Eleanor h. porter - pollyanna

Eleanor H. Porter - Pollyanna
Download Document
Showing page : 1 of 343
This preview has blurred sections. Sign up to view the full version! View Full Document
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: ELEANOR H. PORTER Pollyanna OCUKLUU ve GENL evirenler: Dilek Barm - Murat Demiray :::::::::::::::::::: Mutluluk da, ykm da bizim kendi iimizdedir. Demokrit ::::::::::::::::::::: POLLYANNA I. Kitap OCUKLUU :::::::::::::::::::: POLLYANNA' da ad geen balca kiilerin Trke sylenileri POLLYANNA Dr. CHILTON Dr. MEAD HUNT JENNIE JIMMY BEAN JOHN PENDLETON MILLY NANCY - Mili - Nensi - Poli Haringtn - Polyanna - Doktor iltn - Doktor Miid - Hant - Cenni - Cimi Biin - Con Pendltn POLLY HARRINGTON SALLY MINER SNOW :::::::::::::::::::: POLLYANNA I. Kitap OCUKLUU :::::::::::::::::::: 1 BAYAN POLLY - Sali Maynr - Sno O HAZRAN sabahnda, Bayan Polly Harrington telala mutfana girdi. Bayan Polly, genellikle telal davranmazd. Sakin olmaktan zel bir gurur duyard. Fakat o gn gerekten ok acele ediyordu. Nancy bulaklar ykyordu. Hayretle ban kaldrd. Nancy, Bayan Polly'nin yannda sadece iki aydan beri alyordu. Fakat hanmnn genellikle telal olmadn biliyordu. - --Nancy!-- --Buyrun efendim!-- Nancy gler yzle cevap vermiti. Bir yandan da elindeki kab kurulamaya devam ediyordu. --Nancy!-- Bayan Polly'nin sesi birden sertlemiti. --Sana bir ey sylediim zaman elindeki ii brakp beni dinlemelisin.-Nancy, utand, yz kzard. Pek de sakin olmayan bir tavrla elindeki kab ve kurulama bezini hemen brakverdi. --Peki efendim. Dikkat edeceim-- diye kekeledi. Kab dzeltip, aceleyle dnd. --Bu sabah bana bulaklar abuk bitirmemi sylediiniz iin iime devam ediyordum.-Kadnn kalar atld. --Bu kadar yeter, Nancy! Senden aklama yapman istemedim. Sadece dikkat etmeni istiyorum.-- --Peki efendim.-- Nancy iini ekti, nefesini tuttu. Bu kadn nasl memnun edebileceini dnyordu. Nancy, daha nce baka bir ite almamt. Fakat, babas lp, hasta annesi kk ocukla parasz kalnca, almak zorunluluunu duymutu. Bir tepenin zerindeki grkemli konan mutfanda kz i bulunca, annesi ok sevinmiti. Nancy, sekiz kilometre tedeki Corners blgesindendi. Bayan Polly Harrington' sadece eski Harrington Kona'nn hanm ve kasabann en zenginlerinden birisi olarak tanyordu. Bu, iki ay nce byleydi. Oysa imdi, Bayan Polly'nin sert ve ask suratl bir kadn olduunu renmiti. O, yere bir bak dt veya kap arpt zamanlarda hemen kalarn atyor, her ey yolunda gitse bile glmsemiyordu. imdi de Bayan Polly, --Sabah iini bitirdikten sonra, tavan arasndaki merdivenlerin bandaki kk oday dzelt, portatif somyay hazrla Nancy-- diyordu. --Sandklar ve kutular boalttktan sonra, oday temizleyip yerleri de sileceksin.---Peki efendim. karttklarm nereye koyacam?---Tavan arasnn n ksmna.-Bayan Polly duraklad, sonra devam etti. --Sana, unu da sylemeliyim Nancy. Yeenim Bayan Pollyanna Whittier, benimle oturmaya geliyor. On bir yandadr ve o odada kalacak.---Buraya kk bir kz m gelecek Bayan Harrington? Ne kadar gzel bir ey!-- dedi Nancy. Corners'teki evlerinde kendi kk kz kardelerinin yaratt mutluluu dnd. Bayan Polly souk bir tavrla, --Gzel mi? Bu, pek yerinde bir sz deil.-- diye cevap verdi. --Yine de, elimden geleni yapacam. yi bir kadn olduumu sanrm. Grevimi de bilirim.-Nancy, yznde bir scaklk hissetti. --Elbette, efendim; sadece burada kk bir kzn, evet belki de yaamnz renklendirebileceini dnmtm.-- diye ekinerek cevap verdi. Kadn kuru bir ifade ile --Teekkr ederim-- dedi. --Yine de, byle bir eyin ok da gerekli olduunu syleyemem.-Nancy cesaretle, --Elbette, siz onu istersiniz, kardeinizin kzdr-- diye karlk verdi. Bu kk ve yalnz kzn rahat edebilmesi iin hazrlk yapmas gerektiini hissetmiti. Miss Polly, byk bir gururla konumaya balad. --Nancy, evlenme aptalln gsteren ve zaten kalabalk olan bu dnyaya bir de gereksiz yere ocuk getiren bir kz kardeim var diye, bu ocuklarn bakmn zerime almay neden ve niin isteyeceimi gerekten bilmiyorum. Ama nce de sylediim gibi, grevlerimi bildiimi sanyorum. Odalarn ke bucan temizlemeyi unutma Nancy.-- Konumasn birden kesti, odadan ayrld. Nancy, --Peki, efendim-- diye iini ekti. Hemen hemen kuruyan kab ald, yeniden durulamas gerekiyordu. Bayan Polly kendi odasndayd. ki gn nce, uzaktaki bir Bat kasabasndan gelen, hi de houna gitmeyen bir srpriz olarak kabul ettii mektubu yeniden eline ald. Mektup --Bayan Polly Harrington, Beldingsville, Vermont-- adresine yollanmt ve yleydi: --Sayn Bayan, Rahip John Whittier'in iki hafta nce ldn geride on bir yanda kzn braktn size zlerek bildiriyorum. Kendisi birka kitap dnda hibir ey brakmad. Bildiiniz gibi o, kk bir kilisenin rahibiydi. ok az bir aylk alrd. Anladma gre o, len kz kardeinizin eiydi. Fakat, ailelerinizin pek iyi anlaamadklar izlemini edinmitim. Yine de, kz kardeinizin hatr iin bu ocuu alp Doudaki evinizde ona bakabileceinizi dnrd. Bu nedenle size yazyorum. Bu mektup elinize getii srada, kk kz yola kmak iin hazr olacak. Eer onu yannza alabilir ve bize de hemen gelebileceinizi bildirirseniz ok memnun olacaz. Burada pek yaknda, Douya gidecek bir beyle ei var. Onu yanlarna alacak ve Boston'a kadar gtrp oradan Beldingsville trenine bindirecekler. Elbette, Pollyanna'nn hangi gn ve trenle gelecei size bildirilecek. Sizden olumlu bir cevap alabilme midiyle sayglarm sunarm. Jeremiah O. White. -Bayan Polly kalarn atarak mektubu katlad ve zarfa koydu. Buna bir gn nce cevap vermi, ocuu yanna alabileceini bildirmiti. Grevlerini, ne kadar tatsz da olsa, yerine getiren bir kadnd. Elindeki mektupla otururken, dnceleri gemie, kardei Jennie'ye yneldi. Kzn annesi olan Jennie, yirmi yandayken ailesinin kar koyularna ramen, gen bir rahiple evlenmek iin direnmiti. Onu isteyen zengin bir adam da vard. Ailesi bu adam rahibe tercih etmekteydi. Fakat Jennie bunu kabul etmemiti. Zengin adam daha yal, daha paralyd. Rahip ise genlik ideal ve heyecanna sahipti, sevgiyle dolu bir kalbi vard. Jennie belki de pek doal olarak bunlar yeliyordu. Bylece rahiple evlendi ve bir misyoner ei olarak onunla beraber Gneye gitti. Ayrlk ondan sonra balad. Bayan Polly bunlar ok iyi hatrlyordu. O zamanlar on be yanda, pek gen bir kz olmasna ramen, aile artk misyonerin kars ile ilikilerini kesmiti. Jennie, bir sre ailesine mektuplar yazm, son bebeinin adn kz kardeleri Polly ve Anna'nn adlarn birletirerek koymutu. nceki bebeklerinin hepsi lmlerdi. Bu Jennie'nin yazd son mektup oldu. Bir sre sonra da ldne dair, rahip tarafndan yazlm, ksa fakat hzn veren bir haber gelmiti. Bu arada tepenin zerindeki byk konakta oturanlar iin zaman durmuyor, akp gidiyordu. Bayan Polly, ilerideki vadiye bakarken geen yirmi be yln yaamna getirdii deiiklikleri dnd. imdi krk yandayd. Dnyada yapayalnz bir kiiydi. Babas, annesi, kz kardeleri, hepsi lmlerdi. Yllardan beri, konan ve babasnn brakt binlerce lirann tek sahibiydi. Onun yalnz geen yaam iin zlenler vard. Kendisini birlikte yaamas iin bir arkada, bir e bulmaya yneltenler bulunmaktayd. Fakat, o, bu dilekleri veya tleri ho karlamyordu. Yalnz olmadn sylemekteydi. Kendi bana yaamaktan holanyordu. Sessizlii tercih ediyordu. Fakat imdi... Bayan Polly, sert bir bakla ve dudaklar kenetlenmi bir biimde yerinden kalkt. yi bir kadn olmaktan, grevlerini bilmekten ve bu grevleri yerine getirecek kuvvetli bir kiilie sahip olmaktan hi phesiz gurur duyuyordu. Fakat Pollyanna! Bu ne kadar da anlamsz bir isimdi! :::::::::::::::::::: 2 HTYAR TOM ve NANCY Tavan arasndaki kk odada, Nancy yerleri silip sprd ve keleri temizlemeye de dikkat etti. ou zaman temizlikten ok kendi iini rahatlatmak iin aba harcyordu. Nancy, evin hanmndan korkmasna ramen, bir melek de deildi. --Keke bu kadnn ruhunun kelerini de byle temizleyebilsem.-diye mrldanyordu. --Gerekten bu kadnn ruhu da temizlenmek istiyor. Bu zavall ocuu frn gibi scak, kk odaya tkmak olacak ey mi? Kn buras scak da olmaz. Koskoca evde seecek o kadar bo oda var! Gereksiz ocukmu, ah!-- Elindeki paavray hrsla ylesine skmt ki, parmaklar acd. --ocuklarn deil, kimin gereksiz olduunu imdi ok iyi biliyorum.-Bir sre sessizce almaya devam etti. ini bitirdikten sonra bo, kk odaya nefretle bakt. --Neyse ben, bana deni yaptm.-- diye iini ekti. --Toz kalmad. Zavall kzcaz! Yapayalnz bir kz koyacak ne kadar gzel bir yer!-- diye szn tamamlad. Darya kt, kapy hzla kapatt. Birden irkildi, dudan srd. --Hi de umursamyorum. nallah kapnn arpn da duymutur!-O gn leden sonra Nancy, htiyar Tom'la grecek birka dakika buldu. htiyar Tom, yllardr baheye bakar, otlar yolar, patikalar dzeltirdi. Nancy, etrafna baknp kimsenin kendisini gzlemediini grnce, --Bay Tom-- diye sze balad. --Buraya, Bayan Polly ile yaamak iin kk bir kzn geleceini biliyor muydunuz?-htiyar adam bklm belini glkle dorultup --Ne? Ne dedin?-- diye sordu. --Kk bir kz Bayan Polly ile mi yaayacak?-Tom inanmamt. --Hadi, hadi aka yapmaya devam et-dedi. --Bana, bugn gnein doudan batacan da sylesene.---Ama, doru sylyorum. Bana, bunu kendisi syledi. Kz on bir yanda ve onun yeeni.-Yal adamn az ak kald. --Ya! imdi anlyorum-- diye mrldand. Birden gzleri parlad. --Bayan Jennie'nin kk kz olmal! Dierleri evli deillerdi. Evet Nancy, bu Bayan Jennie'nin kk kz olmal. Aman ne sevindim! Yal gzlerimin bunu grebileceini hi sanmazdm.---Bayan Jennie kimdi?-- Yal adam heyecanla, --O, cennetten km bir melekti-diye cevap verdi. --Ama evin beyi ile hanm onu en byk kzlar sanyordu. Evlendii zaman yirmi yandayd. Buradan ok uzun bir zaman nce ayrld. Duyduuma gre ocuklarnn biri hari, dierlerinin hepsi lm. Gelecek olan da o kz herhalde.---Kz on bir yandaym.-Yal adam --Evet, olabilir-- diye ban sallad. Nancy, omuzunun zerinden arkadaki eve bakarak, --Kzcaz at arasnda yatacak-- diye homurdand. Yal Tom'un kalar atld. Sonra dudaklarnda garip bir glmseme belirdi. --Bayan Polly'nin evde bir ocukla ne yapacan dnyorum-- dedi. Nancy, --Hah! Asl ben, bu ocuun Bayan Polly ile ayn evde ne yapacan dnyorum-- diye dudak bkt. htiyar adam gld. --Korkarm Bayan Polly'den pek holanmyorsun-- diyerek tebessm etti. Nancy, adeta alay ederek --Ondan holanmaya olanak var m?-- dedi. htiyar Tom, garip garip gld. Eilip, iine yeniden koyuldu. Yava bir sesle, --Sen galiba Bayan Polly'nin ak macerasn duymadn-- diye sze balad. --Ak maceras m? Onun mu? Hayr! yle sanyorum ki bunu hi kimse de bilmiyor.-htiyar adam ban sallad. --Evet bilmiyorlard-- dedi. --Hem o adam bugn hala bu kasabada oturuyor.---Kimdir o?---Bunu syleyemem. Doru olmaz bu.-- Tam yerinden doruldu. Eve doru bakarken, donuk mavi gzlerinde, uzun yllardan beri hizmet edip sevdii bir aileye ballnn gururu okunuyordu. Nancy, --Ama, bu hi de olacak bir ey deil. O kadnn sevgilisi nasl olur?-- diye hayretle srar etti. htiyar Tom ban sallad: --Sen Bayan Polly'yi benim kadar tanmadn. Bir zamanlar o, ok gzel bir kadnd. imdi de istese eskisi gibi gzel olabilir.---Bayan Polly gzeldi ha?---Evet. Eer smsk balad salarn eskiden olduu gibi zp braksa, bana iekli apkalar giyse... Bembeyaz dantelli elbiseler falan... O zaman ne kadar gzel bir kadn olduunu anlarsn. Bayan Polly yal deil ki, Nancy.---yle mi? O halde, yal bir kadn taklidi yapmasn pek iyi beceriyor. Gerekten de yle!---Evet biliyorum.-- Tom yine ban sallad. --Sevgilisiyle aras aldktan sonra byle oldu. Sanki o gnden beri sadece dikenle besleniyor. Gerekten geinilmesi g bir kii oldu.-Nancy, --Gerekten de yle-- diye dorulad. --Ne kadar urarsan ura onu memnun etmeye olanak yok! Ailemin paraya ihtiyac olmasa burada durmazdm. Fakat, bir gn dayanamayp dncelerimi syleyeceim. O zaman da buradan ayrlmam gerekecek. Gerekten de yle olacak.-htiyar Tom, ban sallad. --Biliyorum. Farkndaym bunun. ok doal bir ey, fakat iyi deil. nan bana iyi deil.-Sert bir ses duyuldu. --Nancy!---Evet, efendim-- diye kekeledi Nancy. Hemen eve doru yneldi. :::::::::::::::::::: 3 POLLYANNA'NIN GEL Bir sre sonra Pollyanna'nn, ertesi gn, yani Hazirann 25'inde, saat drtte geleceini bildiren bir telgraf aldlar. Bayan Polly telgraf okuyup kalarn att. Sonra merdivenden kp tavan arasndaki odaya gitti. evresine baknrken hala kalar atkt. Odada gzelce dzeltilmi bir karyola, iki tahta sandalye, bir lavabo, aynas olmayan bir konsol ve kk bir masa vard. Pencereler perdesizdi. Duvarlarda resim asl deildi. Gne sabahtan beri oday stmt. Kk oda adeta bir frn gibi scakt. Koruyucu tel olmad iin pencereler almamt. ri bir sinek darya kabilmek iin camlara arpp duruyordu. Bayan Polly sinei ldrd. Pencereyi bir iki santim kadar kaldrp bunu darya att. Sandalyeyi dzeltip, tekrar kalarn atarak odadan kt. Birka dakika sonra da, mutfan kaps nnde, --Nancy, Bayan Pollyanna'nn kaps nnde bir sinek buldum. Bir ara cam alm olacak. Pencereye taklmak iin tel smarladm. Ama bunlar gelinceye kadar cam amamaya dikkat et. Yeenim yarn saat drtte gelecek. Onu istasyonda karlaman istiyorum. Timothy seni ak arabayla oraya gtrecek. Telgrafta kzn ak renk sal olduu, krmz kareli basma bir elbise ile hasr bir apka giydii yazl. Btn bildiklerim bu kadar. Ama bunlar, onu bulman iin yeterli sanrm-- dedi. --Evet efendim, fakat siz...-Bayan Polly, kzn neden durakladn sezdii iin, kalarn atp sert bir sesle --Hayr, ben gitmeyeceim. Gitmeme gerek olmadn dnyorum. Hepsi bu kadar-- diye szn tamamlad. Kadn dnerek yrd. Bayan Polly'nin yeeni Pollyanna'y rahat ettirmek iin yapt hazrlklar tamamlanmt. Nancy, mutfakta tlemekte olduu kurulama bezinin zerine ty hrsla bastrd. --Ak renk sa, krmz kareli basma entari ve hasr apka... Btn bildii bu kadarm. Ben olsam bu szleri sylemeye utanrdm dorusu. Bir tanecik yeenim ktann br ucundan gelsin de... Gerekten utanrdm!-- diye kendi kendine sylendi. Ertesi gn, tam drde yirmi kala Timothy'le Nancy ak, atl bir arabaya binerek beklenen misafiri karlamaya gittiler. Timothy ihtiyar Tom'un oluydu. Kasabadakiler ihtiyar Tom'un Bayan Polly'nin sa kolu, Timothy'nin ise kadnn adeta sol kolu olduunu sylerlerdi. Timothy iyi huylu ve yakkl bir genti. Nancy, eve geleli pek az zaman gemiti ama, iyi arkada olmulard. Bununla beraber, bugn Nancy, yapaca ii dnd iin, her zamanki gibi konukan deildi. stasyona gelinceye kadar azn hi amad. Oraya gelince de arabadan inip treni beklemeye balad. Gen kz durmadan, belleinde --Ak renk sa, krmz kareli elbise, hasr apka...-- diye tekrarlyordu. Bir taraftan da, Pollyanna'nn nasl bir ocuk olduunu dnmekteydi. Timothy yanna yaklanca Nancy, iini ekti. --Umarm sessiz ve anlayl bir ocuktur. Baklar drmez, kaplar arpmaz-- dedi. Timothy glmsedi. Dediin gibi deilse halimiz ne olur bilmem. Bayan Polly'yi grltc bir ocukla dnsene! Aman! Trenin dd duyuldu.---Ah Timothy. Kadnn beni gndermesi ok kaba bir davran.-Nancy, kk istasyonda, yolcularn inilerinin en iyi grlebilecei yere geldiinde, iini bir korku kaplamt. Aradan ok gemeden Nancy, ocuu grd. Krmz kareli basma elbise giymi ince bir kzd. Samanrengi salar iki dizi halinde arkaya braklmt. Hasr apkann glgeledii illi yznde heyecanl bir grn vard. Kz birini arar gibi saa sola baknyordu. Nancy, kz hemen tanmt. Fakat dizleri titredii iin bir sre ona yaklaacak gc bulamad. Nihayet, Nancy yaklat zaman, kk kz tek bana duruyordu. Nancy, --Siz... Siz Bayan Pollyanna msnz?-- diye kekeledi. Bir an sonra da kendisini basma elbiseli kzn kollarnda buldu. --Sizi grdme ok, ama ok memnunum-- diye bir ses kulaklarna fsldad. --Ben Pollyanna'ym tabii. Beni karlamaya geldiiniz iin ok sevinliyim! Geleceinizi umuyordum.---yle mi, yle mi?-- diye kekeledi Nancy. armt. Pollyanna'nn kendisini nereden tandn ve istasyona gelmesini istediini bir trl anlayamamt. apkasn dzeltmeye alarak tekrarlad: --Demek yle?-Kk kz heyecanla ayaklarnn ucunda zplad. Utanp sklan Nancy'yi tepeden trnaa kadar szd. --Evet, evet; yol boyunca sizin nasl bir kii olduunuzu dndm. Artk biliyorum. Byle olduunuz iin de ok mutluyum.-Timothy yaklanca Nancy rahat bir nefes ald... Pollyanna'nn szleri akln iyice kartrmt. --te, Timothy bu... Belki sandnz vardr?-Pollyanna ciddi bir tavrla ban sallad. --Evet var. Hem de yepyeni bir sandk. Kadnlar Yardm Dernei ald. Bir hal almak isterlerken, bunu bana almalar ne kadar gzel, deil mi? Bir sandk yerine ka tane krmz hal alnabileceini tabii bilmiyorum. Fakat herhalde bir koridorun yarsn kaplayabilecek kadar olabilirdi. yle deil mi? antamda Bay Gray'in makbuz dedii bir ey var. Sandm alabilmek iin bunu size vermem gerekiyormu. Bay Gray, Bayan Gray'in kocas. Onlar Rahip Carr'n karsnn kuzenleri. Douya beraber geldik. ok iyi insanlard!-- Elindeki antay epeyce kartrdktan sonra makbuzu karp uzatt. --te burada-- dedi. Nancy, derin bir nefes ald. Byle bir konumadan sonra derin bir nefes almasnn gerekli olduunu hissetmiti. Sonra yan gzle Timothy'ye bakt. Timothy, baklarn uzaklara evirdi. Nihayet, Pollyanna'nn sandn arabann arkasna yerletirdiler. Kk kz, Nancy ile Timothy'nin arasna rahata oturdu. Araba hareket edinceye kadar kk kz durmadan konumu, sorular sormutu. Nancy, onun dediklerini izlemeye alrken adeta nefesi kesilmiti. --te! Ne gzel deil mi? Gideceimiz yer uzak m? Umarm yledir. Arabaya binmeye baylrm.-- Tekerlekler dnerken Pollyanna iini ekti. --Uzak olmasa da aldrmam. nk bir an nce oraya gitmekten memnunluk duyarm. Ne kadar gzel bir cadde! Burasnn gzel olacan zaten biliyordum. Babam sylemiti.-Birdenbire iini ekerek sustu. Nancy, endieyle ona baknca, ocuun kk enesinin titrediini, gzlerinin yalarla dolu olduunu grd. Yine de bir an sonra kz cesaretle ban kaldrarak konumaya devam etti. --Babam bana her eyi anlatt. O, buray unutmamt. Size daha nce aklamalym. Bayan Gray, neden krmz basma elbise giydiimi ve matem klnda olmadm anlatmam sylemiti. Bunu acayip karlayabileceinizi sylemiti. Ama, misyonerlie gnderilen son yardm sandndan siyah bir ey kmad. Sadece siyah kadife bir tuvalet vard. Rahip Carr'n ei bunun uygun olmayacan dnd. Hem kadifenin zerinde beyaz lekeler de vard. Yani eskimiti... Kollar ve baz yerleri anmt. Kadnlar Yardm Dernei'nden bazlar bana siyah bir giysi ve apka almak istediler. Fakat, dierleri bu parayla kilise iin bir krmz hal alnmasn uygun grdler. Bayan White bunun daha doru olduuna inanyordu. Siyah giysili ocuklardan holanmyordu. Daha dorusu ocuklar seviyordu, ama siyahlar deil.-Pollyanna, nefes almak iin susunca, Nancy sz almay baard. --Bu elbisenizin de uygun olduuna eminim.---Byle dndnz iin mutlu oldum. Ben de ayn kandaym.-Pollyanna ban sallad. Nefes nefese ekledi: --Tabii, siyah giysiler iinde mutlu olabilmek gleecekti.-- Nancy, aknlktan kzn szn kesti. --Mutlu olmak m?---Evet biliyorsunuz, babam annemle ve dierleriyle beraber olabilmek iin cennete gitti. Babam memnun olmam gerektiini syledi. Ama bunu yapabilmek... Yapabilmek hayli g. Krmz giysimle bile g bu. nk onu ok seviyordum. Sonra, onu bana brakmalydlar gibi geliyor. Hem, annem ve dierleri Tanr ve meleklerleydi. Halbuki benim Kadnlar Yardm Dernei'nden baka kimsem yoktu. Ama artk her eyin kolaylaacana inanyorum. nk siz varsnz Polly Teyze. Sizin var oluunuzdan o kadar mutluyum ki!-Nancy'nin, bu yalnz kk ocua duyduu acma duygusu akn bir korkuya dnt. --Fakat, fakat byk yanllk yaptnz tatlm.-- diye kekeledi. --Ben sadece Nancy'yim. Teyzeniz Polly deilim!-Belirgin bir znt iinde, kk kz, --Siz... Siz deil misiniz?-diye sordu. --Hayr. Nancy'yim ben. Teyzeniz olduumu sanacanz aklma bile gelmemiti. Biz birbirimize hi, ama hi benzemeyiz!-Timothy, glmsedi. Fakat Nancy, ok zld iin bu glmsemeye karlk vermedi. Pollyanna, --O halde siz kimsiniz?-- diye sordu. --Hi de Kadnlar Yardm Dernei'nde alanlara benzemiyorsunuz!-Timothy, bu kez aka gld. --Ben Nancy'yim. Hizmetiyim. amar ve byk t ii hari her ii ben yaparm. amarla tye de Bayan Dergin bakar.-ocuk endie iinde sordu. --Ama Polly Teyze diye biri var deil mi?-Timothy szn kesti. --Olmaz olur mu hi?-Pollyanna, grlecek ekilde rahatlad. --yleyse mesele yok.-Bir anlk bir duraklamadan sonra, kz neeli neeli devam etti. --Biliyor musunuz? Teyzemin beni karlamaya gelmeyiine memnun oldum. nk, nasl olsa onunla biraz sonra karlaacam. Bu arada sizinle de tanm oldum.-- Nancy kzard. Timothy de garip bir glmsemeyle kza dnd. --Gzel ve ustaca bir iltifat bu. Neden kkhanma teekkr etmiyorsun Nancy?---Ben... Ben Bayan Polly'yi dnyordum da,-- diye kekeledi Nancy. Pollyanna, memnun bir ekilde iini ekti. --Ben de onu dnyordum.. Onu ok merak ediyorum. Biliyor musunuz, ondan baka teyzem yok. stelik yle bir teyzem olduunu da son zamanlara kadar bilmiyordum. Sonra babam anlatt. Teyzemin tepenin stndeki kocaman gzel bir evde oturduunu syledi. --Evet, doru. Bak, imdi evi grebilirsin.-- Nancy, ileriyi gstererek, --te u yeil panjurlar olan byk beyaz ev-- dedi. --Ah, ne kadar gzel! Etraf aalarla ve imenlerle evrili! Bu kadar ok yeillii bir arada grmemitim. Teyzem zengin midir Nancy?---Evet, bayan.---ok memnun oldum. nsann bol bol paras olmas pek gzel bir ey. imdiye kadar paras olan kimseyi tanmadm. Sadece White'larn paras vard. Biraz zengindi onlar. Evlerinin her odas hal deliydi. Pazar gnleri de dondurma yerlerdi. Polly Teyzem de pazar gnleri dondurma yer mi?-Nancy, ban sallad. Dudaklar titredi. Gler gibi Timothy'ye bakt. --Hayr, bayan. Teyzenizin dondurma sevmediini sanyorum. Sofrasnda hi dondurma grmedim.-- Pollyanna'nn neesi kamt. --Ya, demek dondurma sevmiyor? ok zldm! Dondurmay nasl olur da sevmez? Anlamyorum. Ama buna memnun olmam lazm. nk insan dondurma yemezse karn da armaz. Bayan White'n dondurmasndan o kadar ok yerdim ki, karnm artrd... Belki, Polly Teyzemin de hallar vardr?---Evet, hallar vardr.---Her odada m?-Nancy, birden, o plak, halsz tavan arasndaki kk oday anmsayarak kalarn att. --ey, hemen hemen her odada hal var.-Pollyanna, sevin iinde, --ok memnunum-- diye bard. --Hallardan ok holanrm. Bizim hi halmz yoktu. Sadece misyonerlie gnderilen sandktan iki kk kilim kmt. Bunlardan birinin zerinde de mrekkep lekeleri vard. Hem, Bayan White'n duvarda asl resimleri de var. ok gzel gl, melmi kk kzlar ve kedi resimleri. Sonra, birka kuzu ve bir aslan resmi. Kuzularla aslan bir arada deil. Kutsal kitap, onlarn bir gn bir araya geleceklerini sylyor tabii. Ama, imdiye kadar olmam bu. Yani, ey... Bayan White'nkiler bir araya gelememiler demek istiyorum. Resimleri sevmez misiniz?-Nancy, bouk bir sesle: --ey, ey bilmiyorum-- diye cevap verdi. --Ben severim. Bizim hi resmimiz yoktu. Bilirsiniz, gnderilen sandklardan pek resim kmaz ama, yine de bir keresinde iki resim gelmiti. Fakat, o kadar gzeldi ki, babam bana ayakkab alabilmek iin satt. Dieri ise, ok eskiydi. Duvara asar asmaz paraland. erevenin cam krlverdi. Ben aladm. Fakat imdi yle iyi eylerimiz olmad iin mutluyum. nk bylece Polly Teyzenin eyalarn daha ok beeneceim. Anlarsnz, alk olmadm iin. Yani bu, tpk misyoner sandklarndan solmu kahverengi kurdelelerin kndan hemen sonra, onlardan daha gzel dier kurdelelerin kmasna benziyor.-- Pollyanna evi grnce hayretle, --Aman Allahm! Ne kadar gzel bir ev deil mi?-Evin geni giri yoluna geldiklerinde kzcaz heyecanla sustu. Ancak Timothy kzn kk sandn indirirken, Nancy onun kulana fsldama olanan buldu: --Bir daha bana buradan ayrlmaktan bahsetme, Timothy Durgin. Bana para versen de artk ayrlmam!-Gen adam glmsedi. --Ayrlmak m? Beni de kimse buradan ekip gtremez. Bu ocuk geldikten sonra buras ok elenceli olacaa benziyor. Her gn sinemaya gitmekten daha zevkli bu.-Nancy kzgn bir ekilde, --Elence! Elence!-- diye tekrarlad. --u zavall ocuk iin elenceden farkl bir ey olacaa benzer. kisi birlikte yaamaya baladklar zaman kzn dayanabilecei bir kaya parasna ihtiyac olacak. te, kzn dayanabilecei o kaya paras da ben olacam. Evet, evet Timothy.-Dnp, Pollyanna'y geni merdivenden kartrken byle ant imiti. :::::::::::::::::::: 4 TAVAN ARASINDAK KK ODA Bayan Polly Harrington, yeenini karlamak iin yerinden kalkmad. Nancy ile kk kz oturma odasnn kapsnda belirince ban okuduu kitaptan kaldrd. Elini uzatt. Bunu sadece bir grev olduu iin yapt her halinden belli oluyordu. --Naslsnz, Pollyanna? Ben...-- Baka bir ey sylemeye frsat bulamad. Pollyanna uar gibi koup kendisini teyzesinin kucana atverdi. Oysa teyzesi hi de istekli deildi. --Ah Polly Teyzeciim, Polly Teyzeceim. Beni yannza aldnz iin ne kadar mutlu olduumu anlatamam.-- Kk kz hkryordu. --Sadece Kadnlar Yardm Dernei vard benim iin. Oysa imdi size, Nancy ve dierlerine kavumak ne byk bir mutluluk, bilemezsiniz!-Bayan Polly, souk bir tavrla, --Dorudur-- dedi. --Her ne kadar Kadnlar Yardm Dernei ile tanma zevkine erimediysem de, bunu tahmin edebiliyorum.-- Bir yandan kendisine sarlan ocuun kk parmaklarn zmeye alyor ve kapda duran Nancy'ye atk kala bakyordu. --Nancy, sana ihtiyacm yok. Gidebilirsin artk. Pollyanna, ltfen sana yakacak ekilde dik dur. Daha neye benzediini bile anlamadm.-Pollyanna, biraz sinirli bir glle geri ekildi. --Hayr, henz bilmiyorsunuz. Ho grdnz gibi, illerim yznden pek de baklacak bir insan deilim. ey... Krmz basmayla, kollar beyaz benekli siyah kadife tuvaleti size aklamam gerek. Nancy'ye babamn sylediklerini anlatmtm.-Bayan Polly, birden szn kesti, --Evet... Evet... Babann sylediklerini brak imdi. Sanrm bir sandn vard.---Evet, Polly Teyze. Kadnlar Dernei'nin verdii gzel bir sandm var. inde pek fazla bir eyim yok. Yani kendime ait fazla bir ey yok demek istiyorum. Son zamanlarda dernee gelen sandklardan pek bir ey kmad. Ama babama ait kitaplar var. Bayan White bunlar almamn doru olacan syledi. Anlayacanz, babam...-- Teyzesi yine sert bir sesle, --Pollyanna-- diye szn kesti. --Hemen, u anda anlaman istediim bir nokta var. Bu da u. Bana babandan bahsetmeni istemiyorum.-Kk kz, rkek bir ekilde iini ekti, --Niin, Polly Teyze... Yani, yani siz...-- Duraklad, teyzesi devam etti: --Yukarya kp odana gideceiz. Sanrm, sandn oradadr. Timothy'ye, eer sandn varsa kartmasn sylemitim. Peimden gel Pollyanna.-Pollyanna, konuurken teyzesinin arkasndan odadan kt. Gzleri yalarla dolmutu. Fakat ba cesaretle dik duruyordu. Pollyanna, --Babamdan bahsetmemi istememesi bir bakma beni memnun etmeli.-- diye dnyordu. --Belki de babamdan bahsetmemem benim iin daha da iyi olur. Herhalde, babamdan sz etmememi bunun iin istedi.-- Pollyanna, teyzesinin --iyilik yaptna-- inanmt. imdi merdivene gelmilerdi. nden giden teyzesinin siyah ipek etei hafif hafif hrdyordu. Kadnn arkasndaki aralk kapdan, ak renkli hallar ve saten kapl koltuklar grnyordu. Ayann altndaki hal adeta yemyeil bir yosun gibi yumuackt. Duvarlara asl altn yaldzl ereveleri olan resimler, dantel perdelerden szlen gne, gzlerini kamatryordu. Kk kz, adeta kendinden geer gibi, --Ah, Polly Teyze. Polly Teyze. Ne kadar gzel, ok gzel bir ev! ok zengin olduunuz iin kim bilir ne kadar memnunsunuzdur?-- dedi. Merdivenin bana gelen teyzesi sert bir ekilde dnp, --Pollyanna! Byle konuman beni artt dorusu!-- diye cevap verdi. Pollyanna, hayretle, --Niin Polly Teyze? Zengin deil misiniz?-diye sordu. --Elbette hayr Pollyanna. Tanr'nn bana ltfettii armaanlardan dolay kendini kaybedip gnahkr bir ekilde gururlanmayacan umarm. Hele zenginlikle hi gururlanlmaz!-Bayan Polly dnp, tavan arasnn kapsna doru yneldi. ocuu tavan arasnda bir odaya yerletirdii iin imdi memnunluk duyuyordu. lk nce yeenini mmkn olduu kadar kendisinden uzak bir yere yerletirmeyi dnmt. Bylece ocuk yaramazlk edip deerli eyalarna zarar veremeyecekti. --Bu kadar kk yata bir ocuun maddi eylerden gurur duymas, ona basit ve sade bir oda ayrmakla doru davrandm gsterir-- diye dnmt. Pollyanna heyecanla teyzesini izliyordu. Bu arada mavi iri gzleriyle her tarafa birden bakmaya alyordu. Bu ok gzel evde hibir gzel veya ilgi ekici eyi gzden karmamak istiyordu. Byk bir heyecanla zihnindeki soruyu zmeye alyordu. Acaba bu ekici kaplardan hangisinin ardnda kendi odas bulunmaktayd? Perdeler, hallar ve duvarlar resimlerle dolu, gzel ve ssl odalardan hangisi kendisinin olacakt? Sonra, birdenbire teyzesi bir kapy at ve baka bir merdivenden kmaya balad. Burada grlmeye deer pek az ey vard. ki yanda plak duvarlar ykseliyordu. Merdivenin st ksm karanlkt. Adeta yere kadar yaklaan dam, karanlk bir glge yaratmt. Bir sr sandk ve kutu bulunmaktayd. Boucu bir scak vard. Bilinsiz bir ekilde Pollyanna ban dorulttu. Nefes almak ok gt. Sonra, teyzesinin sadaki bir kapy atn grd. --te, Pollyanna, senin odan. Sandn da urada gryorum. Anahtarn yannda m?-Pollyanna armt. Sadece ban sallayabildi. Gzlerini korku brm, iyice irilemiti. Teyzesi kalarn att. --Sana bir soru sorduum zaman, cevap vermeni tercih ederim. Ban sallaman deil Pollyanna.---Evet, Polly Teyze.---Teekkr ederim. Bu daha iyi oldu.-- Dolu olan asl havlu kutusuna ve srahiye bakp ekledi. --htiyacn olan her eyin burada bulunduunu sanyorum. Yerlemene yardmc olmas iin Nancy'yi yollayacam. Akam yemei altda.-Odadan karak merdiveni indi. Kadn gittikten sonra, Pollyanna bir sre hareketsiz durup arkasndan bakt. Sonra, iri gzlerini plak duvarlarda, tahta yerde ve perdesiz pencerelerde gezindirdi. Nihayet baklarn kk sandna evirdi. Daha ksa bir sre nce, bu sandk uzakta kalan evinin kk odasndayd. Bir an sonra sendeleyerek sanda doru gitti. Diz st kt. Yzn elleriyle kapad. Nancy, birka dakika sonra geldiinde kz orada buldu. --zlme, zlme, kk kuzum-- diye mrldand... Yere kp kz kollar arasna ald. --Ben de zaten seni byle bulacamdan korkuyordum.-Pollyanna ban sallad. --Ama ben kt ve fena bir insanm Nancy. Gerekten ok ktym-- diye hkrd. --Tanr ile meleklerin babama benden daha fazla ihtiyalar olduunu bir trl kafama sokamyorum.-Nancy, cesaretle ve aka, --htiyalar da yoktu zaten-dedi. --Ohhh, Nancy,-- Pollyanna'nn gzlerindeki korku, sanki gzyalarn kuruttu. Nancy, mahup bir tavrla glmseyerek, kendi gzlerini sildi. --Yok, yok ocuum. Onu demek istememitim. Haydi gel. Anahtarlarn ver de sand aalm. Hemen elbiselerini karverelim.-Pollyanna yal gzlerle anahtar uzatt. --Zaten orada fazla elbise yok-- dedi. Nancy, glmsedi. --yleyse sand daha abuk boaltrz.-Pollyanna neeli neeli glmsedi. --Gerekten doru! Buna memnun olmam lazm deil mi?-Nancy ona bakakalmt. Pek de kendinden emin olmayan bir ekilde cevap verdi. --Elbette ya.-Nancy becerikli elleriyle hemen kitaplar, yamal amarlar ve acnacak kadar biimsiz olan birka elbiseyi kartt. Pollyanna artk cesaretle glmseyerek elbiseleri dolaba ast. Kitaplar masaya yerletirdi. amarlar da konsolun ekmecelerine koydu. Bir an sonra, --Eminim... Eminim...-- diye kekeledi. --Buras ok ho bir oda olacak. yle deil mi?-Cevap kmad. Nancy ban sanda sokmu, pek megul grnyordu. Konsolun yannda duran Pollyanna, biraz zgn gzlerle plak duvara bakt. --Burada bir aynann bulunmayna da memnun olabilirim. Bylece illerimi de gremem.-- Nancy, azn ap garip bir ses kartt. Fakat Pollyanna dnd zaman, ba yine sandn iindeydi. Birka dakika sonra, pencerelerden birinin nnde duran Pollyanna neeyle barp, ellerini rpt. Soluk solua, --Ah Nancy. Bunu nceden grmemitim.-- diye bard. --Bak... Uzaklarda evler, aalar, ok gzel bir kilise kulesi grnyor. Nehir sanki bir gm gibi parlyor. Nancy, btn bunlar varken resim falan istemez. Artk, teyzem bana bu oday verdikten sonra ok mutluyum!-Nancy, birdenbire alamaya balayarak Pollyanna'y hem artt, hem de zd. Pollyanna hemen onun yanna kotu. --Nancy, Nancy ne oldu?-- Sonra korkuyla ekledi: --Buras yoksa senin odan myd?-Nancy, gzyalarn tutup kzgn bir ekilde: --Benim odam m? Eer sen cennetten km bir melek deilsen ve eer baz insanlar yaptklar pislikleri temizlemezlerse... Aman Yarabbi! Zil alyor yine!-- Bu artc konumadan sonra Nancy ayaa kalkp odadan kt ve koarak merdiveni indi. Yalnz bana kalan Pollyanna, zihninde bir --resim-- olarak canlandrd gzel manzaraya bakmak iin camn nne gitti. Bir sre sonra pencerenin kenarna dokundu. Bu boucu scaa dayanacak hali kalmamt. Dokunduu pencerenin kanad yukarya doru kayd. Buna pek sevindi. Bir an sonra pencere sonuna kadar almt. Pollyanna darya sarkm, mis gibi havay iine ekiyordu. Sonra br pencereye kotu. O da abucak alverdi. ri bir sinek burnunun ucundan geerek odaya dald ve vzltyla umaya balad. Onu baka sinekler izledi. Ama Pollyanna oral deildi. nk nemli bir eyi fark etmiti. Bu pencerenin nnde kocaman ve iri dall bir aa vard. Pollyanna'ya bu aa adeta kollarn am, kendisini davet ediyormu gibi geldi. Birdenbire kahkaha ile gld. --Galiba bunu baarabileceim-diye kkrdad. Bir an sonra pencerenin pervazna kt. Buradan aacn en yaknndaki dalna atlamak kolayd. Tpk bir maymun gibi daldan dala atlayarak en aadaki dala indi. Oradan yere atlamak Pollyanna gibi aalara trmanmaya alm biri iin bile biraz korkutucuydu. Yine de derin bir nefes alp atlad. Gl kk kollar ile sallanp, dizleri ve elleri zerine yumuak imenlie dt. Sonra ayaa kalkp merakla evresine bakt. Evin arka tarafndayd. nnde yal bir adamn eilip alt bir bahe vard. Bahenin gerisindeki aklktan dik bir tepeye doru yol uzanyordu. Tepenin zerinde tek bir am aac ve yannda da kocaman bir kaya vard. Pollyanna, o anda, dnyada gidilmeye deer tek yerin o byk kaya parasnn st olduunu dnd. Koarak ve ustaca bir dnle Pollyanna; eilmi, alan adamn yanndan sezdirmeden geti. Sra sra dikilmi bitkilere basmadan yrd. Nefes nefese aklktan geen yola ulat. Sonra, kararl bir ekilde trmanmaya balad. Ama, daha imdiden o kayaya ulaabilmek iin yolun ne kadar uzun olduunu dnmeye balamt. Oysa, pencereden bakarken kaya ne kadar da yaknda gzkmt! On be dakika sonra Harrington Kona'nn holndeki byk saat alty gsteriyordu. Saat son defa vururken Nancy de akam yemeinin hazr olduunu bildirmek iin zili ald. Bir, iki, dakika geti. Bayan Polly kalarn att ve ayayla yere vurmaya balad. Sonra istemeyerek ayaa kalkt, hole kt ve sabrsz bir ekilde yukarya doru bakt. Bir dakika kadar dinleyip yemek salonuna girdi. Kk hizmeti kz grnnce kararl bir tavrla, --Nancy!-- dedi. --Yeenim ge kald.-- Nancy'nin hole kmaya hazrlandn grnce, kzgn bir ekilde ekledi, --Hayr, onu armana gerek yok. Kendisine yemek saatini syledim. Yaptnn cezasn ekmeli. imdiden zamannda hareket etmesini renmeli. Aaya indii zaman ona mutfakta ekmekle st verebilirsiniz.---Peki efendim.-- Bayan Polly'nin o anda Nancy'nin gzne bakmamas dorusu iyi olmutu. Yemek biter bitmez Nancy ilk frsatta arka merdivenlerden tavan arasndaki odaya kt. Kendi kendine, --Ekmekle st! Zavall kuzucuk alad zaman bunu verecekmiim...-diye syleniyordu. Ak kapy hafife dokunarak itti... Korkuyla bard. --Neredesin? Nereye gittin? Nereye gittin?..-- Nefes nefese dolaba, yatan altna, hatta sandn iine ve srahiye bakt. Nihayet koarak aaya indi ve bahede ihtiyar Tom'u buldu. --Bay Tom... Bay Tom...-- diye haykrd. --Zavall ocuk gitti. Geldii yere, cennete dnd. Garip kuzu. Bana ocua mutfakta ekmekle st vermemi sylemiti. Oysa, o imdi meleklerin yemeini yiyor. Bundan eminim! Bundan eminim!-htiyar adam belini dorulttu. --Gitti mi? Cennete mi?-- diye akn bir ekilde tekrarlad. Bilinsiz bir durumda gzleriyle gkyzn taryordu. Durup bir an baknd. Sonra glerek dnd. --Anlalan kz cennete kadar gitmek istemi, Nancy. Bu bir gerek.-- Parmayla, kzllaan gkyznn aydnlatt kocaman kayann zerindeki ocuu gsterdi. Nancy inatla, --Bu gece cennete o yoldan gidemeyecek-dedi. --Eer Hanm beni sorarsa bulaklar ykamay unutmadm, ama yle bir gezinmeye ktm syleyiver.-- Geriye dnp kayaya giden yola doru komaya balad. :::::::::::::::::::: 5 OYUN Nancy soluk solua byk kayaya yaklat. --Tanr akna, Bayan Pollyanna, dm patlattn!-- Pollyanna, istemeyerek kayadan aaya kaymt. --Korkuttum mu? Ah, ok zr dilerim. Fakat beni dnp korkmamalsnz, Nancy. Babamla, Kadnlar Koruma Dernei de nceleri korkarlard. Sonunda bana bir ey olmadn anlayarak rahat ettiler.-Nancy, --Fakat gittiini bile bilmiyordum-- diye bard. Kk kzn elini koluna takp, tepeden aaya doru ekti. --Gittiini grmedim. Kimse de grmemi. Herhalde damdan utun. Byle sanyorum.---yle gibi... Ama ben yukarya deil, aaya utum. Oradaki aatan indim.-Nancy donup kald. --Penceremin dndaki aatan indim.---Aman Tanrm! Artk bilmem teyzen bu ie ne der? Dorusu bunu bilmek isterdim.---Gerekten mi? O halde kendisine sylerim. Sen de renirsin.-Kk kz neeli neeli sylemiti bu szleri. Nancy, --Aman Tanrm!-- dedi. --Hayr, hayr!-Pollyanna, endielendi. --Teyzemin zleceini mi sylemek istiyorsun?-- --Hayr... ey... Evet... Neyse brak bunu. Zaten ben de onun ne syleyeceini pek de merak ediyor deilim.-- Nancy, hi olmazsa Pollyanna'nn bir azar iitmesini nlemek istiyordu. --Neyse acele edelim. Biliyorsun bulaklar bitirmem lazm.-Pollyanna hemen, --Sana yardm edeceim-- diye atld. Nancy, --Olur mu hi, Bayan Pollyanna?-- diye itiraz etti. Bir an sessizlik oldu. Hava ok abuk kararyordu. Pollyanna arkadann kolunu smsk tuttu. Kk kz hafife titreyerek, --Endielendiin iin memnunum. nk bu yzden benim arkamdan geldin.---Zavall kk kuzu! Ackm da olmalsn. Korkarm mutfakta benimle st ve ekmekle karnn doyurmak zorundasn. Teyzen, yemee gelmeyiinden holanmad.---Ama, gelemezdim. Tepedeydim.-Nancy, glmemek iin kendisini tuttu. --Evet ama teyzen bunu bilmiyordu. Stle ekmek iin zgnm. Gerekten ok zgnm.---Ben zlmyorum. Memnunum.---Memnun musun? Niin?---Niin memnun olmayaym? Ekmekle st severim. Sonra seninle birlikte yemek istiyorum. te bu yzden memnun olmamak iin bir neden gremiyorum...-Nancy, --Kendini hi zorlamadan her eyden memnun olabiliyorsun galiba-- dedi. Pollyanna'nn tavan arasndaki plak, kk odada kendisini zorlayarak neelenmeye altn anmsad. Pollyanna, hafife gld. --Biliyorsun bir oyun bu.---Oyun mu?---Evet. Mutlu olmak oyunu.---Neden bahsediyorsun sen Allah akna?---Bir oyundan. Bunu bana babam retti. ok gzel bir oyun. Kklmden beri oynamaktayz bu oyunu. Kadnlar Yardm Dernei'ndekilere de anlattm bunu. Bir ksm bu oyunu oynamlard.---Nasl bir ey bu? Ho, oyunlardan pek de anlamam ya!-Pollyanna tekrar gld. Fakat iini de ekti. Alacakaranlkta yz ince ve zntl grnyordu. --Bu oyuna misyoner sandyla gelen koltuk denekleriyle balamtk.---Koltuk denekleri mi?---Evet. Ben bir bebek istiyordum. Babam da bunu onlara yazmt. Sandk geldi. Yollayan, hi bebek olmadn bildirmi. Ama koltuk denekleri vard, belki ileride bir ocua yarar diye bunlar gndermiler. Biz de ite o zaman bu oyuna baladk.-Nancy, adeta tedirgin bir ifadeyle, --Ben bunda oyunluk bir taraf gremedim-- dedi. Pollyanna, ciddi bir tavrla, --Olmaz olur mu? Bu oyuna gre, ne olursa olsun her eyde memnun kalacak bir taraf bulacaktk.-- dedi. --te o zaman biz de koltuk denekleriyle oyuna baladk.---Aman Yarabbi! Ben bu ite sevinecek bir taraf gremiyorum. Bebek isterken bir ift koltuk denei gelmi! Bunda memnun olacak bir taraf yok ki.-Pollyanna ellerini rpt. --Var, var.-- Byk bir ak kalplilikle ekledi. --nce bunu ben de anlayamamtm, Nancy. Babam bunu anlatmak zorunda kald bana.-Nancy, birdenbire, --yleyse bunu bana da anlatmalsn-diye cevap verdi. Pollyanna heyecanla, --A, tabii!-- dedi. --Koltuk deneklerine ihtiyacn olmad iin memnun ol! Gryorsun ya, nasl oynanacan rendikten sonra ne kadar kolay bir oyun!-Nancy, adeta korku dolu gzlerle Pollyanna'ya bakt. --Ne kadar garip bir i!-Pollyanna hevesle devam etti. --Aslnda garip deil, ok gzel bir oyun. O gnden beri hep bu oyunu oynadk. Olaylar gletike daha zevkli oluyor. Yalnz... Yalnz bazen bu dayanlmayacak kadar g oluyor. rnein, baban cennete gidip sen sadece Kadnlar Yardm Dernei'yle kalrsan...-- Nancy, --Veya tavan arasnda iinde hibir ey bulunmayan bir odaya konursan...-- diye homurdand. Pollyanna iini ekti. --nce bu bana ok zor geldi.-- diye itiraf etti. --zellikle o srada kendimi ok yalnz hissettim. imden oyunu oynamak gelmiyordu. Hem gzel eylerin olmasn o kadar ok istiyordum ki! Sonra, nasl olsa aynaya baktm zaman yzmdeki illeri grmek istemediimi hatrladm. Pencereden baknca o gzel resmi de grdm. Bylece memnun olunacak eyler bulduumu hatrladm. Anlayacan, mutlu olunacak eyleri ararsan, brlerini unutursun. Tpk o bekleyip de bulamadm bebekte olduu gibi.-Nancy, adeta boazndaki dm zmek iin yutkundu. Pollyanna, --Genellikle bu uzun srmyor.-- diye iini ekti. --ou zaman ben bunlar dnmeden bulabiliyorum. Bunu oynamaya ylesine altm ki. ok gzel bir oyun bu. Babam ve ben ok holanrdk bu oyundan.-- Sesi titriyordu. --Sanrm, biraz g olacak artk. imdi birlikte oynayabileceim kimse yok.-- Bir an dndkten sonra ekledi: --Ama, belki Polly Teyzem oynamak ister.-Nancy, --Aman Yarabbi!-- diye mrldand. Sonra yksek sesle: --Bana bak Bayan Pollyanna... Bu oyunu iyi oynayabileceimi veya tam olarak bildiimi iddia etmiyorum. Yine de bunu seninle oynayacam. Evet, evet.. Elimden geldii kadar alacam.-Pollyanna sevinle, --Oh Nancy!-- diyerek kza sarld. --Fevkalade. Ne kadar eleneceiz deil mi?-Nancy, pheli bir ifadeyle: --Evet.. Belki-- dedi. --Fakat fazla gvenme. Ben oyunlardan fazla anlamam. Ama bunu renmek iin elimden gelen abay harcayacam. Bylece, oynayacak birini bulmu oluyorsun.-- Mutfaa birlikte girdiklerinde, konumasn tamamlamt. Pollyanna, byk bir itahla ekmeini yedi, stn iti. Sonra Nancy'nin teklifi zerine teyzesinin kitap okuduu oturma odasna gitti. Bayan Polly souk bir tavrla bakt. --Akam yemeini yedin mi Pollyanna?---Evet Polly Teyze.---Seni mutfaa yollayp stle ekmek yedirmek zorunda kaldm iin ok zgnm Pollyanna.-- --Fakat, byle yaptnz iin gerekten ok memnun oldum Polly Teyze. Ekmekle st severim. Nancy'yi de... Bunun iin en ufak bir znt duymamalsnz.-Polly Teyze, oturduu iskemlede daha da dikleti. --Pollyanna, yataa yatma zamann oktan geldi. Olduka yorucu bir gn geirdin. Yarn ne yapacan planlamamz lazm. Elbiselerine bakp neye ihtiyacn olduunu, ne almamz gerektiini kararlatrmalyz. Nancy sana bir amdan verecek. Bunu dikkatli tut. Kahvalt sabah yedi buukta. O saatte burada olmalsn. yi geceler.-Pollyanna, son derece tabii bir tavrla teyzesinin yanna geldi ve ona sevgiyle sarld. Mutlulukla iini ekip, --imdiye kadar o kadar ho vakit geirdim ki... Sizinle oturmak beni ok mutlu edecek. Zaten bunu, buraya gelmeden nce de biliyordum.-- dedi. Koarak odadan karken neeli neeli bard. --yi geceler.-Kadn, hafife, --Aman Allahm-- diye mrldand. --Ne kadar garip bir ocuk!-- Sonra kalarn att. --Kendisini cezalandrdm iin adeta memnun. En ufak bir znt duymamamam, benimle yaamaktan mutlu olacan sylyor!-- Bayan Polly, oturduu yerde yine dikleti, tekrar kitabn eline alp, --Aman Allahm!-- diye mrldand. On be dakika sonra tavan arasndaki odada, tek bana kalan kzcaz bir araf sk sk yakalam hkryordu. --Meleklerin arasnda olan babacm. Biliyorum artk oyun oynamyorum. Fakat sen bile karanlkta, yalnz bana bu odada uyumann ho bir tarafn bulamazdn. Eer Nancy'nin veya Polly Teyzenin ya da Kadnlar Yardm Dernei'nden birisinin yannda olsaydm, durum ok daha kolaylaacakt?-Geciktirdii iini aceleyle mutfakta tamamlamaya alan Nancy, st kabn ykyor, bir yandan da mrldanyordu: --Bir bebek isterken koltuk denei gelmesinden mutluluk duyma oyunu mu?.. Bu anlamsz oyunu oynamak istiyorsan, ben de sana uyacam. Bu evde seni destekleyen bir kaya paras olacam ben.-:::::::::::::::::::: 6 GREV DUYGUSU Pollyanna, geldiinin ertesi gn uyand zaman saat yediye geliyordu. Pencereleri gney ve batya bakt iin henz gnei gremiyordu. Fakat mavi gkyzn grebiliyordu. Bylece havann iyi olacan anlamt. Kk oda imdi daha serinceydi. Odaya taze ve serin bir hava giriyordu. Darda, neeli neeli kular tyordu. Pollyanna onlarla konumak iin pencereye kotu. O zaman, teyzesinin aadaki bahede, gllerin arasnda olduunu grd. Bu nedenle, onun yanna gitmek iin arabuk hazrland. Pollyanna, iki pencereyi de ak brakp merdivenden indi. Holden geip, n kapy hzla kapattktan sonra, koarak baheye girdi. Polly Teyze, kambur yal bir adamla bir gl fidan zerine eilmiti. Pollyanna neeyle bararak kadnn boynuna atld. --Ah Polly Teyze, Polly Teyze! Bu sabah sa olduum iin ok mutluyum!-Kadn, boynuna aslm olan ocuun krk kilo gelen arlndan kurtulmak iin dorulurken sert bir sesle kt: --Pollyanna! Sen hep byle mi gnaydn dersin?-Kk kz, ayaklar zerinde bir aa bir yukar zplad. --Hayr... Sadece sevdiklerimi grnce dayanamyorum! Sizi penceremden grdm, Polly Teyze. Sizin Kadnlar Yardm Dernei'nden biri olmadnz, gerek teyzem olduunuzu dndm. O kadar gzel duruyordunuz ki, aaya inip boynunuza sarlmam gerekiyordu!-Kambur yal adam, birden arkasna dnd. Bayan Polly de her zamanki gibi kalarn atmak istediyse de, bu kez baarya ulaamad. Kadn sert bir sesle, --Pollyanna, sen... Ben, Thomas.. Bu sabah bu kadar yeter. Sanyorum anlyorsunuz. u gl fidanlarn demek istiyorum.-- dedi. Sonra dnp hzla uzaklat. Pollyanna, ilgiyle, --Siz hep bahede mi alrsnz, Beyefendi?-diye sordu. Adam dnd. Dudaklar kmldyordu. Fakat gzleri sanki yala dolu gibi parlyordu. --Evet, bayan. Ben ihtiyar Tom'um. Bahvanm.-- ekinerek titreyen elini uzatp, sanki dayanlmaz bir gcn etkisi altnda kalm gibi, parmaklarn kzn parlak salarna dedirdi. --Kkhanm... Annenize yle benziyorsunuz ki! Kendisini senden daha kkken tanmtm. Anlayacan, ta o zamandan beri bu bahede alrm.-Pollyanna, duyulacak bir biimde nefesini tuttu. --yle mi? Gerekten annemi biliyordunuz ha!.. Cennete gitmeden nce... Kk bir dnya meleiyken.. Ne olur bana annemden bahsedin!-- ocuk, ihtiyarn yannda, amurlu topraa meldi. Evden gelen bir zil sesi duyuldu. Biraz sonra da Nancy'nin hzla arka kapdan k grld. --Bayan Pollyanna, bu zil sesi, sabah kahvaltsnn hazr olduunu anlamna gelir!-- Nefes nefese kz elinden tutup kaldrd ve eve doru komaya balad. --Dier zamanlarda da yemek anlamna gelir bu. Fakat, bunu ne zaman, nerede duyarsan duy koman gerekir. Eer byle davranmazsan memnun olabilecek birey bulmakta ok glk ekeriz.-- Tpk bir tavuu kmese sokar gibi Pollyanna'y itip eve soktu. Kahvaltnn ilk be dakikas sessiz geti. Sonra, gzleriyle iki sinein bir oraya bir buraya uuunu izleyen Bayan Polly, sert bir ekilde: --Nancy, bu sinekler nereden geldi?-- diye sordu. --Bilmiyorum efendim. Mutfakta bir teki bile yoktu.-Nancy, fazla heyecandan olacak, Pollyanna'nn odasndaki ak pencereleri fark etmemiti. Pollyanna, neeli neeli, --Herhalde, bunlar benim sineklerim olacak Polly Teyze.-- diye sze kart. --Bu sabah yaknlarda hoa vakit geiren bir sr sinek vard.-Nancy, hemen odadan kt. Getirdii kzarm ekmekleri de beraberinde gtrmt. Bayan Polly, soluyarak, --Senin mi?-- diye sordu. --Ne demek istiyorsun? Bunlar nereden geldi?---Elbette dardan geldiler Polly Teyze. Pencereden girdiler. Bir ksmn ieriye girerken grmtm.---Grdm m dedin? Yani, o pencereyi, koruyucu tel olmadn bile bile atm m demek istiyorsun?---Evet, tabii... Pencere teli yoktu Polly Teyze.-Ayn anda, Nancy, gtrd ekmeklerle geri geldi. Yz pek ciddi, fakat krmzyd. Hanm, sert bir sesle emretti. --Nancy ekmekleri brakp git de Bayan Pollyanna'nn odasnn pencerelerini kapa. Kaplar da kapat. Sabah yapacan ileri bitirdikten sonra, odalardaki btn sinekleri ldr. Bir teki bile kalmasn.---Pollyanna-- dedi, --Pencereler iin tel smarladm. Tabii bunun bir grev olduunu biliyordum. Ama bana yle geliyor ki, sen kendi grevlerini unutmua benziyorsun.---Grevim mi?-- Pollyanna'nn gzleri aknlktan daha da almt. --Elbette. Havann scak olduunu biliyorum. Fakat, o teller gelinceye kadar pencerelerini kapal tutmay grev sayman gerektiini unutmamalsn. Pollyanna, sinekler pis ve huzursuzluk verdikleri kadar, salk asndan da zararldrlar. Kahvaltdan sonra, sana okuman iin bu konuda bir kitapk vereceim.---Okumak m? Oh, ok teekkr ederim Polly Teyze. Okumay ok severim!-Bayan Polly, sesli sesli iini ekti. Sonra, dudaklarn smsk kapatt. Onun sert yz ifadesini fark eden Pollyanna, dnceli dnceli kalarn att. --Elbette, grevimi ihmal ettiim iin zntlym Polly Teyze.-- ekinerek zr diledi. --Pencereleri bir daha amayacam.-Teyzesi cevap vermedi. Kahvalt bitinceye kadar da hi konumad. Sonra kalkt. Oturma odasndaki kitapla gitti. nce bir kitap karp, yeeninin yanna doru yneldi. --Bahsettiim kitap bu, Pollyanna. Hemen odana gidip bunu okuman istiyorum. Yarm saat sonra yukarya gelip eyalarna bakacam.-Pollyanna, iyice bytlm sinein fotorafna bakyordu. Neeyle bard: --Ah, ok teekkr ederim Polly Teyze!-- Bir an sonra da zplaya zplaya nee iinde odadan kp kapy kapad. Bayan Polly'nin kalar atld. Bir an durakladktan sonra oday geti ve kapy at. Fakat Pollyanna grnrde yoktu. Grltl grltl tavan arasnn merdiveninden kyordu. Yarm saat sonra, adeta yznn tm hatlarnda --ben grevimi yaptm-- ifadesi okunan Bayan Polly, merdivenleri trmanp Pollyanna'nn odasna girdi. Yeeni onu heyecanla karlad. --Ah, Polly Teyze, hayatmda bu kadar gzel ve ilgi ekici bir ey grmedim. Bana bu kitab okumam iin veriinizden ok memnunum. Sineklerin ayaklarnda bu kadar ok ey taklarn bilmiyordum. Hem...-- Polly Teyze kibirli bir tavrla: --Bu kadar yeter-- dedi. --Pollyanna, imdi elbiselerini kartabilirsin. Onlar gzden geireceim. Sana uygun olmayanlar, elbette Sullivan'lara vereceim.-Pollyanna, grlebilir bir tereddtle kitab brakt ve dolaba gitti. --Korkarm, siz bunlarn Kadnlar Yardm Dernei'ndekilerin dndnden daha da kt olduunu greceksiniz... Ama onlar da bunlarn utanlacak gibi olduunu sylemilerdi.-ini ekti. --Fakat misyoner sandklarnn son iki tanesinden hep erkek ocuklarla byklere gre eyler kt. Polly Teyze, siz imdiye kadar hi misyoner sandndan yararlandnz m?-Teyzesinin, hayretle kark kzgnl karsnda, Pollyanna hemen szlerini dzeltti. --Elbette siz yararlanmamsnzdr Polly Teyze!-- Kzararak devam etti. --Unuttum, zenginlerin bu sandklara hi gereksinimleri yoktur. Fakat bazen anlarsnz ya, bu odada sizin zengin olduunuzu unutuyorum da.-Bayan Polly'nin dudaklar hiddetle araland, fakat hi ses kmad. Pollyanna, tatsz bir sz sylediinin farkna varmadan devam ediyordu: --Dediim gibi, misyoner sandklar ile ilgili tahmin yapmak olanakszdr. Ama onlarn iinden bekledikleriniz hi kmaz. Hatta beklemediiniz zamanlarda bile zaten o sandklar geldiinde, oyunu oynamak gleiyordu. Babam ve...-O anda, Pollyanna teyzesine babasndan bahsetmemesi gerektiini anmsad. Sonra, aceleyle dolabna kotu. Eski psk elbiselerinin hepsini birden kartt. Bouk bir sesle, --Bunlar hi de gzel deil-- dedi. --Kiliseye krmz hal almay dnmeselerdi, bunlar siyah renkli olacakt. Fakat bunlardan baka bir eyim yok.-Bayan Polly parmaklarnn ucuyla bu eski psk elbiseleri tuttu. Bunlarn Pollyanna'dan bakas iin yapld belliydi. Sonra atk kalarla konsolun gzlerindeki yamal amarlara bakt. Pollyanna, sknt iinde, --En iyilerini giydim-- diye itiraf etti. --Kadnlar Yardm Dernei bana yeni bir takm ald. Dernein bakan olan Bayan Jones onlara, halsz yere basma pahasna da olsa bu elbiseyi alacaklarn sylemiti. Ama bu olmayacak. Bay White ayak sesinden holanmyor. Kars onun sinirlerinin bozuk olduunu sylyor. Sanrm bu yzden halnn alnmas iin epeyce bata bulunacak. Sinirliliine ramen paras da olduu iin memnun olmas gerekir sanrm. Siz de byle dnmyor musunuz?-Bayan Polly, szlerini duymama benziyordu. amarlar incelemesi bittikten sonra, birden Pollyanna'ya dnd: --Elbette okula gitmisindir, Pollyanna?---Evet Polly Teyze... Ayrca babam... Yani beni evde de okuttular.-Bayan Polly kalarn att. --ok gzel... Sonbaharda burada okula devam edeceksin, tabii... Okul mdr Bay Hell, senin hangi snfa gireceine karar verecektir phesiz. Bu arada gnde yarm saat kadar bana yksek sesle kitap okuman istiyorum.---Okumaya baylrm. Fakat beni dinlemek istemezseniz, ben kendi kendime okuyabilirim Polly Teyze, gerekten. Hem bunu yaparken yalancktan memnun gibi davranmama da gerek olmaz. nk kendi kendime okumaya baylrm. zellikle, o byk szckler houma gider.-Bayan Polly, sert bir sesle, --Bundan phem yok.-- diye cevap verdi. --Mzik rendin mi?---Pek renemedim. Kendi mziimden holanmyorum. Ama bakalarnki houma gidiyor, dorusu. Bir para piyano almasn rendim. Kilisede alan Bayan Gray retti bunu bana... Fakat mzik renmeyi isterim. Gerekten yle, Polly Teyze.-Polly Teyze, hafife kalarn kaldrd. --yle olduu anlalyor. Yine de hi olmazsa sana mziin esaslarnn retilmesini salamak grevimdir. Diki dikersin tabii?..-- Pollyanna, --Evet efendim-- diye iini ekti. --Kadnlar Yardm Dernei diki retti bana. Fakat ok glk ektim. Bayan Jones, inenin herkesin tuttuu gibi tutulmas gerektiine inanyordu. Bayan White, srfileyi, etee bastrmadan nce retmenin doru olaca grndeydi. Bayan Marriman ise yama yapmaya karyd.---Bundan sonra hibir glk ekmeyeceksin Pollyanna. Tabii sana diki dikmeyi kendim reteceim, sanyorum. Yemek piirmeyi bilmiyorsundur?-Pollyanna, birdenbire gld. --Bunu bu yaz retmeye balamlard. Fakat fazla ilerleyemedim. Bu konuda btn kadnlarn grleri, tpk diki konusunda olduu gibi, farklyd. nce ekmekle balayacaklard. Fakat benzer ekilde ekmek yapan iki kii bile yoktu. Nihayet, bir toplantda bana evlerinde yemek piirmesini retmeye karar verdiler. Sadece krem okola ve incirli kek yapmasn rendim. Ama sonra sonra brakmam gerekti.-- Sesi titremeye balamt. Kmseyen bir ifadeyle Bayan Polly, --Krem okola ve incirli kek ha!-- dedi. --Bunu da abucak belledin.-- Bir an dnp ar ar devam etti: --Her sabah, saat dokuzda yarm saat yksek sesle bana kitap okuyacaksn. Daha nce de odan toplayacaksn. aramba ve Cumartesi sabahlar saat dokuz buukta Nancy ile mutfaa girip yemek piireceksin. Geri kalan zamanda da benimle diki dikeceksin. Bylece leden sonralar mzik iin bo kalm olacak. Sana hemen bir mzik retmeni bulacam elbette.-- Konumasn tamamlayp, kararl bir tavrla iskemleden kalkt. Pollyanna, zntyle sylendi: --Aman Polly Teyze, Polly Teyze! Bana yaayacak zaman brakmadnz!---Yaamak m dedin ocuk? Ne demek istiyorsun? Sanki btn gn yaamyormusun gibi?---Elbette btn bu ileri yaparken devaml nefes alacam Polly Teyze. Fakat bu yaamak olmayacak. Uyurken de nefes alrsnz ama yaamazsnz. Ben yaamaktan bahsediyorum. stediklerimizi yapmaktan, darda oynamaktan, okumaktan (tabii kendi kendime), tepelere trmanmaktan, bahede Bay Tom'la ve Nancy ile konumaktan, dn getiim gzel sokaklardaki evleri ve orada yaayanlar renmekten bahsediyorum. Ben buna yaamak derim Polly Teyze. Sadece nefes almak yaamak deildir!-Bayan Polly, sinirli bir tavrla ban kaldrd: --Pollyanna, sen ok garip bir ocuksun! Sana oynamak iin de yeterli bir zaman braklacak tabii. Fakat iyi bir ekilde yetitirilmen iin grevimi yaparken, sen de stne deni yapmalsn. Bylece gsterdiim zen ve retim nankrce ziyan edilmemeli.-Pollyanna, dehetle bakt. --Ah, Polly Teyze. Size nankrlk etmeme olanak var m? Sizi seviyorum. stelik Kadnlar Dernei'nden biri de deilsiniz. Teyzemsiniz!-Bayan Polly, dnp kapya doru yrrken ii emniyete almak istedi. --ok gzel. O halde, nankrce davranmazsn.-Ta merdivenin yarsna geldiinde, arkasndan ocuun zayf ve titrek bir sesle bardn duydu. --Affedersiniz Polly Teyze, eyalarmdan hangilerini bakasna vermek istediinizi sylemediniz.-Polly Teyze bitkin bir tavrla iini ekti. Pollyanna da duydu bunu. --Ah, sana sylemeyi unuttum Pollyanna... Timothy bugn saat bir buukta bizi arya gtrecek... Elbiselerinden hibiri yeenimin giyebilecei nitelikte deil. Bu elbiselerden birini bile giymene izin verirsem, grevimi yapmam saylrm.-imdi de Pollyanna iini ekti. Bu --grev-- szcnden nefret edeceini anlamt. Dalgn bir tavrla, --Ltfen Polly Teyze-- dedi. --Acaba, bu grev denilen eyden memnun olmanzn bir yolu yok mu?-Bayan Polly, akn akn bakp, --Ne?-- dedi. Sonra kpkrmz olmu yanaklaryla aniden dnp hiddetle merdivenden indi. --Terbiyesizlik etme Pollyanna!-- dedi. Scak tavan arasndaki odada Pollyanna tahta arkalkl sandalyeye oturdu. Artk onun nnde yalnzca grevden ibaret tatsz bir yaam uzanyordu. ini ekti. --Gerekten sorduum soruda bir terbiyesizlik grmedim. Sadece, ona u grev iinde de memnun olunacak bir taraf bulunup bulunmadn sormutum.-Pollyanna birka dakika sessiz sessiz oturdu. Gzlerini zgn bir ekilde yatan zerindeki eski psk giysilere dikti. Sonra ar ar kalkp giysileri yerletirmeye balad. Yksek sesle, --Anladma gre memnun olunacak hibir ey yok.-- dedi. --Ama grev sona erince mutlu olabilirim belki.-Bunun zerine, birden glmeye balad. :::::::::::::::::::: 7 POLLYANNA ve CEZALAR Saat bir buukta Timothy Bayan Polly ile yeenini belli bal elbise mazalarndan drt be tanesine gtrd. ar evden iki kilometre uzaktayd. Pollyanna'ya yeni bir gardrop demek bir bakma herkes iin heyecanl bir yaant oldu. Bayan Polly, bu iten bitkin kmt. Tpk, bir volkann ince kabuu zerinde dolatktan sonra tehlikeden kurtulup topraa ayak basan insanlar gibiydi. kisine de hizmet eden satclar ise kpkrmz kesilmiler, stelik arkadalarn bir hafta kadar gldrmeye yetecek Pollyanna ile ilgili komik eyler de renmilerdi. Pollyanna ise tatl tatl glmsyor ve satclardan birine bu gln yle aklyordu: --Misyoner sandklar ve Kadnlar Yardm Dernei sayesinde giyindikten sonra, bir maazaya girip elbise satn almak fevkalade bir ey. stelik bunlarn, stme uymuyor diye eteklerinin kvrlmasna ya da almasna da ihtiyac yok. Hepsi yepyeni.-Alveri btn leden sonray doldurdu. Daha sonra akam yemei yendi. Arkasndan bahede ihtiyar Tom'la ve sonra da arka bahede Nancy ile tatl tatl konuuldu. Nancy bulaklar bitirmiti. Polly Teyze de bir komusunu ziyarete gitmiti. htiyar Tom, Pollyanna'ya, annesi ile ilgili ok gzel eyler anlatt. Bu onu ok mutlu etti. Nancy ise sekiz kilometre tede, Corner blgesinde yaayan sevgili annesi ile erkek ve kz kardelerinden bahsetti. Bayan Polly'nin izin verdii zamanlarda, onlar grmek iin Pollyanna'y gtrmeye de sz verdi. Nancy, --Kardelerimin isimleri de ok gzel, adlarn beeneceksin-diye iini ekti. --Algernon, Florabelle ve Estelle... Nancy isminden hi holanmyorum!---Oh Nancy! Ne kadar kt bir sz bu. Neden?---nk bu isim dierleri kadar gzel deil. Ben ilk ocuum. O sralarda annem ilerinde byle gzel adlar olan ykler okumazm.-Pollyanna, --Ama ben Nancy'yi seviyorum. nk bu sensin!-- dedi. --Hah! yleyse sen Clavissa Mabel adn bile sevebilirsin. Ve benim hesabma da memnun olabilirsin. nk bu isim fevkalade!-Pollyanna gld. --Neyse adnn Hephzibah olmadna sevinmelisin.---Hephzibah m?---Evet, Bayan White'n ad bu. Kocas ona --Hep-- der. O ise bundan holanmaz. Kocas Hep, Hep diye seslenince, sanki bunun arkasndan haydi diye bir bar duyacakm gibi olduunu syler. Aceleden ve --haydilerden-- pek de holanmaz.-Nancy'nin ask surat bir tebessmle rahatlayverdi. --ok gzel dorusu. Artk ne zaman Nancy adn duysam aklma --Hep, Hep-- gelecek ve gleceim.-- Duraklayp akn akn kza bakt. --ey, Bayan Pollyanna. imdi o oyunu mu oynuyordun? Yani Hephzibah adnda olmadm iin memnun olmam gerektiini hatrlatan bir oyundu bu deil mi?-Pollyanna kalarn att, sonra da gld. --Evet Nancy yle! O oyunu oynuyordum. Ama ou zaman olduu gibi, bu defa da bunun farknda deildim. Bu oyunu birok kere oynadn zaman alyorsun ve memnun olacak eyler aramaya balyorsun. Eer uzun zaman ararsan, mutlaka her eyin memnun olunacak bir taraf olduunu bulursun. Nancy, aka belli olan bir phe iinde: --Evet, belki de-diye dorulad. Gece sekiz buukta Pollyanna, yatmaya kt. Pencere telleri henz gelmemiti. Kk, bask tavanl oda bir frndan farkszd. Pollyanna, istek dolu gzlerle smsk kapal bir pencereye bakt; ama amad. Soyunup elbiselerini zenle katlad. Dua ettikten sonra mumu sndrd ve yataa girdi. Yatakta uykusuz bir ekilde, bir o yana, bir bu yana ne kadar dndn bilmiyordu. Ama en sonunda yataktan kalkp oday geiine ve kapy ana kadar saatlerin gemi olduunu sanmt. Byk tavan aras kapkaranlkt. Dou taraftaki pencereden ay szlyor, yerde gmrenginde bir iz brakyordu. Pollyanna, sandaki ve solundaki karanla aldrmadan ay nn szld pencereye gitti. Bu pencerenin teli olduunu ummutu. Ama yoktu. Dars, tpk peri masallarnda bulunacak bir yer gibi gzeldi. Serin ve taze havann kendisini serinleteceini, kpkrmz olmu yanaklarna ve ellerine iyi geleceini biliyordu! Yaklap, zlemle aaya bakarken bir ey daha grd. Bayan Polly'nin caml taraasnn dmdz damn. Bu manzara onu heyecanlandrd. Keke, imdi orada olsayd! Korkuyla arkasna bakt. Frn gibi odayla ve daha da scak yatayla arasnda korkun bir karanlk uzanyordu. Oysa tam nnde, biraz aada taraann damna ay aksetmi, serin tatl bir gece hulunuyordu. Keke yata orada olsayd! Ak havada uyuyan birok insan olduunu da biliyordu. rnein, verem olan Joel Hartley daima ak havada yatard. Pollyanna, birdenbire pencerenin yanndaki duvara aslm olan uzun, beyaz torbalar hatrlad. Nancy bunlarn iinde klk elbiselerin bulunduunu sylemiti. Pollyanna, korkarak bu torbalara yaklat. Yumuak ve kabark olan bir tanesini seti. Bunun iinde Bayan Polly'nin krk mantosu vard. Bir yastk yerine gemesi iin bir de ince torba indirdi. Adeta bo gibi duran, ince bir tanesini de yorgan olarak kullanmak iin ald. Pollyanna, bunlar alp byk bir nee iinde pencereye yneldi. Pencereyi ap torbalar dama brakt, kendisi de atlad. Pencereyi dikkatle kapatt. Pollyanna, o harikulade ayakl, birok ey tayabilen sinekleri unutmamt. Dars ne kadar gzel ve serindi! Pollyanna byk bir mutluluk iinde bir aa, bir yukarya yrd. Tertemiz havay cierlerine doldurdu. Teneke dam ayaklarnn altnda ok houna giden bir ses karyordu. Bir utan teki uca drt defa gidip geldi. Scak odasndan sonra bu serinlik ok gzeldi. Dam, dmdz ve geni olduu iin aaya dme tehlikesi de yoktu. Nihayet memnuniyetle iini ekti, krk mantonun zerine yatt. Torbalardan bir tanesini yastk, tekini de yorgan yapt. Uyumaya hazrland. --Tellerin gelmediine ok sevindim-- diye mrldand. Yldzlara bakarak, --Yoksa burada yatamazdm,-- dedi. Aada, caml taraann yanndaki odada yatan Bayan Polly, yz korkudan bembeyaz olmu bir ekilde sabahlk ve terliklerini aceleyle giyiyordu. Bir dakika nce, titrek bir sesle Timothy ile telefonda konumu: --abuk baban alp gel. Fener de getirin. Taraann damnda birisi var. Herhalde sarmaklara trmanp km olacak. Dou tarafndaki pencereden her an eve girebilir. Ben tavan arasnn damn kilitledim. Aman abuk olun-- demiti. Biraz sonra, tam uykuya dalmak zere olan Pollyanna, fenerlerin kartt grnce ve bir kiinin barlarn duyunca ard. Gzlerini anca, yanndaki merdivenin zerinde Timothy'yi grd. htiyar Tom da pencereden giriyordu. Teyzesi de adamn arkasndan ona bakyordu. Polly Teyze: --Bu yaptn nedir Pollyanna?-- diye bard. Pollyanna uykulu gzlerini krptrp, yerinden doruldu. --A, a. Bay Tom... Polly Teyze!-- diye kekeledi. --O kadar korkmayn, Joel Hartley gibi verem deilim. Sadece ierisi ok scakt. Hem pencereyi kapattm, Polly Teyze. Sineklerin o mikroplu eyleri ieriye tamamalar iin.-Timothy, hemen merdivenden indi, uzaklat. htiyar Tom da durumu sezip elindeki feneri Bayan Polly'ye uzatt ve olunu izledi. Bayan Polly, adamlar uzaklancaya kadar dudan serte srd; sonra sert bir sesle: --Pollyanna, o torbalar bana ver ve hemen ieriye gir.-- Biraz sonra, yannda Pollyanna, elinde lamba ile tavan arasna doru ilerlerken, --Ne kadar da garip bir ocuksun sen!-- diye sylendi. Pollyanna iin, darnn serinliinden sonra ierisi daha da boucu geldi. Ama ikyet etmedi. Sadece iini derin derin ekti. Merdiven banda Bayan Polly, --Bu gece benimle birlikte yatacaksn, Pollyanna-- dedi. --Sineklik teller yarn sabah gelecek. Ama bunlar gelinceye kadar seni gzmn nnden ayrmamak grevimdir.-Pollyanna, nefesini tuttu. Neeyle bard. --Sizinle mi? Yatanzda m? Ah, Polly Teyze... Polly Teyze. Ne kadar iyisiniz. Uzun zamandan beri bana ait olan biriyle uyumak istiyordum. Ama Kadnlar Dernei'nden birisi ile deil. Anlyorsunuz deil mi? O tellerin gelmediine imdi ok sevindim. Benim yerimde olsanz siz de sevinmez miydiniz?-Cevap kmad. Bayan Polly nden gidiyordu. Dorusunu sylemek gerekirse Bayan Polly kendisini aka gsz hissetmeye balamt. Pollyanna'y geldiinden beri nc kez cezalandryor, ama her seferinde ocuun bu cezalar bir dl gibi kabul ediini gryordu. Bayan Polly'nin kendisini gsz hissetmesinin nedeni de buydu zaten. :::::::::::::::::::: 8 POLLYANNA ZYARETE GDYOR Ksa bir sre sonra, Harrington Kona'nda hayat pek de Bayan Polly'nin arzulad kadar olmasa da, bir dzene girdi. Pollyanna diki dikiyor, mzik alyor, kitap okuyor, mutfakta yemek piirmesini reniyordu. Ama bu ilere nceden tasarlad kadar zaman ayrmyordu. nceden syledii gibi, --Yaamak iin de bol zaman-- vard. Polly Teyze'nin yasaklad bir ey olmamak artyla, hemen hemen her gn leden sonra ikiden altya kadar istediini yapmakta serbestti. Bu bol zamann Pollyanna'ya altktan sonra biraz dinlenmek iin mi, yoksa Bayan Polly'nin ondan kurtulmak iin mi verildii sorulabilirdi? Temmuzun ilk gnleri geerken Bayan Polly, sk sk --Ne kadar garip bir ocuk!-- diye syleniyordu. Gnlk okuma ve diki derslerinin sonunda Bayan Polly iyice sersemliyor ve yorgun dyordu. Nancy, mutfakta daha iyi bir durumdayd. O ne sersemliyor, ne de yorgun dyordu. aramba ve cumartesi gnleri onun iin ok elenceli olmaya balamt. Harrington Kona'nn civarnda Pollyanna'nn oynayaca ocuklar yoktu. Ev, kasabann yamacnda kalyordu. Civarda evler vard. Ama oralarda da Pollyanna'nn yana uygun kz ve erkek ocuklar yoktu. Bununla beraber bu durum Pollyanna'y hi de zmyordu. Nancy'ye, --Ah, hayr, hi de buna nem vermiyorum-- demiti. --evrede dolap sokaklar, evleri ve insanlar seyretmek yetiyor bana. nsanlar seviyorum. Sen de seviyorsun deil mi Nancy?-Nancy, ters ters, --Hepsini sevdiimi pek de syleyemem-diye karlk verdi. Hemen her leden sonra, Pollyanna bir macera gezintisi yapmay, bir o tarafa, bir bu tarafa gitmeyi arzu ediyordu. te bu gezintilerinde --Adam--a sk sk rastlyordu. Pollyanna, ayn gn bir sr adama rastlam olsa da iinden sadece ona --Adam-- diyordu. Adam, zellikle uzun siyah palto ve ipek silindir apka giyiyordu. Yz prl prl tral ve olduka solgundu. apkann altndan gzken salar krlamt. Dimdik ve yalnzd. Bu Pollyanna'nn ona acmasna neden oluyordu. Belki de bu yzden, bir gn ona seslendi. --Naslsnz beyefendi? Gzel bir gn, deil mi?-- Adamn yanna yaklarken neeli neeli sylemiti bunlar. Adam telala evresine bakndktan sonra, belirsizce durdu. --Bana m sylediniz?-- diye sert bir sesle sordu. Pollyanna, glmsedi: --Evet efendim, sylediim gibi gzel bir gn deil mi?-Adam, --Ha? Evet! ey!..-- diye mrldanp yoluna devam etti. Pollyanna gld. Adamn tuhaf birisi olduunu dnd. Ertesi gn adam yine grd. Neeli neeli, --Bugn dnk kadar olmasa da, yine de gzel bir gn-- dedi. Adam nceki gibi, --Ha... Evet... ey...-- diye mrldand. Pollyanna yine neeyle gld. Ama nc defa Pollyanna yaklap konuunca, adam ncekilere benzer bir tavrla birdenbire durdu. --Bana bak ocuk, kimsin sen? Neden her gn bana sesleniyorsun?---Ben Pollyanna Whitier'im. Yalnzmsnz gibi geldi bana. Durduunuza sevindim. Artk tantk. Ama henz adnz bilmiyorum.---Vay be... Hem de...-- Adam szn tamamlamadan eskisinden daha hzl bir ekilde yrmeye balad. Pollyanna hayal krklyla adamn arkasndan bakakald. --Belki de anlamad,-- diye dnd. --Fakat tam bir tanma deildi bu. Hl adn bilmiyorum,-- diye mrldanp yoluna devam etti. Pollyanna o gn Bayan Snow'a paa gtryordu. Bayan Polly Harrington, her hafta Bayan Snow'a bir ey gnderirdi. Bayan Snow hasta ve fakir olduundan ve ayn kiliseye gittiklerinden, teyzesi kilisedekilerin ve kendisinin ona bakmalarnn bir grev olduunu sylyordu. Bayan Polly de grevini yerine getirerek Nancy ile ona yemek gnderiyordu. O gn Pollyanna, bu iin kendisine verilmesi iin yalvarmt. Nancy de Bayan Polly'nin emirlerine uyarak bu ii ona brakmt. Nancy, daha sonra gizlice Pollyanna'ya: --Bu ii atlattm iin memnunum-- diye itiraf etmiti. --Ama bunu sana yklediim iin de zgnm garip kuzucuk.---Fakat bunu yapmak beni memnun ediyor, Nancy.-Nancy: --Bir defa yaptktan sonra bir daha istemezsin-- diyordu. --Niin?---nk hi kimse istemiyor onu. Kadn o kadar aksidir ki. Acmasalar, sabahtan akama kadar yanna tek bir kii uramayacak. Ona bakmak zorunda olan kzna ok acyorum.---Neden Nancy?-Nancy omuzunu silkti. --Akas, Bayan Snow'a gre hayatta doru drst hibir ey yoktur. Hatta haftann gnleri bile; bugn pazartesi ise, kadn pazar olmadna zlr. Ona paa gtreceksin. Mutlaka sana tavuk istediini syleyecektir. Tavuk gtrseydin bu sefer de et suyu istediini sylerdi!-Pollyanna, --Amma da garip bir kadn-- diye gld. --Gidip onu grmeyi istiyorum. Bakalarndan olduka farkl bir insan, galiba? Ben farkl insanlar severim.---Hah! Bayan Snow gerekten bakalarndan farkldr. Hepimizin iyilii iin yle olduunu sanyorum.-Pollyanna, eski evin kapsna doru yrrken o gnk bu konumalar dnyordu. Bakalarna hi benzemeyen Bayan Snow'la karlaaca iin gzleri parlyordu. Soluk benizli, yorgun grnl, gen bir kz kapy at. Pollyanna, nazike, --Naslsnz?-- diye sze balad. --Beni Bayan Polly Harrington gnderdi. Ltfen, ltfen, Bayan Snow'u grmek istiyorum.-Kz kendi kendine: --lk defa onu grmek isteyen birisi geliyor-- diye mrldand ama, Pollyanna bunu duymad. Kz dnp, holn sonundaki kapya doru yneldi. Gen kz, onu hastann odasna alp kapy kapatt. Pollyanna, gzlerini lolua altrmak iin krptrd. Sonra, odann karsndaki yatakta oturan kadn hayal meyal grd. Pollyanna, kadna doru ilerledi. --Naslsnz Bayan Snow? Polly Teyze bugn iyi olduunuzu umduunu syledi. Size paa tirit gnderdi.---Aman Yarabbi! Tirit mi?-- dedi. Kadn ters bir sesle mrldand. --Teekkr ederim ama ben bugn et suyu bekliyordum.-Pollyanna hafife kalarn att. --Size paa getirdikleri zaman tavuk istediinizi sanyordum.-Hasta kadn, yerinde dnp, --Ne dedin?-- diye sordu. Pollyanna hemen zr diledi. --Bir ey demedim. Zaten bu bir ey deitirmez. Sadece Nancy, paa getirdiimiz zaman tavuk istediinizi, tavuk geldii zaman da et suyunu beklediinizi sylemiti. Ama belki de br trlyd. Nancy unutmu olabilir.-Hasta kadn, hi yapmad ekilde yatanda dorulup dimdik oturdu. Pollyanna bunu bilmiyordu. --Kstah bayan. Kimsin sen?-Pollyanna, neeli bir kahkaha att. --Adm yle deil Bayan Snow. Byle bir adm olmad iin de memnunum. Bu ad --Hephzibah--tan beter olurdu. Deil mi? Ben Pollyanna Whittier'im, Bayan Polly Harrington'n yeeniyim. Onunla birlikte oturuyorum. te bu nedenle size tirit getirdim.-Hasta kadn szlerinin ilk ksmn dikkatle dinlemiti. Fakat sz tirite gelince, bitkin bir tavrla kendisini yasta brakt. --Pekl... Teekkr ederim. Teyzen phesiz pek merhametli bir kadn. Fakat bu sabah pek itahl deilim. Hem kuzu eti istiyordum-- dedi ve birden susup, konuyu deitirdi. --Dn gece bir saniye bile uyuyamadm. Bir saniye bile!-Pollyanna: --Keke ben de uyumasaydm-- diye iini ekti. Paay masann zerine koyup, yaknndaki iskemleye rahata oturdu. --nsan uykuyla o kadar ok zaman kaybediyor ki! yle deil mi?-Hasta kadn, --Uykuda zaman kaybetmek mi?-- diye hayret iinde sylendi. --Evet, tam yaayacam zamanlar... Ne yazk ki geceleri yaayamyorum.-Kadn, bir kere daha yatakta doruldu. --Amma da garip bir gensin!-- diye bard. --u pencereye gidip perdeyi a... Senin ne biim bir ey olduunu grmek istiyorum!-Pollyanna ayaa kalkt ama, bir para zgn glmsedi: --Yazk! O zaman illerimi greceksiniz deil mi?-ini ekip pencereye gitti. --Oysa ben karanlk olduu ve illerimi gremediiniz iin ok seviniyordum. Ama, imdi!..-Yataa dnerken heyecanla sustu. --Beni grmek istediiniz iin ok memnunum. nk imdi ben de sizi grebiliyorum! Bana bu kadar gzel olduunuzu kimse sylememiti.---Ben mi? Gzel miyim?-Kadn ac ac sylendi. Pollyanna, --Elbette bunu bilmiyor muydunuz?-- dedi. Bayan Snow: --ey, hayr, bilmiyordum-- diye cevap verdi. Bayan Snow krk yandayd. Son on be yln her eyde bir kusur bulmakla geirmiti. Bu nedenle hibir eyi olduu gibi kabul ederek zevkini karamamt. Pollyanna tatl bir sesle: --Fakat gzleriniz iri iri ve siyah. Salarnz da hem siyah, hem dalgal.-- dedi. Siyah buklelere baylrm (Cennete gidince benim de siyah buklelerim olacak). Hem yanaklarnz da pembe pembe Bayan Snow, pek gzelsiniz. Kendinize baknca herhalde bunu fark ediyorsunuzdur.-Hasta kadn kendisini yasta brakp, --Ayna verin!-- diye homurdand. --Bugnlerde pek aynaya bakmadm. Sen de benim gibi hep srtst yatsaydn aynaya pek bakmazdn.!-Pollyanna hak verircesine, --Tabii, elbette...-- diye tasdik etti. --Ama durun. Bakn size ayna vereyim.-- Koup konsolun zerindeki el aynasn ald. Yataa geri dnerken, durup kadn dikkatle inceledi. --zin verirseniz, aynaya bakmadan nce salarnz biraz dzelteceim ltfen, salarnz dzeltebilir miyim?-Bayan Snow, isteksizce --ey, madem istiyorsun, olur-dedi. --Ama yine dalacaklar.---Ah, teekkr ederim. Bakalarnn salarn dzeltmesini ok severim.-- Pollyanna, dikkatle aynay brakt, bir tarak almak iin uzand. --Bugn elbette fazla bir ey yapmayacam. Bir an nce bu kadar gzel olduunuzu grmenizi istiyorum. Fakat baka bir gn salarnzn rglerini zeceim-dedi. Usulca kadnn alnna dklm dalgal salara dokundu. Be dakika kadar Pollyanna becerikli becerikli alt. Bukleleri zp tarad, sarkan yakasn dzeltti, yastklar kabartt. Bylece kadnn daha gzel grnmesini salamak istiyordu. Bu arada hasta kadn atlm kalaryla adeta alay ediyor gibiydi. Yine de bir heyecan duyuyordu. Pollyanna soluk solua, yandaki vazodan pembe bir iek alp kadnn siyah salarna yaraacak bir biimde takt. --imdi aynaya bakmaya hazrz sanrm.-- Aynay bir zafer heyecan iinde uzatt. Hasta kadn, aynadaki aksine dik dik bakp homurdand. --Eh!.. Ben krmz iekleri pembelere tercih ederim. Ama iek, gece olmadan solacana gre ne fark eder?-Pollyanna gld. --Fakat ieklerin solmasna memnun olmanz gerekir. O zaman yenilerini koparma zevkini elde edersiniz. Sanzn bu kabartlm durumu da ok houma gitti.-- Memnunluk iinde kadna bakt. --yle deil mi?---Eh... Olabilir... Yine de, bu sa, yastn stnde dnp durduuna gre dayanmayacaktr.-Pollyanna neeli neeli, --Tabii-- diye cevap verdi. --Ama buna da memnunum. nk o zaman salarnz yeniden tarayabilirim. Hem sanz siyah olduu iin de sevinmelisiniz. Siyah sa yastkta benimki gibi sar salardan daha gzel grnyor.---Olabilir. Fakat ben siyah salara fazla gvenmem. Hemen beyazlaverir.-- Bayan Snow hl gzlerini aynadan ayrmyordu. Pollyanna, --Ah, siyah salara baylyorum; keke benim de salarm yle olsayd, ok memnun olurdum!-- diye iini ekti. Bayan Snow aynay brakp sinirli bir tavrla dnd: --Benim yerimde olsaydn hi de memnun kalmazdn! Ne siyah satan, ne de baka bir eyden... Eer btn gn burada yatmak zorunda kalsaydn.-Pollyanna, dnceli bir tavrla kalarn att: --O zaman, byle olmak ok zor olurdu deil mi?-- diye seslice mrldand. --Ne olmak?-- --Her eyden memnun olmak.---Her eyden memnun olmak m? Btn gnlerini hasta, yatakta geirirken. Buna olanak var m? Eer byle dnyorsan, bana sevinebilecek bir ey syle hepsi bu kadar!-Bayan Snow'un akn baklar arasnda, Pollyanna ayaa kalkp ellerini rpt. --Aman ne iyi! G olacak bu! yle deil mi? Artk gitmem gerek... Fakat giderken, btn yol boyunca dneceim. Belki gelecek sefer geldiimde bunu size syleyebilirim. Allahasmarladk. ok gzel bir vakit geirdim.-- karken tekrar, --Allahasmarladk-- dedi. Bayan Snow, ziyaretisinin arkasndan bakarken, --Aman Yarabbi... Acaba ne demek istedi?-- diye sylendi. Ban evirip aynay eline ald ve aynadaki aksini inceledi. --Bu kk ey, sa yapmasn pek de iyi biliyor. Hi hata yapmyor.-- diye mrldand. --imdiye kadar salarmn bu kadar gzel olduunu fark etmemitim. yi ama, ne fark eder?-ini ekip, aynay yataa brakt. Ban yasta dayayp, zgn zgn saa sola evirdi. Bir sre sonra, Bayan Snow'un kz Milly ieriye girdiinde, kk el aynas hala rtnn zerinde duruyordu. Fakat, ayna sanki grnmemesi iin dikkatle saklanmt. Milly --Anne, niin perde alm?-- dedi. akn akn bir pencereye, bir de annesinin sandaki iee bakyordu. Hasta kadn, --Almsa ne olmu yani?-- diye homurdand. --Hastaysam, btn hayatm karanlk iinde mi geireceim?-Milly hemen, --Tabii, niin yle olsun?..-- diye dorulad. la iesine uzand. --Ama... Biliyorsun ben seni uzunca bir zamandan beri aydnlk bir odaya geirmeye alyordum. Kabul etmiyordun.-Bu sz cevapsz kald. Bayan Snow, geceliinin dantellerini koparyordu. Nihayet, sinirli bir tavrla konutu: --Biri bana et suyu yerine, yeni bir gece elbisesi verse daha iyi olur!---Aman anne!-Milly, byle aknlkla bo yere barmamt. Arkasnda duran konsolun ekmecesinde, iki aydan beri annesine giymesi iin srar ettii, ama giydiremedii iki gecelik bulunuyordu. :::::::::::::::::::: 9 ADAMIN SYLEDKLER Pollyanna adam yeniden grdnde yamur yayordu. Buna ramen, ona glerek selam verdi. Neeli neeli seslendi: --Bugn hava o kadar gzel deil. Neyse, her gn yamur yamad iin memnunum!-Adam bu sefer ne sesini kard, ne de ban evirdi. Pollyanna adamn onu duymadna kanaat getirmiti. Bu nedenle, ertesi sefer (yani bir gn sonra) daha yksek sesle konutu. Byle yapmann zellikle gerekli olduunu dnd. nk, adamn elleri arkasnda, gzleri yerde dolayordu. Bu, bylesine gzel, gneli bir sabah saatinde, anlamsz bir davran gibi geliyordu Pollyanna'ya. Pollyanna'ya o sabah zel bir i verilmiti. Neeli neeli --Naslsnz?-- diye seslendi. --Dn olmadna ok memnunum. Ya siz?-Adam, birdenbire durdu. Yznde kzgn bir ifade belirmiti. --Bana bak, kk kz-- diye aksi bir sesle sze balad. --Bu ii bir an nce burada halletmemiz uygun olacak sanrm. Havadan baka dnlecek bir baka eyim de var. Gnein parlayp parlamadnn bile farknda deilim. Pollyanna tatl tatl glmsedi. --Hayr efendim. Farknda olmadnz sezdim zaten. Bu nedenle size sylemitim.---Evet... ey... Ha? Ne?-- Adam kzn sylediklerini birden anlamayarak sustu. --Niin size sylediimi anlatyorum. Farkna varasnz diye... Anlarsnz ya... Gne parlyor ve dier gzellikler... Durup dnrseniz memnun olacanz biliyorum. Hi de bunlar dnyor gibi gzkmyorsunuz!-Adam garip bir iaret yapp, --ey... Ben de-- dedi. Tekrar ileriye doru bir adm att. Fakat ikinci admda geriye dnd. Kalar hala atkt. --Bak buraya. Niin konumak iin kendi yanda birini bulmuyorsun?