Page1 / 66

LEIBNIZ-METAFİZİK �ZERİNE KONU�MA -...

This preview shows document page 1. Sign up to view the full document.

View Full Document Right Arrow Icon
LEIBNIZ-METAFİZİK �ZERİNE KONU�MA

LEIBNIZ-METAFİZİK �ZERİNE KONU�MA -...

Info iconThis preview shows page 1. Sign up to view the full content.

View Full Document Right Arrow Icon
This is the end of the preview. Sign up to access the rest of the document.

Unformatted text preview: Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlMETAFZK ZERNE KONUMALEIBNIZFranszcadan eviren:Afar TimuinGOTTFRIED WILHELM LEIBNIZO zamanlar AlmanyaLeibniz dnyaya geldiinde Otuz Yl Savalar (1618-1648) henz sona ermi deildi. spanya, Avrupalkeleri zerindeki baskc gcn artk koruyamaz olmutu, Felipe IV'n (1621-1655) ve ona canla baladestek olan kont-dk Olivares'in abalarna karn eski gcn yitirmeye doru gidiyordu. 1640'daPortekizliler ayaklandlar. Avrupa iyiden iyiye karkt. Fransa'da da g zamanlar yaanmaktayd, ikiFronde olay dnyann merkezi grnmndeki Fransa'y temelden sarsmt (1648-1649, 1650-1653).Yenia'n balarnda spanyollar ve talyanlar yeni dnya dzenini oluturmakta ne geiren geliimlerdurur gibi olmu, arlk Fransa'ya ve ngiltere'ye kaymt. Kltr dzeyinde ok byk geliimleryaanmaktayd. Bu geliimlerin temelinde elbette toplumsal, siyasal ve iktisadi etkenleri aramak doruolur. Avrupa ortak bir sknty yayor da olsa koullar lkeler asndan olduka ayryd.Genel grnm XVI. yzylda Almanlar asndan zellikle skntldr. Bu yzylda feodal yaamkoullarndan hzla syrlp sermayeci ilikiler iine giren Fransa ve ngiltere'ye kar Almanya henz feodalyaam koullarnn doruundadr ya da feodallik orada yeni yeni zlmeye balamtr. Almanya'daolduka ge zamanda, aa yukar XIII. yzylda kurulan feodal dzen lkenin siyasal parallPage 1Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlyznden baka lkelere gre ok daha kalc zellikler gsteriyordu. Genel ller iinde Almanya'daiktisadi yaam Avrupa'nn br lkelerinde olduundan ok daha geriydi. Almanya btnlkl bir lkedeildi, btnlkl duruma gelmeye yatkn da grnmyordu, orada bir blgenin yaps bir baka blgeninyapsna hi mi hi benzemiyordu. O zamann Almanyas aralarnda byk uzaklklar olan iftliklerdenolumutu. Ad byk kendi gsz Kutsal Roma Germen mparatorluu lkenin stnde ince bir zar,rk bir rt, atlamaya hazr bir kabuk gibiydi. Kutsallkla dini, Romal olula eski Roma'nn grkemini,Germen olula ulusal btnl dndren bu ad var kendi yok imparatorluk snrlar ok belirgin birbtnl belirlemekten uzakt. Ayrca bu imparatorluktan herkes daha deiik bir btnl anlayabilirdi.rnein Yvon Belaval'e gre Almanya "Leibniz'in dncelerinde her zaman Alsace', Lorraine'i, spanyolHollandas'n, hatta Besanon'u, Dauphine'yi ve Arles Krall'n ierecekti".Bugnk Almanya'nn temelini ya da ilk biimini oluturan o gnk topraklarda Viyana'dakiHabsburglarn ynettii yz altm devlet vard. mparatoru yedi seici prens seiyordu, bunlardan (Mainz, Kln, Trier) dinsel nitelikliydi. Otuz Yl Savalar'n sona erdiren Westfalen antlamalar (1648)sonrasnda Alman prensliklerinin durumu hi de i ac deildi. Almanya'nn siyasal konumu buantlamalarla byk bir deiiklie urad. Seicilerin says yediden sekize karld, yz elli Almandevletine egemenlik tannd. yiden iyiye klen Kutsal mparatorluk hemen tm gcn yitirmi gibiydi."Sonu? Alman nfusu on alt milyondan alt milyona dt. Baz kentler insanlarnn drtte n yitirdiler(Aachen); Kln'de bin iki yz ev kald; Berlin'de artk alt bin insan vard; Mnchen'de dokuz bin,Augsburg'da on sekiz bin insan vard; yalnzca Frankfurt, Leipzig, Hamburg arlklarn az ok korudular"(Yvon Belaval). Leibniz yle yazar: "lke hemen hemen yar yarya ocuklardan oluuyordu. Savayeniden balasayd doacak kuaklarn tohumu yok edilmi olacandan zavall Almanya'nn byk birparas le dnecekti diye korkuya kaplmak hi de yanl olmazd." Topraklarn te biri artk ekilipbiilmiyordu. Thringen'de kk ve byk ba hayvanlarn altda bei yok oldu. Kyller neredeyse kledurumuna dtler. Almanya savan yaralarn ancak bir yzyl iinde sarabilecektir.Dalm lkenin skntl filozofuAlmanya yakn zamanlara kadar btnleememi bir lke olmann, ulusal birimlerin olutuu bir dnemdeulusal bir birlik oluturamamann skntsn ekecektir. Luther'in nclnde gelien Reform devinimibylesi bir btnln kurulabilmesi yolunda bir adm deil miydi? Leibniz bu konuda yle dnr:"Byk Reform Bat'da ok eyin durumunu byk lde deitirdi ve bir blnme getirdi; bublnmeyle kken olarak Tton dili konuan halklarn byk bir blm, dilinin kkeni Latince olanhalklardan koptu." nanta kilisenin gcn krmaya, ykselen kentsoylu snfn gcn din adamlarsnfna benimsetmeye ynelen Reform devinimi Avrupa'da dinsel btnl paralayp kmt. GerekteReform bir btnleme abas olmaktan ok din adamlar snfnn gcn krma denemesiydi, bu yzdenAlman kentsoylularnn giritii bu devinime kentsoyluluun glenmesiyle gelen yeni yaam koullarnnPage 2Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmltketmekte olduu soylu snf da katlmt: Alman topraklarnn te birini elinde tutan kilise bu saltanatnbyk lde soylularn topraklarna el koyarak kazanmt, imdi de soylular kentsoylularn peinetaklarak topraklarn geri alma giriiminde bulunuyorlard. Soylularn kentsoylularla ibirlii yapmas ya daonlarn arkasna taklmas biraz garip bir tablo ortaya koyuyordu. Elbet koca bir Reform'u bir iki nedenebalayp kamayz, onun geliiminde kilisenin ilevleri dna km olmasyla gelen bir dzenlemengrs ve yeni yaam koullarnn zorunlu kld bir laiklik istemi de belirleyiciydi.Luther'le Calvin'in tam bir yara dnen ekimeleri tarikat saysn artrnca dinsel btnln ulusalbtnl gelitirecei dncesi ortadan silindi. Oysa o dnem tam anlamnda ulusal btnlklerinkurulma ve gelimesi dnemiydi. Kuzey'de Luther'in at yolda protestanlk geliirken katoliklik dezellikle Gney'de varln korudu, ayrca glendi. Ksacas XV. ve XVI. yzyllarda Rnesans'ngetirdii insanc deerler karsnda ok byk bir sarsnt geiren din kurumlar XVII. yzyldatoparlandlar, eskisinden ok daha gl ve ok daha bilinli bir biimde yaama arlklarn koymayayneldiler ve zellikle "misyonerlik" yoluyla dnyaya almaya baladlar. Pek ok aydnn bu zamanlardatanrtanmaz diye izlenmesi ve tutuklanmas bu glenmenin bir gstergesi olduu kadar krallarnsnflararas dengeyi bozmama zeniyle ilgilidir. Rnesans insanclyla gelen zgr dnce ve zgrdnceyle gelen "bu dnya" tutkusu insanlarn dikkatini dinden daha deiik alanlara evirmiti. Yenidnce dinsel dogmalar zerine deil, Stoa usuluu zerine, Epikuros hazcl zerine ve Pyrrhon'dankalma gibi grnen ama onu ok aan bir kukuculuk dncesi zerine temelleniyordu. Kilise bu pagananlaylarna kar kendi gcn ortaya koymalyd.Bu arada Almanya iyilemez paralanml iinde almaz gibi duran binbir sorunla eski yaps iindehemen hemen olduu gibi kald. Btnlemenin iki yz vard, ulusal yz ve dinsel yz. mparatorluksnrlar iinde kalan kiliseleri birletirme abas Leibniz'in btn bir mrn kapsayacaktr. Bu dalmlkiinde Almanya'da felsefenin, sanatn ve bilimlerin durumu da pek i ac deildi. Almanya Fransa'daki vengiltere'deki kltr geliimlerine ayak uydurabilecek gibi grnmyordu. Leibniz sorumlu bir aydn olarakbu durumdan u szlerle yaknr: "Genellikle Almanya'da byk bir yanl yaanyor, bu yanl soylusnfmzn, sekin insanlarmzn, hatta akarclarmzn (1) ngilizlerde olduu gibi bilime ya da Franszlardaolduu gibi manevi tartmalara ya da dnce yaptlarna ynelmiyor oluudur, yalnzca ikiye ve kumarayneliyor oluudur." Leibniz'e gre Almanya'da insanlar kadna ve paraya tutkundurlar. Genlerin eitimitam anlamyla ktdr, genler sefahata ynelme eilimindedirler. Yurt sevgisi diye bir ey bilmezler.lgisizlik veba gibi her yan kasp kavurmaktadr. Gerekte yakndan bakldnda bu yaknmalarn yzdeyz karl olmad grlecektir. Ancak Leibniz dinsel ve ulusal paralanmlk iinde bulunanAlmanya'nn gerek anlamda skntda hatta bir amazda olduunu dnmektedir. Onun balca sorunubudur.Dnceye adanm bir yaamPage 3Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlXVII. yzyl felsefe asndan epeyce zengin bir dnem oldu. M.. IV. yzyldan sonra kendini ahlaksorunlarnda snrlayan ve bylece bak asn son derece daraltan, eitli anlaylarda zaman zaman dabir kar-felsefe zellii gsteren felsefe yirmi bir yzyl sonra yeniden eski derinliine ve eitliliinekavumu oldu, ayrca eski zamanlarda benzeri grlmemi olan bir dizgecilie ve yntemlilie ulat.Felsefenin ilk byk adlar olan Sokrates'de, Platon'da ve Aristoteles'de herhangi bir dzen kaygsdzeyini amayan yntemlilik kavray bu yeni dnemde gerek bir yntem anlayna dnrkendizgesellik genel bir toparlayclk olmaktan ok tede felsefenin zorunlu bir esi durumuna geldi. XVII.yzyl denilince byk filozofu, Descartes', Spinoza'y ve Leibniz'i dnrz ncelikle. Spinoza veLeibniz yzde yz Descartes bir tutum almakszn Descartes'n yolunu izlemiler, onun at yoldan biridaha maddeci, br daha ruhu bir dzlemde yeni felsefeler gelitirmilerdir. Platon'un ve Aristoteles'in,zellikle Aristoteles'in felsefede uzun yzyllar boyu srm olan dorudan doruya etkinlii artk doal yada dolayl bir etkinlie dnmtr.Her filozof da rnesans aydnlarndan kalma bir alkanlkla felsefeye ynelip bir dnemin bykyap ta oldular. CizvitlerinLa Flche okulunda eksiksiz bir skolastik renimi gren, daha sonra younbir felsefe abasna giren Descartes; branice, Latince ve Franszcay ok iyi renmi olan ve gndelikyaamn gelgitleri dnda tm yaamn felsefeye adayan Spinoza yeni felsefenin ncleri olurken ardllarLeibniz (Descartes'tan elli yl, Spinoza' dan on drt yl sonra dnyaya gelmitir) ok erken gelimi birdahi rnei izerek yeni bilimsel ve felsefi kavrayn ncleri arasnda en nemli yerlerden birini almtr.Leibniz'in belirttii gibi Descartes'tan gemeden Yenia' kavramak nasl zorsa bizim gibi dnen pekok kiinin de benimseyecei gibi Leibniz'den gemeden geliim fikrini kavramak olas deildir. Yenifelsefeyi doru olarak kavrayabilmek iin bu filozofun bilgi dnyasna ayrntlaryla girmekte yararvardr.Alman filozofu Leibniz Slav kkenli bir ailenin ocuudur. Onun adn tam olarak syleyebilmek bizimiin gtr. Bu konuda Almanlar bile glk eker. Filozofun adn baz kaynaklarda Leibniz, bazkaynaklarda Leibnitz diye yazarlar. Gerekte onun adn Alman dilinin koullar iinde Lubenicz diyeyazmak ve Leubntz gibi okumak gerekiyordu belki de. (Yvon Belaval'e gre filozofun ad pek okbiimde yazlabilir ve okunabilirdi: Leibniz, Leibnitz, Leibnzius, Leibntz, Leubnutz, Lubeniecz vb).Ancak bu yaz ve bu okuyularn da Almancaya uyarl olduu kesin deildir. Slavcadaki "nicz"inAlmancada "nitch" olmas gerekiyordu. Baz yazarlar onun adn Leibnitz diye yazmay yelerler. KendisiLeibniz' i daha uygun grm, adn hep yle yazmtr. Biz de filozofun adn Leibniz diye yazyor ancakbu ad doru nleyebileceimizi hibir zaman dnmyoruz, herhangi bir filozofun adn kendi dilindedoru okumak gibi bir ykmllmz olmad iin buna gerek de grmyoruz.Dehann ilk atlmlarPage 4Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlGottfried Wilhelm Leibniz 1 Haziran l646'da Leipzig'de dodu. Birka kuak nce Almanya'ya yerlemiSlav kkenli Lutherci bir aileden geliyordu. Babas Friedrich Leibniz niversite hocasyd, ahlak dersleriveriyordu, ayn zamanda hukukuydu. Annesi Catharina Schmuck bir hukuk profesrnn kzyd.Gottfried Wilhelm babasn yitirdiinde alt yandayd. O yl Nikolai-Schule'de ilkrenimine balad.Ancak yaamnn byk bir blmn babasndan kalan geni kitaplkta geiriyordu. Kendi kendineYunanca ve Latince rendi, zellikle Platon'u ve Aristoteles'i okudu, daha geni erevede Eskia'ntm filozoflarn ve skolastikleri inceledi. On be yandan sonra Bacon'a, Campanella'ya, GalileoGalilei'ye, Descartes'a yneldi. l66l'de yani on be yanda Leipzig niversitesi'ne girdiinde felsefesinintemellerini atm bulunuyordu. Daha sonra, 1714'te yazd bir mektupta yle diyecektir: "On beyalarmdayken Leipzig yresindeki Rosenthal korusunda eskilerin ve skolastiklerin tzsel biimlerinibenimsesem mi benimsemesem mi sorusundan kurtulmak iin gezindiimi anmsyorum." Filozof bu genyalarnda daha ok Descartes mekaniine ilgi duydu ve bu onu matematie yneltti.Leibniz, Leipzig niversitesi'nde Jacob Thomasius'un derslerini izledi. Bu nl felsefe adam felsefe tarihialanndaki bilgisiyle Leibniz'in yetimesine byk katkda bulundu. Leibniz o srada Bacon'la veDescartes'la olduu kadar Hobbes'la da ilgilenmeye balamt. Bu aratrmalar sonucunda Descartes'nmekaniki anlayna ball giderek artacaktr. Ancak o hibir zaman kr krne bir Descartesizleyicisi olmayacak, rnein Aristoteles metafiziinden kalan ve Descartes'n hi benimsemedii sonusalneden fikrini yeniden felsefeye getirecektir. Bu da onun dinci bak asnn zorunlu denebilecek birsonucudur, her dinci bak doada bir ereklilik grmek ister. Oysa Descartes Aristoteles'in drtnedeninden (etkin neden, biimsel neden, maddesel neden, sonusal neden) yalnzca etkin nedenibenimsemiti. Leibniz l663'te "bireyleme" konulu teziyle niversiteyi bitirirken de skolastik felsefeyle ilgilibir konuyu ele almaktayd. O, bireyleme ilkesi sorununa adc bir zm getiriyordu. Evet, "bireyleme"skolastik felsefeden kalma bir kavramdr, bni Sina'nn metinlerini Latinceye eviren Eucken tarafndanfelsefeye sokulmutur. Leibniz de bireyleme sorunu erevesinde bir varln yalnzca zgl bir tipe sahipolmadn, ayn zamanda tekil, somut, uzayda ve zamanda belirgin bir varolua sahip olduunu "Deprincipio individui" adl bu almasnda gstermeye almtr. Yvon Belaval bu tezle ilgili olarak unlarsyler: "Leibniz'in bakaloryasn almak iin 1663 maysnda verdii tezi "De principio individui" adclktanyana kar. Yaratlm tzler bireysellik ilkelerini biimde de maddede de bulmazlar, btnsel birliklerindebulurlar (biim ve madde); biimle madde, zle varolu, trle zgl ayrm arasnda ussal bir ayrmaszkonusudur; doa kendi kendini bireyselletirir yani ilk maddenin devinimi zel varlklar oluturmak iinyeterlidir, nk eylerin izleri Tanr'da varolduklar srece lmszdrler." Leibniz o yl Jenaniversitesi'nde metafiziki, hukuku, matematiki Erhard Weigel'in derslerini izledi ve mantkla ilgilialmalar yapt. Felsefe dilini basitletirmek ve felsefi aratrmay matematiksel aratrmaya benzer klmakdncesi onda o zamanlar olumaya balad. "1663'te Jena'dan dnnde hukuk bilimi adna her eyiyzst brakr. Yapt tarih ve felsefe aratrmalarnn salad kolaylkla hukuku ok basit bulur vekuramda oyalanmadan hemen uygulamaya geer. Savc yardmcs olan bir dostu onu mahkemeyegtrr, ona okumas iin kararlar bulup verir, yasa rnekleri gsterir. (..) rencimiz hukuk bilimininderinliklerine erkenden girer. Yarglk mesleini pek sever, ancak avukatlarn ayrntclndan nefreteder" (Y. Belaval).6 ubat l664'te Leibniz annesini yitirmi, bu yzden Brunswick'de hukuku olan days Johann Strauch'unPage 5Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlyanna yerlemi ve hukuk konularnda aratrmalara balamt. Ayn zamanda Altdorf'da (Nrnbergyaknlar) "De casibus perplexis in jure" (Hukukta g durumlar) adl doktora tezini yazd. Bu aradaNrnberg'de Rosenkreuz tarikatna girdi, tarikata girmekle kalmad, rgtn sekreteri oldu. O srasimyaclarn almalaryla ve yaptlaryla ilgilenmeye balad. Tarikattaki eilimlerin tersine boinancadayal fikirlerle ilgilenmek yerine kimya almalarna yneldi. l667'de Leibniz, Mainz Seicisi'nin eskidanman olan Boineburg baronuyla dostluk kurdu, bir "Nova methodus discendae docendaequejurispuridentiae" (Hukuku renmek ve retmek iin yeni yntem) yazd ve baronun nerisiyle onuSeici'ye kendi eliyle sundu. Bylece hukuku Lasser'le birlikte alma olana salad. Bu kitap hukukretiminde yeni bir yntem nerirken hukuka kesinlii ve apakl getirmeyi amalyordu. Leibniz'in ognleriyle ilgili olarak E. Boutroux yle der: "Onun Nrnberg'de kalmaktan salad en byk yarar1667 ilkyaznda Almanya'nn en sekin devlet adamlarndan biri olan Boineburg baronuyla yani Mainzseicisi Johann Philippe'in eski birinci zel danmanyla tanmak ve bylece byk bir g kazanmakoldu. Siyaset adamyla bilgin arasnda birdenbire ok deerli bir yaknlk kuruldu: o zamana kadarokullarn dar erevesini aamam olan Leibniz dostunun yardmyla toplum ve siyaset yaamnn genialanna girdi."Paris yolculuu ve son almalarl667-l668'de "Confessio naturae contra atheistas" (Tanrtanmazlara kar doann tankl) adl yaptnyazd. 1668'de yaymlanan bu tantanal balkl kitabnda Leibniz tpk Bacon gibi az felsefenin insandinden edeceini ve yeterli felsefenin ya da ok felsefenin dine balayacan savundu. Boineburg'unaraclyla yaymlanan bu yaptnda filozof ayrca Hristiyan kiliselerinin birletirilmesi iin grler nesryordu. Leibniz l669 yln eitli siyasal ilikiler iinde geirdi. O yl ilgin bir kitap yaymlad: "Defensiotrintitatis per nova repeta logica" (Yeni mantksal bulularn nda teslisin savunulmas). Leibniz l670'deMainz Seicisi'nin sarayna danman olarak atand. Bu srada Boineburg baronunun istei zerine birXVI. yzyl insancsnn, Marius Nigolius'un bir yaptn yeniden baskya hazrlad. "Antibarbarus" adl buyapt skolastik dnceye ynelik bir eletiriydi. Yazar bu kitabnda yeni dnceyi savunuyor, skolastikdnceyi yerden yere vuruyordu. Leibniz bu kitaba yazd nszde yazarn arlklarn belirtmekten gerikalmad. 