulutlarla kaplanm. Yamur neredeyse balard. ki atlnn hana ulaabilmeleri iin drt saate ihtiyalar vard. Hava kararmadan hana varmak iin ok acele etmeleri lazmd. Bir aksilik kmazsa gece bastrmadan hana ular, isterlerse geceyi orada geirebilirlerdi. "Geceyi handa geirelim mi, ne dersin?" Soruyu soran Turgut'tu. Saltuk ban iki yana sallamakla iktifa etti. "Acelemiz var demek istiyorsun, yle mi? Halbuki iimiz pek acele saylmaz. Hatta istersek Karacahisar'a bile urayabiliriz." Saltuk mstehzi bir tebessmle arkadana bak: "Ne o, yoksa Bizansl prensesi grecein mi geldi sahiden?" "Allah'n cezas," diye bard Turgut. "Ka kere syledim, ondan bahsetme diye." Saltuk hl glyordu: "Ne Karacahisar'a urayacaz, ne de geceyi handa geireceiz, anladn m? Esirleri handan alp yola devam edeceiz, o kadar." atlatrcasna atlarn srmeye devam ettiler. Hava gittike kararyor, imekler akyordu. Az sonra da iddetli bir yamur balad. ki aknc atlarnn stnde mmkn olduu kadar eilmi, hayvanlarnn sarsn kanatncaya kadar mahmuzluyorlard. Hana yaklatklar zaman yamur da hzn arttrm bulunuyordu. 82 ? TURGUT ALP "Bereket, geldik," diye sylendi Turgut. "Ama sucuk gibi de slandk hani." Biraz daha gidince lklar, kfrler duyarak atlarn yavalattlar. Saltuk arkadana bakt: "Bir terslik var galiba burada!" "Olabilir, tedbiri elden brakmayalm." Yaklatka sesleri daha net duydular. Arada Rumca szler de kulaklarna ulayordu. Nihayet grdler. Hann d duvarnda bir sr karal kl tokuturuyordu. Kimler olduunu uzaktan anlamak mmkn deildi. Turgut, "Yaklaalm bakalm," diye teklif etti. Avluya girene kadar kimse farkna varamad. O kadar dve dalmlard ki, dnya yklsa umurlarnda olmayacakt. lk grdkleri ey alt Bizans valyesinin Trk akmasyla kl tokuturduu oldu. Saltuk hayfland: "Bizdeki talihe de bak," dedi. "Nereye gitsek bir cmble karlarz." Turgut cevap vermedi. Adamlara doru bard: "Hey! Ne oluyor burada?" Bizans valyelerinin reisi sr'atle ban evirip bakt. Sonra bir kahkaha att. Gelenlerin klna bakp valye zannetmi ve bir an evvel Trk aknclanm safd etmek iin yardmlarn istemeye karar vermiti. atlak bir sesle, "Soracanza gelin de yardm edin," dedi. 'Tepeleyelim u uursuzlar!" TURGUT ALP ? 83 Saltuk dayanamad: "Ayptr be. Karnzdaki kii nihayet, bizi bu ie bulatrmayn." valye bu szlerden alnmt: "Kendine gel valye," dedi. "Karnda Bizans'n mehur silahoru valye Pilatiyus vardr. abuk yardm edin." Saltuk ona cevap verecei yerde Turgut'a dnd: "Ne dersin Deliolan, herife yardm edelim mi?" Turgut belli belirsiz gld: "Madem ki o kadar istiyor, edelim tabii." ki arkada daha fazla beklemediler. Kllarn ekip atldlar. Turgut biraz evvel konuan adamn arkasna geti: "Hey valye! nndeki ile iki kii urayorsunuz. Buyurun seninle de biz oynaalm!" valye aknlkla dnd. Dner dnmez de Turgut'un enli klcyla karla. "Bu ne!" Turgut bir kahkaha att: "Bilemedin mi valye. Trk klc halis elikten." "Vay!" "Haydi, sylenme de bala artk. i abuk bitirmek isteyen sen deil misin?" Adam aknlktan ne yapacan arm, ylece bakakalmt. "Kimsiniz?" "Osman Gazinin iki fakir akncs." 84 ? TURGUT ALP Pilatiyus birden bocalad. O gelenlerden yardm beklerken, tam tersi kmt. aresiz saldrd: "Sen de gebereceksin yleyse, yoluna gitsen daha iyi edersin." Turgut ks ks gld. Pilatiyus'un taarruzunu savuturup ataa geti. Ayn anda iki valye sandklan adamlarn kendilerinden olduunu anlayan aknc rahat bir nefes aldlar. lerinden biri bard: "Allah canm alsn ki bu Turgut Alp'tir." Saltuk rakibine sert bir darbe indirirken karlk verdi: "Bu da Saltuk Alp!" "Sizi Allah gnderdi arkadalar." Turgut sesin sahibini tanmt: "Hasan Alp sen misin?" "He ya. benim. Yamurdan kaalm derken doluya tutulduk. Meer u adamlar kanrlarm, yle bir para kl tokuturalm istediler." "yi, tokuturalm yleyse!" Aknclar be kii olmulard bylece. valyeler de be kii kalmt. nk Saltuk ie ok hzl balam, ilk anda rakibini devirmiti. Teke tek dv pek uzun srecee benzemiyordu. Trk aknclar karsnda valyelerin uzun mddet tutunabildii grlm ey deildi. Nitekim ksa bir zaman sonra skmaya baladlar. lerinden biri bard: "abuk atlara!" Turgut bu sese kahkahalarla gld. Pilatiyus'u lmn eiine kadar gtren sr'atli bir vuru kardktan sonra, TURGUT ALP ? 85 "Acele ediyorsunuz," dedi. "Sabaha kadar daha vakit var. Gece yolda kaybolabilirsiniz." Pilatiyus az daha kalbi deldirmek zere olduunu grp souk souk terledi. Aznn etraf kpklerle dolmutu. "Pis herif!" diye brd. Atma dou gerilemeye balad. Fakat Turgut'tan aman alamyordu. Delikanl hasmnn kamak iin frsat kolladn gryor, alabildiine sktryordu. brleri de hasmlarn sktrmlard )^a, yine de tek tek atlanmalarna mani olamyorlard. Turgut bir yandan da bu adamlarla fazla uramann lzumsuz olduunu dnyordu. "Hey Hasan Alp!" diye seslendi. "Bunlarn size bir zarar dokundu mu?" Karlk hemen geldi: "Yok be yiidim, bu uyuzlardan bize ne zarar gelebilir? Handa grlt karmlard da kaptk." "Kamaya yol aryorlar da!" Ayn zamanda Pilatiyus'un an buldu. "Seni ldrmeyeceim Pilatiyus," diye bard. Klcn sr'atle kaldrp sa eline indirdi. "Fakat mrn olduka kl tutamayacaksn." "Aaaah!" Pilatiyus'un dehetle alan gzleri kesik bileine dmlendi. "B!" diye bir ses kard. Ac ile frlad. Karanla dald. Bre bre gzden silindi, gitti. Bu sesi duyup Pilatiyus'un kan gren Saltuk, 86 ? TURGUT ALP "Artk dvemeyecek bir hale getirdin onu. Kasaba ka- saba dolap kahramanlk hikyeleri anlatr ve para toplar bundan sonra. Elini uurdun." "Brakn, brleri de gitsin!" "Ama olur mu?" diye itiraz bast Hasan Alp. "Daha imdi tad kmaya balamt iin." "Bo yere uramaya lzum yok. Madem kamak iin yol gzlyorlar, gitsinler." Turgut'un konumas geri Trke idi, ama ilerinde herhalde Trke anlayan biri vard. Arkadalarna, "Atlara!" diye emretti. imek gibi frladlar, atlarna atladklar gibi pelerinden eytan kovalyormuasma mahmuzladlar. Turgut arkalarndan bard: "Hey, sinek valyeler, ormanda kolsuz bir arkadanz bulacaksnz, yannza almay unutmayn!" Sesi gk grlemeleri iinde eridi. Dnd, arkadalarna bakt: "Eh," dedi. "Artk scak bir orba ile bir ocakba hakettik demektir. Sonra hancya syleyin, misafirlerimiz olacak burada." Hanc avlunun bir kesine ylm kalmt. Ayaa diktiler. Bana yedii bir kl tersinden gelen sersemlik hl stnde idi. Bir mddet nerede olduunu kestirmek iin dikkatle etrafna bakt. Sonra bir ey sylemeden hanna girdi. Turgut yal hancnn perian halini grnce ardndan seirtti: "Ne oldu sana?" Hanc kafasn iaret etti: "Kpekoullanndan biri bama denk getirdi." TURGUT ALP ? 87 "Yaral msn?" "Deilim galiba yiidim. Osman Gaziye hakaret etmelerini hazmedememi, atlmtm. Bama vurdu itler. Geberttiniz mi bari?" Turgut'la birlikte dierleri de gldler, hanc dilerini gcrdatt: "Yoksa gebertmediniz mi?" Turgut yal adamn srtn svazlad: "Geberen geberdi merak etme. Kalan da yle bir ders ald ki, daha yaad mddete buralara gelemez. Sen syle bakalm, misafirlerimiz ne lemde?" Hanc glmsedi acsna ramen. "yiler," dedi. "Rahatlan yerinde. Ama dorusunu isterseniz beslemekten bkmtm. Sz verdiiniz gnde gelmediniz." "Eh bizim iler byledir. Pek karar tutmaz." "Hemen grmek ister misiniz?" "nce scak bir eyler isek hi fena olmayacak. Sonra alr gideriz." Hanc ile birlikte Hasan Alp'in de az bir kar ak kalmt. Hasan, "Bu havada m?" diye sordu. Saltuk kzd: "Ne var havada?" "Yayor yahu." "Allah'n rahmeti be, kaacamz m sandn?" Frtna gittike iddetini arttrarak devam ediyordu. Atei canlandrp kurulanmaya baladlar. Bir yandan da hancnn getirdii scak orbay kaklyorlard. 88 ? TURGUT ALP Hasan o zaman dikkatle iki akncnn kyafetine bakt ve bir kahkaha att: "Gerekten bu klkta sizi tanyamamtm yiitlerim," dedi. 'Tepeleyecek iki valye daha kt diye sevinmitim ilk anda." Saltuk alay etti: "Yahut tepeleneceini zannederek titremitin." "Ne, ben mi?" Elini gsne vurdu. "Allah'in izniyle uraya imdiye kadar korkunun zerresi girmi deildir." Saltuk arkadann srtn okad: "Arslan!" orbalarn itiler. Turgut kapy ap dar kt. Yzn buruturdu: - "Hakikaten frtna sertleti Saltuk. ok mklat ekeceiz." Dnp tekrar yerine oturdu: "Sahi, valyelerle ne alp veremeyeceiniz vard?" Hasan Alp cevaplad bunu: "Bir alp veremeyeceimiz yoktu ya, onlarn dertleri varm. Geldiimizde hanc ile mnakaa ederlerken bulduk. Zavallc bir kl tersi ile yktklarn grnce de dayanamadk. Hancnn dediine gre, Osman Beye hakaret etmiler. Bunu daha nce bilseydim, tvbe olsun hi birini sa komazdm." Bir sre daha sohbet edip frtnann dinmesini beklediler. Yats namazndan sonra yamur biraz hafifler gibi oldu. Turgut hanc ile birlikte, esirlerin bulunduu odaya kt. Elindeki ray duvarda bir kntya brakt. "Naslsnz bakalm delikanllar?" diye sordu. "Rahatnz iyidir umarm." TURGUT ALP ? 89 Tomas hepsinden evvel cevap verdi: "Defol buradan!" Turgut acyarak delikanlya bakt: "ok heyecanlsn Tomas, gerek silahor hislerini iine gmmeyi bilmelidir." "Yzn grmek istemiyorum." "Ama grmek mecburiyetindesin. Benimle birlikte geliyorsunuz. Hadi kmldayn bakalm." Bu sefer Nikola sordu: "Nereye gtreceksin bizi?" "yle St'e kadar uzanacaz. Baz iler bitene kadar misafirimiz olacaksnz." "Kalleliktir bu." Turgut'un yz allak bullak olmutu: "Neden?" "Beni brakacaktnz, sz vermitiniz." Turgut dik dik Nikola'ya bakt: "yle mi Palikarya? Arkama geip kl vurmaya yeltenmeseydin, belki dediini oktan yapm olacaktm, ama artk imkn kalmad. Sylenmeyi brakn da yryn bakalm." nne katp aaya indirdi. Hasan hayretle mrldand: "Yahu nereden kt bunlar da?" Saltuk glmseyerek cevap verdi: "Yukardaki bir odadan ktlar." "Peki, ama oraya nereden girdiler?" Saltuk bir kahkaha att: 90 ? TURGUT ALP "Ha, onu mu soruyorsun? Oraya u bulunduumuz odadan girmilerdi; on be gn kadar evvel." Turgut, "Gidiyoruz," dedi. Kapya yrd dorudan doruya. Saltuk da kalkp arkadan takip ederken Hasan'a, "Siz herhalde St'e gelmiyorsunuz. Karacahisar'a gideceiz." Saltuk, Karacahisar lafn duyunca birden dnd. Hasan'n kulana bir eyler fsldad. Gz ucuj'la Turgut'u iaret etti ona. Turgut bunu fark etmiti. Fakat grmezden geldi. Hancya, "Bize verebilecein dn atn var m acaba?" dedi. "Misafirlerimizi St'e kadar yrtemeyiz." Hanc hemen kotu: "imdi at eyerleyip size hediye edeceim yiidim," dedi. "Biraz bekleyin." Az sonra atlarna atlam, yola koyulmulard. Esirlerini gzelce baladklar iin kamalarndan yana endieleri yoktu. Btn mesele bir an evvel frnamn dinmesi idi. Bir ara Turgut Saltuk'a sordu: "Hasan'm kulana ne fsldadn?" Saltuk gld: "Senin gznden bir ey kamaz m be?" "Beni alkadar eden hibir ey kamaz." "Nereden bildin seni alkadar ettiini?" "Eh, bildim ite! Gerei syle de rahatlayalm." Saltuk yeniden gld: "ok meraklsn, sadece birine selm gtrmesini syledim." TURGUT ALP ? 91 "Kime?" Turgut bu soruyu sorarken alaca cevab pekla biliyordu. Saltuk ise marizleneceini kuvvetle tahmin ettiinden, her ihtimale kar arkadandan bir para uzak durmay tercih etmi, atn yana srmt. Cevap verdi: "Senin selamn syledim be. Bizansl Prenses Meri'ye." Turgut eskisi gibi kzmad. Hatta o kadar skunetle karlad ki, arkada arp kald. "Nasl, kzmadn ha!" "Neden kzaym? Kt bir ey yapmadn ki." Saltuk tehlike kalmadndan emin olunca atn tekrar yaklatrd: "Onu seviyor musun kardeim?" Turgut ban mphem bir tarzda sallad: "Biz dinimizi, vatanmz severiz Saltuk. Meri hayam kurtard. stelik kale kapm da o at bize. Bu yzden..." Saltuk rahat bir nefes ald: "Ben de seviyorsun, evleneceksin diye zlp dururdum, ne ahmakmm meer. Bir aknc yalnz dinini ve devletini sevmelidir Turgut. Kadn sevgisi belki altnc, yedinci srada gelebilir, bunun iin daha erken. Evli adam iyi aknc olamaz." Bir daha bu mevzua dnmediler. kisi de bir an evvel St'e ulamay candan istiyordu. Yamur kesilmi, gkten bulutlar temizlenmeye balamt. Zaman zaman ay bulutlardan syrlp parlyordu. Saltuk, "Allah bize yardm ediyor," diye mrldand. Kendi kendisine dua etmeye balad. 92 ? TURGUT ALP UUNCU BOLUM negl elilerinin geldii haberi Osman Gaziye ulat zaman, arkadalaryla St dnda bir evde bulunu. yordu. Yanbamda oturan Abdurrahman'a, "Turgut iyi becerdi," dedi. "negl Tekfuru oyuna geldi, bize yaltaklanmaya alacaktr." Hakikaten de yle oldu. Tekfurun adamlar srf Osman Gaziye yaltaklanmak iin gelmi bulunuyorlard. Balan olan adamn, "Byk Ubeyi Osman aha Tekfurumuzun hrmetlerini getirdik" diye balayan nutku, belki bir saat devam etmi, cmlelerinin iine uzun uzun methiyeler sokmutu. Eli konuurken Osman Gazinin arkadalar zaman za- man bakp glyorlard. Kuvvet karsnda Tekfurlarn yaltaklanmas yeni deildi. Bu hareket dmann gszln belirten bir mahiyet arz ediyordu onlara gre. Bahar gelince icabna bakmay dnyorlard. Osman Gazi, adamlara, Yarhisar'la birlemek niyetinde olmadn, ama rahat durmazlarsa pekla bunu dneTURGUTALP ? 93 bileceini bildirip savd. Eliler kar kmaz da Turgut'a dnd: "Aferin Deliolan, yine yapacan yaptn. Adamlarn yreini rperttin. Korkuya saldn. Bu demektir ki, bahara kadar rahat hareket edebiliriz." Herkes memnundu. Yarhisar'la negl'n birlemesinin nne gemekle bir belay savuturmu, k rahata geirme imknna kavumulard. Ama baharla balayacak yeni aknlara hazrlanmak iin bo oturmamalan lazmd. Temelleri yeni yeni atlan bir devletin mensuplar atalet iinde deil, hareket iinde olmal idi. Osman Gazi bunu hatrlatyordu. "Silah arkadalarm. imdilik Yarhisar ve negl fitnesini savuturmu bulunuyoruz. htimal bu iki Bizans kalesi bundan byle birbirlerini yiyeceklerdir. "Arada biz rahata hazrlk grebileceiz. dealimizi gerekletirmek iin zamana ihtiyacmz vard. Bu zaman bylece kazanm oluyoruz. Deerlendirmemiz gerek. "Kuvvetlenmemizi hazmedemeyen tekfurlar yeni planlar peinde koacaklardr. Bizi sindirmek iin tekrar ittifaka geeceklerdir. Hazrlkl olmak durumundayz. Hepiniz kendi apnzda bu hazrlklara nezaret ediniz. Kayl genler her sabah muntazaman kl kalkan oyunu yapsn, cirit atma ve ok gezlemeyi rensinler. Gelecein devletini onlara emanet edeceiz. yi yetiirlerse gzmz arkada kalmayacaktr." Bu toplantdan sonra St yine karnca yuvas gibi kaynamaya balad. Gnn her saatinde ata binmeyi, cirit atmay renen, kl sallayan henz ocuk denecek yata olanlara tesadf etmek mmknd. Tecrbeli akn94 ? TURGUT ALP clar bunlar gruplar halinde toplam, idare ediyor, her trl sava marifetlerini retiyorlard. Bu arada genlere maneviyat alamak iin aralarnda yarmalar tertipleniyor, kazananlara hediyeler veriliyordu. Byle bir zamanda Harmankaya Hkimi Kse Mihal Bey, St'e geldi. A yorgunluktan yklacak gibi idi. Hemen Osman Gazinin adr nne gitti. Nbetiye, "Geldiimi Osman Beye haber ver" diyerek beklemeye balad. Kse Mihal'in geldiini gren Abdurrahman ve Turgut hemen yanna gittiler. "Ho geldiniz Mihal Bey, hangi rzgr aramza att sizi byle? Mihal Bey her zamanki tebessmn dudaklarndan eksik etmeden ban sallad: "yi bir rzgr deil, yiitlerim, korkarm keyfinizi bozacam." Turgut gld: "Getirdiin gaza haberi ise, keyfimizi tam yerine getireceksin, demektir Mihal Bey. Ka aydr burada oyun oynamaktan baka bir ey yaptmz yok, yle serhadlere doru almak isteriz." Nbeti kapya kp Osman Beyin kendilerini beklediini haber vermesiyle konumay kestiler. Mihal Bey, "Sonra bol bol konuuruz yiitlerim," dedi. "imdi Osman Beye syleyeceklerim vardr." Tam girmek zere dnnce Osman Beyle burun buruna gelerek duraklad. Osman Bey misafirini kapda karlyordu. Yz mtebessim, kartal baklar okayc idi. Kollarn at. "Gel bakalm Mihal Bey, inallah hayrl haberlerin varTURGUTALP ? 95 dr, yoksa Harmankaya Kalesinin anahtarlarn m getirdin?" Osman Bey tabii aka sylemiti. Fakat Mihal Bey ciddiye alm olacakt ki, kucaklatktan sonra yle mukabele etti: "Hisarmn anahtarlarn emrettiiniz anda elinize teslim edebilirim Osman Bey, bunda bir an bile tereddt etmem." Turgut'la Abdurrahman baktlar. Osman Bey bir kahkaha att. v "Saol Mihal Bey, ihtiyacmz olunca haber veririz. imdilik sende kalmas daha faydaldr." Kenara ekildi: "Buyurun, ieri girelim." Turgut'la Abdurrahman ilerine dnmek iin seirttiler. Daha birka adm atmlard ki, Osman Bey arkalarndan seslendi: "Nereye gidersiniz bre, gelin buraya. Sizden gizlimiz olduunu mu sanrsnz?" ki arkada geri dndler. Hep birlikte adra girdiler. Sedirlere gzelce bada kurup yerletikten sonra Osman Gazi sordu: "Ee, anlat bakalm Kse Mihal, seni byle nefes nefese aramza katan saik nedir?" Kse Mihal hibir mukaddemeye lzum grmeden damdan der gibi sordu: "negl'den size bir eli gelmi miydi?" "Evet." "Sizi ok metheden bir eli kafilesi idi bu!" 96 ? TURGUT ALP "Tamamen yle." "Yarhisar'la dman olduklarn da sylemilerdi." Osman Bey bunlar Kse Mihal'e anlatm deildi. Daha dorusu Yarhisar elileri St'e geldiklerinden beri Kse Mihal etrafta grnmemiti. yleyse nereden renmiti? Hayretle, "Evet..." diye tasdik etti. Mihal Bey gld: "Nereden rendiimi merak ediyorsunuz herhalde dostum," dedi. "Dorusu yle." "Tekfur syledi." Osman Bey kzar gibi oldu: "Laf aureye evirme Mihal Bey, ne diyeceksen en kestirme yoldan syle, bilirsin cerbezeden nefret ederim." Mihal Bey yine gld: "Bilirim beyim, ama ben cerbeze yapmyorum- Meseleyi sizin cihetinizden de deerlendirmem lazm. Anlatacam eylerin ie yaramayacak olanlarn bylece tahlil etme imknna kavuacam iin fuzuli eyler dinlemekten sizi kurtarm olacam. Yarhisar'dan gelen elilerden haberim vardr. nk bunu negl Tekfuru bizzat syledi." "Sonra?" "Beni hl kendilerinden sanyorlar. ahsnza olan ballklarn tekrar etmemi istedi. Birka gn evvel adamlar Yarhisar taraflarn talan ettiler. ayet adamlarnzla karlarlarsa saldrmamanz rica etmemi de szlerine ilave etti." Osman Beyin can sklmt: "Bu kadar m?" Kse yine mtebessimdi. Ban iki yana sallad: TURGUT ALP ? 97 "Bu kadar bir i iin t Harmankaya'dan kalkp buralara gelir miyim beyim? in en tatls en sonunda." "Nedir?" Kse Mihal Bey bir sre durdu. nce Turgut'a, sonra Abdurrahman'a bakt. Daha sonra tekrar Osman Gaziye dnd: "Yiidim," dedi. "Bilecik Tekfuru ile olu ihtilafa dtler." Bu iyi bir haberdi ite. Osman Gazi nicedir Bilecik'i almay kuruyor, msait bir frsat kolluyordu. Yerinden srad. Yz prl prl aydnlanmt: " "Nereden bildin?" diye sordu, haberin shhat derecesini renmek iin. "Bilirim beyim," diye cevap verdi Mihal Bey. "Bilirim, nk Bilecik Tekfuru ile aramz pek sk fkdr." "Peki bu ihtilaf nereden dodu?" "Bir kz yznden." "Kz m?" "Evet. Yarhisar Tekfurunun kz Holofira'y oluna almak iin Bilecik Tekfuru nce eliler karm, sonra da kendisi bizzat giderek kz grm ve babasyla da grerek muvafakan alm. Ama Bilecik Tekfuru kz grr grmez vuruldu. Oluna almaktan vazgeerek kendisi talip oldu. Bu hadise de oluyla arasnn almasna sebep oldu." "Vay yavuz kfir vay!" "Ama kz gerekten ok gzelmi. Grenlerin anlattna gre ya henz on m, ama olgun bir kadn kadar da akll imi. Gzlerine bakann gzleri kamayormu." 98 ? TURGUT ALP Osman Gazi elini sallayp muhatabn susturdu: "Brak elin kzn methetmeyi de esasa gel." "Esas byle beyim, imdi baba oul kanl bakl olmular. Olu, bana toplad apulcular srsyle babasna kar km. Kyasya vurumular, ocuk malup olup ekilmi, ama babasnn korkulu ryas olmu. Frsat bulunca kale civarm talan ediyor, kadnlar daa kaldryor. Hlasa rahat, huzur kalmam kalede. Tam bir kargaalk var. Tekfur ise ne yapp yapp kz almaya niyetli. Kz vermekten biraz vazgeecek gibi olan YarhisarTekfuruna haber salp kalesini bana geirecei tehdidini savunnu. Yarhisar Tekfuru korkusundan raz oluyor bu izdivaca. Ho, onun iin mhim olan Bilecik'le akraba olmaktr, gerisi vz gelir. Fakat kz kendisini paralyor, o domuza varmam, diye. in sonu nereye varacak bilemem." Osman Bey bir sre dnd. Sonra delici baklarn Kse Mihal'e dikti: "Bilecik Tekfuru byle iler yapacak karakterde grnmyordu ya, insan belli olmuyor. imdiye kadar da bize kar dostluk gstermitir." "yleydi, ama artk yle deil. Sizin hakknzda iyi eyler dnmyor. Zaten Yarhisar Tekfuru kzn vermek iin art komu ki, size kar kendisiyle birlesin." "Vay!" "Elbette." "Kabul etmi mi peki?" "Etmi ki, nasl hem de. Holofira'ya kar duyduu ak ona neler yaptrmaz, neler!" Turgut Alp daha fazla dayanamad. "Bu tekfurlar zaten hep iki yzldr" diye bard oturTURGUTALP ? 99 duu yerden frlayarak. Osman Gazi glerek Harmanka- ya Tekfuru Kse Mihal'e bakt: "Seni istisna kabul ediyoruz Mihal Bey," dedi. "Alnmaynz." Mihal Bey de glmsedi: "Biliyorum beyim," dedi. "Beni istisna kabul ettiinizi biliyorum, ama yine de mensup olduum rkn ikiyzllnden utanyorum." Osman Bey, Kse Mihal'in yanna kt. Sa elini srtna hafife vurdu: "O zaman gelin slm'da birleelim Mihal Bey!" Mihal Bey memnuniyet dolu baklarn Osman Gaziye evirdi: "yi i ge hasl olur beyim. Hele biraz daha bekleyelim." Abdurrahman sze kart: "Bari o zamana kadar Azrail Aleyhisselmla bir anlama yap ki, cann almasn. Yoksa balklama cehenneme daldn gndr." Kse Mihal bunu aka kabullenip glmek istedi. Ama muvaffak olamad. Sadece ac ile dudaklar bzld. Ban ileri geri birka kere sallad. Mslman olmay ne zamandan beri istiyordu. Mslmanlar can gibi seviyor, hayatn tehlikeye atarak Kay airetine hizmete kouyordu. Mslman olduu etraftan duyulacak, Rum tekfurlar artk ona itimat etmeyecekti. Oysa Mihal Bey daha uzun yllar tekfur olmasndan istifade ederek Osman Gaziye hizmet etmeyi dnyordu. Bunlar zahiri sebeplerdi elbette. Aslnda hidayete erimedikten sonra btn telkinler boa idi. Ve Kse Mihal Bey imdilik sadece bir slm dostu olarak kalacakt. 100 ? TURGUT ALP Osman Gazi fazla srarn "Dinde zorlama yoktur" kaidesine aykr deceini hesaplayarak sz deitirdi. "Hele birka gn bekleyelim," dedi. "Bakalm zaman ne gsterecek. Eer Bilecik gerekten bu durumda ise zafiyetinden bakalarna istifade ettirmek ahmaklk olur." birden tasdik ettiler: "Doru sylersiniz beyim." Osman Beyin baklar bu sefer Turgut'un stnde noktaland. "Sana da rahat huzur verdiimiz yok Deliolan, ama neylersin ki, Kay airetinin senin gibi gzpek yiitlere ihtiyac vardr. Galiba yine yol grnr." Turgut'un canna minnetti byle bir teklif. Nicedir yeni bir vazife bekleyerek gn geiriyordu. Gzlerinin ii gld: "Emrinizdeyim beyim!" "Sen kffar iini en iyi bilen arkadamzsm. Hele bir yol Bilecik'e kadar git gel, bakalm durum nicedir? Baharda ona gre hareketimizi tanzim edelim." Turgut oktan ayaa kalkmt: "Emredersiniz," diye tekrarlad. "Bilecik'e gidip geleceim. Durumu tez elden renip haber uuracam." "Yanna kimi istersin?" "Kimi mnasip grrseniz beyim." Bunu sylerken gzleri Abdurrahman'da idi. Onunla birlikte ne zamandr ie kmamt. Osman Bey bunu anlad: "Yok," dedi. "Abdurrahman' bizden ayrma. Ona burada daha ziyade ihtiyacmz vardr. stersen yine Saltuk'u al." TURGUT ALP ? 101 Turgut itiraz etmedi: "Mnasiptir beyim." "Ne zaman yola kabilirsin?" "Hemen imdi beyim!" Osman Bey arkadann srtn svazlad. "Pekala. Allah yardmcn olsun. Yolda Karacahisar'a da ura. Kad Dursun Fakih'e selamlarmz syle." Bir sre sustu. i glen gzlerini Turgut'un gzlerinin iine dikti: "Bu arada Bizans Prensesinin shhatinden de haberdar olmak isteriz." Abdurrahman bir kahkaha atarken, Turgut dar frlad. Kim bilir peinden sylenen alayl szleri duymamak iin byle acele etmiti belki. Hemen Saltuk'u buldu: "Gidiyoruz," dedi sadece. Atlandlar. Gne ikindiye devrilirken St' terk ettiler. S 102 ? TURGUT ALP DRDNC BOLUM Bilecik, da eteklerine srt dayayan bir kale idi. Gayet iyi korunuyor, akam olunca ne ierden darya, ne dardan ieriye ku uurulmuyordu. Tekfurun Bizans'la zel temas da vard. Bunun iin dier kaleler ona kar bir nevi hrmetle bal idiler. Bilecik Tekfuru da bundan azami istifade ile ilerini grmeye alrd. Osman Beye hibir husumetleri yoktu. Bu zamana kadar gayet iyi geinip gitmilerdi, ama bunun daha ne kadar devam edeceini kestirmek gt. Osman Beyin gn gn kuvvetlenmesi, Bilecik Tekfurunu da haliyle rahatsz ediyordu. Bugn olmasa bile yarn kendi kapsn alacaklarn biliyordu. Sarkl mcahitler birkere kale nnde grndkten sonra, oradan uzaklatrmak mmkn deildi. Onun iin el altndan Germeyanolu Ali ir Beye eliler karm, Osmanl tehlikesi hakkndaki dncelerini renmeye almt. Ali ir Beyin de en az kendisi kadar endieli olduunu grnce rahatlamt bir para. Esasnda bu iki Trk kabilesinin birlemesi halinde tek- furlar iin byk tehlike domu olurdu. Ama Ali ir Bey gururuna malup bir adamd. Osman Beyin kendisinden TURGUT ALP ? 103 bunca yl sonra ortaya atlp, bu kadar yer fethetmesini, hele Seluklu Sultan tarafndan kendisinden daha makbul tutulmasn, ona tu, tabi ve sancak gibi beylik almetleri gnderilmesini hi hazmedemiyordu. nce Yarhisar Tekfuruna ald. Yarhisar Tekfuru bylebir teklif bekliyordu zaten, ama Turgut Alp'in oynad oyun yznden negl Tekfuru ile aralan almt ve Tekfurun adamlar kale civarna durmadan basknlar veriyorlard. nce d tehlikeye kar kalesini mdafaa etmek zorunda olduunu ileri srerek Ali ir Beyin teklifini reddetti. Aslnda ise byle bir maceraya girmeyi dorusu gz kesmiyordu.Hem Germeyanolu da Trkt. Hi umulmadk bir anda Osman Beyle birleiverir, btn Tekfurlarn canna okumak zere ittifaka girebilirdi. Fakat, onda bu haslet nerede? Osman Beyi bir trl ekemiyor, zamanl zamansz topraklarna basknlar vererek masum insanlar ldryordu. Osman Gazi birka kere kendisine haber gnderip yaptklarnn ancak bir kfire yakacan hatrlatt. Buna cevap olarak Ali ir Bey basknlardan hisse istediini, ald kalelerden bir ksmnn kendisine teslim edilmesi gerektiini syledi. Osman Bey iyiden iyiye ierlemiti bu isteklere. Gelen elileri huzurundan kovarak barmt: "Hisse kl sallamasn bilenlerindir, buyursun alsn." Bu bir ilan- harpti tabii. Ali ir Bey de bunu anlamt, ama tek bana Osman Gaziyi yenebileceini sanmyordu. Onun in Tekfurlara yanamaya alyordu. Bilecik Tekfuru onu en iyi karlayanlar arasnda idi. Teklifine evet dememekle beraber, gayet msait grnm, elileri zel sofrasna kabul ederek iltifatlar etmiti. Byle karlanmaktan cesaret alan Ali ir Bey daha sk Bilecik'e eli karr olmutu. 104 ? TURGUT ALP Yine byk bir elence vard. Zaten btn Tekfur saraylarnda her akam yeni bir elencenin temeli atlr, araptan uyuan beyinler her sabah yeni yeni yanl kararlar almaya hazrlanrd. Bunun iin millet ileri sadece dilde kalr, saray dndakiler a b ila, zelil bir hayat srerlerdi. Halk saraya iki yetitirebilmek, saray kadnlarna ziynet olabilmek iin alr olmutu. Kazandklarnn hemen hepsini Tekfur aldndan, yln yarsn a geiriyorlard. Bkknlk km km, boaza dayanmt. Bunun iin Tekfurun olunu bir kurtarc olarak grmeye balamlard. Geri apulculuk yapyordu, ama oluna istedii kza gz koyacak kadar alalan babasndan daha ahlkl olduu muhakkakt. Bir an evvel kaleyi ele geirmesi iin dua ediyorlard. Bu gece elenceleri halkn kesesinden neleri gtrd bir yana, Tekfurun gece gndz ikili kalmasn temin ederek ileri ters mecralara da srklyordu. Adeta Bilecik arap sofrasnda idare ediliyordu. Gecesini gndzn, airetini idare etmeye hasreden Osman Bey ve arkadalarnn feragati nnde elbette karton kaleler gibi yklacak, btn buralar Osmanoullarnn eline geecekti. Osmanoullan da Osman Gazinin yolundan gittikleri srece, yani zevk ve sefahati deil, din, memleket ve milleti dndkleri srece ykselecek, Avrupa devletlerine diz kertecek, Osmanl hkimiyetini dnyaya kabul ettirecekti. Turgut Alp bir yamatan Bilecik'e bakarken, bunlar dnyordu. ki gn yollarda geirmi, yorgun dmlerdi. Kale urackta idi. Batmak zere olan akam gnei ehrin ortasndaki kilisenin kubbesine vurduka parlatyordu. Mevsim sonbahar olmasna ramen hava souk deildi. TURGUT ALP ? 105 Hatta iki arkada terlemilerdi de. imdi havann bir para kararmasn bekliyorlard. Geldiklerini Tekfurun duymamas menfaatlerine olurdu. Geri Osman Gazi ile Bilecik Tekfurunun arasnda belirli hi bir hadise gemi deildi. Olduka dostluklar da vard. Ama son hadiseler Bilecik Tekfuruna ters ynden tesir etmi grnyordu. St'e ulaan haberler iyi deildi. Kse Mihal Bilecik Tekfurunun fesat kazan kaynatmaya baladn sylemiti. Zaten Rum Tekfurlarnn dostluklarna gven olmazd. Barta da, savata da bunlarn karsnda, hep tetikte durmak en akla yakn idi. Onun iin iki arkada Bursa tacirleri klna girmeyi uygun bulmulard. Ne olur ne olmaz diyerek de hava karardktan sonra kaleye girmeyi dnmlerdi. Tabii kale kaplarnn kapanma saatini biliyorlard. Yoksa bir geceyi daha darda geirmek, ikisi iin de iyi olmayacakt. Akam namazn tepeciin stnde kldktan sonra yava yava kale kapsna doru atlarn srdler. Birazdan kapy gemi ve bir han aramaya balamlard. Aradklarn bulmakta da gecikmediler. nk son gnlerde Tekfurun olunun isyan ile hanlar olduka boalm bulunuyordu. Daha nceleri btn tacirlerin ura olan kale, imdi hemen hemen yabanclardan tamamen arnmt. Yalnz sk sk Germeyanolunun adamlarna rastlamak mmknd. Bu hal Turgut'un dikkatini ekmi, burada ne aradklarn merak etmiti,. Saltuk da ayn merak duymu olmal ki, sordu: "Bunlar ne aryor dersin?" Turgut ban iki yana sallad: "imdilik bilmiyorum ya, yaknda reneceiz." Han sahibi iman, dk omuzlu, kepe kulakl ve k106 ? TURGUT ALP sa boylu bir ihtiyard. ki Bursa taciri klndaki Osmanl aknclarn byk bir memnuniyetle karlad. Bu sra pek sk adam dmediinden her gelene azami iltifat etmeye bakyordu. Hele Bursa tacirlerine daha byk ilgi gsteriyordu. Kemerleri mutlaka ikin olurdu bylelerinin ve ekseriya iyi para brakrlard. "Buyurun asilzadelerim buyurun, erefle geldiniz, atlarnz en iyi ahrma ektireceim, en nadide yemlerimi yedireceim." Riyakr bir tavrla, kaln dudaklarnda sinsi bir gl olduu halde eilip doruluyor, bir para daha fazla bahi koparmak iin akla hayale gelmeyen yaltaklanmalara tevessl ediyordu. Turgut ile arkada atlarndan indiler. "Dediin gibi ise mesele yok," dedi Turgut. "Ama eer atlarmza iyi bakmazsan kulaklarn keserim, haberin olsun." Hanc, Bursa tacirlerini ok sert buldu. Hemen yaman ararak gerekli talimat verdi. Kendisi de iki akncnn nne dt: "Buyurunuz beyzadeler, buyurunuz asilzadeler!" Kocaman bir oda idi girdikleri yer. Duvar boyu kerevetler dizilmiti. Hava ok souk olmamasna ramen ierde ate yanyordu. ki arkadan ilk bakta dikkatini eken ey Germeyanolunun drt adam idi. Ocan biraz anda oturmu, alak sesle konuuyorlard. ki akncnn ieri girdiini grnce sustular. Turgut neeli bir sesle: "Herkese selam!" diye bard. "ki Bursa tacirini aranzda grmekle sevineceinizi umarm. Size lyk birok eyamz da vardr." Saltuk birden afallad. Yanlarnda eya filan yoktu. Eer bu adamlar muhayyel eyalar satn almak isterlerse durum berbat olabilirdi. TURGUT ALP ? 107 Bereket Germeyanoullar aldr etmeden sadece homurdandlar ve tekrar konumalarna dndler. Turgut bu sefer hancya dnd: "Bunlar hep byle somurtkan m dururlar, hancba?" Hancba ellerini aresizlikle iki yana at. "Somurkanlklar bir yana asilzadelerim, paraszlar da stelik. Tekfurumuz be para almamaklm emrettiler. Gya masraflarm kendisi deyecekmi." "yi ya ite, baka ne istiyorsun? Bol hesap karrsn." Hanc mitsizlikle ban sallad: "Nerede? Bu kanc defadr byle oluyor. Tekfur mas- raflar deyeceini sylyor. Listeyi gtrnce yzme kahkahalarla glyor ve 'Birka kiiyi hannda misafir ettin diye para istemeye utanmaz msn bre?" diye baryor. Elim bo dnyorum tabii. Yine de olaca bu." Turgut hayret etmi grnd: "Peki ama Tekfur hazretleri bunlar neden koruyor?" "Bilir miyim? Galiba son gnlerde Germeyanolu Ali ir Bey ile ii piirmi. Osman Gaziden mi korkar, yoksa oluna kar kmak iin yardm m isteyecek bilmem." "Ha, olu meselesi var sahi! Dorusu tekfurunuz iyi bir adam, ama bu iini beenmedim." Hanc sesini alaltt: "Kim beenmi ki beyzadem? Sz aramzda, olunun galip gelmesi iin btn kale dua ediyor." Sonra biraz ileri gittiini anlayarak sustu. ki eliyle azn kapad: "Dilim tutulsa da konuamaz olsaydm, ne dediimin farknda deilim ben, unutun sylediklerimi." 108 ? TURGUT ALP Turgut oktan dnmeye balamt, bu adamdan nasl istifade edebileceini. Nihayet bir karara vararak sordu: "Germeyanoullanyla tekfurunuzun aras pek sk fk. Herhalde kaleye sk gelirler." Fakat hanc cevap vermedi. Artk konumamay tercih ediyordu. Turgut sualini tekrarlad ya, yine cevap alamad. Hancnn gzlerinin iine bakarak gld: "Eh, o zaman ben de sylediklerini Tekfura iletmekte asla tereddt etmem. Belki mkfatlandrr seni." Evet, belki mkfatlandnrd sylediklerinden dolay. Ama bu mkfat, ya bir yal ip veya keskin bir balta olurdu mutlaka. Elini boynunda gezdirdi: "Ben bir ey sylemedim" diye kekeledi. Turgut hl glyordu: "yi ya ite, bir ey sylemediini kabul ediyoruz da, imdi istiyoruz ki, birey syleyesin. Tekfurun Germeyanolu ile ahbapl ok ilerde, yle mi?" Hanc iki ta arasnda kalm gibi mitsizce etrafna baknd. Germeyanolunun adamlar hararetli bir sohbete dalm bulunduklar iin kede cereyan eden bu konumann farknda bile deillerdi. Hanc nihayet cevap vermek zorunda kald: "Evet, aralarnn hayli iyi olduu syleniyor." "Bir anlamalar var m dersin? Bursa Beyi merak ediyor da. Germeyanoullar buralara doluurlarsa iimize yarar. yi ticaret yapacaz." Hanc buna da bildii kadaryla cevap verdi: "Bir anlamalar olduunu bilmiyorum, ancak Germeyanolunun bir mttefik arad syleniyor. Yarhisar'a bavurmu, fakat oradan red cevab alm." TURGUT ALP ? 109 "Red cevab m alm, neden acaba?" "nk Yarhisar bugnlerde negl valyeleriyle urayor. Aman bulup byle bir anlamaya giremez. Osmanllardan da korkuyor stelik." "Vay! Bu ittifak Osmanllara kar mym?" "Elbette, siz ne sanmtnz ya!" Turgut, Saltuk'a bile parmak srttracak bir maharetle rol yapyordu. Elini bana vurdu: x 'Th, th! Ben de Bursa'ya kar bir ittifak sanmtm da ilerim bozulur diye korkmutum. Aman! Osmanoullarma kar ne yaparlarsa yapsnlar, bize ne? Aralarnda kacak muhasebe benim malm satmama engel olamaz." Hanc da rahatlamt. Bir kahkaha att: "Yok be asilzadem, ne gam edersiniz, size gre bir tehlike yok. Bursa'ya saldrmay kim gze alabilir?" Turgut elini sallad. Bursa'nm lm kalmn umursamayan kozmopolit bir Bursal gibi, "Adaaam sen deee!" diye uzatt. "Bursa'y deil, kendi ticaretimi dnrm ben. Tpk senin gibi. Nasl Bilecik'i deil de hann dnyorsan." Hanc sinsi sinsi srtt: "yle olmak lzm" diye cevap verdi. "nce kendimi dnmek zorundaym." Saltuk susmaktan bkmt: "ler tkrnda m bari?" diye sordu hancya dnerek. "Eskiden iyiydi ya, imdi i deiti. Tekfurun olundan korkanlar ehre gelmiyor. Grdnz gibi bedavac Germeyanolunun adamlarndan bakas yok handa. Bu gidile a kalacaz. Oysa Tekfur her gece ayr bir elence 110 ? TURGUT ALP tertipleyip sabahlara kadar neeleniyor. Bizim sefaletimiz onun elencesi oluyor." ki arkada baktlar. Turgut belli belirsiz bir iaret aktktan sonra tekrar hancya ordu: "u elenceleri yakndan grmek isterdik. Bunun iin yarm kese altn verebiliriz." "Sahi mi?" "Elbette sahi. Byle birini tanyor musun yoksa? Tanyorsan bir ylda kazanacan paray burada bir anda kazanacaksn demektir." Hanc hemen mutfaa doru yrd. ki arkadaa da iaret etti: "Gelin peimden!" Birlikte mutfaa girdiler. "Neci olduunuzu bilmiyorum, ama neci olursanz olunuz umurumda deil, alacam paraya bakarm ben. Burada rahatlkla konuabiliriz. Yardmcm sar ve dilsizdir." "Bizi elenceye gtrebilir misin sahiden?" "Elbette, hi meraklanmaynz. Yalnz stnzdekileri karp hizmetkr klna gireceksiniz." "Hizmetkr m?" "Evet, ben sizi yardmcm olarak saraya gtreceim. Naslsa yemekleri ben karacam. Siz de bana yardm edersiniz. Sofrann bandan ayrlmazsnz hi. arab bitirene arap, yemei bitene yemek korsunuz, tamam m?" arap meselesi ikisinin de midesini kabartmt, ama bundan daha basit bir yol bulamazlard. Hem bylece sofrann ok yaknna sokulacak, diledikleri malumatn belki de alsn alacaklard. TURGUT ALP ? 111 Turgut byle dnerek: "Peki," dedi. "Bize hizmetkr elbiselerini sen bulacaksn." Hanc avucunu uzat: "Ondan daha kolay i mi olur! Siz paradan haber verin." Turgut kesesinden itina ile birka altn ayrp hancnn eline tututurdu.: "imdilik bunlar elbise iin," dedi. "Seni burada bekliyoruz." Hanc kala gz arasnda kaybolmutu. Saltuk Turgut'a sordu: "timat caiz mi u kfire?" Turgut ellerini iki yana at: "Bir riske girmek zorundaydk ve girdik. Hibir i yzde yz garantili deildir. Mesel adam bizden phelenmi de olabilir. O takdirde birazdan burasn bir sr asker evirecektir." Saltuk'un eli cbbesinin iine soktuu enli klca gitti: "Hele bir gelsinler de..." Turgut gld: "ok mu hararetlisin?" Saltuk da tebessm etti: "Eh, bir para!" "yleyse u Germeyanoullarnn stnde neden denemiyorsun kendini?" Saltuk'un gzleri bir anda parlamt: "Sahi mi, msaade ediyor musun buna?" 112 ? TURGUT ALP Turgut arkadan kolundan tuttu: "Sakn ha! aka yaptm. Bir uval inciri berbat etmek var iin iinde, yoksa ben de en az senin kadar ierliyorum u adamlara." Mutfaktan kp bir kerevete ilitiler. Germeyanolunun drt adam tekrar balarn kaldrp bakt. Sonra ehemmiyet vermiyormu gibi tekrar sohbete daldlar. Birazdan hanc grnd. Koltuunun altnda bir boha vard. ki arkadan hizmeti kyafeti bu bohann iinde bulunuyordu. Kimseye bir ey sylemeden odalara kan kapya doru yrd. Tam kmak zere iken dnd, iki arkadaa bakt. kisi de ayn anda dorulup hancnn peinden gittiler. Birlikte bir odaya girdiler. Hanc koltuunun altndaki bohay yatan stne brakt: "kinize de uygun kyafet bulduumdan eminim. Fakat tahminimden de pahalya mal oldu. Dkkn kapam olduundan Portis'i ikna edene kadar akla karay setim. Tabii deerinden fazla fiyat istedi bunun iin." Turgut adamn yalan sylediini bile bile kemerinden iki aln daha ayrarak yatan stne att: "imdilik yeter mi?" Hanc srtarak altnlara yap. Kala gz arasnda kemerinin arasna soktu. "Eh," dedi, "imdilik yeter. Ama vaad ettiiniz yarm keseni ne zaman vereceksiniz?" "ok peincisin hancba. Vaad ettiimiz keseyi vaad ettiin yere gtrdkten sonra vereceiz, tamam m?" "imdi verseniz." "Olmaz, biz garantili almay seven tacirleriz." "Pekala, dediiniz gibi olsun bakalm. Ama sizi oraya TURGUT ALP ? 113 gtreceimden phe etmeyiniz. Yalnz ii ben idare edeceim, aklnzda bulunsun. Bu saatten itibaren iki yamam olduunuzu unutmaynz. Size vereceim emirlerden tr de kzmaynz sakn!" Saltuk homurdand: "Kzmamaya alrz." "imdi ben aa iniyorum. Germeyanoullarn yemek verme bahanesiyle mutfaa sokacam. Bu arada siz de yeni kyafetlerinizi giyip dan karsnz. Ahrn yannda beni bekleyiniz ve kimseye grnmemeye alnz." Tamam." Hanc kazanaca alnlarn hayaliyle yalanarak dan k. lci.arkada bir sre bakp gltler. Sonra boh^ ay aarak elbiseleri kardlar. Hancnn dedii gibi stlerine patp gelmiti. Endamlann iyice beynine nak etmiti herhalde. Bundan hancnn grld kadar aptal olmad anlalyordu. Kyafetlerini eker ekmez aa indiler. Turgut kapy aralayp byk odaya bakt. Germeyanoullarn gremeyince de arkadana bir iaret verdi. Birlikte dan kp sylenen yerde hancy beklemeye baladlar. Fazla beklemelerine lzum kalmadan hanc grnmt. Yanlarndan geerken ban bile evirmeden, "Beni takip ediniz," dedi. Birlikte yryerek konaa vardlar. Btn tekfur konaklan gibi bunun da bir bahe kaps vard. Hanc krdatt. Aralannca ieri szldler. Her taraf klarla donatlm olduu iin rahatlkla yrdler. Birazdan merdivenleri karak mutfaa girdiler. Mutfakta sr ile adam alyordu. Hanc iman, patlak gzl, beyazlar giyinmi birine yaklat. ki arkada iaret ederek, 114 ? TURGUT ALP "Yeni yardmclanm," dedi. "Sofraya hizmet edecekler." Adam ikisine de alc gzyle bakt bir mddet. Sonra ban sallad tasvipkr mnada. "Peki," diye homurdand. Turgut'la Saltuk verilen ilere komaya baladlar. Geri pek acemi idiler, ama zeklan sayesinde aklarn kapatmay beceriyor, falso yapmadan verilen ii becermeye alyorlard. Sofray bir gzel donattktan sonra ikisi iki yanndaki yerini ald. Birazdan da kadnl, erkekli grltc bir kalabalk sofrann bana t. Turgut tam Tekfurun ardna dmt. Adam i gbeini hoplata hoplata kahkahalar atyor, halknn sefaletini hatrlamadan tkmyordu. Bir saatte itii arap mbalaasz galon tutard. Az arplm, gzleri kanlanm, ama hl devam ediyor, bununla da kalmayarak etrafmdakileri durmadan imeye tevik ediyordu. "iniz dostlanm, iiniz. Gelecek gzel gnlerin erefine iiniz." arap kadehleri dolup dolup boaldka kafalar da dumanlanyor, abuk sabuk konumalar artyordu. Saltuk'un nnde Lefke Tekfurunun ba silahoru ile Germeyanolunun mutemet bir adam dmt. Bunlar olduka az iiyor, aralannda fiskoslap duruyorlard. Saltuk dikkat eder grnmyordu, ama sylediklerini can kulayla dinliyordu. Hele Germeyanolunun adam bir ara Osman Beyden bahsetmeye balaynca Saltuk nerede olduunu bile unutarak ne doru eiliverdi. "Azizim valye," diyordu Germeyanolunun adam. "Osman Gazi denen zibidi artk ok ileri gitti, beyimiz dersini vermek iin sabrszlanyor. Ancak ekindii, daha dorusu emin olmad baz durumlar vardr. Osman GaTURGUTALP ? 115 ziye saldrmay Seluklularn nasl karlayacan bilmiyor. Onun iin dorudan doruya bir taarruza girmekten endieleniyor. Eer tekfurunuz byle bir taarruza gemeyi isterse beyim yardm etmeye herhalde hazr olacaktr." valyenin az kulaklarna varyordu. ittiklerine inanmakta glk ekiyormu gibi hayret dolu gzlerle muhatabna bakt: "Elbette, bundan tabii ne olabilir? Osman Bey ikimiz iin de tehlikelidir. Tekfur kuvvetleri birlemeli ve bu tehlikeyi ortadan silrnelidir. Amcas Dndar Beyden gerektii gibi istifade edemediniz ne yazk ki. Oysa ihtiyar kurt airetin bana gemek iin yeeni Osman Beyi harcamakta zerrece tereddt etmez." valye derin bir nefes ald: "Doru sylersiniz, ama Dndar Bey de bir noktada Trk kan tayor, karsndaki adam ise z yeeni. Avlamaya altk, baz yardmlarn da grdk, ama artk byle eylere tvbe ettii syleniyor." Germeyanolunun adam ksk bir kahkaha att. Elini dosta yanmdakinin srtna indirdi: "nanma dostum," dedi. "Osmanoullarna ba olmak caziptir. Dndar Bey geri bir kenarda oturmay tercih ediyor, ama reisliin cezbesinden hibir zaman kendini kurtarabilmi deildir. Son aldmz haberlere gre kendisi Yarhisar'da imi. Karacahisar'dan kalkp kaleye inmi. Gya niyeti k orada geirmek. Asln sorarsan..." Sustu. Bir sre etrafna bakmp dinlenmediinden emin olmak istedi. Nihayet kanaat getirmi olacak ki tekrar devam etti: "Evet, asln sorarsan Yarhisar Tekfuru ile baz prensip kararlarna varmak iin oraya gitti. Aireti ele geirdii 116 ? TURGUT ALP takdirde baz kaleleri ona vermeyi taahht ediyor. Lefke Tekfuru Yarhisar'dan evvel davranrsa Dndar' pekala avucunun iine alabilir. Senin yapacan yegne i doru beyine gidip durumu haber vermen. Gerisi ocuk oyunca-" "Haberi verdim diyelim, o zaman ne yapacaz?" "Tahmin ederim Tekfurun byle bir haberi mkfatsz brakmaz. Osman Gazinin baharla birlikte tekrar sava meydanlarnda grnecei muhakkaktr. Lefke ise fethe ok elverili. Hem bir kprba, hem de zayf bir kale. Osman Gaziden evvel faaliyete gemezseniz hava alrsnz, bilmi olunuz." valye bir sre dnd. Germeyanolunun ne derece doru syleyip sylemediini bilmiyordu. Hakikaten Dndar Bey Yarhisar'da m idi, yoksa palavra m atyordu adam? "Dndar Beyin Yarhisar'da olduunu nereden biliyorsun?" Gerrheyanolu gld: "Biliyorum," dedi. "Biliyorum, nk gn evvel ben de orada idim." "Ya!" "Evet." valye ayaa kalkt: "yleyse bunu tekfuruma iletmeliyim. Belki dnecei eyler olacaktr." Germeyanolu da ayaa kalkt: "Yolun ak olsun valyem," dedi. valyenin kmak zere olduunu gren Bilecik Tekfuru seslendi: TURGUT ALP ? 117 "Hey!" valye dnp bakt: "Buyurunuz asil Tekfurum." "Nereye gidiyorsun?" "yle bir hava alacam. arap ok dokundu bana." Tekfur bir kahkaha att: "Amma da araba kar dayankszsn be!" Kadehini kaldrd. Sofradakilerin gzne sokmak ister gibi burunlarna doru uzatt: "elim dostlarm," dedi. "Gelecek byk zaferler erefine ielim!" Kadehler dolup boald, kafalar biraz daha dumanland, gzler bir para daha kanland. Herkesin kadehini dudana gtrmesini frsat bilen Saltuk, arkadana Germeyanolunun mutemet adamn iaret etti. Turgut arkadandan gelen iareti aldktan sonra Germeyanolunun adamna daha dikkatle bakt. Olduka uzun boylu, sakall bir adamd. arap itiine baklrsa Mslmanlkla bir alkas yoktu herhalde. Uzun burnu kadehin iine dudaklarndan nce giriyordu. Turgut zaten bu adamdan phelenmiti. Germeyanoullarnm Osmanllar iin iyi eyler dnmediklerini bilmesi bir yana, Lefke valyesiyle ne zamandr devam eden us-ltlarmdan kukulanmt. Byle sofralarda, korkulu baklar ve endieli el hareketiyle konuulacak tek mevzu Osman Beydi. Hepsinin yrei bu korku ile dolu olduundan ister istemez ondan bahsediyorlard. Adam daha dikkatle gzetlemeye karar vererek yine hizmetine devama balad. 118 ? TURGUT ALP Bilecik Tekfuru yannda oturan kara gzl iznik valyesine bir eyler anlatyordu. Turgut nceleri hi ilgi duymad, ama sonra istemez kulak verdi. nk bunlarn da bahsi dnp dolap Osman Gaziye gelmiti. znik valyesi, "Germeyanolu da bizim taraf tutuyor. Gerekirse askeriyle bizi destekleyecek. Bu kadar kuvvetli olduktan sonra Osman Beyden korkmamz iin sebep kalr m?" Tekfur menf manada ban sallad: "Elbette kalr. Biz byle birleirsek Osman Beye de yardm edecekler vardr. Konya Seluklu Sultan onu gz gibi sever. Son gnderdii fermanda sylendiine gre, Osman ah diye hitap etmi. Demek oluyor ki, bu u be- yine ok ehemmiyet veriyor. Neme lzm, Osman Bey buna lyk bir kumandan." "Ondanmsnz gibi konuuyorsunuz, Tekfur hazretleri." "Sadece dos doru konuuyorum. Benim Osman Beyle bir ihtilafm yoktur. Karlkl sayg ve gven hislerimiz mevcut. Domani'e karken arlklarn hisarma brakr. Dnnde hediyeler verir. Onunla bu dostluumuzu bozup bam belaya sokmak istemem. Hem biliyorsun, evlenmek zereyim. Dnya gzeli Holofira'm sama sapan sava hikayeleriyle rahatsz edemem. Turgut bunu duyunca iinden adam alklan ve koca bir "aferin" ekti. Ama brn hi sevmemiti. Durmadan Tekfuru tahrik ediyordu: "Osman Bey imdilik sizinle iyi geiniyor, nk sizden ekiniyor. Kaleniz hem tahkim edilmi bir kaledir. Hem de valyeleriniz bu civarn en mstesna valyeleridir." Tekfur bu methiyelerden olduka kabard. yle ileri TURGUT ALP ? 