Atatu00fcrk u0130lkeleri ve u0130nku0131lap Tarihi...

This preview shows page 1 out of 419 pages.

Unformatted text preview: 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ I 1/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I PROF. DR. CEZMİ ERASLAN PROF. DR. ALİ FUAT ÖRENÇ PROF. DR. MUSTAFA BUDAK DOÇ. DR. FATİH MEHMET SANCAKTAR DR. ÖĞR. ÜYESİ NİLÜFER ERDEM DOÇ. DR. ABDURRAHMAN BOZKURT DR. ÖĞR. ÜYESİ RAMAZAN ERHAN GÜLLÜ PROF. DR. ARZU TERZİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ 2/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I İçindekiler 1. Osmanlı Devleti’nin Gerileme Dönemi Ve Yenileşme Çabaları Giriş 1.1. Osmanlı’nın Buhran Yılları: Duraklama Dönemi 1.2. Osmanlı’da Gerileme Dönemi Ve Islahat Girişimleri 1.3. Osmanlı Modernleşmesinde Dönüm Noktası: Sultan Iıı. Selim Ve Nizam-I Cedit Reformları 1.4. Sultan Iı. Mahmut Dönemi Reformları Bölüm Özeti? Ünite Soruları 2. Tanzimat’tan Meşrutiyet’e Osmanlı Devleti (1839-1876) Giriş 2.1. 1839 Tanzimat Fermanı’nın İlanı Ve Önemi 2.2. Tanzimat Dönemi Sosyal Ve Ekonomik Reformları 2.3. Tanzimat Dönemi Siyasi Olayları 2.4. Osmanlı Müslim-Gayrimüslim İlişkilerinde Yeni Dönem: 1856 Islahat Fermanı’nın İlanı Ve Önemi 2.5. Islahat Fermanı’na Tepkiler 3/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I 2.6. Tanzimat’ın Son Evresi: Sultan Abdülaziz Dönemi Ve Reformları (1861-1876) 2.7. Sultan Abdülaziz Dönemi Reformları 2.8. Sultan Abdülaziz’in Darbe İle Tahtan İndirilmesi Ve V. Murat’ın Kısa Saltanatı Bölüm Özeti Ünite Soruları 3. I. Meşrutiyet Dönemi Gelişmeleri Giriş 3.1. I. Meşrutiyet’in İlânı Ve İlk Yazılı Anayasa 3.2. Balkanlarda Ayaklanmalar – 93 (1877-1878) Harbi 3.3. Savaş Esnasında Müslüman Türk Nüfusun Kayıpları Ve Yaşanan Acılar 3.4. Stratejik Toprakların Kaybı (kıbrıs, Mısır Ve Tunus) 3.5. Bulgaristan’ın Doğu Rumeli’yi İlhakı 3.6. Osmanlı Devleti’nin Ekonomik Bağımsızlığını Kaybedişi (duyun-I Umumiye) 3.7. I. Meşrutiyet Dönemi Fikir Akımları 3.8. I. Meşrutiyet Döneminde Eğitim Ve Kültür Politikaları 3.9. I. Meşrutiyet Döneminde Jön Türk Muhalefeti Bölüm Özeti Ünite Soruları 4/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I 4. Iı. Meşrutiyet Dönemi Giriş 4.1. Iı. Meşrutiyetin İlanı Ve Tepkiler 4.2. Iı. Meşrutiyet Döneminde Siyasi Yaşam 4.3. Iı. Meşrutiyet Dönemi Dış Politikada Yaşanan Gelişmeler 4.4. Iı. Meşrutiyet Döneminde Sosyal, Siyasal Ve Ekonomi Alanında Atılan Adımlar Bölüm Özeti Ünite Soruları 5. Avrupa’daki Gelişmeler Ve Osmanlı Devleti Giriş 5.1. Sanayi İnkılabı İle Birlikte Yaşanan Teknolojik Gelişmeler 5.2. 19. Yüzyıl Sonlarında Yaşanan Askeri Gelişmeler 5.3. Milliyetçilik Fikrinin Yeniden Yorumlanması 5.4. Birinci Dünya Savaşı Öncesi Avrupalı Devletlerin Sömürgecilik Faaliyetleri 5.5. Rusya İle Almanya’nın Yükselişi Ve Bloklaşmalar 5.6. Osmanlı Devleti’nin Yalnızlıktan Kurtulma Arayışları Bölüm Özeti Ünite Soruları 6. Birinci Dünya Savaşı’nda Türkiye 5/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Giriş 6.1. Osmanlı Devleti’nin Genel Durumu Ve İttifak Arayışları 6.2. Şartların Zorladığı İttifak: Türkiye- Almanya 6.3. Birinci Dünya Savaşı’nın Çıkışı 6.4. Savaşta Cepheler 6.5. Cephelerin Genişlemesi 6.6. Savaş Sırasında Osmanlı Devleti’ni Paylaşma Projeleri Bölüm Özeti Ünite Soruları 7. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Ermeni Meselesi 7.1. Osmanlı Ermenilerinin Sosyal Ve Hukuki Durumları 7.2. Osmanlı Diplomasisinde Ermeni Sorununun Ortaya Çıkışı 7.3. Ermeni Komitelerinin Kurulması 7.4. İlk Ayaklanmalar Ve Silahlı İsyan Hareketleri 7.5. Iı. Meşrutiyet Döneminde Ermeniler 7.6. Birinci Dünya Savaşı Sırasında Ermeni Sorunu 7.7. Mondros Mütarekesi Sonrası Ermeniler Ve Ermeni Sorunu Bölüm Özeti Ünite Soruları 8. Türk Milletinin Uluslararası Camia İle İmtihanı: Mondros Mütarekesi Ve Uygulaması 6/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Giriş 8.1. Osmanlı Devleti’ni Mütareke İstemeye İten Şartlar 8.2. Wilson Prensipleri 8.3. Mondros Mütarekesi’ne Gidecek Heyetin Oluşturulması Ve Görüşmeler 8.4. Mondros Mütarekesi 8.5. Osmanlı Hanedan Ve Üst Düzey Devlet Ricalinin Galiplere Bakışları 8.6. İstanbul’un Fiilen İşgali 8.7. İşgal Yönetiminde İstanbul’da Hayat, Sığınmacılar 8.8. Mütareke Hükümlerinin Türkiye Genelinde Uygulanması, Tepkiler Bölüm Özeti Ünite Soruları 9. Milli Teşkilatlanma Ve Kongreler Giriş 9.1. Mondros Mütarekesi Ve Uygulanması 9.2. Millî Teşkilatlanma Çabaları: Müdafaa-İ Hukuk Ve Redd-İ İlhak Cemiyetlerinin Kurulması 9.3. Millî Mücadele’nin Başlaması: Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a Çıkışı 9.4. Kongreler 9.5. Amasya Protokolleri 9.6. Son Osmanlı Mebusan Meclisi Ve Misak-I Millî Bölüm Özeti 7/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I 10. İhsan-I Şahane’den Savaş Yöneten Meclise: I. Tbmm’nin Yapısı Ve Çalışmaları Giriş 10.1. I. Meşrutiyet Döneminde Meclisin Pozisyonu 10.2. Atatürk Düşüncesinde Millî Egemenlik Ve Meclis 10.3. Çölden Çıkarılan Bir Hayat; Türkiye Büyük Millet Meclisi 10.4. Tbmm’nin Karşılaştığı İç Zorluklar: İsyanlar 10.5. I. Tbmm’nin İşlevi Bölüm Özeti Ünite Soruları 11. Milli Mücadele’de Savaşlar Ve Anlaşmalar Giriş 11.1. İzmir’in İşgali Ve Doğurduğu Tepkiler 11.2. Kuvâ-Yı Milliye’nin Doğuşu Ve İşgalci Güçlerle Mücadelesi 11.3. Sevr Antlaşması 11.4. Düzenli Türk Ordusunun Batı Cephesi’nde Yaptığı Savaşlar Ve Sonuçları Bölüm Özeti Ünite Soruları 12. Osmanlı’nın Son Döneminden Cumhuriyete Ekonomi: Mali Sıkıntılar Ve Çözüm Amaçlı İktisadi Uygulamalar 8/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Giriş 12.1. Osmanlı Ekonomisinde Sonun Başlangıcı 12.2. Tanzimat Dönemi 12.3. İkinci Abdülhamit Döneminde Maliye’de Yapılan Düzenlemeler 12.4. Iı. Meşrutiyet Döneminde Ekonomi 12.5. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ekonomisi 12.6. Millî Mücadele Döneminde Mali Durum Bölüm Özeti Ünite Soruları 13. Lozan Antlaşması Ve Türkiye’nin Sınırları Giriş 13.1. Lozan Konferansı 13.2. Uluslararası Antlaşmalar Çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Sınırları Ve Oluşum Süreçleri Ünite Soruları 14. Iı. Tbmm’nin Oluşumu Ve Cumhuriyetin İlanı Giriş 14.1. Nisan 1923 Seçimleri 14.2. İstanbul’un Kurtuluşu 14.3. Ankara’nın Başkent Olması 14.4. Hükümet Bunalımı Ve Cumhuriyetin İlanı 9/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Ünite Soruları 10/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I 1. OSMANLI DEVLETİ’NİN GERİLEME DÖNEMİ VE YENİLEŞME ÇABALARI Giriş Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren üç asır içerisinde Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında hâkimiyet kuran büyük bir dünya gücü hâline geldi. Kuşkusuz Osmanlı’nın beylikten büyük bir imparatorluğa geçişi, başarılı devlet ve toplum yönetimi ile mümkün oldu. Osmanlı yönetim anlayışı, Orta Çağ Avrupası’nın çok ötesinde özelliklere sahipti. Sistemin sağlıklı işleyişi ve askerî başarılar toprak kazanımlarını sürekli hâle getirdi. Bu durum tarıma dayalı Osmanlı ekonomisinde dinamizmi ve istikrarı uzun süre canlı tuttu. Güçlenen imparatorluk, önce doğuda sonra da batıda cazibe merkezi hâline geldi. 15. yüzyıl ortalarına gelindiğinde Osmanlı artık Doğu / İslam medeniyetinin yegâne temsilcisi durumundaydı. Bu hâliyle dünyada Yeni Çağ’a geçişin lokomotifi de Osmanlı oldu. Osmanlı Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) saltanatında sosyal ve ekonomik olarak zirveye ulaştı. Ancak bu devir sonrasında devlet gücünü kaybetmeye başladı. Özellikle coğrafi keşiflerin etkisiyle dünya ekonomik sistemindeki köklü değişimler ve Avrupa’da sanayi devrimi gibi asırlar sonrasına tesir eden teknolojik gelişmeler, güçler dengesini altüst etti. Osmanlı’nın klasik devirdeki Avusturya, İspanya ve Portekiz gibi rakiplerinin yerini İngiltere, Fransa ve Rusya gibi modern ordulara sahip, güçlü ve yayılmacı emeller taşıyan ülkeler aldı. 11/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I 17 ve 18. yüzyıllarda Osmanlı devlet adamları ve aydınları ortaya çıkan sorunların ve Avrupa karşısındaki gerilemenin sebeplerini biliyorlardı. 19. yüzyıla adım atıldığında klasik dönemdeki görkemli günlere geri dönüşün mümkün olmadığı anlaşıldı. Artık uygulanan reform programlarında büyük oranda Batı örnek alınmaktaydı. Fakat Avrupa sanayi ve teknolojisi ile rekabet edebilecek imkân bulunamadı; reformları uygulayacak nitelikli bir insan potansiyeli oluşturulamadı. Bu durumda sosyal sorunlar daha da büyüdü. Osmanlı, rekabet edemediği Avrupa tarafından adım adım parçalandı. Bilhassa 19. yüzyıldaki ıslahat girişimleri ile zaman içerisinde bunlara karşı oluşan muhalif tavırlar, nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti dönemi reformlarına etki etmesi bakımından da ayrıca önem taşımaktadır. 