Cetin Altan - Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri

Cetin Altan - Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri

Info iconThis preview shows pages 1–2. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: ÇETĐN ALTAN RIZA BEY’ĐN POLĐSĐYE ÖYKÜLERĐ ÖZGÜR YAYIN DAĞITIM Ankara Cad. 3/2 Cağaloğlu/Đst. Tel: 526 25 13 1 Ufak tefek Rıza Bey, taban düşüklüğünün bacaklarda yaptığı ağrıları önlemek için, ayaklarında hafif tahtadan kalın tabanlı Đsveç saboları, yazı masasının başında, koca bir bardak taze demli çayla, yeni bir polis öyküsü yazmaya çalışıyordu. Dışarda hava limoniydi. Gökyüzünü kademeli kaplamış yoğun bulutların arasından, güneş bazan azıcık görünüyor, sonra yine kayboluyordu. Rıza Bey, gemiye Đngiltere'den yüklenmiş elektronik aygıtlarla dolu sandıkların birinden çıkan Taylandlı bir kadın ölüsünün sırrına taktırmıştı kafasını. O kadını kim Öldürmüş, cesedini de oraya nasıl koymuştu? Öyküyü mantıklı bir planda yürütebilmek için, bir yığın olasılık geçiyordu aklından... O sırada kapının zili çalındı. Bu ikindi saatinde kim gelmiş olabilirdi ki? Üç beş yakın dostundan başka hemen hiç kimsesi yoktu Rıza Beyin.. Onlar da telefon etmeden, daha doğrusu Rıza Bey kendilerini davet etmeden, eve gelmezlerdi. Masasından kalkıp, kapıyı açmaya gitti... Ay, o da nesi... Büyük teyzesinin torunu Vural, elinde bir utla karşısında duruyordu. Yıllar var gördüğü yoktu Vural'ı. Kendisi gemi telsizciliğiyle dünya denizlerinde dolaşıp dururken; çocukluğunda hiç değilse bayramlarda karşılaştığı eski akrabalarla da, ilişkisini tümden yitirmişti. Vural on yaş daha küçüktü Rıza Bey'den. Liseyi bitirdikten sonra yüksek eğitim yapmamış ve itfaiye müdürlüğünün levazım masasında şef yardımcısı olarak girmişti. Küçüklüğünden beri alaturka müziğe meraklıydı. Piyanodan klarnete kadar hemen her aleti kendine göre çalar, bariton sesiyle de, eski yeni her şarkıyı okurdu. Rıza Bey: — Gir bakalım içeri nerden çıktın sen böyle, dedi. Vural, bir elinde ut, eski aile terbiyesi gereği, Rıza Bey'in elini öpmeye davrandı; Rıza Bey, «Rica ederim» diye elini aşağıya doğru çekti, sarmaş dolaş öpüştüler. Vural: — Seni rahatsız ettim dayıcığım, kusura bakma, diyordu. Salona geçip oturdular. — Annen nasıl, yıllar var karşılaşamadık... — Artık iyice yaşlandı, gözleri pek iyi görmüyor. Hafızası falan yerinde ama... — Bir çay içer misin, daha demin demi emiştim... Vural: — Zahmet olmazsa içeyim, dedi. Rıza Bey mutfaktan bir fincan çay doldurdu, yazı odasından da kendi çayını alıp geldi: — Söyle bakalım, dedi, derdin ne senin? Durup dururken elinde bir utla bu saatte aramazsın beni. Vural. — Bu udu Kuledibi'ndeki bir mezatçıdan yeni aldım, dedi. Şamlı Đskender'in yapısı; içinde imzası var....
View Full Document

This note was uploaded on 03/07/2011 for the course IE TURK-102 taught by Professor Esergüleer during the Spring '11 term at Bilkent University.

Page1 / 83

Cetin Altan - Rıza Bey'in Polisiye Öyküleri

This preview shows document pages 1 - 2. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online