-- --Bunu isterdim efendim, ama Nancy, evrede bylelerinin olmadn sylyor. Yine de pek fazla aldrmyorum. Yal kiileri de severim. Bazen belki de daha ok. Herhalde Kadnlar Yardm Dernei'ne alkn olduum iin.---Allah Allah! Kadnlar Yardm Dernei ha? Beni de onlardan biri mi sandn yoksa?-- Adamn dudaklar glmsemeye alyor, fakat atk kalar sanki buna engel oluyordu. Pollyanna neeyle gld. --Ah, hayr efendim. Siz hi de Kadnlar Yardm Dernei'nden birisine benzemiyorsunuz. Tabii, onlar kadar iyi olmadnz sylemek istemiyorum. Belki daha da iyisinizdir.-- Acele bir nezaketle ekleyivermiti: --Anlarsnz ya, sizin grndnzden ok daha iyi bir insan olduunuza eminim!-Adamn genzinden garip bir ses ykseldi. --ey... Btn bunlar...-- Tekrar dnp, nceki gibi yoluna devam etti. Ertesi sefer Pollyanna adama rastladnda, adam gzlerini ona dikmi bakyordu. Pollyanna, bu bakn adamn yzn gzelletirdiini dnd. Pollyanna'y --yi gnler-- diyerek selamlad. Bunu biraz sert bir ifade ile sylemiti. --En iyisi, bugn gnein parladnn farkna vardm hemen sylemeliyim.-Pollyanna bo bir ifade ile: --Bunu bana sylemeniz gerekmez-diye ban sallad. --Sizi grr grmez bunun farkna vardnz anlamtm.---yle mi? Anlam mydn?---Evet efendim. Baklarnzdan ve glmseyiinizden anlamtm.-Adam, geip giderken: --Eh!-- diye homurdand. O ginden sonra, adam Pollyanna ile hep konutu. ou kez sz aan o oldu. Ama genellikle, --yi gnler--den baka bir ey sylemiyordu. Bu bile, bir gn Pollyanna ile birlikte olan Nancy'yi artmaya yetmiti. --Allah Allah, Bayan Pollyanna, bu adam sizinle mi konutu?-Pollyanna glmseyerek, --Tabii, artk hep benimle konuuyor-dedi. Nancy, ararak, --Demek yle? Bu adamn kim olduunu biliyor musun sen?-- diye sordu. Pollyanna kalarn att, hayr der gibi ban sallad. --Bana kalrsa adn sylemeyi unuttu. Ben kendime deni yapp, adm syledim. Ama o sylemedi.-Nancy'nin gzleri irileti. --Fakat ocuum, yllardr o, kimseyle konumaz. Herhalde sadece i ilikileri gerektirdiinde konuur. O, John Pendleton'dr. Pendleton Tepesi'ndeki byk bir evde yalnz bana oturur. Yannda ona yemek yapacak birisi bile bulunmaz. Gnde defa yemek yemek iin otele gider. Ona otelde hizmet eden Sally Miner' tanrm. Adamn ne yemek istediini sylemek iin bile azn glkle atn syledi. ou zaman, adamn ne istediini tahmin edermi. Ucuz yemek olmak artyla! Bunu ok iyi biliyor.-Pollyanna acyarak ban sallad. --Biliyorun. Eer fakirsen ucuz eyler aramak zorunda kalrsn. Babamla ben de ok defa darda yemek yerdik. ou zaman fasulye ve kzarm balkla karnmz doyururduk. Fasulye sevdiimiz iin ne kadar mutlu olduumuzu sylerdik. zellikle bunu 60 sente satlan kzarm hindilerin bulunduu yere bakarken sylerdik. Bay Pendleton da fasulyeyi seviyormu!---Sevmek mi? Sevip sevmemesinden sana ne? Bayan Pollyanna, o fakir deil ki! John Pendleton'a babasndan ok para kalm. Bu kasabada onun kadar zengin olan yok. Can isterse kt paralar bile yer de farkna bile varmaz...-Pollyanna, kkr kkr gld. --nsan kt para yer de, bunlar inerken hi fark etmez mi Nancy?-Nancy, omuzunu silkip, --Yani, bunu yapabilecek kadar zengindir demek istemitim-- dedi. --Ama paralarn hi harcamyor. Sadece biriktiriyor.-Pollyanna, --Ne kadar mkemmel, demek kendisini her eyden mahrum ediyor! Bylece ihtiyac olanlara para saklyor. Biliyorum babam anlatmt bunu bana.-Nancy'nin dudaklar, kzgn szler sylemeye hazr gibi ald. Fakat, gzleri Pollyanna'nn gven veren yzne iliince, bir ey sylemekten vazgeti. Sadece --Eh!-- diyebildi. Sonra da, bilinen ilgisini gsterip devam etti. --Gerekten seninle konumasn garip karladm, Bayan Pollyanna. Hi kimseyle konumaz o. Sylediklerine gre, byk, gzel ve mkemmel eyalarla dolu bir evde yalnz bana yaarm. Bazlarna gre o bir deli. Bazlar ise sadece numara yaptn sylyor. Kimine gre de adamn kimsenin bilmedii kirli amarlar varm. --Oh, Nancy. Adam o pis eyleri nasl saklyor? Bunlar atmas lazm!-Nancy, kkr kkr gld. Pollyanna --Kirli amarlar-- szn esas anlamnda anlamt.. Nancy bunu anlad halde, dzeltmedi. --Herkes, onun esrarl bir insan olduunu da sylyor-diye devam etti. --Baz yllar, haftalarca sren gezilere kar. Hem de hep scak lkelere gider. Msr, Asya lkeleri ve Byk Sahra gibi yerlere gidiyor. Pollyanna, --Ooo! Demek misyoner-- diye ban sallad. Nancy gld. --ey, ben yle dememitim Bayan Pollyanna-- diye sze balad. --Yolculuktan geri dnd zaman garip, tuhaf kitaplar yazarm; o scak lkelerde bulduu deersiz eyler zerine... Ama, nedense burada para harcamak istemiyor. Yani sadece yaayabilecek kadar harcyormu...-Pollyanna, --Elbette harcamayp o scak lkelere gitmek iin para biriktirmesi lazm-- dedi. --Fakat tuhaf bir adam o. Hem tpk Bayan Snow gibi, bakalarna benzemeyen birisi o. Ama daha da deiik. Nancy, glmseyerek, --Galiba, gerekten doru-- dedi. Pollyanna memnunlukla iini ekti. --imdi benimle konutuu iin daha da memnun oluyorum.-:::::::::::::::::::: 10 BAYAN SNOW'A BR SRPRZ Ertesi sefer Pollyanna, Bayan Snow'u grmeye gittiinde kadn daha nce olduu gibi, karanlk bir odada buldu. Milly, yorgun bir ifade ile, --Bayan Polly'nin evindeki kk kz geldi, anne!-- diye haber verdi. Sonra Pollyanna kendisini hasta kadnla yalnz buldu. Kadn, yataktan ters bir sesle, --Ha, sen misin?-- diye seslendi. --Hatrladm seni. Seni bir kere grm olan herhangi biri de hatrlard sanrm. Dn gelmeni isterdim. Seni hep dn bekledim.---Beklediniz mi?-- Pollyanna glerek, --Ne de olsa dnden beri byk bir zaman gemedi-- dedi. Glmseyerek odada ilerledi. Elindeki sepeti dikkatle bir iskemlenin zerine brakt. --Aman Yarabbi! Buras amma da karanlk! Sizi hi gremiyorum-diye bard. Tereddt etmeden pencereye gidip perdeyi at. --Salarnz benim yaptm gibi tarayp taramadnz grmek istiyorum. Oo... Taramamsnz, ama neyse. Taramadnz iin de memnun oldum. Belki bylece, salarnz benim yapmama izin verirsiniz. Ama imdi ncelikle benim size getirdiklerimi grmenizi istiyorum.-Kadn skntl skntl yerinden kmldad. --Sanki yiyecein grn, tadn da deitirirmi gibi...-diye homurdand. Fakat gzlerini de sepete doru evirdi. --Peki bakalm neymi?---Bilin bakalm! Ne istiyorsunuz?-- Pollyanna sepete doru kotu. Yz prl prld. Hasta kadn kalarn att. --Hi de bir ey istemiyordum. Zaten her eyin tad ayn!-- diye mrldand. Pollyanna kkr kkr gld. --Sandnz gibi deil. Bilin bakalm; eer bir ey isteseydiniz, bu ne olurdu?-Kadn duraklad. Farknda deildi. Ama, uzun bir zamandan beri sahip olmad eyleri istemeye pek almt. Birden ne istediini sylemesi olanaksz gibi geldi. Neye sahip olduunu hatrlamas gerekiyordu. Fakat o anda bir ey sylemeliydi. Bu acayip ocuk verecei cevab bekliyordu. --ey. Elbette, kuzu etinden yaplm orba!-Pollyanna, atld. --Tamam. Bende var o...-Hasta kadn, --Ama ben bunu istememitim ki-- diye iini ekti. inin ne ektiinden pek emin bir hali vard. --stediim tavuktu.-Pollyanna, kkrdayarak, --Aa... O da var.-- dedi. Kadn armt. --Her ikisi de var m?-- diye sordu. Pollyanna, zafer dolu bir tavrla, --Evet-- dedi. --Paa tiridi de var. Bu sefer istediiniz eyi yemenizi arzu ediyordum. Nancy ile birlikte hazrladk bunu. ey, tabii hepsinden birer para var. Ama yine de hepsinden var demektir. Tavuk istediiniz iin yle memnun oldum ki.-- Sepetten kk kap kard. Neeyle glerek: --Buraya gelirken, yol boyunca dndm. Ya ikembe, soan veya bunun gibi bende olmayan bir ey isteseydiniz ne yapacaktm? Bu kadar uratktan sonra yazk olmayacak myd?-- dedi. Kadn cevap vermedi, adeta, belleinde kaybettii bir eyi bulmaya alyor gibiydi. --te! Hepsini brakacam!-- Pollyanna, kab masann zerine dizdi. --Herhalde yarn et orbas isteyeceksiniz.-- Nazik bir soruyla konumasn tamamlad. --Bugn naslsnz?-Bayan Snow, her zamanki huzursuz tavr ile, --Hi de iyi deilim. Teekkr ederim.-- diye karlk verdi. --Bu sabah uyuyamadm. Yanmdaki evde duran Nellie Hinggins mzik dersleri almaya balad. Yapt altrmalar beni deli edecek. Bu sabah, bir dakika bile durup dinlenmeden ald durdu. Artk ne yapacam ben de bilmiyorum.-Pollyanna, anlayl bir tavrla ban sallad. --Biliyorum ok kt bu! Kadnlar Dernei'nden Bayan White'n da bana gelmiti bu. Kendisinin o srada romatizmas vard. Kmldamas olanakszd, kadncaz -- Kmldayabilsem her ey kolaylaacak-diyordu. Siz bunu yapabiliyor musunuz? --Neyi yapabilir miyim?---Yani yerinizde kmldanp, hareket edebiliyor musunuz? Mzik tahamml edilemeyecek bir duruma gelince yerinizi deitirebiliyor musunuz?-Bayan Snow, bakakald. Bir para huzursuz bir ifade ile --Elbette kmldayabiliyorum. Yani yatakta kmldayabiliyorum.-dedi. Pollyanna ban sallayarak, --u halde bundan memnun olmanz gerekir, deil mi?-- diye sordu. --Bayan White hi hareket edemiyordu. Romatizmas olanlar kmldayamaz Bayan. --ok istediin bir ey olsa bile kmldamaya imkn yok.-derdi. Bayan White daha sonra, bana Bay White'n sar olan kz kardei sayesinde ldrmaktan kurtulduunu sylemiti.---Kz kardeinin kulaklar sayesinde mi? Ne demek istiyorsun?-- Pollyanna gld. --Size olayn tamamn anlatmadm. Hem Bayan White' tanmadnz da unuttum. White'n kz kardei sard. Kulaklar hi duymuyordu. Hasta olan Bayan White'a ve evdekilere yardmc olmak iin ziyaretlerine gelmiti. Kadncaza laf anlatmak iin ok glk ekiyorlard. te o gnden sonra, Bayan White ne zaman karlarndaki evde piyano alnsa, ok memnun olmaya balam. nk grmcesi gibi sar olup hibir ey duymamamann ok kt bir ey olduunu anlam. Yani Bayan White da o oyunu oynuyordu. Kendisine bunu ben anlatmtm.---Oyun mu?-Pollyanna ellerini rpt. --te, az kalsn unutuyordum. Fakat dnp buldum, Bayan Snow. Sizin nelerden mutlu olabileceinizi artk galiba biliyorum.---Mutlu olmak m? Ne demek istiyorsun?---Bu konuda dneceimi sylemitim size. Hatrlamyor musunuz? Her gn yatakta yatmanza ramen sizi memnun edecek bir ey sylememi istemitiniz.-Kadn: --Ha...-- diye burun kvrd. --Demek o? Evet, hatrlyorum. Fakat, senin benden daha samimi olabileceini dnmemitim.-Pollyanna, zafer dolu bir bakla: --Evet, evet... Samimiydim.-Diye ban sallad. --ok gt ama sonunda buldum. Ama zm yolu gletike oyun daha da zevkli oluyor. unu da belirteyim. nce aklma bir ey gelmedi, ama sonunda buldum.---Gerekten buldun mu?-- Bayan Snow'un sesi alay eder gibi pek nazikti. --yleyse syle bakalm neymi?-Pollyanna derin bir nefes ald. Etkili bir tavrla: --Bakalarnn byle sizin gibi hasta yatmadklarn gz nne alrsanz ne kadar mutlu olacanz dndm.-- dedi. Bayan Snow bakakald. Baklar kzgnd. --Hi de ho olmayan bir ses tonu ile, --Demek yle-- diye karlk verdi. Pollyanna, kendisinden emin ve neeli bir tavrla devam etti: --imdi de size o oyunu anlatacam. Bu oyundan bir hayli zevk alacaksnz. Sizin iin pek g olacak. Ama, oyun gletike zevki de artyor. Bakn oyun yle...-- Kadna misyoner sandndan, koltuk deneklerinden ve bekledii halde gelmeyen bebekten bahsetmeye balad. Milly kapda grnd zaman hikaye henz bitmiti. Gen kz bitkin bir halle, --Teyzeniz sizi bekliyor, Bayan Pollyanna-- dedi. --Kar evde oturan Harlow'lara telefon etmi. Acele etmeniz lazmm. Hava kararmadan almanz gereken dersler varm.-Pollyanna, isteksiz bir ekilde kalkt. --Pekl-- diye iini ekti. --Acele ederim.-- Birdenbire gld. --Koabilecek bacaklarm olduu iin sevinmeliyim deil mi Bayan Snow?-Kadn cevap vermedi. Bayan Snow'un gzleri kapalyd. Fakat, byk bir aknlkla gzleri fal ta gibi alm olan Milly, annesinin zayflam yanaklarndan akan gzyalarn grmt. Pollyanna, kapya doru yaklarken dnp, --Allahasmarladk-dedi. --Salarnz yapamadm iin ok zgnm. Belki gelecek sefere yapabilirim!-Temmuz gnleri bir bir geti. Pollyanna iin bunlar gerekten mutlu gnlerdi. Sk sk teyzesine ne kadar mutlu gnler geirdiini sylyordu. O zaman teyzesi bitkin bir tavrla --Pekala, Pollyanna. Gnlerinin mutlu gemesine elbette memnunum. Ancak bugnler ayn zamanda yararl da olmal. Yoksa grevimi yerine getirmemi saylrm-- diye cevap veriyordu. Genellikle Pollyanna, bu szlere teyzesini kucaklayp bir pckle karlk veriyordu. Bu davran Bayan Polly'yi hala rahatsz etmekteydi. Bir gn, diki dersi verirken, dayanamayp konutu. Pollyanna, --Polly Teyze, gnlerin sadece mutlu gemesi yeterli deil mi?-- diye endie ile sormutu. --Ben de ayn kandaym Pollyanna.-- --Yani gnlerin ayn zamanda yararl olmas da m gerekir?---Elbette.---Yararl nedir?---ey, yani yararl demek... Bir eyden yarar grmek demektir. Yani her eyin karlnda bir ey verebilmektir. Pollyanna ne kadar garip bir ocuksun sen!-Pollyanna, bir para endie ile, --u halde sadece mutlu olmak yararl deil demek?-- diye sordu. --Elbette hayr.---Ne yazk! O halde bundan holanmayacaksnz korkarm, imdi bu oyunu oynamak da istemeyeceksiniz Polly Teyze.---Oyun mu? Ne oyunu?---ey, babam...-- Pollyanna eliyle azn kapatt. --Hii-- diye kekeledi. Bayan Polly kalarn att. --Bu sabah, bu kadar yeter Pollyanna.-- Bylece diki dersi de bitti. O gn leden sonra tavan arasndaki odasndan inen Pollyanna merdivende teyzesine rastlad. Heyecanla, --Ah, Polly Teyze! Ne kadar gzel!-- diye bard. --Demek, beni grmeye geliyordunuz.-- Merdiveni kp kapy at. --eriye buyurun. Misafiri ok severim!-Bayan Polly yeeninin yanna gitmeye hi de niyetli deildi. Douya bakan pencerenin yanndaki sandklardan birinin iinde olan, beyaz yn alna bakmaya gelmiti. Fakat, byk bir aknlk ierisinde kendisini sedir aacndan yaplm sandn banda deil de, yeeninin kk odasndaki tahta sandalyelerden birinin zerinde buldu. Pollyanna geldiinden beri Bayan Polly birok kez yapacaklarn unutup byle acayip durumlara dmt. Pollyanna, sanki misafirini bir sarayda arlyormu gibi dolayor, bir yandan da --Misafiri ok severim-- diye tekrarlyordu. --Hele bu oda tamamyla bana ait olduu iin, misafir arlamak daha da houma gidiyor. Daha nce de odam vard tabii. Ama kiralk odalard onlar. Kiralk odalar insann kendi odas gibi bo olmuyor deil mi? Bu oda bana ait deil mi?-Bayan Polly, --ey... Evet...-- diye mrldand. Niin kalkp da aln aramadn dnyordu. --Tabii imdi bu oday halsz ve perdesiz olmasna, istediim biimde resimler bulunmamasna ramen ok seviyorum.-Pollyanna birden kpkrmz kesilerek sustu. Apayr bir konuda konumaya balad srada teyzesi sert bir ifade ile szn kesti. --Ne diyorsun, Pollyanna?---Hi Polly Teyze... Gerekten bir ey yok. yle demek istememitim.-Bayan Polly, souk bir ifadeyle --Olabilir-- diye cevap verdi. --Mademki baladn, sonunu da dinleyelim.---Pek nemli deildi ama, gzel hallar, dantel perdeler ve eyalar dnyordum. Ama tabii...---Dnyordun ha?-Pollyanna, daha da kzard. --Aslnda, bunlar dnmemem gerekirdi, Polly Teyze,-- diye zr diledi. --Herhalde, bunlar istememe ramen sahip olamadm iin oldu. Sandktan bize iki kilim kmt. Bilirsiniz bunlar ok kk oluyor. Bir tanesinin zerinde mrekkep lekeleri, dierinde ise delikler vard. Sonra o iki resimden bakas da gelmedi. Gzel olann satmtk. Kts de paraland. Byle eyler olmasayd, o gzel resimleri flan istemezdim belki de. lk gn evin holne girdiim zaman buradaki odamn ok gzel olacan dnmezdim. Fakat... Fakat Polly Teyze... Konsolun aynasnn olmayndan memnun olmam iin sadece bir dakika, yani birka dakika geti. nk illerimi gremeyeceimi hatrlamtm. Sonra, penceremden grnen manzaradan daha gzeli olamaz. Hem siz bana o kadar iyi davranmtnz ki...-- Bayan Polly, birden ayaa kalkt. Yz kpkrmzyd! Sert bir tavrla, --Bu kadar yeter Pollyanna-- dedi. --Yeteri kadar konutuundan eminim.-- Hemen arkasndan merdivenlerden inmeye balad. Birinci kata gelince, birden tavan arasna k nedenini hatrlad. Oraya, douya bakan pencerenin yanndaki sandktan yn aln kartmak iin gitmiti. Aradan yirmi drt saat bile gemeden, Bayan Polly, Nancy'ye unlar syledi: --Nancy, bu sabah Bayan Pollyanna'nn eyalarn kald yerin tam altndaki odaya tayabilirsin... Yeenimin imdilik orada kalmasna karar verdim.-Nancy, yksek sesle, --Peki efendim-- dedi. Nancy kendi kendine, --Aman Yarabbi!-- diyordu. Bir dakika sonra Pollyanna'ya neeyle seslendi. --Dinle bak, sana ne syleyeceim, Bayan Pollyanna. Artk bundan sonra tam altndaki odada yatacaksn... Evet... Evet.-Pollyanna'nn yz bembeyaz kesildi. --Ne?.. Ne diyorsun Nancy? Gerekten mi? Doru mu? Doru sylyorsun deil mi?-Nancy sevin iinde, --Gerekten doruyu sylyorum -dedi. Dolaptan kartt elbiseleri kucana doldurup Pollyanna'ya ban sallad. --Eyalarn aaya gtrmemi syledi o. Teyzen fikrini deitirmeden eyalarn aaya gtrmeye kararlym.-Pollyanna durup cmlenin sonunu dinlemedi bile. Beyin st dme tehlikesini gze alarak, ikier ikier merdivenlerden atlayarak indi. Pollyanna, sonunda teyzesinin yanna ulamt. Bu arada iki kapy hzla arpm, bir sandalyeyi de devirmiti. --Oh, Polly Teyze... Polly Teyze. Gerekten byle mi istediniz? O odada her ey var. Bir hal, perdeler, resim. Ayrca bir de pencereden baknca ok gzel bir resim gibi grnen o manzara da var. Oh, Polly Teyze!---Pekala, Pollyanna. Bu deiiklikten holandn iin memnunum tabii. Ancak, btn o bahsettiklerini gerekten dnyorsan, onlara iyi bakacan umarm. Hepsi bu kadar. Pollyanna ltfen o sandalyeyi yerden kaldr. Son iki dakika iinde iki kapy da hzla arptn.-- Bayan Polly sert bir ifade ile konutu. Sertliinin temel nedeni, belirsiz bir neden yznden alama hissi duymu olmasyd. Oysa, Bayan Polly alamaya alk deildi. Pollyanna, iskemleyi kaldrd. Neeli bir tavrla, --Evet, o kaplar ben arptm,-- diye itiraf etti. --O oday bana verdiinizi imdi rendim. Siz de benim yerimde olsaydnz...-- Sustu. Teyzesini yeni bir ilgiyle szd. --Polly Teyze... Siz de hi kap arpm mydnz?-Kadn, kzgn bir ses tonu ile: --Byle bir ey yapmadm sanrm-- diye kt. --Vah vah Polly Teyze. ok yazk.-- Pollyanna'nn yznden bir acma duygusu okunuyordu. --Yazk m?-- aran Polly Teyze ancak byle tekrarlayabilmi ve susmutu. --yle ya. Eer iinizden kaplar arpmak gelseydi, elbette arpardnz. Kaplar arpmadnza gre hibir eyden mutluluk duymamsnz. Yoksa kaplar arpardnz. Kaplar arpmamak elinizden gelmezdi. Hibir eyden mutlu olmamanza ok zldm!-Kadn soluyarak: --Pollyanna!-- diyebildi. Fakat Pollyanna dar kmt. Sadece uzaktan gelen, tavan arasndaki odann kapan sesi, ona cevap vermiti. Pollyanna, eyalarn aaya tamak iin Nancy'ye yardm etmeye gitmiti. Oturma odasnda, Bayan Polly, belirsiz bir huzursuzluk hissetti. Fakat hi olmazsa baz eyler yznden o da memnun olmutu. :::::::::::::::::::: 11 JIMMY'LE TANIMA Austos gelmiti. Austosun gelmesiyle de baz beklenmedik srprizler ve deiiklikler ortaya kmt. Ancak bunlarn hibiri Nancy iin beklenmedik eyler deildi. Nancy, Pollyanna'nn geliinden beri deiikliklere ve beklenmedik olaylara almt. nce bir kedi yavrusu kt ortaya. Pollyanna, bu kediyi uzaktaki bir yolun ortasnda ac ac miyavlarken bulmutu. Komulara sorup, kedinin sahipsiz olduunu anlaynca da, hemen yanna alp eve getirdi. Teyzesine, mutlu bir gven duygusu iinde, --Kedinin sahipsiz oluuna da ok sevindim.-- dedi. --nk onu ne zamandan beri eve getirmek istiyordum. Kedi yavrularn ok severim. Onun burada kalmasna sevinip, izin vereceinizi biliyordum.-Bayan Polly, Pollyanna'nn kucandaki, terk edilmi, gri renkli, bitkin kedi yavrusuna bakp titredi. Bayan Polly kedileri hi sevmez, hatta shhatli, gzel ve temiz olanlarndan bile holanmazd. --Of, Pollyanna! Ne kadar pis bir yaratk! Onun uyuz ve pireli olduundan eminim!-Pollyanna kk yaratn korku dolu zlerinin iine bakarak efkatli bir sesle mrldand. --ok korkmu. Nasl da titriyor. Gryorsunuz ya, onu yanmza alacamzdan henz emin deil.-Bayan Polly, kelimelerinin zerine basa basa, --Onun gibi kimse de emin deil zaten.-- dedi. Pollyanna, teyzesinin sylediini tamamen yanl anlayarak, --Yok, hayr, eminiz-- diye ban sallad. --Kedinin sahibini bulamadmz takdirde onu eve alacamz herkese syledim. Onu eve almaktan memnun kalacanz biliyordum. Zavall kk, yalnz kedicik!-Bayan Polly dudaklarn aralayp konumaya alt ama olmad. Pollyanna'nn geliinden beri ona sk sk musallat olan aresizlik duygusu, bu kez de benliini sarmt. Pollyanna, mteekkir bir ifade ile devam etti. --Beni eve aldktan sonra, kk ve yalnz bir kediciin braklp baka bir yer aramasna neden olmayacanz biliyordum. Bayan Ford da bu kediyi eve almaya izin verip vermeyeceinizi sorduu zaman da bunu sylemitim zaten. Bana bakan bir Kadnlar Yardm Dernei vard. Ama bu kedi yapayalnzd. Byle dneceinizi biliyordum.-- Mutlu bir ekilde ban sallayp kotu, odadan kt. Bayan Polly, --Fakat, Pollyanna-- diyerek ihtar etti. Ancak Pollyanna mutfak yolunun yarsna gelmi, Nancy'ye sesleniyordu. --Nancy, Nancy. Gel de Polly Teyzemin benimle birlikte bytecei u kk kedi yavrusunu gr!-Kedilerden nefret eden Polly Teyze, oturma odasnda, byk bir bitkinlik ierisinde kendisini koltua brakt. Pollyanna'y azarlayacak gc bile kalmamt. Ertesi gn, kk kedi yavrusundan belki daha kimsesiz bir kpek belirdi. Ve yine Bayan Polly, byk bir aknlk ierisinde kendisinin bir koruyucu melek ve kurtarc durumuna getirildiini grd. Bu rol Pollyanna pek de farkna varmadan teyzesine yaktrvermiti. Kpeklerden, kedilere olandan daha ok nefret eden Bayan Polly yine kendisinde ikayet edecek gc bulamad. Ama aradan daha bir hafta bile gemeden, Pollyanna eve bir de kk, st ba yrtk bir ocuk getirince i deiti. Byk bir gven duygusuyla ayn eyleri bu ocuk iin de isteyince, Bayan Polly konumak zorunda kald. Bu olay yle olmutu: Gzel bir perembe sabah, Pollyanna yine Bayan Snow'a paa tiridi gtryordu. Artk Bayan Snow ve Pollyanna ok iyi birer arkada olmulard. Bu arkadalk Pollyanna'nn Bayan Snow'u nc ziyaretinden sonra balamt. Yani Bayan Snow'un oyunu renmesinden bir sonraki ziyarette. Artk Bayan Snow da Pollyanna ile birlikte o oyunu oynuyordu. Ama unu sylemek gerekir ki, oyunu pek de iyi beceremiyordu. nk ok uzunca bir zamandan beri her eye zlmeye almt. imdi, herhangi bir eye memnun olmak kolay olmuyordu. Fakat yine de, Pollyanna'nn yapt hatalara kar gler yzl davranmas ve neeli neeli yol gstermesi sayesinde olduka abuk reniyordu. Kadnn o gn can ok paa istiyordu. Rahibin kars byk bir tasla paa tiridi getirmiti. Pollyanna da ayn yemekten getirdi. Buna ramen kadn Pollyanna'ya bundan ok memnun olduunu syledi. Oysa Pollyanna durumu, kadnn kz MiJly'den daha nce renmiti. Bu nedenle ocuun sevinci bir kat daha artmt. Pollyanna, yolda bunlar dnrken birdenbire ocuu grd. Kk olan, yolun kenarna melmi, kaygsz bir tavrla elindeki kk tahta parasn yontuyordu. Pollyanna, yanna yaklap --Merhaba-- dedi. ocuk ona bakt, hemen ban evirdi. --Sana da merhaba!-- diye mrldand. Pollyanna gld. ocuun nne geip, --imdi sana paa tiridi verilse pek memnun olacaa benzemiyorsun-- dedi. ocuk huzursuz bir tavrla kmldand. akn akn kza bakarak elindeki tahtay yontmaya devam etti. Bak keskin deildi. elii krlmt. Pollyanna duraklad. Sonra ocuun hemen yan bandaki imene rahata oturdu. Pollyanna, sk sk --Kadnlar Yardm Dernei'ne altn, hi aldrmadn-- sylerdi, ama yine de birok kez kendi yanda bir arkada iin can atmt. te bu nedenle ocukla arkada olmaya karar vermiti. Nazik bir tavrla, --Adm Pollyanna Whittier-- diye sze balad. --Senin adn ne?-ocuk yine rahatsz bir tavrla kmldand. Neredeyse ayaa kalkacakt. Fakat sonra vazgeti. ocuk isteksiz ve pek de nazik olmayan bir tavrla --Adm Jimmy Bean-- diye cevap verdi. --ok gzel! te imdi tantk. Bu tanma srasnda sana den grevi yerine getirdiin iin memnun oldum. Bilirsin bazlar kendilerini tantmazlar. Ben Bayan Polly Harrington'n evinde otururum. Ya sen nerede oturuyorsun?---Hibir yerde.-Pollyanna armt. --Hibir yerde mi? yi ama bu olamaz. Herkesin yaad bir yer vardr.---Ne yapalm. Benim yok. Oturacak yeni bir yer aramaktaym.---Ya! Peki nerede oturacaksn?-Olan kmseyen bir tavrla Pollyanna'y szd. --akn! Oturacam yeri bilseydim hi byle arar mydm?-Pollyanna, ban biraz geriye att. Bu ocuk hi de iyi deildi. Hem kendisine --akn-- denilmesi de houna gitmemiti. Ama yine de, o yal insanlara benzemeyen biriydi. --Daha nce nerede oturuyordun?-- diye sordu. ocuk sabrszca iini ekti. --Senin kadar soru soran bir insan grmedim.-Pollyanna sakin bir tavrla, --Sormam lazm-- dedi. --Aksi takdirde seninle ilgili hibir ey renemem. Eer biraz daha fazla konuursan, soru sormama gerek kalmayacak.-Olan hafife gld. Biraz isteksiz ve utanga bir glt bu. Fakat bu defa konumaya baladnda, ocuun yz daha keyifli bir ifade tamaktayd. --O halde, ite konumaya balyorum. Adm Jimmy Bean. On yandaym, on birime basmak zereyim. Geen yl kszler Yurdu'na geldim. Ama orada ok ocuk vard. Bana yer bulamadlar. Aldrmadm, nk orada kalmay zaten istemiyordum. Bylece oradan ayrldm. Baka bir yerde yaayacam. Fakat henz bir yer bulamadm. Bir evim olsun istiyorum. yle bildiin gibi bir ev. Evin annesi olmal. Yetimler Yurdu'nun mdiresi deil. Eer evin varsa, ailen de var demektir. Babam ldnden beri benim ailem yok. te bu nedenle imdi bir ev aryorum. Drt tane eve bavurdum. Fakat beni istemediler. Oysa orada alacam da sylemitim. te byle! Btn bilmek istediklerini rendin mi?-- Son cmleyi sylerken ocuun sesi giderek titremiti. Pollyanna acyarak, --ok yazk!-- dedi. --Demek seni hi kimse istemedi. Aman Allahm! Neler hissettiini gayet iyi biliyorum. nk babam ld zaman benim de Kadnlar Yardm Dernei'nden baka gidecek yerim olmad. Ta ki, Polly Teyze beni yanna alana kadar. Pollyanna birdenbire sustu. Aklna ok gzel bir ey geldii yznden okunuyordu. Heyecanla, --Sana bir yer buldum!-- diye bard. --Polly Teyzem seni yanna alr. Bundan eminim! Beni yanna almad m? Fluffy ile Buffy'yi de; onlar seven kimsecikler yokken, gidecekleri bir yer bulunmazken yanna almad m? Hem bunlar sadece kedi ve kpek. Haydi gel Polly Teyze'nin seni alacandan eminim. Onun ne kadar iyi ve yardmsever bir insan olduunu bilemezsin!-Jimmy Bean'in kk yznde parlak bir ifade belirdi. --Doru mu sylyorsun? Beni imdi alr m dersin? alrm ben. Hem ok da glym.-- Gmleini syrp kemikli ince kolunu gsterdi. --Elbette alr! Polly Teyzem dnyadaki kadnlarn en iyisidir. Aslnda annem vard ama, o imdi cennete bir melek olmak iin gitti.-- Ayaklarnn zerinde yaylanp, ocuun kolunu ekerek devam etti. --Hem evde de bir yn bo oda var. Gerekten kocaman bir ev.-- Telala giderlerken, biraz endieli bir tavrla ekledi: --Ama belki de nce tavan arasndaki odada uyuman gerekecek. Ben de ilk nce orada kaldm. Fakat imdi o odada tel sineklikler var. Artk oda hem scak olmaz, hem de sinekler ayaklaryla mikrop tamazlar. Bunu biliyor muydun? Pekala gzel bir ey bu! Belki sana kitap da okutur. yiysen kitap okutur. Yani kt bir ocuk deilsen, demek istiyorum. Hem senin de yznde iller var.-- ocuu dikkatle szp, --Onun iin odanda ayna olmad iin memnun olacaksn. Pencereden grlen manzara fevkalade. Duvara aslacak resimlerden ok daha gzel. Eminim, o odada uyumaktan hi ikayeti olmayacaksn-- dedi. Pollyanna birden soluk solua kalm, nefesinin bir ksmnn da konumaktan baka iler iin gerekli olduunu kavramt. Jimmy Bean sert ve durumu kavramam bir ifade ile: --Hay Allah-- dedi. Ama hayranlk duyduu halinden belliydi. Sonra ekledi: --Bu kadar hzl konuabilen birisinin, zaman doldurmak iin soru sorabilecei hi aklma gelmezdi.-Pollyanna gld. --Yine de bundan memnun olabilirsin-- diye karlk verdi. --nk ben konutuum zaman, azn amana lzum kalmyor.-Eve geldikleri zaman, Pollyanna en ufak bir ekingenlik duymadan arkadan teyzesinin yanna gtrd. Teyzesi armt. --Ah, Polly Teyze-- diye zafer dolu bir ifade ile konutu. --Bakn buraya! Size, bytmeniz iin kimi getirdim. Hem Fluffy ve Buffy'den daha da gzeli. Canl bir olan ocuu bu. lk bata, tavan arasnda uyumaya aldrmyor. alacan da sylyor. Ama itiraf edeyim, onunla oynayacamz iin zamannn ounu benimle geirmesi gerekecek.-Bayan Polly nce bembeyaz, sonra da kpkrmz kesildi. Durumu pek fazla kavrayamamt. Ama yeterli derecede anladndan emindi. --Pollyanna, bu ne demek? Bu pis, kk ocuk kimin nesi? Onu nerede buldun?-- diye sert bir ifadeyle sordu. --Pis, kk ocuk mu?-- Bir adm gerileyerek kapya doru bakt. Pollyanna, neeli neeli gld. --Bak ite! ocuun adn sylemeyi unuttum. Tpk o da benim gibi yalnz birisiymi. Hem de ok pis bir ocuk deil mi? Yani olandan bahsediyorum. Tpk Fluffy ve Buffy'yi ilk aldmz zamanki gibi. Ama onun da dierleri gibi, ykanp temizleneceinden eminim. Ah! Yine unutuyordum.-- Kahkaha ile gld. --Bu ocuun ad Jimmy Bean, Polly Teyze.---Ya... Peki ne aryor burada?---Size bunu imdi anlattm ya, Polly Teyze.-- Pollyanna'nn gzleri aknlkla byd. --Size getirdim onu. Yani, eve. Burada bakasnz diye getirdim onu. Bir eve ve aileye ihtiyac var. Sizin bana, Fluffy ve Buffy'ye ne kadar iyi davrandnz anlattm. Kedilerden ve kpeklerden daha iyi bir yaratk olduu iin, ona da iyi bakacanzdan emin olduumu syledim.-Bayan Polly, koltua kp titreyen elini boazna gtrd. aresizlik yine btn benliini sarmak zereydi. Ama, grlebilir bir mcadele iinde kadn birden doruldu. --Bu kadar yeter, Pollyanna. imdiye kadar yaptklarn iinde en mnasebetsizi bu. Sanki, pis kedilerle uyuz kpekler yetmiyormu gibi, bir de eve yolda bulduun st ba yrtk dilenciler getiriyorsun... Onlar...-ocuk birden kmldad. Gzleri parlad, ifadesi sertleti. Gl kk bacaklaryla iki adm atp, korkusuzca Bayan Polly'nin karsna dikildi. --Ben bir dilenci deilim, hanmefendi. Sizden de bir ey istemiyorum. Evinize gelmezdim ama, bu kz bana sizin ne kadar iyi ve yardmsever bir insan olduunuzu ve beni yannza almak isteyeceinizi syledi. te onun iin buradaym.-Dnp, odadan byk bir gururla kt. Acnacak durumda olmasayd, haline glnebilirdi. Pollyanna, alamakl bir sesle, --Ah Polly Teyze!-- dedi. --Onu buraya almakla memnun kalacanz sanmtm. Memnun olacanzdan emindim.-Bayan Polly, bir el iaretiyle kz susmaya davet etti. Kadnn sinirleri artk iyice bozulmutu. ocuun syledii szler ve zellikle --yi ve yardmsever-- szleri hala kulanda nlyordu. aresizlie kaplmak zere olduunu da biliyordu. Yine de btn gcn bir araya toplad. Sert bir sesle, --Pollyanna!-- diye bard. --Durup dinlenmeden memnunluk szcn tekrarlamaktan vazgeer misin? Sabahtan akama kadar memnunluk, memnunluk, memnunluk! Yeter artk, ldracam!-Pollyanna'nn hayretten az ak kald. --ey... Polly Teyze-- diye mrldand. --Beni yannza aldnz iin memnun olduunuzu...-- Birden kulland szcn farkna vard. Eliyle azn kapatp, sendeleyerek odadan kt. ocuk daha bahe kapsna varmadan Pollyanna ona yetiti. Nefes nefese: --ocuk! ocuk! Jimmy Bean, ne kadar zldm bilmeni isterim,-- dedi. Onu durdurmak iin kolundan tuttu. ocuk somurtarak, --zlme! Seni sulamyorum.-- diye karlk verdi. Birden: --Ben bir dilenci deilim.-- diye ekledi. Pollyanna: --Elbette deilsin! Fakat teyzemi de sulamamalsn-diye yalvard. --Galiba ben sizleri doru drst tantramadm. Seninle ilgili yeterli bilgi vermediimi sanyorum. Aslnda teyzem ok iyi kalpli ve iyiliksever bir kadndr. Her zaman yle olmutur. Herhalde ben durumu iyice aklayamadm. Yine de sana oturabilecein bir yer bulmay ok arzu ediyordum.-ocuk, omuzunu silkerek dnd. --Neyse, nemi yok. Herhalde ben kendime bir yer bulurum. Biliyorsun ben bir dilenci deilim.-Pollyanna dnceli dnceli kalarn atmt. Birden yz neeyle aydnland. --Bak, sana imdi ne yapacam syleyeyim! Kadnlar Yardm Dernei bugn leden sonra toplanacak. Polly Teyzemden duydum, bunu. Senin durumunu onlara ileteceim. Babam da bir eyi istedii zaman byle yapard, zaten. rnein, yeni bir hal gerekince veya dinsizlerin eitilmesi zorunluu belirince.-ocuk hrsla dnd. --Ben ne bir dinsizim, ne de bir yeni halym. Hem Kadnlar Yardm Dernei de neymi?-Pollyanna, zlerek ve arm bir ifade ile bakt. --Seni nerede byttler, Jimmy Bean? Kadnlar Yardm Dernei'ni nasl olur da bilmezsin?-ocuk, --Eh! Pekala. Sylemezsen syleme -- diye homurdand. Dnp kaytsz bir tavrla yrmeye balad. Pollyanna, hemen yanna kotu. --ey... ey... Birok kadn bir araya gelip diki diker, yemek verir ve aralarnda para toplar ve konuurlar. te Kadnlar Yardm Dernei budur. ok iyiliksever insanlardr, hepsi. Daha dorusu geldiim yerdekilerin ounluu yleydi. Buradakileri grmedim ama, onlarn da yle olduklarn sanyorum. Onlara bugn leden sonra senden bahsedeceim.-ocuk yine byk bir hiddetle dnd. --Hayr, pek fazla bir ey syleyecek deilsin. Belki de benim burada kalp birok kadndan dilenci szn iiteceimi sanyorsun. Bir tanesi yetmiyormu gibi, ama yanlyorsun!-Pollyanna srar etti. --Fakat sen orada olacak deilsin ki! Tabii ki tek bama gidip onlarla konuacam.---Gerekten mi?---Evet. Hem bu defa her eyi daha iyi anlatacam.-- Pollyanna ocuun yine hatlarnn yumuadn grerek abuk abuk devam etti: --Hem, ilerinden bazlarnn sana bir ev bulmaktan memnunluk duyacaklarn da biliyorum.-ocuk, --Hem alacam sylemeyi de sakn unutma-diye hatrlatt. Pollyanna neeli bir tavrla, --Elbette unutmam-- diye sz verdi. --Artk davay kazandndan eminim. Yarn sana sonucu bildiririm.-- --Nerede?---Seni bugn bulduum yerde. Bayan Snow'larn evlerinin yannda.---Pekala. Orada olacam.-ocuk bir an sustuktan sonra ar ar devam etti: --Belki bu akam yine Yetimler Evi'ne gitmem iyi olacak. Kalacak baka yerim yok. Zaten bu sabah kamtm oradan. Onlara bir daha dnmeyeceimi sylemitim. Ho syleseydim de sevinirlerdi ya. Bir sre gecikirsem merak bile etmezler. Onlar insann ailesi gibi deiller. Hibiri aldr etmiyor!-Pollyanna, --Biliyorum-- diye anlayl bir bakla ban sallad. Seni yarn grnce yle basit bir ev ve seni sevecek bir aile bulduumu syleyeceimden eminim.-- Eve doru dnp yrrken neeyle --Allahasmarladk!-- diye seslendi. O srada oturma odasnn penceresinden bakan Bayan Polly, iki ocuun ciddi bir tavrla konutuklarn, daha sonra da olann uzaklatn grd. ini ekti, dnp zgn bir tavrla merdivene doru yrd. Bayan Polly genellikle zgn grnmezdi. Fakat kulaklarnda hala ocuun syledii, --Siz ok iyi kalpliydiniz!-- cmlesi nlyordu. Kalbinde de, sanki bir eyi kaybetmemi olmann verdii bir boluk bulunmaktayd. :::::::::::::::::::: 12 KADINLAR YARDIM DERNE'NDE Kadnlar Yardm Dernei'nin toplanaca gn, Harrington Kona'ndaki le yemei olduka sessiz geti. Pollyanna konumaya alm, fakat baaramamt. nk, drt kez --memnun-- szcn sylerken akl bana gelmi ve utanp kzararak susmutu. Beinci kez de azndan karnca, Bayan Polly yorgun bir tavrla ban kaldrd: --Haydi, haydi yavrum. ok istiyorsan bu szc syle-- diyerek iini ekti. --Bu kadar rahatsz olacaksan bunu sylemeni yelerim.-Pollyanna'nn endieli yznde bir rahatlk belirdi. --Ah, ok teekkr ederim. Korkarm bu szc sylememek pek de kolay olmayacakt. Anlayacanz bu oyunu o kadar uzun bir zamandan beri oynadm ki.-Polly Teyze: --Ne? Ne yaptn?-- diye sordu. --Bu oyunu oynadm. Biliyorsunuz babam...-- Pollyanna, yasak edilen bir konuya balad iin kzararak sustu. Polly Teyze kalarn atp, sustu. Yemein bundan sonraki ksm sessiz geti. Bir sre sonra, Polly Teyze rahibin karsna telefon ederek Kadnlar Yardm Dernei'nin leden sonraki toplantsna katlamayacan syledi. nk ba aryordu. Pollyanna bunu duyunca zlmedi. Polly Teyze yukardaki odasna kp kapsn kapatnca, Pollyanna onun bann armasna zlecek gibi oldu. Ama onun leden sonraki toplantda bulunmayndan da sevin duyuyordu. O toplantda Jimmy Bean meselesini Kadnlar Yardm Dernei yelerine duyuracakt. Teyzesinin Jimmy Bean'e --kk dilenci-- deyiini unutamyordu. Polly Teyzenin ayn sz bir de Kadnlar Yardm Dernei'nde sylemesini istemiyordu. Pollyanna, Kadnlar Dernei'nin, saat ikide kilisenin yanndaki salonda toplanacan biliyordu. Toplant yeri, evden bir kilometre kadar uzaktayd. Bu nedenle saat ten bir sre nce orada olmay istiyordu. Kendi kendine, --Hepsinin orada olmalarn arzu ediyorum-- dedi. --Yoksa, toplantya gelmemi olan yelerden biri, Jimmy Bean'i evine almak isteyen bir kii olabilir. Kadnlar Yardm Dernei'nde ikide toplanacaklarn sylerler ama, bu hep saat te olur.-Sessizce, fakat byk bir gven duygusu iinde, Pollyanna toplant salonunun merdivenlerini kt. Kapy ap antreye girdi. Toplant odasndan kahkahalar ve konumalar ykseliyordu. Bir an durakladktan sonra, Pollyanna i kaplardan bir tanesini at. Konumalar birden kesiliverdi. Herkes armt. Pollyanna bir para ekingen bir tavrla ilerledi. Artk grev zaman gelip atmt. Bu nedenle utan duygusu iindeydi. Hem bu yar yabanc, tanmad yzler kendisinin bildii dernek yeleri de deildi. Kibar bir tavrla, --Naslsnz Sayn Kadnlar Yardm Dernei yeleri?-- diye sordu. --Adm Pollyanna Whittier. Sanrm bazlarnz beni tanyorsunuz. Zaten ben de sizleri tanyorum. Fakat hepinizi bir arada tanyamadm tabii...-Sessizlik btn salonu kaplamt. Hanmlardan bazlar, arkadalarnn bu olduka deiik tabiatl yeenini tanyorlard. Hemen hemen byk bir ounluu da onun bahsini duymulard. Fakat o anda, aralarnda hibiri sylenebilecek bir sz bulamad. Pollyanna, --Ben, ben-- diye kekeledi. --Sizleri bir sorundan haberdar etmek iin gelmi bulunuyorum.-- Bir an durakladktan sonra, farkna varmadan tpk babasna benzer bir ifadeyle konumaya balad. Kadnlar arasnda bir kprdanma oldu. Rahibin kars Bayan Ford, --Seni teyzen mi yollad yavrum?-diye sordu. Pollyanna bir para kzard. 'Yok!.. Hayr... Ben buraya kendiliimden geldim. Anlayacanz ben Kadnlar Yardm Dernei'ne alknm. Beni babamla birlikte Kadnlar Yardm Dernei bytt.-Birisi kkr kkr gld. Rahibin kars da kalarn att. --Evet yavrum, ne istiyorsun?-Pollyanna, --Jimmy Bean'den bahsedeceim-- diye iini ekti. --Onun Yetimler Yurdu'ndan baka bir evi yok. Oras da dolmu zaten. Kendisini de istemediklerini zannediyor. Bu nedenle bir ev arzuluyor. Herkesinki gibi bir ev. Yani mdire yerine bir annenin, onu sevecek bir ailenin olmasn istiyor... On yanda, on bire basmak zere. Belki iinizden biri onu beenir, yanna almak ister diye dnmtm!-Pollyanna'nn szlerinin arkasndan bir sessizlik oldu. Sessizlii, --Hi byle bir ey duydunuz mu?-- diyen bir sz bozdu. Pollyanna endieli gzlerle kendisine bakan yzleri szd. Heyecanla ekledi: --Az kalsn unutuyordum. Jimmy ayn zamanda alacak.-- Yine sessizlik oldu. Sonra kadnlardan bir ikisi souk tavrlarla ocua soru sormaya baladlar. Bir sre sonra hepsi olay renmi, heyecanla, fakat pek de memnun olmayan bir ekilde aralarnda konumaya balamlard. Pollyanna, onlar dinledike daha da endieleniyordu. Sylenenlerden bir ksmn hi anlayamamt ama, bir sre sonra oradaki kadnlardan hibirinin ocuu yanna almak istemediini anlad. Fakat her kadn, bir bakasnn ocuu yanna almasnn doru olaca grndeydi. Aralarnda kk olan ocuklar bulunmayanlar vard. Yine de hi kimse ocuu almaya yanamad. Pollyanna, daha sonra rahibin karsnn ekingen bir tavrla yapt neriyi duydu. Kadn, --Dernek olarak o yl Hindistan'daki ocuklara para gndermektense, bu ocuun geim ve eitim ihtiyalarn karlamann daha yerinde olacan,-- sylyordu. Sonra, kadnlardan ou konutular. Aralarndan bir ksm ayn anda, bararak ve tatsz bir biimde konuuyorlard. Anlaldna gre, dernekleri Hindistan'daki misyonerlere yardm etmekle n kazanmt. Bir ksm o yl Hindistan'a daha az para yolladklar takdirde utanlarndan kahrolacaklarn sylemilerdi. Pollyanna, bu szleri pek anlayamam, ok garip karlamt. nk kadnlar yolladklar parann ne yapldna aldrmyorlard. Arzu ettikleri tek ey, en fazla para yardm yapan dernekler listesinin banda kendi isimlerinin bulunmasyd. Herhalde btn dedikleri de bu deildi! Ama syledikleri pek artcyd. Pek de ho eyler deildi. Bu nedenle Pollyanna, kendisini temiz havaya km bulunca baya sevindi; ama, bu srada pek de zgnd. Ertesi gn Jimmy Bean'e gidip, Kadnlar Yardm Dernei'nin btn paralarn Hindistan'daki ocuklara yardm iin yollamaya karar verdiklerini; bir ksmn kendi kasabalarndaki bir ocuk iin ayramadklarn sylemek hi de kolay olmayacakt. Hele, uzun boylu, gzlkl bir kadnn, kasabadaki bir ocua yardm etmenin --kredilerini ve nlerini artrmayacan,-- syleyiini aktarmak daha da gt. Pollyanna, iini ekip, --Dinsizlere de para gndermek elbette gzeldir. Zaten oraya da para gnderilmesine kar deilim-dedi. zntyle yrmeye devam etti. --Fakat onlar sanki buradaki ocuklarn deil, sadece uzaktakilerin yardmna ihtiyalar varm gibi davrandlar. Oysa, onlarn bir rapora bakmaktan ok, Jimmy Bean'in bymesini grmeleri daha yerinde bir hareket olurdu.-:::::::::::::::::::: 13 PENDLETON KORUSU'NDA Pollyanna, kiliseden ktktan sonra eve gitmedi. Pendleton Tepesi yoluna yneldi. Glklerle dolu bir gn geiriyordu. Bugn onun tatil gnyd (Pollyanna, diki veya yemek yapma derslerinin olmad pek seyrek gnlere bu ad vermiti.) Pollyanna, yeil ve sessiz Pendleton Korusu'nda bir yry yapmann kendisine ok iyi geleceinden emindi. Bu nedenle, kzgn gnee aldrmadan Pendleton Tepesi'ne trmanmaya koyuldu. Kendi kendine, --Nasl olsa saat be buua kadar eve gitmeme gerek yok-- diyordu. --Hem aalarn arasndan geerek gitmek ok zevkli olacak. Oraya gidebilmek iin yoku trmanmam gerekse bile.-Pollyanna'nn daha nceden de bildii gibi Pendleton Korusu ok gzeldi. Ama o gn her zamankinden daha da gzeldi buras. Ertesi gn Jimmy Bean'e sylemesi gerekenlere ramen, Pollyanna koruyu ok daha gzel bulmutu. Pollyanna kendi kendine: --Bara bara konuan hanmefendiler de burada olmalydlar-- diyerek iini ekti. Baklarn masmavi gkyznde ve gnein aydnlatt yemyeil aalar zerinde gezindirdi. --Hem, burada olsalard, kararlarn deitirip Jimmy Bean'i yanlarna alrlard sanrm.-Bundan emindi. Fakat nedenini kendisi de tam olarak bilmiyordu. Birden, Pollyanna ban kaldrp evresindeki sesleri dinledi. Biraz tede bir kpek havlamt. Bir sre sonra, kpek zerine doru havlayarak kotu. Pollyanna parmaklarn aklatp, --Merhaba kpecik, merhaba!-dedi. Sonra merakla patikaya bakt. Kpei daha nce de grm olduundan emindi. Kpek o zaman, --Adam--la, yani Bay Pendleton ile beraberdi. Pollyanna imdi etrafna baknyor, adam grmeyi mit ediyordu. Birka dakika evresine byk bir dikkatle baknd. Fakat adam gzkmedi. Bunun zerine tm dikkatini kpein zerine evirdi. Kpek, Pollyanna'nn da fark ettii gibi, acayip davranyordu. Hala havlyor, sanki bir tehlikeyi haberdar eder gibi kesik kesik sesler karyordu. lerideki patikada bir ne, bir geriye kouyordu. Biraz sonra yan taraftaki bir baka patikaya ktlar. te o zaman kpek hzla kotu, sonra geri dnp uludu ve havlad. Pollyanna, ilk patikada yrmeye devam ederken, --Benim yolum oras deil-- deyip gld. Kk kpek imdi adeta deliye dnmt. Pollyanna ile yandaki patika arasnda koup duruyordu. Bir yandan da ac ac havlyor ve uluyordu. Kk kahverengi vcudu titriyor, kahverengi gzleriyle de sanki yalvaryordu. Nihayet Pollyanna bir eyler olduunu sezip dnd ve kpei izledi. Kpek ileriye doru byk bir hzla frlaynca, Pollyanna ne olduunu anlad. Bir adam, yolun kenarndaki bir dik kayann dibinde hareketsiz yatyordu. Pollyanna'nn ayaklarnn altnda bir dal atrdaynca adam kafasn evirdi. Pollyanna, byk bir zntyle bararak hemen onun yanna kotu. --Bay Pendleton! Bir yeriniz mi acyor?-Adam, huzursuz bir tavrla, --Bir yerim mi acyor?-- diye homurdand. --Yoo... Gne altnda biraz kestiriyordum. Bana bak. Ne bilirsin sen? Ne yapabilirsin? Saduyun var m senin?-Pollyanna, aknlkla nefesini tuttu. Her zaman olduu gibi, bu sorular, mecazi anlamlarn dikkate almadan, teker teker cevaplandrmaya balad. --Bay Pendleton, ok fazla bir ey bilmiyorum. Bir ey yapmama da olanak yok. Fakat Bayan Rawson'dan baka Kadnlar Yardm Dernei'ndekiler saduyu sahibi olduumu sylemilerdi bir gn. Ama onlar bunu duyduumu fark etmediler.-Adam ac ac gld, --Peki, peki kzm. Kusuruma bakma. Sadece u kahrolas bacam. Bak, dinle.-- Bir an duraklad. Sonra byk bir glkle elini pantolonunun cebine gtrd, bir deste anahtar kard. Bunlardan tekini ayrd. --Buradaki patikadan git. Be dakika sonra evime ulaacaksn. Bu anahtarla taraann kapsn aarsn. Taraa nedir biliyor musun?---Evet efendim, biliyorum. Teyzemin evinde de var. Bir keresinde bunun damnda uyumak istedim ama olmad. Beni bulmulard.---Ha? Evet! Neyse, eve ulanca, doru antreden ve salondan geip dipteki kapy a. Odann ortasndaki byk masann zerinde bir telefon var. Telefon etmesini biliyor musun?---Evet efendim! Bir keresinde Polly Teyzem...---Polly Teyzeyi brak imdi.-- Adam, ocuun szlerini kalarn atarak kesti. Biraz kmldamaya alt. --Masann zerinde bir yerde Doktor Thomas Chilton'n numarasnn yazl olduu bir kat paras bulacaksn. Herhalde bunu oradaki engele asmmdr. Belki de engelde asl deildir. zerinde numara yazl bir rehber grrsen tanrsn herhalde?---Elbette efendim! Polly Teyzemin rehberinden ok holanyorum. inde bir sr acayip isim yazl...---Doktor Chilton'a telefon edip, John Pendleton'n Pendleton Korusu'ndaki Kk Kartal Kayas'nn dibinde baca krk bir durumda bulunduunu syle. Hemen bir sedye ile iki adam alp buraya gelsin. Daha baka ne yapmas gerektiini o bilir. Kendisine, evden gelirken patika yolunu izlemesini syle.-Pollyanna korkuyla titredi. --Bacanz m krld? Aman Bay Pendleton, ne kadar feci bir durum! Ama buraya geldiime ok memnun oldum. Acaba ben bir ey yapamaz mym?---Evet, yapabilirsin elbette. Ama yapamazsn.-- Adam ac iinde inleyerek, --Ltfen gidip dediimi yap. Konumay da brak.-- dedi. Pollyanna alayarak, hkrklar iinde uzaklat. Artk masmavi gkyzne ve yemyeil parldayan aalarn tepelerine bakmyordu. Dikkatle yere bakyor, komasn engellememesi iin gzlerini yerdeki ta ve kuru dallara dikiyordu. Ksa bir sre sonra da ev grnd. Evi daha nce de grmt. Ama bu kadar yakn mesafeden deil. Evin nndeki byk gri renkli stunlar ve ssl balkonlar karsnda adeta korkuya kapld. Bir an duraladktan sonra, koarak otlarla brnm baheden geti ve taraann yan kapsna gitti. Anahtarlar smsk tutmaktan parmaklar kmldamaz olmutu. Anahtar kilide soktu. Bir sre uratktan sonra byk ve zeri oymal kap ar ar ald. Pollyanna, nefesini tuttu. Acele etmesi gerektiini bilmesine ramen bir an duraklad. Korkuyla antreye ve onun gerisinde uzanan byk ve karanlk hole bakt. Dnceleri karmakarkt. Buras John Pendleton'n eviydi. Esrarl bir evdi. Buraya sahibinden bakas giremezdi. Bu evin bir yerinde kirli amarlar saklyd. Bunlara ramen Pollyanna'nn bu korku dolu odalara girmesi ve doktora telefon ederek ev sahibinin bana gelenleri anlatmas gerekiyordu. Pollyanna hafif bir lk atarak, sana soluna baknmadan, holn dibindeki odann kapsn at, ieriye girdi. Oda ok geniti. Holdeki gibi duvarlar koyu renkli tahtalarla kaplanmt. Olduka kasvetli bir odayd. Ama, bat yndeki pencereden ieriye gne szyor ve minenin nndeki pirin kafese ve odann ortasndaki byk masann zerindeki telefonun nikel ksmlarna vurarak bunlar parlatyordu. Pollyanna, ayaklarnn ucuna basarak masaya aceleyle yaklat. Telefon numaralarnn yazl olduu kart engelde asl deildi. Yerde duruyordu. Pollyanna kad buldu. Titreyen iaretparmayla C harfinin altnda yazl isimleri geerek Chilton'a geldi. Tam zamannda, Doktor Chilton' telefonun br ucunda bulup konutu. Titreyen bir sesle, durumu anlatt, doktorun ters bir eda ile sorduu sorular cevaplandrd. Bu ii tamamladktan sonra, ahizeyi yerine koydu, rahat bir nefes ald. Pollyanna evresine bir gz att. Koyu krmz perdeler, kitap dolu raflar, yere dklm kat paralarn, karmakark masay, bir sr kapal kaplar fark etti. Herhalde Nancy'nin szn ettii o kirli amarlar bunlarn arkasnda duruyordu. Her taraf toz iindeydi. Holden geip, oymal kapy aarak kt. Ayrlrken, kap yar yarya ak kalmt. ok az bir sre sonra koruda, adamn yanndayd. Aradan geen zaman yaralya bile ksa gelmiti. --Ne oldu? Yoksa eve giremedin mi?-- diye sordu. Pollyanna gzlerini aarak: --eriye girebildim, imdi de geri dndm.-- diye cevap verdi. --eriye giremeseydim buraya geri gelebilir miydim? Doktor da en ksa zamanda adamlar ve gereken eylerle birlikte gelecek. Sizin bulunduunuz yeri tahmin ettiini syledi. Bu nedenle kendisine yolu gstermek iin beklemedim. Yannzda olmay tercih ettim.-Adam ac ac gld. --Ya, demek yle? Zevkine hayran kaldm sylemeyeceim. Daha ho ahbaplar da bulabilirdin kendine.---Yani bunu ok aksi bir kii olduunuz iin mi sylyorsunuz?---Ak konutuun iin teekkr ederim. Sorunun cevab da --evet-- olmal.-Pollyanna hafife gld. --Fakat siz sadece dtan aksi grnyorsunuz. Aslnda hi de yle deilsiniz!---Gerekten sylediin doru! Bunu nasl anladn? Adam vcudunu kmldatmadan ban evirmeye alt. --Birok eyden anladm bunu. rnein, kpeinize nasl davrandnz grdm.-- Bayla kk kpei gsterdi. Adam, elini hayvann bana dayamt. --Kpeklerin ve kedilerin insanlar birok kiiden daha iyi anlayabilmeleri ne kadar garip deil mi?-- Szlerini: --Banza destek yapacam-diye tamamlad. Adam, ban dorulturken birka defa acyla irkildi ve inledi. Fakat sonunda, Pollyanna'nn kuca daha nce ban dayad sert kaya parasndan ok daha rahat geldi ona. Yavaa, --Bylesi ok daha iyi.-- diye mrldand. Bir sre hi konumad. Pollyanna, adamn yzne bakarak onun uyuyup uyumadn kestirmeye alt. Uyuduunu pek sanmyordu. Can acsndan inlememek iin dudaklarn kenetlemie benziyordu. Pollyanna, bu boylu poslu adamn byk bir aresizlik iinde yat karsnda hkra hkra alamak ihtiyacn duydu. Adamn bir eli skca kenetlenmi, hareketsiz duruyordu. teki, kpein bann zerindeydi. Kpek de zntl gzlerini sahibine yneltmi, hareketsiz duruyordu. Dakikalar ar ar geti. Gne batya doru alalrken, aalarn altndaki glgeler de koyulamaya balad. Pollyanna hareketsiz oturuyor, sanki nefes bile almyordu. Bir ku korkusuzca elinin yanna kondu. Bir sincap, aaca trmanrken, sert tyl kuyruunu Pollyanna'nn burnuna doru sallad. Ama sincap bu arada parlak gzlerini hareketsiz duran kpekten de ayrmamt. Nihayet, kpek kulaklarn dikerek yavaa havlad. Sonra sesini daha da ykseltip kesik kesik havlad. Bir an sonra da Pollyanna bir grlt duydu. Bu grlty yapanlar da hemen ortaya ktlar. adam bir sedye ile dier eyleri tayarak geliyorlard. Pollyanna'nn ilk grte Dr. Chilton olduunu anlad uzun boylu, sinekkayd tral ve yardmsever bakl adam, neeli neeli yaklat. --Hastabakclk oyunu mu oynuyorsun kkhanm?-Pollyanna, --Yok, hayr efendim.-- diye glmsedi. --Ben sadece hastann bana destek yaptm. Ona bir gram bile ila vermedim. Ama burada bulunduum iin memnunum.-Doktor, btn dikkatini yaral adama yneltirken, --Ben de memnun oldum yavrum-- diyerek ban sallad. :::::::::::::::::::: 14 YEMEK GTRME SORUNU John Pendleton'n kaza geirdii gnn gecesinde Pollyanna akam yemeine biraz ge kald. Ama azar iitmeden kurtuldu. Nancy, onu kapda karlad: --Seni grdme ne kadar sevindim bilemezsin.-- diyerek derin bir nefes ald. --Saat alt buuk!-Pollyanna da endie ile, --Biliyorum,-- diye itiraf etti. --Fakat beni sulama. Sulu deilim. Hem Polly Teyze bile beni sulu bulamaz.-Nancy, --Buna frsat bulamayacak zaten;-- dedi. --Kendisi gitti.-- Pollyanna dehetle iini ekti. --Gitti mi? Yani benim yzmden evden ayrlmak zorunda m kald?-- O anda, aklna sabah olanlar taklmt. stenmeyen ocuk, kedi ve kpek, iyi karlanmayan --memnun-szc ve yasak edilen --babam-- sz... --Yani, ben mi onun uzaklamasna neden oldum?-Nancy, --Yok canm-- dedi. --Bostan'daki kuzeni ld. Onun iin Bayan Polly'nin gitmesi gerekti. Sen, bugn leden sonra evden ayrldktan hemen sonra, o sar renkli telgraf geldi. Teyzen ancak gn sonra dnebilecek. Artk memnun olmanz gerekiyor. Bu arada eve ikimiz bakacaz. Evet, btn o sre iinde sadece ikimiz bakacaz; evet, evet...-Pollyanna, ok arm grnyordu. --Memnun olmak m Nancy? Biri lmken nasl memnun olabiliriz!---Yok, hayr Bayan Pollyanna. Ben lme memnun olduumu sylemedim sadece...-- Nancy birdenbire sustu. Gzlerinde muzip bir parlt belirdi. Ciddi bir ifade ile, --Sanki bu oyunu bana reten siz deilsiniz.-- diye sitem etti. Pollyanna'n yz zntl bir ifadeye brnd. Ban sallayarak: --Fakat Nancy, elimde deil. Baz eyler var ki, hi de bu oyuna uymuyor. lm de bunlardan bir tanesi. Bir cenaze treninin hi de memnun olunabilecek taraf yok...-Nancy gld. Ciddi bir ifade ile: --Bizim cenaze trenimiz olmad iin sevinebiliriz-- dedi. Fakat Pollyanna, bu szleri duymad. Kazay anlatmaya balamt. Nancy az ak, onu dinliyordu. Ertesi gn, anlama uyarnca, Pollyanna kararlatrdklar yerde Jimmy Bean ile bulutu. Tahmin edilebilecei gibi, Kadnlar Yardm Dernei'nin kendisi yerine bir Hintli ocua yardm etmeye karar veriini renen Jimmy byk bir hayal krklna urad. --Belki de bu pek doal.-- diye iini ekti. --Ama daima, insann bilmedii eyler, bildiklerinden daha cazip grnr. Tpk bakasnn tabandaki rein daha byk grn gibi. Beni de Hindistan'dan birisi isteseydi ne gzel olurdu deil mi?-Pollyanna el rpt. --Elbette! Pek gzel bir ey bu Jimmy! Benim tandm Kadnlar Yardm Dernei'ne yazp senden bahsedeceim. Onlar, Hindistan'da deiller ama, Batda, tpk Hindistan kadar uzak bir yerdeler. Sen de benim gibi oradan gelmi olsaydn, sanrm yle dnrdn!-Jimmy'nin yz aydnland. --Gerekten, beni yanlarna alabileceklerini sanyor musun?-- diye sordu. --Elbette, alrlar! Hindistan'dan almyorlar m? yleyse bu sefer seni de bir Hintli ocuk gibi kabul etsinler. Sanrm sen olduka uzakta olduuna gre hakknda bir rapor yazlabilir. Sen bekle. Onlara yazacam. Bayan White'a yazacam. Yok, hayr, hayr. Bayan Ones'a yazacam. En ok paras olan Bayan White'dr, ama en eliak olan da Bayan Ones'dur. Dnnce biraz garip deil mi? Fakat sanrm Kadnlar Yardm Dernei'nden birisi seni alacaktr.-Jimmy, --Pekala. Ama sakn benim alp, kendimi geindirebileceimi sylemeyi unutma-- diye sze kart. --Ben bir dilenci deilim. Hem i baka, arkadalk bakadr. Kadnlar Yardm Dernei olsa bile.-- Bir an durakladktan sonra ekledi, --Anlalan, sen onlardan bir haber alncaya kadar burada bulunmam gerekecek.-Pollyanna, dikkati eker bir tavrla ban sallad. --Tabii, o zaman seni nerede bulacam da bilirim. Hem seni alacaklardr. nk sen ok uzaktasn. Polly Teyze de uzakta olduum iin beni...-- Birden durdu, bir an dndkten sonra, --Bana bak! Yoksa ben de Polly Teyzenin Hindistan'dan gelen kk kz mym?-Jimmy, dnp uzaklarken, --Senin kadar da acayip birisine rastlamamtm,-- diyerek srtt. Pendleton Korusu'ndaki kazadan bir hafta kadar sonra, bir sabah Pollyanna, Teyzesine unlar syledi: --Polly Teyze, acaba bu hafta Bayan Snow'un paa tiridini bir bakasna gtrsem olmaz m? Bayan Snow'un bu seferlik buna aldrmayacan sanyorum.---Aman Yarabbi. Bu defa da neyi dnyorsun Pollyanna? Senin kadar deiik bir ocuk grmedim.-Pollyanna endie ile kalarn att. --Polly Teyze, ltfen deiiklikten neyi kastediyorsunuz? Deiiksem herkese benzemiyorum demektir deil mi?---Elbette.---u halde ok gzel.-- Pollyanna yz hatlar rahatlam bir durumda iini ekti. --u halde deiik olmaktan memnunluk duyuyorum... Bayan White, Bayan Rawson'n herkese benzeyen birisi olduunu syler dururdu... Bayan Rawson'dan da hi holanmazd. Aralarnda hep tartrlard. Babam, yani biz demek istiyorum, onlarn aralarn bulmak iin ok aba harcadk. Kadnlar Yardm Dernei'nin dier yelerini bartrmak ise o kadar zor deildi.-- Pollyanna, durarak konuuyor, kelimeleri sylemeden nce onlar tartmak, semek zorunluluunu duyuyordu. nk babas kilisedeki tartmalarn konu edilmesini istemezdi. Teyzesi ise onun babasndan bahsetmesini yasaklamt. Polly Teyze sabrszca, --Peki, peki... Bunlar anlatman pek de gerekli deildi!-- diye szlerine mdahale etti. --Ne zaman konumaya balasak, yerli yersiz u Kadnlar Yardm Dernei'nden bahsetmesen olmayacak.-Pollyanna neeyle glmseyerek, --yle efendim-- dedi. Sanrm, belki de sylediiniz gibi yapyorum. Ama, onlarn bana baktklarn da unutmamalsnz, sonra...-Teyzesi souk bir ifade ile, --Bu kadar yeter, Pollyanna-diyerek szlerini kesti. --Peki syle bakalm, bu tirit meselesi de neymi?---Hibir ey Polly Teyze. Gerekten doru sylyorum. Eminim nem vereceiniz bir ey deil. Tiridi o kadna gtrmeme izin veriyorsunuz. Bu defa da o adama gtreyim diye dnmtm. Biliyorsunuz krk bacaklarn iyilemesi uzun srmez. Yani Bayan Snow'un hastal gibi devaml deildir. Bir iki sefer o adama gtrdkten sonra, yine Bayan Snow'a giderim.---Adam m? O adam m? Krk bacakl m? Neden bahsediyorsun sen Pollyanna?-Pollyanna bakakald, sonra yz hatlar yumuad. --Ah, unuttum. Sanrm meseleyi bilmiyorsunuz. Siz burada deilken ortaya kan bir olay var. Gittiinizin ilk gnyd. O adam koruda buldum. Daha sonra evine gidip, telefon ettim. Adamlar ve doktoru ardm. Bana destek yaptm, yardm ettim. Tabii daha sonra eve dndm ve onu o gnden beri de grmedim. Ama Nancy'nin o tiridi yaptn grnce, bu seferlik bunu ona gtrmenin ne kadar iyi olacan dndm. Polly Teyze, byle yapabilir miyim?-Bayan Polly, bezgin bir tavrla, --Peki, peki, olabilir-- diye cevap verdi. --Kimdi o adam?---Adam. Yani Bay John Pendleton demek istiyorum.-Bayan Polly, heyecanla oturduu yerden frlad. --John Pendleton m?---Evet. lk kez Nancy sylemiti bunu bana: Belki siz de tanyorsunuzdur onu.-Bayan Polly, buna bir cevap vermedi. Bunun yerine, --Onu tanyor musun?-- sorusunu yneltti. Pollyanna, evet der gibi ban sallad. --Evet, imdi hep benimle konuuyor ve glmsyor. Sadece grnte aksi bir adam. Gidip yemei getireyim. Buraya geldiim srada Nancy onu hazrlamt.-- Pollyanna, bu szleri tamamladnda, odadan kmak zereydi. --Pollyanna, bir dakika!-- Bayan Polly'nin sesi birdenbire ok sertlemiti. --Dncemi deitirdim. Yemei her zaman olduu gibi Bayan Snow'a gtrmeni istiyorum. te bu kadar. imdi gidebilirsin.-Pollyanna'nn yz allak bullak oldu. --Ama Polly Teyze, Bayan Snow'un hastal nasl olsa hemen gemeyecek. O her zaman hasta olabilir ve kendisine eitli eyler gtrebiliriz. Fakat adam bacan krm. Krk bacan iyilemesi uzun srmez. Bir hafta iinde, adamn hibir eyi kalmayacak.---Evet hatrladm. Bay Pendleton'n bir kaza geirdiini duymutum.-- Bayan Polly sert bir ifade ile konuuyordu. --Fakat, John Pendleton'a yemek gndermek beni ilgilendirmez Pollyanna.-Pollyanna adeta bir itirafta bulunur gibi, --Evet, biliyorum, o, grnte ok aksi-- dedi. zgn bir ekilde devam etti: --Sanyorum ondan pek holanmyorsunuz. u halde, ona yemei sizin gnderdiinizi sylemem. Kendim dnp getirdim derim. Onu beeniyorum. Ona yemek gnderilmesinden memnun olacam.-Bayan Polly, yeniden ban sallamaya balad. Sonra birden durup sakin bir sesle sordu: --Senin kim olduunu biliyor mu Pollyanna?-Kk kz iini ekti. --Sanrm bilmiyor. Bir kere ona adm sylemitim. Fakat beni hi admla armyor.-- --Nerede oturduunu biliyor mu?---Hayr. Ona bunu sylemedim.---u halde, yeenim olduunu da bilmiyordur.---Bildiini zannetmiyorum.-Bir sessizlik oldu. Bayan Polly, Pollyanna'ya bakyor, fakat onu grr gibi gzkmyordu. Kk kz, ayaklarnn zerinde sabrszca sekerek, duyulacak biimde iini ekti. O vakit Bayan Polly silkinerek kendisini toplad. En sonunda, yine acayip bir sesle, --Peki Pollyanna-- dedi. --O yemei Bay Pendleton'a kendi hediyen olarak gtrebilirsin. Fakat, benim gndermediimi anlat, zellikle bunu da belirt. Byle dnmesine olanak vermemelisin!---Peki efendim, teekkr ederim Polly Teyze.-- Pollyanna nee iinde kapdan frlad. :::::::::::::::::::: 15 DOKTOR CHILTON Pollyanna, ikinci defa Bay John Pendleton'n evine gittii zaman, konan grn hi de deiik gelmedi kendisine. Pencereler almt. Yal bir kadn arka bahede amar ykyordu. Doktorun atl arabas da taraann nnde duruyordu. Pollyanna, daha nce yapt gibi, yan kapya gitti. Bu defa zili ald. Bugn parmaklar anahtarlar smsk tutmad iin sertlememiti. Yabanc grnmeyen kk bir kpek merdivenleri trmanp onu karlad. amarlar asan kadnn gelip de kapy amas biraz zaman ald. Pollyanna glmseyerek, --zin verirseniz Bay Pendleton'a getirdiim paa tiridini vermek istiyorum-- dedi. Kadn, --Teekkr ederiz-- deyip kk kzn elindeki kaba uzand. --Kim gnderdi diyeceim? Paa tiridi yle mi?-O srada, holden geen doktor da kadnn szlerini duydu. Pollyanna'nn yzndeki zntl ifadeyi grd. Hemen onlara doru yaklat. --Ya, demek paa tiridi getirdin?-- diye gler yzle sordu. --ok gzel... ok gzel... Belki hastamz da grmek istersin.-Pollyanna, glmseyerek, --Evet efendim-- dedi. Kadn, doktorun bayla yapt iareti grp dnd ve kza yol gsterdi. Yznden arm bir ifade okunuyordu. Doktorun arkasnda duran gen bir adam da (O, en yakn ehirlerin birinden getirilmi bir doktor yardmcsyd.) hayretle seslendi: --Fakat doktor, nasl olur? Bay Pendleton, kimseyi kabul etmememiz iin emir vermedi mi?-Doktor umursamaz bir ifadeyle, --Evet yle-- diyerek ban sallad ve ekledi: --imdi emirleri veren kii benim. Sorumluluu zerime alyorum-- dedi ve glmseyerek devam etti: --Tabii bilmezsin, ama bu kk kz gnde bir ie kuvvet urubundan daha etkilidir. Bugn Pendleton'n neesini yerine getirebilecek birisi varsa, o da bu kzdr. Zaten, bu nedenle kendisini ieriye yolladm.---Kimdir o kz?-Doktor bir an duraklad. --Bu kasabann sakinlerinden ok tannm birisinin yeeni. Ad Pollyanna Whittier. Ben ahsen imdiye kadar bu kkhanm tanma olana bulamadm. Ama pek ok hastam kendisini tanyor. Bundan ok memnunluk duyduumu da syleyebilirim.-Doktor yardmcs glmsedi: --yle mi? Peki bu kzn, harikalar yaratan bir kuvvet urubu gibi etkili olmasnn nedeni nedir?-Doktor ban sallad. --Bilmiyorum. Anladm kadaryla kendisi olan veya olacak her eyden mutluluk pay kartmasn biliyormu. Sk sk onun szlerini bana tekrarlyorlar ve anladma gre bu szlerde --her eyden mutlu olmak-- temas ileniyor.-- Yine garip bir glmsemeyle, taraaya karken ekledi: --Keke reete olarak bu kz yazabilseydim ve bir kutu ila gibi ondan satn alabilseydim. Dnyada onun gibi insanlar ok olsayd, ben ve sen doktorluk ve doktor yardmclndan kazandklarmzla kurdele satm ya da ukur kazm ilerinden birine gidebilirdik. -- Glerek arabasna atlad ve dizginleri ekti. Bu arada Pollyanna doktorun verdii emre uygun olarak John Pendleton'n odasna gtrlyordu. lk nce holn dibindeki byk ktphaneye girdiler. Odadan arabuk gemelerine ramen, Pollyanna burada byk deiikliklerin gerekletirilmi olduunu fark etti. Duvarda asl duran kitaplklar ve koyu krmz renkli perdeler eskisi gibiydi. Fakat yere atlm kat paralar grnmyordu. Masa da derli toplu idi. Grnrlerde toz da yoktu. Telefon rehberi yerli yerinde asl duruyordu. Ocan pirinten yaplm ayaklar prl prl parlyordu. Esrarengiz kaplardan biri ardna kadar ak duruyordu. Hizmeti, bu kapdan geerek yol gsterdi. Bir an sonra, Pollyanna kendisini gzel deli bir yatak odasnda buldu. Hizmeti, korku dolu bir sesle unlar syledi: --Beyefendi, izin verirseniz burada... Burada size yemek getiren bir kz var. Doktor onu yannza getirmemi syledi.-Pollyanna biraz sonra kendisini ok aksi grnen, srtst uzanm adamla yalnz buldu. Adam kzgn bir sesle, --Bana bakn... Ben ey dememi miydim?-- dedi. Pollyanna yataa doru gelirken adam birden fark edip, --Oo... Demek sensin!-diyerek, ses tonunu deitirdi. Ama yine de ifadesi pek de cana yakn deildi. Pollyanna, --Evet efendim, benim.-- diyerek glmsedi. --Beni yannza getirdikleri iin ok memnunum. lk nce, kapdaki bayan getirdiim yemei alnca, sizi gremeyeceimi sanp korkmutum. Fakat sonra doktor gelip, yannza gelebileceimi syledi. Bana, sizi grme olana tanmas ne kadar ho bir ey deil mi?-Adamn dudaklarnda, glkle de olsa, bir tebessm belirdi. Fakat verdii karlk sadece --Hmm!..-- oldu. Pollyanna, --Size paa getirdim-- diyerek szlerine devam etti. --Evet paa, umarm seversiniz?-- Ses tonu ykselmiti. --Daha nce hi yememitim.-- Adamn tebessm silinivermi, kalar atlmt. --yle mi? Demek daha nce yemediinize gre bunu beenip beenmediinizi de syleyemezsiniz, deil mi? Bu nedenle paay hi yememi oluunuza sevindim. Eer bunun tadn bir bilseydiniz...---Evet, evet, peki... Bildiim tek bir ey var. O da bu anda srtst yatmakta oluum. Sanrm, kyamete kadar da byle yatacam.-Pollyanna ok armt: --Yok, hayr! Kyamete kadar yatmazsnz. Ama tabii, srail'in borusunu ttrmesi ve kyametin kopmas, beklediimizden ok nce olacaksa o baka. ncil'in bunun sandmzdan nce olabileceini yazdn biliyorum. Ama buna inanmyorum. Yani ncil'e inanyorum, ama kyametin hemen kopacan sanmyorum.-John Pendleton birdenbire bir kahkaha att. O srada gelmekte olan hastabakc kahkahay duyup hemen sessizce darya kt. O haliyle, frnda yar pimi kekin soumasndan korkarak frnn kapan aceleyle kapayan bir ay andryordu. John Pendleton, Pollyanna'ya sordu: --Biraz kafam kart galiba?-Kk kz gld: --Olabilir. Fakat demek istiyorum ki, bacaklarn, yani krk bacaklarn iyilemesi uzun srmez. Bayan Snow'un rahatszl gibi deil bu. Bu nedenle, sizin rahatszlnz da kyamet gnne kadar srmeyecek. Bu durumdan memnun olmalsnz.-Adam ac bir tebessmle: --Zaten memnunum-- dedi. --Hem bacaklarnzdan sadece bir tanesi krld. Yoksa ikisi de krlm olabilirdi. Bundan memnun olmalsnz.-Pollyanna grevine snmaktayd. Adam, kalar atk bir biimde dudak bkt. --Elbette! ok anslym! Bu adan bakarsan, bir krkayakl bcek olup krk bacam birden krmadma da sevinmem gerekiyor!-Pollyanna kkr kkr gld: --imdiye kadar bu kadar ho bir ey duymamtm. Krkayan ne olduunu biliyorum. Onlarn bir sr aya vardr. Gerekten memnun olabilirsiniz.-Adam, --Ha, tabii-- diye szn kesti. Yine sesinde o eski aclk vard. --Dier eyler iin de memnun olmalym herhalde. Hastabakc, doktor ve mutfaktaki Allah'n cezas kadn iin de sevinmeliyim!---Tabii efendim. Eer onlar olmasayd ne kadar kt olacan bir dnn!-Adam sert bir ifadeyle: --Ne? Dneyim mi?-- diye sordu. --Bu ekilde hasta yatarken, bir de onlar olmasayd durumumuz ne feci olurdu?-Adam, --Btn sorunun temelinde de zaten bu yatyor ya!-- diye sylendi. --nk burada byle srtst yatp duruyorum. Buna bir de sevinmemi sylyorsun. Budala bir kadn btn evi altst edip --Evi idare etmekten-- bahsediyor, bir adam da ona yardmc olup bunu --hastabakclk, doktor yardmcl-diye adlandryor. Bu arada ikisini de bu ie zendiren bir doktor var. Hepsi de bu iler iin kendilerine para vermemi, hem de bol para vermemi bekliyorlar.-Pollyanna, acyarak yzn buruturdu: --Evet, biliyorum. in bu taraf, yani para meselesi ok kt. Bugne kadar hep para biriktirirken byle bir ey olmas ok kt.---Ne?. Ne?---Biriktirirken dedim. Fasulye ile balk kzartmas alarak, yiyecekten kesmekten ve para biriktirnekten bahsediyorum. Syleyin bakalm. Fasulye sever misiniz? Yoksa, sadece altm sent olduu iin hindi kzartmasn m tercih edersiniz?---Bana bak yavrum. Neden bahsediyorsun sen?-Pollyanna, tatl tatl gld. --Paranzdan bahsediyorum. Kendinizi birok eyden mahrum edip, fakirler iin para biriktirmenizden. Anlayacanz, bunu renmi bulunuyorum. te, iinizin hi de sert olmadn anlamama yarayan rneklerden bir tanesi de bu. Bunu bana Nancy syledi.-Adamn az ak kald. --Nancy sana benim para biriktiri nedenim olarak... Pekala bu Nancy'nin kim olduunu renebilir miyim?---Bizim Nancy. Polly Teyzemde alyor.---Polly Teyzen mi? Pekala Polly Teyze kim?---Ad Polly Harrington'dr. Onunla birlikte oturuyorum.-Adam ani bir hareketle kmldad. --Bayan Polly Harrington!-- Nefesini tuttu. --Sen... Sen onun yannda m oturuyorsun?-- --Evet, ben onun kuzeniyim. Beni yetitirmek iin yanna ald.-Pollyanna'nn sesi titremeye balamt: --Annem onun kz kardeiydi. Babam da cennete gidip anneme ve dierlerine kavuunca, hayatta kimsesiz kaldm. Yalnzca Kadnlar Yardm Dernei benimle ilgilendi. Bunun zerine teyzem beni yanna ald.-Adam cevap vermedi. Ba yasta dayalyd. Yz bembeyaz kesilmiti. O kadar beyazd ki, Pollyanna korkuya kaplmt. Ne yapacan bilemez halde ayaa kalkt. --Sanrm, imdi gitmeliyim-- dedi. --Umarm seveceksiniz getirdiim yemei.-Adam birdenbire ban evirdi, gzlerini at. Siyah gzlerinin iinde garip bir hasret duygusu okunuyordu. Kibar bir ifadeyle, --Demek sen Bayan Polly Harrington'n kuzenisin-- dedi. --Evet efendim.-Adamn koyu renkli gzleri hala kz szyordu. Pollyanna dayanamayp mrldand: --Sanrm... Sanrm onu tanyorsunuz.-John Pendleton'n dudaklarnda bir glmseme belirdi. --Ha, evet. Onu tanrm.-- Bir an durakladktan sonra yine acayip bir glmsemeyle devam etti; yava bir sesle: --Fakat... Fakat bu yemei bana Bayan Polyy Harrington gndermedi deil mi?-- . Pollyanna zlm grnyordu: --Hayr... Hayr efendim. O yollamad. Bana, bu yemei kendisinin gndermediinden sizi haberdar etmemi zellikle tembih etti. Fakat ben...---Ben de yle olduunu tahmin etmitim.-- Adam hafife ban evirdi. Pollyanna, daha da zgn bir durumda ayaklarnn ucuna basarak odadan kt. Taraann nnde doktorun, arabasnn iinde beklediini grd. Doktor yardmcs da basamakta duruyordu. Doktor glmseyerek, --Bayan Pollyanna, sizi evinize brakma erefini bana verir misiniz?-- diye sordu. --Birka dakika nce hareket edecektim ama, sonra sizi beklemeye karar verdim.---Teekkr ederim efendim. Byle yaptnza memnun oldum. Arabaya binmeye baylrm.-- Doktor, onun arabaya binmesine yardm etmek iin elini uzatt. Doktor glmsedi, --Arabaya binmeyi seversiniz demek?-O ban sallayarak basamaktaki gen adam selamlad. Araba hareket etti. Araba yol alrken, doktor: --Anladma gre holandnz pek ok ey var-- diye ekledi. Pollyanna gld. --ey... Bilmiyorum. Galiba var.-- diyerek sanki itirafta bulundu. --Yaamak saylabilecek eylerin ounu seviyorum. Tabii, diki dikmek, yksek sesle okumak gibi eyleri sevmiyorum, ama bunlar yaamak deil ki.---yle mi? Peki bunlar nedir yleyse?-Pollyanna iini ekip, mahzun mahzun gld: --Polly Teyzem bunlarn --yaamay renmek-- olduunu sylyor.-imdi de doktor gld. Bir para acayip bir glt bu. --Demek yle? Onun byle bir eyi syleyebileceini tahmin etmeliydim.-Pollyanna --Evet-- diye karlk verdi. --Fakat ben hi de yle dnmyorum. Bana gre, nasl yaanacan renmemiz gerekmez. rnein, ben bunu hi renmedim.-Doktor derin derin i ekti. --Korkarm bazlarmzn bunu renmeleri gerekiyor, kk kz.-- dedi. Sonra bir sre hi ses karmad. Pollyanna yan gzle ona baknca bir acma duydu. ok zgn duruyordu. in iin onu memnun edebilecek bir ey yapabilmeyi arzu etti. Belki de bu nedenle ekingen bir eda ile unlar syledi: --Doktor Chilton, doktorluk btn meslekler arasnda en ok mutluluk vereni olmal.-Doktor hayretle dnd: --En ok mutluluk veren mi! Her gn gittiim yerde bunca strap eken insanla karlarken mi?-Pollyanna, ban sallad: --Biliyorum. Fakat siz strap ekenlere yardmc olmaya alyorsunuz deil mi? Tabii, bundan da memnunluk duyuyorsunuz. u halde bu sizi her zaman hepimizden daha mutlu insan yapyor olmal.-Doktorun gzleri birdenbire doldu. Doktorun yaants glk ve yalnzlkla doluydu. Kars ve evi yoktu. ki odal bir pansiyonda tek bana yayordu. Mesleini ok seviyordu. u anda Pollyanna'nn prl prl gzlerine bakarken sanki onu seven biri elini uzatm, kendisini kutsallatrm gibi geldi. Adam, btn gn almann ya da uykusuz geen bir gecenin verdii yorgunluu, Pollyanna'nn gzlerinde grd prlt sayesinde unutup mutlu olabileceini hissediyordu. Titrek bir sesle: --Tanr seni korusun, kk kz-- dedi. Sonra hastalarn pek iyi bildii ve sevdii glmsemesiyle ekledi: --Btn bu olanlardan sonra, sadece hastalarn deil, doktorlarn da byle bir kuvvet urubundan bir yuduma gereksinim duyduklarn anlam bulunuyorum.-Bu szler Pollyanna'y artt, belleini megul etti. Fakat o srada yolda koan bir sincap grnce konuyu unutuverdi. Doktor Pollyanna'y evlerinin kapsnn nnde brakt. O srada balkonu silmekte olan Nancy'ye glmseyerek selam verdi ve oradan ayrld. Pollyanna, merdiveni trmanrken, --Doktorla ok gzel bir yolculuk yaptm. ok iyi bir adam, Nancy!-- diye seslendi. --yle mi?---Evet. Ona en mutluluk verici meslee sahip olduunu syledim.---Ne? Hastalar grmek... Veya daha da beteri iyi olduklar halde kendilerini hasta sananlara gitmek... Bunlar nasl mutluluk verir?-- Nancy'nin yz belirgin bir phe iindeydi. Pollyanna neeli neeli gld. --Doru. Zaten doktorun da dedii bu. Ama yine de mutlu olunabilir, deil mi?-Nancy, dnceli dnceli kalarn att. O, artk --mutluluk oyununu-- baarl bir biimde oynayabileceine inanmaktayd. Artk Pollyanna'nn --numaralarn-- cevaplandrmaktan da zevk almaya balamt. Kk kzn sorduu sorulara --numaralar-- demekteydi. Nihayet, --Buldum!-- diye gld. --Bayan Snow'a sylediklerinin tam zdd olacak bu.-Pollyanna armt. --Zdd m?-- diye sordu. --Evet, ona dier insanlarn da kendisi gibi hasta olmaylarndan mutluluk duymasn sylemitin.-Pollyanna ban sallayarak: --Evet!-- dedi. Nancy, --u halde, doktor da tedavi ettii hasta insanlar gibi olmad iin memnunluk duymal.-- diyerek zafer kazanm bir grnm iinde szlerini tamamlad. imdi de ka atp dnme sras Pollyanna'ya gelmiti. --Tabii, evet...-- diye itirafta bulundu. --Tabii sylediklerin doru ama ben byle demedim. Hem bu ekilde sylemekten de pek holanmadm. Zaten doktor da hastalarnn hasta olularndan memnun olduunu sylememiti... Nancy, bazen bu oyunu ok garip bir duruma sokuyorsun.-Eve girerken iini ekti. Pollyanna, teyzesini oturma odasnda buldu. Kadn, bir para sert bir ifadeyle: --Seni kapnn nne getirip brakan kimdi Pollyanna?-- diye sordu. --Doktor Chilton'd Polly Teyze. Kendisini tanmyor musunuz?---Doktor Chilton m? O burada ne aryor?---Beni eve getirdi. Bay Pendleton'a yemei gtrp verdikten sonra...-Bayan Polly birdenbire ban kaldrd. --Pollyanna, yemei benim gnderip gndermediimi sormad ya?---Hayr Polly Teyze. Sizin gndermediinizi ona syledim.-Bayan Polly birdenbire kzard: --Ona benim gndermediimi mi syledin?-Pollyanna, teyzesinin kendisine kr gibi konutuunu duyunca gzlerini iri iri at. --Polly Teyze, siz yle istememi miydiniz?-Polly Teyze iini ekti: --Sana, benim gnderdiim kansna kaplmamas iin bunu benim gndermediimi sylemeni tembih etmitim. Sen de gidip ona dorudan doruya bunu benim gndermediimi sylemisin. Bunlar ok farkl eylerdir Pollyanna!-- Kzgnlkla dnd: --Aman Allahm! Ben aradaki fark gremiyorum.-- diye Pollyanna iini ekti. apkasn teyzesinin zel olarak aslmasn istedii engele ast. :::::::::::::::::::: 16 BR KIRMIZI GL LE DANTEL AL Pollyanna'nn Bay John Pendleton' ziyaretinden bir hafta sonra yamurlu bir gnde, Timothy, Bayan Polly'yi Kadnlar Yardm Dernei'nin toplantsna gtrd. Saat te geri dnd zaman, yanaklar pembe pembe olmu, rzgarda uan dalgal salar da kark ve dalgal bir hal almt. Pollyanna teyzesini daha nce hi byle grmemiti. Kadn, oturma odasna girerken, Pollyanna, teyzesinin evresinde neeyle dnp, --Ha, ha, ha... Sizde de yleymi Polly Teyze.-- diyerek heyecanla bard. --Neymi yle olan, mnasebetsiz ocuk?-Pollyanna hala teyzesinin evresinde dnp duruyordu: --Oysa ben bunun farkna varmamtm. Demek farkna varmadan da bu baz insanlarda olabiliyor. Acaba benim de olabilir mi? Yani, cennete gitmeden nce demek istiyorum.-Bir yandan da, kulaklarnn zerindeki dmdz salarn ekitirip duruyordu. --Fakat dz olsa da onlar siyah deil. Siyah olmalar olanaksz.-Polly Teyze, aceleyle apkasn kartp, salarn dzeltmeye alrken, --Pollyanna, Allah akna ne demek istiyorsun?-diye sordu. --Hayr, hayr ltfen yapmayn Polly Teyze!-- Pollyanna'nn neesi birden kaverdi. --Salarnz dzeltmeyin. Ben bundan bahsediyorum. Ne kadar ok dalgal salarnz! Oh, Polly Teyze ok gzel olmu salarnz.---Samalama! Niin geen gn bir mnasebetsizlik yapp kadnlar Yardm Dernei'ne gittin ve o dilenci ocuk iin yardm istedin?-Pollyanna, teyzesinin sadece ilk bata sylediklerini cevaplandrarak, --Fakat samalamyorum Teyze.-- dedi. --Salarnz byleyken ne kadar gzel grndnz bilmiyorsunuz! Polly Teyze, ltfen sizin salarnza da tpk Bayan Snow'unkilere yaptm gibi bir iek takabilir miyim? Sizi yle grmek istiyorum! Bayan Snow'dan ok daha gzelleeceinize eminim!-Bayan Polly, ok sert bir ifadeyle, --Pollyanna!-- dedi. Ama Pollyanna'nn sylediklerinden de pek holanmt. O zamana kadar kimse onunla ya da salaryla ilgilenmi deildi. Daha nce sanki kim onun --gzel-- grnmesini istemiti? --Pollyanna, sorumu cevaplandrmadn. Niin Kadnlar Yardm Dernei'ne, yle garip bir biimde gittin?---Evet, biliyorum. Fakat, gidiimin acayip karlanacan tahmin etmiyordum. Ama onlarn Jimmy'den daha ok, hazrlayacaklar rapora nem verdiklerini anladm. te ondan sonra benim Kadnlar Yardm Dernei'ne mektup yazdm. nk Jimmy onlardan ok uzaktayd. Bylece onun da tpk benim gibi, kk bir Hintli ocuk gibi kabul edilebileceini dndm, Polly Teyze... Ben de sizin kk bir Hintli kznz mym? Polly Teyze, salarnz dzeltmeme izin verirsiniz deil mi?-Polly Teyze, ellerini boazna gtrd. Yine, eskisi gibi bir aresizlik duygusu benliini sarmt. --Fakat Pollyanna, kadnlar bugn leden sonra, senin onlara gittiini syleyince ok utandm! Ben...-Pollyanna, yerinde dnp zplamaya balad. --Salarnz yapmama izin vermediini sylemediniz. Bu tpk geen gn Bay Pendleton'a yemek gtrme meselesine benziyor. O zaman da, bunu siz gndermemitiniz, fakat hatrlayacanz gibi, sizin gndermediinizi sylememi tembih etmitiniz. imdi yerinizden ayrlmayn. Gidip bir tarak getireceim.-Polly Teyze, odadan kan kk kzn arkasndan merdivene kotu. --Fakat Pollyanna, Pollyanna!-- Pollyanna, kadn kendi odasnn nnde selamlayp, --Ah, buraya m geldiniz-- dedi. --Bylesi daha iyi olacak. Tara aldm. imdi ltfen uraya oturun. Oh, gerekten izin verdiiniz iin ok memnunum!---Fakat Pollyanna, ben, ben...-- Bayan Polly cmlesini tamamlayamad. Byk bir aknlk iinde kendisini, tuvaletin nndeki alak iskemlede buldu. Omuzlarna dklen salarn, kk kz marifetli eliyle taramaya balamt bile. Pollyanna, --Aman, ne gzel salarnz var-- diye mrldand. --Hem Bayan Snow'un salarndan daha da gr. Zaten salarnzn gr olmas da gerekli. Hasta deilsiniz ve herkes grsn diye darya da kabilirsiniz. Bu salar grenler hem beenecek, hem de aracak. nk imdiye kadar saklamsnz. Polly Teyze, sizi yle gzel yapacam ki, herkes size bakmaktan byk zevk alacak!-Bayan Polly, bouk ve yzne dklen salar nedeniyle arm bir ifade ile, --Pollyanna!-- dedi. --Bu sama ii sana niin yaptrdm bilmiyorum!---Niin yle sylyorsunuz Polly Teyze? Herkesin size bakmasndan, holanmasndan memnun olmanz gerekli. Siz de zarif eylere bakmaktan holanmyor musunuz? Ben gzel insanlara baktka o kadar memnun olurum ki... Ama dierlerine baktm zaman onlar hesabna zlrm.---Fakat... Fakat...-Pollyanna, memnunlukla, --Sa taramaya baylrm-- diye mrldand. --Kadnlar Yardm Dernei'nden bir ocuun salarn yapmtm. Ama hibirinin sa sizinki kadar gzel deildi. Ho Bayan White'n da salar fena saylmazd. Bir gn onu sslediim zaman ok gzel olmutu. Ha, Polly Teyze u anda aklma bir ey geldi. Fakat bu bir sr. Size sylemeyeceim. te salarnz oldu... imdi bir dakika yannzdan ayrlacam. Ama yerinizden kmldamayacanza ve beni gzetlemeyeceinize sz verin... Bakmak yok, bunu unutmayn!