1672'de iki fizik kitab yaymlad: "Theoria motus abstracti" (Soyut devinim kuram) ve "Theoriamotus concreti" (Somut devinim kuram). Bunlardan soyutla ilgili olan Londra krallk topluluuna, somutlailgili olan Fransz bilimler akademisine sunuldu. Leibniz her iki kitabnda sonsuzkk hesabn fizieuygulamaya almtr. Bu kitaplarn asl nemi Descartes retiye ynelttikleri eletiriden gelir.Descartes'n uzam kavray Leibniz'in dnce dnyasna ters der. Descartes'n retisinde uzammaddenin zdr. Descartes uzam "isel yer" diye adlandryor, uzamda ierilmi cismin uzamdan ayrlyalnzca dncemizden gelir diye dnyordu. Ona gre uzam oluturan ey cismi de oluturan eydi.Bu gr elbette Hristiyan dogmalarna aykrdr. Leibniz sorunu yle koyuyordu: uzam cisimlerin zolamaz, cisimde daha st dzeyde bir eylerin bulunmas gerekir. Uzamdan bamsz olan bu ey detzdr. Leibniz bylece yeni bilimsel dnceden uzaklamakszn eski felsefenin tz kavraynabalanyor, ruhsal olanla cisimsel olann varln ayr ayr belirleyerek bu iki ey arasna bir gei yeriPage 6Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlkoyuyordu. Bylece hristiyan inancnn dogmalar da zedelenmemi oluyordu. Leibniz'e gre zaman naslart arda geliin dzenini veriyorsa uzam da yan yana geliin dzenini veriyordu.Leibniz l672'de diplomatik bir amala Paris'e gitti. Amac Fransa kral Louis XIV' Msr' ele geirmesiiin ynlendirmekti. Bu giriim Osmanl mparatorluu'nun ortadan kaldrlmas yolunda nemli bir admolacakt. Tasarnn temelinde Almanya iin tehlike sayd Louis XIV'n gcn krma dncesiyatyordu. Filozof Paris'te Hal Seferleri dneminin oktan kapand gibi bir yant almakla d krklnaurad. Y. Belaval bu konuda unlar yazar: "1672! Leibniz bu yl ka kez ac ekerek anacaktr. Paris'eyeni varmtr, 6 Mays gndr, Louis XIV Hollanda'ya sava aar. Bundan byle Msr'a seferdzenleme tasarsn kim umursayacak! 21 Haziran'da Pomponne Hal Seferleri'nin Saint Louis'den buyana anlamn yitirdii yantn verir." (Franszlarn Msr karsndaki duygular olduka eliiktir. Onlarhem Msr' ele geirmek isterler, hem de Osmanllarla aray bozmak istemezler. Sonunda Talleyrand'nngrsyle ve Bonaparte'n giriimiyle 5 Mart 1789'da Msr seferine giriirler. 23 Temmuz'da Kahireder. Ancak bir sre sonra Franszlar eitli nedenlerle Msr'dan ekilirler.)Leibniz 'in Paris'e gitmekten amac siyasal olduu kadar da bilimseldi: Paris bilimin, felsefenin ve sanatnmerkeziydi, Franszca bir dnya diliydi, evrensel geerlilikte bir dildi. Fransz edebiyat dnyann ilgisinizerine ekmeye balamt. Leibniz Paris'te gelimekte olan kltr deerlerini yakndan tand. Filozof buarada 1673'te Londra'ya gidip dnd. Yln ilk ayn orada geirdi, Wren, Oldenburg gibimatematikilerle grt, fiziki Boyle'la dostluk kurdu. Paris'e dndnde Pascal'n matematikalmalarn inceledi, matematiki ve gkbilimci Huygens'le bir sre alt. Malebranche'la tanmaolana buldu. K. Fischer bu durumun Leibniz'e ok ey kattn bildirerek yle der: "Paris'te kal onuniin son derece yararl oldu. O yzylda o bir Fransz yazar olmasayd Avrupal bir yazar olamazd.Leibniz bunu Paris'te gerekletirdi. (..) Birinci snf matematiki katna Paris'te ykselmitir Leibniz,yoksa o zamann dncesi iinde Almanya'da kalsayd bu yere ne yapsa kamazd." Leibniz'in balcayaptlarn Fransz diliyle yazm olmas bu erevede elbette olduka anlamldr.Leibniz 1676'da Pascal'n yapm olduu hesap makinesini gelitirdi. Yalnzca toplama karma yapanmakinebundan byle arpma ve blme de yapacakt, hatta kk alma ilemlerinde kullanlabilecekti. 1676Ekiminde filozof lkesine dnd. Geerken Londra'ya ve Amsterdam'a urad. Londra'da daha ncekiyolculuunda tanm olduu nl geometri bilgini Collins'le ve nl fiziki, matematiki, gkbilimciNewton'la grt. Newton'la aralarnda bu grmeden sonra fke ve kuku dolu bir krgnlk geliti. Bu1676 yl Leibniz iin olduka verimli ya da nemli bir yldr. Leibniz 1676'da insanlk tarihinin en nemlibulularndan birini gerekletirdi, diferansiyel hesabn buldu. Bu buluuyla matematii yeni bir bilimdurumuna getirdi, "srekli"yi ve "sonsuzkk" ortaya koydu. Diferansiyel hesabnn bulunuu Leibniz'leNewton'n arasn at. Ortaya konan bulular arasndaki yaknlk Londra grmesinin bir sonucu muydu?Bu hesab nce Leibniz mi, Newton mu bulmutu? Newton'n flksiyonlar yntemi dedii ey Leibniz'inyeni buluuyla neredeyse zdeti. Emile Boutroux bu konuda yle der: "Newton flksiyonlarndeiimlerini cisimlerin devinimleriyle karlatrarak hz fikrini yeni hesabnn temeline koyuyordu. Leibnizbuna karlk bu yeni aratrmaya sonsuzkk nicelikler kavramn getirerek fizik dnyadan alnm birimgeden deil de metafizik bir noktadan yola kyordu." Leibniz lkesine dnerken Amsterdam'daSpinoza'yla da bir grme yapmt. l672 ylnn sonlarnda Boineburg baronu, bir yl sonra Mainz seicisibu dnyadan ayrlmlard. l676'da Leibniz Braunschweig-Lneburg dknn nerisiyle Hannover'dekitaplk memuru oldu. 1677-1679 arasnda din ilerine arlk veren filozof kiliseleri birletirme giriimlerinisrdrd, bunun iin katolik inancnn savunucusu olan Fransz dnr Bossuet'yle mektuplat, buPage 7Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlarada piskopos Spizola'yla yazt. Bossuet'nin uzlamaz kiilii Leibniz'in gcn kryordu.O sralar Leibniz Harz maden iletmelerinin yeniletirilmesi iin almalar yapt, bu arada baz kayalarnd asll, bazlarnn da i asll olduunu gsterdi. 1678'de Hannover'da yksek mahkeme yesi seildi.l682'de Leipzig'de "Acta eruditorum" adl bilimsel bir derginin kurulmasna katkda bulundu. l685'teBraunschweig hanedannn resmi tarihisi oldu. l686'da felsefesinin btnn zetledii, ince olmasnakarn temel kitaplarndan biri saylan "Discours de metaphysique"i (Metafizik zerine konuma) yazd.Franszca yazlm olan ve ilk basm 1846'da yaplabilen bu yapt kesin biimiyle 1907'de HenriLestienne yaymlad. Bu yaptnda Leibniz Tanr'y geni ereveli bir biimde tantlamaya giriti ve ileride"monad" diye belirleyecei "bireysel tz" aklad. Bu yapt Leibniz'i kavramakta ok nemli birkaynaktr. 1686'da filozof kiliselerin birletirilmesi konusunda yeni zmler getiren "Systematheologicum"u da kard. O yln bir rn daha oldu: "Brevis demonstratio erroris memorabilis Cartesii"(Descartes'n nemli bir yanlgsyla ilgili ksa belirleme). Bu kitabnda Leibniz Descartes'n cisimlerinarpmasyla ilgili kuramn eletirmitir. l687-l690 arasnda filozof Avusturya, Almanya ve talya'yayolculuklar yapt. Braunschweig hanedannn tarihini yazabilmek iin belgeler topluyordu. Bu yolculuklarsrasnda pek ok bilim, din ve siyaset adamyla yaknlk kurdu.l690'da Locke'un nl kitab "Essay concerning human understanding" (nsan anl zerine deneme)yaymland (kitabn geniletilmi basmlar l694, l697, l699, l705'te yaplmtr). Bu kitapta Leibnizfelsefesine taban tabana kart grler ne srlmektedir. Spinoza'nn yat olan ingiliz filozofu LockeAristotelesi bir izgide felsefesini gelitirmitir, oysa Leibniz tam anlamnda Platoncu bir felsefe anlaygelitirmektedir. 1690 ayn zamanda filozofun "ncesel uyum" kuramn ortaya att yldr. Bir yl sonraLeibniz "Si l'essence du corps consiste dans l'tendue" (Cisimlerin tz uzamda mdr) adl bir kitapkkard. 1692'de Hannover devletinin seicilik almasna katkda bulunan Leibniz 1693'te "Codex jurisgentium diplomaticus"u (nsan haklarnn siyaset yasas) yaymlad. 1694'te "Sur la reforma de laphilosophie premire et sur la notion de substance" (lk felsefenin yeniden dzenlenmesi ve tz kavramzerine) adl kitabn kard. Bir yl sonra kan "Systme nouveau de la nature et de la communicationdes substances"da (Doa zerine ve tzlerin ilikisi zerine yeni dizge) ncesel uyumu aklyordu.Johann Friedrich'in yerine gemi olan kardei Ernst-August 1696'da Leibniz'i danman yapt. Filozof1697'de "Sur l'origine radicale des choses"u (eylerin kkel kayna zerine) yaymlad. Bu kitapta filozofdnyamz "olas dnyalarn en gzeli" diye belirleyen kuramn aklyordu. 1698'de Ernst-August ld. Oyl Leibniz "De ipsa natura sive de vi insita actionibusque creaturarum"u (Doann kendisi zerine ya daikin g zerine ve yaratklarn eylemleri zerine) adl kitapn kard. Bu almasnda filozof doa vesonluluk zerine ortaya konulmu olan fikirlerin modern mekaniklik fikriyle pek gzel badatnsavunuyordu. Felsefe almalarnn yannda Leibniz lkesinin kltr sorunlarn zebilmek iin tasarlargelitiriyordu, bunun iin dnsel ve siyasal dzeyde eitli ilikiler kurmaktayd. Paris'teki veLondra'daki bilimler akademisine benzer bir kuruluu gerekletirebilmek iin ok emek harcad. Buyolda Brandenburg seicisine (gelecein Prusya kral Friedrich I) bir kurulu tasla sundu. Berlin BilimlerDernei Leibniz'in tasarsna gre 11 Temmuz 1700'de kuruldu. Balang almalar Avrupa'y kaspkavurmakta olan savalar yznden pek etin geti. Kurum Friedrich II'nin katksyla 1744'te BilimlerAkademisi adn ald. Bu arada Leibniz Braunschweig hanedannn tarihiyle ilgili belgeleri 1701'den sonrayaymlad. Bu alma eski Almanya zerine ayrntl bir tarih incelemesidir.Page 8Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlLeibniz l703'te temel kitaplarndan biri olan ve Locke'u eletirmek zere yazd "Nouveaux essais surl'entendement humain" (nsan anl zerine yeni deneme) adl yaptn kotarr, ancak Locke 28 Ekiml704'de lnce Leibniz bu ok nemli yaptn yaymlamaktan ahlaksal kayglarla vazgeer. Oysa bualma Leibniz felsefesini aklayan temel ve geni bir almadr. Bu almada Locke'un "tabula rasa"kuram eletirilir ve doutan fikirlerin varl savunulur. l7l0'da temel kitaplarndan biri olan "Essais dethodice" (Tanrbilgisi zerine deneme) yaymlanr. Bu kitap Fransz filozofu Pierre Bayle'e yant niteliitamaktadr. Leibniz bu kitabnda dnyamzn olas dnyalarn en gzeli olduunu savunan o iyimsergr zerinde durur. Protestanln dorularndan ok hogr anlayn benimseyen Bayle zellikletartma bilmez kiiler olarak belirledii dinbilimcileri kyasya eletirir. O gerekte Leibniz'in tz anlaynada kardr, hem ok basit olan hem de hibir d neden olmakszn deiik alglara ulaabilen monadlarona kavranlamaz grnmektedir. Pierre Bayle kolay kolay dize gelmeyen kavgac kiiliiyle "inancnevrensel olmas doru olmasn gerektirmez" diye dnr. Bayle'e gre filozoflar bakalarnn nerdiieyleri benimsemekle deil, nesneleri inceden inceye aratrmakla ykmldrler. Bu grleri onuLeibniz'le ve din adamlaryla kar karya getirmitir. Bayle yalnz cizvitlerin deil, protestan papazlarnnda fkesini ekiyordu. Bayle'e kar tanrsal adaleti savunan "Thodice" mezheplerin birletirilmesiyolunda bir abay ortaya koyar.Leibniz bir yandan mezhepleri birletirmeye alrken bir yandan da tm hristiyan lkelerinin kardeeyaamasn salamak iin yollar aryor, bu arada Osmanl mparatorluu'nu ortadan kaldrma yolunda birMsr seferini gerekletirebilmek iin eitli ilikilere giriyordu. Amac elbette Franszlarn dikkatiniAlmanya'dan baka bir yne yneltmekti. Louis XIV'n kapsn alm, ancak hibir olumlu sonualamamt. Bir kap daha ald. Osmanllarn Demirba arl diye adlandrdklar Karl XII'yle iliki kurdu.Kral Pultava savanda yenilince filozofun umutlar suya dt. Umut Rusya ar Byk Petro'dayd.Leibniz'in byk Petro'ya yaklamas ok kolay olmad. ar uzlamaz bir kiiydi, lkesini ileri bir lkedurumuna getirmekten baka bir sorunla ilgilenmiyordu. Leibniz ar'n dostu ve Viyana'daki elisi BaronUrbich'in araclyla ar'a bir kltr kalknmas tasars sundu. Tasarda Petersburg'da bir bilimlerakademisi kurulmas dncesi de yer alyordu. Akademi Rusya'daki kltr kalknmasnn merkeziolacakt. Leibniz ayrca btn Rusya'da kitaplklar, laboratuvarlar, aratrma merkezleri kurulmasnneriyordu. Filozof 1711 Ekiminde arla grme olana buldu. Ardndan hemen Avusturya'ya arld:imparator Karl VI kendisine bir eyler soracakt. Ancak imparatora yaknlaabileceini sanrken dkrklna urad.Leibniz l7l4'e doru nl yapt "Monadologie"yi yaymlad. O bu yaptn nl Fransz komutan Eugnede Savoie iin kaleme almt. Bu kitap batan sona monadlar retisini aklyordu. Leibniz ayn yl"Principes de yla nature et de la grce fondes en raison"u (Doann ve tanrvergisinin usla temellenmiilkeleri) yaymlad. Sonra yeniden Hannover'a yerleti. Byk Britanya ve rlanda kral olan HannoverSeicisi George I'e yaknlat. Filozofun George I gibi ne yaptn bilmeyen, tutarszlklaryla nl birindenyardm ummas anlalr gibi deildi. 1701 tarihli Act of Settlement ile ngiltere tahtnn veraset hakkHannoverllara braklmt. George I annesinin ve daha sonra Kralie Anne'in lm zerine tahtaoturmutu. Dnyasn kadnlarla ve kar hesaplaryla dolduran, ngilizce renmek zahmetine bilekatlanmam olan George I Leibniz'i hi mi hi ciddiye almad, onunla ngiltere'ye yolculuk yapmak bileistemedi. Filozof son yllarn orada yalnzlk iinde geirdi. Onun inanl ama zgr bak biiminealamayan din adamlar onu inanszlkla suladlar. Bu anlamsz basklar altnda yalnzl seen Leibnizl7l6'da Hannover'da dnyaya gzlerini kapad. Locke'u eletirmek iin yazm olduu temel kitab ancakl765'te yaymlanabilmitir.Page 9Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlSemecilik ve btnc bakAlman felsefesinin temel bir zellii durumuna gelmi olan etrefillik Leibniz'le balar dersek filozofa az daolsa hakszlk etmi olur muyuz? Leibniz felsefesinin Kant, Hegel, Fichte felsefelerinden daha az bulankolduunu sylemek belki de doru olacaktr. Leibniz'i okumakta Emile Boutroux gibi felsefe adamlarnnbyk kolaylk saladn gryoruz. Felsefe tarihisi F. Challaye bu konuda Boutroux'nun katksn"Petite histoire des grandes philosophies" (Byk felsefelerin kk tarihi) adl kitabnda yle belirler:"Monadoloji gibi ok g bir kitap da Emile Boutroux'nun esiz "Giri"inin ve notlarnn saladaydnlatmalar kullanmak kouluyla okunabilir. Derin bir aratrmada bu "Giri", k noktas olarakalnabilecei gibi Maurice Halbwachs'n "Leibniz"i de kaynaklaryla birlikte kullanlabilir." Biz bu okkk tantma almasnda Boutroux'dan, Halbwachs'dan yararlandmz gibi Leibniz aratrmasnayllarn vermi olan Yvon Belaval'in kitaplarndan da yararlanmaya altk. Ama elbette en nemlikaynamz Leibniz'in kendi yaptlaryd.Leibniz Almanlarn ilk byk filozofudur. O, Descartes'n ve brlerinin izinde yeni bir felsefe kurarkennderini ya da nderlerini eletirmekten geri kalmamtr. Descartes'tan gemeden yeni felsefenin iyianlalamayacan bildiren filozof, Aristotelesi izgideki filozoflarn, bu arada Locke'un felsefesine tabantabana kart bir felsefe gelitirmitir. "Yeni deneme"nin nsznde unlar syler: "Ksacas, Deneme'ninyazar benim de alkladm nice gzel ey sylyor olursa olsun, dizgelerimiz birbirinden ayrdr. Onunkidaha ok Aristoteles'in dizgesine baldr, benimki Platon'unkine, ikimiz de birok bakmdan bu ikifilozofun retisinden uzakta olsak bile." Descartes Leibniz, nderi gibi kktenci olmay yelememi,daha ok semeci bir felsefe oluturmak yoluna gitmitir. O, skolastikler karsnda Descartes kadarkktenci ya da acmasz deildir. Descartes'a gre Aristoteles'in ardl olan bu dinci filozoflar salkl hibirgr ortaya koyamamlardr. Leibniz yle der: "Sanrm eskilerin de, derin dnce alkanlna ermi,birka yzyl nce dinbilim ve felsefe retmi, ilerinden bazlar azizlik katna ykselmi usta kiilerin deszn ettiimiz eyler zerine bilgisi olmutur; onlar bugn gzden dm bulunan tzsel biimlerinvarln benimsemeye ve korumaya ynelten bu bilgidir. Ama onlar bizim yeni filozoflar topluluununsand gibi ne ylesine dorularn uzandadrlar, ne de ylesine gln durumdadrlar. " Leibniz bylecekendinden nceki dnce etkinliklerini tam anlamnda btnselci ama ayn zamanda ayklamac birbakla deerlendirmeye ynelir. En deerli elerden yepyeni bir btn oluturmak ister gibidir.F.-J. Thonnard "Prcis d'histoire de la philosophie" adl kitabnda yle der: "Yazar kadar karmak olanLeibniz'in yapt modern kavray hem durdurur, hem ileriye gtrr gibidir: nce geleneksel reti adnaDescartes'n bireyciliine ve ykc eletirisine kar gl bir tepki olarak grnr. Leibniz eskilere sayggsterir, onlardan yararlanr: amac tm dizgelerin doru eleriyle kurulmu olan ve "PhilosophiaPage 10Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlperennis" olarak adlandrd eyi ortaya koymaktr. Genel kavray Descartesla kar gibidir,yazlarnda Tommasocu fikirler oka grlebilir. Bununla birlikte, gerekte bu felsefenin ruhunu oluturanilke hi de Tommasocu deildir, Descartesdr. Bu, deneyin dnda dnyay yeniden kurma abasdr, buyolda basit gelerin belirlenmesine ve matematiin kesin yntemine uygun olarak onlarnbtnletirilmesine dayanr."Leibniz felsefesi bir btnsellik felsefesidir. Leibniz belli konulara arlk vermek yerine btn kapsayanbir aklama getirmeye alr. O, tm modern filozoflarn tersine, kendinden nceki felsefeleri kl krkyararcasna aratrmtr. Ona gre en olumsuz grnen dncede bile yararl bir yan bulabiliriz. Ancak,filozof, o dnemde ok tutulan gkbilgisi (astroloji) gibi temelsiz bilgi alanlarndan uzak kalmaya zengstermitir. yle dnr: Doulular tanrsallk konusunda ok gzel ve ok byk grler nesrmlerdir. Yunanllar usavurma yntemini ve bilimi ortaya koydular. Kilise babalar Yunanfelsefesindeki uyarsz eleri temizlediler. Skolastikler pagan felsefelerindeki az ok uyarl bilgileriHristiyan dncesine uydurmak iin aba gsterdiler. Ortaa'n barbar sprntleri arasnda altnlargizlenmitir. Ve sonunda diyebiliriz ki Descartes doru dnceye gei yeridir. Bu yzden Leibniz gzneskiden ayramaz, durmadan eski felsefeleri aratrr, Platon'da, Aristoteles'te, Aziz Tommaso'da, hattaeski atomcularda, ama zellikle Descartes'ta kendisi iin ok deerli hazineler bulmaktadr.Leibniz semecidir, evet, hem de her kaynaa ynelmeye hazr bir semecidir. Bacon ve Descartes'nyerden yere vurduu skolastiklere arka ksa da onlar gibi yapmaz, yani bir iki kaynakla yetinmez,rnein biraz Plaaton, biraz da Aristoteles yeterlidir deyip kmaz. Amac retiler arasnda bir uzlamaortaya koyabilmektir. Bunun dnda o bir deneycidir: zihnimiz kendinde bir takm dorularn tohumlarnya da taslaklarn tayor olsa da, bu tohumlar yeertebilmek iin ya da taslaklarn iini doldurabilmek iindeney bir zorunluluk olacaktr. Tam anlamyla bir doutanc olan Platon bile d dnya nesnelerininuyarc ya da kkrtc etkisini grmezden gelmiyordu. Leibniz bu deneyci bakn mantn ve matematiindayanaklaryla besler. Deney tek bana yeterli deildir, deney denen k noktasndan daha salamyerlere varmak gerekir. Leibniz felsefesini kurarken kendinden ncekileri titizlikle incelemitir. EmileBoutroux bu konuda yle der: "Kendinden nceki tm modern filozoflardan ayr olarak Leibnizncekilerin retilerini tanmaya ynelir. Eskilere byk sayg gsterir. Aziz Tommaso'ya deer verdiigibi Bacon ve Descartes'a da deer verir. O, felsefesini temellendirirken, ayn zamanda din ve ahlakbirliini salamak, dini ve ahlak usun aydnlatc gcyle temellendirmek istemitir. Burada onun salt dinciya da usu bir tutum iinde olduunu dnmek yanla dmek olur. l7l2'de ar Byk Petro'ya yazdmektupta yle diyordu: "Ben lkeleri iin ya da herhangi bir ulus iin kendinden geen insanlardandeilim; tmyle insan trnn iyilii iin alyorum. Gkleri yurdum olarak dnyorum, mayas salaminsanlar yurttalarm olarak gryorum." O bir filozof olarak her zaman en