119 geri yaparak gzelce yerleti. Koca bir kadehi dudaklarna gtrp sonuna kadar iti: "Vaka yledir ama," dedi. "Ben bu korkudan niin istifade etmeyi dneyim? Benden madem ki korkuyor, rahat oturaca zamana kadar airetinin banda kalabilir. Ama bir gn tutumunu deitirir de hisarma saldracak olursa, o zaman sonu geldi demektir." Oysa kalenin temelleri sarslyordu. Tekfurun olu szlsn elinden alan babasn devirmek iin bana adam topluyor ve kaleye akn etmeyi kuruyordu. Tekfur da bunu bildii iin kuvvetli grnmek iine daha ok geliyordu. Bylece hem kendisini avutuyor, hem etrafndakilere gzda vermi oluyordu. Elini sallayarak muhatabnn yeniden sze balama itahn kursana tkadktan sonra tekrar kadehe yapt: "Bu gece burada politikadan bahsedilmeyecek dostlarm," diye bard, peltek bir sesle. "Bu gece yenilip iilip elenilecek." Kadehini kaldrd. "Mstakbel eim dnya gzeli Holofira'nn erefine kadehlerinizi kaldrnz." Sabah mjdeleyen horoz tlerine kadar elence lgncasna devam etti. Tan yeri aarmaya balad srada misafirler er, beer kiilir gruplar halinde evlerinin yolunu tutuyorlard. Bir ara ziyafet odas hemen hemen boald. Yalnz yerinde uyuklamakla megul bulunan Tekfur ve yklacak gibi sarho olan Germeyanolunun adam ile iki sarho valye kald. O zaman iki arkada tekrar bakarak iaretletiler. Birka hizmeti Tekfuru kollarndan ve bacak- larndan tutup karrken, onlar da arkasndan seirttiler. 120 ? TURGUT ALP Dar ktklarnda etrafn neredeyse aarmak zere olduunu grp hayret ettiler. Saltuk, "Amma da erken sabah oldu ha!" diye sylendi. Turgut kapnn kuytu bir yerine doru ekilerek arkadan da yanna ekti: "Hele gel yle de dostumuzu grelim." "Hangi dostumuzu?" Turgut ksk bir sesle gld: "Germeyanolunun adam; valye ile konutuklarn bizimle de konuur sanyorum." Saltuk sesini karmaynca Turgut sordu: "Yoksa bizim hakkmzda deil miydi konumalar?" "Evet, bizim hakkmzda idi, ama sen nereden anladn?" "Anlamak iin khin olmaya lzum yok, iki hilebaz bir araya gelince Osman Beyden bahsetmeleri normaldir." "Ya!" Sustular. Bir glge konak kapsndan baheye kmt. Uzun pelerini ve sallantl yrynden Germeyanolunu tandlar. Turgut arkadana bir ba iareti yapt: "Haydi!" Takldlar peine. Birlikte bahe kapsn geip sokaa ktlar. Artk bir kuytu yerde kstrmaktan baka yapacak ey yoktu. ok gemeden bu frsat yakaladlar. Halk daha uyanmad iin sokak olduka tenha idi. Arada srada elenceden dnen birka kiinin getii grlyordu. Ama bu o kadar seyrek oluyordu ki, iki arkada ilerini rahatlkla grebilirlerdi. Turgut hemen adamn yanna yaklat. stndeki hizmeti elbiselerinden istifade ile bir numara evirebilirdi. TURGUT ALP ? 121 "Yardma ihtiyacnz var m acaba efendim?" Germeyanolunun adam byle bir teklifi canna minnet saymt. Zaten zorlukla yryor, iki admda bir durup dinleniyordu. Cevap vermeden elini Turgut'un omuzuna att, btn arlyla aband. Szm. Saltuk'u yanna aran Turgut, "Hemen bizim hana tayalm unu, orada istediimiz gibi konuturur, gerekirse de St'e gtrrz," dedi. iki tarafndan kollarna girdiler. Srklemeye baladlar. Daha birka adm atmlard ki, arkalarndan bir ses nlad: "Hey, kimsiniz?" Turgut omuzu stnden geriye bakt. Akam handa grd Germeyanoullarn alacakaranla ramen tand. "ki hizmeti," diye cevap verdi. Drt kiiydiler. Sert admlarla yaklaarak tam nlerinde durdular. lerinden biri parman sarhoa dikti: "Nereye gtryorsunuz bunu?" Turgut: "ok karm da hana gtryoruz." Alayl bir kahkaha lo sokakta yankland. Peinden istihza dolu bir ses duyuldu: "yle mi?" Turgut beynine bir kl yemi gibi sersemlendi birden. Bu sesin sahibini bir yerlerden tanyor olmalyd. Ses kendisine hi de yabanc gelmemiti. 122 ? TURGUT ALP Turgut'un yanndaki adamlar da arm, donup kalmlard. nk az nceki szler hi birisinin azndan kmam, keden gelmiti. Ellerini kllarna atmlar, dikkatle etraf gzlyorlard. Nihayet sokan banda pelerinli bir karalt gzkt. Ve ayn mstehzi ses tekrar nlad: "Demek yle ha Turgut Alp!" Ayn anda Turgut'un dudaklarndan bir isim frlad: "Aramis!" Tekrar tyleri rperten bir kahkaha alacakaranlklar iinde snp gitti: "Evet, benim Turgut Bey! Artk sonun geldi, buradan kurtulamazsn." Germeyanolunun adamlar ne olduklarn arm, tanmadklar iki kiinin atmalarna aknlk iinde ahit oluyorlard. Ama karlanndakinin ismi onlara ok ey ifade etmiti. Turgut Alp demek, Osman Bey demekti. htimal, yanndaki de onun kadar kymetli bir aknc olacakt. Namlarn ok duymulard, ama kendileri drt kii idiler. Bir de yabancy hesaba katnca be oluyorlard. Elbette iki kiinin hakkndan gelirlerdi. phesiz Germeyanolu mkfatlarn verirdi. Yahut u pelerinli adamdan pein bir karlk isterlerdi. Adamlarn niyetlerinin bozuk olduunu anlayan Turgut ve arkada kollarn Germeyanolunun koltuk altlarndan ekmi, adamn yere yuvarlanmasna aldrmadan elbiselerinin iindeki kllara el atmlard. Aramis'in sesi tekrar duyuldu: "Dikkat edin, tehlikelidir. Yakalarsanz mkfatnz bol olacak." TURGUT ALP ? 123 Mkfat szn duyan Germeyanoullar yava yava ellerini kllarna gtrrken, Turgut Alp Aramis'e doru bard: "Kafesten nasl kurtulduunu bilmiyorum Aramis, ama gel seninle bir kere olsun erce delim. Hep kahpelik yapa yapa dnya yznde de kahpelik brakmayacaksn, kalle herif!" Buna cevap olarak valye dilerini gcrdatt. Sadece, "Seni gebertmeden bana rahat yok!" diye bard duyuldu. ki aknc altn hrsyla gzleri dumanl Germeyanoullarnn tatllkla kurtulamayacaklarn bildikleri halde Turgut Alp yine de bir teklif yapmay uygun buldu: "Bana bakn, sizinle bir dmanlmz yoktur, hem rk olarak da aynyz, arkada olmamz gerekirken bir kfirle birleip bize kl ekmeniz doru deildir." Fakat hi biri dinlemedi, zerine gelmekte devam ettiler. Hatta ilerinden biri sinsi sinsi glerek: "Bizim iin mhim olan altndr delikanl," diye sylendi. Saltuk ayn anda klcn ileri uzatarak bacaklarn gerdi ve kzgnlkla Turgut'a hitap etti: "Ne yalvarrsn kudurmu kpeklere bre, gster klcnn marifetini, onlar ya altnn dilinden anlar, ya klcn." Turgut da mdafaa durumuna geti: "Haklsn Saltuk," dedi. "Sen haklsn!" ki grubun karlamasn Aramis kenardan seyrediyordu. Dudaklarnda sinsi bir glmseme vard. Turgut'u nianlsn elinden alm gzyle grd iin derin bir kin besliyor, ayn rka mensup iki grubu birbirleriyle vuruturmaktan mthi bir zevk alyordu. "Hep byle yapacaksn," diye mrldand. "Birini kand124 ? TURGUT ALP racak, brnn stne saldrtacaksn. Yoksa Trkler bir ittifak ederse kolay malup edilemezler, kale gibi millet." Turgut geri Aramis'in bunlar dndn bilmiyordu, ama hakknda hi iyi niyet beslemediini tahmin ediyordu. "Hey Aramis!" diye bard. "Eer u adamlar tepelersem elimden nasl kurtulacan hi dndn m?" Aramis bunu da dnmt. Her ihtimale kar atn hemen u yakndaki evin kesine balamt. Bilecik Tekfurunun ihtimal kendisini korumaya pek hevesli olmayacan, nk Osman Gazi ile dostluunu bozmayacan biliyordu. ler iyi gitmezse selmeti atna atlayp kaleyi terk etmekte bulacakt. "leceksin Turgut Alp," diye brd. "Karndakiler de Trktr." Turgut esefle sesini ykseltti: "Ahmak bir gruh!" "Ne olursa olsun, gebereceksin." "Bu hayali oklar tayor Aramis, ama benim lmm ancak Allah'n emriyle olur, bir kfirin emriyle deil!" Aramis buna bir cevap verdi, ama Turgut duymad. nk iki kiinin birden havale ettii kllara klcn kar karm, mthi bir nlama kulaklarda uuldamt. Hasmlar bu taarruzun boa gideceini hi akllarna getirmemi olmalydlar ki, biri hayretle mrldand: "Allah Allah!" Turgut yanklar yapan bir kahkaha att: "Ne o cannz m skld ku beyinliler?" TURGUT ALP ? 125 Adamlar cevap vermeden tekrar atldlar. Kllar yine kuvvetle tokutu, nlamalar her yan kaplad. Kavga uzadka, grltye uyananlar oluyordu. Halk pencerele komu, kyasya mcadeleyi seyre koyulmutu. Bundan en ok endielenen de Turgut ve arkada idi. Tekfurun eline bir geerse akam sofrada ne aradnn hesabn sorard ve en azndan, zindana attrrd belki. ler iyi deildi. Haber askerlere ular da paay ele verirlerse Tekfurdan ekecekleri vard. En azndan zindan boylarlard. "Haydi Saltuk, elini abuk tut!" Saltuk zaten byle bir tevik bekliyordu. nndekilerden birini yere serdikten sonra bard: "Vur aslanm, vur ahbazm, vur koum!" "Vur tosunum, vur Saltuk'um, vur!" Ve yle mthi bir kl indirdi ki, nndekilerden biri bir daha kalkamayacak ekilde devrilirken br de kmsenmeyecek bir yara ald. Aramis bunu grd: "Bunlar eytann ta kendisi" diye sylendi kendi kendine. Yava yava atna doru gerilemeye balad. Bu sefer de zaferi elde edemeyeceini gryordu. Artk beklemenin mnas yoktu. Bunlarn eline bir daha geerse kurtulmas kolay olmazd. Hazr Turgut Alp burada megulken, Karacahisar'a gidip Meri'yi karabilirdi. "Yine grrz," diyerek yumruunu sallad. Sr'atle dnd. Atnn bulunduu yere kotu. Turgut nal seslerini duyduu zaman karsndakini iyice sktrm durumda idi. Ancak barmaya frsat bulabildi: "Vay, yine kayor kpolu!" 126 ? TURGUT ALP Klcm hzla indirdi: "Aaah!" "Ben size karma kmayn demitim, gafiller srs!" Adam devrilmi, yerde debelenmeye balamt. Turgut arkadana seslendi: "Haydi Saltuk!" Saltuk hemen karlk verdi: "Geliyorum." Ve o da rakibinin bir saldrsndan kurtulmak iin yana srarken iyice ne doru abanan adamn nne klcn kard. "Kahrol!" diyen canhra bir feryat bir zaman yankland. Adam btn arlyla klcn stne gemiti. O kadar iti Saltuk klcn kurtarmak iin bir sre urat. "abuk ol be Saltuk!" Kzgnlkla karlk verdi: "Acelen ne be deliolan, geldik ite!" Az sonra sokan Tekfurun adamlaryla dolacan biliyorlard. aresiz hl szm halde yatan Germeyanolunun adamn brakacaklard. Alelacele uzaklamalar gerekiyordu. Turgut arkadan kolundan ekti: "abuk gidelim buradan." Koar adm uzaklatlar. Az sonra hann kapsndan ieri giriyorlard. Hanc yar uyuklar halde mutfak kapsnda duruyordu. ki delikanly grnce gzleri parlad: "Bir ara gelmeyeceksiniz diye korktum, yiitlerim." Karsndakileri ok yorgun bulmutu, ilave etti: "Sabaha kadar hizmet etmek sizi yormua benziyor, hele bir ykann, uyuyun, bir eyciiniz kalmayacak." TURGUT ALP ? 127 Bir yandan da ak avucunu ileriye uzatmt. Turgut adamn ne istediini anlad, ama anlamamazlktan geldi. "Hemen odamza kmak istiyoruz. Ha aklmda iken soraym, buradaki drt Germeyanolu ne oldu? Yani para vermeden yiyip ienler." Hanc yzn buruturdu: "Bilir miyim, herhalde yatyorlardr." "Bunlar drt kii mi gelmilerdi?" Hanc bir sre alnn knrarak dnd. Sonra cevap verdi: "Galiba yanlarnda iri yan, yarma gibi bir herif de bulunuyordu. Birlikte gelmilerdi ya, o ekip gitmiti. Dediklerine gre arkadalar Tekfurun misafiri olacakm, palavra tabii. Ara sra gelip bunlarla konuurdu." ki arkadan baklarn grnce de merakla sordu: "Onlarla bir alp veremeyeceiniz mi var?" Turgut cevap vermeden oda kapsna yrd. Hanc avucu hl ak, peinden gitti: "Yiitlerim, bir ey unutmadnzdan emin misiniz?" Saltuk Turgut'un kulana fsldad: "unun hesabn tamam edeyim mi?" Turgut iyi biliyordu ki, arkadana destur verse hemen orackta adamn tepesine yumruu indirecek ve birka saat konuamaz hale sokacakt. Byle bir delilik yapma- mas i jin elinden tutup ekti. Sadece, "Yr," dedi. Hanc pelerinden ayrlmyor, onlarla birlikte merdivenleri trmanyordu. Bir yandan da sk sk tekrarlyordu: "Beylerim, bu fakire vaad ettiinizi herhalde unutmadnz." 128 ? TURGUT ALP "Fakire vereceiniz yarm kese..." "Aman asilzadelerim, unutmadnz deil mi?" Son suale doru Turgut oda kapsndan ieriye admn atm bulunuyordu. "Unutmadk meraklanma," dedi. "Bizim gibiler verdikleri szleri daima tutarlar." Az daha bo bulunup, "Dinimizin emridir bu" deyiverecekti. Bereket kendisini tam zamannda tutmasn bildi. Hancnn da ieri girmesini bekledikten sonra kapy arkasndan kapad. Elini kuana atp keseyi kard. Hancnn nne umursamaz bir tavrla frlatt: "Al bunu ve gece olup bitenlerden hi kimseye bahsetme. Yoksa hayatn tehlikeye girmi demektir. Bizim hannda misafir kaldmz ve hele bir hile ile konaa gtrdn Tekfur bir duyarsa, derini yzdrr, haberin olsun." Hancnn gz iyice ylmt: "Bastne," dedi. "Dilimi kesseler tek kelm etmem. Msterih olunuz." "Ben senin hesabna dnyorum, yoksa dilersen syle, bak o zaman dilini nasl koparrlar." Hanc elini azna gtrp tuttu. Ban menfi mnada sallad. Turgut memnun, "Pekala," dedi. "imdi doruca aaya in ve bize bir desti dolusu su ile leen getir. Su souk olursa daha iyi. Yatmadan evvel souk suyla ayaklarmz ykamak detindeyiz de." Hanc sz ikiletmeden seirtti. Peinden iki arkada bakp gltler. Saltuk, "yi bir korkutma usul buldun dorusu deliolan," dedi. "Adam ldrseler tek kelm etmez artk." TURGUT ALP ? 129 Arkadan dnceli grnce de ilve etti: "Cann skan bir ey mi var?" Turgut ban kaldrp Saltuk'a bakt: "Senin yok mu?" diye sordu. "Dorusunu istersen, Aramis'in St'ten nasl kurtulduuna ayorum. Herhalde Osman Gazi cezasn kfi bulup salmamtr." Turgut ters ters bakt: "Byle nasl dnebilirsin? Osman Gazi bizim arkamzdan bu eytan niin salsn?" "Ne bileyim, baka bir ey dnemediim iin en kolayna mracaat ettim." "Olmaz yle ey, adam kamtr mutlaka. Ama nasl?" Saltuk elini sallad: "Kamak iin o kadar bol usul var ki yiidim, ama St'ten kamak dorusu kolay deil." "yle de, Aramis cin gibi bir herif unutma, bir dalavere evirmitir eminim." Hancnn kapda belirmesiyle sustular. Turgut, "Saol," dedi. "Sen desti ile leeni brak oraya, biz alrz, baka bir eye de ihtiyacmz yoktur. Olursa haber veririz." Hanc iki bklm dar ktktan sonra tekrar szlerine dndler. Turgut, "En ok atm, izimizi nasl bulmu olduudur. Dorusu meraka deer." "Neyse bunlar sonra dnrz. Namaz gitti gidecek, hemen abdestlerimizi alalm da." 130 ? TURGUT ALP Turgut leene doru giderken, "Haklsn," dedi. Aramis hrsla kaleden ayrlrken bu sefer de yenildiini dnyordu. St'ten kamakla OsmanouUarm bir kere tuzaa drmt, ama bunu tekrarlayabilecei pheli idi. Ne iyi olmutu da o plan hazrlamay akl etmiti. Hasta olduunu syleyerek kvranmaya balam, ne olduuna bakmaya gelen nbetinin kafasna daha nce hazrlad demir parasyla vurmu, onun elbiselerini srtna geirerek St'ten kmt. Hi de zor olmam bu. Elbette sabah olunca katnn farkna varmlard ve ihtimal takibe bile kmlard, ama kendisi o zamana kadar oktan tehlikeli blgeden kmt. Alabildiine srtt: 'Trkleri tongaya bastrdm ya bana bravo," diye sylendi. imdi u Turgut denen azgn da bertaraf edersem intikamm tam alm olacam." Turgut'tan intikam almak istemesi zel sebeplere dayanyordu. Yoksa bu istek memleketinin, milletinin bana trl dertler at iin deildi. Meri'yi elinden aldndan bsbtn ierliyordu. Meri... Geri sevmiyordu, ama menfaati vard onunla evlenmekten. Bizans sarayna girecekti, orada kendisini izzet ve ikbal bekliyordu. Ama imdi? Sip sivri, terk edilmi, hreti bile elinden alnm, ciz bir valye idi. Dilerini gcrdatt: "ntikamm zorlu olacak!" diye bard. Sesi sk aalk ormanlarn iinde yankland. Kar kayalklara arparak aksiseda halinde tekrar geri dnd: "ntikamm zorlu olacak!" Doruca Karacahisar'a gitmeyi ve Prenses Meri'yi karTURGUTALP ? 131 may dnyordu. Orada bulunduunu biliyordu Meri'nin. Acaba muhafaza alnda m idi, yoksa kadnlar gibi serbeste dolaabiliyor mu idi? Serbest idiyse karmak pek zor olmayacakt. Ama nce kendisine birka yardmc bulmalyd. Atn Harmankaya'ya evirdi. Arad yardmclar orada bulabileceini biliyordu. Harmankaya'da dostlar vard. Para da temin edebilecekti. Akama doru yolun sonuna gelmiti ya, yorgunluktan can da kmt. Harmankaya'ya varmadan bir para dinlenmeliydi. At neredeyse atlamak zereydi. Bunun iin ilk nne kan hana dald. Hancya, "Bol param yok, ama dnte beni grnce memnun olacaksn," dedi. "Atma ve bana iyi bak." Hanc Osmanl elbiseleri giymi ve fakat elbiselerin stne uzun bir Bizans pelerini geirmi bu adam tanyamam tabii. Tanyamamt, ama aksanndan Osmanl olmadn da anlamakta gecikmemiti. Gz ucuyla ve dikkatle bir kere daha baktktan sonra, "Siz istirahat buyurunuz," dedi. "Atnza ben bakarm. Parann ehemmiyeti yok." Hancnn baklarndan sklm olan Aramis kukulu kukulu etrafna bakt. rkek admlarla ieri girdi. Ocan yannda uyuklamakla megul olan srt dnk bir adamdan baka kimseler yoktu. ine bir emniyet yayld, doruca ocaa doru giderek sereserpe oturdu. Az sonra hanc yemek olarak ne istediini sorunca da rahatlkla ve hi ekinmeden, "Domuz eti ile arap istiyorum," dedi. Hancnn baklar birden deiti: "Aradklarn Osmanl topraklarnda bulamazsn delikanl, yanl kap aldn sen." 132 ? TURGUT ALP Aramis kmser bir tavrla hancya bakyordu: "Karnda kim olduunu bilsen dizlerin titrerdi ihtiyar." "yle mi sanyorsun? Senin gibi syleyenleri ok pataklayarak gnderdim handan." Aramis bu kadarna tahamml edemedi. Doruldu. Bacaklann gererek hancnn nnde durdu: "Beni tanmadn belli," dedi. "Ben..." Fakat hanc gr bir kkreme ile szn azna tkad: "Anlatmana lzum yok palikarya. Sen stndeki elbiseleri alan bir hrszsn." Aramis sr'atle elini klcna gtrd: "leceksin pis Trk!" Hanc bir adm geriledi: "Benim lmm Bizans'n kaderini deitirmez palikarya. Bizans er veya ge bizim olacaktr." Byle idi onlar. Hancsndan, hamamcsndan, akncsndan beyine, kumandanna kadar hep ayn sz bayraklatrm, hep ayn ismi tekrarlamlard: "Bizans!" Bizans bir mefkure idi, Bizans bir idealdi ve Bizans yaamalar iin gerekli hava idi, su idi, ekmek idi. Dier btn kalelerin fethi onun fethine basamak olduu iin gerekli idi. Kllar yarn Bizans iinde arpmak zere bileyli tutuluyordu. Mzraklar Bizans mparatorluunun temellerini kazmak iin sivriltiliyordu. Aramis bir an duralad. Bir hancnn azndan kan bu cmleler sarsmt onu. Gerekten Bizans Trklerin eline mi geecekti? Btn ikbal ve servetlere veda m edecekti? Bu olamazd. Bizans' Trklere veremezdi. nk kendi TURGUT ALP ? 133 istikbalini Bizans'n yaamasna balamt. Gz grerekten bunu karmak istemezdi. Ama Osmanoullar. Bu, yaln kayalar kadar sert, bu azmini ve sebatn dininden alan, lm ehadet diye barna basan airet, her tarafa kol salm, bir zamanlar Rum tekfurlarna barnak olan kaleler birer birer ayaklar alnda ezilmi, be yz adrlk airet, birka yl iinde Rum ellerine smaz olmutu. Kartal gibi ayordu kanatlarn; yaylyor, geniliyor, diz kene merhamet ederek, ba kaldrann ban krarak byyordu. Tekfurlar yer yer direnmi, btn kuvvetlerini Osman Beyin nne karmlard, ama netice ne olmutu? Hsran! Acaba bir gn Bizans da bu hsrana urayacak myd? O dev gibi imparatorluk Osmanoullannn atlar altnda ezilip bzlecek miydi? Aramis eli klcnda, ekip ekmemekte mtereddit kara kara dnyordu bunlar. Zaafa dmt nedense. Zaten Aramis neydi ki? Her adm bir zaaf, hareketlerinde kuvvetsizlik, ataklarnda kudretsizlik tayan bir valye. Osmanoullannn karsnda her savleti bir hsran oluyordu. Nianlsn kaptrm, kendisini yakalatm, istikbalini kaybetmiti. Bu hanc da durmu, kendisini elbise hrsz olarak itham ediyordu. Geri bu elbiseleri bileinin gcyle kazanmt o. Bir Osmanolunu hile ile ykm ve srtndan elbiselerini almt. Bir an dnd. Acaba o nbeti eli klcnda ieri girse ve kendisine bir kl verse, vurumaya cesaret edebilecek miydi? u anda karar veremiyordu. Dorusu Trkler gerekten mthi adamlard. En zayf silahoru bile en kuvvetli Rum valyesini ykyordu. Bu gc nereden alyorlard acaba? Bu silah kullanmay kimden reniyorlard? Herhalde analarnn karnndan 134 ? TURGUT ALP usta silahor olarak domuyordu bu adamlar! Peki ama o cesaret, o pervaszlk, o lmle bile istihza eden soukkanllk! Btn bunlar nereden geliyordu? Aramis dnmekte haklyd. Nereden geliyordu bu stnlk? slm dinini bilmedii iin hayret ediyordu Aramis. Manevi rtbenin huzurunu hi duymayan bir adam iin bu hayret elbette normaldi. Her eyi madde endazesine vuran ve dnyaya maddenin dar erevesi iinde bakan btn Aramisler iin, bu gr ok normal bir grt. Fakat hemen o anda Turgut Alp bulunsa ve niin mcadele ettii sorulsa uzun uzun izaha lzum grmeden iki kelimeyle cevaplard mutlaka: ''Dinim iin!" Ve hanc almaz bir kale gibi dimdik, belki yzde yz leceini bilerek valyenin karsna bu dinin bir emrini 'arap imeyiniz, domuz eti yemeyiniz" emrini ihya etmek iin dikiliyordu. Aramis'in hibir hareket yapmadan karsnda durduunu grnce dudaklar istihza ile bkld hancnn: "Daldn palikarya," dedi. Aramis dalgnlktan yava yava kurtuldu. Birka adm geriledi. Tekrar ocan bandaki yerine ekildi. Boulur gibi, "Bana orba getir," dedi. Hanc sakaln svazlad. Ne zamandr gmleinin iindeki yerinde kuzu kuzu oynayan klcnn kabzasn brakt. Bu klc yllar yl serhadlerde sallam, Osman Gazinin babas Erturul Beyle omuz omuza aknlar yapm, TURGUT ALP B 135 sonra da bir mddet Osman Gaziye hizmet etmiti. Ama artk yalanmt. At stnde uzun mddet dayanamadn anlaynca beyden msaade alm, Bilecik'le Karacahisar arasnda Harmankaya Hisarna yakn bir yerdeki bu han am. Niyeti, yallnda da hizmetten ayrlmamak, Trk aknclarn misafir etmek, arada bir hana decek Rum valyelerinin azndan sr kopararak Osmanllara ulatrmakt. Bunda da iyi muvaffak oluyordu. Hizmetleri unutulacak gibi deildi. Bu han Trk aknclarnn da urak yeri olmutu. Baba Temr'n nefis kzarm kuzusunu zleyen aknclarn yolu bu yana dnce uramamazlk etmezlerdi hi. Aknclarn hana geldii gnler ise Baba Temr'n en mesut gnleri olurdu. Yava yava mutfaa girdi. stenen orbay sessiz sedasz hazrlayarak Aramis'in nne koydu. Sanki aralarnda bir ey gememi gibi sordu: "Geceyi burada m geireceksin?" Aramis bir an tereddt etti. Acaba geceyi burada m geirse, yoksa yola m ksayd? Yaknlarda Harmankaya Hisar vard. Belki etraf tamamen kararmadan oraya ulaabilirdi. "Harmankaya Hisarna ne kadar yol var?" "Yarm konak kadar. stersen, git orada kal." Ama ylesine yorgundu ki, can hi kmldamak istemiyordu. Ne var ki hancnn baklar da hi iyi eyler sylemiyordu. "Peki," dedi. "Oraya gideceim." Harmankaya Hisar Kse Mihal'in hkimiyetinde idi. Kse Mihal ise Osman Gazinin sadk dostu idi. Aramis de bunu biliyordu ve Kse Mihal'e di biliyordu. Fakat aresizdi. Bu handa kalmak onun iin tehlikeli olabilirdi. Kim 136 ? TURGUT ALP bilir belki Turgut Alp ve arkada da peine dmlerdi. Buralan onlar ok iyi bilirlerdi. Yllardr bu ovalarda at koturmu, ok gezlemilerdi. htimal kestirme bir oldan bile haberdardlar. Burada kalrsa yakalanabilirdi. Halbuki Harmankaya ne de olsa koca bir hisard. Orada kendisini gzden saklayabilecekti. Bunlar dndkten sonra ayaa kalkt. orbasn daha yanlamamt bile. Mutfakta almakla megul olan hancya doru bard: "Am hazrla, yola kyorum." Hanc mtebessim bir ehre ile dar kt. Az sonra atnn hazr olduunu syledi. Aramis gitmek zere kapya yrynce de peinden seirtti: "ki aln vereceksin palikarya." Aramis hrsla dnd: "Dilini kesmemi istemiyorsan bana palikarya demekten vazge." "Unvanndan niin holanmyorsun?" "Benim unvanm valyedir anladn m ihtiyar? Bana valye diye hitap et!" Hanc ak avucunu valyenin burnuna kaldrd: "Pekala valye hazretleri, iki altn vereceksin." valyenin oysa pe paras yoktu. Bunu hatrlaynca kzard: "Neden? Neden?" "stirahat ettin, orba itin, atna arpa verildi. Btnbunlar parasz m sanyorsun?" "Ama iki altn ok." "Biz yabanclara iki misli cretle hizmet ederiz, bu pa- rann yarsn da gazilerin silahna yatrrz." TURGUT ALP ? 137 "Ne demek bu?" "u demek ki gazilerin silaha ihtiyac var, sizden iki misli cret alp yarsn onlara veriyoruz. Bylece banz kesecek klc paranzla satn alm oluyorsunuz. Bir nevi Osmanoullanna hizmet ediyorsunuz." Aramis afallam, armt: "Ne!" diye bard. Sonra kendisini toparlad: "Gerekten param yok benim. Ama dnte tekrar urayacam, o zaman fazlasyla veririm." Hanc ak avucunu indirmiyordu: "Ben imdi isterim." Aramis tatllkla ii halledemeyeceini oktan anlamt, ama zorbalktan da ekiniyordu. Hancnn duruundan, taknd tavrlardan rkmt. Bu tavrlar iyi tanrd o. Yllarca serhadlere emek vermi yal aknclara has tavrlard bunlar. Bir yandan da burada fazla vakit geirmek iine gelmiyordu. Biraz sert olmaya karar verdi. Belki hancy korkutabilirdi: "ekil nmden ihtiyar, alimallah ezer geerim." Hanc hi istifini bozmad: "Senin gibi palikaryalar ok ezmiim delikanl," dedi. "Hakkm almadan uradan uraya gitmem." "Ama hakkn olmayan istiyorsun." Hanc bir kahkaha att: "Vazgetim hakkm olmayan almay, hakkm istiyorum, bir altn vereceksin." "Ama bende hi para yok." "Neden? ok mu acele ayrldn geldiin yerden yoksa? Katn m?" t38 W TURGUT ALP Aramis kolay kurtulamayacan anlyordu. Eli belindeki klca gitti: "Defolacak msn sen?" "nce param ver ve sen defol buradan. Yoksa gelip geleceine piman etmek boynuma bor olacak." Aramis bir kere bu adamdan rkmt. Eer kendisini fazla uratrrsa bana i aabilirdi. Takip edenleri varsa burada enseleyebilirlerdi. Gzlerini aralk kapya dikti. At hazrlanm, ylece bekliyordu. Daha fazla durmad. Kapya atld. Ayn anda hanc entarisinin iine saklad enli palay ekerek frlad: "Palikarya, nereye?" Fakat ihtiyarl fazla seri hareket etmesine mani idi. Aramis oktan atna atlam ve mahmuzlan vurmutu. Bouk bir kahkaha att. Hanc klcn hrsla sallad: "Geber palikarya, ama muradma nail oldum ben." Hanc muradna ermiti gerekten. Onun gayesi ne adamla dvmekti ve ne de para ekmekti. Sadece oyalamak istiyordu. Yllarca serhadlerde olgunlaan zeks, ona Aramis'in Osmanllar tarafndan aranan bir adam olabilecei ihtimalini dndrmt. stndeki elbiseler hileli bir iin stnde olduunu gsteriyordu zaten. Kim bilir, hangi Trk bahadrn ldrm ve firar etmiti. Mutlaka takip edenleri olacakt. Bu yzden oyalama taktiine bavurmu, bunda olduka da muvaffak olmutu. Yava admlarla hana dnd. Hl uyuklar gibi duran ocak bandaki adamn yanna gidip oturdu. Adam o zaman ban kaldrd ancak. htiyara glmsedi: TURGUT ALP ? 139 "Kimmi renebildin mi?" diye sordu. Hanc yle bir sertleti: "Bir palikarya kim olacak?" dedi. "Kltan d kopan bir Rum yiidi(!). Harmankaya'ya gidiyor." "stnde Osmanl elbisesi vard. Hatta klc da Osmanl klc idi, knndan tandm." "Haklsn Targal, ben de buna dikkat ettim. Emin olmak iin de klcn ektirmeye zorladm adam, ama cesareti mi gelmedi nedir, bir trl yanamad. Neyse yine de belindekinin bir Trke ait olduundan eminim. Acaba bu cinayeti nerede irtikp etmi?" Bu sualin cevab ikisi iin de mehuld. nk yanndaki gen adam uzun zamandr St'e uramam bir aknc idi. Ban sallayarak ayaa kalkt: "Onu takip etsem iyi olacak. Belki faydal bir eyler bulmak mmkn olur. Dorusu merak ettim." Hanc da ayaa kalkt: "Ama ok yorgunsun yiidim. Geldiine daha iki saat olmad. Yklacak gibi idin o zaman." Aknc gerindi: "ki saat bir akncnn dinlenmesi iin yeter de artar bile," dedi. "Yalnz bir para uykusuzum. Onu da Harmankaya'da gideririz artk. Am hazrlasan ok iyi edersin." Hanc aknclarn huyunu iyi bildii iin fazla srar lzumsuz buldu. Dar giderken, "Nasl istersen Targal," dedi. Az sonra Targal ana atlam, karanl delmek isteyen keskin baklarn ileriye dikerek Aramis'in peine taklmt. 140 ? TURGUT ALP Hanc ardndan bir kova su dkt: "Salcakla git yiidim," diye bard. Sonra kapnn eii stne diz kt. Ellerini a. "Ya Rabbi, aknclarmzn koluna kuvvet ver, kllarn keskin eyle, tevhid sancan btn dnya yznde dalgalandrmak iin cihada kan kullarn muzaffer kl" diye iten gelen bir cokunlukla dua etti. Sonra te beriyi toplamak zere ieri girdi. Etraf temizlemeyi bitirince de akam namazna durdu. Daha farzn ikinci rektnda iken dardan bir at kinedi. Biri kapya vurdu. ok iyi tand bir ses, "A Baba Temr!" diye bard. Fakat namazn bozmaya gnl elvermiyordu. Bir para beklerse kyamet kopmazd ya. Devam etti acele etmeden. Dardakiler birka kere daha kapy tkrdattktan sonra hancnn bir eyle megul olduunu tahmin ettiler ve beklemeye koyuldular. Hanc nihayet selam verip seccadeden kalkt. Kapya seirtip at. "Behejr yiitler, sizi hangi rzgr bu canibe att?" Turgut bu iltifata karlk homurdanarak yle cevap verdi: "Ne o, bizi cezalandrmaya m karar verdin?" "Namaz klyordum da yiidim." "Bozdun mu?" "Yok, selam verdim." "Pekala bitirmedinse namazna devam et. Zaten biz de abdestliyiz. Hemen bir seccade sersen iyi olacak." "Hemen yiidim." Hanc acele admlarla uzaklarken Turgut, TURGUT ALP ? 141 "Bizim Baba Temr hep ayn, nicedir tanrm, ihtiyarlamad." Saltuk, "Kuvvetli bir ideale gnl verenler kolay ihtiyarlamaz, deliolpn," dedi. "Bunu tecrbelerimle biliyorum." Seccadeler serilmiti. Baka bir ey konumadan namaza durdular. Birazdan hanc namazn bitirmi, hemen yiyecek bir eyler hazrlamaya komutu. ki akncnn seccadeden kalktklarn grnce yemei nlerine koydu. "Hava olduka souk, size scak orba getirdim." "Allah senden raz olsun baba, hakkn nasl deyeceiz? Para da almyorsun stelik." Saltuk perinledi: "He ya, para da almyorsun!" Hanc kzgn kzgn ban sallad: "Biz hancl para iin mi yaparz ki yiitlerim?" Turgut ihtiyar gzleriyle okad: "Biliyoruz biliyoruz, davana hizmet iin yapyorsun, ama a durulmaz ki dnyada." "Ne olacak Turgut olum? Bizim yiyeceimizden ne kar? Masrafmz arada srada hana den keferelerden karyoruz. Bana ist bir tas orba bir gn yeter. Nerede olsa bulurum bu kadarn. Ama palikaryalar bu sra parasz nedense. Ha aklma gelmiken, demin buradan ok acelesi olan bir palikarya geti. stnde Osmanl elbisesi ve klc vard. Ama pelerinli idi." Turgut'la Saltuk baktlar. Turgut, "stnde ne cins elbise olduunu karanlkta grmek 142 ? TURGUT ALP mmkn olmad, ama bu adamn Aramis olma ihtimali var. Sen ksaca tarif etsene unu." Hanc ksaca istenen tarifi hayli uzun yapt. Sonunda Turgut yerinden frlarken, "Tamam!" diye bard, "Aramis bu." Hancya dnd: "Nereye gittiini de syledi mi bari?" "Evet yiitim, Harmankaya'ya ne kadar ektiini sordu." "yi yleyse, demek oraya gidiyor. Kaleye girene kadar yetiirsek i kolaylar. Haydi Saltuk, bize rahatlk yok bu dnyada. nallah ahirette rahatlarz." "nallah Turgut, inallah." Saltuk da ayaa kalkarak Turgut'un peine takld. Hanc, "Hi deilse orbanz iseniz yiidim." "Vaktimiz yok baba. Bu adam yakalamadan deil orba imek, rahat nefes alamayacam." "Durun yiidim, az daha unutuyordum, ihtiyarladk m nedir?" "Ne oldu?" "Targal, Aramis dediiniz adamn peinden gitti." Turgut hayretle bard: "Targal m? Buralarda m o?" "Geldii zaman yklacak gibi idi. ki saat istirahat etti ve dinlendiini iddia ederek adamn peine takld." Turgut bir kahkaha att: TURGUT ALP ? 143 "yledir o," dedi. "Bir aylk yorgunluunu bir saatte karr. Neyse biz de gidelim." 9 Hancnn da belirttii gibi Targal Aramis'in peinde at sryordu. Ne var ki Aramis olduka aray am durumda idi. At da cins bir hayvand. Karanla ramen yldrm gibi gidiyordu. Bu durumda Targal'n ona yetimesi pek mmkn deildi. Delikanl bunu birazdan anlam, hi deilse Harmankaya'da Aramis'i enselemeyi kurmaya balamt. Ama halkn arasna bir karrsa doru drst yzn bil grmedii birini bulup karmak, hayli mkl olacakt. Bununla beraber hzn kesmeden takibe devam ediyor- du. te yandan Turgut Alpla arkada Saltuk Alp atlarn atlatrcasma sryor, avularnn ii gibi bildikleri bu yerlerde dmanlarna yetieceklerini sanyorlard. Yahut onu Harmankaya'da bulacaklard. En kt ihtimal bu idi. nk bir delie girerse bulup karmak hi de kolay olmayacakt. Saltuk bu dncesini yle belirtti: "Harmankaya Hisarna ularsa iimiz gleecek yiidim, bir an evvel kavumalyz ona." "yi ama, bu hi de kolay deil. Hem karanlk, hem hayli vakit kaybetmi bulunuyoru. Dua edelim de Targal bizden nce ona kavumu olsun. O takdirde iimiz kolaylat demektir." Atlar birazdan yorulmulard. Zaten dinlenmeye vakit bulamam olan hayvanlar burunlarndan soluyor, gittike takattan dyorlard. Turgut, 144 ? TURGUT ALP "Bu kt," dedi. "Hayvanlarmz yorgun, mola vermek zorunda kalacaz." Karanla ramen Saltuk ters ters arkadana bakt: "Madem dinlenecektik de o ii handa niin yapmadk?" Targal kale kapsna varana kadar Aramis'i yakalayamad. "Th be," diye sylendi. "Adam kardk galiba. Ama dur bakalm, gece vakti kapy aarlar m ona? Belki civarda bir yerdedir." Bu dncelerle aramaya balad. Ama Aramis meydanda yoktu. Aslnda Targal yarmyordu. nk Aramis kendisine sk allar siper etmi, hisar etrafnda dolaan Osmanl yiidini gzlerini drt aarak gzetliyor, dilerini gcrdatarak, "Namussuzlar beni bura}^a kadar takip ettiler, ama yakalama}racaklar" diye syleniyordu. Aramis akncy evvela Turgut Alp sanm, ama daha dikkatli baknca aldandn anlamt. Bu adam tanmyordu. Neden peine takldn da bilmiyordu bu yzden. Belki Turgut Alp'in ii vard da peine baka birini takmt. yleyse bu aknc da Turgut kadar seri kl kullanan biri olmalryd. Aknclar umumiyetle iyi kl kullanrlard. Meydana kp teke tek vurumay gze almas mmkn deildi. Zaten Aramis hibir zaman byle bir vurumay gze alabilmi deildi. O, hretini daima aklna ve kamasna borlu idi. Sonra da hayali kahramanlk hikyeleri uydurmasna. Rum valyelerinin ekserisi byle idi. Onlar Osmanoullar gibi cesaretle sahneye atlp kl almaz, ya uzaktan okla i grr veya hile ile hret temin ederlerdi. Denebilirdi ki en tesirli silahlan hile idi. Kuvvetin her zaman hile ile yenilebileceine inanrlard. TURGUT ALP ? 145 Aramis yannda ok tamadna bin esef ediyordu. Eer ok ve yay olsayd ay altnda kabak gibi bir hedef tekil eden takipisini bir okla ykar, kollarn sallaya sallaya hisara girerdi. Ama imdi ne yapacakt? Adam hisarn etrafn dikkatle aratryordu. eri girse Aramis hayli rahatlayacakt, ama byle bir niyette grnmyordu. Acaba ona kapy aarlar myd? Aarlard phesiz. Biliyorlard Harmankaya Hakimi Mihal Bey ile Osman Beyin arasndaki dostluu. Gece gndz her istedikleri saatte Osman Gazinin adamlanna kale kaplar alrd mutlaka. Onlara alrd da kendisine sra gelince aralanmazd bile. Dilerini alabildiine skt: "Sana gsteririm, Kse Mihal!" diye mrldand. En akllca i yava yava buradan uzaklamakt galiba. Madem Trkler peinde idi, onlarla bir oyuna girmek ahmaklk olurdu. stelik Turgut'un omuzuna at yaradan sonra eski kl ustal kalmamt. En iyisi, hissettirmeden yolu deitirip Karacahisar'a gitmekti. stedii adamlar pekala oradan da temin edebilirdi. Hisarda kalm Rumlarn arasnda kendisine sadk dostlar vard. Hem para, hem adam temin ederlerdi mutlaka. Kinememesi iin atnn yelesini okad. Dizginlerinden eke eke geri gtrmeye balad. Targal hl hisarn etrafn dolanyor, biraz uzanda bulunan Aramis'ten habersiz onu aryordu. "Bu adam ieri girmi olamaz," diye dnyordu. "Yerin dibine de gemediine gre, ya buraya gelmemitir veya bir yerlerde beni atlatmtr." Birden aklna bir ey gelerek hisar kapsna doru yrd. Sesi k kadar bard: 146 ? TURGUT ALP "Hey kapcba!" Ses seda kmaynca ellerini boru gibi azna tutarak tekrarlad: "Kapcba heeey!" Karlk geldi: "Kim baryor?" "Ben, Osman Gazinin akncs Targal, az evvel kapdan giren oldu mu?" Kapcba Osman Gazi adn duyunca hemen toparland. Bu hususta beylerinin kesin talimat vard. Aknclarn kafiyen bekletilmemesini emretmiti. Kap demirlerini ekti. Hafiften aralad. Targal kapnn aldn grnce yrd. Aralktan ban uzatan adama tekrar sordu: "Biraz nce kapy kimseye atnz m?" Kapcba hayretle ban sallad: "Hayr, hi kimseye amadk." "Emin misin?" "Burada benim haberim olmadan kap alamaz." "Kalenin bakaca girii var m?" "Arkadan kk bir kap daha var. Huru kaps adyla anlr. Dilerseniz oraya da bir soralm. Aradnz bir Trk m?" "Yo, hayr, hayr, bir valye." Kapcba uzun bir kahkaha att: "yleyse boa zahmet etmeyin yiidim, gece vakti ieriye hibir valye giremez. Tekfurumuz yalnz Osmanllara kapy amamz emrini vermitir. Bunun dnda kimse giremez. Ne arka kapdan, ne de buradan." TURGUT ALP ? 147 Targal bir soru daha sordu: "Gizli bir geit filan da yoktur ieri girmek iin, deil mi?" Adam tereddtsz cevap verdi: "Yok." "yi yleyse, kusura bakmayn, rahatnz bozdum." Yzgeri dnd. Kapcbann hayret dolu baklar altnda atma atlad. Karanla dalp kayboldu. Arkasndan kapcba mrldanyordu: "u Trk aknclar ne yaman adamlar. Geceleri gndzleri belli deil, hepsi de cevher vesselam!" Aramis bu konumalarn hi birine ahit olamad tabii. O oktan atnn ban Karacahisar'a evirmi, sr'atle yol almaya balamt. Targal bu ihtimali bilse mutlaka Karacahisar'a giderdi, ama gece vakti adamn nereye gittiini nasl bilebilirdi? Onun iin tekrar hana dnmeyi uygun bulmu, geldii istikamette at srmeye balamt. Bir yandan da esefleniyordu: "Kardk th be! Kim bilir ne iler evirmiti soytar? Kimlerin cann yakmt. Ama dnya kktr. Ola ki yine karlarz onunla." Sylene sylene giderken birden nal sesleri duyarak dikkat kesildi. Birileri geliyordu. Atn kaln bir aacn arkasna doru srerek kinememesi iin yelesini okad. Gzlerini yola dikti. Az sonra iki karalt grd. Atlarn pek hzl sremiyorlard. htimal hayvanlar ok yorgundu. Karaltlar yaklatka Targal kyafetlerine gz gezdirdi, ikisinde de Trk aknc kl vard. Karanlkta yzlerini fark edemedi. 148 ? TURGUT ALP "Hey, durun bakalm!" diye bararak atn orta yere srd. Ayn anda iki atl gemlerini ksarak durdular. El- ler bir anda kllara uzand. Targal'n niyeti arkadalaryla alay etmekti. Tekrar bard: "Syleyin hele nereye gidiyorsunuz?" ki yolcu bakarak gldler. Ellerini kllarndan ektiler. Sesin sahibini tanmlard. Saltuk, "Pek ateli grnyorsun delikanl," dedi. "Fazla heyecanllar uzun sre yaayamazlar." Targal da bu sesi tand. Bir kahkaha att: 'Trk aknclar uzun mddet yaamak yerine yaadklar sreyi deerlendirmek iin yaarlar delikanl. Yoksa sen byle dnmyor musun?" Atn onlara doru srd: "Ha, byle dnmyor musun?" diye tekrarlad. Atllardan biri elini karanla doru sallayarak cevap verdi: "Sayende biz de yle dnmeye baladk, yoksa bu karanlk gecenin mihnetini kim ekerdi?" Sonra birden ciddileti? "Adam kardn galiba?" Targal'n elleri iki yana dt. Esefle ban sallad: "Kardk Turgut Alp, karmak da denmez buna ya, yer yarld yerin dibine geti herif, kaleye girmedi, darda da bulamadm." "yledir onlar, gizlenmekte stlerine yoktur, hayatlarn buna balamlardr nk." Saltuk sze kart: "Nereye gitmi olabilir peki?" Targal boynunu bkt: TURGUT ALP ? 149 "Bilsem peini brakr mym hi?" Turgut dnyordu. Onun iin Aramis'in nereye gittiini tahmin etmek pek zor deildi. Yeni bir oyunun peinde idi. Meri'ye bir ktlk etmeyi istiyor olabilirdi. Kendisini bir trl hazmedemiyordu nk. Bizans sarayndan gelecek mirastan mahrum kalma korkusu gzn dndrmt. Kim bilir kz karmaya alacakt belki de. Bylece Turgut'tan da intikam alm olacakt aklnca. nk Turgut'un Meri'yi sevdiini sanyordu. Atn yavatan srmeye balad: "Peimden gelin," diye seslendi. "Galiba Aramis'in nereye gittiini ben biliyorum." Targal hayretle, "Aramis mi?" diye bard. Saltuk cevap verdi: "Evet Aramis, neden hayret ettin?" "Ama o St'te esir deil mi idi?" "yleydi, ama kurtulmann yolunu bulmu baksana. Az daha Bilecik'te anamzdan emdiimizi burnumuzdan getiriyordu. Yine bir kallelik yapt ya, tutturamad." "Vay canna! Demek Aramis ha! Desene kuvvetli bir dman karsndayz." "Yok canm," dedi Saltuk. "Aramis sandn kadar kuvvetli deildir." "Onu demek istemiyorum, elbet bilei kuvvetli deildir, ama Aramis'in dalavereleri dnyay tutmutur biliyorsunuz." "Skmez bize. Bulur buluturur, dalaveresini de bana geiririz bir gn." 150 ? TURGUT ALP Targal candan tasdik etti: "Mutlaka yle olur!" Olduka yorgun hayvanlarla sr'atli yol almak mmkn olmuyortiue Targal, "Hayvanlarmz hayli yorgun," diye fikrini syledi. "Bu durumda Karacahisar'a varamayacaz. Bir yerlerden at deitirsek hi fena olmayacak. Yahut bir handa mola vermemiz lazm." Turgut bu fikri beenmedi: "Bizim hayvanlar yorgunsa Aramis'inki de yorgun demektir. O da en azndan bizim kadar yol tepmi, hatta daha fazla bile." "Belki yolda mola verir." "Eh, o takdirde yolda enseleriz kefereyi." Daha bir ey konumadan yola devam ettiler. arkada Karacahisar'a vard zaman vakit leyi gemek zere idi. Atlan, yklacak kadar yorgundu. Turgut ilk nne kan muhafza hayanlan teslim ettikten sonra doruca Meri'nin kald eve yrd. Meri yanma verilen yal bir kadnla birlikte kalyordu. Turgut'un geldiini haber verdikleri zaman yerinden frlayarak kapya kotu. "Geldiniz mi?" diye mrldand. Gen adamn bir ey sormasna kalmadan da ilave etti: "Aman Ya Rabbi, ne kadar yorgunsunuz, hemen ieri giriniz." Turgut tam bir edep misali. Mtemadiyen yere bakyor, ban kaldrmyordu. TURGUT ALP ? 151 "Kalacak deilim," dedi. "Sadece hatrm sormaya geldim." Meri hayal krklna uradn belli eden bir sesle sordu: "Sadece bu kadar m Turgut Bey?" Turgut bir sre cevap vermedi. Gelirken hep kt eyler dnm, Meri'nin Aramis tarafndan karldn aklndan bir trl karamamt. imdi karsnda grmekle rahatlamt, ama gen kzn bu ziyarete baka manalar vererek mitlenmesinden korkuyordu. Neden son- ra, "Hayatm kurtaran, Trklere yardm eden bir kzn hatrn sormak iin geldim Meri," dedi. "Bu kfi deil mi?" Gen kz hafife glmsedi: "Artk Meri deil Turgut Bey, Meryem." Turgut aknlkla ban kaldrp bakt. Karsnda bir rt ile her tarafn kapatm, yalnz gzleri grnen bir kadn duruyordu. "Meryem mi?" diye mrldand. "Sizin haberiniz nereden olacak Turgut Bey, oktandr Mslman olduumu nereden bileceksiniz? Bir kere olsun arayp sormadnz ki!" "Kusura bakmaynz. O kadar ki... ler ylesine ok... Frsat ite. Vakit bulup Karacalisar'a gelemedik, kusura kalmayn." Kekeliyordu. Gen kz bunun stnde durmad. Kapdan ekildi: "eri girmeyecek misiniz?" "Girmeyeceim Meryem, arkadalarm bekliyor. Bir yere gidiyorduk da geerken urayalm dedim. Mslmanl'n tebrik ederim." 152 ? TURGUT ALP "Saolun, Turgut Bey." Turgut gerei syleyip kz zmek istemiyordu. Aramis'in buralarda olmas herhalde Meryem'i ok tedirgin edecekti. f "Vakit bulunca gene urarm," dedi. "imdilik Allahasmarladk." Tam dnp gidecekken arkadan yal bir kadn sesi yetiti: "Evladm, bize grnmeden nereye gitmektesin?" Turgut dnp bakt. Meryem'in yannda yal bir kadn duruyordu. "Naslsn Hatice Nine? Umarm Karacahisar'da darlanmyorsun?" Hatice Nine Meryem'i kolundan tuttu: "Byle prlanta gibi bir kz olan kadn nasl darlanr? Allah'a bin kr, Mslman da oldu. Vaktimizi Trk akmclarma, Osman Beyimize dua ile geiriyoruz." Turgut Alp glmsedi. Bjde piri fanilerin mstecab dualarn alan aknclarn srt elbette yere gelmezdi. Maddi gcn yannda bu manevi g, kuvvet stne kuvvet oluyordu. "Bana da dua ediyor musunuz Nine?" Hatice nine Turgut'a biraz daha yaklat. Azm kulana yaklatrarak fsldad: "Meryem'in duas sana yeter zaten. Benimkine ihtiyacn yok." ' Turgut kzardn hissetti. "Sa olsun." "Osman Beyimiz nasl?" TURGUT ALP ? 153 "Hamdolsun, shhatleri ok iyi. Yaknda St'ten buraya naklolacak herey. Osman Gazi burada oturacak artk." htiyar kadn ellerini semaya kaldrd: "Allah'm, airetimizin bandan Osman Beyi eksik etme. Aknclarmzn klcn kffar stnde messir kl. Dmanlara kar din-i slm zebun eyleme." Meryem ile Turgut da ellerini amlard. "Amin!" dediler. Turgut Alp msaade istedi. "zin verirseniz gideyim artk. Arkadalar beklettik, ayp olacak." Yal kadn sordu: "Hisarda kalacak msnz yiidim?" Turgut bir an tereddt etti. Kalp kalmayacan kendisi de bilmiyordu. "Kale Kads Dursun Fakih hazretleriyle bir grme yapmak gerek nine," dedi. "Kalp kalmayacam ondan sonra tayin edeceiz." "Kalrsanz ayet, bekleriz Turgut Bey, bir scak stmz iersiniz hi deilse." "Allah raz olsun, gayret ederim inallah. imdilik Allah'a emanet olunuz." Dnd. Ke banda kendisini bekleyen, bir yandan da ks ks glen arkadalarna doru yrd. Yanlarna yaklar yaklamaz da kt: "Bre utanmazlar, ne gzlersiniz?" Saltuk aldrmadan glmesine devam ediyordu. "Yahu, u Meri miydi kapya ilk kan?" 154 ? TURGUT ALP "Evet." "Kln deitirmi." "Yalnz kln deil^dihini de deitirdi." "Deme!" "Mslman oldu, ad da Meryem!" "Tamam, bu demektir ki i olur artk." Turgut hayretle arkadana bakt: "Hangi i?" Saltuk bir yandan ellerini outuruyor, bir yandan glmesine devam ediyordu. " ite canm." Turgut Alp arkadann ne demek istediini oktan anlamt, ama anlamamay daha uygun buldu. "Bana bak," dedi. "Byle eyler dnmekten vaz ge, anladn m? Benim kimseyle evlenmeye filan niyetim yok. Niyetlenince sana haber veririm." , Saltuk mthi bir sz duymu gibi bir adm geriledi. "Allah gstermesin," diye bard. "Dorusu senin azndan byle bir haber duymaktansa lmeyi tercih ederim. Akncya evlilik gerekmez." "Ya senin demek istediin nedir o kinayeli szlerinle." "Vaka onu demek isterim, ama aka yollu tabii. Gereklemesine kafiyen taraftar deilim." "Eh, anlatk o zaman. Kapa eneni bundan sonra. Haydi yryn. Dursun Fakih'i ziyaret edelim. Hayr duasn alalm. Bu arada kap nbetilerini de sorguya eker, Aramis'in gelip gelmediini reniriz." TURGUT ALP ? 