1.1. Osmanlı’nın Buhran Yılları: Duraklama Dönemi Osmanlı Devleti 1299’daki kuruluşundan itibaren sürekli olarak değişen ve gelişen bir dinamizm içinde oldu. Bu dinamizm, 15. yüzyılda kendine has ve özgün bir Türkİslam medeniyeti sentezini ortaya çıkardı. Özellikle 1453’te İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı’nın Avrupa siyasetinin belirleyici aktörlerinden biri olduğunda kuşku yoktur. Balkan ve Orta Doğu coğrafyasındaki fetihler iki asır içinde Osmanlı’yı güç ve teşkilat bakımından tarihin kaydettiği ender imparatorluklardan biri hâline getirdi. Üç kıtada sağlam temeller üzerinde yükselmiş bir imparatorluğun çöküşü ise hiç kolay olmadı. Osmanlı’nın tarih sahnesinden çekilmesi pek çok iç-dış etkenin bir araya gelmesi ve sancılı bir sürecin sonunda gerçekleşti. Genel olarak kabul edildiği üzere Osmanlı Devleti 17. yüzyıl başlarında Duraklama Devri’ne girmiş bulunuyordu. Bazı tarihçiler duraklamanın Sadrazam Sokullu Mehmet Paşa’nın 1579’da ölümünden sonra başladığını ileri sürmektedirler. Yorumlar farklı olsa da 16. yüzyılın sonlarına doğru Osmanlı devlet sisteminde ve 12/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I sosyal yapısında ciddi aksaklıkların yaşandığı görülmektedir. Bu husus, dönemin devlet adamları ve âlimleri tarafından da çeşitli vesilelerle dile getirilmiştir. Fakat genel kanaatin aksine iç ve dış sorunlara rağmen bu süreçte toprak kazanımları sürmüştür. Bu nedenle 17. yüzyılın sonlarına kadar yaklaşık bir asır devam eden bu dönemi buhran veya bunalım devri olarak değerlendirmek de mümkündür. Kanuni Sultan Süleyman saltanatı ardından II. Selim (1566-1574) döneminde Osmanlı Devleti, Haçlı güçleri karşısında İnebahtı Deniz Savaşı’nı kaybetti (1571). Bu mağlubiyet Sokullu Mehmet Paşa’nın gayretleri ile Akdeniz’in stratejik adası Kıbrıs’ın fethi tamamlanarak unutturulmuştur. Devletin toprak kazanımları 1574’te Tunus’un, 1578’de Fas’ta kazanılan el-Kasrü’l-Kebir zaferiyle sürmüş ve Osmanlı egemenliği Kuzey Afrika’nın en batı ucuna ulaşmıştır. Bu arada 1578’de başlayan Osmanlı-Safevi (İran) savaşı 12 yıl sürmüş ve Osmanlı’nın doğu sınırı Hazar Denizi’ne kadar ulaşmıştır. Görüldüğü gibi 16. yüzyılın sonlarında Osmanlı büyümeyi sürdürmektedir. 16. yüzyıl sonlarında Osmanlı geleneksel doğu-batı siyaseti yanında Kuzeyden gelen ciddi bir tehditle de uğraşmak zorunda kalmıştır. 1594’ten itibaren başlayan Kazak (Kossak) saldırıları bir süre sonra bunları destekleyen Ruslar ile çekişmeye dönüşmüştür. Rusya ile Karadeniz’de başlayan ve Balkanlar ile Kafkasya’da süren şiddetli mücadeleler son üç asır boyunca Osmanlı’yı yıpratan en önemli etken olacaktır. Osmanlı, Avrupa’daki en önemli rakiplerinden olan Avusturya ile 1593 yılından itibaren sürdürdüğü savaşı 1606’da imzaladığı Zitvatorok Antlaşması ile sona erdirdi. Bu arada Avrupa’da yeni dengeler oluşmaktaydı. 1618’de Protestan ve Katolik pek çok devlet arasında başlayan Otuz Yıl Savaşları, 1648’de imzalanan Vestfalya (Westphalia) Antlaşması ile sona erdi. Böylece Avrupa’da ileriki yıllarda Osmanlı’yı olumsuz etkileyecek yeni dengeler ortaya çıktı. 