Sel - Yavuz Bahad ro lu Sel ı ğ B R NC BÖLÜM İ İ İ...

Info iconThis preview shows pages 1–3. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: Yavuz Bahad ro lu _ Sel ı ğ B R NC BÖLÜM İ İ İ Cami avlusu a z na kadar insanla dolmu tu. Kimi yere çö- ğ ı ş melmi , romatizmas n dinlendiriyor, kimi kollar n önünde bir- ş ı ı ı ı le tirmi , ayakta dikiliyordu. ş ş Ba ran, ça ran yoktu, kulaktan kula a f s lt lar dola yordu ğı ğı ğ ı ı ı şı sadece. "Bildin mi, Davut A a bizi niçin toplam ?" ğ ış "Bilemedim gurban, nereden bileyim? Gökten zenbille haber salmazlar ki bana." "Mutasarr f efendiden, kap gibi karar ç kartm , derler." ı ı ı ış "Etme!" "Bundan böyle, köy meydan ndaki çe me bile akmaya- ı ş cakm ." ış "A z ndan yel als n! Ben bildim bileli o çe me gürül gürül ğ ı ı ş akar. Gürül de gürül." "Davut A an n arazisi içinde imi ya suyun menba , ke i ke- ğ ı ş ı ş sirverecekmi , topraklar n sulamak için." ş ı ı "Allah'tan korkmaz m hiç?" ı Son soru, köyün en ya l s Hüseyin Ustan n dudaklar aras n- ş ı ı ı ı ı dan gayri ihtiyarî ç km t . Sakal uzun mu uzundu, ak m akt ı ış ı ı ı ı Hüseyin Ustanm, s k s k ya avuçlam t . ı ı ı ı ış ı "Korkmaz m ki," diye tekrarlad . "Bir köyün içme suyunu ı ı keser." Alay ms bir cevap verdiler Hüseyin Ustaya: ı ı "Kendisine sor istersen emmi, bak, geliyor i te. Bir de süslü ş ata binmi ki, bir de kurumlu ki... Sanki Padi ah efendimizin ş ş ba yaveri." ş Davut A a kalabal a sürdü at n . nsan çemberi iki yana aç - ğ ığ ı ı İ ı larak yol verdi. Tam ortaya gelince ya ndan ve göbe inden şı ğ beklenmeyen bir çeviklikle yere atlad . ı "Selâmün aleyküm a alar." ğ Dudaklar isteksizce k m ldad : ı ı ı "Aleyküm selâm, Davut A a." ğ Sol elinin ba parma yla kal n köste i elleye elleye, saat cebi- ş ğı ı ğ ni buldu. Parma n cebine soktu. Öbür eliyle fesini öyle bir ğı ı ş yokladı. Duruşundan memnun olmamış olacak ki, biraz daha yatırdı sağ kulağına doğru. Gür kaşlarının altında gözleri fıldır fıldır dönüyordu. Suratı her zamankinden beter bir kırmızılıkta idi. Vücudunu da iyice kasmıştı. "İttihat ve Terakki'nin Düvel-i Osmaniye'ye yaptığı hizmet" diye başlayan meşhur nutuklarından birini daha atmaya hazır- lanıyor sandılar. Su meselesini belki hiç açmazdı. Belki köylü- nün kulağına çalınanlar, sadece kötü bir dedikodudan ibaretti. Davut Ağa, bu kadar kasılmayı yeterli bulmuş, bakınmayı da bitirmişti. Bir soruyla girdi söze: "Deyin bakalım Ağalar, köylü demek ne demek?" "Bilemedin mi gurban?" diye atıldı Hüseyin Usta. "Köylü de- mek, Padişahımız Efendimizin varlığından haberdar olmadığı garib tebea demek." "O nasıl söz Hüseyin Usta?" diye bağırdı Davut Ağa....
View Full Document

This note was uploaded on 10/03/2011 for the course MATEMATIK 11 taught by Professor Abc during the Spring '11 term at Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi.

Page1 / 164

Sel - Yavuz Bahad ro lu Sel ı ğ B R NC BÖLÜM İ İ İ...

This preview shows document pages 1 - 3. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online