kapsayc olan ngrecektir,evrensele ulamak isteyecektir, btn insan iin olan bulup gstermeye alacaktr. Evrensele ulamakonusunda Leibniz tam anlamyla Descartes bir zen iindedir.Evrensel bilim arayPage 11Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlFelsefe iin "caractristique gnrale" adn verdii bir "genel iaretler dili" tasarlad. Descartes'n her eyikapsamaya alan evrenselci bak asna uygun bir biimde Leibniz matematii andran amamatematikle dorudan yaknl olmayan, ancak tm temel sorunlar matematikte olduu gibi apak birbiimde zmemize olanak veren evrensel bir bilim kurabilmek iin uzun yllar aba gsterdi. Descartes'nngrd apaklk byle bir bilimle salanabilirdi. Bu biraz da her kapy kolayca aabilecek bir aktasarlamaktr. Bylece bir iaretler dilini tam bir gvenlik iinde kullanabileceimiz bir alan kurulmuolacaktr. Bu konuda E. Boutroux unlar yazyor: "Matematiksel dizilerdeki uyuumla bylenmi olarak,felsefe iin benzer uyuum yasalar bulmaya giriti, ortak fikirler temelinde ayrtrma yoluyla basit fikirlerizmlemeyi ve onlar zel iaretlerle belirlemeyi dnd. Bylece dncenin alfabesi ve yazs bir kezbulundu mu felsefenin tm sorunlar mantksal hesaplamaya indirgenecekti, tpk matematikseluyuumlarda olduu gibi. Bu felsefi uyuumlara rnek olarak Leibniz kategorik tasmn tm olasbiimlerini gsteriyordu." Bu fikirler ilk olarak Leibniz'in 1666'da yazd "Arte combinatoria"da yeralmtr.Leibniz'e gre gndelik dille bilim ya da felsefe konularna ynelmekte saysz saknca vardr. Bu konudaMaurice Halbwachs bize unlar sylyor: "nsanlar birbirleriyle srekli takyorlarsa bu onlardanbazlarnn ya da hem birilerinin, hem brlerinin kt dnyor olmasndandr. Pek ok kii birusavurmann sonucunu almakta pek hzl gider, ilkeleri ve ara terimleri aydnlatmay dnmez; dilin enbyk yararlarndan biri olan ksaltmak ve younlatrmak edimi burada kocaman bir uyarszlk olur:insanlar konutuklar gibi dnrler ve kt konuulduu da hep gzden kaar. i bilimsel anlamdakantlar ortaya koymak olan mantklar bile birbirlerini anlayamazlar. (..) Bilginler genellikle szckleritanmlamakta zenli deillerdir, onlar tanmladklar zaman da bunu kendilerine ok aydnlk grnenszckler araclyla yaparlar ki bunlar da hemen hibir zaman karanl ortadan kaldrmaz. Gndelikkullanma gre bir terim kullanld zaman bu kullanmn uyarl olduu sanlr. Ama gndelik dil hibirzaman kendini dorulayamaz."Pekiyi, bu yeni simgesel dil nasl bir dil olacakt? Bu yeni dil elbette her insann dncesini birine ya dabirilerine, buradaki ya da bir baka lkedeki birine ya da birilerine kolayca ulatraca bir dilolmayacakt. "Evrensel dil fikirlerimizin alfabesi gibi olacakt: yaratlmas g olan bu dil kolaycarenilecekti..." (Halbwachs). Bu dil eyleri bize bir baka dilden daha etkili bir biimde sunacakt. Bizimgndelik dilimiz eylerle tam akmazken, szcklerimiz belirledikleri nesnelere tpatp uymazken bu yenidil bu akmay, bu uyumu salayacakt. Bylece bir halk dili, bir de bilgin dili szkonusu olacakt. Bilgindili gstermeler ve bulular iin amaz bir ara anlamna gelecekti. "yi dnmek doru konumak kadarkolay olacakt; yntem bir oyun, dzen bir alkanlk olacakt" (Halbwachs). Herhangi bilimsel bir sorunortaya atld zaman tartmaya girmek gerekmeyecek, hemen kd kalemi alp hesaplama iinegiriilecekti. Bu, matematik hesaplama da salama yapmak kadar basit bir ilem olacakt. Bu dille ilgiliolarak daha ne sylenebilir? "Leibniz onun zerinde hibir sonu elde edemeden bir mr boyu altnagre bu evrensel dilin ne olabileceini sylemek elbette gtr" (Halbwachs).Leibniz evrensel bir dil aramaya ya da yaratmaya ynelirken elbette Descartes bir tutumuPage 12Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlgerekletiriyordu, onun bu yneliinde belirleyici olan zellikle evrensele ball ve apak olana olantutkusuydu. Leibniz de Descartes gibi bilimsel dncede evrensel apakl ngryordu. Bilimselliin birboyutu evrensellikse br boyutu apaklkt, hatta bu iki yan birbirinin iinde gibiydi. Ancak bylesi biramaca, bizi evrensel apakla bir rpda ulatracak bir araca sahip olma amacna ulamak kolay myd?Evrensel bir dile ulamak biraz da tm bilimsel ve felsefi sorunlarn, tm metafizik sorunlarn kolaycazlebilmesi olanan salamak deil miydi? Leibniz bu evrensel dil dzenini gerekletirebilmi olsaydbilimsel bulular raslantya kalmaktan kurtulacakt, hatta belki de bilimsel aba zel olarak ngrygerektirmeyecekti: raslantsaln yerini tmyle ussal dayanaklar olan bir teknik uygulama alm olacakt.Her ne olursa olsun, Leibniz'in bu tasars bir dilek olmaktan teye geemedi.Yeter neden ilkesiVarl doru olarak kavramak iin grntlerden ok ze ynelmek gerekecektir. Bu yolda yaplacakbir aratrma bize zorunluluklarla olaslklar arasnda bir ayrm yapma gereini duyuracaktr. Leibniz"eliki ilkesi"nin ya da "elimezlik ilkesi"nin yanna "yeter neden ilkesi"ni koyar. Yeter neden ilkesiherhangi bir eyin nedensiz gerekleemeyeceini gsterir. Leibniz koyduu bu ilkeyi ayn zamanda"belirleyici neden ilkesi" diye adlandrr. Leibniz'e gre ruhumuz yalnzca fikirleri deil, ilkeleri debarndrr. Bu ilkeler yalnzca zdelik ilkesi, elimezlik ilkesi, yeter neden ilkesi deildir, daha bakailkeler de vardr. Bunlar anln doruca kendisinden elde ettii dorulardr, lmsz dorulardr. Bunlarnkartlar bizi zorda brakr, elikiye drr. elimezlik ilkesine bal olan bu dorular zorunludur yanionlarn baka trls olas deildir. Usun dorular zorunluyken olgunun dorular olumsaldr, bunlar bakatrl de olabilirdi diye dndmz dorulardr. Olgunun dorular yeter neden ilkesine baldr. Birbaka deyile zorunlu nermeler yalnzca tanrsal usa baldrlar, olumsal nermeler tanrsal istemebaldrlar. Olumsal nermeler Tanr'nn tm br dnyalar arasndan zgrce yaratmay setii gerekdnyann olgularn aklar. te yandan, Descartes ve Spinoza gibi doutan fikirlerin varlna inananLeibniz, deneyi Spinoza gibi tmyle yararsz grmez, tersine ussal bilgiyle deneysel bilgiyi yan yana koyarve bylece deneye belli bir arlk verirken Descartes'a yaklar.Leibniz bize o zamana kadar varl gsterilmemi bir ilkenin varln bildirdi. Leibniz mantnn nemlibir esini oluturan bu ilke, yeter neden ilkesi, genel olarak mantn temel ya da ilksel esi olarakbilinen zdelik ilkesinin ei gibiydi. Yeter neden ilkesi varolan her eyin bir varolu nedeni olduunugsterir. Leibniz yle der: "Hibir doru ya da varlk, hibir gerek nerme onun neden byle olduunuve baka trl olmadn belirleyen yeterli bir neden olmakszn varolamaz, bu nedenler genellikle bizcebilinmese de." Leibniz'e gre ruhumuz yalnzca kavramlar ya da fikirleri deil bir takm ilkeleri de ierir.zdelik ilkesi bunlarn banda gelir. Bu ilkeler arasnda bir de elimezlik ilkesi vardr. ("elikili ikiilkeden biri doru br yanltr.") Leibniz bu tr dorular, ruhun iermi olduu dorular lmszdorular olarak belirler. Bu dorular zorunlu olan dorulardr. Ustan gelen bu dorulardan baka bir dePage 13Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmldeneyden gelen dorular vardr. Usun dorular zorunluyken deneyden gelen dorular ya da olgularla ilgilidorular olumsaldr. Deneyden edindiimiz dorular "baka trl de olabilirlerdi" dediimiz dorulardr.Bu dorular neden byledirler? rnein stanbul neden 1453 ylnda Trklerin eline gemitir? Bu soruyuyantlamamz olas deildir. Olgunun dorular ite o adn andmz yeter neden ilkesine dayanrlar. "LaMonadologie"de Leibniz yle der: "Dorular iki eittir, usavurmayla ilgili dorular ve olguyla ilgilidorular. Usavurmayla ilgili dorular zorunludur ve kartlar olas deildir, olguyla ilgili dorular olumsaldrve kartlar olasdr." Biz zorunlu nermelerin apak kavramna ayrtrma yoluyla ularken olumsaleylerin apak kavramna hibir zaman ulaamayz. Olumsal eylerin kavramna ancak Tanr ular, nkonlar o yaratmtr. Bizim iin ancak bir yaklam szkonusu olabilir.yleyse yeter neden ilkesi tanrsal istemin kouludur. Tanrsal ussallk zorunluluu belirlerken tanrsalistem olumsall belirler. Temelde iki ilke vardr. "Her varlk kendisinden baka bir ey deildir"dediimde zdelii, "Hibir ey yeter neden olmadan varolamaz" dediimde yeter neden ilkesinibelirlemi olurum. "Olumsalla zorunlu arasndaki ayrm gerekle olas, varolula z arasndaki ayrmlazdetir. Bu ayrmn kkeni tanrsal iki niteliktedir, zlerle ilgili olan anlkta ve varolularla ilgili olanistemdedir" (E.Brhier). Bylece usun dorularyla olgunun dorular tanrsal dzeyde de insani dzeydede birbirlerinden ayrlrlar. "Usun zdelere indirgenebilen dorularnn kart eliki ieren dorularntersine olumsal dorular ya da olgunun dorularnn kart eliki iermeyen dorulardr: lmszdorularn 'metafizik zorunluluk'una metafizik zorunluluun yokluu kart olur. Ama bu zorunluluunyokluu tam bir belirlenmezlik midir? Hayr, byle bir ey szkonusu olsayd yeter neden ilkesine karolacakt. Ancak belirlenmi olmak zorunlu olmak deil midir, yani baka trl olamamak deil midir?Byle olsayd olumsalln zorunluluktan bir ayrl kalmayacakt. Belirlenme zorunluluu gerektirir, ancakmetafizik ya da mantksal bir zorunluluu deil, "ex hypothesi" bir zorunluluu, sonula ilgili ya da koulsalbir zorunluluu gerektirir..." (Brhier).Tz kavrayna doruBalangta eskilerin, zellikle skolastiklerin etkisinde kalarak tzsel biimleri benimseyen filozof dahasonra yenilerin etkisiyle mekanie ve matematie yaklaacaktr. Ancak bu alanlarda son aklamalarayneldike metafizie bavurma zorunluluu kendini gsterecektir. Mekaniin alannda Aristoteles'in drtnedeninden ikisi, etkin nedenler ve maddesel nedenler geerlidir, hatta bir bakma yalnzca etkin nedenlergeerlidir, sonusal nedenlere ve biimsel nedenlere gerek yoktur. Leibniz bu alandaki boluklar grerekkkl zmlere ynelmek ister. Bu alanda en ilgin aklamalar Descartes'tan ve atomculardan gelmitir.Descartes'n aklamalar matematie, atomcularn aklamalar mekanie dayanmaktadr. Descartesuzam' maddenin z durumuna getirmiti, atomcular da maddeyi aralarnda boluklar brakan ok kkve blnmez paralara ayrmlard. Birinde madde srekli, brnde kesintiliydi. Daha baka zmlerde vard ama genelde onlar rahata bu iki zme indirgenebilirlerdi. Oysa bu iki zm de Leibniz'ePage 14Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmltutarl grnmyordu. O zaman filozof iin eski tzsel biimleri yeniden ele almak yararl olacakt, ne varki artk onu olduu gibi benimsemek de olas deildi.Leibniz mantkta dncenin salam topran, matematikte mantksal gstermenin olanaklarn buluyordu.Deney ve mantk bylece metafizik dnceye tutarl bir kaynak oluturacakt. Leibniz matematie olandknlkte br modern filozoflardan hi de geri kalmyordu. Yntem kavrayyla matematik inanconda da neredeyse bir btn oluturuyordu. Matematik son zamanlarda byk bir ilerleme gstermiti vebu ilerlemeyi ynteminin tutarllna borluydu. Ancak Descartes gibi Leibniz de, ok zaman yanlanlald gibi, dorudan doruya matematik bir yntem gelitirmi deildir, tersine ynteminde birmetafizie ulamak iin matematikten yardm ya da yarar ummutur. Leibniz matematii salam birdayanak olarak grr. Ancak o her eyden nce bir metafizikidir, bu yzden ncelikle nedenleraratrmasna ynelir. Onun felsefede temel sorunu "tz"dr. Leibniz her zaman ok ilgi duyduumekaniklikten her zaman temeli oluturduuna inand metafizie bir kap aar. Mekaniklik tek banayeterli deildir, byk lde dorular barndrsa da boluklarla doludur.imdi burada, bu metinde birka defa andmz "tzsel biimler"in ne olduuna bir gz atmakta yararvardr. "Tz" kavramnn Aristoteles'e dayandn biliyoruz. Aristoteles'e gre tz, bir tmcede her zamanzne olan eydir. Ona gre tz oluturan eyler basit cisimlerdir, onlarn bileikleri ve paralar da tzdr,ayrca tanrsal varlklar da tz diye belirlenmelidir. Tz bir baka bakmdan varlklar vareden niteliklerinde addr. Tz her varln grnm ya da biimidir. Skolastiklerin "tzsel biimler"ini de bu erevedeanlamak gerekir. Aristoteles'in Hristiyan izleyicileri olan skolastikler iin tzsel biim varlkbilimsel ilkedir,onunla belirsiz madde yani basit gcllk etkin duruma girer, edimlileir. Tzsel biim, ayn trnbireylerine zg ortak doa diye anlalmaldr.Kendine zg bir varolu biimi olan ve bireylere gredeimeyen bir ortak doadr bu. Buna karlk raslantsal biim varolan eyi biimlemekle birlikte onundoasn belirlemez. Aziz Tommaso iki biim arasndaki ayrl yle belirler: "Tzsel bir biim raslantsalbir biimden raslantsal biimin hibir biimde varlk salamayyla, ancak bir varlk kipi salayylaayrlr. Tzsel biimse mutlak bir biimde varl salar." Tz sorunu XVII. yzyldan sonra felsefeninkonusu olmaktan kacaktr. Ancak Leibniz'de tz aratrmas tzsel biimler kavraynn nne ya daok tesine geecektir.Monadlar retisiDescartes doa olaylarn mekaniki bir anlayla ele almakta haklyd, Leibniz de o yolu tuttu. AncakDescartes'n uzamda maddenin zn bulmas anlalr gibi deildi, buna gre filozof tm varl silmemaddeyle dolduruyordu. Devinimin belli bir nicelikte olduu ve bu niceliin hi deimedii gr dePage 15Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmltutarl deildi. Leibniz'e gre cisimlerin zn oluturan uzam deil gt. Uzam, uzaml cisimlerin dndaherhangi bir ey olamazd. Uzam, yan yana gelen eylerin ortaya koyduu dzenden baka bir ey deildi.Devinmeyen bir cisimde de bir direnme yatknl, bir g vard. Evrende varln deimeden srdreney devinimin nicelii olamazd, gcn nicelii olabilirdi. Bu gcn varln biz bir isel deneylesezebilirdik. Bylece Leibniz fizik dnyadan metafizik dzeye bir gei yapmaktadr. Buna gre maddenintemelinde uzamsz tzler vardr. Bu tzleri Leibniz, Giordano Bruno'nun XVI. yzylda ortaya koyduu birterimi kullanarak "monad" diye adlandrd.Evet, varln kkeninde monadlar denen tzleri buluruz. Leibniz kendi kuramn monadoloji diyeadlandrr. Monad basit bir tzdr, yaratlmtr. Monadlar birbirlerinden ayrdrlar. Onlar birbirlerindenayran alglardr. Burada alg ne anlama geliyor? Alg monadn kendi dna aldr, br monadlarayneliidir. Ancak, herbiri maddesiz olan monadlarn pencereleri yoktur, bu yzden ne onlara bir eygirebilir, ne onlardan bir ey kabilir. Her monad br monadlarn algsna kendi iinde varr. Evrenle ilgilibu alg ak ve seik deildir, onu ak ve seik klmak, algda ve stalgda belirginletirmek gerekir. Algbilinsiz olabilir, yalnzca stalg bilinlidir. Derin bir uykuya daldmz zaman olduu gibi sezemediimizalglar vardr. Bylece Leibniz bilindn ilk tanmlayan kii olur. Monadlar srekli olarak bir algdan birbaka algya geerler, bu olguyu ya da ilkeyi alk diye adlandrmak gerekir. Bu oluum bir i oluumdur,monadda olup biter, ancak bir monadda olurken baka monadlarda da gerekleir. Bylece her birmonad evrenin canl bir aynas olur. te bu noktada Leibniz dncesinin en nemli yan kendini gsterir:Leibniz bize geliimi ilk tanmlayan filozof olmutur. Ondan nce geliim fikri yoktur. Aristoteles veskolastikler balad yerle bittii yer ayn olan dairesel devinimi en yetkin devinim sayyorlard. Leibnizbize izgisel devinimin ilk tanmn yapt. Lebiniz'e gre her monad tm gemi zerinde, tm imdizerinde, tm gelecek zerinde ya da evrenin tm gemii, imdisi, gelecei zerinde bir bak asdr.Leibniz yle der: "Her tz btn bir dnya gibidir, Tanr'nn ya da tm evrenin aynas gibidir, her tzTanr'y ya da evreni kendine gre aklar, her kent onu deiik yerlerden gzleyene nasl deiikgrnrse. Bylece evren varolan tzler saysnca oalmtr diyebiliriz bir bakma. Ve Tanr'nn n detm deiik sunumlar saysnca oalmtr. yle de diyebiliriz: her tz kendinde Tanr'nn sonsuzbilgeliinin tamgllnn zyapsn tar bir anlamda ve Tanr'ya becerebildiince yknr. nk hertz kark bir biimde de olsa, evrende gemile, imdiyle, gelecekle ilgili olarak her olan aklar, bu dasonsuz bir algya ya da bilgiye benzer. Tm br tzler de bunu akladklarndan her tz Yaratan'n tmgllne yknerek kendi gcn br tzler zerine yayar diyebiliriz."Hep edim durumunda olanmonadlarda "onlar i etkinliklerinin kayna klan bir yeterlilik" vardr. Her monad gemiinin izlerini vegeleceinin taslan kendinde tar.Leibniz "La Monadologie" adl kitabnda zetle unlar syler: "Burada szn ettiimiz monad bileiklerekatlan basit bir tzden baka bir ey deildir; basit demek paralar olmayan demektir. Bileiklervarolduuna gre basit tzlerin de varolmas gerekir; nk bileik, basitlerin bir toplamndan ya da"aggregatum"undan baka bir ey deildir. Buna gre paralarn olmad yerde ne uzam, ne biim, ne deolas bir blnebilirlik vardr. Ve bu monadlar doann gerek atomlardrlar, tek bir szckle sylersekeylerin eleridirler. Monadlarn pencereleri yoktur, bu yzden onlara bir eyler girip kamaz. Bylecemonada dardan ne bir tz, ne bir raslant girebilir. Bununla birlikte monadlarn baz nitelikleri vardr,byle olmasayd onlar varlk olamayacaklard. Niteliksiz monadlar eer varolsalard bunlar birbirlerindenayrlamayacaklard. Ayn zamanda her monadn bir baka monaddan ayr olmas gerekir. Yaratlm hervarlk deiimin konusudur ve buna gre yaratlm olan monad da byledir, bu deiiklik her birPage 16Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlmonadda sreklidir."Btn bu sylediklerimden kan sonu udur: monadlarn deiimleri bir "i ilke"den gelmektedir, nkbir d neden onu etkileyemeyecektir. Ancak, deiim ilkesinin dnda, bir de deien eyin ayrnts vardrki deyim yerindeyse basit tzlerin zelliini ve eitliliini oluturur. Bu ayrnt birlikli olanda ya da basitteokluu ierir. nk her doal deiim derece derece olduundan baz eyler deiirken bazlar olduugibi kalacaktr; sonu olarak basit tzde duygulanmlar ve ilikiler okluu vardr, onun paralar olmasada. "Birlik"te ya da basit tzde bir okluu saran ve gsteren geici durum alg diye adlandrlan eydenbakas deildir, ancak onu stalgdan ya da bilinten ayrmak gerekir. Bu konuda Descarteslar ok eyieksik tuttular, sezgisine varlamayan alglar yok saydlar. Bir algdan bir baka algya deiimi ya da geiisalayan i ilkenin edimi alk diye adlandrlabilir. Bizler algladmz en kk bir dncenin nesnede bireitlilii ierdiini grdmzde basit tzde bir okluun deneyimini kendi kendimize yayoruz. Byleceruhun basit bir tz olduunu bilen tm insanlar bu okluu monadda tanmak durumundadrlar. Ak aksylemek zorunda olduumuz bir ey var: alg ve onunla ilgili olan ey mekanik nedenlerle aklanamazlaryani biimlerle ve devinimlerle aklanamazlar. Alglar ve alklar olan her eyi ruh diye adlandrmakistiyorsak o durumda tm basit tzler ya da yaratlm monadlar ruh diye adlandrlabilirler.""Monad" terimini ilk olarak kullanan kii Giordano Bruno (1550-1600) oldu. Bruno eylerin elerini"monad" ya da "minima" diye adlandrmt. Bir dominiken rahibi olan ve Roma'da yaklarak ldrlenBruno, Ptolemaios'un Aristoteles'den kalma evren tablosunu ykarken Copernicus dizgesine gre evrenaklamalar yapm, dnyann merkezi de evresi de bulunmadn, uzayn saysz yldzla dolu sonsuz birboluk olduunu bildirmiti. Bu yldzlar evrensel bir geliime ya da evrime boyun emekteydiler. EvrenTanr'nn ta kendisiydi. Bruno'ya gre doa bir "monas monadum"du, ayn zamanda hem "maximum" (herey ondayd) hem "minimum"du (her ey ondan geliyordu). Leibniz'in bu monad fikrine Bruno'dan giderekulam olduu dnlebilir, ancak Leibniz'in "monad" gene de zgndr. O kendi monad kuramnbatan sona tm incelikleriyle dne dne kurmutur. E. Boutroux da bu konuda bize unlar syler:"Leibniz'in monadyla Bruno'nun monad arasndaki ayrm byktr. Bruno'nun monad deyim yerindeysebir "tz-ey"dir. Onun ierdii ruhsal e gerekleecek bir biimdir. Leibniz'in monad bir "tz-zne"dir.Onun ayrc nitelii sunumdur, algdr; onun z karmak bir algdan seik bir algya gemektir."Monadlarn temel nitelikleri ve kendiliindenlikE. Boutroux monad konusunda bize unlar syler: "1. Gerek olarak basit olmakla monadlar doalolarak ne balayabilir, ne de bitebilirler. nk doal doumlar ve lmler bir katmadan ya daayrmadan baka bir ey deillerdir. Balanglar ancak bir yaratlma, bitileri de bir yok olma olabilir. 