13/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Osmanlı, Batı’da Avusturya, Kuzeyde Rusya, Doğuda İran’la, Akdeniz’de Venedik ve Cenevizlerle mücadele edip yıpranırken bu durumun içerideki yansımaları Celali İsyanları ile oldu. Bu isyanlar esasta devlet gücünün ve otoritesinin zayıflamasının bir sonucuydu. İsyanların bütün Anadolu’ya yayılması üzerine Kuyucu Murat Paşa 1606-1609 yılları arasında isyanları bastırdı. Fakat paşanın 1611 yılında ölmesiyle huzursuzluklar devam etti. Ardından Yeniçerilerin itaatsizlikleri başladı. Hatta 1622 yılındaki bir Yeniçeri isyanında Sultan II. Osman (1618-1622) tahttan indirilerek katledildi. Devletin içine düştüğü kargaşa ortamında Sultan IV. Murat (1623-1639) otoriteyi sağlamak için şiddetli tedbirler aldı. Fakat onun ölümünün ardından özellikle Kapıkulu Ocakları’ndaki disiplinsizlik önlenemez hâle geldi. Klasik dönemin en önemli dinamizm kaynağı olan Osmanlı toprak sistemi bozulunca sosyal sorunlar daha da büyüdü. Bu ortamda dinî taassup ekseninde ortaya çıkan Kadızadeliler hareketi, devleti tehdit eder duruma geldi. Bu olaylar karşısında yeni padişah IV. Mehmet (1648-1688), 1656’da Köprülü Mehmet Paşa’yı Sadrazam yapmış o da ilk iş olarak bu hareketi ortadan kaldırmıştır. Osmanlı Devleti Avrupa’da Otuz Yıl Savaşları’yla oluşan karmaşadan yararlanarak Kıbrıs’tan sonra Doğu Akdeniz’in stratejik adası Girit’e sefer başlatmıştır (1645). Çetin mücadelelerden sonra ada ancak 1669’da ele geçirilebilmiştir. Bu süreçte Osmanlı ordusu 1662’de Erdel (Romanya)’e girmiş; 1663’te Uyvar (Slovakya)’ın fethiyle de Avrupa’daki en geniş sınırlara ulaşmıştır. Fakat özellikle uzun süren Girit Seferi esnasında Osmanlı ordu ve donanmasının Avrupa teknolojisinin gerisinde kaldığı anlaşılmıştır. 17. yüzyılın son çeyreğinde Avrupa’daki bazı gelişmeler Osmanlıların dikkatini tekrar buraya yöneltmiştir. 1672’de Sadrazam olan Kara Mustafa Paşa, Viyana’yı ele geçirerek büyük bir hayali gerçekleştirmek; prestij kazanmak ve Batı’yı da bir tehdit 14/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I olmaktan çıkartmak istiyordu. Bu amaçlar doğrultusunda Osmanlı ordusu 1683 baharında Avusturya seferine çıktı. Ancak Osmanlı ordusu II. Viyana Kuşatması’nda başarısız oldu ve çok ağır bir mağlubiyet aldı. Viyana hezimeti Avrupa devletlerine moral oldu ve Osmanlı için 16 yıl sürecek bir yenilgiler dizisi başladı. Nitekim Avusturya, Lehistan ve Venedik aralarında Kutsal İttifak’ı kurdular. Savaş 1699’a kadar sürdü. Zaten bir süredir ciddi sosyal ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya olan Osmanlı, bu savaşlarda da istenilen başarıyı gösteremedi. 1697’deki Zenta bozgunundan sonra 1699’da imzalanan Karlofça (Karlowitz) Antlaşması Osmanlı için bir dönüm noktası oldu. Antlaşmayla Balkanlar’da ve Ukrayna’da ciddi toprak kayıpları yaşandı; Macaristan elden çıktı. Ayrıca galip devletlere ciddi ticari tavizler verildi. Bu içeriği ile Karlofça, klasik Osmanlı muhteşem çağının sona erdiğini simgeler. Osmanlı Devleti’nin buhran yıllarında idareci ve aydınlar için sorunların çözümünde eski muhteşem günlere dönüş önemli bir motivasyon unsuruydu. Ancak Avrupa karşısında özellikle askerî alandaki başarısızlıklar bu kanaatin yavaş yavaş değişmesine sebep oldu. Artık reformların yürütülmesinde Batı’dan yardım alınması görüşü hâkim olmaya başladı. 