Çakabey - Yavuz BAHADIROLU akabey Birinci Blm Gne...

Info iconThis preview shows pages 1–3. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon
Yavuz BAHADIROĞLU Çakabey Birinci Bölüm Güneş ilk ışıklarını çadırların üstüne serpiyordu. Sa- bah meltemi, ince hıçkırıklarla sarsıla sarsıla çadırların arasında geziniyordu. Kâh meydanın ortasına dikili Sel- çuklu sancağını okşuyor, kâh ulu çınarın yapraklarını hı- şırdatıyordu. Nihayet bir çığlıktan ürktü, çığlıkla birlikte bey çadırına daldı. "Düşman göründüüü! Düşman göründüüü!" Çavuldur Bey, daha ilk çığlıkta doğruldu. Başucuna asılı kılıca el attı. Yine Bizans'la hesaplaşacaktı. Bunun kaçıncı hesaplaşma olacağını bilmiyordu. Kaç yerde, kaç kere savaştığını, kaç yara aldığını unutmuştu. "Hele gelsinler," diye söylendi. Malazgirt mağlûbiyetinin hıncını unutamamışlardı. Doğrusu unutulacak gibi de değildi. Sultan Alpaslan'dan müthiş bir tokat yemişlerdi. O muhteşem savaşta Çavul- dur Bey iki yara almıştı. Bir kılıç dizini yarmış, bir ok sol gözünü çıkarmıştı. Böyle iken nasıl at sıründa durabildi- ğine şaşıyordu. Hatırlayınca elini sol gözüne götürdü. Sol gözünün yerinde sadece kara bir bant vardı. Arkası çirkin bir çukurdu. Ama umursamıyordu. Güzelliği yüzde değil, yürekte arayan arkadaşları sağ olsundu. Yalnız büyük bir ÇAKA BEY ? 7 korkusu vardı. Bir gün, bir başka ok sağ gözünü de çıka- rırsa hâli ne olacaktı? Savaş meydanlarından ayrılmak ölümden beterdi. "Allah o günleri göstermesin." Çadırın kapısına asılı kıl keçe yırtılır gibi çekildi. Bir delikanlı yalın kılıç içeri daldı. Nefes nefese boşaldı: "Geliyorlar Bey Babam!" Oğlu Çaka idi. Annesi vefat edince yanına almış, nere- ye gittiyse beraberinde götürmüştü. Çaka ve kardeşi Yal- vaç. Anneleri öldüğünde Çaka on üç, Yalvaç ise yedi ya- şında bulunuyordu. Şimdi ikisi de büyümüş, delikanlılık çağma gelmişlerdi. Çaka yirmisini sürüyordu. Yirmisini sürüyordu ya, rahat rahat yirmibeşinde gösteriyordu. Ge- çen sene evlendirmiş, bir kaç hafta önce de bir kızı dün- yaya gelmişti. "Hay oğul Çaka!" Şu duruşu, kılıç tutuşu, yüzündeki yiğit ifade, şu savaşa susamışlığı, kendisi ölünce yerini rahat rahat dolduracağının alâmetiydi. Tek gözü arkada ölmeyecekti. Doğrulurken gülümsedi: "Hele gelsinler oğul, telaş etme; gelsinler, görelim bir yol." Çadırın kapısı önünde Yalvac'ı gördü. Gözleri çakır ça- kırdı. Onun da elinde yalın bir kılıç vardı.
Background image of page 1

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
"Sen de mi?" diye sordu hayretle, "ama. .." Çocuk olduğunu, alargada durup savaş seyretmesini söyleyecekti, fakat yutkunarak sustu. Son savaşta verdiği sözü hatırladı. Yalvarmalarına dayanamamış, "pekâlâ"yı bastırmıştı. "Pekâlâ, bundan sonra yapacağımız her sava- şa sen de ağabeyin gibi katılacaksın." Elini omuzuna koydu. Kızıla çalan sakalının üstüne gülüşünü oturttu: 8 ? ÇAKA BEY "Üzülme evlât," dedi. "Sen de savaşacaksın. Kılıç oyu-
Background image of page 2
Image of page 3
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

This note was uploaded on 10/03/2011 for the course MATEMATIK 11 taught by Professor Abc during the Spring '11 term at Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.

Page1 / 166

Çakabey - Yavuz BAHADIROLU akabey Birinci Blm Gne...

This preview shows document pages 1 - 3. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online