155 Karacahisar Tekfurundan kalma koca konak, hisar Trklerin eline getii gnden itibaren depo olarak kullanlyordu. ok lks ve debdebeli olduundan hi kimse orada oturmaya raz olmam, Dursun Fakih'e konakta kalmas rica edilince de yle cevap vermiti: "Biz dnyaya debdebe iin gelmedik. Cenab- Hakkn bize ihsan ettii bir kadlk vazifesini alelade bir evde ifa edebiliriz. stirahatmza gelince; bir post bunun iin yeter de artar bile." Bir zamanlar, Karacahisar Rum Tekfurunun ziyafetler tertipledii byk bir aaal salon nevale sandklaryla, eski kllarla dolu idi. Eyalar muntazam sralar halinde dizilmiti. Ynlar insan boyu ykseliyordu. Gece yansn oktan gemi, Karacahisar nbetilerinin dnda herkes derin bir uykuya dalmt. Halk orak arazileri verimli bir hale getirmek iin var gc ile alyor, yats namazn kldktan sonra da hemen uyuyordu. Yeni bir ignne hazrlanmak iin dinlenmeye ihtiyalard vard. Eski konan byk salonunda uyumayan biri vard yalnz. Eya uvallarnn arasnda uzun sre durmaktan beli tutulmu, bacaklar uyumutu. Ar ar dorularak meydana kt. Karanla alan gzlerini etrafta dolatrd. Dudaklar kslm, burnu koku almaya hazr bir taznmki gibi ileri uzanmt. Sandklarn arasnda durup bir sre etrafa gz gezdirdi. Dikkatle her yan uzun uzun dinledi. Sonra grlt etmemeye alarak birka adm att. Gizli geitten konaa km, burasnn depo olarak kullanldn grnce de sevincinden zplamt. Ne zamandr sandklarn, uvallarn arasnda oturuyordu. Bk156 ? TURGUT ALP mt. Dar kmas ve harekete gemesi lazmd. Her halde pek zor olmayacakt. Bir kere stndeTrk kyafeti vard. Hele pelerini de att m kolay kolay kimse tanyamazd. Kedeki uvallarn birini srtlad. Dudaklarnda sinsi bir glmseme olduu halde ka doru yrd. Kona avucunun ii gibi bildiinden kolayca kapy bulmutu. Tek bir nbeti vard. Aramis'in talihi yaver gidiyordu. nk kapdaki asker nbetini yeni devralmt. erde adam olup olmadn bilmiyordu. Birisinin uval srtnda dan ktn grnce pek umursamad. Sadece i olsun gibilerden sordu: "Nereye gidiyorsun?" Aramis tereddt etmeden cevap verdi. "Mutfaa." "Ge." e Aramis'in dudaklannda o mehur eytan tebessm yine gelip oturmutu. Kapya geti. Keyi dner dnmez de srtndaki yk brakt. Acele ile yrd. Dikkatle bakmarak bir eve yanat. Hafif fiskelerle kapy tkrdatt. nc tkrtsna ancak cevap geldi: "Kimsiniz?" Aramis ksk bir sesle: "A Moris" dedi. Moris, Karacahisar'n Trkler tarafndan fethi ile kaleyi terk etmemi ve gerekli vergiyi vererek oturma izni alm bir Rumdu. Grnte iinde gnnde alyordu, ama aslnda kalede olup bitenleri Lefke Tekfuruna ulatrarak casusluk yapyor, kesesini iiriyordu. TURGUT ALP ? 157 Biri ksk sesle kapy amasn isterse, bunun mutlaka kaaklardan olduunu, kendisine ya bir haber vereceini veya bir haber almak isteyeceini tecrbeleriyle biliyordu. Buna ramen tedbirde kusur etmemek lazmd. Bir daha sordu: "Kimsin sen?" Aramis sesini daha kst: "Aramis!" "Bir dakika, ayorum." Kap araland ve Aramis glge gibi ieri szld. Moris bir sre baklarn etrafta dolatrarak gren olup olmadn arardktan sonra kapy ekti, ierideki kol demirini vurdu. "Gel," diyerek yrd. Aramis'i pancurlan sk skya kapal bir odaya aldktan sonra sordu: "Ben seni esir samyordum valye, nasl oldu da buradasn?" Aramis her zamanki riyakr tavryla gld: "Buradaym ite Moris, yoksa sen Aramis'in kolay kolay kafese klamayacan bilmiyor musun?" "Biliyorum, bildiim iin de yakalanmana hayret etm zaten. Sahi nasl kurtuldun?" Aramis umursamaz bir tarzda elini sallad: "Birka Trk akncsn klcmn nnde dize getirdikten sonra St' terk ettim. stesem daha evvel de kurtulabilirdim ya, lzum grmedim buna." Moris rkek rkek bu palavralar sineye ektikten sonra pheci bir tavrla sordu tekrar: "Peindeler mi hl?" 158 ? TURGUT ALP Aramis birden Turgut Alp'i hatrlad. Skntyla kmldad: "Mhim deil," dedi. "Peimde idiler, ama yolda hepsini safd ettim." "Yani onlar ldrdn m?" "Ya, ne sandn?" Bu teminata dorusu Moris pek inanmad ya, aka valyeye sylemeyi de uygun bulmad. Kuvvet bahsinde ne kadar titiz olduunu biliyordu. Zaten Aramis konumaya balad iin baka ey sormaya da frsat bulamad. "Beni iyi dinle Moris. Paraya ve adama ihtiyacm var. Bunlar bana temin edebilir misin?" Moris birden irkildi. Para bahsi midesini bulandrmt. O daima kazanmak isterdi ve birisine bor para vermekten nefret ederdi. "Adam bulmak kolay ama," dedi. Aramis yiyecekmi gibi bakt: "Ya para?" "Dorusunu istersen ben de geim sknts ekiyorum." "Atma Moris, klliyetli miktarda paran olduunu biliyorum." Moris telaland: "nan olsun yanl biliyorsun valye, ben fakir bir adamm. Bu srada hibir i de beceremedik. Dorusunu istersen hisar Trklerin eline geceli beri bize geim yollan iyiden iyiye kapand. Kr boaz zor doyuruyoruz." Aramis'in sinsi ve mstehzi baklar Moris'in kaim dudaklarna dikilmiti. Szlerini sabrla dinletikten sonra dik bir sesle sordu: TURGUT ALP B 159 "Yalan sylemediinden emin misin Moris?" "Meryem stne yemin ederim ki..." Aramis birden yerinden frlad. Karsndakinin kmldamasna kalmadan yakasna sarld. "Benimle konuurken Meryem'den, sa'dan bahsetme Moris. Bilirsin, byle eylere inanmam. Papazlarn para kazanmak iin uydurduklar korkun cehennemle cazip cennet de beni hi alakadar etmiyor stelik. u anda bana para lazm ve bu sende vardr." Moris souk souk terlemeye balamt. "nan ki valye..." Sert bir tokat yznde patlaynca szn kesmek zorunda kald. "Devam etmemi istemiyorsan bana para bul Moris, yoksa halin dumandr. akaya gelmediimi en iyi bilenlerden birisin sen." Yakasn brakt. Tekrar dnp sedire oturdu. Bir sre karsndakinin yanan outurmasm seyretti. Neden sonra, "Verecek misin paray, Moris?" Moris nefretle gzlerini bzd: "Doru drst isteyebilirdin unu be Aramis," dedi. Sanki az awel para iin kavga eden o deilmi gibi elini kuann arasna att*. kard dolu keseyi Aramis'e frlatt. "Para iin mnakaaya girmek asaletimi zedeler. Hem eski dostuz biz. Her zaman ideal iin alan insanlarz." Aramis btn ahlakszlna ramen bu riyakrl yzn buruturarak karlad. Ayaklarnn altna den keseye gz ucuyla bile bakmadan konutu: 160 ? TURGUT ALP "Yetmez bu Moris, bir tane daha lazm." Moris'in gzleri falta gibi almt. "Sen ldrdn m?" r\^ "im aceledir, fazla beklemeye hi tahammlm yok." Avucunu ap ileriye doru uzatt. "Bir kese daha dedim." Moris sapsar kesildi, kekelemeye balad: "Ama buna... soygunculuk... derler." "Nasl istersen yle kabullenmekte serbestsin. Hem niin soygunculuk olsun? Biz de Trk aknclar gibi paraya, pula ehemmiyet veren insanlardan deiliz. dealimizi gerekletirmeye alyoruz. Bunun iin iki kesenin ne ehemmiyeti olabilir?" Aramis'in konuna tarzndan Moris tek bir ey anlamt. Paray vermezse bu adam gzn krpmaz, klc ektii gibi boazn delerdi. "Pekala," dedi. "Yalnz stmde bakaca para yok inan ki. Odama gidip getireyim." "Pekala getir, ama ben de seninle birlikte geleceim. Ta ki eytana uyup kallelik yapmayasm." Moris dilerini skt. Btn nefretini iine gmd. "phelerin bouna valye," dedi. "Byle bir ey aklmn kesinden bile gemez." Aramis eilip ayak ucunda duran keseyi ald. Avucunda yle okkaladktan sonra kuann arasna soktu. Moris'in peine dt. Birlikte koridorun ucundaki odaya getiler. Buras bir yatak odas idi. st tllerle rtl karyolann iinde gen bir kz uyuyordu. Moris eikte bir sre durup Aramis'i ieri brakmamaya alt, ama hele TURGUT ALP ? 161 kz grdkten sonra Aramis'in ieri girme arzusu btn btne artt ve Moris'i dirseiyle itti. Bylenmi gibi kza bakyor, pis pis srtyordu: "Kim bu peri kz Moris?" diye sordu. Ayn anda gen kz da uyanmt. Odasnda bir yabancnn bulunduunu grr grmez yorgan ekti. Ban bu rtnn altna saklad. Aramis ksk bir kahkaha att. "Pek de mahcup ey!" Moris enesiyle karyolay gstererek, "Side," dedi. "Kzmadr, len karmn tek hatras." Aramis gzlerini karyoladan alamyordu: "Bu bir hazineye deer Moris. Bunu orada tutmakla aklllk etmiyorsun." Sesi ihtiras doluydu. Moris cevap vermedi. Odann bir kesinde duran konsolun alt gzn ekti. Altndan bir gz daha at. Bu herkesin gremeyecei gizli bir gzd. Aramis bir an baklarn o yana kaydrnca iinde dizi dizi keseler grd. Dikkatini bsbtn o yana verdi. "Dorusu hayli servet edinmisin Moris. Bir de benim istediimi iki kese ok geliyordu." "Ama alarak kazandm ben bunlar." "Palavra skma, bu kadar para aln teriyle biraraya gelmez, iine hile ve hurda kartrlmadktan sonra." Moris bu arada keseyi karm, gz srmek zere bulunuyordu. Aramis sesini alaltarak, "Bir dakika," dedi. "Orada ok kese var. Senin mrnde yemekle bitiremeyecein kadar ok. Halbuki ben gencim. Paraya da ihtiyacm senden ziyadedir." Moris'in yz kl gibi olmu, titremeye balamt: 162 ? TURGUT ALP "Samalama Aramis!" diye mrldand. Ama bunun hibir ie yaramayacan biliyordu. Btn hileleri renmiti de kl kullanmay renememiti. imdi btn kalbiyle bunu esef ediyor, yava yava Aramis'in elinin klcna kaydn souk souk terleyerek gryordu. Aramis eildi, azn kulana yaptrd. "Cann tatl deil mi senin Moris? Sonra bu gzel kzn kimsesiz kalacak." Moris bu sefer nefretini iine gmmeye lzum grmedi. "Allah belan versin!" diye tslad. Bir kese daha karp valyeye uzat. "Ne oluyor babacm?" Moris kznn sesini duyunca yz aydnland. "Hi kzm," dedi. "Bir dostla sohbet ediyoruz." Ayn zamanda Aramis'in yzne dmanca baklarn mhlamt. Gen kz byle vakitsiz misafirlere alkn olduu iin baka bir ey sormad. ki adam odadan dar ktlar. Yalnz Aramis karken bir kere daha dnd ve karyolaya bak. Tekrar eski oturduklar yere dndkleri zaman da ilk sz u oldu: "Dorusu harikulade gzel bir gvercinin var Moris." Moris valyenin naml ahlakszlardan ve menfaatperestlerden olduunu ok iyi biliyordu. "Bana bak valye," dedi. "Kzmdan uzak durman ihtar ediyorum." "Yani tehdit mi?" "Orasn sen dn." Aramis birden ciddileti. Bulank baklarla karsndakine bakt. TURGUT ALP ? 163 "Bana bak bo uval! stersem btn altnlarn ve kzn da birlikte alabilirim, bunu unutma. Ama imdi kzndan daha mhim ilerim var. Trklerden intikam almak iin buraya geldim." Moris'in yz bir para rahatlamt. "Biliyorum," dedi. "Aramis hiddetle sordu: "Ne biliyorsun?" "Trkler'den niin intikam almak istediini." valye bir ey sylemeden bir mddet durdu. Hatta fiskelerle yanaklarn tokatlad. Salarn ekitiri Neden sonra ban kaldrd zaman gzlerinin ii eytan prltlarla dolu idi. "Buldum!" diye bard. Moris hayretler iinde sordu: "Ne buldun?" "Onu buraya ekeceiz." "Onu mu? Kimi yani?" Aramis yine cevap vermedi. Bu sefer karsndaki duvara gzlerini dikmi, krpmadan bakmaya balamt. Moris inat olsun diye skunetini muhafaza ederek oturuyordu. Aramis'in iinden meraka dmediini bylece anlatm olacakt aklnca. valye baklarn yeniden Moris'e diktii zaman yine de iliklerine ileyen bir titremenin nne geemedi. "Moris, kznn Meri ile bir dostluu var m?" Moris i ekti: "nceleri bir para vard ya, imdi pek kalmad." "Neden, dargnlar m yoksa?" 164 ? TURGUT ALP "Yok canm." "Ya?" "Meri oktandr Meryem oldu valye, tabii bunu bilmiyorsun." valye bir inenin stne oturmu gibi frlad: "Ne demek istiyorsun?" "Yani Mslman oldu demek istiyorum." Aramis'in gerilen yz yumuad: "Bo ver. Din meselesi beni ilgilendirmez. Meryem oldu dediin zaman, bir an iin ldn sandm. Malum, senin gibi budalalar lm, Meryem Anaya kavumak olarak grr." Moris ne diyeceini bilemez bir halde yleca aval aval bakyordu. valyenin tekrar sedire oturuunu bekledikten sonra, "Bu szlerinden tr bir gn gelecek arplacaksn Aramis," dedi. "Ama bakalm ne zaman?" Aramis ok ciddi idi. "Brak peri masallarn Moris, ben senin beyninde teden beri ku kadar bile akl olmadn bilirim. imdi beni iyice dinle ve sakn isteyeceim eye itiraz etme." Yeni istekler karsnda kalacan duyan Moris'in yz tekrar allak bullak oldu. Acaba valye paray aldna gre daha ne isteyecekti? "Baka ne istiyorsun benden?" valye srtt: "Bu dava benim olduu kadar senin de davandr. Hep para alarak hizmet edecek deilsin ya, bir de para vererek hizmet etmeyi deneyeceksin." TURGUT ALP ? 165 "Yani!" "Sylediklerimden bir ey anlamadn galiba." "Anlalacak gibi konusan." Rahat bir tavrla arkaya yasland. "Moris, kzn ne yapp yapp Meri'yi buraya getirecek. Gerekirse Mslman olacan syleyebilir ona. Ne bileyim ben, onu ekmek iin nasl davranmas icap ettiini kendisi daha iyi bilir herhalde. Malm, kadn kadn anlar." "Sonra?" "Sonras bana kalm bir i, yalnz senden gzpek drt adam istiyorum. Tabii bir o kadar da at." Moris gzlerini baka tarafa evirdi. Dehetli bir eyden bahsediyormu gibi, "ok para," diye mrldand. "Paray ben vereceim, merak etme. Kuam altn keseleriyle doludur." Az nce Moris'ten ald keselere vurarak akrdatt: "Yoksa bilmiyor musun?" "Dzenbaz herif." valye hrsla ayan yere vurdu: "Azndan kan szlere dikkat et Moris, her zaman sabrl bir adam deilimdir. Syle, istediklerimi yapacak msn?" Moris yumuad. "ok tehlikeli bir oyuna girdiinin farknda msn Aramis? Osmanoullar Meri'yi gzleri gibi koruyorlar. Onlara yardm ettiini unutmu deiller. Sylendiine gre Turgut Alp isimli bir Trk akncsna gnln kaptrm." 166 ? TURGUT ALP Aramis bu ismi duyunca kalarm att: "Ben de bunun iin kz karmak istiyorum ya zaten, bylece intikamm alm olacam ondan. Sonra Meri'ye beni atlatmann ne demek olduunu da gstereceim." "Kz ele geirsen bile buradan karman kolay olmayacak valye, her taraf Trk atllanyla dolu, stelik kaplar da ok iyi muhafaza ediliyor." Aramis muhatabna korkun bir bak frlatt. "st yan seni ilgilendirmez Moris, sen kzma syleyeceksin ve Meri'nin bu eve gelmesini temin edeceksin, tamam m?" Moris bu adama kar kamayacan biliyordu. "Baka arem yok." "yleyse anlatk demektir. imdi bana odam gster, istirahate ihtiyacm var, ok yorgunum." Moris ayaa kalkt. Sendeleye sendeleye kapya doru yrd. "Peimden gel valye." Birlikte ktlar. Meri karsnda Moris'in kz Side'yi grnce olduka sevindi. "Gel Side," dedi. "Eikte ne duruyorsun yabanc gibi?" Moris'in kz sz ikiletmeden ieri szld. Gsterilen kerevetin ucuna iliti. "Rahat otur Side, yabanc kabul etme kendini. Evinde say." Kendisi de geip karsnda yerleti. "Anlat bakalm, ne var ne yok, epeydir grmemitik." TURGUT ALP ? 167 Side yapt iin verdi skntyla ban nne eerek gzlerini kard. "ey, biraz ilerim vard da Meri Abla, ziyaretine gelemedim." Gen kz glmseyerek tahsis etti: "Artk Meri deil Meryem, Side. oktan dinimi de, ismimi de deitirdim, biliyorsun herhalde." "Evet abla biliyorum, dorusu nceleri ok hayretle karladm. Ama imdi..." Meryem bir mitle sordu: "Demek imdi artk hayret etmiyorsun?" Gen kz ban kaldrp bakt. Gzlerinde gerek bir takdir ifadesi vard. "Hayr," dedi, "artk hayret etmiyorum. Trkleri tandktan, hal ve hareketlerini grdkten sonra slmm byk bir din olduunu ben de anladm. nceleri sanyordum ki bizi kendilerine peke ekecekler, ama u ana kadar bir Trk kapmz almad bile." Meryem memnun memnun bam sallad: "Kadnlar rahatsz eden ancak valyelerdir kuzum," dedi. "Trkler byle ey dnmezler. Dinimiz harama bakmay yasaklamtr nk." Side birden grevini hatrlad. Buraya slmiyeti meth etmek iin gelmemiti. Daha baka ileri vard. "Meryem Abla." "Syle, Side." "Ben..." "Evet." "Ben bu dinin yceliini anladktan sonra, Mslman 168 ? TURGUT ALP olmaya karar verdim. oktandr bu karan almtm, ama babamdan ekmiyordum. Dn gece onu da raz ettim. Kendisini zorlamamam artyla evet dedi. O da esasen slmiyete kar byk bir muhabbet besliyor, ama bunca yllk dinimi deitirmem Siye inat ediyor yine de." "Ne bo inat." "Evet bo olduunu ben de biliyorum, hatta kendisi de biliyor. Hi deilse benim Mslman olmama raz oldu ya, o da bir ey. Senden rica etsem acaba dinini retir misin?" Meryem'in sevincina pyan yoktu. Gzleri prl prl yanyo, dudaklar tatl bir tebessmle kvrlyordu. "Elbette," diye cevap verdi. "stersen hemen imdi balayalm." Side bir tereddt an geirdi. "Yok, burada deil." "Ya nerede?" "Evimde. Evvela orasn senin evin gibi sade demek istiyorum. slama girmeden evvel evimi Mslmanca donatmak istiyorum." "Acaip bir istek." "Beni kurnazsn deil mi? Meryem Abla, ne olur yardm et." Meryem hibir eyden phelenmemiti. Side'nin iyi kalbli bir kz olduunu bildii iin irkin oyunlara alet olabileceini esasen dnmesi mmkn deildi. "Peki Side. Ama evvela Hatice Nineye bir danaym." Odadan kt. Side bir i mcadelesi veriyordu. Yapt iin ok irkin bir ey olduunu biliyordu. stelik Meryem'i de ok seviyordu. Uzun sre bu hisarda birlikte birTURGUTALP ? 169 birleriyle gerek dost olarak yaamlard. Ya imdi? Bu dostluundan istifade ederek onu kandnyordu. Kendisi iin kurulan bir tuzaa dryordu. Ama elinden baka trl davranmak da gelmiyordu. Babas Aramis'in elinde idi. Bir falso verdii takdirde boynunu uurmakta tereddt etmeyeceini bara bara yzne haykrmt yola karken. Mecburdu bu kt oyunun son perdesine kadar rol yapmaya. 'Tamam Side, evinize gidebiliriz imdi." Side ban kaldrp rkek rkek Meryem'e bakt. rtleri iindeki duruu bile zarif ve cana yaknd. Bir an, iinde iddetli frtnalar alkaland. "Meryem Abla!" "Evet Side." "ey... Seni ok seviyorum." Az daha bo bulunup aklayacakt. ok sevdii babasnn tehlikede olan hayatn hatrlayarak bundan vazgeti. Meryem btn bunlardan habersiz tebessm etti: "Ben de seni seviyorum Side." Birlikte ktlar. Sokaklar Trk aknclar ve muhafzlaryla dolu idi. Side bunlar grnce yeni bir tereddt daha geirdi. Herhangi birine yaklap durumu izah etse belki ilerin rengi deiecekti. Trkler Aramis'i mutlaka yakalayacaklard o zaman. Fakat Aramis yakalanmadan evvel babasn ldrrd elbet. Dediini yapan biri olduunu duymutu. Bu dncelerinden vazgeti. Meryem'in yanbanda yrmeye devam etti. Meryem etrafna bakmadan yryordu. nn iin Turgut Alp'in kendisini grdn fark etmedi. Kendi kendisine, 170 ? TURGUT ALP "Allah Allah, u kadn Meryem'e ne kadar da benziyor," diye hayretle mrldandn da duymad tabii. Az sonra eve gelmilerdi. Side nde, Meryem arkada ieri girdiler. Onlar kapda kimse karlamad. Side misafiri doruca odasna gtrd. Karyolasn iaret etti: "unun stne otur abla, ben de nne diz kmeden nce u oday bir eye benzeteyim." Alelacele teyi beriyi toplamaya balad. Meryem glerek gen kzn hareketlerini takip ediyordu. Mslmanl kabul edecei iin mesuttu. Birinin daha ebed saadete ereceini tahayyl ediyor, iten gelen bir sevin dalgasyla sarslyordu. "Side," dedi. "nce ehadet getirsen de sonra toplasan olmaz m?" Side yapt iten bam kaldrd: "Neden abla? Aceleye lzum var m?" "Tabii var kuzum, hayat ksadr. lmn ne zaman gelecei hi bilinmez. Ecel klcn ekmi, her an bamz kesmek iin arkamzda duruyor." Side sap san kesildi. Meryem'in arkasndaki kaln perdenin arkasnda Aramis'in elinde klc ile durduunu biliyordu. Sendeledi. Karyola balna tutundu. "Meryem Abla" diye inledi. Gen kzdaki deiiklii Meryem de fark etmiti. Birden frlayarak kollarndan tuttu. "Ne oluyor kardeim?" Bu hareket bandaki rty uurmu, salar meydana kmt. Birden arkasndan dolanan kuvvetli bir el azna bastrld. rpnd, kurtulmak iin debelendi. Ama, el her saniye daha ok bastrd. Neredeyse nefesi tkanacakt. TURGUT ALP ? 171 Meryem can havliyle mehul bilei kavrad. Btn kuvvetiyle asld. Ama emberden kurtulmas mmkn olmad. Gzleri gittike karard, gittike etrafm seemez oldu. Sonra bana vurulduunu hissetti. Belli belirsiz inledi. Kahpece bir oyuna getirildii fikri kafasndan imek gibi geti. Ama uzun boylu dnemedi. Baylmt. Aramis gen kzn aznn stnden elini ekti. Kollarndan kavrayarak yataa ekti, beyaz rtlerin iine att. "Oldu bu i," diye mrldand. Dudaklarnda cellatlara has bir glmseme vard. Side bu gl grnce iliklerinin donduunu hissetti. "Alak!" diye bard. Yumruklarn skarak stne yrd. "Olduun yerde kal Side. Kk kularn kartallara saldrdklar nerede grlm? Ancak kartallar kk kular avlar." "Pis herif!" "Ne dersen de, ama biraz daha ll ol. Baban dn." Side nefretle valyeye bakt. Sonra odadan kmak iin kapya yrd. "Dar kma Side, buradakal." Side fkeyle dnd: "Buras benim evimdir, istediimi yaparm." Aramis sinsi sinsi glyordu: "Hey, artk buras muharebe kararghmdr ve istediini yapmana msaade etmiyorum. Ben buradan gidene kadar uslu uslu u karyolann kenarnda otur ve ablan istediin kadar seyret. Bak Meri hl ok gzel." 172 ? TURGUT ALP Gzlerini Side'den ayrmyordu. "Ama senin kadar taze ve ltif deil yine de." Side mthi surette tiksiniyordu bu adamdan. Yzn grdnde midesi kabaryor, kusacak gibi oluyordu. Bununla beraber syleneni yap. Gitti karyola kenarna iliti. "Hah yle bakalm kk gvercinim. Kartaln lafn uysal uysal dinle." "Sen kartal deil, bir kara kargasn." Aramis ksk bir sesle gld: "ok doru bir sz. imdiye kadar bana bundan gzel bir lakap bulamamlard. Kara Karga, artk bu lakapla anlacam. Trkler bu lakaptan korkacaklar, duyduklar yerde titreyeceklerdir." Gzlerini szd, oksevdii bir yemein ismini telaffuz eden oburlar gibi aznn suyu akarak tekrarlad: "Kara Karga, Kara Karga, ok nefis bir isim, bunu lakap olarak seiyorum Side, senin hatrn olduu iin de hi unutmayacam." Side bir an adamn deli olup olmadn dnd. Mutlaka deli olmalyd. Yoksa bunca sama, akll bir adamn azndan kamazd. Birden babas geldi aklna. Yoksa bu adam ona bir ey mi yapmt? Yerinden frlad. "Babam, babam nerede benim?" Aramis omuzundan bastrp tekrar karyolaya oturttu: "Baban merak etme, emniyettedir. Kilere kilitledim onu. Ama artk lzum kalmad. Hadi gel serbest brakalm." Elini gen kzn bileine uzatm. Side nefretle ekti. TURGUT ALP ? 173 "rkek gvercinim benim, bu halinle daha da houma gidiyorsun." Gen kzn gzleri ate pskryordu. "Nefrete bile demeyecek kadar adi herifin birisin," dedi. "O palavrac airler gibi kelam ediyorsun gvercinim. Ama unutma ki, her nefret bir sevginin balangcdr." Side, hayatnda bu kadar yzsz bir adam daha tandn hatrlamyordu. Ondan btn kalbiyle tiksiniyordu. Yanna yaklamamaya alarak kilere gitti. Babas ierde idi gerekten. Bir keye bzlm, uyukluyordu. Kapnn aldn grnce ban kaldrp bakt. Baklarnda mitsizlik vard nce. Sonra kzn grnce birden gzleri parlad: "Kzm!" diye mrldand. "Babacm!" diye bararak babasnn kollarna doru kotu. Kucaklatlar. Aramis yzn buruturdu: "Aman ne dayanlmaz manzara, sanki ikisinin de lmden dnm gibi bir halleri var. Hey, ayrln bakalm, ne oluyor?" "Kzmla kucaklamay da yasak m ettin Aramis?" "imdi sras deil, ileri bitirip pideyim de bol bol kucaklasn ondan sonra." kisi de cevap vermediler. Bu adamn kalbinde byle sevgilere yer olmadn biliyordu. O yalnz menfaatini dnm, ahs karn hereyin stnde mtala etmi- ti. Side, "Bizden daha ne istiyorsun?" diye sordu. Aramis, "Gelin odaya gidelim, daha rahat konuuruz," dedi. "Kafesten kuun umasn istemem." 174 ? TURGUT ALP Klc hl elinde idi ve tehditkr bir tavrla ileriye uzanmt. aresiz peinden gittiler. Meryem beyaz ipekliler iinde birleri kz gibi yatyordu. Yzndeki hafif mor benler de gemiti. Salar yatan stnde geliigzel dalmt. Side, Meryem'in nasl sk skya kapandn hatrlad. Birka admda yanma yaklaarak ban rtt. stne de bir rt att. Aramis, "Vay vay vay!" diye alay etti. "Neler gryorum neler." Side karlk vermedi. Tekrar karyolaya iliti. Sakin grnmeye alyordu, ama kalbi yerinden frlayacakm gibi vuruyordu. Odann iini derin bir sessizlik kaplamt. Kapal perdelerin ardndan szan zayf k gnei ierisini slamadndan olduka souktu. Sessizlik uzun sre devam etti. Neden sonra Aramis tekrar konumaya balad: "Kumrular gibi ne dnp duruyorsunuz baba, kz? Elinizden gelse bir kak suda boacanz biliyorum beni, ama elinizden hibir zaman gelmeyecektir bu." Klcnn kabza ksmyla Moris'in enesini drtt: "imdi beni dinle Moris, bana drt adamla alt tane at bul. Orman eteindeki dnemete beni beklesinler. Gndz gzyle kaleden kmalar zor olmasa gerek." Moris ban sallayarak anladn belirtti. "imdi hemen k git ve dediklerimi noksansz yapmaya bak, kznn elimde olduunu da sakn aklndan karma. Gzellii geri beni ok byledi, ama gerekirse..." Klc br eline aktarp kzn brne kaldrd: "ldrmekte zerre kadar tereddt etmem." Moris sesini karmadan ayaa kalk. Kzna dnd: TURGUT ALP ? 175 'Telalanma kzm," dedi. "Ben gelene kadar uslu uslu otur." Side'nin gzlerinde iki sra ya parlyordu. Babasn bir daha gremeyecekmi gibi kederle bakt. Boynunu bkt ve ban sallad. Moris bu sefer valyeye hitap etti: "Aramis." Aramis hiddetle adamn szn kesti: "Aramis deil, Kara Karga." akn akn Moris'in baktn grnce de ilave etti: "Senin gzel kzn bana bu lakab balad. Bundan sonra byle anlmak istiyorum." Moris adamn deli olup olmadn bir daha dnd. phe yok, bu adam ldrmt. Yoksa bir insann durup dururken Kara Karga lakab almas baka trl izah edilemezdi. "Pekala Kara Karga, ben gidiyorum, istediklerini bulup, istediin yere gndereceim." "Aklllk edersin." "Sen de aklllk et de kzmn klna dokunmaya kalkma, yoksa." Aramis birden hiddetlendi: "Ne yaparsn yoksa?" Moris ban sallad: "ntihar ederim." "Ya! Dorusu buna ok zlrm. Konsolun gizli gzndeki altnlar yiyemeden lmen hi de ho bir ey deil." Alayl halini stnden att: 176 ? TURGUT ALP "Hadi defol, gzm grmesin." Moris paytak admlarla kt. Turgut'un ii iine smyordu. Bir yandan Meryem'e benzettii kadn dnyor, bir yandan btn soruturmalara ramen Aramis'in izine tesadf edemedii iin zlyordu. Sormadklar adam, danmadklar nbeti kalmam gibi idi kalede. Ama hepsi anlamlar gibi balarn iki yana sallyor, "Yok yiidim," diyorlard. "Byle biri kafiyen kaleye girmi deil." Soruturmalardan bir netice karamaynca arkada Saltuk'a, "Belli ki, kfir buraya gelmemi," dedi. "Fazla beklemeye lzum yok, derhal St'e dnmek gerek." Ee, dnelim yleyse, ne mni var?" Hakikaten dnmeleri iin hibir mani yoktu. Fakat nedense Turgut biraz daha kalede kalmak istiyordu. inde tuhaf bir his kalmasn ihtar eder gibi idi. Bu hislerinde hi yanlmamt o, ne zaman byle bir his duymusa neticesini grmt. Ama bunu arkadalarna sylese ihtimal alay edeceklerdi. "Hele Hatice Nineyi bir kere daha ziyaret edip hayr duasn alalm. Oradan da Dursun Fakih'e urar veda ederiz." Saltuk'la Targal bakp gltler. Turgut'un Hatice Nineyi ziyaretine baka mna vermedikleri belli idi. Turgut anlad. Arkadalarnn glmsemelerine ierledi: "Hep bo eyler dnrsnz," diye kt. Ben de gitmekten vazgetim. Hatice Nineye uramadan kaleden kacaz." TURGUT ALP ? 177 Targal itiraz etti: "Hi olur mu yiidim? Yal kadn, stelik, sana annen kadar yakn. Duasn almadan gitmek olmaz." Turgut'a Hatice Ninenin annesi kadar yakn olduu doru idi. Daha bebekken z annesini kaybedince Hatice Nine himayesine alm, st annelik yapm. "yi, ama siz alay etmekten vazgemiyorsunuz ki," dedi. Saltuk glmseyerek arkadana bakt: "Sen bize bakma Turgut, bir sava eriyiz. Dve dve glmeyi unuttuk nerdeyse. Eh, byle kk frsatlar da kmasa, yzmz Bizans valyelerininki gibi bzlp gidecek, Allah korusun." Bu szlere Turgut da gld: "Madem istiyorsunuz, nineyi bir ziyaret edelim yleyse," dedi. Vakit ikindiye giriyordu. arkada ar ar aalkl yolda ilerleyerek, Meryem'le Hatice Nineye ait evin kapsna vardlar. Turgut mgra ekti. Her zamanki gibi kapya Meryem'in kacam sanarak ban ne indirmiti. Ama ninenin sesini duydu: "Ho geldin yavrum." "Ho bulduk ninem, ieri girmeyeceiz. yle gitmeden evvel urayp duan alalm dedik. Sat'e dnyoruzV' "Ya, demek bir gece bile misafirim olmadan dnyorsunuz yle mi? Byle bir evlada hangi anne stn helal eder?" Turgut iliklerine kadar rperdiini hissetti. Ban kaldrp karsndaki yal kadna bakt: "Ninem," dedi. "Biliyorsun, ierde gen bir kz var. Benim erkek bulunmayan eve girmem doru olmaz. Hisarda 178 ? TURGUT ALP yabanclar var, dedikodu karrlar. yle olmasa bile erkeksiz eve girmeyi, kadnlarla sohbet etmeyi dinimiz mahzurlu klmtr. Yoksa ben her zamanki Turgut'un deil miyim? Yine dizinin dibinde oynayan Turgut'un!" Nine o gnleri hatrlamt. Gzleri uzaklara kayd. T ufukta len bir kadn grd. Bu Turgut'un z annesiydi. Son nefesini veriyordu. "Yavrum, Turgut'um" diye inliyordu. Sonra yan kapal gzlerini hafife kaldrarak kendisine bakyor, "Yavruma yavrun gibi bak Hatice" diye son vasiyetini yapyordu. Gzleri tamamen kapanyor, kupkuru dudaklarnn arasndan son olarak "Allah" kelam kyor, teslim-i ruh ediyordu. Hatice Ninenin gzleri yalarla dolu dolu oldu. Yemenisinin ilemeli ucu ile gzlerini kurulad: "Evet, yavrum," dedi. "Sen bana annenin yadigrsn. O muhterem kadn senin imdiki halini gremeden ld. Ne bahtiyarmm ti, emek verdiim ocuun, stm iirdiim bebein dinine, milletine faydal bir insan olduunu grdm. Git ocuum, yolun ak olsun. Btn emeklerim helal olsun. Allah klcn keskin etsin. Seni milletine balasn." Turgut'un da gzleri yaarmt bu szlerle. Gstermemek iin ban edi. Henz duyulur bir sesle: "Saol ninem," dedi. "Allah senden raz olsun. Hayr dualarn ardmzdan eksik etme." Yava yava dnd: "Gidelim arkadalar," dedi. Targal da Turgut'un peine takld. Ama Saltuk acele etmedi. Ninenin yanma sokuldu. Turgut'un duymamas iin sesini alaltt: TURGUT ALP ? 179 "Meryem Hatun yok mu nine?" diye sordu. Yal kadn hl gz yalarn kurulamakla meguld. htiyarlk bir an Meryem'i unutturmutu. Saltuk sormam olsayd ihtimal hi hatrlamaycakt. Feri snmek zere olan yal gzlerini akncya evirdi: "Side ile birlikte gitti yiidim," dedi. "Sabah gitti, ama hl dnmedi. Oysa bu kadar uzun zaman kalacan sylememiti bana." Esasen Saltuk'un iinde de meneini bilemedii bir i sknts vard. Aramis'i harlad birden. "Gitti mi, nereye?" "Side'nin evine." "Kim bu Side?" "Tacir Moris'in kz. Mslman olacan syleyip Meryem'i davet etti. O da seve seve gitti." Saltuk'un iine bir kurt dmt. "Ya!" diye mrldand. Alelacele ihtiyar kadna veda edip keyi dnmek zere bulunan arkadalanna yetiti. Bir sre endielerinin mahiyetini dnd. Sonra Turgut'a sylemeye karar verdi: 'Turgut, Meryem Hatun evde yokmu." Turgut yine arkadann alay edeceini sanarak aksileti: "Bana ne?" Saltuk aldrmadan devam etti: "Moris denen bir Rum tacirinin Side isimli kz sabah gelip Mslman olacan sylemi ve birlikte evine gtrm. Hl da dnmemi." Turgut yine aldrmad. 180 ? TURGUT ALP "Ne yapalm?" Saltuk gayet ciddi idi: "Anlayl ol be, anlayl ol biraz. Alay filan etmiyorum. Bu Aramis denen kpein ne zariao, nereden kaca, nerede ne yapaca belli olmaz. Karacahisar Rumlarnn ise halen dalavereli iler evirdikleri malm. u eve bir gz atsak hi fena olmaz bence." "Yani ksaca ne demek istiyorsun?" "Bir ey demek istediim yok. Meryem Hatun sabahleyin bir Rum kzyla kt ve hl eve dnmedi. Biz ise Aramis'in peindeyiz. Bu adamn kaleye baka yollarla girmi olabileceini gz nnde bulundurmak zorundayz. Diyorum ki, Moris denen herifin evine bir gz atsak da Meryem'in orada olup olmadn anlasak." Turgut Alp bir an dndkten sonra Targal'a sordu: "Sen ne dersin?" "Eh, bir soralm hele, kaybedeceimiz bir ey yok." "Peki yleyse, gidip bir gz atalm da Saltuk rahatlasn." "Ama evi bilmiyoruz, dnp nineye tarif ettirelim." "Lzum yok, urada kime sorsak bilir sanrm. Hey nbeti!" Oradan gemekte olan nbetiden biri hemen seirtti: "Buyurun yiidim." "Moris diye bir tacirin evini biliyor musun?" "Kim bilmez? Burann en zenginlerindendir. Ben sizi gtreyim." "Saol." TURGUT ALP ? 181 Nbetinin peinde az sonra eve varmlard. Nbeti ngra ekti. O srada Moris, Aramis'in istedii drt adam ve be at bulup istenen yere gndermi, evine dnmt. Kapsnn nnde akncnn ve bir nbetinin beklediini grnce birden telaland. Kap kamama arasnda tereddt etti. Sonra aknclarn hallerine bakarak telasz durularndan bir ey bilmedikleri neticesini kard. Acele admlarla yaklat: "Buyurun yiitlerim, bir emriniz mi vard kulunuza?" Targal ters ters bakt adama: "Bize kul mu gerekmez, kul Allah'ndr. Sen ne istiyorsun?" Moris'in cevap vermesine kalmadan nbeti durumu izah e'tti: "Ev sahibi Moris budur. Ben gidebilir miyim yiitlerim?" Turgut, "Gidebilirsin," dedi. Moris'e dnd: "Moris efendi, sabah buraya bir kadn gelmi, hl evde mi?" Moris sapsar kesildi. Bir an ne cevap vereceini bile- medi. Sonra cebinden kard bir anahtar kilide soktu. "imdi renir, size haber veririm yiitlerim" dedi. aknlktan kurtulunca da ilave etti: "Kzmla sabahleyin gelmiti evet, kzm Mslman olmak istiyordu." Kapy at: "Buyurun, siz de girin." Turgut ve arkadalar adamn teredddn gzden ka'182 ? TURGUT ALP rmamlard. Bununla birlikte ieri girmeyi imdilik lzumsuz buldular. "Yok," dedi Turgut. "Sen git-ve haber getir." Moris bunu canna minnet sayd. Bir de ieri girmek isteseler ve hele evi aramaya kalksalar, hali harapt. Bu ihtimalleri savuturmak iin bir cesaret gstermi ve akncy eve davet etmiti. yi ki kabul etmemilerdi. Kapy geer gemez alnnda biriken souk ter tanelerini elinintersiyle sildi. Derin bir nefes ald: "Oh be, imdilik ucuz kurtulduk, hele bir de atlatabilirsem." eri girdi. Aramis'in bulunduu odaya frtna gibi dald: "Malvolduk Aramis!" Aramis yerinden srad: "Ne var, ne oldu?" "Kapnn nnde aknc duruyor." "Ya! Ne istiyorlarm?" "Meri'yi!" Meryem aylmt, ama elleri bal ve az da tkal bulunuyordu. Sadece konuulanlar duyuyor, ii mitle doluyordu. Burada esir olduunu anlamalar iin Allah'a iinden dua etmekle meguld. Aramis'in rengi belli bir ekilde sararmt. Elini sivri sakalnn stnde gezdirip bir mddet dnd. Durum berbata doru gidiyordu. Gece olmadan burada bulunduunu kimsenin anlamamas lazmd. Yoksa hap yutard. Gece olunca ii kolaylaacakt naslsa. Tekrar depo halindeki eski konaa girecek, geldii yerden dar kacakt. Tabii Meri de yannda bulunacakt. TURGUT ALP ? 183 Moris sabrszlanyordu: "Ne diyeyim adamlara? Haber bekliyorlar." valye ban kaldrd: "Sen otur bakalm uraya. Side sen kalk. Git adamlara de ki, Meri yanm saat kadar evvel buradan ayrld, eve giderken pazara urayp al veri yapacan syledi." Side nefret dolu baklarla valyeye bakyordu. "Kalk dedim kaltak!" Aramis klcn ekmi, Moris'in grtlana dayamt. "Babann hayat sence ehemmiyetli deilse oturmana devam edersin." Side isteksizce doruldu, bir ey sormadan kapya yneldi. "Dur sersem kz, sana hemen dar git diyen oldu mu? Evvela her yann iyice rt. Mslman olmak iin Meriyi buraya ardn unutma. Byle cas cavlak Mslman kadm nerede grlm?" Side durdu. Etrafa bir gz att. Karyolann stnde duran byk ilemeli rty ald. yice sarnd. Aramis srtarak kzn hareketlerini takip ediyordu: 'Tamam, biraz acemice, ama yine de idare eder vaziyeti. Git syle o sersem Trklere, burada kimse yok. Baban elimde bulunacak unutma. En kk bir ak verirsen, grtlan delerim bu ihtiyarn!" Side dar kt. Osmanl aknclarnn yanna doru yrd. Gerei kadar yaklanca durdu: "Meryem ablam yok," dedi. "Yanm saat nce k." Turgut, Moris'i beklerken siyahlara brnm bir kadn karsnda grnce hayli yadrgad. 184 ? TURGUT ALP "Biz Moris'i bekliyorduk," dedi. "Ben onun kzym. Mslman oldum. Meryem ablam bana Mslmanl retti." r "Bac," dedi. "Meryem Hatunun yanm saat nce ktn sylersin, ama biz evinden geliyoruz." Side retilen eyleri sralad: "Eve gitmeden nce pazar yerine urayacak ve al veri yapacakt. Orada bulabileceinizi umanm. Yolu bilmiyorsanz, ben sizi gtreyim." Zavall kz babasnn hayatini dnyor, srf bu yzden Trk aknclann inandrmaya btn gcyle alyordu. Aknclar da inanm gibi idiler. Ama Moris'in mtereddit tavrla nn bir trl unutamyorlard. Sanki bir srn varm da saklamaya gc yetmiyormu gibi bir hal grmlerdi onda. Turgut arkadalanna dnd: "Gryorsunuz ki bouna geldik," dedi. "Elemekte fayda yok. imdiye kadar evine bile dnmtr belki." Sylediklerine kendisi de inanmak istiyordu, ama iindeki tuhaf his azalacak yerde durmadan artyor, onu rahatsz ediyordu. Bununla beraber dnd: "Gidelim artk." Gen kz kapy kapamak zere davrand. Ama vazgeti. Akhna bir ey gelmiti. yiidi eve davet etse btn phelerini silip gtrm olacakt. Babasnn daha evvel bu hileye bavurduunu bilmediinden hemen teebbse geti. Kapy ardna kadar aarak kenara ekildi. "Bir tas ayranmz ierseniz bizi ihya edersiniz yiitlerim," dedi. "Buyurmaz msnz? Ne zamandr birka akncy arlamak istiyordum." TURGUT ALP ? 185 O zamana kadar hl phe iinde bulunan Saltuk bile bu istek karsnda btn phelerini atmak zorunda kald. "Saol bac," dedi. "nallah baka birgn. Mslman olduuna sevindik. Allah mbarek etsin." Dnd, Turgut'un yanma gitti: "Doru syledii muhakkak," dedi. "phelerimiz yersizmi, dnelim." Targal da yanlarna geldi. Birlikte dnmeye baladlar. Yolda Turgut almak ihtiyacn duydu: "Bilmem neden, iimde belli belirsiz bir sknt var." "Benim de," dedi Saltuk. "Baya rahatsz oluyorum dorusu. Ama galiba havadan olacak. Bulutlar iyice sard. Yamur yaacaa benzer." Targal umursamad: "inizdekileri kendinize saklayn dostlarm. Bana da msaade gayri, yapacak bir sr iim var. Abdurrhman'la buluacaktk handa. oktan gelmi olmas gerek. Birlikte yle etrafa bir gz atacaz." Son sz sylerken sa gzn krpt ve glmsedi. "yle etrafa bir gz atmann" ne mnaya geldiini hepsi ok iyi biliyordu. Yine civara aknlar yaplacakt. Saltuk, "Eh," dedi. "Siz oynamaya devam ederken biz de St'te ryp gideceiz. Talih ite, ne denir?" "Ne dersiniz? Bir kere daha Hatice Nineyi rahatsz edelim mi?" "Neden icap etti bu?" "Bilmem, iimde tuhaf bir his var dedim ya, Meryem'in bana bir ey gelmi gibi rahatsz oluyorum. nce pazar 186 ? TURGUT ALP yerine urayp bir gz atalm. Sonra eve dnp dnmediine bakar, ondan sonra da yola karz. Targal." "Buyur Turgut Alp." <C "Seni ok tuttuk. Madem ilerin var gidebilirsin. Abdurrahman'a selamlarm syle. Klcn keskin bilesin." Targal glerek cevap verdi: "Sylerim yiidim." Kucaklatlar. "Yolun ak olsun kardeim, gazilere binler selam, dua etsinler bize." "Dualarmz mterektir yiidim, tek vcut halinde Allah katna ular ve inallah mstecab olur." "Allah yolunu ak etsin." "Sizin de." Targal gittikten sonra iki arkada doruca pazar yerine indiler. Tacirler bara ara mallarna mteri ekmeye alyorlard. Yol boylan eitli eyalarla dolmutu. Trl kyafetler iindeki satclar, sra sra dizilmiti. Hokkabazlar milleti evrelerinde toplam, numaralarn gsteriyorlard. Bunlar ekseriya civar hisarlardan gelen Rumlard. Trkler byle oyunlara itibar etmiyordu pek. Pazar yerlerinde vakit geirmektense tarlada almay tercih ediyorlard. Her yan iyiden iyi dolatlar, ama Meryem'e benzeyen bir kadna rastlayamadlar. Esasen pazar erinde pek kadn yoktu. Ancak drt kadna tesadf etmilerdi. Bunlarn de Rum kars idi. Mslman kadnlan mecbur olmadka sokaa kmazd. Turgut bunu hatrlaynca Saltuk'u kolundan ekti: "Meryem'in pazara kmamas gerekti," dedi. TURGUT ALP ? 187 Saltuk birden anlayamad: "Niin?" "Burada kadnlar kimsesi yoksa ve ok mecbur olursa pazara, iner. Oysa Meryem'in Hatice Ninesi var. Al verileri onun yapmas lazm." "yi ama yiidim, krk ylda bir sokaa kmken pazara da uram olabilir. Normaldir bu." "Hayr, normal deil. Bunu daha evvel niin dnemedim, hayret. Madem ki buraya kadar geldik, tekrar nineye gidelim. Meryem'i orada bulacamz sanmyorum, ama yine de gidelim de i garanti olsun. Endiem bo yere deil Saltuk, yanlmyorum. Meryem'in bana bir felaket gelmi. Hislerim beni yanltmaz. Aramis'in burada olduu muhakkak." "Burada, yani kalede mi?" Baka bir ey konumadlar. Yanyana hzla yryerek ninenin evine gittiler. ngra Turgut ekti. Kapya kan yal kadna Meryem'in dnp dnmediini sordu. htiyar kadn tekrar aknclar karsnda grnce hem sevinmi, hem hayret etmiti. Ama Meryem'i sorduklarnda o da endielendi: "Dnmedi yiidim," dedi. "Hayret ediyorum, niin dnmedi hl? Hi bu kadar gecikmezdi." Turgut bir sual daha sordu: "Meryem Hatun pazara al verie kar myd nine?" "Mslman olduktan sonra hi kmad." Aknclarn endieyle baktklarn grnce telaland. "Bir ey mi oldu Meryem'ime yiidim, kzma bir ey mi oldu yoksa?" 188 ? TURGUT ALP Turgut, yal kadna hibir ey anlatmamay daha uygun buldu: "Yok nine," dedi. "N olabilir? Bu hisarda Meryem Ha- tun da, sen de emniyetlesiniz. Kar rahatsz ediyoruz, kusura kalma ninem, Allah'a emanet ol." "Allah'a emanet olunuz oul." Acele admlarla ayrldlar. Aramis iddetle rahatsz olmutu. Odann ortasnda bir aa bir yukar dolayor, dudaklarn sryordu. O kadar ki alt duda kanamt. Fakat aldrd yoktu. Turgut Alp kendisini her an kefedebilirdi. Onu iyi tanyordu. Bir iin peini kolay kolay brakacak yaradlta deildi. Hele iin iinde Meri bulununca ok tehlikelere gsn seve seve gerebilirdi. Aramis Turgut'un Meriyi sevdiini sanyordu hl. Mutlaka inceden inceye arayacakt pazar yerini. Sonra ihtimal, tekrar Meri'nin oturduu eve gidecek, gelmediini grnce de... "Allah kahretsin!" diye bard. Sesi o kadar korkun km ki, keye bzlm oturan Moris srad. Ksk gzlerle valyeye bakt. O da durumundan endie ediyordu. Bu ilere kart anlalrsa ba omuzlarnn stnden dt demekti. Paralarna da, kzna da, iine de, dnyaya da veda etmesi gerekecekti. Oysa dnyaya o kadar sk skya bal idi ki, lm ona korkun bir kbus gibi grnyordu. Geri papazlar iyi bir Hristiyann cennete gideceini vaad ediyor, birka altna cennet anahtar datyorlard, ama Moris bu anahtarlarn Cennet kaplarna uyacandan her zaman phe etmiti. Kald ki kendisinin buna hakk olmadna inanyordu. mr boyunca drstln ne demek TURGUT ALP ? 189 olduunu tatmamt hi. Hep kirli iler evirmi, insanlar menfaat iin arkadan hanerlemiti. "Allah kahretsin!" diye mrldand. Sesi ylesine zayf kt ki kendisi bile zor duydu. Side yine Meryem'in yatt karyolann kenarna ireti oturuyordu. Sanki her an yerinden frlamaya hazrd. Kz stnde oturuyormu gibi bir his duyuyordu. Babasnn hatr iin bile olsa bu pis ilere kartna bin kere piman olmutu. Ama artk geri dnmesi mmkn deildi. Bir kere akntya kendisini kaptrmt, ister istemez srklenecekti. Meryem'e acyordu. Onun nasl prlanta gibi bir kalb tadn biliyordu. Hele Mslman olduktan sonra bsbtn mfiklemi, hep iyilik dnr olmutu. Byle bir kz tuzaa drd iin kendisinden nefret ediyordu Side. Gzlerini evirip bakmaya bile cesareti yoktu. Baklarndan rkyordu. Ama biliyordu ki, her eye ramen, Meryem'in kendisine dikilen baklarnda nefretten eser yoku yine de. Sadece acma duygusu vard. Gerekten Side acnacak bir durumda olduunu biliyordu. Aramis gibi bir pis valyenin oyunlarna alet olan in- sana acnmaz da ne yaplrd? O artk bir kukla idi. radesini elinden almlard veya bir hayat uruna bundan kendisi feragat etmiti. "Allah kahretsin!" diye mrldand o da. Fakat bunu babas kadar yava sylememiti. Aramis duydu. Ban evirip kza bakt. Gzlerinde vahice prltlar oynayordu. Ylann gzleri gibi idi tpk. Atlmaya, paralamaya hazr koca bir ylann. Side tiksintiyle ban te yana evirdi. Bu sefer de Meryem'in baklaryla karlat. Bu gzler dolu dolu idi. inde korkudan ziyade utan vard. Hy akyordu. Galiba biraz da efkat. Side gzlerini kapad. ki sra ya gz pnarlarndan ta190 ? TURGUT ALP arak yanaklarna doru szld. Yumruklarn skt. Btn vcudu kasld. Hkra hkra alamak, dizlerini dvmek geliyordu iinden. Ama bunun bir fayda getirmeyeceini de biliyordu. Biliyordu, ama elinde deildi ki, dayanamyordu. Kendisine duydu nefret hissi iini kemiriyordu. Ban ellerinin arasna ald. Gzyalarn brakt. Aramis delici baklarn kzn yznden deminden beri ayrmamt. Aladn grnce kzd: "Sersem tavuk," diye bard. "Bir de seni mi dinleyeceiz. Kes be!" Fakat Side alamay kesmek bir yana, daha da arttrd. "Kes dedim, yoksa..." Side artk sarsa sarsla alyordu. valyenin tehditleri sanki boalmasn kolaylatryordu Aramis'in gzlerinde imekler akt. Merhametten yoksun kalbi gaddarane birka tik takla vurdu. Gen kza yaklat. Ellerini tutup yznden ekti. "Sana kes dedim!" iddetli bir tokat aklatt. "Emrime kar gelinmeyeceini renirsin bundan sonra." Side ban kaldrd. Sanki mknatslanmt. Alabildiine alan gzleri valyeye dikilmi, korkmadan, krpmadan bakyordu. "Ne bakyorsun be? Yetmedi mi?" Side cevap vermedi. "Sana ne bakyorsun dedim." Side yine sustu. Aramis hiddetten kuduracak gibi idi. Tekrar vurmak TURGUT ALP ? 191 iin elini kaldrd. Moris birka admda yetiti. valyenin kalkan bileine yapt: "Merhamet ediniz Aramis." Aramis dnd. Srtarak Moris'in yzne bakt: "Bir valyenin tokat vurmak iin kalkan eli boa inmez Moris," dedi. Tokad Moris'in yzne patlatt: "Bunu da sen al. valye kanununda byle yazar." Moris bunu beklemiyordu. Sendeledi. Aya kilime takld ve yere yuvarland. Aramis brakmad. Yakasndan tutup ayaa kaldrd: "imdi arabuk bir sandk getir buraya. Bir insann iine girebilecei kadar byke bir sandk." Moris hrsndan dudaklarn dilemi, kanatmt. Cevap vermemeyi tercih etti. Aramis yakasn biraz daha skt. "Sana bir sandk getir diyorum Moris, kaybedecek vaktim yok." iddetle itti. Moris geri geri sendeleyerek ban duvara arpt. "abuk Moris, sabrm tkenmek zere." Sr'atle hanerini ekip Side'nin boazna, yaklatrd. "Yoksa tez elden kznn al kan demeleri kirletecek. Buna raz olamazsn herhalde." Moris boynunu outurarak odadan karken, Aramis arkasndan seslendi: "Ha, bir de uak esvab bul, ama abuk ol." Ellerini outurup sinsi sinsi srtt: "u Osmanoullanna bir oyun oynayaym da!" 192 ? TURGUT ALP Moris, valyenin ne dndn pek anlamamakla birlikte, yine bir eytanlk tasarladn tahmin ediyordu. Onun iin mmkn olduu kadar sr'atli hareket ederek, anasmn eyiz sandyla bir takm eski uak esvabm odaya tad. 0 "Aferin Moris, sr'atli hareket etmeyi rendin nihayet." Moris, merakndan deil de, iin ucu yine kendisine dokunacandan korktuu iin sordu: "Ne yapacaksn bunlarla?" Aramis klcn ektikten sonra, hanerini Moris'e uzatt: "Al unu ve sandn bir yanma delik a." Moris isteneni yaparken, Aramis srtarak anlatmaya balad: "Birlikte bu evi terkedeceiz. Sand bir katra balayacaksn. Ben uan rolnde olacam. Gya Yarhisar'a satmak iin mal gtreceiz. Tabii sandn iinde Meri bulunacak. Bu atn delikler hava almasn kolaylatraca iin uzun mddet iinde kalabilir. Kald ki bizim derdimiz ormana girene kadar. Naslsa orada drt adamm bekleyecek. Sonra ver elini Lefke." Moris yapt ie ara vererek Ararnis'e bakt. "Bu olamaz Aramis." Aramis hiddetle ayan yere vurdu: "Bunu Kara Karga diyeceini unutma, yoksa srf bunun iin cann cehenneme gnderebilirim. Krk ylda bir ara- dm lakab kzndan aldm, kaybetmek istemem." Moris kmseyen baklarla bakt. "Pekala Kara Karga, bu i olamaz." TURGUT ALP ? 