2.Page 17Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlMadde etkin olarak sonsuza blndne gre ve her bileim basit eleri gerektirdiine gre monadlarnsays sonsuz olmaldr.3. Belirlenmezler ilkesine gre iki varlk seik olabilmek iin saysal olmaktan daha deiik bir biimdeayrlmaldrlar. Basit yineleme, ruhun bir ilemi olarak, kendinde eylerle bir ayrlk ortaya koymayacaktr.ki varln mutlak olarak seik olabilmesi iin bu iki varlk isel belirlemelerle birbirinden ayrlmakzorundadr. yleyse her monadn, isel olarak, insan ruhunun doasna benzer bir doas vardr; bu doaher monadda o monada zg belirlenimlere sahiptir. 4. Yaratlm varlklar olarak monadlar zorunlubiimde deiime bamldrlar, bu deiim herbirinde sreklidir. Bu deiim nasl ortaya kar? Her tzdebr tzlerin mekanik etkisiyle ortaya kar diyebilir miyiz? Mekanik etki bir arpmadr, paralarn yerdeitirmesidir. Oysa gerek anlamda basit bir varlk olan monadda paralar yoktur. yleyse bir d etkisz konusu deildir, bu belki de monadda deiimi douracak bir i ilke olacaktr. Monadkendiliindenlikle donanmtr, bu bir tr cisimsel olmayan bir otomattr. Buradan kan sonu monaddakidurumlarn birbirinden domakta olduudur, yle ki onlarn her birinde imdi gemile doludur vegelecein ilkesi olarak vardr. 5. Sonu olarak monaddaki zgllk ve kendiliindenlik neyle ilgilidir?zgllk deiimlerin ayrntsdr. Ama her doal deiim derece derece olduundan baz eyler deiir vebaz eyler olduu gibi kalr. Sonu olarak monadda bir duygulanmlar ve ilikiler eitlilii vardr. Ancakmonad basittir. oklukla basitlii nasl badatrmal? Bylece birlikte bir okluu saran bir durumgryoruz: bu durum algdr. yleyse her monada bireyliini kazandran nitelik algdan baka bir eydeildir ve tm monadlar algyla donanmlardr. Neyi alglarlar? Tm evreni alglarlar; nk bolukolanaksz olduundan her ey birbirine bal olduu iin btn alglamadan paralar alglamak olasdeildir. Ancak her monad evreni kendine zg bir bak asyla alglar, onun seik bir alglama alanvardr, onun dnda o eyleri bulank olarak grr."Burada Descartes dncenin "ak" ve "seik" kavramlaryla karlarz. Bir algnn ak olmas,nesnesini br nesnelerden ayrabilmesi demektir. Ak olmayan bir alg karanlk bir algdr, nesnelerinbirbirine kart bir algdr. Nesneleri ayrntlaryla belirleyen bir alg da seik olarak nitelendirilir. Bir algseik deilse karmaktr. Bir alg seikse zorunlu olarak ak olacaktr. Demek ki algnn derecelerivardr. Algnn dereceleri seiklik dereceleridir. Bu noktada "alg" ve "stalg" ayrl balar. Bilincinevarlm algya stalg demek gerekir. Her alg bilinli alg deildir. Bilinte karl olmayan alglar vardr.Alglarn seiklik ls ayn zamanda monadlarn yetkinlik lsdr.yleyse szn ettiimiz kendiliindenlik nereden geliyor? Monadn kendiliindenlii dorudan doruyaonun etkinliiyle ilgilidir, daha dorusu her monadn kendinde bir etkin g oluturmasyla ilgilidir. Hermonad aralksz bir deiim iindedir. Deiim monadn doasnda bulunduuna gre onda her zaman biralgdan baka bir algya gei sz konusudur. Bizim nasl istemimiz varsa, istemimize dayanarakamalarmz gerekletiriyorsak, monadn da al vardr, bu alk onu bir isel durumdan bir baka iselduruma geirir. Nasl bizim istemimiz bizi daha iyi bir duruma yneltirse monadn al da onu imdikidurumunu aan daha yetkin bir duruma ulatracaktr, yani daha seik alglara gtrecektir. Maddede olandeiimin de ruhta olan deiimin de kkeninde bu etkinlik vardr. Buna gre her ruhsal durum kendiyeter nedenini bir nceki durumda bulacaktr. Bu isel bir oluumdur, herhangi bir d etkeni gerektirmez.Evet, bu oluumu ya da dnm yalnzca ruhta deil, tm mekanik dzende ve tm metafizik ortamndabulabiliriz.Page 18Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlKk Aristoteles'e kadar uzanan "tz" kavram zellikle XVII. yzyl felsefelerinde bilgi kuramnn temeldayanan oluturur. Bu kavram XVII. yzyldan sonra felsefeden ekilecektir. "Filozoflar tzden szetmek konusunda giderek saknk oldular, nk bu szck genellikle bizim bilgisizliimizin simgesidir" derHalbwachs. Ancak Leibniz'in felsefesinde bu kavram temeli oluturur, yle ki onu kaldrdnz zamanbtn bir dizge yklp gidecektir. ada dnce asndan monadn en nemli yan bize geliim fikriniveren gemili ve gelecekli bir varlk oluudur. Her monad tm gemiinin izlerini ve geleceinin taslankendinde tadna gre izgisel geliim var demektir. XIX. yzyl felsefelerinde byk lde yer alacakve yeni tarih kavraynn kkenini oluturacak olan geliim fikrinin ilk biimini ya da ilk aklamasnLeibniz'de buluyoruz.ncesel uyum ve evrensel dzenBaz monadlarda seik olarak bulunan ey baz monadlarda karmak ya da karanlktr. Ne olursa olsunmonadlar birbirleriyle uyumlu tzlerdir, Tanr onlarn aralarndaki uyumu daha balangta dzenlemitir.Leibniz bu uyumu ncesel uyum diye adlandrr ve ruh-beden ilikisini de bu uyumla aklar. nceseluyum bize kkel bir karlkll duyurmaktadr. yle der Leibniz: "Tanr evren zerinde sahip olduudeiik grlerine gre eitli tzler yaratr. Tanr'nn araya giriiyle her tzn kendine zg doas uzellie sahip olmutur: tzlerden birinde olan bir ey tm br tzlerde olan biteni karlar, ama tzlerbirbirleri zerinde eylemde bulunmazlar." ncesel uyum ayn zamanda Tanr'nn varln gsteren birkant deeri tar. Leibniz yle der: "Birbirine tam olarak uyan iki duvar saati ya da masa saati dnn.Bu uyum biimde gerekleebilir. Birincisi, bir saatin br saat zerindeki etkisiyle olur; ikincisi, onlarabakan bir adamn zeniyle olur; ncs, onlarn tam uyarllyla olur." Bu erevede birinci durumDescartes felsefesindeki ruh ve beden ilikisini, ikincisi Malebranche'n anlayn, ncs de Leibniz'inncesel uyumunu aklar. Leibniz, ncesel uyum kavrayyla hem beden ve ruh ilikisi sorununu, hem detm tzlerin aralarndaki iliki sorununu zmeye alr. ncesel uyum buna gre monadlar birbirinebalayan ya da bir btnde bir araya getiren yasadr.Bu birbirleriyle tam bir uyum iinde olan monad adl tzler arasnda bir sradzeni vardr. Bir bakadeyile evren sradzenli tzlerin katmasyla olumutur. Bu tzler alglarnn az ya da ok seikolularna gre az ya da ok yetkindirler. En alt dzeydeki monadlar Leibniz rlplak monadlar diyeadlandrr. Bunlar cisimlerin bileimine giren monadlardr. Bu kat bitkiler ve inorganik varlklar katdr. Bubasit canllar yaamsall olan ama dnsellii olmayan eylerdir. Bunlarn bilinci yoktur, alglar sardr.Bylece bu kat "basit canllar" kat diye belirleyen Leibniz canl madde fikrine ynelmi olur. Der ki:"Belki de u mermer paras bir sonsuz canl cisimler yndr ya da balklarla dolu bir gl gibidir." Bu"rlplak monadlar"n stnde hayvanlar kat bulunur. Bylece alttan yukarya doru kesintisiz bir geii,bir sreklilii srdrmek isteyen Leibniz bitkileri yetkin olmayan hayvanlar olarak grr. HayvanlarPage 19Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlkesiminde alglama daha seiktir. stelik hayvanlarn anlar da vardr. Onlarda usu uzaktan yakndananmsatan bir arm dzeninin varolduunu grrz, yani onlarda bir tr kavrayla karlarz. Bu birtr deneysel kavraytr ki gerek dnsellikle ilgili deildir.nc basamakta ussal varlklar yer alr. Zorunlu dorulara ancak bu varlklar ulaabilir. Bunlar usunilkelerinden giderek hem kendi bilinlerine varrlar, hem bakalarnn ve Tanr'nn bilincine varrlar. "Ussaltzlerle ussal olmayan tzler arasndaki ayrm aynayla aynaya bakan insan arasndaki ayrm kadarbyktr" der Leibniz. Hayvandan insana, usd varlklardan ussal varlklara gei pek yumuak bir geideildir, nk insanla hayvan arasnda bir arayer, bir ara varlk saptamak olas deildir. Bu basamaklarnen stnde Tanr yer alr. O en yetkin monaddr, her eyin rnei ve yaratcsdr. Tanrsal zekda sonsuzsayda evren olasl vardr. Bu olaslklardan herbiri zorunlu olarak varolmak durumunda deildir.Tanr'nn zgr gc u ya da bu dnyay yaratp yaratmamakta da zgrdr. Ancak yaadmz dnyaolabilecek dnyalarn en gzelidir. Tanr onca olabilir arasndan onu seip gerekletirmitir. Yeter nedenilkesine gre yaratlm olan bu dnya gzellikte brlerini aar. Tanr yaratmak iin en zengin dnyaysemitir. Yaadmz dnya olas dnyalarn en gzelidir. F.-J. Thonnard bu konuda yle der: "elikibarndrmayan her eyi tanmakta olan tanrsal ussallkta sonsuz sayda olas evren vardr. Bu evrenlerdenher biri, ayr ayr alndnda, tam anlamnda olas olmakla, zorunlu bir varolu koulu ortaya koymazlar.Tanrsal g, kendi olarak ele alndnda, bir zorunluluk deildir ve u ya da bu dnyay yaratmaktazgrdr. Ancak onlar aralarnda karlatrld zaman, tanrsal erdeme bal olarak, ilerinde bir tanesivardr ki iyilikte tm brlerini geride brakr, byle olunca onun varoluu bir gerekliliktir. Bu durumdatanrsal edim, yetkin olmamak gibi bir duruma dmeyeceinden, bir yeter nedene sahip olacaktr ve buneden de ancak en yce iyi olabilir: yleyse, bugnk dnyann olas en iyi dnya olduunu syleyebiliriz."Bilgi sorunuLeibniz daha ok tz sorunuyla ilgilendi, bilgi sorunu zerinde oka durmad. Varlk aklamas zatenbilgi kuram iin belli bir veri salamaktayd. Descartes bilgi sorunuyla enine boyuna ilgilenmi, fikirleridoutan fikirler, edinilmi fikirler ve imgelemsel fikirler olmak zere e ayrmt. Descartes, buerevede, Platon'un mutlak lkcln geride brakarak deneye de belli bir yer verdii gibi olanlayetinmeyip olasnn alanna almak istemiti: imgelemsel bize olasnn yolunu aacakt. Leibniz Platon'uerkenden okumu ve ona gnlden balanm bir filozof olarak zellikle onun anmsama kuramyla okailgilenmiti. Leibniz retisini Platon'un yolunda erkenden oluturdu, buna gre eylerin ruhsallmzzerinde bir etkisi olmadn, ruhun kendine yettiini dnyordu. Onun bilgi kuramyla ilgilenmesi dahaok Locke'un "Deneme"sine kar bir "Yeni Deneme" yazma istei iinde szkonusu oldu, Locke'ueletirmek gibi bir sorun olmasa belki Leibniz byle bir ie kalkmayacakt.Page 20Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlLeibniz bizde baz doutan fikirlerin varolduunu bildirmekle yetindi, ayrntl bir fikirler aratrmasyapmay dnmedi. Zihnimizde bir takm fikirler vard, bu fikirler u ya da bu biimde duyularmzdangelme fikirler olamazd. Leibniz'e gre tm dncelerimiz ya da ruhumuzun tm edimleri onun kendiyleilgili eylerdi. Burada filozofu tam anlamyla Platoncu bir izgide gryoruz. Buna gre zihnimizdeki fikirlernceseldir ya da zihnimizde fikirler ncesel olarak vardr, ancak biz onlar birrpda, gzmznnndeymi gibi gremeyiz. yleyse ruhumuz gibi ruhumuzun fikirleri de doutan olmaldr. Demek kiLocke'un sand gibi insan ruhu balangta batan sona bo deildir, bir "tabula rasa" deildir: ruh ayr yada seik varlyla fikirleri kendinde tar. Bylece Platon'un anmsamasnda olduu gibi bilgiye ynelenruhun kendine dnmesi, kendi stne kapanmas gerekecektir. Kendine kapanan ruh gerek bilgiyibylece kendinde bulacaktr. "Mekaniin yasalar gibi iselliin de yasalar vardr. Alglarn zincirlemebalann salamak iin mekaniin yasalaryla karmayan bu yasalar tek balarnaym gibi, bedenyokmu gibi eylemde bulunurlar. Bu yasalara gre bir alg bir baka algyla belirlenir, onda varoluu iingerekli her eyi bulur. Buna gre hibir ayrcalk szkonusu olmakszn tm fikirlerimiz, nesnesi metafizikolan fikirler kadar duyulur eylerin fikirleri de, herhangi bir d enin etkisi olmadan bizim zihinseldoamza bal olan ilksel temelden gelirler ve bylece zihnimiz bilginin gelimesinin kayna olduu gibionun ilkelerinin de kayna olur" (E. Boutroux). Bununla birlikte d dnya vardr ve d dnya bilgisi hibirey demek deildir. Uzam, uzaml cisimlerin dnda bir ey deildir. Uzay tm olas yan yana gelmelerindzenidir, zaman da tm olas art arda gelilerin dzenidir. Tm yarglarmzn temeli bizim dmzdadr,dnyadadr, deneyseldir. Ancak deney bize hibir zaman kesinlii salamaz. Leibniz'e gre hayvanlartmyle deneyseldirler, onlar ancak rnekler zerine uyarlanabilirler: onlarn dnyasnda ustan deil deusun glgesi gibi bir eyden szedebiliriz. Oysa insan kesin bilgiler ortaya koyabilir. Yalnzca duyumdangelen bilgilerin bizim iin salam dayanaklar oluturmas olas deildir, bu da bizde doutan fikirlerinvarolduunu kantlar. Temel bilgiler duyulardan gemeksizin zihnimizde varolmulardr. Onlarusavurmalarmzn salam temellerini olutururlar, ayn zamanda duyu verileriyle ilgili olarak olas nermeleroluturmamz salarlar.Tanr fikri ve ahlak anlayPlatoncu Hegel felsefesi gibi Platoncu Leibniz felsefesi de her penceresinden Tanr grnen bir felsefedir.Leibniz'in dinsel inanlar felsefesinin rengini ve temel anlamn da belirlemitir. Leibniz felsefesinde hibirbilgi yoktur ki Tanr sorununa balanmasn. Bu felsefe dinsel bak asyla olmaktan tede, doaya, insanyaamna, temel insan sorunlarna getirdii ok nemli aklamalarla ilgimizi eker. Leibniz zellikleilerleme dncesini temellendirerek ada geliim anlaynn ilk biimini ortaya koymutur. Ancakevrensel uyum gibi, sradzenli varlk tablosu gibi sorunlar bu felsefeyi zellikle dinsel klar. Tanr'nnvarln gsteren en nemli kant ncesel uyumun ta kendisidir. Bu Tanr Spinoza'nn "Doal Tanr"sna yada "Tanr-Doa"sna benzer bir Tanr deildir. Spinoza'nn Tanrs kendi kendini ancak kendine uymakla,kendi yasalarna uymakla zgr klan bir Tanr'yd, gereklilikler dnda, doal gereklilikler dndabamsz bir "istem"i ortaya koymuyordu. Spinoza'nn Tanrsn belirleyen koullar Leibniz'e kr birPage 21Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlgerekliliin koullar olarak grnecektir.Leibniz'e gre yaratt evrende ikin olmayan, yaratt evreni aan Tanr mutlak bir kendiliindenlikiindedir. Onun sonsuz bir zgrl vardr. Bununla birlikte o kendi kadar yetkin olmayan bir dnyayaratmtr. Dnya ylesine yetkin olsayd onu Yaratan'la kartrma, Yaratan'la bir tutma olasl vard.Ancak bu dnya gene de yetkinlikleri olan bir dnyadr ya da bu dnya yetkin olmayan olas dnyalarn enyetkini olarak varedilmitir. Ayrca onun yetkinlie doru gelitiini de unutmamak gerekir. Demek kidnyann varoluunun temelinde tanrsal bir seim szkonusudur. Tanr en yetkin monaddr, her eyinkaynadr, her eyin hem rnei hem yaratcsdr. Onda her ey seik olarak bulunur. O mutlak olarakyetkindir, onun herhangi bir eksii yoktur, o herhangi bir olmaml barndrmaz. Doada birokyetkinlikle karlarz, Tanr bu yetkinliklerin tmn kucaklar. Bu eksiksiz yaratc insan da zgr birvarlk olarak yaratmtr. Tanr gibi insan da geliigzel bir zgrlk iinde deildir. O da doal olarak hertrl etkinliini yeter neden ilkesine dayandracaktr.zgr insan nasl tanmlamal? zgr insan her eyden nce sorumlu insandr. O Tanr karsndasorumludur. Leibniz'e gre "Efendilerin en iyisi olan Tanr yalnzca doru ynelim bekler." nsandan doruynelim bekleyen Tanr insana ilgisiz deildir, insann sorumluluu buna gre karl olan birsorumluluktur. Tanr insana her zaman doru yolu gstermeye hazrdr. Tanr insan doru yola koymazama ona doru yolu gsterir. "Yce ve sonsuz bilgiye sahip olan Tanr yalnzca metafizik anlamda deilahlak anlamnda da en yetkin biimde etkindir." nsan iin nemli olan Tanr'ya tam bir istekle ynelitir.nsan Tanr'nn rnn ya da yaptlarn ne lde doru kavrarsa o lde uygun yolu seme ansnaulam olacaktr. "Tanr'nn istediini istemeye hazr olunmad zaman Tanr'y sevmek gtr." Buna greTanr'nn istemiyle bamza gelen her eyden, iyi eylerden olduu kadar kt eylerden de honutolmamz gerekir. "Usumuz yettiince Tanr'nn grnr istemine gre davranmalyz, bu arada geneliniyiliine elimiz erdiince katkda bulunmaya almalyz."Leibniz felsefesi bize eylemlerimizin belirlenmi olduunu bildirir, bununla birlikte ahlaksal edimlere olanakverir. "Sonu olarak unu retir: eylemlerimiz bazen seik alglarca, bazen karmak alglarcabelirlenmitir. Leibniz'e gre ahlaksal belirlenimin temeli buradadr. Seik alglarla belirlenmi eylemleriyidir, kark alglarla belirlenmi eylemler ktdr" (E. Boutroux). "yi"nin tek lt, buna gre, usundeimez kuraldr, nk yi ancak ve ancak tanrsal us zerine temellenebilir. nsan iin nemli olanmutluluktur, bu yoldan mutlulua ermektir. Buradaki mutluluk her zaman usun ndan yararlananmutluluk olacaktr. Gerekte bilgi gibi ahlakllk da doutandr, bir "vergi"dir. nsann znde hazzayneli vardr, nemli olan bu ynelii erdemle gtrebilmektir ya da gerekletirebilmektir. Gerekmutlulua varmann tek yolu geliimdir, yetkinleme yolunda ilerleyitir. Ruhumuz yetkinletike sevinciyaayacaktr, her admda biraz daha sevinli olacaktr, bu arada bakalarnn sevincini yaama ansn eldeetmi olacaktr. Demek ki insan ne lde yetkinleirse o lde sevme ansn elde edebilir. Bakalarnnsevincini yaamak belli bir