{[ promptMessage ]}

Bookmark it

{[ promptMessage ]}

Erman-Pattuk - Erman Pattuk 16.03.2012 Okuduğumuz...

Info iconThis preview shows pages 1–2. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon

Info iconThis preview has intentionally blurred sections. Sign up to view the full version.

View Full Document Right Arrow Icon
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: Erman Pattuk 16.03.2012 Okuduğumuz Romanlarda Din Meselesi ve Milliyetçiliğe Etkileri Şimdiye kadar okuduğumuz kitaplarda “din” meselesi genellikle iki başlık altında karşımıza çıkmıştır. Bunlardan birincisi toplumun sosyal yaşamını etkileyen, ona yön veren bir din modeli olarak çıkmıştır. İkincil olarak ise, modernleşme sürecinde olan Osmanlı Devleti’nde, dinin modernleşmeye ve de milli kimliğin kazanılmasına olan etkisi göze çarpmıştır. Bu iki konuyu incelemek üzere, bu sene okumuş olduğumuz beş romanda (Namık Kemal, İntibah ; Ahmet Mithat Efendi, Felatun Bey ile Rakım Efendi ; Fatma Aliye, Udi ; Halide Edip Adıvar, Sinekli Bakkal ; Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Hep O Şarkı ) din meselesine değineceğim. Halide Edip Adıvar’ın Sinekli Bakkal adlı eserinde, din meselesi önemli bir yer tutar. Bu eserde Halide Edip Adıvar, Mevleviliğin üstün yönlerini vurgulamıştır. Buna ek olaraktan, o dönemde, mahalle sosyal yaşamı üzerinde dinin etkisini tasvir etmiştir. Bu kitapta anlatıldığı üzere, mahalle yaşamı kapalı mekanlara sıkıştırılmış bir şekilde sürmektedir. Evlerin birbirine yakın olması ve de ses yalıtımının yetersiz olmasının bir sonucu olaraktan insanlar özel hayatlarına dikkat etmeli idiler. Refik Halit Karay, o dönemde yaşamış insanların komşularının öksürme seslerini bile duyduklarını berlirtmiştir (1996, s.37). Ayrıca, dinin bir yansıması olaraktan ırz ve de namus kavramları da, mahalle insanı için önemli hususlardı. Komşular ve de mahallenin kabadayıları, kendilerini mahallenin namusunu korumakla yükümlü görürlerdi (Karay, 1996, s.37). Şüphesiz ki, bu iki faktör, mahalle insanı üzerinde psikolojik bir baskı oluşturuyor; belki de bu insanları “kontrol” altında tutmaya yardım ediyordu. Ama, “çemberi” tamamlayan asıl faktör din idi. İnsanların “sorun” çıkarmadan yaşamasını sağlamak için din kullanılıyordu. Hurafelerin ve de mahalle imamının görüşlerinin bu konuda etkili olduğu söylenebilir. İşte, Halide Edip’in dinin sorunları olarak anlatmaya çalıştığı meseleler, dinin bu şekilde yozlaşmışlığı olduğunu düşünüyorum. Mesela, dinin imamların elinde bir alet olarak kullanılmasına karşıdır. Rabia’nın dedesi İmam Efendi’nin halkı telkin ederken sert bir üslup kullanılmasına karşıdır....
View Full Document

{[ snackBarMessage ]}

Page1 / 4

Erman-Pattuk - Erman Pattuk 16.03.2012 Okuduğumuz...

This preview shows document pages 1 - 2. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon bookmark
Ask a homework question - tutors are online