F.m.dostoyevski - Cocuklar Arasinda

F.m.dostoyevski - Cocuklar Arasinda - MARĐ'NĐN ÖYKÜSÜ...

Info iconThis preview shows pages 1–2. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: MARĐ'NĐN ÖYKÜSÜ Bulunduğum köyde çocuklar vardı. Bütün günümü onlarla, yalnızca onlarla geçirirdim. Dört yılım böyle, çocukların arasında geçti. Bütün istediğim de buydu zaten. herşeyi anlatırdım onlara, hiç bir şeyi sağlamazdım onlardan. Sonunda bensiz yapamaz oldular. Nereye gitsem peşimden ayrılmazlar, hemen çevremi sarıverir-lerdi. Bu yüzden babaları, akrabaları kızarlardı bana. Birçok düşman edindim köyde, hep çocukların yüzünden. Başlangıçta çocuklar beni hiç sevme-mişlerdi. Çok iri yapılı ve her zaman beceriksiz bir insandım. Çirkin olduğumu da biliyordum. Üstelik yabancıydım orada. Önceleri çocuklar benimle alay ediyorlardı. Sonra birgün Mari'yi öptüğümü görünce taşladılar beni. Mari'yi yalnızca bir kerecik öpmüştüm. Hayır, hayır, gülmeyin, aşkla filan ilgisi yoktu bunun. Mari'nin ne kadar zavallı, mutsuz bir insan olduğunu bilseniz, siz de benim gibi acırdınız ona. Bizim köydendi. Mari'nin annesi oldukça yaşlı bir kadındı. Yıkılmaya yüz tutmuş, eski, iki pencereli bir evde otururlardı. Köyün yaşlılar kurulu, kadıncağızın bu pencerelerden birinden şerit, iplik, tütün, sabun satmasına izin vermişti. Geçimini bu yoldan sağlıyordu. Hastaydı. Ayakları şişti-ği için oturduğu yerden hiç kalkmazdı. Mari yirmi yaşlarında çok zayıf bir kızdı. Uzun zamandan beri verem hasta- lığını çektiği halde, hâlâ evlere gündeliğe gider, tahtaları silmek, çamaşır yıkamak, avluları süpürmek, hayvanlara bakmak gibi ağır işlerde çalışırdı. Birgün köye gelmiş olan gezginci bir satıcı nasılsa onu baştan çıkararak alıp götürmüş, ama bir hafta sonra kızcağızı bir yol kenarına bırakıp ortadan kaybolmuştu. Mari, pislik içinde, üzerinde paçavralar, ayakkabıları parçalanmış bir halde yollarda dilenerek eve dönmüştü. Köye gelebilmek için tam bir hafta yürümüş, geceleri açıkta, tarlalarda yatmış, çok kötü üşütmüştü. Ayaklarında yaralar açılmış, elleri şişmiş, patlamıştı. Zaten eskiden de güzel değildi, yalnız tatlı, saf bakışlı, uysal bir kızdı. Çok sessizdi. Bu olaydan çok daha önce, birgün, çalışırken birden kendi kendine şarkı söylemeye başlayınca, herkesin nasıl şaşırarak gülüştüğünü hatırlıyorum. «Mari şarkı söylüyor! Mari şarkı söylüyor!» «Nasıl? Mari şarkı mı söylüyor?» Bunun üzerine öyle utanmıştı ki, bir daha hiç ağzını açmamıştı. O zamanlar köylüler, Mari'ye daha r yumuşak, daha dostça davranırlardı. Ama o yabancıyla başından geçen olaydan sonra hasta ve bitkin bir halde köye dönünce, kimse ona şu kadarcık olsun acımadı. Böyle durumlarda insanlar ba-zan ne kadar acımasız oluyor! Nasıl da katı yargılar verebiliyorlar....
View Full Document

Page1 / 86

F.m.dostoyevski - Cocuklar Arasinda - MARĐ'NĐN ÖYKÜSÜ...

This preview shows document pages 1 - 2. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online