193 "Olacak." "Olamaz, nk kapdaki nbetiler sanda bakarlar." Aramis bir tereddt geirdi: "Sanmam," dedi. "Sonra seni burada iyi tanrlar. Sandn amazlar." "Aarlar." Aramis yine tereddt geirdi. "Bir kese ii halleder Moris, o zaman amazlar." Moris ac ac gld: "Sen, Trklerle Rumlar kartryorsun valye. Trkler rveti haram sayarlar. almadan bir kuru bile kabul etmezler. Para iin her eyi gze alan, babasn bile ipe ekmekten ekinmeyen biziz." Aramis kalarn kaldrd: "Kendi milletini kltmekten utanmyor musun?" "Gerei sylemekten niin utanaym?" "Sen delikleri a sanda, gerisin bana brak." "Sen bilirsin." Tekrar iine koyuldu. Birazdan delik almt sanda. Moris alnnda biriken ter tanelerine aldrmadan, "Tamam Kara Karga," diyerek tekmil verdi. Aramis elini sallad: "Hayle, yola gel bakalm. Elbette Kara Karga ya! Bu lakap dnyay sarsacak, hreti nnde milletler dize gelecek. Hele u ii bir bitireyim." "imdi ne yapacaz?" Aramis bu soruya cevap vermeden Side'ye dnd: 194 ? TURGUT ALP "Git, ne kadar yeni esvabn varsa al gel." Side kmldamad bile. "Sana ne diyorsam yap SideV Acelem var." Klc yava yava boynuna uzand. Moris, "Haydi, Side," dedi. "Ne diyorsa yap. Baka aremiz yok." Aramis'in dudaklar incelmi, bir bak yaras eklini almt. Birini ldrmeye karar verdii zaman hep byle olurdu. Klcn biraz daha uzatt. Sivri ucu gen kzn grtlana deiyordu. Dilerinin arasndan tslad: "Gidecek misin gvercinim?" Moris kznn yanna gitti. Yalvaran bir sesle: "Git Hadi Side. git kzm." Side yava yava doruldu. Karyolasnn altndan birka sandk ekti. Kuandan kard anahtarla at bunlar. inde bir sr ipekliler sralanmt. nciler, pa- zubentler ve dier ss eyalarn karp demenin ortasna yayd. "Hah, bunlar daha iyi." Aramis klcn beline soktu. Meryem'in yatt karyolann bana geti. "Haydi Moris, sen ayaklarndan tut, u kz sanda tkalm." Moris itirazn faydasz olduunu biliyordu. Syleneni yapt. Meryem'e sandk biraz ksa gelmiti. Bacaklarn yukar bkerek bu ii hallettiler. Aramis halinden memnundu. "Sanki boyuna gre yaplm. imdi stne u ipeklileri yn bakalm. Daha stne de incik boncuklan. Hah iyi! TURGUT ALP ? 195 Kapan da rtn. Kilitleyin iyice, tamam. imdi Moris, ahrnda bir katr vardr herhalde. Sk sk sandkl seyahatlere ktna gre." "Var." "Tut sandn kulpundan. Ama dur. Evvela uak klna gireyim." stndekileri karp uak elbisesini giydi. yle bir bakt stne bana. "yi olmuum ya, u sakal da kknden kazmak gerek. abuk bir makas." yine Side'ye dt. Makas bulup Aramis'e uzatt. Hep baka tarafa bakyor, valye ile gz gze gelmemeye alyordu. nk kendisini tutamayp stne atlacamdan korkuyordu. Tiksiniyordu da valyenin baklarndan. Midesi kabaryordu. Gen kz makas uzatrken Aramis enesinden tuttu. "Yzme baksana gvercinim. Sakalmdan ok holandn biliyorum, ama ne are, imdi kesmek gerekli onlar. Sonra senin houna gitsin diye yine uzatrm. Aklndan karma Side, bir gn mutlaka dnecek ve sana sahip olacam. Kim bilir, houma gidersen evleniriz de." Side tiksiniyle yzn buruturdu. Az daha kusacakt. Kendisini zor tuttu. Sadece iinden, "Pis herif!" diye geirdi. Aramis oktan makas enesinde iletmeye balamt. Biraz sonra tam yolunmu tavua dnd. Ne byk kalmt, ne sakal. Glerek Moris'e yzn uzatt: "Nasl?" Moris bu yz tokatlamak arzusuyla doldu. Kendisini 196 ? TURGUT ALP zor frenledi. Byle bir ey yapt takdirde boynunun uacan biliyordu, onun iin, ^ "yi," dedi. "Anan grse tanmaz." "Anamdan bana ne? Trkler tanmasn kfi." valye Aramis ilk plann bo yere deitirmiyordu. Karanlk basana kadar bu evde kalmayacana akl kesmiti. Turgut Alp madem ki aratrmaya gemiti, ne yapar yapar, kendisini bulurdu. Herhalde buradan ayrldktan sonra nce pazar yerine bakacak, bulamaynca tekrar Meri'nin evine urayacakt. Tabi dnmediini grnce de... Bu durumda havann hemen kararmasn bekleyemezdi. Geldii dehlizden dar kmas iin nce depo halindeki eski Tekfur sarayna girmesi lazmd. Bu da gpegndz olacak ilerden deildi. Ne yapacan kara kara dnrken birden aklna kz sandkla karmak gelmiti. Kendisi de uak klna girer, Moris'in yardmyla kale kapsn rahata geebilirdi. Aramis'in bilmedii bir ty vard yalnz. Moris'in evi gzetleniyordu. Turgut Alp'la Saltuk Alp kar evin bir odasnda idiler. Gz krpmadan bakyorlard. Bir ara Saltuk, "erde kimsecikler yok galiba," dedi. "imdiye kadar birinin kmamas tuhaf." Turgut da ayn fikirde idi. Ama biraz daha beklemeyi dnyordu. ki defa Meryem'in evine adam gndermi, kzn hl dnmediini renmilerdi. Nine hayli endieli idi. Meryem'in bana bir ey gelmesinden korkmaya balamt. TURGUT ALP ? 197 Bir sre daha beklediler. Vakit ikindiyi geiyordu. Oysa daha namazlarn klm deillerdi. Turgut: "Sen namazn kl Saltuk," dedi. "Sonra da ben klarm. Evi gzden uzak etmeyelim." "Bence bo yere bekliyoruz Turgut. Meryem belki bir komusunu ziyarete gitti. Olabilir ya." "Olabilir de, olmayabilir de. Emin deiliz ki. Tek tek btn evleri arayamayz. Ninenin sylediklerini de dikkate almak gerek. Hibir zaman byle gecikmemi." Saltuk pencerenin nnden ayrlrken, "yi," dedi. "Bekleyelim bakalm." Namazn bitirdikten sonra pencere nne dnd. "Hadi, imdi de sen kl namazn." Turgut seccadeye doru gitti. Bir an btn dncelerini aklndan sildi. Allah'n huzurunda bulunduunu tahayyl etti. O her eyi bilen, her eyi gren, her eyi en ince teferruatna kadar aksaksz ve noksansz tanzim eden byk Yaratcnn huzuruna, btn dncelerinden arnm, yalnz inan ve ibadet akyla dolu olarak el balad. Henz farzn ikinci rektna gelmiti ki, Saltuk'un sesi- ni hayal meyal duydu. "Vay canna!" Turgut yine kendisini Allah'a yneltti. Bu kadarlk bir dnya kelm duymaktan bile esef etti. Saltuk pencere nnde srf dikkat kesilmiti. Az bir kar ak, Moris'le uak klkl bir herifin kard koca sanda bakyordu. Sandn bir katra yklenmesini bekledikten sonra, "Bu adamlar akam vakti bir i eviriyorlar, ama bil198 ? TURGUT ALP mem nice bir itir?" diye sylerdi kendi kendisine. Sonra Turgut'un yanna geldiini grrice izah etti: "u koca sand evden kardlar. inde ne olduunu anlamak isterdim. Turgut glmsedi: "Kolay o!" "Nasl kolay?" "Var git, hisar kapsn bekleyen nbetilere syle; iini iyiden iyiye arasnlar." Saltuk, "yi akl," diyerek yerinden frlad. Koar adm kapnn yolunu tuttu. Turgut Alp bir sre daha gzetledi. Moris ve adamnn atlara bindiklerini, katr da pelerine taktklarn grd. "u adamlar takip etmek lazm ya," dedi. "Hele Saltuk dnsn." Pencereden ekildi. Odada bir aa, bir yukar dolamaya balad. Sknts bir trl gemiyor, daha ok artyordu. Demir bir el kalbini skyordu sanki. Ev sahibinin odaya girdiini ancak konumaya balad zaman fark etti: "Yiidim, yemek hazr, sofraya buyurun." Saltuk'u odada gremeyince de sordu: "Saltuk aam nerede?" Turgut gzlerini ev sahibine kaldrd: "Saltuk biraz sokaa kt," dedi. "Neredeyse dner." Tekrar pencereye gidip bakt. Moris'in evinin nnde bir kadn duruyordu. Turgut bu mesafeden Side'yi tanyamad. Ama aklna bir fikir geldi. Moris'in evine bir gz atsa ne olurdu? Hi deilse rahatlam olacakt. TURGUT ALP ? 199 Ev sahibine dnd: "Saltuk gelirse burada beklesin. Ben bir yere kadar gidiyorum." "Yemek yemeyecek misin yiidim?" "imdi acelem var!" Hemen evden kt. Sr'atle Moris'in evine yolland. Kz hl kap nnde duruyordu. O kadar dalgnd ki, Turgut'un yanma geldiini fark edememiti. Sesini duyunca korkuyla zplad. "yi akamlar!" "Ay!" Turgut glmsedi: "Korkuttum galiba. Moris'le grecektim de." Side Trk akncsn karsnda grnce belli bir ekilde sarard. Bir an tereddt etti. Sonra toparland. Kesin karar vermi insanlarn haliyle, "Yiidim," diye konutu. "Acele ediniz. Aramis Meriyi kard." Turgut beynine bir balyoz yemi gibi sarsld. "Ne!" "Acele edin. Babam yanna katt. ayet bir ey sylersem babam ldreceini syledi. Ne olur, Meriyi kurtarnz. Babam da. kisini de seviyorum. Daha kaleden kmamlardr belki, acele ederseniz yetiirsiniz." Turgut szn st yann dinlemedi bile. Aramis'in adn duymas kfi gelmiti frlamas iin. Hemen eve kotu. Saltuk dnm, kendisini bekliyordu. Merakla, "Nereye gittin?" diye sordu. Turgut ter inde idi. "Acele et Saltuk," dedi. "Hemen atlara!" 200 ? TURGUT ALP Saltuk hi itiraz etmedi ve bir ey sormad. Ev sahibinin akn ve takdir dolu baklan^tnda dar ktlar. Az sonra atlarnn srtnda idiler. Turgut o zaman durumu bildirdi: "Meryem'i karyorlar Saltuk. Doru kapya!" Saltuk arm kalmt: "Kim karyor?" "Aramis." "Ya! Peki ama nasl? Aramis kalede mi imi?" "yleymi. Moris'i de yanma alm tehditle. Tadklar sandm iinde mutlaka Meryem vard." Saltuk bu kadarn aklna sdramad: "Olamaz," diye bard. "Nbeti sandabakt, gzlerimle grdm. Moris bir uayla birlikte idi. Aramis filan yoktu yannda." Side acele ve heyecandan Aramis'in uak klna girdiini, sakal ve byn kestiini sylemeyi unutmutu. Turgut bir tereddt geirdi: "Emin misin?" diye sordu. "Elbette eminim." "Olsun. Biz u sanda bir gz atalm. Hi deilse iimiz rahat eder. u Rum kz yalan m syledi acaba?" "Yalan onlarm katdr yiidim." "Bo boazlk yapacana sr atn." "Ondan baka bir ey yapmyorum ya ben de." Ok gibi gidiyorlard. O kadar ki oynamakta olan bir ocuu Turgut az daha ezecekti. Saltuk, "Dikkat yiidim," diye ikaz etti. TURGUT ALP ? 201 Birazdan kap nne gelmilerdi. lk nbetiye Turgut sordu: "Sandk ykl katr yedeklerinde olduu halde iki atl buradan ktlar m?" Nbeti hrmetle cevap verdi: "Evet, Moris ve hizmetisi kt. Ticaret eyas gtryorlar." "Ne biliyorsun?" "Biliyorum, nk sand muayene ettik." "Emin misin?" "Elbette eminim. Saltuk aam muayene etmemizi istemiti, ap baktk. ncikler ve kadn elbiseleri vard." Turgut iyiden iyiye armt. Demek Rum kz kendisini yanltmak iin yalan sylemiti. Ama niin yapmt bunu? Herhalde bir sebebi olmalyd. Yoksa kendisini yanl yola sevk ettikten sonra m Meryem'i karacaklard? "Dnem mi?" "Hayr," dedi. "Hele u sand bir de biz grelim. Ama nce yapmam gereken bir ey var." Nbetiye emretti: "Hemen Aydn Beye git, Turgut Alp'in selamm syle. Moris isimli Rum tacirinin evini sargya alsn." "Bastne, imdi gidiyorum." Daha elemediler. Ok gibi hisar kapm getiler. Vakit akama dayanyordu. Hava neredeyse kararacakt. "Ksa zamanda yetiemezsek hap yuttuk." diye sylendi Turgut. "Karanlkta takip zor olacak." 202 ? TURGUT ALP Saltuk cevap vermedi. Atna bir mahmuz darbesi daha \ordu. Aramis o srada ormana varm, kndisini orada bekleyen drt adamna ulamt. Dorusu nbetiler sandn almasn istedikleri zaman hayli souk terler dkmt, ama artk umursamyordu. Moris'e: "Sen dnebilirsin Moris," dedi.. "Hizmetinin mkfatn sonra deyeceim. Gzel gvercinime selam syle." Moris homurdanarak geri dnmeye balad. Hrsn bir trl alamyordu. Hem kendi ahs ilerine alet etmi, hem de birka kese altnn yrtmt. Teekkr etmesi bir yana, stelik kzn da, kendisini de tokatlamt. "Namussuz, dzenbaz, valye bozuntusu. Kara Karga!" O kadar hzl syledi ki bu szleri, Turgut'la Saltuk duydu. "Birileri var buralarda." "yle kenara ekilelim, bakalm kimdir?" Sk aala doru srdler atlarn. Moris sayp dkmeye devam ediyordu: "Serseriler kral, domuz olu domuz. Hem ilerini grdrd, hem para vermedi. Vermek de ne, alp gtrd stelik. Dinsiz, imansz kerata! Bir gn kstrrm elbette, dnya bu. Koz benim de elime geer." Moris'in szleri ak seik iki arkadaa ulayordu. Glmseyerek baktlar. Turgut fsldad: "Moris bu, ta kendisi!" "Ne yapalm?" TURGUT ALP ? 203 "Sandn ne yaptn soracaz elbet." "yi fikir." Atlarn orta yere srdler. Turgut bard: "Hey, Moris!" Moris aalarn arasndan kan iki atly grnce mthi bir panie kapld: "Ha!" diye bir ses kard. Tiril tiril titremeye balad. ki arkada bu korkunun nereden geldiini anlamamakla beraber, yine de kirli iler evirmekte olduunu tahmin ediyorlard. "Syle bakalm Moris, kime svp sayyordun yle?" Moris kurnaz bir adamd. Panikten arabuk syrld. Hi sevmedii Aramis'ten intikam alabilecei gibi paralarn da kurtarabilecek stelik kendi susuzluuna iki akncy inandrabilecekti. "Ah bama gelenler! Hi sormayn yiitlerim, Aramis kpei zorla beni kirli bir iin iine soktu. Meri'yi karmasna yardm ettirdi. Drt kese altnm alp savutu." Turgut, atn doruca Moris'in stn srd: "Nerede imdi o?" Moris parman ormana dikti: "urada. imdi oktan hazrlanm ve yola dzlmtr." "Yalnz m?" "Hayr, yannda drt kii daha var. Bir de Meri!" Saltuk sabredemedi: "Sandn iinde ne vard Moris?" Moris elleriyle ban yumruklad: 204 ? TURGUT ALP "Anamn eyiz sand. inde kzmn bir sr kymetli incisi, boncuu, ipekli elbiseleri ve en altnda da Meri vard." "Ne!" Bu feryat Turgut'un azndan bir gibi frlamt. Saltuk onun kadar heyecanl deildi. Moris'e, "Ne tarafa gidiyorlar?" diye sormay akl etti. "Yarhisar'a. Aldanmayn yiitlerim. Aramis kpeinin srtnda uak elbiseleri var. Byn, sakaln kesmitir." Turgut, "Mahmuzla Saltuk," diye bard. Mahmuzlar atlarn sarsn kanatyordu. Cehennemi bir sr'atle gidiyorlard imdi. Aramis, Meryem'i oktan sandktan karm, kollarn baladktan sonra bir ata bindirip yedeine almt. Drt adamyla birlikte mmkn olan sr'atle atlarn sryor, bir an evvel buradan uzaklamaya alyorlard. Geri arkalarnda bir tehlikenin mevcut olmadna Aramis yzde yz inanyordu, ama yine de Trklerin iine akl ermez gzyle bakyordu. Umulmadk yerlerde nlerine kabilirlerdi. Yarhisar'a sa varmak iin onlarla karlamamay uygun buluyordu. Yznde istediini yapm olmann sevinci, baklarnda ise sinsilik vard. Meryem'e bak. Kollar arkaya bal ve az hl tkal idi. Kzn barp ararak ortal velveleye vermemesi iin Aramis bu tedbiri almt. "Ee, sevgili nianlm," dedi. "Tekrar kavutuk birbirimize. Ne kadar memnun olduunu tahmin ediyorum. Bilirim beni seversin." TURGUT ALP ? 205 Tabii Meryem cevap vermiyordu. Sadece nefretle bakyordu adama. "Benden ayr kaldn gnlerde ne kadar ztrap ektiini biliyorum sevgili Meri. Ben ise btn o yapayalnz gnlerini seni dnerek ssledim. St'te karanlk bir odaya kapatldm zamanlar bile bir an aklmdan karmadm. Hep byle bir gn bekledim. Seni yedeime alp kardm gn. te imdi o gndr Meri. Artk elimdesin." Tebessm dudaklarnda dondu. Baklar buland. Yz hatlar gerildi: "Sersem tavuk!" diye bard. "Osmanoullanyla ibirlii yapman pahalya deteceim. Daha bandayz iin. Hele bir Yarhisar'a varalm, seni daha neler bekliyor. Kap kurtulacan sandn ha! Kara Karga'nm elinden kolay kurtulacan m zannediyorsun. Kara Karga kim biliyor musun?" Gsn yumruklad: "Ben, Kara Karga benim. En az senin kadar sevdiim bir gvercinin haras bu isim. Tanyorsun Side'yi. Hani Mslman olacam diye seni evine eken gzel kz. Dorusu hakkn yememek lazm, seni getirdiine ok piman oldu. Ama elinden ne gelirdi gvercinin?Babasn rehine tutuyordum. Sonra babas da bana yardm ettiinden piman. Ho, para versem piman olmazd ya." Bir kahkaha at: "Para vereceimi sanmt serseri. Kara Karga para ver- mez. Drt kesesini aldm. imdi kuamda. Naslsa alp kazanm deildi. Haydan gelen huya gitti ite." Bir ara sustu. Kendi hayallerine dald. Sonra tekrar konumaya balad: 206 ? TURGUT ALP "Artk evlenebiliriz. Usulen tabii. Yoksa ben kimseye bal kalamam. Evleniriz ve servetini paylarz. Bizans'a gideriz. Orada benim iin ikbal var. Senin kocan olarak saraya girmi olacam, nk bir prensessin sen. Byle kurtardm da anlaynca daha bir*itibar edecekler bana. Hlasa Bizans saraynn ba kesine kurulacam, ihtimal bakumandan falan da yaparlar beni. Ama saray narz olmay tercih ederim. Yahut Anemas Zindanlar komutan. kenceden holanrm ben." Dudaklar sadist bir glmseyile kvrld: "Bunu nce sana tatbik edeceim." Meryem'in gzlerinde korkudan eser yoktu. Kaderine teslim olmu bir hali vard. inden Allah'a dua ediyordu, durmadan bildii yetleri tekrarlyordu. ki aknc pelerinden at sryorlard. Canlarn dilerine takm, kestirmeden nlerine kmak iin var glerini harcyorlard. O kadar ki Saltuk endielenmiti: Turgut, galiba sa kesemeyeceiz nlerini." "Neden?" "Bamza bir ey gelecek bu sratle. Yer de kayalk stelik. Atlar bir srerse paramz salam kmaz." "Ya! Sen yatakta aknclk yapmak m isterdin?" Bu sz Saltuk'a dokundu: "Kusura bakma, ama bazan ok kinci oluyorsun. Bunca yllk arkadan tanyamamsn daha." "Belki ok iyi tanmm da sana yle geliyor. Baksana arkadam nasl kzdrmam gerektiini bile biliyorum." Saltuk glmek zorunda kald: "Yine laf cambazlna bodun vesselam." TURGUT ALP ? 207 "Sr atn koum, az kald, neredeyse nne kacaz keratann." Hakikaten kaybettikleri zaman kestirmeden gitmekle telafi etmilerdi. kisi de bir zamanlar buralarda cenklemi olduundan, araziyi ok iyi biliyorlard. Aramis ve yanndakiler de biliyorlard geri, ama tehlikeli yerlerden at srmeyi shhatlar bakmndan zararl bulduklarndan, daima dz yollar tercih ediyorlard. Hava gittike kararyordu. stelik ay da yoktu. Bulutlar gkyzn kaplamt. Ama ne olursa olsun, iki aknc azimle yollarna devam ediyor, bir an evvel dmanlarnn yolunu kesmek iin insan st bir gayret gsteriyorlard. Biraz daha gittiler drtnala. Sonra yava yava anayola doru dizginleri ektiler. Bir dnemece gelince de pusuya girdiler. "Buras gayet iyi bir yer," dedi Turgut, "nlerinde bulunuyoruz, phe yok. Dorusu bir an evvel Aramis'i tepelemeye can atyorum. yice zvanadan kt. Yaad mddete bize rahat yok." "Ben de ayn eyleri dnyorum. Ama korkarm, ne yapar yapar, yine uar gider elimizden." "Korkun bouna Saltuk, geri Aramis cin gibi bir adam, ama artk elimizden kurtulamaz. Onunla ben dveceim." "Dv kabul ettireblirsen bravo sana." "Haklsn. Ka kere karlatmsa hep kavgann anda kalmay tercih etti. Yalnz bir keresinde kstrabildim. Omuzunu deldim. eri tkdrdm. Yine bir yolunu bulup svt. Ben o yaradan sonra artk klca veda etmek zorunda kalacan sanyordum. Kuvvetli kt dorusu. Ama imdi son defa karlaacaz. Elimden kurtalamaz. Doru stne sreceim atn. Kaabilirse kasn!" 208 ? TURGUT ALP "Peinden gidecek misin?" "Tabii. Drt silahor der o zaman senin hissene. Onlar Allah'n izniyle hallettikten sonra Meryem'i alr, Karacahisar'a dnersin. Orada buluuruz." "nallah." ^ Aramis, kaleden hayli uzaklatktan sonra iyice rahatlad. Takip edildiine dair bir emarenin mevcut olmay ise ayr bir huzur veriyordu. Her eye ramen takip edileceini sanmt zaman zaman. Ama artk endieli deildi. Kaleyi ok gerilerde brakmt. Keyiflenmi, neelenmi, yanndakilerle akalamaya ve uydurma bir kahramanlk hikyesi anlatmaya balamt: "Byle bir gece idi. Yalnz bama at sryordum. Baktm, yirmi kadar Osmanolu yolumu kesti. Osmanllara yle bir baktm. Yirmi atl, hepsi de tepeden trnaa silahlanmlard. Bara bara adm syledim. Syledim ya, keke sylememi olsaydm, dvme zevkinden mahrum kaldm." Drt adamdan biri merakla sordu: "Dvmediniz mi?" Aramis eseflenir gibi ban sallad: "Maalesef, nk ismimi duyunca hepsi atlarn ters yz evirip drtnala kamlard." Aramis'in kahkahas gr bir sesle noktaland: "Atma Aramis!" "Ne!" Aramis hiddetle dnd. Drt atlya bakt: "Hanginiz konutu?" TURGUT ALP ? 209 Onlar Aramis'ten daha akn durumda idiler. nk azlarndan tek kelime km deildi. "Bi... bi... bilmiyorum!" Aramis daha beter kprd: "Kim konutu dedim? Cevap verin." "Ben konutum Aramis." Aramis bu sesi hatrlyordu. Unutmasna imkn olmayan birine aitti. i rperdi. Eli klcna gitti. Sesin sahibini grmek iin karanl delercesine bakt: "Kimsiniz?" lerden cevap hemen geldi: "Karttn sylediin yirmi Osmanl akncsndan sadece ikisi. Klcn stmzde denemek ister misin?" Aramis belki bunu isteyebilirdi, ama Turgut'un sesi btn mukavemetini silmiti. Omuzunda bir yanma duyar gibi oldu. Bir zamanlar Turgut Alp'in klcyla delinen yaral omuzunda. "Kahrolsun eytann soyu!" Turgut bir kahkaha att. Atn meydana srd: "Sen eytann soyu falan deilsin Aramis, ta kendisisin; ama bu sefer elimden kurtulamayacaksn. Yanndakilerin canlarn balayabilirim, senin asla! Derhal Meryem Hatunu buraya gnder. Kozumuzu erkek erkee paylaalm." Aramis'in adamlar yol kesenlerin yalnz iki kii olduunu anlaynca rahatlamlard. Aramis madem ki yirmi Trk akncsn sadece ismini sylemekle kartm bir valye idi, bunlar naslsa tek bana halledcek, kendilerine de tatl tatl seyretmek kalacakt. lerinden biri, 210 ? TURGUT ALP "Hadi valyem, gsterin kendinizi," diye tevik etti. Fakat Aramis oktan souk terler dkmeye balamt. Kasa, nereye gidecekti? Arkasnda alabildiine Trk topraklar uzanyordu. leri gitmesine imkn yoktu. ki Osmanl akncs kale gibi yol stnde dikiliyordu. Meri'yi karmak suya dm, bunca errc havaya umutu. Yine mhimsemiyordu. Yalnz hayatnn tehlikede olmas cann skyordu. Vaziyet hi de parlak deildi. "ekil yolumdan pis serseri," diye bard korkutmak iin. "ekil, yoksa ezerim!" Bu sert karlk Aramis'in adamlar tarafndan cesaret rnei olarak kabullenildi ve gnlden alkland: "Bravo valye!" diye bardlar. "Bildir haddini unlara." Aramis hi o fikirde deildi. Adamlarna emretti: "Kovun u adanlan yol stnden!" Drt adam akn akn bakrken, Turgut Alp'in yeni bir kahkahas yol boyu yayld: "Konuacana gel de kendin kov valye bozuntusu. Teke tek vurualm." "Senin iin elini klcma gtrmeyi fuzuli zahmet sayarm Turgut Alp, adamlarmdan biri halleder bu ii." Drt adam tekrar bakt. in ucu gele gele kendilerine dayanyordu. Turgut: "Adamlarnn stne ykma meseleyi Aramis, hesabmz birbirimize kar, onlarn satlk adam olmaktan baka sular yok." Aramis dilerini gcrdatyor, fkesinden ldracak gibi oluyordu. Adamlarna dnd: "Ne duruyorsunuz, atln be!" TURGUT ALP H 211 Adamlar yine de bunu beklemiyorlard. ok cesur zannettikleri valyenin ii tek bana halledeceine ylesine inanmlard ki, ilerinden biri sormaktan kendisini alamad: "aka m ediyorsunuz valyem?" Bir yandan da srtyordu. valye kzd, bard: "Ne akas ahmak herif. Atln dedim." ki aknc zaten hazrdlar. Arrmis'in teke tek bir kavgaya girmeyeceini biliyorlard. Hatta hi mcadele etmeden ?svmak isteyecei muhakkakt. Turgut bunu nleyebilme midiyle valyeyi tahrik etmeye alyordu: "Gelsene Aramis, neden korkuyorsun?" Aramis cevap vermedi. "Hadi valye bozuntusu, gel de hayatnda bir kere olsun erce dv." valye tekrar adamlarna bard: "Hl syletiyor musunuz?" Adamlar kmldadlar aresiz. Kllarn ekip yava yava iki arkadan stne doru atlarn srdler. Saltuk klcn elinde yle bir tartt. "Gelin bakalm uru srs, gelin!" Turgut ise Aramis'i stne ekme arelerini aratryor, belki kzdrabilirim midiyle hakaret yadryordu. "Uzakta m duracaksn yine Aramis? Korkakln bu kadar m ilerledi?" Aramis'in gzlerinde imekler akyordu. An Meryem'in atma biraz daha yaklatrd. Her ihtimale kar kz kalkan olarak kullanmaya ve onunla birlikte kamaya alacakt. 212 ? TURGUT ALP Drt adam iki Trk akncsnn nne gelir gelmez kavga balamt. Saltuk nce, "Vur yiidim, vur bahadrm!" diye bir nara at. Bunu Turgut'un gr sesi takip etti: "Yallah savulun!" Sert elikler tokutu. Kvlcmlar karanlk gecenin iin- de yldz bcekleri gibi uutu. Tok sesler aalklarda yankland. Her birine iki palikarya dt. Kyasya dvyorlard. Turgut birinci rakibini ksa zamanda yaralayarak safd ettikten sonra ikincisine bard: "Bo yere direniyorsun delikanl, sen de arkadann akbetine urayacaksn. Ama valyen hi rahatn bozmuyor." Adam sanki bu sz bekliyormu gibi atn evirdi. Ters yz ederek kamaya balad. Nal sesini duyan Saltuk phelenmiti: "Yine Aramis mi kayor Turgut?" Turgut kahkahay bast: "Yok be yiidim, kaan benimkilerden biri." "Eh, benimkiler de niyetleniyorlar galiba." Hakikaten Saltuk'un rakipleri arkadalarndan birinin devrilip birinin tabanlar krdn grnce ve hele valyenin hi istifini bozmadna ahit olunca kamay kurmaya balamlard. Her biri frsat kolluyordu. Ama Saltuk comu, aman vermiyordu. "Doru drst kl sallasanza be palikaryalar, ne krtp duruyorsunuz." Turgut yava yava Aramis'e doru ilerlemeye balaTURGUTALP ? 213 mt. Kaamadan enselemeyi dnyordu. Ama Aramis bunun farknda idi. Atn geriletmeye balad. "Nereye Aramis?" "Pis kpek!" "Kpek senin gibi olur, bir kpek kadar bile cesur deilsin le kargas." Aramis durmadan geriliyordu. Fakat bunun bir kurtulu olmadn da biliyordu. Baka bir usule bavurdu. Yakalanmaktansa yeni bir kahpelik yapmak onca en iyi yoldu. Klcn Meryem'in srtna dayad: "Bir adam daha atarsan kz lm bil Osmanolu." Turgut gemleri kst. Bu adamdan her ey beklenirdi. Elleri bal bir kadn bile rahatlkla hanerleyebilecek yaratlta olduunu ok iyi biliyordu. Ne yapacakt? Aramis'i gz grerekten karacak m idi? Bir teklif yapt: "Kz serbest brak, buradan gitmene izin vereyim Aramis. Yoksa ne yapsan kurtulamazsn." Aramis bir kahkaha att: "yle mi sanyorsun gen horoz? Aramis'i hl tanyamamsn anlalan." Turgut ne yapmas gerektiini dnd. Cevap vermedi. Saltuk'un bir an evvel iini bitirip sezdirmeden valyenin ardna gemesini candan arzuluyordu. Ama bunu Saltuk'a nasl syleyecekti? Aramis ok iyi Trke bilirdi. Turgut iin Aramis'le bir anlamaya girmekten baka a- re yoktu. Naslsa yeniden karlaacaklard bir gn. "Bak Aramis, kz brak ve defol git. Sana bir ans daha tanyorum." Aramis oral olmad: "Kstn deil mi soysuz aknc? Birazdan ayaklarma kapanacaksn." 214 ? TURGUT ALP "Dinle Aramis..." "Avucunu yala, ben kz alp gideceim buradan. Sana brakacam m sandn? Eer peimden geldiini sezersem yavuklunu lm biltTamam m?" Atn yavatan sola evirdi. Niyeti orman iinden geip tekrar yola inmekti. Saltuk bu arada rakiplerinden birini cansz brakm, birini de btn ihtimamlarna ramen elinden karmt. Kzgnlkla peini takld. "Brakmam seni soysuz palikarya," diye dilerini gcrdata gcrdata atn srd. Tabii Aramis'in de ayn istikamette at srdn bilmiyordu. Onun iin az sonra Aramis'le yz yze gelince afallad. Onu Turgut'un hallettiini sanyordu. "Vay vay vay! Demek Turgut'un elinden savutun yine. eytan msn be adam? Benim elimden ka da greyim imdi." Aramis bir an tereddt etti. Ama arabuk toparland. Klcn kzn srtndan eksik etmeyerek konutu: "Klcm kzn srtndadr, bilesin delikanl. Bir atak yapaym deme, gznn yama bakmam ilerim." Saltuk bu kadar kallee bir davran Aramis gibi hileyi meslek edinen bir valyeden bile beklemiyordu. Yere bir tkrk att: "Yazk be," dedi. "Kl tayan bir adamn bu kadar alalmas, gerekten ok yazk." "Ne sylersen syle, ama bir adm ileriye kaym deme, kz lr." "Pekala, git bakalm. Naslsa yine karlaacaz." Meryem btn bu konumalara tabii ahit oluyordu. TURGUT ALP ? 215 Kendisini kurtarmak isteyen iki yiide nasl yardm edebileceini dnp duruyordu nicedir. Birden aklna geldi. Kendisini kaldrd gibi attan aa att. valye kzn byle bir hareketini hi beklemiyordu. Bir anlk tereddt geirdi. Ama bu ok ksa srd: "Allah'n cezas!" diye bard, atn kayalklara srd. Karanla ramen hayret verici bir eviklikle trmand. Tepeye ulat. Hemen peine taklan Saltuk burnundan soluyor, kendi kendisine fkeleniyordu. Ama hibiri ie yaramad. Karanlk, Aramis'i koynuna almt. Yalnz uzaktan uzaa kahkahasn duyar gibi oldu. "Bu adam Bizans valyelerine kama hocal yapsa dnyann servetini biriktirir," diye sylendi. Meryem'in yanma dnd. Turgut Alp da gelmiti, nefes nefese, "Nerede o?" diye sordu. Tek kelime ile cevap verdi: "Kardk!" Hayfland Turgut: "Allah kahretsin!" "zlme, naslsa gene karlaacaz." "Gene de kamann bir yolunu bulacak, tilki gibi herif!" "Meryem Hatun ne oldu?" Sesinde bir krklk belirmiti. Acaba Aramis onu da gtrm m idi? Saltuk bir szle Turgut'u endielerinden kurtard: "te orada yiidim." Turgut mrldand: 216 ? TURGUT ALP "Saoli" Gitti, kzn yanma diz kt. Kollarn zd, azndaki tkac kard. 'Turgut Bey, sizsiniz deil mi?" "Benim, Meryem Hanm, yaral deilsiniz ya!" "Deilim Turgut Bey, ama ok korktum, geri mutlaka kurtaracanza inanyordum, ama..." "Ayaa kalkabilir misin?" "Deneyeyim." Kalkt. Turgut'un karsnda durdu. Karanlkta gz bebeklerini arad. Sessiz bir itiraf yapmak istiyordu. Ama ay bulutlarla rtlmt, etraf zifiri karanlkt. "Benim yzmden oyalandnz Turgut Bey," dedi. "Kimbilir ne ok iiniz vardr." Turgut Alp bam iki yana sallad: "Hayr Meryem Hatun, byle dnmeni istemiyorum. Kadn Mslmann namusudur. Biz namusunuzu korumak iin bu kllarn arln ekeriz. Kadn namustur, vatan namustur, silah namustur! Bize vaktiyle byle rettiler." "Sa olun." "imdi gidelim artk, ok karanlk, sabaha ancak varrz." Atlandlar. Gk grlemeye, yamur taneleri serpitirmeye balamt. "Ne dersin Turgut, yolumuz stnde iken Kse Mihal' bir ziyaret edelim mi?" Turgut Alp dalgn dalgn at sryordu: TURGUT ALP ? 217 "Ha?" "Ne oluyor sana anlamyorum, bunca znty Aramis'i karmaktan dolay ekmiyorsun herhalde?" Turgut glmeye alt: "Aldrma bana, "bu sefer yakalayacama ylesine kendimi inandrmtm ki.. Ne bileyim, ok tesir etti. Nasl kardk anlamyorum." "ok karanlkt, sonra kz da vard. Asl gayemiz tahakkuk etti. Meryem Hatunu kurtardk." "Evet kurtardk, ama Aramis'i kardk. htiyarlyoruz galiba Saltuk, eskisi gibi tuttuumuzu koparamyoruz artk." "Hadi canm, daha yirmi beine bile girmedin, samalama!" "Ne diyeyim baka. Katr bu herif elimizden kurtuluyor. Bir kere ieri tkabildik, bir yolunu buldu yine svt. n midir, cin midir, dnr oldum." "Sinirlerin bozuk senin, hadi evir atnn ban. Harmankaya'ya urayacaz. Kse Mihal'in ayran mehurdur, sinirleri yattrmak iin bire birdir." Turgut Alp arkadana kzgnlkla bakt, ama yine de peinden ayrlmad. "Mihal Bey sevinecek," dedi. Gerekten iki akncy karsnda bulunca Mihal Bey, dnyalara sahip olmu gibi sevindi. Kollarn at, ikisini de sim sk kucaklad. "Aslanlarm, benim mert, benim ko yiitlerim; ne iyi ettiniz de geldiniz, beni ihya ettiniz, kinat baladnz." Bunca iltifat karsnda ne yapacaklarn bilemediler. Turgut bir-iki ksrd. Saltuk gzlerini yere evirdi: 218 ? TURGUT ALP "Mihal Bey, sizi greceimiz gelmiti. St'e dnerken bir hatrn soralm dedik." Turgut ilave etti: ^_^ "Ayrannzn hreti yreyi velveleye verir, hele bakalm, sylendii kadar var m?" "Elbette yiitlerim, istediiniz kadar iebilirsiniz." Emretti, tas tas ayrn getirildi, kupalar boald, yrekler serinledi. Turgut'un keyfi de bylece yerine geldi: "Mihal Bey, hisarda kesif bir faaliyet gze arpyor, herhalde bize saldrmay dnmyorsunuzdur." Mihal Bey ban iki yana sallad: "Ben hibir zaman dnmem, ama maalesef dnenler var yiidim. Tekfurlar yine kazan kaynatyor." Saltuk anlayamad? "Ne kazan?" "Tabii fesat kazan! Osman Beyi bu kazann iine sokmak isterler. Amcas Dndar Beyle tekrar aray dzelttikleri syleniyor. Tekfurlarn btn gayesi Dndar Beyi airetin bana geirmek. Tabii bu gerekleirse Osman Be- yin fethettii yerleri tekrar elde edebilirler." "Dndar Beyin byle bir sz m var?" "Olduu syleniyor. Tekfurlar yine birleti, bunu bildirmeye gelecektim. Bir tuzak hazrlyorlar ya, mahiyetini iyi bilmiyorum. Bana btn bildiklerini sylemiyorlar. Osman Gazi ile aramzdaki dosluk giderek onlar rktmeye balyor. imdi bir dn hazrl iindeyim, hisanmdaki faaliyet bu yzden." "Dn m? Hayrola, evleniyor musunuz Mihal Bey?" Mihal Bey kahkahalarla gld: TURGUT ALP ? 219 "Benim evlenecek halim mi var dostlarm? O hatay bir kere iledim, hl iflah olmuyorum. Karm ldkten sonra bir bolukta gibiyim." Gzleri dald: "Evet, bolukta." Turgut Alp, "ok seviyordunuz anlalan," dedi. Kse Mihal i geirdi: 'Tahmin edemeyeceiniz kadar ok." Birden miskinlii stnden att, silkindi: "imdi biricik kzm evlendiriyorum, namuslu bir beyolu buldum. Bir tekfurun olu geri, ama hibir zaman tekfur olamayacak kadar drst ve saf." "Buna ok memnun olduk, damadnla bamzn derde girmesini istemeyiz." "Ak szllnze baylyorum, dndnz sylemeniz ne kadar gzel." Turgut Alp itiraz etti: "Her dndn sylemek gzel deildir Mihal Bey, szn makbul odur ki, mantn szgecinde szldkten sonra dudaklardan ksn." Saltuk Alp glmsedi. Turgut'u iaret etti: "Arada bir alimlii tutar," dedi. Turgut diklendi: "Ne sandn, eyh Edebali Hazretlerinden ders almm." Osmanl aknclarnn aka ile kark mnakaalarn ok iyi bilen Kse Mihal Bey takdirle ban sallad: "Birbirinizi krmadan mnakaa da ediyorsunuz, kavga 220 ? TURGUT ALP da! Bu ok gzel. Bir zaman kl klca gelmi iki Osmanl akncsn grdm. Mesele neymi biliyor musunuz? Osman Gaziyi sen ok seviyorsun, ben ok seviyorum. Sonunda kucaklatlar. kimiz de ok seviyoruz diyerek anlatlar, nasl armtm o an bilemezsiniz, daha Trklerin tabiatn iyi bilmiyordum." "imdi artk biliyorsunuz Mihal Bey," dedi Turgut, "bi- zim kadar bizden oldunuz. Eh, dnnze herhalde davet etmemezlik yapmazsnz." "O nasl sz yiidim, yannza mutemet adamm katacam. Tarafmdan Osman Beyi davet edecek, btn tekfurlar toplamaya alacam. Byle tantanal bir dn yapmayacaktm, ama belki renebileceim baz eyler var diye dndm. Her halde bir araya gelince azlarn sk tutmayacaklardr." "Onu phe yok, tekfurlar geveze insanlardr." Turgut, baklaryla Saltuk'u susturdu. Kse Mihal uzun uzun gld, sonra gznde biriken ya damlalarn silerek konutu: "Bu sz tartlmam bir sz ite dostlarm," dedi. "Benim tekfur olduumu unuttunuz." Saltuk am devirdiini neden sonra anlad. Ama aldrmad. "Ne de olsa Edebali Hazretlerinden ders almadm ben," dedi. "Mihal Beyi tekfurlardan saymadm iin byle konutum, o bizdendir." Mihal Beyin gzleri bu sefer sevinten yaard. Saltuk'un dizini okad: "Saol yiidim, beni ihya ettin." Turgut Alp ayaa kalkt: TURGUT ALP ? 221 "Bize destur Mihal Bey, yol uzun, vakit leye girdi. Gitmemiz lazm. St gzmzde ttyor." "Geceyi burada geirmenizi ok isterdim, yolunuzdan alkoymaya saknrm, mhim ileriniz vardr, bilirim. Osman Beye sylemeyi unutmayn, tedbirli bulunsun. Tek ban ava filan kmaktan saknsn. Hilebaz tekfurlarn ne yapaca bilinmez. Ha, Germeyanolu da gizli gizli yardma hazrlanyor. Bunu da syleyin." "Meraklanma, btn anlattklarn bir bir tekrarlayacaz, yanmza katacan adam hazr m?" "O her zaman yola kmaya hazrdr yiitlerim." Ellerini rpt, ieri gren nbetiye, "abuk Batista'y bana ar," diye emretti. "Tuhaf bir isim," diye hayret etti Turgut, "sizin taraflarda bu ismi ilktir duyuyorum." "Ona bu ismi ben verdim yiitlerim," dedi Kse Mihal. "Elimde byd, babas iyi dostumdu." Az sonra Batista geldi. Cce denecek kadar ksa boylu idi. Srtnda kk bir kamburu vard. Sanki yuvarlanarak Mihal Beyin nne gitti, eildi: "Emrinizdeyim baba." Mihal Bey iki arkada iaret etti: "Bunlarla birlikte St'e eli gideceksin. Osman Gaziyi dnmze davet edeceksin." Kalkt, dolab at. inden ok deerli bir kl kard: "Bunu da selammla birlikte taxdim edeceksin," Batista klc ald: "Anladm babacm." Anormal olan bir ey daha vard bu ccede: gzleri. Bir 222 ? TURGUT ALP insannkinden ok atmaca gzlerine benziyordu. Atmacamnki kadar san idi. Ama baklarnda sadakattan baka bir ey okunmuyordu. Hep birlikte dan ktlar. Turgut Alp, Saltuk ve eli Batista atlanna bindiler. Mihal Bey onlan kapya kadar geirdi. "Yalanda gelmek istiyorum," dedi. "Osman Beyi zledim. Ama bakalm, dn hazrlklanndan bamz kaldrabilirsek." Vedalatlar. Eller son bir defa kalkt, bolukta salland. Atlar mahmuzland. ki aknc ile cce Batista kalenin byk kapsn sr'atle geip ovaya ktlar. St'e ziyaretilerden biri gidip biri geliyordu. Bunlann arasnda Germeyanolu Ali ir Beyin adanlan olduu gibi, znik Rum Beyinin ve Bursa Beyinin adamlan da vard. valye Aramis, nianlsn kaybettikten sonra daha beter hrslanm. Trklere kar kini kat kat artm, bu arada tekrar tekfurlarn gzne girmek iin ihtiyar Dndar Beyi kandrmay stne almt. Bir akam vakti St'e girdi. Hafif yamur iseliyordu. Atndan iner inmez kapdakilere Dndar Beyi greceini syledi ve ismini verdi. Kabul edildikten sonra da kandrmak iin ne kadar hneri vardysa ortaya dkt: "Baknz Dndar Bey, bu bizim olduu kadar sizin de meselenizdir. Bir hakszla uradnz meydanda. Erturul Gazi airet reisliini, sizin hakknz olduu halde oluna devretti. Gasp saylr. An'anelerinize gre reislik TURGUT ALP ? 223 ailenin yalsna gemek icap eder. Oysa Osman kardelerinin de en genci idi. Bunu tamir etmek gerek. Biz byle bir vaadle St'e geldik." Dndar Bey bir sre dnceye dald. Teklif hi de yabana atlr cinsten deildi. Tekfurlar ittifakla kendisini Kay aireti reisliine getiriyorlard. Ancak bunun iin bir istekleri olacakt elbette. Babalarnn hayrna kendisine yardm etmeyeceklerini bilmeyecek kadar toy deildi. Ar ar bam kaldrd: "Bunun iin ne rvet istiyorsunuz?" diye sordu. valye Aramis birden afallad. Bu kadar ak konuma beklemiyordu. "ey... yani..." diye kekeledi. Dndar Bey elini Aramis' doru sallayarak mphem bir iaret yapt: "Bouna gayret etmen yersiz valye," dedi. "Kimse kimseye menfaati olmadan yardm etmez. Hele Rum beyleri. Beni reis yapacaklar, gzel, ama bunun iin ne istiyorlar? Elbet bir dilekleri vardr." Aramis neden sonra toparlanabildi: "Kk bir ey," dedi. "Kck bir istektir bu. Hi de zor olmayan bir istek. Kabul edeceinizden eminiz." Dndar Bey ac ac gld: "Bu kck istek sakn Osman Beyin klcyla ald yerlerin iadesi olmasn valye?" Dndar Bey tekrar bir el hareketiyle muhatabnn konumasn nledi: "Alaklm biliyorum. Bu topraklarn kl hakk olduunu, geri verilmeyeceini de biliyorum. Ama ne are! Airet reisliini zlyorum. Bu benim iin vazgeilmesi 224 ? TURGUT ALP mmkn olmayan bir sevda oldu. Keke imdi lm bulunsaydm da senin karna kmam olsaydm." "Bu ne biim sz beyim, Allah saklasn!" "yle deme valye. Bir ihanet iinde olduumu biliyorum. Buna ramen bu ihanetimi frenleyecek gc kendimde bulamyorum." Yz gerildi: "Ac, ok ac bir ey bu!" "Ama airet reislii sizin hakknz." "yle bile olsa Osman Bey phesiz daha layktr buna. Airet benim elimde bulunsayd imdiye kadar eski halinde kalacakt belki. Dalaverelerinize aldanp belki de bs btn kaybetmi bulunacaktm. Yeenim onu yceltti. Bir devlet ekirdeklerini att. imdi ben tekrar ekirdekleri topran iinden skp almak sevdasyla size mttefik olacam." Ban indirdi: "Pekala valye, bu ihanet yolunu da bir deneyeceim. Bakalm nereye kadar gidebileceiz. Sizinle birlik olduumuzu efendilerine syleyebilirsin. Kimi temsilen geldin?" "Yarhisar, Bilecik, negl ve dier btn tekfurlar. Ayrca Bursa ile Eskiehir beylerini de temsilen huzurunuzdaym efendim." Dndar Beyin dudaklarnda mstehzi bir glmseme dolat: "Ya, demek btn bu beyler senden baka gnderecek adam bulamamlar huzuruma ha! Demek bu haldedirler?" vayle Aramis sarardn hissetti: "Ama..." TURGUT ALP ? 225 "Sus valye, niyetim hakaret etmek deildir. Ama seni ok iyi tandm da unutma. Dalaverecinin tekisin. Byle senin gibilerle i gren beyler yklmaya mahkumdurlar bilesin." Sonra bir sual sordu: "Nianlnz prenses nasllar?" valyenin sararmas geti, yzn birden bir ate bast. Hiddetle ayaa frlad: "Beni tahkir ediyorsunuz Dndar Bey!" Dndar Bey de yava yava doruldu. Delici baklarn valyenin gzlerine mhlad. "Ya tebrik mi edeceimi sanyordun? Bir nianlsn elinden aldran adam, birleik Rum kuvvetlerini temsil ediyor. Ne gln!" valye renkten renge giriyordu. u Trk beylerini bir trl anlayamamt. Ne zaman ne yapacaklar o kadar belirsizdi ki, nceden tahmin etmeye imkn yoktu. Eli gayri ihtiyari klcna gitti. Karsndaki yal adam tepeleyebileceine akl yatmt. Sonra birden durdu. Burada niin bulunduu aklna geldi. Az daha bir uval inciri berbat etmek zere idi. Elini ekti. Glmsemeye alt: "Gazap buyurmaynz beyim," dedi. "Kemter kulunuz belki dediiniz gibidir, ama buraya bir mjde vermek iin gelmitir. Size airet reisliini vaad eden bir adam tahkir etmemeliydiniz. Neyse, bizimle bir olduunuzu ve riyasetiniz gerekleince Osman Beyin ald yerleri iade edeceinizi tekfurlara sylemek zere hemen hareket edeceim. Msaadenizle." Dndar Bey, valyeyi adr kapsna kadar gzleriyle takip etti. Tam kmak zereyken, 226 ? TURGUT ALP "Dur bir dakika," diye seslendi. Aramis durdu, yava yava arkasna dnd: "Bir emriniz mi vard?" Dndar Bey ittifaka katlmayacan sylemek iin adam durdurmutu. Ama birden bu fikrinden cayd. eytan yine iine girmi, koca aireti idare etme zevki kalbini rpertmiti. Hem aireti elde ettikten sonra verdii szde durmasa ne lazm gelirdi. Kffara kar verilen szn tutulmamas halinde bir vebal yoktu ki. "Pekala," dedi. "Efendilerine kendileri3rle birlikte olduumu, tekliflerini kabul ettiimi syleyebilirsin. Ancak bunun ok gizli kalmas lazm." Aramis yerlere kadar eildi: "Hi merak etmeyin beyim, uan kuun bile haberi olmayacaktr, siz kalbinizi msterih tutunuz." "Gidebilirsin." valye kt. Dndar Bey hrsla ayan }'ere vurdu: "Kendimden ireniyorum!" diye mrldand. valye Aramis Yarhisar'a uarcasna dnp haberi Nikefor'a ulatrd zaman Tekfur az kulaklarna varrcasma srtt: "Oh ne l," diye el rpt. Gitti, Aramis'i kucaklad. "Sen harikulade bir valyesin dostum, tebrik ederim, iyi i becerdin." valye hrmet ve riya ile eildi. "Tebriklerinize layk olmakla eref duyarm Tekfur Hazretleri." Nikefor bu karl duymamt bile. oktan yeni bir eyler dnmeye balamt. Aramis kendisine ehemmiyet verilmediini grnce kedeki bir sedire iliiverdi. NiTURGUTALP ? 227 anlsn elinden aldrdndan beri eski itibarn hayli kaybetmiti. Adeta sradan bir valye seviyesine dmt. Eer tekfurlar birletirmede gereken rol oynayabilirse eski durumunu kazanacana inanyor, onun iin canla bala alyordu. Nikefor neden sonra ban kaldrd. Gzlerini odada dolatrarak Aramis'i buldu. Ona doru yrd: "Dostum," dedi. "Yeni bir hizmet yolu daha alyor sana. Dndar Beyi ikna ettiin gi_i onu da ikna edebilirsen dile benden ne dilersen. Byk kzm da sana veririm istersen." valyenin gnl teden beri Holofira'nn by olan Hanofer'e akyordu. Ama Meri onun iin istikbal, ikbal demekti. Hanofer ise sadece kendisini getiriyordu. Bir de Yarhisar ordusu bakumandanl filan getirebilirdi belki. Bizansl prenses Bizans'ta konaca btn servetlerle birlikte ekip gitmiti. Yeni durumuna raz olmalyd. Zaten Meri'nin peinden komak beladan baka ne getirmiti ki? Glerek Nikefor'a bak: "Beni ebediyen minnettar edersiniz tekfurum." Nikefor durmadan smyordu. Be parmandaki pe alyans pencereden szlen gne klarna tutup bir sre parlattktan sonra, "Artk gen deilsin valye," dedi. "Salarnda beyazlar artmaya balad. Evlenme an geti, geiyor. Hani kzm diye demiyorum, ama Hanofer gerekten gzel ve alml. Onu Bursa Rum beyine vermeyi dnyordum ya, senin hizmetin fazla olursa..." "Adam sen de" der gibi bir iaret yapt. valye bir daha eildi: 228 ? TURGUT ALP "Sadakatim mr boyu olacaktr aziz tekfurum." "Peki yleyse, gidip Harmankaya Tekfuru ile greceksin. Onu davamz lehine kandracaksn." valye app kalmt: Q_p "Mihal Beyi mi?" diye sordu yan kekeleyerek. "Ne o, cesaretin gelmiyor mu? Elbette Mihal Beyi. Mihal geri Osman Beyin dostudur, ama babasnn olu deil ya nihayet. Mesela Osman Beyi hallettikten sonra Karacahisar' kendisine vereceimizi vaad edebilirsin. Baka eyler de vaad et istersen, naslsa yerine getirecek deiliz." Ararnis Mihal Beyden hi hazzetmezdi. Sevmedii adamlarn en banda o gelirdi hatta. Ama aresiz gidecek, isteneni yapmaya alacakt. "Ama," dedi. "Mihal Bey Osman Gazi ile cancier." "Ne kar bundan? imdi Osman Gaziden yardm gryor, yahut ilerisi iin byle menfaatine geliyor. Korktuundandr. Osman Gaziyi bertaraf edeceimize inanabilirse bizimle birleeceinden eminim." "Demek emin olabiliyorsunuz?" "Elbette olabiliyorum. O da bizim rkmzdan deil mi? Menfaati iin babasn bile satar." "Kusura bakmayn tekfurum, ama msaadenizle, Mihal Beyi tanmadnz sylemek istiyorum." "Ne, ben mi Mihal' tanmyorum? Ayol birlikte bydk onunla." "Zaten burda aldanyorsunuz ya. Mihal birlikte bydnz Mihal deildir artk. Kseliinden gayri her eyi deiti. Adeta Osmanoullarndan biri olup kt. Bu yzden bizimle birlik olacan sanmyorum." TURGUT ALP ? 229 "yle mi dersin?" "Evet." "yleyse kzm Hanofer'e mrnce sahip olamayacaksn demektir valye. Bense kzmn hatn iin stesinden gelmeyecein i olmadn sanyordum, yanlmm." "Yanlmadmz, gerekten Hanofer iin yapamayacam ey yoktur. Ama, dorusunu isterseniz bunu baarabileceimden emin deilim." Nikefor elini valyenin omuzuna koydu. "stediin eyleri baarabileceini biliyorum valye. Bouna tevazu gsterisi yapmaya kalkma. Git ve Harmankaya tekfuru Kse Mihal'i bizimle birlik olmaya ar. Btn srrmz syleme. imdilik Osman Beye kar birlie muhta olduumuzu belirtmen kfi. Bizimle birlemeyi kabul ederse Osman Beyi ortadan kaldrmak iin hazrladmz plan anlatrz. Sen onu en iyisi buraya getirmeye ikna et yeter, gerisini bana brak." Nikefor valyenin koltuklarn kabartyordu ya, yalan sylediini ikisi de biliyorlard. valye hele, son aylarda iyice itibarn kaybetmiti nk. "Bir deneyeceim tekfurum," dedi. "Aferin sana." "Msaadenizle tekfurum." "Gle gle valyem." kt. Tekfur ellerini outurarak yaldzl sedire oturdu. "Bu i de oldu bitti." Mihal, dn ileriyle urarken, hisarna valye Aramis'in geldii haberini ald. Bu adamn hayrl bir i iin gelmeyeceini iyi bilirdi. 230 ? TURGUT ALP "Bakalm bu sefer ne yumurtlayacak hilebazlar ah?" diye geirdi iinden. Konana giderek ieri almalarm syledi. <Aramis btn riyakrlyla mkellef salona girdii zaman Kse Mihal dikkatle yzne bakyor, anlatacaklarm yznden okumaya alyordu. "Siz aziz Tekfurumuza Nikefor hazretlerinin selamlarn getirmekle eref duyarm." Mihal Bey hafife doruldu. "Selama selam!" dedi. valyeye yer gstererek oturttu. Sonra da sordu: "Geliinizin sebebini renmek isterim valye, kusura bakmayn, bu sralar ok megalem var. Bildiiniz gibi, biricik kzm evlendiriyorum." valye, bundan geri haberdard, ama ehemmiyet vermiyordu. "Dorusu, iyi bir damat setiinizi sylemek isterim. Bir cevherdir o, bulunmaz bir cevherdir." "Biliyorum," dedi Kse Mihal. "Babas gibi kalbi fesatla dolu deildir ve gerek Trk dostudur. Zaten bu evlilii bunun iin istedim." "Ya!" "Niin ardnz, benim Trklere olan shriyetimi biliyorsunuz umarm." "Biliyorum phesiz, kim bilmiyor ki. Ama dindalarnz da unutmadnza inanyorum. imdi huzurunuzda onlar temsil etmekteyim." "Onlar m, kimleri?" valye skntl bir tavrla kmldad. TURGUT ALP ? 