-Konumasn bitirir bitirmez telala odadan frlad. Bayan Polly azn ap bir ey sylemedi. Ama, kendi kendine, bir an nce yeeninin tarad salarn bozup yeniden dzeltmesi gerektiini sylyordu. --Gzetlemeye-- gelince buna pek aldrd yoktu. Ama o anda, Bayan Polly tuvaletin aynasnda birden aksini grverdi. Grd ey yanaklarn daha da pembeletirdi. Yz pek gen deildi, ama heyecandan ve aknlktan prl prld. Yanaklar pembe pembe olmutu. Gzleri de l l parlyordu. Darda nemlenen koyu siyah salar alnndan arkaya doru taranm, kulaklarnn hizasnda kk bukleler belirmiti. Bu yumuak, kk bukleler sann urasnda burasnda grlyordu. Bayan Polly, aynada grd aksi karsnda o kadar arm ve dalmt ki, salarn yeniden dzeltmek konusunda verdii karar unutuverdi. Ancak Pollyanna odaya tekrar girince akl bana geldi. Daha kmldamaya frsat bulamadan gzlerinin nnde bir ey belirdi ve bann arkasndan baland. --Pollyanna, Pollyanna! Ne yapyorsun?-- diye haykrd. Pollyanna gld. --te ben de bunu bilmenizi istemiyorum, Polly Teyze. Bakacanzdan korktuum iin gzlerinizi mendille baladm. imdi kmldamadan oturun. ok uzun srmeyecek.-Sadece bir dakika sonra bakarsnz. Bayan Polly, ayakta kalkmaya abalad, --Fakat Pollyanna, bu ba hemen kar. Ne yapyorsun ocuk?-- Omuzundan doru kayan bir eyi hissedince heyecandan nefesi kesildi. Pollyanna hala neeli neeli glyordu. Titreyen elleriyle teyzesinin omuzuna dantel al koydu. al ok gzeldi, ama yllardr kullanlmad iin sararmt ve lavantaiei kokuyordu. Pollyanna bu al bir hafta nce, Nancy tavan arasn temizlerken bulmutu. Teyzesinin de Bayan White gibi bunu kullanarak gzelleebileceini dnmt. Grevini tamamladktan sonra yapt ii onaylarcasna bakt. Ufak bir dzeltme daha yapmas gerekiyordu. Bu nedenle, teyzesini hemen taraaya doru gtrd. Uzanabilecei bir yerde yeni am bir gl duruyordu. Polly Teyze, --Pollyanna, ne yapyorsun? Beni nereye gtryorsun?-diye sordu. Kendisini geri ekmeye alyordu. --Pollyanna izin vermeyeceim...---Sadece bir dakikalna taraaya kyoruz. Sizi abucak hazrlayacam!-- Pollyanna nefes nefese kalmt. Uzanp gl kopard ve bunu Bayan Polly'nin sol kula zerindeki ipek gibi salarnn arasna takt. --te oldu!-- diye bard. Memnunlukla kadnn gzlerini balayan mendilin dmn zd. --Ah, Polly Teyze, sanrm imdi sizi sslediim iin memnun olacaksnz.-- Bayan Polly bir an klna ve evresine baktktan sonra, hafif bir lk atarak odasna kotu. Pollyanna, teyzesinin zntyle taraann penceresinden bakt noktaya gz atnca, baheye giren atl arabay fark etti. Dizginleri tutan adam bir bakta tand. Neeyle aaya eildi. --Doktor Chilton! Doktor Chilton! Beni mi grmek istediniz? Ben buradaym!-Doktor bir para vakarla glmseyerek, --Evet-- dedi. --Aaya inebilir misin ltfen?-Pollyanna yatak odasna geince, teyzesinin byk bir kzgnlkla al tutturan ineleri kardn grd. Kadn, --Pollyanna bunu nasl yapabilirsin?-- diye inledi. --Beni bu acayip kla sok ve sonra da gstermek iste.-Pollyanna zntyle durdu. --Fakat gerekten ok gzel grnyorsunuz Polly Teyze... ok gzel ve...-Kadn, --Gzel mi?-- diyerek dudak bkt. al bir kenara frlatp, titreyen parmaklaryla salarn ekitirdi. --Ne olur, ne olur Polly Teyze... Salarnza dokunmayn...---Yani byle mi brakaym? Olacak ey mi bu?-- Bayan Polly salarn smsk geriye doru toplad. Buklelerden eser kalmamt. Pollyanna, neredeyse salayacakt. --Ah, ne kadar da gzel grnyorlard.-- diyerek kapdan kt. Pollyanna, aada doktoru arabasnn iinde kendisini bekler buldu. Doktor: --Bir hastamn reetesine seni yazmtm. imdi reeteyi yaptrmak iin beni gnderdi-- diyerek, bir aklama yapt. --Gidecek misin?-Pollyanna, --Yani, eczaneye mi gitmemi istiyorsunuz?-- diye sordu. Pek emin deildi. --Ben bazen Kadnlar Yardm Dernei iin eczaneye giderdim, almdr.-Doktor glerek ban sallad. --Onu demek istemedim. John Pendleton bugn seni grmek istiyor. Onu ziyaret etmek istersin tabii... Yamur dindii iin seni almaya geldim. Gelecek misin? Seni saat altdan nce gelip alrm.-- Pollyanna, --Tabii memnuniyetle-- diye bard. --Yalnz nce bir de Polly Teyzeme sormama izin verin...-Birka dakika sonra elinde apkas ile geri dnd. Fakat yz olduka ciddi grnyordu. Doktor, yola ktklar zaman --Yoksa, teyzen gitmene izin vermedi mi?-- diye sordu. Pollyanna iini ekerek, --Hayr, verdi-- dedi. --Ama, sanrm benim gitmemi ok istedi.---Gitmeni ok mu istedi?-- Pollyanna tekrar iini ekti. --Evet. Sanrm beni yannda istemiyordu, anlayacanz. Evet, evet... Haydi ek git. Daha nce gitmeliydin-- dedi. Doktor, yalandan glmsedi. Ama szleri son derece ciddiydi. Bir sre hibir ey sylemedi. Sonra ekinerek sordu: --Birka dakika nce, taraann penceresinden seninle beraber grdm kadn teyzen deil miydi?-Pollyanna derin bir nefes ald: --Evet, btn mesele de burada ya. Yukarda bulduum ok gzel bir al ona giydirip, salarn dzelttim. Salarnn arasna bir de gl koyunca ok gzelleti. Siz de o kanda deil misiniz? ok gzel olmam myd?-Doktor bir sre cevap vermedi. Konumaya balad zaman sesi o kadar yava kyordu ki, Pollyanna szckleri duymakta glk ekti: --Evet, Pollyanna. Bence de, teyzen... Teyzen ok gzel olmutu.---yle mi? ok memnun oldum! Bunu ona syleceim.-Pollyanna memnun memnun ban sallad. Ama doktor birdenbire: --Sakn ha Pollyanna, bunu ona sylememelisin!-- deyince kk kz ard. --Niin Doktor Chilton? Neden sylemeyeceim? Bundan memnun olacanz sanrdm.-Doktor, --Ama o memnun olmayabilir-- diye szn kesti. Pollyanna, bir an dnd. --Belki de dorudur. Memnun olmayabilir.-- diyerek iini ekti. --imdi hatrladm. Demek, sizi grd iin ieriye kamt. Hem, o klkta grnd iin de ikayette bulunmu olabilir.-Doktor, kendi kendine mrldand: --Bunu ben de tahmin etmitim zaten.-Pollyanna, --Bunun nedenini hala anlayamadm.-- dedi. --O kadar gzellemiken kann anlam neydi sanki?-Doktor bir ey sylemedi. John Pendleton'n hasta yatt byk konaa gelinceye kadar hi azn amad. :::::::::::::::::::: 17 TIPKI BR KTAP GB John Pendleton, o gn Pollyanna'y glmseyerek karlad. --Evet, Bayan Pollyanna, senin abuk affeden bir kii olduunu anlyorum, yle olmasa bugn beni yeniden grmeye gelmezdin.---Sizi grmeye geliim beni ok memnun etti, Bay Pendleton. Gelmemem iin bir neden de yoktu ki...---Biliyorsun, epey aksilik ettim, geenlerde byk bir nezaketle o paay getirdiin ve beni de bacam krk yatarken bulduun gnden bahsediyorum. Bu arada, sana o gn teekkr de etmedim galiba? Bu kadar iyilik bilmez bir davrantan sonra gelip beni grmen karsnda, sanrm sen bile ne kadar affeden bir insan olduunu kabul edeceksin.-Pollyanna, rahatsz olmu gibi kmldand. --Fakat sizi bulduuma ok sevinmitim.-- abucak szlerini dzeltti: --Tabii, bacanz krk olduu iin memnunum demek istemiyorum.-John Pendleton glmsedi. --Anlyorum. Bazen sylediin szleri aryorsun deil mi Pollyanna? Yine de sana teekkr ederim. O gn yaptklarn nedeniyle seni ok cesur bir kz olarak gryorum. Ayn zamanda paa tiridi iin de teekkr ederim.-Pollyanna byk bir ilgiyle, --Bari beendiniz mi?-- diye sordu. --ok beendim.-- Garip bir glmsemeyle: --Sanrm, bugn Polly Teyzenin gndermedii bir ey yok?-- diye sordu. Ziyaretisi, bu soru karsnda biraz rahatsz olmutu: --Hayr, hayr efendim.-- Bir an duraklad. Rengi iyice kzarmt. Devam etti: --Bay Pendleton geen gn yemei Polly Teyze gndermedi derken bir kabalk yapmak istememitim.-Adam cevap vermedi. John Pendleton glmsemiyordu. Sadece anlamsz gzlerle ileriye doru bakyordu. Bir sre getikten sonra derin derin iini ekip Pollyanna'ya dnd. Tekrar konumaya balad zaman, sesi eskiden olduu gibi skntl ve sinirliydi: --Neyse, neyse... Bu ekilde davranmak doru deil! Seni buraya ask yzm gresin diye armadm. Bak, beni dinle. Ktphanede, yani telefonun olduu byk odada, ilemeli bir kutu bulacaksn. minenin yanndaki caml dolabn alt gznde olacak. Tabii, o Allah'n belas kadn, oday temizlerken baka bir yere kaldrmadysa! Onu bana getiriver. Ardr ama tanamayacak kadar da ar olmadn sanyorum.-Pollyanna, ayaa kalkarken, --Oh, merak etmeyin ben ok glymdr-- dedi. Bir dakika sonra kutuyu getirdi. Bundan sonraki yarm saati Pollyanna byk bir zevk iinde geirdi. Kutu eitli gzel eylerle doluydu. John Pendleton gezileri srasnda almt bunlar. Her birinin deiik ve elendirici birer yks vard. ster in'den alnm fevkalade oymal bir satran takm olsun, isterse Hindistan'dan getirilmi yeimden bir heykelcik olsun hepsi ok gzel eylerdi bunlar. Heykelle ilgili yky dinledikten sonra Pollyanna dnceli dnceli mrldand: --Sanrm, yetitirmek iin bir Hintli ocuu almak daha doru. nk, o ocuklar Tanr'nn u kk heykele girmi olduunu sanp, heykele tapyorlar. Oysa Jimmy Bean, Tanr'nn gkyznde olduunu biliyor. Ama yine de, Hintli ocuklarn yan sra Jimmy Bean'i de istemelerini ve almalarn ok isterdim.-John Pendleton, bu szleri duymam gibiydi. Yine gzlerini ileriye dikmi, hibir eyi grmez gibi bakyordu. Fakat ksa bir sre sonra kendini toplad ve kutudan baka bir sanat eseri kartarak, konumaya balad. Ziyaret, Pollyanna iin gerekten zevkli gemekteydi. Fakat bir sre sonra Pollyanna ilemeli kutunun iindeki o ok gzel eylerden baka konularda konutuklarn fark etti. Kendisi, Nancy, Polly Teyze ve gnlk yaantsna ilikin konular zerinde konuuyorlard. Uzunca bir zaman nce, bir Bat kasabasnda geen yaamndan da sz ediyorlard. Pollyanna'nn gideceine yakn, adam yumuak bir ifadeyle unlar syledi: --Kk kz, beni sk sk gelip grmeni istiyorum. Olur mu? ok yalnzm ve sana ihtiyacm var. Hem baka bir neden de var. Bunu da sana syleyeceim. Geen gn, kim olduunu anlaynca seni bir daha grmemeye karar vermitim. Bana ok uzun yllardan beri unutmaya altm bir eyi hatrlatmtn. Her gn kendi kendime seni bir daha grmek istemediimi tekrarladm. Doktorun seni buraya getirmesine izin verip vermeyeceimi sorduu zaman da hayr demitim. Fakat bir sre sonra seni gerekten grmek istediimi anladm. Seni grmeyiim, unutmay ok istediim eyleri daha da belirgin bir biimde hatrlamama neden oluyordu. te bu yzden senin gelmeni istiyorum. Olur mu, kk kz?-Pollyanna heyecanla, --Tabii, Bay Pendleton-- dedi. Prl prl parlayan gzleriyle, yatakta srtst yatan adama acma duygusuyla bakyordu: --Sizi grmekten mutluluk duyacam!-John Pendleton da kibar bir ifadeyle, --Teekkr ederim-dedi. O akam, yemekten sonra arka balkonda oturan Pollyanna, Nancy'ye Bay John Pendleton'n ok gzel oymal kutusundan ve iindeki fevkalade eylerden bahsetti. Nancy iini ekip, --ok ilgin-- dedi. --Hi kimseyle konumayan bu aksi adam o gzel eyleri sana gsterip, onlarla ilgili ykleri anlatmas inanlacak bir ey deil dorusu.-Pollyanna, adam byk bir ballkla hemen savundu. --Fakat Nancy, o sadece dtan aksi grnl birisi. Aslnda hi de yle birisi deil. Herkesin onu yle kt bir kii olarak dnmesini de anlayamyorum. Kendisini tansalard hakknda byle dnmezlerdi. Polly Teyze bile onu pek sevmiyor. Yemei ona gndermek istemedi ve adamn tiridi onun gnderdiini sanaca iin de ok korktu.-Nancy, omuzunu silkerek: --Herhalde teyzen ona yemek gndermeyi bir grev olarak grmemitir.-- dedi. --Ama, beni en artan ey, nasl olup da adamn seninle dost olduu? Sakn alnma Pollyanna. Fakat o genellikle ocuklarla dostluk kurabilecek birisi deildir.-Pollyanna, neeli neeli glmsedi. Ban sallayp, --Ama benimle arkadalk kurdu Nancy-- dedi. --Yalnz her zaman arkadalk kurmak istemiyor sanrm. rnein, bugn bir ara beni tekrar grmemeyi dnm olduunu da syledi. nk kendisine unutmak istedii bir eyi hatrlatyormuum, ama daha sonra...-Nancy heyecanla szn kesti: --Neymi o? Sana unutmak istedii bir eyi hatrlattn m syledi?---Evet. Ama sonra...---Peki neymi o?-- Nancy merakla renmek istiyordu. --Bana bir ey anlatmad. Sadece byle bir ey olduunu syledi.-Nancy heyecanla iini ekip: --ok esrarl bir durum!-- dedi. --Demek ilk bata senden holanmamasnn nedeni de bu! Ah, Bayan Pollyanna! Bu, tpk okuduum esrarengiz kitaplardaki olaylara benziyor. Ben bu tip kitaplardan birounu okudum. (Lady Maud'un Srr), (Kayp Varis) ve (Yllarca Gizlenmi). Bunlarn hepsi esrarengiz olaylarla doluydu. Aman Yarabbi! Meerse burnumun dibinde byle esrarengiz bir kitab yaayan birisi varm da, ben farknda deilmiim! Bana her eyi, evet her eyi anlat, Bayan Pollyanna, Senden, nce holanmaynn nedeni anlalyor. Bunu nceden tahmin edebilmeliydim!-Pollyanna, --Ama yle deildi!-- dedi. --Onunla ilk defa konuuncaya kadar beni fark etmemiti bile. Sonra, tiridi alp gtrdm ve bunu Polly Teyzenin yollamadn sylediim ana kadar benim kim olduumu anlamad bile.-Nancy, heyecanla ayaa frlad. Birden ellerini birbirine kenetledi. Cokuyla: --Ah, Bayan Pollyanna, imdi anladm... Evet anladm!-diye bard. Sonra yine kzn yanna oturdu. --imdi, iyice dnp bana doru drst bir cevap ver. Senin Bayan Polly'nin yeeni olduunu anladktan sonra, seni grmek istemediini sylemiti deil mi?---Evet... Ona, Bayan Polly'nin yeeni olduumu geen gidiimde sylemitim. O da btn bu dncelerini bugn anlatt.-Nancy, adeta zafer kazanm bir grnm ierisindeydi: --Zaten ben de bunu tahmin etmitim! Bayan Polly de o paa tiridini kendisi gndermek istememiti, deil mi?---Evet.---Ve, sen ona teyzenin gndermediini de sylemitin deil mi?---ey, evet, ben...---Yeeni olduunu renince de garip bir biimde davranmaya ve aniden heyecanlanp barmaya balamam myd? Byle yapt deil mi?---ey... E... Evet... Gtrdm paa tiridi konusunda biraz garip davranmt...-- Pollyanna, dnceli grnyordu. Nancy, derin derin iini ekti: --imdi her eyi anladm! Bak dinle. Bay John Pendleton, Bayan Polly Harrington'n sevgilisiymi.-- Bu szleri pek etkili bir biimde sylerken, bir yandan da omuzunun zerinden eve gz atmay ihmal etmemiti. Pollyanna itiraz etti: --Ama Nancy, bu olamaz! Teyzem ondan hi holanmyor ki!-Nancy kk gren bir bakla Pollyanna'y szd: --Elbette ondan holanmaz! Aralarnda bir mnakaa olmu!-Pollyanna, hala bu szlere inanmam grnyordu. Nancy derin bir nefes daha aldktan sonra rahata yerine yerleti ve hikayeyi anlatmaya balad. --Olay yle olmu. Sen gelmeden nce Bay Tom bana bir vakitler Bayan Polly'nin bir sevgilisi olduunu sylemiti. Buna inanmamtm. Zaten inanamazdm da. O ve bir sevgili! Fakat Bay Tom srar etmi, adamn bu kasabada oturduunu sylemiti. imdi anlyorum ki bu adam John Pendleton'dr. Adamn hayat olduka esrarengiz deil mi? O byk konaa kapanp, yalnz bana kimseyle konumadan oturmuyor mu? Senin Bayan Polly'nin yeeni olduunu anlad zaman garip davranmad m? Hem, senin ona, unutmak istedii bir eyi hatrlattn da sylemedi mi? Bunu kim olsa anlar. Sonra Bayan Polly, adama o paa tiridini de yollamak istememiti. Bayan Pollyanna, durum ok belirgin. Evet, evet... ok belirgin!-Pollyanna, gzleri hayretten fal ta gibi alm bir biimde, --Yaa!..-- diyebildi. --yi ama Nancy, birbirlerini gerekten seviyor olsalard, imdiye kadar mutlaka barrlard. Bunca yldr her ikisi de yapayalnz. Barmaktan memnun kalrlard sanrm!-Nancy burun kvrd: --Sanrm, sen sevgililer hakknda fazla bir ey bilmiyorsun, Bayan Pollyanna. Ne de olsa, pek bunu anlayabilecek yata da deilsin. Fakat, unu bilmelisin ki bu dnyada senin o --Mutluluk oyunu--nu da anlayamayacak insanlar vardr. Birbirleriyle kavga eden sevgililer de byledir. Hem Bay Pendleton ok sert deil mi? Bayan Polly de...-Nancy, birdenbire duraklad. O anda kime kimden bahsettiini anlamt. Yine de birden glmeye balamt. --Ben bir ey syleyecek deilim, Bayan Pollyanna. Ama onlara bu oyunu retebilsen ve bylece barmalarn salayabilsen ne kadar memnun olurlard. Byle bir ey olsa ne kadar ho olur deil mi? Bayan Polly ile Bay Pendleton ok arrlar! Ama pek olacan sanmyorum!-Pollyanna hibir ey sylemedi. Eve girdii zaman yz ok dnceli grnyordu. :::::::::::::::::::: 18 PRZMALAR Scak austos gnleri geerken Pollyanna da sk sk Pendleton Tepesi'ndeki byk eve gidiyordu. Yine de, kk kz bu ziyaretlerinin hi de baarl olduunu sanmyordu. Adam onu artp, kendisini grmesini istiyordu ama, Pollyanna'nn gidiinden hi de memnun grnmyordu. Daha dorusu Pollyanna byle dnyordu. Evet, onunla konuuyor, ona gzel ve deiik kitaplar, resimler ve biblolar gsteriyordu. Buna ramen sk sk, yatakta aresiz yattndan, evinde istemedii insanlarn kendisini yneti tarzlarndan ikayet ediyordu, ama yine de kk kzn konumasn dinlemekten memnun grnyordu. Pollyanna da konumaktan holanyordu. Ancak adamn yatanda srtst uzanm, zgn grn onu da dertlendiriyordu. Adamn syledii szlerden hangisine zlm olabileceini de bir trl kartamyordu. --Mutluluk oyunu--nu ona da retmek istemi, fakat henz adamn renmeye istekli grnd bir an yakalayamamt. ki kez bu oyunu anlatmak istemiti. Ama ikisinde de, babasnn sylediklerini anlatmaktan teye geemedi. John Pendleton, her seferinde konuyu deitirdi. Pollyanna, artk John Pendleton'n, Polly Teyzesinin bir zamanki sevgili olduundan kuku duyuyordu. Onlara duyduu sevginin ve balln verdii tm gle, bu iki insann ona gre, yalnz ve mutsuz geen yaamlarna mutluluk getirmeyi arzu ediyordu. Ancak, bu ii nasl yapabileceini de bilemiyordu. Bay Pendleton'la teyzesi hakknda bazen ok nazik, bazen de ask suratl konumalar yapmt. Konumalar srasnda sert hatl yznde hep garip bir tebessm bulunuyordu. Teyzesiyle de, Bay Pendleton hakknda konumu, daha dorusu konumaya almt. Genellikle Bayan Polly onu uzun sre dinlemiyordu. Konuyu hemen deitiriyor, baka bir ey buluyordu. Zaten, hep byle yapard. rnein, Doktor Chilton hakknda konuurlarken de konuyu deitirirdi. Ama, Pollyanna bunu teyzesinin Doktor Chilton tarafndan pencerede omuzunda al ve sanda glle grlm oluuna balyordu. Polly Teyze, gerekten Doktor Chilton'dan holanmyordu. Pollyanna bir gn iddetli bir souk algnlndan eve kapanmak zorunda kalnca anlad. Polly Teyze: --Akama kadar iyilemezsen doktor aracam-dedi. Pollyanna, sevinle: --Sahi mi? yleyse daha da fena olacam-dedi. --Doktor Chilton'n gelip beni grmesinden ok memnun olurum!-O an teyzesinin baklar deiti. Bu Pollyanna'y artt. Bayan Polly sert bir ifadeyle: --Gelecek olan Doktor Chilton olmayacak Pollyanna!-- dedi. --Doktor Chilton bizim aile doktorumuz deildir. Daha fena olursan Doktor Warren'i aracam.-Pollyanna, daha fenalamad ve bu nedenle Doktor Warren de arlmad. O akam Pollyanna teyzesine: --Ben de ok memnunum-dedi. --Tabii Doktor Warren'i beenirim ama Doktor Chilton' daha ok severim. Zaten, hastalannca onu armasaydk, sanrm bir hayli krlrd.-- Dalgn bir tavrla teyzesinin yzne bakarak devam etti: --Sizi o gn sslediim zaman, gelmesinden, kendisini sulamamanz gerekir Polly Teyze.-- Bayan Polly kararl bir tavrla yeeninin szlerini kesti: --Bu kadar yeter Pollyanna, Doktor Chilton', ya da onun duygularn tartmak istemiyorum.-Pollyanna bir sre teyzesine zgn gzlerle baktktan sonra iini ekti. --Yanaklarnz hep byle pembe pembe grmek yle houma gidiyor ki Polly Teyze! Fakat salarnz taramay da ok isterim. Eer... ey Polly Teyze!-Austosun sonlarna doru, bir sabah erkenden Pollyanna, John Pendleton' ziyaret etti. Adamn yastnn kenarna akseden mavi, sar, yeil ve mor renkli izgileri grnce hayranlkla duraklad. --Bay Pendleton, bu kk bir gkkua.-- Yavaa ellerini rparak: --Sizi ziyarete gelmi! Ne kadar zarif? Ama buraya nasl girmi?-Adam ac ac gld. Bay Pendleton, zellikle o gn dnyadan nefret etmekteydi. --Sanrm, pencerenin nndeki termometrenin keli camna arpp ieriye girmi olmal. Aslnda gne oraya yansmaz ama, bu sabah byle oldu. --Fakat ne kadar gzel deil mi, Bay Pendleton? Demek buna gne neden oluyor? Aman Yarabbi! Bu termometre benim olsayd, onu btn gn gnee asardm.-Adam glerek, --O zaman termometre de ok yararl olurdu dorusu-- dedi. --Eer, termometre gnete asl durursa, ne kadar scak, ya da souk olduunu nasl anlayacaksn?-Pollyanna'nn gzleri byk hayranlkla yastn zerindeki renklere dikilmiti. --Umursamazdm bile.-- diye mrldand. --Sanki, btn gn bir gkkua ile yaayan insanlar hi buna aldrrlar m?-Adam gld. Pollyanna'nn hayranlk dolu yzn merakla izliyordu. Birdenbire aklna yeni bir ey geldi. Yanndaki zile bast. Yal hizmeti kadn kapda belirince: --Nora-- dedi, --n tarafta oturma odasnda duran byk pirin amdanlardan birini bana getir.-- Kadn, biraz arm biimde, --Peki efendim..-- diye mrldand. Bir dakika sonra geri gelmiti. Yataa doru yaklarken, elindeki amdandan tatl bir ses kyordu. Bu sesleri elindeki eski tip amdan evreleyen prizmalar karyordu. Adam, --Teekkr ederim-- dedi. --Onu uraya brakabilirsin. imdi bir ip alp bunu perdeliin iki tarafna bala. Tamam. Teekkr ederim.-- Kadn, adamn dediini yerine getirmiti. Odadan kp giderken, hayranlkla Pollyanna'y szd. --imdi bana amdan getir Pollyanna.-Kk kz, iki eliyle smsk tutarak amdan getirdi. Adam, amdann evresindeki prizmalar birer birer kartp on ikisini yatan zerine yan yana koydu. --Yavrum, imdi bunlar al ve Nora'nn pencereye gerdii o ince ipek tak. Eer gerekten bir gkkuanda yaamak istiyorsan... Sana bir gkkua yaratmaktan baka aremiz yok!-Pollyanna elindeki son prizmay da ipe takmadan nce olacaklar anlamt. O kadar heyecanlyd ki, kalanlar asabilmek iin titreyen parmaklarn kontrol etmekte glk ekiyordu. Fakat sonunda grevini tamamlad ve memnuniyetini belirten bir lk atarak geri ekildi. O muhteem denmi, fakat kasvetli oda sanki bir masal dnyasna dnmt. Krmz, yeil, mor, turuncu, sar ve mavi renkler her tarafta yansyordu. Duvar, yer, eyalar ve hatta yatakta bile prl prl renkler grnyordu. Pollyanna neeyle, --A, a a!.. Ne kadar gzel!-- dedikten sonra birdenbire gld. --Sanrm gne de o oyunu oynuyor! yle deil mi?-- diye sordu. Bir an iin Bay Pendleton'n neden bahsettiini anlayamayacan unutmutu. --Ah, keke bunlardan benim de bir sr olsayd. O zaman Polly Teyzeme, Bayan Snow'a ve daha birok kiiye datrdm. Sanrm ite o vakit mutlu olurlard. Hatta, Polly Teyzem o kadar mutlu olurdu ki, sevincinden, kaplar arpmamak elinden gelmezdi. Byle bir gkkuanda yaasayd tabii. yle deil mi?-Bay Pendleton gld: --Hatrladm kadaryla, teyzenin kaplar sevin iinde arpmas ve mutlu olabilmesi iin yle birka prizma yeterli deildir. Yalnz bir dakika. Gerekten neyi anlatmak istiyorsun? Bu oyun nedir?-Pollyanna adama bakp iini ekti. --Ah, unuttum. Oyunu bilmiyorsunuz. Bilmediinizi imdi hatrladm.---u halde, bu oyunu bana da anlat bari.-Bu sefer Pollyanna oyunu anlatt. En bandan balayarak btn her eyi aklad. Bebek yerine koltuk deneini buluunu da syledi. Konuurken, adamn yzne bakmyordu. Prizmalarn yanstt, titreen renklere hayran hayran baknyordu. syleyeceklerini bitirdikten sonra, --te bu kadar!-- diye iini ekti. --imdi, gne de bu oyunu oynuyor dememin nedenini anladnz.-Bir an sessizlik oldu. Sonra yataktaki adamdan titreyen bir ses ykseldi: --Belki de. Fakat bana kalrsa bu prizmalarn iinde en mkemmel olan da sensin Pollyanna.---Ama gne bana vurunca ben krmz, yeil ve mor renkler yanstmyorum ki Bay Pendleton!-Adam glerek, --yle mi sanyorsun?-- diye mrldand. Pollyanna adamn gzlerindeki yaa bir anlam veremedi. Kk kz, --Hayr-- diye cevap verdi. Bir dakika sonra da zntl bir ifade ile ekledi: --Korkarm, gne bende ilden baka bir ey yapmyor. Polly Teyze de illerime gnein neden olduunu sylyor!-Adam hafife gld; Pollyanna oturduu yerden ona bakt. Adamn bu gl daha ok bir hkra benziyordu. :::::::::::::::::::: 19 OLDUKA AIRTICI Pollyanna Eyllde okula balad. Verdii snavlar, yana gre olduka ileri olduunu gsterdi. Bu nedenle, bir sre sonra kendi yatlar ile birlikte derslere balad. Okul birok ynden Pollyanna'ya artc geliyordu. Tabii o da birok bakmdan okuldakileri artyordu. Bununla beraber kk kz okula ksa zamanda alt ve bir gn teyzesine okulun --yaamak-- olduunu da itiraf etti. O zamana kadar daima bundan phe etmiti. Okulu ok sevmesine ramen, Pollyanna arkadalarn da unutmad. Tabii, artk onlara pek fazla zaman ayramyordu. Ama yine de kalan zamann onlarla geiriyordu. Bu durumdan en fazla honutsuzluk duyan da John Pendleton'd. Bir cumartesi gn leden sonra adam ona bu duygusunu syledi. Biraz sabrsz bir tavrla, --Bana bak Pollyanna. Gelip benimle kalmaya ne dersin? Son gnlerde, yzn grdm yok-- dedi. Pollyanna gld. Bay Pendleton da ne kadar komik bir adamd. --evrenizde insan olmasndan holanmadnz sanyordum.---yle. Ama bu, bana o ok gzel oyunu retmeden nceydi. imdi, bana hizmet edilmesinden memnunum. Neyse yaknda ayaa kalkabileceim. Bakalm o zaman neler olacak?..-Yanndaki koltuk deneklerinden birini alp aka ile kza doru sallad. Bugn byk kitapln olduu odada oturuyorlard. Kk kz: --Aslnda siz gerekten hibir eyden memnun deilsiniz ama yle olduunuzu sylyorsunuz-- dedi. Gzlerini minenin nnde duran kpee dikmiti: --Oyunu tam olarak oynayamadnz siz de biliyorsunuz Bay Pendleton! Evet, biliyorsunuz.-Adamn yz birdenbire ok ciddileti. --Ben de zaten seni bunun iin istiyorum kk kz. Bu oyunu oynamamama yardm edesin diye. Gelecek misin?-Pollyanna hayretle dnd: --Bay Pendleton, gerekten ciddi sylemiyorsunuz bunu deil mi?---Evet, ciddi sylyorum. Gelmeni istiyorum. Gelecek misin?-Pollyanna zntl grnyordu. --ey... Bay Pendleton... Gelemem... Biliyorsunuz gelemem... ey, ben Polly Teyzenin...-Adamn yznde garip bir ifade belirip kayboldu. Pollyanna buna pek anlam verememiti. Adam, ban hiddetle kaldrd: --Sen sadece ona baml deilsin...-- Ses tonunu yumuatp ekledi: --Belki teyzen gelmene izin verir. Eer izin verirse gelir misin?-Pollyanna dnceli dnceli kalarn att. Ar ar konumaya balad: --Fakat Polly Teyzem... Bana ok iyi davrand... Dnyada Kadnlar Yardm Dernei'nden baka hi kimsem kalmad zaman beni yanna ald ve...-Yine adamn yznde o acayip gerginlik belirdi ve kayboldu. Fakat bu defa konumaya yeniden baladnda sesi daha hafif ve hznlyd. --Pollyanna, yllar nce birisini ok sevmitim. Sevdiim o kadn, bir gn bu eve getirebileceimi ummutum. Onunla birlikte yllarca bu evde ne kadar mutlu olacamz dnmtm.-Pollyanna, --Evet-- diye iini ekti. Gzlerinden acma duygusu okunuyordu. --Fakat... ey... Onu buraya getiremedim. Bunun nedenini hi sorma. Sadece onu buraya getiremedim. te hepsi bu kadar. O gnden bu yana bu gri talardan oluan yer, bana bir ev oldu ama yuva olmad. Bir evi yuva yapan bir kadnn eli ile kalbidir. Pollyanna. Ya da bir ocuun var oluu. Ben bunlardan hibirine sahip olamadm yavrum. imdi, gelecek misin?-Pollyanna ayaa kalkt. Yz prl prl parlyordu. --Bay Pendleton... Yani, yllardr o kadnn eliyle kalbini mi istediinizi sylyorsunuz?---ey... Evet, Pollyanna.-Kk kz, --Ah, ne kadar memnun oldum! u halde bir sorun yok!-- diye iini ekti. --kimizi de yannza alrsnz ve her ey de fevkalade olur!-Adam akn akn: --kinizi birden mi yanma alaym?-diye tekrarlad. --ey, elbette. Her ne kadar Polly Teyzeyi henz kandrmadksa da, eminim kabul edecektir. Tabii, ona da bana sylediklerinizi anlatrsanz, o zaman ikimiz de geliriz. Adamn gzlerinde dehet dolu bir grnm belirdi. --Polly Teyze buraya m gelecek?-Pollyanna'nn gzleri iri iri ald: --Yoksa siz mi onun evine gitmeyi tercih edersiniz?-- diye sordu. --Tabii onun evi sizinki kadar gzel deil, ama daha yakn...-Adam, son derece kibar bir tavrla: --Pollyanna, neden bahsediyorsun sen Allah akna?-- diye sordu. Pollyanna, belirgin bir aknlk iinde: --Oturacanz yerden bahsediyorum-- dedi. --nce, burada oturmamz istediinizi sandm. Siz buray bir yuva yapmak iin yllardr Polly Teyzenin eliyle kalbini istediinizi sylediniz ve...-Adam, anlalmaz bir ses kard. Ellerini havaya kaldrp konumaya alt. Fakat sonra elini sinirli bir tavrla indirdi. O srada kapda beliren hizmeti: --Doktor geldi efendim-dedi. Pollyanna yerinden kalkt: John Pendleton telala kk kza dnd. Hafif bir sesle adeta yalvard: --Pollyanna, Allah akna sana sylediklerimi imdilik kimseye anlatma.-Pollyanna neeyle glmseyince yanaklarnda gamzeler belirdi. --Elbette anlatmam! Bunlar teyzeme kendinizin sylemek isteyeceinizi tahmin etmedim mi sanki?-- Bunlar omzunun zerinden neeyle bakarak sylemiti. John Pendleton, bitkin bir tavrla koltua kt. Doktor, --Ne oldu?-- diye sordu. Bir dakika sonra da hastasnn nabzn lmeye balad. Adamn nabz ok hzl atyordu. John Pendleton'n dudaklarnda garip bir glmseme belirdi: --Sanrm, verdiin kuvvet urubunu biraz fazla kardm.-diyerek bir kahkaha att. Bir yandan da, Pollyanna'nn baheden kn seyreden doktoru szyordu. ::::::::::::::::::::: 20 DAHA DA AIRTICI BR EY Genellikle pazar sabahlar Pollyanna kiliseye gidiyor ve Pazar Okulu'na devam ediyordu. Pazar gnleri leden sonra ise sk sk Nancy ile dolamaya kyordu. Bir cumartesi gn, Bay John Pendleton' ziyaret ettikten sonra, ertesi gn iin Nancy ile bir gezi yapmay kararlatrmt. Fakat Pazar Okulu'ndan dnerken Doktor Chilton atl arabasyla gelip yannda durdu. Adam, --stersen seni arabayla evine brakaym Pollyanna.-dedi. --Seninle bir dakika konumak istiyorum. Ben de zaten seninle konumak iin sizin eve gidiyordum.-- Pollyanna arabaya kp yanna oturmutu. --Bay Pendleton bugn leden sonra gidip kendisini grmeni istiyor. ok nemliymi bu.-Pollyanna, neeli neeli ban sallad. --Evet, biliyorum. Gidip kendisini greceim.-Doktor kza biraz aknlkla bakt. Gzleri, adeta parlayarak: --Ama gitmene pek izin vereceimi sanmyorum-- dedi. --Dn onun sinirlerini yattracanz yerde, daha da bozmusunuz kkhanm.-Pollyanna gld: --Yok, yok... Buna ben neden olmadm. Her ey Polly Teyze yznden kt.-Doktor, aniden dnp hayretle: --Teyze mi dedin?-- diye bard. Pollyanna, oturduu yerde neeyle yayland. --Evet. Hem bu o kadar heyecanl ve gzel bir ey ki. Tpk bir masal gibi.-- Ani bir kararla: --Size anlatacam.-- diye atld. --Kimseye sylemememi tembih etmiti. Ama, size sylememe aldrmayacandan eminim. Hem zaten bunlar teyzeme sylemememi istemiti.---Teyzene mi?---Evet, Polly Teyzeme. Tabii, bunlar kendisi teyzeme anlatmak ister. Btn sevgililerin yapt gibi.---Sevgililer mi?-- Doktor bu sz sylerken at birdenbire silkindi. Sanki, dizgini tutan eli birden dizgini ekivermiti. Pollyanna, neeyle: --Evet,-- diye ban sallad. --Bu hikayenin bir ksm. Nancy syleyene kadar bunu ben de bilmiyordum. Nancy bana Polly Teyzemin yllarca nce bir sevgilisinin olduunu sylemiti. Sonra kavga edip ayrlmlar. Fakat, o bunun kim olduunu bilmiyordu. Ama imdi artk biliyoruz. Bu adam Bay Pendleton.-Doktor birdenbire byk bir rahatlkla gevedi. Smsk dizginleri tutan eli geveyip kucann zerine dt. Hafife --Oh!-- diye mrldand. --Hayr, bunu bilmiyordum.-Harrington Kona'na yaklayorlard. Pollyanna aceleyle anlatmaya devam etti: --Evet, imdi ben de ok memnunum. ok gzel sonuland. Bay Pendleton bana kendisiyle oturmam teklif etti. Fakat bana birok iyilikler yapan Polly Teyzeyi yle birden brakamazdm. Sonra bana yllardr istedii kadnn elinden ve kalbinden bahsetti. Bylece, imdi de ayn eyleri istediini renip ok memnun oldum. Tabii, barmak isterse, her ey yoluna girecek. Biz de Polly Teyzem ve ben, onunla birlikte oturacaz. Ya da o bizim eve gelecek. Polly Teyzemi daha bir eyden haberi yok. Daha her eyi tam olarak yoluna koymu da deiliz. Herhalde Bay Pendleton, bunun iin bugn leden sonra beni grmek istiyor.-Doktor birdenbire oturduu yerde doruldu. Dudaklarnda garip bir tebessm belirdi. At, kapnn nnde durdurmak iin dizgini ekti. Bir yandan da ban sallayarak: --Evet, Bay John Pendleton'n seni neden grmek istediini anlayabiliyorum-- dedi. Pollyanna, --Polly Teyze pencerede-- diye bard. Biraz sonra, --Yok, hayr, deilmi. Fakat onu grdm sanmtm-diye ekledi. Doktor, --Hayr, imdi orada deil.-- dedi. Dudaklarndaki tebessm birden kayboldu. Pollyanna, o gn leden sonra ziyaretine gittiinde Bay John Pendleton' ok sinirli buldu. Adam hemen, --Pollyanna-- diye sze balad. --Btn gece, dn sylediklerine bir anlam verebilmek iin altm. Yani, Polly Teyzenin ellerini ve kalbini yllardr burada istediimi sylemitin. Bununla ne demek istedin?---ey... Siz bir zamanlar birbirinizi seviyormusunuz. Yani birbirinizin sevgilisiymisiniz. imdi de ayn duygular iinde olduunuz iin, ne kadar mutluyum tahmin edemezsiniz.---Sevgililer mi? Teyzen ve ben mi?-Adamn sesindeki belirgin aknlk nedeniyle Pollyanna gzlerini iri iri at: --Evet, Bay Pendleton, Nancy sylemiti bunu bana!-Adam kk bir kahkaha att. --Demek yle! Korkarm, Nancy'nin gerei bilmediini sylemem gerekecek.-Pollyanna'nn sesi zntden titremeye balad: --yleyse, birbirinizin sevgilisi deildiniz?---Hibir zaman olmadk!---Demek ortada kitaplardaki gibi bir ey yok.-Cevap kmad. Adam skntl bir tavrla pencereden darya bakyordu. Pollyanna alamakl bir ifade ile: --Ne yazk! Her ey o kadar fevkalade gidiyordu ki...-- dedi. --Polly Teyzemle yannza gelmekten ok memnun olacaktm.---Peki, imdi olmayacak msn?-Adam soruyu ban evirmeden yneltmiti. --Tabii ki olmayacam. Ben Polly Teyzeme aitim.-Adam olduka kzgn bir ifadeyle dnd: --Ondan nce, annene aittin, Pollyanna. Hem, ben yllar nce annenin elini ve kalbini istemitim.---Annemin mi?---Evet. Bunu sana sylemek istemiyordum. Fakat imdi anlatmak, sanrm ok daha doru olacak.-- John Pendleton'n yz beyazlamt. Belirgin bir glkle konumaya alyordu. Pollyanna, gzleri ve az korku ve aknlktan alm bir biimde onu dinliyordu. --Anneni sevmitim. Ama o beni sevmedi. Ve bir sre sonra da, babanla evlenip buradan ayrld. te o zaman onu ne kadar sevdiimi anladm. Sanki btn dnya bama ykld. Evet... Neyse... Ve bylece uzun yllardan beri aksi, huysuz, hibir eyi sevmeyen ve sevilmeyen bir yal adam olup ktm. Oysa, daha altm yana bile gelmedim Pollyanna... Sonra, yaamma tpk o ok sevdiin prizmalar gibi sen girdin Pollyanna. Tatsz ve karanlk yaamm aydnlattn, nee katp renklendirdin sen. Senin kim olduunu rendim bir sre sonra. te o zaman seni bir daha grmek istemedim. Bana anneni hatrlatman istemediim iin. Fakat iin sonunu sen de biliyorsun. Seni tekrar grmek istedim. Oysa imdi seni hep grmek istiyorum. Pollyanna, imdi artk geleceksin deil mi?---Fakat Bay Pendleton... Ben... Polly Teyze var orada...-Pollyanna'nn gzleri yalarla dolmutu. Adam, sabrszln gsteren bir iaret yapt. --Ya ben ne olacam? Sensiz, herhangi bir eyden --memnun-olabileceimi mi sanyorsun? Ancak sen geldikten sonra hayattan bir para zevk alabilmeye baladm. Fakat benim kzm olursan her eyden memnun olacam. Seni de mutlu etmek iin alacam, yavrum. Yerine getirilmeyen hibir arzun olmayacak. Btn varlm, en son kuruuna kadar senin mutluluun iin harcayacam.-Pollyanna arm grnyordu: --Byle ey olmaz Bay Pendleton. Fakirler iin biriktirdiiniz paray bana harcamanza raz olur muyum hi!-Adamn yz kpkrmz kesildi. Konumaya balad ama Pollyanna hala szlerine devam ediyordu: --Hem zaten, sizin gibi ok paras olan bir kiinin mutlu olabilmek iin bana ihtiyac da yoktur. Bakalarna eitli eyler verip onlar ve kendinizi ok memnun edebilirsiniz! rnein, Bayan Snow'a ve bana verdiiniz prizmalar, Nancy'ye doum gnnde hediye ettiiniz o altn eyi bir dnn...-Adam, --Evet... Evet... Brak o eylerden bahsetmeyi...-- diyerek kzn szn kesti. imdi yz kpkrmz, ncekinden daha da krmz kesilmiti. Belki de bunun nedeni, adamn bakalarna pek bir ey veren bir kii olarak tannmayndan ileri geliyordu. --Btn bunlar ok sama... ok bir ey de vermedim zaten. Veriimin esas nedeni de sendin. Evet, evet senin yznden verdim. Zaten onlar ben deil, sen vermitin.-Kzn yznde sylediklerini kabul etmeyen bir ifade sezince tekrarlad. --Evet sen vermitin.-- Sonra, sesi tekrar yumuad, adeta yalvaran bir ifadeye brnd: --Btn bunlar sana ne kadar ihtiyacm olduunu gsteriyor kk kz... Eer, o --mutluluk oyunu--nu oynayacaksam, sen de gelip bu oyunu benimle birlikte oynamalsn, Pollyanna.-Pollyanna'nn yz dnceli bir grnm iindeydi. --Polly Teyzem bana ok iyilik etti-- diye szlerine balad. Ama adam szn kesti. Bay Pendleton'n yznden o eski huzursuzluu okunabiliyordu. Yllardr her istediinin yaplmasna almt. imdi, dediklerinin yaplmamas karsnda byk bir hrnlk ve sabrszlk duyuyordu. Elbette sana iyilik etti. Fakat, eminim seni, benim istediimin yars kadar bile istemiyor.-- dedi. --Fakat, nasl olur Bay Pendleton? O benim yannda oluumdan memnun... Bunu biliyorum ve...-- Adam, --Memnun mu?!-- diye szn kesti. yiden iyiye sabrn kaybediyordu. --Bayan Polly'nin hibir eyden memnun olmay bilmediine dair bahse girerim! Evet, biliyorum, o grevini yerine getirir. Grevine pek bal bir kadndr! Onun kendisiyle son on be, yirmi yldr hi de dost deiliz. Fakat onu tanrm. Herkes onu tanr. Memnun olan bir kii deildir o, Pollyanna, nasl memnun olunacan da bilmez. Benim yanma gelmene gelince... Bir sor da gr bakalm... zin verecek mi, vermeyecek mi? Ah, kk kz, kk kzm... Seni ne kadar yanmda grmek istediimi bir bilsen!-Pollyanna, derin derin iini ekerek ayaa kalkt. zgn bir tavrla: --Pekala, soracam-- dedi... --Burada sizinle beraber oturmak istemediimi sanmayn, Bay Pendleton. Fakat...-Szlerini tamamlayamad. Bir an bir sessizlik oldu. --ey... Neyse... yi ki dn teyzeme sylememiim. Yoksa o da istendiini sanacakt.-John Pendleton ac ac gld: --Evet Pollyanna. Sanrm ona dn bir ey sylememen iyi oldu.---Kimseye bir ey bahsetmedim. Sadece doktora anlattm. Tabii, bu da nemli deil yle.-John Pendleton heyecanla dnp: --Doktora m?-- diye bard. --Yoksa doktor Chilton'a m?---Evet, bugn sizin beni istediinizi sylemek iin geldii zaman anlattm.-Adam, --Hay Allah!..-- diye mrldand. Koltuuna kt. Sonra, birdenbire ilgiyle doruldu: --Peki, Doktor Chilton ne dedi?-- diye sordu. Pollyanna, dnceyle kalarn att: --ey, pek hatrlamyorum. Sanrm, pek bir ey sylemedi. Ha!.. Beni grmek isteyiinizin nedenini tahmin edebildiini syledi.-John Pendleton, --Demek yle-- diye sylenip bir kahkaha att. Pollyanna, bu garip gle bir anlam veremedi. :::::::::::::::::::: 21 CEVAPLANDIRILAN BR SORU Pollyanna, John Pendleton'n evinden kp tepeden aaya hzl hzl yrmeye balad srada gkyz de kararmt. Bir saanak boanacaa benziyordu. Daha eve gelmeden yar yolda Nancy'ye rastlad. Kzn elinde bir emsiye vard. Ama o srada bulutlar dalr gibi olmu, yamurun hemen yamas ihtimali azalmt. Nancy dikkatle gkyzne bakarak: --Bulutlar kuzeye doru gidiyor galiba.-- dedi. --Zaten ben de byle olacan tahmin etmitim. Ama Bayan Polly bir emsiye alp seni karlamam syledi. Senin iin endielendi.-Pollyanna, dalgn dalgn mrldand: --Endielendi mi?-- O da bulutlara bakyordu. Nancy, biraz hiddetle burnunu ekti: --Ne dediimin farknda deilsin. Teyzenin senin iin endielendiini sylemitim!-Pollyanna: --Haa!..-- diyerek iini ekti. Birdenbire biraz sonra teyzesine soraca soruyu hatrlamt: --zgnm. Onu meraklandrmak istemezdim.-Nancy, hi beklenmedik bir cevap verdi: --Buna ok memnun oldum, iyi, iyi.-Pollyanna bakakald. --Polly Teyzem beni merak ettii iin memnun mu oldun? Niin Nancy? Bu gibi eyler iin memnun olmak doru deil. Oyunu byle oynamyoruz!-Nancy, --Bunun oyunla bir ilikisi yok.-- diye kt. --Bunu dnmemitim bile. Bayan Polly'nin seni merak etmesinin ne demek olduunu anlayamyorsun ocuk!-Pollyanna srar etti: --Merak etmek demek... Kt bir his duymaktr. Bu daha baka bir anlama gelir mi?-Nancy, hiddetle ban geriye att: --ey, sana bunun hangi anlama geldiini syleyeceim. Bu Polly Teyzenin insancl bir duygu iine girmeye baladn, yani dier insanlar gibi olmaya baladn gsterir. Artk sadece sana kar grevini yerine getirmiyor, ayn zamanda seninle ilgilenmeye de balyor.-Pollyanna arm, sylenenleri birden kavrayamamt. --Niin Nancy?-- diye sordu. --Polly Teyze her zaman grevini yerine getirir. O... Evet o grevine ok bal bir kiidir.-Farkna varmadan Pollyanna, John Pendleton'n kendisine yarm saat nce sylediklerini tekrarlamt. Nancy, glmeye balad: --Doru sylyorsun. O her zaman grevine bal kalmtr, sanrm. Fakat sen geldiinden beri deiti o.-Pollyanna'nn yz ifadesi deiti. kalarn att: --te ben de bunu sana sormak istiyordum Nancy.-- diye iini ekti. --Polly Teyzenin benim burada olmamdan holandn sanyor musun? Benim, yannda kalmamam onu zer mi dersin?-Nancy yan gzle kk kzn dnceli yzne bakt. ok nceden byle bir soruyla karlaabileceini dnm ve korkuyla beklemiti. Soruyu, karsndakini krmadan nasl cevaplandrabileceini de tasarlamt. Fakat imdi, evet imdi Nancy soruyu memnunlukla karlad. Teyzesinin Pollyanna'ya emsiye gndermesi, hizmeti kzn btn phelerini gidermi, dncelerini deitirmiti. O artk, sevilmeye susam bu kk kzn iini rahat ettirebileceinden emindi. Nancy hiddetle, --Senin burada olmandan holanmyor mu? Burada olmazsan seni zler mi?-- diye bard. --Sanki sana deminden beri bunu anlatmak istemiyormuum gibi! Havada bir para bulut grnce, elime emsiyeyi verip senin arkandan beni telala yollamad m? stediin gzel odaya yerlemen iin her eyi bana tatmad m? Hatrlamyor musun Bayan Pollyanna? lk balarda senden hi holanmyor ve...-Nancy, yalancktan ksrerek, tam zamannda kendisini toplad. Soluu kesilmi bir biimde konuya devam etti: --Sadece bu olaylar deil, daha birou senin onu yumuattn gsteriyor. Kediyi, kpei eve al, benimle konuma tarz, daha birok ey... Ya, ite byle Bayan Pollyanna. Gidersen seni gerekten ok zleyecektir.-- Nancy olduka heyecanl ve kendisinden emin konumutu. Daha nce, Pollyanna'nn ilk balarda istenmediini azndan karmt. Sanki bunun etkisini silmek iin aba harcamt. Yine de, szlerinin Pollyanna'y bu kadar etkileyip, sevindireceini de sanmamt. Kk kzn yz sevinten sanki parlyordu. --Oh, Nancy o kadar mutluyum ki! ok mutluyum... Polly Teyzemin beni istemesine ne kadar memnun olduumu anlatamam!-Bir sre sonra Pollyanna merdivenleri kp odasna giderken: --Artk ondan ayrlmam!-- diye dnd. --Hep Polly Teyzemle oturmak istediimi biliyordum zaten. Ama, Polly Teyzemin benim onunla oturmamdan memnun olmasn bu kadar istediimi sanrm fark etmemitim!-John Pendleton'a verdii karar bildirmenin hi de kolay olmayacan Pollyanna biliyor ve bu yzden de ekiniyordu. John Pendleton' ok seviyor ve onun iin znt de duyuyordu. nk adam kendi kendisine acyordu. Onun yllardr yalnz ve mutsuz bir hayat yaam olmasna da zlyordu. Hem bunlarn annesinin yznden olmas, zntsn daha da artrmaktayd. Gzlerinin nne o gri renkli, byk kona getirdi. Konan sahibi iyiletikten sonra oras yine sessizlie brnecek, yerleri kat paralar kaplayacak, masas karmakark hale gelecekti. Adamn bu yalnz yaants Pollyanna'y perian ediyordu. Birisini bulmal ve bu yalnzl gidermeliydi. te tam bunlar dnrken, Pollyanna birden ayaa frlad. Aklna bir fikir gelmiti. Hemen o tepeyi trmanp John Pendleton'n evine gitti. Kendisini tam zamannda o lo byk ktphanede buldu. John Pendleton yan banda oturuyordu. Adamn ince ve uzun elleri koltuun koluna dayanmt. Sadk kpei de ayaklarnn dibindeydi. Adam nazik bir tavrla: --mrmn sonuna dein benimle 'mutluluk oyunu'nu oynayacak msn?-- diye sordu. Pollyanna heyecanla, --Evet efendim!...-- diye cevap verdi. --Yapabileceiniz, en mutlu edebilecek eyi dndm ve...-John Pendleton, --Seninle birlikte mi oynayacaz?-- diye sordu. Dudaklar sinirli bir biimde gerilmiti. --Ha... Hayr... Fakat...-Duygulu bir ses, --Pollyanna, hayr demeyeceksin!-- diye sz kesti. --Fakat, gerekten Bay Pendleton buna mecburum... Gerekten yle... Polly Teyze...-- --Senin gelmene izin vermedi mi?-Kk kz, kederli bir ifadeyle, --Ben... Ben ona sormadm ki...-diye kekeledi. --Pollyanna!-Pollyanna gzlerini adamdan evirdi. Arkadann gzlerindeki krlm, zntl ifadeyi grmeye dayanamayacakt. --Demek ona sormadn bile?-Pollyanna zntyle kekeledi: --Gerekten sormadm, efendim. Ama ona sormadan da cevabn rendim. Polly Teyzem beni yannda istiyor.-- Byk bir cesaretle itiraf etti. --Ben de onunla beraber olmak istiyorum. Onun bana ne kadar iyi davrandn bilemezsiniz. Hem, artk onun birok eyden de mutlu olmaya baladn gryorum. Biliyorsunuz eskiden byle deildi. Siz de bunu sylemitiniz. Oh, Bay Pendleton, Polly Teyzeyi brakamam!-Uzun bir sessizlik oldu. Sessizlii sadece minede yanan bir odun parasnn trts bozuyordu. Nihayet adam konumaya balad: --Hayr, Pollyanna artk anlyorum. Ondan ayrlamayacaksn. Bunu senden bir daha isteyecek deilim.-- Adamn ok hafif bir sesle syledii bu szleri Pollyanna duydu. Heyecanla, --Fakat, iin gerisini bilmiyorsunuz-- diye bir hatrlatmada bulundu. --Sizi ok, ama ok mutlu edebilecek bir ey yapabilirsiniz...---Hayr Pollyanna. Artk beni hibir ey mutlu edemez.---Evet efendim. Mutluluk sizin iin. Zaten siz de bunu sylemitiniz. Bir evin ancak bir kadnn eli ve kalbiyle, ya da bir ocuun varlyla yuva olabileceini sylemitiniz.-Adam, hiddetle kar koydu. --Sanki senden baka bir ocuu isteyebilirmiim gibi!---Evet isteyeceksiniz. O kadar iyi kalpli bir insansnz ki, onu tanynca isteyeceksiniz. O prizmalar, altnlar ve fakirler iin biriktirdiiniz onca paray dnn bir kere...-Adam, kzgn bir ifadeyle: --Pollyanna!-- diye ocuun szlerini kesti. --Artk bu samala bir son verelim. Sana daha nce birok defa anlatmaya almtm. Fakirler iin para biriktirmiyorum. Hayatmda kimseye be para bile yollamadm. imdi anladn m?-Ban, Pollyanna'da bekledii hayal krkln grebilmek iin hafife kaldrd. Fakat byk bir hayret iinde, kzn ne zldn ne de hayal krklna uradn fark etti. Pollyanna'nn gzlerinden sadece neeli bir aknlk okunuyordu. Pollyanna ellerini rparak: --Oh, oh! Ne kadar mutluyum!-dedi. Sonra, utancndan kpkrmz kesilerek szlerini dzeltti. --Yani fakirler iin zlmyor deilim. Fakat sizin de dierleri gibi bir Hintli ocuu tercih etmediinize sevindim. Jimmy Bean'i onlara tercih edeceiniz iin mutluluk duyuyorum. Artk onu yannza alacanz biliyorum!---Kimi alacam?---Jimmy Bean'i. Evinizi yuva yapacak olan ocuk o. Hem kendisi de bundan byk mutluluk duyacak. Geen hafta ona, Batdaki Kadnlar Yardm Dernei'ndekilerin de, kendisini alamayacaklarn bildirmitim. Byk hayal krklna uramt. Fakat imdi bunu duyunca ok sevinecek!-Adam kararl bir tavrla: --Sevinecek ha!-- dedi. --Fakat ben sevinmeyeceim, Pollyanna, bu dpedz byk bir samalk!---Yani... Onu yannza almayacanz m sylemek istiyorsunuz?---Evet. Gerekten bunu belirtmek istiyorum.-Pollyanna titrek bir sesle: --Fakat o bu evde fevkalade bir ocuk olur.-- diyebildi. Neredeyse alayacakt. --Hem de yalnz olmazdnz. Yannzda Jimmy olunca hi yalnzlk hissetmezdiniz...-Adam: --Evet, buna phem yok-- dedi. --Fakat yalnzl tercih ediyorum.-te o anda, Pollyanna Nancy'nin kendisine haftalar nce syledii bir sz hatrlad. Hiddetli bir tavrla ban kaldrd. --Belki de tatl ve yaayan bir kk ocuun, bir yerde sakladnz o kirli amarlardan daha iyi olacan dnemiyorsunuz. Fakat ben o kanda deilim.---Kirli amarlar m?-- --Evet. Bunu bana Nancy sylemiti. Bir yerde saklyormusunuz!---Ne? Ne?-- Adam birden ban geriye atp glmeye balad. Gerekten katlarak glyordu. O kadar ki, adamn bu gl Pollyanna'y sinirden alatt. Bunu gren John Pendleton, yerinde dorulup ciddi bir ifade taknd. --Pollyanna, sanrm sen haklsn-- dedi. Yumuak bir sesle konuuyordu: --Hem de sandndan da ok haklsn. Aslnda ben de ho bir ocuun, kirli amarlardan daha iyi olduunu biliyorum. Fakat nedense, bizler byle bir dei tokuu yapmaya her zaman istekli deilizdir. Eski alkanlklarmza daima saplanmak isteriz. Pollyanna yine de, sen bana o kk ocuktan biraz bahset bakalm.-- Ve Pollyanna ona her eyi anlatt. Belki adamn gl, belki de Pollyanna'nn heyecanl anlatt Jimmy Bean'in hazin yks, havay deitirmi ve adamn zaten yumuam olan kalbine bsbtn dokunmutu. Btn bu olaylardan sonra, Pollyanna o akam eve dnerken bir de mjde gtryordu. Jimmy Bean, cumartesi gn leden sonra onunla birlikte byk konaa davet ediliyordu. Pollyanna, vedalarken: --ok mutluyum. Hem onu da seveceinizden eminim. Jimmy Bean'in de bir evinin ve onu seven insanlarn olmasn yle ok istiyorum ki...-- demiti. :::::::::::::::::::: 22 DNSEL TLER VE ODUN SANDIKLARI Pollyanna'nn, John Pendleton'a Jimmy Bean'den bahsettii gnn leden sonrasnda, Rahip Paul Ford tepeyi trmanp Pendleton Korusu'na girdi. Tanr'nn yaratt bu sessiz doa ile ba baa kalarak gnn grlt ve karklklarndan uzaklaacan mit ediyordu. Rahip Paul Ford'un gnl krlmt. Son yl iinde, aydan aya kilisesine bal insanlarn durumlar ktye gidiyordu. Nereye dnse kavga, dedikodu, rezalet ve kskanlk gryordu. Btn bunlar ortadan kaldrabilmek iin tartm ve tm inancyla Tanr'ya yalvarmt. Fakat bu durumun iyiye deil, ktye gitmi olduunu bugn zelerek kabul ediyordu. Yannda alan iki yardmcs, anlamsz bir neden yznden kavga edip darlmlard. ok alkan kadn, kk bir dedikodunun bymesi ve bir rezalet halini almas nedeniyle Kadnlar Yardm Dernei'ndeki grevlerinden ayrlmlard. Koro da, ilerinden bir tanesine, tercih edilip daha fazla solo ark syletildii iin dalmt. Ve hatta Hristiyan alma Topluluu da iki memurunun ak eletirileri karsnda huzursuzluk iine dmt. Pazar Okulu'nun iki retim grevlisi ile mdrnn istifalar da artk barda taran son damla olmutu. Btn bu nedenlerle rahatszlk duyan rahip, dnp dua etmek iin bu sakin koruya gelmiti. Aalarn glgesine oturan rahip Paul Ford, karlat sorunlar tm ayrntlaryla dnmeye koyuldu. Ona gre, artk byk bir bunalm dnemi balamt. Bir an nce bir eyler yaplmal, bir zm yolu bulunmalyd. Kilisenin alma hayat durmutu. Pazar gn yaplan hizmetler, gnlk toplantlar, verilen akam yemekleri, ay partileri gittike seyrekleiyor ve bunlara gelenler de azalyordu. Birtakm vicdanl kiilerin yine de var olduu doruydu. Fakat bunlar bile daima eletirilerin etkisi altnda kalyorlard. Btn bu nedenlerden dolay Rahip Ford, kendisinin, kilisenin, kasabann ve hatta kutsal dinin olumsuz ynde etkilendiini gryordu. Bir eylerin yaplmas zorunluydu. Fakat ne yaplacakt? Rahip, cebinden bir sonraki pazar vaaz iin hazrlad notlar kard. Dnceli dnceli bunlara bakt. zerinde konumaya karar verdii konuya ilikin, bu dinsel tleri yksek sesle okumaya balad. ok etkili bir sesle okurken, yznde de sert hatlar oluuyordu. --Her kim ki ktlk, riyakarlk ve ikiyzllk yapar, ona cennetin kaplar kapaldr. Ne kendileri cennete girebilir, ne de oraya gitmeye hak edenleri engeleyebilir. Ktlk, riyakarlk ve ikiyzllk yapanlar, bilmelisiniz ki, Tanr sizi er ge cezalandracaktr... Ktlk, riyakarlk ve ikiyzllk yapanlar... Sizler bir an nce, akl ve mantn, kanunlarn, vicdannzn dediklerini yapmaya balamalsnz. Doru yoldan ayrlmamalsnz.-Rahibin syledikleri ac gereklerdi. Bouk sesi, yeillikler arasnda yanklanyordu. Kular ve sincaplar bile sanki byk bir sessizlie brnmlerdi. Rahip, kilisenin kutsal havas iinde sylediklerinin ne gibi bir yank yaratacan dnmeye koyuldu. nsanlar... Onun insanlaryd! Bunu yapabilir miydi? Cesaret edebilir miydi bu konumay yapmaya? Yoksa konumamal myd? Tanr'ya yalvard, yakard. Byk bir ak kalplilikle yardm istedi. Doru bir adm atmay ok, ama ok fazla istiyordu. Acaba tuttuu yol doru muydu? Rahip, ar ar katlar katlayp cebine koydu. Sonra iini ekerek kendisini bir aacn dibine att ve elleriyle yzn kapatt. te, tam o srada, Pendleton Kona'ndan evine dnen Pollyanna onu grd. Hafife bararak adamn yanna doru kotu. --Eyvah, eyvah Bay Ford! Bacanz falan krmadnz inallah!-Rahip ellerini yznden indirip kza bakt. Glmsemeye alt: --Yok yavrum. Bir ey olmad. Sadece dinleniyorum.-Pollyanna bir adm geri ekilip: --Yaa?..-- diye iini ekti. --u halde bir mesele yok. Bay Pendleton' bulduumda baca krlmt da... Ama, o srtst yatyordu. Siz ise oturuyorsunuz.---Evet, ben oturuyorum. Doktorlarn iyiletirebilecei bir krm falan da yok.-Son szlerini ok hafif sylemiti, ama Pollyanna duymutu. Kzn yz birdenbire deiti. Gzlerinde efkat dolu bir ifade belirdi. --Evet, ne demek istediinizi ok iyi anlyorum. Sizi bir ey rahatsz ediyor. Babam da, sk sk byle olurdu... Sanrm btn rahiplerde oluyor bu. nk onlara u veya bu ekilde bal o kadar ok ey var ki...-Rahip Ford, biraz hayretle dnd: --Senin baban da rahip miydi Pollyanna?---Evet efendim. Bunu bilmiyor muydunuz? Herkesin bunu bildiini zannediyordum. Polly Teyzemin ablasyla yani annemle evlenmiti.---Ha, anlyorum. Fakat biliyorsun, burada uzun yllardan beri bulunmuyorum. Bu nedenle burallarn aile tarihelerini pek iyi bilmiyorum.-Pollyanna glmseyerek, --Hayr efendim... Yani evet demek istiyorum.-Uzun sren bir sessizlik oldu. Hala aacn dibinde oturan Rahip, sanki Pollyanna'nn orada bulunduunu unutmutu. Cebinden birtakm katlar karp at. Ama bu katlara bakmyordu. leride bir yaprak parasna gzlerini dikmiti. Bu gzel bir yaprak paras bile deildi. Kurumu ve sararmt. Adama bakan Pollyanna onun iin belirgin bir znt duydu. mitle, --Bugn gzel bir gn-- diye sze balad. Bir an iin adamdan bir cevap kmad. Sonra, Rahip bir balang yapmak iin ban kaldrd: --Ne? Oh!.. Evet... Gzel bir gn!-Pollyanna'nn midi daha da artmt. --Hava souk da deil-- diye devam etti. --Ekim aynda olmamza ramen Bay Pendleton minesini yaktrm, ama pek yormu. Sadece bakmak iin yaktrm. Ben atee bakmaktan ok holanrm, ya siz?-Bu sefer, Pollyanna sabrla beklemesine ramen, adam cevap vermedi. Kk kz Rahibi konuturmak iin yeni bir yol denedi. --Rahip olmay seviyor musunuz?-O zaman, rahip Paul Ford, hemen ban kaldrp bakt: --Rahip olmay sevmek mi? Ne kadar garip bir soru bu? Bunu neden sordun yavrum?---Hi. Sadece baknz bana babam hatrlatt. O da bazen sizin gibi grnrd.---yle mi?-- Rahibin ses tonu yumuakt, ama baklar yine o kuru yaprak parasna ynelmiti. --Evet, ite o zamanlar kendisine, tpk imdi size sorduum gibi rahiplikten memnun olup olmadn sorardm.-Aacn altnda oturan adam, zgn zgn glmsedi: --Peki, sana nasl cevap verirdi?---Tabii, memnun olduunu sylerdi. Fakat arada srada da o nee veren dualar olmasa, rahiplikte bir dakika bile durmayacan belirtirdi.---Ne? Ne?-- Rahip Ford, gzlerini kuru yaprak parasndan kaldrp hayretle Pollyanna'nn nee dolu kk yzne bakt. Pollyanna glerek, --ey, babam onlara byle derdi ite. Tabii, Kutsal Kitapta onlara byle denilmiyor... Ama, hani --Tanr'ya kret--, --ok sevinmelisin-- diye balayan bir sr dua var ya. Babam bir defasnda, ok zgnken bunlar saymt. Tam sekiz yz tane byle dua varm.-- --Sekiz yz tane mi?---Evet. Memnun olup, kretmemizi syleyen sekiz yz dua varm. Babam onlara --nee veren dualar-- adn takmt.---Oh!-- Rahibin yznde garip bir ifade belirmiti. Gzleri, elindeki ktlardan en stekinin ilk cmlesine taklmt. --Yazklar olsun, o ikiyzllere, riyakarlara...-- --Demek baban da nee veren dualar severdi.-- diye mrldand. Pollyanna, byk bir kesinlikle, --Evet-- diye ban sallad. --Babam, bunlar saymay dnnce ok mutluluk duyduunu sylemiti. Tanr bize sekiz yz defa sevinmemizi bildirdiine gre, bizim de mutlaka buna uymamz istemektedir demiti. Babam, daha fazla sevinemedii iin de kendisinden utanrd. Artk o gnden sonra, bu dualar babam ok rahatlatmaya balad. Herey aksi gittii zaman. rnein Kadnlar Yardm Dernei'ndekiler kavga ettikleri zaman.-- Pollyanna abucak szlerini dzeltti: --Yani bir konu zerinde anlaamadklar zaman... Zaten, babam bu dualarn kendisine o oyunu dndrdn sylemiti. Oyunu oynamaya ilk kez koltuk denekleri gelince balamtk. Ama neeli dualar ona o oyunu buldurmu.-Rahip, --Hangi oyunmu bu?-- diye sordu. --Her eyde mutlu olunacak bir yn bulmak. Daha nce de sylediim gibi, babam ilk kez o koltuk denekleri gelince bu oyunu oynamaya balamt.-- Pollyanna, hikayeyi bir defa daha anlatt. Adam onu anlayl baklarla ve byk bir ilgiyle dinliyordu. Az sonra, Rahiple Pollyanna el ele tutuarak tepeden inmeye baladlar. Pollyanna'nn yz parldyordu. Pollyanna konumay seviyordu. imdi de bir sreden beri yine konumaktayd. Oyunla, babasyla ve eski aile yaamyla ilgili olarak Rahibin bilmek istedii, anlatlacak pek ok ey vard. Yokuun dibinde gidecekleri yollar ayrld. Pollyanna, yollarn birinden, Rahip de dierinden tek balarna yrmeye koyuldular. Rahip Paul Ford, o akam alma odasnda uzunca bir sre dnd. Yannda, masann zerinde verecei dinsel tlerin yazl olduu kat paralar duruyordu. nnde de bo katlar vard. Bunlara dinsel dncelerini yazacakt. Fakat rahip ne yazdklarn, ne de yazacaklarn dnmekteydi. Zihninde, Batnn kk bir kasabasndaki fakir, hasta, telal ve belki de dnyada yapayalnz olan, fakat Tanr'nn mutluluk ve sevinmek ile ilgili ka tane duas bulunduunu byk bir ilgiyle aratran misyoner rahibini canlandrmaktayd. Bir sre sonra Rahip Paul Ford, toparlanp, kendisini dald d aleminden kurtard. Derin bir nefes alp, elinin altndaki katlar dzeltti. Bir satr yazdktan sonra, sabrszca elindeki kalemi brakt. Birka dakika nce karsnn masann zerine brakt dergiye uzand. steksiz isteksiz gzlerini derginin paragraflarnda gezdirirken, u satrlar dikkatini ekti: --Bir baba, bir sabah annesinin odun sandn doldurmay reddeden oluna 'Tom' dedi. 'Senin, gidip annene odun getirmekten mutluluk duyacan biliyorum. ' Tom bir kelime bile sylemeden gitti'. Niin? nk babas ak bir biimde, ondan doru olan bir ey yapmasn beklediini gstermiti. Oysa, byle deil de, rnein yle bir ey syleseydi; istediini yaptramayacakt ve eminim odun sand yine bo kalacakt: 'Tom bu sabah annene sylediklerini duydum ve senden utandm. Hemen git ve u odun sandn doldur!-Rahip, tekrar tekrar bu satrlar ve dierlerini okudu: --nsanlar cesaretlendirilmeyi beklerler. Onlara zg olan direnme gleri zayflatlmamal, bilakis glendirilmelidir. Bir insann devaml olarak yetersizliklerini yzne vurmaktansa; ona meziyetlerini, yeteneklerini sylemelidir. Onu kt huylanndan kurtarmaya aln. Ona gerek benliini; iyi ynlerini tantn. Bylece onu kazanrsnz. Gzel, iyiliksever ve mitli bir kiilik bulacdr. Bir kiide bulunan bu nitelikler, btn kasabaya da geebilir. nsanlar kafalarnda ve kalplerinde olanlar yayarlar... Eer bir kii iyi niyetli ve yumuak balysa, eninde sonunda komusu da ona benzeyecektir. Fakat o birey, ka atar ve surat asarsa, komusu da buna fazlasyla karlk verecektir... Eer ktlk arar ve bunu beklerseniz, ktlk bulursunuz. yilik bulacanz bilirseniz, iyilie kavuursunuz... Olunuz Tom'a odun sandn doldurmaktan memnun olacan bildiinizi syleyin. Greceksiniz ilgi ve istekle o, ie balayacaktr. -Rahip elindeki dergiyi brakp ban kaldrd. Biraz sonra ayaa kalkm, odada bir aa bir yukar gidip gelmeye balamt. Bir sre sonra, derin bir nefes alp kendisini masasnn bandaki koltua brakt. Hafife mrldand; --Tanr bana yardm edecek, baaracam! Tandm btn Tom'lara odun sandklarn doldurmaktan mutluluk duyacaklarn bildiimi syleyeceim. Onlara grevler vereceim. yle megul olacaklar ve yaptklarndan yle memnunluk duyacaklar ki, komularnn odun sandklarna bakmaya bile vakitleri olmayacak!.-- Dinsel tlerini yazd katlar yrtp att. Yrtk kat paralarnn zerindeki --kiyzller...--, --Ktlk yapanlar... Lanetleneceksiniz.-szleri oraya buraya yaylmt. O, nndeki bembeyaz katlara yeniden yazmaya koyulmutu. Bylece, ertesi pazar gn Rahip Paul Ford'un verdii dinsel tler her kadnn, erkein ve ocuun iyi ynlerini ortaya kartan bir nitelik tayordu. Balangcnda da, Pollyanna'nn en sevdii dualardan bir tanesi bulunuyordu: --Drst kalpli, iyiliksever kiiler! Tanr'ya kredin ve sevinin!-:::::::::::::::::::: 23 BR KAZA Bir gn Pollyanna, Bayan Snow'un istei zerine Dr. Chilton'n muayenehanesine, kadnn unuttuu bir ilacn adn renmek iin gitti. Pollyanna, daha Bay Chilton'n muayenehanesini grmemiti. evresine ilgiyle bakarken, --Daha nce sizin evinize gelmemitim. Buras eviniz deil mi?-- diye sordu. Doktor biraz zntyle glmsedi: --Evet. yle saylabilir.-diye cevap verdi. Ayn anda elindeki kat parasna da bir eyler yazyordu. --Fakat, burada birtakm odalar var. Bu nedenle buraya bir yuva demeye olanak yok, Pollyanna!-- dedi. Pollyanna, akll akll ban sallad. Gzleri anlayl bir durumda parldyordu. --Biliyorum. Bir yuva olabilmesi iin bir kadnn eliyle kalbine ya da bir ocuiun varlna gereksinim var.-- dedi. Doktor birden yerinde dnd. --Ne dedin?-Pollyanna tekrar ban sallayp, --Bay Pendleton sylemiti.-dedi. --Yani, bir kadnn eli ve kalbinin ya da bir ocuun var oluunu. Siz niin bir kadnn eline ve kalbine sahip olmuyorsunuz Dr. Chilton? Veya, belki de Jimmy Bean'i alabilirsiniz. Tabii Bay Pendleton onu yanna almazsa...-Doktor Chilton, bir para kendisini zorlayarak gld. Biraz kaamakl bir soru sordu: --Demek, Bay Pendleton bir yuva iin kadn eliyle, kalbine gerek vardr diyor ha?---Evet, hem kendisininkinin de bir yuva deil, ev olduunu sylyor. Niin yle yapmyorsunuz Dr. Chilton?---Niin ne yapmyormuum?-- Doktor masasnn bana dnd. --Bir kadnn eliyle, kalbi demek istiyorum. Ah!.. Unuttum.-Polyanna'nn yz birden zntyle kzard: --Galiba size de sylemem gerekiyor. Bay Pendleton'n yllar nce sevdii Polly Teyze deilmi. Bu nedenle gidip onunla beraber oturmayacaz. Size yle olduunu sylemitim, ama bir yanllk yapmm. nallah bunu kimseye sylememisinizdir.-Doktor, bir para garip bir tavrla: --Yo... Hayr... Kimseye sylemedim Pollyanna.-- dedi. Pollyanna, rahatlamt: --u halde mesele yok-- diyerek iini ekti. --Bunu sadece size anlatmtm. Bay Pendleton size sylediimi renince biraz garip karlad gibi geldi bana.---yle mi?-- Doktorun dudaklar titriyordu. --Evet. Tabii gerek olmayan bir eyi, birok kiinin duymasn istemez. Fakat siz niin bir kadnn eliyle, kalbini kazanmak istemiyorsunuz Dr. Chilton?-Bir an sessizlik oldu. Sonra Dr. Chilton kederli bir ifadeyle konumaya balad: --Bu dediklerin her zaman istemekle gereklemiyor kk kz.-Pollyanna dnceli dnceli kalarn att: --Fakat, isteseniz bunlara siz de sahip olabilirsiniz sanrm,-diye srar etti. Bilerek adam gururlandracak biimde konumutu. Doktor, kalarn kaldrp tebessmle: --Teekkr ederim-- dedi. Sonra yine ciddileti. --Korkarm, senin ablalarndan bir ksm bu kadar emin konumazlar. En azndan onlar, kendilerini bir taahht altna sokmazlar.-Pollyanna tekrar talarn att. Sonra, gzleri hayretle byd. --Dr. Chilton, yoksa siz de bir zamanlar Bay Pendleton gibi, birisinin kalbini elde etmeye mi almtnz? Yoksa, bunda, baarya ulaamam mydnz?-Doktor, birdenbire ayaa kalkt: --imdi bunlar brak Pollyanna. Bakalarnn dertleriyle o kck kafan yorma. Haydi, imdi sen Bayan Snow'a git. lacn adn ve onu nasl alacan yazdm. Baka bir ey var myd?-Pollyanna ban sallad. Kapya doru ynelirken: --Hayr efendim... Teekkr ederim-- diye ciddi bir ifadeyle mrldand. Holn ortasndan seslendi: --steyip de sahip olamadnz kalbin, anneme ait olmay beni memnun etti Dr. Chilton. Allahasmarladk!-Kaza ekim aynn son gnnde oldu. Pollyanna, okuldan kp aceleyle eve giderken kar kaldrma geti. O srada gelmekte olan bir arabayla aralarnda olduka mesafe vard. Fakat ne olduunu daha sonra kimse syleyemedi. Kazann neden olduunu ya da suluyu da syleyebilecek kimse kmad. Yalnz saat bete Pollyanna, ok sevdii odasna baygn bir durumda gtrld. Polly Teyzenin yz bembeyaz olmu, Nancy de alamaya balamt. Onu soyup efkatle yataa koydular. Bu arada hemen Doktor Warren'e telefonla haber verildi. Doktor bir arabaya atlayp hemen yola kt. Doktor gelip hastann yatt sessiz odaya kapannca Nancy de bahede ihtiyar Tom'a alayarak unlar anlatyordu: --Teyzenin yzne bir defadan fazla bakmaya gerek yoktu. Kadnn yzne daha ilk bakmda onun grev filan dnmediini anladm. Sadece grev yaparken, ellerin titremez, gzlerin de Azrail'e kafa tutarm gibi parlamaz Bay Tom... Evet, hi de yle olmaz!-Yal adam titreyen bir sesle sordu: --ok fena m yaralanm?-Nancy alayarak, --Hi bilmiyorum-- dedi... --Bembeyaz olmutu. lm bile olabilirdi. Fakat Bayan Polly onun lmediini syledi. Bunu herkesten ok o bilir. Pollyanna'nn kalp atlarn ve nefes aln dinliyordu!---Peki... Kza bunu kimin yaptn bilmiyor musun?-- htiyar Tom'un yz, aresizlik iinde kaslp titriyordu. Nancy'nin yz hatlar bir para gevemiti. --Keke bu lanete bir isim verebilseydi Bay Tom... Ama nafile! Kk kzmza arpp gidiini dndke, ona iyi ve gl bir isim bulabilmem olanaksz! Zaten o pis kokulu eylerden daima nefret etmitim. Evet, evet nefret etmitim!---Peki, kzn yaras nerede?-Nancy, --Bilmiyorum, bilmiyorum.-- diye inledi. --Banda bir yara var ama o kadar derin deil. Bayan Polly yle syledi. Ama, iten bir ey olabileceinden korktuunu da belirtti.-htiyar Tom'un gzlerinde titrek bir parlt grnd. Kuru bir ifadeyle: --Yani iine mi bir ey oldu, Nancy?-- diye sordu. --O otomobil denen eyin Allah belasn versin!-Nancy, dnp giderken, ban sallyor, --Bilemiyorum, bilemiyorum-- diye inliyordu. --Galiba doktor odadan kana kadar sabredemeyeceim. Keke ykayacak bir yn amar olsayd da durmadan ykasaydm.-- Endiesinden ellerini outurup duruyordu. Doktor gittikten sonra dahi Nancy, htiyar Tom'a syleyecek bir ey bulamad. Pollyanna'nn bir yeri krlmamt. Yaras da fazla nemli deildi. Fakat doktor ok zgn grnyor, ban hafife sallyordu. Hem, btn her eyi zamana brakmak gerektiini de sylemiti. Doktor ayrldktan sonra, Bayan Polly'nin yz daha da beyazlam, kederden bir anda avurtlar kvermiti. Hasta tam olarak aylmamt. Fakat beklendii gibi, rahat grnyordu. Eitim grm bir hemire artmlard. O akam gelecekti. Hepsi bu kadard. Nancy alayarak dnp mutfaa gitti. Ancak ertesi sabah erken saatlerde, Pollyanna gzlerini ap kendine geldi. Nerede olduunu anlayabildi. --Ne oldu Polly Teyze?-- diye bard. --Sabah olmad m? Niin kalkamyorum?-- Dorulmak iin byk bir aba harcadysa da tekrar yataa dt. --Niin kalkamyorum Polly Teyze?-diye inledi. Teyzesi, hemen onu yumuak bir sesle yattrmaya alt. --Hayr, yavrum. Henz kalkmaya alma.---Fakat ne oluyor? Niin kalkamyorum ben?-Bayan Polly, strap dolu gzlerle Pollyanna'nn gremedii bir yerdeki, pencerenin nndeki beyaz kepli hemireyi aryordu. Gen kadn ban sallad. Yavaa mrldand: --Ona syleyin.-Bayan Polly yutkundu. Boazna tkanan ve konumasn engelleyen yumruu gidermeye alyordu. --Bir kaza geirdin yavrum. Dn gece bir otomobil arpt. Fakat imdi aldrma. Teyzeciiniz, senin dinlenmeni ve yeniden uykuya dalmam istiyor.---Kaza m? Oh, evet... Ben... Ben komutum.-- Pollyanna'nn gzleri donuklat. Elini kaldrp alnna gtrd. --Ah, bam sarmlar. ok acyor!---Evet, yavrum. Ama buna aldrma... Sadece... Evet sadece dinlenmene bak.---Fakat Polly Teyze. Kendimi ok tuhaf ve kt hissediyorum! Bacaklarm o kadar acayip ki... Onlar hi ama hi hissetmiyorum!-Bayan Polly, yalvarr gibi hemireye bakt, byk bir urayla ayaa kalkabildi ve arkasn dnd. Hemire hemen yaklat. Neeli bir sesle: --imdi istersen, biraz da ben seninle konuaym.-- diyerek sze balad. --Sanrm imdiye kadar oktan tanm olmalydk. Onun iin imdi kendimi tantraym. Adm Bayan Hunt'tr. Sana ve Teyzene yardmc olabilmek iin geldim. Senden ilk istediim u beyaz haplar yutman olacak.-Pollyanna'nn gzlerindeki endieli ifade daha da belirginleti. --Ama ben, bana baklmasn istemiyorum. Daha dorusu uzun sre istemiyorum. yileip kalkmay arzu ediyorum. Biliyorsunuz okula da gidiyorum. Yarn okula gidemeyecek miyim?-Polly Teyzenin bulunduu pencere ynnden bouk bir hkrk ykseldi. Hemire, --Yarn m?-- diyerek glmsedi. --Sizin o kadar abuk darya kmanza izin veremem, Bayan Pollyanna. Fakat, u haplar benim iin bir yutuverin. Bunlarn etkisini de anlayacaz.-Pollyanna: --Peki,-- diyerek kabul etti. Ama biraz pheliydi. --Fakat yarn deil, brk gn okula gitmem gerekiyor. Snavlarm var.-Bir dakika sonra yeniden konumaya balad. Okuldan, otomobilden, ba arsndan bahsetti. Fakat ksa bir sre sonra, itii beyaz haplarn etkisiyle sesi giderek kesildi ve derin bir uykuya dald. :::::::::::::::::::: 24 JOHN PENDLETON Pollyanna ertesi gn, ne de --daha sonraki gn-- okula gidemedi. Ama kk kz bunu da pek fark edemedi. Ksa bir sre iin kendisine geldii zaman srarla soru soruyordu. Bir hafta kadar Pollyanna hibir eyin farknda olmad. Daha sonra atei dt, arlar biraz hafifledi. Nihayet uuru tam olarak yerine geldi. te o zaman olanlar yeni batan anlatmak zorunda kaldlar. Kk kz, --Demek hasta deilim. Kaza geirdim.-- diye iini ekti. --Buna memnun oldum-- dedi. Yatan kenarnda oturan Teyzesi: --Ne? Memnun musun Pollyanna?-- diye sordu. --Evet, Bayan Snow gibi hayat boyu srecek hastala tutulmaktansa, Bay Pendleton gibi bacaklarmn krlm olmasn tercih ederim. Krk bacaklar dzelir. Ama hayat boyu sren hastalklar iyilemez.-imdiye kadar krk bacaklarla ilgili hibir ey sylememi olan Bayan Polly birden ayaa kalkt. Odann kar tarafndaki tuvalet masasna gitti. Masann zerinde bulduu her eyi, rasgele alp gayesiz bir biimde yeniden yerine koyuyordu. Bu hali, onun her zamanki kararl davranlaryla hi uyumuyordu, ama yz ifadesi hi de gayesiz grnmyordu. Yz beyazlam, avurtlar kmt. Pollyanna, yatakta srtst yatyor, pencerede duran prizmalarn tavana yanstt renk dalgalarnn titreimlerini seyrediyordu. Kk kz, halinden memnun bir tavrla, --iek hastalna yakalanmadma memnunum.-- dedi. --Bu, yzmdeki illerden beter olurdu. Hem, bomaca olmadm iin de memnunum. Daha nce olmutum. Berbat bir eydi. Apandisit veya kzamk olmadm iin de seviniyorum. Bunlar bulac hastalklar. Yani kzamk bulac bir hastalk. yle olsayd sizin burada kalmanza izin vermezlerdi, Polly Teyze.-Polly Teyze, duraksayarak: --Pek ok eyden memnun grnyorsun Pollyanna-- dedi. Bluznn yakas skyormu gibi elini boazna gtrd. Pollyanna, hafife gld. --yle, u gkkuana bakarken bunlar dnyordum. Gkkuaklarn ok seviyorum! Bay Pendleton bana bu prizmalar verdii iin ok memnunum! Size sylemediim birok ey daha beni memnun ediyor. Bilmiyorum ama, kaza geirdiim iin ok memnunum.---Pollyanna!-Pollyanna yine hafife gld. Parlak gzlerini teyzesine yneltti. --Biliyor musunuz kaza geirdiimden beri birok defa bana --yavrum-- dediniz? Daha nce hi byle demezdiniz. Bana --yavrum-- denilmesinden ok holanyorum. Yani yaknlarm dedikleri zaman ok memnun oluyorum. Kadnlar Yardm Dernei'ndeki baz hanmlar da bazen bana byle sylerlerdi. Tabii bu da beni memnun ederdi. Fakat onlar bana sizin kadar yakn olmadklar iin, bu kadar ho gelmezdi. Oh, Polly Teyze. Yaknm olmanzdan, bana ait bulunmanzdan o kadar mutluluk duyuyorum ki!-Polly Teyze cevap vermedi. Elleri yine boazndayd. Gzleri yalarla dolmutu. Dnp aceleyle odadan kt. O srada hemire odaya girmiti. O gn leden sonra Nancy koarak ihtiyar Tom'a gitti. Adam, ahrda eyerleri temizliyordu. Hizmeti kzn gzleri heyecandan iri iri almt. Nefes nefese: --Bay Tom! Bay Tom! Ne olduunu tahmin edemezsiniz! Bin yl da dnseniz bunu bulamazsnz! Yal adam, --u halde bulmaya almam da gereksiz.-- dedi. --Zaten, on yldan fazla bir mrm olduunu da sanmyorum. Hadi bana, olanlar anlatver Nancy.---ey, o halde dinleyin. imdi misafir odasnda hanmn yannda kim var dersiniz?-htiyar Tom, ban sallad: --Ne bileyim ben?-- dedi. --Evet, bilebilirsiniz. Sylyorum... Orada John Pendleton var!---Hadi, hadi. aka yapma bakalm.---Yok, yok aka falan yapmyorum. Gzlerimle grdm. Koltuk deneklerini de grdm. Buraya geldii ift atl araba da hala kapda bekliyor. Dn bir kere... Hi kimseyle konumayan aksi bir adamn buraya gelmesi... Onun... Bayan Polly'yi aramasn bir dnn!..-htiyar adam, biraz atlgan bir tavrla: --Neden olmasn?-diye sordu. Nancy alayl bir bakla onu szd. --Sanki bunu benden iyi bilmiyormu gibi soruyorsun.-dedi. Hizmeti kz, yapmack bir hiddet gsterisi iinde: --Bu kadar masum durmayn... Bu iten, phelenmeme ilk kez neden olan da zaten sizsiniz.-- dedi. --Ne demek istiyorsun!-Nancy ahrn ak kapsndan darya, eve doru bakt. Sonra ihtiyar adama bir adm daha yaklat. --Bakn, dinleyin! Bana ilk defa Bayan Polly'nin vaktiyle bir sevgilisi olduunu siz sylemitiniz, deil mi? Bir gn, kafam altrp iki kere ikinin drt ettiini buldum ama, meerse iki kere iki drt deil bemi!-htiyar Tom, kaytsz bir tavrla dnd ve almaya koyuldu. Kzgn bir ifadeyle: --Benimle konuacaksan doru drst, ak seik konumalsn.-- dedi. --Ben hesaptan kitaptan pek anlamam.-Nancy gld: --ey, mesele u...-- diye sze balad. --Beni Bayan Polly ile Bay Pendleton'n iki eski sevgili olmalar ihtimali zerinde dndren bir ey renmitim.---Bay Pendleton m!-- htiyar Tom, birden yerinde doruldu. --Evet, ama artk bunun doru olmadn biliyorum. O, Pollyanna'nn annesine akm. Bu nedenle de Pollyanna'y... Neyse bu ksm geelim.-- Bir anda verdii sz hatrlad. Bay Pendleton'n Pollyanna'y yanna almak istediini kimseye sylememek iin kk kza sz vermiti. --Bir sreden beri birok kiiye onunla ilgili sorular soruyordum. Sonunda rendim ki Bayan Polly ile Bay Pendleton uzunca bir sreden beri grmyorlarm. Hem, Bayan Polly de on sekiz veya yirmi yandayken, kan bir dedikodudan dolay ondan nefret ediyormu.-htiyar Tom, --Evet hatrlyorum-- diyerek ban sallad. --Bayan Jennie, Bay Pendleton' brakp, o adamla buradan ayrldktan veya drt yl sonrayd. Tabii bu ii Bayan Polly biliyor ve Bay Pendleton iin znt duyuyordu. Bu yzden de ona nazik davranmaya alyordu. Belki iyi davrannn dozunu bir para karmt. Zaten kz kardeiyle evlenen o rahipten de nefret ediyordu. Neyse gnn birinde birtakm dedikodular kardlar. Bayan Polly'nin Bay Pendleton'n peinden kotuunu sylemeye baladlar.-Nancy, hayretle, sz kesti: --Bir adamn peinden komak m! Yapamaz o, byle bir eyi.-htiyar Tom, --Evet, biliyorum-- dedi. --Ama byle bir dedikodu kardlar. Tabii gururlu bir gen kzn byle bir eye dayanmasna olanak yoktu. O srada; Bayan Polly'nin sevgilisiyle de aras ald. Bu olaydan sonra da Bayan Polly iine kapand. Kimseyle konumad. Sanrm, onun kalbi de bu yzden katlat.-Nancy: --Evet, biliyorum. Bunu imdi rendim.-- diye mrldand. --Zaten bunun iin, Bay Pendleton' kapda grnce armtm ya. Yllardan beri, Bayan Polly onunla konumam. Adam ieriye alp, Bayan Polly'ye haber verdim.-htiyar Tom, heyecandan nefesini tuttu. --Peki o ne dedi?---lk nce bir ey sylemedi. O kadar hareketsiz duruyordu ki, dediklerimi duymadn zannettim. Tam yeni batan syleyeceim srada, --Bay Pendleton'a hemen aaya ineceimi syle.-- dedi. Ben de gidip syledim. Sonra da buraya gelip sana anlattm.-- Nancy, szlerini bitirdikten sonra yeniden eve doru bakt: htiyar Tom, --Hmm!-- diye mrldanp tekrar iine koyuldu. Harrington Kona'nn misafir odasnda oturan John Pendleton, fazla beklemedi. Ksa bir sre sonra yaklaan ayak sesleri ona Bayan Polly'nin geldiini haber verdi. Adam tam ayaa kalkaca srada, Bayan Polly ona bayla oturmasn belirten bir iaret yapt. Ama yine de Bayan Polly elini uzatmad. Yznde olduka souk bir ifade vard. Adam, aksi bir tavrla hemen: --Pollyanna'y sormaya gelmitim.-diye sze balad. Bayan Polly: --Teekkr ederim. Hemen hemen ayn, deien bir ey yok.-- dedi. --Peki... Bana onun ne durumda olduunu sylemeyecek misiniz?-- Adamn sesi bu kez titrek deildi. Kadnn yznde birdenbire, zgn bir ifade belirip kayboldu. --Syleyemem. Keke syleyebilseydim!---Yani, bilmiyorum mu demek istiyorsunuz?---Evet.---Peki, ya doktor?---Dr. Warren de pek bir ey bilmiyor grnyor. imdi New York'taki bir doktorla grmekte. Bir araya gelip bir konsltasyon yapacaklar.---Fakat... Fakat... Kzn bildiiniz yaralar da var deil mi?---Banda hafif bir yark var. Bir iki yerde de rk. Ve... Ve bir de, belkemiinde bir zedelenme... Bacaklarnn tutmayna da bu sebep oluyor.-Adam hafif bir sesle inledi. Bir an sessizlik oldu. Sonra, Bay Pendleton bouk bouk mrldand. --Peki... Peki, Pollyanna bu durumu kabul ediyor mu?---Durumu, gerekleri tam olarak bilmiyor. Ben de kendisine syleyemiyorum.---Fakat... Fakat bir eyler bilmesi lazm deil mi?-Bayan Polly son zamanlarda bir alkanlk haline gelen ifadesini taknp elini boazna gtrd. --Evet, hareket edemediini biliyor. Fakat, bacaklar kvrk olduu iin hareket edemediini zannediyor. Bacaklarnn sizinki gibi krlm olduuna memnun olduunu sylyor. Bunu Bayan Snow gibi btn hayatn yatakta geirmeye tercih ettiini, krk bacaklarn iyileeceini, oysa dierinin devam edeceini anlatyor. Hep byle konuuyor. yle ki, bir noktada lmeyi bile, onu dinlemeye tercih eder duruma geliyorum.-Gzleri yalarla dolmasna ramen, Bay Pendleton karsndaki yzn de byk bir keder iinde olduunu fark etmiti. Birdenbire, sen son defa Pollyanna'ya yanna gelmesi iin yalvard zaman, kzn sylediklerini hatrlad. O, --Artk Polly Teyzemi brakamam.-- demiti. Bu dnce, kendisini toparlar toparlamaz onu son derece yumuak bir sesle, bir soru yneltmeye zorlad: --Bilmem, biliyor musunuz Bayan Polly? Pollyanna'ya gelip benimle oturmas iin ok srar etmitim.---Sizinle mi?... Pollyanna m?-Adam, kadnn sesinin tonundan bir para huzursuzluk duymutu, yeniden konumaya baladnda serinkanlln koruyordu. --Evet. Onu evlat edinmek istedim. Kanuni yoldan tabii. Tabii onu varisim de yapacaktm.-Kar koltukta oturan kadn bir para rahatlad. Birdenbire, evlat edinilmenin Pollyanna iin fevkalade bir gelecek salayacan dnmt kendi kendine. Pollyanna'nn adamn parasn ve mevkiini kavrayabilecek olgunlukta olup olmadn, evlat edinilmek iin yann uygun dp dmediini sordu. Adam, --Pollyanna'y ok seviyorum.-- diye devam etti. --Onu hem annesi yznden, hem de kendisi iin seviyorum. Yirmi be yldr sakladm sevgiyi Pollyanna'ya vermeye hazrdm.---Sevgi.-- Bayan Polly, birdenbire Pollyanna'y yanna al nedenini hatrlad. O sabah Pollyanna'nn syledikleri aklndan geti. --Bana ait insanlar tarafndan sevilmek ok tatl bir ey!-- te, bu sevgiye susam ocua, Bay Pendleton yirmi be yldr saklad sevgiyi teklif ediyordu. stelik, artk bu sevgiyi kabul edebilecek bir olgunlua da erimiti. Bayan Polly, bunlar krk bir kalple anmsyordu. znt ierisinde, Pollyanna'sz geecek gnlerinin ne kadar anlamsz olacan da fark etmiti. --Peki, sonra?-- diye sordu. Adam, onun kendisini kontrol etmeye altn ses tonundan anlamt. Hznle glmsedi: --Sonra, gelemeyeceini syledi.-- diye cevap verdi. --Niin acaba?---Sizi brakmak istemiyordu. Ona ok iyi davrandnz syledi. Sizin yannzda kalmak istiyordu. Onu istediinizi sandn da sylemiti.-- Adam ayaa kalkarken syleyeceklerini tamamlamt. Bayan Polly'ye bakmad bile. Ban kapya doru evirdi. Fakat ayn anda kadnn kendisine yaklatn hissetti. Bayan Polly titreyen elini ona uzatmt. Titreyen bir sesle: --Dier doktor da gelince ve Pollyanna ile ilgili her eyi kesin olarak renince sizi haberdar edeceim.-dedi. --Gle gle. Geldiiniz iin teekkr ederim. Pollyanna da memnun olacak.-:::::::::::::::::::: 25 BR BEKLEY OYUNU John Pendleton'n Harrington Kona'na gidiinden bir gn sonra Bayan Polly, Pollyanna'y uzman doktorun geliinden haberdar etmeye ve onu buna altrmaya balad. Yumuak bir tavrla: --Yavrum, Pollyanna.-- diye sze balad. --Seni, Dr. Warren'den baka bir doktora da gstermeye karar verdik. Baka bir doktor belki yapmamz gereken bir ey syler. Bu da senin daha abuk iyilemene yardmc olabilir.-Pollyanna'nn yznde neeli bir ifade belirdi: --Dr. Chilton! Ah, Polly Teyze, Dr. Chilton'n gelmesini o kadar ok istiyorum ki! Ben onu her zaman istiyordum, ama korkarm siz ayn fikirde deildiniz. Sizi o gn taraada grd iin istemiyordunuz galiba? Onun iin size bir ey syleyemedim. Fakat imdi onun gelmesini istediiniz iin ok memnunum!