Tll paper - Ahmet ERBEN 8951 TLL 102 C3 23.04.2007 Trk...

Info iconThis preview shows pages 1–2. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon
Ahmet ERBEN 23.04.2007 8951 TLL 102 C3 Türk Edebiyatı’nın Değişimi Türk Edebiyatı gelişimini geç tamamlamış bir edebiyattır. Tanzimat Edebiyatıyla birlikte Batı’nın üstünlüğü kabul edilmiş ve her alanda örnek alınmaya başlanmıştır. Bu süreçte aydınlar batı dillerini öğrenmişler, Batı edebiyatından çeviriler yapmışlar ve bu şekilde yapılan fikir alımlarıyla yeni bir medeniyetin gelişimine neden olmuşlardır. Siyasi, sosyal ve ekonomik hayatta görülen yeniliklerin yanı sıra tiyatro, hikâye ve romanlarda da bu etkiler açıkça görülmektedir. Yazarlar romanlarında Batı’ya öykündüklerini gerek yarattıkları karakter ve tiplerle gerekse de içerikle bağlantılı olarak vermişlerdir. Tanzimat Edebiyatı döneminde Batı edebiyatını birebir taklit eden yazılar verilmesine karşın 20. yüzyılda Batı ile Doğu’yu aynı anda içinde barındıran eserler verilmiştir. 1911 yılında gelişen “Milli Edebiyat Akımı” ile yazılan romanlarda ulusal değerler ortaya konmuş ve yurt sorunları ele alınmıştır. Bu sayede Batı edebiyatı, Türk edebiyatı üzerindeki etkisini yitirmeye başlamıştır. Bu tarihten sonra yazılan romanlarda da Batı edebiyatının etkileri görülür ancak aşağılanır. Batının etkisini yitirdiği bu döneme ait olan Kiralık Konak(Yakup Kadri Karaosmanoğlu), Ateşten Gömlek(Halide Edip Adıvar), Fatih-Harbiye(Peyami Safa), Ayaşlı ile Kiracıları(Memduh Şevket Esendal) ve Amerikan Sargısı(Fakir Baykurt)’nda Batı ve Doğu bir arada işlenmiş ancak Batı yerilmiş Doğu ise yüceltilmiştir, çünkü burada hedeflenen özgün Türk Edebiyatı’nın Türk halkının gözündeki eski yerini almasıdır. Bu romanlardan Kiralık Konak, Fatih-Harbiye ve Amerikan Sargısı’nda Doğu ile Batı’nın açık bir şekilde karşılaştırılması görülmektedir. Yakup Kadri, Kiralık Konak’ta Batı’nın temsilcisi olarak Faik ve Servet’i, Doğu’nun temsilcisi olarak ise Hakkı Celis ve Naim Efendiyi sunmuştur okurlarına. Seniha ise arada kalmış; aslında Doğulu değerlere sahip olan ancak Batı’ya öykünen bir karakterdir. Romanda genel olarak bir değişim sürecine giren insanların kendi benliklerini unutarak aynen bir özenti gibi Batı’yı örnek alırlarken nasıl kötü duruma düştükleri, benliklerini terk etmenin verdiği çöküntü ve girmeye çalıştıkları medeniyetlere olan adaptasyon sorunları anlatılmıştır. Seniha’nın Batı’ya hayranlığının Avrupa’ya kaçışıyla son bulması ancak bunun ona mutluluk değil daha çok üzüntü vermesi, Batı’nın aslında o kadar da özenilecek bir tarafının olmadığını gösterir. Bu gezi Seniha için tam bir hayal kırıklığı olmakla birlikte onun eski karakterinde de bozulmalara yol açar.
Background image of page 1

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
Image of page 2
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

This note was uploaded on 11/01/2009 for the course PHYS 229 taught by Professor Mehmetyali during the Fall '09 term at Sabancı University.

Page1 / 4

Tll paper - Ahmet ERBEN 8951 TLL 102 C3 23.04.2007 Trk...

This preview shows document pages 1 - 2. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online