231 "Aslnda btn Hristiyanlk lemini, Yarhisar', Bilecik'i, negl' ve dolaysyla da Bursa'y." Mihal Beyin dudaklarnda mstehzi bir tebessm glgelendi. "Ya! Grmeyeli ok yetkiler almsnz valye. Bunlar temsil hakkn size kim verdi, sorabilir miyim?" "Bunlar temsil hakkn bizzat kendilerinden aldm. Btn Rum hisarlarnn mutemet adamym. Szlerim onlarn szleriyle eittir." Mihal Bey sedirin arkalna yasland. Rahat bir tavr taknd. "Peki, Tekfurlar benden ne istiyor?" "Gayet basit. Kay tehlikesi gittike bizi tehdit eder bir mahiyet arzediyor. Buna karlk birlemeye davet ediyorlar sizi. Yahut Yarhisar'a terif ediniz bunlar kendileriyle konuunuz." "Yarhisar'a gelmeyi ben de isterdim. Ne var ki dn hazrlklarndan vakit bulamyorum, ama yaknda dn mnasebetiyle hepsini hisanma davet edeceim. Terif ederlerse memnun olacam. Bu meseleyi de etraflca konuma imkn buluruz." valye bu teklifi canna minnet bildi. Yarhisar'a dndnde Kse Mihal' Tekfurlar dnne davet etmeye kendisinin ikna ettiini Nikefor'a anlatr ve kzn almaya mutlaka hak kazanrd. "yi bir teklif," dedi. 'Tekfurlarn geleceini imdiden garanti edebilirim size." "yleyse anlatk. Yz yze iyi konuabiliriz. Aklma gelmiken syleyeyim. Osman Bey de dnde hazr bulunacak." 232 ? TURGUT ALP Aramis belirli bir ekilde sarard. "Ya!" r Kse Mihal Aramis'e bakp ks ks gld: "Normal deil mi valye? Osman Bey benim dostumdur, kzmn dnnde bulunmasndan daha tabii ne olabilir?" Aramis kendini toparlamaya alyordu. 'Tabii, tabii," diye kekeledi. "Birden tuhaf geldi de." Aramis dne Turgut Alp'in da gelip gelmeyeceini sormak iin can atyordu, ama buna imkn yoktu. Mihal Bey mutlaka kendisiyle alay eder, gidip duyduklarn Turgut'a bile anlatrd. "Anlatk aziz Tekfurum," diye ayaa kalkt. "Rahatsz ettiim iin zr dilerim. Dn gn grrz." Bir an sustu. Sonra da ilave etti: "Tabii bendenizi de davet etme tenezzlnde bulunursanz." Kse Mihal de ayaa kalkt: "Ne demek," dedi. "Hristiyanlk lemine byk hizmet- ler yapm gerek bir valyesiniz. Kapm her zaman aktr." valye eildi: "Tevecchnz efendim. Msaadenizle." "Gle gle valye. Nikefor'a selamlarm syleyiniz. Dne mutlaka bekliyorum. Gelecek hafta sonunda hisanma terif etsinler." valye tekrar eildi: "Geleceklerdir tekfurum." Sinsi sinsi glerek kapy geti. TURGUT ALP ? 233 Osman Bey haberi duyunca hi hayret etmi grnmedi. Sadece ban sallad: "ttifak, ittifak, ittifak," diye mrldand. "Bu kancdr? Son derslerini verme zaman geldi de, geiyor bile." Baklarn arkadalarna evirdi. Btn dikkatlerini teksif etmi, azndan kacak kelimeleri dinlemeye hazrlanmlard. ; "Bu ittifak zaten bekliyorduk, hatta biliyorduk," diye devam etti. "Ama bir taarruz mu, yoksa bir mdafaa m olduunu hl bilmiyoruz. Bunu renmemiz gerek." Turgut keden seslendi: "Msaade eder misiniz beyim?" "Konu Turgut Gazi." "Kse Mihal Bey bunu stne alyor. Dn gecesi hereyi renecekmi." Osman Bey bir mddet dnd. "Acaiptir ki, tekfurlar hl bizim Kse Mihal'e gveniyorlar. Bizden yana olduunu bilmemeleri mmkn deil. Halbuki gidip ittifaka dahil olmasn teklif ediyorlar. Acaba onun sayesinde bizi tuzaa m drmek isterler? Tek dilekleri bamz almak m?" Osman Bey doru konuuyor, doru dnyordu. Tek istedikleri onun ba idi. O olmazsa idarenin Dndar Beye geeceini, bu ihtiyarn elindeki airetin ise ksa zamanda sukut edeceini tahmin ediyorlard. Karamrsel'e dnd: "Sen ne dersin Karamrsel?" 'Tekfurlar bizimle bir mcadeleye girimeye sanmam ki cesaret edebilsinler beyim. Bunun yerine sizi ldrmek daha kolaylarna gelmi olabilir." 234 ? TURGUT ALP Btn hazrdakiler bir azdan, "Allah korusun!" diye bardlar. Karamrsel devam etti: f-* "Allah korusun beyim. Ama bizim bamz ne gne duruyor? Kffar eer byle bir sevdaya kapldysa peinen bilmelidir ki, Karamrsel'in ba omuzlarnn stnde durduka Osman Beyin klna halel gelmeyecektir." Turgut ile Saltuk ayn anda ayaa frladlar: "Bizim bamz ne gne durur bre." Sonra Osman Gazinin dier silah arkadalar, "Bizim de bamz feda." Airet reisinin gzleri yaarmt. Bunu gstermemek iin ban kapya evirdi. Orada Orhan Bey duruyordu. Girmek zere iken heyecanl bartlar duymu ve durmutu. Babasnn yal gzlerini grnce dayanamad: "Bilsinler ki benim de bam omuzlarmn stnde durduka muhterem pederimin klma kimse halel getiremeyecektir. lm Allah'n takdiriyle olur. Pis birka kfirin dileiyle deil." Herkes ban kapya evirdi. Orhan Bey yava admlarla odaya girdi. Beyleri selamlayarak gitti, babasnn nnde durdu. Vakar ve ciddiyetle, "Baba," dedi. "Kulamza cenk szleri eriir. Nicedir Abdurrahman aamla Turgut aamn yannda cirit ve kl talim ederiz. Anamz bizi cenk ninnileriyle bytt. Ama daha doru drst klcmz denemedik bile. Ss olsun diye belimize astysak o baka. Yok, memleket, millet iin ileyecekse vakti deil midir?" Gzler takdirle parlyor, Orhan Beyden Osman Beye, Osman Beyden, Orhan Beye gidip geliyordu. Kalbler seTURGUTALP ? 235 vinle dolmutu. Oulun babadan hi de geri olmadn grmekten doan huzur umumi bir nee getirmiti. Yal bir bey yanndakine, "Babasn aratmayacak," dedi. "Nasl ki Osman Bey babasn aratmamtr." Bu szleriyle istikbalin Rumeli Ftihini alkladn acaba biliyor muydu? Osman Bey olunu omuzlarndan tuttu. Elbisesinin iinde kuvvetli adaleleri gerilmiti. Bunu hissetti. "Az daha sabret oul" dedi. "Klcn yannda oyuncak olmaktan kacak ve kffar stnde dolamaya balayacak, hele biraz daha sabr." Orhan Bey baka kelam etmedi. Laf uzatmay saygszlk sayd. Turgut Alp'in yanma iliti. Osman Gazi arkadalarna hitap etti: "Hepinize minnettarm dostlarm. Omuzlarnzda Kay aireti ykseliyor. Bu azim ve feragatle altmz mddete ti bizimdir. nanyorum ki Bursa da, Bizans da atllarmzn ayaklar alnda dize gelecek. Bursa'y payitaht yapacaz. Btn emelim oraya gmlmektir." Ban oluna evirdi: "yi duyuyor musun Orhan? Btn emelim Bursa'ya gmlmektir. Eer onu fethetmeye mrm yetmezse, va- siyetim budur ki, mutlaka Bursa'y alasn ve beni oraya hkim bir tepe stne defnedesin." Tekrar arkadalarna dnd: "Sizler de ahit olunuz!" Osman Beyin lm ihtimali souk bir rzgr gibi esti. Balar ne dt. Dudaklar bakla kesilmi gibi bzld. Birka: 236 ? TURGUT ALP "Allah geinden versin!" diye mrldand. Osman Bey glmsyordu: "Niye mahzunlatnz birderr?0 Niye sustunuz arkadalarm? Her fani gibi bir gn bu acizin de toprak olaca muhakkak! Dnya, Hz. Sleyman gibi bir hkmdara kalmadktan sonra ben gibi bir acize mi kalacak ki? leceiz." Sangn kard: "Samzda beyazlar giderek oalyor. Habercidir bunlar, lmn habercisi. Allah yaa gre ba vermi. Bir gn ecel mukarrerdir. Ancak dileimiz oldur kim, yaarken vazifemizi noksansz ifa edelim. Allah'n iyi kulu, Peygamberin mmeti olalm." Orhan Bey dayanamad, ayaa frlad. Gidip babasnn ellerine sarld: "Bursa'ya birlikte gideceiz babacm." Osman Bey olunun brknden taan salarn okad: "nallah oul," dedi, "inallah!" Toparland. Zayf grnmek zaman deildi. Orhan Beyi hafife itti. "Arkadalarm," diye tekrar sze balad. "Kffar ittifak ile canmza kasteder. Verdiimiz dersleri unutmua benzerler. Haklan da var! Uzun zamandr cihada kmadk. Kllar knlannda uyudu. Bekledik ki Seluklu Devleti bir hal olsun. Bu dev hl can ekiini tamamlayamad. br taraftan Mool da sarslyor. atlar oktan atrdamtr. Bina kmek zeredir. Kuvvetli olmaya, pek durmaya mecburuz. Tam birlik ve beraberlik iinde olduumuz srece yklmayz. Bekleyelim. Yaknda istiklalimizi ilan edeceiz. Ama daha evvel de sylediim gibi nce ciTURGUTALP ? 237 vardaki tehlikeleri bertaraf etmek gerek. Bu ittifak ekmeimize ya srecektir. Hele Kse Mihal'in dnne gidelim. Ondan sonrasn grrz. Bakalm, ne eit bir yol takip edecekler? Tekfurlar bizi ldrmek iin nasl bir hile tasarlarlar? imdilik azmz sk tutalm. Szlerim buradan dar tamamal. Biliyorsunuz, etraf casus doludur. Eli hviyetinde biri gelip biri gidiyor. ttifaklarndan haberdar olduumuzu bilirlerse planlarn deitirirler. imiz hayli gleir. Sonra Kse Mihal Beyin de durumu- nu sarsm oluruz. imdilik bu kadar arkadalar. steyen gidip uyuyabilir." Fakat kimse gitmek istemedi. Daha saatlerce oturdular. Gemii ve gelecei konutular. Sz dnp dolap Bursa'ya ve Bizans'a dayanyor, her hatrlayta gaziler derinden bir i ekiyorlard. Ancak sabaha kar dalp evlerine ekildiler. 238 ? TURGUT ALP ^ BENC BLM Osman Bey, aabeyi Gndz' birka sr koyun ve eitli hediyelerle birlikte Harmankaya'ya gnderdi. Gndz Beyin yannda Turgut Alp, Saltuk ve Targal ls de vard. Hisara giderken halk yolun iki yanna dizilmi, Osman Beyin dn hediyesi olarak gnderdii ykl kervan uzun uzun alklamt. Tekfurlar iki gn nce kaleye gelmi bulunuyorlard. Dorusu bu erkencilii Mihal yadrgamt, ama sesini karmamt. Hepsi memnun duruyorlard. En ssl elbiselerini giyiyor, kadnlar gibi kalarn yoluyor, birbirlerine skse yapmaya alyorlard. Tekfurlarla bir arada bulunduu sralar Mihal Bey iin ikence oluyordu. Tekfurluunden nefret eder olmutu. Bilecik Tekfuru, tekfurlarn arasnda en ssl psl olan idi. Dne, szls Holofira'nn da geleceini bildiinden gelinler gibi ssleniyordu. i gbei ile patlak gzleri olmasa bir gen kz sanlabilirdi. Yerli yersiz, zamanl zamansz kahkahalar atyor, ikide bir, TURGUT ALP ? 239 "Osman Bey bizim dostumuz, aramzda hi ihtilaf km deil, Domani'e karken arlklarn hisarma brakr, iki karde gibiyiz" diye vnmeyi alkanlk haline getirmiti. Tabii szlerinde samimiyetten eser yoktu. Maksad ya Kse Mihal veya herhangi biri tarafndan szlerinin Osman Beye duyurulmas idi. Bylece itimadn ekecekti akl sra. evirdii dolaplardan Kay airetinin haberi olmadn sanyor, bunda da ok aldanyordu. Dier tekfurlar da Osman Beyi methetmede pek ondan aa kalmyorlard. in iyzn bilmeyen biri konumalarm dinlese, insann insan bu kadar sevmesine belki hayret ederdi. Turgut Alp ve iki arkada hisarn en kuytu kelerine kadar sokuluyor, Osman Bey aleyhine bir tuzan kurulup kurulmadn renmeye alyorlard. Henz grnrlerde bir ey yoktu, arkada olduka rahatlamlard. valye Aramis de gelmiti. Mihal Bey bu adama fazla yz vermedi, ama kovamad da. Bunca tertiplerini bildii halde nezaketsizlik edemedi. aresiz katlanacakt. Ama bunu Kay dilverlerine bildirmeden rahat edemezdi. Turgut Alp'i bulup kulana fsldad. Turgut'un yz kart: "Yok be," dedi. "Ne biim adam bu yahu?" Targal, Kse Mihal'n ne fsldadn merak ediyordu. Uzaklatktan sonra Turgut'a yanat: "Bana sylemek istediin bir ey yok mu Turgut?" "imdilik yok." "Belki sonra sylersin." "Belki, hadi gidelim." 240 ? TURGUT ALP Saltuk, "Nereye?" dedi. "Yryn." C-i Fellik fellik Aramis'i aramaya balad hisarda. Her tarafa bakt, ama bulamad. Bir delie girmi olacakt, herhalde kafasnda iyi dnceler tamyordu. Turgut byle dnmekte hakszd, nk Aramis byk dmannn varlndan haberdar deildi. Bu yzden neesi yerinde idi. Yarhisar Tekfuru Nikefor'u kandrm, Holofira'nn ablas Hanofer'i kendisine vermesi iin ikna etmiti. Bizansl Prenses Meri ile izdivac suya dp Bizans bakumandanl hayaline veda etmek zorunda kalnca tevazu gstermi, Yarhisar bakumandanlna fit olmutu. Bunun en kestirme yolu da tekfurun kzyla evlenmeden geerdi. te bu yolu tutmutu. Belki ilerde Yarhisar'a Tekfur da olurdu, bilinmezdi bu iler. O srada mutfakta bulunuyordu. A ile hayli ekitikten sonra bir tavuk budunu elde etmeyi baarm oban kpei itihasyla kemirmeye koyulmutu. A dar kmasn isteyince keyfi kat: "Cann cehenneme," diye sylenerek kalkt. Turgut Alp aramaktan bkmt. Zaten arkadalar da mzmzlanyordu. Hele Targal genliinden gelen bir merakla sktrp duruyordu: "Yeter, ayaklarmza kara sular indi, neyin peinde olduumuzu bile bilmiyoruz." "Aramis'in," dedi Turgut. Dikkat kesildi: "Yanl m duyuyorum?" H TURGUT ALP ? 241 Turgut lakayt grnmeye gayret ediyordu. "Yoo," dedi. "Aramis burada." "Kse Mihal onu mu fsldamt kulana?" 'Tabii." Saltuk elini klcnn sapma att: "Arayalm," diye tslad dilerinin arasndan. Turgut alp omuzlarn kaldrd: "Aradk ite, yok." Targal: "Olmaz, yine arayalm!" "Ayaklarna kara sular inmiti ya." Targal arkadan kolundan ekti. "imdi iyiyiz, hadi aramaya devam." Turgut Alp glerek arkadalarn takip etti. Mutfan nne kadar yrdler. Aramis kapdan kyordu. lk gren Saltuk oldu, arkadalarn bir evin kntsna doru ekti: "Bakn, bakn!" Turgut'un dudaklar yand. "Aramis!" Targal: "Ta kendisi!" "unun bir dn koparmak boynuma bor," dedi Turgut, "beni az uratrmad. Siz burada bekleyin." Aramis nlerinden gemiti. Tavuk budunu azndan eksik etmiyor, itiha ile kemiriyordu. Hibir eyin farknda olmamt. 242 ? TURGUT ALP Turgut Alp sessizce peine dt. Birka admda yetiti. Hafife omuzuna dokundu: "yi akamlar valye!" r^ valye ar ar dnd: "yi ak..." Birden Turgut'u tand, cmlesi dudaklarnda takl kald. Tavuk budu elinden kayarak yere dt: "Sen!" Turgut Alp bir ey sylemedi. Dnd, sakin admlarla uzaklat. Aramis cin arpmtan beter bir durumda idi. rilemi gzlerle bir sre delikanlnn ardndan bakt. Neden sonra sarsak admlarla oradan ayrld. Targal bir kahkaha att: "Herif eytan grse bu kadar arplmazd." Saltuk bu fikirde deildi: "Aramis eytann ta kendisi," dedi. "eytan onu arpmaz. Melek grnce arplr." Bu szler Turgut'a iltifatt aslnda, anlamam grnd: "Yarn Osman Bey hisara gelecek," dedi. "Hazrlklar gzden geirmeliyiz. Bakalm, Kse Mihal ne yapyor?" Beraberce konaa girdiler. Gn sakin geti. Gece de yle. Yalnz Aramis sabaha kadar uyuyamad. Kl elde, odada dolat durdu. Ertesi sabah prl prl bir gne vard. Harmankaya'da son hazrlklar gzden geiriliyordu. leye doru Osman Bey ve maiyetinin hisara yaklat haberi geldi. Umumi bir heyecan dodu. Kadnl, erTURGUTALP ? 243 kekli bir kalabalk Trk aknclarn ve hele reislerini yakndan grmek isteiyle yollar doldurdu. Mihal Beyin askerleri skneti teminde hayli glklerle karlatlar. Zavall Mihal Bey yolu amalar iin kalabala ne kadar yalvardysa da dinletemedi. Sonunda atn Turgut Alp'in yanma srd: "Ben bittim yiidim," dedi. "Ba edemiyorum. u cokunlua bak. Askerlerim yolu aamyor, aciz kaldk. Btn mesuliyeti size aktaryorum Beyinizi siz koruyunuz." Turgut Alp teminat verdi: "zlmeyiniz Mihal Bey, reisimizi korumasn da, geecei yolu amasn da biliriz. Rahatnza bakn." "Karlamaya gidiyor musunuz?" "Elbette." "yi, ben de geliyorum sizinle." ktlar. Turgut ve iki arkada yol boyunca her eye dikkat ederek at srdler. Durum sakin grnyordu. Menfur bir suikastn rahatsz edici havas yoktu. Az sonra bir tepecein stnde idiler. Buradan Osman Bey ve maiyeti gayet rahat grlebiliyordu. Osman Bey hamet ve azametle kr atna kurulmutu. Gz kamatryordu. Kalar her zamanki gibi atkt. Deirmi sakalnn stnde taze tarak izleri vard. Bana yeil bir sark sarm, srtna kenarlar krkl srmal kaftann geirmiti. Sa elinde altn ulu mzra bulunuyordu. Mihal Bey dayanamayarak bard: "Hay yiidim, aslanlar aslan!" Sanda olu Orhan Bey vard. Doru atn ustalkla sryor, babas ile arasndaki mesafeyi hep ayn tutuyordu. 244 ? TURGUT ALP Aknc bl atlarn hoplata hoplata Osman Beyin ardndan geliyordu. srada toplanmlard. Gne mzraklarn ucunda oynayordu. \ Osman Bey, Mihal Beyi fark edince elini sallayarak selamlad. Mihal Bey atn srd, gaziler alarak yol verdiler. "Safalar getirdiniz Osman Bey, sizi hisarmzda grmek beni ok sevindirir." Osman Bey akalat: "Henz hisarnda deilim Mihal Bey, kapnn dndayz." Turgut'a dnd: "Naslsn deliolan, iler yolunda m?" "Yolunda beyim, her ey ok iyi." "Gzel." Maiyetine bir gz att: "Gaziler, bir ksmnz nmze gesin." Emir derhal yerine getirildi. "imdi ileri!" Drtnala hisar kapsna yaklatlar. Sonra yavaladlar. Kapdan girdiler. Kendiliinden iki yana alan kalabaln arasna girdiler. nce aran, dalgalanan kalabalk birden lgnca alklamaya, "Yaasn Osman Bey, yaasn Kay aireti!" diye barmaya balad. Orhan Bey, kartal baklarn kalabalktan ayrmyor, elini altn sapl hanerinin stnden eksik etmiyordu. TURGUT ALP ? 245 Pencereden kafileyi seyreden iki gen kzn dikkatini ekmiti. Hayran hayran bakyorlard. Bunlar Yarhisar Tekfuru Nikefor'un kzlar idi. K Holofira Bilecik Tekfurunun nianls saylyordu. Ablas Hanofer ise Aramis'e szl idi. Bu yzden talihlerine alabildiine kskndler. Babalar bir menfaat evlilii yaptryordu, eya gibi satyordu adeta. Holofira ablasn dirsekledi: "Abla, u doru atn stndeki gen kim acaba?" "Hani u elini hanerinden eksik etmeyen delikanl m?" "Evet abla o." "Osman Beyin olu olduunu anlamak iin tanmaya ihtiya yok, baksana at stnde bile babas gibi duruyor." "Ubeyinin olu ha?" "Evet yavrucuum. Ubeyinin olu." "Gzel ocuk dorusu." Hanofer kzkardeinin salarn okad. Aralarnda fazla bir ya fark yoktu geri, ama annesiz bydklerinden Hanofer hep Holofira'ya anne muamelesi yapard. Derin bir i geirdi: "Ama senin nasibine ihtiyar bir tekfur, benimkine de hilekr bir valye dt kuzum," dedi esefle. Ellerini aresizlikle iki yana at: "Kader ite, are yok katlanacaz." Holofira'nn gzleri isyanla parlyordu: "Babamn menfaati iin kendimizi feda etmemiz art m abla?" 246 ? TURGUT ALP Ablas hayretle bakt: "Bu soruyu ilk defa soruyorsun Holofira/" "Ne bileyim abla. Ubeyinin olu galiba beni byle dndren." Hanofer glmeye alt: "Ak olaym deme sakn, ak bizden fersah fersah uzak." "Yani abla, sevmek yasak m bize?" Ban sallad: "Yasak Holofira, yasak benim ieim; hem nasl yasak! Kalbimizin etraf tel rglerle evrilmi. Hibir sevgi oradan ieri braklmyor." Holofira elini kalbine bastrd: "Bu tel rgler paraland galiba ablacm. Kalbime scak duygular, imdiye kadar hi duymadm sim sk duygular doluuyor." Gzlerini yar kapad: "Bunu hissediyorum bla!" Hanofer irkildi, kardeini sim sk kucaklad: "Aman kuzum, kendine gel, bu sevgi sadece ztrap getirir sana, Tekfurla evlenmeye mecbursun. Nasl ki ben valye ile evlenmeye mecbursam. Altralm kendimizi." Holofira boynunu bkt. Patlak gzl Tekfurla evleneceini dndke kendisini u pencereden atas geliyordu. Sustu. Gzlerini tekrar Orhan Beye dikti. Delikanlnn pencereye ban kaldrp baktn grnce mendilini sallad. Orhan Bey glmsedi. Yannda at sren Turgut Alp'a pencereyi iaret etti enesiyle. "Turgut aam, u pencereye baksana." TURGUT ALP ? 247 Turgut ban kaldrd. 'Tanyor musun o kz?" Turgut glmsedi: "Kim tanmaz ki! Holofira denen kz odur ie. Hani Bilecik Tekfurunun nianls. Nikefor'un kz, dnya gzeli dedikleri kz." "Ya!" Turgut bireyler sezdi. Orhan Gazinin gnl herhalde bu Rum gzeline lakayt deild. lerde bundan arkadalarna bahsetmeye karar vererek imdilik sustu. Trklerin girii alklar arasnda srd. Atlarndan inip Tekfur konana girinceye kadar bu alk tufan gittike artarak devam etti. Osman Bey elini sallayarak halk selamlad. Aramis bir keye saklanm, manzayar ii titreyerek seyrediyordu. Bu elli altm dilaverden tekfurlarn hayli korktuunu yzlerindeki ifadeden anlamak mmknd. Bir ara Nikefor mstakbel damad, Bilecik Tekfurunu kolundan ekti: "Daha fazla grmeye tahammlm yok dostum," dedi. "Korkun adamlar bunlar. Planlarmz tatbik hayli zor olacaa benzer." Bilecik Tekfuru mitli idi. Plandan ziyade, Osman Beyin teden beri kendisine besledii iyi niyete gveniyordu. Srtt. "Zor iler gzeldir aziz dostum," diye karlk verdi. Osman Bey konaa girer girmez, Harmankaya Tekfurunun boynuna sarlarak alnndan pt. "Btn kalbimle tebrik ederim Mihal Bey," dedi. "Sizi beklettimse zr dilerim." 248 ? TURGUT ALP Mihal Bey sevincinden uuyordu: "Geldiinize ok sevindim beyzadem, dnyalar baladnz bana, yle zlemitim ki." "Saol Mihal Bey." "Emrederseniz tekfurlarn bulunduu salona geelim." "Tabii, ben hazrm." Osman Bey ve arkadalarnn ieri girdiini gren Tekfurlar hrmetle kalktlar. nce Bilecik Tekfuru koup Osman Beyin ellerine sarld: "Safalar getirdiniz Osman Bey, u gnlerde sizi bizzat ziyareti dnyordum ya, ilerden vakit bulup bir trl gelemedim. Zatnz naslsnz daha?" Osman Bey merasimi ksa kesmek iin, "Saolun," dedi. Dier tekfurlar ve valyeler de elini sktlar. Hepsi senakr szler syledi. O kadar ki Turgut Alp orada olmu olsayd, hayretinden kk dilini yutacak, bu insanlarn nasl olup da bu derece riyakr olabildiklerine akl erdirmeye alacakt. valye Aramis de ierde idi. Gzlerini daima Osman Beyden karyordu. Osman Bey bunu hemen fark etti. Glerek Aramis'e hitap etti: "valye ne zamandr etrafta grnmyorsunuz? Bir aksilik mi oldu yoksa?" Aramis kekelemeye balad. Neredeyse aknlktan yere decekti. Bereket, Mihal Bey imdadma kotu: "valyenin mhim ileri vard beyim. Yoksa sizi ziyareti her zaman istediini bana syler durur." Osman Bey belli belirsiz glmsedi: TURGUT ALP ? 249 "Eminim." O srada kapdan Turgut ve arkada giriyordu. Aramis'in gzleri gayri ihtiyari onlara taklnca daha beter sarard. Turgut sanki hibir eyin farknda deilmi gibi doruca Aramis'in stne gitti. nnde durdu: "Hrmetler valyem!" Kse Mihal tekrar araya girdi: 'Turgut Bey, demek valye Aramis'le tanyordunuz. Kendisi dostumuzdur." Turgut da arkadalar da alabildiine glmsediler. Turgut, "valye bizim eski dostumuzdur," dedi. "Maaralarda, ormanda, orman ilerinde geen hayli tatl hatralarmz vardr." Bu szden sonra Aramis Turgut'un klcn ekip kendisini ikiye bieceini zannederek gzlerini kapad. Byle bir yerde bunun imknsz olduunu dnemeyecek kadar korkmutu. "Ben... ben..." diye anlalmaz bir eyler geveledi. Saltuk Turgut'u kolundan ekerek salonun bir baka tarafna gtrd: "Yeter ettiin gayri be, herifin kalbini durduracaksn." Turgut glyordu: "Bu kadar elenceyi ok mu grdn arkadam? Onun bize yaptklar az m?" Mihal Bey kz ile damadn getirerek misafirlerin ellerini ptrmeye balaynca Osman Bey skntyla kmldad. Dini, namahrem kadnlarn elini tutmay yasaklamt. Bunu yapamazd. Baz tekfurlar Mslmanln bu usu250 ? TURGUT ALP f ln bildikleri iin merakla Osman Beyin hareketlerini gzlemeye, sinsi sinsi srtmaya balamlard. Eer Osman Bey kuvvetli bir sebep ile bunu savuturmazsa konumalaryla ineleyeceklerdi. Ayn zamanda haber, kadnlar arasna da yaylmt. Balkondan salonun ii merakla gzleyenler vard. Acaba Osman Bey nasl davranacakt? Sra Osman Gaziye gelince tereddt etmeden ayaa kalk. Sa elini kaftannn cebine soktu. Yeni evlilere dirseini uzatt: "An'anelerimize gre dirsek plr," dedi. Sesi vakur ve kuru kmt. Tekfurlar titrediklerini hissettiler. Gen gelin kaftann kolunu pt. Osman Bey o zaman elini cebinden ekti. Prl prl ok kymetli bir elmas yz damada uzatt. Glerek, "Bunu zevcenin parmana ellerinle tak, size kck bir hatram olsun," dedi. Damat yz ald. Kzn parmana geirirken salon alktan yklyordu. Osman Gazi tekrar yerine oturdu. Tekfurlarn az bir kan ak kalm. Onlar geri birok hediye gndermilerdi, ama bu srada byle bir hediyeyi kimse akl edememiti. Osman Bey bir kere daha onlar alt etmiti. Elini ptr- medii iin alay edeceklerini zannedip sevinirlerken, kymetli bir hediye takdim ettiini grnce app kalmlard. Balan nlerine dt. Ayn zamanda kadnlar birbirlerini drtp Osman Gaziyi iaret ettiler. Birka, "Ne kadar nazik bir adam," dedi. TURGUT ALP ? 251 Biraz sonra nikh kymak iin kiliseye doru yola kld. Konakta yalnz Osman Bey ve arkadalar kalmlard. Baheye ktlar. Osman Gazi, "imdilik bir tehlike olduunu sanmyorum," dedi. "Ama biz yine tedbiri elden brakmayalm." Gzleriyle Turgut'u arayp buldu: "Deli olan, Aramis'i attan dmten beter ettin. Aferin sana." "Siz grdnz m beyim?" "Zavallnn halini grmemek iin kr olmak lazmd, ama unu syleyeyim ki senin hakknda hi iyi eyler dnmyor." Turgut da gld. "Onun hakkmda ne dnd beni pek alakadar etmiyor da, benim onun hakkndaki dncelerim ok komik. Kar kuyruuna balayp yerlerde sryeceim keratay!" "Belli olmaz." Turgut bu sz syleyen Abdurrahman'a bakt: "Olur mu olmaz m, yaknda anlarsn!" Alay kiliseden dnnce Harmankaya Tekfuru Mihal Bey Osman Gazinin yanma gitti: "Sizi yalnz braktma zldm beyim, imdi ok sevdiim Buzlupmar mevkiine gideceiz. Dnn kalan ksmn orada kl, kalkan, gre, cirit ve yar oyunlaryla geireceiz. Muvafk m?" Osman Bey ban sallad: "Muvafktr Mihal Bey." Sorgu dolu gzlerini hi ayrmadan Mihal'e dikti. Kse 252 ? TURGUT ALP Mihal Osman Beyin ne sormak istediini anlamt. Kurnaz kurnaz glmsedi. "Bu gece hereyi reneceim beyim," dedi. Az sonra Buzlupnar'a varlmt. Orman eteinde olduka geni bir meydan vard. Cirit oyunlar ve at yarlar iin hazrlanm olduu anlalyordu. Meydann drt yann tahta basamaklar evreliyordu. Seyirciler bu basamaklardan rahata oyunlar seyredebileceklerdi. Osman Bey, yakn arkadalaryla birlikte kendisine ayrlan yere yerleti. Tekfurlar da yerlerini aldlar. Sakiler buzlu erbetlerle misafirlerin arasna yayld. Bir tesadf m, yoksa Kse Mihal'in bir akas m neyse, Turgut'la Aramis'in yerleri birbirine ok yakn dmt. Aramis rahatszd bundan, ama Turgut memnundu. Sk sk Aramis'e bakyor, glmsyordu. Aramis ise glmsemelerden bir mana karamadndan terliyordu. nce cirit oyunu balad. Kendisine gvenen meydana kyor ve rakip diliyordu. Dileyen kapyor, yenilen gidiyor, galip tekrar er diliyordu. Osman Gazinin dilaverleri bu ilk oyuna itirak etmek istemiyor, Harmankaya valyeleriyle Yarhisar valyelerinin mcadelesini seyrediyorlard. Neticede Yarhisarllar galip kt. Nikefor'u btn tekfurlar tebrik yamuruna tutmulard. Adamn koltuklar iyiden iyiye kabarm, vcudu kasldka kaslmt. Gz ucuyla durmadan Osman Beye bakyor, ne dndn anlamaya alyordu. Osman Beyin ehresi nedense mtebessimdi. Nihayet Nikefor'a dnd: "Tekfur hazretleri," dedi. "Silahrleriniz Harmankaya ilahrlerine nazaran daha iyi dvyor." Nikefor gururla gld: TURGUT ALP '? 253 "Yalnz o kadar m Osman Bey?" Osman Bey adamn ne demek istediini anlamt. Tekfur, silahrlerinin Trk dilaverlerinden de stn saylmasn arzu ediyordu. Osman Bey kalarm kaldrd: "Evet," dedi. "Yalnz bu kadar." Nikefor daima dolambal yollardan i yapmay seven hilekr bir insand. Sesine ar bir hrmet ifadesi vererek konutu: "Trk dilaverlerini de er meydannda seyretmek isterdk Osman Bey, mmkn m acaba? Bizimkiler ok kabardlar, yere yuvarlanmadan rahat duracak gibi grnmyorlar." Hakikaten galip cirit acs atlarn aha kaldrp, halk selamlyor, sk sk kadnlar tarafna dnerek nara stne nara atyorlard. Osman Bey, kartal baklann bu adamlara dikti. Tek tek hepsini szd, sonra baklarn Nikefor'a evirdi: "Kklerin mcadelesi bir ey halletmez tekfur hazreteri, dilerseniz meydana birlikte kalm." Tekfur sarard sonra kpkrmz kesildi: "ey..." dedi. "Yani... Ben..." Osman Bey mstehziyane gld. Arkasnda yer alan Abdurrahman'a iaret ederek ban yaklatrmasn istedi. Bir eyler fsldad. Abdurrahman ayaa kalkt. birden aa indiler. Aramis bulunduu yenle iernktan atlyor, kpr kpr kprdyordu. Dilaverlerin ne fsldatklarn bilmek iin belki hayatnn yarsn verirdi. inde defedemedii bir sknt giderek aryor, onu iddetle rahatsz ediyordu. Bu arada Osman Beyle gzgze gelmesi onun iin byk ta254 ? TURGUT ALP J lihsizlik oldu. aresiz baklarn indirdi. Bir daha o yana bakmamaya gayret etti. Ama merak direk direk genzine tkanmt. kide bir meydana bakyordu, galiplerin nne hl bir rakip kmadn grerek seviniyordu. Nikefor da kasldka kaslyordu. Yannda oturan mstakbel damad Bilecik Tekfuruna: "Grdn ya azizim," dedi. "stmze kacak silahor anasndan domamtr daha." Osman Beye yan gzle bakyordu bunlar sylerken. Osman Beyin dudaklarnda tuhaf bir tebessm grd. Damadnn kulana endieyle fsldad: "Bu adam bir eyler yapmak istiyor. Nedir bilmiyorum." Bilecik Tekfuru, mstakbel kaynpederine meydan iaret etti: "uraya bak!" Nikefor endieyle bakt. Meydana Kay akncs kmt. Herkes sustu. Dikkatle yiidin stnde topland. Ellerinde ciritler vard. Galip Yarhisar silahorunun karsna kacaklar anlalyordu. Sessizliin elle tutulur bir hale geldii srada tellaln sesi nlad: "imdi galip Yarhisar silahrlerinin karsnda Trk aknclar dvecek. Abdurrahman Gazi, Turgut Alp Gazi ve Targal Gazi." atl Osman Beyin bulunduu locaya doru atlarn srd. nne gelince durdular. Abdurrahman sesini ykseltti: "Beyim, destur verirseniz meydanda oynamak isteriz." TURGUT ALP ? 255 Osman Gazi eliyle bir hareket yaparak glmsedi. Bununla msaade ettiini belirtiyordu. Atllar ayrldlar. Hl meydanda dnp dolap etrafa temennalar yadran Yarhisar sahrlerine doru gittiler. Herbiri birisinin nnde durdu. Bir mddet baktlar. Sonra atlarn oynattlar. Nihayet birbirlerine girdiler. lk hamleler boa gitti. Yalnz Turgut'un hasm bir para muvazenesini kaybetmi, attan yklacak gibi olmutu, ama abuk toparlanmt. Bu kadarlk gsteriyi bile halk candan alklyor, etraf yklacak gibi oluyordu. kinci hcumda, Abdurrahman Gazi rakibini ok zor durumda brakt. Trk aknclar daha hazrlanmadklar halde Yarhisar valyelerinin g durumlara dtn gren Osman Gazi dudaklarndan mstehzi tebessmn eksik etmiyordu. Bir ara Tekfur Nikefor'a dnd: Tekfur hazretleri," dedi, "adamlarnzn durumu hi de i ac deil." Nikefor'un sevinci de kursanda kalmt. Hakikaten o da adamlarnn yenileceine inanmaya balyordu. Trklerin sahneye kmasn istemekle byk bir ahmaklk ettiini anlamt, ama i iten gemiti. Dilerini gcrdatmakla iktifa etti, cevap vermedi. Trkler gittike hzlanarak cirite devam ediyorlard. Mzraklarnn elik ucu bezle sarl olduu iin lm ihtimali pek yoktu. Ne var ki Kayklar zaman zaman yle sert klar yapyordu ki Yarhisarl hayatlarndan endieye dyorlard. Hele Turgut, rakibiyle alay ediyordu. Kolaylkla ykabileceine akl yatt halde, ii mahsus uzatyor, kedinin fare ile oynamas gibi oynuyordu. "Hop palikarya, yine skaladn. Geliyorum kolla!" 256 ? TURGUT ALP Atlyor, syryor, ya da ciriti hasmnn gsne isabet ettiriyordu. Adamlar tam galibiyet elde etmiken Trkn karlarna kmasn ansszlk sayyorlard. Bu mthi adamlarn ciritte ne kadar usta olduklarn duymulard. Hele Abdurrahman'm rakibi bir kere Trklerle harb etme talihsizliinde bulunmu, bereket baldrn deldirmekle kurtulmutu. Trk aknclarn iddetle alklayan halk, bir yandan da tevik ediyordu. "Haydi yiitler, gsterin kendinizi!" "Kabartmayn Yarhisarllan!" Ykn da bitsin bu i gayri!" "Atln be!" Nikefor ayaa frlad. Grtlann elverdii nisbette adamlarna doru bard: "Psrklar, ykn Trkleri." Kendisini tutamam, barmasn nlemeyemiti. Osman Gazi delici baklarla Tekfuru szdkten sonra: "Boa gayret Tekfur hazretleri," dedi. 'Trkler bu oyunu ok iyi bilirler. Adamlarnz yenilmeye mahkumdurlar." Nikefor ii kan anana dnm gzlerini Osman Gaziye kaldrd. "Belli olmaz," diye mrldand. Osman Beyin cevab ksa oldu. "imdi belli olacak, bakn!" Sanki Osman Beyi duyuyormu gibi Turgut atld. Atn aha kaldrd. Hasmnn stne srd: TURGUT ALP ? 257 "Savul bre!" Rakibi savuamad, sivri ucu sarl mzrak iddetle gsne arpt. Atlar kuvvetle toslad. Yarhisarl muvazenesini kaybedip yklrken, "Yezit!" diye brd. Hasmn ilk yere seren Turgut olmutu. Doruca Osman Beyin bulunduu locann nne gitti. Kollarn gsnde kavuturarak selamlad. Osman Bey Nikefor'a doru dnd, gzlerini arad. Ama o inatla nne bakyordu. Halk lgnlar gibi ayakta alklamaya balamt. Hele kadnlar ksm tam bir ana baba gn idi. Birbirlerini ezercesine Turgut'u grmeye alyorlard. Nikefor bitkindi. Birinin peinden ikincisinin, onun peinden de ncsnn devrildiini grnce bsbtn sarard. Elini alnna gtrp terini sildi. "eytanlar!" diye mrldand. Osman Gaziyi grmemek iin ban Bilecik Tekfuruna doru evirdi. Cirit oyunu Trklerin zaferi ile sonuland. Fakat Turgut'un yz neden askt? Gzleriyle Aramis'i aryordu. Bulunca memnun memnun glmsedi. Sonra tekrar Osman Gaziye dnd: "Beyim, bana mahsus bir oyun iin msaade eder misiniz?" Osman Gazi Turgut'un yzn kara karmayacan biliyordu. Ban sallayarak msaade ettiini belirtti. Turgut atn birka adm saa srd. Tam valye Aramis'in nnde durdu. zengilerin stnde ayaa kalkt. Kalabala bard: "imdi bir kement oyunu seyrettireceim size davetliler. 258 ? TURGUT ALP Bunu en az benim kadar bilen birini meydana davet ediyorum." Parman valyenin stne dikti: "Arkadam ve dostum valye Aramis, ltfen buyurunuz." Aramis bu szleri duyunca stne bir kazan kaynar su boalm gibi oldu. Yz renkten renge girdi. Ter bast. Anlalmaz baz szler mrldand. Halk cokunlukla alklyor, tempo tutuyordu: "Aramis... Aramis... Aramis..." Aramis g durumda kaldn anlad. Geri kemendi hi fena kullanmazd, ama rakibini iyi tanmyordu. Yenilirse kalan hreti de snp gidecekti. Ya meydana kmazsa. .. Yine durum ayn idi. Bir akncdan korktuu b- tn blgeye yaylacak, herkes alay edecekti. Herkesin ne diyeceini yine de umursamayacakt, ama nianls gzel Hanofer'in kadnlar ksmnda kendisini gzetlediinden emindi. Kement oyunu ile birlikte Tekfur kznn kalbini de kazanabilirdi belki. "Geliyorum!" dedi. Arkasna dnp adamna atn getirmesini emretti. Yarhisarllar avularn patlatrcasna alklyorlard. Tekfur Nikefor memnuniyetinden biraz evvelki hezimeti bile unutmutu. "Aslan Aramis!" diye baryor, tevik ediyordu. Aramis Turgut'un yanma indi. Meydana getirilen atna atlad. Bir sre kementlerini hazrlamakla uratlar. Bu i bitince baktlar. Turgut mstehzi bir sesle, "Yine kar karyayz valye," diye konutu. "Bakalm, imdi nmden nereye kaacaksn? Ne stme saldrtaTURGUTALP ? 259 bilecein adamlar, ne de imdat isteyebilecein valyeler var. Ba baayz." Aramis hiddetle dilerini skt: "Seni yeneceim Turgut Alp!" "Bir defa olsun erkeke dvmeyi denemi misin, bilmem Aramis? Sana bugn bu frsat veriyorum. Kallelie tevessl edersen cann kana kadar atmn ardndan srklerim, haberin olsun." Aramis kalarn att. Bu adamla ne laf yartrmakta baa kabiliyordu, ne kl sallamakta. Bir kere de kement kullanmay deneyecekti. Talihi yaver giderse ikbal yollar ald demekti. ki msabk nce eref misafiri Osman Beyi, sonra da tekfurlar selamladlar. Tezahrat yapan halka el salladlar. vayle kurum satmak istiyordu ya, sonundaki rezillii hesaba katt iin bundan kamyordu. Atlarm meydann orta yerine srdler. Az evvel yenilen Nikefor'un valyelerinden biri henz toparlanabilmi, sallana sallana sahay terk ediyordu. Turgut bunun kendi rakibi olduunu anlamakta gecikmedi. Yanndan geerken, "Ayak altnda dolama pire valye, ezilirsin," diye alay etti. Aramis'e dnd sonra. Aralarnda be at boyu kadar bir mesafe vard. Yzyze idiler. kisi de kementleri hazrlam, bir ucunu sk skya kollarna balamlard. "Hadi valye, imdiye kadar btn saldrlar senden gelmiti. Usul bozmayalm, ne dersin?" Aramis kemendi bann stne kaldrd. Atn yava yava Turgut'a doru srd. Etrafnda dnmeye balad. 260 ? TURGUT ALP "Avlayacam seni Osmanolu." Turgut ancak hasmnn duyabilecei ekilde bir kahkaha att: "Ava giden avlanr valye." Fakat tedbiri de elden brakmyordu. Sahnede kendisi idi, ama arkasnda koca bir Kay aireti vard. Osman Bey vard. Yenilirse tm airetin boynu bklrd. Kffar memnun olurdu. Onlara bu memnuniyeti tattrmamalyd. valyenin kemendi frlattn grd. Atnn stnde eilerek atlatt bunu. Sonra bard: "Tutturacam eytan herif!" Yine birbirlerinin etrafnda dnmeye baladlar. kisi de urganlar balarnn stnde tutuyor, msait frsat kolluyordu. valye Aramis bu frsat bir ara yakaladn sand: "Al!" diye bararak Turgut'un stne kemendini savurdu. Turgut beklenmeyen bir eviklikle atn yana srd. Kl pay kurtard kendisini. "Yine skaladn valye!" Turgut bo yere kolunu yormaktansa valyeyi yormay uygun buluyor, durmadan tahrik ederek st ste kement atmasn salyordu. Aramis beinci ataktan sonra yorulmaya balamt. Turgut'un kement atmamasn bilgisizliine veriyor, her kement savuruta kendisini alklayan halkn tevikleriyle de coarak manyordu, yeni hamlelere geiyordu. Turgut eiliyor, savuturuyordu. "Al sana!" Yana sryor, boa karyordu. TURGUT ALP ? 261 "Al bunu!" Ve valye yine skalyordu. yice yorulmutu. Burnundan soluyordu. Turgut msterihti. Bir ara arkadalarnn bulunduu tarafa el sallayarak onlar selamlad. Arkadalar endiesizdiler. Aramis'i naslsa devireceine inanyorlar, o dakikay sabrla bekliyorlard. Osman Bey ise zaman zaman tekfurlara gz ucuyla bakyordu. Kalar yeniden atlmt. Tekfurlar bunu adamnn yenileceini tahmin ettii ekilde yorumluyorlard, ama Osman Beyde endieden eser yoktu. Aramis'in yalnz hile i gren korkak bir herif olduunu biliyor, er meydannda uzun mddet kalamayacana inanyordu. Yine de Turgut'un iine akl erdirememiti. Deliolan neden hep mdafaada kalyordu da, kemendini bir kere olsun sallamyordu? Nikefor, Osman Beye dnd. Keyfi hayli yerine gelmi, yz ifadesi dzelmiti. "Osman Bey, sanrm bu msabakay kaybedeceksiniz." Osman Bey hi istifini bozmad. Nikefor'a bakmad bile. Sadece cevap verdi: "Trk durur durur ve sonunda vurur dostum!" Seyirciler Turgut'u harekete geirmek iin yapmadklarn brakmyorlar, alabildiine, azlarn yrtarcasma baryorlard, ama delikanl bunlara aldrmyordu. Biliyordu ki alklarla hareket edenin sonu malubiyet olur. Dvte her zaman aklla hareket etmeyi prensip edinmi ve bunun ok faydalarn grmt. Rakibinin giderek yorulduu gznden kamyordu. Artk kolu zor havada durabiliyor, att kementler uzandan geiyordu. "Ne o valye, yoruldun mu? Ne yapalm, hep yorulduun yerde elinolu sana han yapmaz, biraz daha gayret!" diyerek alay etti. 262 ? TURGUT ALP 'J Turgut yeni balam gibi zinde idi. stedii anda kemendi valyenin bana geirebileceini biliyor, ama mahsustan msabakay uzatyordu. stiyordu ki, halk valyeyi biraz daha alklasn ve zafer kendisine gelince afallayp kalsn. Seyirci baryordu: "Osmanolu, frlatsana kemendini!" "Haydi frlat!" "Hep onu mu bekleyeceksin be?" Turgut barmalara kulak vermedi. Biraz daha bekledi. Aramis'le arasndaki mesafeyi iyice hedeflemeden kemendi alelusul frlatt. Tabii kement boa gitmiti. Turgut'un niyetini ilk anlayan Saltuk oldu: "Deliolann can oyna istiyor!" dedi. Doru tahmin ediyordu. Deliolan Aramis'le oynamak, onu halk iinde kepaze etmek istiyordu. Aramis hasmnn gerekten hedefi tutturamadn sand, mitlendi: "Iskaladn Turgut Alp!" Turgut gld: "mitlenme Aramis! imdiye kadar yaptklarnn bir ksmn burada deteceim sana." Kemendini bann stnde dndrmeye balad. Atn aha kaldrd. Aramis'in etrafnda iki tur att. ncde, "Kolla!" diye bir nara savurdu, kemendi Aramis'in stne frlatt. Aramis vaktinde davranamamt. Kement omuzlarn ap kollarn da embere ald. Atndan aa yuvarland. TURGUT ALP ? 263 Turgut atn mahmuzlad, valyeyi srklemeye balad. Aramis bryor, Turgut atn drtnala sryordu. Osman Gazinin nne kadar geldi. Halk lgnca alklyor, "Gebert onu, gebert onu," diye baryorlard. Osman Beyin nne gelince selama durdu. Airet reisinin gz glyordu. Ama baklar... Turgut'u azarlad belli idi, Aramis'i meydanda srklemesini ho karlamamt. Turgut bunu anlad. Ban nne indirdi. Arkadalar arasna kt zaman ilk ii Abdurrahman Gaziyi bulmak oldu. Sarlmasn frsat bilip kulana fsldad: "Grdn m, szm tuttum." Abdurrahman oktan unutmutu. "Hangi szn?" "Hani Aramis'i katr kuyruunda srkleyeceime dair verdiim sz. Katr yerine at kuyruunda srkledim. O kadarn da affedersin herhalde." Abdurrahman kahkahasn zor bastrd: "Yamansn deliolan," diye srtn svazlad. Nikefor dizlerini dvyor, dudaklarn kemiriyordu. Btn midini balad Aramis'in kpek gibi yerlerde srklendiini grmesi, biraz dzelir gibi olan moralini kknden ykmt. Hastalandn bahane ederek kaleye ekildi. Osman Bey Nikefor'un ardndan bakp arkadalarna hafif bir iaret yapt. Aramis'in kmldayacak hali kalmamt. Bitkin, yan baygn bir halde yatyordu. Aslnda bu kadar kendisini koyvermeyecekti, ama ayaa kalkarsa seyircilerle ve hele nianlsryla yz yze gelmesi gerekecekti. Bu, onun iin 264 ? TURGUT ALP dnyann en zor ii idi. Kmldamyor, birilerinin kendisini kaldrp buradan gtrmesini candan istiyordu. Turgut'a duyduu kin kat kat artmt. Eline frsat geerse bir kak suda boacakt. Btn ihtiraslarn u anda bir yana itmi, tek gayesini Trk akncs Turgut Alp'i ldrmek olarak tesbit etmiti. ki koluna girdiklerini ve yerden kaldrdklarn grnce sevindi. Dncelerine ara verdi. Bir sedyeye koydular. Sahadan dar tadlar. Nianls Hanofer'in parman uzap, "Kvra kvra sahaya gelen kahraman nianlm byk valye, sedyede kyor!" diyerek, ardndan alay ettiini duymu olsayd, kim bilir kahrndan lrd belki de... Daha sonra gsteriler devam etti. Trklere grete hibir hisardan rakip kmad iin kendi aralarnda tututular. Halka elenceli anlar yaattlar. O kadar ki birou, "u Trkler dne gelmemi olsayd skntdan patlayacaktk," diye itiraz etti. Vakit ilerleyip gece bastrnca Osman Gazi, msaade dileyerek maiyetiyle birlikte kalkt. Kse Mihal'in daha evvel hazrlad namazgaha gitti. Buzlupmar'dan abdestlerini aldlar. Osman Gazi imamla geti. Dilaverler ardnda saf baladlar. Akam namazn orada, halkn gzleri nnde huu iinde kldlar. Herkes sesini kesmi, sanki byk bir gsteri seyrediyormu gibi dikkatle namaz takip ediyordu. mrnde ilk defa grenler hayretle mrldanyor, balar takdirle sallanyordu. Yalnz Bilecik Tekfuru ban te yana evirdi: "Byle eilip dorulmak da neyin nesi oluyor canm?" diye kmsedi. Ama en yaknnda oturan Harmankayal yle bir bak frlatt ki susmak zorunda kald. Namaz bitene kadar Kse Mihal ellerini balayp cemaatn arkasnda ylece kmldamadan durmutu. Ancak TURGUT ALP ? 265 dualar da bitip eller yze srldkten sonra yrd. Osman Beye yaklat. "Allah kabul etsin beyim," dedi. "Saol Mihal Bey, biz erken istirahete ekilmek isteriz. Yarn sabah yola dmemiz gerekiyor." "Emredersiniz beyim." Osman Bey Kse Mihal'in bileini skt: "Bu gece iyi haberler bekliyorum Mihal Bey, bakalm, bizim hakkmzda ne dnlr, hepsini bilmek isterim." "reneceim beyim." "Sen iyi bir karde olacaksn, Mihal Bey!" Mihal ard: "Ya, demek daha olamadm, yazk!" Osman Gazi gld: "Eseflenme, ancak Mslman olunca bize gerek karde olacaksn, imdilik iyi bir arkadamzsn." Mihal Bey de gld: "Bu da benim iin byk bir eref Osman Bey, layk olmaya alacam." Sonra sordu: "Beyim, isterseniz hisarda yatar, dilerseniz, buraya kurdurduum adrlarda istirahat edersiniz, arzunuz nedir?" Osman Gazi arkadalarna bakt: "Ne dersiniz yiitlerim?" Abdurrahman Gazi, "Nasl arzu edersen yle olsun beyim," dedi. "Sizin isteiniz bizim isteimizdir." 266 ? TURGUT ALP 3Dierleri de hemen ona yakn szler etti. Osman Bey, "Pekala," dedi. "yleyse adrlarda kalacaz. Hem madem tekfurlar da burada kalacaklar, onlardan ayrlmak olmaz." Kse Mihal emir alm gibi tekrarlad: "Bastne beyim, istirahatinizi temin iin emrinizdeyim." "Estafurullah Mihal Bey, o nasl sz! Biz arkada deil miyiz? Burada yatacaz. stmze bir adr yeter. Pstekiye yatmaya alkn insanlarz biz. Bize 'Gerevl Trkler' derler." "stediiniz adr emriizdedir, Osman Bey." "Tamam, bize gster hemen. Senin setiin benim iin makbuldr." Mihal nlerine dt. En ssl adr Osman Beye gsterdi. "annza layk dmez beyim, ama yine de dostluumuzun har iin kabul ediniz." "Ne dersin bre Mihal, yabanc gibi konuursun, ssl adrlar tekfurlara sakla, bize mtevazi bir rt yeter." "Ama beyim, Mihal Trklere hrmet gstermedi, onlar saymad diye laf ederler. Bu tekfurlarn ne riyakr eyler olduunu benim kadar bilirsiniz siz de." Mihal hakl idi. Osman Bey tasdik etti: "Pekala dostum, istediin gibi olsun. Bu adra yerleiyorum. Kapda yalnz iki adamm bekleyecek. br adamlarn etrafndaki adrlara taksim edersin." "Tamam beyim." Herkes adrna yerleti. Yalnz Abdurrahman'la TurTURGUTALP ? 267 gut, Osman Gazinin yannda mhlanm gibi duruyorlard. Buna dikkat eden Osman Bey, "Sizler yorgunsunuz aslanlarm," dedi. "Dinlenmi iki yiit gnderin bana, nbeti onlar tutsun." Abdurrahman ban sallad: "Yannzda bulunmazsak zaten gzmze uyku girmeyecek. yle uykusuz kalacamza byle kalalm." Osman Bey dayanamad, ikisini de kucaklad. "Benim kahraman silah arkadalarm, byk insanlar." birden adra girdiler. adrn ii Osman Beyin hi arzu etmedii ve sevmedii ekilde tantanal denmiti. Bunu grnce yzn buruturdu: "u Mihal Bey bir trl eski huylarndan vazgemiyor vesselam. u hale bakn, cennetten bir keye benzetmeye alm." Kalarn att: "Ama hi de benzetememi." Oturdular. Sedirler rahat ve gsterili idi. Ama de rahatszd. Byle yerlerde oturmaya alk deillerdi. Yzleri askt. Osman Gazi kuty sedirden kalkt. Sonra bada kurup yere serili hasrn stne oturdu: "Oh be, bylesi gibi rahatlk var m?" Turgut'la Abdurrahman'n canna minnetti. Zaten knyor, skmyor, fakat Osman Bey alay eder diye ses karmyorlard. Onun yere bada kurduunu grnce hemen ayn eyi yaptlar. Yzleri aydnland. Rahatladlar. Gece hadisesiz geti. Yalnz Aramis ok halsiz olmasna ramen geceyarsna doru alt adamn peine takarak hisardan ayrld. 268 ? TURGUT ALP J Ertesi sabah Trkler'in hisardan ayrl yine bir bayram vesilesi oldu. Halk yolun iki yanna sralanarak lgnca alklad, tezahratta bulundu. Harmankaya Tekfuru Mihal Bey halknn Trklere gsterdii ilgiden ok memnundu. Osman Beyin yannda at sryordu. "Beyim," dedi. "Halkm benden ok sizi seviyor. Kale anahtarlarn ister misiniz?" Osman Bey muhabbetle bakt: "Yok Mihal Bey, imdilik kalsn. Bylesi daha faydal." Mihal Bey asl mevzuya girdi: "Be}am, imdilik sizin iin bir tehlike yok. Ama ilerde baz eyler tasarlyorlar. Beni tekrar birlemeye davet ettiler. Banza kasdettikleri belli." "Peki, yerime kimi dnyorlar?" Mihal Bej' tereddt etti. "Sylesene Mihal Bey, kimi dnyorlar? Yoksa Kay airetini basz m komak isterler?" "Yok beyim, kendilerine faydal olacana inandklar amcanz Dndar Beyi getirmek isterler. Onunla anlamlar." "Ya!" "Bana sylenen bunlar, haberin doruluk derecesini bilmiyorum. stelik bana da Karacahisar' vaad ettiler." Yzn buruturdu. "Ne pis iler." Osman Bey dalgnd: "Peki bizi ne zaman ve nasl ortadan kaldrmak isterler Mihal Bey?" TURGUT ALP ? 