yetkinlii gerektirir. Bu da dnk sevgi bazen Tanr'ya, bazen de insanlaraynelecektir. Erdemli kii bakalarnn yetkinliine ve sevincine katlmay bilen kiidir.Bu ynelim en yce amacn gene Tanr'da bulur. Biz Tanr'y hibir karlk beklemeden severiz. Buradatam tamna yarargzetmez bir ynelim szkonusudur. Nasl hibir yararcla dmeden bir mzikparasn dinleyebiliyorsak ya da bir iiri okuyabiliyorsak Tanr'y da ylece izleyebiliriz. Tanry sevmekPage 22Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlgzeldir, kendimizi Tanr'ya vermek ok gzeldir. Kendimizi Tanr'ya vermek kendimizden vazgemekanlamna gelmeyecektir. nsan Tanr yolunda kendini bulur, Tanr'ya ynelerek kendi yetkinliimizi kurarz,onun yetkinliinde kendi yetkinliimizi gerekletiririz, kendimizi daha yetkin bir varlk klmaya dorugideriz. Bu tanrsal yetkinlik bize duyularn araya girdii herhangi bir dolayl ilikide deil, dorudandoruya bir ilikide, tam tamna aracsz bir ilikide anacaktr. Ruhlararas bir ilikiyle Tanr'nn ruhunaulamaktr bu. Gerek ak Tanr akdr. Gerek ahlakllk Tanr yolunda olmay, Tanr'ya sevgiyleynelmeyi gerektirir.Siyaset ve hukukXVII. yzyl filozoflar iinde siyasete byk bir eilim gsteren yalnzca Leibniz olmutur. Descarteselden ayaktan uzakta, bir soba banda dncelerini rmeyi yelerken Spinoza kimseye grnmedenekmek parasn karmaya bakyordu, darack bir yerde gzlk cam parlatyordu. Malebranche vePascal belli bir siyasal etkinlik iinde deillerdi. Leibniz her zaman bir siyaset adam gibi davrand. Budavrannda ne kadar baarl olduu ayr bir konudur. Emilienne Naert "La Penseepolitique de Leibniz"(Leibniz'in siyasal dncesi) adl kitabna yle balar: "Elbette klasik dnemin tm filozoflar arasndasiyasete en etkin biimde girmi olan Leibniz'dir. Bugn olsayd onun iin 'gdml bir yazar' denebilirdi.Almanya'da bir soba bann yalnzl onun dnmesi iin elverili deildir, o insanlar 'ormanlarnzdaraslanan aalar ve orada otlayan hayvanlar'dan daha ok dnmeyen Descartes gibi yapamazd,Hollanda'da bilinmeden tannmadan yirmi yl akn bir sre yaayamazd. Spinoza gibi bir yoksul odacktagzlk cam parlatarak dncelerini dokuyacak yerde 'geni dnya'da dolamay yelemitir. Zamannnen nl insanlaryla karlar. (..) Her bilim onda merak uyandrr, insanla ilgili hibir ey ona yabancdeildir. O dnemde, 'Avrupa bilincinin bunalm' dneminde Avrupa'yla ilgili olabilen her eyin aksezgisine ulamtr. (..) Leibniz'in u szleri buradan gelir: 'Biz kendimiz iin varolmadk, toplumun iyiliiiin varolduk, paralar nasl btn iin varsalar...' "Leibniz siyaseti bir yaam biimi olarak benimserken siyasetle ilgili byk yaptlar vermedi, onun bukonudaki grlerini eitli yazlarndan topluyoruz. Filozofa gre siyaset tpk hekimlik gibi, ahlak gibi biryarar bilimidir, bir uygulama bilimidir, yaam kolaylatrc bir bilimdir. Yneticinin mutluluu kendiniynettii insanlara adamasnda deil midir? Zaten soyut bir toplumsal mutluluk kavray elbette gereklebadamayacaktr. Her kiinin mutluluunu salayan ynetim tartmasz en doru ynetim saylmaldr.Buna gre her ynetim halkn ve devletin yararn gzetmekle ykml olacaktr. nsann ya da insanlarnmutluluunu ngren her ynetici gerek bir kahraman olarak deerlendirilmelidir. Ancak bu erevedeyararl kavramyla onurlu kavramn birbirinden ayr tutmamak gerekir: bir toplum iin yarar ne kadarnemliyse onur da o kadar nemlidir. te bu noktada doal hukukun ie karmas bir zorunluluk olur.Page 23Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlTm toplumlarda yararla onuru bir arada gtrecek olan, onlar bir btnde bir araya getirme gctayan tek ey doal hukuktur. Doal hukuktan evrensel hukuku, kk Tanr'ya dayanan kapsaychukuku, toplumlarn zel zelliklerine gre oluturulmu olmayan hukuku anlamak gerekir. Bilindii gibitoplumlar birbirlerinden ok ayr zellikler ortaya koyarlar. Ancak her toplumda hukukun yani tanrsalussalln egemen olmas iin aba ve zen gstermek gerekecektir. Bu erevede doal hukuku olumluhukukun stnde grmek gerekir, bir baka deyile yaamsal gereksinimlerden doan hukuku doalhukukun belirleyiciliine vermek gerekir. Adaleti olumlu hukukla snrlarsak, yalnzca ona dayanarakgerekletirmeye kalkarsak zellikle uluslararas hukuk iin engeller koymu oluruz, amazlar oluturmuoluruz. Prenslerin dehas doal hukukun bir evrensel hukuk olarak olumlu hukuk zerinde, olumluhukukun eitlilikleri zerinde egemen olmasn salayacaktr. En iyi devlet mutlak yetkeyi en iyigerekletirmi devlet olmaktan ok, gle erdemi bir btnde bir araya getirmi devlettir.yi bir devlet dzeni, salkl bir devlet dzeni apak yasalar zerine temellendirilebilir. Yasalar iyi birdevlet dzeninde herhangi bir yorumu gerektirmeyecek kadar belirgin ve belirleyici olacaktr. Toplumsaluyum ancak bu tr yasalarla gerekletirilebilir. Bulank ya da kaygan yasalar toplumda kargaaygetirecek ya da varolan kargaay artracak yasalardr. Her yargcn kendine gre yorumlayabildii biryasa toplumsal dzenin salkszlna tanklk eder. Demek ki hukuk alannda ve oradan giderek geneltoplumsal dzende usun egemenliini salamak insanlarn mutlu yaayabilmeleri iin bir zorunluluktur.Evet, mutluluk yalnzca bu koulda olasdr. nsan insann kurdu olmayacaksa bu dzende olmayabilir.Ksacas doal hukuk olmadan olumlu hukuk gereklemez. Ancak, unutulmamas gereken bir nokta da,toplumsal dzenlerin hibir zaman tam anlamyla yetkin dzenler olamayacaklardr. nemli olan birtoplumda belli bir mutluluun, bir i ve d gvenin salanmasdr.Leibniz'e gre gvenlik mutluluun temel kouludur. Yetkin devletlerde halkn mutluluu birinci plandagrnr bir zelliktir, nk en ok nemsenen eydir. Bunun bir rejim sorunu oluturduunu syleyebilirmiyiz? Syleyemeyiz. Rejimler biimsellikleriyle ne karlar. nemli olan u ya da bu rejimle ynetilmekdeil, nemli olan herhangi bir rejimle iyi ynetilmektir. Her ynetim biimi kt kullanldnda halknmutluluuna byk engeller karr. Her ynetim biimi iyi kullanldnda halka en byk mutluluugetirebilir. Beceriksiz ya da kt niyetli yneticiler mutlu bir toplum dzeni yaratmakta her zaman eksikkalacaklardr. Leibniz bir mektubunda rejimleri nitelikleriyle belirlerken unlar syler: "Mutlak ynetiminamac bizim imdiki kralmzda olduu gibi erdemce ve usa nl bir kahramann egemen olmasdr.Soyluluun amac ynetimi en bilge ve en usta kiilere brakmaktr. Demokrasinin amac halklar onlar iinen iyi olanla buluturmaktr." Her rejim bir lkeye uygun debilir, nemli olan onu iyi kullanmaktr, halknmutluluunu salayacak biimde etkin klmaktr.Ne olursa olsun Leibniz'e gre ynetim her zaman gl kiilerin elinde olmaldr, erdemle gc bir arayagetirmi kiilerin elinde olmaldr. "En gllerin her zaman en bilge, en bilgelerin de her zaman en glolmas ngrlr." Ancak bilgelik yaamda ylesine bol bulunan bir ey deildir, bilgelik ok gkazanlan bir eydir. Buna gre, byk insanlarn ok byk yanllar yaptna sk sk tank oluruz."Ayrca bilgelik tannmas o kadar kolay bir ey deildir." te bu noktada ok nemli bir sorunla, prensineitimi sorunuyla karlarz. Prensin eitimi ok byk bir nem tar. O her eyden nce bilgili bir insanolmaldr, bilgisiyle seilen bir insan olmaldr. Onun elbette tm bilimlerin bilgilerini alm bir kii olmasbeklenemez. Yetke olabilmesi iin gerekli bilgileri ya da temel bilgileri almas yeterlidir. Bu bilgiler unlarolabilir: corafya, ahlak, siyaset, askerlik, konuma, yabanc dil, yabanc grenekler...Bu bilgileri yalnzcaPage 24Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlokuyarak deil gre gre, yaaya yaaya, deneye deneye edinmek de gerekir. Prensin eitimindekuramdan olduu kadar, uygulamadan da yararlanmaldr.SonuLeibniz felsefesi XVII. yzyl felsefelerinin en nemlilerindendir. Descartes ve Spinoza felsefesiyle birbtn oluturur. Bacon ve Locke'un tersine bu filozof tam anlamnda dizge filozoflar oldular,dncelerini ussal bir btnlkte ortaya koydular; grlerinin eliki barndrmamasna, tm insan veevren sorunlarn kavramasna zen gsterdiler. Leibniz "Yeni deneme" adl almasnn geyaymlanmasnn da etkisiyle gnnde yeter ilgiyi grememitir. Bu ilgisizliin bir nedeni de o dnemdeAlmanya'nn kltr asndan Avrupa'nn ileri lkeleri arasnda saylmay olabilir. Bilindii gibi Leibniz ennemli yaptlarn Franszca yazmtr. Leibniz felsefesi XVIII. yzylda ilgi ekti, Christian Wolff'dangeerek Kant'a ulat; denebilir ki Leibniz, Kant iin gl bir k noktas oldu. Kant'n izinde gidenFichte de Leibniz'den ok ey edindi. Wolff, Leibniz'in basit bir aklaycs olarak kalmad, onu kendinegre yorumlad, deyim yerindeyse onu eip bkt; yeter neden ilkesini yok sayd, her eyi zdelikilkesine indirgedi. Gene de Leibniz'i yeniden varetmekte Wolff'un katks byk oldu.Monadlar kuramnn ok ak, ok anlalr, ok belirgin bir kuram olduunu sylemek zordur. Filozofuar lkcle gtren bu kuram pek ok bakmdan bilinlerde soru iaretleri oluturan bir kuramdr.Leibniz de Descartes gibi yapm, metafizikte snrlanmak istememi, felsefi dnce kadar bilimseldncede derinlemi bir filozoftur. O olgun bir filozof olduu kadar bir matematikidir, bir bilimadamdr, entegral ve diferansiyel hesabn bulmutur. Tm yaam boyunca evrensel bir bilim oluturmannabas iinde olmutur. Descartes bir tutum iinde Leibniz, matematie benzeyen, varolan her eyi nselolarak aklayabilen bir bilimin dyle yaamtr. yle bir ey olmal ki, insan zihni her alanda karsnakan tm sorunlar matematikte olduu gibi kesin ve aydnlk bir biimde zebilmeli, diye dnyordu.Bu yolda usavurmalarn yerine matematik hesab koyabildiimiz zaman amaca ulamz demektir.Bylece eitli bilgi alanlarnda ie yarayacak bir iaretler dili oluturulmu olacaktr. Leibniz bu iaretlerdizgesinin adn da koymutu, ona "caractristique gnrale" demiti, ama kendisini bulamad.Leibniz evrensel bir bilime ulamakta urad baarszla siyasal yaamnda da urad. Ne mezhepleribirletirebildi, ne Osmanl saltanatn ortadan kaldrabildi. stelik bu son derece inanl filozof yaamnnsonlarnda inanszlkla suland ve kendi kabuuna ekildi. Yaamn irkinlikleri, dnyaya sonuna kadarak bir dnrden bir yalnz adam yaratmay baarabildi. Ne olursa olsun o bir a balatan dnceninnderlerinden biri oldu. "Felsefe bir sevintir" adl kitabmzda yer alan "Leibniz iin notlar" adl makalemiziyle bitirmitik, bu giri yazsn da gene yle bitirelim: "Leibniz her eyden nce bir alkanlk rneiydi.Page 25Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlRnesans aydnlar gibiydi, nceki zamanlarn bilgisine ulaabilmek ve bu bilgilerden yeni bir bak asderleyebilmek iin byk aba gsterdi. Yadsmaktan ok benimsemeye yatknd, zgnden ok varolandeerleri aryordu, yeniyi ancak semeci bir kavrayla olandan bulup karmaya alyordu. Siyasalsaplantlarnn tam bir amazda son bulmas, dinsel abalarnn byk bir sonu getirmemi olmas onundnyayla ilikilerinde tutarsz bir eylerin olduunu aka gsterir gibidir. Ancak o bir filozof olarak, birbilim adam olarak nemlidir. Felsefesi Platonculuun yeni bir yorumu olmaktan tededir. lerleme ya dageliim fikrini ilkin onda buluruz. XIX. yzylda tam olarak karmza kacak olan bu fikir XVII. yzylnbu ilgin monadlk retisinde belli belirsiz aa ksa da nemli bir dnce aamasn ortaya koyar.Monadlar srekli bir deiim iindedirler, her monadda gemiinin izleri ve geleceinin tasla bulunur. Birtek bu yanyla bile Leibniz felsefe tarihinin en nemli doruklarndan birini oluturur."Afar TimuinOcak 1999KAYNAKLARY. Belaval, Leibniz, Initiation a sa philosophie, J. Vrin, Paris 1975Y. Belaval, Leibniz, Critique de Descartes, Gallimard, Paris 1960E. Brehier, Histoire de la philosophie II/1, P.U.F., Paris 1968Page 26Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlF. Challaye, Petit histoire des grandes philosophies, Paris 1948G. Friedmann, Leibniz et Spinoza, Gallimard, Paris 1946M.Halbwachs, Leibniz, Lib. Paul Delaplane, ParisM.Gkberk, Felsefe tarihi, Bilgi yaynevi, Ankara 1967Leibniz,La Monadologie , Delagrave, Paris 1975Leibniz, Essai de theodicee, Garnier-Flammarion, Paris 1969Leibniz, Nouveaux essais sur l'entendement humain, Garnier-Flammarion, Paris 1966E. Naert,La Pensee politique de Leibniz, P.U.F., Paris 1964F.-J. Thonnard, Precis d'histoire de la philosophie, S. de St. Jean l'Evangeliste, Paris 1963A. Timuin, Dnce tarihi, nsancl yaynlar, stanbul 1997A. Timuin, Felsefe bir sevintir, nsancl yaynlar, stanbul 1997Page 27Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlMETAFZK ZERNE KONUMA1.Tanrsal yetkinlik zerine ve Tanr'nn her eyien istenir biimde yapt zerine.Sahip olduumuz en yaygn ve en anlaml Tanr kavram, Tanr mutlak olarak yetkin bir varlktr szleriyleolduka iyi anlatlmtr. Ne var ki bundan ne gibi sonular kt dnlmyor. Bunu daha iyikavrayabilmek iin doada birbirinden tmyle ayr yetkinlikler bulunduunu, Tanr'nn bu yetkinliklerintmne birden sahip olduunu, bu yetkinliklerden her birinin en yksek derecede Tanr'ya zg olduunubelirtmek gerekir.Yetkinliklerin de ne olduunu bilmek gerekir. Yetkinliin olduka kesin belirtisi udur: son yetkinlikderecesine yatkn olmayan biimler ya da doalar yetkin deillerdir, saynn ya da izginin doas byle birdoadr. nk saylarn en by (ya da tm saylarn says) kadar tm izgilerin en by de elikiierir, ama en byk bilim ve tamgllk iin olanaksz diye bir ey yoktur. Sonu olarak gllk vebilim yetkinliktirler ve Tanr'ya zg olduklarndan snrszdrlar.Page 28Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlDemek ki yce ve sonsuz bilgelie sahip olan Tanr yalnzca metafizik anlamda deil, ahlak anlamnda daen yetkin biimde etkindir. Bu bizim amzdan yle anlatlabilir: Tanr'nn yaptlar zerine ne ldeaydnlanrsak ve ne lde bilgili olursak bu yaptlar o lde stn bulmaya ve istenebilecek her eyeuygun bulmaya yatkn oluruz.2.Tanr'nn yaptlarnda iyilik bulunmadn ya da iyilik ve gzellik kurallarnn geliigzel olduunusavunanlara kar.Bylece ben eylerin doasnda ya da Tanr'nn bunlarla ilgili olarak sahip olduu fikirlerde hibir iyilik veyetkinlik kural bulunmadn, Tanr'nn yaptlarnn ancak biimsel bir nedenle yani Tanr tarafndanyaratlm olmak nedeniyle iyi olduklarn savunanlarn ok uzandaym. nk bu byle olsayd,yaptlarnn yaratcs olduunu bilen Tanr, Kutsal Kitap'n da belirttii gibi, onlar sonradan gzlemleyip iyibulduunu aklamazd. Kutsal Kitap, Tanr yaptlarnn esizliini bu yaptlara bakarak daanlayabileceimizi, hatta onlar nedenlerine balayan plak d grnlerini hi dnmeden de onlarnesizliini anlayabileceimizi bize gstermek iin bu insanbilimden yararlanm olabilir. Gerekten,yaratcy ancak yaptlarn inceleyerek kavrayabiliriz. Akas, bu grn tersi bir gr bana tmyletehlikeli grnyor. Bu grn tersi bir gr son yenilikilerin (2) grlerine ok yakn grnyor. Bukiilere gre evrenin gzellii ve Tanr'nn yaptlarnda bulduumuz iyilik Tanr'y kendilerine gre anlayaninsanlarn yanlglarndan baka bir ey deildir. Ayrca, eyler herhangi bir iyilik kuralyla deil de Tanr'nnistemiyle iyidirler diyerek, bence hi dnmeden Tanr sevgisini ve Tanr'nn tm deerini ykyorlar.Yaptnn tersini yapt zaman da vlesi olan yaptklaryla ne diye vmeli? Demek ki, geriye yalnzcazorbaca bir g kalnca, istem usun yerini tutunca, tirann tanmna uygun olarak glnn houna gidendoru olunca Tanr'nn adaleti ve bilgelii nerede kalr? te yandan, bence, her istem herhangi bir istemenedeni gerektirir, bu neden de doal olarak istemi nceler. Bunun iin metafizikle ve geometriyle ilgililmsz dorularn ve buna bal olarak da iyilik, adalet ve yetkinlik kurallarnn ancak Tanr isteminin birsonucu olduunu syleyen baz filozoflarn (3) bu szlerini tmyle garip buluyorum, oysa bence bunlarancak Tanr'nn istemine de, zne de bal olmayan anlnn sonulardrlar.3.Page 29Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlTanr daha iyisini yapabilirdi diyen inananlara kar.Tanr yaptlarnn en son yetkinlikte olmadn syleyerek ve Tanr daha iyisini yapabilirdi diyerek yreklibir savunuya giren baz adalarn (4) grlerini de onaylamyorum. nk bence bu grn sonularTanr'nn deerine tmyle ters der. "Uti minus malum habet rationem boni, ita minus bonum habetrationem mali." (5) Eylemi elden geldiince yetkin yapmamak yetkinliksiz eylemde bulunmaktr. Falancamimar yaptn daha iyi yapabilirdi demek, o mimarn yaptnda eksiklik bulunduunu sylemektir. Tanryaptlarnn iyiliini dorulayan Kutsal Kitap'a da karttr bu. nk yetkinliksizlikler sonsuza kadar iner,yle ki Tanr yaptn nasl yaparsa yapsn onun yapt daha az yetkin yaptlarla karlatrldnda daha iyiolacaktr, yeterse bu. Ama byle vlen bir ey vlmeye deer deildir. Tanr kitabnda ve aziz babalarnyazlarnda da benim grm destekleyecek birok blm bulunacana inanyorum. Ama onlarda buyeni dnrlerin (6) grlerini destekleyecek blmler bulunmayacaktr. Bu yeni dnrlerin grleribence tm Eskia'da bilinmeyen grlerdir, bu grler evrenin genel uyumu ve Tanr davrannn gizlinedenleri zerine sahip olduumuz ok az bir bilgi zerine temelleniyor. Bu da birok eyin daha iyiolabileceini dnme konusunda yreklendiriyor bizi. Ayrca bu yeniler baz ok ince dncelerzerinde direnle duruyorlar, bu dnceler de pek salam temelleri olmayan dncelerdir, nk bukiiler kendinden daha yetkin bir ey bulunmayan bir yetkinin varlna inanmazlar, bu da bir yanlgdr.Yce usa gre yetkinlik iinde eylemde bulunmak en yce zgrlk deilmi gibi bu kiiler byleceTanr'nn zgrln desteklediklerine inanrlar. Tanr, isteminin herhangi bir nedeni olmadan eylemdebulunur diye dnmek, byle bir eyin olamayaca bir yana, Tanr'nn deerine yarar bir gr deildir.rnein Tanr'nn A ile B arasnda bir seim yaptn, A'y B'ye ye tutmas iin hibir nedenbulunmamakla birlikte A'y setiini dnelim. En azndan, bu eylem Tanr'ya yarar bir eylem deildirbana kalrsa. nk her vgnn "ex hypothesi" (7) olarak burada bulunmayan herhangi bir nedenedayanmas gerekir. Oysa Tanr kendine yaramayan bir eyleme girimez bence.4.Tanr sevgisi Tanr'nn yaptklarndan tam anlamyla honut olmay ve Tanr'nn yaptklarn tam anlamylabenimsemeyi gerektirir, bunun iin sekinci (8) olmak gerekmez.Page 30Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlO byk dorunun genel bilgisi, yani Tanr olas olan en yetkin ve en istenir biimde eylemde bulunurdorusunun bilgisi, bence Tanr'ya