15/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Harita 1: Duraklama Döneminde Osmanlı Devleti (Unat (1989), s. 32) 1.2. Osmanlı’da Gerileme Dönemi ve Islahat Girişimleri Osmanlı’da Gerileme Devri 1699 Karlofça Antlaşması’yla başlatılır; Sultan III. Selim’in tahta çıktığı ve Avrupa’da Fransız İhtilali’nin başladığı 1789’a kadar sürdürülür. Aslında 18. yüzyıla girildiğinde Osmanlı’da sorunlar netleşmiş ve Avrupa’nın üstünlüğü de kabul edilmiş olduğundan reform fikri ağırlık kazanmıştı. Ancak reformlar için zamana ve mutlak bir barış dönemine ihtiyaç duyulmaktaydı. 18. yüzyıl başlarında devletin içyapısında bazı düzenlemelerin gündeme gelmesiyle Lale Devri (1718- 1730) olarak adlandırılan döneme girilmiştir. Devrin padişahı Sultan III. Ahmet (1703- 1730)’in desteği ile devlet görevlileri 1718 tarihli Pasarofça Antlaşması ile barışı sağladılar ve sonrasında Batı’nın üstünlüğünün nedenlerinin 16/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I araştırılması gereği üzerinde durdular. Bu amaçla Sadrazam Damat İbrahim Paşa, Avrupa’ya gönderilen elçilerin sayısını artırmıştır. Bu elçiler, diplomatik ilişkileri sürdürmenin yanı sıra Avrupa’nın kültür, sanat, sanayi, tarım ve askerî yapısı hakkında incelemeler yaparak raporlar sunmaya başladılar. 1720-1721 yılları arasında Paris’te elçi olarak bulunan Yirmi Sekiz Mehmet Çelebi’nin raporu bunlar içinde en dikkat çekenidir. Lale Devri’nin önemli atılımlarından biri kuşkusuz ilk Türk matbaasının kurulmuş olmasıdır (1727). Aslında Osmanlı’da ilk matbaa İstanbul’da İspanya’dan göç eden Museviler tarafından 1493 yılında açılmıştı. Yine Ermeniler 1567, Rumlar ise 1627 yıllarında kendi matbaalarını kurmuşlardı. Bu dönemde Doğu dillerinden çeviriler yapılmış, sivil mimari gelişme göstermiş, sosyal hayat renklenmiştir. Fakat yapılan yenilikler yaşanan büyük sorunlar karşısında etkili olamamıştır. Reform hareketi sağlam bir zeminde ilerleyemeyince sosyal ve ekonomik nedenlerle 1730’da patlak veren Patrona Halil Ayaklanması bu restorasyon dönemini sona erdirmiştir. Lale Devri’nde ortaya çıkan sosyal tepkiler ve yeni oluşan dinamikler sonraki dönem ıslahatlarını etkilemiş ve ıslahatların askerî alanda yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Nitekim yeni padişah Sultan I. Mahmut (1730-1754) kaos dönemi ardından ordunun modernizasyonuna ağırlık vererek Avrupa’dan uzmanlar getirtmiştir. Bu uzmanlardan en bilineni Fransız soylularından olan ve daha sonra Müslüman olarak Ahmet ismini alan Humbaracı Ahmet Paşa (Claude- Aleksandre Comte de Bonnevale)’dır. 1731’de İstanbul’a çağırılan Ahmet Paşa, Humbaracı Ocağı’nın ıslahıyla görevlendirilmiştir. Humbaracı Ahmet Paşa, döneminin çok önemli bir yeniliğine daha öncülük ederek 1736’da topçu askerlerinin eğitimi için teknik bir kurum olan Hendesehane’nin açılmasını sağlamıştır. 