269 "Bu hususta kesin bir ey sylemediler beyim. Ama Nikefor bir ara sarho olunca azndan kard: 'Bu dnde yapamadmz bizim dnde pekala yapabiliriz' dedi. Mstakbel damad Bilecik Tekfuruna hitap ediyordu. Herhalde sizi dnlerine davet edecekler ve orada..." "Bamz uuracaklar, yle mi?" Birden bir kahkaha att: "Bakalm, kim kimi faka bastracak? Hele onlarn da dnlerini grelim." Mihal Bey aknlkla sordu: "Gidecek misiniz beyim?" "Elbette." "Ama bir zarar eritirebilirler." "lm mukadderse gelir, Mihal Bey." Mihal boynunu bkt: "Siz iyisini bilirsiniz beyim." Kapdan kmlard. Bozkrda at sryorlard imdi. Mihal Bey maiyeti ile bir konaklk yere kadar Osman Beyi selametledi. Sonra yaknda Karacahisar' ziyaret edeceini vaaz ederek yanndan ayrld. Osman Bey kafilesini yava yrtyor, arkadalaryla sohbet ediyordu. Yolda souk pnarlarn banda mola verildi. Namazlar klnd. Akam bastrmt. Abdurrahman, Turgut ve Saltuk ne getiler. Her ihtimale kar yol boyunu gzetleyeceklerdi. arkada bir geidin iinde ilerliyorlard. Yolun iki yannda sarp kayalar ykseliyordu. Geit ancak iki atl270 ? TURGUT ALP nn yan yana geebilecei bir genilikte idi. Biraz ilerde bir aa ktnn yolu kapam olduunu grdler. Abdurrahman, "Allah Allah!" diye hayretini belirtti. "Gelirken bu ktk yoktu, frtna da kmad." Atlarndan inip glkle kt kenara ektiler. Yollarna devam ettiler. Tam geidin sonuna ulaacaklar srada birden sa taraflarndan bir grlt geldi. Turgut can havliyle bard: "Dikkat! Bir kaya koptu." Atlarn gemine aslp tam vaktinde durdular. Az daha ge hareket etmi olsaydlar koca kaya stlerine decekti. Turgut dilerinin arasndan tslad: "Ah, Aramis!" Abdurrahman keskin baklarn alaca karanln iinde dolatrd, dikkatle tepelere bakt. "Ne o delikanl," dedi, "hayal mi gryorsun?" Turgut'un gzleri de karanlklar aratryordu. Aramis'in yaknlarda olduuna dair bir his vard iinde. Koca kaya kendiliinden geide yuvarlanm' olamazd. "Sen ne dersen de, ben Aramis'in bu civarda olduundan eminim." "Neye istinaden bunu sylyorsun?" "Bu kaya sence kendiliinden mi geide dt?" "Mmkndr." "Hayr, mmkn deildir." "Eh, yle olsun bakalm. Ben Aramis'in buna cesaret edebileceine hi ihtimal veremiyorum, yine de..." "yi tanmyorsun Aramis'i Abdurrahman, o ihtiraslaTURGUTALP ? 271 rndan vazgeemedii gibi intikamndan da vazgeemez. Sen dn, Osman Beye durumu bildir. Ben u kayay yerinden koparanlar merak ediyorum. Saltuk'la birlikte takip edeceiz." Abdurrahman Gazi atn evirdi: "Allah yardmcnz olsun," dedi. Srd gitti gerilere doru. Turgut ile Saltuk da tepeye trmandlar. Kayann koptuu yere vardlar. Ama karanlk gittike koyulayordu. Aratrma yapmalar imknszd. "ok karanlk," dedi Saltuk. "Kayann nasl koptuunu anlamamz mmkn deil. stersen biraz dinlenelim. Sabah bekleyelim. Hatta nbetleerek bir para uyku kestirelim. Sabah olsun hayrolsun." Turgut da ayn kanaatte idi: "Ben de yle dnrdm, u dzlkte mola verebiliriz." Atlarndan indiler. Abalarn bir aacn altna gtrp serdiler. Turgut, "nce sen bir para uyu," dedi. "Sonra da sra bana gelir." "Peki, yalnz uyandrmazlk etmeyesin ha!" "Hele uyu sen!" 'Tekrarlyorum, uyandrmamazlk etme sakn, sonra hakkm hell etmem." "Canm, uyandrrm, merak etme." Saltuk inanmyordu. Ka kere byle uyutmu, sonra da sabaha kadar kendisi nbet beklemiti. Arkadann huyunu bildiinden teminat istedi. "Sz ver uyandracana." 272 ? TURGUT ALP "Uyuana!" "Sz vermezsen uyumam, hep byle yaparsn. Bana acdndan sabaha kadar kendin beklersin." "Peki peki, uyandrrm." "Sz." "Sz, tamam!" Saltuk abasna sarnd: "Allah rahatlk versin." "Sana da." Turgut uyumamak iin gezinmeye balad. Gzleri devaml surette uzaklar taryor, muhtemel bir dmann izini bulmaya alyordu. Ama her taraf ylesine karanlkt ki, be metre tesini grmek mmkn deildi. Birden aya bir eye taklarak sendeledi. Az kalsn dyordu. Ne olduunu anlamak iin yoklad. Koca bir aa dal idi. "Allah Allah!" diye sylendi. "Kendiliinden mi koptu bu?" El yordamyla muayeneden geirdi. Keskin bir eyle kesilmi olduunu anlaynca da glmsedi: "Tamam, kayay yuvarlayanlarn ii bu. Aa destekleri buradan temin ettiler demek." Uzaklardan kurt ulumalar geliyordu. Hafif bir rzgr kmt. Aalarn yapraklan hrdyordu. Turgut fikir yrtyordu: "Klla kesildii belli. Burada yer yumuak, iz srebileceimizi zannediyorum. Hi deilse dmann, yahut daha kuvvetli bir ihtimalle dmanlarn ne tarafa gittiklerini kestirebileceiz." Sonra dnceleri baka tarafa kayd: TURGUT ALP ? 273 'Tekfurlar ittifak ederler. Bir yandan da Osman Gazinin amcas Dndar Bey entrikalar evirmekte, dmana let olmakta. Konya saray kmek zere, Mool giderek fakattan dyor. Derme atma bu imparatorluun daha uzun mddet payidar olmas pheli. Biz ise gepe gen bir airetiz. Devlet olma yoluna girdik. Yarn, br gn daha da byeyeceiz. u tekfurlar bir temizlesek. Bu ok lzumlu, yoksa onlar bizi temizler gzmzn yana bakmadan... Osman Gazi Bursa'y almay dnr. Sonra da Bizans'. Ah Bizans, ok gzel bir beldeymi, anlata anlata bitiremiyorlar. Bizim olmal o topraklar, denizinde ykanmalyz, sularnda atlarmz sulamalyz, burlarnda sancamz dalgalandrmalyz. O ne gzel beldedir." ylesine dalmt ki, her taraf aydnlannca ancak kendisine gelebildi. Dnmekten beyni, gezinmekten bacaklar yorulmutu. Etrafna bak: "Hay Allah'm, sabah olmu, oysa Saltuk'u uyandrmaya sz vermitim, ne olacak imdi?" Korka korka yanma sokuldu. Hafiften drtt: "Saltuk, Saltuk!" Saltuk yerinden frlad, elini alkanlkla klcna gtrd: "Dur yahu, acele etme, bir ey yok." Saltuk, nce kzllam tan yerine, sonra Turgut'a bakt, yzn ekitti: "Artk sznde de durmaz olmusun, yazklar olsun sana be!" "Bak Saltuk, inan ki dalmm, yani dncelere dalmm. Gnn aardm hi fark etmedim." "Fark etmedin ha, klahma anlat bunlar." "nan ki byle Bizans'n fethini dnyordum." 274 ? TURGUT ALP Saltuk'un gzleri parlad, arkadann srtn okad: "nanrm o zaman," diye gld. "nanrm, nk her Kayl bu gnlerde Bizans' hatrlaynca dnyasn unutuyor." Turgut memnundu: "Ne dersin, gn gelip bizim olacak m oralar?" "Bundan hi phen olmasn yiidim, yeter ki bir ve beraber hareket edelim, aramza nifak kartrmayalm." "Dndar Bey?" "O ok ihtiyar artk, bir fesat karmaya gc yetmez." Yava yava doruldu: "Eh, namaz vakti geldi." Atnn bal bulunduu aaca gitti. Srtnda asl krbay kard. Birden gzleri aacn gvdesine takld: "Hey, baksana uraya!" "Ne var?" "Gel hele." Turgut arkadann yanna seirtti: "Evet." "u aata ne gryorsun?" "Vay canna." ki arkada hem hayrete dren, hem sevindiren ey aacn kesik dallan idi. Keskin bir aletle allmt. "Klla kestiler galiba," dedi Turgut. "Ya da bir balta ile."* "Balta olamaz, nk bu dallar baltann iki, darbesiyle kesilebilir. Oysa prtklere baklrsa en azndan her birine on darbe indirilmi." "Kl yani!" TURGUT ALP ? 275 "Evet kl, klla kesilmi bu dallar. Ne yaptklar da aikr." "Kayay yuvarlamak iin kullanmlardr." Tabii." "Hele namazmz klalm da, iyisini reneceiz naslsa." Abdestlerini aldlar. Snnetten sonra sra farza gelmiti. Turgut arkadan ne itti: "Hadi imam ol bakalm." Saltuk itiraz etti: "Olmaz, her zamanki gibi kur'a ekeceiz." ektiler. mamlk Saltuk'a kald. Birlikte btn dnyay unutup Allah'n huzuruna durdular. Ellerini yzlerine srp ayaa kalktklar zaman her tarafa iyice aydnlanmt. badet etmenin huzuru yzlerini prl prl parlatyordu. Glmseyen gzlerle baktlar. Turgut, "Allah kabul etsin," dedi. "Allah kabul etsin, yiidim." Toparlanarak abalarn atlarna baladlar. Sonra tekrar aacn altna gittiler. uraya buraya yapraklar, kk dal paralar atlmt. Kenarda da bir srk duruyordu. / zleri takip ederek kayann koptuu yere vardlar. Tahmin ettikleri gibi kaya zorla koparlmt. Drt tane daha sink vard yerde. Tek tek incelediler. Etrafta dolap*at izleri aratrdlar. Saltuk, "On kii kadar olmallar," diye fikrini syledi. "Bence douya gittiler." Turgut tasdik etti: 276 ? TURGUT ALP "yle grnyor. Douda Bilecik var, oraya doru gitmi olmalar muhtemel." "Greceiz bakalm, kzn boynuzuna girseler artk elimizden kurtulamazlar. Bu kahpeliin hesabn soracam." Atlandlar, drtnala srdler. Gerekten tuza hazrlayan Aramis'ti. Yanna ald alt adamnn yardmyla bu ii becerebilmiti. Kendisi atnn stnde zor durabiliyordu. Turgut'un at kuyruunda srklediini unutamyor, uras buras szlaynca daha da beter kpryordu: "Seni geberteceim!" diye ikide bir syleniyordu. Ta yuvarlayp bir netice alamadn grnce hrsndan adamlarn kamlamaya balamt. lgn gibi olmu, bir sre dnp durmutu. Sonra kendisine gelmi, aznn iki yannda toplanan kpkleri elinin tersiyle silerek, "Sersemler," diye barmt. "Bir i becerebildiiniz yok, haydi Bilecik'e gidiyoruz." Her taraf acdndan atn sr'atle sremiyordu. Adamlar da ona uymak zorunda kaldklarndan yedi kiilik kafile hayli yava yol alyordu. Sabaha kar ancak Kestel'e varabilmilerdi. Hemen bir hana indiler. Germeyanolu Ali ir Yakup Beyin iki adam handa bulunuyor, nlerindeki orba taslarna itiha ile kak sallyorlard. Biri Aramis'i tand, arkadan drtt: "Baksana, u yedi kiinin en nnde yryen adam Aramis deil mi?" "Ben tanmam ki!" Birinci adam kan olduu gibi brakt. TURGUT ALP ? 277 "Vallahi Aramis bu, ama ne oldu acaba, glkle yryor." "Belki taarruza uramtr." "Ohooo, sen valye Aramis'i gerekten tanmyorsun. O yorgun dmeden, her dvten syrlmasn bilir, nk dv hep uzaklardan takip eder. Sununla bir konuacam." Beriki omuzlarn silkti: "Sen bilirsin." Adam yerinden doruldu. Yavaa Aramis'e sokuldu. Aramis bacaklarn uzatm, kerevetin stne sere serpe yaylmt. Uzun klc yere deiyor, kmldadka tangrdyordu. "Hogeldiniz valye Aramis." Aramis gzlerini aralayp kendisine hitap eden adama bakt: "Ne istiyorsun?" "Beni tanmadnz galiba?" Aramis'in kzgnl stnde idi: "Cann cehenneme," diye bard. "Defol, uyuyacam!" Aramis'in adamlar ellerini bellerindeki kllara atm, tanmadklar bu adama dik dik bakmaya balamlard. Germeyanolu Ali ir Yakup Beyin adam sedirin nnde diz kt. Hafif bir sesle, "Dndar Beyden haberlerim var valye," diye fsldad. Aramis bir anda arlndan kurtulmu gibi doruldu. Kurnaz baklarn nndeki adama dikti, emreder gibi, "Ne biliyorsun?" diye sordu. "imdi yanndan dnyorum." Aramis homurdand: 278 ? TURGUT ALP / "Anlat!" valyenin adamlar bir adm daha yaklatlar. Yabanc, bir bir hepsinin yzlerine baktktan sonra tekrar Aramis'e dnd: "u adamlarnz ekin ki rahat edeyim, canmn emniyette olmad yerlerde konumak detim deildir." Aramis, adamn ne demek istediini anlad. Mutfak olarak kullanlan blmede tabak anak takrdatan hancya doru bard: "Hey, hancba!" Hanc hemen gzkt, iki bklm yaklat: "Buyurun valyem, bir emriniz mi vard?" valye yle bir kasld, nnde eilenlere stten bakmaktan her zaman zevk duyard. Ama dik duranbalan nnde de hep kendi eilmiti. Turgut Alp'i hatrlad. Hatrlamasyla iddetli arlarn btn vcuduna yaylmas bir oldu. Yzn buruturdu: "Sersem, ne dikilip duruyorsun? Bize bo bir oda bulacaksn." Hanc ezile bzle zr diledi: "Bo odamz yok valyem, btn misafirlerim uyuyor imdi. Uyansnlar, emrinize tahsis ederim." Aramis adamlarna dnd: "u hancy bacaklarndan tavana asn. kiniz de gidin bir oday boaltn." Hanc sapsar kesilmiti: "Kymayn bana," diye inledi. "nann bo odam yok." Klla drttler: "Zrlanma da yr." TURGUT ALP ? 279 Barta barta bacaklarndan tavana asarlarken iki kii de odalardan birinin kapsn takrdatt: "Kalkn bakalm, sabah oldu." erden bir homurtu geldi: "Kimsin be, defol oradan!" "Kalk ve kapy a." "Defol dedim." Tekmelemeye baladlar. Biraz sonra kap ald. Aramis'in iki adam yaln kl ieri daldlar. "valye Aramis'in adamlarna kar gelmeye cret edersin ha!" Odann ortasnda gen bir adam duruyor, pencereden giren ilk gn klarndan yznn bir taraf aydnlanyordu. Elinde eri bir Osmanl klc vard. Bacaklarn germi, atlmaya hazr bir panter gibi duruyordu. "Hangi kpein enikleri olduunuzu bilmiyorum, ama zamansz ttnz delikanllar, zamansz ten horozu keserler bizde." Aramis'in adamlarnda afak atmt. Byle yaln kl karlanacaklarn akllarndan geirmiyorlard. i alttan alp halletmeyi denediler. "Bak delikanl, bu oday mehur valye Aramis kendisine istiyor, var git? cannla oynama!" ,Delikanl bir kahkaha att: "Hay dztabanoullar, demek valye Aramis denen hilebazn kpeklerisiniz, syleyin valyenize, baka yerde zbarsn, benim uykum var imdi." valye grltleri duymu, iin uzamasna ierlemiti: "Hl ne yapyorsunuz?" diye bard. Adamlardan biri karlk verdi: 280 ? TURGUT ALP ^> "Bir Trk var burada, kmak istemiyor." valye Trk kelimesini duyunca irkildi. Yine Turgut Alp'i hatrlad. Yine btn vcudu szlad. Hancy barta barta tavana astktan sonra altna geip alay etmeye balayan dier adamlarna bakt: "erde bir Trk varm," diye sylendi. Odadaki mnakaa adamakll kzm, kllar tokumaya balamt. Ustalkla eri klcn oynatan' Trk delikanls, "ki kii iseniz eseflenirim," diyordu. "Gnlmce dvemeyeceimden." Ve sr'atle bir hamle kard. "Al bakalm, bunu Turgut aam retti." Rakiplerinden biri keskin bir feyat kopard. Yz batan baa yarlmt. enesinden aa kan szyordu. br korkuyla geriledi ve avaz kt kadar bard: "Yetiin bre!" Delikanl alay etti: "Acele ediyorsun tabanszlar valyesi, ama arkadalarn varsa daha da ho olacak bu i." Ayn zamanda drt kii ieri dald. Arkadalarndan birinin kn iinde yerde debelendiini grnce hnla atldlar. "Bize kar gelmek ha!" "Sen bizi tanmyorsun." "Bize Lefkeli derler." "valyemiz Bizans arslan Aramis'tir." Delikanl bu laf kalabalna bykalt gld. Durumunun hayli gletiini biliyordu, ama madem ki o bir ideTURGUTALP ? 281 alin adam idi, madem ki dini, aireti iin dvyordu, lme bile glerek gidecekti. ekinmeden karlk verdi: "Bizans arslan dediiniz Aramis'in kpekliini ok iyi bilirim. Siz de o soydansnz demek." Bu szlerden daha beter kuduran Aramis'in adamlar delikanly embere almak iin harekete getiler. Fakat gen aknc daha erken davranp arkasn duvara verdi. Klc sr'atle inip kalkyor, yanma kimseyi yaklaurmyordu. Comutu: "Haaayt! Beyim dnya arslan Osman Gazi, atam Demirbilek Yahya, ustam kffarm korkusu Turgut, adm Baysungur, savulun!" diye bir nara at. Bu ses bir bomba gibi hann iinde patlad. Aramis'in kulaklarna ulat. Aramis titredi. Bu ismi pek duymamt. Yine de en az -drt adamn br tarafa gtreceinden emindi. En toy Kav akncsnn en iyi Bizans valyesinden daha iyi dvtn bilirdi. Yerinden doruldu. Srt ate gibi yanyordu. Hafife inledi. Topallaya topallaya dvn devam ettii odaya yrd. imdi adamlarndan ikisi yerde yayordu. Trk akncsna bakt. Klcn hkim bir tarzda salladn grd. Pek de toy olmasa gerekti. Kendi can tehlikeye girebilirdi. Tekrar geri dnd. Ali ir Yakup'un adamna, "imdi bizimkilere yardm edin de sonra konuuruz," dedi. Adam ban sallad: "erde ka Trk var?" valye tereddt etti: "Ka kii?" diye tekrarlad. "Evet, ka kii var ierde?" Kaamak yapmay daha uygun buldu: 282 ? TURGUT ALP "Canm, ne yapacaksn, ka kii olursa olsun, ii bir an evvel halledersek daha iyi olur." Adam ayaa kalkt. Aramis'e dik bir nazar frlatt: "valye, valye, bir Trk'n stne alt kii gnderdiniz, hl yardm aramaktasnz, ben kime yardm edeceimi biliyorum." Klcn sr'atle ekti. Bir keden dalp olup bitenleri seyreden arkadana doru seslendi: "Peimden gel. Trklmz bir kere olsun burada ispat edelim." Aramis'in akn baklar altinda kavgaya girdiler. Aramis ban iki yana sallad: "Kolay olmayacak bu i," diye syledi."u Trkler ne kadar birbirlerine dman olsalar yine dman karsnda birleebiliyorlar. yleyse Germeyanolu bizim gerek dostumuz olamaz." O sylenedursun, iki Germeyanolu paldr kldr kavgaya dalm, ala kl girmilerdi. Baysungur yeni yardmclarn geldiini grnce memnuniyetle bard: "Hogeldiniz dostlarm." "Ho bulduk delikanl. Bir sr akaln bir kurdu kstrdn grnce gnlmz elvermedi." "Salla klcn yleyse." "Vur palan kffara." "Vur ha!" Aramis'in adamlarndan zaten drd salam kalmt. Onlarn birinin de omuzu yarlm, g kl sallyordu. Kuvvet hemen hemen msavi olmutu. Rahatlkla dvyorlard. Aramis yine ksldn anlad. Nereye gitse bir Trkle TURGUT ALP ? 283 karlayordu, ondan sonra beklenmedik hadiseler pei peine geliyordu. "Bizdeki de talih mi be?" diyerek yere tkrd. Aklna kamaktan baka bir are gelmiyordu. Ama acaba Germeyanolu'nun adam Osman Gazinin amcas Dndar Beyle ne konumutu? Dndar Bey eer Germeyanoullaryla anlaabilirse tekfurlar iin de iyi neticeler kacakt. Bunlar renebilse iyi olurdu phesiz. Fakat imdilik cann kurtarmak zorunda idi. Byle dnp tereddt ederken kapdan adamlardanbirinin frladn grd. "Dur, nereye?" diye bard. Ama adam eytan grm gibi koarak kapdan frlad. Peinden biri daha ayn sr'atle kt. Aramis iin artk burada elemek olmayacakt. Tatl can tehlikeye girmi bulunuyordu. ylesine de yorgundu ki. Yorgundu, ama lm korkusu iine sinmi, can derdi onu canlandrmt. Kapya frlad. Bereket, atnn eyeri karlmamt daha. Acele ile stne binmek istedi. Ancak korkudan kadar acele ediyordu ki, iki defa srt st yere yuvarland, eski aclarn tekrar duydu. Duyunca da Turgut'u hatrlad. Ve intikamn... Yeni bir gayretle srad. Bu sefer an srtna binmeyi becermiti. Mahmuzlarn hzla vurdu. Kapnn nnden uzaklarken adamlarnn birinin daha kanlar iinde dar frladn grd. "Korkaklar!" Kendi korkakln rtmenin en iyi aresi bakalarn korkaklkla itham etmekti. Aramis, Trklerin yenilmezlik iksirini bir trl kefedememiti. On kiinin nnde bir Trk kavgay kazanyordu. Bu iin iinde olsa olsa bir si284 ? TURGUT ALP ST^> hir olacakt. An kuvvet ve cesaret veren bir ila m yoksa? Bilmiyordu. Ve bilmedii iin de mrnn yars kamakla geiyordu. Baysungur ile iki Germeyanl hann kapsna vardklarnda Aramis'in uzaklamakta olduunu grdler. Germeyanllardan biri: "Nafile," dedi. "Geri kmldayacak hali yoktu, ama yine de kamay becerdi. Cann ok seviyor kerata. Benim verecek haberlerim vard oysa." Baysungur sordu: "Adnz balamadnz daha yiitlerim, size kim derler?" Adam karlk verdi: "Kardeiniz saylrz delikanl. Bize Germeyanolu derler. Benim adm Mesut, arkadamnki ise Yusuf." Baysungur ikisini de kucaklad: "Yardmnza teekkr ederim dostlarm. Siz olmasaydnz halim harapt. Allah raz olsun." Mesut, Baysungur'un omuzunu okad: "Biz dindaz Baysungur," dedi. "Birbirimize skk zamanmzda el uzatmazsak, kim el uzatacak?" Byle sylyordu bir yandan, ama bir yandan da Aramis'le grmek istediini, hatrlad iin zlyordu. Germeyanolu Ali ir Yakup'un emriyle St'e gitmi ve Dndar Beyle grmt. Ali ir Yakup, Dndar Beyden yardm istiyor, bunun mukabilinde Osmanl Beyliini vaad ediyordu. Mesut'un yz burutu. Mslman Mslmann kuyusunu kazyordu. Hangi lanet kuvvet bu iki Mslman Trk beyliini kar karya getirmiti. Dayanamad: "Baysungur," dedi. "Ben St'ten geliyorum." TURGUT ALP ? 285 Baysungur hi phelenmedi. El gzlerini krparak sordu: "Ne var ne yok oralarda?" "yidir, hotur, ama Dndar Bey baz eyler dnr." "Nasl eyler?" Baysungur'u ieri ekti. "Nasl eyler?" Birlikte girdiler. Hanc hl tavanda sallanyordu. Mesut, "Vay canna," dedi. "Hancy unuttuk gitti, adamn beyni uyumutur." nce onu zdler. Zavall o kadar memnun oldu ki, birinin ellerinden, brnn ayaklarna atld. Teekkr stne teekkr etti. Balarndan g hal savdktan sonra bir keye ekildiler. Baysungur Mesut'a dnd: "Sizi dinliyorum." Mesut bada kurup oturdu. Gzelce yerleti. Arkadana bakt. Onun da tasvibini aldktan sonra anlatmaya balad: "Biz Germeyanolu Ali ir Yakup'un hizmetindeyiz. Beyimizin emri zerine St'e gittik. Orada Osman Beyin amcas Dndar Beyi grp beyimizin dileklerini sunduk. Bizi iyi karlad. Ama nedense ok dnceli grnyordu. Bir eylerden rahatsz olduu belliydi. Shhatini sorduk, iyi olduunu syledi. Beyimizin kendisinden yardm beklediini duyduu zaman y zn ac ile buruturdu. Bir zaman adrn kapsn gzledi, sonra tebessm etti: 'Kiminle birleip birlemeyeceimi ben de ardm' diye mrldand. Tekfurlar da bir yandan birlik isterler, hem duyarm ki, kendi aralarnda ittifak ederler. Yeenim 286 ? TURGUT ALP 6^ Osman Gazinin klna halel gelmesine billh rzam yoktur. Bu byle biline.' _ "Dedim ki: 'Muhterem efendim, beyimiz yeeninizi ldrtmeyi aklndan bile geirmez. Srf onu airet idaresinden atmay ister. Sizi o makama daha mnasip grr.' "Bir kahkaha att: Tekfurlar da yle dnr zahir,' dedi. 'Nedense her- kes benim ubeyi olmam ister. nk bilirler ki, bu ihtiyar kollarm artk kl sallayacak gte deildir. Yoksa babasnn hayr iin kimsenin bana yardmc olmayacan ok iyi bilirim.' "Yine gzlerini kapya dikti: 'Ne yazk, onlarla anlatm gibi sizinle de anlamak mecburiyetindeyim,' dedi. 'Bir kere bey olmay kafamza koyduk, eytana uyduk, artk bu arzudan vaz gemek irademiz dahilinde deildir. Var beyine syle, yardmlarn kabul ettim. Ancak imdi harekete gemenin zaman deildir. Madem ki tekfurlar Osman Gaziye kar ittifaka girdiler, bekleyelim. Onlar baaramazlarsa biz icabna gre hareket ederiz.' " Baysungur gzlerini fal ta gibi am, Mesut'u dinliyordu. Sz buraya gelince dayanamad, yerinden frlad: "Vay be!" diye bard, elini klcnn kabzasna gtrd: "unu bilin ki, kim Osman Gaziye kar kt niyet tarsa, nasibi klcm olacaktr." "Vay be delikanl, bu ne hararet!" Baysungur ban sr'atle sesin geldii tarafa evirdi. Han kaps aralkt sadece, kimseler grnmyordu. "Kim var orada?" TURGUT ALP ? 287 Kap bir tekmede ald, iki kii ieri szld. Baysungur heyecanla haykrd: Turgut aam, Saltuk aam!" Turgut Alp glerek Baysungur'a bakyordu: "ok heyecanlsn delikanl. Kendine hkim olmasn ren evvela." Saltuk, delikanly mahcubiyetten kurtarmak iin, "Ne diyorsun be Turgut," dedi. "Baysungur'un kan kaynar, sen de byle deil misin sanki? htiyarladn m ne?" "Galiba," diye karlk verdi Turgut. "Eski ataklarm artk pek kalmad." Sonra Baysungur'un kulana eildi. Gz ucuyla iki Germeyanolunu gstererek, "Bunlarn burada ii ne?" diye sordu. "Dostlarmdr. Birka palikarya odada kstrmlard beni, yardmlar sayesinde kurtuldum." Turgut iki adama dnd: "Sa olun. Arkadamza yardm edenler bizim de dostlarmzdr." Oturdular. Baysungur bir an nce sze girmek iin sabrszlanyordu. Ama Germeyanoullarnn yannda bunun mnasip dmeyeceini dnyordu. Turgut sordu: "Kimlerdi seni kstranlar?" "Aramis ve adamlar!" Turgut yldrm gibi doruldu: "Yaaa!" "Niye atn yiidim?" Turgut Saltuk'a iaretini oktan vermiti. O da dorul288 ? TURGUT ALP du. Birlikte kapya yrdler. Baysungur pelerinden kotu: "Nereye, size anlatacaklarm vard." Turgut ardna bakmadan cevap verdi: "Acelemiz var Baysungur, sonra anlatrsn." "Ama bu da acele." Handan kmlard. Turgut Alp, Baysungur'a dnd: "Neymi syle bakalm. Ama ok ksa anlat." "erde grdn iki Germeyanolu var ya." "Evet." "Baz eyler anlattlar." "Syle." "Beylerinin emriyle St'e gitmiler. Dndar Beyle grmler." Turgut Alp birden ilgilendi: "Ne hususta?" "Germeyanolu Ali ir Yakup Bey, Dndar Beyden yardm istiyor. Osman Gaziyi halletmek iin." "Baka?" "Dndar Bey, tekfurlarla da ayn hususta szletiini bildirmi." "Osman Beyin ban uurmak iin mi?" Baysungur ban iki yana sallad: "htiyarn byle bir niyeti yok. 'Osman Gazi yeenimizin klna halel gelmesine billh rzamz yoktur,' demi." "Ee, peki ne yapmaya beylii ele geirmek istiyorlar? Bilmiyor mu ki, bitmi, tkenmi bir ihtiyar ancak airetini felaketlere srkler?" "Kendisi de zaten bunu itiraf ediyor. 'Ancak, ne yapaym ki bu arzu bende hastalk derecesine geldi,' diyor." TURGUT ALP ? 289 Saltuk ata binmi, Turgut'u bekliyordu. Konumann uzadn grnce bard: "Hey, ii uzatp durmayn." Turgut, Saltuk'a elini sallad. Baysungur'un kolunu tuttu, alelacele, "imdi sen doruca Karacahisar'a git ve duyduklarn Osman Gaziye anlat. Bizden de selam syle. De ki, Aramis'i takip ediyoruz." "Bastne ustam." 'Tamam, o iki Germeyanlya da syle, bize dostluk gsterdikleri mddete onlarn dostuyuz. unu bunu bir tarafa brakp bizimle birlesinler. Germeyan Beylii de ya- knda naslsa kecektir." Cevap beklemeden sr'atle dnd. Bir hamlede atnn stne bindi. Kendisini hayran baklarla seyreden Baysungur'a el sallad. Sonra atn mahmuzlayarak Saltuk'la birden gzden silindi. Neden sonra Aramis hakknda gerekenleri sormadn hatrlayan Turgut Alp esefle ban sallad. "Hey Allah mstahakm versin, Baysungur'u toylukla suladm, ama Aramis'in ne tarafa gittiini sormamakla serapa toyluk ettik. ocuu kk grmenin cezas olacak bu." Saltuk mrltlar duymutu. "Bir ey mi syledin?" "Sadece sesli dnmeye baladm." "E, ne dndn yleyse?" "Ne dneyim istiyorsun? Yeni akmcla km delikanllar gibi Aramis adn duyunca o kadar heyecanlandk ki, ne tarafa gittiini sormay bile unuttuk." 290 ? TURGUT ALP Saltuk o zaman ^meseleyi kavrad. "Yahu sahi be!" "Geti artk, ne yapalm, biz bulmaya alrz." "Bulmaya alp vakit kaybedeceimize hemen geri dnmek daha akla yakn olmaz m? Zaten topu topu yola ktmz ne kadar oldu ki?" "Haklsn, haydi yleyse gerisin geri." Dndler. Bir sre drt nala atlarn koturdular. Az sonra hana vardlar. Baysungur kapda atn eyerlemekle meguld. ki akncnn dnn grnce afallad: "Hayrdr inallah," dedi. Turgut Alp'in atnn dizginlerine yapt. Yksek sesle: "Bir ey mi oldu usta, niin dndnz?" Turgut ban edi: "nce hakkn helal et Baysungur, fazla heyecanlsn, falan gibi laflar etmitim, bu yzden Allah beni cezalandrd, dnmek zorunda kaldm." Baysungur app kalmt, tek kelime edemiyordu. Turgut, devam etti: "imdi syle bakalm. Aramis ve adamlar ne tarafa gitti?" Delikanl o zaman kendisini toparlayabildi, glmsedi: "Adamlarndan ierde yatyor," dedi. "Biri br dnyay boylad, ama ikisi hl sa. Hanc yaralarn tmar ediyor. Aramis'e gelince u yoldan eytan kovahyormu gibi kat." Dou tarafn gsteriyordu. Turgut Alp ban evirip bakt. "Ya, demek douya gitti. Bilecik'e gidiyor galiba." "Zannetmem ki ulaabilsin." TURGUT ALP ? 291 "Neden? Onu da m yaraladn yoksa?" Baysungur ellerini iki yana at: "Kavgaya girmedi ki yaralansn. Ancak attan dmten bir hali vard. Yklacak gibi idi. Ne olduunu ben de bilmiyorum." Turgut bir kahkaha att: "Ben biliyorum, her neyse fazla oyalanmadan u yaraladklarndan birini sorguya ekmem lazm." Yere atlad. Baysungurla birlikte hana girdi. ki Germeyanolu hl ierde idi. Selam verip doruca hancnn bulunduu tahta perdeli ksma geti. Hancba az evvel hann terk eden mterisini karsnda grnce hayret etti: "Ne oldu beyzadem?" diye sordu. Baysungur'a Turgut bir bak frlatt. Delikanl hancya yaklat. "Hancba, yarallar nerede?" Hanc kalarn att. Yzn ekitti. Bacaklarndan tavana asldn bir trl unutamyor, hatrladka ii kinle doluyordu. "Salam bir odaya kapadm onlar. Yaras hafif olan amma da debelenip duruyor ha!" "Bizi yanlarna gtr." "Hay hay beyzadelerim." Hanc nde, onlar arkada iki kat merdiven ktlar. htiyar byk bir anahtarla kapy at. Keskin bir kf kokusu koridora yayld. "te burada." Yarallar eski sandklarn, taburelerin ortasnda bir iltenin stnde yan yana yatyorlard. Birisi zaten kendi292 ? TURGUT ALP sinde deildi. br ise kollan bal olduu halde tepmiyordu. ki arkada fark edince korkuyla bzld. "Korkmana lzum yok," diye teminat verdi Turgut. "Soracaklarma dos doru cevap verdiin takdirde mesele kalmaz." Derin bir nefes ald. Gzlerini adamn gzlerinin iine mhlad. "imdi syle bakalm. Geide kayay yuvarlayan sizdiniz deil mi?" Adam bu sefer tiril tiril titremeye balamt. "Yemin ederim, sa akna, Meryem akna, benim bir suum yok. "Aramis'in emriyle yaptnz bunu." "Yemin ederim..." Turgut'un sesi odada bomba gibi patlad: "Sana doru cevap ver dedim palikarya, daha beter bir hale korum yoksa." Bs btn rengi sararan adam fazla mukavemet etmedi. "Hep Aramis'in kabahati," diye konutu. "O yaptrd btn bunlar. Yoksa biz Osman Gaziyi severiz." Turgut dayanamad, bir tokat aketti: "Pis riyakr, doru sylemiyorsun." Adam bu seferde szlerini evirdi: "Sevmesek bile korkarz Osman Gaziden. Trklerden korkarz. Sizden yani! ok kuvvetlisiniz. Bize Aramis dedi ki, istediiniz kadar para vereceim, beni koruyacaksnz. Biz de raz olduk. Hay olmaz olaydk, ne bilelim Trklerle uratn." TURGUT ALP ? 293 "imdi ne tarafa gitti?" "Bilecik'e, ama gidebileceini sanmyorum. Mthi yorgundu. Her taraf szlyor. Harmankaya'da yarrken attan dm sylediine gre." Turgut belli belirsiz glmsedi: "yle olmu zahir, attan dmemi de kuyruunda srklenmi." Ayaa kalkt. "Ben gidiyorum Baysungur, Karacahisar'a bu haberleri de gtr. Germeyanolu'nun casuslar boldur. Ola ki, beyimize bir ktlk eritirirler. Mukayyet olasnz." "Merak etme aam." "Allah'a emanet ol imdilik." "Allah selmete ulatrsn aam." Geni admlarla avluya kt. Saltuk atnn stnde idi: "Amma da eletin be," diye sitem etti.'nsan bunca zaman iinde bir orduyu yener." Turgut cevap vermeden atma bindi. kisi birden mahmuzlarn vurdular. 294 ? TURGUT ALP S> ALTINCI BLM Beyaz bulutlar gkyznde yer yer kmelenmiti. Gne bazan bulutlarn ardna girip soluyor, bazan kp parlyordu. Hava ok souk deildi. Taze toprak kokusu her yan sarmt. Yorgun olduu ilk bakta anlalan bir atl Bilecik ehrini drt yandan saran yksek surlarn geni kapsn geerek ilk nne kan nbetiye bir eyler syledi. Nbeti saygl bir tavr taknd. nnde bir kere eildi. Svarinin atn tuttu: "ok yorgun grnyorsunuz valyem." valye ban sallayarak tasdik etmekten baka bir ey yapmad. Nbeti devam etti: "Demek Bilecik valyeleri bakumandan Arastidi Montesk'y grmek istiyorsunuz. Umarm kendisini tanyorsunuzdur." valye inler gibi karlk verdi. "Dostumdur." "Pekala, sizi ona gtreceim, ancak ok kzgn olduunu imdiden syleyeyim. Arkada da olsanz tedbiri elden brakmayn." TURGUT ALP ? 295 valye sebebini sormad ya, nbeti anlalan gevezinin biri idi: "Kzgndr, nk Harmankaya'ya onu gtrmediler. ok istiyordu duyduuma gre. Tekfur hazretleri gittikten sonra burada yapmadn brakmad. Bizi de srayla krbatan geirdi." Yere eildi. Bir ta alp, soka dnmekte olan kpee doru att. "Hot vire," diye bard. Sonra tekrar valyeye dnd, srtt: "Bu kpekler de son zamanlarda artt adamakll. Eskiden oklardk bunlar. Bilmem niin, Tekfur hazretleri bir emirle yasak etti bunu. Askerin taynndan keserek sokak kpeklerini besliyor." Azn yayd. "Bunun iin ok dedikodular kt. Sylenenlere baklrsa Tekfur hazretleri gzel nianls Holofira'nn hatr iin kpeklere merhamet duyarm. nk Holofira kpekleri ok severmi." Ban kaldrp yorgun biniciye bakt: "Gerekten byle mi acaba? Herhalde siz bileceksiniz." Yere bol bir tkrk att. "Byle de olsa askerin taynn ksmaya kimsenin hakk yoktur deil mi valyem? Kadnn gzel hatr iin bile olsa kim a kalmak ister? Btn bunlar sabrmz taryor." Birden ok konutuunun farkna vararak sustu. Ama enesini fazla tutamad: "Galiba fazla konutum valyem, affnza snrm. Ben byle grdnz gibi ite, konumadan duramam. Azm yrtlsayd da konuamaz olsaydm derim bazan, 296 ? TURGUT ALP ama yine de frsat knca karmam. Alkanlk, ne yapaym!" valye sadece, "Korkma," dedi. "Saolun valyem, yreime su serptiniz. Hani kendim pek ikyeti deilim, ama asker mrldanmaya balad oktan. Kpeklerle rzkn blmek istememesi normal deil mi sizce? Bence normal. nk bir taarruz olursa kpekler kaleyi korumayacak ki, biz koruyacaz. Dediklerine gre Osman Bey hazrlanyormu. Btn kaleleri yerle bir edecekmi. Trklerin bir girdikleri yerden bir daha kmadklarn iyi bilirim. Dorusu cesur adamlar neme lazm, dmann cesuru makbuldr derler ya, iitin de inanmayn valyem. Benim iin korkak dmandan daha makbul yoktur." Parman nlerindeki byk eve kaldrd: "Nah, zaten Aristidi Montesk'nn konana da geldik. Sahiden arkadanz m? Ya ben alm, ayana dmann gtryorsam? Ama u halinizle sizin gibi bir dmandan zarar gelmez insana. Dorusu yklm bitmisiniz. Trklerle mi karlatnz yoksa?" Aramis dilerini skmakla yetindi. Nerede bir Trk sz gese hep Turgut Alp'i hatrlar, kemiklerinin szladn duyard. Hem kemiklerinin, hem de kalbinin. Zira eski nianls Meri'yi Turgut'un kardna hl inanyordu. Onu bir ele geirirse i i yiyebilirdi. Papazlar buna ne derlerdi acaba? Bir Trkn i i yenmesine herhalde ses karmazlard. En byk dmanlar idi nk. Hele bir elde etse papazlara filan bo verirdi ya, neyse. Bunlar dmnenin sras deildi. Zaten beyni ylesine uulduyordu ki, derin dncelere giremiyordu. TURGUT ALP ? 297 "Geldik mi?" diye sordu. "Geldik valyem, beni mazur grnz. Yannzdan ayrlmak zorundaym. Kumandan Aristidi ile karlamak istemem. Bir bahane bulur, kemiklerimi krdrr." Atn dizginini brakt. Dudaklarndaki srt muhafaza ederek Aramis'in nnde eildi. "yi gnler valyem!" valye sesini karmad. Adam alay ediyormu gibi geliyordu ona. Acaba gerekten... "Allah kahretsin, hretimizin ykld yetmezmi gibi bir de kpeklerin maskaras olduk!" nnde byk, demir bir kap vard. stne bakumandanlk almetleri ilenmiti. Bir ok, bir yay ve iki apraz kl. Aramis bu almete uzun uzun bakt. Kendi evinin kapsna hi byle eylerden konmayacak myd? Ho evi de yoktu ya! Ne zamandr Hristiyanlk lemine hizmet ettii halde ba bo valye olmaktan te bir ie yaramam, baka resm bir unvan olmamt. Artk gen deildi. Bir yere kaplanmas gerekti. Hep gezerek hayatn kazanrsa, eli aya tutmaynca a kalacak demekti. htiyarlnda a kalm nice valye tanyordu. Hem onlarn ou sonuna kadar hretlerini muhafaza edebilmi kimselerdi. Ban sallad. Bu gidile a kalacakt. Ama bir kahramanlk daha gsterip hretini tekrar elde ettikten sonra belki bir kapya yerleebilirdi. yle bakumandanlk falan olabilirdi. Yahut Yarhisar Tekfurunun byk kz Hanofer'i alabilirse bu unvan aktan gelebilirdi. Ama at kuyruunda srklendiini grnce Tekfur, kz vermekten caym olabilirdi pekala. Hakk da vard phesiz. Atndan inmeden kap ngrana uzand. Tokma 298 ? TURGUT ALP ^ kavrayarak ekti. erde an sesleri yankland. Ayak sesleri kulana geldi. Kap hafiften araland. nce iki sivri mzran ucu grnd. Sonra da tolgal iki ba uzand. Aramis glmeye alarak, "Dostum Aristidi ierde mi?" diye sordu. Nbeti krba yemi gibi yzn buruturdu. Aramis'i tanmamt. "Bana bak," diye bard. "Muhterem valye, byk kumandan Aristi Montesk cenaplarn soruyorsan unu bil ki, o senin gibi atnn stnde durmaktan aciz moruklarn arkada deildir. Bir daha ismini saygszca anarsan kelleni u mzran ucuna takar, i kebap yapp yerim, haberin olsun. imdi syle bakalm, kimi aryorsun?" valye afallam kalmt. Bir an eski gnlere dnd. O zamanlar Aristidi kck bir ocuktu. Aramis'in atna bakar, pabularn kalplard. Yznn gld hi grlmemiti. Uzun burnu da daima smkl dururdu. Aramis bazen ylesine irenirdi ki ondan, tokatlar, sofrasna almazd. Ama yine de hizmetinden memnundu. Ona silah kullanmasn, ata binmesini retir, bo kald saatleri deerlendirirdi. Delikanl yirmi yana geldii zaman yanndan kat. O gnden sonra kh Harmankaya'da ifti, kh Yarhisar'da asker, kh negl'de tccar olarak grnd. Son olarak asker yazlm ve Bilecik'e yerlemiti. Sr'atle ykselmi olacakt ki, valyelie terfi ettirilmi, oradan da bakumandanla trmanmt. Aramis ban kaldrp nbetiye bakt. inden, "Burnu daha da bym olmal," diye geirdi. "Byle kalabalk isimler aldna gre iyice bym olmal. Ama merak ediyorum, hl sm akyor mu acaba." TURGUT ALP ? 299 Sesini ykseltti: "Ben muhterem valye byk kumandan Aristi Mon- tesk cenaplarn aryorum." Ve dayanamayarak iinden ilave etti: "Smkl Aristidi'yi." Hizmetinde bulunduu sralarda ona hep smkl derlerdi. imdi de bunu hatrlamt. Belli belirsiz gld. Nbeti bu gl grnce kzd. Kapy ardna kadar aarak dar szld. Mzran tehditkr bir tarzda valyenin gsne uzatt: "Kimsin! Niin bakumandan cenaplarn grmek istiyorsun?" Aramis'in tahamml kalmamt artk. ok yorgundu ve bir an nce istirahate ihtiyac vard. Harmankaya'daki eziyetten sonra bir de bunca yol tepmek zorunda kalm, Baysungur'un peinden geldiini sanarak alabildiine at srmt. Bu insanst bir gayretti gerekten. Kata gelen gayretin en fevkaldesi idi. "Beni efendine gtr, ona syleyeceklerim var." "Hametli efendim imdi istirahatteler, senin iin keyfini bozamam." Aramis takat getirebildii kadaryla bard: "Sana emrediyorum, beni efendine gtr." Adamn yz allak bullak oldu bir anda. Gzlerini ksarak Aramis'e bakt: "Sen kimsin ki, bana emredersin!" valye byk bir gayretle zengilerin stnde doruldu: "Bana bak," dedi. "Bana adyla, sanyla valyeler valyesi, Bizans mparatorluunun ekilmi klc, Trklerin korkulu ryas valye Aramis derler!" 300 ? TURGUT ALP nadna knyesini alabildiine uzatyor, karsndakine efendisinden daha yksek olduunu gstermek istiyordu. Nbeti ard, afallad, vanlar karsnda eilmeye alkt. ki bklm oldu. "Afedersiniz muhterem valyem," dedi, "tanyamadk. imdi efendime haber veririm. Siz buyurunuz." Yanndakine bir ba iareti yaparak atn yularn tutmasn emretti. Sonra geri geri ekildi. Demir kapy geti. ki nbeti at eke eke baheye girdi. "valyem, burada inebilirsiniz." Aristidi uyanm, temiz havay galon galon cierlerine ekmek iin pencereye girmiti. Yorgun svarinin bir nbetisinin yardmyla atndan indiini grd. Atyla baheyi gemeye msaade ettiklerine gre herhalde mhim biri olacakt. Gzlerini ksarak bakt: "Vay canna!" diye sylendi. "Bu bizim eski efendimiz deilse sakalm kknden keserim." Eski gnleri hatrlyordu. Az m dayan yemiti Ara- mis'in? Acaba niin gelmiti buraya? Bir istei mi vard? O takdirde yardm etse mi, yoksa savsa m daha hayrl olacakt? Aramis'in her girdii yerde uursuzluk getirdiini biliyordu. Bir an evvel kaleden kp gitmesi iin ne isterse yapmaya karar verdi. Geni, srma ilemeli cbbesini srtna geirdi. Bir para gsterili dursun diye krkl kuan sard. Gm sapl bir haneri beline soktu. Yakasn ekitire ekitire salona yrd. Birka adm atmt ki, nefes nefese gelen bir nbeti ile karlat: "Acelen ne?" diye sordu. "Affnz dilerim efendimiz, aada bir arkadanz bekliyor." TURGUT ALP ? 301 Bilmez gibi sordu: "Kim?" "valye Aramis." "Ya! Onu kabul odasna alnz, ben orada olacam." "Bastne." Nbeti uzaklarken geni admlarla salonu geti. Kabul odasna girdi. Biraz sonra kap alm ve ieri Aramis girmiti. Yz bitkin ve periand. Sallantl yryor, bir iki admda durup dinleniyordu. Aristidi onu ayakta karlad. "Ooo, dostum valye, ho geldiniz." nadma dostum diyordu, bir zamanlar nnde iki bklm eildiini unutmamt. Aramis yzn buruturdu: "Holukla daim kal. Meryem seni korusun bakumandan." Aristidi Montesk birka admda Aramis'in yanma gitti. Koluna girerek sedire oturmas iin yardm etti. "Dorusu haliniz dokundu bana, ne oldu, niin bu kadar yorgunsunuz?" "Uzun yoldan geldim." Bana gelenleri anlatmasna imkn yoktu. Rezalet daha buralara kadar gelmi deildi bereket. "ok uzun yoldan," diye tekrarlad. 'Trklerle karlatm, arslanlar gibi dvtm, ama ok kalabalklard. On kii, belki de yirmi, iyi sayamadm." Aristidi, valyelerin palavralarndan bkm, usanmt. imdi duyduklarna da inanmyordu, ama bozmak istemedi. "Ya," dedi, "demek o kadar kalabalktlar ha!" 302 ? TURGUT ALP Aramis bir el hareketi yapt: "Kalabalktlar Aristidi, kalabalktlar dostum." Aristidi ilemeli sedire oturdu. yice yerleti: "Karnnz a m?" "Vaka am, ama intikam hislerim ylesine ayaa kalkm ki, yemei dnemiyorum bile. Buraya beni takip ederek gelecekleri muhakkak." Aristidi bir kar havaya srad: "Gelecekler mi, kimler?" "Trkler." "Ya!" "Evet, tabii. Peimde olduklarndan eminim. Nal seslerini duymadm, ama yine de inanyorum. Onlar kolay kolay benden vazgemezler." "Yaaa!" Bu seferki "ya" daha uzun kmt. Biraz da titrekti stelik. Aristidi Montesk korkuyordu. Hem Tekfur da kalede deildi. Bu durumda Trklerle karlamas hi de ho olmayacakt. Aramis'e doru eildi. Endieli gzlerle bakt: "Emin misiniz?" diye sordu. Aramis mindere gmld: "smimin Aramis olduundan emin olduum kadar. Trkler tuttuklar ii kolay kolay yarm brakmazlar. Geleceklerdir mutlaka." "Peki, ne yapmam istiyorsun? Bu durumda kaleye gelmemeli idin." Aramis karsndakine fkeli bir bak frlatt: "Byle diyesin diye mi sana bunca emek verdim, Aristidi? Unutma ki ben yetitirdim seni." TURGUT ALP ? 303 Aristidi ban havaya dikti. Azametle geirdi: "Beni sen yetitirmi olabilirsin, ama bu seviyeye kendi almalarmla ulatm. imdiye kadar yannda kalsam ne olacakt sanki? Sadece basit bir at ua kalacaktm. Yahut da olsam olsam senin gibi serbest valye olurdum. Serbest ve be parasz." Umursamaz bir tavrla elini sallad. Bu hareketiyle Aramis'i kmsemek istiyordu. Aramis elbette anlad. Ama anlamaz grnmek imdilik daha iine geliyordu. "tolu, adam olmu da..." diye iinden geirmekle birlikte, dndnn tam aksini syledi. 'Tabii ahs almalarnn byk faydasn grdn. Ne olursa olsun, onun ekirdeini benim attm unutmamalsn. rettiklerim, elde ettiklerine temel olmutur. Temelsiz bina yapldn sen hi grdn m Aristidi?" Aristidi temelsiz bina grmemiti, ama kabiliyetsiz valye ok grmt. Bakumandan bile. "Oraya kadar tamam," dedi. "Gerekten temeli siz attnz." valye birden canlanr gibi oldu. Hafiften doruldu: "Anlatk yleyse Aristidi?" "Anlatk m? Ne stne?" "Bana yardm edeceksin!" "Byle bir ey sylemi deilim." "Olabilir, ama benim yetitirmem olduunu itiraf ettin, her halde sende byk emekleri olan birini, yani beni eli bo evirecek kadar duygularn kaybetmi deilsin." Bu muhakeme tarzna Aristidi hi yabanc deildi, nasl kapana ksldnn kendisi de farknda olmamt. Aramis geri teden beri iyi konuurdu. imdi anlyordu ki, grmeyeli bu kabiliyetini daha da ilerletmiti. Belki klc304 ? TURGUT ALP cf nn ie yaramad yerde lisanndan istifadeyi dnerek bunu ilerletmiti. Yahut ihtiyarlaynca bir kale ele geirip hkmetme hlyasn koruyprdu. "Aristidi, senden bir ey isteyeceimi biliyorsun, zaten bunu kabul etmi de saylrsn." Aristidi homurdand: "Syle." "Peimden gelirlerse..." Sustu. Aristidi'nin korkuyla bakmdn farketmiti. ne doru eildi: "Peimden gelirlerse onlar yakalaman istiyorum." Aristidi bir sre krmz sakaln kayarak dnd. Gzlerini pencereye dikerek bir zaman bakt: "Ka kii bunlar?" "Bir de olabilir, be de. Ama beten fazla olamaz." Bakumandann rahatlayan yz irkin bir tebessmle gerildi: "Yaa," dedi. "Ben ise ok fazla tahmin etmitim." Aramis sevinle sordu: "Kabul m?" "Elbette kabul, Trkleri ben de malup etmek istiyordum ne zamandr. Birkan yakalamaktan zevk duyacan. Ancak..." Tekrar sakaln kad: "Ancak bunu Tekfur duyacak olursa durumum ktleir. Biliyorsunuz, o Kayllarla bozumak istemez. Hele bugnlerde." Aramis halsiz olmakla birlikte gzleri parlad. Seviniyordu. Hi deilse birkan yakalatacak, intikamnn bir ksmn alacakt. TURGUT ALP ? 305 "Nereden haberi olacak canm?" dedi. "Hele yakalayalm da." "Mkemmel. imdi vakit kaybetmeden harekete ge- mek kalyor." Ayaa kalkt: "Siz yatp istirahatnza bakmz.Ben gereken tedbirleri alnm. Yalnz dmanlarmzn hangi istikametten geldiini syleyin yeter." "Kestel'den sanyorum." Geri ok yorgundu, bitkindi. Ama istirahate ekilip bu tarih hadiseyi grmemeye gnl raz deildi. "Ben de geleceim," dedi. Aristidi ard: "Ama yorgunsunuz, dinlenmelisiniz." "Olsun. Vaka gerekten at kuyruunda srklenmiesine yorgunum, ama ehemmiyeti yok bunun. ntikammn alm saatini gzlerimle grmek istiyorum." Aristidi eski efendisinin srarna daha fazla itiraz edemedi. Omuzlarn kaldrd. "Sen bilirsin." Turgut ve arkada Saltuk atlarnn kan ter iinde kalmasna bakmadan sryorlard. Hava daha da bulutlanm, tek tk yamur taneleri dmeye balamt. Bazan obanlara rastlyor, Bilecik'e kestirme yol olup olmadn soruyorlard. Adamakall yorulmulard. Saltuk, "Atlan atlatmak istemezsin herhalde," dedi. "urada azck mola versek." "Sras deil imdi, vur mahmuzu." 306 ? TURGUT ALP "atlayacak, hayvana yazk!" Turgut cevap vermedi. Hayli aray amt. Saltuk da atn mahmuzlamaya alt. Fakat zavall hayvan o kadar yorgundu ki, mahmuz darbelerine boyun krarak karlk veriyordu. "Hey, bekleene beni!" Turgut arkaya bakmadan cevap verdi: "Yeti!" Acelesi boa deildi. Hava kararmaya yz tutmutu. Biraz sonra gece olacak, kale kaplan sk skya kapanacakt. Ondan sonra ehre girebilmek iin ertesi sabah beklemek zorunda kalacaklard. "Sr atn," diye bard. Saltuk ban iki yana sallayarak, "Hay deliolan, hay!" Turgut arkadann haline acdndan bir para yavalad. Yetimesini bekledi. Sonra, "Srsene biraz," diye kt. Saltuk cevap vermeden atndan indi. Hayvan iaret etti: "Hal mi kald zavallda. Ama istersen seninle deiebiliriz." Turgut bir kahkaha att: "Seni kurnaz seni." Fakat arkadann yaya, kendisinin atl olmasna gnl elvermedi. Atndan atlad. Gemini tuttu. Birlikte yrmeye baladlar. "Bu gidile akama ulaacaz. Geceyi kale eteklerinde bir yerde geinnemiz gerekecek." Saltuk omuz silkti: "Ne yapalm, darda geiririz biz de." ___ TURGUT ALP ? 307 "Acaba Aramis kalede mi dersin?" "yle gerekiyor. Hl izine rastlyoruz. Bak, bak. Burada bile izler var." Turgut Alp eilerek yumuak topra inceledi. Yer yer yamur damlalanyla beneklenmi olmasna ramen nal izleri yine de belli oluyordu. "Buradan yaknda gemi olacak. Atlarmz atlatrcasma srdk, ama hayli de yaklatk kerataya." Birden Turgut'un at kinedi. "Hey, rahat dursana!" Hayvan einiyor, ileri gitmek istemiyordu. Birazdan Saltuk'un a da ona uyunca durdular. Turgut, "Galiba bir tehlike sezinlediler," dedi. "Ne olabilir?" "ok ey. Bu kallein ne zaman ne yapaca bilinmez ki." "Bizi tuzaa m bastrmak ister?" "htimal. Dikkatli olalm. Aalar mmkn olduu kadar kendimize siper edelim. Akla knca da atlar siper eder yrrz. Ne olur, ne olmaz." Birden bir tavan frlayarak orman iine dald. Saltuk derin bir nefes ald: "Hayvanlarmz tavan kokusunu alm olacak." Tufgut o fikirde deildi: "Zannetmem. in iinde tavan deil de taz var gibime geliyor. Bu tavan rkten bir taz." Kaln bir ses duydular: "Hey durun bakalm!" ki arkada ayn anda sesin gledii yanabaklar. Aristidi Montesk srtarak yzlerine bakyordu. Saltuk, 308 ? TURGUT ALP "Bu da kim?" diye hayret etti. Turgut ban sallad: "Ssl zrhna baklrsa bir asilzade olmal, bunu bir yerlerden hatrlyorum ya, aklma gelmiyor." Sesini ykseltti: "Ne istiyorsun?" 'Teslim olmanz istiyorum." Saltuk atld: "una haddini bildireyim." Turgut kolundan tutup arkadana mni oldu: "Rahat dur, bu adam yalnz olsayd byle pervasz konuamazd. Mutlaka gvendikleri var." "Onlar da haklarm." Turgut arkadana karlk vermedi. Aristidi'ye dnd: "Kimsin sen?" Adam kahkahalarla kark bir karlk verdi: "Bu toprak]arn hkimi!" Turgut da bir kahkaha att: "yleyse seni topraklarndan ayrmayalm. Buraya gmveririz." Aristidi bu hain cevap karsnda sarsld. Peinde elli seme asker vard, ama yine de korku hissini iinden atamamt. Ban evirmeden emretti: "Yakalayn!" Aalarn arasndan yaln kl adamlar frlayp bir anda iki arkadan etrafn sard. Saltuk, "Vay kahpeler!" diye bard. Kllarn ektiler. Turgut zaten bunu bekledii iin fazla armamt. Ama Saltuk'un fkesi burnuna km, alabildiine baryordu: TURGUT ALP ? 