her eyin stnde borlu olduumuz sevginin temelidir. nk sevenkii honutluunu sevgilisinin kendisinin ve eylemlerinin mutluluunda ya da yetkinliinde arar. "Idem velleet idem nolle vera amicitia est." (9) Bence,Tanr'nn istediini istemeye hazr olunmad zaman, onunistedii eyi deitirmek gcne sahip olunduu zaman Tanr'y sevmek gtr. Bana kalrsa, Tanr'nnyaptklarndan honut olmayanlar, amalar ayaklanmaclarn amalarndan pek ayr olmayan honutsuzuyruklara benzerler.Bu durumda, bu ilkelere gre Tanr sevgisine uygun olarak eylemde bulunmak iin zor altnda sabrlolmamz yetmez, Tanr istemiyle bamza gelen her eyden honut olmamz gerekir diye dnyorum.Byle bir benimseyii gemile ilgili olarak dnyorum. Gelecek konusunda ne sekinci olmak doru, nede eskilerin "logon aergon" yani tembel akl dedii sofistlie gre elleri kollar kavuturup Tanr'nnyapaca eyi beklemek dorudur. Ama usumuz yettiince Tanr'nn grnr istemine gre davranmalyz,bu arada genelin iyiliine elimiz erdiince katkda bulunmaya almalyz, zellikle bizimle ilgili olann, bizeyakn olann, az temizde olann gzellie ve yetkinlie ermesi iin elimiz erdiince katkda bulunmayaalmalyz. nk olaylar bize Tanr'nn iyi niyetimizin imdilik etkili olmasn istemediini gsterse de,bundan Tanr bizim yaptmz istemiyor diye bir anlam karamayz. Tersine, efendilerin en iyisi olan Tanryalnzca doru ynelim bekler, en iyi amalarn gerekletirilebilmesi iin uygun olan yeri ve zamanyalnzca o bilir.5.Tanrsal davrann yetkinliiyle ilgili kurallarn neye dayand, yollarn basitliiyle sonularn zenginliininbirbiriyle dengeli olduu zerine.Tanr'ya gvenmek, Tanr'nn her yaptn iyi yaptna, Tanr'y sevenlere hibir eyin zararvermeyeceine inanmak gerekir demek ki. Ama zellikle Tanr'y bu evrensel dzeni semeye, gnahlarakar direnli olmaya, kurtarc iyiliklerini belli bir biimde datmaya gtren nedenleri tanmaya almaksonlu bir ruhun yetkinliklerini aar, hele bu ruh daha Tanr'y grme sevincine ermemise.Page 31Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlGene de eylerin ynetiminde Tanr kayrasnn etkinlii konusunu ilgilendiren baz genel belirlemelereulamak olasl vardr. yle de diyebiliriz: yetkin bir biimde davranan kii en iyi problemleri kurmaybilen usta bir geometriciye benzer, yapnn yapm iin yerini ve parasn en iyi kullanan, yapnn gzelliinibozabilecek eyleri ortadan kaldran bir mimara benzer, hibir eyi ham ve ksr brakmayacak biimdemaln mlkn kullanan iyi bir aile babasna benzer, istedii etkiyi seilebilecek en basit yolla yaratabilenusta bir makiniste benzer, kck bir kitaba en byk gzellikleri sdran bilgin bir yazara benzer.Varlklarn en yetkinleri, en az yer kaplayanlar, yani birbirlerini en az engelleyenleri ruhlardr. Ruhlarnyetkinlii erdemleridir. Bu yzden u konuda hibir kukumuz olmamaldr: Tanr'nn balca amac ruhlarnmutluluudur, Tanr bu mutluluu genel dzenin elverdii lde gerekletirir. Bu konuda dahasyleyeceklerimiz var.Tanr yollarnn basitlii konusuna gelince, bu basitlik tam tamna aralarla ilgilidir, buna karlk eitlilik,zenginlik, bolluk da amalarla ya da sonularla ilgilidir. Bunlardan biri bryle dengeli olmaldr, nasl biryap iin ayrlan parann yapnn ngrlen bykl ve gzelliiyle dengeli olmas gerekirse. Gerekten,Tanr hibir harcamada bulunmaz. Tanr'nn harcamas imgesel dnyasn yaratmak iin varsaymlar ortayakoyup duran filozofun harcamasndan daha azdr, nk gerek bir dnya yaratabilmek iin kararlarvermek yeter Tanr'ya. Ama erdem konusunda kararlar ve varsaymlar birbirlerinden ne kadar bamszolurlarsa o lde harcamalarn yerini tutarlar. nk us varsaymlarda ya da ilkelerde okluktankalmasn buyurur. Aa yukar gkbilimde her zaman en basit dizgenin benimsenmesi gibi.6.Tanr dzeni aan hibir ey yapmaz,dzenli olmayan olaylarn varln dnemeyiz bile.Genellikle Tanr'nn eylemlerini olaan eylemler ve olaanst eylemler olmak zere ikiye ayrrlar. AmaTanr'nn dzen dnda hibir ey yapmadn dnmek doru olur. Bylece olaanst diye alnaneyler yaratklar arasnda kurulmu baz zel dzenlerle ilgilidir. nk, evrensel dzene gelince, budzende her ey uyarldr. Gerek olan yalnzca dnyada tam tamna dzensiz bir eyin varolamayacadeil, ayn zamanda byle bir eyin tasarlanamayacadr. nk birinin bakla fal aar gibi gln bir iePage 32Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlkalkp kdn orasna burasna geliigzel bir biimde noktalar koyduunu dnelim. Bence, kavrambelli bir kurala gre duraan ve birbiim olan, bylece bir elin belirledii biimde btn noktalarndageilebilen bir izgi dnlebilir.Biri bir rpda bir izgi iziversin, bu izgi bazen doru, bazen daire, bazen daha baka bir ey olsun; buizginin tm noktalar iin ortak olan, deimelerin tmn belirleyen bir kavram, bir kural, bir denklembulunabilir. rnein hibir insan yz yoktur ki evresi geometrik bir izginin paras olmasn ve belli birdzenlenmi devinimle bir rpda izilmesin. Ama bir kural ok karmaksa ona uygun olan eykarmaklk diye alnr.Bylece, denilebilir ki, Tanr dnyay ne biimde yaratm olursa olsun, dnya her zaman dzenli olacaktrve belli bir genel dzen iinde bulunacaktr. Ama Tanr dnyalarn en yetkinini semitir, yani hemvarsaymlar asndan en basit olann, hem olgular asndan en zengin olann semitir - izilmesi okkolay, zellikleri ve sonular pek gzel ve pek geni bir geometrik izgi gibi. Bu karlatrmalar tanrsalbilgeliin eksik bir grnmn izmek ve yeterince aklanamayan eyi herhangi bir biimde kavramakyolunda zihnimizi ykseltebilecek eyi sylemek iin yapyorum. Ama bunu yaparken tm evrenin balolduu byk gizi aklamakta olduumu sylemek istemiyorum.7.Mucizelerin ikincil kurallara kart olmakla birlikte genel dzene uygun olduklar zerine ve Tanr'nn genelya da zel herhangi bir isteme gre neler isteyip nelere izin verecei zerine.Dzende bulunmayan bir ey kendini gerekletiremeyecei iin mucizeler de doal olaylar kadar dzeniniindedirler. Bunlara doal olaylar diyoruz, nk bunlar eylerin doas dediimiz baz ikincil kurallarauymaktadrlar. Ve diyebiliriz ki bu doa Tanr'nn bir alkanldr, Tanr kendisini ve kurallar kullanmayagtren nedenden daha gl bir neden uruna bu alkanl brakabilir.Genel ve zel istemlere gelince, eyleri ele al biimimizden giderek, Tanr her eyi semi olduu enyetkin dzene uygun olan en genel istemine gre yapyor diyebiliriz. Ama ayrca Tanr'nn zel istemleri devardr, bu istemler yukarda andmz ikincil kurallarn dnda kalr, nk evrenin tm srasn dzenePage 33Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlkoyan yasalarn en geneli kuralddr.unu da syleyebiliriz: Tanr kendi zel isteminin nesnesi olan her eyi ister; ama genel istemin nesnelerinegelince -br yaratklarn ve zel olarak da ussal yaratklarn eylemleri bunlardandr ve Tanr bunlaraynelmek ister- burada iki eyi ayrdetmek gerekir: eylem kendinde iyiyse, diyebiliriz ki Tanr bu eylemiister ve bazen de buyurur, bu eylem gereklemese de; ama eylem kendinde ktyse ve eylem -eylerindzeni, zellikle de ceza ve kefaret ktl dzelttii ve ktl bol bol dengeledii iin, bu durumdada dzende hi ktlk olmad zamana gre daha da yetkinlik bulunaca iin- ancak raslantyla iyiduruma gelebiliyorsa, o zaman Tanr kendi koyduu doa yasalarndan tr eyleme ynelse de -nkbundan daha byk bir iyilik elde edebilecektir- o eylemi istedii sylenemez ama o eyleme izin verdiisylenebilir.8.Tanr'nn eylemleriyle yaratklarn eylemlerini ayrdetmek iin bireysel bir tz kavramnn ne olduuaklanyor.Tanr'nn eylemlerini yaratklarn eylemlerinden ayrmak ok gtr; baz insanlar Tanr'nn her eyiyaptna inanrlar, bazlarna gre de Tanr'nn tm yapt ey daha nce yaratklara vermi olduu gckorumaktr: bunlardan birinin ya da brnn ne lde sylenebilecei aada gsterilecektir. Eylemlerve edimler tam tamna bireysel tze bal olduklar iin (actiones sunt suppositorum) (10) byle bir tznne olduunu aklamak gerekir.Gerekten birok yklem bir tek zneye bal olduu ve bu zne de baka herhangi bir zneye balolmad zaman buna bireysel tz ad verilir; dahas var, nk bu aklama szsel bir aklamadr.yleyse belli bir zneye gerek olarak bal olmann ne anlama geldiini gz nnde tutmak gerekiyor.Page 34Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlElbette her doru nermenin temeli eylerin doasnda bulunur; bir nerme zde deilse, yani yklemak bir biimde znede ierilmi deilse, onun znede gcl olarak bulunmas gerekir; filozoflarn yklemznededir derken "in-esse" diye belirledikleri ey budur. Bu durumda her zaman znenin terimi ykleminterimini kapsayacaktr, yle ki konunun kavramn tam olarak anlayan bir kii yklemin ona bal olduuyargsna varacaktr.Bu durumda unu diyebiliriz: bireysel bir tzn doas ya da tam bir varln doas ylesine tam birkavrama sahiptir ki bal olduu znenin tm yklemlerini iermeye ve karsatmaya yeterlidir. Oysaraslant dediimiz ey, kavram balanaca zneye balanabilecek eylerin tmn iermeyen bir varlktr.Bylece Byk skender'e balanan kral nitelii, zne gz nnde tutulmam olduundan, bir birey iinyeterince belirgin deildir ve ayn znenin br niteliklerini iermez, oysa skender'in bireylik kavramn yada "o olu"unu gren Tanr, onda ayn zamanda gerekten onunla ilgili olarak sylenebilecek tmyklemlerin temelini ve nedenini, rnein onun Darius'u ve Porus'u yeneceini, hatta doal bir lmle miyoksa zehirlenerek mi leceini "a priori" olarak (deneyle deil) grr. Bizse bunu ancak tarihin yardmylagrebiliriz. Bu yzden, eylerin balantsn tam olarak gz nne alnca unu syleyebiliriz: skender'inruhunda her zaman bana gelmi olan eylerin kalntlar, bana gelecek olan eylerin baz belirtileri,evrende olup geen eylerin izleri bulunmaktadr - evrende olup geen eyleri bilmek yalnzca Tanr'yazg de olsa.9.Herbir tzn kendi ynnden tm evreni aklamasve kavramnda tm olaylarn ierilmi, tm koullaryla ve dsal eylerin tm dzeniyle ierilmi bulunmaszerine.Birok ilgi ekici eliki kar bundan, rnein iki tzn birbirine tpatp benzemesi ve ancak "solonumero" (11) deiik olmas doru deildir; Aziz Tommaso'nun bu bakmdan melekler ya da ycezeklarla ilgili olarak ne srd "Quod ibi omne individuum sit species infima" (12) sav, zgl ayrmgeometricilerin biimleri anladklar gibi anlamak kouluyla, tm tzler iin dorudur; bir tz ancakyaratlla balar ve yok olula lr; bir tz ikiye blnemez; iki tzden bir tz yaplamaz; tzler dnrlerama saylar doal olarak ne artar, ne eksilir.Page 35Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlAyrca her tz btn bir dnya gibidir, Tanr'nn ya da tm evrenin aynas gibidir, her tz Tanr'y ya daevreni kendine gre aklar, her kent onu deiik yerlerden gzleyene nasl deiik grnrse. Byleceevren varolan tzler saysnca oalmtr diyebiliriz bir bakma. Ve Tanr'nn n de yaptnn tm deiiksunumlar saysnca oalmtr. yle de diyebiliriz: her tz kendinde Tanr'nn sonsuz bilgeliinin,tamgllnn zyapsn tar bir anlamda ve Tanr'ya becerebildiince yknr. nk her tz karkbir biimde de olsa, evrende gemile, imdiyle, gelecekle ilgili olarak her olan aklar, bu da sonsuz biralgya ya da bilgiye benzer. Tm br tzler de bunu akladklarndan ve buna uyarlandklarndan her tzYaradan'n tamgllne yknerek kendi gcn br tzler zerine yayar diyebiliriz.10.Tzsel biimler dncesinde salam bir yan vardr,ama bu biimler olaylarda hibir eyi deitirmez,bunlarn zel etkileri aklamakta kullanlmalar gerekir.Sanrm eskilerin de, derin dnme alkanlna ermi, birka yzyl nce dinbilim ve felsefe retmi,ilerinden bazlar azizlik katna ykselmi usta kiilerin de szn ettiimiz eyler zerine bilgisi olmutur;onlarn bugn gzden dm bulunan tzsel biimlerin varln benimsemesini ve korumasn salayan bubilgidir. Ama onlar bizim yeni filozoflar topluluunun sand gibi ne ylesine dorularn uzandadrlar, nede ylesine gln durumdadrlar.Bu biimleri ele almak fiziin ayrntlarnda hibir ie yaramayacak, tek tek olaylarn aklanmasndakullanlamayacaktr, buna ben de katlrm. Bu konuda bizim skolastikler de, onlara uyan eski hekimler dePage 36Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlyanlmlardr. Bunlar cisimlerin etkilerinin nasl olduunu incelemek zahmetine katlanmakszn yalnzcabiimlerden ve niteliklerden sz ediyorlar, bylece cisimlerin zelliklerini temellendirdiklerini sanyorlard;bu, saatlerin vakti nasl gsterdiini aratrmadan, bir saatte bulunan vakti gsterme niteliinin onun tzselbiiminden geldiini sylemeye benzer. Gerekte, saatin bakmn bakas yapacaksa, saati satn alanayetebilir bu.Ancak biimlerin bylece eksik ve kt kullanl, bilinmesi metafizikte ok gerekli olan bir eyi bizimgzmzden karmamaldr, bu yle bir eydir ki bence insan ilk ilkeleri onsuz tanyamaz, o olmadanzihnini cisimsel olmayan doalarn bilgisine, Tanr'nn esiz yaptlarnn bilgisine ykseltemez.Bununla birlikte, nasl ki bir geometrici sreklinin yapsndaki nl karmakla uraarak kafasnkartrmak gereksinimi duymazsa, bir ahlak filozof, daha tede bir hukuku ya da bir siyaseti zgrseile Tanr vergisi arasndaki uzlamada ortaya kan byk glkleri amak iin abaya girmekgereksinimi duymazsa (yle ya, felsefede ve dinbilimde gerekli ve nemli olan tartmalara girmeden,geometrici tm gstermelere ulaabilir ve siyaset adam kendi sorunlarn zebilir), bunun gibi fiziki debazen daha nce yaplm daha basit deneylerden yararlanarak, bazen geometrinin ve mekaniingstermelerinden yararlanarak, hibir zaman bir baka alann genel belirlemelerine gereksinimduymakszn deneylerinin temellerini ortaya koyabilecektir; bu fiziki Tanr'nn yardmna, bir ruha, birArchaeus'a, buna benzer bir eye bavurursa, uygulama alannda nemli bir karar verilecei sra yazgnndoas ve zgrlmzn doas zerine byk usavurmalara girmeye kalkan biri gibi garip bir i yapmolur. nsanlar yazgnn ne olduu zerine zihinlerini yorarak bu yanl sk sk kendiliklerinden yaparlar, buyzden bazen iyi bir zme ulamaktan ya da gerekli bir almay gerekletirmekten geri kalrlar.11.Skolastikler denen dinbilimcilerle filozoflarn dncelerini bsbtn aalamamak konusunda.Eski felsefeye bir anlamda eski deerini kazandrmay ve hemen hemen tmyle atlm tzsel biimleri"postliminio" geri getirmeyi nermekle byk bir tutarszla dtm biliyorum; modern felsefe zerineok dndm, fizikte deneylere ve geometride gstermelere ok zaman ayrdm, bu varlklarnhiliine uzun zaman inandm bilirlerse, Aziz Tommaso'ya ve zamann br kiilerine adalarmznyeterince adaletli davranmadklarn, skolastik filozoflarda ve dinbilimcilerde -yolunca yordamncakullanmak kouluyla- sanldndan daha byk bir salamlk bulunduunu grmemi salayan almalarPage 37Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlyaptktan sonra, onlar kendime karn ve neredeyse zorla benimsediimi bilirlerse beni bir rpdasulayamazlar. una da inanyorum: doru ve derin dnen bir kafa bunlarn dncelerini analitikgeometricilerin yapt biimde aydnlatc ve sindirici bir tutumla ele almak glne katlansa, onlardaok nemli ve tmyle gsterilebilir nice dorudan oluan bir hazine bulacaktr.12.Uzama dayanan kavramlarda imgelemsel bir ey bulunduu, bunlarn cisimlerin tzn kuramayacaklarzerine.Belirlemelerimizi srasn bozmadan ele alalm: sanrm, tzn yukarda akladm doas zerine kafa yo-racak kii unu grecektir: cismin tm yaps yalnzca uzamdan kurulmu deildir, onda ruhlarla ilgili olanve genel olarak tzsel biim diye adlandrlan herhangi bir eyin varln da zorunlu olarak grmek gerekir,bu ey olaylar ve hayvanlarn ruhu varsa hayvanlarn ruhunu hi mi hi deitirmemekle birlikte. u dagsterilebilir: byklk, biim, devinim kavramlar sanld kadar seik kavramlar deildir, bunlar imgeselve alglarmzla ilgili baz eyler tarlar, bizim dmzda, eylerin doasnda gerekten bulunup bulunmadkonusunda kukulu olduumuz renk gibi, scaklk gibi niteliklerde ya da bunlara benzer niteliklerde(genellikle daha byk lde) olduu gibi. Bu yzden bu nitelikler hibir tz oluturmazlar. Cisimlerdeimdi sylediimizin dnda herhangi bir zdelik ilkesi yoksa, hibir cisim varln bir andan oksrdremeyecektirBununla birlikte br cisimlerin ruhlar ve tzsel biimleri ussal ruhlardan ok ayrdr, yalnzca ussal ruhlarbilirler eylemlerini, bu ussal ruhlar doal bir lmle lmedikleri gibi ne olduklarnn bilgisinin temelini de herzaman korurlar; bu da onlar cezaya ve armaana yatkn klar, onlar Tanr'nn egemen olduu evrencumhuriyetinin yurttalar yapar, dolaysyla tm br yaratklar onlara hizmet ederler. Bu konuyu az sonradaha geni olarak ele alacaz.Page 38Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html13.Her kiinin bireylik kavram onun bana gelecekleri kesinlikle ierdiinden bu kavramda her olayndouunun "a priori" kantlarn ya da u olayn brnden neden daha nce olduunu grebiliriz. Ancakbu dorular ne lde kesin olurlarsa olsunlar gene de olumsal olmaktan kurtulamazlar, nk Tanr'nn yada yaratklarn zgr seiine, onlarn semeyi zorunlu klmadan eilimli klan zgr seiine dayanrlar.Daha ileriye gitmeden nce, yukarda gstermi olduumuz temellerden doabilecek byk bir glortadan kaldrmaya almalyz. yle demitik: bireysel tz kavram bana gelebilecek her eyi tamtamna ierir; bu kavrama bakarak gerekte onunla ilgili olarak sylenebilecek her eyi syleriz, dairenindoasnda daireden karsanabilecek tm zellikleri grebildiimiz gibi. Ama bu durumda olumsaldorularla zorunlu dorular ayrm kalkm, insan zgrlne yer kalmam, mutlak bir yazg tmeylemlerimize de dnyann br olaylarna da egemen olacakm gibi grnyor. Ben bunu yleyantlayacam: kesin olanla zorunlu olan birbirinden ayrmak gerekir: herkes gelecek olumsallarnsalanm olduu, nk Tanr'nn onlar ngrd zerinde ortak gre sahiptir, ama bu onlarn zorunluolduklar anlamna gelmez. Ama (diyecekler) herhangi bir tanmdan ya da kavramdan herhangi bir sonukarldnda bu sonu zorunludur. Oysa herhangi bir kiinin bana gelebilecek bir eyin, o kiinindoasnda ya da kavramnda gcl olarak bulunduunu ne sryoruz, daireyle ilgili zelliklerin dairekavramnda bulunmas gibi. Bu durumda glk ortadan kalkmamtr. Bu gl salam bir biimdegiderebilmek iin yle diyeceim: balant ya da birbirini izleme iki trl olur, biri mutlak olarakzorunludur, kart eliki ierir, bylesi bir karsama geometrinin dorular gibi lmsz dorulardabulunur; br ancak "ex hypothesi" zorunludur, ne var ki kendinde olumsaldr, kart da eliki iermez.Bu balant tam tamna ar