17/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Kuşkusuz Osmanlı reformlarının sürdürebilirliği ekonomik gelişmelerde de bağlantılıydı. Ekonomi üzerinde en yıkıcı etkiyi ticari kapitülasyonlar (ahidnameler) yapmaktaydı. Devletin güçlü olduğu devirlerde ticari hayata canlılık kazandırmak, özellikle diplomasi alanında siyasi kazançlar sağlamak amacıyla Avrupa devletlerine tanınan bu imtiyazlar, zaman içinde Osmanlı’nın yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülükler hâline dönüştü; sonra da iç işlerine müdahalede bir araç hâlini aldı. Başlangıçta padişahların saltanat süreleriyle kısıtlı olan kapitülasyonlar 1740 yılından itibaren daimî hâle getirildi. Batılı tarzda ıslahatlara önem veren padişahlar içerisinde öncü isimlerden biri Sultan III. Mustafa (1757-1774)’dır. Bu dönemde Sadrazam Mehmet Ragıp Paşa ile birlikte yürütülen dengeli ve tutarlı politikalar hazine gelirlerini artırmış; ticaret gelişmiş; vakıflara, tımar ve iltizamlara sıkı denetim getirilmiş; saray masrafları kısılmış ve askerî alanda oldukça etkili yenilikler yapılmıştır. Ancak Ragıp Paşa’nın 1763’te ölümünden sonra barış ortamı 1768 Osmanlı-Rus savaşıyla sona ermiştir. Rusya’nın Lehistan’ı işgal etmesi üzerine başlayan savaş 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla son bulmuştur. Sultan III. Mustafa’nın ıslahat anlayışı, onun yerine tahta oturan Sultan I. Abdülhamit (1774-1789) döneminde de sürdürülmüştür. I. Abdülhamit, Rusya ile savaşta başarısız olunduğundan Küçük Kaynarca Antlaşması’nı imzalamak durumunda kalmıştı. Osmanlı’nın Karlofça’dan sonra imzaladığı en ağır şartları taşıyan ve olumsuz etkileri uzun yıllar devam edecek olan Küçük Kaynarca Antlaşması’na göre Aksu (Buğ) Nehri iki devletin yeni sınırı oluyordu. Asırlardır Osmanlı toprakları olan Kırım, Kuban ve Bucak için siyasi bakımdan imparatorluk bünyesinden ayrılma süreci başlamış oluyordu. Bu yerlerin Osmanlı ile irtibatı yalnızca dinî konularda hilafet makamına bağlılıkla sınırlandırılmıştı. 18/419 1/4/2020 Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Küçük Kaynarca Antlaşması’nda bir başka önemli husus Ruslara verilen ticari ayrıcalıkların yanlış yorumlanmasıdır. Rusya, Osmanlı topraklarında konsolosluk açma hakkı veren bazı maddeleri, Ortodoks vatandaşların koruyuculuğunun kendisine tanındığı şeklinde yorumlamıştır. Rusya, sonraki yıllarda bu maddelere dayanarak Osmanlı iç işlerine müdahale hakkını kendisinde görmüştür. Antlaşma ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarından Rus ticaret gemilerinin serbestçe geçişine de izin veri...
View Full Document

  • Left Quote Icon

    Student Picture

  • Left Quote Icon

    Student Picture

  • Left Quote Icon

    Student Picture