309 "Kalleler, arkadan vurmaktan baka bir ey bildiiniz yok. Erseniz beer beer gelin." Fakat herey bouna idi. Elli kii ile vuruup sa kalmak imknszd. Turgut bunlar dndkten sonra Saltuk'a dnd: "Heyecanlanma bakalm, niyetleri nedir? Bizi ldrmek istiyorlar m?" Sanki buna cevapm gibi tandk bir ses kulaklarna geldi: "Diri istiyorum onlar!" Turgut dudaklarn srd: "Aramis!" diye homurdand. Sesini ykseltti sonra. "Erkeksen k da hesaplaalm." Aramis Aristidi'nin ardndan peydahlanmt. Tek atla ekilen bir arabann iinde bulunuyor, krallara has azametli baklarla Turgut'a bakyordu. "Ne o Aramis, imdi de arabaclk oynamaya m baladn? Kemiklerinin krklar kaynamad galiba?" Aramis eytan bir tebessmle yzn buruturdu: "Diri istiyorum," diye tekrarlad. ki arkadan bunu renmesi iyi olmutu. Saltuk, "Eh, bunun kolay olmadn gstermek de bize decek demektir." Atlarnn yularn braktlar. Srt srta geldiler. Turgut, "Hakkn helal et arkadam," dedi. Saltuk bunu duymad bile. "Hey palikaryalar, hele gelin de Trkn klc nasl olurmu grn bir," diye haykrd. Turgut bu sefer de arkadan itidale davet etti: "Heyecanlanma toy ocuklar gibi." 310 ? TURGUT ALP 'r "Ne heyecanndan bahsediyorsun yiidim, yerimde duramaz oldum." Askerler giderek emberi daraltyor, iki arkada kstrmaya hazrlanyorlard. "Dikkatli ol Saltuk, evriliyoruz." Saltuk hi oral olmad. Gzlerini en yaknna sokulan askere dikmi, baklaryla eritiyordu. Adam o kadar tahrik olmutu ki tedbiri unutarak atld. Saltuk sadece hafiften yana srad, klcn ileri uzatmakla iktifa etti. Canhra bir feryat yanklanarak dald. Asker kle gibi ylrken, Saltuk kuvvetli bir nara att: "Savuluuuuuun!" Turgut arkadan tebrik etti: "Yaa Saltuk, becerdin." "Hele yiidim, greceksin, daha neler becereceim. Ama u Aramis kfiri hi de sokulmayacak yanmza, yle grnyor." "Haklsn." Aristidi, adamlarna, "Dikkat edin," dedi, "onlar canl istiyorum." Klcn ekti. Atn birka kere dndrd. Son emrini verdi: "Yakalayn!" Drt yandan saldrdlar. ki aknc mitsiz bir mcadeleye girmiti. Neticede kaybedeceklerini bildiklerinden, mmkn olduu kadar fazla direnmeyi kafalarna koymulard. Kim olduklarn gsterecek, Osman Gazinin ann ykselteceklerdi. Turgut comutu: "Vur Saltuk, vur arslanm vur!" TURGUT ALP ? 311 Vur, vur ama bitmiyordu. Biri dyor, br saldryordu. Vuruma bir saatten ok srd. Aristidi dilerini skm, iki kiinin bir saattir adamlarna kar nasl durabildiine akl erdirmeye alyordu. Nihayet valye Aramis'e, "ok tuhaf," dedi. "ki kii olduklarna insan inanamyor." Aramis'in yz srtkand: "Trklerin en iyi aknclarndan bunlar," diye cevap verdi. "Osman Gazinin sa kolusu ikisi de." "Demek o kadar mhim adamlar ha!" 'Tabii." Aristidi adamlarna doru bard: "Sersemler! ki kiinin hakkndan gelemiyorsunuz." Kimse cevap vermedi. Yalnz bir asker kendi kendisine mrldand: "Skysa kendisi haklasa ya!" ki arkada yorulmutu. Kollar zor kalkyordu. Ama ne olursa olsun, mcadeleyi srdrmekte kararl idiler. Saltuk nara stne nara atyor, rakiplerinin korkuyla titremelerine sebep oluyordu. Turgut, "Ah, atmz olsayd," diye i ekti. O zaman kurtulabileceklerdi. Dman o kadar bezgindi ki, kamalar iin sanki can atyordu. Aramis'in zayf sesi kulaklarna arpt: "Haydi Bilecik arslanlan, oyna ok uzatmayn." Turgut Alp rakibine bir alm atp adam artrken karlk verdi: "Aramis, kemiklerin szlyor mu?" Aramis hrsndan soludu: 312 ? TURGUT ALP r "Kemiklerin krlacak Turgut Alp!" "nce senin krld ya, mesele yok!" Konumakla tedbirsizlik etmiti. Dikkati dalm, bana inen bir kl tersi il sersemlemiti. Dilerini skt. Gzlerinden imekler akyordu. Baylmamak iin kendisini zor tuttu. Ama eskisi gibi deildi artk. Hayli yorulmutu. En azndan be askeri saf d braktn hatrlyordu. Yeni bir darbe omuzunun stne geldi. Aristidi'nin, "Bir daha, bir daha!" diye, adam tevik eden sesini hayal meyal duydu. Saltuk, arkadann dizlerinin bkldn grmemiti. "Vur aam, vur yiidim vur!" Fakat cevap alamad. "Turgut!" Aramis'in kahkahas kulan trmalad. "Turgut artk yok, yalnz kaldn." imek gibi dnd. O zaman Turgut'u kiinin kucaklayarak kenara ekmeye altklarn grd. Atld. "Brakn onu!" Aramis'in kahkahasn tekrar duydu. Ne yaptn bilmeden, nasl hareket ettiini dnmeden nne gelene kl sallayarak frtna gibi Aramis'in bulunduu yere doru ilerlemeye balad. nne kan biiyordu. Bir lm makinesinden farksz klc havan b- a sr'atiyle iliyordu. Aristidi korkusundan geri kamt: "Bu adamn gzleri dnm, stmze geliyor." Fakat Aramis yerinden bile kprdamad. Saltuk'un oraya ulaamayacana inanyordu. Etraf iyiden iyiye kuaTURGUTALP ? 313 tlmt. Nihayet birinci darbeyi yedi. Kl tersi alnna gelmi, aptallamasna sebep olmutu. Gzleri kararyor, kendisini g zaptediyordu. ki kiinin kollarndan sk skya tuttuunu hissetti. Altnda yer, sanki kayganlamt. Bo bir uval gibi bacaklar sarkt. "Kalleler," diye mrldanabildi ancak. Baysungur atn atlatrcasna srp Karacahisar'a vard. Osman Gazi ile grmek istediini bildirdi. Gazinin yoldan daha yeni geldiini, istirahate ekildiini syleyip mni olmak isteyen nbetilere kt: "Bre!" diye bard. "Siz, bir airet beyinin vazifesi dinlenmek midir sanrsnz? Tez haber verin, yoksa..." Genliinden gelen heyecanla tir tir titriyordu. stei yerine gelmezse byk taknlklar yapmaya hazr gibi idi. Bereket Akakoca bir yerlerden mnakaay grp yetiti: "Ne oluyor delikanl?" Baysungur, Akakoca'y tanmyordu. Saygl birtavr taknd. Kollarn gsnde kavuturup boynunu bkt. "Aam," dedi, "mhim haberlerim var, bunlar ieri brakmak istemezler beni." Akakoca delikanlnn srtn okad: "Bakma onlara, ben varaym, Osman Beye haber vereyim." eri girdikten biraz sonra kt tekrar: "Gel bakalm," diyerek Baysungur'u kolundan tuttu, ekti. "Osman Bey seni bekler." Osman Bey geri yorgundu, ama uyumamt. Bir pstekiye uzanm, hem dnyor, hem dinleniyordu. Delikanlya yer gsterdi: 314 ? TURGUT ALP "Ho geldin yiit delikanl, buyur bakalm, yle ge otur." Baysungur Osman Gazinin huzuruna nadir kanlardand. Osman Beyle kar karya gelmekten her zaman heyecanlanmt. Titreyen gzlerini yere koyup beyini selamlad, sonra gsterilen yere iliti. "Ne haberlerin var? nallah hayrdr." Baysungur'un sesi titriyordu: "Hayrda daim kaln beyim. Kestel'de bir handa kalyor- dum. Aramis ve adamlar geldiler. Beni oradan atmaya kalktlar." Osman Bey gld: "Ey, sen ne yaptn bakalm?" "Bir akncnn yapaca eyi yaptm." "Yani?" "Be}4m, atfnz dilerim, kmak istemedim. Mnakaa oldu." "Ka kii idiler?" Alt kii. Aslnda yedi, ama Aramis denen adam daima ak duruyordu. Kavgaya girmedi." "O hep byle yapar. Anlat anlat, alt kiiyle tek bana m dvtn?" Utanarak boynunu bkt: "nceleri yle oldu ya beyim, sonra Germeyanolunun iki adam bana yardm etti. Birlikte kefereleri hakladk. Ama Aramis elimizden kurtuldu." Osman Gazi parman sakalnn arasna sokup okad: "zlme," dedi. "O daima kurtulmay becerir. Ama taaccptr ki Germeyanllar sana yardm etmi, kt bir maksatlar yoktur inallah." TURGUT ALP ? 315 "Sanmyorum beyim. Biz bize yardm etmezsek kim yardm eder, dediler. yi adamlard. Bana hayli ey anlattlar." "Syle bakalm." Baysungur giderek heyecann bastrm, normale dnmt. Artk ne vcudu titriyordu, ne sesi. Germeyanoullanndan duyduklarn aynen nakletti. Osman Gazi delikanlnn szn kesmeden dinledi. Sonunda bir sual sordu: "Amcamn yannda ka adr vardr?" Baysungur dnd, fakat birey diyemedi. nk Germeyanllara bunu sormamt. "Msaade ederseniz renip geleyim beyim." Osman Gazi buna lzum olmadn syleyerek mevzuu kapad. Baysungur Akakoca ile adrdan kt. Akakoca yolda delikanlya Turgut'u sordu. "Grdn demek onlar. Ne tarafa gittiler dedindi?" "Bilecik'e doru, Aramis de o tarafa gitmiti." "Aramis eytann ta kendisidir, dilerim bizimkilerin bana bir orap rmesin." Osman Gazi dnyordu. Bir mddet ba elleri arasnda ylece kaldktan sonra nbetiyi ard. Aabeyi Gndz' bulmalarn syledi. Birazdan Gndz Bey kageldi: "Selamn aleykm." "Ve aleykmselam aabey, kusura bakma, seni rahatsz ettik." "Ne dersin Osman? Rahatszlk da sz m? Sen geceni gndzne katarak airet ilerini ekip evirmeye alrken, biz ml ml uyumaktan te ne ie yaryoruz?" 316 ? TURGUT ALP "Hepimizin byk hizmetleri olmutur, daha da olacaktr. Allah bu frsat verecektir bize." "nallah!" "Duyduk ki amcamz Dndar Bey hereye ramen uslanmam. Hl dmanlarmzla ittifaka alrm. St'e tekfur elilerinden biri gelip biri gidiyormu. St Germeyanoullarmn da urak yeri olmu." "Ya!" "Evet, maalesef byle. Amcamz kark iler eviriyor. Her zaman sylemiimdir, yine syleyeceim. Eer inansam ki amcam gerekten airet ilemi evirebilecek kuvvet ve kudrettedir, billahi reislii ona brakabilirdim. Alelade bir aknc gibi atm altma eker, klcm kuanr, serhadlere dalardm. Zaten benim yaratlma bu daha uyuyor. Ancak inanamyorum. Airetler dirayetle, ferasetle, kuvvetle idare edilir. Amcamda idar kabiliyet olmad gibi. ata binip airetinin nne debilecek g de yoktur." "Haklsn Osman." "Ama bir yandan da airet beyliini elde etmek iin evirmedii dolap brakmyor. u amcamn dmanla birlik olduunu iitmek beni ldryor." Ban avularnn arasna ald: "Bktm artk. Bunca iyi niyetimize, saygmza ramen uslanmad. Bir yandan 'Osman'n klna halel gelmesine raz deilim' derken bir yandan da Osman' ldrmekten gayri ey dnmeyen tekfurlarla ittifak etmek neyle izah edilebilir? Sustu. Aabeyinin gzlerinin iine bakt: "Sen ne dnrsn aam?" Gndz Bey imdiye kadar amcasnn durumunu ok TURGUT ALP ? 317 dnm, ama ne yapmak lazm geldiini bir trl kestirememiti. Yeniden dnd, kesin bir karara yine de varamad. i detaylaryla renmek iin sordu: "Yeni meseleyi bilmiyorum Osman. Amcamz ne yapt?" Osman Gazi ac ac glmsedi: "Daha ne yapsn istersin? Birka gn evvel de Germeyanolunun iki elisini kabul ederek Ali ir Beyle birlik olacana sz verdi. O Germeyanolu ki bizi bir pula satmak ister. Topraklarmzda gz vardr, bymemizi hazmedemez. Bizi ortadan kaldrmak iin peimize adamlar salar. Onunla ittifak etmesi bizi ldrmeye kasdetmesiyle ayn deil de nedir?" Gndz tekrar dnceye dald. Mevzuubahis olan amcasyd ve airet iinde taraftarlar vard. Onu bertaraf etmek herhangi bir asiyi bertaraf etmekle bir deildi. Sonra kardeler amcalarna daima baba yadigr gzyle bakmaya balam, onu baba kabullenerek szlerinden kmamaya gayret etmilerdi. imdi bir karar vermek mevkiinde idiler. Gndz Bey, "Kardeim," dedi, "bir karar vermek iin acele etmek gerek. Gazileri toplayalm, reylerini alalm, onlarn amcamzla bir ba olmadna gre verecekleri karar tarafsz olacaktr. Buna hrmet edelim.Bu arada amcamzdan taraf kacaklar da bulunacakr tabii. Durum tam tarafszlk iinde incelenecek ve karar tarafszlk iinde verilecektir." Osman Gazi bu fikri uygun buldu: "Her zamanki gibi yine doru dndn aam," dedi. "Sana minnettarm." "Biz sana minnettarz Osman. l dediin yerde lmez, kal dediin yerde kalmazsam namert olaym." 318 ? TURGUT ALP Osman Gazi dayanamad, aabeyinin boynuna sarld: "Sen benim bymsn, aamsn, her zaman tavsiyelerini beklerim. Himmetini stmzden eksik etme. Bir hata sadr olursa iddetle tenkit etmekten ekinme. Eer ekinirsen vazifeni yapmam saylrsn. Bir nevi, beni yeni hatalara tevik etmi olursun. Allah katnda sorumlu duruma dersin. Hakkm helal etmem." Gndz Beyin gzleri buulanmt: "Sen ok byk bir insansn Osman," dedi. "imdi nbetilere emredin, gazileri toplasmlar. Geri yorgundurlar, ama acele bir karara varmamz gerekiyor. Fitne iinde yeni aknlara giremeyiz." "Haklsn." Ban kapya evirerek bard: "Hey, nbeti!" eri karayaz bir delikanl girip selam durdu: "Buyurunuz beyim." "Var git, btn beylere byk odada toplanmalar iin haber ver.Bir saate kadar hazr olsunlar." "Emredersiniz beyim." ki karde tekrar ba baa kald. Bir mddet sessiz durduktan sonra Osman Gazi sze balad: "Ne dersin aam, acaba dne gitsek mi?" Gndz Bey ban kaldrd: "Sen bilirsin Osman." "Sen de fikrini syle aam." "Ben gitmek taraftan deilim. Gidersek de tedbirli gidelim derim. Ne kallelik yapacaklar belli olmaz. Bunlardan herey beklenir." Nikefor'un kz Holofira'nn dnnden bahsediliyordu. Holofira yaknda Bilecik Tekfuruna gelin gidecekti. TURGUT ALP ? 319 Osman Bey ayaa kalkt: "Neden kayglanrsn?" Gndz de kalkt: "Kallelerden her zaman kallelik grdk, Osman.Bir frsatn bulur bulmaz mbarek vcudunu ortadan kaldrmak isteyecekleri muhakkaktr. Hatta bana kalrsa bu dn meselesi bile seni yok etmek iin uydurulmu bir tuzaktr." Osman Gazi glmsedi: "Olabilir. Bu benim dne icabet etmeme mni deildir. Hatta iime daha da yarar. Gafil avlandm sanmalarndan istifade edeceim. imdilik hibir eyden haberimiz yokmu gibi davranacaz. Ama adamlarmz Bilecik'te baz incelemeler yapacaklar. Dn hisar dnda bir yerde yapmay kararlatrrlarsa iimiz kolaylar." "Ne suretle?" Osman Gazi bir mddet odada dolatktan sonra tam aabeyinin nnde durdu: "Bilecik'i almay dnyorum!" Ses tonu ne muhteristi, ne de hain. Normal bir haktan bahseder gibi de heyecansz. Yalnz gzlerinde derin prltlar vard. Gndz Bey hayatnda Osman Gazi kadar kendisine hkim birini daha tanmadn dnd. Kardei skunetle bu kararn bildirirken, kendisi tepeden trnaa titremiti: "Ne zaman?" diye sordu heyecan dolu bir sesle. "Dn gecesi." Hi sesini karmad. Bu onun da ideali idi. Nicedir bo kalmaktan gaziler bkmlard. Bu haber onlar neelendirmeye yetecekti. Osman Bey sanki aabeyinin dncelerini okumu gibi cevabn verdi: 320 ? TURGUT ALP "imdilik bundan kimsenin haberdar olmasn istemiyorum aam, tamamen aramzda kalacak. Gerekirse ben baz beylerime sylerim." 'Tabii, Osman." Kap ald. Nbeti Kay beylerinin byk salonda beklediklerini haber verdi. ki karde ayn ideale doru kol kola yrdler. Byk salonun btn perdeleri sk skya kapalyd. Kelere yerletirilmi ya kandillerinin kard k duvarlarda kvrak kavisler meydana getirerek oynayordu. Gaziler bada kurmulard. Osman Beyle aabeyi Gndz'n girdiini grnce ayaa kalktlar. Airet reisi selam verdikten sonra bir el hareketiyle oturmalarn iaret etti. Gzler glyordu. ki kardei yan yana grmekten ne kadar memnun olduklar belli idi. Osman Gazi arkadalarn tek tek szd. Onun da gzlerinin ii prltlarla dolu idi. Bir mddet hi konumadan bakt. Sonra yava, fakat iten bir sesle sze girdi: "Airetimin bykleri, muhterem arkadalarm. Bize bugnleri gsteren Cenab- Hakk'a hamd ve senalar olsun. O ezel ve ebed Sultan bizim gibi aciz kullarna byk fetihler nasip etti. imdi bu fetihlerimizi ekemeyenlerin varlna ahit oluyoruz. Kffan anlamak kolaydr, ama din kardeimiz olan Germeyanolunun byle bir tavr taknmas bizi zyor. Germeyanolu amcamn yanna adamlar salarak tarafna ekmeye alyor. Amcamn bir taknlk daha yapacan pek zannetmiyorum ya, ihtiyardr, hislerine kaplabilir. O takdirde ne dnyorsunuz?" Sz Gndz Bey ald: TURGUT ALP ? 321 "Biz amcamz gzbebeimiz gibi sever, herkesten fazla sayarz. Ne de olsa babamzn yadigrdr. Ancak, airetimizi ondan da fazla sevmek zorundayz. Osman Beyin srtnda azim mes'uliyetler vardr. Ailev meselelerle airet ilerinin bozulmasn elbette istemez. Eer amcamz gerekten dmanla birlik etmise." Sustu. Bunun cevab aikrd. hanetin suu her devirde ayn olmutu. Ama Gndz Bey, bunu amcas iin sylemekte glk ekiyordu. Herkes bunu anlad iin boyunlarn bkm, sessizce oturuyorlard. Birden Kara Mrsel'in gr sesi hepsini rktt: "Beyler, yiitler, gaziler! Dndar Bey gerekten byle bir tutumun iine girmise, elbette hak ettiini bulmaldr. Bunun stnde fazla tartmaya hacet ne? Dursun Fakih ve eyh Edebali Hazretlerinin bu hususta umarz syleyecek eyleri olmal, ulemann fikrine mracaat en doru yoldur." Birden rahatladlar. Hakikaten bu kimsenin hatrna gelmemiti. eriatn kestii parmak acmazd. Derin derin nefes aldlar. Gerilen yz hatlar gevedi. Kslan dudaklar tebessmle glgelendi. Osman Gazi minnetle Kara Mrsel'e bakt. "Saol," dedi. Sonra beylere tekrar hitap etti: "Durumu eyhlerimize bildirip fikirlerini soracaz. Adamlarmzdan birkan St'e gndererek tahkikat yaptracaz. Hkm ondan sonra verilecektir." Bir zaman sustu. Arkadalarnn rahatladn grnce ona da bir huzur gelmi, gergin hava birden yumuamt. Tekrar konumaya balad zaman daha rahatt: 322 ? TURGUT ALP "Geelim dier mevzuya. Biliyorsunuz Bilecik Tekfuru, yavuz kfir Nikefor'un kzm nikh altna almak istemektedir. Yaknda dn olacak. Tabii bizi de davet edecek. Haber aldmza gre bu bir tuzak. Krmz itmam etmek iin hazrlanrlar. in esasn Mihal Beyin bizi ziyaretinden sonra anlayacaz. imdiki halde ne tedbir dnrsnz?" Abdurrahman Bey elini kaldrd: "Destur var m beyim?" "Buyur Abdurrahman Gazi." "Eer byle bir dnceye kaplmlarsa mrlerini bitirmiler demektir. Turgut Gazi ile Saltuk Gazi o canipteler. Bir haber salalm. ehrin zayf yerlerini tespit etsinler." Osman Gazi glmsedi: "Benim gibi dnrsn Abdurrahman," dedi. "Ayn fikirdeyim.. Ben dnn bir meydanda yaplmasn da isteyeceim. imiz daha kolaylaacak bylece." Arkadalarna dnd: "Ne dersiniz?" Konur Alp, "Muvafktr beyim," dedi. "Ama hereyden evvel Mihal Beyi beklemek yerinde olur. in asln, fasln bilmeden tedbiri dnmek mmkn deil." "yi syledin Konur Alp. imdilik Mihal Beyi bekleyeceiz. Ancak o zamana kadar bir kii Turgut Alp kardeimize durumu bildirmek zere yola ksn. Her ihtimale kar ehirde bizim iin alacak birka adam temin etmemiz gerek." Abdurrahman ayaa kalkt: "Destur verirseniz ben giderim beyim." TURGUT ALP ? 323 Osman Gazi Abdurrahman'a bir sre bakt. Kafasnda baz dnceleri olduu belli idi. Ban iki yana sallad: "Seni St'e gndermeyi dnyorum Abdurrahman," dedi. "Bilecik'e Aykut gitsin." Aykut Alp ayaa kalkarak: "Emredersiniz beyim. zninizle hemen yola kmak isterim." Osman Gazi bir el iaretiyle delikanly oturttu. "Biraz evvel Turgut'un yanndan gelen bir delikanlyla konuuyordum. Bu delikanl Kestel'deki bir handa Aramis ve adamlarnn basknna uram. ki Germeyanolu yardm etmiler. Aramis'in adamlarn haklam. Ama valyeyi karm. Az sonra Turgut hana gelmi. Durumu renir renmez de Aramis'in peine dm. Delikan- lnn sylediine baklrsa Aramis Bilecik'e doru gidermi. Turgut Alp de umulur ki oraya gitmitir." Ban Aykut Alp'e evirdi: "Aykut Alp, sen dorudan Bilecik'e gideceksin. Ne pahasna olursa olsun Turgut'u bul ve ona Rumlarn iinden bize taraftar temin etmesini syle. Ayrca syle, Aramis'i yakalarsa byk hizmeti olacak." "Hemen yola kaym beyim." "yi olur. Bir eye ihtiyacn var m?" "Yok beyim." "Pekala. Allah yolunu ak etsin." Aykut Alp gazileri selamlayarak kt. Evine kotu. Atn abucak eyerledii gibi yola dt. Halk Bilecik zindanna "Kuyu" adn yakrmt. hret bakmndan Bizans'n Anemas Zindanlarndan sonra 324 ? TURGUT ALP geldii muhakkakt. Srtn ehrin surlanna dayayan bu iki katl kapkara binaya bir girenin bir daha sa kt grlm ey deildi. inde sk sk idamlar olur, halkn gznden saklanmak istenen cesetler, bir gizli geitten geirilip ormana gtrlrd. dam iin Tekfur aleyhine tek kelime sylemek kfi sebepti. Arada bir hrszlarn da boynu vurulduu olurdu, ama bir katilin, bir namus dmannn zindan boylad pek grlmezdi. Hele katiller, adam ldrmek suretiyle cesaretlerini ispat ettikleri iin tekfur ordusuna asker bile yazlabilirlerdi. Halk zindana "Kuyu" derdi ve gerekten de bir kuyudan farkl deildi. Karanlk, rutubetli, souk, yosunlu, dipsiz bir kuyu. Kulelerinde nbetiler dururdu. Binann bir kesinde de askerler kalrd. Tekfurun zel muhafzlaryla pek ho geindikleri de sylenemezdi. Ayn lkenin askeri olmalarna ramen birbirine di biler, dman nazaryla bakarlard. Onlara gre Tekfurun muhafzlar sarayda geceli gndzl yer, ier, gbek iirirlerdi. Sava zamanlarnda ise Tekfurun yanndan ayrlmaz, btn tehlikelerin uzanda, gya efendilerini korurlard. En gzel elbiseyi giyen onlard.Yortularda aaal merasimlerle geit resmi yapan onlard. ehrin asayiini berbat eden de onlard. stelik maalar Aristidi'nin adamlarnnkinden iki kat fazla idi. En ok buna ierliyorlard. Aristidi'ye bal birliklerde hayatndan memnun olan ok az adam vard. ou apulcu iken asker yazlm, az bir maa balanarak Tekfur uruna lmesi istenmiti. Ama dorusunu sylemek lazmgelirse kimsenin ne Tekfur adna, ne de baka biri adna lmeye niyeti yoktu. TURGUT ALP ? 325 lmek istemeyenlerin banda belki Marko Botsaris gelirdi. Marko Botsaris, Aristidi'ye bal yaya kuvvetlerin banda bulunuyordu. Ayn zamanda zindan kumandanl da stnde idi. ok iman ve ksa boylu olmasna ramen evikti. Hareketlerini gren hayrete der, o gbekle nasl olup da byle rahat ataklar yapabildiine akl erdiremezdi. Oysa Marko bunun srrn btn tandklarna aklamt. Her sabah kl talimi yapar, bacaklarn bir yay gibi altrrd. Bununla da vnrd. Bilecik'te kimsenin bileini bkemeyeceini iddia ederdi. Geree de yaknd bu iddia. O zamana kadar kimle kaptysa yenmiti. abuk yorulmasa civarn en iyi silahoru olurdu phesiz. Ne var ki imanl abuk yorulmasna sebep oluyordu. ki sene nce Osmanoullanyla bir avda karlamt. stne saldran vahi bir hayvandan onu kurtarp minnettarln kazanmlard. Bu minnettarlk paraya kar duyduu kuvvetli hislerle de beslenince Trkler lehine almaya balamt. Tabii bunu ok gizli tutuyordu. Belki hayatnda tek saklad ey bu idi. Bir anlalrsa ehir meydanndaki kmbette bann gvdesinden ayrlacan iyi biliyordu. ki olu vard. kisi de Aristidi'nin blnde subaydlar. By Germanos yirmi be, k Aleksi de yirmi yanda idi. Kars kendisinden bes beter imanlamt. ki hizmetisi vard. Bu yzden, yiyip iip yatmaktan baka ii yoktu. Her yl biraz daha imekten, biraz daha genilemekten, yatandan kalkamaz olmutu. Gnn yirmi saatini mutlaka uykuda geirirdi. Marko Botsaris'in evi ehir kysnda ve hemen zinda326 ? TURGUT ALP nn bitiiinde idi. lm ambar dedii zindana yakn oturmay tercih ediyordu. nk zindan kumandanl gibi her sabah zindan kontrol mecburiyeti veren ek bir grevi de vard. Sabah bir filin doyaca kadar yemek yiyip midesini iirdikten sonra zindana gider, koarak zindan merdiveninden birka kere inip kar, bunun hazm kolaylatrdn sylerdi. Zindan bekisi Mavronihalis'i pek severdi. sminin uzunluu telaffuz gl dourduu ve hele sarhoken bir trl doru syleyemedii iin ksaltm, Mavro yapmt. Hep yle arrd. Zindancnn arap imesi yasak olmasna ramen arabm bizzat kendisi temin eder, yalnz kr ktk olmamasn da tembihlerdi. ok kklnde Karacahisar'dan g etmi, nce Yarhisar'a, sonra negl'e ve en sonunda yirmi yl kadar nce Bilecik'e yerlemiti. Hayatndan memnundu. Ancak hi kimseye minnettarlk duymazd. Hayatn kurtaran Trkler mstesna. O gn yine kahvaltsn yapp gijandi. Her sabah birlikte kl talimi yapt kk olu Aleksi'ye seslendi: "Hey, Aleksi!" Aleksi yeni kalkm, giyiniyordu. "Buyur baba." "Klcn al ve gel buraya!" "Geldim baba." Kllarn sivri ucunu bir bezle sardlar. Bir sre glerek birbirlerine baktlar. Sonra ikisi de ciddileti. Bir dman karsndaymlar gibi hazrlanp kllarn ileri uzattlar. Marko Botsaris, TURGUT ALP ? 327 "Haydi!" diyerek olunu tevik etti. Aleksi ise msait bir frsat kollayarak babasnn etrafnda dnyordu. "Hayda bre!" Aleksi atld. Babas yana ekilerek hamleyi kolaylkla savuturdu: "Iskaladn delikanl." "yle ama imdiki zorlu gelecek." "Gelsin hele." Aleksi tekrar atld. Fakat yine aldramad. "Olmad Aleksi." Artk Marko taarruz etmeye hazrlanyordu. Bir delikanl evikliiyle birka kere bacaklarnn stnde yayland: "Kolla! Trk usul saldryorum." Manevralarla klcn dndrmeye balad. Tam o srada kk salonun kaps ald ve eikte hizmeti kz belirdi. Saygyla eilerek, "Efendimiz, biri sizinle grmek istiyor," dedi. Marko klcn indirdi. Aleksi'ye elini uzatt: "Fena deilsin delikanl, ama daha ok alman lazm." Bir gzn krpt: 'Tabii baban gibi yksek mevkilere kmak istiyorsan." Delikanl uzatlan eli sktktan sonra ban eip anlayla glmsedi. Marko Botsaris ona kmas iin bir iaret yaptktan sonra hizmetiye bakmadan sordu: "Sabah sabah kim geldi?" "Bilmiyorum efendim, atl biri, uzaktan geldii muhakkak, belki de Bizans'tan." 328 ? TURGUT ALP Tandklar oktu Bizans'ta. Ama bu sralarda birinin kalkp Bilecik'e gelmesi iin sebep yoktu. yleyse ziyareti baka yerlerden olmalyd. "Hele gelsin bakalm." Hizmeti ekildi. Marko Botsaris stne yldz kabartmalar ilenmi ssl bir sandalyeye oturdu. Hizmetinin yumuak topuk sesine karan sert izme takrtlarn duydu. Gelenin asabi mizal biri olduu anlalyordu. Botsaris yllarca eitli adamlarla yaamann verdii alkanlkla ayak seslerini tahlil etmeyi renmiti. Yumuak, sert, vurucu gibi blmlere ayrr, sahibinin mizacn bulmaya alrd. 'Asabi biri," dedi. "Bir sz yznden adam ldrebilen cinsten." Az sonra adam karsnda duruyordu. Yirmibe yandan ok gstermej'en, uzun boylu, gne yan yzl, pala bykl biri idi. Bizans valyelerine has elbiseler giymiti, ama Bizansllarn aksine vakur ve ciddi bir hali vard. Ayaa kalkp elini uzatt: "Hogeldiniz valye." "Ho grdk kumandan." Hizmetiyi bir gz iaretiyle defettikten sonra misafirini oturttu. Kendisi de karsna geti. "Ziyaretinizi neye borluyum acaba?" Misafir bandan tolgasn karp dizine koydu. Glmsedi: "Epeydir grememitik Botsaris, unutmu olabilirsin." Botsaris iki elini iddetle dizlerine vurdu: TURGUT ALP ? 329 "Hay Allah!" diye bard. "Nasl unutabilirim? Ama o tuha tolga yzn ok kapatyor. Kusura kalma Aykut Bey." Botsaris'in hayatn kurtaran Trklerden biri de Aykut'tu. Osman Gazinin yanndan ayrldktan sonra Turgut Alp ve Saltuk Alp'in peine dm, sora sora Bilecik'e kadar gelmiti. "yisin ya Botsaris?" diye konutu. "yiyim iyi. Tekfurun askerlerinen baka bir ikyetim yok imdilik." "Ne olmu Tekfurun askerlerine?" Botsaris elini bolukta sallad, yzn buruturdu: "Ne olsun istiyorsun daha, adamlar yiyip iip gbek iirmekten te bir ie yaramadklar gibi, kurumlarndan da geilmiyor. alan biz, vuruan biz. a para alan da biz..." "Gbekten yana Tekfurun askerlerinen pek kalr tarafn yok Botsaris, ikyet etmemelisin." Botsaris kahkahalarla gld. ki eliyle gbeini yoklad: "Vaka yle, ama ben yine ikyetiyim. Biroklarnn sand gibi, bendeki gbek almamaktan deil, aksine ok almaktan." Muhatabnn glmsediini fark edince de sanki buna inanmas ok mhimmi gibi ciddiyetle ekledi: "nan ki yle dostum." "nandm, inandm; ok altn biliyorum." Birden hatrlam gibi sordu: "Bizim Turgut Alp buralara uram galiba, hi gzne iliti mi?" Kumandan Marko Botsaris bir sre dnd. Krl sakaln parmayla kartrd: 330 ? TURGUT ALP "unu bir iyice tarif edebilir misin bana?" "Tabii. Hayli uzun boylu, alacak derecede geni omuzlu, uzun siyah sal, geni alnl, dik bal biri. Gzlerine gelince, ben bile ne renk olduunu bilmiyorum. Zira her zaman baka baka renklerle parlar. Teni hafif esmer, yrrken topran titredii zehabna kaplr insan, ok iyi kl kullanr ve ata biner. Okulukta da stne yoktur." Botsaris szn gerisini dinlemedi. Yz aslm, dnceli bir tavr taknmt. "Niin daldn Botsaris?" Elini enesinden ekti: "Yannda sarnca, mavi gzl bir delikanl da var myd yiidim?" "Tamam, Saltuk Alp." "Vay bama!" Aykut imek gibi yerinden frlad: "Ne oldu? Eer balarna bir ey getirmiseniz temizlie nce senden balarm." Botsaris muhtemel bir taarruzu karlamak istiyormu gibi ellerini ileri uzatt. "Yok yok," dedi acele ile, "yanl anlamaynz. lm falan deiller." Aykut tekrar yerine oturdu. Ama sedire ireti ilimiti. Her an frlamaya hazr duruyordu. "Syle, ne oldu yleyse?" "Geen gn yakalandlar." "Ya! Kim yakalad?" Botsaris bir an tereddt etti. Sonra omuzlarn silkti: "Bizim Bakumandan Aristidi Montesk." TURGUT ALP ? 331 Aykut'un gzleri dalm, gitmiti. O andan itibaren arkadalarn nasl kurtaracan dnyordu. Bir mddet byle kaldktan sonra i olsun diye sordu: "Ne zoru vard adamn?" Marko omuzlarn silkti: "Hibir zoru yoktu tabii. Yalnz duyduuma gre, valye Aramis istemi tutulmalarn." "Vay, Aramis burada ha!" "yle duydum. Bugn durumu tahkik edecektim. Ama lzum bile yok. Olum Arastidi'nin subaylarndandr. Yakalayanlar arasnda mutlaka vard. Gidip reneyim." "Git bakalm." Marko Botsaris odadan kt. Aykut yalnz kalmt. Nasl olmutu da Turgut ve Saltuk gibi iki kurt aknc bir tuzaa dmlerdi? Bunu anlamak gt. Birden kapnn almasyla toparland. Eikte Marko durmu glmsyordu. eri girip kapy ekti. Kilitledi. "Geri valye klnda olman dikkati ekmez, ama ne olur ne olmaz yiidim, tedbirde kusur etmemek gerekir." Aykut'un umurunda bile deildi. Ate saan gzlerini adama dikmi, sorgu dolu bakyordu. "Bir ey renebildin mi Botsaris?" "rendim Aykut Bey." "Anlat!" 'Tahmin etmitim zaten, valye Aramis de oradaym. Bakumandan bizzat baskn idare etmi. Arkadalarn, atlan ok yorgun olduu iin yaya imiler.- Birden bastrm bizimkiler. Buna ramen birka asker br dnyay boylam yine de." Aykut dayanamayarak bard: 332 ? TURGUT ALP "Aslan Turgut Alp!" Botsaris korkuyla kapya bakt: "Yerin kula vardr derler yiidim. Bizim hizmetkrlarn da kula hayli deliktir." "Umurumda deil. imdi syle bakalm, arkadalarm nasl kurtaracaz?" Botsaris hayretle bakt: "Kurtarmak m dedin? Zindandan yle mi? Bilecik zindanndan!" Adamn szn kesti: "Anemas Zindan da olsa fark etmez. u kadarn bilirim. Arkadalarm zindandan kurtarlmalarn bekliyor. Hrriyete ak milletizdir biz Botsaris, kapal yerler fazla skc gelir!" "Olabilir, milli nilerinizi takdir ederim. Arkadalarn kurtarmaya gelince..." Aykut'un baklarndan sanki alev sayordu. Botsaris'in gz bebeklerine dikilmiti: "Evet! Devam et kumandan." Botsaris yelkenleri indirdi: "Zor olmakla birlikte olmayacak ey deil. Naslsa zindan kumandan benim. Mavronihalis'i kolaylkla sarho edebileceimi sanyorum." "Kim bu Mavro bilmem ne halis dediin?" "Bizim zindan bekisi. erde kala kala dnya ile ilgisini kesti. Btn zindan bekileri gibi ayyan biri bu da. Varsa yoksa bir ie arap. Babasn bile gzn karpmadan ldrebilir. Tek arap verilsin." "imize yarayacak. Beni zindana gtrebilir misin?" Botsaris dnd: TURGUT ALP ? 333 "Hemen mi?" "Vakit kaybetmek istemiyorum. erdekiler Osman Beyin en iyi aknclar ve yakn arkadalar." "Ya! Bu kadar kymetli olduklar sanmazdm." Aykut adamn ne kadar parac olduunu biliyordu. Bunun iin, 'Tabii o nisbette deerlidirler," diye ilave etti. Botsaris'in yz gld o zaman. "Mamafih seni u kyafetinden karp olumun elbiselerini giydirdiim takdirde, zindana sokabileceimi sanyorum." "Neden bu elbiseleri deil? Bizans valyelerine burada sayg var zannederdim. O yzden bu pis kla burundum." "Olmasna var da zindana inmek yasaklanmtr. Benden bakas kolay giremez oraya. Ancak refakatimde bir subay olursa ses karmazlar." "yi, daha ne bekliyorsun madem?" Marko Botsaris gld: "ok acelecisin yiidim," dedi. "Derler ki acele ie eytan karr." Aykut da gld: "Aldrma, akll dnene kadar deli kpry geer diye de bir sz vardr." Botsaris ban sallad. "O da var ya," diye mrldand. Ayaa kalkt, kapya yrd: "Elbiseleri getirmeye gidiyorum. Olumun haberi bile olsa zarar yok, bana her ynden baldr ve btn yaptklarmn doru olduuna inanr." 334 ? TURGUT ALP Aykut elini sallad. Botsaris odaya dndnde bir boha tayordu. At. inden bir subay elbisesi kard. "Galiba biraz kk gelecek, ama idare edersin artk. imdi bundan iyisini bulmak mmkn deil." Aykut alelacele stndekileri at. Giyindi. Botsaris'in sand kadar kk deildi. Az daha uzun olsayd tpatp uyacakt. yle bir stne bana bakt: "Ksmette bu elbiseleri giymek de varm demek," dedi. "Eh, pek fena olmam hani!" Botsaris iman yanaklarn iirerek gld: "Tpk Bilecikli bir subay oldun yiidim. Madem ki acelen var, alk filan sormuyorum. Peimden gel gidelim." Turgut Alp ile Saltuk Alp ayn hcreye tklmlard. Getirildikleri dakikaden itibaren bir aa bir yukar dolayor, can skntsn hafifletmeye alyorlard. kisi de yeni yeni toparlanmaya balamt. Ba ve omuzlanna inen darbe yerleri hl szlyordu. Zindana kapatldklarna drt gn olmutu. Turgut kapana kslm bir fare gibi hissediyordu kendisini. Ama bunu sylemek istemiyordu. Arkadan mitsizlie drmekte mna yoktu. Nasl kurtulabilirlerdi, onu hesaplyordu. Belki yznc defa gz tepedeki demir parmaklkl kck pencereye gitti. Pencere o kadar kkt ki, bir kedi bile zor sard. yleyken adamlar yine de ilerini salama balamlar, iki demir koymulard. "Allah cezasn versin," diye sylendi. "u pencereye demir parmaklk takmann lemi var myd?" TURGUT ALP ? 335 Saltuk da gzlerini pencereye kaldrd. "Bouna yiidim," dedi. "Parmaklk da olmasa iimizi grmez." "Geniletebilirdik." "Nasl geniletebiliriz? Tavann kalnln grmyor musun? Hem ksak bile ku gibi avlarlar ikimizi de." "Srtma kp bir baksan, bakalm nereleri grnyor." "Herhalde gkyznden baka yer grmmez. Hem srtna da ksam ulaamam." Turgut ban iki yana sallad. "Burada hibir ey yapmadan lmmz bekleyecek deiliz herhalde. Baz teebbslerde bulunalm." Saltuk omuz silkti. 'Teebbse gemek iin hi acelemiz yok, naslsa dnecek bol vaktimiz var. Hem imdiye kadar dnmeyerek o kadar ok i yapk ki, kaza etmemiz lazm." Turgut anlayamad. "Neyi kaza etmemiz lazm?" "Dnmediklerimizi dnmek suretiyle. Yani kazaya kalm dncelerimiz var." Turgut Alp alayl alayl gld. "ok akacsn Saltuk." "Herhalde senin kadar deil, lrken de, ldrrken de aka eden bir insan tanmm, o da sensin!" "Ne yapaym huyum bu." "Onun iin Deliolan derler ya, neyse biz dnmeye bakalm." "Yahu, dnmenin sras m imdi? "Ya! Ne gzel sras hem de. Byle bo zaman zor bulunur hayatta. Balayalm m?" 336 ? TURGUT ALP "Dnmeye ha!" "Elbette. Mesela niin atlarmz atlatrcasna srdmz? Niin attan inip yaya yrdmz? Niin kendimizi'lesiye yorduumuzu..." "Yani yakalanmamz bunlara m bal? "Biraz yle. imdi Aramis gelip iflahmz kesecek. Biliyor musun sana mthi ierliyor, at kuyruunda srkledin diye." Turgut isteksiz bir kahkaha att. "Yalnz o kadar deil," diye devam etti Saltuk. "Meryem bacmz da elinden aldn sanyor. Oysa durum baka trl Nereden bilsin fukara Aramis. Meryem'i seninle evlenecek sanmtr." "Sras m bunlar sylemenin?" "Sras ya, havadan sudan konumak da lazm hayatta. Bizim ise buna hi vaktimiz olmamtr." "Lzumsuz konumaktansa susmay ye tutarm." "Zahir, ben de yle yaparm, ama burada konuacak baka ne var? Kapana ksldk da bunu bir trl kabul edemiyoruz ikimiz de. yi bir durumda deiliz anlayacan. Ho anlamsndr ya, itiraf etmek gcne gidiyor. ki Trk akncs bir soytar valyenin tuzana dsn!" Glmseyerek Turgut'a gz krp. "Ne de kalabalk gelmilerdi ama. Vallahi Osman Gazi o kadar adamla Bilecik'i fethe kar." Turgut, Osman Gazi ismini duyunca bir tuhaf oldu. "Bir ey deil, beyimize kar rezil olduk, grevimizi yzmze bulatrdk. Kurtulsak bile neye yarar? Aramis'i kardk." "Gamlanma dostum, hi tasa etme, hele bir kurtulalm, TURGUT ALP ? 337 Aramis kpei kzn boynuzuna da girse kurtulamaz gayr. Ne yapar yapar, mutlaka tuzaa bastrrz." "Cin gibi herif, ka kere yakaladk, elimizden kat yine de. Acaba buraya kapasalar bir kurtulu yolu bulur muydu?" Bunun iin bir fare kadar klse bile yetmez. Baksana hibir yerde fare delii bile grnmyor. Ho Aramis'in sihirbaz olduundan phelenmeye baladm ya!" Kapnn gcrtyla aldn grnce susmak zorunda kaldlar. Turgut arkadann kulana fsldad: "Adm ettiin geliyor galiba." Saltuk da elinde olmadan gld. St'te bu sz sk sk tekrarlanrd: Kpei anan oma hazrlasn. Kahkahasn g tuttu. Fakat bekledikleri kmad. Gelen Aramis deildi. iman bir kumandanla, zayf uzun boylu bir subayd. Alaca karanlkta yzlerini semek pek mmkn olmuyordu. Ama Turgut, iinden ikisinin yzn de kalplatrmt. kisinin de sansar bakl, hile krtavrl olmalar gerekiyordu. yle ya, madem ki Bilecikli subay idilerv emadem ki hayatta her nlerine kana hile yaparlard. Arkalarnda biri daha duruyordu. Turgut zindancnn bodur bacaklarn grd. Karn kendisinden ilerde idi yine. Elinde bir ie arap tuttuu muhakkakt. de yaklat. En ndeki iman adam gevrek bir kahkaha att: "Ey syleyin bakalm baykular, ne lemdesiniz?" Turgut titredi. Tkrr gibi bard: "Bayku senin gibilerdir aptal, bize Serhad Kartal derler." " Saltuk bu szden sonra mutlaka krbalanacaklarn 338 ? TURGUT ALP umdu, ama byle bir eyin olmadn hayretle grd. Aksine iman adam arkasndaki zindancya dnerek yle dedi: "Bunlar iyi terbiye edilmemi zindancba, gereini sen dn. Zindanda da Trklerin hakaretini duymak istemiyorum." Zindanc homurdand: "Meraklanma, daha yeni olduklar iin ormanlarn sertliini atamamlar, yaknda ehliletiririm." "Bundan eminim Mavro, sen dnyadaki btn zindanclarn en iyisisin. imdi git kulbende ikini rahat rahat yudumla. Ben unlarla biraz dalga geeceim." Zindanc arap iesini kumandannn gz nnde bana dikti. e ie dar kt. iman subay zayf olanna dnd: "Nasl?" diye sordu. Zayf olan hi cevap vermeden Turgut'a yana. Turgut iki adm gerileyerek hazrland. Herhangi bir hcum gelecek olursa karlayacakt. lmeden boyun emeye niyeti yoktu. Naslsa zindanda kalmaysyla lm arasnda fark grmyordu. Hizmetten geri kaldktan sonra, hepsi birdi. Ama bekledii gibi kmad. Zayf subay mrlt halinde: "Naslsn Turgut aam?" diye sordu. Saltuk neredeyse aknlktan yklacakt. Turgut'un ondan aa kalr yan yoktu. kisi ayn anda bu sesi tandlar ve ayn anda tek kelime dudaklarndan frlad: "Aykut!" Marko Botsaris'ten bakas olmayan iman subay kor- kuyla baknd: TURGUT ALP ? 339 "Aman yava," diye ikaz etti. Aykut tamamlad: "Yerin kula vardr, deil mi Botsaris?" Botsaris kulann ardn kad. Korkusu gemiti. Nedense Trklerin arasnda kendisini hep emniyette hissederdi. Umursamaz bir tavrla elini sallad. Siner kovar gibi bir hareket yapt. "Boverin bana canm," dedi, "korkan biriyim." Turgut aknlktan abucak kurtuldu: "Nasl girdin?" diye sordu. Aykut enesiyle Marko Botsaris'i iaret etti: "Dostumuzun sayesinde, paray biraz fazla sever, ama bu ii yalnz bize dostluundan yapyor." Botsaris memnun, ban sallad ve tasdik etti: "nann ki yle yiitlerim." Aykut devam etti: Osman Gazi buralarn durumunu renmek ister. Size bunu haber vermekle grevliyim. Ama..." Saltuk szn gerisini getirdi: "Ama ne yazk ki bizi zindanda buldun ve tebli etmenin manaszln anladn." "Alnma aam, szm bitireyim brak da." "Haydir bitir bakalm." "Sizi zindanda buldum ya, olsun, ben yine grevimi yapyorum. Bakn size Marko Botsaris'i tantraym. Bize baldr. Bilecik'in fethini o da bizim kadar ister." Botsaris tasdik etti: "sa hakk iin isterim!" 340 ? TURGUT ALP "Daha baka adamlarmz da var. Hepsini Bostaris'ten renebilirsiniz." Turgut sordu: "Bu bilgi zindanda da iimize yarayacak m?" Aykut glmsedi. Sevgi ve muhabbetle srtn okad. "Zindanda kalacanz kim syledi? Arslanlar uzun zaman kafeste kalamazlar." "yleyse kurtar da bunlar ondan sonra syle." "Kurtarrken bir aksilik kar diye peinen sylemeyi uygun buldum." "Tamam, habere sevindim. Demek Bilecik bizim olacak? Ondan sonra Bursa ve Bizans... Ah Bizans!" Saltuk da ayn szleri mrldand: "Ah Bizans!" Kalbler boalyordu. Aknclar zindanlara atlabilir, hatta ldrlebilirdi de, ama bu ak libir zaman kalblerin- den sklp alnamazd. Kendilerinden ok Bizans'n fetih gnn dnr, en zayf zamanlannda bununla kuvvet bulurlard. Aykut'un gzleri dalgalanmt: "Evet," dedi. "Bizans gelecek sonra. Belki biz gremeyeceiz, ama mutlaka fethedilecektir. Hadis-i erif bunu yllarca evvelinden mjdelemitir. Tahakkuk edecektir." Botsaris bu inan karsnda titrediini, sendelediini hissetti. Bu adamlar zindanda idiler. Kurtarc olarak gelen arkadalar bir el memleketinde tek bana bulunuyordu. Her zaman yakalanma ihtimali mevcuttu. Hal byle iken Bizans'n fethini kendi hayatlarndan stn tutuyor, kurtuluu unutarak onu hayalliyorlard. "Acele et Aykut Bey," dedi. "Gelebilirler." TURGUT ALP ? 341 Aykut aldrmad: "Evet Turgut aam," dedi. "Sizi kurtaracaz. Belki yarn, belki de bugn." Botsaris'e dnd: "Gelmiken karp gtrsek, ne dersin?" Botsaris dehetle irkildi: "Ne diyorsun yiidim? Bu o kadar kolay m sanrsn? Kapda alt nbeti bekliyor." "ok deil," dedi Turgut. "Siz bana bir kl ve* in." Botsaris kesip att: "Gndz gzyle bu i olmaz bir kere. Kapdan karsak hereyi berbat edebiliriz. Bir yol bulmak gerek." Yol deyince aklna geldi. Alelacele ilave etti: "Buldum galiba. Evet, buldum." Sevinten samalyordu: "Dehlizlerden yararlanacaz. Hani llerin dar karld dehliz. Bir orman var. Yaknda saylr. Yalnz kap anahtar bizim Mavro..." Aykut mdahale etmese daha uzun zaman samalayaca muhakkakt. "Hey Botsaris! Kendine gel, sylediklerinden bir ey anlalmyor." Botsaris toparland: "Haklsn, anlataym, heyecanlandm da birdenbire. Nasl dnemedim imdiye kadar, hayret!" Turgut araya girmek zorunda kald: "Anlat unu," dedi fkeli bir sesle. Birden Mavronihalis'in iri gvdesi kapda belirmiti. Boulur gibi ksryordu. 342 ? TURGUT ALP Botsaris Aykut'u kolundan ekti: "Gel gidelim artk. Evde anlatrm," diye fsldad. Aykut arkadalarna bir kere daha bakt. Belli belirsiz bir el iareti yapt. Kapya yrd. Az sonra ar demir kap gcrtyla tekrar zerlerine kapanyordu. Turgut, "Allah kahretsin," diye bard. "Adamn kem kmnden birey anlamak mmkn olmad." Saltuk da kzyordu. Ama karamsar deildi: "Madem ki Aykut burada, merak edecek bir ey yok. Ne yapar yapar, kurtarr bizi." "Kurtulmak birey deil de, adam anlamamak zoruma gidiyor. Nasl kurtulacam bilmiyorum imdi. Oysa plan zerinde bol bol dnrdm." Saltuk bir sre gezindikten sonra Turgut'un nnde durdu: "Deliolan, zihnini bir yokla bakalm. Zindanda bozulmamsa adamn dehliz, mehliz diye bir eyler gevelediini hatrlayacaksn." "Evet, yle bir eyler sylyordu." "Sonra ormandan filan dem vurdu." "Tamam. Hay aklnla yaa be Saltuk, galiba zindan iinden ormana kan yol var, gizli bir yol." "yle olacak." "Sonra kap anahtarndan bahsedip bir isim syledi. Anahtar kimde dersin?" "Byle yerlerin anahtar ya zindan kumandannda olur veya zindancbanda. Kumandanda olmadna gre zindancdadr muhakkak." "Haklsn galiba, bu hususta hayli tecrbe sahibi oldun." TURGUT ALP ? 343 "Ee, bu kanc zindana giriim, kolay m?" Kilidin iinde bir anahtar dndn duyunca balarn evirdiler. Arkadalarnn tekrar dnmesi mmknd. mit prl prl kalblerinde, hrriyet yol yol. Ama uzun srmedi. ki arkadan da gayet iyi tand histerik bir kahkaha slak talarn yosunlarna yapt. Turgut'un yumruklan kendiliinden skld. Nefret isim oldu, dudaklarndan dkld: "Aramis!" Yannda Bakumandan Aristidi Montesk de vard. Bir mddet eikte dikildikten sonra topuklarn vura vura yaklatlar. Tepedeki pencereden ieri dolan gn nda Saltuk Aramis'in topalladn fark etti. Turgut'u drtt: "Adam berbat ettin deliolan," diye fsldad. Aramis geldi, iki akncnn tam nnde durdu. Kollarn muzaffer bir kumandann azametiyle gsnde kavuturdu. Tkrr gibi, "Sabahlar hayr getirsin delikanllar," dedi. ki arkada cevap verince kt bir ey syleyeceklerini bildiklerinen susmay tercih ettiler. Ama, Aramis alay etmeyi iyiden iyiye kafasna koymu bulunuyordu. "Ne o lam fareleri, dilinizi mi yuttunuz?" Turgut'un bacaklar daha beter gerildi. fkeden gzleri kvlcmlar sat. Sa bacan sr'atle kaldrarak Aramis'in diz kapana iddetli bir tekme kard: "Al sana soytarlar valyesi!" "Aaaah!" Feryat duvardan duvara toslad, yankland, sonra snd. Koumalar oldu. Nereden kt belli olmayan on kadar asker iki mahkumun etrafn sard. Her taraflarna kllar dayand. Bakumandan Aristidi valyenin d344 ? TURGUT ALP mekte olduunu grnce seirtti. Pek tabii bir ey yapyormu gibi koluna girdi. Ayakta tutmaya alt. Aramis'in yz acdan burumutu. Gs bir krk gibi inip kalkyordu. "Cannza okuyacam sizin. Zevklenmek iin ldrmeyeceim. lm bir kurtulu olur nk. Srndreceim. Sonra da keyfim ekince ellerimle boacam." Turgut'un kasklarna doru bir tekme sallad. Ama o kadar halsizdi ki tekmesi yar yola kadar bile ulaamamt. ki arkada sessizce bakp durumlarnn ktlne ramen glmekten kendilerini alamadlar. Aramis pis pis srtyordu: "mitli grnyorsunuz. nk az evvel buraya gelen hain Marko Botsaris ile arkadanz sizi kurtarmay taahht ettiler. Beni enayi mi sanyorsunuz hey!" Turgut sendeledi. Demek arkadan yakalamlard. Azndan gayr-i ihtiyari: "Eyvah!" sayhas kt. Ama arabuk toparland. Talam gibi dimdik durdu. "Bir ie arapla zindancy kandrabileceini sanm gafil Botsaris. Oysa zindanc nereden fazla para alrsa o tarafa alr. yi bir insan aslnda. Belki vaktinde durumdan haberdar olmasam kandracaklard. imdi ise..." Yzndeki srtk daha da geniledi: "kisi de cezasn bulmak iin zindanda. Size iki dostunuzu misafir getirdik anlayacanz, zaman zaman grtrrm, eski hatralardan bahsedersiniz." Bunlar syledikten sonra bir tekme daha yememek iin gerilemeyi uygun buldu. Halbuki Turgut'un byle bir niyeti yoktu. mitsizlii yenmiti. Ate saan gzleri hl eski parlklnda ve yrtclnda idi. TURGUT ALP ? 345 "Ne kadar irkin bir insan olduunun farknda msn Aramis," dedi skunetle. "Kumandan da oyunlarna alet ettin. Tekfur duyunca herhalde ho karlamayacaktr bunu." Kumandan omuzlarn silkti. Aramis'e bakt. Konumak isteyemen bir hali vard. Durumdan memnun deilmi gi- bi idi. Aramis yere tkrd: "Ben valye Aramis olaym da Tekfuru izdiim yola sokamayaym, mmkn deil. Sen Saltuk Bey, bouna mitlenip baknma, etrafndaki askerlerin Tekfurlarla ilgileri yok. Para veriyorum onlara." Saltuk dilerini skarak Turgut'a bakt. Sanki harekete gemesi iin emir vermesini bekliyordu. Turgut bunu sezinlediinden elini kaldrp durmasn iaret etti. Ama bu kadarlk bir hareket bile askerleri tahrike yetmiti. Belinin orta yerine bir tekme indi. Turgut'un yz acyla buruurken Saltuk artk dayanamad: "Savulun bre!" diye bard gibi askerlerin stne atld. Birkan yere ykt. Ama kalabalk ve silahl idiler. Bir kl tersi Saltuk'u safd etmeye yetti. Bandan kanlar akarak yere serildi. Turgut manzaray grmemek iin baklarn baka tarafa evirdi. Aramis yznde hep ayn intikam srt oldu halde, gzn krpmadan bakyordu. Turgut Alp ne yana baksa, onun sansara benzeyen yzn, ylannkini andran gzlerini gryordu. Yine de pervaszd, minnetsizdi. Oysa Aramis ayaklarna kapanp af dilemesini ne kadar istiyordu. 