fikirler zerine ve Tanr'nn basit anl zerine deil, Tanr'nn zgrbuyrultularna ve evrendeki sralana dayanr.Bir rnek verelim: Julius Caesar cumhuriyetin srekli diktatr ve efendisi olacana ve Romallarnzgrln ortadan kaldracana gre, bu eylem kavramnda ierilmitir, nk biz byle bir konununtam yetkin kavramnn doasnn,yklemi de ierebilmesi iin, her eyi "ut possit in esse subjecto" (13)kavradn varsayarz. Denebilir ki Caesar bu eylemi bu kavram ya da fikir dolaysyla gerekletirmektedeildir, nk bu eylem Tanr her eyi bildii iin Caesar'a uymaktadr. Buna karlk kesinlikle unlarsylenecektir: onun doas ya da biimi bu kavrama uymaktadr ve Tanr ona bu kiilii verdii iin deonun bu kiilie uygun olmas gerekmektedir. Ben de gelecekteki olumsal olaylar ne srerek unusyleyebilirim: onlarn gereklii ancak Tanr'nn anlnda ve istemindedir. Tanr onlara bu biimi ncedenverdiine gre onlarn gene buna uymalar gerekir.Page 39Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlAma bu glkleri baka benzer glklerle rnekleyerek hogrdrmeye almaktansa onlar ortadankaldrmay daha uygun bulurum, imdi urada syleyeceklerim her ikisini ortadan kaldrmaya yarayacaktr.imdi balantlar arasndaki ayrl ele almak gerekiyor, diyorum ki nceselliklere uygun olarakgerekleen ey kesindir ama zorunlu deildir, onun tersini yapan kii onun gereklemesinin (exhypothesi) olmazlna karn kendinde olmaz olan bir ey yapm olmaz. nk biri ksayd da Caesarkonusuyla onun "mutlu giriimi" yklemi arasndaki balanty kantlamaya yarayan gstermeyi sonunaerdirebilseydi unu gstermi olurdu: Caesar'n gelecekteki diktatrl temellerini onun kavramnda yada doasnda bulur; bu kavram ya da doada onun Rubicon rma kylarnda durmak yerine bu rmagemeye karar veriinin, Pharsalus savandan yenik kacak yerde sava kazannn nedeni yatar,olaylarn byle gelimesi usa uygundur ve dolaysyla kesindir, ama kendinde zorunlu deildir ve karteliki iermez. Tanr'nn az yetkini gerekletirmesinin usa yatkn ve kesin olmasna benzer bu.Caesar'n bu yklemiyle ilgili bu gstermenin saylarla ya da geometriyle ilgili gstermeler kadar mutlakolmadn, ama Tanr'nn insan doas zerine verdii, insann her zaman (zgrce de olsa) en iyi grnenigerekletirecei konusundaki buyrultusuna (birincinin ardndan verdii buyrultuya) dayanan eylerdzenini varsaydn syleyebiliriz. Bu tr buyrultular zerine temellenmi her doru kesin olmakla birlikteolumsaldr, nk bu buyrultular eylerin olasln deitirmezler, daha nce de sylediim gibi, Tanr herzaman kesin bir biimde en iyiyi sese de, bu daha az yetkin olann olas olmasn ve olas kalmasnengelleyemez -daha az yetkin olan gereklemese bile-, nk onun gereklemesini nleyen ey onunolas olmay deil yetkin olmaydr. Kart olas olan ey zorunlu deildir.Demek ki bu tr glkler ne kadar byk grnrlerse grnsnler ortadan kaldrlabilecek glklerdir(gerekten bu glklere ynelen her kii bunlarn arln ayn lde duymutur), yeter ki tm olumsalnermelerin yle olmalar iin deil de byle olmalar iin nedenler bulunduunu ya da (bu da ayn eydir)doruluklarnn "a priori" kantlar bulunduunu, bu kantlarn onlar kesin kldn, bu nermelerdekizne-yklem balantsnn her ikisinin doasnda temelleri bulunduunu, ancak bunlarn zorunlugstermeleri olmadn, nk bu nedenlerin ancak olumsallk ilkesine ya da eylerin varl ilkesine, yanieit lde olas olan eyler arasnda en iyi olan ya da en iyi grnene dayandn, oysa zorunlu dorularnelimezlik ilkesi zerine ve Tanr'nn zgr istemiyle yaratklarn zgr istemi gz nnde tutulmadanzlerin olas oluu ya da olas olmay zerine temellendiini iyice dnmek gerekir.14.Tanr evren zerine sahip olduu deiik grlerine gre eitli tzler yaratr; Tanr'nn araya giriiyle hertzn kendine zg doas u zellie sahip olmutur: tzlerden birinde olan bir ey tm br tzlerdeolan biteni karlar, ama tzler birbirleri zerinde eylemde bulunmazlar.Page 40Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlTzlerin doasnn ne olduunu bir anlamda rendik, imdi tzlerin aralarndaki bamll, eylemlerini veedimlerini aklamaya alalm. Apak grnen bir ey var: yaratlm tzler Tanr'ya bamldrlar, Tanronlar korur, ayrca biz dncelerimizi nasl retiyorsak o da tzleri bir tr trmle (14 ) yaratr. nkTanr, deerini gstermek iin yaratmay uygun grd olgularn genel dizgesini, deyim yerindeyse, heryana ve her trl evirir; tambilirliinden kaan herhangi bir iliki bulunmad iin de dnyann tmyzlerini tm olas biimlerde gzler. Evrene belli bir yerden bakmakla elde edilen her grn sonucu,evreni bu gre uygun bir biimde aklayan bir tzdr. - Tanr, dncesini etkin klmak ve bu tzyaratmak istedii zaman byledir bu. Tanr'nn gr nasl her zaman doruysa alglarmz da dorudur,ama bizim olan ve bizi aldatan yarglarmzdr.Yukarda da belirttik, imdi sylediklerimiz de gsteriyor: her tz apayr bir dnya gibidir, Tanr'danbaka bir eye bal olmayan bir dnya gibidir; bylece tm olgular yani bamza gelebilecek her eyvarlmzn sonulardr ancak; bu olgular doamza uygun olan, bir baka deyile bizdeki dnyaya uygunolan belli bir dzeni srdrrler, bu dzene dayanarak bizler davranmz dzenlemek iin gelecektekiolgularn baarlaryla dorulanan yararl gzlemler yapabiliriz, yani bylece ok zaman yanlgyadmeksizin gemie dayanarak gelecek zerine yarglar verebiliriz, ve skntya dmeden, olgular bizimdmzda m deil mi, bakalar da olgular gryor mu demeden bu olgularn gerek olduunusyleyebiliriz. Bununla birlikte, tm tzlerin alglar ya da anlatmlar birbirlerini yantlarlar, yle ki tzlerinher biri gzlemledii baz nedenleri ve yasalar incelikle izlerken, ayn eyi yapan bir baka tzlekarlaacaktr. Belli bir gnde belli bir yerde toplamaya szlemi birka kiinin gerekten istekliolduklar zaman bu toplamay gerekletirebilecekleri gibi. Tm ayn olgular aklasa da, buna gretmnn tam tamna ayn anlatm ortaya koymas gerekmez, bu anlatmlarn orantl olmas yeter. Birokizleyicinin ayn eyi grdn sanmas ve bu san zerinde birbiriyle gerekten anlamas, ama gene deher birinin kendi llerine gre grmesi ve konumas gibidir bu da.Tzsel olgularn karlkl uyumunun nedeni yalnzca Tanr'dr, birinde zel olan tmne genel klanyalnzca Tanr'dr, byle olmasayd hibir balant olmazd (tm bireyler srekli olarak Tanr'dan trerler,Tanr evreni bireylerin grd gibi grmez, onlarn grdnden baka grr). Genel olarakbenimsenmi olmamakla birlikte olduka uygun bir biimde yle diyebiliriz: tek bir tz hibir zamanbaka bir tek tz zerinde etkide bulunamaz ve onun etkisinde kalamaz. unu gz nnde tutmalyz:herhangi bir tzn bana gelen bir ey, yalnzca o tzn "fikir"inin ya da "tam kavram"nn bir sonucudur,nk bu fikir tm yklemleri ve olgular ierir, ve tm evreni aklar. Gerekten bize her ey ancakdncelerden ve alglardan gelebilir, tm gelecek dncelerimiz ve alglarmz olumsal da olsalar ncekidncelerimizin ve alglarmzn sonucudurlar, yle ki u anda benim bama gelen ya da bana grneneyleri bir bir ortaya koymak elimde olsayd, onlarda bundan byle tm olacak olanlar ve tm grnecekolanlar grebilirdim. Benim dmdaki her ey yklp gitseydi de yalnzca Tanr'yla ben kalsaydk bile bubyle olurdu ve benim bama ayn durumlar gelirdi. Ama belli bir biimde grp seebildiimiz eyleribizim zerimizde eylemde bulunan nedenler gibi grdmz baz baka eylere uladmzdan, bu yargnntemelini ve onda gerek olan yan ele almamz gerekecek.Page 41Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html15.Sonlu bir tzn bir baka tz zerindeki eylemi, Tanr onlar uyumaya zorlad lde, eyleme urayantzn anlatm derecesinin azalmas, eylemdeki tzn anlatm derecesinin artmas biiminde olur.Ama uzun bir tartmaya girmeden, metafizik dili uygulamann alanyla uyuturabilmek iin unu belirlemekyeter: daha yetkin olarak akladmz olgular zellikle ve hakl olarak kendimize ulamaktayz, bakatzlere de en iyi akladklar eyi ulamaktayz. Bylece her eyi aklamak asndan sonsuz uzam olanbir tz, aklama biiminin az ya da ok yetkin oluuna gre snrl olur. Tzlerin birbirlerini engellemeleriniya da snrlamalarn buna gre anlayabiliriz ve sonu olarak bu konuda unu syleyebiliriz: tzler birbirlerizerinde eylemde bulunurlar, tzler sanki birbirleriyle uyumak zorunda braklmlardr. nk birininanlatmn artran brnn anlatmn azaltan bir deiiklik olabilir. Tek bir tzn erdemi Tanr'nn deeriniiyi aklamaktadr, ite bu noktada az snrlanmtr o. Her ey, erdemini ya da gcn kulland zamanyani eylemde bulunduu zaman iyiye doru deiir ve yaylr: birok tze urayan bir deiiklik olduunda(her deiiklik tmn ilgilendirmektedir) yle denebilir sanyorum: daha byk bir yetkinlik derecesineulaan ya da daha yetkin bir anlatm derecesine ykselmi olan tz gcn kullanr ve eylemde bulunur,daha az yetkinlie dm olan da gszln gsterir ve edilginleir. Bence algs olan bir tzn tmeylemi baz tutkulu istekleri, her edilginlemesi de baz aclar getirir ya da tersi olur, bununla birlikteimdiki bir yararn daha sonra daha byk bir ktlkle ykld olmutur. Eylemde bulunarak yani gcnkullanarak ve bundan haz duyarak gnah ilenebilmesi buradan gelir.16.Tanr'nn olaanst etkinlii zmzn aklad eyde ierilmitir, nk bu anlatm her eye yaylr,ama doamzn glerini, yani sonlu olan ve baz ikincil kurallara bal bulunan akseik anlatmmz aar.imdi, tzlere olaanst ya da doast bir ey uramayacana gre, nk tzlerin tm olaylardoalarnn bir sonucu olduuna gre, bize Tanr'nn bazen insanlar ve br tzleri olaanst ve mucizelibir etkinlikle nasl etkileyebildiini aklamak kalyor. Baz ikincil kurallarn stnde olsalar da her zamanPage 42Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlgenel dzenin evrensel yasasna uygun bulunan evren mucizeleriyle ilgili olarak yukarda sylediklerimizianmsamamz gerekiyor. Her kii ya da her tz , byk dnyay aklayan bir kk dnya gibi olduunagre, Tanr'nn bu tz zerindeki olaanst eylemi, bu tzn zyle ya da bireylik kavramyla aklananevrenin genel dzeninde ierilmi bulunsa da mucizeli olmaktan geri kalmaz. Bu yzden biz doamznaklad her eyi doamzn iinde grrsek doamz iin hibir ey doast olmaz, nk doamz hereye yaylr: bir sonu her zaman nedenini aklar ve Tanr tzlerin gerek nedenidir. Ama doamzn enyetkin biimde aklad her ey zel olarak doamza bal olduundan -nk onun gc buna dayanrve az nce akladm gibi bu g snrldr- doamzn glerini hatta tm snrl doalarn glerini aanbirok ey vardr. Sonu olarak, daha ak bir biimde konuabilmek iin yle diyeceim: Tanr'nnmucizeleri ve etkileri u zellii gsterirler: bir yaratlm ruh, ne kadar aydnlanm olursa olsun, onlarusavurmasna dayanarak nceden kestiremez, nk genel dzenin seik kavray tmn aar: oysadoal diye adlandrlan her ey yaratklarn anlayabildikleri daha az genel kurallara baldr. Szlerinanlamlar kadar knanamaz olabilmesi iin baz konuma biimlerini baz dncelere balamak iyi olur,tm akladmz ierene zmz ya da fikrimiz diyebiliriz ve bu z ya da fikir bizim Tanr'yla bamzaklad iin snrszdr, hibir ey onu aamaz. Ve bizde snrl olan ey doamz ya da gcmz diyeadlandrlabilir, bu yzden tm yaratlm tzlerin doalarn aan ey doastdr.17.Bir ikincil kural ya da doa yasas rnei. Burada Descarteslarn ve daha bakalarnn savlarna karTanr'nn hep ayn devinim niceliini deil, hep ayn gc koruduu gsterilmitir.kincil kurallardan ya da doa yasalarndan imdiye kadar birok defa sz ettim. Sanrm bunlarla ilgili birrnek vermek iyi olacak: bizim yeni filozoflarmz u nl kural kullanmay alkanlk edinmilerdir: Tanrdnyada her zaman ayn devinim niceliini korumaktadr. Bu kural gerekten usa uygun grnyor, onueskiden ben de kuku gtrmez bir kural sayardm. Ama oktandr yanln nerede olduunu anladm.Bay Descartes ve br usta matematikiler una inanmlardr: devinimin nicelii yani devingenin hzylabyklnn arpm devindiren gc tam tamna verir ya da geometrinin diliyle sylersek gler hzlarlave cisimlerle doru orantldr.Bu durumda, evrende her zaman ayn gcn korunmas usa uygundur. Buyzden olaylar gz nnde tutarsak iyice grrz ki srekli mekanik devinim yoktur, olsayd birmakinenin srtnmeyle durmadan azalan ve az sonra bitecek olan gc yeniden kendini gsterir, sonuolarak dardan yeni bir itki sz konusu olmakszn kendiliinden artard. Ayrca unu da gryoruz: bircismin gc, cisim gcn baz bitiik cisimlere ya da ayn devinim durumunda olan kendi paralarnaverdii lde azalmaktadr.Page 43Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlBylece sandlar ki gle ilgili olarak sylenebilenler devinimin nicelii iin de sylenebilir. Ama aradakiayrl gstermek iin, ben belli bir ykseklikten den bir cismin, yolu ak olduu, en azndan nndebaz engeller bulunmad zaman, kt yere dnmek gcn kazanacana inanyorum: rnein birsarka, havann direnci ve baz kk engeller onun kazanm olduu gc azaltmasa, geldii ykseklietam olarak kabilecektir.Bence bir librelik bir A cismini drt kulalk CD yksekliine karmak iin ne kadar g gerekiyorsa,drt librelik bir B cismini bir kulalk EF yksekliine karmak iin o kadar g gerekiyor.Akas, CD yksekliinden den A cisminin kazand g, B cisminin EF yksekliinden dmesiylekazand g kadardr. nk B cismi F'ye varp E'ye kmak gcn kazandndan (birinci varsaymagre), buna gre drt librelik bir cismi tamak yani kendisini bir kulalk EF yksekliine karmakgcne sahiptir. Bunun gibi A cismi D'ye varm olarak ve C'ye kadar kmak gcne sahip olarak birlibrelik bir cismi yani kendisini drt kulalk CD yksekliine karmak gcne sahiptir. yleyse, (ikincivarsayma gre) bu iki cismin gc eittir.imdi, bakalm, devinimin nicelii her ikisinde de ayn m? Burada ok byk bir ayrlk grparacaz. nk, Galilei'nin gsterdii gibi, CD'den dmekle kazanlan hz EF'den dmekle kazanlanhzn iki katdr, ykseklik drt kat olsa da. yleyse, 1 diye belirlediimiz A cismini 2 diye belirlediimizhzyla arpalm. Sonu ya da devinimin nicelii 2 olacaktr; te yandan 4 olan B cismini 1 olan hzylaarpalm, sonu ya da devinimin nicelii 4 olacaktr, yleyse A cisminin D noktasndaki devinim nicelii Bcisminin F noktasndaki devinim niceliinin yarsdr, bununla birlikte gleri eittir. Bylece gstermekistediimiz eyi, devinimin niceliiyle g arasnda bir ayrm olduunu gstermi oluyoruz.Grld gibi, g, yaratabilecei etkinin niceliiyle, rnein belli byklkteki ve trdeki ar bir cisminkarlabilecei ykseklikle belirlenmelidir, bu da ona verilebilecek hzdan ayr bir eydir. Ona iki kat hzverebilmek iin iki katndan ok g vermek gerekir.Bu kant pek basit bir kanttr. Bay Descartes'n bu noktada yanlgya dmesi, dnceleri yeterinceolgunlamad halde dncelerine oka bel balamasndandr. Ama ben asl yandalarnn o zamandanberi bu yanlgy grmemi olmalarna ayorum. Korkarm, alaya aldklar baz Aristotelesilereyknmeye balayacaklar yava yava ve onlar gibi yapp usa ve doruya bavurmaktansa ustalarnkitaplarna bavurmak alkanlna decekler.18.Page 44Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlGle devinimin nicelii arasndaki ayrm, cisimlerin olgularn aklamak iin uzamdan ayr metafizikdncelere bavurmak gerektii yargsna varmak iin nemlidir.Gc devinimin niceliinden ayr olarak ele almak yalnca fizikte ve mekanikte devinimin doas vekurallaryla ilgili gerek yasalar bulmak, hatta baz usta matematikilerin yazlarna szm baz uygulamayanllarn dzeltmek iin deil, ayn zamanda metafizikte ilkeleri daha iyi anlamak iin de nemlidir,nk devinim grnr ve biimsel olan yanyla ele alnrsa yani bir yer deitirme olarak ele alnrsa tamtamna gerek bir ey deildir ve baz cisimler birbirlerine gre durumlarn deitirdiklerinde yalnzca budeiimleri ele alarak devinimin ya da dinginliin hangisine ulanmas gerektiini belirlemek olana yoktur.imdi ben bunun zerinde dursaydm bunu geometri yoluyla gsterebilirdim.Ama g ya da bu deiimlerin yakn nedeni daha gerek bir eydir. Onu u cisme deil de bu cismeulamann olduka temeli vardr. Bu yzden devinimin daha ok hangisine bal olduu ancak bylecetannabilir. Bu g biimin byklyle devinimden baka bir eydir. Buradan u yargya varlr: bircisimde kavranan ey ada dnrlerin inand gibi yalnzca uzam ve bu uzamn deiimleri deildir.Bylece onlarn dta tuttuklar baz varlklar ve biimleri benimsememiz gerekir. Giderek daha iyigrlyor, doann zel olaylar anlayanlarca matematik ve mekanik bir biimde aklanabiliyorsa da, neolursa olsun gene de cisimsel doann ve hatta mekaniin genel ilkeleri geometrik olmaktan okmetafiziktir ve grnlerin nedeni olarak cisimsel ktleden ya da uzamdan ok baz biimlere vegrlmez doalara baldr. Bu dnce yenilerin mekanik felsefesini dindarln zararna baz maddedvarlklardan oka uzaklald konusunda az ok hakl nedenlerle kayg duyan zeki ve iyi niyetli bazkiilerin saknklyla badatracak gtedir.l9.Fizikte ereksel nedenlerin yarar.Page 45Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlnsanlar iin kt yarglarda bulunmay sevmem, bu yzden ereksel nedenleri fizikten uzak tutmayaalan filozoflarmz sulamyorum. Ama ak ak sylemeliyim, bu bakn sonular bana tehlikeligrnyor, hele bu gr sanki Tanr eylemde bulunurken hibir erek ya da iyilik ngrmyormu gibi,sanki iyi Tanr isteminin konusu deilmi gibi ereksel nedenleri tmyle yoksamaya kadar gidendnceyle, bu konumann balarnda rttm dnceyle birletirirsem tehlike daha da byyor.Bana kalrsa, tam tersine, tm varlklarn ve tm yasalarn ilkelerini ereksel nedenlerde aramal, nkTanr her zaman en iyiyi ve en yetkini ngrr.Aka sylemeliyim, Tanr'nn ereklerini ve tlerini belirlemek istediimiz zaman yanlgya dmetehlikesiyle karlarz. Tanr yalnzca bir tek eyi gz nnde bulunduruyor, her eyi ayn anda gznnde bulundurmuyor diye dnrsek Tanr'nn ereklerini ve tlerini bir tek zel tasarda snrlamakistediimiz zaman bylesi bir yanlgya deriz. Nitekim,Tanr'nn dnyay tmyle bizim iin yapmolduu, evrende bize dokunmayan ve yukarda konmu olan ilkelere gre Tanr'nn bizimle olan ilikisineuygun dmeyen hibir ey bulunmad doru olsa da, Tanr dnyay bizim iin yaratmtr diye dnmekbyk bir yanlgdr. Byle oluan ya da Tanr'nn yaptlarndan gelen herhangi bir iyi sonu ya da herhangibir yetkinlikle karlatmz zaman bunu Tanr'nn tasarlam olduunu rahatlkla syleyebiliriz. nkTanr hibir eyi geliigzel yapmaz, ve bize hi benzemez, biz bazen iyi yapmay beceremeyiz. Bu yzdenhkmdarlarn tasarlarnda oka incelik arayan ar tutumlu siyaset adamlarnn yapt gibi ya dayazarda oka bilgelik arayan yorumcularn