-Polly teyzenin yz nce beyaz, sonra da kpkrmz kesildi. Daha sonra yine beyazlat. Fakat cevap verdii zaman neeli neeli konumaya gayret ediyordu. --Hayr yavrum. Benn kastettiim Dr. Chilton deildi. Bu yeni bir doktor. New York'ta ok tannm bir kii kendisi, bu gibi kazalar hakknda ok bilgiliymi.-Pollyanna'nn yznde garip bir ifade belirdi: --Dr. Chilton'n yars kadar bile bilgili olabileceini zannetmiyorum.---Yok yavrum, yok. Eminim ok bilgilidir o.---Fakat Bay Pendleton'n bacan iyiletiren Dr. Chilton'd Polly Teyze. Eer... Eer izin verirseniz. Dr. Chilton'n gelmesini isteyeceim... Gerekten bunu istiyorum!-Bayan Polly'nin yznde bu kez skntl bir renk yayld. Bir sre hibir ey sylemedi. Sonra yumuak, fakat yine de eskisi gibi kararl bir ifade ile: --Olmaz yavrum-- dedi. --Senin iin her eyi, evet her eyi yapabilirim ama, imdi anlatamayacam birtakm nedenler yznden Dr. Chilton'n arlmasn istemiyorum. Hem bana inan. O, New York'tan yarn gelecek bu byk doktor kadar, senin sakatln konusunda bilgi sahibi de deildir.-Pollyanna, hl ikna olmu gibi grnmyordu. --Fakat, Polly Teyze, eer Dr. Chilton' sevseydiniz...---Ne, ne Pollyanna?-- Polly Teyzesinin sesi imdi ok sertti. Yanaklar da kpkrmz olmutu. --Diyorum ki Doktor Chilton'u sevseydiniz; teki doktoru da sevmeseydiniz...-- Pollyanna iini ekti... --O zaman, yeni doktorun pek fazla yarar olmazd. Hem ben Doktor Chilton' seviyorum!-O anda odaya hemire girdi. Polly Teyze hemen ayaa kalkt. Adeta rahatlad yznden okunuyordu. Olduka sert bir ifadeyle: --ok zgnm Pollyanna!-dedi. --Fakat bu sefer karar vermeyi bana brakmalsn. Zaten her eyi ayarladk bile. Doktor New York'tan yarn gelecek. Ama nasl olduysa ertesi gn New York'tan doktor gelmedi. Son anda aldklar bir telgrafta, doktorun hastaland ve nedenle gelemeyecei bildirilmiti. Bu durum karsnda Pollyanna yeniden Dr. Chilton'n getirilmesi iin yalvarmaya balad. --Hem onun gelmesi ok daha kolay olur-- diyordu. Fakat, nceden olduu gibi Polly Teyze yine ban sallayp, --Hayr, yavrum-- dedi. Karar kesindi. Ama sevgili Pollyanna'y memnun etmek iin her eyi yapmaya hazr olduunu da sylemiyor deildi. Bekleyi iinde geen bu gnler geerken, gerekten Polly Teyzenin yeenini memnun etmek iin hemen her eyi yapt da grlyordu. Bir sabah Nancy, ihtiyar Tom'a, --Bunu bana syleseydin asla inanmazdm-- dedi. --Bayan Polly bir dakika bile sevgili kuzenciinin yanndan ayrlmyor. Bir hafta nce Fluffy'le Buffy'nin yani kediyle kpein merdivenleri bile trmanmasna izin vermiyordu. Oysa bunlar imdi yatan iinde oynap duruyorlar. Srf Bayan Pollyanna'y memnun edebilmek iin her eye gz yumuyor.---Yapacak hibir ey bulamad zaman da, pencerelere asl o kristal prizmalarn yerlerini deitiriyor. Bylece odaya kk gkkuaklar yansyor. Kk kz buna 'gkkuaklarnn dans-- adn vermi. Bayan Polly, Timothy'yi defa Cobb'un bahesine gnderip iek getirtti. Ayrca bir de kendisinin alp getirdii iek demetleri var. Geen gn bir de ne greyim? Bayan Polly yatan kenarna oturmu, hemireye salarn yaptryordu. Bayan Pollyanna da yataktan gzleri parldayarak salarn nasl yaplacan tarif ediyor ve glyordu. ok da memnundu. Galiba, Bayan Polly srf ocuu memnun edebilmek iin, evde artk hep salar yaplm olacak.-htiyar Tom gld. Kuru bir ifadeyle: --Bana kalrsa bu sa stili Bayan Polly'ye fena da gitmiyor. Alnna den bukleler olduka yakyor.-diye karlk verdi. Nancy, kzarak: --Tabii yakyor,-- diye karlk verdi. --imdi tpk dier insanlara benziyor. Hemen hemen ayn...-htiyar adam: --Szlerine dikkat et, Nancy!-- diyerek kzn szn kesti. --Sana bir zamanlar Bayan Polly'nin gzel olduunu sylediim zaman, ne dediini bir hatrlayver.-Nancy omuz silkti. --Gzel saylmaz elbette. Fakat Bayan Pollyanna'nn ona takmaya zorlad kurdelelerle, dantel yakalarla hi de eski haline benzemiyor.-htiyar adam ban sallayarak: --Ben sana zaten sylemitim.-- dedi. --Onun yal bir kadn olmadn nceden sana sylemitim.-Nancy gld. --Bayan Pollyanna'nn geliinden beri ok deiti. Hi nceki haline benzemiyor. Bay Tom, acaba Bayan Polly'nin sevgilisi kimdi? Bunu hala bulamadm! Gerekten kim olduunu kartamadm!-htiyar adamn yznde garip bir ifade belirdi. --Demek hala bulamadn! O halde, bunu benden de renemeyeceksin.-Hizmeti kz, yalvarmaya balad. --Haydi Bay Tom, gelin syleyin bunu... Zaten burada bunu sorabileceim baka bir kimse de yok.-htiyar adam, --Olabilir,-- diye homurdand. Birdenbire gzlerindeki parlt snd. --Bugn kk kz nasl oldu?-- diye sordu. Nancy ban sallad. Yz de ciddilemiti. --Hep ayn Bay Tom. Benim ve sanrm hi kimsenin grebildii belirgin bir deiiklik yok. le srtst yatp uyuyor. Ara sra konuuyor, glmeye ve mutlu olmaya alyor. Gne doduu, ay parlad iin. Ya da mutlu olmak iin, buna benzer birtakm eyler buluyor. nsann zntden kalbi bir fena oluyor.-htiyar Tom, gzlerini krptrarak ban sallad. --Biliyorum. Bu onun 'oyunu'. Tanr onu korusun.---Demek size de o oyunu sylemiti.---Evet. ok nce anlatmt.-htiyar adam bir an duraklad, sonra devam etti. Dudaklar bir para titriyordu. --Bir gn, belim bkk ve kambur olduum iin homurdanp duruyordum. O zaman bana kk kz ne dedi dersin?---Tahmin edemem. Onun bu durumda memnun olunabilecek neyi bulmu olabileceini dnemiyorum.---Evet bir ey buldu o. Otlar ayklarken fazla eilmeme gerek olmadn syledi. Belim zaten bkk olduu iin bu ii kolaylkla yapabilirmiim.-Nancy zgn bir tavrla glmsedi: --Buna hi de armadm.-dedi. --Onun syleyecek bir ey bulabileceini zaten biliyordum. Bu oyunu ilk gnden beri onunla oynuyorduk. Oynayacak baka bir kimse yoktu. Ama o, teyzesiyle de oynamak istiyordu.---Bayan Polly'le mi?-Nancy, gld. --Anlalan siz de evin hanm hakknda benden farkl bir gre sahip deilsiniz.--. htiyar Tom kalarn att. Byk bir gururla, --Ben ayn kanda deilim. Byle bir eye Bayan Polly'nin aabileceini dnmtm de.-- dedi. Nancy, --Evet yle,-- diye cevap verdi. --Fakat imdi ne olur bilmiyorum. Artk hanmmdan her eyi bekleyebilirim. Hatta bu oyunu tek bana bile oynayabilir...---Fakat, kk kz bunu teyzesine daha nce sylememi mi? Bu oyunu sanrm herkese anlatmt. Kaza geirdiinden beri herkes bana bu oyundan bahsediyor.-Nancy, --Bayan Pollyanna bunu teyzesine anlatmam.-diye cevap verdi. --Bana ok nce, bu oyunu ona anlatmayacan sylemiti. nk Bayan Polly onun babasndan bahsetmesini istemiyormu. Bu da babasnn rettii bir oyun olduu iin, anlatrken muhakkak babasndan bahsetmesi gerekiyordu. te bu yzden ona oyunu anlatmad.---Ha, imdi anlyorum.-- htiyar adam hafife ban sallad. --Onlarn hepsi, rahibe kar kzgnlk duyuyorlard. nk o adam, Bayan Jennie'yi ellerinden almt. Bayan Polly o zaman ok genti, ama nedense adam. bir trl affedemedi. Ablasn o srada o derece seviyordu. Evet, evet anlyorum. Kt bir durumdu gerekten.-- ini ekerek arkasn dnd. Nancy de iini ekerek: --Evet, yle... yle.-- deyip mutfaa yneldi. O bekleyi iinde geen gnler hibirine kolay gelmedi. Hemire neeli grnmeye alyordu. Ama gzleri endie doluydu. Doktor da belirgin bir biimde sinirli ve sabrszd. Bayan Polly fazla konumuyordu. Fakat, bukleli salar ve boynuna takt dantelleri bile, onun giderek zayflayp solduunu gizleyemiyordu. Pollyanna'ya gelince; o, kpeini okuyor, kedisini seviyor, kendisine yollanan iekleri hayranlkla seyrediyor, tatl ve meyveleri yiyordu. Dostlarnn gelip sorduklar sorulara neeli cevapler veriyordu. Fakat o da gittike zayflyor, sararyordu. Elleriyle yapt sinirli hareketler, bir zamanlar yerinde duramayan ayaklarnn artk bir battaniye altnda hi kmldamad gereini ac bir ekilde ortaya koyuyordu. Oyuna gelince: --Pollyanna, Nancy'ye okula gidecei, Bayan Snow'u grecei, Bay Pendleton' arayaca ve Doktor Chilton'n arabasyla dolaaca gn drt gzle beklediini, o zaman ok mutlu olacan sylemiti. Bu mutluluun bugn deil, gelecee ait bir bekleyi olduunun farknda grnmyordu. Nancy ise bunun farkndayd ve yalnz kald zamanlarda bunu dnerek alyordu. :::::::::::::::::::: 26 ARALIK BR KAPI Uzman Doktor Mead, beklendii tarihten tam bir hafta sonra gelebildi. Uzun boylu, geni omuzlu bir kiiydi. Mfik bakl, gri gzleri ve neeli bir tebessm vard. Pollyanna ondan ok holand. Ve bunu kendisine de duyurdu. Sonra, --Siz tpk benim doktoruma benziyorsunuz.-- diye ekledi. --Senin doktoruna m?-- Dr. Mead, hayretle birka adm tede hemireyle konumakta olan Dr. Warren'e bakt. Doktor Warren, ufak tefek yapl, kahverengi gzl ve sivri sakall bir kiiydi. Pollyanna, adamn aklndan geen dnceleri anlayarak glmsedi: --Hayr, hayr benim doktorum o deil. Doktor Warren, Polly Teyzenin doktorudur. Benimkisi Dr. Chilton'dr.-Doktor Mead, garip bir sesle: --Oooo!..-- dedi. Gzleri, yz kzarp hemen ban eviren Bayan Polly'ye taklmt. --Evet.-- Pollyanna, bir an duraklad. Sonra her zamanki aklyla devam etti: --Ben, hep Doktor Chilton'n gelmesini istedim ama Polly Teyze sizi tercih etti. Benimki gibi krk bacaklardan anlamada Dr. Chilton'dan stn olduunuzu syledi. Tabii bu gerekse ok sevineceim. Gerekten yle misiniz doktor?-Adamn yznde birden, Pollyanna'nn pek de anlam veremedii bir ifade belirip kayboldu. Yumuak bir ifade ile, --Bunu ancak zaman gsterecek kkhanm.-- dedi. Sonra o srada yatan yan bana gelmi olan Dr. Warren'e dnd. Yz son derece ciddiydi. Daha sonra herkes ii kendinin altst ettiini syledi. Gerekten de, Fluffy kilitli olmayan kapnn aralna yumuack ayan ve burnunu sokmasayd, kap bir kar daha aralanmayacakt, Pollyanna da teyzesinin sylediklerini duyamayacakt. Holde iki doktor, hemire ve Bayan Polly durmu konuuyorlard. Pollyanna'nn odasnda da, Fluffy yataa atlayarak neeyle miyavlam ve Polly Teyzenin syledikleri de ak kapdan duyulmutu. --Olamaz doktor olamaz! Yani bu ocuk... Bir daha yryemeyecek mi demek istiyorsunuz?-Ondan sonra da bir kargaalk oldu. lk nce, Pollyanna'nn yatak odasnda, --Polly Teyze! Polly Teyze!-- diye korkuyla haykr duyuldu. Sonra, Bayan Polly ak kapy grp, szlerinin duyulduunu anlaynca hayatnda ilk defa dp bayld. Hemire de, boulur gibi bir ses kararak, --Szlerimizi duydu!-- diye bard. Sendeleyerek aralk kapya doru gitti. ki doktor Bayan Polly'nin yannda kaldlar. Bayan Polly derken Dr. Mead onu yakalamt. Doktorun kadnn yannda durmas gerekiyordu. Oysa Doktor Warren aresizlik iinde dikilmi duruyordu. Ancak Pollyanna tekrar haykrdktan ve hemire de kapy kapattktan sonra, iki adam mitsizce birbirlerine bakp, Dr. Mead'in kollarnda baygn yatan kadn ayltmak gerektiini hatrladlar. Polyanna'nn odasna giren hemire yatan zerindeki gri kediyi fark etti. Kedi, hrlyor, yz kire gibi beyazlam ve gzleri iri iri alm kk kzn ilgisini ekmeye alyordu. --Bayan Hunt, ltfen Polly Teyzemi istiyorum. Onu hemen istiyorum ltfen!-Hemire kapy kapatp, telala yatan yanna geldi. Yz son derece solmutu. --O!.. Teyzen imdi gelemez yavrum. Biraz sonra gelebilir. Bir ey mi istiyordun? stediini ben yapamaz mym?-Pollyanna, --Hayr-- der gibi ban sallad. --Ama, imdi teyzemin biraz nce syledii eyi renmek istiyorum. Siz onun dediklerini duydunuz mu? O, bir ey syledi... Polly Teyzeyi istiyorum. Ondan bu dediklerinin doru olmadn... Doru olmadn sylemesini istiyorum!-- Hemire konumaya alt, ama tek bir kelime bile syleyemedi. Kadnn yznde beliren bir ifade, Pollyanna'nn daha ok korkmasna neden oldu. --Bayan Hunt! Evet duydunuz onu! Demek duyduum doru! Hayr doru olamaz! Bir daha yryemeyeceimi sylemek istemiyorsunuz deil mi?-Hemire, bouk bir sesle, --Bak... Bak hele... yle konuma.-diyebildi. --Belki doktor da bilmiyordur. Belki de bir yanllk yapmtr. Biliyorsun, daha birok ey olabilir.---Fakat Polly Teyzem onun her eyi bildiini sylemiti. Benimki gibi krk bacaklar konusunda, onun kadar bilgili baka birisinin bulunmadndan bahsetmiti.---Evet, evet, biliyorum yavrum. Fakat btn doktorlar bazen yanlabilir. Sen imdi bunlar dnme. Ltfen dnme yavrum.-Pollyanna, dehetle kollarn iki yana at. Hkrarak, --Ama, nasl dnmeyeyim!-- dedi. --Artk hep bunu dnmem gerekecek. Ah, Bayan Hunt, nasl okula gideceim? Nasl Bay Pendleton', Bayan Snow'u ya da teki dostlarm grebileceim?-Nefesini tuttu. Sonra bir sre hkra hkra alad. Birden durup ban kaldrd. Endie ile bakt. --Bayan Hunt, artk yryemeyeceksem bir daha nasl mutlu olabilirim? Herhangi bir eyden nasl memnunluk duyabilirim?-Bayan Hunt oyunu bilmiyordu. Fakat, hastasnn bir an nce sakinlemesi gerektiinin farkndayd. Btn zntsne ramen, elleri bo durmad ve yatan kenarna giderek sakinletirmeye yarayan toz halindeki ilaca uzand. Yumuak bir sesle, --Al bakalm bunu yavrum. Birazdan dinlenirsin. O zaman ne yapacamz dnrz. ou kez hibir ey, grndnn yars kadar bile kt deildir.-- dedi. Pollyanna, itaatle ilac ald ve Bayan Hunt'un elindeki bardaktan birka yudum su iti. Gzlerindeki yalar silerken, bir yandan da, --Evet, biliyorum. Babam da byle sylerdi.-- dedi. --O, beterin beteri vardr derdi. Fakat sanrm, hibir zaman bir daha yryemeyeceimi duymamt. Bundan daha beter bir ey olacan zannetmiyorum. yle deil mi?-- Bayan Hunt cevap vermedi. O anda konuabilecek gc olduunu sanmyordu. :::::::::::::::::::: 27 K ZYARET Nancy Dr. Mead'in tehisini Bay Pendleton'a bildirmek iin gnderilmiti. Bayan Polly, olanlar bildirecei konusunda adama verdii sz unutmamt. Ona giderek veya mektup yazarak durumu bildirmek olacak bir i deildi. te o zaman aklna Nancy'yi gndermek geldi. Baka bir zaman olsayd, Nancy bu esrarl evi ve sahibini grmek iin elde ettii bu frsattan ok memnun kalrd. Oysa, o gn kalbi hibir eyden memnun olmasna olanak tanmayacak ekilde szlyordu. Bay John Pendleton'n gelmesini beklerken evresine bile pek bakmad. Adam odaya girince, soru sorarmasna kza bakt. Bunun zerine hizmeti kz, saygl bir ifadeyle: --Ben Nancy'yim efendim.-- dedi. --Bayan Harrington, beni, Bayan Pollyanna hakknda bilgi vermem iin size yollad.---Evet...-Adamn ok aksi bir ifadeyle konumu olmasna ramen, Nancy, o --evet-- szcne gizlenen endieyi ok iyi anlamt. Hizmeti kz: --Durumu hi de iyi deil, Bay Pendleton.-diyebildi. --Yani ne demek istiyorsun. Yoksa...-- Adam bir an duraklad. Kz da ban byk bir kederle ne edi. --Evet, efendim. Doktor, onun bir daha yryemeyeceini sylyor. Bir an odada tam bir sessizlik oldu. Sonra adam duygulu bir ifade ile konumaya balad. --Zavall kk kz! Zavall kk kz!-Nancy, ona bakt, fakat hemen ban nne edi. O aksi, hiddetli, sert John Pendleton'n bu duruma gelebileceini hi tahmin etmemiti. Bir an sonra adam yeniden konumaya balad. Sesi yine hafif ve titrekti. --Bu ok byk bir insafszlk. Bir daha gnete dans edemeyecek.. Benim prizmaya sahip kk kzm!-Yine sessizlik oldu. Sonra adam birdenbire sordu. --Tabii Pollyanna bunu daha bilmiyor deil mi?-Nancy, alayarak, --Hayr, efendim biliyor.-- dedi. --Aslnda bunu bilmesi her eyi gletiriyor ya. Bayan Pollyanna bunu rendi. O kedinin Allah belasn versin!-- Kz aceleyle zr diledi. --Affedersiniz efendim. Kedi kapy anca Bayan Pollyanna sylenenleri duydu. te byle rendi.-Adam, --Zavall... Kk... ocuk!-- diyerek yine derin bir i ekti. --Evet, efendim. Onu grebilseydiniz bunu sylerdiniz efendim.-- Hizmeti kz neredeyse boulacakt. --Onu, bu durumu rendikten sonra iki kez grdm. Her defasnda da yreim paraland. reneli o kadar az bir sre geti ki, hep yapamayaca eyleri dnyor imdi. Bu yzden de ok zlyor. nk artk memnun olmasna imkan yok. Onun oynad o oyunu bilmiyorsunuz deil mi?-- Nancy, zr diler gibi bir ifadeye brnp sustu. Adam, --Mutluluk oyunu, deil mi?-- diye sordu. --Evet. Onu bana anlatmt.---Demek anlatt? Zannedersem bunu hemen hemen tand herkese anlatm. Ama artk... Artk bu oyunu oynayamayacak. Bu da onu ok zyor. Yryememenin mutlu olunacak bir ynn dnemediini sylyor.-Adam, birden hiddetle haykrd: --Tabii... Bunun nesinden mutluluk duysun ki?-Nancy skntyla kmldand. --Ben de yle dndm. Ama sonra, bir ey bulmas gerektiini dndm. Ve bunu kendisine hatrlattm.---Hatrlattn m! Neyi?-- Bay Pendleton'n sesi hala sabrsz ve kzgnd. --O, bu oyunun nasl oynanacan Bayan Snow'a ve dierlerine retmiti. Onlara ne yapmalar gerektiini sylemiti. Ama, zavall kk kuzucuk, imdi ne yapmas gerektiini bilemiyor. Alyor ve durumunun ok farkl olduunu sylyor. Hayatlar boyunca yataa mahkum olanlara nasl mutlu olunacan anlatmann kolay olduunu sylyor; fakat, insan ayn duruma derse, bunu kendisine anlatmann ok gleeceini iddia ediyor. Kendisine defalarca bakalarnn da ayn durumda olmamasndan mutluluk duymas gerektiini tekrarlam. Fakat her defasnda aklna hep bir daha yryemeyecei geliyormu.-Nancy sustu. Fakat adam konumad. Elleriyle gzlerini kapayarak oturmaya devam etti. --Sonra, ona oyunun g durumlarda daha da zevkli olduunu hatrlatmaya altm.-- Nancy, kuru bir sesle devam ediyordu. --Fakat, o ayn kanda deil. Oyun gletii halde her eyin deitii kansnda.-- Nancy birden konumasn kesip: --imdi gitmeliyim efendim-- dedi. Kapnn nnde bir an duraklayp geri dnd. ekingen bir ifadeyle, sordu: --Bayan Pollyanna'ya Jimmy Bean'i tekrar grdnz syleyebilir miyim efendim?-Adam, --Bunu sylemenize pek olanak yok. nk ben onu grm deilim. Hem niin bunu sylemek istediniz?---ey. Hibir ey efendim. Sadece. Onu size getiremedii iin ok zlyordu. Jimmy Bean'i bir defa size getirmi. Ama, o gn Jimmy Bean kendisini pek gsterememi. Sizin ondan holanmam olabileceinizi dnerek ok zlyordu. Belki siz onun ne demek istediini daha iyi anlarsnz. Ben pek bir ey bilmiyorum, efendim.---Evet, biliyorum. Onun ne demek istediini anlyorum.---Peki, efendim. Sadece o, ocuu tekrar size getirmek istiyordu. Tam anlamyla tatl bir ocuk olduunu, size gstermek istiyordu. Fakat, imdi ne yazk ki bunu yapamayacak! Tanr o arabann belasn versin! Affedersiniz efendim.-Nancy, --Allahasmarladk-- deyip abucak odadan kt. Beldingsville kasabasndakiler New York'tan gelen doktorun Pollyanna Whittier'in artk hi yryemeyeceini sylediini ksa bir zamanda rendiler. Kasaba daha nce hibir zaman bu kadar alkant iine girmemiti. Artk herkes, bu gler yzl, illi ocuu tanyor, onun rettii oyunu da hemen hemen herkes biliyordu. Bu gler yzl ocuun bir daha sokaklarnda dolap koamayacan, tatl tatl mutluluk veren eyleri anlatamayaca gereine inanmak istemiyorlard. Bu, onlara, inanlmayacak, olanaksz ve ok insafszca bir ey olarak grnyordu. Mutfaklarnda, oturma odalarnda veya arka bahelerinde kadnlar bunu konuuyorlar ve ak ak alyorlard: Sokak kelerinde, kahvelerde de adamlar Pollyanna'dan bahsediyor, gzyalarn saklayarak alyorlard. Bunlarn yan sra bir de Nancy'nin, artk kk kzn oyununu oynayamadn ve hibir eyden mutluluk duyamadn anlatmas; konuma ve alamalar daha da artrd. te o zaman, ayn dncelere Pollyanna'nn arkadalar da sahip olmaya baladlar. Birdenbire, Harrington Kona'nn sahibesi byk bir hayretle, akn akn misafirlerin geldiini grd. Gelenlerden bir ksmn tanyor, bir ksmn ise tanmyordu. Kadnlar, erkekler, ocuklar eve gelmeye balamlard. Bayan Polly, yeeninin bu kadar insan tanmasna hayret ediyordu. Bazlar, eve gelip be, on dakika kadar kalyorlard. Bazlar ise, merdivenlere kp, ellerinde anta ve apkalarla yle bekliyorlard. Kimisi kitap getiriyor, kimisi de bir demet iek ya da yiyecek alp geliyordu. Bazlar aktan aa alyordu. Bazlar da, arkalarn dnp burunlarn byk bir iddetle smkryorlard. Fakat hepsi de byk bir endie iinde, kk kzn durumunu soruyor ve ona bir haber gndermeyi de ihmal etmiyorlard. te bu haberler yznden Bayan Polly bir sre sonra harekete geti. lk nce Bay Pendleton geldi o gn. Koltuk deneklerini almamt. Adeta sert bir sesle: --Ne kadar ardm anlatamam-diye sze balad: --Acaba hibir ey yaplamaz m?-Bayan Polly mitsizliini belirten bir iaret yapt. --Elbette, elimizden geleni her zaman yapyoruz. Dr. Mead, yardm olabilecek baz ilalar verdi, tavsiyelerde bulundu. Dr. Warren de bunlar harfi harfine yerine getiriyor. Fakat Doktor Mead fazla mit olmadn syledi.-John Pendleton, henz gelmi olmasna ramen birdenbire ayaa kalkt. Yz solmu, dudaklar sert bir izgi haline dnmt. Bayan Polly ona baknca, adamn yannda daha fazla kalmak istemeyiinin nedenini anlamt. Kapya gelince adam dnd. --Pollyanna'ya bir mesajm var-- dedi. --Ltfen kendisine Jimmy Bean'i grdm ve onun artk benim olum olduunu iletir misiniz? Ona, evlat edineceimi duyurunca memnun kalacan dndm de syleyin.-- Bayan Polly bir an iin her zamanki kendisini kontrol edebilme gcn kaybetti. Adeta nefesi kesilerek: --Jimmy Bean'i mi evlat edineceksiniz?-- diye sordu. Adam ban haife kaldrd. --Evet. Pollyanna'nn bunu anlayacan sanyorum. Ona, bundan memnunluk duyacan tahmin ettiimi de syleyin e mi?-Bayan Polly: --Tabii... Elbette.-- diye kekeledi. John Pendleton dnp giderken, --Teekkr ederim.-- diyerek saygyla eildi. Bayan Polly odann ortasnda donup kalmt. Hala giden adamn arkasndan bakyordu. Duyduklarna bir trl inanamyordu. John Pendleton Jimmy Bean'i evlat edinecekti demek? Nasl olur da John Pendleton gibi huysuz, cimrilii ile tannm, ar derecede bencil bir kii; kk bir ocuu, hem de o kadar kk bir ocuu evlat edinirdi? Bayan Polly olduka hayret dolu bir yzle merdivenleri kp Pollyanna'nn odasna gitti. --Pollyanna, sana Bay Pendleton'dan bir haber getirdim. Biraz nce buradayd. Jimmy Bean'i evlat edindiini sylememi istedi. Bunu duyunca memnunluk duyacan umduunu da syledi.-Pollyanna'nn dnceli yz birden byk bir neeye brnd. --Memnunluk mu? Aman Yarabbi... Elbette ok memnun oldum. Oh, Polly Teyze... Jimmy'ye bir yer bulmay yle ok arzu ediyordum ki. Hem onun evi ok da gzel bir ev! Bay Pendleton iin de ok memnun oldum. te imdi evini yuva yapacak bir ocua kavutu.-Pollyanna, kpkrmz kesildi. Teyzesinin, Bay Pendleton'n bir vakitler onu evlat edinmek isteyiinden bahsetmiti. Tabii, imdi de, onu bir an iin bile olsa brakmay dndn sevgili teyzesine anlatamazd. Pollyanna, --ocuk-- diye kekeledi. --Bay Pendleton bir vakit bana bir ocuun varlnn ya da bir kadn elinin veya kalbinin bir evi yuva yapabileceini sylemiti de... te imdi bir ocua sahip oldu.-- Bayan Polly gayet nazik bir ifadeyle: --imdi anlyorum-dedi. Aslnda meseleyi Pollyanna'nn farkna vardndan daha iyi anlamt. John Pendleton'n onu evlat edinmek istemi ve gri tal evini de yuvaya dntrmeyi tasarlam olabileceini tahmin etmiti. Gzleri bir anda yalarla doldu: --Anlyorum.-- dedi. Pollyanna, teyzesinin kendisini daha baka sorularla zor duruma drebileceini sezip, konuyu Pendleton Kona'ndan baka eylere yneltti. --Dr. Chilton da ayn eyi sylyor. Bir evi yuva haline dntrebilmek iin; bir kadn eliyle, kalbine veya bir ocuun varlna ihtiya varm.-- dedi. Bayan Polly irkilerek dnd: --Dr. Chilton m? Bunu nereden biliyorsun sen?---Bana kendisi syledi. Bir yuvada deil, birka odada yaadn syledii bir srada byle demiti.-Bayan Polly cevap vermedi. Gzlerini pencereden darya dikmiti: --Ona niin bir kadn eliyle, kalbine sahip olup yuva kurmadn da sordum.---Pollyanna!-- Bayan Polly, sert bir ifadeyle dnd. Yanaklar birden kzarmt. --Evet, sordum bunu. nk, acnacak... ok acnacak bir haldeydi.---Peki o ne dedi?-- Bayan Polly bu soruyu sorarken, sanki iindeki bir g onu bu soruyu sormaya zorlamt. --Bir an hibir ey sylemedi. Sonra, hafif bir sesle bunlar her zaman istemekle, elde etmenin mmkn olmadn syledi.-Bir sre sessizlik oldu. Bayan Polly, yeniden baklarn pencereye yneltti. Yanaklar yine, hi de tabii grnmeyen bir pembelikteydi. Pollyanna iini ekti: --Eminim, bunu ok istiyor... Umarm bu isteine de kavuur.---Peki Pollyanna, bunu nereden biliyorsun?---nk bir gn, daha baka bir ey de syledi. Bunu da hafife mrldanmt ama ben duydum. Tek bir kadnn eliyle, kalbine kavuabilirse, dnyalar feda etmeye hazr olduunu sylemiti. Polly Teyze ne oldu size?-- Polly Teyze, telala yerinden kalkp pencereye gitmiti. --Hibir ey olmad yavrum. Sadece u prizmann yerini deitiriyordum.-Polly Teyzenin yz imdi alev alev yanyordu. :::::::::::::::::::: 28 OYUN VE OYUNCULARI John Pendleton'n ikinci ziyaretinden birka gn sonra Milly Snow ziyarete geldi. Milly Snow daha nce Harrington Kona'na gelmemiti. Bayan Polly odaya girince Milly utanp kzard. --Ben... Ben kk kzn durumunu sormaya gelmitim-diye kekeledi. --ok naziksiniz. Pollyanna hemen hemen eskisi gibi. Anneniz nasl?-Bayan Polly, soruyu olduka yorgun bir ifadeyle sormutu. --Ben de bunu sylemeye gelmitim zaten. Daha dorusu Bayan Pollyanna'ya sylemenizi isteyecektim.-- Kzcaz telala konuuyor, birbirini tutmayan eyler sylyordu. --O kk eyin yryememesinin pek feci bir ey olduunu dnyoruz. Bize, yani anneme o kadar byk iyilik etti ki. O oyunu retmiti anneme. imdiyse onun bu oyunu oynayamayacak durumda olduunu rendik. Zavall kzcaz! Dorusu ben de onun bu durumda oyunu oynamamasn anlyorum. Fakat onun bize sylediklerini hatrlaynca, bize ne byk iyilik etmi olduunu anladk. Belki de bunlar renirse memnun olabileceini dndk. Bunun yardm olabilir. Biraz memnun olabilir belki de.-Bayan Polly oturmu, nazik bir ifade ile dinliyordu. Fakat gzlerinde akn bir ifade belirmiti. Sylenenlerin ancak yarsn anlayabilmiti. Bayan Snow'un bir para kak olduunu duymutu, ama bu kadar da deli olabileceini sanmamt. Bu tutarsz, mantksz ve anlamsz szleri, artk baka trl izah edemeyeceini dnyordu. kz sustuktan sonra unlar syledi: --Pek sylediklerinizi anladm sanmyorum, Milly yeenime sylememi istediiniz ey nedir?-Kz, heyecanla, --Evet, ite ben de ona unu sylemenizi istiyorum-- diye cevap verdi. --Ona bize yapt iyilikleri anlatverin. Tabii, gelince baz deiiklikler grmtr. Annemin deitiini de fark etmitir. Fakat annemle benim ne kadar deitiimizi bilmesini istiyorum. Ben de farklym. O oyunu oynamaya alyorum. Evet, bir para oynamaya gayret ediyorum.-Bayan Polly kalarn att: --Oyun-- demekle neyi kastettiini ona sorabilirdi. Fakat buna frsat bulamad. Milly yeniden sinirli sinirli, telala konumaya koyuldu. --Biliyorsunuz daha nce annem asndan hibir ey doru drst deildi. Hep, her eyin deiik bir biimde olmasn isterdi. Ve sanrm, iinde bulunduu koullar nedeniyle kendisini sulamak da doru olmazd. Fakat imdi perdeleri amama izin veriyor. Her eye de ilgi duyuyor. Giyimine, kuamna, giydii geceliklere zeniyor. imdi kk rg ilerine de balad. Kermes ve hastaneler iin, bebek battaniyeleri falan ryor. Buna ok ilgi duyuyor ve yapabildii iin de ok mutlu oluyor. Btn bunlar da Bayan Pollyanna'nn sayesinde gerekleti. Ona elleri ve kollar olduu iin sevinebileceini hatrlatmt. Annem de elleriyle, kollarndan niin yararlanmadn dnmeye balam. Ve bylece rg rme iine giriti. Artk odasnn ne kadar deitiini tahmin. edemezsiniz. Krmz, mavi ve sardan yaplm rtler, Pollyanna'nn verdii prizmalar oday sslyor. imdi odaya girince insan bir ferahlk duyuyor. Daha nce oradan nefret ederdim. ok karanlk ve kasvetli bir yerdi. Annem de ok mutsuz bir kadnd. te imdi, Bayan Pollyanna'ya btn bu deiikliklerin onun sayesinde gereklemi olduuna inandmz sylemenizi istiyoruz. Onu tandmz iin ok mutlu olduumuzu da ltfen syleyiverin. Bunlar duyunca belki biraz da olsa memnun olacan, bizi tanmaktan pek az da olsa mutluluk duyabileceini dndmz de belirtiverin. te hepsi bu kadar.-Milly iini ekti, aceleyle ayaa kalkt: --Syleyeceksiniz deil mi?-Bayan Polly: --ey, elbette.-- diye mrldand. Bu ilgi ekici konumann ne kadarn hatrnda tutabileceini dnyordu. John Pendleton ile Milly'nin ziyaretleri birok ziyaretten sadece ikisiydi. Her seferinde mutlaka Pollyanna'ya bir haber braklyordu. Bu haberlerin bazlar Bayan Polly'ye ylesine artc geliyordu ki. Bir gn ufak tefek bir kadn olan Bayan Benton geldi. Bayan Polly onu iyi tanrd. Ama daha nce birbirlerinin ziyaretine gitmezlerdi. Bayan Polly, kadnn kasabadaki en zgn kii olarak tanndn biliyordu. Her zaman siyah elbiseler giyerdi. Oysa bugn, bayan Benton gzleri yal olmasna ramen boynuna mavi bir earp dolamt. Kazadan duyduu korku ve znty anlatt. Sonra utanga bir tavrla Bayan Pollyanna'y grp gremeyeceini sordu. Bayan Polly --Hayr-- der gibi ban sallad. --Kusura bakmayn ama, daha kimseyi grmyor. Belki daha sonra grebilirsiniz.-- dedi. Bayan Benton, gzyalarn sildi. Ayaa kalkp, gitmeye hazrland. Fakat daha holn kapsna gelmeden heyecanla dnd. --Bayan Harrington-- dedi. --Belki ona bir haber verebilirsiniz.---Elbette, Bayan Benton. Bundan memnunluk duyarm.-Kadn hala ekingen davranyordu. Fakat bir sre sonra konutu. --Ltfen ona bu earb baladm syler misiniz?-- Eliyle boynundaki mavi earb iaret ediyordu. Sonra, Bayan Polly'nin ok arm ifadesine ramen ekledi: --Kzcaz, ne zamandr benim renkli bir ey giyip takmam istiyordu. imdi taktm renirse mutlu olacan sanyorum. Freddy'nin de ok sevineceini syledi o... Biliyorsunuz Freddy benim tek varlm. Dierleri hep...-- Bayan Benton zgn zgn ban sallayp dnd: --Pollyanna'ya bunu sylerseniz o anlayacaktr.-Ayn gn, bir sre sonra bir baka kadn geldi. Kadnn kocasn kaybetmi olduu anlalyordu. nk siyahlar giyinmiti. Bayan Polly onu hi tanmyordu. Kadn kendisini --Bayan Tarbell-- olarak tantt. Hemen sze balayp, --Sizin iin olduka yabancym.-dedi. --Fakat Pollyanna beni tanr. Btn yaz boyunca otelde kalyor ve salma yararl olsun diye yrylere kyordum. te bu gezintilerden birinde tantm yeeninizle. Ne kadar tatl bir kz! Onun bana yapt iyilikleri ah bir anlatabilsem! Kasabaya ilk geldiimde ok zntlydm. Onun tatl yz, hareketleri bana yllar nce kaybettiim kzm hatrlatyordu. Kaza geirdiini renince byk ok geirdim! Sonra hi yryemeyeceini syledikleri zaman da gerekten ok zldm. Sevgili kzcaz, artk mutluluk duyamyormu! Bu beni perian etti. Size gelmem gerekiyordu.-Bayan Polly, --ok naziksiniz-- diye mrldand. --Sizden bir ricam olacak. Ona... Benden bir haber gtrmenizi isteyebilir miyim?---Elbette.---Bayan Tarbell'in artk mutlu olduunu syleyin ona. Evet, biraz garip grnyor ama, siz bilmiyorsunuz. Eer kusuruma bakmazsanz bunu size ayrntlaryla anlatmayacam.-Kadnn yznde zntl bir ifade belirmi, gzlerindeki nee kaybolmutu. --Yeeniniz ne demek istediimi anlayacaktr. Bunu mutlaka ona sylemem gerekiyordu. Teekkr ederim. Buraya gelip sizi rahatsz ettiim iin de ayrca zr dilerim.-- Kadn konumasn tamamlayp ayrld. yice aran Bayan Polly, aceleyle Pollyanna'nn odasna kt. --Pollyanna, sen Bayan Tarbell'i tanyor musun?---Ah, evet. Bayan Tarbell'i ok severim. Hasta ve ok zgn bir kiidir. Otelde kalyor ve her gn uzun yrylere kyor. Beraber yrrdk. Yani bir zamanlar...-- Pollyanna'nn sesi titredi, yanaklarndan yalar szlmeye balad. Bayan Polly, telala genzini temizledi. --Kendisi biraz nce buradayd. Sana bir haber brakt. Fakat bununla neyi kastettiini bana sylemedi. Sadece Bayan Tarbell'in artk mutlu olduunu sana sylememi istedi.-Pollyanna sevinle ellerini rpt: --Gerekten yle mi syledi. Ah, ne kadar memnun oldum!---Fakat, Pollyanna, acaba o ne demek istemiti?---ey. Bir oyun bu...-- Pollyanna birden elini azna gtrp sustu. --Ne oyunu?---ey... Pek nemli bir oyun deil, Polly Teyze. Hem, bunu anlatabilmek iin size daha baka eylerden de bahsetmem gerekiyor ki, bu da olanaksz.-Soraca soru Bayan Polly'nin dilinin ucuna geldi ama birden kk kzn yzndeki znty fark edip vazgeti. Bayan Tarbell'in ziyaretinden ksa bir sre sonra artk iler son haddine ulat. Hi de tabii grnmeyen pembe yanakl, acayip sar sal, yksek topuklu ayakkablar giymi, sahte mcevherler taknm gen bir kadn ziyarete geldi. Bayan Polly, kadnn iyi bir hreti olmadn biliyordu. Onu Harrington Kona'nn ats altnda grmekten ok hiddetlenmiti. Bayan Polly kadna elini uzatmad. Hatta, odaya girerken geri de ekildi. Kadn birden ayaa kalkt. Sanki alam gibi gzleri kpkrmz olmutu. Cretkar bir ifade ile Pollyanna'y grp gremeyeceini sordu. Bayan Polly --Hayr-- dedi. Olduka sert bir ekilde sze balam fakat kadnn gzlerindeki adeta yalvaran ifadeyi sezince, daha nazik bir tavrla kimsenin Pollyanna'y grmesine izin verilmediini eklemiti. Kadn bir an duraklad. Sonra sert bir ifadeyle konumaya balad. Ba, yine meydan okurcasna arkaya doru eilmiti. --Adm Bayan Payson'dur. Tom Payson. Sanrm daha nce de duymusunuzdur. Kasabadakilerin ou tanrlar beni. Belki de hakkmda duyduklarnzn bir ksm doru deildir. Ama bunu geelim. Kk kzn durumunu sormak iin geldim. Kazay duydum. Beni son derece perian etti bu. Geen hafta da onun bir daha yryemeyeceini rendim. Onun yryebilmesi iin, u hibir ie yaramayan, salam bacaklarm ona verebilirim. O, bu bacaklarla benim yzylda dolaacam yerleri bir saatte gezebilir herhalde. Fakat bunu da geelim. Sanrm, bacaklar her zaman bunlardan en iyi yararlanabilecek insanlara verilmiyor her zaman.-Bir an duraklayp genzini temizledi. Tekrar konumaya balad zaman sesi yine bouk bouk kyordu: --Belki bilmiyorsunuzdur. Fakat ben sizin o kk kznz ok grdm. Pendleton Tepesi sokanda oturuyoruz. Oradan sk sk geerdi. Bazen de gemez, gelir ve ocuklarla oynar; benimle, evde olduu zamanlar da kocamla konuurdu. Bundan ve bizimle oynamaktan holanyordu. Sanrm kzcaz onun gibi insanlarn, bizim gibi insanlarla dostluk kurmadklarnn pek farknda deildi galiba?-Buruk bir ifade ile, --Belki de onun gibi insanlar bizim gibilerle dostluk kursalard, bana benzeyen insanlar azalrd bu dnyada. Ama ne olursa olsun, o bizi ziyarete gelirdi ve bunda bir ktlk grmezdi. Fakat onun bize ok, pek ok iyilii dokundu. Bizimle ilgili pek bir ey bilmiyordu. Hi renmemesini de isterim. nk bunlar rendii gn, daha baka eyleri de anlayacaktr. Bunlar bilmesini de istemiyorum. te byle. Bu yl bizim iin birok bakmdan glklerle dolu geti. Karamsarla ve gszle dmtk. Kocamla ben her eyi gze almtk. Boanmay kararlatrm, ocuklar brakmay dnmtk. Fakat ocuklara ne yapacamz bilemiyorduk. O srada kaza oldu. Kk kzn artk hi yryemeyeceini rendik. te o zaman, onun geliini, merdiven basamana oturmasn, ocuklarla oynamasn, gln ve mutlu oluunu anmsamaya baladk. Mutlaka bir eyden mutlu olurdu. Bir gn bize bunun srrn anlatt. O oyunu retti. Bizim de oynamamz iin srar etti. Oysa imdi o zavall kk kzn o oyunu oynayamayaca iin ok zldn rendik. Artk mutluluk duyabilecei bir ey kalmam... te bu nedenle bugn buraya geldim. Belki o, bizi dnerek, kocamla birbirimize balanp ve oyunu oynamaya karar verdiimizi renerek mutluluk duyabilir diye dndk. Memnun olacan biliyorum. nk bazen sylediklerimize ok zlrd. O oyunun bize ne gibi bir yarar olabileceini imdiden pek kestiremiyorum ama olabilir. Neyse, bunu da deneyeceiz. nk o byle istiyordu. Bunu ona duyurur musunuz?-Bayan Polly, isteksiz bir tavrla, --Peki duyuraym-- diye sz verdi. Sonra ani bir hareketle ileriye doru admn atp elini uzatt. --Geldiiniz iin teekkr ederim, Bayan Payson-dedi. Kadnn o meydan okur gibi halinden eser kalmad. Dudaklar, grnr bir ekilde titriyordu. Bayan Payson, anlalmaz bir eyler mrldandktan sonra Bayan Polly'nin elini skt ve dnp odadan hzla ayrld. Kap kadnn arkasndan kapanr kapanmaz, Bayan Polly mutfaa giderek Nancy'yi buldu. --Nancy!-Bayan Polly olduka sert bir tavrla seslenmiti. Son gnlerdeki artc ziyaretlere bir de leden sonraki ziyaret eklenince, artk Bayan Polly'nin sinirleri patlama noktasna gelmiti. Bayan Pollyanna'nn geirdii kazadan beri Nancy, hanmnn bu kadar sert konutuunu duymamt. --Nancy, bana bu kasabadaki herkesin aznda geveledii u mnasebetsiz oyunun ne olduunu syler misin? Hem yeenimin bu oyunla ilikisi nedir? Milly Snow'dan, Bayan Tom Payson'a kadar hemen herkes ona haber gnderip, oyunu oynadklarn sylememi niin istiyorlar? Anladm kadaryla, kasabadakilerin yars boyunlarna mavi earp balyorlar, aile kavgalarna son veriyorlar. Veya Pollyanna sayesinde daha nce holanmadklar bir eyden zevk almaya balyorlar. Bunu Pollyanna'ya da sormaya altm ama pek baaramadm. Hem onu imdi telalandrmak da istemiyorum. Ama, dn onun sana syledii bir eyden, senin de bu oyunu oynayanlar arasnda bulunduunu anladm. imdi bana btn bunlarn anlamn syler misin?-Bayan Polly'nin byk korku ve aknl iinde, Nancy hngr hngr alamaya balad: --Geen Haziran ayndan beri bu ocuk kasabadaki herkesi mutlu etmeye alt. imdi de kasabadakiler onun mutluluu iin alyorlar.---Neden mutlu olacak?---Sadece mutlu olacak! te oyun byle.-Bayan Polly ayan yere vurdu. --Sen de dierleri gibi kem km edip duruyorsun. Oyun dediin nedir?-Nancy ban kaldrd. Hanmnn karsna geip, onun gzlerinin iine bakt. --Size anlatacam efendim. Bu oyunu Bayan Pollyanna'nn babas karm. Bir gn, Bayan Pollyanna, misyonerlie gelen sandktan bir bebek kmasn istiyormu. Oysa sandktan bir ift koltuk denei km. O da, her ocuk gibi alam tabii. te o zaman babas ona, koltuk deneklerine ihtiyac olmad iin sevinmesi gerektiini sylemi.---Koltuk denekleri iin mi sevinmesini sylemi?-Bayan Polly alamaya balad. Yukardaki yatak odasnda aresizlik iinde yatan kk kz dnyordu. --Evet efendim. Bunu ben de ona sormutum. yle demiti. Ama babas ona, koltuk deneklerine ihtiyac olmad iin sevinmesini sylemi.-Bayan Polly --Ahh!-- diye inledi. --te ondan sonra da, Bayan Pollyanna'yla babas hep bu oyunu oynamlar. Her eyin mutluluk duyulacak bir ynn buluyorlarm. O, koltuk deneklerine ihtiyac olmad iin sevinmeye, sandktan bebek kmamasna aldrmamaya balam. Bu oyuna da Mutluluk Oyunu' adn takmlar. te oyun bu efendim. O zamandan beri hep oynuyor bunu.-- --Fakat nasl?.. Nasl?..-- Bayan Polly elinde olmadan sustu. Nancy, adeta Pollyanna kadar istekli bir tavrla: --Bunun ne kadar fevkalade ve etkili olduunu tahmin edemezsiniz efendim-- diye devam etti. --Onun annemle, aileme ne byk iyilikleri dokunduunu anlatamam. Birlikte iki defa ailemi grmeye gitmitik. Bana da ok iyilikleri dokundu. Kk ya da byk eylerdi bunlar. Ama gerekten hayatm ok kolaylatrd. rnein, (Nancy) adn hi sevmezdim. Ama o bana adm (Hephzibah) olmad iin sevinmem gerektiini sylediinden beri fikrimi deitirdim. Bir de pazartesi sabahlarndan nefret ediyordum. Bana pazartesi sabahlarn da sevdirmesini baard.---Pazartesi sabahlarn sevmiyor musun?-Nancy gld: --Biraz garip gelecek ama size syleyeyim efendim. O sevgili kk ocuk, benim pazartesi sabahlarndan nefret ettiimi renince bakn ne dedi: --Nancy, pazartesi gnlerinden her gnknden ok memnun olmalsn. nk bir sonraki pazartesiye en uzak gn odur. Her pazartesi sabah bunu dnyor ve glyorum. Glmek insana ok yararldr. Evet, evet ok yararl.-Bayan Polly, --Peki bana niin retmedi bu oyunu?-- diye kekeledi. --Neden ona sorduum zaman esrarengiz bir tavr taknd da bunu bana anlatmad?-Nancy duraklad. --Affedersiniz ama, siz ona babasndan bahsetmemesini sylemitiniz. Bu nedenle de size anlatmam. Sylediim gibi babasnn oyunuymu bu.-Bayan Polly sinirden dudaklarn srd. Nancy, --Size nce sylemek istemiti,-- diye devam etti. Sesi bir para titriyordu. --Kendisiyle bu oyunu oynayacak birisini aryordu. te ben de bu nedenle, ona arkadalk etmi olmak iin baladm oynamaya.---Peki... Peki... Ya dierleri?-Bayan Polly'nin de sesi titriyordu. --Evet, sanrm bu oyunu artk hemen hemen herkes biliyor. Sanrm kulaktan kulaa yayld. Tabii onun da bu oyunu rettii kiiler vard. Ama onlar da dierlerine sylediler. Bir kere balad m, bildiiniz gibi yaylr. Hem kendisi de daima gler yzl, herkese iyilik eden ve mutlu grnl bir kii olduu iin; onu tanyanlar da bu oyunu renmeden edemediler. Kaza geirdiinden beri herkes ok zgn. zellikle onun mutlu olabilecek bir ey bulamadn renenler, byk kedere dyorlar. Bunun iin de gelip kendilerini ne kadar mutlu yaptn ona duyurmak, bylece onu memnun etmek istiyorlar. Herkesin bu oyunu kendisiyle oynamasn ve mutlu olmasn arzu ediyordu.-Bayan Polly, yksek sesle: --imdi oyunu onunla oynayacak birisini biliyorum-- dedi. Dnp, hzla mutfak kapsndan kt. Nancy kadnn arkasndan hayretle bakakald. Kendi ,kendisine: --Artk her eye, evet her eye inanabilirim.-diye mrldand. --Bundan sonra, inanamayacam hibir ey kalmad. Oh, Bayan Polly!-Az sonra, hemire, Bayan Polly ile yeenini Pollyanna'nn odasnda ba baa brakarak ayrld. Bayan Polly, byk bir aba ile sesinin titremesini gidermeye alarak: --Bugn bir ziyaretin daha geldi, yavrum-- diye sze balad. --Bayan Payson'u hatrlyor musun?---Bayan Payson mu? Tabii hatrlyorum! Bay Pendleton'n yolu zerindeki bir evde oturuyor. yanda, ok tatl bir bebei var. Bir de be yalarnda bir olu. Son derece iyi bir kadn. Kocas da yle. Ama birbirlerinin ne kadar iyi kiiler olduunun farknda grnmyorlar. Bazen kavga ediyorlar. Yani pek anlaamyorlar. Olduka fakir olduklarn sanyorum. Hem onlarn misyoner sandklar da yok. nk misyoner rahip deil adam.-Pollyanna'nn yzndeki solgun ifade, birden adeta teyzesine de geti. Pollyanna, --Fakat, fakir olmalarna ramen kadn ok iyi giyiniyor.-- diye szlerine devam etti. --Hem kadnn ok gzel yzkleri de var. Prlantal, yakutlu, zmrtl yzkler bunlar. Ama yzklerden bir tanesinin fazla olduunu, bunu atp boanacan sylyor. Boanmak ne demektir Polly Teyze? Pek iyi bir ey olduunu zannetmiyorum. nk bunu sylerken hi de mutlu grnmyordu. Hem boanrsa artk o evde kalamayacan, Bay Payson'un ve belki de ocuklarnn gideceklerini de sylemiti. Bana kalrsa, birok yzk daha alsalar da zellikle o bahsettii yz saklamalar daha doru olur. Siz de yle dnmyor musunuz? Polly teyze, boanmak ne demektir?-Polly Teyze, soruyu: --Fakat onlar bir yere gitmiyorlar, Pollyanna.-- diye geitirdi. --Burada kalp hep bir arada yaayacaklar.---Oh, ne kadar memnun oldum! Demek, yataktan kalkabilince onlar orada grebileceim. Aman Yarabbi!-- Kk kz, birden zgn bir tavrla sustu. --Polly Teyze bacaklarmn artk hi kmldamayacan neden unutuyorum ben? Kalkp Bay Pendleton' grmeye gidemeyeceimi niin hatrlamyorum?-Teyzesi, bouk bir sesle, --Haydi... Haydi. Byle syleme.-diyebildi. --Belki bir gn arabayla gidebilirsin. Bak imdi beni dinle. Bayan Payton'un sylediklerini sana daha tam olarak anlatmadm. Bana, birlikte olacaklarn ve senin istediin gibi oyunu oynayacaklarn duyurmam syledi.-Pollyanna, yal gzlerle glmsedi: --Sahi mi? Gerekten buna karar vermiler mi? Ah, buna ne kadar memnun oldum!---Evet, o da memnun olacan mit ediyordu. Zaten seni memnun edebilmek iin bu haberi yollad Pollyanna.-Pollyanna birden teyzesine bakt. --Evet... Evet... Siz de bu oyunu biliyormu gibi konutunuz. Yoksa oyunu biliyor musunuz Polly Teyze?---Evet yavrum.-- Bayan Polly, kendisini kaytsz bir tavrla neeli neeli konumaya zorlad. --Bana Nancy anlatt. ok gzel bir oyun. Artk ben de oynayacam, seninle.---Ah, Polly Teyze, siz de mi? O kadar memnun oldum ki! Bu oyunu her zaman herkesten fazla sizinle oynamalym.-Polly Teyze, nefesini tuttu. Bu sefer, sesinin titremesini nlemek daha gt. Ama bunu baarabildi. --Evet yavrum. Benim yanmda bakalarn da unutma. Pollyanna imdi btn kasaba bu oyunu oynuyor. Rahip bile... Sana sylemeye frsat bulamadm. Bu sabah kasabada Rahip Ford'a rastladm. Kendisi ilk frsatta seni grmeye geleceini, rettiin sekiz yz neeli duay unutmadn ve gelip sana bunu syleyeceini bildirdi. te gryor musun sevgili yavrum? Bak neler baardn? Btn kasaba bu oyunu oynuyor ve hepsi eskisinden daha mutlu. Bu da, kk bir kzn onlara yeni bir oyunu retmesi sayesinde oldu.-Pollyanna, sevinle ellerini rpt. --Oh, ne kadar mutluyum.-- diye bard. sonra, yznde bir tatl aydnlk beliriverdi. --Polly Teyze, sanrm artk mutlu olabileceim bir ey var. Bir zamanlar bacaklarm olduu iin sevinmeliyim. Yoksa btn bunlarn hibirisini gerekletiremezdim!.-:::::::::::::::::::: 29 AIK BR PENCEREDEN DUYULANLAR Ksa k gnleri bir bir gelip geti. Fakat bu gnler Pollyanna iin hi de ksa srmedi. Uzun ve bazen ac dolu gnlerdi bunlar. Bunlara ramen, Pollyanna ne olursa olsun neeli grnmeye aba harcyordu. Polly Teyzesi de artk oyunu oynadna gre mutlu olmak zorunda deil miydi? Hem Polly Teyze de mutlu olunacak birok ey buluyordu. Ona hikayeler de anlatyordu. rnein iki kimsesiz ocuun bir kar frtnasna yakalanp rzgardan umu bir kapnn altna snmalarn anlatmt. Kimsesiz ocuklar, evlerinin kaps uan aileyi dnp zlmlerdi. Polly Teyze, sadece iki dii kalm bir yal kadnn yksn de anlatmt. Yal kadn mutluydu, nk bu iki dii birbirine arpp --tk, tk!-- diye tatl bir ses kartyordu. Pollyanna, artk Bayan Snow gibi rg rmeye de balamt. ok gzel, renkli rgler yapyordu. Pollyanna bundan yine tpk Bayan Snow gibi mutluluk duyuyor, hi olmazsa elleri olduu iin de seviniyordu. Pollyanna, artk arada srada misafir kabul etmeye de balamt. Yine her gn bir sr haber alyordu. Ona, dnmesine olanak verecek yeni konular getiriyor, sorular soruyorlard. Buna gerekten ihtiyac vard. Bir kere John Pendleton ile, iki kez de Jimmy ile grmt. John Pendleton ona, Jimmy'nin ne kadar iyi bir ocuk olma yolunda ilerlediini anlatmt. Jimmy de pek mkemmel bir odas olduunu, Bay Pendleton'la ok iyi anlatklarn sylemiti. kisi de btn bunlar ona borlu olduklarn belirtmilerdi. Daha sonra, Pollyanna teyzesine, --Beni en mutlu eden ey, daha nce bacaklarm kullanabilmi olmamdr.-- diye itirafta bulunmutu. K geti, bahar geldi. Pollyanna'nn durumunu endie ile izleyenler, tedavinin pek fayda vermediini grdler. Dr. Mead'in ok korktuu eyin, yani Pollyanna'nn bir daha yryememesi ihtimalinin gerekleeceine inanmak iin her trl neden vard. Beldingsville kasabas sakinleri Pollyanna ile ilgili gelimelerden haberdar oluyorlard. Kasabadakiler arasnda zellikle bir adam, gn gnne bir yolunu bulup hastann durumu ile ilgili edinebildii bilgilerden byk znt duyuyor, sinirleniyordu. Gnler geip de haberler daha da ktletike, bu adam mitsizliin yan sra inat olmaya da balamt. mitsizlii ve byk kararll adeta birbirleriyle savamaya balamt. Sonunda bu inat ve kararllk zafer kazand. te bundan sonra, bir cumartesi sabah Bay Pendleton, ziyaretine gelen doktor Chilton' byk bir hayretle karlad. Doktor, birden --Pendleton-- diye sze balad. --Seni ziyarete geliimin nedeni, Bayan Polly Harrington ile olan ilikilerini herkesten daha iyi bilmemdir.-John Pendleton gerekten bu ilikileri ok iyi biliyordu. Fakat on be yldr bundan hi bahsetmemilerdi. Fazla merak ediyormu izlenimini yaratmamak iin, Bay Pendleton ilgi gsterdiini ifade eden bir tavrla, sadece --Evet!-- dedi. Fakat bir an sonra bouna endielenmi olduunu anlad. Doktor kendi konumasna o kadar dalmt ki, arkadann taknd tavr umurunda bile deildi. --Pendleton, ocuu grmek ve muayene etmek istiyorum. Onu muayene etmeliyim.-- --Peki, yapamyor musun bunu?---Yapamamak m? Pendleton, gayet iyi biliyorsun ki o eve on be yldr admm atmadm. Belki bilmiyorsundur. O evin sahibi, bir daha oraya davet edilirsem, bunun kendisi tarafndan affedilmi olduum anlamna geleceini sylemiti. te o zaman her ey eskisi gibi olabilir ve o da benimle evlenebilirmi. Belki de imdi beni davet ettiini sanyorsundur, ama bu fikirde deilim.---Peki davet edilmeden gidemez misin oraya?-- Doktor kalarn att. --Bunu pek g yapabilirim. Benim de gururum var.---Pekala kz iin bu kadar endieleniyorsan, gururu bir kenara brakp aranzda geen kavgay unutamaz msn?-Doktor byk bir hrsla Pendleton'n szn kesti: --Kavgay unutmak m? Ben o biim bir gururdan sz etmiyorum. Eer gerekirse, dizlerimin stnde yryerek o eve gidebilirim. Hatta yarar olacan bilsem, kafamn zerinde yrmeyi bile denerim. Benim bahsettiim meslek gururum, Pendleton. Ortada bir hastalk var ve ben de bir doktorum. Gidip de: --Beni aln, hastaya ben bakaym, diyemem deil mi?-Pendleton, --Bu kavgann sebebi neydi?-- diye sordu. Doktor elleriyle sabrsz bir iaret yapp ayaa kalkt. --Ne miydi? ki sevgili niin kavga ederler ki?-- Doktor odada bir aaya bir yukarya dolamaya balad. --ok gereksiz, anlamsz bir ey yznden kavga etmitik. Kavgay izleyen yllarda ekilen strab dnrsen, bunun gerekten gereksiz bir ey olduunu anlarsn. Neyse, brak imdi bunu! Bana kalrsa, hi kavga olmam gibi de davranabilirim. Pendleton, o ocuu gerekten grmeliyim. Bir lm kalm meselesi bu. Yrekten inanyorum ki o ocuk yryebilir. Onda dokuzdur ans. Evet, Pollyanna Whittier yryebilir.-Doktor ok ak seik ve etkili konumutu. Bunlar sylerken de, ak duran pencerenin yannda bulunuyordu. te o srada bahede bulunan kk bir ocuk bu szleri iitti. Jimmy Bean'di bu ocuk. Cumartesi sabahlarndaki vazifesini yapyor, otlar yolup, baheyi dzenliyordu. Bu szleri duyunca, ok heyecanlanm, gzlerini iri iri amt. --Yryecek mi? Pollyanna m? Akla bunu doktor!-- dedi Bay Pendleton. Doktor, --Kzn yatandan bir kilometre tede bulunuyorum.-diye sze devam etti. --Ama duyduklarma, rendiklerime gre, Pollyanna'nn durumu bir doktor arkadamn tedavi ettii bir hastann durumunu andryor. Yllardan beri bu doktor arkadam, bu gibi hastalklar zerinde alyor. Onunla ilikilerim oldu ve kerdisinden ok ey rendim. te bu nedenle Pollyanna'y grmek istiyorum.-John Pendleton birden oturduu koltukta doruldu. --Onu grmelisin sen! Bunu Doktor Warren vastasyla yapamaz msn?-Doktor ban sallad. --Korkarm buna olanak yok. Warren bu meselede bana ok drst davrand. Bayan Harrington'a benimle bir konsltasyon yapmak istediini sylemi. Ama o, kabul etmemi. Bunun zerine yeniden teklif edememi. Oysa benim ocuu ok grmek istediimi biliyordu. Daha sonra, Doktor Warren'in en iyi hastalar bana gelmeye baladlar. Tabii bu da durumu gletiriyor. Fakat Pendleton, o ocuu mutlaka grmeliyim! Belki de onun iyilemesini salayacam. Bunun ocuk iin ne demek olduunu takdir ediyorsun tabii.-Pendleton, --Evet, ama bir de iyiletiremediini dn.-diye cevap verdi. --Yalnz oraya nasl gidebilirim? Teyzesi beni davet etmedike bunu yapamam.---u halde seni davet etmesini salamal.---Ama nasl?---Bilemiyorum.---Evet, farkndaym. Kimse de bilemiyor. O ok gururlu. Beni armay onuruna yediremiyor. Yllar nce sylediklerini hatrlyor. Fakat o ocuun yllar boyu devam edecek azabn ve belki de onu iyiletirebileceimi dndke, bu --gurur-ve --meslek onuru-- dediimiz eylerin anlamszln ok daha iyi anlyorum.-- Dnp, elleri cebinde kzgn bir tavrla odada gidip gelmeye balad. John Pendleton, --Ama durumu ona aklarsak kabul edebilir.-dedi. Doktor, hrsla yerinde dnp, --Peki, ona bunu kim aklayacak?-diye sordu. --Bilmiyorum, bilemiyorum.-- Pendleton zntyle cevap vermiti. Bahenin dibinde oturan Jimmy heyecanla irkildi. O zamana kadar adeta nefesi kesilmi gibi, hi ses karmadan Doktorla Pendleton'n konumalarn dinlemiti. Kk ocuk byk bir cokuyla: --Ben bunu kimin yapabileceini biliyorum.-- diye kendi kendine sylendi. --Bunu gidip ben aklayacam Bayan Polly'ye.-Hemen ayaa kalkp, bir kou tutturdu. Evin kesini hzla dnp, Pendleton Tepesi'ne doru btn gcn kullanarak komaya balad. :::::::::::::::::::: 30 JIMMY E KARIIYOR Nancy odasnn kapsnda durup, --Jimmy Bean gelmi. Sizi grmek istiyor efendim.-- diye seslendi. Bayan Polly armt: --Beni mi?-- diye sordu. --Bayan Pollyanna'y grmek istemediinden emin misin? stedii takdirde, bugn onu bir iki dakikalna grebilir.---Evet efendim. Bunu kendisine syledim. Fakat o sizinle grmek istiyormu.---Pekala, aaya gidiyorum.-- Bayan Polly oturduu koltuktan bitkin bir tavrla kalkt. Oturma odasnda, kendisini bekleyen ocuu grd. Jimmy'nin gzleri iri iri olmu, yanaklar da kzarmt. ocuk hemen konumaya balad: --Affedersiniz efendim. Yaptm iin ve sylediklerimin ok can skc olduunu biliyorum. Ama btn bunlar Pollyanna iin yapyorum. Onun iin kzgn tulalar zerinde yrmeyi bile gze alabilirim. Hatta sizinle bile konuur ya da bunlara benzer eyler yapabilirim. Sanrm ayn eyleri siz de yapardnz. Onun yrmesini siz de benim kadar isterdiniz... te bunu sylemek istiyorum. Eer, Pollyanna'nn yrmesi iin gurur... Evet.. Evet... Gurur gibi engeller bulunuyor... Ve siz bu nedenle Dr. Chilton' armyorsanz... Dr. Chilton' hemen aracanz biliyorum...-Bayan Polly ocuun szn kesti: --Nee?-- diye sordu. Yzndeki ifade aknlktan kzgnla dnmek zereydi. Jimmy, zgn zgn iini ekti: --Sizi kzdrmak istemiyorum efendim. Zaten bunun iin konumama balarken Pollyanna'nn yrmesi szn ettim. Buna ilgi duyacanz tahmin etmitim.---Jimmy, ne demek istiyorsun sen?-- Jimmy tekrar iini ekti: --te ben de bunu size sylemek istiyorum.---'yleyse syle bakalm. Fakat doru drst iin bandan bala ve ak seik konu. Biraz nce yaptn gibi meselenin ortasndan balayp syleyeceklerini kartrma!-Jimmy kararl bir tavrla dudaklarn yalad: --u halde nce, Doktor Chilton'n Bay Pendleton'a gittiini ve ktphanede konutuklarn syleyeyim. Anladnz m?---Evet, Jimmy!-- Bayan Polly'nin sesi olduka hafif kmt. --Pencere akt. O srada ben de bahede otlar ayklyordum. Konumalarnn hepsini dinledim.---Aman Jimmy! Dinledin mi?-Jimmy: --Yani yle sinsice dinlemek istemedim. Sylediklerini duydum.-- dedi. --Hem bunlar duyduum iin de ok memnunum! Size de sylediim zaman memnun olacaksnz! nk, bu Pollyanna'nn yeniden yryebilmesini salayabilir!-Bayan Polly, heyecanla ne doru eilmi, dinliyordu: --Jimmy, ne demek istiyorsun?-- diye sordu. Jimmy, gayet rahat bir tavrla, --te ben de bunu size syledim ya!-- dedi. --Doktor Chilton, Pollyanna'y tedavi edebilecek, yani onun yeniden yrmesini gerekletirebilecek bir doktor tanyor. Ama nce Pollyanna'y grp muayene etmesi lazmm. Hem onu grmeyi de ok istiyor. Fakat Bay Pendleton'a, buna sizin izin vermeyeceinizi syledi.-Bayan Polly'nin yz kpkrmz kesildi: --Ama Jimmy, bunu yapamam! Bunu kesinlikle yapamam!-Bayan Polly byk bir aresizlik iinde ellerini outuruyordu. Jimmy, --te ben de btn bunlar renesiniz diye geldim.-diyerek szlerine devam etti: --Ne dediklerini pek anlayamadm ama, sizin bir nedenle Dr. Chilton'n eve gelmesine izin vermediinizi ve bunu da kendisine sylediinizi konuuyorlard. Hatta Doktor Warren'e de yle sylemisiniz. Doktor Chilton da meslek gururu yznden, siz armadka buraya gelemem falan diyordu. Birisinin durumu size izah etmesi gerektiini konuuyorlard. Ben bunlar pencerenin dibinde duydum, kendi kendime: 'Olum, bu ii ben yapabilirim,' deyip buraya geldim. Bilmem anlatabildim mi?-Bayan Polly, --Evet, Jimmy anladm.-- dedi. Sonra heyecanla: --Peki, kimmi o doktor? Daha nce kimi tedavi etmi? Pollyanna'nn da yrmesini salayabileceinden eminler mi?-- diye sordu. --Kim olduunu bilmiyorum. Bunu sylemediler. Ama Doktor Chilton onu tanyor. Tpk Pollyanna'nn durumunda olan birisini tedavi etmi. Hem aslnda o doktor deil, asl siz onlar endielendiriyorsunuz. nk, Doktor Chilton'n Pollyanna'y grmesine izin vermeyeceinizi sanyorlar. Ama onu aracaksnz deil mi?.. imdi meseleyi anladnz deil mi?-Bayan Polly, ban iki tarafa sallad. Hzl hzl ve dzensiz bir biimde nefes alyordu. Jimmy, onun alayacan sand. Fakat kadn alamad. Bir dakika sonra bitkin bir tavrla unlar syledi: --Evet, Dr. Chilton'n Pollyanna'y grmesine izin vereceim. imdi, hemen git Jimmy! Durma ko! Dr. Warren'le konumam gerekiyor. Kendisi u anda yukarda. Biraz nce arabasyla geldiini grdm.-Biraz sonra, Doktor Warren, holde Bayan Polly'yi grnce ard. Kadn son derece telalyd. Yz de kpkrmzyd. Kadn nefes nefese konumaya balaynca daha da ard. --Doktor Warren, bana konsltasyon iin Doktor Chilton' armam sylemitiniz. Ben de bunu reddetmitim. Ama sonra yeniden dndm. imdi Doktor Chilton'n arlmasn ok istiyorum. Ona bir an nce bunu bildirebilir misiniz? Teekkr ederim.-:::::::::::::::::::: 31 YEN BR ENTE Doktor Warren, Pollyanna'nn odasna bu kez girite kk kz srtst yatm, tavanda oynaan renkli klar seyrediyordu. Doktor Warren'in hemen arkasnda geni omuzlu uzun boylu birisi daha vard. Pollyanna heyecanla, --Doktor Chilton! Doktor Chilton! Sizi grdme ne kadar sevindim bir bilseniz!-- diye bard. ocuun sesindeki neeyi fark edenlerin gzleri birden yaard. --Fakat ya Polly Teyze sizi istemezse?.. O zaman...-Bayan Polly telala ileriye atlp: --Yok, yavrum. Telalanma.-diye kk kz yattrd. --Doktor Chilton'la bu sabah ben konutum. Kendisinden Dr. Warren'le birlikte seni muayene etmesini istedim.-Pollyanna, sevinle: --Yani... Yani... Onu siz ardnz yle mi?-diye mrldand. --Evet yavrum. Ben rica ettim... Yani...-- Fakat ok ge kalmt. Doktor Chilton'n gzlerinde grnr bir ekilde hayranlk ve mutluluk okunuyordu. Bayan Polly de bunu fark etmiti. Yz kpkrmz kesildi, telala dnp odadan kt. Pencerenin dibinde, hemire ile Doktor Warren konuuyorlard. Doktor Chilton ellerini Pollyanna'ya uzatt. Duygulu bir sesle: --Kk kz!-- dedi. Sesi titriyordu. --Belki de hayatnn en mutlu eyini bugn gerekletirmi olacaksn.-Gne batarken, Pollyanna'nn yatann baucuna Bayan Polly geldi. ok deimi, ok ekingen bir grnme brnmt. Hemire akam yemeini yemek iin odadan ayrlmt. Odada yalnz ikisi ba baa bulunuyorlard. --Pollyanna. Herkesten nce sana syleyeceim yavrum... Bugn Doktor Chilton'n eniten olmasn uygun grdm. Bu da senin sayende oldu. Ah, Pollyanna, o kadar mutluyum ki! ok mutluyum sevgili yavrum!-Pollyanna sevinle ellerini rpmaya balad. Fakat kk avularn birbirine rparken birden duraklad. --Polly Teyze, Polly Teyze. Onun yllardr istedii kadnn eliyle, kalbi yoksa sizinki mi? Evet, biliyorum, sizdiniz o! imdi neden --Hayatnn en mutlu olayn bugn greceksin-dediini anlyorum... Oh, Polly Teyze... O kadar mutluyum ki, imdi bacaklarmn durumuna bile aldrmyorum!-Polly Teyze alamamak iin kendisini zor tuttu: --Belki bir gn yavrum...-- Polly Teyze szlerini tamamlayamad. Doktor Chilton'n ona verdii midi hemen sylemeye cesaret edemiyordu. Ama bunun yerine kk kz mutlu etmeye yetecek u szleri syledi: --Pollyanna, bir dahaki hafta bir yolculua kacaksn. Yatanda rahata yatarken seni arabayla bir byk doktora tayacaz. Bu doktor senin durumunda olan hastalara bakyor. Evi kilometrelerce uzakta. Doktor Chilton'n ok sevdii bir arkada. Bakalm seni iyiletirmek iin o neler yapacak?..-:::::::::::::::::::: 32 POLLYANNA'DAN GELEN MEKTUP --Sevgili Polly Teyze ve Tom Enite, Ah, artk... Artk yryebiliyorum! Bugn yatamdan pencereye kadar yrdm! Tam alt adm attm. nsann yeniden ayaklarnn zerinde durabilmesi ne kadar gzel bir eymi-Doktorlann hepsi yanmda durup glmsediler. Hemireler de alatlar. Yandaki kouta kalan ve geen hafta yrmeye balayan bir kadn da gelip kapdan bakt. Gelecek ay yrmeyi mit eden bir baka kadn da, bu yrme partisine davet edilmiti. Hemire yatann zerinde yatarken ellerini sevinle rpt. Yerleri silen Zenci Tilly bile, pencereden bana bakp, 'Tatl yavrum' diye seslendi. Biryandan da alyordu. Onlarn niin aladklarn anlamadm. Barp haykrmak, ark sylemek istiyordum. Ah, ah, ah! Dnn bir kere, artk yryebiliyorum. Yryorum! Yryorum... On aydr burada olduuma artk aldrdm yok. Hem sizin dnnz de karmadm. Polly Teyze, ben de grebileyim diye, buraya gelip yatamn banda evlenmeniz de, dnceli bir kii olduunuzu gstermiyor mu? Siz her zaman insan mutlu edecek eyleri dnrsnz. Yaknda eve dnebileceini sylyorlar bana. Oraya kadar btn yolu yryerek gelmeyi isterdim dorusu. Gerekten, artk hibir yere arabayla gitmek isteyebileceimi sanmyorum. Yrmek o kadar gzel gelecek ki. Oh, ok mutluyum. Her eyden mutluluk duyuyorum! Bir sre iin bacaklarm kaybettiim iin de seviniyorum. nk insan bacaklarnn deerini ancak yryemeyince anlyor! Gerekten de yle. Yarn sekiz adm yryeceim. Herkese kucak dolusu sevgilerle... POLLYANNA-- :::::::::::::::::::: POLLYANNA II. Kitap GENL :::::::::::::::::::: 1 DELLA DNCELERN AIKLIYOR Della Wetherby, kz kardeinin Commonwealth Caddesi'ndeki evinin heybetli merdivenlerini sekerek trmand ve enerji dolu bir ekilde elektrikli zilin dmesine bast. Bandaki tyl apkasnn tepesinden, ayandaki alak keli pabucun ucuna kadar shhat, yetenek ve uyank bir kararllk yanstyordu. Hatta, kendisine kapy aan hizmetiyi selamlarken sesi bile yaamak heyecan ile titriyordu. --Gnaydn Mary. Kardeim evde mi?---Evet efendim, Bayan Carew evde,-- diye tereddtle konutu gen kz. --Fakat hi kimseyi grmek istemediini syledi.---yle mi? Ben hi kimse saylmam,-- diye glmsedi Bayan Wetherby. --Onun iin beni grecek.-- Kzn gzlerindeki korkulu serzenii fark ederek ban sallad ve --Endie etme ben suu zerime alrm,-- diye devam etti. --Kendisi nerede? Oturma odasnda m?---Evet bayan, fakat kendisi dedi ki...-Ne yazk ki. Bayan Wetherby geni merdivenleri yar yarya trmanmt bile. Bunu gren hizmeti kz arkasna mitsiz bir bak frlatarak geriye dnd. Yukardaki holde, Della Wetherby kararl bir ekilde, yar ak bir kapya doru yryp kapya vurdu. --Evet Mary, imdi ne var?-- demek isteyen bir ses cevap verdi: --Sana dememi miydim?-- Ses, aniden sevgi ve hayretle yumuad. --Oh, Della! Sevgili yavrum, nereden ktn sen?-- --Evet, benim-diye nee ile glmseyen Della, odann yarsna varmt bile. --ki hemire arkadala kumsalda yaptmz bir pazar elencesinden sanatoryuma dnyorum. Yani imdi buradaym ama fazla kalamayacam.-- Della, --Bunun iin uradm,-- diye szn tamamlad ve kendisini karlayan bezgin sesin sahibine iten bir pck yollad. Bayan Carew yzn ast ve souk bir ekilde geri ekildi. Yzne aksetmekte olan nee ve canllk iareti sratle kayboldu ve yerini, o yzde hi de yadrganmayan evk krc bir aksilik ifadesi ald. --Oh, tabii ki bilmeliydim,-- dedi. --Sen hibir zaman burada kalmazsn ki!-Della Wetherby, --Burada m?-- diye ellerini aarak nee ile gld. Sonra birdenbire sesi ve tavr deiti. Ciddi ve efkat dolu gzlerle kardeini szd. --Sevgili Ruth, bu evde asla, asla yaayamam ben. Sen de bilirsin ki kalamam,-- diye szn bitirdi. Bayan Carew rahatsz bir ekilde kprdad. --Bunun nedenini emin ol anlayamyorum-- diye kardeini korudu. --Evet, biliyorsun ekerim. Biliyorsun ki, benim kasvete gayesizlik ve eleme, ac zerindeki srarlla hi msamaham yok.---Fakat ben ac ve elem iindeyim.---Olmamalsn.---Nasl olmayacam? Bu durumda baka yapacak neyim var?-Della Wetherby, sabrsz bir iaret yapt. --Ruth, buraya bak!-- diyerek adeta meydan okudu. --Otuz yandasn. Saln yerinde veya kendine iyi baksan yerinde olacak. Bol zamann, snrsz paran var. Byle gzel bir gnde, hizmetiye 'Hi kimseyi grmeyeceim,' emrini verip, bu mezar gibi eve kapanmak yerine baka eyler yapabilirsin.---Fakat ben kimseyi grmek istemiyorum.---yleyse grmek istemeyi renmelisin.-Bayan Carew bitkin bir ekilde iini ekti ve ban evirdi. --Oh, Della, niin hi anlamyorsun? Ben senin gibi deilim. Ben unutamyorum.-Karsndakinin yznde ac dolu bir ifade belirdi. --Sanrm ki Jamie'yi kastediyorsun. Ben de unutamadm ekerim; unutamadm. Fakat znt onu bulmamza yardmc olmuyor.---Sanki sekiz yl boyunca zntden baka yollarla bulmaya almamm gibi,-- diye hiddetle parlad Bayan Carew. Della: --Tabii ki altn hayatm!-- diye yattrmaya alt. --kimiz de onu buluncaya kadar aramaya devam edeceiz. Fakat bu gibi eyler yardmc olmuyor ki!-Ruth Carew skntl bir ekilde mrldand: --Ama ben bundan baka bir ey yapmak istemiyorum.-Bir an sren bir sessizlik oldu. Daha gen olan Della, ablasn endieli ve dorulamayan baklarla szd. --Ruth-- diye sze balad. --Beni affet, fakat sen her zaman byle mi olacaksn? tiraf edeyim ki bir dulsun. Ama evlilik hayatn sadece bir yl srd. Kocan senden ok daha yalyd. O zaman bir ocuk saylrdn. Bu bir yl imdi ancak ksa bir rya gibi grnebilir. Bu, elbette senin btn hayatn zehirlememeli.---Hayr, tabii ki hayr!-- diye mrldand Bayan Carew. --yleyse, hep byle mi olacaksn?---ey, Jamie'yi bulabilseydim...---Evet, evet, biliyorum. Fakat Ruth, seni mutlu edebilecek Jamie'den baka bir ey yok mu?-Bayan Carew, --Dnebildiim hibir ey yok,-- diye ilgisiz bir tavrla iini ekti. --Ruth!-- diye kzgnlkla parlad kz kardei. Sonra birdenbire gld. --Oh, Ruth. Sana bir doz Pollyanna vermek isterdim. Ona senden daha fazla ihtiyac olan birini tanmyorum!-Bayan Carew irkildi. --Pollyanna'nn ne olduunu bilmiyorum. Fakat ne olursa olsun istemiyorum,-- diye sert bir ekilde karlk verdi. --Buras senin sevgili sanatoryumun deil. Ben de ila verip hkmettiin hastalardan birisi deilim, ltfen bunu unutma.-Della Wetherby'nin gzleri nee ile parlad, fakat dudaklar glmsedi. --Pollyanna bir ila deildir, hayatm-- diye ciddi bir ifade ile belirtti. --Bazlarnn ona kuvvet ilac adn takmasna ramen Pollyanna kk bir kzdr.-Bayan Carew, incitmemek istercesine: --Bir ocuk mu? Nasl bilebilirdim ki?-- diye karlk verdi. --Senin mehur ilalarn biliyorum. O halde 'Pollyanna' niin olmasn? Ayrca, sen her zaman bir ila tavsiye edersin. Hem, aka doz tabirini kullandn ki, bu da genellikle ila iin kullanlr.---ey, Pollyanna bir eit ilatr,-- diyerek glmsedi Della. --Her neyse, sanatoryumdaki doktorlar, onun, verdikleri ilalardan daha etkili olduunu sylyorlar. O, kk bir kzdr Ruth. On , on drt yanda. Geen yaz ve k aylarnn ounluunu sanatoryumda geirdi. Ben oraya gittikten az sonra taburcu edildii iin, onu ancak birka ay grebildim. Fakat onunla, kendisini anlayp etkisi altna girecek kadar zaman geirdim. Hem, sanatoryumda herkes Pollyanna'dan bahsediyor ve onun rettii oyunu oynuyor.---Oyun mu?-Della: --Evet-- diye ban sallad ve garip bir ifadeyle glmsedi. --Pollyanna'nn 'Mutluluk Oyunu'. Bu oyunu bana ilk rettikleri zaman unutamam. Ona uygulanan tedavinin bir blm pek de kabul edilebilir deildi. Hatta ac veren bir zellik tayordu. Tedavi her sal sabah yaplrd. Bunu yapmak da bana dyordu. Ben bu tedaviden ekiniyordum. nk dier ocuklar baka hibir ey yapmasalar bile alyorlar, huysuzluk gsteriyorlard. Tedavinin ac vermesine ramen o, beni gler yzle karlyor, hatrm soruyordu. Bunu byk bir hayretle karlamtm. Galiba onun bu davrann yadrgadm belli eden bir ey sylemi olmalym ki, bana byk bir akyreklilikle davranarak: 'Ben de nceleri korkuyordum ama, daha sonra sal gnlerini, Nancy'nin amar ykama gn gibi kabul etmeye baladm. Bir kerede her ey olup bitiyor ve artk bir hafta sreyle yaplacak bir ey kalmyor.' demiti.-Bayan Carew sylenenleri pek anlamamt. Kalarn atarak, --Aman ne kadar da harika-- dedi. --Fakat bunun oyunla ilgili bir yann gremiyorum.---Evet, ben de sonra rendim. Bana her eyi anlatt. Batda rahiplik yapan fakir bir babann kzym. Annesi de yokmu. Kadnlar Yardm Dernei tarafndan ve misyoner sandklarndan kanlarla bytlm. Kk bir kzken, bir gn, sandktan bir bebek kmasn istemi. Fakat sandktan bebek yerine ka ka bir ift koltuk denei km. Tabii bu durum karsnda ocukcaz alamaya balam. te o zaman babas ona mutluluk oyununu retmi. Her eyin mutlu olunabilecek bir yan olduunu ona anlatm. Koltuk deneine muhta olmad iin sevinmesi gerektiini sylemi. Bylece, bu bir balang olmu. Pollyanna bunun ok gzel bir oyun olduunu, o zamandan beri de hep oynadn syledi. Bir eyin mutlu olunacak ynn bulmak gletike, oyun daha da gzel oluyormu. Ama, bazen, onun da bandan getii gibi, oyun ok, ama ok zorlayormu.-Bayan Carew, --Ne kadar da harika,-- diye mrldand. Meseleyi hala tam anlam deildi. Della, ban sallayarak: --Oyunun etkisini sanatoryumda sen de grseydin hak verirdin,-- dedi. --Doktor Ames, onun geldii kasabadaki insanlar da ayn ekilde deitirdiini syledi. Doktor Chilton', yani Pollyanna'nn teyzesiyle evlenen adam ok iyi tanyor. Bu evliliin de onun yardm sayesinde gerekletiini sanyor. Onlarn aralarna girip eski aklar bartrm. ki yl veya daha nce Pollyanna'nn babas lm. Kk kz Douya, teyzesinin yanna gndermiler. Kasm aynda bir araba kazas geirmi. Ona artk hi yryemeyeceini sylemiler. Nisan aynda doktor onu sanatoryuma gnderdi. Mart ayna kadar yani yaklak olarak bir yl hastanede kald. Eve kt zaman tamamen iyilemiti. O ocuu grmeliydin! Mutluluuna glge dren bir tek ey vard; o da eve kadar yryemeyiiydi. rendiime gre, btn kasaba onu karlamaya gelmi. Bandolar alnm, bayraklar dalgalandrlm. Fakat Pollyanna'y anlatabilmek ok g. Onu mutlaka yakndan tanmak gerekir. te bu nedenle senin de onu tanman isterdim. Sana ok iyi etkileri olurdu.-Bayan Carew hafife ban kaldrd. Souk bir tavrla, --Gerekten seninle ayn fikirde deilim,-- diye karlk verdi. --Ben deitirilmek istemiyorum. Tedavi edilecek ak yaralarm da yok. Dayanamayacak bir ey varsa, o da uzun suratl bir kn bana tler verip mutlu olunacak bir eyin bulunduunu hatrlatmasdr. Buna asla tahamml edemem...-nlayan bir kahkaha szn yarda kesti. --Oh, Ruth, Ruth!-- diye neeyle haykrd kz kardei. --Pollyanna'y bir grebilseydin. Fakat bilmen gerekir ki Pollyanna'y szle anlatmak olanaksz. Tabii grmeyi de arzu etmeyeceksin.-- Szlerinin burasnda yeniden glmeye balad. Fakat ksa srede ciddileti ve nceki endieli baklarla kz kardeini szd. --aka bir yana, yaplabilecek hibir ey yok mu senin iin?-diye adeta yalvard. Biraz daha gayret gsterip yeni insanlar tanmaya almayacak msn?---Eer istemiyorsam niin gayret gstereyim? nsanlardan bktm. Bilirsin, toplum iinde olmak benim canm skar hep.-- --O zaman niin bir ite almay ya da hayr ileriyle uramay dnmyorsun?-Bayan Carew, sabrszln gsteren bir tavrla, --Della, ekerim, bunu defalarca tarttk seninle. Ben pek ok para yardm yapyorum, bu da yeterlidir. Aslnda lzumundan fazlasn bile verdiimi sanyorum. nsanlar sadakaya muhta klmann doru olmadna inanrm,-- dedi. --Fakat biraz da kendinden bir eyler verebilsen-- diye cesaretle cevap verdi Della. --Eer kendi hayatn dnda baz eylerle ilgilenirsen, her ey ok baka olurdu. Ve...---Rica ederim Della?-- diye szn kesti ablas. --Seni ok severim ve geldiine ok memnun oldum. Fakat bana t verilmesine hi tahammlm yok. Senin, bir melek gibi insanlarn yardmna koup, onlara su vermen ve krlan kafalarn sarman belki gzel bir ey. Bylece Jamie'yi unutabiliyorsun galiba. Fakat ben bunu yapamam. Byle bir i, bana Jamie'yi bsbtn hatrlatp onun da yaralarn saran insanlarn olup olmadn dndrr. Ayrca, her trl insanla karlap kaynamak benim hi de houma gitmez.---Hi denedin mi ki?---Tabii ki hayr!-- diyen Bayan Carew'in sesi olduka hiddetliydi. --O halde nasl bilebilirsin?-- diye soran gen hemire yorgun bir ekilde ayaa kalkt. --Artk gitmem gerekiyor, hayatm. stasyonda arkadalarla buluacaz. Trenimiz on iki otuzda hareket edecek. Eer seni kzdrdmsa beni affet-- diyerek ablasn pt. Bayan Carew, --Sana kzm deilim,-- diye iini ekti. --Fakat eer anlayabilseydin!.-Bir dakika sonra Della Wetherby sessiz ve kasvetli koridorlardan geip sokaa kt. Yz hatlar, adm at ve tutumu yarm saat ncesine gre ok farklyd. Btn uyankl, kvrakl ve yaama zevki kaybolmutu. Bir sre bitkin bir ekilde ayaklarn sryerek yrd. Sonra birden ban arkaya atp derin bir nefes ald ve: --Bu evde bir hafta kalsam lrm,-- diye dnd. --Pollyanna bile bu kasveti datamaz korkarm ki. Ve memnun olaca tek ey bu evde devaml kalmayaca olur.-Fakat, Pollyanna'nn yetenekleri konusundaki bu phe, Della'nn gerek fikri deildi. Nitekim sanatoryuma dner dnmez rendii bir haber, onun ertesi gn uarcasna tekrar elli millik Boston yolculuuna kmasna sebep oldu. Ablasnn evindeki durum tpatp aynyd. Bayan Carew, ona terk ettii andan beri kprdamam gibi geldi. Kz kardeinin onu aknlkla selamlamasna karlk, --Ruth-- diye heyecanla sze balad. --Gelmem gerekiyordu. Bu defa bana boyun eip istediim gibi yapmalsn. Dinle bak. Eer istersen o kk Pollyanna'y buraya getirtebilirsin.-Bayan Carew, --Hayr, getirtmeyeceim!-- dedi. Della Wetherby hi duymamasna devam etti: --Dn sanatoryuma dndmde Doktor Ames'in, Pollyanna'nn enitesi Doktor Chilton'dan bir mektup aldn rendim. Mektupta, doktor, bir kurs iin k aylarnda Almanya'ya gideceini ve eer Pollyanna'y bir yatl okula verebilirlerse karsn da yanna almak istediini yazyormu. Fakat teyzesi, Pollyanna'y yalnz bana okulda brakmak istemiyormu. te tam bize gre bir frsat Ruth. Ben senin Pollyanna'y bu k yanna alp burada bir okula gndermeni istiyorum.---Aman ne sama bir fikir, Della. Sanki burada uralacak bir ocuk istiyormuum gibi konuuyorsun.---O seni hi uratrmaz. imdi on yalarnda olmal. Grebilecein en yetenekli ocuktur Pollyanna.---Ben yetenekli ocuklar sevmem.-- diye aksi bir ekilde cevap veren Bayan Carew birdenbire glverdi. Bundan cesaret alan kz kardei bir kere daha onu ikna etmeye alt. Ya bu teklifin ani ve deiik oluu nedeniyle, ya da Pollyanna'nn hikayesi Bayan Carew'e bir para dokunakl gzkt iin, yarm saat sonra evi terk eden Della, ablasndan Pollyanna'y alkoyacana ilikin sz almt. Ayrlrken Bayan Carew, kz kardeine yle diyordu: --Fakat unutma, o ocuk bana t verip kran borlarm saymaya balarsa, hemen sana gndereceim.-Della ise, --Unutmam, hi merak etme.-- derken, bir yandan da kendi kendine dnyordu: --im yar yarya halloldu saylr. imdi Pollyanna'nn buraya gelmesini salamak kalyor. yle bir mektup yazacam ki, hayr demek ellerinden gelmeyecek!-:::::::::::::::::::: 2 BAZI ESK ARKADALAR Beldngsvlle'de o Austos gn, Bayan Chilton sabah postas ile gelen mektubu kocasna gstermek iin Pollyanna'nn yatmasn bekledi. Bir doktorun hayatnda olaan olan uzun alma saatleri ve iki ev ziyareti yznden zaten ge saatlere kadar kocasn beklemesi gerekmiti. O gece saat dokuz buuk sralarnda doktor, karsnn yanna, oturma odasna girdi. Karsn grr grmez yorgun yz gevedi, fakat ayn anda zihninde bir soru belirdi. --Ne oldu Polly, bir ey mi var?-- diye ilgi ile sordu. Kars mahcup bir ekilde gld. --ey, bir mektuptan bahsetmek istiyordum, fakat sadece yzme bakarak renmeni istememitim.---O halde byle gzkmemelisin, nedir bahsetmek istediin?-Bayan Chilton, tereddtle dudaklarn bzd sonra yanndaki mektubu ald: --Sana okuyacam,-- dedi. --Doktor Ames'in sanatoryumundaki Bayan Della Wetherby'den geliyor.---Pekala, bala bakalm-- diyen doktor karsnn yanndaki divana uzand. Fakat kars hemen okumaya balamad. nce kocasnn boylu boyunca uzanm gvdesini gri yn bir alla rtt. Bayan Chilton evleneli sadece bir yl olmutu ve imdi krk iki yandayd. Aksz ve yalnz geen yirmi yl boyunca biriken efkat ve sevgisini bu bir yllk evlilik hayatna sdrmak istiyordu ou zaman. Evlendii zaman krk be yanda olan ve gemiinde yalnzlk ve sevgisizlikten baka bir ey hatrlamayan doktor da, bu ilgiye asla hayr demiyor, hatta ok memnun gzkyordu. Buna ramen memnuniyetini aka gstermiyordu. Bayan Polly, yalnzlk yllarndan kalma bir alkanlkla, gsterdii ilgi ar bir memnuniyet yaratrsa aknlkla geri ekiliyordu. Bunu fark eden doktor, karsnn kendini rten ellerini hafife okayarak okuduu mektubu dinlemeye koyuldu. Della Wetherby yle yazmt: --Sevgili Bayan Chlton Tam alt defa bu mektuba balang yapmaya altm, fakat her seferinde yazdklarm uygun bulmayp yrttm. Ve sonunda hi balang yapmakszn dorudan doruya sizden istediimi yazmaya karar verdim. Ben Pollyannay istiyorum. Onu almama izin verir misiniz? Sizi ve kocanz geen Mart aynda Pollyannay almaya geldiiniz zaman tanmtm. Fakat sizin beni hatrlayacanz pek sanmyorum. Kk yeeninizi bize emanet etmekten ekinmemeniz iin, beni ok iyi tanyan Doktor Ames'ten kocanza mektup yazmasn rica ettim. Anladma gre, kocanzla Almanyaya gitmeyi arzu etmekle beraber, Polyanna'y yalnz brakmak da istemiyorsunuz. Ben de bu frsat deerlendirip Pollyanna'y alkoymak iin izin vermenizi rica ediyorum. Hatta, onu bize gndermeniz iin yalvaryorum. imdi size bunun nedenlerini yazaym: Kz kardeim Bayan Carew, yalnz, krk kalpli, hayatndan memnun olmayan, mutsuz bir kadndr. Hibir mit nn nfuz edemedii bir kasvet iinde yaamaktadr. una inanyorum ki ona hayat verebilecek tek varlk yeeniniz Pollyanna'dr. Ne olur bunu bir kere denemesine izin verin. sterdim ki Pollyanna'nn sanatoryumda neler yaptn size anlatabileyim. Fakat bunu szle anlatmak olanaksz. Pollyannay szle anlatmann asla mmkn olmadn ok nce anlamtm. Buna aba gsterdiiniz anda, Pollyanna herkese t veren, ekilmez, mnasebetsiz bir kk gibi gzkyor. Halbuki siz ve ben onun asla byle olmadn biliyoruz. Yaplacak tek ey Pollyannay olaylarn iine sokup kendi kendisini anlatmasna olanak vermek. Ben de onu ablamn yanna brakp kendi kendisini tantmasn arzu ediyorum. Tabii ki okula da devam edecek. Fakat bu arada eminim ki kz kardeimin kalbindeki yaralar sala kavuturacak. Bu mektuba nasl son vereceimi bilemiyorum. Aslnda bu, balang yapmaktan daha zor. Korkarm ki hi son vermek istemiyorum. Eer son verirsem, size 'hayr' demek olana salarm korkusu ile durmadan yazmak, yazmak istiyorum. O halde ltfen, eer o korktuum szck dudaklarnza geliyorsa, benim hala yazmaya devam ettiimi ve size Pollyannay ne kadar arzu ile istediimi sylediimi dnn. Umutla bekleyen Della Wetherby---te byle-- diye tamamlad Bayan Chilton. --Bundan daha olaanst ve anlamsz bir mektup duydun mu hi? Byle sama bir istekle karlatn m?---ey, ben o kadar emin deilim,-- dye glmsedi Doktor Chilton. --Pollyanna'y istemenin sama olduu kansnda deilim.---Fakat, bunu anlat tarz garip. rnein, 'Kalbindeki yaray sala kavuturmak' ne demek? Bunu okuyan Pollyanna'y bir eit ila sanabilir.-Doktor iten bir ekilde glp kalarn kaldrd: --Aslnda onun ila olabileceini ben de dnmyor de ilim. Her zaman sylerim, hastalarma bir kutu ila gibi Pollyanna'y reete ile verebilsem diye. Doktor Ames'in dediine gre sanatoryumda kald bir yl boyunca, hastaneye gelen her yeni hastaya ilk i olarak bir doz Pollyanna veriyorlarm.-Bayan Chilton yzn asp, --Doz mu?-- diye sordu. --O halde, onu gndermeyi dnmyor musun?---Gndermek mi? Tabii ki hayr! O ocuu tam anlamyla yabanc olan kiilerin yanna gnderir miyim sanyorsun? Herhalde ben Almanya'dan dnnceye kadar bu hemire; Pollyanna'y ielere koyup, nasl kullanlacana ilikin etiketini de stlerine yaptrr.-Doktor ban tekrar arkaya atp uzun uzun gld. Fakat bir dakika sonra ciddileti ve cebinden baka bir mektup kard. --Ben de bu sabah Doktor Ames'ten bir mektup aldm. stersen sana okuyaym,-- deyip devam etti. Mektup yleydi: --Sevgili Tom, Bayan Della Wetherby bana kendisini ve ablasn sizlere anlatmam iin rica etti. Ben de onlara bebekliklerinden beri tandm iin bunu memnuniyetle kabul ettim. kisi de soylu bir aileden gelen kibar hanmlardr. Bu konuda hibir endieniz olmasn. Aslnda kardetiler: Doris, Ruth ve Della. Doris ailenn kar koymasna ramen John Kent adnda biri ile evlendi. Kent iyi bir aileden olmasna ramen kendisi ie yaramaz bir kiiydi. ok deiik, anlalmas g bir insand. Wetherby'lerin kendisine kar tutumlar onu ok kzdrmt. Bebekleri dnyaya gelinceye kadar iki aile arasndaki ilikiler kesilmiti. Wetherby'ler Jamie adndaki kk olana adeta taparcasna balandlar. Doris ocuk drt yandayken lnce Wetherby'ler Jamie'yi tamamen kendilerine vermesi iin babay ikna etmeye altlar. Fakat Kent, bu srada ocuu alarak ortadan kayboldu. Bundan sonra btn aramalara ramen izi bulunamad. Bu kayp, iki yal Wetherby'yi ksa srede lme gtrd. Ruth daha nce evlenmi ve dul kalmt. Kocas, Carew adnda yal bir zengindi. Evlendiklerinden bir yl sonra ld ve brakt olu da onu izleyen yl iinde ld. Jamie'nin kaybolduu gnden beri Ruth ve Della sadece onu bulmak amac ile yaadlar. Su gibi para harcayp dnyann altn stne getirdiler. Fakat bir sonu alamadlar. Zamanla Della hemirelik yolunu seti. Yeenini hi unutmayp her ipucunu izlemesine ramen; ok baarl, neeli ve akl banda bir hemire oldu. Fakat Bayan Carew olduka deiikti. Kendi ocuunu kaybettikten sonra btn sevgisini kardeinin oluna vermiti. Tahmin edebileceiniz gibi Jamie'nin kaybolmas onu lgna evirdi. Bu sekiz yl nceydi. Bylece Ruth, sekiz yl boyunca elem, kasvet ve ac iinde yaad. Della artk buna bir son vermek zamannn geldiini sylyor ve Ruth'un yeni bir varlk kazanmasna neden olacak kudretin, ancak nee saan kk yeeniniz Pollyanna'da olduuna inanyor. Durum byle olunca, umarm siz de anlay gsterip onun ricasn krmazsnz. Bu arada, Ruth ve kardeinin, karmla benim en eski aile dostlarmz olmalar nedeniyle, ben de gstereceiniz anlay kranla karlayacam. Sevgilerle Charlie Ames-Mektup bittiinde uzun bir sessizlik oldu. Bu sessizlik o kadar uzad ki doktor, yavaa --Evet, Polly,-- diye mrldand. Doktor karsnn yzne yakndan baknca, onun dudaklarnn ve enesinin titrediini fark etti. Bunun zerine kars konuuncaya kadar sessizce bekledi. En sonunda Bayan Chilton, --Acaba Pollyanna'y ne zaman bekliyorlar?-- diye sordu. Bunun zerine doktor Chilton irkildi ve --Yani onu gndereceini mi sylyorsun?-- diye haykrd. Kars isyankar bir tavrla, --Ne demek istiyorsun Tom Chilton? Byle bir mektuptan sonra gndermeyip ne yapabilirim ki? Ayrca, Doktor Ames bunu ahsen istemiyor mu? Onun Pollyanna iin yaptklarndan sonra, istedii hibir eyi reddedemem ben.-Bir yllk damat, --Aman sevgilim, umarm ki doktor, bundan sonra seni de istemeyi dnmyordur,-- diyerek muzip bir ifade ile gld. Kocasna hak ettii kzgn bak ynelten Bayan Chilton, yle devam etti: --Doktor Ames'e Pollyanna'y gndereceimizi yazabilirsin. Ayrca kendisi de Bayan Wetherby'ye, bize gereken talimat vermesini sylesin. Bu ii nmzdeki ayn onundan nce yapmas gerekir. nk sen o tarihte yola kacaksn. Tabii ki, benim de ayrlmadan nce Pollyanna'nn gereken ekilde yerlemesini salamam gerekir.---Pollyanna'ya ne zaman syleyeceksin?---Herhalde yarn.---Ona ne ekilde anlatacaksn?---Tam olarak bilemiyorum. Fakat ne olursa olsun Pollyanna'y martmak istemem. Hibir ocuun da marmas nlenemez, eer bir eit ey...-Doktor, glmseyerek: --zerinde nasl kullanlmas gerektiini yazan bir ila iesi mi demek istiyorsun?-- diyerek szn tamamlad. --Evet.-- diye iini ekti Bayan Chilton. --Her eyin berbat olmasn nleyen tek etmen, Pollyanna'nn yeteneklerinin bilincine varmam oluudur. Bunu sen de biliyorsun.---Evet, biliyorum,-- diye ban sallad doktor. --Tabii ki kasabann yardan ounun mutluluk oyununu oynayp ok daha gzel birer yaantya sahip olduklarn biliyor. Fakat eer Pollyanna bunun bilincine varp en ve nee saan varln kaybederse, tam anlam ile o hemirenin dedii gibi ekilmez olur. Bu nedenle, ne dersem diyeyim herhalde Pollyanna'nn Bayan Carew'i neelendirmek iin gittiini sylemeyeceim,-- diyen Bayan Chilton, kararl bir ekilde doruldu. Kocas: --Ben de bunun akllca bir hareket olduunu kabul ediyorum,-- diye onu onaylad. Ertesi gn konu Pollyanna'ya yle ald: O sabah Pollyanna ile teyzesi salonda yalnz otururken Bayan Chilton, --Sevgili yavrum,-- diye sze balad. --nmzdeki k Boston'da geirmek fikrine ne dersin?---Sizinle mi?---Hayr. Ben enitenle birlikte Almanya'ya gitmeye karar verdim. Fakat Doktor Ames'in yakn bir arkada olan Bayan Carew, senin k Boston'da onunla birlikte geirmeni arzu ediyor. Ben de seni gndermeyi dnyorum.-Pollyanna'nn yz asld. --Fakat teyzeciim, orada ne Jimmy, ne Bay Pendleton, ne Bayan Snow, ne de dier bildiklerim var benim.---Hayr ekerim, fakat buraya ilk geldiin zaman onlar buluncaya kadar gene yalnzdn.-Pollyanna hemen glmsedi: --A, tabii Polly Teyze. Yani demek istiyorsunuz ki, Boston'da da yeni Jimmy'ler, Pendleton'lar beni bekliyorlar olabilir.---Evet, hayatm.---O halde ben de bunun iin memnun olabilirim. Polly Teyze, bazen bu oyunu benden iyi oynadnza inanyorum. Ben Boston'da baz kiilerin, benim onlar bulmak iin bekleyebileceini dnmemitim. Halbuki ne kadar ok insan olmal. Bazlarn iki yl nce Bayan Gray ile Boston'dan geerken tanmtm. Ben buraya gelirken yolda iki saatliine Boston'a uramtk da. stasyonda bir adam vard. Bana nereden su iilebileceini gsteren ok iyi bir insand. Acaba hala orada mdr? Onu tanmak isterdim. Bir de kk bir kzla beraber tatl bir hanm vard. Bana Boston'da yaadklarn sylemilerdi. Kk kzn ad Suzy Smith'ti. Belki onlar da bulabilirim. Bir de bir olan ocuu ile bebekli bir kadn vard. Yalnz, onlar Honolulu'da kalyorlard. Herhalde imdi orada deillerdir. Fakat ne de olsa, Bayan Carew var. Teyzeciim, kim bu kadn? Bizim akrabamz m?-Bayan Chilton, --Aman Pollyanna!-- diye yar glerek, yar mitsizlik iinde sylendi. --ki saniye iinde Honolulu'ya kadar uzanan sratli dncelerini izlemek ne kadar g! Hayr yavrum, Bayan Carew akrabamz deil. Sadece Della Wetherby'nin kz kardei. Sanatoryumdaki Della'y hatrlyor musun?-Pollyanna ellerini rpt. --Bayan Wetherby'nin kz kardei ha! O halde o da fevkalade bir insandr. Ben onu ok severdim. Gzlerinin ve aznn kenarnda, glmsemekten kk krklklar vard. En gzel hikayeleri bilirdi. Sanatoryuma yeni geldii iin bana sadece iki ay bakmt. Fakat ben buna ok memnun olmutum. nk eer oraya gittiimden beri o bakm olsayd, oradan ok daha g ayrlacaktm. imdi onu yeniden bulmu gibi olacam, nk kz kardeini greceim.-Bayan Chilton, nefesini tutup dudaklarn srd. --Fakat Pollyanna'cm, onlarn birbirlerine benzeyeceklerini beklememen gerekir,-- dedi. Pollyanna: --Niin teyze, onlar karde?-- diye gzlerini aarak kar koydu. --Ben kz kardelerin hep birbirine benzediklerine inanrm. Kadnlar Birlii'nde byle iki kz karde vard. Yalnz onlar ikizdiler. Birbirlerine o kadar benzerlerdi ki, Bayan Jones'in burnunda bir siil kncaya kadar, hangisinin Bayan Peck, hangisinin Bayan Jones olduunu anlamak olanakszd. Ben de ona bir gn, kendisi ile kardeini kartrdklarndan yaknrken bunu syledim. Yani, benim gibi ilk nce siile baksalar, ikinizi kartrmazlar dedim. Fakat korkarm ki bu szlerim onu hi memnun etmedi ve cann skt. Halbuki ben iki kardei ayrt edecek bir ey bulmann onu memnun edeceini sanmtm. zellikle kendisi Kadnlar Birlii Bakan olduu iin, onu kardei ile kartrmalarndan hi holanmazd. Her neyse, sonra duydum ki, burnundaki siilden kurtulmak iin her eyi denemi. Hatta bir kuun kuyruuna tuz bile koymu. Fakat ben bunun ne ie yarayacan anlamadm. Polly Teyze, kuun kuyruuna tuz koymak, insanlarn burunlarndaki siilleri geirir mi?---Tabii ki hayr yavrum. Fakat ne ok konuuyorsun Pollyanna, zellikle u Kadnlar Birlii sz alnca.---Sahi mi Polly Teyze?-- diye pimanlkla sordu kk kz. --Bu sizin cannz skyor mu? Aslnda cannz skmay hi istemem. Fakat u Kadnlar Birlii'nden bahsettiim zamanlar, aslnda artk onlarn yannda olmayp kendi teyzemin yannda bulunduum iin memnunluk duyduumu dnn. O zaman cannz sklmaz, siz de mutlu olursunuz, deil mi teyzeciim?---Tabii, tabii yavrum,-- diye glerek ayaa kalkt Bayan Chilton. Birdenbire Pollyanna'nn srekli mutluluundan rahatsz olduu eski gnleri hatrlayarak azap duydu. Bunu izleyen gnler iinde, Boston gezisi ile ilgili mektuplar gidip gelirken, Pollyanna da kasabadaki arkadalarna veda gezmeleri yaparak yolculua hazrlanyordu. Vermont kasabasndaki hemen herkes Pollyanna'y tanyor ve mutluluk oyununu oynuyordu. imdi Pollyanna bir evden kp brne giriyor ve k Boston'da geirecei haberini veriyordu. Polly Teyzenin mutfandaki Nancy'den, tepedeki heybetli evde oturan Bay Pendleton'a kadar herkesten sitem ve znt haykrlar ykseliyordu. Nancy, hanmndan baka herkese, bu Boston gezisinin ok sama olduunu, kendisinin seve seve Pollyanna'y alkoyacan sylemekte tereddt gstermiyordu. Tepede oturan John Pendleton da ayn eyleri sylyordu. Yalnz o, bunlar Bayan Chilton'a da amaktan ekinmiyordu. Bay Pendleton'n Pollyanna'nn arzusu ile evine alp sonradan kendi istei ile evlat edindii Jimmy'e gelince, on iki yandaki bu olan da ok kzgnd ve bunu belli ediyordu. Bir gn duygularn saklamak istediini aa vuran bir ses tonu ile Pollyanna'ya yaklat, --Fakat daha henz geldin,-- dedi. --Neden Jimnmy, geen mart ayndan beri buradaym. Ayrca devaml kalacak deilim. Sadece k geireceim.---Bana ne? Tam bir yl burada yoktun. Eer hemen gideceini bilseydim seni bando ve bayraklarla karlamaya yanamazdm.---Niin Jimmy Bean?-- diye honutsuzluk ifade eden bir tavrla cevap verdi Pollyanna. Sonra krlan gururunun yaratt bir stnlk edas ile devam etti, --Ben sizden beni bando ve bayraklarla karlamanz istememitim. Ayrca konuurken yanl yapmamaya dikkat edersen daha iyi olur; 'sana' szcn yanl kullandn.---Yanl syledimse ne olmu?-Pollyanna'nn gzleri hayretle byd. --Sen geen yaz Bay Pendleton konuman dzeltmeye alrken, bana da yanllarn sylememi tembih etmitin.---Eer sen de yapacak hibir ii olmayan ve seninle ilgilenen bir sr yal kadn arasnda byyecein yerde, benim gibi kt bir kszler yurdunda yetiseydin ok daha byk yanllar yapardn.---Niin Jimmy Bean?-- diye parlad Pollyanna. --Kadnlar Birlii'ndeki bayanlar hi de yal deildi. Yani ou yal deildi. Ve...---yleyse ben de Jimmy Bean deilim,-- diye szn kesti kk olan. --Deil misin, ne demek istiyorsun?-- diye sordu Pollyanna. --Bay Pendleton beni kanunen evlat edindi. Ta bandan beri istemi bunu, ama sras ancak gelmi. imdi her i bittii iin benim de adm Jimmy Pendleton oldu. Ona da --John Amca-- demek gerekiyor. Fakat hala tam alamadm buna.-Olan hala kskn konuuyordu, fakat Pollyanna'nn kzgnl tamamen gemiti. Ellerini rparak konutu: --Ne kadar gzel. imdi senin de sana nem veren akrabalarn var. Ayrca isminiz ayn olduu iin, bu akrabaln doutan olmadn kimseye izah etmene gerek yok. ok, ama ok mutluyum bunun iin.-Olan aniden oturduklar duvardan frlayp yrmeye balad. Yanaklar kpkrmz olmu, gzleri de yalarla parlamaya balamt. Hayatndaki her eyi Pollyanna'ya borluydu. Buna ramen ona neler demiti az nce. Kk bir taa hrsla tekme att. Gzlerindeki yalarn yuvarlanmas korkusuyla bir daha, bir daha vurdu. Daha sonra baka bir ta alp btn gc ile frlatt. Bir dakika sonra hala duvarda oturan Pollyanna'nn yanna dnd. --Bahse girerim ki u aadaki am aacna ben senden nce varrm,-- diye onu kkrtt. Pollyanna, --Ben de yapamayacana bahse girerim,-- diye haykrarak kalkt. Her eye ramen yar yaplmad. nk Pollyanna, hzl komasnn ona hala yasak olduunu tam zamannda hatrlad. Fakat artk Jimmy buna aldrmyordu. Yanaklar krmzln kaybetmi, gzlerindeki yalar da kurumutu. Jimmy eski benliini bulmutu. :::::::::::::::::::: 3 BR DOZ POLLYANNA Eylln 8'i, yani Pollyanna'nn gelecei gn yaklatka Bayan Carew gittike daha huzursuz ve sinirli oluyordu. ocuu kabul etme kararndan hemen sonra piman olmutu. Yirmi drt saat gemeden kardeine yazp bu ziyareti nlemek istemiti. Fakat Della bunun iin ok ge kaldn, kendisinin ve Dr. Ames'in Chilton'lara mektup gnderdiklerini bildirmiti. Bundan az sonra Della, Bayan Chilton'un izin verdiini ve birka gne kadar Boston'a gelip Pollyanna'nn okula kayt ve bu gibi ileriyle uraacan duyurdu. Tabii ki artk olaylar akna brakmaktan baka yol kalmamt. Bayan Carew bylece isteksiz bir ekilde her eye boyun edi. Bayan Chilton ve Della geldii zaman olduka medeni davrand. Fakat bu ziyaretin ok ksa oluu ve sadece i konular ile ilgili kal onu rahatlatt. Pollyanna'nn geliinin, ayn sekizinden sonraya kalmay bir bakma iyi oldu. nk geen her gn Bayan Carew, 'Niin Della'ya uydum?' fikri ile gitgide daha huysuz ve sabrsz oluyordu. Della ablasnn bu ruh halini fark etmiti. Dtan cesur grnmesine ramen iinden korkuyordu. Tek midi Pollyanna'dayd. te bu nedenle kk kzn bu mcadeleyi yalnz bana, yardmsz yapmas iin Pollyanna geldikten az sonra bir i bahane ederek oradan ayrld ve istasyonda Bayan Carew ile onu yalnz brakverdi. Bylece Bayan Carew daha fazla dnmeye frsat bulmakszn kendisini kk kzla ba baa buluverdi. --Fakat Della, gidemezsin, ben yapamam...-- diye Bayan Carew kz kardeinin arkasndan akn bir ekilde bard. Della duyduysa bile duymazlktan geldi. Bunun zerine Bayan Carew kzgn ve can sklm bir ekilde yanndaki ocua dnd. Pollyanna, --Ne yazk, duymad galiba,-- dedi. --Ben de onun gitmesini hi istemiyorum. Fakat imdi siz varsnz, bunun iin memnun olabilirim.-Bayan Carew, hi de cana yakn olmayan bir tarzda cevap verdi: --Evet, ben varm, sen de varsn. Gel bu taraftan gideceiz.-Pollyanna yumuak ballkla dnd ve Bayan Carew'in yannda yrmeye balad. Geni istasyonda ilerlerken, bir, iki kere endieli bir ekilde yanndaki hanmn glmeyen yzne bakt. Sonunda tereddtle konutu: --Herhalde benim gzel olmam bekliyordunuz?---Gzel mi?-- diye hayretle tekrarlad Bayan Carew. --Evet, yani bukleli falan. Tabii siz de benim nasl olacam merak etmisinizdir. Ben kardeinizi tandm iin, sizin iyi ve gzel olacanz biliyordum. Fakat siz, rnek olacak kimse gremediiniz iin, benim nasl olduumu bilemezdiniz. Tabii ki u illerle hi de gzel saylmam. Gzel bir kz beklerken benimle karlamak hi ho bir ey deil, ve...-Bayan Carew, --Sama-- diye ocuun szn kesti. --Haydi gel, imdi eyan alacaz, daha sonra eve gideceiz. Kardeimin de bizimle geleceini umuyordum, fakat bir gecelik olsa kalmay uygun grmemi olsa gerek.-Pollyanna glerek ban sallad: --Haklsnz. Fakat belki de elinde deildir? Herhalde birisi istemitir onu. Sanatoryumda her an onu isteyen birisi olurdu. nsanlar hep sizi isterse bu can skc olur herhalde. nk hi kendi banza kalamazsnz. Gene de buna memnun olabilir, nk bakalar tarafndan istenmek gzel bir Cevap kmad. Bayan Carew belki de hayatnda ilk defa olarak 'Dnyann herhangi bir tarafnda kendisini gerekten isteyen birisi var m?' diye dnmekteydi. Tabii ki o, kimse tarafndan istenmeyi arzu etmezdi. Bu son dnceyle arabuk kendini toplad ve ask bir yzle ocua bakt. Pollyanna bu bak fark etmedi. O, yanndan telala geen kalabala bakyordu. --Aman Allahm, ne ok insan var! Hatta geen sefer burada grdmden daha fazla diyebilirim. Fakat her tarafa bakmama ramen, geen defa grdm hi kimseyi gremedim henz. Tab bebekli hanm Honolulu'da oturuyordu onun iin imdi burada deildir. Ama Susie Smith, Boston'da kalyordu. Belki de onu tanyorsunuzdur. Susie Smith'i biliyor musunuz acaba?-Bayan Carew, --Hayr, tanmyorum,-- diye cevaplandrd. --yle mi? ok iyi ve gzel bir kzdr. Siyah bukleleri falan vard. Benim cennete gidince sahip olacam salar gibi. Her neyse, belki onu bulup size tantrabilirim. Aman Allahm, ne kadar gzel bir otomobil!-- diye hayranlkla szn tamamlad Pollyanna. Kapsn niformal bir ofrn at ahane bir arabann nnde durmaktaydlar. ofr glmsemesini saklamak istediyse de pek baarl olamad. Bayan Carew, otomobillerin insan bir skc yerden dier skc bir yere gtrmekten baka ie yaramadklarna inanan bir insann bezginliiyle konutu: --Evet ona bineceiz.-- Sonra ofre dnp, --Eve gidiyoruz Perkins-- diye ekledi. Bir mal sahibinin sesindeki havay fark eden Pollyanna hayretle, --Aman Allahm, bu araba sizin mi?-- diye sordu. --Ne ahane! O halde siz fena halde... ey, yani ok zengin olmalsnz. Herhalde Kadnlar Birlii'ndeki White'lar gibi evleri batan aa hal deli olup, pazar gnleri dondurma yiyenlerden ok daha zengin. Eskiden ben zenginliin bu olduunu sanrdm. Halbuki imdi, gerekten zengin olann, elmaslara, krklere ipek ve kadife elbiselere, hizmetilere ve bir otomobile sahip olduunu biliyorum. Siz bunlara sahip misiniz?-Bayan Carew, belli belirsiz bir glmseme ile itiraf etti, --E... Evet, sanrm ki sahibim.-- Pollyanna bilgi bir ekilde ban sallayarak, --O halde tabii ki zenginsiniz,-- dedi. --Polly Teyzem de zengindir. Yalnz onun otomobil yerine bir atl arabas var. Aman Allahm, ben byle eylere binmeye baylyorum!-- diye sevinle zplad ve devam etti: --Ben daha nce hi otomobile binmedim. Sadece bana arpan araba, beni hemen sonra alp gtrmt. Fakat o zaman tabii ki bundan pek holanmamtm. Ondan sonra hi binmedim. Polly Teyzem otomobilleri hi sevmiyor. Fakat enitem ok seviyor ve bir tane almak istiyor. Onun mesleinde arabann ok gerekli olduunu sylyor. Biliyorsunuz enitem doktordur. Kasabadaki btn dier doktorlar araba sahibi oldular. Teyzem bu fikri hi beenmiyor. Enitemin arzu ettiini yapmasn istemekle beraber, teyzem kendi dediinin olmasn istiyor. Anladnz m?-Bayan Carew birdenbire gld ve: --Evet yavrum, galiba anladm,-- diye gzleri parlayarak cevap verdi. Pollyanna memnun bir ekilde iini ekti. --ok gzel, anlayacanz biliyordum, fakat yine de kulama olduka kark geldi sylediklerim. Teyzem kendisine arpacak baka araba olmazsa ve tek araba onun olursa alacakm. Fakat... Aman Allahm, ne ok ev var!-- diye gzleri byyerek etrafna bakt. --Bunlarn hi sonu gelmez mi? Ama istasyondaki ve sokaklardaki bir sr insann oturmas iin birok da ev gerekli. Ve tabii insanlarn ok olduu yerde, renilecek de pek ok yeni ey vardr. Ben insanlar ok severim. Siz de sever misiniz?---nsanlar sevmek mi?---Evet, sadece herkesi, herhangi birisini demek istedim.---Hayr, Pollyanna, sevdiimi syleyemem,-- diye kalarn atarak cevap verdi Bayan Carew. Gzlerindeki parlaklk gitmiti. Kuku ile baklarn Pollyanna'ya evirdi. inden --imdi t vermeye balar herhalde. Kardeim Della gibi, insanlarn arasna karmann yararlarndan bahsedecek,-- diye dnd. Pollyanna iini ekerek, --yle mi, ben ok severim,-- dedi. --Hepsi ok iyi ve deiiktir. Burada iyi ve deiik olan pek ok insan olmal. Buraya geldiim iin ne kadar memnunum bilemezsiniz. Bayan Della'nn kardei olduunuzu renir renmez, buraya geleceime memnun olmutum. Bayan Della'y ok severim. Onun iin sizi de seveceimden eminim. Kz kardeler hep birbirine benzer, hatta Bayan Jones ve Bayan Peck gibi ikiz olmasalar bile. Fakat onlar burunlarndaki siil bakmndan pek birbirlerine benzemiyorlard. Sanrm neden bahsettiimi bilmiyorsunuz. Durun anlataym.-- Bylece ahlaki konularda uzun bir nutuk ve bir yn t bekleyen Bayan Carew, hayretle Kadnlar Birlii'ndeki Bayan Peck'in siillerinin yksn dinlemeye koyuldu. yk bittii zaman otomobil Commonwealth Caddesi'ne dnmt. Pollyanna, ortasnda boylu boyunca bir im kua olan bu geni caddeye hayranlkla bakp, dier dar sokaklardan sonra burasnn ne kadar gzel olduunu sylyordu. Sevinle konutu: --Herhalde herkes burada oturmak ister.---Olabilir fakat pek mmkn olmaz,-- diye cevaplandrd Bayan Carew. Pollyanna kadnn yzndeki ifadeye yanl bir anlam vererek onun bu caddede oturmadndan dolay zgn olduunu sand ve szlerini deitirdi. --Yani dar sokaklar irkin demek istememitim. Ayrca kar komudan bir ey dn istemek zere gittiiniz zaman, uzun bir yol katetmeyeceiniz iin memnun olabilirsiniz.-Ayn anda arabann heybetli bir kapnn nnde durduunu gren Pollyanna Bayan Carew'e dnd: --Siz burada m oturuyorsunuz?-Bayan Carew sinirli bir ekilde karlk verdi: --Tabii ki burada oturuyorum.---Oh, byle gzel bir evde oturduunuz iin kim bilir ne kadar mutlusunuzdur deil mi?-- diyen kk kz nee ile kaldrma frlad. Bayan Carew cevap vermedi. Ask bir yzle arabadan kt. Be dakika iinde Pollyanna ikinci defa olarak szlerini dzeltti, --Yani gururdan doan bir mutluluk demek istedim,-diye endieyle Bayan Carew'in yzne bakt. --Siz de Polly Teyzemin bazen dnd gibi anlam olabilirsiniz. Yani ben bakalarnn sahip olmad eylere sahip olmann yaratt bir mutluluk demek istemitim. Sadece pek doru olmasa da insana, barp haykrmak ve kaplar arpmak arzusu veren bir mutluluu kastetmitim,-- diye ayaklarnn ucunda dans ederek szlerini tamamlad. ofr arkasn dnp araba ile ilgilenirken, Bayan Carew ayn ask yzle merdivenleri kmaya balad. --Gel Pollyanna,-diyerek souk bir sesle sylendi. Be gn sonra Della Wetherby, kardeinden gelen mektubu heyecanla at. Pollyanna'nn Boston'a varndan beri gelen ilk mektuptu bu. Bayan Carew yle yazmt: --Sevgili Kardeim, Allah akna Della, yanma almam iin srar ettiin bu ocuk hakknda neden bana bilgi vermedin? akna dndm. Onu geri gndermem mmkn deil. kere bunu denedim, fakat her defasnda, ben daha sze balarken burada ne kadar iyi vakit geirdiini, ne kadar mutlu olduunu ve benim teyzesi Almanya'dayken onu yanma almakla ne byk iyilik gsterdiimi syleyerek buna engel oldu. imdi, Allah rzas iin syle, btn bunlardan sonra ben nasl olur da dnp 'Ltfen evine gider misin? Seni istemiyorum' diyebilirim? in garibi, sanmyorum ki onu burada istemediimi idrak etmi olsun. Ben de bunu ona anlatamyorum. Tabii ki t vermeye balayp kretmem gereken eyleri sayp dkerse onu geri gndereceim. Buna asla izin vermeyeceimi sana en banda sylemitim. ki defa t vermeye balayacak sandm, fakat her seferinde kendisini byten Kadnlar Birlii hakknda sama bir hikaye ile szlerini tamamlad. Bylece nutuk ertelenmi oldu. Tabii bu onun kalmasn salad. Gerekten Della, bu ocuk ekilmez bir varlk. lk nce eve hayran oldu. Buraya geldii ilk gn, bana kendisine her oday gstermem iin yalvard. Aynca 'btn fevkalade eyleri' grebilmek iin her bir panjur alana kadar ii rahat etmedi. Btn bunlar, dediine gre, Bay Pendleton, her kimse, onunkilerden daha da gzelmi. Galiba Beldingsville'de oturan birisi. Her neyse, u kadarn rendim ki, Kadnlar Birlii yelerinden birisi deil. Kiralk rehberler gibi bir odadan brne komam yetmiyormu gibi, bana daha ne yapsa beenirsin? Yllardan beri giymediim beyaz atlas bir gece elbisemi bulup, bunu mutlaka zerime giymem iin yalvarmaya balad. Ben de giydim. Bunu niin yaptm bilemiyorum, fakat kendimi onun ellerinde aresiz buldum. Fakat bu sadece bir balang oldu. Daha sonra neyim var neyim yoksa hepsini grmek iin yalvard. Misyoner sandklarndan kan elbiselerin ne kadar bol geldiini falan anlatrken yle komikti ki, kendimi glmekten alkoyamadm. Aslnda bu zavall ocuun giymek zorunda kald berbat eyleri dndke iin szlad. Tabii ki elbiselerden sonra sra mcevherlere geldi. ki elmas yzm grnce o kadar grlt etti ki, srf hayretten gzlerinin darya uradn grmek iin mcevher kutumu averdim. Della, ocuk ldrd zannettim. Ne kadar bileziim, yzm, kpem, kolyem, inelerim varsa bana takt, taktrd. Nihayet kendimi; incili, elmasl, zmrtl, yakutlu bir Hint ilahesi gibi orada oturur buldum. Hele o cretkar ocuun etrafmda dnerek, 'Oh ne fevkalade, ne ahane, sizi bir ipe balayp cama asmak isterdim,' diye ark sylediini iitince akna dndm. Tam ne demek istediini soracaktim ki, kendini yere atp alamaya balad. Neden aladn tahmin edebilir misin? Gren gzleri olduu iin, mutluluundan alam. Buna ne dersin? Tabii ki hepsi bununla bitmiyor. Bu sadece bir balang. Pollyanna buraya geleli sadece drtgn oldu. Fakat bu gnlerin dakikasn bile ziyan etmedi. Arkadalar arasnda evimdeki hizmetiler ve uaklardan baka py, gazeteciyi ve polisi sayyor. Bunlarn hepsi Pollyanna'nn bysne kaplmlar. Rica ederim beni de ayn bynn etkisine girmi sanma. Sz verdiimden dolay kendimi mecbur hissetmesem, bu ocuu derhal sana gndereceim. Onun bana Jamieyi unutturmasna gelince, buna olanak yok. nk onun varl Jamieyi daha ok hatrlatyor. Fakat dediim gibi t vermeye balayana kadar, onu burada alkoyacam. Buna balad an sana gndereceim. Fakat u ana kadar t vermi deil. Seni seven ablan, Ruth-Della Wetherby ablasnn mektubunu katlarken glmekten krlyordu. --Daha t vermeye balamad yle mi? Oh, Ruth, gene de itiraf ediyorsun ki her oday ve her panjuru ap, saten elbiselerini giyip, mcevherlerini takmsn. Hem de Pollyanna geleli daha bir hafta olmad. Yine de t vermemi, tabii ki yle!-:::::::::::::::::::: 4 OYUN VE BAYAN CAREW Boston'u tanmak Pollyanna iin yepyeni bir tecrbeydi. Fakat bunun yan sra Pollyanna'y tanmak da, Boston'lular iin byk deiiklik saylrd. Pollyanna Boston'u ok sevdiini sylyor fakat arkasndan da --Bu kadar byk olmasa daha iyi olurdu-- diye ekliyordu. Dncelerini geldiinin ertesi gn Bayan Carew'e yle aklamt: --Her taraf grp renmek istiyorum. Fakat Boston tpk Polly Teyzenin yemek ziyafetlerine benziyor. Yenecek o kadar ok ey, yani grlecek o kadar ok ey oluyor ki, nereden balayacama karar veremiyorum.---Tabii birok eyin, yani gzel eylerin bir arada olmas ho bir ey. Fakat Polly Teyzemin ziyafetlerindeki pasta ve tatl bolluunun, bazen dier gnlerde de olmasn isterdim. Boston iin de ayn eyi dnyorum. sterdim ki, Boston'un bir ksmn alp Beldingsville'e gtrebileyim. Bylece gelecek yaz kefedilecek bir yn yeni ey bulabilirim. Fakat tabii ki bu olamaz. ehirler pastalara benzemezler. Her neyse, pasta bile saklanrsa bozuluyor. Bunu bir kere denemitim, ama pastann kremas kurumutu. yle sanyorum ki pastalarn ve yeniliklerin tadn karmak, ancak belirli bir sre iinde mmkn oluyor. te bu nedenle, burada olduum sre iinde grebileceim her yerini tanmaya alacam Boston'un.-Pollyanna, dnyay tanmann uzak lkelerden baladna inanan birok insann aksine, Boston'u tanmak iine en yakn evresinden balad. Yani imdiki evinin bulunduu Commonwealth Caddesi'ni dolamakla ie balad. Bu geziler ve okul devleri onu uzunca bir zaman megul etti. Grlecek ve renilecek o kadar ok ey vard ki. Duvarlardaki kk elektrik dmelerinden, aynalar ve resimlerle dolu geni ve sessiz balo salonuna kadar her ey ok gzel ve grkemliydi. Ayrca tanyabilecei pek ok deiik insan da vard. Bayan Carew'den baka, temizlik ilerini yapp, her gn Pollyanna'y okula gtrp getiren Mary, mutfaktan dar kmayp yemek piiren Brigitte, sofrada servis yapan Janie, arabay kullanan Perkins, hep deiik ve fevkalade insanlard. Pollyanna bir pazartesi gn gelmiti. Onu izleyen ilk pazar gn sabah nee ile merdivenleri indi. --Ben pazar gnlerine baylrm,-- diye heyecanla belirtti. --yle mi?-- diye cevap veren Bayan Carew'in sesi, hibir gn sevmeyen bir insann bezginliini tayordu. --Evet, kiliseye ve pazar merasimine baylrm. Siz de sever misiniz?---ey; yani-- diye kekeledi Bayan Carew. Kiliseye ve pazar trenine hi gitmezdi. Pollyanna ciddi bir sesle devam etti: --Ben kiliseyi ok severim. nk babam bir rahipti. imdi annemle beraber cennette olmasna ramen, ben ou zaman onun burada olduunu hayal ederim. Bunu dnmek en ok kilisede rahip konuurken kolay oluyor. Gzlerimi kapayp babamn konutuunu dnyorum. Hayal edebilmek ne gzel ey deil mi?---Ben pek emin deilim bu konuda.---Fakat, dnn hayal ettikleriniz, gereklerden ne kadar daha gzeldir. Tabii sizin hayatnzda olan her ey ok gzel olduu iin hayal etmeseniz de olur.-Bayan Carew kzgn bir ekilde konumaya balarken Pollyanna hzla devam etti: --Tabii, benim hayatmdaki her ey de imdi ok daha gzel. Fakat bacaklarmn sakatland aylar boyunca, btn gcmle hayal etmem gerekiyordu. imdi de hayal ettiim baz eyler var. rnein babam. Bugn de rahibin yerinde babamn konutuunu dneceim. Kiliseye ne zaman gidiyoruz?---Gitmek mi, fakat ben...-- Bayan Carew boazn temizleyip kiliseye gitmeyeceklerini syleyecekken, Pollyanna'nn kendinden emin kk yzn ve mutluluk dolu gzlerini grnce bunu yapamad. Onun yerine adeta krgn bir ifadeyle: --ey, eer yryeceksek onu eyrek gee kmamz gerekir. Kilise olduka yakndr,-- diye szn.tamamlad. Bylece Bayan Carew, bu gzel Eyll sabah, paraca devaml yardm ettii halde, aylardan beri yaknndan gemedii grkemli kilisedeki yerini ald. Pollyanna iin o pazarki kilise treni ok mutluluk verici oldu. lahilerin yumuak mzii, renkli camlardan szlen klar, rahibin gl sesi, dinleyen kalabaln saygl sessizlii onu ok duygulandrd. --Ah, Bayan Carew, her gn teker teker yaamaya mecbur olmak ne gzel ey!-- Bayan Carew, yzn asp sert bir bak frlatt. Kilisede dinlemeye mecbur kald tler onu olduka bktrmt zaten. imdi de bu ocuun nutuklarn m dinleyecekti? Ayrca, --Her gn teker teker yaamak-- fikri de kardei Della'nn prensiplerinden birini hatrlatyordu ona. Della, sk sk: --Her dakikay teker teker yaa Ruth, insan dakika dakika yaarsa olaylara tahamml kolaylar,-- demez miydi? Bayan Carew, ters bir ekilde, --Sonra?-- diye sordu. Pollyanna, --Evet-- diye dncelerini anlatmaya koyuldu. --Bir dnn, eer dn, bugn ve yarn bir arada yaasaydm ne olurdu? Bu kadar gzel ey bir arada. Fakat ok kr ki dn yaadm, bugn imdi yayorum ve yarn henz balamad. Gerekten Bayan Carew, eer gnlerden pazar olmasayd ve sabah bu kadar sessiz gemeseydi imdi haykrarak dans ederdim. Fakat kendimi tutmam gerek. Eve gidince en neeli ilahiyi bulup syleyeceim. Siz neeli bir ilahi biliyor musunuz?---Hayr, bildiimi sanmyorum,-- diyen Bayan Carew, hayal krklna uramt. Mutsuzluklara tahamml iin gnleri teker teker yaamas gerektii dn beklerken, iyi ve gzel eylerin okluuna kar, gnleri teker teker yaamak fikri onu akna evirmiti. Ertesi sabah Pollyanna, okula ilk defa yalnz gitti. Artk yolu iyice renmiti. Okul eve yaknd. Okulunu ok seviyordu. Sadece kzlar iin retim yapan zel bir okuldu bu ve Pollyanna iin yepyeni bir tecrbe saylrd. Pollyanna yeni tecrbelere baylrd. Fakat Bayan Carew, yeniliklerden hi holanmazd. Son gnlerde art arda yeni olaylarla karlayordu. Bu onu ok rahatsz etmeye balamt. Hatta rahatsz olmann tesinde ileden kyordu. Fakat itiraf ediyordu ki, bunun nedenini sorsalar --Pollyanna'nn devaml mutluluu-- demesi gerekecekti. Oysa Bayan Carew, byle bir cevap vermek istemezdi. Gene de Della'ya yazd mektuplarda --mutluluk-- kelimesinin sinirlerini bozduundan ve bu szc bir daha duymak istemediinden bahsediyordu. Bunun yan sra Pollyanna'nn hala t vermeye balamadn ve oyunu oynamasn bir kere bile teklif etmediini yazyordu. Yalnz kendisini, devaml mutsuzluunu fark etmeyip her eyden memnun bir insan olarak kabul etmesi onu ok rahatsz ediyordu. Pollyanna'nn geliinden iki hafta gemiti ki, Bayan Carew'in bu rahatszl iddetli bir patlama ile kendini gsterdi. Nedeni, Pollyanna'nn Kadnlar Birlii hakknda anlatt hikayelerden birinin sonu oldu. --Oyunu oynuyordu o da, Bayan Carew. Fakat herhalde siz oyunun ne olduunu bilmiyorsunuz. ok gzel bir oyundur. Durun size anlataym.-Fakat Bayan Carew ellerini kaldrarak, --htiya yok Pollyanna, oyunun ne olduunu biliyorum. Kardeim anlatmt. Ben bunun zerinde durmak istemiyorum.-Tabii Bayan Carew, sizin iin demek istemedim. Siz oynayamazsnz zaten. --Oynayamaz mym?-- diye isyan etti Bayan Carew. Ona gre sama olan bu oyuna hevesli olmamakla beraber, yapamayacan duymak onu ileden karmt. --Tabii, anlamyor musunuz, oyuna gre her eyden memnun olunacak bir taraf bulmak gerekir? Fakat sizin hayatnzda zaten her ey memnun edici. Yani oynanacak bir oyun kalmyor. yle deil mi?-Bayan Carew kzard. Galiba fke ile gerekenden fazlasn sylemiti. --Bak Pollyanna, oynayamam, nk hibir eyde memnun olunacak bir taraf gremiyorum.-Pollyanna hayretle donakald. Sonra akn bir ekilde, --Nasl olur Bayan Carew?-- dedi. Bayan Carew, karsndaki kn t vermesine asla izin vermeyecei konudaki kararn unutarak onu buna zorlad. --Syle, mutlu olunacak neyim var benim?-Pollyanna, bu szlere inanamamann verdii aknlkla mrldand: --Nasl olur, mutlu olmak iin her eyiniz var. lk nce bu gzel ev var.-- . --Buras sadece yiyip iip, uyunacak bir yer. Bense ne yiyip imek, ne de uyumak istiyorum.-Pollyanna, --Fakat btn bu fevkalade eyler var-- diye kekeledi. --Ben hepsinden bktm artk.---Sizi her yere gtrebilecek otomobiliniz var.---Ben hibir yere gitmek istemiyorum.-- Pollyanna, nefes nefese devam etti, --Fakat grebileceiniz insanlar ve gzel eyleri dnn bir kere.---Onlar beni ilgilendirmiyor Pollyanna.-Pollyanna tekrar hayretle bakakald, yzndeki endieli ifade daha belirginleti. --Fakat Bayan Carew, anlamyorum,-- diye sylendi. --Daha nce insanlarn hayatndaki zc durumlarda oyun oynamak gerekiyordu; ve bunlar ne kadar g durumlar olursa, oyunu oynamak da o kadar zevkli oluyordu. Fakat kt hibir ey olmayan yerde, ben bile bu oyunu nasl oynayacam bilemiyorum.-Bayan Carew uzunca bir sre cevap vermedi ve pencereden darsn seyretti. Yava yava yzndeki hiddet ve isyan ifadesinin yerini mitsiz bir keder ald. Ar ar konumaya balad: --Pollyanna, bunu sana anlatmak istemiyordum. Fakat artk kararm deitirdim. Sana niin sahip olduum gzel eylerin beni mutlu edemediklerini syleyeyim.-Bylece sekiz yl nce hibir iz brakmadan kaybolan drt yandaki yeeni Jamie'nin hikayesini anlatt. Hikaye bittii zaman Pollyanna yal gzlerle konutu: --Ondan sonra kendisinden hibir haber alamadnz m?---Hibir ekilde.---Fakat onu bulacaz Bayan Carew. Eminim ki bulacaz.-Bayan Carew kederle ban sallad. --Fakat bulamyorum yavrum. Hatta yabanc lkelerde bile aratrma yaptm.---Ama bir yerde olmas gerek.---lm olabilir Pollyanna.-Pollyanna isyanla haykrd: --Hayr Bayan Carew. Ltfen byle sylemeyin. Onun yaadn dnelim, eminim bu ok daha yardmc olur. Onun yaadn dnrsek, bulacamz dnmek de mmkn olur. Bu bize ok daha fazla g verir.-Bayan Carew, --Korkarm ki ld Pollyanna,-- diyerek alamaya balad. Pollyanna endie ile sordu: --Bunu kesin olarak bilmiyorsunuz deil mi?---Hayr.---O halde, sadece hayal ediyorsunuz,.-- diye Pollyanna gvenle devam etti. --Onun lm olduunu hayal edebildiinize gre, yaadn da hayal etmeniz mmkn. Ve bunu dnmek ok daha ho. Eminim, bir gn onu bulacaksnz. Aa, Bayan Carew, siz de oyunu oynayabilirsiniz artk. Her geen gn, sizi Jamie'yi bulacanz gne yaklatryor, diye memnun olabilirsiniz. Anlyor musunuz?-Fakat Bayan Carew anlamyordu. Yorgun bir ekilde ayaa kalkt. --Hayr yavrum, hayr, sen anlamyorsun. imdi ltfen kitap oku ya da baka bir ey yap. Yalnz kalmak istiyorum. Bam ok aryor.-Pollyanna, endieli ve ciddi bir yzle yavaa odadan dar kt. :::::::::::::::::::: 5 POLLYANNA YRYE IKIYOR Pollyanna geldiinin ikinci cumartesi unutulmayan gezintisini yapt. O gne kadar okula gidip gelmek dnda hi yalnz yrye kmamt. Bayan Carew, Pollyanna'nn yalnz bana Boston'u kefe kabileceini tahmin etmediinden, bunu yasak etmemiti. Halbuki Pollyanna'nn Beldingsville'de kefettii en byk elence, kasabann eski sokaklarn dolap yeni arkadalar ve maceralar aramakt. O cumartesi gizn de bayan Carew, sk sk olduu gibi, --Ltfen yavrum, git ve istediini yap, sadece bana daha fazla soru sorma,-- demiti. O gne kadar Pollyanna kendi bana kald zamanlar, evin iinde onu oyalayacak pek ok ey bulmutu. Vaktini geirecek bir ey bulamad zamanlar Mary, Jennie, Brigitte ve Perkins ile zaman geiriyordu. Fakat o gn Mary'nin ba aryor, Jennie diki dikiyor, Brigitte yemek piiriyor, Perkins ise ortalarda gzkmyordu. Ayrca, bu gzel leden sonra, ev iinde hibir ey; ona dardaki parlak gne ve temiz hava kadar ekici gzkmemiti. Bylece Pollyanna kendisini darya atmt. Yry yapmak iin ok gzel bir gnd ve bugne kadar gerek bir yry yapm saylmazd. Okula gidi geli, yry yerini tutmuyordu. imdi tam bir yrye kmaya karar verdi. Herhalde Bayan Carew bir ey demezdi. 'Soru sormamak artyla ne yaparsan yap,' dememi miydi? nnde koskoca bir leden sonra vard. Dnn, bir leden sonra boyunca neler yaplmazd ki? Nee ile srayarak dnd ve caddeden aaya yrmeye balad. Rastlad insanlara tatl tatl glmsyordu. Glmsemesine karlk gelmemesi, onu hayrete drmyor, fakat hayal krklna uratyordu. Boston'da buna almt artk. Fakat yine de birisi ona karlk verir umuduyla glmsemesine devam ediyordu. Bayan Carew'in evi, caddenin bitimine yaknd. Bu nedenle Pollyanna az sonra kendini bir drtyol aznda buldu. Caddenin karsnda, Pollyanna'nn o gne kadar grd en gzel bahe parldyordu; Boston Belediye Park. Pollyanna tereddtle nndeki gzellii seyretti. Burasnn zengin bir bay ve bayann zel mallar olduuna dair en kk bir phesi yoktu. Sanatoryumda kalrken Dr. Ames ile beraber evine gittikleri bir hanmn da buna benzer bir bahesi vard. imdi bu bahede gezmeyi ok arzu ediyor, fakat buna hakk olmadn dnyordu. Geri orada gezen birok insan vard, fakat bunlar davetli misafirler olabilirdi. Buna ramen nnde yryen bir grup insann duraklamadan parka girdiklerini grnce, kendisi de ayn eyi yapmaya karar verdi. Bylece caddeyi geip bu enfes baheye girdi. Yakndan manzara daha da byleyiciydi. Aalarn tepesindeki dallarda kular tyor, yanndan sincaplar geiyordu. Orada burada, kanepelerde insanlar oturuyorlard. Aalar arasndan suda parlayan gne grnyor ve kulana mzik ile glen ocuk sesleri geliyordu. Pollyanna gene ksa bir tereddt geirdikten sonra, kardan gelen iyi giyimli bayana yaklat ve sordu: --Ltfen syler misiniz, bu bir parti mi acaba? Gen kadn hayretle bakt, --Parti mi?---Evet, yani acaba benim burada olmam uygun mu?-- Gen kadn: --Senin mi? Ne demek, tabii, herkes iin buras-diye cevap verdi. --Oh, o halde geldiime ok memnunum.-Gen kadn cevap vermedi, fakat giderken hibir ey anlayamamasna arkaya dnp Pollyanna'ya bakt... Pollyanna, bu gzel bahenin sahibinin ok cmert bir insan olduunu dnerek yoluna devam etti. Yolun dnemecinde kk bir kzla, bebek arabasna rastlad. Sevinle durdu. Fakat ancak iki kelime sylemiti ki, hzl admlarla onlara yaklaan bir hanm belirdi. Kk kzn elini tutup sert bir sesle, --Hadi Gladys, benimle gel. Annen sana yabanc ocuklarla konuma demedi mi?-Pollyanna, --Fakat ben yabanc ocuk deilim,-- diye kendisini korudu. --Ben de Boston'da oturuyorum imdi, ve...-- Fakat ocukla gen kadn ok uzaklamlard. Bunu gren Pollyanna, iini ekerek geri dnd. Bir dakika kadar sessizce durdu. Hayal krklna uramt. Fakat az sonra, --Ne yapabilirim, buna da memnun olabilirim, nk imdi ondan daha tatl birisini bulabilirim. rnein, Susie Smith veya Bayan Carew'in Jamie'si. Her neyse, onlar bulacam hayal edebilirim. Eer bulamazsam bile baka birisini bulurum herhalde,-- diye sylenerek etrafna baknd. phesiz, Pollyanna yalnzlk duygusu iindeydi. Kk bir kasabada byd iin her evi kendi evi farz etmi, her insana da arkada gzyle bakmt. On bir yandayken teyzesinin yanna geldiinde de durum deimemi, sadece insanlar ve evler deimiti. Bylece Beldingsville'de en sevdii ey sokak sokak dolap yeni arkadalar edinmekti. Bunlarn sonucu olarak, tabii Boston'da da ayn eyleri bulacan ummutu. Oysa, bugne kadar Pollyanna, itiraf etmek zorundayd ki, hayal krklna uramt. Geleli iki hafta olmasna ramen henz bitiikteki komular bile tanmamt. Hatta, Bayan Carew bile komularnn ounu tanmyordu. Bu Pollyanna'y ok hayrete drmt. Bayan Carew, --Onlar beni ilgilendirmiyorlar Pollyanna,-- diyordu. Halbuki onlarla ok ilgilenen Pollyanna'y bu cevap hi tatmin etmiyordu. Bugnk yryne byk mitlerle balamt. Fakat u ana kadar hayal krklna uramt. Etraf birok sevimli insanla doluydu, fakat kimseyi yakndan tanmyordu. Hatta, daha beteri, onlar kendisini tanmay arzu etmedikleri iin, hibirisini de tanyamayacakt bu gidile. --Ben de onlara 'yabanc ocuk' olmadm gstereceim-diye dnerek kendisini toplad ve gvenle yola devam etti. Bu fikirle ilk rastlad kimseye glerek: --Ne gzel bir gn, deil mi?-- dedi. Pollyanna'nn hitap ettii hanm, --ey, evet ok gzel,-diye mrldanarak hzla yoluna devam etti. Bu denemeyi iki defa daha tekrarlayan Pollyanna ayn sonucu ald. Az sonra aalar arasndan parldayan kk gln kenarna geldi. Suda birka sandal bulunuyordu ve ilerinde nee ile glen ocuklar vard. Onlar grdke Pollyanna kendisini daha yalnz hissetmeye balad. O srada yalnz bana oturan bir adam gzne iliti. Yavaa yaklap srann teki ucuna oturdu. Daha nce olsayd, Pollyanna tereddtsz srayarak adama yaklar, kendini tantrd. Oysa, son tecrbelerden sonra hayli ekingen olmutu. Gizlice adam szd. Adamn grn pek i ac deildi. Elbiseleri yeni olmakla beraber bakmsz ve tozluydu. Bu elbiseleri devlet, hapisten yeni kanlara hediye ederdi. Tabii Pollyanna bunu bilmiyordu. Yz sapsaryd ve sakallar gnlerdir tra edilmemiti. apkasn gzlerine kadar indirmi, elleri ceplerinde, avare bir ekilde gle bakyordu. Uzunca bir sre Pollyanna konumad; sonra umutla sze balad, --Gzel bir gn deil mi?-Adam, irkilerek dnd, --Ih, ne dediniz?-- diye sordu. Yznde korkulu bir ifade ile evresine baknd. Bu szn kendisine sylenip sylenmediinden emin olmak iin etrafn szd. Pollyanna samimi bir ekilde devam etti: --Gzel bir gn deil mi?-- diye sordu. --Fakat aslnda buna aldrdm yok. Tabii ki havann gzel olmasndan memnunum, fakat bunu bir balang yapmak iin syledim. Yani sizinle baka eyler konumak iin byle syledim.-Adam, alak bir sesle gld. Bu gl Pollyanna'ya bile garip geldi. Aslnda adam aylardr glmeyi unutmutu. --Yani benimle konumay istedin, yle mi?-- diye kederli bir ekilde sordu. --O halde konualm. Fakat senin gibi bir hanm kzn, benim gibi yal bir serseriyle konumaktan baka yapacak pek ok eyi olmal.---Oh, fakat ben yal serserileri ok severim. Yani yallar severim, serserinin ne olduunu bilmiyorum. Onun iin sevmiyorum diyemem. Ayrca, eer siz bir serseriyseniz, sanrm ki ben serserileri de seveceim. Her neyse, ben sizden holandm.---Hmm, iltifatna teekkr ederim,-- diye glmsedi adam. Yz ve szleri phe aksettirmekle beraber, imdi kanepede ok daha dik bir ekilde oturuyordu. --Peki, o halde ne konualm?-Pollyanna glmseyerek sze balad: --Benim iin nemi yok. Yani ne olursa olsun demek istedim. Polly Teyzem ben ne dersem byle cevap verir. Ho, ben de hep Kadnlar Birlii'nden bahsederim ya. Sanrm onlar beni byttkleri iin byle oluyor. Her neyse, bugnk parti hakknda konuabiliriz. imdi birisini tandm iin, bu partinin fevkalade olduunu syleyebilirim.---Parti mi?---Evet. Bugn burada, bu kadar insana verilen parti demek istiyorum. yle deil mi? Bir hanm bana --herkes iin-demiti. Onun iin ben de kaldm. Ho, henz partiyi veren evi grm deilim.-Adam, dudaklar titreyerek glmsedi, --Evet kkhanm, belki de biraz parti saylr. Fakat partiyi veren 'ev' Boston Belediyesi. Buras herkese ak olan bir belediye parkdr.---yle mi, her zaman ak m? Yani ben buraya ne zaman istesem gelebilirim, yle mi? Ne fevkalade! Bu umduumdan da gzel. Ben de bir daha gelemeyeceim diye korkuyordum. En banda bunu anlamadm daha iyi oldu. nk imdi daha fazla memnun oldum. Gzel eyler, kaybedilmek korkusuyla daha da gzelleiyorlar, deil mi?-Adam, durgun bir ifade ile karlk verdi: --Belki yledir. Fakat tabii gerekten gzel olmadklar ortaya kmazsa.---Evet, tabii yle,-- diye Pollyanna ban sallad ve yle devam etti: --Fakat buras ok gzel bir yer deil mi? Acaba Bayan Carew burasn biliyor mu, yani herkese ak olduunu demek istedim? Herhalde herkes her zaman buraya gelip etrafa baknmak ister.-Adamn yz hatlar kasld. --Dnyada buraya gelip etrafa baknmaktan baka ileri olan insanlar da var. Fakat ben onlardan deilim.---yle mi? O halde bunun iin memnun olabilirsiniz.-Adamn dudaklar isyankar bir ifadeyle ayrld, fakat sze balamasna frsat kalmadan Pollyanna konumaya devam etti: --Keke benim de buraya gelmekten baka yaplacak iim olmasayd. Fakat okula gitmem gerekiyor. Okulu severim, ama ondan daha fazla sevdiim bir yn ey var yapacak. Yine de okula gidebildiim iin memnunum. zellikle geen k hatrladka daha da memnun oluyorum. Geen yl bir sre iin yryememitim ben biliyormusunuz, bir eyi kaybedinceye kadar ne kadar kullandmz dndnz m? Ben, geen yl sanatoryuma gidinceye kadar dnmemitim. Orada bir yl nce kr olan bir bayan vard. Ben, onun oyunu, yani her eyde mutluluk arama oyununu oynamas iin alyordum. Fakat o, oynayamayacan syledi. 'Ve niin oynayamadm merak ediyorsan, gzlerini sadece bir saat iin bala,' dedi. Ben de yle yaptm. Gerekten korkun bir ey. Siz hi denediniz mi?---Niin, hayr?-- diye kekeleyen adamn yzn yar akn, yar sinirli bir ifade kaplamaya balad. --yleyse hi denemeyin. nk ok fena oluyor. Yapmak istediiniz hi bir eyi yapamyorsunuz. Buna ramen btn bir saat boyunca yle kaldm. O gnden beri buras gibi gzel bir yer grnce, hep alamak gelir iimden. Tabii grebildiim iin demek istiyorum. imdi duyduuma gre o kr hanm da oyunu oynuyormu.---Oyun mu?---Evet, mutluluk oyunu. Size anlatmadm m? Her eyde mutlu olunacak bir taraf bulma oyunu. imdi o hanm da kr oluundan mutlu olunacak bir ey bulmu. Bu hanmn kocas kanun yapan kiilerden biriymi. O da kocasna krlere yardm iin bir kanun karlmas iin rica etmi. Kendisi de kr olmann ne demek olduunu, kanun yapan dier beylere anlatm. Ve onlar da bu kanunu karmlar. Herkes 'Eer o hanmn konumas olmasayd, bu kanun kmazd,' diyormu. Bylece imdi kr olduu iin memnun olduunu sylyormu. nk bu kanun sayesinde birok kre yardm edilmi. Kk bebeklerin ileride kr olmalarn nleyecek tedbirler alnm. Fakat size oyunun nasl baladn anlataym,-diyen Pollyanna gzleri parlayarak ok zaman nce tabebek beklerken, sandktan kan koltuk deneklerinin hikayesini anlatmaya balad. Hikaye bittii zaman uzun bir sessizlik oldu. Sonra adam aniden ayaa kalkt. Pollyanna, hayal krkl ile: --imdi gidecek misiniz?-- diye sordu. Adam: --Evet, gidiyorum,-- diye garip bir ekilde glmsedi. --Fakat yine dnecek misiniz?-teki, yine glmseyerek ban sallad: --Umarm ki hayr, kkhanm. Bugn byk bir keifte bulundum. Benim iin her ey bitti diye dnyordum. Bana uygun hibir yer bulamayacama inanyordum. Fakat imdi kefettim ki, salam iki gzm, iki kolum ve iki bacam var. Onlar kullanacam artk. Ve insanlar onlar kullanmay bildiime ikna edeceim!-Bunu syler sylemez ortadan kayboldu. --Ne garip bir insan,-- diye dnd Pollyanna. --Yine de hotu ve deiikti,-- diye sylenerek ayaa kalkp yrmesine devam etti. Pollyanna imdi eski neeli benliini bulmutu. Kendinden emin admlarla yryordu. Adam, burann herkese ait bir park olduunu sylememi miydi? Gle doru yryp sandallarn kalkt yere uzanan kk kprden geti. Bir sre nee ile ocuklar seyretti ve Susie Smith'in siyah buklelerini arad. Kendisi de bir sandal gezintisi yapmak isterdi, fakat yannda hi para yoktu. Rastlad hanmlara nee ile glmsedi, fakat kimseden olumlu bir karlk alamad. Bir sre sonra yolunu deitirdi. Tekerlekli iskemlede oturan beyaz yzl bir ocua rastlad.. Onunla konumay arzu etmesine ramen, ocuun dikkatle kitap okuduunu grnce bu fikrinden vazgeti. Az tede gzel fakat zgn grnen yalnz bir kz gzne iliti. Pollyanna memnun bir ekilde yaklat. --Naslsnz? Sizi bulduuma ok memnunum. Uzun zamandr aryordum,-- diyerek kendisini kzn oturduu srann br ucuna atverdi. Gzel kz, gzlerinde istekli bir bekleyile dnd. --Oh!-- diye hayal krkl ile geri ekildi. Sonra, --Sandm ki... Fakat ne demek istiyorsunuz? Daha nce sizi hi grmedim ben,-- diyerek tedirginliini belirtti. Pollyanna: --Ben de sizi daha nce grmedim. Fakat yine de sizi aryordum. Tabii sizin, siz olacanz bilemezdim. Sadece yalnz grnen ve kimsesi olmayan birini aryordum. Yani benim gibi demek istiyorum. Buradakilerin ou arkadalar ile gelmiler bugn.-Gen kz, --Evet anlyorum,-- diye ban sallad. --Fakat zavall kk, bunu ok erken kefetmisin sen.---Neyi kefetmiim?---Dnyadaki en gerek yalnzln, byk bir ehrin kalabal iinde olduunu.-Pollyanna dnceli bir ekilde yzn ast. --yle mi, nasl olur anlayamadm? Etraf insan doluyken yalnz olmak mmkn m? Fakat bu leden sonra etrafm insan dolu olduu halde, ben de kendimi yalnz hissettim. Yanmdan geenler sanki beni fark etmiyorlard.-Gen kz ac bir ekilde glmsedi: --te, mesele de bu zaten, hi grmezler ve dnmezler. Kalabalk hep ayndr.-Pollyanna: --Fakat bazlar fark ederler,-- diye mit vermeye alt. teki: --Evet, bazlar gereinden fazlasn fark eder,-- diye cevap vererek korkuyla Pollyanna'nn arkasndaki yola bakt. --Yani beni mi kastediyorsunuz? Sizi fark etmemden holanmadnz galiba?-- diye kekeledi Pollyanna. --Hayr, kk, senden ok baka birisini kastettim. Fark etmemesi gereken birisini. Seninle konutuuma memnunum. Sadece, banda seni evimden birisi sanmtm da.---O halde, siz de benim gibi devaml burada oturmuyorsunuz?-Gen kz: --Evet imdi burada yayorum. Tabii eer benim yaptma yaamak denirse,-- diye iini ekti. Pollyanna ilgi ile sordu: --Ne yapyorsunuz?---Ne mi yaparm? Dur sana anlataym,-- diye cevap verdi gen kz. --Sabahtan akama kadar glp elenen ve birbirleriyle arkadalk yapan bir sr kza parlak kurdeleler ve yumuack danteller satarm. Sonra akam olunca evim dediim, sadece arpk bir yatak, bir leen ve tas, bir de dklen iskemleyi zar zor iine alan kk odama giderim. Yazn hamam gibi, kn ise buzdolab gibidir. Yine de almadm zamanlar orada kalmak zorundaym, nk baka yerim yok. Fakat bugn ne o odada kalacam, ne de okumak iin eski bir ktphaneye gideceim. Bugn yln son tatil gn ve ben de bol bol eleneceim. Ben de gencim ve btn gn kurdele, dantel sattm kzlar kadar neelenmek, glmek istiyorum. Bugn iyi vakit geireceim.-- Pollyanna glmseyerek onaylad. --Byle dndnze memnun oldum. Ben de ayn fikirdeyim. Mutlu olmak ok daha zevkli oluyor deil mi? Ayrca Kutsal Kitap da ayn eyi yazyor; neelen ve gl. Bunu tam sekiz yz defa yazan blmn belki de bilirsiniz.-Gzel kz ban sallad. Yzne garip bir anlam gelmiti. --Hayr bilmiyorum. Kutsal Kitab dnerek konutuumu syleyemem.---Dnmyor muydunuz? Olabilir, fakat benim babam bir rahip olduu iin...---Rahip mi?---Evet, sizinki de yle mi?---E... Evet-- diyen kzn hafife yz kzard. --Sizin babanz da benimki gibi cennete, Allah'n yanna m gitti?---Hayr, evimizin olduu kasabada yayor.-Pollyanna gpta ederek cevap verdi: --Kim bilir bu sizi ne ok mutlu ediyordur? Bazen babam sadece bir kere grebilmeyi o kadar arzu ediyorum ki. Siz babanzla gryorsunuz herhalde deil mi?---Pek sk deil. Ben ondan olduka uzak bir yerdeyim.---Fakat siz isteseniz grebilirsiniz. Halbuki ben bunu yapamam. O annemin yanna, cennete gitti. Sizin anneniz yayor mu?---E... Evet-- diye cevap veren gen kz, rahatsz bir ekilde kprdand. Pollyanna derin bir zlem duygusuyla konutu: --Oh, o halde siz ikisini de grebilirsiniz. Kim bilir ne memnunsunuzdur? nk hi kimse anne, babalar kadar yakndan ilgilenmez insanla. Ben ok iyi bilirim. On bir yama kadar babam vard. Bu arada annem yerine Kadnlar Birlii bana bakt. Kadnlar Birlii ok iyidir, ama annemin yerini tutamaz. Hatta Polly Teyzenin yerini bile alamaz. Ve...-Pollyanna uzun uzun konutu. O, konumay ok severdi ve imdi tam kvamndayd. Boston Park'ndaki bir yabancya, gemiini ve dncelerini bu kadar ak bir ekilde anlatmann garip ve aklszca bir i olduu, hatta sakncal olabilecei, bir defa olsun aklnn kenarndan gemiyordu. Pollyanna iin her kadn, her erkek, her ocuk bir arkadat. ster tansn, ister tanmasn herkesi byle kabul ederdi. imdiye kadar tanmadklarndan da ayn derecede holanmt. nk, tanmadklarn tanrken byk bir heyecan duyard. Bylece Pollyanna yanndaki bu gen kza hi ekinmeksizin babasn, Polly Teyzesini, ilk evini ve teyzesinin yanna geliini anlatt. Eski ve yeni btn arkadalarndan bahsetti. Tabii, bu arada oyunu da izah etti. Her rastlad insana er ge oyunu anlatmas ok doald. nk bu oyun onun benliinin nemli bir parasyd. Kza gelince, o ok az konuuyordu. Fakat artk eskisi gibi yerinde duramayan, tedirgin hali kalmamt. Btn benlii ile bir deiim iindeydi. Kzaran yanaklar, atlan kalar, dnceli baklar ve asabi bir ekilde oynayan parmaklar bir i atmay gsteriyordu. Zaman zaman Pollyanna'nn arkasndaki yola bakyordu. Yine byle bir baktan sonra Pollyanna'nn koluna yapt. --Bana bak kk, bir sre iin beni sakn yalnz brakma. Duyuyor musun? Olduun yerde kal ve kprdama. Bildiim bir adam geliyor. Ne derse desin aldrma ve sakn gitme. Ben seninle kalacam, anladn m?-Pollyanna ne olduunu anlamak frsatn bulamadan, kendisini yakkl bir gen adamla kar karya buldu. Adam yanndaki kza: --Oh, buradasnz,-- diye glmsedi ve apkasn kard. --Korkarm sze, ge kaldm iin zr dilemekle balayacam.-Gen kz acele acele sze balad: --Bunun nemi yok efendim, nk gitmemeye karar verdim.-Adam hafife gld. --Haydi ekerim, biraz geciktiim iin byle sert davranma.-Kz yz kzararak kendisini savundu: --Onun iin deil. Demek istiyorum ki gitmeyeceim.-Adam artk glmsemiyordu. Sert bir tonla yle dedi: --Sama, daha dn gideceini sylemitin.---Biliyorum, fakat fikrimi deitirdim. Yanmdaki kk arkadaa onunla kalacam syledim.-- --Oh, fakat bu bayla gitmek istiyorsanz...-- diye sze balayan Pollyanna, kzn sert bak karsnda sustu. --Sana gitmeyeceimi syledim.---Peki bu ani deime neden?-- diyen adamn yzndeki ifade Pollyanna'nn hi houna gitmedi. --Daha dn gideceini sylemitin.-Kz sinirli bir ekilde adamn szn kesti. --Biliyorum syledim, fakat o zaman da yaptm iin doru olmadn biliyordum. imdi ise bunun doru olmadna daha kesin bir ekilde inanyorum. Hepsi bu kadar.-Hepsi bu kadar deil. Adam iki kez daha konutu. Gzlerindeki nefret ifadesiyle ikna etmeye alt. Sonunda ok kzgn bir ekilde hafife Pollyanna'nn anlamad bir eyler syledi ve ekip gitti. Gen kz, adam gzden kayboluncaya kadar gergin bir ekilde onu izledi. Sonra geveyerek Pollyanna'nn elini tuttu. --Teekkrler kk, sanrm ki sana pek ok ey borluyum. Hoa kal.-Pollyanna hayretle konutu: --Fakat imdi gidecek misiniz?---Gitmem gerek. Yine geri gelebilir. Ben ayn eyi yapamayabilirim,-diyen kz ayaa kalkt. Bir dakikalk bir duraklamadan sonra ac bir ekilde devam etti: --te bu, fark etmesi gerektiinden fazlasn grenlerden birisiydi.-- Bunlar syledikten sonra abucak uzaklat. Pollyanna: --Ne garip bir hanm,-- diye mrldanarak kaybolan gen kzn arkasndan bakakald. Sonra, --Tatlyd ve olduka deiikti,-- diyerek ayaa kalkt ve yoluna devam etti. :::::::::::::::::::: 6 POLLYANNA YOLUNU KAYBEDYOR Az sonra Pollyanna parkn son bulduu bir yol kavana geldi. Bu kavakta Pollyanna'ya ok cazip gelen bir sr otomobil, insan ve ocuk arabas geiyordu. Bir eczane vitrinindeki kocaman ie gzne takld ve ke bandan gelen mzik sesi kulan doldurdu. Bir dakikalk duraklamadan sonra keyi dnp mzik sesine doru yrmeye balad. Pollyanna imdi pek ok ilgin ey bulmutu. Vitrinlerde birok gzel ey vard. Mzik kutusuna ulat zaman, sevinle bir sr ocuun aletin evresinde dans etmekte olduunu grd. Bylece nereye gittiini fark etmeden yryen Pollyanna, az sonra mavi elbiseli ve kemerli bir adamn caddeden insanlarn gemesine yardm ettii, geni bir yol azna ulat. Bir sre sessizce bu adam seyretti, sonra ekingen bir ekilde yryp kendisi de caddeden gemeye karar verdi. Bu, ok ho bir tecrbeydi. Mavi elbiseli, iri adam onu hemen grp arabalar durdurdu. Hatta kendisi onu alp karya geirdi. Bylece Pollyanna bekleyen bir sr otomobil ve atl araba arasndan geip kar kaldrma ulat. Bu ona ok byk bir heyecan verdi. O kadar holand ki bir dakika sonra, tekrar kar kaldrma geti. Bylece ksa aralklarla iki defa daha, o kocaman adamn sihirli eliyle alan yoldan yryp caddeyi geti. Fakat en sonunda adam ona akn bir ekilde bakarak: --Baksana kk, sen bir dakika nce gememi miydin?-- diye sordu. --Evet efendim, tam drt defa getim,-- diye cevap verdi Pollyanna. --Her defasnda daha da houma gitti.-Adam: --yle mi, ben burada seni kardan karya geirmek iin mi duruyorum sandn?-- diye hiddetle sordu. Pollyanna heyecanla atld: --Oh, hayr efendim, tabii sadece benim iin durmuyorsunuz burada. Daha bir sr insan olduunu biliyorum. Siz bir polissiniz. Bayan Carew'in oturduu sokakta da bir tane var. Yalnz o sadece kaldrmda gidip gelen cinsinden. nce parlak dmelerinize ve mavi apkanza bakarak sizi asker sanmtm. Ama imdi dorusunu biliyorum. Yine de bir eit asker saylrsnz. nk bu kadar ok otomobil ve kalabalk arasnda durup kardan karya geenlere yol gstermek byk bir cesaret ister.-Adam bir okul ocuu gibi kzarp ban arkaya atarak kahkaha ile gld. Sonra elini kaldrp trafii durdurdu. Korkmu grnen bir yal bayan kardan karya geirdi. Kendisini seyreden kk kzn baklar altnda gsn kabartarak, gururla hareket ediyordu. Az sonra arabalarn gemesine izin veren bir iaret yapp kaldrma, Pollyanna'nn yanna dnd. Pollyanna onu sevinle karlad: --Yaptnz ok gzeldi. Seyretmek bile ok ho. Sanki Kzl Deniz'i durdurup dalgalarn arasndan Yahudi ocuklar geirmek gibi. Bunu yaparken kim bilir ne kadar mutlu olmalsnz? Daha nce doktor olmann insan en mutlu edecek meslek olduunu sanyordum. Fakat polis olup korku iindeki insanlara yardm edebilmek belki daha da ho. Ve...-- Birden Pollyanna adamn yeni bir ddk sesi ve iaretiyle cadde ortasna gitmi olduunu fark etti. Bir sre daha --Kzl Deniz'in-- ayrlmasn hayranlkla seyreden Pollyanna istemeye istemeye dnd ve: --Artk eve gitmem gerekiyor sanrm. Herhalde akam yemei zaman yaklayordur,-- dedi. Sonra hzl hzl geldii yne doru yrmeye balad. Birka dnemete duraklayp iki yanl dn yaptktan sonra, Pollyanna eve dnmenin sand kadar kolay olmayacan idrak etti. Nihayet hi tanmad bir binann nne gelince kaybolduuna kesin olarak inand. imdi dar ve pis grnl bir sokaktayd. Eski grnl evler ve klstr dkkanlar, sokan iki taraf boyunca uzanyordu. Etrafndaki insanlar abuk abuk ve anlalmaz bir ekilde konuup kendisini garip bir varlkm gibi szyorlard. Birka defa yolunu sormak istemi, fakat bir sonu alamamt. Kimse Bayan Carew'in nerede oturduunu bilmiyordu. Ayrca son iki defa sormasna karlk duyduu szler ve grd hareketler o kadar anlamszd ki; bunlarn yabanc olduklarna kanaat getirdi. Pollyanna bylece sokak sokak dolap durdu. imdi kesin olarak ok korkuyordu. Karn ackmt ve bir hayli yorgundu. Ayaklar szlyor, gzlerinden yalar boanyordu. En kts hava kararmaya balamt. Hkrklar arasnda yle dnd: --Neyse, kaybolduuma memnunum, nk beni bulduklar zaman ok sevineceim. Bunun iin mutlu olabilirim.-Pollyanna az sonra geldii grltl bir yol kavanda akn bir ekilde durdu. Artk gzlerinden boanan yalar yerlere dklyordu. Elleri ile gzlerini silmeye alrken neeli bir ses duydu. --Merhaba kk, niye alyorsun?-Pollyanna sevinle haykrarak sesin geldii tarafa dndnde, koltuunun altnda bir yn gazete tayan kk bir olanla karlat. --Oh, sizi grdme ne kadar memnunum. Yabanc dil konumayan birisi ile karlamay ok istiyordum.-- --Yabanc dil mi? Hadi canm sen de.-Pollyanna kalarn att: --Her neyse. ngilizce konumuyorlard ve benim sorularm cevaplandramadlar. Belki sen cevaplayabilirsin. Bayan Carew nerede oturuyor biliyor musun?---Benim haberim yok.---Nasl?---Yani tanmyorum demek istedim.-Pollyanna telala devam etti: --Fakat tanyan hi kimse yok mu? Bakn ben yrye kmtm. Sonra kayboldum. ok dolatm fakat evi bulamadm. Yemek zaman geldi ve hava kararyor. Eve dnmek istiyorum. Mutlaka dnmeliyim,-Olan hak verdiini gstermek iin: --Uf be, ok fena!-dedi. Pollyanna: --Ayrca, Bayan Carew de merak edecek,-- diye tamamlad. --Peki, sokan adn bilmiyor musun?---Hayr, sadece byk bir cadde olduunu biliyorum.---O, ho, cadde ha, amma kyak. Peki evin numarasn biliyor musun? Biraz kafan ka.-Pollyanna hayretle: --Kafam m kayaym?-- diyerek elini kafasna gtrd. Olan kmseyen bir bakla: --Hadi ordan sersem. Amma da enayiymisin. Evin numarasn bilmiyor musun? Dn demek istedim.-- dedi. --Hayr, sadece iinde bir yedi says vard.---Hey ahali, dinleyin. Numarada yedi varm ve benim bu evi bulmam istiyor!-Pollyanna isyanla atld: --Evi grsem tanrm. Hatta caddenin ortasndaki imenlii grsem, caddeyi de bulabilirim.-Bu kez olan hayretle bakarak sordu: --Caddenin ortasnda imen mi?---Evet ortada imenler, aalar ve oturacak banklar falan var, ve...-Fakat olan sevinle szn kesti. --Buldum, Commonwealth Caddesi, ehrin en lks yeri. Haydi yr, imdi gideriz.-Pollyanna inanamayarak sordu: --Gerekten biliyor musun? Galiba onu demek istedim.---Kes be, biliyoruz dedik ya. James'i her gn oraya gtrp getiriyoruz. u gazeteleri satncaya kadar sen burada dur. Sonra yola karz. Pollyanna hala anlayamadn gsteren bir ifade ile: --Yani beni eve mi gtreceksin?-- diye sordu. Fakat olan yine kmseyen bir bakla dnd ve kalabaln arasna kart. Bir dakika sonra Pollyanna, onun: --Gazete var, gazete ister misiniz?-- diyen sesini duydu. Pollyanna ii rahatlayarak bir kap kenarna oturup beklemeye balad. Yorgun olmasna ramen mutluydu. Ne dediini tam anlamamasna ramen, bu ocua gvenmiti ve onun kendisini eve kadar gtreceine inanmt. Kendi kendine yle sylendi: --yi bir ocuk, houma gitti. Fakat biraz garip konuuyor. Szleri ngilizce fakat bazlar anlam ifade etmiyor. Yine de onu bulduuma sevindim.-Az sonra ocuk geri dndnde elleri boalmt. --Haydi bakalm, yaylan. Yola kyoruz,-- diye neeyle bard. Sonra ekledi: --Seni masallardaki araba ile gtrmek isterdim, ama metelie kurun attm iin taban tepeceiz -Yry ounlukla sessiz geti. Pollyanna hayatnda ilk defa Kadnlar Birlii'nden bile bahsedemeyecek kadar yorgundu. Olan ise kestirme yolu bulmak iin dikkat kesilmiti. Belediye Park'n grd zaman Pollyanna sevinle haykrd: --Galiba geliyoruz. Ben burasn biliyorum. Bu leden sonra burada ok ho vakit geirdim. Evim buradan az ileride.---ok iyi. Bak ne diyeceim. Caddeye geldikten sonra evi bulmak sana kalyor.-Pollyanna evresini tanyan bir insann kendinden emin tavr ile: --Tabii, evi bulabilirim,-- dedi. Pollyanna Bayan Carew'in evinin geni merdivenlerini trmanrken hava tamamen kararmt. Olann ald zil ok ksa srede cevaplandrld ve Pollyanna kendisini Bayan Carew, Mary, Brigitte ve Jennie ile kar karya buluverdi. Drt kadn da endieli ve renksiz grnyorlard. Bayan Carew, atlarak: --ocuum, ocuum, neredeydin?-diye bard. Pollyanna, --Sadece ey, yrye kmtm. Sonra kayboldum ve bu ocuk beni...-- diye aklamaya alrken Bayan Carew otoriter bir ekilde kk olana dnd: --Onu nerede buldun?-Fakat olan ayn anda nnde prl prl parlayan koridorun gzelliklerine dalm, hayran hayran baknyordu. Bayan Carew sert bir ekilde sorusunu tekrarlad: --Onu nerede buldun, kk?---Bowdon Meydan yaknlarnda buldum. Fakat sanrm ki kuzey tarafn dolam ve eski spanyol mahallelerine dalm. Kimse ne dediini anlamad iin yardm etmemi.-Bayan Carew titreyerek: --Kuzey taraf m, bu ocuk, yalnz bana, aman Allahm!-- dedi. Pollyanna, --Yalnz deildim Bayan Carew. Etrafm insan doluydu,-- diye atld. Sonra, onaylamas iin olana dndnde onun kaybolmu olduunu grd. Bunu izleyen yarm saat iinde Pollyanna pek ok ey rendi. Hanm kzlar yalnz bana bilmedikleri bir ehirde uzun yrylere kmazlar ve parkta yabanclarla konumazlard. Ayrca bir mucize eseri eve dnebildiini ve birok kt durumdan kurtulmu olduunu rendi. Boston'un Beldingsville ile ayn olduunu dnmemesi gerekirdi. Sonunda sabrsz bir ekilde haykrd: --Fakat Bayan Carew, ite dndm ve kaybolmadm. Sanrm ki olabilecek btn kt eyleri dnp zlmek yerine memnun olmam gerekir.-Bayan Carew, --Evet, evet, aslnda yle,-- diye iini ekti. --Fakat beni ok korkuttun ve bunu bir daha asla yapmayacandan emin olmak istiyorum. Haydi gel yavrum, herhalde ok ackmsndr.-O gece Pollyanna uykuya dalmadan nce kendi kendine yle mrldand: --En zldm ey, o ocua adn ve nerede oturduunu sormay unutmu olmam. imdi ona asla teekkr edemeyeceim.-- ::::::::::::::::::: 7 YEN BR TANIMA Pollyanna'nn serven dolu gezmesinden sonra btn hareketleri dikkatle izleniyordu. Okula gidip gelmek dnda, hibir yere Mary veya Bayan Carew olmakszn gidemiyordu. Oysa bu durum Pollyanna'nn hi cann skmyordu, nk gerek Mary gerekse Bayan Carew ile birlikte olmak houna gidiyordu. Bir sre iin her ikisi de zamanlarnn byk bir ksmn ona harcadlar. Hatta Bayan Carew bile, 'Son gezmesi srasnda Pollyanna'ya neler olabilirdi,' korkusu ile zamannn ounu ocuu gezdirmeye ayrd. Bylece Pollyanna Bayan Carew ile konserlere, sinemalara, ktphaneye ve mzeye gitti. Mary ile de Boston'u tanmak iin uzun gezmelere kp Hkmet Kona'n ve kiliseleri dolat. Pollyanna otomobilden ok holanmasna ramen, tramvaylar daha da ok seviyordu. Bayan Carew bu gerei bir gn yle kefetti: Pollyanna hevesle sordu: --Tramvaya biniyor muyuz?-Bayan Carew nce, --Hayr, Perkins bizi gtrecek,-- dediyse de Pollyanna'nn yzndeki bariz hayal krkln grnce sordu: --Niin ocuum, ben senin otomobili sevdiini sanyordum?-Pollyanna, --Tabii seviyorum,-- diye cevap verdi. --Ayrca daha ucuz olduu iin tercih ederseniz, ben karmak istemem.-Bayan Carew: --Tramvaydan daha m ucuz?-- diye hayretle ocuun szn kesti. Pollyanna gzlerini aarak aklamaya alt: --Tabii, tramvay adam bana be sent olmasna karn, araba sizin olduu iin hi creti yok. Ayrca arabaya da baylrm ben. Sadece tramvayda bir sr insan oluyor ve onlara bakmak beni ok elendiriyor. Siz de yle dnmyor musunuz?-Bayan Carew, souk bir tavrla: --Hayr Pollyanna, ayn kanda deilim,-- diye cevap verdi. ki gn sonra Bayan Carew bu defa Mary'den Pollyanna ve tramvaylar hakknda unlar dinledi: Mary hanmnn sorduu bir soru zerine konumaya balad: --ok garip efendim, fakat Pollyanna herkesle nasl anlayor anlayamyorum. Ayrca hibir ey yapmadan ve anlamaya aba sarf etmeden oluyor bu. Galiba sadece memnun grnyor, o kadar. Pollyanna bir sr ask yzl insanla dolu bir tramvaya bindikten be dakika sonra o insanlar tanyamazsnz. Yz ask insanlar glyor, alayan ocuklar susuyor. Bazen Pollyanna'nn bana syledii bir sz buna neden oluyor. Bazen yerini vermek isteyenlere teekkr edii, bazen de ocuklara ya da kpeklere glmseyii onlar deitiriyor. Bir yerde skp kalsak, bunu bir aka olarak kabul ediyor. Ve yanl arabaya binsek, bunu dnyann en komik durumu olarak gryor. Bylece hibir eyi problem etmiyor. Bu nedenle kimse onun yannda aksi olamyor. Bir tramvay dolusu yabanc bile olsa.-Bayan Carew, --Hmm, herhalde yledir,-- diye mrldanp dnd. O yl Ekim ay ok lk ve gneli geiyordu. Byle gzel gnlerde Pollyanna'ya ayak uydurmann ne kadar g olduu ve ne derece zaman ve sabr istedii yava yava anlald. Her ne kadar Bayan Carew'in zaman ok ise de sabr ayn lde deildi. Ayrca Mary'nin de btn ileri brakp Pollyanna'ya uymas tasvip edilmedi. Tabii bu gzel havalarda ocuu evde tutmak da dnlemezdi. Bylece Pollyanna bir kere daha kendisini yalnz bana Boston Belediye Park'nda buluverdi. Grnte ayn ekilde serbest olduu dnlrse de, aslnda bir sr kurallarla balanmt. Yabanc erkek veya kadnlarla konumayacak, tanmad ocuklarla oynamayacak ve hibir art altnda eve dnmek dnda parktan darya adm atmayacakt. Onu parka kadar gtrp brakan Mary dn yolunu iyice retmiti. Ve kilisenin saati drt buuu ilan ettii anda eve dnecekti. Pollyanna bundan sonra sk sk parka gitti. Bazen okul arkadalar ile gidiyor, ou zaman ise yalnz gitmeyi tercih ediyordu. Btn bu kat kurallara ramen yine de eleniyordu. nsanlarla konumasa da onlar seyretmekte serbestti. Sonra her gittii zaman yiyecek gtrd bir sr sincap, penguen ve gvercinle istedii gibi konuuyordu. Pollyanna ou zaman parka ilk geldiinde tand arkadalarn arad. Yani, elleri, ayaklar ve gzleri olduu iin memnun olan adamla, yakkl delikanl ile gitmeye yanamayan gzel kz bulmak iin epeyce dolat. Fakat onlar bir daha grmedi. Tekerlekli iskemlede oturan ocua sk sk rastlad ve onunla tanmay ok arzulad. ocuk da onun gibi parktaki hayvanlar besliyordu. Hepsi ona yle alm grnyorlard ki, ceplerinden yiyecek aracak kadar samimi davranyorlard. Pollyanna'nn dikkatini eken garip bir durum vard.. ocuk her ne kadar onlara yiyecek vermekten holanyorsa da, nedense ok az ey getiriyordu ve yiyecekler hayvanlar henz doymadan bitiveriyordu. Buna ramen ertesi gn muhakkak onlar yine besleyerek gnllerini almaya alyordu. ocuk, kularla ve sincaplarla oynamad zamanlar hep kitap okuyordu. skemlesinde iki eskimi kitapla, bir iki de dergi bulunduruyordu. Hemen her vakit ayn yerde olmas Pollyanna'y artyor ve o noktaya nasl geldiini dndryordu. Nihayet bir gn bunu kefetti. O gn okul tatildi ve Pollyanna parka leden nce gelmiti. Az sonra sarn kk bir olan ocuun, tekerlekli iskemleyi yrterek ayn yere getirmekte olduunu grd. Pollyanna bu sarn ocua dikkatle bakt ve sevinle haykrarak onlara doru kotu. --Oh, ben sizi tanyorum. sminizi bilmesem de yine tandm. Siz beni kaybolduum zaman bulup eve getiren ocuksunuz. Hatrladnz m? Sizi grdme o kadar memnun oldum ki, hep size teekkr etmek istiyordum.-ocuk glerek cevap verdi: --Hay Allah, sen u kaybolan zengin kz deil misin? Ne o, yine mi ardn?-Pollyanna sevinten parmaklar zerinde zplayarak konutu: --Oh, hayr. Artk kaybolmama imkan yok. Yabanclarla konumam yasak olsa da, sizi tandm iin konuabilirim. Ayrca, arkadanzla da tantktan sonra konumamda hibir saknca olmaz tabii.-Sar sal ocuk ks ks glerek iskemledeki ocuun omuzuna vurdu: --Bak imdi dinle. Ne ahane deil mi? imdi seni tantaym. Kkhanm, bu bey benim arkadam Lord James ve...-skemledeki ocuk szn kesti: --Jerry ltfen samalama artk.-- Sonra Pollyanna'ya dnp glmseyerek devam etti: --Sizi burada birok kereler grdm. Kular ve sincaplar beslemenizi seyrettim. Her zaman o kadar ok yem getiriyorsunuz ki! Galiba en ok Bay Lancelot'u seviyorsunuz. Sonra Bayan Rowena'y, fakat geen gn Guinevere'e ok kaba davrandlar deil mi?-Pollyanna gzlerini krpp yzn krtrd. phe ile olanlarn yzlerine bakyordu. Jeryy tekrar ks ks glerek arkadann tekerlekli iskemlesini yerine yerletirdi. Gitmeye hazrlanrken Pollyanna'ya seslendi: --Bak kk, bu arkada ne deli, ne de ikili. Bu isimler buradaki hayvanlara takt adlar onun. Hatta bu isimler insan ismi bile deil. Kitaplarda geen kahraman adlar. Manzaray aktn m? Kendisi a kalp bu hayvanlar beslemeye baylr.-- Sonra iskemledeki ocua elini sallayarak, --Haydi eyvallah Bay James, grrz,-dedi. Sakat ocuk glmseyerek Pollyanna'ya dndnde, kk kz hala akn akn baknyordu. --Jerry'ye pek aldrma. Onun konuma stili byledir. Jerry benim iin kolunu kesecek kadar ok sever beni. Yine de kzdrmaya baylr. Onu nerede tandn? Bana ismini sylemedi.-Pollyanna: --Adm Pollyanna Whittier. Bir gn yolumu kaybetmitim. Beni bulup evime kadar gtrd,-- dedi. Olan ban sallayarak cevap verdi: --Evet tam ona gre bir i. Beni de her gn buraya o getirir.-Pollyanna'nn gzleri efkatle doldu. --Siz hi yryemiyor musunuz Bay James?-Olan nee ile gld. --Bay James mi? O da Jerry'nin samalarndan. Bana bay demen gerekmez.-Pollyanna hayal krkl ile sordu: --O halde, dedii gibi lord da deilsiniz herhalde.---Tabii ki deilim.---Oh, ben de kk Lord Fauntleroy gibi bir lord sanmtm sizi, ve...-Olan heyecanla szn kesti: --Sen Lord Fauntleroy'u biliyor musun? Sonra Bay Launcelot'u, Kral Arthur'u ve valyelerini, Bayan Rowena'y ve dierlerini tanyor musun?-Pollyanna ekingen bir ekilde ban sallad. --ey, hepsini tandm syleyemem, fakat sanrm hepsi de kitaplarda geiyor, deil mi?-ocuk ban sallad: --Evet, onlarn ou yanmda. Hepsini tekrar tekrar okumaya baylrm. Her seferinde yeni bir ey bulunuyor. Ayrca okunacak baka kitabm da yok. Bunlar babamnd.-- O srada kucana srayp ceplerini kartrmaya alan bir sincaba dnerek: --Haydi yeter, maskara. Galiba nce onlar beslemezsek bize saldracaklar. te bu, Bay Lancelot. Hep nce o balar.-ocuk bir yerlerden kk bir kutu karp heyecanla kendisini izleyen kk gzler nnde dikkatle kapan at. imdi her taraftan ku cvltlar, hrtlar, kanat rpmalar ve gaga sesleri geliyordu. Bay Lancelot ocuun koluna kurulmu, heyecanla baknyordu. Baka bir sincap az tede oturmu srasnn gelmesini bekliyordu. ocuk kutudan birka fstk, bir kk kek ve bir brek kard. En sonuncusuna tereddtle ve istekle bakarak: --Sen bir eyler getirdin mi?-- diye sordu. Pollyanna yanndaki kesekadn gstererek: --Burada dolu yiyecek var,-- dedi. Bunun zerine ocuk rahat bir nefes alp elindeki brei tekrar kutuya koydu ve: --O halde bunu ben yerim bugn,-- diye sylendi. Bu hareketin anlamn tam olarak kavrayamayan Pollyanna, elini torbasna sokup yemleri karmaya balad. Bylece ziyafet balad. ok gzel bir saat geirdiler. zellikle Pollyanna kendisinden daha hzl ve daha uzun konuan birisini bulduu iin ok mutluydu. Bu hayret verici ocuk o kadar ok valye hikayeleri biliyordu ki. Ayrca o kadar canl ve gzel tasvirlerle anlatyordu ki, Pollyanna hikaye kahramanlarn gzleri nnde canlandrabiliyordu. Bir sr sincap ve kua bakarken, zrhl valyeler ve tuvaletli prensesler grr gibi oluyordu. Kadnlar Birlii unutulmutu. Pollyanna kzarm yanaklar ve parlayan gzlerle bu romantik ocuun parlak hikayelerine dalp, gnlerin yalnzln ve sessizliini arkada brakp bu arkadaln tadn karyordu. Nihayet le anlarn duyan Pollyanna, telala evin yolunu tuttuu zaman, olann ismini sormay unutmu olduunu hatrlad. Kendi kendine yle sylendi: --Sadece Bay James olmadn biliyorum. Fakat yarn sorabilirim kendisine.-::::::::::::::::::: 8 JAMIE Pollyanna ertesi gn ocuu gremedi. ok yamur yad iin parka gidemedi. Daha ertesi gn de ayn ekilde yamurlu geti. Hatta onu izleyen gnde bile gne amasna ramen ve Pollyanna erkenden parka gidip uzunca bir sre beklemesine ramen ocuk gelmedi. Nihayet drdnc gn olan her zamanki yerinde gren Pollyanna sevinle yanna yaklat. --Oh, seni grdme ok memnun oldum. Fakat dn gelmedim. Nerelerdeydin?-Yz ok uuk grnen ocuk aklad: --Gelemedim. Dn ok arlarm vard.-Pollyanna efkatle: --Ar m? Senin arlarn oluyor mu?-diye sordu. --Evet, her zaman oluyor,-- diye glmsemeye alt ocuk. --Genellikle dayanabiliyorum ve buraya gelecek gc buluyorum. Fakat bazen dnk gibi iddetli olunca gelemiyorum.-Pollyanna boaz tkanarak sordu: --Fakat her zaman buna nasl dayanyorsun?-Olan gzlerini aarak cevap verdi: --Niin, dayanmak zorundaym. Baz eylerin deimesine olanak yok. yle olunca zlp nasl olmas gerektiini dnmenin anlam yok, deil mi? Ayrca bir gn iddetli olup ertesi gn hafiflemesi ok daha iyi oluyor.---Anlyorum, bu benim oyunuma...-- diye sze balayan Pollyanna'nn laf aznda kald. --Bugn de bol bol yem getirdin mi? nallah getirmisindir. nk bugn ben hibir ey getiremedim. Jerry bugn fstklar iin hi para ayramam. Benim kutuda da hemen hibir ey kalmamt.-Pollyanna hayretle duraklad. --Yani sen kendin de yiyecek bulamadn m demek istiyorsun?-ocuk glmsedi. --Tabii, fakat endielenme. Bu ilk defa olmuyor. Ayrca son defa da deil. Ben artk buna altm. Hey merhaba! Bak, Bay Lancelot geliyor.-Fakat Pollyanna sincaplar dnmyordu. --Evde yiyecek kalmam myd?-ocuk yine glerek cevap verdi: --Hayr, evde hibir zaman yeterli yiyecek olmaz. Annem temizlik ilerinde alr ve gittii yerlerde yemek yer. Jerry de sabah ve akamlar hari, darda ne bulursa onunla idare eder.-Pollyanna inanamayan bir ifade ile: --Fakat yiyecek bulamadnz zaman ne yaparsnz?-- diye sordu. --Tabii ki a kalrz.-- --Fakat ben mrmde hi yiyecek bulamayan birini grmedim. Geri babamla ben fakirdik ve canmz hindi istedii halde fasulye, pilav yerdik. Ama hi olmazsa a kalmazdk. Niin herkese sylemiyorsun durumunu?---Bunun ne yarar olabilir ki?---Niin, tabii ki sana yiyecek bir eyler verirler.-ocuun gl bu defa alayl bir ekle dnd. --Bana bak kk, bildiim hi kimse a olanlara datmak iin rostolar ve pastalar yapmyor. Ayrca arada bir a kalmazsan, biskvi ile stn ne enfes olduunu kefedemezsin ve 'nee defterine' yazacak bir ey bulamazsn.---Nee defteri mi?-ocuk aniden utanla kzard. --Bo ver. Bir an iin senin annem veya Jerry olmadn unuttum.-Pollyanna srarla sordu: --Fakat nee defteri nedir? Ne olur syle? Onun iinde de valyeler, lordlar ve prensesler mi var?-Olan ban sallad. Dudaklarndaki glmseme kaybolmu, gzlerine karanlk ve mitsiz bir ifade gelmiti. --Hayr, keke olsayd,-- diye iini ekti. --Fakat yrmene olanak kalmamsa, kazanlacak savalar ve dller de yoksa, sana bakacak prensesler bulunmazsa, sen de hibir ey yapamazsn benim gibi.-Bir dakikalk bir sessizlikten sonra ocuk szne devam etti: --Sadece oturup dnrsn. te byle zamanlarda dnceler ok ktleir. Benim hep yle olur. Okula gidip anamn rettiklerinden fazla bir eyler renmek isterdim. Bu aklma gelir. Dier ocuklarla koup oynamak isterdim, bunu dnrm. Jerry ile birlikte gazete satabilmek isterdim. Btn hayatmca baklmak istemiyorum. te hep bu dnceler kafama doluuyor.-Pollyanna gzleri yaararak: --Evet ok iyi anlyorum. Ben de bir sre iin yryememitim,-- dedi. --yle mi? O halde bir para anlarsn. Fakat sen imdi yryebiliyorsun. Bense hala yryemiyorum,-- diyen ocuun gzleri hznle doluydu. Bir dakika sonra Pollyanna atld: --Fakat hala bana 'Nee Defteri'nin ne olduunu anlatmadn.-ocuk utanarak gld: --ey, nemli bir ey saylmaz. Bakas iin pek anlam ifade edeceini sanmyorum. Buna bir yl nce baladm. O gn kendimi ok kt hissediyordum. Her ey aksi gidiyordu. Kara kara dnp tasalanrken, babamn eski kitaplarndan birini alp okumaya baladm. lk gzme arpan ey, sonradan ezberlediim u satrlard: --En kt gzken eylerde birok mutluluk gizlidir; Yere den heryaprak arasnda Sessiz veya sesli bir umut bulmak mmkndr.-Bunu okuduum zaman ok hiddetlendim. Bu satrlar yazan adamn, benim yerimde olsa ne gibi bir mutluluk bulabileceini dndm. O kadar kzgndm ki, benim 'yapraklarm' arasnda hibir umut olmadn gstermek iin, elime geen eski bir deftere beni neelendirip mutlu eden eyleri yazmaya karar verdim. Szde ne kadar az umudum olduunu kantlayacaktm.-ocuk nefes almak iin duraklad zaman Pollyyanna: --Evet, sonra?-- diye haykrd. --Tabii, ok az ey bulacam sanyordum. Fakat aksine bana sevin ve nee veren birok kk ey buldum. Her eyde az da olsa sevdiim bir yn bulmak olana vard ve bunlar hep deftere yazyordum. Bunlardan ilki bu deftere sahip oluumdu. Sonra birisi bana iek vermiti. Daha sonra Jerry tnelde bir kitap bulup bana getirmiti. Deftere ilk yazdklarm bunlar oldu. Bundan sonra deftere yazlacak gzel eyleri aramak bana zevk vermeye balad. Sonra bir gn Jerry defteri buldu ve ona bir isim takt: 'Nee Defteri'. te hepsi bu kadar.-Pollyanna sevin ve hayranlk dolu bir sesle: --Hepsi bu kadar m dedin? Fakat sen, bilmeden benim mutluluk oyunumu oynuyorsun. Hatta sen benden ok daha gzel oynuyorsun diyebilirim. Korkarm ki ben senin yerinde olsam, yani karnm a olsa ve yryemesem bu oyunu hi oynayamazdm,-- dedi. Szn tamamlad zaman gzleri dolu doJu olmu, sesi titriyordu. ocuk akn bir ekilde sordu: --Oyun mu? Ne oyunu? Benim hibir oyundan haberim yok.-- Pollyanna ellerini rparak: --Bilmediini anladm. te en gzel taraf da bu ya! Dinle, sana oyunun ne olduunu anlataym,-diye sze balad. Ve uzun uzun anlatt. Sonunda olan: --Hay Allah, imdi buna ne dersin?-- diye hayretle konutu. Pollyanna devam etti: --Sen benim oyunumu imdiye kadar tandm herkesten daha iyi oynuyorsun. Ben ise hala senin ismini bile bilmiyorum. Ltfen her eyini anlat bana. renmek istiyorum.-ocuk: --renecek hibir eyim yok benim,-- diye omuzunu silkti. --Ayrca ite Bay Lancelot ve dierleri sabrsz bir ekilde yiyecek bekliyorlar.---Hay Allah, gerekten de yle,-- diye iini eken Pollyanna evrelerinde kanat rpp kuyruk sallayan bir yn yarat sabrsz bir bakla szd. Sonra elindeki yem torbasn ters evirip iindeki btn yiyecekleri hayvanlarn nne dkverdi. --te bitti. Artk konuabiliriz. renmek istediim o kadar ok ey var ki! lk nce adn syle. Sadece, Bay James olmadn biliyorum.-ocuk gizlerek cevap verdi: --Hayr deil, fakat Jerry bana ou zaman Bay James der. Anam ve dierleri beni Jamie diye arrlar.-Pollyanna nefesi kesilerek: --Jamie mi?-- dedi. Gzleri mitle parlyordu. Sonra korku ile sordu: --Anam dediin senin annen mi?---Tabii.-Pollyanna'nn mitleri snverdi. Eer bu Jamie'nin bir annesi varsa, tabii ki Bayan Carew'in yeeni olamazd. Onun annesi yllar nce lmt. Yine de bu ocuu ok ilgi ekici buluyordu. --Fakat nerede oturuyorsun? Ailende annen ve Jerry'den bakalar yok mu? Her gn buraya gelir misin? Nee defterin nerede? Onu grebilir miyim? Doktorlar bir daha yryebileceini sylyorlar m? Bu tekerlekli iskemleyi nereden aldn?-ocuk ks ks glerek: --Hey, bu kadar soruya birden nasl cevap vereyim? Her neyse, en sonuncusundan balayarak cevap vermeye alaym. Tabii aradakileri unutmazsam. Bu iskemle bir yl nce benim oldu. Jerry gazeteye yaz yazan adamlardan birini tanyordu: Bu adam gazetede benim yryemediimi, nee defterini falan anlatan bir yaz yazm. Sonra bir yn kadn erkek gelip bu iskemleyi benim iin aldklarn sylediler.---Kim bilir ne sevinmisindir?---Evet ok sevindim. Nee defterinin tam bir sayfasn bu iskemleye ayrdm.---Fakat acaba hi yryemeyecek misin?-- diyen Pollyanna'nn gzleri yalarla doluydu. --yle grnyor. Yryemeyeceimi sylediler.---Oh, fakat benim iin de ayn eyi sylemilerdi. Sonra Dr. Ames bir yllk bir tedavi ile beni yrtt. Belki seni de yrtebilir.-Olan ban sallad: --Yapamaz. Zaten ona gitmek olanam yok, nk bu ok para ister. Ksaca yryemeyeceim diye kesip atmak gerekiyor. Fakat bo ver. Ben artk bunu dnmemeye alyorum. nk bir defa dnmeye balarsam sonu gelmiyor.-Pollyanna piman olarak yaknd: --Evet, evet, ben de gelmi sana durmadan bunu hatrlatyorum. Dedim ya, sen oyunu benden daha iyi oynuyorsun. Haydi devam edelim. Daha bana nerede oturduunu ve aileni, kardelerini falan anlatmadn.-ocuun ifadesi yumuad, gzleri parlamaya balad. --Jerry tek kardeim benim. Aslnda o da, anam da z annemle kardeim deil. Fakat bana ok iyilik ettiler.-Pollyanna irkilerek sordu: --Ne dedin, yani ana dediin senin kendi annen deil mi?---Hayr deil, ite onun iin...-Fakat Pollyanna gittike byyen bir ilgiyle szn kesti: --Senin asl annen yok mu?---Hayr. Annemi hi hatrlamyorum. Babam da alt yl nce ld.---Ka yandaydn?---Bilmiyorum, kktm. Anam alt yalarnda olduumu sylyor. Beni o vakit yanlarna almlar.---Ve adn Jamie deil mi?---Evet, daha nce sylemitim.-Pollyanna korka korka en son sorusunu sordu: --Peki soyadn ne?---Bilmiyorum.---Bilmiyor musun?---Hatrlamyorum, ok kktm herhalde. Hatta bizimkiler bile bilmiyor. Beni sadece Jamie olarak tanyorlar.-nce hayal krkl ile duraklayan Pollyanna sonradan bu fikrini deitirdi. --Her neyse, eer soyadn bilmiyorsan, bu soyadnn Kent olmadn gstermez.-ocuk akn bir ekilde: --Kent mi?-- dedi. Pollyanna gzleri parlayarak sze balad: --Evet, Jamie Kent adnda bir ocuk var ki...-- Fakat szlerinin sonunu getirmeden hemen sustu. Birdenbire ocua kaybolan Jamie'den bahsedip mitlendirmemesi gerektiini dnd. nce onun gerekten Bayan Carew'in kaybolan yeeni olup olmadndan emin olmalyd. Aksi halde ocua mutluluk yerine ac verebilirdi. Jimmy Bean'e Kadnlar Birlii tarafndan kabul edilmediini sylemek zorunda kald zaman, ocuun gsterdii tepkiyi hala unutmamt. imdi ayn hatay ilememek kararndayd. Bylece ilgisiz bir tavrla konuyu yle kapatt: --Bo ver, imdi Jamie Kent'ten nemli olan, senin hakknda renmek istediim eyler.---Sylenecek fazla bir ey yok. Hatrladklarm hi de i ac eyler deil. Babamn olduka garip bir adam olduunu ve ok az konutuunu sylerler. Herkes ona 'profesr' dermi. Anamn dediine gre babamla ben o vakit, onlarn da oturduu byk bir binann at kat odasnda kalyormuuz. Onlar o zaman da fakir olmakla beraber bugnk kadar kt durumda deillermi. Jerry'nin babas henz hayattaym ve alyormu.-Pollyanna: --Evet, sonra?-- diye sze kart. --Anamn dediine gre babam sk sk hastalanmaya balam ve gittike daha garip olmu. Bylece Murphy'ler yani Jerry'ler beni sk sk kendi evlerine almaya balamlar. O zamanlar yrmeme ramen bacaklarm pek salam deilmi. Ben Jerry ile ve len kz kardei ile oynardm. Sonra babam ldnde beni yanna alacak hibir yaknm yoktu ve beni bir ocuk yurduna vermek istediler. Fakat anamla Jerry buna izin vermediler ve beni yanlarna aldlar. O srada kk kzlar yeni lmt. Beni onun yerini tutarm diye alkoydular. Bylece hep onlarn yannda bydm. Sonradan dtm ve hi yryemez oldum. Jerry'nin babas ldkten sonra ok fakir oldular. Yine de bana bakmaya devam ettiler. Bana ok byk iyilik yaptlar.-Pollyanna: --Evet, evet, fakat bunun karln muhakkak grecekler.-- diye sevinle titreyen bir sesle haykrd. Artk btn pheleri kaybolmutu ve kaybolan Jamie'yi bulduundan emindi. Fakat bundan bahsetmemeli ve Bayan Carew'in Jamie'yi grmesini salamalyd. Sonra onlarn sevinle kavumalar sahnesi gznde canlanyordu. Pollyanna yanna gelip ceplerini kartrmaya alan Bay Lancelot'a hi aldrmadan srayarak ayaa kalkt. --Artk gitmem gerek. Fakat yarn yine geleceim. Belki de yanmda baka bir hanmla gelirim. Yarn burada olacaksn, deil mi?-- diye endieli bir ekilde sordu. --Tabii, eer hava gzelse Jerry beni her sabah buraya getirir. lerini yle ayarlyor. Ben de yemeimi getirip saat drde kadar burada kalyorum. Jerry bana ok iyi davranyor.-Pollyanna: --Biliyorum, belki de sana iyi davranacak baka birini daha bulacaksn,-- diye ban sallad. Bu imal szden sonra yznde parlak bir tebessmle ocuun yanndan ayrld. ::::::::::::::::::: 9 GZL PLANLAR Eve dnerken Pollyanna sevinle planlar hazrlyordu. Ertesi gn Bayan Carew u veya bu ekilde parkta yrye kmak iin ikna edilmeliydi. Pollyanna bunu nasl gerekletireceini henz bilmiyordu. Fakat muhakkak olmalyd bu. Bayan Carew'e aka Jamie'yi bulduunu ve onun da grmesi gerektiini syleyemezdi. Ne de olsa az bir olaslkla bu ocuun gerek Jamie olmamas da mmknd. Bu nedenle Bayan Carew'i bo yere mitlendirmek ok ac sonular yaratabilirdi. Pollyanna'nn Mary'den duyduuna gre Bayan Carew iki kere yanl ipularn izleyerek kendi yeeninden baka ocuklarla karlam ve bunun sonunda yataa decek kadar hastalanmt. Ksaca, Pollyanna Bayan Carew'e niin parka gitmesi gerektiini syleyemezdi. Fakat bir neden bulacakt mutlaka. Ne yazk ki kader bir kere daha iddetli bir yamur ve frtna ile btn bu planlar bozuverdi. Ertesi sabah Pollyanna'nn camdan darya bakmas, o gn parkta yry yaplamayacan anlamas iin yeterli oldu. Daha da beteri, bunu izleyen iki gn boyunca bulutlar dalmad ve Pollyanna btn zamann pencereden pencereye koup endieli baklarla gkyzn seyrederek geirdi. Sk sk herkese: --Galiba hava biraz ayor, deil mi?-- diye soruyordu. Pollyanna iin bu davran o kadar olaanst ve aralksz sorduu soru o kadar rahatsz ediciydi ki, en sonunda Bayan Carew'in sabr tat. --Allah akna, ocuk, derdin ne?-- diye haykrd. --Daha nce hava bozukluunu bu derece mesele yaptn hi grmedim. Senin u nl mutluluk oyununa ne oldu bugn?-Pollyanna akn ve yz kzararak: --Hay Allah, galiba bu defa oyunu gerekten unuttum,-- diye itiraf etti. --Tabii eer dnrsem bunda da memnun olunacak bir yn bulabilirim. rnein bu yamurun eninde sonunda duracan dnp sevinebilirim. nk Allah ikinci bir tufan vermeyeceini sylyor. Yine de bugn havann gzel olmasn o kadar arzuluyorum ki!---Niin?---Oh, sadece parkta yrye kmak iin,-- derken Pollyanna fazla nemsemez grnmek amacyla byk aba gsteriyordu. --Belki siz de benimle gelirsiniz diye dnmtm.-Bayan Carew kalarn kaldrarak hayretle: --Ben mi parkta yrye gelecek miim? Teekkr ederim, korkarm ki hayr,-- dedi. Pollyanna korku ile yalvard: --Fakat ne olur reddetmeyin.---Reddettim bile.---Fakat Bayan Carew ltfen yle demeyin. Hava dzelince ne olur benimle gelin. Sadece bu defa iin, nemli bir ey nedeniyle benimle gelmenizi istiyorum.-Bayan Carew kalarn att ve --hayr-- demek zere azn aarken, Pollyanna'nn gzlerindeki yalvar grerek fikrini deitirdi. steksiz bir ekilde yle dedi: --Peki ocuum peki, fakat eer sz verirsem, sen de artk pencerenin yanndan ekilip herkese havann dzelip dzelmeyeceini sormaktan vazgeeceksin.---Evet, evet, tabii yaparm. Yani sormam demek istiyorum,-diyen Pollyanna az sonra hafif bir gne grd zaman heyecanla: --Galiba hava at...-- diye sze balad, fakat sonra azn eliyle kapatarak odadan kat. Ertesi sabah hava tamamen ald. Fakat gne olmasna ramen hava olduka serindi ve leden sonra Pollyanna okuldan geldii zaman souk bir rzgar esmeye balamt. Yine de btn itirazlara ramen Pollyanna havann ok gzel olduunu ve eer Bayan Carew ile parka gitmezlerse ok zleceini iddia etti. Bylece Bayan Carew istemeye istemeye Pollyanna ile parkta yrye kt. Tahmin edilecei gibi bu tamamen sonusuz bir gezinti oldu. Sabrsz hanmla, endie ile etrafa baknan kk kz souktan titreyerek parkta hzl admlarla aa yukar dolap durdular. Pollyanna ocuu her zamanki yerinde bulamaynca son bir mitle parkn her kesini gzden geiriyordu. O, ne yapp yapp Bayan Carew'i bu gezintiye ikna etmi ve gerek durumu saklamt. Fakat Jamie orada yoktu. En sonunda souktan titremeye balayan Bayan Carew eve dnmelerinde srar etti ve Pollyanna aresiz onunla evin yolunu tuttu. Bunu izleyen gnler Pollyanna iin ok zc geti. Kendisinin ikinci bir tufan olarak grd, fakat Bayan Carew'e gre sadece olaan sonbahar yamurlar, bundan sonraki gnlerin devaml slak, sisli, souk ve rzgarl gemesine sebep oldu. Arada ksa sreler iin hava at zaman Pollyanna koarak parka gidiyordu. Fakat her defasnda hayal krkl ile geri dnyordu. Jamie artk gelmiyordu. Kasm aynn ortalarna gelmilerdi ve parkn tad kaybolmu, ziyaretileri ok azalmt. Aalarn yapraklar dklm, sralar boalm ve havuzdaki kayklar yok olmutu. Geri sincaplar, penguenler ve gvercinler yine oradayd ve her zamanki gibi bekleyi iindeydiler. Fakat onlar beslemek Pollyanna'ya devaml Jamie'yi hatrlatt iin daha ok ac veriyordu. Gnler getike Pollyanna: --Nasl olur da ocuun nerede oturduunu renmedim?-- diye szlanp duruyordu. Onun kaybolan Jamie oldundan emindi. imdi tekrar havalarn snmasna, yani baharn gelmesine kadar beklemesi gerekiyordu. O zaman da Pollyanna burada olmayacakt. Nihayet berbat bir gnn leden sonrasnda beklenmeyen bir ey oldu. Pollyanna yukardaki holden geerken Mary ile bir bakasnn konumalar kulana geldi. Kapdaki yabanc yle diyordu: --Ne olur bayan, beni yalvartmayn, Pollyanna adndaki ocuu grmem gerek. Ona Bay James'ten mesaj getirdim. imdi ltfen onu bulur musunuz?-Pollyanna sevinle haykrarak kendisini merdivenlerden aaya atarcasna kotu. --Oh, ben buradaym, buradaym, ne oldu, seni Jamie mi yollad?-- diyen Pollyanna heyecandan soluk solua kalmt. Telala kollarn aarak ocua sarlmak zere iken Mary araya girdi. --Bayan Pollyanna, ltfen, siz bu dilenci ocuu tanyor musunuz ki?-ocuun yz kzgnlktan kpkrmz oldu. Fakat konumasna frsat kalmadan Pollyanna ciddi bir tavrla Mary'ye dnd: --O dilenci deil, benim en iyi arkadalarmdan biridir. Ayrca, beni kaybolduum zaman bulup eve getiren de odur.-Sonra sabrszca olana dnp hzl hzl sordu: --Ne oldu, Jamie mi seni yollad?---Tabii, Jamie yollad. Bir ay kadar nce yataa dt. Hala toparlanamad.---Ne oldu?---Jamie hasta ve seni grmek istiyor. Gelecek misin?---Hasta m? ok zldm. Tabii ki geleceim. Hemen apkamla paltomu alaym, gidelim.-Mary, --Fakat Bayan Pollyanna, sanki Bayan Carew sizi byle bir ocukla gnderir mi sanyorsunuz?-- diye kar koydu. Pollyanna, --Fakat o bir yabanc deil. ok uzun sredir tanyorum ben onu ve muhakkak gitmem gerek,-- dedi. O srada Bayan Carew souk bir tavrla oturma odas kapsnda grnd ve Pollyanna'ya dnp sordu: --Bu ocuk kim, burada ne aryor?-Pollyanna yalvaran baklarla dnd: --Ah, Bayan Carew, beni gndereceksiniz deil mi?---Nereye gndereceim?-Olan abucak araya girip nazik olmak iin byk bir aba gstererek aklad: --Kardeimi grmesi gerek bayan. Kendisi ok hasta ve Pollyanna'y bulup ona gtrmezsem bana rahat yz gstermez. Onu mutlaka grmek istiyor.-Pollyanna: --Ne olur gideyim,-- diye tekrar yalvard. Bayan Carew yzn asarak: --Bu ocukla gitmek mi, tabii ki hayr Pollyanna. Bunu nasl dnebilirsin?-- dedi. --Fakat sizin de benimle gelmenizi istiyorum.---Ben mi, samalama. Bu olanaksz. stersen bu ocua biraz para verebilirsin, fakat...-ocuk gzleri parlayarak cevap verdi: --Teekkr ederim efendim, ben para iin gelmedim. Pollyanna'y gtrmek iin geldim.---Evet Bayan Carew, bu Jerry, Jerry Murphy. Kaybolduum zaman beni bulup eve getiren ocuk. imdi bana izin verecek misiniz?-Bayan Carew ban sallayarak: --Hayr Pollyanna, artk bunu tartmak istemiyorum,-- dedi. --Fakat dediine gre ja..., yani dier ocuk hastaym ve beni istiyormu.---Elimden bir ey gelmez.---Ben onu iyi tanyorum Bayan Carew. Gerekten yle. Kitaplar ok seviyor ve bir sr hikayeler biliyor. Sonra sincaplar, kular besleyip onlara isimler takyor. Yryemiyor ve ou zaman yiyecek bile bulamyor. Benim mutluluk oyunumu hi bilmemesine ramen bir yldr oynuyor ve benden daha baarl oluyor. Ben gnlerdir onu aryordum, fakat bulamamtm. Gerekten Bayan Carew, onu grmem gerek, onu tekrar kaybetmek istemiyorum,-- diye Pollyanna nefes nefes szlerini tamamlad. Bayan Carew'in yz kzgnlktan pene pene olmutu. --Pollyanna bu ok sama bir ey. Beni ok artyorsun. Kesin olarak reddettiim bir konu stnde nasl bu kadar srar ediyorsun anlayamyorum. Bu ocukla gitmene asla izin veremem. Artk bu konuda hibir sz iitmek istemiyorum.-Pollyanna'nn yzne yeni bir anlam geldi. Yar korku dolu, yar yorgun bir ekilde Bayan Carew'in yzne bakarak kararl bir ekilde konumaya balad. --O halde artk size sylemem gerek. Emin oluncaya kadar bundan bahsetmek istemiyordum. nce bu ocuu sizin grmenizi arzu ediyordum. Fakat artk sylemem daha doru olur. nk onu bir kere daha kaybedemem. yle sanyorum ki Bayan Carew bu ocuk Jamie.-Bayan Carew'in yz bembeyaz oldu. --Jamie, benim Jamie'm mi?---Evet.---mkn yok.---Evet, ltfen dinleyin. Ad Jamie ve soyadn bilmiyor. Babas alt yalarndayken lm, annesini ise hi hatrlamyor. On iki yalarnda olduunu sanyor. Jerry ve annesi, onu babas ldkten sonra yanlarna almlar. Babas garip bir adamm ve kimseye adn sylememi, ve...-Bayan Carew bir iaretle Pollyanna'y susturdu. imdi yz daha da beyazlamt, fakat gzleri alev alevdi. --Hemen gideceiz. Mary, Perkins'e hemen arabay hazr etmesini syle. Pollyanna, paltonla apkan al. Kk, sen burada bekle, biz hemen hazr olacaz,-- diyerek abucak merdivenleri trmand. Holde bekleyen olan slk alarak sylendi: --Of, be! imdi arabayla gideceiz ha! Amma i yahu, bakalm Bay James bu ie ne diyecek?-:::::::::::::::::::: 10 MURPHY'LERN MAHALLES Bayan Carew'in gsterili arabas keskin bir korna sesiyle Commonwealth Caddesi'ni geip Murphy'lerin evine doru yola kt. Arabann iinde gergin bir bayanla, sevinli bir kk kz oturuyorlard. ofrn yannda ise Jerry Murphy yer alyor ve gururla yolu tarif ediyordu. Otomobil, dar ve pis bir sokakta, dklen bir kap nnde durunca, olan srayarak indi ve her vakit alayla seyrettii kibar zenginler gibi arka kapy aarak bayanlarn inmesini bekledi. Pollyanna hemen indi. Etrafna bakt zaman aknlk ve znt ile gzleri irileti. Arkasndan inen Bayan Carew gzne arpan pislik, sefalet ve yknt karsnda gzle grlr ekilde titremeye balad. Sokaktaki krk dkk evlerden, st ba kirli ve eski ocuklar bararak frladlar. Jerry kzgn bir ekilde kollarn sallad: --Bana bakn, burada maymun oynamyor. Daln bakalm, Jamie'nin misafirleri var.-Bayan Carew hala titreyen elini Jerry'nin omuzuna koyarak: --Burada m?-- diye mrldand. Fakat olan bunu duymad. Kollar ve elleri ile kalabalk arasndan yol amaya urayordu. Bayan Carew nasl olduunu pek anlamadan, kendini Pollyanna ve Jerry ile birlikte karanlk ve pis kokulu bir yerde, dklen merdivenler banda buldu. Bayan Carew: --Bir dakika, unutmayn,-- diye uyard. --kiniz de bu ocuun benim aradm Jamie olmas olaslndan hi bahsetmeyeceksiniz. nce kendim grp sorular sormam gerekiyor.-Pollyanna: --Tabii, haklsnz,-- diye onaylad. Jerry ise: --Ben de anladm,-- diye ban sallad. --Benim zaten gitmem gerek, yani sizi daha fazla rahatsz edecek deilim. imdi merdivenleri yava yava kn. Her taraf delik dolu ve bazen merdivende uyuyan ocuklar olur. En yukarya kacaz.-- Sonra glerek ekledi: --Asansr bugn almyor.-Bayan Carew aya altnda gcrdayan rk tahtalara korka korka basarak kmaya balad. Merdivenler stnde iki yalarnda bir ocuk, ucuna ip bal bir konserve kutusunu yukar atp, aa ekerek eleniyordu. Her taraftan merakla kaplar alyor ve pis, bakmsz yzler kendisine evriliyordu. Bir yerlerden tiz bir bebek alamas geliyor, te yandan kfreden bir adamn sesi iitiliyordu. Her keden iki ve lahana kokular duyuluyordu. nc kat trmandktan sonra olan kapal bir kapnn nnde durdu. --Acaba getirdiim hediye paketini grnce Jamie ne yapacak? Annemin ne yapacan biliyorum. Hemen alamaya balar herhalde,-- diye mrldanarak kapy averdi. --Hey, biz geldik, hem de otomobille, buna ne buyrulur Bay James?-Buras ok kk, souk, eyasz ve hzn veren bir odayd. Fakat hayret verecek derecede dzenli ve temizdi. Burada pis kokular ve sefalet gze arpmyordu. ki karyola, krk iskemle, bir masa ve bir ocak; grnen eyalard. Karyolalardan birinde yanaklar kzarm ve gzleri parlayan bir olan yatyordu. Onun yannda zayf ve romatizmadan iki bklm olmu bir kadn vard. Bayan Carew odaya girdikten sonra kendini toparlamak iin, bir dakika kadar duvara dayanp durdu. Jerry abucak veda edip kapy kaparken Pollyanna Jamie'nin yanna kotu. --Oh, Jamie, seni bulduuma o kadar memnunum ki!-- diye haykrd. --Her gn seni aradm ve hasta olmana zldm.-Jamie glmseyerek zayf ve beyaz elini uzatt. --Ben de ok memnunum. nk bu senin buraya gelmene neden oldu. Ayrca imdi ok daha iyiyim. Ana, ite bu kk kz sana bahsettiim Pollyanna. imdi anam da mutluluk oyununu oynuyor. nce sanrm arsndan alamad iin alyordu. Fakat sonra ben hastalannca, evde olup bana bakabildii iin memnun oldu.-Tam o srada Bayan Carew ilerledi ve korku, hasret dolu baklarla yataktaki sakat ocuu szd. Pollyanna ekingen bir sesle: --Bu Bayan Carew, seni grmeye geldi Jamie,-- diye yanndaki hanm tantt. Yatan kenarndaki kadn zorlukla ayaa kalkp iskemlesini gsterdi. Bayan Carew bir kere olsun kadna bakmakszn iskemleye oturuverdi; baklar hala Jamie'nin zerindeydi. Belirgin bir glkle: --Adn Jamie, deil mi?-- diye sordu. ocuk onun gzlerinin iine bakarak cevap verdi: --Evet efendim.---Soyadn biliyor musun?---Hayr, bilmiyorum.-lk defa olarak Bayan Carew yannda duran beli bkk kadna dnd: --Bu sizin olunuz deil, yle mi?---Hayr efendim.---Siz de soyadn bilmiyor musunuz?---Hayr, hi renemedim.-Bayan Carew aresizlik iinde olana dnd: --Fakat dnmeye al, Jamie'den baka bir isim hatrlamyor musun hi?-ocuk ban sallad. Sorular karsnda biraz arm bir hali vard. --Hayr efendim, hi hatrlamyorum.---Babann eyalar arasnda ismine rastladn bir ey olmad m?-Bayan Murphy sze kararak: --Sadece kitaplar vard. u kardakiler hep onundu. sterseniz bir bakn,-- dedi ve duvardaki eski bir raf zerindeki kitaplar iaret etti. Sonra merakla sordu: --Bu ocuu tanyor musunuz bayan?-Bayan Carew ayaa kalkp kitaplarn yanna giderken, --Bilemiyorum-- diye sylendi. Aa yukar on, on iki kitap vard. Hepsi de bir hayli eskimiti. Bayan Carew her sayfay dikkatle gzden geirmesine ramen hibir yerde yazl bir isim bulamad. Bylece aresiz tekrar olanla kadna dnp yle dedi: --kiniz de bana ne biliyorsanz anlatr msnz?-Onlar da anlattlar. Sylenilenler Jamie'nin Pollyanna'ya parkta anlattklarnn aynsyd. Bayan Carew'in dikkatle sorularna ramen kesin bir ipucu bulunamad. Sonunda Jamie Bayan Carew'e dnd ve: --Babam tandnz m sanyorsunuz?-- dedi. Bayan Carew gzlerini kapayp elini alnnda dolatrd. --Bilmiyorum, fakat galiba tanmyorum.-Pollyanna hayal krkl ile haykrd, fakat Bayan Carew'in sert bak karsnda susarak hzla odada aa yukar dolamaya balad. Jamie birdenbire ev sahibi grevlerini hatrlayarak Pollyanna'ya dnd: --Gelmeniz beni ok mutlu etti. Bay Lancelot nasl? Hala ona yiyecek gtryor musun?-- Pollyanna'nn hemen cevap vermemesi zerine, baklarn pencere kenarndaki krk bir saksya evirdi. --Benim ieimi grdnz m? Onu Jerry buldu. Birisi drm. Gzel deil mi? Kokusu da var.-Fakat Pollyanna onu duymamt bile. Baklar odada dolayor ve elleri ile sinirli hareketler yapyordu. --Fakat Jamie, sen burada oyunu nasl oynayabiliyorsun anlayamyorum?-- diye patlad. --Bundan daha kt bir yer grmedim hayatmda.-Jamie glerek: --Oho! Aada oturanlarn odasn bir grmelisin. Oras buradan ok daha kt. Bu odann birok iyi taraflar var. rnein gneli gnlerde iki saat kadar gne gelir buraya. Sonra pencere kenarndan gkyz grnr. Fakat korkarm ki bu oday da kaybedeceiz. Yaknda buradan kmamz gerekecek,-- dedi. --kmak m?---Evet, anamn almamas nedeni ile kiray deyemedik,-diyen Jamie'nin sesi titremeye balad. --Aada oturan bayan bu hafta bize yardm ediyor. Fakat bunu her zaman yapamayacana gre, yaknda kmamz gerekecek. Tabii Jerry bir servet falan bulursa iler deiir.-Pollyanna, --Oh, fakat biz...-- diye sze balad, ama Bayan Carew abucak ayaa kalkp, --Pollyanna, haydi artk gitmemiz gerek.-- diye szn kesti. Sonra ocuun yanndaki kadna dnerek devam etti: --Evden kmanz gerekmeyecek. Size para ve yiyecek gndermek iin hemen harekete geeceim. Sonra bata bulunduum hayr derneklerinden birine durumunuzu anlatacam ve yardm salayacam.-Fakat beli bkk kadn birdenbire dikleti, gzleri gururla parlayarak: --Teekkr ederim, ama buna gerek yok Bayan Carew. Biz fakir olabiliriz, fakat sadaka kabul etmeyiz,-- dedi. Bayan Carew: --Sama, bu ocuun dediine gre, aadaki hanmn yardmn kabul ediyorsunuz.---Evet, fakat bu sadaka saylmaz. Bayan Dolan benim arkadam. Benim bu yardmn altnda kalmayacam bilir. Gemite baz zamanlar ben de ona ayn ekilde destek olmuumdur. Arkadalardan yardm kabul etmek sadaka almaya benzemez, nk onlar gerek ilgi duyarlar ki, bu da ok farkl bir durumdur. Biz her zaman byle deildik. te bunun iin yardm kabul etmek daha da g oluyor. Teekkr ederim, fakat sizin paranz kabul edemeyiz.-Bayan Carew asabi bir ekilde yzn ast. Burada geirdii bir saat, onun iin son derece yorucu ve zc olmutu. Zaten hibir zaman sabrl bir insan olmad iin u anda ok bitkindi. --Peki, nasl isterseniz,-- dedi. --Hi olmazsa ev sahibine gidip burada kaldnz sre iinde rahatnz salamasn isteseniz. Herhalde u krk camlar tamir ettirmek ona der. Ayrca trmandm merdivenler ok tehlikeli bir durumdayd.-Bayan Murphy mitsizce iini ekti. Vcudu gene iki bklm olmutu. --Bu konuda ok uratk ama kimseye dinletemedik. Ev sahibinin kendisini gremiyoruz. Onun ilerine bakan grevli ise kiralarn ok dk olmas nedeni ile ev sahibinin buraya fazla masraf yapamayacan syledi.-Bayan Carew nihayet iini boaltabilecei bir konu bulmann verdii cesaretle asabi bir ekilde konumaya balad: --ok sama ve utandrc bir durum. Ayrca bu merdivenler aka yasalara aykr. Ben bu ile uraacam. Bu evin sahibi kim ve ilerine bakan kiinin ad nedir?---Ev sahibinin kim olduunu bilmiyorum, fakat bizimle konuan adamn ismi Dodge.-Bayan Carew hayretle irkildi. --Dodge mu, acaba Henry Dodge mu?---Evet, bayan, sanrm ilk ad Henry.-Bayan Carew'in yz nce kzard, sonra bembeyaz oldu. --Pekala, ben bu ii halledeceim,-- diye sylenerek Pollyanna'ya dnd: --Haydi, artk gitmemiz gerek.-Yatan kenarnda Pollyanna gzyalar arasnda Jamie ile vedalayordu. Sonra, gcrdayan merdiven ykntlarndan inip, kalabal yarp arabaya bininceye kadar Pollyanna konumad. Nihayet ask yzl Perkins otomobil kapsn kapar kapamaz, Pollyanna yalvaran bir sesle konutu: --Ne olur Bayan Carew onun Jamie olduunu syleyin, ltfen. Onun iin ne gzel olacak Jamie olmak!-- --Fakat Jamie deil o.---Aman Allahm, emin misiniz?---Hayr, emin deilim. in en ac yn de bu ite. Onun Jamie olduunu hi sanmyorum. Hatta hemen hemen bundan eminim. Fakat, tabii olmas olasl da var. te bunu dndke ldracak gibi oluyorum.-Pollyanna bunun zerine tekrar yalvard, --O halde onu Jamie diye kabul edip evinize alamaz msnz?---Bu ocuu Jamie olmadn bile bile evime almak m? Asla Pollyanna, bunu yapamam.-Pollyanna ekinerek srar etti: --Fakat eer kendi Jamie'niz iin elinizden bir ey gelmiyorsa, onun gibi baka birisine yardm edebildiiniz iin mutlu olmaz msnz? Ya sizin yeeniniz de byle hasta ve fakirse, onu baka birisinin yanna alp bakmasn istemez misiniz? Ve...-Bayan Carew ac ile ban sallayarak haykrd: --Ne olur yle syleme Pollyanna. Zaten Jamie'nin bu ocuk gibi strap ve sefalet iinde olabilecei korkusu beni ldryor.-- Szlerinin sonunda hkrmaya balad. Pollyanna bu frsattan yararlanarak atld: --te ben de bunu sylemek istiyorum. Anlamyor musunuz? Eer bu sizin Jamie ise tabii onu istersiniz. Eer deilse bu ocuu yannza almakla hibir ey kaybetmi olmayacaksnz. Ayrca bu ocuu son derece mutlu ederek ok iyilik yapm olacaksnz. Sonra gerek Jamie'yi bulsanz bile, hibir ey kaybetmemi, aksine bir yerine iki ocuu mutlu etmi olacaksnz.-Bayan Carew ac ile szn kesti: --Yeter Pollyanna, ltfen, dnmek istiyorum. Dnmem gerek.-Pollyanna gzleri dolu dolu sustu. Bir sre byk aba gstererek konumad, sonra daha fazla kendini tutamayarak yeniden atld: --Allahm, ne berbat bir yerdi oras! sterdim ki ev sahibi kendisi orada otursun. Acaba memnun olunacak tek bir ey bulabilir miydi?-Bayan Carew aniden irkildi. Sanki zr ilermi gibi ellerini Pollyanna'ya uzatarak: --Belki de o hanm bilmiyordu. Eminim ki evin durumu hakknda hi bilgisi yoktu. Fakat hemen gereken yaplacak, en ksa srede,-- dedi. --Hanm m, ev sahibini ve ileri ile uraan kiiyi siz tanyor musunuz?-- Bayan Carew dudaklarn srd. --Evet, her ikisini de tanyorum.---O, buna ok sevindim; o halde her ey dzelecek.-Araba evlerinin nnde durduu zaman Bayan Carew: --Evet, hemen gereken eyler yaplacak,-- diye sz verdi. Bayan Carew ne dediini ok iyi biliyordu. Pollyanna'ya sylediklerinden ok daha fazlas kafasndan geiyordu. O gece yatmadan nce Henry Dodge'a gnderdii bir mektupla sahip olduu btn binalarda ok acele olmak zere gereken btn tamiratn yaplmasn emrediyordu. Ayrca baz krk camlar ve ykk merdivenlerin imdiye kadar ihmal edilmi olmasn knyordu. Henry Dodge bu mektubu alnca olduka korkmu, ayn zamanda biraz da kzmt. Fakat hemen harekete geti. :::::::::::::::::::: 11 BAYAN CAREW N BR SRPRZ Gereken tamirler en iyi ekilde yapldktan sonra Bayan Carew, kendi kendine devini yapm olduunu ve konunun burada kapanacan sylyordu. Her eyi unutacakt. ocuk, arad Jamie deildi. Bu cahil, hasta ve sakat ocuk onun kardeinin olu olamazd. Her eyi kafasndan atacakt. Fakat i, her eyi unutmaya gelince Bayan Carew alamayacak bir engelle karlayordu. Her eyi kafasndan atmaya gc yetmiyordu. Her vakit gzlerinin nnde o kk ve plak oda ile dalgn bakl ocuk canlanyordu. Kulaklarnda ise u kalp kran soru yanklar yapyordu: --Ya bu ocuk gerek Jamie ise?-- Sonra Pollyanna'dan kamak olanak dyd. Her ne kadar kk kz susturmusa da, gzlerindeki yalvar ve bekleyiten kamak olanakszd. Bayan Carew aresizlik iinde iki defa daha bu ocuu grmeye gitti. Her seferinde bu olann arad Jamie olmadna kendisini inandrmak istiyordu. Fakat ocuun yannda ikna olmasna ramen, oradan uzaklar uzaklamaz ayn soru kafasn kurcalyordu. Sonunda byk bir aresizlik iinde kz kardeine yazp her eyi anlatt. Hikayenin ayrntlarn belirttikten sonra yle devam etti: --Sana bu durumu anlatp mitlendirmek istemiyordum. Onun Jamie olmadndan ok eminim, ama bu satrlar yazarken bile gene tereddt iindeydim. te bunun iin mutlaka gelmeni ve bu ocuu grmeni istiyorum. Ne syleyeceini ok merak ediyorum. Yeenimizi drt yandan beri grmedik. imdi on iki yanda olmas gerekir. Bu ocuk da on iki yalarnda. (Kesin yan bilmiyor.) Salar ve gzleri Jamieyi andryor. Sakat olmasna ramen bu durumu doutan deil. Alt yl nce bir dme sonucu olmu. Babas hakknda kesin bir bilgi edinmeye olanak bulamadm. Fakat rendiim kadaryla kardeimizin kocas olabilir de, olmayabilir de. Kendisi olduka garip bir kiiymi, herkes ona 'Profesr' dermi. Birka kitap dnda oluna hibir ey brakmam. Bu bilgiler aslnda hibir ey ispatlamyor. John Kent, olduka garip ve deiik anlaylar olan bir kiiydi. Kitaplara dkn olup olmadn hatrlamyorum. Sen hatrlyor musun? Tabii profesr' ad da takma bir ad olabilir. Bu ocua gelince, hibir ey bilemiyorum. Umarm sen emin olabilirsin. Sevgilerle Ruth-Della hemen geldi ve ocuu grmeye gitti. Fakat o da ablas gibi hibir eyden emin olamad. Bu ocuun yeenleri olduuna pek ihtimal vermemekle beraber, olmas olaslnn da olduunu belirtti. O da Pollyanna gibi u zm yolunu gsterdi: --Niin onu yanna almyorsun? Onu evlat edinmen en iyi kar yol. Ayrca bu, ocuk iin de ok iyi olur.-Bayan Carew titreyerek itiraz etti. --Hayr, hayr, yapamam. Ben kendi Jamie'mi istiyorum. Bakas beni ilgilendirmez.-Bylece Della iini ekerek konuyu kapatt ve iine dnd. Bayan Carew meselenin kapandn sanrken, yine aldandn anlad. nk gnleri yine ok huzursuz, geceleriyse ya uykusuz ya da korkutucu ryalarla geiyordu. Ayrca Pollyanna ile de ba dertteydi. Pollyanna aknd. Kafas bir sr soruyla doluydu. Hayatnda ilk defa olarak gerek sefaletle karlamt. A olan, yrtk prtk elbiseler giyen ve karanlk, pis, kck odalarda yaayan insanlar tanmt. lk tepkisi onlara yardm edebilmek olmutu. Bayan Carew ile iki defa Jamie'yi grmeye gitmi ve tamir edilip boyanan kaplar ve merdivenlere, taklan camlara ok sevinmiti. Fakat bunlar Pollyanna iin denizde bir damla saylrd. Daha bir sr hasta grnl zavall kadn, erkek ve ocuk vard. Bunlara yardm etmesi iin Bayan Carew'e rica ettii zaman u ekilde karlk grd: --yle mi, yani btn sokan tamiratn yapp bu insanlarn hepsine yardm edeyim istiyorsun, yle mi? Baka bir arzun var m?---Tabii var, hepsinin o kadar ok ihtiyalar var ki. Onlara bu yardm yapmak ne ho olur. Zengin olup bunu yapabilmeyi ok isterdim. Fakat sizin de yardmnz beni ok mutlu edecek.-Bayan Carew hayretten gzleri byyerek artk Murphy'lerin sokanda hibir ey yapmayacan, bunun iin bir neden olmadn anlatt. Kimse ondan byle bir yardm beklemiyordu. Zaten Jamie ile Murphy'lerin oturduu evin onarmnda stne denden fazlasn yapmt. Bu arada bina sahibinin kendisi olduunu uzun uzun anlatt. Btn bunlardan sonra bile Pollyanna ikna olmamt. --Fakat hala bir sr insann bir araya gelip herkesin teker teker yapmas gereken eyleri stne almasn anlayamadm. rnein, ben Jamie'ye kendim bir kitap vermeyi, bir kuruluun yardm etmesine tercih ederim. Eminim o da bundan daha mutlu olur.-Bayan Carew yorgun bir sesle cevaplandrd. --Belki de, fakat yle bir dernek ok daha uygun kitaplar verebilir.-Bundan sonra Pollyanna'nn anlamakta glk ektii uzun bir konuma yaparak: --Fakiri sadakaya altrmann-sakncalarn, --hedefsiz yardmlarn-- anlamszln ve rgtlenmemi ba kampanyalarnn zararlarn anlatt. En sonunda Pollyanna'nn yzndeki akn ifadeyi fark ederek unu ekledi: --Ayrca byk bir olaslkla bu insanlar benim yardmm kabul etmek istemeyeceklerdir. Hatrlarsan Bayan Murphy, komusundan yardm almasna ramen, benim yiyecek ve giyecek balarm reddetmiti.-Pollyanna iini ekerek: --Evet, hatrlyorum. Yine de anlayamadm birok ey var. Bizim bu kadar ok gzel eyimiz olduu halde, onlarn hemen her eyden yoksun olmalar nedense bana hi doru gibi gelmiyor.-Gnler getike Pollyanna'nn bu duygular daha da glendi. Her konumas Bayan Carew'i daha ok endieli olmaya yneltiyordu. Hatta mutluluk oyununu bile oynamakta glk ekiyordu. Bu gl bir gn yle aklad: --Bu fakir insanlar konusunda memnun olunacak ne bulunabilir ki? Tabii biz onlar gibi fakir olmadmz iin mutlu olabiliriz, fakat bunu dnr dnmez onlarn ne derece yokluk iinde olduklarn hatrlayp yeniden zlmeye balyorum. Sonra bizim yardm edebileceimiz fakir insanlar olduu iin memnun olabiliriz. Ama eer onlara yardm etmezsek, memnun olunacak taraf kalmyor.-- Bu konudaki sorularna Pollyanna hi kimseden doyum salayc cevaplar alamad. zellikle Bayan Carew, bu sorular karsnda Jamie'nin bugnk durumu ile gelecekteki durumunu dnerek; bsbtn huzursuz, tedirgin ve aresiz oluyordu. Noel bayramnn yaklamas da ona huzur veremiyordu. Hibir kutsal k onu rahatlatmyordu, nk Noel bayram Bayan Carew iin gene Jamie'nin alamad hediyeleri hatrlatan ve ona ac veren bir olayd. Nihayet, Noel bayramndan bir hafta kadar nce kendi kendisi ile yapt mcadele sona erdi ve kesin kararn verdi. Kendinden emin fakat son derece neesiz bir ekilde Pollyanna'ya kararn bildirdi: --Pollyanna, Jamie'yi yanma almaya karar verdim. Araba imdi hazr olacak. Az sonra gidip onu alp buraya getireceim. stersen sen de benimle gelebilirsin.-Pollyanna'nn yz sonsuz bir sevinle aydnland. --Oh, Tanrm, ne kadar memnun oldum! O kadar sevindim ki alamak istiyorum. Niin ok mutlu olunca alamak ister insan?-Bayan Carew dalgn bir ekilde: --Bilmiyorum,-- diye mrldand. Yz yine durgun ve neesizdi. Murphy'lerin kk odasna geldikleri zaman Bayan Carew vakit kaybetmeden geli nedenini aklad. Birka cmle ile kaybolan yeeninin hikayesini anlatt. Sonra Jamie'yi ilk iittiinde canlanan mitlerini, fakat sonradan bu mitlerin ykln hi gizlemeden aklad. Her eye ramen Jamie'yi yanna almak istediini ve ona her trl olana yaratacan syledi. Daha sonra biraz yorgun ve bezgin bir ifade ile kendisi iin yapt planlar anlatmaya balad. Yatan ayak ucunda Bayan Murphy alayarak onu dinliyordu. Kar tarafta Jerry Murphy gzleri hayretten byyerek, arada srada --Bak hele sen una-- diye sylenerek Bayan Carew'e bakyordu. Jamie'ye gelince, o nceleri sanki kendisine cennet kaps alm gibi byk bir sevinle anlatlanlar dinledi. Fakat Bayan Carew konutuka yzne yeni bir anlam gelmeye balad. Yavaa gzlerini kapatp yzn evirdi. Bayan Carew'in szleri sona erdii zaman, uzun bir sessizlik oldu. Sonra Jamie cevap vermek iin ban evirdiinde yznn bembeyaz olduunu ve gzlerinin yalarla dolu dolu baktn grdler. Ksaca: --Teekkr ederim efendim, fakat gelemem...-- dedi. Bayan Carew kulaklarna inanamayan bir ifade ile: --Efendim? Gelemez misin?-- diye sordu. Pollyanna boaz tkanarak: --Jamie!-- diye soludu. Jerry yerinden frlayarak: --Haydi, ocuk, derdin ne? yi eyleri gzn grmez mi senin?-- diye hiddetle konutu. Bayan Murphy: --Fakat ne olur iyi dn Jamie, neleri kardn anlyor musun?-- diye yalvard. Jamie sesi titreyerek: --Dndm,-- dedi. --Ne dediimi bilmeden konutuumu mu sanyorsunuz?-Sonra slak baklarn Bayan Carew'e evirerek: --Benim iin bu kadar fedakarlk yapmanza izin veremem. Eer gerekten benimle ilgilenseydiniz, o zaman her ey deiirdi. Siz kendi Jamie'nizi istiyorsunuz. Benim sizin Jamie'niz olduuna inanmyorsunuz. Bunu yznzden anlamak mmkn -dedi. Bayan Carew: --Evet, fakat...-- diye akn bir ekilde sze balad. Ama yataktaki sakat ocuk, ateli bir ifadeyle szn kesti: --Sonra ben teki ocuklar gibi yryp koamam. Benden abucak bkarsnz. Ben de bunu hemen hissederim. Size bylesine yk olmaya asla katlanamam. Tabii, eer buradaki anam gibi gerekten ilgilenseydiniz o zaman baka olurdu. Ben sizin aradnz Jamie deilim, sizinle gelemem,-- diyerek tekrar yzn evirdi. Yatan kenarn smsk kavrayan ellerinin eklem yerleri bembeyaz olmutu. Bir dakika sren bir sessizlik boyunca herkes nefesini tuttu. Sonra Bayan Carew yavaa ve sessizce ayaa kalkt. Yz ok solgundu. --Gel, Pollyanna,-- dedi. Pollyanna konumaya cesaret edemeden arkasndan yrd. Biraz sonra kapanan kapnn arkasndan Jerry yle sylendi: --Sen de ahmak deilsen!-Yataktaki ocuk, sanki cennetin kaps ebediyen kendisine kapanm gibi hkryordu. :::::::::::::::::::: 12 TEZGAH ARKASINDAK SRPRZ Bayan Carew ok kzgnd. Bu sakat ocuu evine alp bakmak teklifinde bulunduu halde, kesin bir red cevab almak onun iin katlanmas ok g bir durumdu. Davetlerinin kabul edilmemesine ve arzularnn yaplmamasna hi almamt. Ayrca imdi bu ocuu yanna alma olana ortadan kalknca, onun her eye ramen gerek Jamie olmas korkusu iini kaplamt. imdi bu olan istemekteki tek amacnn onu mutlu ve rahat ettirmek olmayp; sadece kafasndaki --acaba bu benim yeenim mi?-- sorusunu kaldrp, kendi huzurunu salamak olduunu anlamt. ocuun gerei sezip ona red cevab vermesi, durumunu daha da gletirmiti. Bayan Carew imdi kendini avutmak iin bu ocuun kardeinin olu olmadna ve onun kendisini hi ilgilendirmediine inandrmaya alyordu. Her eyi unutacana dair karar veriyordu. Fakat btn abalarna ramen unutamyordu. Her ne kadar sorumluluunu reddetmeye alyorsa da; bunda baarl olamyor ve gzlerinin nnde sefalet fkran bir odada strap dolu baklar ile bu ocuk canlanyordu. Sonra, Pollyanna vard. Pollyanna ok deimiti. Kendi benliine hi benzemeyen bir karamsarlk iinde evde drt dnyor ve kendisini oyalayacak bir ey bulamyordu. Kendisine nesi olduu sorulunca: --Oh, hayr, hasta falan deilim,-- diye cevap veriyordu. --O halde neyin var?-- denince de: --Hibir eyim yok, sadece Jamie'yi dnyordum. Onun btn bu eylerden yoksun olduu aklma geldi yine.-- diyordu. Yemek zamanlar da durum aynyd. Pollyanna'nn itah kaybolmutu. Sorulduu zaman yine hasta olmadn iddia ediyor ve: --Sadece yemee balar balamaz, Jamie'nin ou zaman a olduunu dnyorum ve itahm kayboluyor,-diyordu. Bayan Carew, nedenini kendisinin de anlamad bir ekilde; Pollyanna'y memnun edebilmek amac ile byk masraflara girerek muazzam bir Noel aac ile l l ssler ald. Hatta Pollyanna'nn okul arkadalar iin parti bile verildi. Fakat btn bunlara ramen istenilen deiiklik olmad. Pollyanna her zaman iin nezaketle teekkr etmesine ve btn bu gzel eylere hayran kalmasna ramen, ou zaman yz ciddi ve zgnd. Sonunda Noel gecesi l l yanan aaca bakp hngr hngr alamaya balad. Bayan Carew: --Niin Pollyanna, yine ne var?-- diye parlad. Pollyanna hkrklar arasnda: --Hibir ey yok. Sadece bu o kadar gzel bir manzara ki, iimden alamak geldi. Kim bilir Jamie bunu ne kadar grmek isterdi?-- diye aklad. Nihayet Bayan Carew'in sabr tat: --Jamie, Jamie, Jamie! Pollyanna, artk bu ocuktan bahsetmesen olmaz m? Pekala biliyorsun ki onun burada olmay benim suum deil. Ben onun buraya yerlemesini istedim. Sonra senin u mutluluk oyunu ne oldu? Bu konuda oynarsan ok iyi olacak,-- diye patlad. Pollyanna, --Oynuyorum. Fakat anlayamyorum. Bu defa ok garip oluyor. imdi ne vakit benim gzel eyalarm, yiyecek bir sr lezzetli yemeklerim olduunu dnp memnun olmak istesem; hemen Jamie iin zlmeye balyorum ve mutluluk duyamaz oluyorum. Buna bir are bulamyorum. siz ne dersiniz?-- diye kendini korudu. Bayan Carew hibir sz sylemeden. arkasn dnd. Noel bayramndan sonraki gn, yle gzel bir ey oldu ki, Pollyanna bir sre iin Jamie'yi unutabildi. Bayan Carew ile birlikte alverie kmt. Bayan Carew bir dantel yaka ile fisto arasnda tereddt ederken, Pollyanna'nn gzleri tezgahn arkasndaki kzlardan birine takld. Bir sre dikkatle baktktan sonra sevinle yanna kotu: --Oh siz ha! Sizi grdme o kadar sevindim ki!-Tezgahn arkasndaki kz ban kaldrp, hayretle Pollyanna'ya bakt. Fakat hemen yzndeki ciddi ifade kayboldu ve memnun bir glmseme ile: --Hay Allahm, sen benim kk park arkadam deil misin?-- diye sordu. Pollyanna gzleri parlayarak: --Evet, hatrladnza ok memnun oldum,-- dedi. --Sizi ok aradm, fakat bir daha hi parka gelmediniz.-- --Gelemedim. almam gerekti. O gn benim son tatil gnmd.-Bu szlerden sonra bir kadife kurdelenin fiyatn soran yal bir hanmla ilgilenmeye mecbur oldu. Yal bayan: --Elli sent ha, ok gzel fakat...-- diye tereddtle kurdeleyi yerine koyup yrd. Hemen onun arkasndan iki tane aydnlk yzl kz, kkrdayarak kadife kurdeleler ile tller aldlar. Kzlar aralarnda konuarak uzaklarken Pollyanna memnun bir ekilde iini ekti: --Her gn bu ii mi yapyorsun? Kim bilir ne mutlusundur?---Mutlu mu?---Evet, herhalde ok elenceli olmal. Bu kadar ok insan ve hepsi de deiik. Onlarla konuuyorsundur. Tabii bu senin grevin. Galiba ben de byynce bu ii yapacam. Onlarn setii eyalar grmek ne gzel.---Elenceli mi? Aman ocuum, sen benim ektiimin yarsn bilsen...-- Hemen szn keserek vitrindeki bir dantelin fiyatn soran bir hanma --Bir dolar, bayan,-- diye cevap verdi. Bayan kzgn bir ekilde: --Size iki defa sormak zorunda kaldm. Nihayet cevap alabildim,-- diye sylendi. Tezgah arkasndaki kz dudan srarak --zr dilerim, sizi duymadm,-- diye cevap verdi. --Bu beni ilgilendirmez. deviniz duymak. Bu i iin para alyorsunuz deil mi? u siyah dantel kaa?---Elli sent.---Peki mavi olan ne kadar?---Bir dolar.---Saygszlk istemem bayan. O kadar ksa cevap vermeniz gerekmez. Aksi halde sizi ikayet ederim. u pembe fistolar greyim.-Satc kzn dudaklar araland, fakat sonra smsk kapand. Sessizce pembe fisto kutusuna uzand. Gzleri alev alev parlyordu, elleri ise grnr bir ekilde titriyordu. Kadn kutudaki birka fistoyu alarak fiyatlarn sordu, sonra ksaca, --Evet, beendiim bir ey yok,-- diyerek uzaklat. Satc kz titrek bir sesle gzleri byyen Pollyanna'ya: --Evet, buna ne dersin, imdi de iimin ok elenceli olduunu syleyebilir misin?-- diye sordu. Pollyanna rahatsz bir ekilde gld. --Aman Tanrm, ne kzgn bir bayan! Ama biraz da komikti dorusu, deil mi? Her neyse, hepsinin byle olmadna memnun olabilirsin.---Sanrm yle, fakat imdi sana unu sylemek istiyorum. Senin o mutluluk oyunu sana gre iyi olabilir ama, bana gelince...-- Bir defa daha mteriye cevap vermek iin szn kesti. Satc kzn ii bittii zaman Pollyanna, --Yine ok yalnz msn?-- diye ciddi bir ekilde sordu. --Seni grdmden beri bee yakn parti verdim, bir o kadar da davete gittim,-- diye ac bir ekilde karlk veren kzn szlerindeki hiciv, Pollyanna'nn dikkatinden kamad. --Fakat Noel gecesi gzel vakit geirmisindir herhalde? Deil mi?---Oh, tabii. Btn gn ayaklarm havaya kaldrp yattm ve gazete okudum. Sonra bir tavukuya gidip her vakit yirmi be sente satlan tavuklu sandvii otuz be sente yedim.---Ayaklarna ne olmutu?---Noel'deki alveri kalabalndan dolay su toplamt.-Pollyanna acyarak tekrar sordu: --Hi Noel aacn falan yok muydu?---Pek saylmaz.---Yazk, benimkini grmeni ok isterdim. O kadar gzeldi ki! Dur bir dakika, hala grebilirsin. Yarn akam veya bu akam gelebilir misin?-Tam o srada Bayan Carew yanlarna geldi: --Pollyanna bu ne demek? Nerelerdeydin? Seni her yerde aradm, hatta elbiselerin satld katlara bile baktm.-Pollyanna sevinle dnd. --Oh, Bayan Carew, geldiinize ok memnun oldum. Size bir arkadam tantrmak istiyorum. Adn bilmiyorum ama kendisini tanyorum. Onu Belediye Park'nda tandm. Kendisi kimseyi tanmyor ve ok yalnz. Onun da babas benimki gibi rahip, fakat onunki yayor. Bu Noel'de hi aac yokmu. Sadece su toplayan ayaklarla yatp bir tavuklu sandvi yemi. Onun, benim aacm grmesini ok istiyorum. Bu gece veya yarn gece gelmesi iin rica ettim. Aacm tekrar klandrmama izin vereceksiniz deil mi?-Bayan Carew sert bir ekilde sze balad. --Fakat, Pollyanna...-Tezgahtar kz daha da sert bir ekilde szn kesti. --Endielenmeyin bayan, gelmeyi dnmyorum.-Pollyanna yalvararak araya girdi. --Ne olur, gelmeni o kadar ok istiyorum ki!---Fakat bayan pek istekli deil.-- diyen kzn sesi biraz kin doluydu. Bayan Carew kpkrmz kesilip gitmek zere arkasn dnd, fakat Pollyanna koluna yapt ve o srada mterisi olmayan kza tekrar yalvarmaya balad. --Ama o da istiyor. Biliyorum ki istiyor. Onun ne iyi bir insan olduunu bilmiyorsun. Yardm derneklerine falan o kadar ok para veriyor ki.---Pollyanna!-- diye sert bir ekilde parlayan Bayan Carew, bu defa da tezgahtar kzn szleri ile olduu yerde kalverdi. --Oh, evet bilirim. Bu derneklere yardm eden birok kii vardr. Kt yola denlere elini uzatan insanlar bulmak her zaman iin mmkn. Bunun yanl bir ey olduunu sylemek istemiyorum. Fakat bazen niin bu kzlara, kt yola dmeden nce yardm edenlerin bulunmadn dnyorum? Acaba niin iyi yolda olan yalnz ve yoksul kzlara; iinde kitaplar, hallar ve mzik dolaplar olan rahat bir yer vermeyi ve ilgi gstermeyi akl etmezler? Belki o vakit bu kadar ok kt yola den olmazd. Aman Tanrm, ben neler sylyorum,-- diye nefes nefese sustu ve eski yorgun ifadesi ile kendisine soru soran bir mteriye dnd. Bayan Carew Pollyanna'y hzla oradan uzaklatrrken kzn, --Elli sent efendim,-- diyen sesini iitti. :::::::::::::::::::: 13 BEKLEYEN KAZANIR Pollyanna'nn be dakika iinde dnp tasarlad plan ok gzeldi. Bayan Carew'e anlatt zaman o, bu plan gzel bulmad ve fikrini aka syledi: Pollyanna, Bayan Carew'in szlerine karlk: --Fakat onlar buna ok sevinecekler. Sonra bunu yapmak o kadar kolay olacak ki. Aa zaten hazr, sadece birka hediye almamz gerekecek, bu da hi zor deil. Ylba gecesine az zaman kald. Dnn o kz ne mutlu olacak. Eer siz Noel'i ayaklarnz su toplayarak ve bir sandvi yiyerek geirseydiniz, siz de memnun olmaz mydnz?-- dedi. Bayan Carew, --Aman Tanrm, ne ekilmez ocuksun. Bu gen kzn adn bile bilmediimizi unutuyorsun,-- diye yzn ast. --Olsun, ne fark eder? Onu o kadar iyi tandm dnnce, adn bilmemek komik aslnda, deil mi? O gn parkta uzun uzun konutuk. Bana ne kadar yalnz olduunu, dnyadaki en byk yalnzln, kalabalk bir ehirde insana nem vermeyen kiiler arasnda bulunmak olduunu falan anlatt. Ona nem veren bir kii varm, fakat aslnda vermemesi gereken biriymi. Dnnce biraz garip geliyor, deil mi? Neyse bu gen adam o gn parkta onu almaya geldi, fakat kz gitmek istemedi. Bu bey ok yakklyd. Ama sonunda ok kzd ve sylendi. O zaman pek ho grnmedi gzme. nsanlar kzgn olduklar zaman pek gzel olmuyorlar, deil mi? Bugn de kurdelelere bakan bir bayan vard. Bir sr ho olmayan eyler syledi. O da konumaya balaynca gzelliini kaybetti. Fakat ltfen Bayan Carew Ylba gecesi parti verip bu kzla Jamie'yi armama izin vereceksiniz deil mi? Jamie imdi ok daha iyi ve gelebilir. Tabii Jerry'nin onu getirmesi gerek. Fakat zaten Jerry'yi de davet ederiz.-Bayan Carew ineli bir ekilde: --Oh tabii, Jerry. Fakat niin sadece Jerry olsun, eminim onun da bir sr arkada vardr ki gelmeye baylacaklardr,-- diye alay etti. Pollyanna sevinle haykrd: --Oh Bayan Carew, onlar da arabilir miyim? Ah, ne kadar iyisiniz! Bunu o kadar istiyorum ki!-Bayan Carew aknlktan gzleri byyerek: --Hayr, hayr Pollyanna...-- diye bard. Fakat onun szlerini tamamen yanl deerlendiren Pollyanna tekrar atld: --Tabii ok iyisiniz. Grdm en mkemmel insansnz. Aksini sylemenize izin veremem. imdi sanrm byk bir parti vereceim. Gelecekler arasnda Tommy ile kz kardei, MacDonald kardeler ve Murphy'lerin altnda oturan kk kz var. Eer yer olursa, bir sr insan daha armak kolay. Dnn, sylediim zaman ne kadar sevinecekler. Aman Tanrm, bu hayatmda grdm en gzel ey olacak. Ve hep sizin sayenizde. imdi hemen davet etmeye balayabilir miyim?-Ve Bayan Carew byle bir eyin gerek olduuna ihtimal veremeyen bir ifade ile, --Evet,-- diye mrldand. Bu sze kendi kulaklar bile inanamyordu. Tabii bylece Ylba gecesi Murphy'lerin sokandan bir dzine ocukla ismini bile bilmedii bir tezgahtar kza parti vermeyi kabul etmi oluyordu. Belki de Bayan Carew'in kulaklarnda hala: --Bazen kzlara niin kt yola dmeden yardm eden bulunmaz diye dnyorum?-diyen gen kzn sesi yanklanyordu. Veya ayn kzn kalabalk bir ehirdeki yalnzln en kt ey olduunu syleyip, yine de kendisine nem vermemesi gereken gen adamla gitmeyi reddedii onu etkilemiti. Yahut da uzun sredir arad huzuru bu yolda bulmak midi onu yumuatmt. Belki de her neden ve Pollyanna'nn akl almaz iyimserlii, onu bu yola srklemiti. Neden, ne olursa olsun sz verilmiti. Ve Bayan Carew kendisini parti hazrlklar ile ba baa buluverdi. Kz kardeine btn planlar yazd ve mektubunu yle tamamlad: --Ne yapacam bilemiyorum. Fakat herhalde baladm ii tamamlamam gerek. Baka arem yok. Tabii eer Pollyanna t vermeye balam olsayd, baka olurdu. Fakat henz bunu yapmad. te bu nedenle vicdanm rahat olarak onu sana geri yollayamyorum.-Sanatoryumda bu satrlar okuyan Della yksek sesle gld ve --henz t vermemi-- diye kendi kendine sylendi. --mrsn Ruth, yine de bir hafta iinde iki parti veriyorsun. Benim ok iyi bildiim kasvet dolu karanlk evin l l parlyor ve aydnlanyor, yine de t vermedi diyorsun ha?-Parti ok baarl oldu. Hatta Bayan Carew bile bu fikre katld. Tekerlekli iskemlesinde Jamie, hayret veren tipik konumalar ile Jerry ve adnn Sadie Dean olduu anlalan gen kz bir olup dier davetlileri ok gzel elendirdiler. Sadie Dean herkesi hayretler iinde brakarak pek ok elenceli oyunlar ortaya att. Bu oyunlar, Jamie'nin hikayeleri ve Jerry'nin neesi herkesi yemek zamanna kadar kahkahalar iinde brakt. Sonra l l aacn altndan datlan gzel hediyeler, herkesin ok memnun bir ekilde eve dnmelerine neden oldu. Partiyi en son terk eden Jamie, ayrlrken ciddi bir ekilde etrafna bakndysa da bunu kimse fark etmedi. Yalnz Bayan Carew onu uurlarken yavaa kulana eilip, yar sabrsz, yar utanga bir ekilde yle dedi: --Evet Jamie, buraya gelmek konusunda fikrini deitirdin mi?-Olan yz kzararak duraklad. Bayan Carew'in gzlerine uzun uzun baktktan sonra yavaa ban sallad: --Eer hep bu geceki gibi olsa gelebilirim. Fakat olamaz. Bunun yarn, gelecek haftas, ay, yl olacak. Ve ben bir haftaya kalmadan piman olabilirim.-Bayan Carew Ylba partisi ile her eyin biteceini sandysa da ok aldanmt. Hemen ertesi sabah Pollyanna, Sadie Dean'den bahsetmeye balad. --Onu bulduuma o kadar memnunum ki! Sizin gerek yeeninizi bulamam olsam da, sevebileceiniz birisini buldum hi olmazsa. Tabii siz bu irin kz ok seveceksiniz, nk bu da bir eit Jamie'yi sevmek saylr.-Bayan Carew bitkin bir ekilde iini ekti. Pollyanna'nn kendisine olan bu sarslmaz inanc ve yardmseverliine hayran oluu, onu olduka rahatsz ediyordu. Yine de zellikle Pollyanna'nn kendinden emin ve mutlu baklar altnda bu durumu inkar etmek ok gt. Zayf bir sesle Pollyanna'ya kar koydu: --Fakat ocuum biliyorsun ki bu kz Jamie deil.-Bunu sylerken kendisini sanki gze grnmeyen iplerle bal gibi hissediyordu. Pollyanna abucak cevap verdi: --Olmadn biliyorum ve bunun iin ok zgnm. Fakat o da bir bakasnn Jamie'si. Yani demek istiyorum ki, ok yalnz ve kendisini seven hi kimsesi yok. Sanrm ki siz baka birisine yardm ederken, dier insanlarn da sizin yeeninize yardm etmesinin sizi nasl sevindireceini dnerek mutlu olabilirsiniz.-Bayan Carew rpererek, --Fakat ben kendi Jamie'mi istiyorum,-dedi. Pollyanna anlayl baklarla ban sallad. --Evet biliyorum, bir ocuun varlnn ne kadar gzel olduunu Bay Pendleton bana sylemiti. Fakat sizin evinizde bir kadn eli var.---Kadn eli mi?---Evet, bana demiti ki; mutlu bir yuva iin bir ocuun varl ile, bir kadnn eli gerektir. Bay Pendleton beni yanna almay istedii zaman bunlar sylemiti. Fakat ben ona Jimmy'yi buldum ve o da onu evlat edindi.-Bayan Carew Jamie'ye benzer her ismi duyduu zaman olduu gibi irkilerek sordu: --Jimmy mi dedin?---Evet, Jimmy Bean.---Oh, Bean-- diyen sesi tekrar eski yorgun ifadeyi tayordu. --Evet, Jimmy bir kszler yurdunda kalrken kamt. Ben onu buldum. Bana iinde anne olan bir ev istediini sylemiti. Ona bir anne bulamadm, fakat Bay Pendleton onu evlat edindi. imdi ad Jimmy Pendleton.---Fakat asl soyad Bean miydi?---Evet, yleydi.-Bayan Carew Ylba partisini izleyen gnlerde sk sk Sadie Dean'i grd. Jamie de sk sk onlara geliyordu. Pollyanna u veya bu ekilde ikisini de eve getirmeyi baaryordu. Bayan Carew ne yaptysa buna engel olamad. Pollyanna onun buna izin vereceinden, hatta memnun kalacandan o kadar emindi ki, ocua bunun aksini sylemeye olanak kalmyordu. Fakat Bayan Carew, kendisi pek farknda olmasa da ok eyler reniyordu. yle eyler ki bunlar kendisini eve hapsettii eski gnlerde renmesine olanak yoktu. rnein, byk bir ehirde hayatn kazanmak zorunda olan gen bir kzn, kimsesiz ve yalnz olmasnn ne demek olduunu az ok kavramaya balyordu. Bir akam sinirli bir tarzda Sadie Dean'e: --Dkkanda seni grdm ilk gn, kzlara yardm konusunda bir eyler syledin. Ne demek istemitin?-- diye sordu. Sadie Dean utanarak kzard. --Korkarm ki kabalk ettim,-diye zr dilemek istedi. --Bu nemli deil, sen bana ne demek istediini anlat. Sonradan dediklerini sk sk dndm.-Bir sre sessiz nne bakan gen kz, sonra ac bir ekilde konumaya balad: --Daha nceleri tandm bir arkadam dnerek sylemitim onlar. Benim memleketimden gelen gzel ve iyi bir kzd, fakat yeteri kadar gl deildi. Bir yl kadar beraber kaldk. Ayn odada yatp ayn ucuz lokantada akam yemekleri yedik. Akamlar sokaklarda gezmekten baka veya eer on sentimiz varsa sinemaya gitmekten baka yaplacak bir ey olmazd. Aksi halde odamzda kalrdk. Odamz ise yaz gnleri ok scak, klar ise ok souk olan, sevimsiz bir yerdi. Gaz lambas o kadar titrek olurdu ki, diki dikmek veya okumak ok zor olurdu. ou zaman da hibir ey yapamayacak kadar yorgun olurduk. Ayrca tepemizdeki tavan her vakit gcrdar, altmzdan ise borazan almasn renen birisinin grlts gelirdi. Siz hi borazan almay renen birini dinlediniz mi?-Bayan Carew, --Hayr, sanmyorum,-- diye mrldand. --Fazla bir ey karm saylmazsnz,-- deyip bir sre duraklayan kz, sonra yeniden hikayesine balad: --Baz zamanlar, zellikle Noel sralarnda bu caddede dolap perdeleri ak evlerden ieri bakardk. O gnlerde ok yalnzlk hissederdik ve iinde insanlarla, klar ve oynayan ocuklar olan evleri grmenin bizi rahatlattn dnrdk. Fakat aslnda bu bizi bsbtn hznlendirirdi. nk tamamen bizim dmzda bir dnyayd. Bundan da kts arabalardan kan neeli genleri grmek olurdu. Biz de gentik ve elenmek, iyi vakit geirmek isterdik. Sonra yava yava arkadam, iyi vakit geirmenin yollarn buldu. Neyse sz uzatmayaym, ksaca bir gn ayrldk. O kendi yolunda devam etti, ben kendi yolumda. Onun yannda olanlardan holanmamtm ve kendisine de syledim. O bunlardan vazgemedi, biz de ayrldk. Onu iki yl kadar grmedim. Sonra bir gn ondan mektup aldm ve grmeye gittim. Bu geen ayd. Den kzlar kurtarmak iin kurulan evlerden birindeydi. ok gzel bir yerdi. Her taraf yumuak hallarla kaplyd. Gzel resimler, iekler, sakslar, kitaplar ve piyano vard. Odas enfesti ve her ihtiyac karlanyordu. Zengin hanmlar onu arabalar ile alp konserlere, gezmelere gtryorlard. Sonra stenografi reniyordu ve kurslar biter bitmez ona iyi bir i bulacaklard. Herkesin kendisine ok iyi davrandn ve gerekten yardm etmek istediklerini syledi. bana. Fakat baka eyler de syledi. Dedi ki: 'Sadie, eer daha nce, ben henz drst, saygdeer ve alkan yalnz bir kzken, imdi gsterdikleri ilginin yarsn gsterselerdi, u anda burada olmazdm.' Bunu hi unutamyorum. Bu yardm almalarna kar deilim, aksine ok iyi ve yararl olduuna inanyorum. Fakat henz kt yola dmeden ilgi gsterseler, imdi bu kadar ok yardm etmeleri gereken gen kz olmayacak.-Bayan Carew kendisinden hi umulmadk bir ilgi ile sordu: --Fakat ben alan kzlar iin evler olduunu sanyordum, deil mi?-- --Tabii var. Bu evlerin iini hi grdnz m?-Bu defa Bayan Carew adeta zr dilermi gibi konutu: --Hayr, grmedim. Aslnda bu evlere paraca yardm ediyorum.-Sadie Dean ac bir ekilde glmsedi. --Evet, biliyorum. Bu evlere paraca yardm edip ilerini hi grmemi olan, birok iyi yrekli kadn var. Ltfen szlerimi yanl anlamaynz. Bu evlere kar deilim. ok iyi bir dnce. Hatta alan kimsesiz kzlara yardm eden tek kurulu bunlar. Ama duyulan gereksinmeyi karlayamyor. Ben bir zamanlar byle bir evde kaldm. Fakat nedense havas houma gitmedi. Belki de hepsi byle deildir veya ben yanl deerlendirdim. Size anlatmaya alsam anlayamazsnz. inde yaamak gerek. ou zaman, elimde olmadan bu zengin hanmlarn; kt yola den kzlar kurtarma yolunda gsterdii iten ilgiyi, bu yola dmeyen kzlar korumak iin neden gstermediklerini dnrm. Galiba sz fazla uzattm, ama siz sordunuz.-Bayan Carew dnceli bir ekilde, --Evet, ben sordum,-dedi ve yavaa uzaklat. Bayan Carew sadece Sadie Dean'den deil, Jamie'den de yeni eyler reniyordu. Jamie onlara ok sk gelir olmutu. Pollyanna onunla olmaktan ok holanyordu. Jamie de bundan memnundu. nceleri tereddt ettiyse de, sonra buraya oturmaya gelmenin, temelli kalmak anlamna gelmediini dnerek rahatlamt. Bayan Carew ou zaman Pollyanna ile Jamie'yi ktphanede memnun bir ekilde kitaplar arasnda otururken grrd. Bir gn Jamie'nin Pollyanna'ya eer Bayan Carew'in kitaplar gibi kitaplar olsayd, sakat olmaya hi zlmeyeceini sylerken duydu. Bazen Pollyanna'nn Jamie'nin anlatt hikayeleri dikkatle dinledii gzne arpard. Bayan Carew, Pollyanna'nn bu dikkatine ayordu. Fakat bir gn kendisi de oturup Jamie'yi dinledikten sonra sebebini anlad. Bundan sonra o da sk sk Jamie'yi dinlemeye balad. ocuun dili her ne kadar gramer bakmndan yanllarla doluysa da, tasvirleri o kadar canl ve renkliydi ki; Bayan Carew kendisi de hayranlkla onu dinlemekten vazgeemiyordu. Yava yava Bayan Carew, ruhu son derece hareketli ve geni ufuklu bir insann sakat olup hareket yeteneini kaybetmesinin ne ac olduunu kavryordu. Yalnz, henz kavrayamad baka bir gerek vard, o da bu sakat ocuun kendi yaam zerindeki etkileriydi. Onun varlna ne kadar altnn ve kendisini ilgilendirecek yeni eyler bulmak iin ne kadar aba gsterdiinin farknda deildi. Gene ayn ocuun gn getike ona, kaybolan yeeni Jamie gibi gzktnn henz bilincinde deildi. Bylece ubat, Mart ve Nisan geti. Mays ay ile beraber Pollyanna'nn dn tarihi yaklamt. Bayan Carew aniden, bu gidiin kendisi iin ne gibi sonular yaratacan anlayverdi. akna dnmt. imdiye kadar Pollyanna'nn gidiini istekle beklemiti. Bylece bir kere daha evi sessizleecek ve huzura kavuacakt. Sonra kendisini d dnyadan ekip kaybolan yeeninin anlarna verebilecekti. Fakat imdi Pollyanna'nn gerek gidii yaklanca, durum bambaka oluvermiti. Arzulad sessiz ve huzur dolu ev ona, kasvetli, dayanlmaz bir yer gibi gzkmeye balad. Arad sessizlik, ac dolu bir yalnzlk anlamna brnd. Sonra d dnyadan uzaklamak ve kaybolan Jamie'nin anlarna dalmak ise artk olanakszd. nk yeni Jamie'nin anlar ve onun eski Jamie olmas olasl devaml kafasn kurcalayacakt. imdi Bayan Carew aka anlamt ki, Pollyanna'sz ev ok bo kalacakt. Fakat Jamie'siz kalmak bundan da beterdi. Bunu kendi kendine itiraf etmek Bayan Carew'in gururu iin olduka inciticiydi. nk ocuk iki defa teklifine olumsuz cevap vermiti. Pollyanna'nn son birka gnnde geirdii i atma dayanlmaz olmutu. Nihayet Bayan Carew, Jamie'nin son veda geliinde bir kere daha gururunu ineyerek, onun temelli olarak yanna gelip kaybolan yeeninin yerini almasn rica etti. Ne dediini sonradan hi hatrlamayad, fakat ocuun cevabn asla unutamad. Zaten ok ksa bir cmleyle karlk vermiti. ok uzun sren bir dakika boyunca ocuun gzleri kendi ifadesini incelemi, sonra sevinle yle karlk vermiti: --Tabii gelirim, artk siz gerekten beni istiyorsunuz.-:::::::::::::::::::: 14 JIMMY ve YEL GZL CANAVAR Bu sefer Beldingsville, Pollyanna'y bandolu trenle karlamad. Belki de bunun nedeni kesin geli saatini pek az kiinin bilmesiydi. Fakat teyzesi ve enitesi ile trenden indii andan balayarak herkes onu nee ile selamlad. Pollyanna hi vakit geirmeden btn tandklarn dolat. Gerekten de geliinin ilk gnlerinde Nancy'nin dedii gibi, --Pollyanna'y hibir yerde yakalamann olana yoktu.-- nk onu bulduunuzu sandnz an yine yok oluyordu. Her gittii yerde Pollyanna'ya ilk sorulan ey: --Boston'u sevdin mi?-- sorusuydu. Bu sorunun cevabn en uzun ve gerek biimde Bay Pendleton'a anlatt. Cevabna dnceli bir ifade ile balad: --Oh, ok sevdim. Fakat sadece bir blmn.-Bay Pendleton, --Hepsini deil, yle mi?-- diye glmsedi. --Hayr, baz yerleri var ki... Yani orada olduum iin ok mutluyum. ok gzel vakit geirdim ve birok deiik, yeni eyle karlatm. rnein, herkes asl byk yemei, leleri yerine akamlar yiyor. Sonra herkes bana kar ok iyi davrand. Ayrca ok gzel yerler grdm. rnein Boston Belediye Park, bir sr heykeller ve resimler, sonu gelmeyen ssl vitrinler gibi. O kadar ok insan vard ki, bu kadar kalabal mrmde grmemitim.-Bay Pendleton, --Tabii, fakat ben senin insanlar sevdiini sanrdm,-- diye szn kesti. Pollyanna'nn yz tekrar dnceli bir hal ald. --Evet ok severim. Fakat onlar yakndan tanyamadktan sonra, bunun pek deeri kalmyor. Bayan Carew buna izin vermedi. Kendisi de ounu tanmyordu. Dediine gre, orada insanlar birbirlerini tanmak istemezlermi.-Pollyanna biraz durakladktan sonra tekrar devam etti: --Sanrm en holanmadm da bu oldu. nsanlar birbirlerini tansalar ok daha iyi olurdu. Yiyecek ve giyecek bulamayan, pis ve dar sokaklarda oturan bir sr insan var Boston'da. Sonra Bayan Carew ve onun gibi birok kii ise enfes evlerde oturuyor ve gereinden fazla yiyecek ve giyecek sahibi. Dnn imdi, eer bu paras ile ne yapacan bilemeyen kiiler, o alk ve sefalet iindeki dier kiileri tansalar...-Bay Pendleton gene glerek szn kesti. --Sevgili yavrum, bu insanlarn belki de birbirlerini tanmay arzu etmedikleri hi aklna gelmiyor mu?-Pollyanna hararetle atld, --Fakat bazlar tanmay ok istiyor. rnein Sadie Dean, dkkanlarda tezgahtarlk yapan yalnz ve fakir bir kz, dierlerini tanmay ok istiyor. Ben onu Bayan Carew ile tantrmtm. Onu eve davet etmitik. Onunla beraber Jamie ve dier ocuklar da vard. Bayan Carew onlar tand iin ok memnun oldu. te o vakit dndm ki, onun gibi zenginler bu fakir insanlar yakndan grebilse. Fakat tabii ki, tantrma iini hep ben yapamam. Ben de zaten ounu tanmyordum. Eer bu iki grup insanlar birbirlerini yakndan grselerdi ve zenginler paralarnn bir ksmn fakirlere verselerdi...-Bay Pendleton ks ks glerek araya girdi. --Oh, Pollyanna, Pollyanna, korkarm olduka derin konulara giriyorsun. Ne olduunun farkna varmadan kk bir sosyalist olup kacaksn.-Pollyanna pheyle sordu: --Ne olup kacam? Sosyalist ne demek? Bildiimi sanmyorum. Sosyal olmann anlamn biliyorum ve yle insanlar da ok severim. Eer sosyalist olmak da ona yakn bir eyse, sanrm seve seve olurum.-Bay Pendleton, --Bundan hi phem yok yavrum,-- diye glmsedi. --Fakat mesele eit gelir dalm gibi nazik bir konuya gelince iler ciddileiyor.-Pollyanna iini ekerek ban sallad. --Biliyorum Bayan Carew de byle konuuyordu. Benim bunlar. anlayamayacam sylyordu. Her neyse, anlayamadm bir ey varsa; o da baz insanlarn birok eye sahip olmasna karlk, dierlerinin hemen hibir eyleri olmamas. Bu durum hi houma gitmiyor. Eer ben zengin olursam, sahip olduum eylerin bir ksmn yoksullara vereceim.-Bay Pendleton artk kahkahalarla glyordu. Pollyanna bir anlk bir duraklamadan sonra, onunla birlikte glmeye balad. Sonra. --Yine de anlayamyorum saylr,-- diye szn tamamlad. --Hayr yavrum, korkarm ki anlayamyorsun. Aslnda hibirimiz de anladmz iddia edemeyiz,-- diyen adamn yz bu defa ciddi ve dnceliydi. Sonra yle devam etti: --imdi bunlar brakaJm da anlat bakalm, geldiinden beri azndan dmeyen bu Jamie kim?-Pollyanna uzun uzun Jamie'yi anlatt. Ondan bahsederken endieli ve akn hali kayboldu. Pollyanna, Jamie'den bahsetmeye baylyordu. Bu konu onun anlayamayaca kadar byk ve karmak deildi. Ayrca Bay Pendleton, Bayan Carew'in bu ocuu yanna aln ok iyi anlayabilecek bir insand. nk kendisi bir ocuun varlna ok nem verirdi. Bu nedenlerden dolay Pollyanna herkese Jamie'yi anlatyordu. Herkesin kendisi kadar ilgi gstereceinden emin, konuuyor ve konuuyordu. ou zaman gsterilen ilgi, onu hayal krklna uratacak lde olmuyordu. Fakat bir gn Jimmy Pendleton'la konuurken olduka ard.. Jimmy bir defasnda sinirli bir ekilde, --Bana bak, Boston'da u hi sz bitmeyen Jamie'den baka biri yok muydu?-diye sordu. Pollyanna hayretle haykrd: --Ne demek istiyorsun Jimmy Bean?-ocuk gururla enesini kaldrd: --Ben Jimmy Bean deilim. Adm Jimmy Pendleton'dr. unu demek istiyorum ki konumalarndan anlaldna gre Boston'da, kulara, sincaplara falan garip isimler takan bu lgn ocuktan baka kimse yokmu.-Pollyanna aknlktan gzleri byyerek cevap verdi: --Ne demek Jimmy Pendleton? Jamie hi de lgn deildi ve ok bilgiliydi. Birok hikayeler bilirdi. Sonra kendi kafasndan bir sr gzel hikayeler anlatrd. Sen onun bildiinin yars kadar bilseydin, byle konumazdn.-Szlerini bitirdiinde gzleri kzgnlktan alev alev parlyordu. Jimmy Pendleton znt ile kpkrmz oldu. Her an kskanlktan patlayacak gibiydi. --Ne yapalm yani?-- diye burun kvrd. --Adn da hi beenmedim, Jamie, hh! Korkak birisini hatrlatyor insana! Benim gibi dnen birisini daha tanyorum.---Kimmi o?-Hi cevap yoktu. Pollyanna otoriter bir ekilde tekrarlad: --Kim o?---Babam,-- diye cevaplayan ocuun sesi zntlyd. Pollyanna hayretle tekrarlad: --Senin baban yle mi? Ama o Jamie'yi nasl tanyabilir?---Tanmyordu. Bu Jamie iin sylememiti. Benimle ilgiliydi.-ocuun sesi kskn olmakla beraber, babasndan her bahsediinde olduu gibi yine ok duygulu bir hal almt. --Seninle mi?---Evet. lmezden az nceydi. Bir iftinin yannda bir hafta kalmtk. Babamla ben ekinlerin toplanmasna yardm etmitik. iftinin kars bana kar ok iyi davranyordu. Ksa zamanda bana Jamie demeye balad. Nedenini hi bilmiyorum. Bir gn babam bunu iitti. O kadar kzd ki, szlerini hi unutmam. Dedi ki, Jamie hi de olanlara yakmayan, korkaklk aksettiren bir isimdir ve benim hibir evladm bu ad tamayacaktr. Onu hi bu kadar kzgn grmemitim. bitinceye kadar bile iftlikte kalmak istemedi ve o gece yine yollara dtk. Ben iftinin karsn sevdiim iin bu ie zlmtm.-Pollyanna ilgi ve anlayla ban sallyordu. Jimmy esrarengiz gemii hakknda pek sk konumazd. --Sonra ne oldu?-- diye merakla soran Pollyanna, asl anlamazlk konusu olan Jamie ismini unutmutu bile. Olan iini ekerek, --Baka bir yer buluncaya kadar gittik. Sonra babam ld, beni de kszler Yurdu'na yerletirdiler,-dedi. Pollyanna yavaa tamamlad: --Sonra sen katn, ben de seni Bayan Snow'larn yaknlarnda buldum. O gnden beri de hep seni tanyorum.-Jimmy, --Evet, o gnden beri tanyoruz,-- diye tekrarlad. Fakat birdenbire asl konuya dnverdi ve krgnln hatrlad. --Ama unutma ki ben Jamie deilim,-- diyerek dnp gitti. arm, ne yapacan bilemeyen bir ekilde Jimmy'nin arkasndan bakan Pollyanna: --Ne yapalm, hi olmazsa her vakit byle garip davranmadn dnerek memnun olabilirim,-diye sylendi. :::::::::::::::::::: 15 POLLY TEYZE TELALANIYOR Pollyanna eve dneli bir hafta olmutu ki Bayan Chilton, Della Wetherby'den yle bir mektup ald: --Kk yeeninizin ablam nasl deitirdiini grmenizi ok arzu ederdim. Ama korkarm ki bu olanaksz. nk onu daha nceden tanmanz gerekirdi. Geri onu ksa bir sre iin grdnz ve belki de evindeki kasvetli sessizlii fark ettiniz. Fakat onun ne lde yaama arzusunu kaybetmi, gayesiz ve ac dolu bir insan olduunu tahmin edemezsiniz. Sonra Pollyanna hayatna girdi. Belki de size sylemedim, fakat ablam bana sz verdikten ok ksa bir sre sonra yeeninizi kabul etme kararndan dolay piman olmutu ve bana Pollyanna t vermeye balar balamaz onu geri gndereceini sylemiti. Her neyse, t vermemi, daha dorusu ablam yle sylyor. Sanrm o daha iyi bilir. imdi size dn onu grmeye gittiim zaman, nasl bir insanla karlatm anlataym. Sanrm esiz yeeninizin neler yaptn en iyi bu ekilde aklam olurum. Eve yaklatm srada btn perdelerin alm olduunu grdm -her vakit kapal olurdu-. Hole ayak bastm an, tatl bir mzik sesi ile karlatm. Btn odalarn kaplan almt ve her taraftan mis gibi gl kokular geliyordu. Hizmeti kz ablamla Jamie'nin mzik odasnda olduklarn syledi. kisini ba baa ok canl ve hareketli bir klasik mzik plan dinlerken buldum. ocuk tekerlekli iskemledeydi. Yz solgun olmasna ramen, son derece mutlu bir hali vard. Ablam eskisine gre on ya daha gen gzkyordu. Her zaman renksiz olan yanaklar pembelemi, gzleri l ld. ocukla ksa bir sre konutuktan sonra ablamla onun odasna ktk. Orada bana Jamie'yi anlatmaya balad. Daha nceleri olduu gibi yal gzlerle ve titrek bir sesle eski Jamie'den deil, nee ve ilgi ile yeni Jamie'den bahsediyordu. 'Della, bu harika bir ocuk, ' diye balad. 'Mzik, gzel sanatlar ve edebiyat konulannda sekin ne kadar yapt varsa hepsine baylyor. Tabii eitilmesi gerek. Ben de hi vakit geirmeden ona bu olana vereceim. Yarn bir retmen gelecek. Gramer bilgisi olduka zayf olmasna ramen, o kadar ok kitap okumu ki kelime bilgisi alacak lde geni. Kendiliinden anlatt hikayeleri dinlemelisin. Genel kltr eksik olmasna ramen, renmeye ok hevesli olduu iin bu ksa srede tamir edilebilecek. Mzikten ok holanyor. Bu konuda da eitilmesi iin elimden geleni yapacam. Sekin bir plak listesi yaparak smarladm. Kral Arthur ve valyeleri hakknda btn hikayeleri ezbere biliyor ve mziine bayld. Ve sannm Della, yrmesi de mmkn. Onu Doktor Ames'e gstereceim.' Bu ekilde uzun uzun konutu. Bense hayretten dilim tutulmu, fakat ok mutlu bir ekilde oturup onu dinledim. Size btn bunlar anlatmamn nedeni, onun bu ocukla ne lde ilgilendiini, onun iyi yetimesi yolunda elinden geleni esirgemeyeceini grmenizi istediin iindir. Jamie'ye hayat vermeye alrken, elinde olmadan kendisini de canlandracak. Bir daha hibir zaman eski aksi ve kskn kiiliine dnmeyeceinden eminim. Ve btn bunlar Pollyanna sayesinde gerekleti. Sevgili Pollyanna, en gzel taraf da onun hala yaptklarnn farknda olmay. Aslnda ablam bile ne lde deitiini henz kavrayamam durumda. imdi Bayan Chilton, size nasl teekkr edebilirim? Biliyorum ki buna olanak yok. Onun iin hi teebbs etmeyeceim. Fakat sanrm size ve Pollyanna'ya ne lde minnettar olduumuzu anlatabildim. Della Wetherby-Kars mektubu bitirdiinde Dr. Chilton glmseyerek: --yle gzkyor ki, tedavi baarl olmu,-- dedi. Fakat kars bu szlerden hi de memnun gzkmedi ve: --Thomas, ltfen byle konuma,-- diye parlad. --Ne oldu Polly, ila amacna ulat iin sevinmedin mi?-Bayan Chilton mitsizce arkasna dayand: --te yine baladn Thomas. Tabii ki bu hanmn yanln anlayp birisine yararl olma yoluna girdiine sevindim. Bunu Pollyanna'nn gerekletirmi olmasndan tr de mutluyum. Fakat bu ocuktan bir ila diye bahsedilmesinden hi holanmyorum, anlyor musun?---Sama, bunun ne zarar olabilir? Pollyanna'y tandm tanyal hep bir kuvvet urubu olduunu sylemiimdir.---Thomas Chilton, bu ocuk her gn biraz daha byyor. Onu bozmak ister misin? imdiye dein bu olaanst yeteneinden habersiz bulunuyor. Baarsnn srr da bu zaten. uurlu bir ekilde birisini terbiye etmeyi ama edinirse, tam anlam ile ekilmez bir varlk olur. te bu nedenle kendisinin bir ila gibi grldn asla renmemeli.-Doktor, --Endie etmene gerek yok,-- diye glmsedi. --Fakat ben ok endieleniyorum Thomas.---Ama Polly, yaptklarn bir dn. Bayan Snow, John Pendleton ve onlar gibi dierlerini dn. Hepsi de Bayan Carew gibi deitiler. Ve bunlarn hepsini Pollyanna baard. Tanr o ocuu korusun.-- Bayan Chilton ban sallayarak, --Evet, btn bunlar Pollyanna'nn yaptn biliyorum. Fakat Pollyanna'nn bunu renmesini istemiyorum. Onun tek bildii, btn bu insanlara mutluluk oyununu reterek daha neeli olmalarna sebep olduudur. Sadece sana itiraf edeyim ki, Pollyanna aslnda hibir dini vaazda duymadmz lde etkili tler vermitir. Fakat bunu rendii anda her ey bozulur. Hibir zaman renmesini istemiyorum, hepsi bu kadar. Sonra sana bir ey daha sylemek istiyorum. Bu sonbahar seninle birlikte Almanya'ya gitmeye karar verdim. nceleri Pollyanna'y brakmak istemediim iin, gelmeyi dnmyordum. imdi ise fikrimi deitirdim. Pollyanna'y da birlikte gtreceim,-dedi. --Onu da bizimle birlikte gtrmek ha? ok gzel, niin olmasn?---Onu yanmda gtrmem gerek. Ayrca senin de istediin gibi, iki yl kalmay da dnebiliriz. Pollyanna'y bir sre iin Beldingsville'den uzaklatrmak istiyorum. Onu olduu gibi sevimli haliyle muhafaza etmek ve marmasn nlemek gerek. Kafasna sama sapan fikirler girmemeli. Onu ekilmez bir ukala yapmak istemezsin deil mi Thomas?---Tabii ki istemeyiz,-- diye cevap veren Doktor Chilton kahkahalarla glyordu. --Aslnda onu hi kimsenin veya hibir eyin bozabileceine ve martacana inanmyorum. Fakat bu Almanya fikri benim ok houma gitti. Biliyorsun ki Pollyanna olmasayd, henz dnmek istemiyordum. Ne kadar abuk gidersek o kadar memnun olurum. Bu defa biraz uzunca sre kalmak istiyorum.-Polly Teyze rahatlam bir ekilde iini ekti ve: --O halde kararmz verdik,-- dedi. :::::::::::::::::::: 16 POLLYANNA BEKLENYOR Btn Beldingsville heyecan iindeydi. Pollyanna sanatoryumdan yryerek ktndan beri, herkesin bu lde ilgi ile bekledii bir olay gereklememiti. Bugn de dikkatler gene Pollyanna zerindeydi. Bir kere daha Pollyanna evine dnyordu. Fakat bu defa gelen ok deiik bir Pollyanna'yd. Pollyanna imdi yirmi yandayd. Alt yldr k aylarn Almanya'da geirmi, yazlar ise Doktor Chilton ve teyzesi ile Avrupa'da geziler yapmt. Bu alt yl boyunca, on alt yandayken sadece drt hafta iin Beldingsville'e gelmiti. Bu defa teyzesi ile temelli olarak evine dnyordu. Doktor onlarla beraber deildi. Alt ay nce kasaba halk, doktorun ani lm haberi ile akna dnmt. O srada herkes Pollyanna ile teyzesinin evlerine gelmelerini beklemiti. Fakat gelen haberlere gre Bayan Chilton ve yeeni bir sre daha yurtdnda kalacaklard. Bu ekilde Bayan Chilton yeni evrelerde byk zntsn unutmaya alacakt. Fakat ksa bir sre sonra, kasabada Bayan Chilton'n mali durumunun pek iyi olmad sylentileri dolamaya balad. Harrington gelirlerinin en nemli kaynaklarndan biri olan baz demiryolu hisse senetleri, ani bir dle iflasa gitmiti. Dier baz kaynaklar ise, ayn duruma yaknd. Doktorun ise fazla bir mal yoktu. Son alt yl iindeki masraflar ok yksek olmutu ve geriye hibir ey brakmamt. Bu nedenlerle doktorun lmnden alt ay sonra, Pollyanna ile teyzesinin dnecekleri haberi geldii zaman Beldingsville halk pek armamt. Uzun sredir kapal olan Harrington Kk bir kere daha canlanmt. Nancy, imdiki ad ile Bayan Timothy Durgin, bir defa daha her taraf prl prl oluncaya kadar temizleyip dzene koydu. Nancy, merakl arkadalarna ve komulara yle bir aklama yapyordu: --Hayr, kimseden bunlar yapmak iin emir falan almadm. Her vakit temizlik yapan Durgins anne, Bayan Chilton'dan mektup alm. Bu hafta cuma gn geliyorlarm. Ona her eyi yoluna koyup anahtar paspasn altna brakmasn yazm. Sanki ben anahtar paspasn altna brakp gidermiim gibi. Zavall insanlar, zaten yeteri kadar dertleri var. Doktorun olmay ok ac bir ey. Sonra paralar da kalmam. Onu duydunuz mu? Ne ac deil mi? Bayan Chilton' fakir olarak dnemiyorum, Tanrm!-Nancy'nin herkesten daha fazla ilgi ile konutuu kii, perembe sabah bir at srtnda 'kapya gelen uzun boylu, yakkl ve drst bakl bir gen adamd. Fakat bu gence hitap ederken ne diyeceini armt. --Bay Jimmy, ey Bay Bean, yani Bay Pendleton demek istiyorum...-- diye kekeleyen Nancy'yi gen adam glerek susturdu. --Bo ver Nancy, en kolay hangisi geliyorsa onu syle. Ben renmek istediimi rendim. Bayan Chilton ile yeeni yarn geliyorlar, yle mi?---Evet efendim. ok yazk deil mi? Tabii onlar greceim iin ok memnunum, fakat geli ekilleri ackl.-- Gen adam, --Evet anlyorum,-- diye ban sallad. --Fakat bu durumu deitirmek elimizden gelmez. Senin yaptklarn, onlarn geliini ok daha kolaylatracak,-- diye glmseyerek szlerini tamamlad ve atna binip uzaklat. Merdivenlerde onun heybetli gidiini seyreden Nancy yle sylendi: --Beni hi artmadnz Bay Jimmy. Pollyanna'y sormak iin vakit geirmemenize hi amadm. Ben ok nce byle olacan sylemitim. Tanrm, inallah gerekleir bu. Bu ocuk bu kadar yakkl olursa. Tpk kitaplardaki gibi olacak. Kim inanr imdi bunun eski Jimmy Bean olduuna?-Ayn dnce o sabah John Pendleton'n da aklndan gemekteydi. John Pendleton balkondan, atyla gelen o gen adamn yaklamasn seyrederken, gzlerinde anlaml bir bak vard. Dudaklarndan ise, --Ne gzel bir ift olur,-- sz dkld. Be dakika sonra gen adam merdivenleri kp balkona ulamt. John Pendleton heyecanla: --Evet olum, doru mu, gerekten geliyorlar m?-- diye sordu. --Evet.---Ne zaman?---Yarn,-- diyen delikanl kendisini bir iskemleye brakverdi. Cevabn kuruluu karsnda yz aslan John Pendleton delikanly inceledikten sonra: --Ne var olum, bir eye cann m skld?-- diye sordu. --Bir ey yok efendim.---Sama. Bir ey olduu meydanda. Bir saat ne buradan ayrlrken o kadar heyecanl ve istekliydin ki, vahi atlar bile seni durduramazlard. imdi ise iki bklm oturduun u iskemleden, seni ayn vahi atlar kaldramazlar gibi gzkyor. Eer seni bilmeseydim gelmelerine memnun olmadn sanrdm.-Bir cevap almak iin bekledi fakat bu gereklemedi. --Ne var Jimmy, geleceklerine sevinmedin mi?-Delikanl gld ve rahatsz bir ekilde kmldand: --Tabii sevindim.---O halde sevinli davran.-- Gen adam tekrar gld ve bir ocuk gibi kzard. --ey, sadece Pollyanna'y dnyordum.---Pollyanna m? Boston'dan gelip Pollyanna'nn geleceini rendiinden beri onu dnmekten baka bir ey yaptn yok. Pollyanna'y grmek iin can attn sanyordum.---te mesele de bu zaten. Bir dakika nce sylediiniz gibi, dn vahi atlar Pollyanna'y grmeme engel olmazlard bugn ise kesin geliini rendikten sonra onu karlamaya gtremezler beni.---Niin Jimmy?-John Pendleton'n yzndeki hayreti gren delikanl utanga bir ekilde glmeye balad. --Evet, samalyorum galiba. Anlatmak ok g. Galiba Pollyanna'nn bymesini hi istemiyordum. Olduu gibi o kadar tatlyd ki! Onu son grdmdeki gibi hatrlamak istiyorum. Ayrld zaman: --Evet, gittiime memnunum ama dndmde daha memnun olacam,-- demiti. Drt yl nce geldiinde biz Msr'daydk. Onu en son grm bu olmutu.---Evet, seni ok iyi anlyorum, ben de geen yl onu Roma'da grnceye kadar ayn ekilde dnyordum.-Delikanl istekle dnd. --Tabii siz onu grdnz, bana anlatsanza.-John Pendleton muzip bir ekilde glmseyerek: --Fakat Pollyanna'nn imdi nasl olduunu renmek istemediini sanmtm,-- dedi. Gen adam buna hi aldrmakszn: --Gzel mi?-- diye sordu. --Oh, siz genler! lk sorunuz hep gzel mi demek oluyor.-teki, --Gerekten yle mi?-- diye srar etti. --Sen kendin karar ver. Fakat dur anlataym. Pollyanna klasik anlamda gzel deil. Yani muntazam hatlar, bukleleri, gamzesi falan yok. Aslnda buna en byk engel, kendisinin gzel olmadndan son derece emin oluu. ok nceleri bana cennete gittiinde siyah bukleleri olacan sylemiti. Geen yl Roma'da da buna benzer bir ey syledi. Belki ok anlaml gibi gzkmyor ama, kelimeler arasnda byk bir zlem gizli. Bana dedi ki: 'Umarm bir gn kahraman dz sal ve illi burunlu bir kz olan bir roman yazlr.' Sonra da kitaplardaki tiplerin byle olmadna memnun olduunu syledi.---Tpk eski Pollyanna gibi.-Adam yine muzip bir ekilde glmsedi, --Yine eski Pollyanna'y bulacaksn, endielenme. Ayrca bana kalrsa ok gzel saylr. Gzleri ok anlaml. Her tarafndan shhat fkryor. Hareketleri ok canl ve evik. Konutuu zaman yz o kadar anlaml oluyor ki, hatlarnn muntazam olmadn unutuveriyorsun.---Hala oyunu oynuyor mu?---Sanrm oynuyor. Fakat eskisi kadar ondan bahsetmiyor. Onu grdm iki kerede hi sz gemedi.-Ksa bir sessizlikten sonra delikanl yava yava konumaya balad. --Sanrm beni endielendiren konulardan biri de buydu. Bu oyun birok kiiyi etkiledi. Btn kasabay deitirdi. Onu bu oyunu brakm olarak dnemiyorum. Ayn zamanda bym bir Pollyanna'nn da, bakalarna mutlu olunacak eyleri gstermesini pek hayal edemiyorum. Yani Pollyanna'nn bymesini hi istemiyordum.-Yal adam anlaml bir glmseme ile omuz silkti: --Senin yerinde olsam hi endie etmezdim. Pollyanna her zaman havaya skunet getiren saanak gibidir. imdi de ayn zellii devam ediyor. Zavall ocuk, hi olmazsa bir sreliine yaantsna katlanabilmek iin, oyun oynamak zorunda olacak.---Yani Bayan Chilton parasn kaybettii iin mi demek istiyorsunuz?---Sanrm yle. Evet mali bakmdan ok kt durumda olduklarn biliyorum. Bayan Chilton'n geliri inanlamayacak lde dt. Zavall Tom'un ise bir sr borcu kald. Bir sr denmemi ve denmeyecek muayene cretleri. Tom, yardm etmek gerektiinde paray dnmeden koan bir doktordu. Ayrca son zamanlardaki masraflar ok fazlayd. Almanya'daki almalar sonunda iyi bir duruma gelecekti, ama kader buna izin vermedi.---Evet, anlyorum, ok fena.---Fakat hepsi bu deil. Tom'un lmnden iki ay sonrayd ki; Pollyanna'y ve Bayan Chilton' Roma'da grdm. Bayan Chilton berbat bir durumdayd. znts yannda bir de mali glklerle karlamaya balamt. Evine dnmeyi kesinlikle reddediyordu. Beldingsville'yi ve orada yaayanlar bir daha hi grmek istemediinden bahsediyordu. Zaten her vakit garip lde gururlu bir insand ve bu onun yanl dnmesine sebep oluyordu. Pollyanna'nn dediine gre teyzesi, Beldingsville halknn o yata Doktor Chilton ile evlenmesini ho karlamadklarn dnyormu. imdi onun lm karsnda duyaca znty de kabul etmeyecekleri inancndaym. Ayrca fakir olduunun da renilmesine ierliyormu. Ksaca, her bakmdan ekilmez, aksi bir insan olmu. Zavall Pollyanna, nasl dayand bu duruma. Eer Bayan Chilton byle olmaya devam ederse, zavall kzcaz ok ekecek. te bu nedenle Pollyanna'nn oyuna ok ihtiyac olacan sanyorum.-Gen adam titreyen bir sesle: --En ackl yn bu durumun Pollyanna gibi birisinin bana gelmesi,-- dedi. --Evet, sen de gryorsun ki, geli ekilleri hi de normal deil. Hi kimseye haber vermemiler. Tam Polly Chilton'a gre bir geli. Hi kimsenin kendisini karlamasn istemiyor. Anladma gre sadece evin anahtarlarn saklayan htiyar Tom'un kars Bayan Durgin'e yazm.---Evet, Nancy yle dedi. Btn evi yle bir temizleyip dzenlemi ki, eskiden neyse o duruma gelmi kk. ok duygulandm bunu grnce.-Uzun bir sessizlik oldu. Sonra John Pendleton, --Karlanmalar gerek,-- dedi. --Karlanacaklar.---Sen istasyona gidiyor musun?---Evet.---O halde hangi trenle geleceklerini de biliyorsun.---Hayr, bilmiyorum. Nancy de bilmiyor.---O halde nasl karlayacaksn?-Gen adam glerek: --Sabahtan balayarak onlar buluncaya kadar her treni karlayacam. Sonra Timothy de aile arabas ile gelecek. Gelii beklenebilecek ok sayda tren olacan sanmyorum.---Hmm, evet anlyorum. Jimmy, cesaretine hayranm, fakat mantn beenmedim. Yine de cesaretle hareket edip mantk aramamana memnun oldum. ansn ak olsun.-- Gen adam glmseyerek: --Teekkr ederim efendim. Gerekten de ansa ok ihtiyacm olacak.-:::::::::::::::::::: 17 POLLYANNA GELYOR Tren Beldingsville istasyonuna yaklatka Pollyanna teyzesini endieli baklarla szyordu. Btn gn boyunca Bayan Chilton gittike daha tedirgin ve iine kapank olmutu. Pollyanna beklenen istasyona geldikleri zaman ne olacandan korkuyordu. Teyzesine bakt zaman ii szlad. Alt ay iinde bir insann bu lde deiip yalanacana asla inanamazd. Bayan Chilton'n gzleri donuk, yanaklar soluk ve ieri gm, aln derin krklklarla doluydu. Aznn kenarlar aa sarkm ve salar hi de yakmayan bir biimde arkasna toplanmt. Evlilii ile yumuayan ve tatllaan kiilii, aniden maske gibi zerinden dvermi ve yerini eski sevgisiz ve yalnz Polly Harrington'n sertlii ve geimsizlii almt. --Pollyanna,-- diyen Bayan Chilton'n sesi kararl bir ifade tayordu. Pollyanna sululuk hissederek irkildi. Teyzesinin kafasndan geenleri okuduu endiesi ile rahatsz olmutu. --Evet, teyzeciim.---u kk siyah anta nerede?---Burada.---O halde ltfen benim siyah bartm karver. Nerede ise geliyoruz.---Fakat ok kaln ve scak tutar teyzeciim.---Pollyanna, senden bartm istedim. Eer senden istediim eyleri benimle tartmadan yaparsan, her ey ok daha kolay olacak benim iin. O siyah barty istiyorum. Beldingsville halkna bama gelenleri nasl karladm grmek frsatn vereceimi mi sanyorsun?---Ah, teyzeciim, kimse bu duyguyla sizi karlamaz,-- diyen Pollyanna telala antadaki siyah barty aryordu. --Ayrca kimse bizi karlamaya gelmeyecek. Kimseye geleceimizi sylemedik, biliyorsunuz.---Evet, biliyorum. Kimseye biz sylemedik. Fakat Bayan Durgin'e bugn anahtar paspasn altna koymasn ve evi havalandrmasn yazm olduunuzu unutuyorsun. Mary Durgin'in bu bilgiyi sadece kendisine mi sakladn sanyorsun? Kasabann yars bugn geleceimizi biliyordur. Bir dzine kadar insan ise tesadfen istasyonda oluverirler. Ben onlar tanrm. Polly Harrington'n fakir olunca nasl gzktn grmek isteyeceklerdir.-Pollyanna gzlerinde yalarla, --Oh teyzeciim, ltfen!-diye yalvard. --Eer bu kadar yalnz olmasaydm. Doktor yanmda bulunsayd ve...-- Szlerini tamamlayamada ban evirdi. Aznn kenarlar titriyordu. --u barts nerede?-- diye bouk bir sesle sordu. imdi tek arzusu bartsn teyzesinin eline ulatrmak olan Pollyanna telala atld: --Evet, hayatm, ite burada. Neredeyse geldik saylr. Keke Timothy'ye bizi karlamasn syleseydik.---Yani eve atl arabamzla m gidecektik? Artk byle eylere para ayramayacaz korkarm. Sanrm arabay ksa srede satmamz gerekecek. Hayr, Pollyanna, bu artlar altnda belediye arabalarna binmemiz daha doru olur.-Pollyanna, --Evet biliyorum, fakat...-- diye sze balarken tren ani bir sarsntyla duruverdi ve ikisinin konumalar bylece son buldu. stasyona indikleri zaman Bayan Chilton hibir yne bakmadan ilerledi. Pollyanna ise daha iki adm atmadan, saa sola yal gzlerle ban sallayarak selam vermeye balad. Sonra birdenbire kendisini tand halde hi de emin olamad bir yzle kar karya buluverdi. --A, a! Jimmy, sen ha!-- diye parlak bir glmseme ile elini uzatt. Sonra utanga bir ifade ile ekledi: --Sanrm artk sana Bay Pendleton demem gerek, nk ok bym ve boy atmsn.-Delikanl tam eski Jimmy'yi andran bir tarzda: --stersen dene!-- diye meydan okudu. Sonra Bayan Chilton'a dnd. Fakat Bayan Chilton hibir tarafa bakmadan nlerinde ilerliyordu. Jimmy, Pollyanna'ya endieli ve efkat dolu baklarla dnd: --Ltfen ikiniz de bu tarafa dnseniz, Timothy araba ile bekliyor.-Pollyanna nnde ilerleyen siyah bartl, ask yze endieli bir bak frlatarak: --Aman, ne iyi,-- diye syledi. Sonra ekingen bir ekilde teyzesinin koluna dokundu: --Teyzeciim, Timothy buradaym. Araba ile gelmi. Bu tarafta bekliyormu. Ve ite Jimmy Bean. Jimmy'i hatrlyorsunuz deil mi teyze?-Pollyanna aknlktan gen adam eski ocukluk ismi ile tantm olduunu bile fark etmedi. Ancak bu, Bayan Chilton'n gznden kamad. steksiz ve souk bir ekilde dnerek hafife ban edi: --Bay Pendleton ok nazik davranm, fakat kendisi ile Timothy bu kadar zahmete katlanmamalydlar.-Gen adam glerek: --Rica ederim, hi zahmet saylmaz. imdi ltfen bana biletlerinizi verirseniz bavullarnz alaym,-dedi. Bayan Chilton: --Teekkr ederiz, fakat biz kendimiz...-diye sze balarken Pollyanna, --Teekkrler-- diyerek biletleri Jimmy'ye vermiti bile. Yolculuk ok sessiz geti. Eski hanmndan grd ilgisizlik karsnda krlan Timothy, arabann nnde dimdik oturuyor ve azn bak amyordu. Bayan Chilton ise nce, --Peki, peki yavrum, herhalde artk binmemiz gerek,-- diyerek yerine oturmu, ondan sonra ise kasvetli bir sessizlie dalmt. Pollyanna ise yal gzlerle evresindeki tandk yerleri seyrediyordu. Sadece bir kere konutu. --Jimmy ne ho olmu deil mi? Nasl gelimi. Sonra gzleri ve glmsemesi ne tatl deil mi?-Umutla cevap bekledi, fakat Polly Teyze susuyordu. O da kendi kendisini cevaplandrd: --Her neyse, ben byle dnmyorum.-Timothy evdeki hazrlklar Bayan Chilton'a sylemekten ekinmiti. Bu nedenle ardna kadar ak pencereler ve kaplar, ieklerle ssl prl prl odalar ve girite onlar bekleyen Nancy; Bayan Chilton ve Pollyanna iin tam anlam ile srpriz oldu. Pollyanna sevinle, --Nancy, ne kadar gzel!-- diye bard, sonra teyzesine dnp: --Bakn, Nancy bizi karlamaya gelmi. Her eyi ne kadar gzel dzenlemi!-- dedi. Pollyanna'nn sesi neeli gibi gzkmesine ramen olduka titrek kyordu. ok sevdii Doktorun yannda olmay ona da ok zor geliyordu. Kendisi bu durumda olursa, teyzesinin neler hissettiini ok iyi anlyordu. Ayrca biliyordu ki; u anda teyzesinin en korktuu ve en istemedii ey, Nancy'nin nnde boanvermekti! Pollyanna, teyzesinin gzlerinin dolduunu ve dudaklarnn titrediini fark ediyordu. Yine tahminine gre teyzesi, bu gerek duygularn saklamak iin ilk frsatta eletirilecek bir ey bulup, kzgnl bir maske gibi kullanacakt. te bu nedenle Pollyanna, teyzesinin kuru bir selamlamadan sonra Nancy'ye: --Tabii ok dnceli davranmsn. Fakat aslnda bunlarn hibirini yapmaman tercih ederdim,-- dediini duyunca hi armad. Nancy'nin yz birdenbire karard, krgn ve rkm gzkyordu. --Fakat Bayan Polly, yani Bayan Chilton, sizi bu durumda brakamazdm...-- dedi. Bayan Chilton, --Yeter Nancy, daha fazla bu konuda konumak istemiyorum,-- diyerek odadan kt. Bir dakika sonra yukardaki yatak odasnn kaps kapand. Nancy znt ile dnd: --Oh, Bayan Pollyanna, ne oldu? Ne yaptm ki? Onu memnun etmek istemitim.-Pollyanna antasndan mendilini bulmaya alrken, gzyalar arasnda konutu: --Tabii onun iin yaptn ve yaptklarn ok gzel Nancy.---Fakat o memnun olmad.---O da ok memnun oldu. Fakat eer bunu gsterirse, baka duygularn da aa vurmaktan korktu. Oh, Nancy, o kadar mutluyum ki alamak istiyorum,-- diyen Pollyanna Nancy'nin omuzunda hkrmaya balad. Nancy ise: --Peki yavrucuum, peki,-- diyerek Pollyanna'y teselliye alrken kendi gzyalarn da tutamad. Pollyanna, --Onun yannda alamamam gerekti. Aslnda onsuz buraya geli ok g oldu. Teyzemin neler hissettiini ok iyi anlyorum,-- diyerek toparlanmaya alt. --Tabii, tabii yavrum, ben de ilk i olarak onu kzdrdm.-Pollyanna telala atld: --Fakat onu kzdrmadn. Bu onun kiilii Nancy. Aslnda Doktor iin ne kadar zldn gstermek istemiyor. Bu korku ile kk eyleri bahane ediyor. Bana da ayn ekilde davrand iin biliyorum.-Nancy efkatle Pollyanna'y okayarak: --Evet yavrum, anlyorum. Senin iin geldiime ok memnunum,-- dedi. --Evet, ben de ok sevindim geldiine. imdi kendimi daha iyi hissediyorum. Sana ok ok teekkr ederim. imdi eer gitmek istiyorsan biz engel olmayalm.---Ben kalmay dnyorum.---Kalmak m, ben seni evlendin sanyordum. Timothy'nin kars deil misin artk?---Evet, fakat senin iin olunca kalmam o da ister.---Fakat senden bunu isteyemeyiz. Artk kimseyi tutamayz. Ben ev ilerini yapacam. Durumumuzun ne olduunu anlayncaya kadar, ok ekonomik davranmamz gerek.-Nancy: --Hh, sanki ben para istiyormuum gibi...-- diye sze baladysa da, karsndakinin yzndeki ifadeyi grnce, anlamsz mrldanmalar arasnda mutfaa kat. Akam yemei bitip her ey yerli yerine kalktktan sonra, Nancy nihayet istemeye istemeye kocas ile gitmeye raz oldu. Nancy gittikten sonra Pollyanna, teyzesinin yalnz bana oturmakta olduu salona girdi. --Hayatm, klar aabilir miyim?---Oh, a tabii.---Nancy ne iyi bir insan deil mi? Her eyi ne kadar gzelletirmi.-Teyzesinden bir cevap kmad. --Bu kadar iei nereden bulmu, anlamadm. Her odaya yerletirmi.-Yine bir cevap alamad. Pollyanna iini ekerek teyzesinin yzne bakt. Bir dakika sonra tekrar mitle balad: --Bahede htiyar Tom'u grdm. Zavall adam, romatizmas her zamankinden kt durumda, iki bklm olmu. lgi ile seni sordu ve...-Bayan Chilton sert bir ekilde szn kesti: --Pollyanna, ne yapacaz?---Ne mi yapacaz, elimizden gelen her eyi tabii ekerim.-- Bayan Chilton sabrszln gsteren bir hareketle: --Haydi Pollyanna, bir kere olsun ciddi ol. Durumumuzn ok kritik olduunu ksa zamanda anlayacaksn. Bildiin gibi hemen hemen btn gelirim kesildi. Tabii ki baz eyler hala para eder, fakat Bay Hart'n dediine gre pek az hemen para getirecek durumda. Bankada biraz paramz var, ok az gelirimiz kald. Sonra bu ev var. Fakat bize ne yarar olur bu evin? Onu yiyemeyiz ve giyemeyiz. Yaayacamz hayat tarz iin bize ok byk gelecek. Satmaya kalksak deerinin yarsn almak g olur.---Satmak m? Hayr Teyzeciim, bu gzel evi satamazsnz!---Satmam gerekebilir Pollyanna. Ne yazk ki yiyip imek zorundayz.-Pollyanna glerek, --Evet biliyorum ve benim itahm da her vakit yerindedir. Yine de bunun iin memnun olmam gerek sanrm,-- dedi. --Tabii ki sen memnun olunacak bir ey bulursun hemen. Fakat ne yapacaz ocuum? Ne olur ciddi ol.-Pollyanna'nn ifadesi deiti. --ok ciddiyim Polly Teyze uzun sredir dnyorum. sterdim ki para kazanabileyim.---Ah, ocuum ah! Senin bunlar sylediini duymak ok ac. Harrington'larn bir kznn hayatn kazanmak zorunda oluu inanlr gibi deil.-Pollyanna gld. --Fakat byle dnmemen gerek. Bu utanlacak bir ey deil Teyze.---Belki de deil, fakat bizim Beldingsville'deki durumumuzu dnnce, bu gurur krc bir deiiklik oluyor.-Pollyanna bunlar iitmemi gibi dalgn uzaklar seyrediyordu. --Ne olurdu bir yeteneim olsayd. Herhangi bir ii bakalarndan daha iyi yapsaydm. Biraz ark syleyebilirim, mzik aleti alabilirim veya el ii yaparm, fakat bunlardan hi birisini para getirecek kadar yapamam.-Bir dakikalk bir sessizlikten sonra yeniden balad: --Galiba en sevdiim ey, yemek piirmek ve ev ii yapmak. Biliyorsunuz Almanya'da hizmeti bulamadmz zamanlar baylrdm i yapmaya. Fakat tabii bu i iin, bakalarnn mutfaklarnda almak da istemem.-- Bayan Chilton: --Sanki seni brakrdm, Pollyanna!?-- diye titreyerek adeta isyan etti. --Ve tabii ki kendi mutfamzda almam para getirmiyor. Bizim de paraya ihtiyacmz var.---Ne yazk ki yle.-Uzunca bir sessizlii yine Pollyanna bozdu. --Teyzeciim, sizin benim iin yaptklarnza karlk, benim de size yardm edebilmem iin en gzel bir frsat bu. Yine de elimden bir ey gelmiyor. Tanrm, niin para getirebilecek bir yetenekle domamm ben?---Ne olur yavrum yapma, tabii eer Doktor olsayd..-Pollyanna birdenbire srayarak kalkt. --Aman Tanrm, byle olmaz. Sen hi zlme Teyzeciim. Belki de bugnlerde birdenbire bilmedik bir ynm ortaya kar ve para getirir. Ayrca, bence bu durum ok heyecan verici. Her eyin belli olmamas ok elenceli. Her eye sahip olacan bilerek yaamak ok can skc olur.-- Szlerini neeli bir glmseme ile bitirdi. Bayan Chilton ise glmyordu. Sadece iini ekerek: --Ah Pollyanna, ne kadar ocuksun!-- dedi. :::::::::::::::::::: 18 UYUM KURMA GNLER Beldngsvlle'deki ilk gnler gerek Pollyanna, gerekse Bayan Chilton iin olduka g bir devreydi. Bunlar uyum salama gnleriydi ki, uyum salamak her zaman iin g bir itir. Yolculuk heyecanndan kurtulur kurtulmaz gndelik masraflar, manav, kasap alverilerini dnmek hi de kolay saylmazd. Zamann diledii gibi harcamaya alm kiilerin, srekli bir sorumluluk iinde olmalar da olduka byk bir deiiklikti. Bunlarn yan sra komular ve dostlar da geliyorlard. Pollyanna onlar itenlikle karlamasna ramen, teyzesi ou zaman bir bahane yaratp yanlarna kmyordu. Sonradan da Pollyanna'ya, --Sanrm meraktan geliyorlar. Polly Harrington'n fakirlii sevip sevmediini grmek istiyorlar,-diyordu. Bayan Chilton, Doktor'dan pek az bahsediyordu. Fakat Pollyanna ok iyi biliyordu ki, teyzesinin ou dnceleri onunla doluydu. Yine fark ediyordu ki, teyzesi bu derin duygular aa vurmamak iin aksilikle maskelemeye alyordu. Pollyanna bu ilk ayda Jimmy Pendleton' sk sk grd. nce John Pendleton'la ikisi geldiler. Bu ziyaret Polly Teyze yanlarna geldikten sonra, bir hayli resmi ve gergin bir hava iinde geti. Her ne sebepten ise Bayan Chilton bu defa misafirlerinin yanna kmt. Bundan sonra Jimmy, bir kere ieklerle, bir kere Polly Teyzeye bir kitapla, iki kere de hi sebepsiz olmak zere evlerine geldi. Her vakit Pollyanna onu sevinle karlad. Polly Teyze ilk defadan sonra yanlarna hi kmad. Pollyanna tandk ve dostlarn ouna hayat artlarndaki deiiklikten bahsetmiyordu. Fakat Jimmy ile ok ak konuabiliyordu. Ona sk sk yle yaknyordu: --Ah, para getirebilecek bir i yapabilsem.-Bir gn Jimmy'ye glerek: --imdiye kadar grdm en hasis insan olma yolundaym,-- dedi. --Artk her eyi dolarlarla hesaplyorum. Polly Teyze kendisini o kadar fakir gryor ki!-Jimmy, --ok yazk-- diye hiddetle cevap verdi. --Evet, yle, fakat aslnda olduumuzdan daha da fakir gryor kendisini. Durumu bytyor. Yine de ok yardm etmek istiyorum.-Jimmy yan bandaki tatl bakl dalgn yze bakt zaman gzlerindeki ifade yumuad. --Eer elinden gelirse ne yapmak istersin?-Pollyanna dnceli bir ekilde iini ekip glmseyerek, --En sevdiim i yemek piirmek ve ev ileri yapmak. Yumurta ile eker rpmaya falan baylyorum. Bir gn boyunca yemek piirsem yine sklmam. Fakat baka bir mutfakta almadm takdirde bu i para getirmiyor. Ben de bakalarnn evinde alacak kadar bu ii ok sevdiimi syleyemem dorusu.-Gen adam, --Tabii ki hayr,-- diye parlad. Bir kere daha yanndaki anlaml yze bakt. Bu defa gzlerine garip bir anlam gelmiti. Yavaa yz kzararak sordu: --ey, tabii evlenebilirsin istersen. Hi bunu dndn m Bayan Pollyanna?-Pollyanna nee ile gld. Sesi ve hareketleri son derece tabii bir ekilde konutu: --Hayr, ben hi evlenmeyeceim. ncelikle gzel olmadm biliyorsun. Sonra ben Polly Teyzem ile oturup ona bakacam.-- Pendleton muzip bir ifade ile glmsedi: --Gzel deilsin ha? Bu konuda deiik grlerin de olabileceini hi dndn m Pollyanna?-Pollyanna ban sallad: --Olamaz, bak benim bir aynam var.-Pendleton, baka kzlar olsa bu szn yapmack grneceini, oysa Pollyanna syleyince hi de yle olmadn dnd. Onun dier kzlardan ne kadar farkl olduuna bir kere daha emin oldu. Delikanl, --Niin gzel deilsin?-- diye sordu. Daha bu soru dudaklarndan karken, Pollyanna'nn kiiliini bilmesine ramen piman oldu. Baka bir kzn bu szleri, gzel olmadn kabul etmek anlamnda deerlendireceini dnd. Fakat Pollyanna'nn ilk szleri bu korkusunun hi de doru olmadn gsterdi. Pollyanna, --Sadece deilim ite-- diye biraz hznl bir ifadeyle gld. --Belki hatrlamazsn, fakat ben kk bir kzken cennete gittiim zaman, en houma gidecek eyin siyah bukleler olacan dnrdm.---imdi de en byk arzun bu mu?---Hayr, belki deil, fakat yine de houma gider. Ayrca kirpiklerim yeteri kadar uzun deil ve burnum Yunan burnu ya da Romal burnu diyecek bir gruba girmiyor. yle bir burun ite. Sonra yzm ya ok uzun, ya da ok ksa; imdi hangisi olduunu unuttum. Fakat bir defa u gzellik testlerindeki llerle karlatrdmda doru kmamt.---Aman ne kadar hazin!-- diye glen Pendleton, hayranlkla gen kzn hayat dolu yzn ve anlaml gzlerini szd, sonra: --Pollyanna hi konuurken aynaya baktn m?-- diye sordu. --Niin, tabii ki hayr!---O halde bir dene.---Ne komik bir fikir! Dn bir kere,-- diye glen gen kz yle devam etti: --Ne syleyeceim? Byle mi? Pollyanna, eer kirpiklerin ksa, burnun da yle bir burunsa ne olmu? Hi olmazsa bir miktar kirpiin ve bir de burnun olduu iin memnun olmalsn.-- Pendleton iten bir ekilde onun kahkahalarna katld. Fakat yzne deiik bir anlam gelmiti. --O halde hala oyunu oynamaya devam ediyorsun.-Pollyanna hayretle onun yzne bakt. --Tabii Jimmy. Eer oynamasaydm son alt ay iinde yaayamazdm.-imdi, sesi hafife titriyordu. --Pek bahsettiini iitmedim.---Evet. Galiba fazla konumaktan korkuyorum. imdi yirmi yanda olan bir kzn anlattklar on yandakinden farkl olmal. Sonra insanlar t dinlemekten pek holanmazlar biliyorum.-Gen adam ciddi bir ifade ile ban sallad. --Biliyorum. Fakat bazen dnyorum da; acaba bu oyunun neleri deitirdiini gerekten anlyor musun Pollyanna?-Pollyanna'nn, --Benim iin neler yaptn biliyorum,-- diyen sesi alak ve hznlyd. Jimmy yksek sesle dnr gibi, --Biliyor musun, eer gerekten oynanrsa ok baarl oluyor. Birisi, 'Bu oyunu herkes gerekten oynasa btn dnya deiir,' demiti,-- diye sylendi. Pollyanna glmsedi, --Evet, fakat baz insanlar dnyann deimesini istemiyorlar. Geen yl Almanya'da bir adama rastlamtm. Btn parasn kaybetmiti ve ans kt gidiyordu. Bir gn benim yanmda birisi onu neelendirmek iin, --Haydi canm, her ey daha da kt olabilirdi,-- dedi. Aman Allahm adamn kzgnln grmeliydin. --Eer hi tahamml edemeyeceim bir ey varsa o da, her eyin daha kt olabileceini iitip elimdekine kretmem gerektiinin hatrlatlmasdr. Nefes alp, yiyebildikleri ve yryebildikleri iin kreden insanlardan nefret ederim. Eer ilerim byle giderse, ben nefes almak, yemek ve yrmek istemiyorum zaten. te bunun iin birisi kp bana byle samalklar iin kretmemi sylerse, iimden onu ldrmek geliyor,-- diye parlad. Dnebiliyor musun, eer mutluluk oyununu bu adama teklif etseydim bama neler gelecekti?-Jimmy, --Bilmem ama adamn ihtiyac varm dorusu -diye karlk verdi. --Tabii ihtiyac vard, fakat herhalde bana teekkr etmezdi.-- --Sanrm yle. Fakat dinle, bulunduu ruh hali iinde kendisini ve evresini zehirlemekteymi bu adam. Eer oyunu oynasayd, bana gelenlerden memnun olunacak bir yn arar, ayn zamanda fkeli ve kzgn olamazd. Kendisi iin de, evresi iin de ok daha ekilir bir insan olurdu. Bu arada bana gelenlerin iyi ynlerini dnmenin hibir zararn da grmezdi. Ayrca gerginlik ve hazmszlk da ekmezdi. Dertler, sarlacak dayanaklar deildir, nk dikenleri oktur.---Aklma bir ey geldi. Bir zamanlar Kadnlar Yardm Dernei'ndeki hanmlardan birine ne demitim, biliyor musun? Bu hanm her eyi dert edinmekten adeta holanan birisiydi. Ben on yandaydm ve ona mutluluk oyununu retmeye alyordum. Sanrm pek baarl olamyordum. En sonunda sabrm tat ve yle dedim: 'Her neyse, sizi bu kadar ok zecek ey olduu iin mutlu olabilirsiniz, nk siz zlmekten zevk alyorsunuz?' -Jimmy ks ks glerek, --Tam ona gre bir cevap,-- diye karlk verdi. Pollyanna kalarn kaldrd, --Korkarm ki o bu cevaptan hi holanmamt.---Fakat bylelerine sylemek gerek, senin anlatman...-Pendleton birdenbire garip bir ifade ile sustu. Polyanna hayretle ona bakt. --Ne oldu Jimmy?---ey, bir ey yok, sadece dnyordum. Birdenbire farkna vardm ki, seni grmeden nce yaptndan endie ettiim eyi sana yaptrmak iin ben tevik ediyorum. Yani seni grmeden nce ey diye korkuyordum...-- diye Jimmy kekelemeye balad. Pollyanna, --Haydi Jimmy, szlerini burada keseceini sanyorsan aldanyorsun,-- diye hcuma geti. --Hayr, pek nemli deildi.-Pollyanna akadan bir ciddiyetle: --Evet, bekliyorum,-- diye sylendi. --Pekala, syleyeyim. u oyun hakknda eskisi kadar ok konuuyor musun diye endie ediyordum.-Pollyanna kahkahalar arasnda: --te, demedim mi, sen bile yirmi yamda, on yamdaki gibi olmamdan korkuyormusun.-- --Hayr Pollyanna, onu demek istemedim. Gerekten biliyordum ki...-Fakat Pollyanna kulaklarn elleri ile kapatm kahkahadan krlyordu. :::::::::::::::::::: 19 K MEKTUP Della Wetherby'nin Pollyanna'ya yazd mektup Haziran ortalarnda geldi. Bayan Wetherby yle yazyordu: --Senden bir ricam var. Umarm, bu yaz iinde Beldingsville'de ablamn pansiyon olarak kalabilecei sessiz bir ev biliyorsundur. kii olarak gelecekler; Bayan Carew, sekreteri ve manevi olu Jamie. (Jamie'yi hatrlyorsun sanrm.) Herhangi bir otelde kalmak istemiyorlar. Ablam ok yorgun gzkt iin, doktor kendisine temiz haval bir kasabada tatil yapmasn t verdi. Vermont veya New Hampshire' dndyse de, hemen seni ve Beldingsville'yi hatrladk. Acaba bize pansiyon olarak kalnabilecek bir ev bulup yazabilir misin? Ruth'a sana hemen yazp soracam syledim. Eer mmknse Temmuz banda gelmek istiyorlar. Umarm bu konuda bizi ksa srede aydnlatman istemek, senin iin yk olmaz. Ltfen bana, sanatoryuma yaz. Ablam da bir iki haftalk bir tedavi iin burada kalyor. Yakn zamanda cevap almak umuduyla seni kucaklarm. Sevgilerle, Della Wetherby-Pollyanna mektubu bitirdii zaman dnceli bir ifade ile Beldingsville'deki dostlarnn evlerini hatrlamaya alt. Sonra birdenbire kafasnda yeni bir fikir belirdi. Neeli bir haykrla oturma odasndaki teyzesini bulmaya kotu. Nefes nefese sze balad: --Teyzeciim, aklma enfes bir fikir geldi. Bugnlerde birdenbire yeni bir ey kefedip ie yarayacam size sylemitim. te bahsettiim oldu. Dinleyin, Bayan Wetherby'den bir mektup aldm. Hani Boston'da k geirdiim Bayan Carew'in kz kardei. Bayan Wetherby ablasnn yaz iin ehir dnda bir tatil yapmak istediini yazyor ve Beldingsville'de pansiyon olarak yannda kalabilecei bir aile tanyp tanmadm soruyor. Otelde kalmak istemiyorlarm. nce aklma kimse gelmedi, ama sonra buldum Polly Teyze. Bilin bakalm neresi?-Bayan Chilton bezgin bir sesle: --Aman kzm, ne abuk konuuyorsun! Seni dinleyen bym bir gen kz deil de on yalarnda bir ocuk sanr. imdi neden bahsediyorsun?-dedi. --Bayan Carew ve Jamie iin yazn kalacaklar bir pansiyon bulduumdan bahsediyorum.-Polly Teyze: --yle mi? Ne yapabilirim? Bu beni hi ilgilendirmez ocuum,-- diye yorgun bir sesle sylendi. --lgilendirir Teyzeciim, nk onlar bizim evimize aracam.-Bayan Chilton korkuyla irkildi, --Pollyanna!-Pollyanna: --Hayr, teyzeciim ltfen reddetmeyiniz. Grmyor musunuz, bu beklediim frsat benim. Tam elime gelmiken karamam. Pekala yapabiliriz. Bir sr odamz var ve ben yemek yapp ev iini idare edebilirim. Bu iin iinde para var. Eminim ki iyi cret verirler. kii olarak gelecekler,-diyerek yalvard. --Fakat Pollyanna, yapamam. Bu evi, Harrington Kona'n sradan bir pansiyona eviremem. Hayr Pollyanna, olamaz.---Fakat sradan bir pansiyon olmayacak, ok zel bir pansiyon olacak. Onlar bizim dostlarmz. Sadece dostlarmz arlyor olacaz, bir farkla ki o da para kazanacaz. Teyzeciim, ok ihtiyacmz olan paray dnn!-Bayan Chilton gururu incinmi bir ekilde bir sre dnd, sonra arkasna yaslanarak zayf bir sesle, --Fakat nasl yapabilirsin? Ev iinin btn ykn yalnz bana kaldramazsn,-diye sylendi. Pollyanna, --Tabii ki hayr,-- dedi. imdi amacna ulatna inanyor ve kendinden emin gzkyordu. --Yemek ve her ii idare etmeyi ben zerime alrm. Geri kalan iler iin Nancy'nin kz kardelerinden birisini alrz. Bayan Durgin ise her zamanki gibi amar konusunu halleder.---Fakat, Pollyanna, biliyorsun ki ben kendimi hi iyi hissetmiyorum ve fazla bir ey yapamam.---Tabii ki yapmayacaksn. Zaten bunun iin bir neden olmayacak. Oh, Teyzeciim, ne ahane deil mi? Sanki rya gibi. Kolaycack para kazanacaz.---Kolaycack m? Daha renecein pek ok ey var Pollyanna. Bunlardan biri de, yazn pansiyona gelenlerin karln almadan para aktmadklar. Yorgunluktan baylacak hale geldiin zaman bu szlerimi hatrlarsn.-Pollyanna glerek, --Peki, hatrlarm. Fakat imdiden kendimi zmeyeceim. Sonra hemen Bayan Wetherby'ye mektup yazacam ki, leden sonra gelen Jimmy Bean ile postaya gndereyim,-- dedi. Bayan Chilton rahatsz bir ekilde kprdand, --Pollyanna ltfen u delikanlya doru adyla hitap et. Bu 'Bean' ad ok sinirime dokunuyor. Ad imdi Pendleton.-Pollyanna ban sallad: --Evet, yle, fakat ben bunu ou zaman unutuyorum. Bazen yzne kar da yle diyorum. Aslnda ok ayp oluyor. Fakat imdi ok heyecanlym,-- diyerek odadan kt. Jimmy saat drtte geldii zaman mektup hazrd. Pollyanna heyecan iindeydi ve hemen durumu Jimmy'ye anlatt. Planlarn anlattktan sonra sze yle devam etti: --Ayrca onlar grmeyi ok istiyorum. O ktan beri ikisini de grmedim. Sana Jamie'den bahsetmitim deil mi?---Evet, anlatmtn,-- diye cevap veren gen adamn sesi gerginlemiti. --Eer gelebilirlerse ok gzel olacak.---ok gzel kelimesi pek yerinde saylmaz.---Polly Teyzeme yardm etme frsatnn elime gemesi gzel deil mi? Ne demek Jimmy, tabii ki fevkalade.-Jimmy sinirli bir ifade ile, --Bana yle geliyor ki bu durum senin iin pek kolay olmayacak,-- diye sylendi. --Evet, baz ynlerden yle saylr. Fakat kazanacamz para iin o kadar memnun olacam ki, bunun nemi kalmayacak. Ne kadar karc oldum deil mi Jimmy?-Uzunca bir sessizlikten sonra delikanl birdenbire sordu: --Bu Jamie imdi ka yalarnda?-Pollyanna nee ile glmsedi. --Evet hatrlyorum, sen 'Jamie' adn hi sevmemitin. Neyse, imdi Bayan Carew onu evlat edindii iin ona Carew diyebilirsin.-Jimmy gergin bir tonla: --Fakat bu cevap bana Jamie'nin yan sylemiyor,-- diye hatrlatt. --Sanrm kimse tam olarak bilmiyor. Kendisi bile syleyemedi. Aa yukar senin yanda. Acaba imdi nasl oldu? Bu mektupta uzun uzun sordum bunlar.-Pendleton, --Sordun demek-- diye mrldanarak elindeki mektubu biraz isteksiz bir ekilde cebine att. inden onu frlatp atnak veya yrtmak geliyordu. Jimmy, imdi kskandn ok iyi anlyordu. Aslnda ismi hem kendisine benzeyen, hem de ok farkl olan bu ocuu her vakit kskanmt. Tabii ki gerek sebep, Pollyanna'ya ak olmas deildi. Byle olmadna kendisini ikna etti. Sadece bu garip isimli ocuun Beldingsville'ye gelip geirdikleri ho vakitleri bozmasndan korkuyordu. Neredeyse bu dnceleri Pollyanna'ya aacakt, fakat sonra vazgeti ve mektubu alp gitti. Birka gn sonra Bayan Wetherby'den gelen cevap, Jimmy'nin mektubu frlatp atmadn veya yrtmadn kantlyordu. Jimmy ilk geliinde Pollyanna bu mektubu ona okudu. Daha dorusu ilk ksmlarn yle zetledi: --En banda gelecekleri iin ok mutlu olduklarn falan yazyor. Bu ksm okumayacam. Fakat sana onlardan o kadar ok bahsettim ki, sonunu okumam gerek. Aslnda ksa sre sonra sen kendin de onlar tanyacaksn. Jimmy, bu tatili gzel geirmeleri iin senin yardmlarna ok gveniyorum.---Sahi mi?-Pollyanna byk bir ciddiyetle: --Ltfen ocuun isminden holanmadn diye, byle ineli konuma. Eminim ki onu tanynca seveceksin. Sonra Bayan Carew'den de holanacandan eminim.---yle mi dersin? Umarm ki gerekten dediin gibi olur.---Tabii yle olacak. imdi dinle, sana okuyacam mektup kz kardei Della'dan geliyor.-Jimmy nezaketini bozmamak iin byk aba gstererek: --Pekala, oku bakalm,-- dedi. Pollyanna da muzip bir glmseme ile okumaya balad: --Hepsini uzun uzun anlatmam istiyorsun. Bu olduka zor bir grev. Fakat elimden geldiince anlatmaya alacam. lk nce ablam ok deimi bulacaksn. Hayatnn son alt ylnda bulduu yeni uralar, onun iin fevkalade oldu. imdilik ar yorgunluktan biraz zayf ve gsz, fakat iyi bir dinlenme ile bunu kolayca atlatacak. Sen de onun ne kadar genlemi ve mutlu grndn fark edeceksin. Ltfen mutlu szcne dikkat et. Bu szck belki senin iin byk bir anlam tamyor, nk sen onu Boston'da tandn yl, onun ne derece mutsuz olduunu anlayamayacak kadar kktn. O zaman hayatn hibir anlam kalmamt ablam iin. imdi ise nee ve enerji dolu. lk nce hayatnda Jamie var. Onlar birlikte grdn zaman Jamie'ye olan balln anlayacaksn. Aslnda onun gerek Jamie olup olmad konusunda, hibir yeni bilgi edinemedik. Fakat ablam onu kendi olu gibi seviyor ve evlat edindi. Sonra imdi bir sr kzlar var. Sadie Dean'i hatrlyor musun? Kz kardeim onunla ilgilenip yardma alrken, ilgi alann yava yava geniletti; imdi onun gibi bir sr gen kza yardm ediyor. alan kimsesiz kzlar iin yepyeni bir dorultuda yurtlar at. Ona yardmc birok zengin ve nfuzlu kimse olmasna ramen, her eyi idare eden ablam. Ayrca her kzla ayr ayr yakndan ilgileniyor. Bunun ne gibi bir bask olacan tahmin edebilirsin. Bu ilerde sa kolu ve en yakn yardmcs, sekreteri olan Sadie Dean. Onu da deimi bulacaksn. Yine de eski Sadie'den ok farkl deil. Jamie'ye gelince, zavall Jamie'nin en byk znts, kesin olarak yryemeyeceini bilmek. Bir sre iin hepimiz mitliydik. Bir yl kadar sanatoryumda Doktor Ames tarafndan tedavi edildi ve koltuk denekleri ile yryebilecek duruma geldi. Fakat hayat boyunca sakat kalaca artk kesin. Yalnz bu sakatlk sadece bacaklar ile ilgili. Jamie'yi yakndan tandktan sonra, ona bir sakat gz ile bakmann imkan yok. Kiilii o lde hr ve serbest ki, onu grnce ne demek istediimi anlayacaksn. ocukluundaki neesi ve hayatiyeti, yine benliinin bir paras. Bu hayat dolu insan sanrm ki tek bir ey ykabilir, o da bizim yeenimiz Jamie Kent olmadn renmek. Bu konu zerinde o kadar ok dnd ve istek duydu ki, artk gerek Jamie olduuna inanyor. Eer deilse, umarm bunu hibir vakit renmez. -Pollyanna okumay kesip mektubu katlarken, --te onlar hakkndaki blm bu kadar, ok ilgin, deil mi?-- dedi. --Gerekten yle,-- diye cevaplayan Jimmy'nin sesi bu defa samimiydi. Jimmy imdi bacaklarnn ne kadar ok i grdn dnyordu. Hatta u srada, bu zavall sakat gence Pollyanna'nn bir miktar ilgisini vermesini bile ho karlayabilirdi. Tabii ki fazla ileri gitmemesi art ile. --Yazk, gerekten zor bir durum bu ocuk iin.---Zor mu? Sen bunun ne demek olduunu bilemezsin Jimmy Bean! Ben bilirim, bir sre yryemediim iin ok iyi bilirim!--. Jimmy rahatsz bir ekilde kprdanarak: --Evet, tabii,-- diye sylendi. Pollyanna'nn acma dolu yzn, hznl gzlerini yakndan izleyen Jimmy, bu Jamie'nin gelmesinden yine de pek memnun olmayacan hissetti. Eer sadece onu uzaktan dnmek, Pollyanna'y bu derece duygulandryorsa; gelince ne olacakt acaba? :::::::::::::::::::: 20 PARALI MSAFRLER Polly Teyzenin deyimi ile --korkun insanlar-- gelmeden nceki iki gn, Pollyanna iin gerekten ok dolu gnlerdi. Fakat Pollyanna asla kendini mitsizlie kaptrmad iin, ayn zamanda da mutlu gnlerdi. Nancy'yi ve kz kardei Betty'yi yardma aran Pollyanna, btn evi elden geirerek misafirlerinin her trl rahatlarn salamak iin hazrlklarn tamamlad. Bayan Chilton fazla bir ey yapamamt. lk bata sal pek iyi deildi. Sonra iinde bulunduu ruh hali buna elverili deildi. Her an gururunun krldna inanyor ve --Harrington Kona bu duruma m gelecekti?-- szlerini azndan drmyordu. Pollyanna glerek onu yattrmaya alyordu, --yle deil ekerim, Harrington Kona'na gelenler Carew'ler,-- diyordu. Fakat Bayan Chilton kolay kolay fikirlerinden vazgeecek gibi deildi ve bu szlere kzgn bir bakla karlk veriyordu. Bylece Pollyanna onu kaderiyle ba baa brakmak zorunda kald. Beklenen gnde Pollyanna, imdi Harrington atl arabasnn sahibi olan Timothy ile istasyona gitti. O ana kadar Pollyanna'nn kafasnda, kendine gven ve neeli bir bekleyi hakimdi. Fakat beklenen trenin dd ile birlikte bunlarn yerini; gvensizlik, utangalk ve aknlk ald. Birdenbire yalnz bana ve yardmsz, nelere kalktn dnverdi. Bayan Carew'in servetini, durumunu ve gsteri dknln hatrlad. Sonra bu gelen Jamie, onun tand ocuktan ok baka bir gen adam olacakt. Bir dakika kadar sadece kap gitmeyi dnd. --Timothy, ben kendimi hi iyi hissetmiyorum.. Ben, ey, sen onlara gelmemelerini syle,-- diyerek inmeye hazrland. Timothy, --Fakat, efendim,-- diye aknlktan ne diyeceini bilemedi. Onun yzne bir bak, Pollyanna'y kendine getirmeye yetti. Glerek kendisini toplad ve: --Sen bana aldrma, tabii ki yle demek istemedim. abuk, neredeyse geldiler,-diyerek yaklaan trene doru ilerledi. Onlar hemen tand. Kafasnda bir phe olsa bile; uzun boylu, kahverengi gzl gen adamn elindeki koltuk denekleri, onun hedefine ulamas iin yeterliydi. Birka dakika sren heyecanl kucaklamalardan ve sevinli haykrlardan sonra, Pollyanna kendisini Bayan Carew, Jamie ve Sadie Dean ile arabada buluverdi. Ancak o vakit dostlarn inceleyip alt yln getirdii deiiklikleri grmek frsatn elde etti. Bayan Carew'e bakt zaman, ilk tepkisi aknlk oldu. Onun bu kadar gzel olduunu unutmutu. Kirpiklerinin bu lde uzun olduunu ve gzlerinin de bu kadar ekici olduunu hatrlamyordu. Hatta bir ara kskanlk duygusu ile Bayan Carew'in yz hatlarnn, gzellik testlerindeki llere ne kadar uygun olacan dnd. Fakat her eyden fazla, yzndeki eski keder ve ac ifade eden izgilerin silinmi olduuna sevindi. Sonra Jamie'ye dnd ve ayn lde ard. Jamie de olduka yakkl olmutu. Koyu renk gzleri, solgun yz ve dalgal salar ile gerekten ekici bir grn vard. Sonra yanndaki koltuk deneklerine gz taklnca ii burkuldu. Sadie Dean'e dnd zaman ayn yz hatlaryla karlat. Gerekten de Sadie, Pollyanna'nn onu ilk defa Boston Belediye Park'nda grd gibiydi. Fakat ilk bakta giyiniinin, zevklerinin, konumasnn ve kiiliinin ok deitii anlalyordu. Jamie konumaya balad: --Bizim gelmemize olanak vermen ne kadar iyi oldu. Bunu ilk yazdn zaman ne dndm biliyor musun?---Tabii ki bilmiyorum. Ne dndn?-- diye kekeleyen Pollyanna'nn akl hala koltuk deneklerindeydi ve ac ile boaz kurumutu. --Parktaki sincaplara fstk getiren kk kz dndm. Ve kendimi o sincaplarn yerinde grdm. nk sen elindeki btn fstklar paylamadan rahat etmezdin.-Pollyanna, --Evet, fstklar,-- diye gld. --Tabii bu defa fstk yerine; temiz da havas, taze st ve yumurta var. Fakat yine ayn saylr. Seni uyarmak isterim. Parktaki sincaplarn ne kadar agzl olduklarn hatrlyor musun? te ben de yleyim,-- diye akalat. --Olsun, ben gze alyorum,-- diye gz krpan Pollyanna, iinden Polly Teyzenin orada olmadna kretti. nk sylediklerinin bu kadar abuk gerekletiini grmesini istemiyordu. --Zavall sincaplar, acaba imdi onlar besleyen var mdr?-Bayan Carew neeli bir ekilde sze kart: --Eer hala oradalarsa a kalmyorlar. nk bu lgn ocuk, hala en az haftada bir kere parka gidiyor ve cepleri fstklarla dolu oluyor. Her vakit drd kabuklardan yolunu bulmak mmkn. Sonra ne zaman yemekte erez istesem, --Bay Jamie kulara verdi,-- cevabn alyorum.---Evet, fakat durun anlataym,-- diye Jamie istekle sze balad. Bir dakika sonra Pollyanna kendisini eski hayranlkla, parktaki hayvanlarn macerasn dinlerken buldu. Bylece Della Wetherby'nin mektupta ne demek istediini ok iyi anlad. Eve geldiklerinde Jamie'nin koltuk deneklerine dayanarak kalkmaya altn grmek, onun iin adeta srpriz oldu. On dakika iinde bile sakatln unutturmutu ona. Pollyanna, Polly Teyze ile Carew'ler arasndaki kanlmaz tanma merasiminin, korktuu gibi olmadn grnce ok rahatlad. Yeni gelenler Harrington Kona ile o kadar yakndan ilgilendiler ve hayran kaldlar ki, ev sahibi iin souk ve gergin tutumunu devam ettirmek olana kalmad. Ayrca bir saat gememiti ki Jamie'nin cazibesi, Polly Teyzenin sert kiiliini bile yumuatp etkisi altna almt. Bylece Pollyanna dertlerinden birinin eksildiini grerek memnun oldu, nk imdiden Teyzesi nazik bir ev sahibesi gibi davranmaya balamt. Teyzesinin tutumundaki bu olumlu deiiklie ramen, Pollyanna az sonra her eyin istedii gibi olmadn dnd. Yaplacak ok i vard. Betty iyi ve alkan bir kzd, fakat Nancy gibi becerikli deildi. Pek ok eyi renmesi gerekiyordu, bu da zaman alyordu. Pollyanna her eyin kusursuz olmasn istiyordu. Tozlu bir iskemle ya da iyi kabarmam bir kek onun iin bir felaket oluyordu. Zamanla Bayan Carew'in ve Jamie'nin srarl yalvarlar sonunda, Pollyanna her eyi bytmemeyi rendi. Dostlarnn gznde asl felaketin; tozlu bir iskemle veya kabarmam bir kek deil, yzndeki endieli ifade olduunu anlad. Jamie, --Sanki bizi evine kabul etmen yetmiyormu gibi bir de bizi doyurmak iin kendini ldryorsun,-- diye adeta isyan etti. Bayan Carew ise glerek: --Ayrca bu kadar ok yememiz doru deil, aksi halde midemiz bozulacak,-- diye akayla kark Pollyanna'y ikna etmeye alt. Yeni gelen bu kiinin ev hayatna ne kadar abuk uyum gsterdiklerini grmek ok gzeldi. Yirmi drt saat gemeden Bayan Carew, Polly Teyzenin almalar ile ilgili sorularn cevaplyor, Sadie ile Jamie ise bezelye ayklamaya veya iek toplamaya yardm ediyordu. Bir gece John Pendleton ile Jimmy geldii zaman; Carew'ler, Harrington Kona'na yerleeli bir hafta olmutu. Pollyanna onlarn gelmelerini bekliyordu. Carew'ler gelmeden nce, Pendleton'lar ksa zamanda beklediini srarla belirtmiti. imdi gururla dostlarn tantrd. --Hepiniz benim o kadar yakn dostlarmsnz, birbirinizi tanyp beraber olmanz ok istiyorum.-Bay Pendleton ile Jimmy'nin, Bayan Carew'in ekiciliinin altnda kalmalar Pollyanna'y hi artmad. Fakat Jimmy'yi ilk grd zaman, Bayan Carew'in yzndeki ifade Pollyanna'y hayrete drd. Sanki delikanly tanyormu gibiydi. Bayan Carew, --A, ben sizi daha nce tanmam mydm Bay Pendleton?-- diye sordu. Jimmy, Bayan Carew'i hayranlkla szerek: --Sanmyorum, eer sizinle tanm olsaydm, ben sizi muhakkak hatrlardm,-dedi. Szlerinin anlam o kadar akt ki, herkes glmeye balad. John Pendleton ise yavaa: --ok gzel olum, senin yanda bir gen iin baar bu. Ben bunun yarsn beceremezdim,-diye mrldand. Bayan Carew biraz kzararak gld. --Gerekten, aka bir yana, yzndeki ifadeyi ok iyi tanyor gibiyim. Eer sizinle tanmadysam, sizi bir yerde grdm herhalde.-Pollyanna, --Belki de yledir,-- diye sze kart. --Jimmy kn Boston Teknik niversitesi'ne gidiyor. Byd zaman kprler ve barajlar yapacak,-- diye szlerini tamamlayp yanndaki kocaman gen adama muzip bir ekilde bakt. Herkes yeniden kahkahalar att. Yalnz Jamie hari. Jamie'nin ac ile gzlerini kapadn, bir tek Sadie Dean fark etti. Bunun nedenini de sadece Sadie anlad. En ksa zamanda Sadie dikkatle konuyu deitirdi. Kprler ve barajlar gibi, Jamie'nin hibir vakit yapamayaca eyler yerine; kitaplar iekler ve hayvanlardan sz aan Sadie Dean oldu. Fakat Jamie dahil hi kimse, Sadie'nin bunu yapm olduunu fark etmedi. Pendleton'lar gittikten sonra Bayan Carew, yine gen Pendleton' bir yerde grm olduunu tekrarlad. --Tabii Boston'da olabilir, fakat...-- diye dnceli bir ekilde sustu. Sonra, --Her neyse, ok ho bir delikanl ve onu ok beendim,-diye ekledi. Pollyanna: --Buna ok memnun oldum. Ben de Jimmy'yi ok severim,-- diye sevinle karlk verdi. Jamie biraz dnceli bir ifade ile, --O halde onu uzunca bir zamandr tanyorsun, yle mi?-- diye sordu. --Oh, evet. Onu yllar nce kk bir ocukken tandm. O zaman ad Jimmy Bean idi.---Bean mi? Pendleton'n olu deil mi?-- diye Bayan Carew hayretle sordu. --Hayr, manevi olu.---Manevi olu, yle mi? O halde o da benim gibi,-- diyen Jamie'nin sesi adeta sevinliydi. --Hayr, Bay Pendleton'n ocuu yok, hi evlenmemi. Bir zamanlar dnm fakat olmam,-- diyen Pollyanna olduka kzarmt ve glkle konuuyordu. Annesinin John Pendleton' reddderek, onun uzun yllar yalnz bir bekar olmasna neden olduunu Pollyanna hi unutmamt. Fakat bu gerei bilmeyen Bayan Carew ve Jamie, Pollyanna'nn yznn kzarmasna baka bir anlam verdiler. Her ikisi de: --Acaba ikisi arasnda bir ak maceras m gemi?-sorusunu ilerinden geirdiler. Tabii ki bunu aka sormadklar iin, cevap alamadlar ve bu dnce kafalarna yerleti. :::::::::::::::::::: 21 YAZ GNLER Carew'ler gelmeden nce; Pollyanna Jimmy'ye, onlara iyi vakit geirtmek konusunda kendisine gvendiini sylemiti. Jimmy ise buna pek istekli grnmemiti. Fakat beklenen misafirler geldikten on, on be gn sonra, bu konuda ok cmert olacan gsterdi. Ziyaretlerinin sklamas ve Pendleton arabas ile atlarnn sk sk emirlerinde olmas bunu, kantlyordu. Bayan Carew ve Jimmy arasnda olduka samimi bir yaknlama dodu. Birlikte yrylere kp uzun uzun konuuyorlar, hatta k aylarnda Jimmy'nin Boston'da olaca gnler iin planlar yapyorlard. Jamie ile Sadie Dean de, Jimmy ile dost olmulard. Bayan Carew'in aka herkese belli ettii bir konu, Sadie Dean'in aileden saylmas ve her elencede yerinin olmasyd. Bu grmelerde Jimmy her vakit yalnz olmuyordu. John Pendleton gittike daha sk olmak zere bu toplantlara katlyordu. At ve araba gezintileri yapyorlar, piknie gidiyorlar ve konan balkonunda oturup uzun sohbetlerde bulunuyorlard. Pollyanna bundan ok memnundu. Bylelikle misafirleri can skntsndan kurtulduklar gibi; ayn zamanda yeni dostlar, eski dostlar ile kaynayordu. Bu dncelerle Pollyanna civcivlerini koruyan ana tavuk gibi, bu toplantlarda dostlarnn banda olup havann tatl olmas iin elinden geleni yapyordu. Gerek Carew'ler, gerekse Pendleton'lar gezintilerine Pollyanna'nn da katlmasn arzu ediyorlard. Ona btn ilerini brakp kendileri ile elenmesi iin srar ediyorlar ve ou zaman da bunda baarl oluyorlard. Bir gn Jamie, Pollyanna'ya: --Bu gzel havada, senin kendini scak mutfaa hapsetmene izin vereceimizi sanyorsan aldanyorsun. le yemeinde piknik yapacaz ve sen de bizimle geleceksin,-- diye patlad. Pollyanna, --Fakat Jamie, gerekten gelemem,-- diye kar koydu. --Niin? Akam yemei hazrlamana gerek yok, nk burada olmayacaz.---Fakat le yemei var.---Yanlyorsun, le yemeimizi yanmza alp gidiyoruz, onun iin arkamzdan hazrlaman ok sama olur. imdi syle bakalm, gelmene engel olacak baka ne var?---Olamaz Jamie, pastann kremasn hazrlayacam ve...---Kremal pasta istemiyoruz.---Sonra toz almak gerek.---Tozu alnm odalar istemiyoruz.---Yarnki alveri var.---Bize stle biskvi verirsin. Sensiz olup mkemmel bir yemek yemektense, seninle birlikte olup st ve biskvi yemeyi tercih ederiz.---Fakat bugn neler yapmam gerektiini sana sralamama olanak yok.---Sralaman istemiyoruz. Aksine bu konuyu kapatp hemen hazrlanman bekliyorum. Demin Betty'yi grdm. Piknik iin yemek hazrlayacakt. Haydi artk acele et.-Pollyanna glerek, --Ah Jamie, lgn ocuk, sizinle bu piknie gelemem ben,-- diye zayf bir ekilde kar koymaya devam etti. Btn bunlara ramen Pollyanna yine de piknie gitti. Sadece o gn iin deil, ondan sonra da birok kereler onlarla birlikte gezintiler yapt. Herkesin srar karsnda yaplacak baka bir ey kalmyordu. nk sadece Jamie deil, Jimmy, John Pendleton, Bayan Carew, Sadie ve hatta Polly Teyze onu yalnz brakmak istemiyorlard. Pollyanna bylelikle yapmas gereken birtakm gndelik ev ilerinden kurtulduu zaman, --Aslnda sizinle gittiime memnunum, fakat herhalde sizin gibi st ve biskvi isteyen yazlk pansiyonerler olmad kadar, benim gibi de durmadan gezen bir ev sahibi yoktur sanrm,-- diye syleniyordu. Nihayet bir gn, John Pendleton, Beldingsville'nin krk mil uzanda dalar arasnda, kk bir gl kenarndaki iki haftalk kampa gitmelerini teklif etti. Bu fikir Polly Teyzeden baka herkes tarafndan istekle kabul edildi. Polly Teyze sadece Pollyanna'ya, John Pendleton'n byle bir teklif ortaya atm oluuna hayret ettiini, eski aksiliini brakm oluundan memnunluk duyduunu, fakat yirmi yanda bir delikanl gibi davranmasnn da komik olduunu belirtti. Herkesin yannda ise bu kampa katlmayacan, slak toprakta yatp rmcek ve bceklerle birlikte olmay, elence gibi kabul etmediini ve krkn stnde her akl banda kiinin de byle dneceini syledi. John Pendleton eer bu szlerden alndysa hi belli etmedi. Kamp konusunda gsterdii ilgi de asla azalmad. Bylece herkes Polly Teyze gitmese bile, kamp gezisini gerekletirmeyi kararlatrd. Jimmy, --Zaten Bayan Carew, bir byk olarak bize yeter,-diye fikrini aka ilan etti. Bir hafta boyunca, adrlardan, yiyecek torbalarndan, fotoraf makineleri ve oltalardan baka bir ey konuulmad. Herkes heyecanla kamp iin hazrland. Jimmy, --Tam anlam ile bir kamp hayat yaayalm, hatta bcek ve rmcek bile yiyelim,-- diye akalayordu. Pollyanna, --Evet, yzmek, sandala binmek ve balk tutmak istiyoruz,-- diye ekledi. Sonra gzleri Jamie'ye taklnca, --Tabii her vakit bunlar yapmamz gerekmez, yaplacak bir sr baka i de var, rnein kitap okuyup konumak gibi,-diye szlerini tamamlad. Jamie'nin baklar donuklat, yz beyazlat. Bir ey sylemek iin azn aarken Sadie Dean atld, --Fakat byle ak hava gezmelerinde tabii ki yzmek, balk tutmak falan isteriz. Geen yaz Maine kasabasna gitmitik. Jamie'nin tuttuu bal grmeliydiniz. Sen anlat Jamie.-Jamie glerek ban sallad, --Hi inancaklarn sanmam.-Pollyanna, --Haydi anlat Jamie,-- diye srar etti. imdi Jamie'nin yzne renk gelmi ve gzlerindeki ac kaybolmutu. Pollyanna, Sadie Dean'e bakt zaman hayretle, arkasna rahatlayarak yaslandn grd. Nihayet beklenen gn geldi ve John Pendleton'n geni arabas ile direksiyonda Jimmy olmak zere yolculuk balad. Sevinli barmalar arasnda yola koyuldular. Krk millik otomobil yolculuklar sona erdii zaman saat drt olmutu. Yarm saatten beri alt silindirli otomobiller iin, hi uygun olmayan dar bir toprak yolda ilerliyorlard. Gerek araba iin, gerekse kullanan iin yolculuun bu blm ok yorucu oldu. Fakat yoldaki ukurlar ve amur birikintileri ile hi de ilgisi olmayan yolcular iin, aalar arasnda uzayp giden bu yolculuk ok elenceli oldu. Kamp yaplacak yeri John Pendleton yllar nce grmt ve ayn yeri tand zaman olduka rahatlad. Dierleri de --Aman ne gzel!-- diye buray beendiklerini belirttiler. John Pendleton, --Beendiinize memnun oldum. Kamp iin uygun olacan dnmtm. Fakat yine de biraz endieliydim, nk zamanla bu gibi yerler bazen byk deiikliklere urar. Geri burada da bir hayli ot bym, ama sanrm ksa zamanda temizleyebiliriz,-- dedi. Sonra herkes almaya koyuldu. Ksa sredc evreyi temizleyip iki adr kurdular, arabay boalttlar, atei hazrladlar ve mutfak yerine kullanlacak raflar dzenlediler. Bu iler bitmek zereyken, Pollyanna'nn dikkati Jaime stnde topland ve endielenmeye balad. Birdenbire bu girintili kntl topran, hal kapl odalara benzemeyeceini ve koltuk denei ile yrmenin g olacan fark etti. Ayrca Jamie byk bir aba ile herkes gibi i grmeye alyordu. ki defa atlarak Jamie'nin zorlukla tad kutular elinden almt. --Brak bana ltfen Jamie, sen yeteri kadar i yaptn. Ne olur biraz otur, ok yorgun grnyorsun,-- diye yalvarmt. Eer yakndan baksayd, Jamie'nin yznn gerilip kzardn grecekti. Fakat bakmyordu ve gremedi. Bundan bir dakika sonra ise, hayretle Sadie Dean'in elinde bir sr kutu ile Jamie'nin yanna gittiini grd ve yle bardn iitti: --Oh, ne olur bana yardm etsene, kutular devriliyor.-Bunun zerine Jamie yine elinde kutularla adra doru glkle ilerlemeye balad. Pollyanna itiraz etmek zere Sadie Dean'e dnd, fakat henz, azn amadan Saide'nin parman azna gtrp iaret ederek yanna geldiini grd. Sonra kulana eilip yle dediini iitti: --Dnmeden yaptn biliyorum, fakat bu onu incitiyor. Bakalarnn yaptn o yapamaynca mutsuz oluyor. imdi bak, nasl memnun hayatndan, grdn m?-Pollyanna bakt ve grd. Jamie'nin yine glkle kutular adra gtrrken yznn mutlulukla aydnlandn fark etti. --Evet, gerekten haklsn,-- diyen Pollyanna, Sadie Dean'e dnd zaman, onun gitmi olduunu grd. Pollyanna bu olaydan sonra sk sk Jamie'yi izledi. Aslnda gerek Jamie'nin, gerekse bakalarnn bunu grmemesi iin dikkat ediyordu. Onu izledike ii szlyordu. ki kere yapmaya alt ii baaramazken yakalad. Bir keresinde kaldramayaca kadar bir kutuyu oynatmaya alrken, bir keresinde de koltuk denekleri ile yklenemeyecei bir portatif masay tamak iin rpnrken... Her seferinde de Jamie'nin telala etrafna baknp onu gren olup olmadn kontrol ettiini fark etti. Pollyanna'nn grd bir baka gerek de, bu abalarn Jamie'yi gerekten ok yorduuydu. Yzndeki sevinli glmseyii kaybolmamasna ramen, acnn verdii gerginlii grmek ok kolayd. Pollyanna bunlar grdke gzleri yalarla doluyor ve iinden --Bunu nceden tahmin etmeliydik. Byle bir yere gelmesine izin vermemeliydik. Bir ift koltuk denei ile kamp yapmak ne demektir! Niin yola kmadan bunu akl edemedik?-- diye syleniyordu. Fakat akam yemeinden sonra kamp atei etrafnda otururlarken, Pollyanna bu sorusunun cevabn kendi kendine buluyordu. nnde parlayan ate, etrafnda esrarl karanlk olunca; Jamie'nin azndan dklen sihirli kelimelerin bysne kaplmamak elde deildi. Bylece bir kere daha Jamie'nin koltuk denekleri unutuluyordu. ::::::::::::::::::: 22 DOSTLAR ok neeli ve iyi anlaan bir gruptular. Her yeni gnle beraber, heyecan verici yeni uralar buluyorlard. Bu yeni hayat tarz, aralarndaki dostluu ok ilerletmi ve her birini birbirine ok daha baka ekilde yaklatrmt. Bir gece kamp atei etrafnda otururlarken, Jamie bu gerei kendine zg deyiiyle aklad: --Gryorsunuz ki, burada ormanlar arasnda birbirimizi ok iyi tanmak olanan bulduk. yle ki burada geirdiimiz bir hafta, ehirde geireceimiz bir yldan daha ok yaknlatrd bizleri.-Bayan Carew gzleri dalgn atein kprdanlarn seyrederken, --Gerekten yle, acaba bunun nedeni ne?-- diye mrldand. Bu szlere Pollyanna mutluluk dolu bir i ekile cevap verdi: --Galiba havada olan bir sihir bu. Burada gkyz, gl ve aalar o kadar baka ki. Anlatmas ok zor.---Sanrm burada dnyadan uzaklatmz sylemek istiyorsun,-diyen Sadie Dean'in sesi garip bir krgnlk aksettiriyordu. --Burada her ey o kadar gerek ki, biz de elimizde olmadan tam gerek kiiliimize brnebiliyoruz. Dnyann bizi grd gibi zengin veya fakir, marur veya alakgnll deil, aslnda naslsak yle grnebiliyoruz.-Jimmy bu szler zerine dudak bkerek cevap verdi: --Btn bu szler' ok gzel ve romantik, fakat bence asl mantki sebep u: Burada pencerelerinden, her kprdanmzda bizi izleyen ve ne yaptmz merak eden bayanlar yok. te bunun iin kendimizi hr ve rahat hissediyoruz.-Pollyanna glmeye balad. --Oh, Jimmy nasl da romantiklikten uzaksn.-Jimmy parlayarak cevap verdi: --Fakat bu benim iim. Syler misin, eer elalerin sadece romantik ynn grrsem, nasl kprler ve barajlar yapabilirim?---Tabii ki yapamazsn Pendleton ve en nemlisi de kprlerin senin iin,-- diye araya giren Jamie'nin szleri, atein etrafndaki herkesin sessizlemesine sebep oldu. Yalnz bu sessizlik bir dakika sonra, Sadie Dean'in neeli szleri ile son buldu: --Puf! Ben ahsen hi kprsz bir elaleyi tercih ederim.-Herkes glmeye balad ve gerginlik kayboldu. Sonra Bayan Carew ayaa kalkt. --Haydi ocuklar, artk yatma zaman geldi.-- Bunun zerine herkes neeli bir ekilde birbirine iyi geceler dileyip dald. Bylece gnler geti. Pollyanna iin bugnler ok gzel gnlerdi. Onu en ok mutlu eden, her biri ile arasndaki deiik, fakat salam arkadalkt. Sadie Dean ile kurulan kzlar evinden ve Bayan Carew'in yapt yararl ilerden bahsederlerdi. Bazen de Sadie Dean'in tezgahtarlk yapt eski gnleri anarlard. Sadie bir ara Pollyanna'ya, memleketindeki ana babasnn durumunu renip ok mutlu olduklarn sylemiti. Bir gn Pollyanna'ya: --Biliyor musun, aslnda btn bunlar balatan sensin,-- dedi. Fakat Pollyanna ciddi ve kararl bir ekilde ban sallayarak, --Sama, her eyi yapan Bayan Carew'dir,-- diye cevap verdi. Bayan Carew ile de, bu kzlar evinden ve gelecekte yaplmas dnlen deiikliklerden bahsediyorlard. Bir gn akamn alacakaranlnda yry yaparlarken, Bayan Carew kendisinden ve deien hayat grnden bahsetti. O da Sadie Dean gibi, --Btn bunlar balatan sensin,-- dedi. Fakat Pollyanna yine bunu kesinlikle kabul etmedi ve Jamie'nin neleri deitirdiinden sz etmeye balad. Bayan Carew efkat dolu bir sesle cevap verdi: --Jamie benim iin gerek bir evlattr. Eer gerekten kardeimin olu olsayd bile, onu daha fazla sevemezdim.---O halde gerekten yeeniniz olduuna inanmyorsunuz yle mi?---Bilemiyorum. Kesin bir bilgi elde edemedik. Bazen bundan emin oluyorum, bazen de phe ediyorum. yle sanyorum ki, kendisi buna gerekten inanm. Her neyse, emin olduum tek ey bu ocuun asil bir kan tamas. Jamie alelade bir sokak ocuu deil. stn yetenekleri olan, sekin bir kii. Grd eitime karlk ortaya koyduklar bunu ispatlyor.-Pollyanna ban sallayarak: --Tabii, onu bu kadar ok sevdiinize gre, gerek Jamie olup olmamas artk nemli deil sanrm, yle deil mi?-- diye sordu. Bayan Carew duraklad, yz strap ifadesiyle gerildi. --Jamie iin hi nemi yok. Fakat bazen dnyorum, eer bu Jamie Kent deilse, o nerede? Nasl? Mutlu mu? Seveni var m? Bu dnceler kafam doldurduu zaman, ldracak gibi oluyorum. Bu ocuun gerek Jamie Kent olup olmadn renmek iin her eyimi vermeye hazrm.-Pollyanna Bayan Carew ile aralarnda geen bu konumalar sk sk hatrlad. zellikle Jamie ile olan konumalarndan sonra. Jamie kendinden o kadar emindi, bir gn Pollyanna'ya yle dedi: --Bunun byle olduundan eminim. Jamie Kent olduuma inanyorum. O kadar uzun bir sredir inanyorum ki, korkarm eer byle olmad ortaya karsa buna katlanamam. Bayan Carew benim iin neler yapt. Dnebiliyor musun, eer bunlar bir yabanc iin yapldysa ne ac olur!---Fakat o seni ok seviyor Jamie.---Evet, biliyorum. te onun iin ok daha ac olur. O benim gerek Jamie olmam istiyor. Bundan eminim. Ah, onun iin bir eyler yapabilseydim. Benimle gurur duymasn salayacak bir eyler! Bir erkek gibi kendi hayatm kazanmak isterdim. Fakat bu tahtalarla ne yapabilirim ki?-Jamie'nin bu ac szleri karsna, Pollyanna akna dnd. Eski ocukluk gnlerinden beri ilk defa Jamie'nin sakatlndan bahsettiini iitiyordu. Panik iinde kafasnda ona sylenebilecek uygun szler ararken, Jamie'nin yznn tamamen deitiini ve eski neesini bulduunu grd. --Haydi, sen bu szlerime bakma benim. Koltuk deneklerim olduu iin ok memnunum, nk bunlar tekerlekli iskemleden ok daha iyi.-Pollyanna biraz titrek bir sesle sordu: --Hala nee defteri tutuyor musun?---Tabii. imdi bir ktphane dolusu nee defterim var benim. Hepsi de koyu krmz deriden. Sadece ilki Jerry'nin verdii eski defter.---Jerry mi? Ne zamandr onu sormak istiyordum. Nerede olduunu biliyor musun?---Boston'da. Konumas yine ayn ekilde kendine zg. Fakat bazen dikkatli davranyor artk. Gene gazetecilikle urayor. Fakat artk gazete sat ile deil, gazeteye haber satmak iin alyor. Bir gazeteci oldu. Ona ve anala yardm edebildiim iin, o kadar mutluyum ki! Analk imdi romatizma tedavisi iin hastanede yatyor.---yileiyor mu?---ok daha iyi. Ksa sre sonra kp Jerry'nin yanna gidecek. Geen yllar iinde Jerry okulda kaybettii yllar telafi etti. Ona yardm etmemi kabul etti, fakat bunu bir bor olarak kabul ettiini de kesin olarak belirtti.-Pollyanna onaylayarak ban sallad, --Tabii ki yle kabul edecek. Biliyorsun denemeyecek borlar insan ok skyor. Ben bunu ok iyi bilirim. te bunun iin; Polly Teyzemin benim iin yaptklarndan sonra, ona yardm etmeyi ok istiyorum.---Fakat bu yaz ona yardm ediyorsun.-- Pollyanna kalarn kaldrd: --Evet, yaz iin pansiyon iletiyorum. Tam bir pansiyoncuya benziyorum deil mi? Sanrm hibir pansiyon iletenenin ii, benimki kadar ar olmamtr. Asl siz gelmeden nce Polly Teyzemin tahminlerini duyacaktn,-- diye ks ks glmeye balad. --Ne diyordu?---Asla syleyemem, bu bir srdr,-- diye akalaarak ban salladktan sonra, yz yine dnceli bir hal ald. --Fakat bu i devam etmeyecek, biliyorsun. Yaz bitiyor, k gelecek. Kn da bir eyler yapmam gerek. Dnyorum da, sanrm hikayeler yazacam.-Jamie hayretle dnd, --Ne yapacaksn?---Para kazanmak iin hikaye yazp satacam demek istiyorum. Niin bu kadar ardn? Birok insan byle yapyor. Almanya'da bu yolla para kazanan iki kz tanmtm.-Jamie gene olduka garip bir tonla, --Hi denedin mi?-- diye sordu. Pollyanna, --Hayr, henz denemedim,-- diye itiraf etti. Sonra Jamie'nin yzndeki ifadeyi grerek, kendisini savunurcasna ekledi: --Sana demedim mi bu yaz pansiyon iletiyorum. ki ii bir arada yapamam ki!---Tabii yapamazsn.-Pollyanna, Jamie'nin yzn inceleyerek sordu: --Sen galiba yazabileceime inanmyorsun, deil mi?---yle demedim.---Hayr, ama yznden anlalyor. Niin yazamayacak mm? Hikaye yazmak ark sylemeye benzemez. ark sylemek iin gzel ses sahibi olmak gerek. Sonra bir mzik aleti almaya da benzemez. Yani aleti almay renmek gerekmez.-Jamie baklarn uzaktaki bir noktada toplamt. Hafif bir sesle cevap verdi: --Bence biraz benzer Pollyanna.---Nasl benzer, ne demek istiyorsun? Sadece kat ve kalem yeter. Piyano veya keman almak gibi asla deil.-Bir dakikalk bir sessizlikten sonra Jamie ayn hafif sesle ve dalgn bakla cevap verdi: --alman gereken mzik aleti; dnyann kalbi saylr Pollyanna. Bence bu en kutsal alettir. Senin dokunularna gre, eer baarlysan alaylar veya glmsemeler eklinde etki yapan bir alet.. . -Pollyanna duygulu bir ekilde iini ekti. Gzleri dolmutu. --Oh, Jamie, ne gzel benzetmeler yapyorsun. Ben hi byle dnmemitim. Fakat gerekten yle saylr, deil mi? Bunu yapabilmeyi ne kadar isterdim. Belki dediin gibi baarl olamam. Yine de dergilerde okuduum birok hikaye gibi bir eyler yazabilirim sanyorum. Hikaye anlatmaya baylyorum. Hep senin anlattn hikayeleri tekrar ediyorum ve seni dinlerken nasl alayp glyorsam, ayn ekilde sylerken de glp alyorum.-Jamie abucak dnd, --Gerekten benim hikayelerim, seni alatp gldryor mu Pollyanna?-- diyen sesi heyecanlyd. --Tabii ki yle Jamie. Bunu sen de bilirsin. Eskiden Boston Park'nda da seni ayn ekilde hayranlkla dinlerdim hep. Kimse senin gibi hikaye anlatamaz. Asl sen hikaye yazmalsn. Gerekten, neden denemiyorsun? Eminim ki ok baarl olursun.-Cevap yoktu. Jamie dalgn grnyordu ve bu szleri iitmemi gibi davranyordu. Belki de yaknlarda hrt yapan bir sincab dinliyordu. Pollyanna sadece Sadie Dean, Jamie ve Bayan Carew ile deil, Jimmy ve John Pendleton ile de uzun yryler ve tatl konumalar yapyordu. Pollyanna imdi John Pendleton' gerekten tanmadna inanyordu. Eski aksilii ve huysuzluu, kampa geleli beri tamamen kaybolmutu. Bisiklete biniyor, yzyor, balk tutuyor ve bunlar tpk Jimmy gibi istekle ve yorulmakszn gerekletiriyordu. Akamlar kamp atei etrafnda Jamie'ye rakip olacak ekilde, gzel hikayelerle herkesi heyecanlandryor veya gldryordu. Genellikle gezilerine ait maceralarla herkesi elendiriyordu. Pollyanna'nn dncesine gre en ho olan zamanlar ise; John Pendleton'n yalnz kendisine, annesinden bahsettii anlard. Bay Pendleton'n eskiden sevdii ve tand bu insan, uzun uzun Pollyanna'ya anlatmas onun ok houna gidiyordu, fakat bunu biraz da hayretle karlyordu. nk daha nceleri hi bylesine uzun uzun annesinden bahsetmemiti. Herhalde John Pendleton da buna hayret etmi olacak ki, bir gn dnceli bir ekilde Pollyanna'ya: --Acaba neden sana btn bunlar anlatyorum?-- dedi. --Fakat bu benim ok houma gidiyor.---Evet biliyorum, fakat bunu yapabileceimi sanmazdm. Herhalde senin annene ok benzemen buna sebep oldu.-Pollyanna hayretle haykrd: --Nasl olur, ben annemin ok gzel olduunu sanyordum.-John Pendleton muzip bir ekilde glmseyerek: --ok gzeldi, yavrum,-- diye cevaplad. --O halde ben, nasl olur da ona benzeyebilirim?-Adam kahkahalarla glmeye balad. --Pollyanna, Pollyanna, eer bunu baka bir kz sylemi olsayd, ona derdim ki... Neyse, ne diyeceime aldrma. Seni kk cad seni! Zavall Pollyanna!-Pollyanna dargn bir tavrla: --Ltfen Bay Pendleton, yle konuup benimle bu konuda alay etmeyin. Gzel olmay ok isterdim aslnda. Komik geliyor kulaa, ama benim de bir aynam var.---O halde, bir gn konuurken aynaya bakman tavsiye ederim.-Pollyanna'nn gzleri hayretle byd: --Aa! Jimmy de aynen byle sylemiti.---yle mi, apkn kerata!-John Pendleton bu szlerden sonra birdenbire ciddileti ve: --Sende annenin gzleri ve glmsemesi var Pollyanna. Bana gre sen ok gzelsin,-- diye szlerini tamamlad. Bylece Pollyanna gzleri yalarla dolu, susmak zorunda kald. Btn bu konumalar ve yryler Pollyanna'nn ok houna gitmekle beraber, Jimmy ile olan arkadal hepsinden bakayd. Pollyanna ile Jimmy mutlu olmak iin konumak zorunda deildiler. Jimmy her zaman o kadar rahatlk ve huzur veren birisiydi ki, konuup konumamalar hi nemli deildi. Jimmy her zaman anlaylyd. Onunla beraberken iini szlatan bir acma duymazd. Jimmy byk, gl ve mutluydu. Jimmy kaybolan eski bir yeen iin ac ekmiyordu veya genlik sevgilisinin hatralar ile yaamyordu. Jimmy kendisini, grenin kalbini szlatacak ekilde zorlukla, bir ift koltuk denei zerinde srklemiyordu. Jimmy ile insan tam anlam ile mutlu ve zgr olabiliyordu. nsan onun yannda dinlenebiliyordu. ok bakayd Jimmy! ::::::::::::::::::: 23 K SOPAYA BALI Olay, kampn son gn meydana geldi. Pollyanna bu duruma ok zld, nk bu gezi boyunca onu mutsuz eden ve pimanlk yaratan tek olay bu oldu. Sonradan her ne kadar, --Keke bir gn nce eve dnseydik,-- diye sylendiyse de, bir gn nce eve dnlmedii iin olan olmutu. Olay yle cereyan etmiti: Son gn sabah erkenden, gle balk tutmaya inmilerdi. Jimmy, --Son yemeimizde bol balk yiyelim,-- diye ortaya fikir atnca, herkes sevinle ona katlmt. Bylece le yemei sepeti ve balk takmlar ile erkenden yola ktlar. Nee ile Jimmy'nin nderlik ettii dar yolda yryerek gle doru ilerlediler. nceleri Jimmy'nin yannda yryen Pollyanna, sonradan en arkada kalan Jamie'nin yannda gitmeye balad. Pollyanna, Jamie'nin yzndeki gcnn stnde bir aba sarf ettii zaman grlen ifadeyi tanmt. Biliyordu ki bu durumu anladn gsterirse, Jamie ok zlrd. Fakat yine biliyordu ki, arada bir yolda rastladklar bir kt geerken, herkesten ok ondan yardm grmeyi tercih ederdi. te bunun iin ilk frsatta adm adm geride kald ve sonunda Jamie'nin yannda yrmeye balad. Jamie'nin yzndeki parlak tebessm, tahminlerinin doru olduunu gsteriyordu. nlerine ilk kan kt geerken, Pollyanna'ya yardm etmek istedi, fakat aslnda kendisi Jamie'ye destek oldu. Aalarn arasndan ktktan sonra bir sre, alak bir ta duvar boyunca yrdler. Duvarn her iki tarafnda da, yeil imenlerle kapl dzlkler uzanyordu. Duvarn teki tarafnda renk renk kr iekleri Pollyanna'nn dikkatini ekti. --Jamie, bir dakika beni bekle, uradan iek toplayacam. Piknik masasn ok gzel ssleriz bunlarla,-- diyen Pollyanna bir srayta duvar geip kendisini bitiik dzle brakverdi. iekler bitmek bilmiyordu. Hep nnde daha gzel bir iek gryor ve duvardan gittike daha uzaklayordu. Pollyanna giydii krmz sveter iinde her zamankinden daha cazip bir grnle, neeli haykrlar arasnda oradan oraya sryordu. ki eli ieklerle dolmutu ki, karki bayrdan kendisine doru komaya balayan kzgn boann haykrn ve hayvann ayak seslerini iitti. Ayn anda Jamie de ac dolu bir ekilde bararak onu uyarmak istemiti. Bundan sonra ne yaptn hibir zaman kesinlikle hatrlayamad. Tek dnebildii ey, elindeki buketi frlatp hayatnda hibir zaman koamayaca kadar hzla duvara ve Jamie'ye doru komakt. Arkasndaki hayvann ayak seslerinin gittike yaklatn duyuyordu. nnde hayal meyal Jamie' nin strap ve korku dolu yzn seiyor ve haykrlarn iitiyordu. Ve ite o srada yepyeni bir ses kulana geldi; Jimmy'nin kendisine g veren seslenii. Yine arkasndaki boann ayak seslerini duyarak lgnca komaya devam ediyordu. Gittike bann dnmekte olduunu ve gcnn tkendiini hissederken, birdenbire ok yaknnda Jimmy'nin sesini iitti. Bunu izleyen dakikada ayaklarnn yerden kesildiini fark etti ve kulann yannda grltyle atan bir kalbin sesini duydu. Sonra bir sr grlt, hayvann ayak sesleri ve toz duman arasnda tam kendisini boann ezdiini dnrken, Jimmy'nin kollarnda hzla yana yattn fark etti. O srada yanndan geen kzgn hayvann scak nefesini hissetti. Birdenbire kendisini duvarn teki tarafnda, Jimmy'nin kucanda yatarken buluverdi. zerine eilen gen adam henz lmediini sylemeye alyordu. Alamakla glmek aras bouk bir sesle kendisini onun kollarndan kurtarp ayaa kalkt. Nefes nefese konumaya balad: --Evet, farkndaym lmedim. ok iyiyim. Senin sesini duyunca nasl sevindim anlatamam. Nasl yaptn bunu Jimmy?---ey, bir ey yaptm saylmaz ki, sadece...-- diye sze balayan Jimmy'nin konumas, boulurcasna bir hkrkla yarda kesildi. Dndnde Jamie'yi yzkoyun topraa kapanm olarak buldu. Pollyanna telala ona doru kouyordu. --Jamie, Jamie, ne oldu, dtn m? Bir yerin mi acd?-diye Pollyanna ona doru uzand. Hi cevap alamad. Jimmy de endie ile sordu: --Ne oldu arkada, bir yerini mi acttn?-Yine cevap yoktu. Sonra birdenbire Jamie yerinden dorulup onlara dnd. O zaman ikisi de grdkleri yzn ifadesi karsnda hayretle dondular. ki elini yanlara aarak boulur gibi bir sesle, --Bir yerini mi acttn? yle ha! Byle bir sahne grp de yardm edememek ne demektir? Bir ift sopaya bal olup kprdanamamak ne biim bir acdr, hi haberiniz yok mu? Dnyada bundan beter ac olamaz!-- diye haykrd. Pollyanna atld: --Fakat Jamie...---Hayr Pollyanna, hibir ey syleme,-- diye Jamie sert bir ekilde onu susturup ayaa kalkt. --Aslnda byle bir sahne yaratmak istememitim.-Bundan sonra dnp ar ar kampa dnen yolda ilerlemeye balad. Bunu gren Jimmy ile Pollyanna, ne yapacaklarn bilmeden bir sre olduklar yerde donup kaldlar. Jimmy hafife titreyen bir sesle: --Bu olay onu ok sarst -diye sylendi. Pollyanna hkrklar arasnda: --Ben de hi dnmeden onun yannda seni vdm. Ellerini grdn m? ivilerin batt yerler kan iindeydi,-- diyerek Jamie'nin arkasndan gitmeye yneldi. --Fakat Pollyanna nereye gidiyorsun?---Tabii ki Jamie'ye gidiyorum. Onu bu durumda brakacam m sandn? Haydi gel, onu geri dnmeye ikna edelim.-Jimmy, iini ekerek Pollyanna'y takip etmeye koyuldu. ::::::::::::::::::: 24 JIMMY UYANIYOR Dtan grne gre kamp gezisi byk bir baaryla sona erdi. Fakat iyz bakayd. Pollyanna zaman zaman aralarndaki bu anlatlmas g, garip gerginlii, dierlerinin de hissedip etmediklerini merak ediyordu. Kendisi bu gerginlii aka duyuyordu ve dierlerinin de ayn dncede olduunu bazen fark ediyordu. Bunun nedenini hi tereddt etmeksizin kamptaki son gn, bana gelen olaya balyordu. O gn Jimmy ile Pollyanna, Jamie'ye yetiip geri dnmeye ikna etmilerdi. Fakat herkes elinden geldii kadar hibir ey olmam gibi davrandysa da, bunda baarl olamamlard. Pollyanna, Jimmy ve Jamie biraz abartlm bir nee ile davranmaya alrken, dierleri ne olduunu tam anlamadklar halde bir deiiklik olduunu fark etmiler, fakat sormaya ekinmilerdi. Tabii bu durumda kimse rahat edememi, hatta beklenen balk ziyafeti bile tatsz olmutu. Nihayet leden sonra erkenden kampa dnlmt. Eve dndkleri zaman, kzgn boa olaynn unutulacan tahmin eden Pollyanna, ksa srede yanldn anlad. Kendisi de bunu unutamad iin, bakalarn sulamak da elinden gelmiyordu tabii. Jamie'ye her baknda bu olay hatrlyordu. Yzndeki acy, ellerindeki kan lekesini grr gibi oluyordu. Onun iin ii szlyordu. Hatta bu acma o derece zc oluyordu ki, Jamie'nin varl ona devaml strap verir olmutu. stemeye istemeye, artk Jamie ile beraber olup konumay arzu etmediini kendisine itiraf etti. Fakat yine de beraberlikleri sona ermedi. Hatta daha sk ba baa kalmaya baladlar. nk Pollyanna bu duygularndan dolay, ar bir vicdan azab ekiyor ve Jamie'nin bu dncelerini anlamamas iin elinden geldii kadar kendisini ona hasrediyordu. Jamie ise gittike onun arkadaln daha fazla ister olmutu. Pollyanna'ya gre bunun nedeni, yine balarna gelen azgn boa saldrsyd. Aslnda Jamie hibir zaman bu olaydan bahsetmemiti. Hatta her zamankinden daha neeli gzkyordu. Fakat Pollyanna sk sk nceden grmedii bir krkl fark ediyordu. Ayrca Jamie'nin en ok Pollyanna ile ba baa kalmaktan huzur duyduu da gznden kamyordu. Nihayet bir gn bunun sebebini aklad. --Beni senin kadar anlayan kimse olamaz Pollyanna.-Pollyanna bir an iin Jamie'nin ne demek istediini anlayamad. Be dakikadr tenis oyununu seyrediyorlar ve hi konumuyorlard. --Anlamak m?---Evet, sen de bir zamanlar yryememitin.---Evet, biliyorum,-- diyen Pollyanna'nn yz ac ile gerilmiti. Bunu gren Jamie abucak glerek konuyu deitirdi. --Haydi, sen bana bo ver canm. Oyuna bakalm, daha iyi. Seni zdm iin ben bir serseriyim.-Pollyanna glmseyerek, --Hayr, yle deil,-- dediyse de bu konumay hi unutmad. Bundan sonra daha da ok Jamie ile beraber olup onu mutlu etmek iin rpnmaya balad. Grup iindeki garip gerginlii hisseden tek kii Pollyanna deildi. Jimmy de bu yeni durumu fark ediyor, fakat aa vurmuyordu. Jimmy o gnlerde hi mutlu deildi. Hayallerinde kprler ve barajlar yatan, tasasz bir gen olmaktan km, sevdii kz elinden alacandan korktuu adamn dncesi ile mutsuz yaayan bir kii olmutu. Jimmy artk kesin olarak biliyordu ki, Pollyanna'ya akt. Hatta uzunca bir sredir byle olduunun farkna varmt. Bu yeni duygular onu ok etkilemi ve sarsmt. Sevgili kprleri bile, sevdii kzn glmsemesi ile karlatrlnca; btn deerini yitiriyordu. imdi onun iin en byk mutluluk Pollyanna ile arasndaki phe ve korku engelini amasna yardm edecek bir mucizenin gereklemesi olabilirdi. Pollyanna'nn duygularndan emin olamamak ve Jamie'nin rekabetinden korkmak, onu ac iinde brakyordu. Pollyanna'y tehlikede grd gne kadar, onsuz dnyasnn ne kadar bo olacan dnememiti. Onu kollaryla smsk kavrayp saldrdan kurtard ana kadar, onun kendisi iin bu derece deerli olduunun farknda deildi. Onu kollar arasnda tutarken ve Pollyanna'nn kollar da kendi boynuna sarlmken, bir an iinde gerekten ona balandn hissetmiti. te o byk tehlike annda bile, esiz bir haz duymutu. Daha sonra Jamie'nin yzn ve ellerini grmt. Bunun tek bir anlam olabilirdi: Jamie de Pollyanna'y seviyordu. --ki deneye bal olup aresiz seyrettim bu durumu,-- demiti. Eer Jimmy de iki koltuk deneine bal kalp sevdii kz bir bakasnn kurtardn grseydi, Jamie gibi grnrd. Jimmy o gn kampa dnd zaman, dnceleri karmakarkt. indeki isyan ve korku birbirine karmt. Pollyanna'nn Jamie'ye kar ne gibi duygular hissettiini dnyor ve korkuyordu. Eer Jamie ile ilgileniyorsa bile, aradan ekilip Jamie'nin onu kendisine bsbtn balamasna seyirci mi olacakt? te burada isyan duygular ile byle bir ey yapamayacana inanyordu. Aralarndaki mcadelenin eit artlar altnda olmas gerekirdi. Sonra yz, sann diplerine kadar kpkrmz oldu. Bu mcadelenin eit artlarda olmasna hi olanak var myd? Onunla Jamie arasndaki herhangi bir mcadele, hi eit artlarda olabilir miydi? Jimmy birdenbire; yllar nce bir elma iin dve ard, kk olann kolunun sakat olduunu fark ettii zamanki duygularn hatrlad. Tabii ki o zaman bilerek dv kaybetmi ve sakat ocuun kazanmasna gz yummutu. Fakat imdi durum bambakayd. Kaybedecei bir elma deil, hayatnn mutluluuydu. Hatta Pollyanna'nn mutluluu bile saylabilirdi. Belki de Pollyanna Jamie'yi sevmiyordu ve eski arkada Jimmy'yi sevebilirdi. Eer ondan ilgi beklediini gsterse, belki her ey bambaka olacakt. Evet yle yapacakt... Jimmy bir kere daha kpkrmz kesildi. Kzgn bir ekilde suratn asarak; Pollyanna'y kurtardktan sonra Jamie'nin yzndeki ifadeyi ve --ki sopaya bal...-- diye haykrn dnd. Keke bunu unutabilseydi! Fakat bunun ne yarar olacakt? Bu eit artlar altnda yaplacak bir mcadele olamazd; bunu biliyordu. te o anda kesin kararn verdi: Bekleyecek ve olaylarn gidiini izleyecekti. Jamie'ye frsat verecekti. Eer Pollyanna ona bal olduunu gsterirse, onlarn hayatndan sessizce uzaklaacakt. kisi de hibir zaman ne kadar ac ektiini bilmemeliydiler. Yine kprlerine dnecekti. Sanki Ay'a kadar uzanan bir kpr bile, Pollyanna'nn yerini alabilirmi gibi! Ama bunu yapacakt, yapmak zorundayd. Bu karar kendisine yle kahramanca gzkt ki, o gece uykuya dalarken iinde tatl bir huzur duydu. Fakat ne yazk ki; bir karar vermekle, o karar uygulamak ayr eylerdi. Kendi bana Jamie'yi Pollyanna'yla olan ilikilerinde serbest brakmay dnmek, bunu gerekletirmek yannda ok basit bir iti. Nitekim ikisini ne zaman beraber grse, yalnz brakmas gerekiyordu ve bu da ok zor oluyordu. Ayrca Pollyanna'nn bu sakat gence kar gsterdii ilgi onu ok zyordu. Jamie'nin rahat ile o lde yakndan ilgileniyor ve onunla beraber olmaktan ylesine memnun grnyordi ki; neredeyse Pollyanna'nn onu sevdiine hkmedecekti. Sanki bu pheleri ve korkular yetmezmi gibi, bir gn Sadie Dean de bu konuda fikrini belirterek onu biraz daha umutsuzlatrd. Hep beraber tenis sahasndaydlar. Jimmy, Saide Dean'e yaklat zaman, gen kz yalnz bana oturmaktayd. Jimmy, --Gelecek oyunu Pollyanna ile oynayacaksn, deil mi?-- diye sordu. Gen kz ban sallad, --Hayr, Pollyanna bu sabah bir daha oynamayacan syledi.-Jimmy, kendisi de Pollyanna ile oynamay arzuladndan hayal krkl ile suratn ast. --Oynamyor mu? Niin?-Sadie Dean bir sre cevap vermedi. Sonra glkle konutu: --Pollyanna dn gece bana gerektiinden ok tenis oynadmz ve bunun Jamie iin pek doru olmadn syledi.-- --Biliyorum, fakat...-- diye sze balayan Jimmy, Sadie Dean'in kzgn bir ekilde yeniden konumaya balamas zerine sustu. --Aslnda Jamie bizim oynamamz istiyor. Hibirimizin onu dierlerinden ayrmamz ve zel bir ilgi gstermemizi istemiyor. Onu asl inciten bu. Fakat Pollyanna bunu anlamyor. Ben bunu ok iyi biliyorum. Fakat ona anlatamyorum.-Bu szlerdeki gizli anlam, Jimmy'nin iinde frtnalar yaratt. Sadie'nin yzne keskin bir bak frlatarak, dudaklarnn ucuna kadar gelen soruyu glkle bastrd. Sonra bu konudaki ar hassasiyetini belli etmemeye alan bir tavrla sordu: --Ne demek istiyorsun Sadie, yani bu ikisi arasnda zel bir yaknlk olduu fikrini mi belirtmek istiyorsun?-Gen kz, sert bir ekilde Jimmy'yi szd. --Gerekleri grmyor musun? Pollyanna ona adeta tapyor, yani birbirlerine tapyorlar demek istedim.-Jimmy ne olduu anlalamayan bouk bir konuma ile abucak arkasn dnd. Daha fazla kalrsa, gerek duygularn aa vurmaktan korkuyordu. Artk Sadie Dean ile konumak istemiyordu. Nitekim o kadar ani bir ekilde dnmt ki, Sadie Dean'in de ayn hzla arkasna dnp yerde bir eyler arar gibi davrandn fark edememiti. Sadie'nin de artk bu konuda konumak istemedii belliydi. Jimmy Pendleton, kendi kendisine bunun doru olmadn tekrarlyordu. Sadie Dean'in bu dncesinin gerekle ilgisi yoktu. Yine de ne olursa olsun onun szlerini unutamyordu. Bundan sonra Jamie ile Pollyanna'y her grnde Sadie'nin dediklerini yeniden iitir gibi oluyordu. Gizlice her ikisini de gzetleyip yzlerindeki ifadeyi tespit etmeye alyor, konumalarn dinliyordu. En sonunda gerekten birbirlerine taptklarna inanmaya balad. Kalbi bir kurun gibi arlat ve iini anlatmas ok g bir umutsuzluk kaplad. Yine de verdii karara uygun olarak, sessizce aralarndan ekildi. Kader belli olmutu, Pollyanna onun olmayacakt. Jimmy iin ok huzursuz bir devre balamt. Harrington Kona'ndan tamamen uzaklamas, dierlerinde phe yaratabilirdi. Bunun yan sra imdi Pollyanna ile beraber olmak, onun iini byk bir ikence oluyordu. Hatta Sadie Dean ile bile birlikte olmak da onu skyordu, nk gerei grmesini salayan Sadie'nin konumas olmutu. Bu durumda, doal olarak Jamie de ona teselli verebilecek insan deildi. Geriye Bayan Carew kalyordu. Bayan Carew onu ok iyi anlayan ve rahatlk veren bir insand. ster neeli, ister ciddi olsun, her zaman yerinde konuup iine huzur veriyordu. Ayrca kprler hakknda da hayret verecek lde bilgiliydi. Sonra ok zeki bir kiiydi ve ruh halini abucak kavrayp ona gre davranyordu. Hatta bir gn neredeyse ona --Paket--ten bahsedecekti. Fakat John Pendleton zamansz bir ekilde araya girince, bunu syleyemedi. Bazen John Pendleton'n ok gereksiz aralarna girdiine inanyordu. Sonra da onun kendisi iin neler yaptn dnerek utanyordu. --Paket--, Jimmy'nin ocukluk gnlerinden kalma bir srd. Bunu sadece John Pendleton, Jimmy'yi evlat edinirken renmiti. --Paket-- st krmz mhrl, olduka kaln ve zamanla eskimi bir zarftan baka bir ey deildi. Jimmy'ye babas tarafndan verilmiti. stnde ise babasnn el yazs ile unlar yazlyd: --Olum Jimmy'ye. lm dnda, otuz yana gelinceye kadar almamak artyla. lm halinde derhal alacak. -Baz zamanlar Jimmy bu zarfn iinde neler olduunu uzun uzun dnrd. Bazen ise varln bile unuturdu. Babas ldkten sonra kszler Yurdu'nda kalrken en byk kaygs, bu zarfn bulunup elinden alnmasyd. O gnlerde zarf paltosunun astar iinde saklard. Sonra, yakn bir tarihte John Pendleton'n fikri ile Pendleton kasasna kilitlenmiti. John Pendleton, --Bunun ne deeri olduunu ancaya kadar bilemeyiz. Mademki baban bunu sana brakt, o halde kaybetmek tehlikesini gze alamayz,-- diyerek onu kasaya kaldrmt. Jimmy ise, --Tabii ki kaybetmek istemem. Fakat iinde deerli bir ey olduunu hi sanmyorum. Hatrladma gre, babamn sahip olduu deerli hibir ey yoktu,-- diye cevap vermiti. te, eer John Pendleton araya girmeseydi Jimmy, bu --Paket--i Bayan Carew'e anlatacakt. Fakat sonra eve dnerken, --Belki de anlatmadm daha iyi oldu. Babamn hayatnda gizli ve doru olmayan baz eyler olduunu sanabilirdi. Kimsenin babam hakknda byle dnmesini istemem,-- diye dnd. ::::::::::::::::::: 25 OYUN ve POLLYANNA Eylln ortalarnda Carew'ler ve Sadie Dean veda ederek Boston'a dndler. Pollyanna onlar ok zleyeceini bilmesine ramen, tren Beldingsville istasyonundan uzaklarken adeta rahatlayarak iini ekti. Fakat bu duygusundan kimseye bahsetmedi. Hatta kendi kendisinden bile zr dilercesine yle dnd: --Bu onlar sevmediim anlamna gelmez. Aslnda her birisini ayr ayr pek ok severim. Sadece Jamie iin o derece zlyorum ki. Sonra biraz da yorgunum galiba. Bir sre iin eski sessiz hayatma dnp Jimmy ile beraber olmak, beni ok mutlu edecek.-Fakat Pollyanna eskisi gibi Jimmy ile beraber olamad. Carew'lerin gidiini izleyen gnler, sessiz fakat Jimmy olmakszn geti. Jimmy artk ok seyrek olarak onlara geliyordu ve geldiinde de eski tand gen adamdan ok farklyd. Ya huzursuz, sessiz ve tedirgin grnyor, ya da sinirli bir ekilde konuuyordu. Bu durum Pollyanna iin ok artc ve zc olmaya balamt. ok gemeden Jimmy de Boston'a gitti ve Pollyanna onu hi gremez oldu. te o zamanlar Jimmy'yi ne kadar zlediini fark edip olduka sarsld. Onun kasabada olduunu bilmek ve gelmesi olaslnn verdii mitle beklemek, kesin olarak gelmeyeceini bilmekten ok daha iyiydi. Hatta garip davranlar, tedirgin ve sinirli grn bile, bu boluktan ok daha iyi saylrd. Nihayet Pollyanna bir gn kpkrmz yanaklar ve sklgan bir ifade ile kendisini toparlad, kendi kendisini, --Sen Jimmy Pendleton'den bakasn dnemez misin hi? Birisi grse, seni ona ak sanacak,-- diye paylad. Bundan sonra neeli grnp enerjik olmak iin byk aba sarf ederek, Jimmy'yi aklndan karmak amac ile elinden geleni yapt. Polly Teyze de bilmeden ona yardmc oluyordu. Carew'lerin gitmesi ile balca gelir kaynaklar da kaybolmutu. Polly Teyze gene eskisi gibi geim konusundaki endielerini gstermeye balad. Sk, sk, --Durumumuz ne olacak Pollyanna?-- diye szlanyordu. --Tabii ki bu yaz elde ettiimiz gelirden bir miktar var ve az bir gelirimiz de devam ediyor. Fakat bu durumun daha ne kadar sreceini hi bilemiyorum. Ah, para getirebilecek bir eyler yapabilseydik.-te bu konumalarn birisinden sonra Pollyanna'nn gzne bir hikaye yarmas ilan takld. Olduka zengin bir yarmayd. dller ok ykl ve saylar da kabarkt. Koullar bunu ok uygun bir biimde ortaya koyuyordu. lan okuyan biri, kazanmann ok kolay olduu izlenimini ediniyordu. Hatta bir blm sadece Pollyanna'ya hitap eder gibiydi. --Bu sizin iindir, bu satrlarr okuyan iin. Daha nce hi hikaye yazmam olabilirsiniz. Bu, yazamayacanz anlamna gelmez. Deneyin, baaracaksnz. bin dolar kazanmak istemez misiniz? Veya iki bin, bin, be yz, hatta yz dolar? O halde bu iin peini brakmayn. -Pollyanna sevinle ellerini rparak, --te tam aradm ey! Grdm ne iyi oldu! Hatta benim de yapabileceimi yazyor. Ben de yle dnyorum ve deneyeceim. Polly Teyzeme syleyeyim de memnun olsun,-- diye sylendi. Pollyanna ayaa kalkm kapya doru yrrken, yeni bir dnce ile duraklad. --Galiba sylememem daha iyi olur. Ona srpriz yapmam daha ho olur. Bir de ilk dl kazanrsam...-O gece Pollyanna uykuya dalarken bin dolarla neler yapacan planlyordu. Ertesi gn hikayesine balad. nce, ok ciddi bir ekilde, bir tomar kat ve bir dzine sivri ulu kurunkalem alp Harrington Kona'nn oturma odasndaki grkemli yaz masasna kuruldu. Elindeki kalemin ularn sinirli bir ekilde srdktan sonra, nndeki kada kelime yazd. Sonra iini ekerek elindeki kalemi, daha sivri ulu bir baka kalemle deitirdi. Aln dnceli bir ekilde karmt. Sabrsz bir ifade ile mrldand, --Of Allahm, acaba hikaye balklarn nasl bulurlar? Galiba nce hikayeyi dnsem daha doru olacak. Sonra ona uygun bir balk bulabilirim. Her neyse, bu ii tamamlayacam.-Ne yazk ki balang hemen yaplamad. Yarm saat sonunda sayfada bir eyler yazlysa da, sonunda karaland. Geriye kalan, orada burada gze arpan drt kelime idi. Tam bu noktada Polly Teyze geldi ve yorgun baklarla Pollyanna'y szd. --imdi ne ile urayorsun Pollyanna?---nemli bir ey deil Teyzeciim. Yani imdilik fazla bir ey saylmaz. Ayrca bu bir srdr ve henz size ne olduunu syleyemem,-- diyen Pollyanna utanga bir ekilde kzarmt. Polly Teyze iini ekerek, --Pekala, nasl istersen. Yalnz unu syleyeyim ki Bay Holt'un brakt ipotek katlarndan yeni bir ey karmak istiyorsan bundan vazge. Ben iki defa onlar inceledim.-- diye cevap verdi. Pollyanna kendinden emin bir ekilde, esrarengiz bir tavrla, --Hayr ekerim, onlarla ilgisi yok. Hepsinden daha gzel bir ey olacak,-- diyerek nndeki katlara dnd. Pollyanna'nn gzleri bin dolarn hayaliyle parl parl parlyordu. Bir yarm saat daha Pollyanna yazd, izdi, karalad ve kalemleri inedi. Sonra biraz cesareti krlmasna, katlarn ve kalemlerini toplayp oday terk etti. Merdivenleri trmanrken, --Galiba yukarda yalnz bama daha iyi yazabileceim. Bir yaz masasnn daha uygun olacan sanmtm, ama bu sabah yaz masas hi de uur getirmedi dorusu. Bir de odamn penceresinin yanndaki koltuu deneyeceim,-- diye dnyordu. Ne yazk ki odasndaki koltuk da, yaz masasndan daha fazla ilham kayna olamad. Yarm saat sonunda elinde bir yn daha karalanm kat birikti. Birdenbire Pollyanna yemek zamannn geldiini fark etti. Kendi kendisine: --Yemek zaman geldiine dorusu ok memnun oldum,-- diye sylendi. Aslnda bu iin bu kadar zor olacan tahmin etmemiti. Sadece bir hikaye yazmak bylesine uratrmamalyd insan. Ama yine de yapacakt. Bunu izleyen bir ay boyunca Pollyanna fedakarcasna alt durdu. Fakat ksa bir sre iinde --sadece bir hikaye yazmak-- diye dnd eyin, hi de kmsenemeyecek kadar uratrc bir i olduunu anlad: Fakat Pollyanna balad ii yarda brakmayacakt. Sonra bin dolarlk dl ok ekiciydi. Hatta birinci olmasa bile, birok baka dl de vard. Yz dolar kazanmak bile gzeldi. Bylece gnler boyunca yazd izdi, sildi, karalad. Nihayet hikaye tamamland. imdi sra hikayeyi daktilo etmeye gelmiti. Pollyanna biraz ekinerek yazlarn daktilo iin Milly Snow'a gtrd. Snow'larn evine giderken Pollyanna pheli bir ifadeyle dnyor ve kendi kendisine syleniyordu: --Pekala iyi oldu saylr. Yani hi de anlamsz deil. ok cici bir kz anlatan gzel bir hikaye oldu.-Yine de hikayenin bir tarafnda, kesin olarak bulamad bir bozukluk olduunu tahmin ediyor ve birinci dl kazanamamas olaslnn belirdiine inanmaya balyordu. Bylece daha ufak dllerden birini ald zaman, hayal krklna uramayacakt. Pollyanna ne zaman Snow'lara gitse Jimmy'i dnrd. Onu yllar nce kald kszler Yurdu'nda kat zaman, bu sokan kenarnda bulmutu. Bugn de onu dnd ve derin derin iini ekti. Sonra, Jimmy'i her zleyiinden sonra zerine gelen o marur tavrla ban dikletirdi ve Snow'larn merdivenini trmanarak zili ald. Her zaman olduu gibi Snow'lar Pollyanna'y sevinle karladlar. Yine her defasndaki gibi az bir sre sonra oyundan bahsetmeye baladlar. Mutluluk oyununu Beldingsville'de en sadk bir ekilde oynayan insanlar Bayan Snow ile kzyd. Pollyanna daktilo ile ilgili konumalar bittii zaman: --Syleyin bakalm, iler nasl gidiyor?-- diye sordu. Milly Snow nee ile --Harika-- diye cevap verdi. --Bu haftaki nc iim bu. Ah, bayan Pollyanna, beni daktilo yazmaya zendirdiiniz iin ok teekkr ederim. Bunun en iyi yn evde kalarak yapabileceim bir i olmas. her eyi size borluyum.---Hi de yle deil.---Fakat yle. lk nce oyuna borluyum, nk bu oyun sayesinde annem ok iyileti ve benim de zamanm oald. Sonra siz bana daktiloyu hatrlattnz ve bir makina almama yardm ettiniz. imdi syler misiniz, bu her eyi size borlu olduumu gstermiyor mu.-Pollyanna bir kez daha itiraz etti. Bu defa pencere kenarnda tekerlekli iskemlede oturmakta olan Bayan Snow onun szn kesti. yle iten, scak ve kararl bir ekilde konutu ki, Pollyanna ok duyguland. --Dinle ocuum, senin neler baardn henz pek anlamadn gryorum. Bunu kavraman isterdim. Bugn gzlerinde pek houma gitmeyen endieli bir ifade var. Bir eye cann sklyor gibi, bunu grebiliyorum. Bunun nedenlerini de tahmin edebiliyorum. Enitenin lm, teyzenin durumu ve her ey ok zc. Bu konularda daha fazla konumayacam; fakat sana sylemek istediim bir ey var, ltfen benim iin ve bu kasabadaki birok insan iin neler yaptn sylememe izin ver. nk gzlerindeki bu endieli glgeyi grmeye tahaml edemeyeceim.-- Pollyanna iten bir itirazla, --Ltfen, yapmayn Bayan Snow!-- diye yalvard. Fakat sakat kadn kararl bir ekilde szlerine devam etti: --Hayr, ne sylediimin farkndaym ben. lk nce benim halime bak. Sen beni ilk tandn zaman; devaml her eyden yaknan ve hi mutlu olmasn bilmeyen, ekilmez bir yaratk deil miydim? Elimde olan hibir eyden memnun olmaz, her zaman elde edemediimi isterdim. te durum byleyken, bir gn bana eit yemek getirip, o gn iin istediim her eyi bulmam amacyla byle yaptn syleyerek gzlerimi aan sen deil misin?-Pollyanna utancndan kpkrmz oldu, --Oh, Bayan Snow, gerekten de byle kstah mydm ben?-Fakat Bayan Snow iddetle itiraz etti: --Sen bunu kstaha yapmadn ki. Btn sr da buradayd zaten. Sonra hi t vermezdin. Eer vermeye kalksaydn; ne bana, ne de bakalarna bu oyunu oynatamazdn zaten. Fakat sen bunu baardn ve ben oyun oynamaya baladm. imdi bu oyunun beni ve Milly'yi nasl deitirdiini grmyor musun? imdi kendimi ok daha iyi hissediyorum ve tekerlekli iskemlede oturup bu kat iinde istediim her yere gidebiliyorum. Bu benim iin ok byk bir ey. nk kendi kendime daha ok i yaparak, etrafmdakilere nefes alabilecekleri bir zaman brakyorum. Doktorum da bendeki bu iyilemeyi oyuna balyor. Sonra bu kasabada her gn szn iittiim bir yn insan var. Nellie Mahoney geenlerde bileini krd, fakat ayan krmadna o kadar sevindi ki, bileine hi nem vermedi. htiyar Bayan Tibbits iitme duygusunu kaybetti. Gzleri grd iin o kadar mutlu ki, buna hi zlmedi. a gzl Joe'yu hatrlyor musun? Hi bir eyden memnun olmayan nemrut bir insand. Duyduuma gre birisi ona oyunu retmi. imdi tannmayacak lde deimi. Dinle yavrum, sadece bu kasabada deil, baka yerlerde bile yaylmaya balad senin oyunun. Dn Massachusetts'deki yeenimden bir mektup aldm. Bana eskiden burada oturan Bayan Payson'dan bahsediyor. Onlar hatrlyor musun? Pendleton Tepesi'nde otururlard.---Evet, hatrlyorum.---Senin sanatoryumda kaldn k kasabay terk etmilerdi. Yeenimin oturduu yere gittiler. Yeenim onlar iyi tanyor. Bana Bayan Payson'un senden ve oyundan bahsettiini ve bu oyunun onlarn yuvalarn bozmalarna engel olduunu yazyor. imdi hepsi oyunu oynuyorlar ve evrelerindekilere retiyorlar. Gryor musun yavrum, senin bu oyunun nerelere kadar yayld? Senin bunlar renmeni istiyorum. Belki yarar olur diye dndm. Bazen insann kendi oyununu bile oynamas g olabilir, bunu anlyorum yavrum.-Pollyanna ayaa kalkt. Veda ederken gzleri yalarla doluydu. Sesi titreyerek, --Teekkr ederim Bayan Snow, gerekten bazen g oluyor. Belki de kendi oyunumda, biraz yardma gereksinim duyuyorum. Fakat imdi ne vakit oyunu oynamakta glk ekersem, hi olmazsa oynayan bakalar olduu iin mutlu olabilirim,-- dedi. Pollyanna eve dnerken yz olduka ciddi ve dnceliydi. Bayan Snow'un syledikleri onu ok etkilemi ve hznlendirmiti. imdi Polly Teyzesinin oyunu ne kadar seyrek oynadn dnd. Hatta kendisinin bile, gerei kadar oynamadn fark etti. inden, --Belki de ben her eyin iyi ynn bulmakta glk ektiim iin Teyzem oynamyor. Belki ben daha iyi oynasam, o da aba gsterir. Her neyse, gayret edeceim. Eer dikkat etmezsem, dierleri benim oyunumu benden iyi oynamaya balayacaklar,-- diye sylenerek yoluna devam etti. ::::::::::::::::::: 26 JOHN PENDLETON Noel bayramndan bir hafta nce Pollyanna hikayesini gzelce daktilo edilmi bir ekilde postalad. Dergideki duyuruya gre dl kazananlar Nisan ayna kadar ilan edilmeyecekti. Bu nedenle Pollyanna uzun ve sabrl bir bekleyi iine girdi. Kendi kendine, --Nedenini bilmiyorum ama uzun bir bekleme devri olacana ok memnunum. Bylelikle uzun bir k boyu; kk bir dl deil, birinci dl kazanacam hayal edebilirim. Bu ekilde bin dolar alacam dnerek mutlu olabilirim. Kazanmasam bile, k aylarn tatl bir mitle geirmi olurum. Sonunda kk bir dle bile sevinmem gerek,-diye dnyordu. Hibir dl almama olasl, Pollyanna'nn aklnn kesinden bile gemiyordu. Milly Snow tarafndan gzelce daktilo edilen hikaye, gze, baslm gibi grnyordu. Pollyanna'nn byk abalarna ramen o yl Noel, Harrington Kona'nda olduka skntl geiyordu. Polly Teyze kesinlikle her trl kutlamay reddetmi ve bu kararn o lde srarla belirtmiti ki, Pollyanna en kk bir hediye bile almaya cesaret edememiti. Noel gecesi John Pendleton ziyarete geldi. Polly Teyze bir mazeret bulup odasna ekildi. Pollyanna, Teyzesi ile geirdii uzun ve yorucu bir gnden sonra, Pendleton' sevinle karlad. Ama ne yazk ki John Pendleton'n Jimmy'den ald mektubu getirmesi, bu sevincini glgeledi. nk Jimmy'nin mektubu batan sona kadar, Bayan Carew ile --alan Kzlar Evi--nde geirecekleri Noel iin yaplan ahane planlarla doluydu. Pollyanna ise bunu kendi kendisine itiraf etmeye utansa bile, hi de Noel elencelerini dinleyecek bir durumda deildi; zellikle Jimmy'nin nasl elendiini renmek onu incitiyordu. John Pendleton ise mektup bittikten sonra bile bu konuyu brakmaya yanamyordu. Mektubu katlarken, --Bunlar ok gizzel eyler,-- diye sylendi. Pollyanna gerek dncelerini belli etmemek iin aba gstererek, --Evet, gerekten yle,-- diye mrldand. --Bu gece, deil mi? u sralarda neler yaptklarn grmek isterdim.-Pollyanna gene byk bir dikkatle, --Evet,-- diye onaylad. John Pendleton, --Sanrm Bayan Carew, Jimmy'yi yardm etmesi iin yanna alrken, ne olacan tahmin ediyordu. Asl merak ettiim Jimmy'nin yeni grevini nasl karlad. Acaba elli kadar kza Noel Babalk yapmak houna gidiyor mu?-diye ks ks glmeye balad. Pollyanna ban kaldrarak, --Tabii ki baylyordur,-- diye cevap verdi. --Belki de, fakat bu iin kpr yapmay renmeye benzemeyeceini tahmin edersin herhalde.---Oh, evet.---Fakat bahse girerim ki; gerek Jimmy, gerekse kzlar bu gece hayatlarnn en elenceli gecesini geirecekler.---E... Evet, tabii,-- diye kekeleyen Pollyanna, iindeki kskanlk frtnasn belli etmemek iin rpnyordu. Ayn zamanda, kendisinin sadece John Pendleton ile geirdii bu korkun geceyi Jimmy'nin elli kadar gen kzla geirdii elenceli Noel'le kyaslamamak iin son abalarn harcyordu. Ksa bir sessizlik oldu. Bu sre iinde John Pendleton, dalgn bir ekilde minedeki atei seyrediyordu. En sonunda, --Bayan Carew gerekten fevkalade bir insan,-diye sylendi. --Gerekten yle,-- diyen Pollyanna'nn sesi bu defa iten bir duyguyu aksettiriyordu. Pendleton yine mineyi seyrederek dalgn bir ekilde szlerine devam etti: --nceden de Jimmy, Bayan Carew'in bu kzlar iin neler yaptn yazyordu. Bundan nceki mektupta ise, uzun uzun ondan ve yapt ilerden bahsediyor ve ona her zaman hayran olduunu, fakat imdi yakndan grdkten sonra, bu hayranlnn daha da arttn yazyor.-Pollyanna, --Gerekten Bayan Carew esiz bir insandr. Ben de onu ok severim,-- diye onaylad. John Pendleton rahatsz bir ekilde kprdand ve gzlerinde garip bir bakla Pollyanna'ya dnd. --Biliyorum yavrum. te bunun iin onu seven bakalar da olabilir.-Pollyanna aniden irkildi. Birdenbire aklna gelen dnce onu altst etti. Jimmy! John Pendleton, Jimmy'nin Bayan Carew'e ak m olduunu sylemek istiyordu? --Yani ne demek?-- diye sze balayp sonra boaz tkanarak sustu. John Pendleton sinirli bir ekilde ayaa frlamt. Yavaa ve yine o garip baklarla, --Yani bu kzlar kastettim. Bu elli kzn ona nasl bal olacaklarn tahmin edebilirsin herhalde,-diye cevap verdi. Pollyanna ise, --Evet, tabii,-- diye mrldand. Bundan sonraki sze ise, dnceleri ok uzaklarda, ksa bir cevap verdi. Kafas karmakarkt. Gecenin geri kalan blmnde btn konumay John Pendleton yapt. John Pendleton ise hi de bunu yadrgam gzkmyordu. Odada acele acele bir iki kere dolatktan sonra, gelip eski yerine oturdu ve yine Bayan Carew'den bahsetmeye balad. --Bu Jamie konusu olduka garip, deil mi? Acaba gerekten kaybolan yeeni mi?-Pollyanna'dan hi cevap alamaynca, ksa bir sessizlikten sonra szlerine devam etti: --Her neyse, Jamie iyi bir gen ve benim houma gidiyor. Candan bir insan, Bayan Carew ona ok bal. Bunu grmemek olanaksz. Gerek yeeni olsa da, olmasa da nemi yok sanrm.-Yine bir sessizlik oldu. Sonra John Pendleton, deien bir ses tonu ile, --Dnnce ikinci defa evlenmeyii garip gzkyor. Aslnda ok gzel bir kadn, deil mi Pollyanna?-- dedi. Pollyanna telala, --Evet, tabii, gerekten ok gzel bir kadn,-- diye cevap verdi. Bu konuma srasnda Pollyanna'nn gz karsndaki aynaya ilimiti. zntyle kendisinin hibir zaman ok gzel birisi saylamayacan dnd. Bylece John Pendleton, mineyi seyrederek, dalgn bir ifade ile konutu durdu. Cevap alp almamas onu rahatsz etmiyordu. Hatta szlerinin dinlenip dinlenmediinin dahi farknda deildi. Sadece konumak arzusunda olduu anlalyordu. En sonunda ayaa kalkp veda etti. ok uzun sren bir yarm saat boyunca Pollyanna, yalnz kalabilmek iin onun gitmesini ok arzulamt. Fakat gittikten sonra ise bundan piman oldu. Birdenbire dnceleri ile ba baa kalmay arzulamad. imdi her ey onun iin aklk kazanmt. Hi phesi kalmamt. Jimmy, Bayan Carew'e akt. O gittikten sonraki tedirgin ve sinirli hali de bunu kantlyordu. te bu nedenle eski arkada, Pollyanna'y ok seyrek ziyaret ediyordu. Yaz boyunca geen gnleri birer birer dnd ve bu inancn dorulayan birok ey hatrlad. Onu sevmesi aslnda ok doald. Bayan Carew ok gzel ve cazip bir kadnd. Tabii Jimmy'den yalyd, fakat bu ok grlen bir durumdu. Eer birbirlerini seviyorlarsa... Pollyanna o gece uykuya dalncaya kadar alad. Sabahleyin durumu cesur bir ekilde kabullenmeye gayret etti. Hatta yal bir glmsemeyle mutluluk oyununa bavurdu. Tam o srada, aklna Nancy'nin yllar nce kendisine syledii bir sz geldi: --Senin bu mutluluk oyununu hi oynayamayacak birileri varsa, o da kavgal aklardr. -Pollyanna yz kzararak, --Ne kavgal, hatta ne de ak olduumuz iin deil. Aslnda Jimmy ve Bayan Carew mutlu olduklar iin ben de mutlu olabilirim. Sadece...-- diye mrldand. Dncelerini tamamlayamyordu. imdi, Jimmy ile Bayan Carew'in birbirlerini sevdiklerinden kesin olarak emin olunca, Pollyanna bu kansn dorulayacak her eye kar ok hassas olmutu. Her yerde delil aryordu. Tabii ilk olarak aklna Bayan Carew'in mektuplar geliyordu. Bir mektubunda Bayan Carew yle diyordu: --Senin gen arkadan Jimmy'yi ok sk gryorum. Ondan gittike daha ok holanyorum. Onu eskiden grdm hissi hala devam ediyor. sterdim ki, nereden bu duyguya kapldm reneyim.-Bundan sonra sk sk, Jimmy'den ksaca bahsediyordu. Pollyanna iin bu ksa bahisler zehirli bir anlam tayordu. nk artk Jimmy'nin Bayan Carew'in hayatnn bir blm olduunu gsteriyordu. Pollyanna phesini krkleyecek baka kaynaklar da buluyordu. John Pendleton gitgide daha sk bir ekilde geliyor ve Jimmy ile Bayan Carew hakknda son haberleri veriyordu. John Pendleton bu ikisini de azndan drmez olmutu. O kadar ki, zavall Pollyanna, Bay Pendleton, Jimmy ile Bayan Carew'den baka bir konu bulamaz m, diye dnyordu. Sadie Dean'den gelen mektuplar da vard. O da Jimmy'nin Bayan Carew'e ok yardmc olduunu yazyordu. Hatta Jamie bile seyrek yazd mektuplarnda, Pollyanna'y phelendirmekten geri kalmyordu. Bir mektubunda yle diyordu: --imdi saat akam on. Salonda yalnz bama oturup Bayan Carew'in dnmesini bekliyorum. Jimmy ile beraber kzlar ziyarete gittiler.-Jimmy ise ok seyrek yazyordu. Pollyanna ite bunun iin memnun olunacak bir sebep bulmutu. --Eer Bayan Carew'den ve onun kzlarndan baka bahsedecek hibir eyi yoksa, hi yazmasn, daha iyi-- diyerek iini ekiyordu. ::::::::::::::::::: 27 POLLYANNA'NIN OYUNU OYNAMADII GN Bylece k gnleri birer birer geti. Ocak ve ubat aylar ok karl ve buzlu oldu. Arkasndan gelen Mart ise, konan her tarafn adeta ykacakm gibi sarsan ve gerilen sinirleri kopma noktasna getiren berbat frtnalar ay olarak geti. Pollyanna o gnlerde oyun oynamay ok g buluyordu. Yine de byk bir aba ile oyununu srdryordu. Polly Teyze ise oyunu hi oynamyor, bu nedenle Pollyanna'nn ii daha da gleiyordu. Polly Teyzenin gerek morali, gerekse sal iyi deildi. Kendisini tamamen kederine adamt. Pollyanna hala hikaye yarmasnn sonularn mitle bekliyordu. Fakat artk birinci dl aklndan karp, daha kklerinden birisine raz olmutu. Bu aylar boyunca Pollyanna baka hikayeler de yazmt. Bu hikayelerin gnderildikleri dergilerden ksa bir sre sonra geri gelmeleri, Pollyanna'da kendisinin yazarlk yetenei hakknda pheler yaratyordu. Yine bir gn kendisine geri gnderilen hikayelerden birisini iliikteki --lginize teekkr ederiz-- notu ile birlikte pe atarken yle sylendi: --Hi olmazsa Polly Teyzenin bunlardan haberi olmad iin memnun olabilirim. Bilmedii bir ey iin zlemez.-Pollyanna'nn btn hayat Teyzesi etrafnda dnmeye balamt. Hatta Polly Teyze bile bu gerei fark edemiyor ve ne derece yorucu bir insan olduunu gremiyordu. Gerekten de yeeni kendisini tam anlamyla ona hasrediyordu. Mart aynn kasvetli gnlerinden birinde, bu durum son haddine ulat. Sabah kalkt zaman Pollyanna iini ekerek bulutlu gkyzne bakt. Polly Teyze byle havalarda bsbtn ekilmez olurdu. Yine de moralini bozmamak iin, Pollyanna neeli bir ark mrldanarak mutfaa, kahvalt hazrlamak iin indi. --En iyisi Teyzemin sevdii sandvilerden hazrlamal. Bylece belki dier eyler iin zlmez,-- diye dnerek istekle hazrlklara giriti. Yarm saat sonra Teyzesinin kapsn ald. --Demek kalktnz bile. ok gzel. Sanz da ok gzel yapmsnz Teyzeciim.-Polly Teyze bitkin bir ekilde konutu: --Uyuyamadm iin kalkmak zorunda kaldm. Sonra sen burada olmadndan sam da yaptm tabii.-Pollyanna abucak zr dilercesine, --Fakat bu saatte beni beklediinizi tahmin etmemitim. Neyse, kahvalt iin neler hazrladm grnce, sanrm memnun olacaksnz,-- diye cevap verdi. Polly Teyze, --Hayr, bu sabah memnun olmayacam. Byle bir gnde kimse memnun olamaz. u yamura bak. Bu haftaki nc yamurlu gn bu,-- diyerek yzn ast. --Evet yle, fakat biliyorsunuz byle uzun bir yamurlu devreden sonra, kan gnein tad bambaka olur,-- diye glmseyen Pollyanna, Teyzesinin boynuna bir kolye takt. --imdi aaya inelim de, kahvaltda size ne hazrladm grn.-Ne yazk ki Polly Teyze bu sabah en sevdii yiyeceklerle bile avutulacak durumda deildi. Onun iin hibir ey doru deil, hatta her ey tahaml edilemeyecek kadar ktyd. Kahvalt sonuna doru Pollyanna'nn sabr tamaya balad. Sanki bu yetmezmi gibi, bir de dou tarafndaki atnn akmakta olduunu kefetti. Ayrca postadan da kt haber geldi. Pollyanna can sklmasna ramen, yine de glerek akacak bir damlar olduu iin memnun olmas gerektiini dnd. Mektuba gelince, bu haberi zaten bir haftadr bekliyordu ve artk geldii iin daha fazla endieli bir bekleyi olmayacana sevindi. Bunlar ve daha birok tedirgin edici olaylar, Pollyanna'nn sabah ilerini leden sonraya erteledi. Tabii ki bu durum Polly Teyzenin hi houna gitmemiti. Kendisi hayatn adeta saatin dakikalar ile dzenleyen planl bir insan olduu iin dzensizlie hi tahamml yoktu. En sonunda kendisini daha fazla tutamad. --Fakat saat buuk oldu bile Pollyanna! Biliyor muydun? Sen hala yataklar bile yapmadn.---Hayr ekerim, yapmadm. Ama zlme, yapacam.---Fakat sylediimi duydun mu? Saate bak. geiyor.---Evet yle. Fakat aldrmayn Teyzeciim. Drd gemedii iin memnun olabiliriz.-Polly Teyze sinirli bir tavrla, --Sen memnun olabilirsin tabii,-diye sylendi. Pollyanna glerek devam etti: --Bakn teyzeciim, saatler insann yapt ie gre deiebilen eylerdir. Ben bunu uzun sre nce sanatoryumda kalrken rendim. Sevdiim bir ile megul olurken zamann gemesini istemediim iin, saatin akrep koluna bakarm. ok yava ilerledii iin, sanki zaman ok ar geiyor gibi gelir. Sonra canm skan bir ii yaparken saniye koluna bakarm. Bylece zamann ok abuk geerek bana yardmc olduunu dnrm. Bugn ise saatin akrebine bakyorum. nk zamann abuk gemesini istemiyorum. Anlyor musunuz?-- diyerek muzip bir ekilde gz krpt ve Teyzesini szd. Yzne garip bir ifade geldi, dudaklar muzip bir glmseme ile kvrld. Arkasn dnp baka bir eyle megul olan Bayan Chilton, Pollyanna'nn yzndeki bu ifadeyi grmemiti. Bunun zerine bir dakika sonra Pollyanna dudaklarnda ayn anlaml glmseme ile tekrar arka st uzand. Ertesi sabah Pollyanna kalktnda gene yamur yayordu. Hzla esen rzgar evin her tarafnda gcrtlar yaratyordu. Pollyanna yorgun bir i ekile, --Memnun olabi...-- diye sze balarken birden hatrlayarak ellerini azna kapatt. --Aman Allahm, biliyorum unutacam. Tabii bylece her ey bozulacak. Bugn hibir ey iin memnun olmayacam, bunu unutmamam gerek.-Pollyanna o sabah zenle kahvalt hazrlamad. Sadece ay yaparak Teyzesinin odasna kt. Bayan Chilton henz yataktayd. Pollyanna'y: --Yine her zamanki gibi yamur yayor,-- diye karlad. Pollyanna ask bir yzle, --Evet, ne berbat, deil mi? Bu hafta hemen hemen her gn yamurlu geti. Byle havalardan nefret ederim,-- diye karlk verdi. Polly Teyze gzlerinde hayret ifadesi ile dnd. Fakat Pollyanna baka tarafa bakyordu. Yorgun baklarla Teyzesine dnen gen kz, --Yataktan kalkyor musunuz?-- diye sordu. Polly Teyze ayn aknlkla: --A, evet, tabii-- diye kekeledi. --Ne oldu Pollyanna, ok yorgun grnyorsun, bir ey mi var?---Evet, bu sabah ok yorgunum. Gece hi uyuyamadm. Uykusuzluktan nefret ederim. Geceleyin uyku tutmaynca her ey berbat gzkyor.-Polly Teyze de ikayete balad. --Evet, ok iyi bilirim. Ben de saat ikiden sonra gzm bile krpmadm. Sonra bu damn durumu ok canm skyor. Eer yamurlar durmazsa nasl dam tamir ettireceiz, bilemiyorum. Sen yukarya kp kovalar boalttn m?---Oh, evet birka tane daha kova kardm. imdi yeni bir delik daha var.---Yeni bir tane mi? Yaknda btn dam akmaya balayacak.-Pollyanna tam azn ap, --Daha iyi ya, hepsini birden tamir ettirebiliriz bylece,-- demeye hazrlanrken, kararn hatrlayp bezgin bir sesle yle cevap verdi: --Herhalde yle olacak Teyzeciim. Gerekten de yle grnyor. Dorusu bamza ok i kard bu dam. Kova tamaktan bktm.-Bunu syledikten hemen sonra, abucak odadan kt. Merdivenlerden inerken kendi kendine syleniyordu: --Gerekten ok komik oluyor. Ne kadar g bir i, byle olmak. Korkarm yzme gzme bulatryorum.-Polly Teyze yeeninin arkasndan hayretle bakakald. Polly Teyze o akam saat altdan nce, birok kereler Pollyanna'y hayretle incelemek frsatn buldu. Pollyanna her eyi mesele yapyor ve ikayeti oluyordu. mine tutumuyordu, frtna kepenkleri devirmiti, damda bir delik daha belirmiti. Postadan gelen bir mektup Pollyanna'y ok alatmt. (Polly Teyze ne kadar srar ettiyse de, yeeni bunun sebebini aklamad.) Hatta yemek bile ok kt geti. leden sonra ise saysz kk olaylar; Pollyanna'dan feryatlar ve ikayetlerin ykselmesine sebep oldu. Akam olmak zereydi ki, Polly Teyzenin gzlerinde bir phe izi belirmeye balad. Pollyanna bunu fark ettiyse de hi sesini karmad. Honutsuzluu ve ikayeti hali hi deimedi. Fakat saat altya doru Polly Teyzenin baklarndaki phe, kesin bir kanaat haline dnt. Bylelikle aknl tamamen geti. Bu durum onu elendirmeye balad. Artk yeeninin garip davranlarnn nedenini bulduuna inanyordu. En sonunda, Pollyanna yeni bir ikayet konusu bulup dert yanmaya balad srada, Polly Teyze glerek ellerini iki yana at ve yle dedi: --Yeter kzm, yeter. Teslim oluyorum. Kendi oyunumla yenildiimi kabul ediyorum. stiyorsan bunun iin memnun olabilirsin belki.-- Pollyanna aresizlik iinde, --Evet Teyzeciim, fakat siz demitiniz ki...-- diye baladysa da Teyzesi kararl bir ifade ile szn kesti. --Evet, biliyorum, fakat sz veriyorum, bir daha sylemeyeceim. Aman Tanrm, ne biim bir gn geirdik. Byle bir gn daha geirmeyi asla istemem.-Sonra tereddt ederek kzard ve glkle szlerine devam etti. --Ayrca unu sylemek isterim ki, sanrm ben de son gnlerde oyunu pek iyi oynamyordum. Fakat bundan sonra, elimden geldii kadar aba gstereceime... Benim mendilim nerede?-Szlerini bitirdiinde telala ceplerinde mendilini aramaya koyuldu. Pollyanna abucak ayaa frlayarak Teyzesinin yanna kotu. --Fakat Teyzeciim, ben sadece aka yapyordum. Size bir ders olsun diye byle davranm deilim. Sizin byle anlam vereceinizi hi dnmemitim,-- diye zr dilemeye alt. Polly Teyze ise duygusallktan nefret eden ve bu gibi dokunakl sahnelerden ekinen, sert mizal bir insann btn hrnl ile kendi zayfln gstermemeye alarak cevap verdi: --Tabii ki dnmeden yaptn. Eer bana ders vermeye altn dnseydim, byle dermiydim?-Pollyanna gen ve kuwetli kollar ile Teyzesini smsk kucaklam ve daha fazla konumasna engel olmutu. ::::::::::::::::::::: 28 JIMMY ile JAMIE O k sknt ile geiren tek kii Pollyanna deildi. Boston'da Jimmy Pendleton da zamann sevdii insann dncelerinden uzak geirmek iin byk aba gstermesine ramen bunda baarl olamyordu. Hibir ura, kafasndaki mavi gzlerin ve neeli sesin unutulmasna yararl olamyordu. Jimmy kendi kendisine, eer Bayan Carew olmasa ve onun alan kzlar iin kurduu yurttaki uralar zamann doldurmasa, hayatn yaanmaya demeyeceini dnyordu. Hatta Carew'lerin evinde bile tam mutlu olamyordu, nk Jamie oradayd ve her zaman Pollyanna'y hatrlatarak mutsuzluunu artryordu. Artk Jimmy, Jamie ile Pollyanna'nn birbirlerini sevdiklerinden emindi. Ayrca, kenara ekilip sakat Jamie'ye rakip olmamak konusundaki kararnn asil bir davran olduuna inanarak, bu tutumunu da devam ettiriyordu. Bu konuda daha fazla soruturmak hi aklna gelmiyordu. Pollyanna hakknda konumaktan veya onun haberlerini almaktan hi holanmyordu. Gerek Jamie'nin, gerekse Bayan Carew'in ondan haberlar aldn biliyordu ve btn acsna ramen ondan bahsettikleri zaman, sabrla kendilerini dinliyordu. Fakat ilk frsatta bu konuyu kapatyordu. Kendi gnderdii mektuplar ise ok ksa ve uzak bir ifade ile yazyor ve bunlar ok seyrek yolluyordu. Jimmy iin kendisine ait olmayan bir Pollyanna, ac ve znt kaynandan baka bir ey deildi. Boston'daki almalarna devam etmek zere Beldingsville'den ayrlma zaman geldiinde ok memnun olmutu. Pollyanna ile ayn yerde yaayp ondan bylesine uzak olmak, dayanlmaz bir ikenceydi. Boston'a geldii zaman huzursuz bir insann kendi dertlerini unutmak iin yapabilecei bir gayretle, kendisini Bayan Carew'in ilerine vermiti. alan kzlar yurdunda ona yardmc olabilmek iin, kendi almalarndan kalan btn zamann Bayan Carew ile geiriyordu. Bayan Carew ise bundan ok memnundu. Bylece k gemi ve btn gzellikleri ile bahar gelmiti. Her taraf baygn kokular saan tomurcuklarla ve taptaze bir yeil rtyle kaplanmt. Fakat bahar, Jimmy iin nee ve mutluluk kayna olmaktan ok uzakt. nk onun iinde hala kasvetli ve skntl bir k hkm srmekteydi. O gnlerde Jimmy, --Ah, bir nianlandklarn ilan etseler, ne olur sanki! Kesin olarak bilsem daha iyi olacak benim iin,-- diye dnyordu. Bu bekleyi gittike daha dayanlmaz olmaya balamt. Nihayet Nisan sonlarna doru bir gn bu arzusu ksmen yerine geldi. Baz eyleri kesinlikle rendi. Bir cumartesi sabah saat onda kapy aan Mary, onu ieriye alp Bayan Carew'e haber vermek zere yukarya kt. Mzik odasna giren Jimmy karlat manzara karsnda irkilerek duraklad. Jamie piyano tularnn stne ban koymu, iki elini de yana uzatm bir ekilde duruyordu. Pendleton, tam yavaa odadan kmaya hazrlanyordu ki, piyanonun stndeki gen adam ban kaldrd. Jamie'nin yz renklenmi, gzleri alev alev yanyordu. Jimmy bir sre onu seyrettikten sonra, --Ne oldu Carew, bir ey mi var?-- diye kekeledi. Bunun zerine Jamie elindeki mektuplar gstererek heyecanla konumaya balad: --Bir ey mi oldu? Her ey oldu. Eer sen btn mrn boyunca hapiste olduunu hissederken, birdenbire kaplarn aldn grsen byle dnmez miydin? Sonra sevdiin kza evlenme teklifi yapabilecek duruma geldiini anlarsan nasl heyecanlanmazsn? Dinle, belki de ldrdm sanyorsun, ama yle deil. Bir bakma sevinten lgna dnm gibiyim. Sana anlatmak istiyorum, dinler misin? Birisine sylemem gerek!-Pendleton ban kaldrd. Kendisini ac bir darbe yiyecekmi gibi hazrlyordu. Rengi umu, yz gerginlemiti. Fakat konutuu zaman sesi olduka sakindi. --Tabii anlat. Memnuniyetle dinlerim.-Jamie ise cevab duymakszn heyecanla ve tutarsz bir konumayla anlatmaya balamt bile. --Tabii bu senin iin pek nemli saylmaz. Senin salam bacaklarn var ve hrsn. Senin kprlerin ve gelecee dein hayallerin var. Fakat benim durumum ok baka. Bu, benim iin bir ey saylr. Artk ben de bir erkek gibi yaayp alabileceim belki. Kprler ve barajlar yapmak demek olmasa bile hi yoktan iyidir. imdi ben de bir ey yapabileceimi ispat ettim. Dinle, elimdeki bu mektupta, bir hikaye yarmasnda birinci dl kazandm yazl. Yani bin dolarlk bir dl alacam. kinci mektup ise, byk bir yaynevinden geliyor ve ilk kitabm basmak istediklerini bildiriyor. Her ikisi de bu sabah postas ile geldi. imdi neden lgna dndm anladn m?---ok gzel, seni btn kalbimle kutlarm Jamie!-- diyen Jimmy'nin sesi iten bir sevinci aksettiriyordu. --Teekkr ederim. Gerekten de kutlanmaya deer. Bunun benim iin ne demek olduunu anlyor musun? Dn yava yava ben de bamsz bir insan olabileceim. Bir gn Bayan Carew'in benimle vnerek sakat bir ocuu yanna alp bytt iin mutlu olmas, benim iin ne gzel bir ey olur! Hepsinden gzeli, sevdiim kza duygularm aklayabileceim artk!-Jimmy gene bembeyaz olmutu, sesinden belli etmemeye alarak: --Tabii, tabii anlyorum,-- diye sylendi. Jamie'nin yzndeki nee birdenbire dnceli bir ifadeye dnt. --Belki de en son dediimi yapmasam daha iyi olur. Hala bu iki denee balym. Geen yaz kamp yerinde olan olay unutamyorum, Pollyanna'y tehlikede grdm zaman... Sevdiim kzn tehlikede olduunu grsem de, bakalarnn onu kurtarmasna seyirci olmam gerekecek. Bu olasl her zaman iin gze almalym.---Fakat Jamie...-- diye sze balayan Jimmy, tekinin bir iareti ile susmak zorunda kald. --Ne syleyeceini biliyorum, fakat ltfen syleme. Anlamana imkan yok senin. Sen iki denee bal deilsin. Kurtaran sensin, ben deil. O zaman anladm ki Sadie ile de hep byle olacak. Ben kenarda kalp onu kurtaranlara seyirci olacam.-Jimmy irkilerek haykrd: --Sadie mi?---Evet, Sadie Dean. arm grnyorsun. Bilmiyor muydun? Sadie'ye kar olan hislerimden hi phe etmedin mi? Demek bu lde iyi sakladm duygularm. Dorusu, buna aba gsterdim ama, baarl olup olmadm bilmiyordum.-Bu szlere karlk Jimmy nee ile: --Dorusu benden saklamay ok iyi baardn,-- diye haykrd. imdi yz renklenmi, gzleri sevinle parlamaya balamt. --Demek Sadie Dean, yle mi? ok gzel! Seni tekrar tekrar tebrik ederim kardeim.-Jimmy imdi sevinten yerinde duramaz olmutu. Jamie'nin sevdii kzn, Pollyanna olmayp Sadie olduunu renmek hi beklemedii bir srprizdi. Buna kar tepkisi, sonsuz bir heyecan ve mutluluk duygusu olmutu. Onun bylesine sevinli ve istekli olduunu gren Jamie utanarak ban ne edi.---Henz bu konuda tebrik etme beni. nk henz onunla konumu deilim. Fakat sanrm ki biliyor. Hatta herkesin bildiini tahmin ediyordum. Peki sen, Sadie'yi dnmediine gre, kimi sevdiimi sanyordun?-Jimmy cevap vermeden nce ksa bir sre duralad. Sonra kararsz bir ekilde mrldand, --ey, Pollyanna diye dnmtm.-- Jamie glmseyerek karlk verdi: --Pollyanna ok cazip bir gen kzdr ve ben onu ok severim, fakat bu bir karde sevgisinden teye gitmez. O da benim iin ayn ekilde dnr. Sonra bu konuda baka birisinin de sz sahibi olacan sanrm, yle deil mi?-Bu szler zerine Jimmy, utanga bir ocuk gibi kzararak nne bakt. --Ne demek istiyorsun?-- diye sorarken heyecann belli etmemek iin aba gsteriyordu. --Yani, John Pendleton demek istiyorum.-Jimmy gzleri byyerek lgn gibi dnd, --John Pendleton m?-Bu srada kapda beliren Bayan Carew glmseyerek, --John Pendleton'a ne olmu?-- diye sordu. Son be, on dakika ierisinde, ikinci kez dnya zerine yklmasna sarslan Jimmy, Bayan Carew'i selamlamak iin zorla kendisini toparlad. Fakat Jamie bu soruya karlk, kendinden emin bir ekilde cevap verdi: --Hibir ey olmad. Sadece John Pendleton'n Pollyanna'nn duygusal hayat hakknda sz sahibi olacan sylemitim.-Bu szleri iiten Bayan Carew, --Pollyanna, John Pendleton,-diye hayretle sylenerek kendisine en yakn koltua kverdi. Eer iki gen adam kendi sorularn dnerek bu derece dalgn olmasalar, Bayan Carew'in artk glmsemediini ve gzlerinin korku ifadesi ile dolduunu grrlerdi. Jamie dncesini savunmaya devam etti: --Tabii, geen yaz ikiniz de kr mydnz? John Pendleton'n Pollyanna ile ne kadar ok beraber olduunu grmediniz mi?-Bayan Carew buna karlk yavaa mrldand: --Niin? Ben hepimizle beraber olduunu dnyorum.-Jamie yine srar etti: --Pollyanna ile olduu kadar ok deil. Ayrca bir gn Pollyanna'ya, John Pendleton'n niin evlenmediini sorduumuzda, onun nasl kzarp kekelediini ve en sonunda bir zamanlar evlenmeyi dndn itiraf ettiini unuttunuz mu? te o gn aralarnda bir ey olup olmadn dnmtm ben. Hatrlamyor musunuz?-Bayan Carew, --Evet, galiba hatrlyorum. Unutmutum, fakat imdi sen syleyince aklma geldi,-- diye cevap verdi. O srada Jimmy kuruyan dudaklarn slatarak araya girdi. --Bakn, ben bunu izah edebilirim. Gerekten John Pendleton bir zamanlar bir kadn sevmi ve evlenmek istemi. Bu kadn Pollyanna'nn annesiymi.---Pollyanna'nn annesi mi?---Evet, yllar nce ona ak olmu. Fakat anladma gre hi karlk grmemi. Sevdii kadn baka bir erkei severek evlenmi. Yani bir rahip olan Pollyanna'nn babas ile.-Bu szler zerine Bayan Carew rahat bir nefes alarak, --Oh, u halde bunun iin evlenmemi,-- diye sylendi. --Evet. Gryorsunuz ki John Pendleton'n Pollyanna ile olan ilgisi konusunda yanlyorsunuz. Aslnda onun annesini sevmi.---Hi de yle deil. Bence bu durum fikrimi destekliyor. imdi dediklerim ok daha akla yakn geliyor. Dinleyin, bir zamanlar Pollyanna'nn annesini sevdii halde onunla evlenemiyor. imdi ise onun kzna balanarak, kalbindeki boluu doldurmak istiyor. Bylece onu kazanmaya alyor.-Bayan Carew sinirli bir kahkaha ile sze kart: --Ah Jamie, hayalin ne kadar geni. Hikaye uydurmaya baylyorsun. Bu be liralk bir roman deil. Gerek hayattan bahsediyoruz. Pollyanna onun iin ok gen saylr. John Pendleton bir gen kzla deil, orta yal bir hanmla evlenmelidir.-Sonra birden yz kzararak son szn deitirdi, --Yani eer evlenmek istiyorsa tabii.-Jamie inat bir ekilde, --Belki de, fakat eer bir gen kza ak olmusa ne yapsn? Gerekten, dnn, Pollyanna'dan aldmz her mektupta Pendleton'la beraberliinden bahis gemiyor mu? Sonra o da her mektubunda Pollyanna'dan bahsetmiyor mu?-Bayan Carew aniden ayaa frlarken, --Evet, biliyorum-diye sylendi. Hoa gitmeyen bir dnceyi kafasndan atmak ister gibi bir hali vard. Sonra bir ey syleyecekmi gibi azn amken, vazgeerek abucak oday terk etti. Be dakika sonra tekrar dnd zaman hayretle, Jimmy'nin gitmi olduunu fark etti. --Ne oldu, Jimmy bizimle beraber kzlarn pikniine gidecek sanyordum?-Jamie ask bir yzle cevap verdi: --Ben de yle sanyordum, ama bir de baktm ani bir sebeple ehir dna gitmesi gerektiinden falan bahsederek zr diledi ve apar topar kaar gibi ayrld.-Sonra elindeki iki mektubu Bayan Carew'e uzatarak mutluluk dolu bir ifadeyle, --Aslnda Jimmy'nin ne dediine pek dikkat edemedim. Kafam bu mektuplardaki haberlerle dopdoluydu,-diye devam etti. Bayan Carew mektuplar batan sona okuduktan sonra sevinle, --Oh Jamie, seninle nasl vnyorum, bilemezsin!-diye konutu. Jamie'nin yzndeki mutluluu grnce gzyalarn daha fazla tutamad. ::::::::::::::::::: 29 JIMMY ve JOHN O Cumartesi akam ge vakit Beldingsville stasyonu'nda, kararl ve hayat dolu bir gen adam indi. Ayn gen adam ertesi sabah erkenden pazar gn nedeniyle bombo olan kasabann sokaklarndan geerek Harrington Kona'nn bulunduu tepeye trmanmaya balad. Tam o srada ok iyi tand, sarn bir ba ve evik bir gvdenin bahede dolatn fark ederek sokak kapsna gitmekten vazgeti ve imenlerden baheye doru yrd. Nihayet sarn ban sahibi ile karlat. Pollyanna hayretten byyen gzlerle, --Jimmy, nasl olur? Nereden ktn?-- diye bouk bir sesle sordu. --Dn akam Boston'dan geldim. Seni grmem gerekiyordu Pollyanna.---Beni grmek iin mi?-- diye syleyen Pollyanna, aslnda kendisini toparlamak iin zaman kazanmaya alyordu. Jimmy'yi ilk grd anda gen adam kendisine o kadar byk, gl ve ho grnmt ki, gzlerindeki hayranln Jimmy tarafndan anlalmasndan korkuyordu. --Evet Pollyanna, istiyordum ki, yani korkuyordum, demek istiyorum ki... Of, yapamayacam. Byle anlatamayacam. Dorudan doruya sylemek en iyisi olacak. unu sylemek istiyorum. Daha nce aradan ekilmitim. Ama imdi bunu yapamam. Bu artk doru olmaz. O, Jamie gibi sakat deil. Onun da benim gibi salam bacaklar ve bir kafas var. Eer aramzda bir seim olacaksa, bunun eit artlarda olmas gerek. Benim de baz haklarm var!-Pollyanna akn ve hibir ey anlamadn ifade eden baklarla Jimmy'yi szyordu. Gen adam birden utanarak glmeye balad. Pollyanna, --Jimmy Bean Pendleton, neden bahsediyorsun, ltfen syler misin?-- diye sordu. --Tabii ki hibir ey anlamadn, deil mi? Samalyorum galiba. Fakat dn Jamie'den rendiimden beri lgna dndm.---Onun kazand dl dolaysyla bu konu ald ve...-Pollyanna sevinle gen adamn szn kesti, --Evet, biliyorum. Ne gzel deil mi? Birinci dl kazand. Yani bin dolar alacak. Ona dn gece bir mektup yazdm. Onun ismini grp bizim Jamie olduunu anladm zaman, o kadar heyecanlandm ki kendi ismimi aramay bile unuttum. Sonra ismimi gremeyince hi dl kazanmadm anladm. Fakat Jamie iin o kadar sevinmitim ki her eyi unuttum,-- diye szn tamamlarken yapt aklamay yeterli bulmayarak, endie ile Jimmy'ye bakt. Fakat Jimmy kendi dncelerine o derece dalmt ki, onun ne sylediine dikkat bile etmemiti. --Evet, evet. Tabii ok gzel ve kazandna ok memnun oldum. Ama asl ondan sonraki konumasndan anladm ki... O zamana kadar sizin birbirinizi sevdiinizi sanyordum ben.-Bunun zerine Pollyanna utanga bir yzle., --Yani benimle Jamie arasnda duygusal bir ba m olduuna inanyordun? Nasl olur Jimmy? O Sadie Dean'i seviyor. Hep onu sevdi. Bana saatlerce onu anlatrd. Sanrm Sadie de onu seviyor,-diye izah etti. --ok gzel, umarm yledir. Fakat anlamyor musun, ben bunu bilmiyordum? Jaime ile sen diye dnyordum. Ve Jamie sakat bir gen olduu iin, benim araya girmemin doru olmayaca sonucuna varmtm. Eer ben de etrafnda dolap seni kazanmaya alsam, bu hakszlk olur, diye dnyordum.-Pollyanna birdenbire yere eilerek bir yaprak ald ve doruldu. Kalktnda yz baka tarafa dnkt. --nsan, sakat birisi ile yara girmekten holanmyor. Balangta byle bir kusuru olan birisi ile eit artlarda mcadele etmek olana yok. te bunun iin senden uzak durarak ona ans tandm. Fakat bunu yapmak kalbimi ok krd kk kz. ok zor oldu. Sonra dn sabah gerei rendim. Fakat baka bir ey daha duydum. Jamie baka birisinin varlndan bahsetti. Onun iin senden vazgeemem Pollyanna. Bana yapt btn iyiliklere ramen bunu yapamam. John Pendleton tam bir insan ve yar edebilecei iki salam baca var. artlarmz eit olmal. Eer sen ona balysan, gerekten onu seviyorsan...-O srada PolJyanna vahi gzlerle dnd: --John Pendleton! Jimmy, ne demek istiyorsun? John Pendleton iin neler sylyorsun?-Jimmy'nin yz sevinle aydnland. --O halde sevmiyorsun, evet, gzlerinden belli oluyor duygularn.-Pollyanna sapsar bir yzle titreyerek geri ekildi: --Jimmy, ne demek istiyorsun? Ne olur syle!-- diye acnacak bir ekilde yalvard. --Demek istiyorum ki, yani sen John Amcaya kar bir ak duymuyorsun deil mi? Anlamyor musun, Jamie byle olduuna inanyor. Hatta onun seni sevdiinden ok emin. Yava yava ben de byle dnmeye balyorum. Her zaman senden bahseder, sonra tabii annene olan duygular da var.-Bu srada Pollyanna inleyerek yzn elleri ile rtt. Jimmy ona yaklaarak kollar arasna almak istediyse de, gen kz abucak uzaklat. --Pollyanna, kk kz, yapma ne olur. Kalbimi kryorsun. Senin iin hibir ey ifade etmiyor muyum ben? Yoksa sylemeye mi ekiniyorsun?-Pollyanna ellerini yznden ekip gen adama bakt zaman, gzleri aresizlik ve korku ile dopdoluydu. --Jimmy, sen gerekten John Pendleton'n beni o ekilde sevdiine inanyor musun?-- dedii zaman sesi bir fslt halinde glkle kyordu. Jimmy buna cevap verirken sabrszca ban sallad. --O nemli deil Pollyanna, tabii ki bilmiyorum, nasl emin olabilirim ki? Fakat hayatm, nemli olan bu deil ki! Asl nemlisi senin duygularn. Eer sen ona kar sevgi duymuyorsan ve bana kendimi sevdirmek iin bir frsat verirsen...-- Szlerini daha fazla uzatmadan Pollyanna'nn elinden tutup kendisine doru ekti. Fakat Pollyanna, --Hayr, hayr Jimmy, yapmamalym, yapamam!-- diyerek avular ile delikanly itti. Jimmy bembeyaz bir yzle, --Pollyanna, ne demek istiyorsun? Yoksa gerekten onu seviyor musun?-- diye glkle sordu. --Hayr, hayr, asla, yle bir sevgiyle deil. Fakat anlamyor musun? Eer o beni seviyorsa, ben de ne ekilde olursa olsun karlk vermeyi renmeliyim.---Pollyanna!---Hayr, Jimmy, ltfen bana yle bakma.---Yani onunla evlenir misin?---Ah, hayr! Yani, ey, sanrm yle yapmam gerekir?!---Pollyanna, yapamazsn bunu! Pollyanna, kalbimi kryorsun!-Pollyanna hkrarak ellerini yzne rtt. Bir sre aladktan sonra hazin bir ifade ile Jimmy'nin gzlerinin iine bakarak, --Biliyorum, kendi kalbimi de kryorum. Fakat yapmam gerek. Senin kalbini de krarm, kendi kalbimi de! Fakat onun kalbini, bir ikinci kez kramam Jimmy!-Bu szleri iiten Jimmy ban kaldrd. Gzleri ani bir sevinle parlad. Birden btn skntlarn geride brakm bir insan eviklii ile Pollyanna'y kollarnn arasna alp gsne bastrd. Sonra kulana eilerek fsldad. --imdi senin de beni sevdiini biliyorum. Kendi kalbini de kracan syledin. Artk seni baka bir erkee brakr mym sanyorsun? Ah, sevgilim, eer buna inanyorsan, benim sevgimden hi anlamyorsun derim. Btn dnya birlese, seni elimden alamaz artk. Pollyanna, haydi beni sevdiini syle, kendi azndan iitmek istiyorum bunu.-Uzun bir sre Pollyanna, kendisini sonsuz bir sevgi ile kucaklayan bu gl kollarn arasnda kald. Buna kar koyacak gc bulamamt. Sonra iini ekerek yar memnun, yar endieli bir ekilde yavaa kendisini kurtard. --Evet Jimmy, seni ok seviyorum.-Jimmy'nin kollar tekrar onu smsk kucaklad. Fakat Pollyanna abucak kurtularak szne devam etti: --Gerekten seni byk bir akla seviyorum. Fakat nce hr olup olmadm renmem gerek. Emin olmazsam, bu phe ile seninle asla mutlu olamam.-Jimmy'nin gzleri isyanla dolmutu, --Samalama Pollyanna, tabii ki hrsn,-- diye kzgn bir ekilde sylendi. Pollyanna ban sallad, --Hayr Jimmy, bu phe olduka mutlu olamam. Anlamyor musun, yllar nce benim annem onun akn reddederek kalbini krm? Bunun sonucu olarak yllarca yalnz, sevgisiz ve kskn bir hayat yaam. Eer imdi bana gelip annemin ykt hayat yeniden canlandrmam isterse, ona hayr diyemem. Asla bunu yapamam. Ne olur bunu anlamalsn, hayatm!-Fakat Jimmy anlamyordu, anlamak istemiyordu. Her ne kadar Pollyanna gzyalar arasnda ona yalvardysa da, gen adam ikna edemiyordu. Fakat Pollyanna dediinden dnmedi. Yine de gen kz o kadar tatllkla ve zgn bir ekilde inat ediyordu ki, sonunda Jimmy de yumuad. En sonunda Pollyanna, --Jimmy, hayatm, beklememiz gerek. Btn syleyebileceim bu imdilik. Dua edelim ki, bana kar duygular tahmin ettiim gibi deildir. Aslnda ben buna pek ihtimal vermiyorum. Fakat nce kesin olarak bilmem gerek. Emin olmadan sana bir sz veremem. Ltfen Jimmy, bunu reninceye kadar beklemeye raz ol.-Jimmy de istemeye istemeye ve isyan duygular ile bu sonuca raz olmak zorunda kald. --Peki kk kz, dediin gibi olsun. Fakat sanrm daha nce hi olmamt bu. Hibir gen adam; sevdii kzn kendisini sevmesine ramen, bir bakasnn ona olan ak yznden beklemek zorunda kalmamtr,-- diyerek krgnln belirtti. Buna karlk Pollyanna dnceli bir ekilde iini ekerek, --Biliyorum, fakat bu durum ok deiik. O baka adam daha nce gen kzn annesini sevmiti. Bunu unutmaman gerek,-- diye sylendi. Sonunda Jimmy, --Peki, ben Boston'a dnyorum. Fakat senden vazgetiimi sanma. Asla brakmam seni. Beni sevdiini bildiim srece vazgemem senden kk sevgilim,-- diyerek Pollyanna'ya yaklat. Fakat gen kz, kalbi heyecanla yerinden frlayarak onun kollarnn uzanamayaca bir keye kat. ::::::::::::::::::: 30 JOHN PENDLETON DM ZYOR O gece Jimmy karmakark duygularla Boston'a dnd. indeki mutluluk, umut, hzn ve isyan duygular onu akna evirmi gibiydi. Arkada brakt gen kz ise, buna benzer bir ruh hali iindeydi. Pollyanna, Jimmy'nin ona olan akn renmenin verdii mutlu sarholuk iinde olmasna ramen, John Pendleton'n da, kendisine ayn duygular hissetmesi olasl dncesiyle ok korkuyordu. Bu iki zt duygu iinde endieli bir bekleyi devri balad. Neyse ki bu kahredici bekleyi pek uzun srmedi. Jimmy'nin ziyaretinden bir hafta sonrayd ki, bu dm zebilecek tek kii olan John Pendleton iki genci daha fazla phe iinde bekletmekten kurtard. Perembe gn ge zaman, John Pendleton, Pollyanna'y grmeye geldi. O da Jimmy gibi gen kzn bahede olduunu grp dorudan doruya yanna gitti. Pollyanna, John Pendleton ile yz yze geldii an kalbi duracak gibi oldu. --te korktuum an geldi,-- diye dnp titreyerek, kamak zere arkasn dnverdi. Fakat hzla yanna gelen adam, --Pollyanna, ltfen dursana, seninle konumak istiyorum,-- diye seslendi. Sonra bahede geen hafta Jimmy ile beraber olduklar ardak altn iaret ederek, --Gel, urada oturalm, sana syleyeceim eyler var,-- diyerek Pollyanna'y kolundan tuttu. --Aa, tabii, oturalm,-- diye kekeleyen gen kz, neeli gzkmek iin byk aba sarf etmekteydi. O srada hi arzu etmedii ekilde yznn kzardn hissetti. John Pendleton'n konumak istedii yerin, Jimmy ile tatl hatralarnn olduu nokta olmas ise, Pollyanna'y bsbtn tedirgin etmiti. inden fke ile, --Ah, Allahm, burada olmamalyd,-diye sylenirken, dndan zorlamal bir tebessmle, --Ne gzel bir akamst, deil mi?-- diye konutu. Buna bir cevap vermeyen ask yzl adam, kendisini bitkin bir ekilde en yakn sraya brakverdi. Bu tutum John Pendleton iin ok garip saylrd. Korkarak onun yzne bakan Pollyanna, adamn tpk yllar nce onu ilk tand zamanki gibi aksi ve zntl grndn fark etti ve hayretle irkildi. John Pendleton bir sre daha kara kara dnerek, etrafnda ne olup bittiini fark etmez bir dalgnlk iinde oturduktan sonra, yava yava yzn Pollyanna'ya evirip ciddi baklarla gen kzn gzlerinin iine bakt. --Pollyanna.---Evet, Bay Pendleton.---Yllar nce beni tandn zaman, ne biim bir insan olduumu hatrlyor musun?---ey, tabii, evet.---Ne byk bir insanlk ve fazilet rnei saylrdm, deil mi?---Ben sizi severdim.-Bu szler azndan kar kmaz, Pollyanna sylediine piman oldu. Yanl anlalabilecei korkusuyla, --Yani o zamanlar sizi severdim,-- diye deitirmeyi dndyse de, sonra bunun bsbtn sama olacan fark ederek sustu ve korku ile John Pendleton' dinlemeye balad. --Biliyorum, o halimde bile beni sevmitin sen, sevgili yavrum. Zaten senin bana kar gsterdiin ilgi sayesinde, ben hayata ksmekten vazgeip bir bitki gibi yaamaktan kurtuldum. Pollyanna, acaba gerekten senin ocuka gveninin ve sevginin benim iin ne byk bir g kayna olduunu anlayabildin mi?-Pollyanna ne diyeceini bilemeyerek tutarsz szler kekeledi. Sonra glmseyerek nne bakt. --Evet, evet, bendeki deiiklii yaratan sadece sen oldun. Acaba baka bir eyi de hatrlyor musun?-- diye duraklayan Pendleton gen kza dnd. Fakat Pollyanna, kaamak baklarla etrafna baknyor ve nereden, nasl kaabileceini dnyordu. Adam ona hi aldrmadan szlerine devam etti: --Hatrlarsan sana o zamanlar bir yuvann tam olabilmesi iin, bir ocuun ve kadnn varl gerekli demitim.-Bu szler zerine Pollyanna btn kannn yzne hcum ettiini hissetti ve --ey, galiba, evet, hatrlyorum,-- diye glkle cevap verdi. Sonra telala, --Fakat bu her zaman byle olmayabilir. Yani, sanrm imdi sizin yuvanz olduu gibi ok mutludur,-- diye tamamlad. Fakat John Pendleton sabrsz bir ekilde, --Fakat ocuum bahsettiim ey, zaten benim yuvam,-- diye onun szn kesti. --Bir zamanlar nasl bir yuva hayal ettiimi ve bu hayallerimin nasl ykldn biliyorsun. Yanl anlama, anneni sulamyorum. O sadece kalbinin sesini dinledi. Ve sanrm akllca bir karar verdi. nk ben bu hayal krklndan sonraki tutumumla, fazla bir eye demeyeceimi ispatladm. Her neyse, sonradan ayn insann kz tarafndan, bu krk kalbin tamir edilmesi ne garip bir rastlant, deil mi Pollyanna?-PolJyanna heyecandan kuruyan dudaklarn slatarak, --Fakat Bay Pendleton, ben...-- diye sze balarken karsndaki bir kere daha szn azndan ald. --Evet, Pollyanna, benim yklan dnyam yeniden yaatan, uzun yllar nce karma kan kk kz ve onun mutluluk oyunudur.---Ohh!-- diye iini eken Pollyanna gzle grlr bir ekilde gevedi ve yzndeki korku kaybolmaya balad. --te btn bu aradaki yllar boyunca ben, yava yava deiip bambaka bir adam oldum. Fakat hala ayn fikirde olduum bir nokta var.-John Pendleton szlerinin burasnda sustu, yavaa Pollyanna'ya dnd ve bir sre yumuak ve tatl baklarla onu szdkten sonra szlerini tamamlad: --Hala, bir yuvann tamam olabilmesi iin bir ocuun ve bir kadnn varlnn gerekli olduuna inanyorum.-Pollyanna'nn gzleri yine korku ile bymeye balamt. Telala: --Fakat sizin yuvanzda, bir ocuun var olduunu unutuyorsunuz. Jimmy var,-- dedi. Bu sz zerine adam iten bir kahkaha att. --Evet, yle Pollyanna, fakat Jimmy'yi artk bir ocuk diye dnmek olduka garip olur; yle deil mi?---ey, evet, haklsnz.---Sonra artk kesin kararm verdim ben. Hayatmda bir kadnn olmasn istiyorum. Bunun iin harekete geeceim.-- Bunu iiten Pollyanna her taraf gerilerek oturduu yerde dikleti. Ellerini sinirli bir ekilde kenetledi ve: --Demek yle!-- diye sylendi. Fakat karsndaki adam, onun durumuna dikkat bile etmemiti. Dneli bir ekilde ayaa kalkm, ileri geri yryor ve susuyordu. Nihayet tam gen kzn nnde durarak yle dedi: --Pollyanna, eer benim yerimde olsaydn, sevdiin insana nasl dncelerini aar ve yuvan tamamlamasn isterdin?-Pollyanna yerinden frlad ve kamak arzusu ile etrafna baknmaya balad. Sonra kekeleyerek: --Fakat, ey, ben sizin bu durumunuzla daha mutlu olacanza inanyorum,-- diyebildi. John Pendleton nce akn bir ekilde gen kz szd, sonra ac ac glmsedi. --Yani ne demek istiyorsun, Pollyanna? Durum bu kadar kt m saylr?---Kt m?---Evet. Sanrm kibarca, bu hanmn beni kabul etmeyeceini sylemek istiyorsun, yle deil mi?---Oh, hayr hayr, asla. Evet diyecektir. Evet demek zorundadr. Fakat dnyorum ki, yani bu kz sizi sevmiyorsa, onsuz hayatnza devam etmek sizi daha da mutlu edebilir, ve...-Pollyanna, karsndaki adamn yz ifadesini grnce susmak zorunda kald. --Eer beni sevmiyorsa, onu istemem Pollyanna!-Pollyanna biraz rahatlayarak: --Evet ben de yle tahmin etmitim,-- dedi. --Ayrca bahsettiim insan gen kz deil, olgun bir kadn ve kendi kararn rahatlkla verebilir,-- diyen John Pendleton'un sesi ok ciddi ve kararlyd. Bu szler zerine Pollyanna'nn korkulu ve endieli ifadesi birden deiti ve sevinle haykrd: --Ohh! O halde siz birisini seviyorsunuz.-- Dilinin ucuna kadar gelen --bir bakasn-- szc yerine, son anda byk bir aba ile --birisini-- diyebilmiti. --Birisini sevmek mi, bir saatten beri sana neyi anlattm sanyorsun? Daha kavrayamadn m? Asl bilmek istediim u, o da bana kar ayn duygular besleyebilir mi? te senin yardmna gvendiim nokta bu. nk bu hanm senin yakn dostun, Pollyanna.-Pollyanna nee ile, --yle mi? O halde muhakkak sizi sevmesi gerek. Yani biz sizi sevdiririz ona. Belki imdiden seviyordur bile. Sylesenize, kim bu?-- diye cevap verdi. John Pendleton bu soruya cevap vermeden nce, uzun sre duraksad. Sonra yavaa: --Bunu sana sylemek istemiyordum, ama syleyeceim. Tahmin edemiyor musun? Bayan Carew,-- dedi. Pollyanna sonsuz bir sevinle ellerini rpt. --Ne gzel! Buna ne kadar memnun oldum, anlatamam.-Bir saat sonra Pollyanna, Jimmy'ye bir mektup gnderdi. Yazdklar olduka tutarsz ve karkt. Cmleler yarm kalyor ve mantksz gzkyordu. Fakat bu satrlar sevin ve mutluluk doluydu. Jimmy her eye ramen, ne demek istediini anlad. Aslnda u cmle yeterdi ona: --Oh, Jimmy, o beni zerre kadar sevmiyor. Baka birisini seviyor. Sana kim olduunu syleyemem. Fakat ad Pollyanna deil.-Jimmy o akamki yedi trenine glkle yetiti ve Beldingsville'e hareket etti. ::::::::::::::::::: 31 UZUN YILLARDAN SONRA Pollyanna o gece Jimmy'ye yazd mektubu gnderdikten sonra, o kadar mutluydu ki, bu duygularn iinde saklayamad. Her gece yatmadan nce Teyzesinin odasna urar ve bir eye ihtiyac olup olmadn sorard. O gece de her zamanki sorusunu tekrarladktan sonra, tam sndrecekti ki, daha fazla kendisini tutamad. Teyzesinin yatann kenarna gidip dizleri stne kt ve sevinten nefes nefese konumaya balad: --Polly Teyze, mutluluktan atlayacak gibiyim. Birisine anlatmam gerek. Size syleyebilir miyim?---Neden bahsediyorsun? Tabii ki bana syleyebilirsin. Yani benimle ilgili bir haber mi var?---Evet, yle saylr. Umarm sizi de mutlu eder. Yani benim mutluluum, herhalde sizi de memnun eder. Tabii bir gn Jimmy, daha uygun bir ekilde aklayacak her eyi. Fakat ilk olarak size ben sylemeyi arzu ettim.---Jimmy!---Evet, yani beni sizden istemeye geldii zaman... Oh, Polly Teyze o kadar mutluyum ki, size sylemeden duramadm,-diyen Pollyanna utanga bir ekilde kzarmt. Bayan Chilton yatakta dimdik oturarak, --Seni benden istemeye mi gelecek? Yani seninle Jimmy arasnda ciddi bir ey mi olduunu sylemek istiyorsun?-- diye parlad. Pollyanna hayretle geriledi. --Ne demek Teyzeciim, ben sizin Jimmy'yi sevdiinizi sanyordum.---Evet severim, fakat yerine gre. O yer, yeenimin kocasnn yeri deildir hibir zaman!---Polly Teyze!---Haydi ocuum, byle akn grnme. Bu ok sama bir ey. Durumu zamannda renip iler ilerlemeden durdurabileceim iin memnunum.---Fakat Teyzeciim, iler ilerledi bile. Yani ey, ben Jimmy'ye ok balym.---O halde uzaklamay renmen gerekecek, nk ben asla Jimmy Bean ile evlenmene izin vermeyeceim.---Fakat, niin Teyze?---nk onun hakknda hibir ey bilmiyoruz.---Nasl olur Polly Teyze, onu uzun zamandr tanyoruz. Kklmden beri beraberdik.---Evet, o zamanlar neydi? kszler Yurdu'ndan kam, ele avuca smaz bir yaramaz! Ailesi ve yakn arkabalarna ilikin hibir bilgimiz yok.---Fakat ben onun ailesi ve akrabalar ile evlenmiyorum ki!-- Polly Teyze sabrsz bir i ekile kendisini yastn zerine brakt. --Pollyanna, beni hasta ediyorsun. Kalbim lgn gibi atmaya balad. Bu gece gzm bile krpmayacam. Bu meseleyi, sabaha kadar kapatr msn ltfen?-Pollyanna abucak ayaa frlad. --Tabii, Teyzeciim. yle olsun. Eminim yarn daha baka ekilde dneceksiniz,-- diyerek mitle sndrerek Teyzesinin odasn terk etti. Ne yazk ki ertesi sabah da, Polly Teyzenin dnceleri deimedi. Hatta daha da kararl bir ekilde bu evlilie kar kt. Pollyanna'nn btn yalvarp yakarmalar bouna oldu. Btn gc ile mutluluunun buna bal olduunu savunduysa da, Teyzesinin fikrini deitiremedi. Polly Teyze ok inatyd ve hibir yalvarma veya gzya onu ikna edemiyordu. Yeenine, bilmedii bir aileden gelen genle evlenmenin sakncalarn ve ocuklarnda yaataca kann nemini uzun uzun aklad. Hatta sonunda Pollyanna'ya uzun yllar boyunca sevgi ile baktn, bunun karlnda onun da devleri bulunduunu hatrlatt ve gzyalar iinde yllar nce annesinin yapt gibi, kalbini krmamasn rica etti. leye doru sevinli ve mutluluk dolu bir yzle gelen Jimmy, rkm ve alamaktan gzleri kpkrmz olmu bir Pollyanna ile karlat. Gen kz titreyen elleri ile onun kendisini kucaklamasna engel olmaya alyordu. Gen adam btn aknlna ramen, yine onu kollar arasna almay baard ve bu durumu aklamasn istedi: --Pollyanna, sevgilim, bu durumun sebebi nedir?---Ah, Jimmy! Niin geldin, niin? Ben sana yazp durumu aklayacaktm hemen.---Fakat yazdn hayatm. Dn leden sonra mektubunu alr almaz trene kotum ve geldim.---Hayr, hayr, o deil. Yani tekrar yazp, yapamayacam syleyecektim.-Gen adamn baklar fkelendi. --Yapamayacak msn? Yani beni bekletecek baka birisi daha m var demek istiyorsun?---Hayr Jimmy, onu demek istemedim. Ne olur bana yle bakma, dayanamayacam.-- --O halde syle, neyi yapamayacaksn?---Seninle evlenemem.---Pollyanna, beni seviyor musun?---Ah, hem de pek ok!-Jimmy tekrar zaferle onu kollarnn arasna ald. Pollyanna rpnarak yalvard, --Hayr Jimmy, anlamyorsun. Bu defa Polly Teyzem...---Polly Teyze mi?---Evet, o evlenmeme izin vermiyor.-Jimmy glerek, --Ha, Polly Teyzeyi yola getiririz. Herhalde seni kaybedeceinden korkuyor. Fakat ona byle bir ey olmayacan, kendisinin yeni bir yeen kazanacan anlatrz,-diye kendinden emin bir ekilde szlerini tamamlad. Fakat Pollyanna glmyordu. mitsizlik iinde ban sallad. --Hayr, hayr Jimmy. Anlamyorsun. Nasl sylesem, bilmiyorum. Teyzem zellikle seninle evlenmeme kar.-Bu szler zerine Jimmy'nin kollar gevedi ve baklar ciddileti. --Ne yapalm, byle dnebilir. Aslnda pek vnlecek bir insan saylmam tabii. Yine de, sevgilim, seni mutlu etmeye alacam.-Pollyanna, gen adamn sevgi dolu baklar karsnda hkrarak: --Bundan eminim, hem de ok mutlu edebilirsin,-diye glkle konutu. --O halde niin bana bu frsat vermek istemiyorsun? Teyzen, balangta kar koysa da evlenelim. Eminim zamanla fikrini deitirecektir.-Fakat Pollyanna bunu kabul etmedi. --Hayr, yapamam bunu. Bana sylediklerinden sonra, onun rzasn almadan evlenemem. Ah, Jimmy, benim iin btn yaptklarndan sonra olmaz bu. imdi tek dayana benim onun. Sal da ok bozuk. Bir ocuk gibi bana bal oldu. Son zamanlarda btn dertlerine ramen, sadece beni memnun etmek iin byk bir aba ile mutluluk oyunu bile oynuyor. Sonra, bu sabah alayarak yalvard bana. Yllar nce annemin yapt gibi kalbini krmamam rica etti. Hayr, hayr Jimmy, btn bunlardan sonra yapamam.-Bir dakikalk sessizlikten sonra, Pollyanna tekrar ekingen bir ekilde sze devam etti: --Jimmy, teyzeme baban ve ailen hakknda bir eyler sylesene...-Bunun zerine Jimmy'nin yz bembeyaz oldu. Kollar iki yana dverdi ve bir adm geriledi. --Sebep bu mu?-Pollyanna ekingen bir ekilde gen adama yaklaarak koluna dokundu. --Evet, fakat bu benim iin deil. Benim iin hi nemi yok. Ayrca senin babann ve yaknlarnn ok asil insanlar olduundan eminim. Aksi halde sen bu kadar stn bir insan olamazdn. Fakat Teyzem... Jimmy, ne olur yle bakma bana!-Fakat Jimmy anlalmayan bir eyler mrldanarak ondan uzaklamt bile. Bir dakika sonra, yine Pollyanna'nn anlayamad bir eylerden bahsedip abucak evden ayrld. Harrington Kona'ndan doruca evine giden Jimmy telala John Pendleton' arad. Onu byk, krmz duvarl ktphanede, kitaplar arasnda buldu. --John amca, babamn bana brakt --Paketi-- hatrlyor musunuz?---Evet, tabii. Ne oldu olum?-John Pendleton gen adamn yzndeki ifadeyi grnce irkilmiti. --O paketin imdi almas gerekli.---Fakat artlar unuttun mu?---Olabilir. Onun muhakkak imdi almas gerek. Ltfen bunu yapar msnz?-John Pendleton aresiz bir ekilde kabul etti. --ey, peki. Mademki srar ediyorsun. Fakat...-- --John Amca, belki de anlamsnzdr. Pollyanna'y seviyorum ve ona evlenme teklif ettim. O da kabul etti.-Bu szleri iiten John Pendleton sevinle yerinden frlad. Fakat gen adam ayn ask yzle konumasna devam etti: --imdi, Bayan Chilton benimle evlenmesini istemedii iin fikrini deitirdi.---Bayan Chilon seni mi kabul etmiyormu?-- diye soran adamn gzleri kzgnlkla parlyordu. --Evet. Nedenini, Pollyanna benden Teyzesine ailem hakknda bir eyler anlatmam istedii vakit kavradm.---Polly Chilton'n daha akll davranacan sanrdm. Yine de tam ona yakan sama bir davran. Harrington'lar her vakit gereksiz ekilde asalet ile gurur duyan insanlardr. Pekala, sen bilgi verebildin mi?---Dilimin ucuna kadar gelen eyleri sylememeyi tercih ettim. Benim babamdan daha iyi bir insan olamayacam sylemek zereydim ki, aklma --Paket-- geldi ve korktum. O zarfn iinde ne olduunu renmeden, hibir ey syleyemem babam hakknda. Babamn benden saklad ve otuz yanda, gl bir insan oluncaya kadar renmemi istemedii bir srr var. Ailemizde bilmediim bir gerek sakl. Anlyor musunuz? te bunun iin o pakette ne olduunu, hemen imdi renmem gerek.---Fakat, olum, byle konuma, belki de gzel bir srdr bu. Belki seni sevindirecek bir gerek vardr, o --Paket--in iinde.---Belki de. Fakat eer yle olsayd, bunu benden saklar myd? Otuz yana gelinceye kadar beklememi ister miydi? Hayr John Amca, bu srr ben olgun bir insan oluncaya kadar renmemi istemedi babam. nk ancak o zaman tahamml edebileceimi umuyordu. Yanl anlamayn, babam suluyor deilim. Bu gerek her neyse, onun suu deildir herhalde. Elinde olmayan sebeplerle olmutur. Fakat renmem gerek. Ltfen getirir misiniz? Biliyorsunuz, sizin kasanzda.-John Pendleton daha fazla vakit geirmeden ayaa kalkt. --imdi getiriyorum.-ki dakika sonra zarf, Jimmy'nin elindeydi. Fakat Jimmy bunu hemen John Pendleton'a uzatt. --Ltfen nce siz okuyun. Sonra bana anlatrsnz.-- --Fakat Jimmy, ben... Peki, yle olsun.-John Pendleton dikkatle zarf ap iindekileri kard. Bir tomar evrak birbirine balanm bir ekilde duruyordu. Bunlarn yannda bir de mektup vard. John Pendleton ilk nce bunu ap okudu. O srada Jimmy nefesini tutarak, heyecanla onu seyrediyordu. Mektubu okuduka John Pendleton'n yznde hayret ve sevin karm bir ifade belirmeye balad. --Evet, John Amca, ne yazl?-Adam mektubu Jimmy'ye uzatarak, --Kendin oku bir kere,-diye cevap verdi. Ve Jimmy hayretle u satrlar okudu: --liikteki evraklar olum Jimmy'nin asl adnn Jamie Kent olduunu, babasnn John Kent, annesinin ise William Wetherby'nin kz Doris Wetherby olduunu kantlamaktadr. Bu evraklarn yan sra, olumu niin onu uzun yllar boyunca ailesinden uzak tuttuumu izah eden bir mektup yer almaktadrr. Eer bu paket, olum tarafndan otuz yana geldii zaman alrsa, umarm ilk kez bu mektubu okuyarak yavrusunu tamamen kaybetmek korkusu ile bu znl yola bavuran babay affeder. Eer bu zarf, olumun lm halinde, yabanclar tarafndan alrsa, Boston'daki annesinin yaknlarnn hemen durumdan haberdar edilmesi ve iliikteki evraklarn onlara teslim edilmesi gerekir. John Kent. -Bu satrlar okuyan Jimmy'nin rengi umu ve her taraf titremeye balamt. Baklarn John Pendleton'a evirip kekeleyerek, --Yani ey, kaybolan Ja-Jamie ben miyim?-- dedi. --Mektupta bunu ispatlayacak evraklarn iliikte olduu yazyor.---Yani Bayan Carew'in yeeni, yle mi?---Tabii.---Fakat, niin? Nasl? Anlayamadm!-Az sonra Jimmy'nin yz yepyeni bir sevinle aydnland. --imdi kesin olarak kim olduumu biliyorum ve Bayan Chilton'a ailem hakknda bilgi verebilirim.---Tabii yle. Boston'daki Wetherby ailesi ok tannm bir ailedir. Sanrm bu durum Bayan Chilton' tatmin edecektir. Babana gelince, Bayan Carew'in dediine gre, o da iyi bir aileden geliyormu. Fakat olduka deiik bir kii olduu iin annenin ailesi tarafndan pek sevilmemi.---Evet, zavall babacam! Yllar boyunca benimle kap durmu. Ne biim bir hayat bu? O zamanlar beni artan birok eyi imdi anlayabiliyorum. Bir gn bir kadn bana, --Jamie-- demiti. Bunu iiten babam mthi fkelendi. O gece yemei bile beklemeden, beni oradan uzaklatrd. imdi nedenini anlyorum. Bundan az sonra da hastaland. Ellerini ve ayaklarn oynatamaz oldu. Bir sre sonra konumasn da kaybetti. Hatrladma gre lmek zereyken bana bu paket hakknda bir eyler sylemeye alyordu. Sanrm onu amam ve annemin ailesinin yanna gitmemi istiyordu. Fakat ben o vakit anlayamamtm. Bu paketi iyi saklamam sylemek istiyor sandm ve ona sz verdim. Ama babam bu szlerimle hi rahatlamad, hatta daha da endielendi. Ne yazk ki ne demek istediini anlayamadm. Zavall babacm!-John Pendleton, --stersen u evraklara bir gz atalm. Sonra babandan sana bir mektup da olmas gerek, okumak istemez misin?-- diye sordu. --Evet, tabii,-- diyen gen adam sonra utanga bir ekilde kzararak devam etti: --ey, acaba hemen Pollyanna'ya gidebilir miyim diye dnyordum?-John Pendleton dnceli bir yzle Jimmy'ye bakt. Bir sre tereddt ettikten sonra, --Biliyorum ilk nce Pollyanna'y grmek istiyorsun olum, tabii bunun iin seni sulayamam. Ama bu artlar altnda bence ilk yaplacak i, evraklar alp Bayan Carew'e gitmek olmal,-- dedi. Jimmy bir sre dndkten sonra isteksizce bu teklifi kabul etti. --Peki efendim, dediiniz gibi yapacam.---Eer izin verirsen ben de seninle gelmek istiyorum. Benim de Bayan Carew ile, yani Teyzenle halledilecek bir meselem var. Bu leden sonra treni ile gidelim mi?---ok gzel! Gidelim efendim. Aman Tanrm! Ben Jamie'yim demek. Acaba Ruth Teyze bunu nasl karlayacak dersiniz?-John Pendleton'n baklar ciddileti. --Tabii ki ok sevinecek. Fakat ben kendimi dnyorum. imdi sen onun yeeni olunca, benim durumum ne olacak?-- Bu szlere karlk olarak Jimmy abucak, --Siz mi? Sizin yerinizi baka birisinin alabileceini mi sanyorsunuz yoksa? Asla byle bir endieniz olmasn,-- diye karlk verdi. --Ayrca Teyzemin Jamie'si var. Ve... Hay Allah! John Amca, Jamie'yi unutmutum. Bu durum onu ok sarsacak.---Evet, sanrm yle. Fakat Bayan Carew onu kanunen evlat edinmi bulunuyor, deil mi?---Tabii oras yle, ama yine de gerek Jamie olmadn renmek, ok ac olacak onun iin. Ktrm bacaklar ile... Bu durum onu kahreder. Onun bu konuda konumalarn duydum, biliyorum. Ayrca gerek Pollyanna, gerekse Bayan Carew bana onun gerek Jamie olduundan ne kadar emin olduunu ve bunun iin ok mutluluk duyduunu anlatmlard. Hayr, bu mutluluu onun elinden alamam. Fakat ne yapabilirim ki?---Bilmiyorum olum, hibir are gremiyorum. Yapman gerekeni yapacaksn.-Uzunca bir sessizlik oldu. Jimmy sinirli bir ekilde odada dolayordu. Sonra birdenbire yz aydnlanarak yerinde durdu. --Bir are var ve ben de yle yapacam. Bayan Carew'in de bunu kabul edeceinden eminim. Kimseye sylemeyeceiz. Bayan Carew, Pollyanna ve Teyzesinden baka kimseye sylemeyeceiz. Bu ne anlatmak zorundayz.---Tabii ki yle. Dierlerine gelince...---Kimseyi ilgilendirmez bu.---Fakat dn; birok bakmdan olduka byk bir fedakarlk olur bu. yi dnp tartman istiyorum.---Dndm efendim. Terazinin br tarafnda Jamie olduka, baka trl tartmama olanak yok. Dediim gibi yapacam.-Bunun zerine John Pendleton iten bir ekilde onu onaylad. --Haklsn ve gzel bir karar verdin. Ayrca Bayan Carew'in de bunu kabul edeceini sanyorum. zellikle gerek Jamie'nin bulunmas onu huzura kavuturacaktr.-Jimmy artk rahatlam bir ekilde glyordu. --Biliyor musunuz, Ruth Teyze her zaman beni bir yerden hatrladndan bahsederdi? Trenin kalkmasna ne kadar var? Ben hazrm.-- Fakat John Pendleton, --Ne yazk ki ben hazr deilim. Zaten tren de bir iki saat sonra kalkacak,-- diyerek hazrlanmak zere oday terk etti. ::::::::::::::::::: 32 YEN BR ALAADDN John Pendleton'n Boston seyahati iin yapt hazrlk, olduka abuk tamamland. Bu arada Jimmy'nin haberi olmadan gizlice iki mektup hazrlad. Birisi Pollyanna'ya, dieri de Bayan Chilton'a hitaben yazlan bu iki mektup, sahiplerine nasl ulatrlacaklarna ilikin kesin talimatla birlikte evin hizmetisi Susan'a teslim edildi. Her ikisi de, Pendleton'lar ehri terk ettikleri zaman hedeflerine ulam olacaklard. Boston'a yaklamak zereydiler ki John Pendleton, Jimmy'ye dnerek yle dedi: --Olum, senden bir ricam var. Daha dorusu iki ricam var. Birincisi, yarn leden sonraya kadar Bayan Carew'e hibir eyden bahsetmemeni istiyorum. kincisi, nce ben gidip senin adna elilik yapsam ve sen leden sonra drt sralarnda oraya gelsen olur mu?-Jimmy bu teklife sevinerek, --Tabii ki olur. Bu benim ok daha houma gider. Zaten deminden beri bu haberi nasl vereceim diye dnp duruyordum. Benim yerime baka birisinin bu grevi yerine getirmesini tercih ederim.---Gzel, o halde yarn sabah Teyzene telefon edip grmek zere randevu isterim.-Jimmy szn tutarak, ertesi gn leden sonra drde kadar Carew'lerin evine gitmedi. Hatta o zaman bile ylesine ekiniyordu ki, merdivenleri kp zili alacak cesareti bulmadan nce, bir sre evin nnde dolat. Fakat Bayan Carew ile karlatklar zaman Teyzesi durumu yle gzel idare etti ki, Jimmy de ksa srede rahatlad ve eski benliine kavutu. Geri ilk karlama srasnda birka gzya akm ve duygulu konumalar olmutu. Hatta John Pendleton bile acele ile mendilini aramak zorunda kalmt. Fakat az sonra bu heyecan yatm ve normal bir skunetle konuma olana domutu. Sadece Bayan Carew'in gzlerindeki parlt ve Pendleton'larn yzndeki sevin ifadesi, o gnn olaanst bir anlam olduunu gsteriyordu. Bayan Carew, --Sonra dnyorum da, Jamie iin dndn ey ok gzel. Gerekten haklsn Jimmy. Bilinen nedenlerden dolay sana Jimmy demeye devam edeceim. Bu ismi sana daha ok yaktryorum. Bu, senin iin de, benim iin de bir fedakarlk aslnda. nk seni btn dnyaya yeenim olarak tantp vnmeyi arzu ederdim,-- diye gzleri yal bir ekilde konutu. --Gerekten Ruth Teyze...-- diye sze balayan Jimmy, John Pendleton'n uyarmas ile sustu. O zaman Jamie ile Sadie Dean'in kapda durduklarn grd. Jamie'nin yz bembeyazd. Gen adam hepsinin yzlerini ayr ayr inceleyerek, --Ruth Teyze mi? Ne demek istiyorsunuz?-- diye haykrd. Jimmy ve Bayan Carew aknlktan ne yapacaklarn bilemeyerek susuyorlard. Fakat John Pendleton, kendinden emin bir ifade ile bir adm ilerleyerek durumu yle izah etti: --Evet Jamie, neden olmasn? Sana, yakn bir tarihte zaten syleyecektik. indi anlatsam da olur.-Jimmy nefesi kesilerek durumu izah etmek iin atlmak zereydi ki, John Pendleton sert bir bakla onu susturdu. --Az nce Bayan Carew ona yaptm bir teklifi kabul ederek, beni dnyann en mutlu erkei yapt. Jimmy bana --John Amca-- dediine gre, niin Bayan Carew'e 'Ruth Teyze' demesin?-Bu szler zerinde Jamie sevinle, --Oh, ok gzel-- diye sylenirken Jimmy, John Pendleton'n sabit baklar karsda, kendi hayret ve sevincini belli etmemek iin ok byk aba harcad. Tabii ki bundan sonra utanga bir ekilde kzaran Bayan Carew, herkesin dikkatlerini zerine toplad ve tehlikeli an geride brakld. Sadece Jimmy, az sonra John Pendleton'n kulana yle fsldadn duydu: --Gryor musun hnzr delikanl, yine de seni kaybetmeyeceim. imdi her ikimiz de sana sahip olacaz.-Sevinle tebriklemeler devam ederken, Jamie gzleri l l Sadie Dean'e dnd. Zaferle, --Sadie, onlara imdi syleyelim,-- diye konutu. Bunun zerine Sadie'nin yznde beliren mutluluk dolu ifade, henz Jamie kelimelerle aklamaya gemeden herkese durumu anlatmaya yetti. Bylece yeniden tebrikleme balad. Herkes birbirinin elini skyordu. Bir sre sonra Jimmy kendisini yalnz hissedip dertlenmeye balad ve, --Bu durum hepimiz iin ok gzel, siz birbirinizi bulmusunuz. Fakat ben ne olacam? Yalnz u kadarn syleyeyim ki, eer bildiim bir gen hanm burada olsayd, benim de sizlere anlatacak eylerim olabilirdi,-- diye yaknd. te o srada John Pendleton delikanlya dnd. --Bir dakika Jimmy. imdi benim Alaaddin olduumu farz edelim ve lambay ovalm. Bayan Carew, ltfen Marry'yi arabilir miyiz?-Bunun zerine odadaki herkes gibi Bayan Carew de ararak, --A, tabii, niin?-- diye cevap verdi. Az sonra Mary kapdayd. John Pendleton ona dnp: --Sanrm, az nce Bayan Pollyanna geldi, yle deil mi?-- diye sordu. --Evet efendim, kendisi burada.---Ltfen yanmza gelmesini syler misiniz?-Herkes bir azdan: --Pollyanna burada m? diye haykrd. Jimmy'nin yz nce bembeyaz, sonra kpkrmz olmutu. --Evet. Dn yola kmadan nce hizmetimle ona bir mektup gndermitim. Kendisinden birka gn burada, sizin yannzda kalmas iin ricada bulunmutum. Ayrca hizmetime, Bayan Chilton'n yannda kalp ona bakmasn da sylemitim. kinci bir mektubu da Bayan Polly Chilton'a yolladm. yle grnyor ki, Teyzesi, yazdklarm okuduktan sonra Pollyanna'nn gelmesi iin izin vermekte bir saknca grmemi.-O srada Pollyanna kapda gzkt. rkek, ekingen, ne olduunu anlamaz bir ifade ile onlara bakyordu. Jimmy hi tereddt etmeden, --Pollyanna, sevgilim!-- diye yerinden frlad ve onun kollarnn arasna alp pt. Pollyanna ise, --Oh Jimmy, herkesin nnde yapma!-- diye itiraz etti. Fakat Jimmy nee ile, --Hi nemi yok Pollyanna, u anda Washington Caddesi'nde bile olsak, ayn eyi yapardm. Ayrca herkese dnp bir baksan iyi olur. Bak da, endie etmeni gerektirecek bir neden var m anlayacaksn?-- Pollyanna bakt ve grd. Bir pencerenin nnde arkalar dnk olarak Jamie ve Sadie Dean, tekinde ise Bayan Carew ve John Pendleton ayr ekilde oturmaktaydlar. Bunun zerine Pollyanna, yle tatl bir ekilde tebessmle Jimmy'e dnd ki, gen adam onu bir kere daha pt. Gen kz mutluluk dolu bir yzle, --Ah, Jimmy, ne gzel, ne fevkalade oldu, deil mi? Polly Teyzem imdi her eyi biliyor ve izin veriyor. Aslnda byle olmasayd bile, izin verecekti sanrm. Benim iin ok zlmeye balamt. imdi yle memnun ki. Ben de yle mutluyum, mutluyum ve yle mutluyum ki anlatamam Jimmy!-Jimmy sevinten nefesi kesilerek bouk bir sesle: --Tanrm! Dilerim hep byle mutlu olasn kk kz!-- diye cevap verdi. --Bundan eminim, Jimmy.-Pollyanna'nn gzleri gvenle parlyordu. SON ::::::::::::::::::: POLLYANNA I. KTAP OCUKLUU NDEKLER Bayan Polly htiyar Tom ve Nancy Pollyanna'nn Gelii Tavan Arasndaki Kk Oda Oyun Grev Duygusu Pollyanna ve Cezalar Pollyanna Ziyarete Gidiyor Adamn Syledikleri Bayan Snow'a Bir Srpriz Jimmy'le Tanma Kadnlar Yardm Dernei'nde Pendleton Korusu'nda Yemek Gtrme Sorunu Doktor Chilton Krmz Gl ile Dantel al Tpk Bir Kitap Gibi Prizmalar Olduka artc Daha da artc Bir ey Cevaplandrlan Bir Soru Dinsel tler ve Odun Sandklar Bir Kaza John Pendleton Bir Bekleyi Oyunu Aralk Bir Kap ki Ziyaret Oyun ve Oyuncular Ak Bir Pencereden Duyulanlar Jimmy e Karyor Yeni Bir Enite Pollyanna'dan Gelen Mektup ::::::::::::::::: POLLYANNA II. KTAP GENL NDEKLER Della Dncelerini Aklyor Baz Eski Arkadalar Bir Doz Pollyanna Oyun ve Bayan Carew Pollyanna Yrye kyor Pollyanna Yolunu Kaybediyor Yeni Bir Tanma Jamie Gizli Planlar Murphy'lerin Mahallesi Bayan Carew in Bir Srpriz Tezgah Arkasndaki Srpriz Bekleyen Kazanr Jimmy ve Yeil Gzl Canavar Polly Teyze Telalanyor Pollyanna Bekleniyor Pollyanna Geliyor Uyum Kurma Gnleri ki Mektup Paral Misafirler Yaz Gnleri Dostlar ki Sopaya Bal Jimmy Uyanyor Oyun ve Pollyanna John Pendleton Pollyanna'nn Oyunu Oynamad Gn Jimmy ile Jamie Jimmy ve John John Pendleton Dm zyor Uzun Yllardan Sonra Yeni Bir Alaaddin ::::::::::::::::::: ...
View Full Document