Dã¶rdã¼ncã¼ murad

Dördüncü Murad
Download Document
Showing pages : 1 - 2 of 133
This preview has blurred sections. Sign up to view the full version! View Full Document
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: Yavuz Bahadıroğlu _ Dördüncü Murad Birinci bölüm "Bir sâh-i âli-sân iken, sâh-i cihana kıydılar, Gayretlü genç arslan iken, jâh-i cihana kıydılar. Gaazi bahadır hân idi, âli-neseb sultan idi, Nâmiyle Osman Han idi, sâh-i cihana kıydılar.' '¦ Nev'i Delicesine yağmur, delicesine rüzgâr. 1622 yılının 20 Mayıs gecesi. Karanlık, ıslak, yapışkan bir gece. Yedikule zindanının etrafında ölüm sükûtu. Yedikule zindanının taş odalarından birinde ölümün tâ kendisi. Soğuk, yosunlu taşların üstünde kas katı yatan Sultan. Sultan Genç Osman. Dışarda levent endamlı nöbetçinin, sessizliği tokmaklayan asker adımları. Endişe kazınmış yüzlerde korkunun param parça ettiği gölgeler. Gözler yerde. Sanki arta kalan utanç hissini birbirlerine fark ettirmekten korkuyorlar. Sanki bir küçük merhamet kırıntısından yekdiğerinin haberi olur diye ödleri çatlıyor. Başta Kara Davut Paşa. Yanında Kalenderoğlu, Cebeci-başı ve Subaşı Kethüdası. Yedi kişi daha. Silik yüzlü, karanlık bakışlı cellâtlar. Sultan Osman'ın katilleri. "Şimdi ne olacak?" . . Kalenderoğlu'nun korkudan yamuklaşan sesi yosunlu taş duvarlara çarpıp hurdahaş düşüyor. Toparlanmaya çalışıyorlar. "Ne mi?" Kara Davut Paşanın sesidir karşılık veren. Yalpalı ve bir yılan kadar soğuk. "Kendimize gelelim ağalar. Gören de Genç Osman Han değil, biz öldük belleyecek." Bir mırıltı:- "Çok mu farklı sanki..." . "Biriniz birşey mi söyledi?" Korku ve sükût. "İyisi, öldüğünün bir delilini Valide Sultana götürmek. Sadrazam olaraktan bu iş benim işim. Kesiver kulağıyla burnunu Kalenderoğlu.'' "Aman Paşa Hazretleri!" "Hayda bre! Ne oldu şana böyle. Kesecikler kuşağını ısıtmaya yetmemekteyse söyleyiver. Merhametin mi deb-reşti birden? Bilmez misin ki bu kalleş, yeniçeri ocağımızı başımıza geçirmeye hazırlanırdı. Bu meş'um düşüncesini gerçekleştirebilmek için hac bahanesiyle Anadolu'ya giderdi. Oralardan asker toplayıp kökümüze, kibrit suyu dökmeye gelmesini mi bekleyecektik yani? Bundan kelli Sultanımız Mustafa Handır, bilesin. Ferman onundur. Osman biçare bir ölüdür. Kulağı kesilsin, burnu da." , Kalenderoğlu adımlarını sürüye sürüye cesede yaklaştı. İçinde fırtınaların kaba dalgaları yuvarlanıyor, cesaretine toslayıp tuz-buz ediyordu. Sultan Osman birden kalkacak, bütün heybetiyle karşısına dikilecek veokkali tokadını yüzüne şaklatacak gibi geliyordu ona, "Olur rriu canım! O sadece bir ölüdür!'' dedi ya, yüreğine yatmadı bir türlü. Adımları ağırlaştı, ağırlaştı. - "Ne o Kalenderoğlu? Yüreğin elvermiyorsa bu işi Ce-becibaşı'na ısmarlarım. Elbette kusurun şevketlü Sultanımıza anlatılsa gerektir." Dördüncü Murad-I 7 Gayretlendi. Yeni padişahın gözüne girmek bununla olacaksa.... "Olmalı.'' Hançerini çekip önüne diz çöktü. Duvarlara sokuşturulmuş çıraların ışığında gözlerinin Hançerini çekip önüne diz çöktü....
View Full Document