Şirpençe - Yavuz Bahad...

Info iconThis preview shows pages 1–3. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon
Yavuz Bahad ro lu _ irpençe ı ğ Ş B R NC BÖLÜM İ İ İ Parlak ilkbahar güne i Dersaadet'i ( stanbul) bütün gün s cak ş İ ı kollar n n aras nda tutmu tu. imdi yava yava batmakta idi. ı ı ı ş Ş ş ş Günün s ca hayli azalm , Topkap Saray n n önünden geç- ı ğı ış ı ı ı mekte olan bir kalyonun yelkenlerini ok ayan tatl bir rüzgâr ş ı ç km t . Mart lar güne in son klar yla yald zlanan bo az n ı ış ı ı ş ışı ı ı ğ ı k vrak sular na kanatlar n de direrek köpürtüyor, ç l k ç l a ı ı ı ı ğ ığ ı ığ ığ ba r arak batmak üzere olan güne i selâml yorlard . ğ ış ş ı ı Topkap Saray n n Hasbahçesinde iki gölge geziniyordu. ı ı ı Mermer dö eli patika yolu izleyerek Bo aza naz r parmakl k- ş ğ ı ı lara ula t lar. Buras a açl kl k s mdan çok daha ayd nl kt ve ş ı ı ğ ı ı ı ı ı ı ı güne in solan son klar , öndeki gölgenin yüzünü iyice ayd n- ş ışı ı ı lat yordu. ı Bu yüz sakindi. Çileli çizgilerin sadece izleri vard . Derinlik- ı lerini, ac l klar n kaybetmi lerdi. Sar ndan ha in bir at l mla ı ı ı ı ş ığı ş ı ı f k ran bir tutam saç geni aln na dü mü tü. Pala b y klar ku- ış ı ş ı ş ş ı ı ı la na kadar gidiyordu. lk bak ta itinayla taranm olduklar ğı İ ış ış ı belli oluyordu. Yine de h rç n birkaç k l s ray bozarak alt duda- ı ı ı ı ı na sarkm t . ğı ış ı En dikkat çeken yan gözleriydi. Bu gözlerde f rt na sonras ı ı ı ı denizlerin durulu u vard . Kaba dalgalar sinmi , korkunç ça - ğ ı ş ğ lamalar yerini ahenkli k p rt lara terk etmi ti. ı ı ı ş Israrla Bo aza bak yordu. Mart lar n ç l klar ndan bir haber ğ ı ı ı ığ ı ı ç karmak istiyor gibiydi. ı RPENÇE ? 9 Şİ K l gösteri ten fersah fersah uzakt . Sarayda bir kap a as - ı ığı ş ı ı ğ ı n n bile üstünde görülebilecek alelade kuma tan ye il bir cübbe ı ş ş giymi ti. Tek ziyneti, cübbenin kemerine tak lm gümü bir ş ı ış ş dü me idi. ğ Orta boylu, hafif t knazd . Palab y klar ile vücut yap s cihan ı ı ı ı ı ı ı pehlivanlar n akla getiriyordu. Fakat yüzünün âmir ifadesi ile ı ı duru undaki asalet sarayl lara hast . ş ı ı Elinin sert bir hareketiyle, s ray bozup alt duda na inen bir- ı ı ğı kaç k l , b y n n di er k llar yla birlikte s raya soktuktan son- ı ı ı ığı ı ğ ı ı ı
Background image of page 1

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full DocumentRight Arrow Icon
ra, başını arkasında saygıyla dikilen adama döndürdü: "Şu kılığımıza baksana lala," dedi. "Maskaraya dönmüşüz." Veziriazam Mustafa Paşa, kendisine hitap edildiğini duyun- ca, bir akağasmdaki kadar bakımlı ellerini göbeğinin üstüne bağlayarak bir adım yaklaştı: "Aksine Şevketlüm, kıyafetinizin pek sade olduğunu söyle- mek cüretinde bulunacağım." "Ya! Demek öyle?" "Evet Sultanım. Giyim hakkında fakire danışma lütfunda bu- lunmuş olsaydınız, Osmanlı padişahına yaraşır haşmette giyin- menizi öğütlerdim." . Son ışıklarıyla boğazı bir kere daha yaldızladıktan sonra gü-
Background image of page 2
Image of page 3
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Page1 / 176

Şirpençe - Yavuz Bahad...

This preview shows document pages 1 - 3. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
Ask a homework question - tutors are online