346 ? TURGUT ALP "Sersem," diye dilerinin arasndan fsldad. "Grmyor musun halini? Avucumdasn ite. Btn kuvvetin, efsanevi cesaretin ark yok oldu. Hereyinle bana aitsin." fke ile ayan yere vurdu: "Artk neyine gveniyorsun? stersem seni paralayabilirim. Anlyor musun, paralayabilirim istersem." "yleyse ne bekliyorsun?" Aramis bir kahkahadan sonra cevap verdi: "nk lmnn abucak olmasn istemiyorum. Seni atmn kuyruuna takp hisardan hisara gezdireceim." Turgut karsndakini rperten bir bak frlatt: "Hani Harmankaya'da seni srklediim gibi mi?" Aramis daha fazla kendisini tutamad. Parman Turgut'un yzne dikerek bard: "Ykn yere!" Turgut Alp yumruklarn skt. Artk gznde hayan bir kymeti yoktu. Yalnz bir ey dnyordu. unlardan birkan kendisiyle birlikte gtrmeliydi. Yarasa hl tedavi olmu deildi. htimal, kolay hareket etmesini engelleyecek, belki yeniden kanamaya balayacakt, ama olsun. Acs ne kadar ok olursa o kadar fazla kzacak ve daha azimle dvecekti. Bacaklarn gerdi. Gzlerine o ine ucu gibi prlt gelip oturdu. "Gelin bakalm domuzlar," diye bard. "Gelin hele!" Askerler duraladlar. Aramis bile tereddte dt. Acaba bunca asker bir silahsz Trk akncsn ykmak iin yeterli mi idi? Sonra gz yerde yatan Saltuk Alp'a takld. Cesaretlendi. Madem ki onu ykabilmilerdi, pekala bunu da ykabilirlerdi. Emrini tekrarlad: TURGUT ALP ? 347 "Ykn dedim!" Askerler aresiz harekete getiler. Kllarn uzattlar. Gen aknc hazrd. En yakmdakinin karnna bir tekme gmd. O yere derken havaya srad. Sanda bulunan askerin enesine bir yumruk sallad. Aristidi aval aval bakyordu. Byle srayan bir insan hi grmemiti. Aramis ise dilerini gcrdatyor, "Ykn, ykn!" diye durmadan baryordu. Turgut Alp birkan kendisiyle birlikte gtrmeyi kararlatrmt bir kere. iddetli ataklar yapyor, yaknma kimseyi yaklatarmyordu. "Sana benimle elenme frsat vermeyeceim Aramis." Aramis Turgut'u ykmann kolay olmadn zaten biliyordu. En iyisi daha da rezil olmadan askerleri alp kmakt. Zaten Aristidi mzmzlanmaya balamt: "valye, ben bu askerleri sokakta bulmadm." 'Tamam, tamam," dedi Aramis, "syle de geri ekilsinler. Kapy iyice kapasnlar." Aristidi kapya yrrken gerekli emri verdi. Az sonra askerler de hcreden km bulunuyorlard. Kap gcrdayarak stlerine kapanmcaya kadar Turgut tetikte bekledi. Sonra arkadann bana kt. Saltuk inliyordu. Bandan alnna doru ince bir erit halinde kan szyordu. Ama bu yeni bir yara deildi. Saltuk'un kapanmak zere olan eski yaras kapanmt. Ban dizine dayad. Gmleinin yeninden bir para yrtt. Arkadann kann temizledikten sona yaray gzelce sard. Beklemeye balad. Yarm saate varmadan Saltuk gzlerini aarak arkadana glmsedi. Turgut sevinle sordu: "Bireyin yok ya?" 348 ? TURGUT ALP Halsiz bir sesle cevap verdi: "Yok." Sonra baklarn dolatrd: "akallar srs ne oldu?" Turgut glmsedi: "Hisselerine deni aldktan sonra daldlar." "Yani?" "Bover. Biraz dvtk. ki askeri srkleyerek gtr- mek zorunda kaldlar." Saltuk btn halsizliine ramen gld: "Yamansn deliolan. Bouna sana yetimeye alrz, bam bakasn sen. Ulalamayacak kadar byk bir kahramansn." Turgut Alp kzardn hissetti. Arkadann sarl ban okad: "Aldrma," dedi. "Sen beni gnlnde bytmsn." Birden gzleri dald. Badireyi savuturduklarna gre hi deilse bir mddet daha rahat kalacaklar demekti. Aramis bu sefer, beyz kiilik bir kuvvetle mi gelecekti? Zindana tktktan sonra bile korkutamad yiitlere acaba ne yapacakt? Aykut'u hatrlad. Kendilerini kurtarmaya alrken yakalanmt. Hi de iyi bir haber deildi bu. Kurtulu mitleri de snm oluyordu bylece. Aramis, dorusu eytann ta kendisi idi. Nereden haber alm, nasl farkna varmt? Aykut, mutlaka hisara girdii andan itibaren gzetlenmeye balanmt. "Ah u Aramis yok mu?" diyerek dilerini gcrdatt. Hrsndan dudaklarn srarak kanatt. Saltuk dncelerini bld: TURGUT ALP ? 349 "Acaba Aramis yalan m syledi dersin?" diye sordu. Kendisine bir teselli arad belli idi. u sualinin ne kadar tutarsz olduunu bilmiyor deildi. Turgut ban iki yana sallad: "mknsz bu," dedi. "Aramis yakalatt onlar. Nasl yapt bilmiyorum henz, ama yakalatt ite." Bir sre dnd. "imdi Aykut da yakalandna gre kendi bamzn aresine bakmak zorundayz." Gzleri alkanlkla tepedeki pencereye bakt. mitsizce bakt. Buraya bakmamak elde deildi. Tek k giren yerdi oras. Ikla birlikte dardaki hayat da getiriyordu zindana. "Biraz daha bycek olsayd ya!" diye mrldand. Kapnn ortasnda kk bir delik vard. Zindanc oradan ta gibi kuru bir ekmek kn atard bazan. Bazan da bir testi su uzatrd. Yine zindancnn ba delikte belirdi. Pis pis srtyordu. Saltuk onu grnce kusacak gibi oldu. "u herifin ban koparasm geliyor billahi. Bir elime geirsem..." Turgut'un yz birden aydnland: "Dur hele," diye fsldad. "Aklma birey geldi." Zindancnn ekilmesini bekledikten sonra szlerine devam etti: "u zindancy bir ieri alabilsek mesele kalmayacak galiba." Saltuk hayretle sordu: "Ne olacak? Sen de onu dvmek istiyorsun galiba benim gibi." 350 ? TURGUT ALP "Mesele o deil. Zindancy tongaya bastrabilirsek geidin anahtarn ele geirebiliriz. Tabii geidin yerini de syletebiliriz ona." Saltuk dnd, sonra ban sallad: "mitsizlik insana hereyi yaptrr," dedi. "Hele bir deneyelim." Zindancba Mavronihalis tekrar kulbesine dnm, arap imeye oturmutu. Marko Botsaris'i ele verdii iin biraz mteessirdi. Zindana her geliinde bir ie arap getiren byle bir kumandan imkn yok bir daha ele geiremeyecekti. Ama Aramis'in teklif ettii iki kese altn da yabana atlr cinsten deildi. Yine de kalbi szlyordu ite. Buna mni olmak ister gibi gsn yumruklad. arap iesine san di o zaman. Krktk sarho olup hereyi unutmak, sarho felsefesiyle en iyi yoldu. Dndn de yapt. Drdnc ienin dibi grnd zaman burnunun ucunu gremeyecek kadar sarhotu. Ayaa kalkt. Sallana sallana gezinmeye balad. Ama kk odada ancak iki tur atabildi. ncsnde aya dolat, boylu boyunca yere kapakland. "Allah belasn versin!" diye homurdand. Hcrelerin birinden banmalar geliyordu. Kulak kabartt. Sarhotu, ama iitme hassasn kaybetmi deildi. Sandelyeye tutunarak doruldu. Kapya kadar gidip durdu. Sesler iyiden iyiye artmt. Sarsak admlarla hcreyi kestirmek istiyordu. Niyeti sarho olmadn kendi kendisine ispatlamakd. Sa elinin ahadet parman akana dayad: "Tamam," dedi kendi kendisine. "Trk aknclar birbirlerini yemeye balad galiba." Duvara tutundu. Hcre kapsna yaklat. TURGUT ALP ? 351 ikisinin dalatn greceini sanyordu. Tecrbeleriyle biliyordu ki, mitsizlie den insanlar sonunda birbirlerini ldrr. Kapya varmt. Ban kk delie yanatrp bard: "Ne oluyor be?" Saltuk yerde kvranyor, Turgut yan banda baryordu. "Ne olur yardm ediniz, arkadam lmek zere." Byle bir manzara ile karlaacan ummayan Mavronihalis aknlkla sordu: "Ne oldu?" Turgut adamn krktk olduunu, peltek peltek konumasndan anlamt. Bundan istifade etmeliydi. "Arkadam lmek zere. Az nce buradan kan askerler onu kt ekilde yaraladlar." Zindanc kavga srasnda kulbesinde arap imekle megul bulunduu iin farknda olmam, sadece iki askerin srklenerek karldn grmt. Grmt, ama ne olduunu merak bile etmemiti. Herhalde fenalk geirmi olacak diye aklndan geirmiti. Akncnn lmek zere bulunmas onu pek zmedi, ama Bakumandan Aristidi'ye hesap vermek vard sonunda. Mutlaka derisini yzdr, saman doldurturdu. Emin olmak iin sordu: "Ne oldu arkadana?" "Zaten yaral idi. Yarasnn stne kl tersi vurdular. ok fena durumda. Ne olur, bir cerrah arn." Zindandakilere bakan bir cerrah vard geri, ama o biraz paral mahkumlar iindi. Bunlarn metelii olmadna yemin edebilirdi. 352 ? TURGUT ALP "Dur hele, nce bir bakaym." Turgut ancak kedisini iyi tanyanlarn fark edebilecei ekilde glmsedi. Kapnn almasna ilgi duymam gibi arkadayla megul grnd. Zindanc paytak admlar atarak sallana sallana geldi. Birka kere dme tehlikesi geirdikten sonra nihayet iki arkadan yanna diz kt. "Hani yaras?" Turgut seri bir hareketle kolunu zindancnn boynuna geirip skt. Mavronihalis'in gzlerinde imekler akt. Bir tuzaa drldn anlad. Boaz ylesine sklyordu ki, baramad. Yalnz baz homurtular kt genzinden. Saltuk da bir srayta yerinden frlad. Koup kapy kapad. Tekrar yerine dnd. Turgut dier eliyle zindancmn belindeki enli palay ekip almt. Adamn boazna dayad, kolunu ekti. "Syle bakalm imdi zindancba, gizli geidin anahtar sende deil mi?" Mavronihalis bir anda sarholuktan syrlm, hayatnn tehlikete olduunu farkedecek kadar kendine gelmiti. Ama yine aval aval bakt. Turgut Alp klc adamn grtlana bir para bastrp hafife aa ekti. Keskin elik, deriyi delerek kanatt. Zindanc ac ile yzn buruturdu. Turgut, "Bu, akln bana devirmene yardmc olur kelleciba," dedi. "Soruma cevap vermezsen bizim lmmz gzlerinle gremeyeceksin. nk o zamana kadar cesedin oktan soumu olacak." Zindancba iin akaya gelir yan olmadn anlam- t. Anlamtr ama vakit kazanmak istiyordu. Belki zindann nnden biri geer de halini grr, diye dnyordu. TURGUT ALP ? 353 Ama ksa zamanda dndnn ne kadar sama olduunu anlad. Hele bu saatte zindana kimse girmezdi. Vakit akama yaklam bulunuyordu nk. Kumandan tayin edilinceye kadar zindan sadece nbetilerin ve kendisinin elinde kalacakt. Nbetiler de hibir zaman bu taraflara gemediine gre. Ban ne doru sallamak istedi. Niyeti syleyeceini ifade etmekti, ama yapamad. Keskin kl o kadar yaknnda idi enesine demiti. "Pekala," dedi. "Anahtar kulbemde. Gelin de vereyim." Turgut Alp delici baklarn adamn gz bebeklerinden ayrmyordu. "Doru sylediin muhakkak," dedi. "nk senin durumunda olan bir kimsenin yalan sylemesi aklszla delildir." Ve ikinci bir sual sordu: "Gizli geidin kaps nerede?" Adam bir anda tereddt etti. Kl ikinci defa derisini kanatp ac verince hemen gevedi: "O da kulbemde," diye konutu. ki arkada tereddt etmeden adam dar srklediler. "Yr yleyse, bize kapy a ki gidelim. lerimiz var, burada daha fazla duramayacaz. Pis farelerinle ba baa kal yine." Bu adamlar kat takdirde bann uuralacam ok iyi biliyordu. Onun iin fareleriyle tekrar ba baa kalaca ihtimal d idi. ylesine de yaama arzusuyla doluydu ki. Aramis'in verdii iki kese altn bile haklayamadan lmek manasz geliyordu ona. Bir an duralad. Ama Turgut hi vakit kaybetmek istemiyordu. 354 ? TURGUT ALP Klcyla srtna drtt: "Acelem var, delikanl, teredddn sras deil." birden kulbeye girdiler. Zindanc Mavronihalis hi konumadan kendisine yatak vazifesi gren ay postunu kaldrd. Altndan byk bir anahtar kard. Duvarda asl duran ikinci ay postunu indirdi. Bir demir kap meydana kt. Anahtar kilide sokup'evirdi. "Nereye kyor bu gizli geit?" diye sordu Turgut. Zindanc, "Ormana," dedi. "Nbeti filan var m?" "Yok." "Eminsin, deil mi?" Cevap vermedi. ki arkada baktlar, Turgut bir iaret verdi: "Bala kollarm." Saltuk kuan zd, Mavro'nun ellerini ardna balad. "Tamam, Turgut. Azn da balayaym m?" "Yok, istemez. Onu da birlikte gtryoruz. Eer geidin sonunda nbeti varsa nce zindanc lecek." "Anladm," dedi Mavro. "Ama endieniz bo. Nbeti braklmaz oraya. Kocaman bir kap var yalnz. Bu anahtarla alr." "Hangi anahtarla?" "Elindeki anahtar." "Yine de gtreceiz seni, zindanclara gvenim yok." Birden hatrladlar. Aykut ve Marko Botsaris de zindanda bulunuyorlard. Sorunca zindanc nazlanmad. Onlar da kurtardlar. TURGUT ALP ? 355 Mavronihalis'i ortalarna aldlar ve gizli geide girdiler. Bu karanlk dehliz ayn zamanda bir mit idi. Ertesi gn Tekfur konanda byk bir ziyafet vard. Bu ziyafet hem dne bir balang olacak, hem de Osman Gazinin durumunu tekrar tesbite vesile olacakt. Bu yzden halktan kimse arlmamt. Kumandanlar, tekfurlar ve baz ileri gelen valyeler hazr bulunuyordu. Osman Gaziye kurduklar komplonun tamamen gizli tutulaca hakknda and imiler, kiliseye gidip sa'nn tasviri nnde yemin etmilerdi. Elence erkenden balad. arap su gibi akyor, nadide yiyecekler sofray sslyordu. Yarhisar Tekfuru Nikefor ile Bilecik Tekfuru da orada idiler. Harmankaya'da yarm kalan konumalarn tamamlyorlard. Sz sras kendisine gelince negl Tekfuru adamakall memnun oldu. Bilecik Tekfurunun laf gezdirip gezdirip nianls Holofira'ya getirmesinden bkmt. stekle doruldu. Bilecik Tekfuru'na bakp glmsedi. "Dostumuz Bilecik Tekfurunun heyecann mazur gryoruz. Ne de olsa arkadamz Nikefor'un gzel kz Holofira'y alma saadetine erimenin heyecan iindeler." Szn burasnda Bilecik Tekfuru bir kahkaha att. Sonra doruldu. Alklayanlar bayla selamlayarak kadehini sonuna kadar boaltt. Sylemek iin bir sz aradn sezen negl Tekfuru acele ile devam etti: "Arkadamzn demek istediini yle zetlemek mmkndr: Osman Gazi Bilecik'e davet edilecek ve orada ca- n alnacak. Ben bundan sonras iin konumak istiyorum. Osman Gazi ldkten sonra elbette Kay aireti basz kalacak deildir. Kardei Gndz Beyin eline geecek 356 ? TURGUT ALP bir airetten bamzn belasn alrz ancak. En iyi yol daha nceleri de sylediim gibi Dndar Beyin baa geirilmesidir. Aksi halde btn emekler boa gidecektir." Aramis kede duruyor ve kumandan Aristidi ile konuu yordu. ki Trk akncsn esir ettiklerini henz Tekfura sylemi deillerdi. Nasl karlayacan bilmediklerinden acele etmiyorlard. Dn arifesinde, Osman Gazinin itimadn sarsacak hareketlerden phesiz kanmak isteyecekti. Nasl yapmal da onu kafese koymal idiler? stne kafa patlattklar in Tekfurun konumasnn tek kelimesni bile duymuyor, sadece dinler grnyorlar ve fakat sk sk birbirlerinin kulana bireyler fsldyorlard. Aramis Tekfurun ok neeli bir annda bunu sylemek istiyor, Aristidi itiraz ediyordu. Ne olursa olsun Tekfur bu habere kzacakt. Aramis yine eytan zeksm gsterdi. Birden Aristidi'nin kulana eildi: "Buldum," dedi. "Syle." "Git, iki akncy doru buraya getir ve konuulanlar gizlice dinlerken yakaladm syle." "Ya serbest brakrsa." Aramis gld: "Mmkn deil. O ii bana brak sen. Tekfuru yle bir doldururum ki." Aristidi istemeye istemeye kt. ki akncy bu odaya ka askerle getirebileceini dnyordu. valye Aramis elindeki arap kupasn birka yudumla boaltt, yava admlarla Bilecik Tekfuruna yaklat. Bir sandalye ekip yanna iliti. TURGUT ALP ? 357 Tekfurlarn Aramis'e olan itimatlar Harmankaya olayndan sonra hayli azalmt, ama bunu belli etmek istemiyorlard. Hilede stne adam olmadn hereye ramen kabul etmek zorunda idiler. Sonra Bizans'ta kuvvetli dostlar vard. Bir tekfuru isterse devirebileceim ve yerine geebileceini her zaman ekinmeden sylerdi. Tabii tekfurlar da bu palavralara inanrlard. Bilecik Tekfuru valyeye birey sylemesi gerektiini dnd. steksizce bakt. "Naslsn valye?" Aramis dudaklarn patlatrcasna srtt: "Hrmetkrmzm aziz tekfurum, emrinizdeyim." Tekfur da glmsedi: 'Teekkr ederim." negl Tekfuru konumasn srdryordu. Ama Aramis'in btn dikkati kapya evrilmi olduu iin baz krk dkk kelimelerden baka birey duyduu yoktu. Nihayet kapda Arisdi'nin belirdiini grnce derin bir nefes ald. Ama Arisdi'nin yannda kimsecikler yoktu. Acaba esirleri niin getirmemiti? Mutlaka tekfurlardan ekiniyor olacakt budala. Sert bir hareketle doruldu. Hemen Bakumandann yanna vard. O terini kurulamakla meguld. krcasna sordu: "Aptal, nerede esirler?" Aristidi tek kelime ile karlk verdi: "Kamlar!" "Nee?" Aramis'e oda dnyormu gibi geldi. Bir an iin her ta 358 ? TURGUT ALP raf karard. ekiller birbirine girdi. Birisinin koluna girip kapya srklediini hissetti. Bir sesin, "Hastaland galiba!" dediini sordu. Bir baka sesin, "Zaten son gnlerde iyice bitik zavall," diye acdnn farkna vard. Etraf besbeter karard. Kendisinden geti. Gkyz kara bulutlarla kaplyd. Bir saattir srekli yamur yayordu. Karacahisar sokaklarnda yer yer glckler meydana gelmi, yer yer sel olmutu. Osman Bej' ikindi namazna camiye gitmi, yamur bastrnca orada kalmt. Kilimlerin stne bada kurmutu gazilerle birlikte. eyh Edebali anlatyor, herkes onu dinliyordu. Bir haberci ka geldi. Osman Gaziye sokularak kulana bireyler syledi. Osman Gazi ban sallamakla yetindi, konumay blmemek iin sesini karmad. eyh Edebali, Airet Reisinin bir ii ktn anlayarak konumasn ksa bir dua ile balad. Hl yamur yayordu, ama Osman Bey kalkm, kapya ynelmiti. Herhalde mhim bir haber vard. Akakoca'ya, "Arkadalara syle, bizim eve gelsinler," dedi. "Meclisimiz olacak." Akakoca herkese ksa zamanda emri ulatrd Meclis yeleri Osman Beyin evine gittiler. ou slanmt, ama aldrdklar yoktu. Ocak yanyordu, karsna ktler. Beklemeye baladlar. Birazdan Osman Bey de kageldi. Yannda Harmankaya Tekfuru Kse Mihal vard. Meclistekilerin yz aydnland. "Mihal Bey dostumuz Karacahisar' ok zlemi ki bu TURGUT ALP ? 359 havada km gelmi," diye konutu Osman Bey. "Hepinizi kucaklamak istiyor." Kse Mihal'in sevinci gzlerinden aikre okunuyordu. "Billah dorudur," dedi. "Hepinizi kucaklamak istiyorum. yle zlemiim ki." Sra Turgut Alp'a gelince kulana fsldad. "Zindandan kaman Aramis'in neredeyse yreine indirecekti, habersiz kn ok dokundu ona." "imdi ne yapyor?" "Derdini unutmak iin kendini araba verdi, krktk oluyor. Yarhisar Tekfuru ile de aray at stelik, Tekfur kzn vermekten cayd." "Oh, olmu kerataya!" Herkes oturdu. Osman Gazi Mihal Beye dnd: "Anlat bakalm Mihal Bey, herhalde bunca yolu Turgut'a bir eyler fsldamak iin tepmedin." "ok dikkatlisin beyim." "Ne var ne yok, tekfurlar rahatlar m bari?" "Pek saylmaz beyim." "Niin? Bak biz yerimizden bile kprdamyoruz, gaziler neredeyse beni balarndan atacak, onlan bo tutuyorum diye kzyorlar." Mihal Bey rahatszlkla kmldad: "Beyim." "Syle Mihal Bey." 'Tekfurlar gn nce bir toplant yap Bilecik'te." "Kimler bulundu?" "Aa yukar hepsi. negl Tekfuru, Yarhisar Tekfuru, Lefke Tekfuru, Eskiehir Beyi ve hatta Bursa Beyinin bir temsilcisi." 360 ? TURGUT ALP "Bu sefer ii ok geni tutular, sen de aralarnda var miydin?" "Evet beyim, aralarnda idim." Osman Gazi glmsedi. "Eh, anlat yleyse, ne konutunuz?" Mihal'in yz burutu, kusacak gibi oldu: "ren beyim, ok iren!" "Nedir iren olan?" "Halleri, tavrlar, konumalar..." "Konumalarn renelim de biz de irenelim Mihal Bey!" "Sizin haliknzda beyim. Bilecik Tekfurunun dnne davet edip ldrmek isterler." Osman Beyin dudaklar gerildi, tuhaf bir tebessm belirdi: "Dn ne zaman?" "Bu ayn sonunda beyim." Bileini tuttu: "Gitmeyin ne olur, Osman Bey." Osman Bey bu riyasz adama kran ve sevgiyle bakt. Ban sallad: "Endielenme Mihal Bey." "Gitmeyeceksiniz deil mi?" "Henz bir davet gelmedi, gelirse gitmemezlik yapmam. Kay airetinin anna yakmaz byle ey." "Ne diyorsunuz beyim, dn srf sizin iin tertip olarak kullanacaklar desem yeri var. Byle yere gidilir mi?" Osman Bey iyice glmeye balam: TURGUT ALP ? 361 "Gidilir dostum, gidilir. Hem yle bir rahatlkla gidilir ki, bir de bakarsn, Bilecik bizim olmu." Gzlerini Turgut Alp'in stne mhlad: "Bilecik bizim olmu," diye tekrarlad bir daha. Mihal Bey armt, bir tuzaa bile bile girmeyi akl almyordu. "Ama beyim..." Osman Gazi bir el hareketiyle szn kesti: "Bize bunu haber vermekle byk hizmet ettin Mihal Bey, artk tuzaktan haberdarz. Haberdar olduumuz bir tuzaa dmemiz olsa olsa ahmaklmzdan tr olur. Ahmak olmadmza gre." Mihal Bey son bir k yapt: "ok kalabalk olacaklar beyim, btn tekfurlar seme askerleriyle dne gelecek." Osman Gazi Mihal Beyin elini tutup skt: "Aldrma," dedi. Arkadalarna dnd: "Gaziler, Mihal Beyi duydunuz hepiniz, tekfurlar bir kere daha aleyhimize ittifak ederler. Airetimizi dnyadan silmek iin birleirler. Ama bu ittifaka Bilecik Tekfuru nasl girer, anlamyorum. ylikten baka ne yaptk biz ona? Domani'e karken arlklarmz kalesinde brakrdk, dnmzde birok hediyeler verirdik. Bize dost grnd, karde grnd, sonra tuttu, ardmzda kuyu amaya geti. Kahpelik bunlarn kanlarnda m, canlarnda m, bilmiyorum. Ama bildiim tek ey var: Allah'n izniyle kazdklar kuyuya kendileri decek. Her zamanki gibi. imdilik kendinizi savaa hazr tutun." "Biz her zaman hazrz beyim, emir bekliyoruz." 362 ? TURGUT ALP Konuan Turgut'tu, yine dayanamamt. "Sen hazrsn deliolan," dedi Osman Bey glmseyerek. "Arkadalarn da senin gibi hazr. Acaba eski dos- tun Aramis de hazr m? Unutma, yakalamaya gittin, yakalandn, basan her zaman tam deildir. Tedbirde kusur etmemek lazm. Nbetiler arttnlsm. Dalabilirsiniz." Kse Mihal da kalkt. Osman Bey dirseinden tutup tekrar oturttu onu: "Sen kal Mihal Bey, konuacaklarmz var." Gaziler oday boalttktan sonra karlkl oturdular. Yanlarnda kimse yoktu. Osman Bey hemen konuya girdi: "Tekfurlar ittifak ederler, bizi dnlerine arp yok etme hevesine kaplrlar, seni de aralarna alrlar, bilmezler mi ki haberi bize ulatrrsn, dostumuzsun?" Mihal Bey gld: "Beyim," dedi. "Benim Kse Mihal'dan baka Kurnaz Mihal diye bir ismim daha var. Onlann yannda iken o kadar onlardan olurum ki, phelenmek akllanna bile gelmez. Hem hl Hristiyan oluumdan da cesaret alrlar. Aramis bana itimadn caiz olmamas gerektiini ok syledi ya, kimseye dinletemedi. Vaka Mihal Osman Beye dosttur ama, asl bizdendir dediler." Osman Bey bir mddet dnd, sonra birdenbire sordu: "Dn hisar dnda bir yerde yaptnnak mmkn m acaba Mihal Bey, aklk yerde daha rahat hareket edebilirim." Mihal Bey hereye ramen endieli idi: "Beyim, gitmeseniz nasl olur?" TURGUT ALP ? 363 Osman Bey kalarn att: "Bak a Mihal," dedi. "Gitmesem olmaz. lm mukadderse eer, kzn boynuzunda da insana eriir. Bazlar lp, bazlar kalsayd lm o zaman korkun olurdu. Byk tehlikeleri gze alamayanlar byk iler baaramazlar." Mihal Beyin gzleri yaard, ellerine sarld, pt. "Beyim." Sesi kalbinin en derin yerinden kopup geliyordu. "Artk dayanamayacam beyim, dininize girmek istiyorum." Osman Beyin gzleri parlad, derin bir haz dolutu iine. Ne zamandr Mihal'dan bu sz bekliyordu. Kucaklad: "yi bir karar verdin Mihal Bey, Allah mbarek etsin." 364 ? TURGUT ALP YEDNC BOLUM Osman Beyle Mihal Beyin bu konumalarnn stnden daha gn gemiti ki, beklenen Bilecik elileri kageldi. Osman Gaziye Bilecik Tekfurunun mektubunu takdim ettiler. Hediyelerini nne ydlar. Osman Gazi hediyelere gz ucuyla bile bakmad. Mektubu at, okumas iin eyh Edebali'ye uzatt. Bilecik Tekfuru, Osman Beyi imdiye kadar grlmemi kelimelerle meth sena ediyor, varlyla dnn ereflendirmesini istiyordu. Sonuna kadar mektubu dinledi, elilerce mnas belirsiz derin izgiler peydahland yznde: "Tekfurunuza syleyiniz," dedi. "Yaknda elilerimiz Bilecik'e gelecekler, cevabm bildirecekler. Nazik davetine ok memnun oldum, teekkr ederim." Abdurrahman'a elileri huzurundan almas iin bir iaret verdi. Sonra da yalnz kalmak istediini syledi. Uzun uzun dnd, her ihtimali inceden inceye hesaplad, sonunda yle bir plan yapt: st tentenelerle kapal arabalara krk seme yiit yerletirerek, Bilecik'e gtrecekti. Domani'e her knda byle davrand iin phelenmezlerdi. TURGUT ALP ? 365 Dn hisar dnda akrpnar denen yerde yaptrmaya alacakt. Bunda yzde yz muvafffak olacan sanyordu. Herhalde tekfurlar kendisini ldrmek iin dnn ilerlemi bir saatini seerlerdi. Onlar harekete gemeden davranr, yannda bulunduraca gz pek yirmi yiitle canlarna okurdu. Tabii bu arada yz kadar dilaveri de dn yerine yakn bir yere saklayacakt. Kendisi dn yerindekileri safd ederken, hisarda kalacak kadn elbisesi giymi krk yiit de kolaylkla hisar ele geirecekti. Naslsa herkes dnde olacandan hisardaki birka nbeti fazla mukavemet edemezdi. Bunlar tasarladktan sonra arkadalarn toplad. Fikrini at. Mukabil fikirlerini rendi. Sonra, "Biliyorum, tehlikeli bir oyuna giriyoruz," dedi. "Geri dnmeme ihtimali de vardr. Ama bilinmelidir ki tehlikeyi alt etmenin tek aresi tehlikeye atlmaktr. Bu dn iyi bir frsattr. Bilecik rahatlkla bizim olabilir. Bu yzden tehlikeye atlmak zorundayz. Allah ahidimizdir; kendimiz iin hibir ey istemiyoruz ve keni zevkimiz yoluna gazilerimizi tehlikenin kucana atmyoruz; herey Hak rzas kazanmak iin yaplyor, bu uurda alyoruz, siz de, biz de. Allah bizimle olacaktr." Gld: "Zaten bilirim, tehlikenin mevcut olmad iler sizler iin cazip deildir." Turgut Alp'a bakyordu. Turgut ban sallayarak tasdik et. Osman Bey Abdurrahman'a dnd: "Yanma Hasan Alp'i ve Samsa avu'u alarak yarn erkenden Bilecik'e gideceksin. Tekfur'a dn akrpnarinda yapmasn syleyeceksin. Yalnz hisara girmeden 366 ? TURGUT ALP nce akrpnar denen yerde geni bir keif yap. Yaknnda bir yere yz kadar dilaver brakmak gerekli. okluk olacaklar. Dne yirmi dilaverden fazla gidersek dikkati ekeriz. Yirmi kii de bir sr kefereye kar azlk saylr. Bir karklk kardktan sonra stmze ekeceiz, yz arkadamzn sakl bulunduu yere doru gtreceiz. Bu arada birimiz gidip krk kardeimize hakerete gemelerini syleyecek." Derin bir nefes ald: "Hepsi bu kadar," dedi. "Sormak istediiniz bir ey var m arkadalar?" Turgut atld: "Bejam, madem ki bir harekta giriiyoruz. Bilecik'ten sonra yle negl'e doru uzansak olmaz m?" "Belki," dedi Osman Bey. "Onu sonra kararlatrrz. imdi hedef dalmamal, nce Bilecik." "nce Bilecik," diye bardlar derinden,, istekli. "Bir dakika," dedi Abdurrahman. "Yarhisar Tekfuru Nikefor bir hafta ncesinden deta kaleyi boaltt. Kzlarn ve kendisini korusunlar diye askerin ounu yanna ald. Derim ki, arada Yarhisar' da becersek. znik kadar salam deildir." Osman Beyin gzleri alev alev yand: "Sahi," dedi. yz asker gnderecekti Yarhisar'a. Gizlenecekler ve dn gecesi saldracaklard. Bir tala iki ku. Ertesi sabah Abdurrahman Gazi yanmdakilerle yola dt. nce akrpnar'nda bir keif yapt. Btn girdisini ktsn hafzasna kazd. Arkadalarna bir zafer iareti yapt: TURGUT ALP ? 367 "Fevkalde elverili yer buras," dedi. Orada ilerini bitirince hisara gittiler. Tekfur konana vardklarnda vakit akama yaklayordu. Tekfur hemen huzuruna ald. Bir imparatorun elileri gibi iltifatlarla karlad. phelenmemeleri iin elinden geleni yapt. "Asilzadelerim, safalar getirdiniz. Osman Beyin arkadalar bizim de arkadalarmzdr. Biz Osman Beyi ok severiz, karde gibiyizdir. Beni hi krmazlar, sa olsunlar. Domani'ten her dnlerinde bir sr nevale verirler. Biz de elimizden geldiince faydal olmaya alyoruz, biliyorsunuz." Abdurrahman sz syleme vakti geldiine hkmetti: "Sa olunuz Tekfur hazretleri, Beyimiz size kar hususi bir sevgi ve sayg ile doludur, bunu her zaman tekrarlar. Ltufiarmz unutmaz. Hele Domani'e karken arlklarmz burada muhafaza etmenizden minnet duyuyor- lar. imdi de bir ricalar var. Dnden hemen sonra Domani'e kmak isterler, biliyorsunuz yayla vakti geldi. Hisarda bunaldk, alknzdr yaylacla." "Evet, biliyorum." "Msaade ederseniz, her zamanki gibi arlklarn yine hisarnzda brakmak ister." Tekfur hi phelenmedi: "Ne demek, sz m olur? Osman Bey hisarmz kendi hisar bilmeli, evimiz onun evi saylr, her zaman bamzn stnde yeri var." Bunca kalabalk szden Abdurrahman arlklar hisarda brakabilecekleri neticesini karp rahatlad: "Saolunuz Tekfur hazretleri," dedi. "Osman Bey bu habere ok sevinecek. Bir istirham daha var." "Emretsinler." 368 ? TURGUT ALP "Biz gebe milletizdir, vaka imdi bir hisar iinde otururuz, ama zlemimiz daima gkyznn altnda uzanan duvarsz tabian sinesidir. Biz u hisarlar, evleri tabiatn gvdesine alm yaralar gibi grrz. Osman Bey der ki, Tekfur ltfetseler, bu hissimizi gz nne alsalar da dn bir aklk yerde yapsalar. akrpnan denen bir souk pmarbaun namn ok duyarz, mnasip derse dn orada yaplsn." Tekfur birka saniye dnd. Dn meydanlk yerde yapmak kendisi iin de iyi idi. Daha rahatlkla Osman Beyin ban drebilirlerdi. Bir aksilik bile olsa hi deilse Trk dilaverleri hisarn dnda bulunacakt, bylece daha emniyetli idi. "Hibir mahzuru yok bizce," dedi. "akrpnan ok mnasip." "Ayn zamanda Osman Bey dnden hemen sonra Domani yoluna dmek ister. Bylece bir daha hisara dnme zahmetine de katlanmayacak. akrpnan yolumuzun stnde zaten." Tekfurun aklna yatt bu: "yi dnm," dedi. "Dorusu vakit harcamak istemez hi." Abdunahman Gazi istediklerini koparmt, artk burada kalmasna lzum yoktu. zin isteyip Tekfurun yanndan aynld. Gece sabaha kadar atn atlatrcasma srd ve mjdeyi Osman Beye ulatrd. Herey hazrd. Sabah erkenden atlar stleri tentenelerle rtlm arabalara kouldu. Krk seme yiit, kadn klna sokularak ilerine yerletirildi. Bunlan Akakoca kumanda edecekti. Osman Gazi son talimat verdi: TURGUT ALP ? 369 "akrpnan'ndan bir haberci karacaz. Haberi alr almaz entarilerinizin altndaki kllan ektiiniz gibi nbetilerin stne atlacaksnz. erde asker namna kimse kalmayacak sanrm. iniz kolay olacak. Allah sizinle bile olsun. Greyim seni, ak verme. Gaziler sakallarn iyice kapasnlar, tentenelerin aralndan balarn kat'iyyen uzatmasnlar." "Merak buyurmaynz beyim. Haberinizi drt gzle bekleyeceim." Sonra akrpnar'na yakn bir dnemece siperlenecek yz yiit ayrd. Kumandanln Hasan Alp'a verdi. "yice saklanacaksnz. Kffar o canibe ekeceiz. stlerine ullanacaksnz. Dikkatli olunuz." "Bize gvenin beyim." "Gvenmeseydim bu ie zaten girmezdim, gnln pek tut, Allah'a sn." Peine yirmi dilaver takt. Gne Karacahisar'm dou kulelerini strken hisar kapsn terk ettiler. ki gn sonra Bilecik'e ancak varabildiler. Hayli ar hareket ediyorlard. Getikleri her yeri dikkatle inceliyor, dmann buralara asker yerletirme aklll gsterip gstermedim aratryorlard. Ama hibir emare yoktu. Tekfurlar plann baaryla sonulanacana ylesine inanyorlard ki, byle bir tedbiri akllarna bile getirmemilerdi. Hisara girileri gz kamatrc oldu. Arkalarna taklarak lgnca alklayan kalabalk, konan nne kadar geldi. Orada Trkleri aralarna aldlar, sanki konaa girmelerini istemiyor gibi idiler. Hep yanlarnda kalsn hep seyretsinlerdi. Halk kendisine elence aryordu galiba. Orhan Beyin gzleri konam pencerelerine kayd. Birden irkildi, Turgut Alp'i drtt: 370 ? TURGUT ALP 'Turgut, bak!" "Halk, deil mi Orhan Bey? Babana ne kadar yaknlk duyuyorlar, eminim, ellerinde olsa hisann anahtarlann takdim ederler." "Onu demiyorum, konan orta penceresine bak." Turgut bakt ve bir zamanlar Harmankaya'daki konan penceresinde grd yz tand: "Grdm Orhan Bey, o da sana bakyor." "Bana m? Tanmyor bile." "Yanlyorsun." "Birey mi biliyorsun Turgut Gazi?" Turgut manal manal glmsedi: "Sen syle bakalm, bu kz sevdin mi?" Orhan Bey ban indirdi: "Yalandan grm bile deilim." "Bak, mendil sallyor sana." Holofira pencereden mendil sallyordu. Orhan Bey gremiyordu, ama gzlerinde ya damlalan vard. Birazdan hkra hkra alayarak arkasnda duran ablas Hanofer'e sanld: "Ablacm, sen kendini hilekr valye Aramis'e varmaktan kurtardn, ama ben ne olacam?" Salarn okad kardeinin: "zme kendini kuzucuum, harap etme byle, kaderin nnde en kuvvetli zrhlar bile paralanr, bizim kalbimiz nedir ki dayansn?" 'Tekfurun kars olmak istemiyorum, o iko domuza varamam, anlyor musun?" "Anlyorum yavrum, hele sabret, gn domadan neler doar." TURGUT ALP ? 371 Gzleri parlad Holoflra'nn: "Bir mit belirtisi var m abla?" Hanofer ban baka yana evirdi. Hibir mit belirtisi yoktu. O ataszn geliigzel sylemiti. Buna ramen, "Olabilir," dedi. Holofira tekrar pencereye dnd zaman artk Trk kafilesi meydanda deildi. Konaa girmilerdi. Sadece stleri rtl ak araba duruyordu. Hkra hkra alamaya balad. Dn alay gelin arabasn ortasna alarak akrpnan'na gitti. Osman Bey ve arkadalar iin ayr bir sofra kurulmutu. ki iilen yerde oturmayacan bildiklerinden, bylesini uygun grmlerdi. Tekfurlar bu saatleri Osman Beyin son saatleri olarak gryor, arzusunu daha belirtmeden kefetmeye alyor, ona gre davranyorlard. Aramis ortalarda falan gzkmemeyi shhati bakmndan uygun bulmutu. Biliyordu ki Turgut Alp'la bir karlarsa Trk akncs ne yapar yapar, Harmankaya'dairinden beter bir duruma sokard. Bir aac kendisine siper etmi, gzetliyordu. Tekfurlarn kurduu tuzaktan haberdard geri, ama aksaksz ileyeceine inanmyordu. Osman Bey gibi bir adam byle kuzu kuzu kendisini kurdun azna atmazd. Herhalde buraya gelirken baz ihtimalleri hesap etmemezlik yapmamt. Trkleri btn tekfurlardan daha iyi tanyordu. Hkmn de ona gre veriyordu. Turgut Alp bir ara Aramis'i grr gibi oldu ya, fazia stnde durmad. Beyini korumak iin dikkatini seferber etmiti. Aramisle uraacak vakti yoktu. 372 ? TURGUT ALP Daima Osman Beyin karsnda, onu hep grebilecei bir yerde idi. Gelin arabas hemen arkasnda duruyordu. Holofira ile ablas arabann iinde idiler. Davetlilerin karsna karlacaklar saati birlikte bekliyorlard. Turgut Alp bireye dikkat etmiti. Sofraya hizmet eden bol, beyaz elbiseli adamlar herhalde hizmetkrdan baka hereye benziyorlard. Bunlarn entari altnda kl tadklarndan yzde yz emindi. Baz salaklar ikide bir alkanlkla ellerini bellerine gtryor, entarilerinin dna taan kabarkl yokluyorlard. Osman Gazi ile bir ara gz gze gelince baklaryla iaret etmekten kendisini alamad. Osman Gazi ban sallayarak grdn belirtti. Yarhisar Tekfuru Trk aknclarna gzleri taklnca neesini kaybediyordu. yle dimdik, heykel gibi durular, delici baklar houna gitmemiti. Damadnn kulana birka kere fsldad: "Acaba hibir eyden haberleri olmadndan emin misin?" Bilecik Tekfuru teminat stne teminat veriyordu: "Bouna telalanmaynz, biraz sonra herey halledilmi olacaktr." Vakit geceyarsna geliyordu. akrpmar'n her yan rengrenk kt fenerle donatlmt. Ay gkyznde tepsi yuvarlaklnda ve prl prld. Yemek fasl bitmek zere idi. Turgut dikkat kesilmiti. nk tekfurlarn kpr kpr kprdandklarn, hizmetkr klna girmi soytarlarna ka gz iaretleri yapmaya baladklarn gryordu. Bunlardan birinin Osman Gaziye yaklatn, ardna getiini fark etti. Adamn eli, entarisinin kabarklnda idi. Turgut Alp birka admda yanna gitti: TURGUT ALP ? 373 "Bir ey istedin arslanm?" Adam karsnda Turgut'u grnce nereden ktn anlayamad, afallad: "ey... ben... arap verecektim de!" "yle miii? Osman Beye arap ha!" iddetli bir tokat btn grltlerin stnde saklad. Adam yere yuvarland, entarisi syrld ve kl meydana kt. Turgut bir ekite klcn ald. nce Osman Beye gsterdi, sonra aknlkla bakman tekfurlarn nne frlatt. Bilecik Tekfuru hem akn, hem bitkin sylendi: "Ne demek oluyor?" Osman Bey ar ar doruldu, byklarn svazlad: "Asl bu soruyu ben sormak isterim Tekfur hazretleri," dedi. "Hizmetinin entarisi altna kl kyor. Gerekten ne demek oluyor bu?" Hemen birey uydurmas lazmd, uydurdu da: "Efendim, sizi korumalar iin, dmanlarmz var... on- lardan korumalar iin..." Osman Bey hiddetle grledi: "Beni benden olanlar korur, sizin koruyuculuunuzu isteyen olmad." Klcn syrd, masann stne k: "Yallah arslanlar!" diye naray bast. Yirmi Trk silahoru vaktin geldiini anladlar, tekfurlarn bulunduu masaya yrdler. Adamlar can korkusuna dm, kendilerini korumay bile akl edemiyorlard. Neden sonra toparlandlar. Bilecik Tekfuru geri srad, askerlerine doru bard: 374 ? TURGUT ALP "Gebertin hepsini!" "Gelsene," diye takld Turgut. Orhan Beyin yannda idi. Etrafa duyurmamaya alarak yle dedi: "Gelin arabas emrinde Orhan Bey." Orhan Bey vurua vurua gelin arabasna yaklat. Turgut gz ucuyla onu takip ediyordu. Birinin ardna gemeye altn grnce bard: "Arkana dikkat Orhan Bey!" Orhan Bey imek gibi dnd, eildi, adamn karnna doru klcn uzatt: "Al!" Yol almt. Arabaya atlad. Bereket atlar kouluydu. Dizginleri kavrad gibi, dehledi Karacahisar yoluna. Bilecik Tekfuru bu hareketini grd: "Gelini gtryorlar!" diye brd. "Atm getirin sersemler." Fakat Turgut Alp be arkadayla yolunu kesti: "Acele etme Tekfur hazretleri, nce benimle hesapla." "Gebereceksin aptal, ekil yolumdan!" "O senin fikrin, bana sorarsan lmeye niyetim yok." Kl akrtlar dn alanm bir anda sava meydanna evirmiti. Biraz nce sarho naralarnn yankland yerlerde, imdi iniltiler vard. Osman Beyin sesi nlad: "Targal!" "Buyur beyim." "Doru hisara. Haberi ulatr!" "Emredersin beyim." TURGUT ALP ? 375 Targal bir ata atlad gibi drtnala kaldrd. Ardndan ok yetiemezdi. Tekfurlar bu emrin mnasn anlayamadlar. Yalnz Aramis tuhaf tuhaf gld. Kimseye grnmeden atna bindi. Lefke Tekfuru bu dvten bir kazanc olmayacan dnd. On adamyla gelmiti, bo yere niin telef edecekti. "Lefkeliler!" diye bard. "Geriye ekilin." Peinden de negl Tekfuru ayn eyi yapt. Bir ekilme balad, ama yalnz Lefkeliler ve neglller deil, cann kurtarmak isteyen herkes. Tam bir bozgun. Yarhisar Tekfuru Nikefor sesinin elverdii nisbette brtler karyordu: "Dalmayn, dalmayn. Kzlarm, kzlarm gtryorlar." Aa bozgun girmiti bir kere, duraca yoktu. akrpnar'n: terk eden, hisarn yolunu tutuyordu. Yalnz yz kadar Yarhisar askeri ile bir o kadar Bilecik askeri sava terk etmedi. Bilecikliler Tekfurun zen surette besledii muhafzlard. Dierlerini Bakumandan Aristidi peine takm, mehul bir istikamete gtrmt. Tekfura kar duyduu intikam hissini tatmin iin tam vaktini bulmutu ya! Osman Bey, adamlarnn atlanmalarn emretti. Atlar uzakta deildi. Bir nbetinin nezaretinde dyorlard. Birer birer emri yerine getiren Trk di'averleri atlandlar. Osman Gazinin yeni bir emri yapraklarn arasndan ykseldi: "lm dnemecine doru eriiii!" lm dnemeci dedii yer yz Trk dilaverinin saklan376 ? TURGUT ALP d yerdi. Bu ismi Osman Bey bulmutu. Vurua vurua gerilediler. Biraz sonra dman istenilen yere ekilmiti. Osman Bey adamakll rahatlad: "Davrann kaplanlarm, Allaaah!" Yeni bir gayret, taze bir cesaretle imekler gibi aktlar. Aalarn arasndan frladlar, gibi dmann stne dtler. "Vur ha!" "Vur yiidim, vur!" "Vur aam, vur koum, vur ceylanm!" Tekfur Nikefor durumun giderek ktletiini grnce mitsizlie kapld, bocalad. Can pazar kurulmutu burada, kurtulmak talihe kalmt. Tereddt yalnz Nikefor'a deil, herkese hkimdi. Askerler bir angarya i yapyormu gibi kl sallyordu. steksizce, korka korka hem de. Nikefor cann kurtarmak iin kamas gerektiini dnd. Kimseye sezdirmeden ekildi, ormana dald. Birazdan etraf aarm olacakt. Dier tekfurlar acaba nerede idiler? Damadndan baka kimse kalmam myd? Yoksa o da m kamt? Hayr, Bilecik Tekfuru henz kamamt, daha hazrla- nyordu. Birden aklna gelen bir ihtimalle rpermi, Osman Gazinin Targal'a verdii emri hatrlayarak tepeden trnaa titremiti. Yoksa Osman Bey bir miktar askerle kaleyi mi bastrmt arkalarndan? Fazla dnmeye vakit yoktu. Holofra'nn da, Nikefor'un da Allah belasn versindi. O imdi kalesini kurtarmann peinden komalyd. "Bilecik askerleri, geriye!" emrini verdi. TURGUT ALP ? 377 il yavrusu gibi daldlar. Nikefor sesi duyunca, "Alak!" diye hrlad. Olduka hzl barmt, yanbanda bir ses duydu: "Gemi olsun Tekfur hazretleri." Dizleri titremeye durdu: "Ha!" "Korkmayn; benim, Aramis!" Rahatlad: "Sen misin Aramis? Sen misin sevgili dostum? Bu fecaati da m grecektim?" "Daha bunun gibi nice hallere deceiz Tekfur hazretleri, Trkleri kuvvetle yenemediimiz gibi, hile ile de yenemiyoruz." Dilerini skt: "Nianlm Prenses Meri'yi karmlard bir zamanlar, imdi de kzlarn karyorlar. Ama beni en ok zen nedir biliyor musunuz, Tekfur hazretleri?" "Kzlarm karm olmalar." "Hayr." "Askerlerimin yenilmesi." "Deil." "Benim fareler gibi saklanmam!" Aramis ban iki yana sallad: "Ih!" Nikefor hiddetlendi: "Sylesene be adam!" "Madem ki istiyorsunuz, syleyeyim. Hisarnza dnnce onu Trklerin elinde bulacaksnz." Nikefor nerede olduunu unutarak Aramis'in yakasna sarld, alabildiine sarst, avaz ktmca bard: 378 ? TURGUT ALP "Yalan!" Keke barmasayd, bu ses hayli uzaktan duyulabilirdi. Ama bunu dnebilecek halde deildi imdi: "Yalan... yalan... yalan..." diye baryordu st ste, deli gibi olmutu. Aramis ise aksine, sakindi. nce kzn nianlayp, sonra vermekten cayan Nikefor'dan intikamm diledii gibi alyordu. "Maalesef doru," dedi. 'Temenni ederim, ge kalm ol- mayasmz. Hemen hisarnza dnnz. Bu arada sakn Bilecik'e filan urayaym demeyiniz. nk Bilecik Trklerin elinde u anda." "Ne diyorsun Aramis? Olamaz..." "imdiye kadar Trkler nice olmazlar olur yaptlar, unutmaynz Tekfur hazretleri." Aramis cin gibi herifti. Osman Gazinin Targal'a verdii emri duyunca kukulanm, delikanly takip etmiti. Bilecik hisarna gittiini, Osman Beyin ismini vererek nbetiye kapy atrdn grm, az sonra da ierden kl akrtlar, barmalar, kfrler geldiini duymutu. Dorusu zerre kadar ztrap hissetmemi, atnn ban evirdii gibi, dudaklarnda o mabut tebessm olduu halde akrpmarina dnmt. Meydanda cesetlerden yarallardan baka kimseyi bulamaynca da ormana srmt an. Bir yandan da dnyordu. Osman Bey kaleye nasl adam sokmutu? Bulmakta da gecikmedi. st tentenelerle kapl arabalar ona hereyi aklkla anlatyordu. Sonra Yarhisar' hatrlamt Aramis. Tekfur Nikefor orada kaleyi mdafaa edecek kadar bir kuvvet brakm olamazd, biliyordu ki btn tekfurlar nce kendi canlarTURGUTALP ? 379 n emniyete almak isterlerdi. Herhalde Osman Bey bu ahmaklann korkaklndan istifade edecek, bir yandan Bilecik'i, br yandan Yarhisar' ele geirecekti. Nikefor'un aptallna inand kadar, iin byle cereyan edeceine inanyordu. Trkleri olduka iyi tanmt uzun yllardr. Ama Nikefor bir gecede bu kadar iin stesinden gelinebileceine akl erdiremiyordu ite. "Olamaz... olamaz... imknsz.." diye tekrar edip duruyordu. Oysa olup biteni bir bilseydi. Aramis hakl idi. Trk dilaverleri bu tarafta Bilecik'i, o tarafta Yarhisar' kolayca ele geirmi, en yksek burca sanca ekmilerdi. Sancaklar seher yelinin frklerine kendini kaptrm, nazl kvrak dalgalanyorlard. Her iki hisarda da! Tekfur Nikefor'un konuacak hali yoktu. Bitmi, tkenmiti. Beynine sanki bir kurt girmi, yiyor, yiyor, yiyordu. Ba atlayacak gibi idi. Kl sesleri de giderek seyrelmeye balam. Osmanoullan ilerini bitirmiler, son kalntlar temizlemekle meguldler. Turgut Alp'in kahkahalan sk sk Aramis'le Tekfurun gizlendikleri sk allar yalayarak geiyor, tan yeri yava yava aanyordu. Aramis onu bes beter etmekte beis grmedi, naslsa kendisi mahvolmutu. Tekfurlann da mahvolduklarn grmesi, tek tesellisi oluyordu. Sahte bir muhabbetle Nikefor'un elini bulup tuttu: 'Talihsizlik bununla bitmeyecek Tekfur hazretleri," diye devam etti. 'Trkler bu sefer de negl'e yklenecekler. Artk buralann topraklan arasna katmak istiyorlar, her taraflan Rumlarla sarl olduu halde yaamalannm ok zor olduunu kabul ediyorlar, Osman Bey mthi bir kumandan. Onu ok yakndan grdm ve tandm. Dnya380 ? TURGUT ALP da bir emsali daha yok. Aireti devlet yapacak, devleti imparatorluk yapacak. mrmz yeterse Osmanoullannn yakn bir gelecekte hudutlarn nerelere kadar vardracaklann greceiz." "Sus Aramis!" "Gerekleri duymaktan niin korkuyorsunuz Tekfur hazretleri? Bizans'mzn temelleri bile sallanyor artk. Bizans imparatorluu htiyarlamtr, yllardr enerjisini tketmitir. Elbette gen ellerde genlemeye muhtatr." Tekfur dalmt. Gzlerinden yalar boalyordu. Birka damlas Aramis'in eline damlad. Kalbini sevin sard. Koskoca Tekfuru alatm ya sonunda. "Alyorsunu Tekfur hazretleri." "Alyor muyum? Farknda deilim. Ne yaptm bilecek hal mi kald bende." Bileini skt: "Btn bunlan biliyordum madem, bizi daha nce neden haberdar etmedin?" "Bu tabii neticedir, Tekfur hazretleri, mni olmak bizim elimizden gelmez." "Ya, demek yle..." Tekfur elini beline att: "Demek mni olmak elimizde deil, yle mi, neden?" "nk tarih byle yazyor. Sefahate den lkeler ker, bandakiler erir." "Ne olursa olsun bize bildirecektin." "Hayr Nikefor, bu benim bileceim itir." Nikefor hanerini sezdirmeden karmaya muvaffak oldu. "yleyse al!" TURGUT ALP ? 381 Hanerini sapna kadar Aramis'in brne gmd. Aramis srt st dnd. Gzleri aknlkla ald. Birey sylemek istedi, ama muvaffak olamad. Haner cierini paralamt. Feryat etmeye bile zaman bulamad. Azndan hrltlar dkld, sonra kan geldi. Ba yana dt. lmt. Nikefor ayaa kalkt. Meydanda sadece birka le kalmt. Kendisinden baka canl varlk grnmyordu. Mecalsizdi. Admlarn zorlukla srklyordu. Birka kere decek gibi oldu. Kendisini tuttu. Kuvvetini toplamak iin bekledi. Aramis'in cesedine doru bir tkrk at: "Dnyadan bir mikrop daha temizlendi," diye mrldand. Ar ar tepeye doru yrmeye balad. Osman Gazi adamlarn alarak Karacahisar'a dnd. Hemen kuvvetli bir ordu hazrlamaya koyuldu. Niyeti negl' sca scana zaptetmekti. Kumandan olarak Turgut Alp'i dnyordu. Hemen o gece ard: 'Turgut," dedi. "Hemen hazrlan. negl stne gideceksin." Turgut artk oturmaya frsat bulamayacan anlad. Gecesi gndz serhau boylarnda geecekti. Seviniyordu. Aradn ancak bulmutu. Bundan sonra Kay aireti sr'atle byyecek, Bizans hudutlarna dayanacakt. Osman Bey Nikefor'un kz Holofira'y olu Orhan Beye nikahlad. Gen kz Mslman oldu ve Nilfer adn ald. Rumeli'ye geen Sleyman Paa bu kadndan domutur. 382 ? TURGUT ALP Bursa ovasndan geen "Odiyses" aynn stne bir kpr yaptrmtr. Bu ay bugn Nilfer ay ismiyle anlmaktadr. Turgut Alp daha uzun yllar yaad. negl' fethetti ve orann muhafz kumandanln yapt. Yarhisar ve Yeniehir'in fethinde bulundu. Bursa'nm alnmasnda Orhan Beye byk yardmlar dokundu. Kse Mihal ise hisarn Osman Beye teslim etti. Trk dilaverlerine katld. Mihal Kozes ismini brakp Abdullah Mihal ismini ald. Osman Beyden sonra Orhan Beye de hizmet etti, adn Osmanl Devletinin temel tana yazdrd. Hepsine rahmet. Dndar Bey ise muhakeme edildi. Yaptklarn itiraf etti. Vazgeeceine dair yemin etmesi istenince bundan kand. Mahkeme heyeti Dndar Beyin okla vurulup ldrlmesine karar verdi. Hkm infaz edildi. -SON-
MOST POPULAR MATERIALS FROM MATEMATIK 11
MOST POPULAR MATERIALS FROM MATEMATIK
MOST POPULAR MATERIALS FROM Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi