Mustafa_Yelkenli-Deney-öykü

Mustafa_Yelkenli-Deney-öykÃ&...

Info iconThis preview shows pages 1–2. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: Deney - Mustafa Yelkenli —————————————————————— DENEY Mustafa Yelkenli Subat 2001 http://bilimkurgu.cjb.net/ Kaynak: http://ekitap.kolayweb.com/ "Kapalı yerde bu aleti çalıştırmak sence sakıncalı olmaz mı?" diye sordum heyecanlı bir sesle. Bir taraftan perdeleri sıkı sıkıya çekili loş odanın dağınıklığına bakıyor, diğer taraftan da her hangi bir şey olursa ne gibi önlem alabileceğimi düşünüyordum. "Korkma" dedi son heceye vurgu yaparak. "Hiç bir şey olmaz.. Sadece bir kaç dakikalık bir şey.." Sesinde bir kararlılık olduğu net bir şekilde görülüyordu ama, onun da içi pek rahat değil gibiydi. Bir kaç günden beri odasına girmediğimden odanın değişikliği hemen dikkatimi çekmişti. Kiralık ev ararken biraz geniş olsun istemiştik. Bu nedenle hep salonda oturur, televizyon seyreder, ya da bir şeyler atıştırırdık. Uykumuz geldiğinde, bir de dersler sıkışık olduğu sıralar çalışmak için odalarımıza çekilirdik. İki yıldan beri ikimizin de klasik alışkanlığıydı bu. Kondisyon aletinden bozma aygıta benzer bir şeyi küçük odanın ortasında gördüğümde, işin ciddiyetini kavramış ama, yine de sonuçsuz bir girişim olacağını düşünmekten de kendimi alamamıştım. Yerde birbirlerine dolanmış bir yumak halinde elektrik kabloları duruyordu; bazılarının ucu açıkta, bazıları prize takılıydı. Kablolara basmamaya çalışarak hala adlandıramadığım, kondisyon aletine benzer şeyin yanına kadar geldim. Önünde kumanda tablosuna benzer bir dizi ışıklı düğmeler az ileride iğreti bir şekilde duran çalışma masasının üzerindeki bilgisayara bağlanmıştı. Aslında buna bilgisayar da denmezdi ya neyse... Pentiumların demode olmuş son modeliydi. Ramlerini, binliklerden bulabildiğimiz kadarını bir diğer slotla belleğe eklemiş, işlemcisiyle ana kartını tam on beş gün bir bilgisayarcıda çalışarak uprend yapmıştım. Bunun bile yetersiz kalacağını biliyordum ama, arkadaş hatırına ancak bu kadarı elimden gelmişti. Bir de bu işe ayırdığı, benim de katkıda bulunduğum sınırlı bir parayla bir eşinin bulunması mümkün olmayan bu aygıtı yapabilmiştik. Bunlar değildi dikkatimi çeken. Armanç'ın yüzünde bir türlü anlam veremediğim ifadeydi beni şaşırtan. Hep esprili ve şakacı olan oğlan son derece ciddi ve bir o kadar da sinirli bir ifadeyle, yüzüme bile bakmadan kondisyon aletinden bozma, aygıt diyemeyeceğim şeyle uğraşıyordu. Armanç önünde bisiklet direksiyonuna benzer uzantıyı düzelttikten sonra oturduğu yerden kemerini beline doladı. Açıkta duran elektrik kablolarını birbirlerine bağladı. Önündeki bazı düğmelere dokundu....
View Full Document

Page1 / 4

Mustafa_Yelkenli-Deney-öykÃ&...

This preview shows document pages 1 - 2. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online