yapt gibi bu ite tkezlemek yle dursun, bu sonsuzbilgelikte oka dncelilik bulmamz gerekir. Onaylamakla yetinildii halde yanlgya dmekten bukadar az korkulan bir baka alan yoktur, yeter ki Tanr'nn tasarlarn snrlayan olumsuz nermelerdensaknlabilsin.Hayvanlarn alas yapsn gren kiiler eyleri yaratann bilgeliini tanmaya yatkndr. Birazck dinduygusuna ve hatta gerek "Felsefe"ye ulam kiilere neririm, bunlar baz uydurma kafallarn gzlergrmek iin yaplm olmasa da gzlerimiz olduu iin grmekteyiz gibi szlerinden uzaklasnlar. Her eyimaddenin zorunluluuna ya da belli bir raslantya brakan bu grlerin arballna inanlrsa (yukardaakladklarmz anlayan kiilere her ikisi de gln gelse bile) doann zeki yaratcsn tanmak g olur.nk sonu nedenini karlamaldr, hatta nedenin tannmasyla sonu daha iyi tannr, ve bir yandaneyleri dzenleyen yce bir zekann varln benimsemek, te yandan onun bilgeliini kullanacak yerdeolgular aklamak iin maddenin zelliklerini kullanmak usa aykr der. Byk bir hkmdarn nemlibaz yerleri ele geirerek bir zafer kazanmasnn nedenlerini gstermek iin bir tarihi muzaffer hkmdarnngrsne dayanarak uygun zaman ve uygun aralar nasl setiini, gcne dayanarak tm engellerinasl atn ortaya koymaz da, top barutunun kk paracklar bir kvlcma dokununca kat ve ar bircismi ele geirilen yerin duvarlarna yollayabilecek kadar byk bir hzla frladlar, te yandan topunbakrn oluturan kk cisimlerin dalcklar birbirine gemi durumda olduklarndan bu hzla topparalanmamtr gibi szler ederse byle davranm olur.20.Platon'da Sokrates'in ilgi ekici szleriPage 46Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html(ok maddeci filozoflara kar).Bu bana Platon'un "Phaidon"unda Sokrates'in azndan sylenmi gzel szleri anmsatyor. Bu szlerbenim duygularma bu noktada tpatp uygun dyor ve tam tamna bizim ok maddeci filozoflarmzakar yazlma benziyor. Bu iliki bende bu blm evirmek isteini uyandrd. Biraz uzunca da olsa, burnek belki de iimizden birine bu nl yazarn yazlarnda bulunan gzel ve salam br dnceleri degz nnde bulundurmak yolunu aar."Bir gn birinin Anaksagoras'n bir kitabnda u szleri okumu olduunu sylediler: her eyin nedeni zekibir varlktr, her eyi o dzenler ve bezer. Bu benim pek houma gitti, nk dnya bir zeknn rnyseher ey olabildiince yetkin olacaktr diye dnyordum. Bu yzden neden eyler douyor ya da lyorya da varln srdryor sorusuna aklama getirmek isteyen biri her eyin yetkinliine uygun olacak eyiaratrmaldr. Bylece insan kendinde ya da bir baka eyde en iyi ve en yetkin olan aratracaktr.nk en yetkini tanyacak olan kii buradan giderek yetkin olmayan da tanyacaktr.Btn bunlar okuyunca eylerin nedenini retebilecek bir usta bulmu olmakla pek sevindim. rneinyerin dz m yuvarlak m olduunu retebilecek, neden yerin byle yaratlmas baka trlyaratlmasndan daha iyi, onu retebilecek... Ayrca yer evrenin ortasndadr ya da deildir diyebelirlerken belirlenen durumun neden en iyi durum olduunu gsterecek, bunu bekliyordum. Elbet, gne,ay, yldzlarla ve bunlarn devinimleriyle ilgili olarak da benzer aklamalar yaplacakt... Sonunda her eyezel olarak uygun olan eyi gstererek en genel iyiyi gstermi olacak diyordum.im bu umutla dolunca hemen Anaksagoras'n kitaplarn aldm ve okudum, nceden ortaya koyduuynetici zeky hi mi hi kullanmadn, eylerin ne dzeninden ne yetkinliinden sz ettiini, usa uygunolmayan esir yapl baz maddeleri iin iine soktuunu grnce atm kaldm.Onun durumu, Sokrates her eyi zeksyla yapar dedikten sonra her ediminin nedenini zel olarakylece aklayan adamn durumuna benziyor: burada oturuumun nedeni udur, der o, kemiklerden,etlerden ve sinirlerden olumutur bedenim, kemikler katdr, kemiklerde ayrlma ya da kavuma yerlerivardr, sinirler kaslp geveyebilirler, bylece beden esnek olur ve dolaysyla ben oturabilirim. Bukonumay temellendirmek iin, gerek nedenleri bir yana brakarak, havaya, sese ve iitme organlarna,buna benzer eylere ynelmek gerekirdi. Yani Atinallar beni balamaktansa mahkm etmek gerektiineinannca benim buradan kamaktansa burada kalmak gerektiine inandm gibi. Uzaklarda serseri serserisrgn yaam srdrecek yerde yurdumun bana ykledii cezay ekmemin daha doru olacana vedaha onurlu olacana inanm olmasaydm, bu sinirlerin ve bu kemiklerin oktan Boetiallarn vePage 47Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlMegarallarn yannda olmas gerekirdi. Bu yzden kemiklere ve sinirlere, onlarn nedensel devinimlerinebavurmak usa uygun deildir.Gerekte kemikler ve sinirler olmadan ben btn bunlar yapamam diyen kii hakldr, ama gerek nedendediimiz ey baka bir eydir... bu yle bir kouldur ki, neden dediimiz ey onsuz olamaz...rnein evremizdeki bedenlerin devinimi bulunduklar yere dayanmaktadr diye dnenler tanrsalgcn her eyi en iyi biimde yaptn unutuyorlar ve dnyay tutan, biimleyen, srdren eyin iyi ve gzelolduunu anlamyorlar..." Buraya kadar Sokrates konuuyor, bundan sonra Platon'un "idea"lar ve biimlerzerine syledikleri de bir o kadar gzeldir ama biraz gtr.21.Mekaniin kurallar Metafizik'in dnda yalnzca Geometri'ye dayansayd olgularn bambaka olmasgerekirdi.Tanr'nn bilgelii her zaman baz zel cisimlerin mekanik yapsnn ayrntsnda bilindiine gre bubilgeliin ayn zamanda dnyann genel ynetiminde ve doa yasalarnn kuruluunda kendini gstermesigerekir. Bu ylesine dorudur ki bu bilgeliin nerileri genel olarak devinimin yasalarnda grlmektedir.nk cisimlerde yalnz ve yalnz uzaml bir kitle bulunsayd, devinim dediimiz de yer deitirmektenbaka bir ey olmasayd, her ey geometrik bir zorunlulukla bu tanmlardan kendi kendine karlabilse yada karlmak gerekseydi, baka yerde de gsterdiim gibi kk bir cisim duran daha byk bir cismeraslaynca ona kendi hzn verecek ve kendi hzndan herhangi bir ey yitirmeyecekti: ve bir dizgeninolumasn iyiden iyiye engelleyen buna benzer nice baka kural da benimsemek gerekecekti. Ama Tanrbilgeliinin her zaman ayn gc ve ayn yn korumakta kararll ii dzeltiyor.Gene bana kalrsa doann birok edimi iki trl gsterilebilir, yani etkin nedeni belirleyerek gsterilebilir,bir de benim rnein kyansmas ve kkrlmasyla ilgili kurallar incelerken yaptm ve ilerde deyapacam gibi Tanr'nn etkinliini her zaman en kolay yollardan gerekletirme konusundaki kararllnadayanarak, yani sonusal nedeni gz nnde tutarak gsterilebilir.Page 48Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html22.Hem doay mekaniklikle aklayanlara hem de cisimsel olmayan doalara bavuranlara yatkn olabilmekiin her iki grn sonusal nedenlerle ve etkin nedenlerle badatrlmas.Bir hayvann ilk dokusunun oluumuyla tm paralarnn oluumunu mekanik olarak aklayabileceklerinidnenlerle ayn yapy sonusal nedenlerle aklayanlar uzlatrmak iin bu belirlemeyi yapmak gerekir.Her ikisi de iyidir, yalnzca byk iinin sanatna hayran olmak iin deil, ayn zamanda fizikte vehekimlikte yararl eyler ortaya koymak iin her ikisi de uygun olabilir.Ve bu ayr yollar izleyen yazarlarnbirbirlerine kt davranmamalar gerekirdi.nk, gryorum, tanrsal Anatomi'nin gzelliini aklamaya ynelenler geliigzel grnen baz svlarndevinimleri organlarda ok gzel bir eitlilik yaratmaktadr diye dnenlerle alay ediyorlar, bu kiilerizirzop ve dind kiiler sayyorlar. Bunlar da bu sefer brlerini basit ve boinanl kiiler olarakbelirliyorlar, bunlar gklerde grldeyenin Zeus deil de bulutlarda bulunan herhangi bir madde olduunubildiren fizikileri dinsiz yerine koyan eskilere benziyorlar. En iyisi her iki belirlemeyi de birbiriyleuzlatrmak olurdu, nk sradan bir karlatrma yapmama izin verilirse diyebilirim ki bir iinin ustalngstermek ve vmek iin makinenin paralarn yaparken ne gibi tasarlar olduunu belirlemekle kalmam,her paray yapmak iin kulland gereleri de aklarm, hele bu gereler basit gerelerse ve zekiceyaplm gerelerse. Tanr bedenimizden bin kez daha zekice kurulmu bir makineyi yapabilecek ok ustabir sanatdr, ok basit birka svy kullanarak yapverir bunu, yeter ki doann olaan yasalar onlarbylesine sevilesi bir rn ortaya koyabilmeleri iin en uygun biimde belirlemi olsun; ayrca Tanrdoann yaratan olmasayd bu byle olmazd.Bununla birlikte bence gerekten daha derin ve bir anlamda daha dolaysz ve "a priori" olan etkinnedenler yolu ayrntlara ynelindiinde olduka gtr, sanrm filozoflarmz da ondan zaman zamaniyiden iyiye uzaklamlardr. Buna karlk sonusal nedenlerin yolu daha kolaydr ve Anatomi'nin oknemli rnekler ortaya koyduu daha fiziksel olan br yolda daha uygun aratrmalar getirecek olannemli ve yararl dorular ortaya karmaktan hi de geri kalmaz. Bunun gibi, krlma kurallarnn ilkbulucusu Snellius da ilkin n nasl olutuunu aratrmaya ynelmeseydi bu kurallar bulmak iin okbeklerdi. Snellius eskilerin kyansmas iin kulland yntemi izledi, bu yntem de sonusal nedenleredayanr. nk eskiler bir n belli bir noktadan belli bir noktaya gndermek zere belli bir yzeydeyanstrken (bunu doann byle tasarladn dnelim), gelme asyla yansma asnn birbirine eitPage 49Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlolduunu bulmulardr, bunu Larissal Heliodoros'un kk bir kitabnda ve baka yerlerde grebiliriz.Bana kalrsa Bay Snellius ve ondan sonra da (ondan iyiden iyiye habersiz olarak) M. Fermet bunukrlmaya daha zekice uygulamlardr. nk klar ayn ortamlarda kendileri de ortamlarn direnlerininorantsndan baka bir ey olmayan sinslerin orantsna uyuyorlarsa, demek ki bu yol bir ortamdaki bellibir noktadan bir baka ortamdaki bir baka noktaya ulaan en ksa ya da hi deilse en belli yoldur. BayDescartes'n bu teoremi etkin nedenlere dayanarak gstermesinde ok byk eksikler vardr. Hattadiyebiliriz ki Bay Descartes Hollanda'da Snellius'un buluunu renmi olsayd onu hibir zamanbulamayacakt.23.Madded tzlere geri dnmek iin Tanr'nnruhlarn anl zerinde nasl etkide bulunduu vednlenin fikrine sahip olunup olunmad aklanyor.Sonusal nedenlerin, cisimsel olmayan doalarn, cisimlerle ilgili zeki bir nedenin belirlenimleri zerindebirazck durmay, bunlarn fizie ve matematie kadar her alanda nasl kullanldn gstermeyi uygunbuldum, amacm bir yandan mekanik felsefeyi ona yaktrlan dindlktan kurtarmak, te yandanfilozoflarmzn zihnini salt maddi belirlenimlerden daha soylu dncelere ykseltmektir. imdi cisimlerdenmadded doalara, zellikle zeklara dnmek, Tanr'nn onlar nasl aydnlatt, onlar zerinde nasleylemde bulunduu konusunda bir eyler sylemek doru olur; hi kukusuz bunlarla ilgili baz doayasalar da vardr, bu konuda daha sonra uzun uzun konuabileceim. imdi birazck fikirlerle ilgili bazeylere, her eyi Tanr'da grp grmediimize, Tanr'nn nasl olup da mz olduuna deinmekyetecektir.Page 50Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlyi bilmemiz gerekir, fikirlerin yanl kullanm birok yanlgya yol aar. nk herhangi bir ey zerineusavurma yapld zaman bu eyin fikrine sahip olunduu dnlr, bu temele dayanarak eski ve yenibirok filozof pek eksikli bir Tanr tantlamas yapmlardr. nk, der onlar, Tanr'y dndme greTanr'nn ya da yetkin bir varln fikrine sahip olmam gerekir, ayrca da fikir olmadan dnlemez; buvarln fikri tm yetkinlikleri kucaklar, varolmak da bir yetkinliktir, yleyse o vardr. Ne var ki ok zamanhi olmayacak olaanstlkleri dndmz iin, rnein hzn en yksek derecesini, en byk sayy,"konkoid"in tabanyla birlemesini dndmz iin bu usavurma yeterli olmuyor. Demek ki szkonusueyin olas olup olmamasna gre doru fikirler ya da yanl fikirler bulunduunu syleyebiliyorum. Bireyin olaslndan gvenli olununca ancak o eyin fikrine sahip olmakla vnlebilir. Bylelikle, yukardakikant hi deilse unu ortaya koyar: Tanr olasysa, zorunlu olarak vardr. Edimsel olarak varolabilmek iinyalnzca olaslna ya da zne gerek duymak tanrsaldoann esiz bir ayrcalldr, bu da tam tamna"Ens a se" (15) denen eydir.24.Ak ya da karanlk, seik ya da bulank, tamuyar ya da sezgisel ya da sansal bilgi zerine; adsal,gerek, nedensel, zsel tanmlar zerine.Fikirlerin yapsn iyi anlayabilmek iin bilgilerin trleri konusuna deinmek gerekiyor. Bir eyi bakaeyler arasnda tanyabildiim ama o eyin ayrmlarnn ve zelliklerinin neler olduunu bilmediim zamanbilgim bulanktr. Bir iirin ya da bir tablonun iyi mi kt m olduunu herhangi bir kukuya dmedenaka biliriz, nk onda bizi doyuran ya da drten herhangi bir ey vardr. Sahip olduum iaretleriaklayabildiim zaman bilgim seiktir. Altnn tanmn veren baz deney ve iaretler yardmyla gerekaltn uydurma altndan ayran ayar uzmannn bilgisi byle bir bilgidir.Ama seik bilginin dereceleri vardr, nk genel olarak bir tanma giren kavramlar da tanmlanmagereksinimi gsterirler, bu bilgiler bulank olarak bilinen bilgilerdir. Ama seik bir tanma ya da bilgiyegiren her ey, ilkel kavramlara kadar her ey seik olarak tannyorsa, ben bu bilgiyi tamuyar bilgi diyeadlandrrm. Zihnim bir kavramn tm ilkel elerini hep birden ve seik olarak kavrarsa o zaman sezgiselbir bilgi szkonusudur, bu tr bilgi ok azdr, insan bilgilerinin ou bulank ya da sezgiseldir.Adsal tanmlarla gerek tanmlar da birbirinden ayrmak doru olur. Tanmlanan kavramn olaslndankukuya dlyorsa ben byle bir tanma adsal tanm derim. rnein sonsuz vida denen ey paralarPage 51Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmleit olan, paralar tamuyar bir biimde st ste konabilen maddi bir izgidir dediimde, sonsuz vidann neolduunu bilmeyen biri, bu zellik gerekten sonsuz viday karlayan bir zellik olduu halde, paralareit olan br izgiler bir yzey oluturduklarndan (bu izgiler de daire evresiyle doru izgidir) yaniyzey zerine izildiklerinden -byle bir izginin olaslndan kukuya decektir. Bu da unu gsterir:birbirini karlayan her zellik adsal bir tanma yarayabilir, ama zellik eyin olasln tantabiliyorsagerek tanmn verir; oysa yalnzca bir adsal tanma sahip olunduunda ondan kacak sonulardangvenli olunamaz, nk herhangi bir elikiyi ya da olmazl barndryorsa bundan birbirinin kart olansonular kabilir. Bu yzden dorular, baz yeni filozoflarn sand gibi adlara bal deildirler, geliigzeldeildirler.te yandan, gerek tanmlarn trleri arasnda birok ayrm vardr; nk olasln deneyle kantlanddurumlar vardr; cvann olasl tannr, nk byle bir cismin gerek olarak bulunduu, bunun sonderece ar olmakla birlikte olduka kaygan bir sv olduu bilinir, burada tanm yalnzca gerektir vebaka bir ey deildir; ama olaslk "a priori" olarak kantlanrsa tanm gene gerek ve nedensel olur,nk szkonusu eyin olas oluumunu da ierir. Tanm ayrtrmay en ilkel kavramlara kadar gtrr veolaslnn "a priori" kantna gereksinim gsteren herhangi bir eyi varsaymazsa bu durumda tanmyetkindir ve zseldir.25.Bilgimiz hangi durumda fikrin gzlemiyle uyuur?Elbette olanakd bir kavramla ilgili herhangi bir fikre sahip olamayz. Bilgi yalnzca sansal olduu zaman,onun fikrine sahip olduumuzda onu gzlemleyemeyiz. nk byle bir kavram, kavramlar gizli birbiimde olanaksz olduu zaman tannr; kavram olasysa, bu olaslk bu tanma biimiyle renilemez.rnein "bin"i ya da bir "binkenar" dndm zaman onun fikrini gzlemlemiyorum (on tane yzn binolduunu sylediim zaman olduu gibi), 10'un ve 100'n ne olduunu dnmek iin kendimi skntyasokmuyorum, nk onu bildiimi varsayyorum ve onu kavramak iin imdi duralamam gerektiineinanmyorum. Bylece sk sk olduu gibi yle bir durum kabilir ortaya: gerekte olanakd olsa daanladm varsaydm ya da anladma inandm, en azndan br kavramlarla, kendisini uladm brkavramlarla uzlamaz olan bir kavram zerine yanlabilirim; ister yanlaym ister yanlmayaym, bu sansalkavrama biimi hep ayn kalr. Fikrin btnn biz ancak bilgimiz bulank kavramlarda ak olduu, seikkavramlarda sezgisel olduu zaman gzlemleyebiliriz.Page 52Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html26.Btn fikirlerin bizde bulunmas ve Platon'un "anmsama"s zerine.Fikrin ne olduunu iyice kavrayabilmek iin bir iftanlamllk durumunu gidermek gerekiyor, nk birokkii fikir denen eyi dncelerimizin biimi ya da ayrm diye dnmektedir; bu durumda fikir ancakkendisini dndmz zaman zihnimizde bulunacaktr ve onu her dndmzde ayn eyin ncekilerebenzer de olsa yepyeni fikirlerine sahip olmamz gerekecektir. Ama bence bakalar "fikir"i dncenindolaysz bir nesnesi ya da kendisini gzlemlediimiz zaman da varln koruyan herhangi bir sreli biimsayyorlar. Gerekten ruhumuz herhangi bir doay ya da biimi dnmek olasl kt zaman onunsunumunu ortaya koymak niteliine sahiptir. Sanrm ruhumuzun bu nitelii, bir doay, bir biimi ya da birz aklad lde, bir eyi dnelim ya da dnmeyelim, o eyin bizde bulunan tam fikridir. nkruhumuz Tanr'y ve evreni, tm varlklar olduu kadar tm zleri aklar.Bu benim ilkelerimle uyuuyor, nk, elbette, zihnimize dardan hibir ey girmez; ruhumuz dardanbaz habercileri ieri alyormu, ruhumuzun kaplar pencereleri varm gibi dnmemiz kt biralkanlktr. Biz ruhumuzda btn bu biimlere sahibiz, nk zihin her zaman tm gelecek dnceleriaklar ve seik olarak dnecei ne varsa hepsini bulank bir biimde imdiden dnr. Fikri zihnimizdenceden bulunmayan hibir ey bize retilemez, bu dncenin oluma biimi gibidir bu fikir de.Platon "anmsama"sn ne srmekle ok doru bir tutum almtr, "anmsama"s ok salamdr, yeter ki iyiele alnsn, ncesellik yanlgsndan arndrlsn, ruh u sra renip dnd eyi daha nceleri de seikbir biimde bilip dnmtr diye d kurulmasn. Platon grn pek gzel bir deneyle pekitirir;kk bir erkek ocuunu alr, ocua hibir ey retmeden, yalnzca yeri geldike dzenli sorularsorarak onu ortak lenli olmayanlarla ilgili ok etin geometri dorularn kendiliinden ortaya koymayaynetir. (16) Bu da unu gsteriyor: ruhumuz her eyi gcl olarak bilir, dorular tanmak iin yalnzca iyibakmas gerekir, dolaysyla ruhumuz hi deilse kendi fikirlerine, bu dorularn bal bulunduu kendifikirlerine sahiptir. Ayrca bu dorular fikirler arasndaki ilikiler olarak alnrsa ruh bu dorulara ncedensahiptir.27.Page 53Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlRuhumuzun bo levhacklara nasl benzetilebildii,kavramlarmzn duyulardan nasl geldii zerine.Aristoteles ruhumuzu yaz yazmak iin zerinde yer bulunan henz bo levhalara benzetmi, anlmzdaduyularmzdan gelmeyen hibir eyin bulunmadn bildirmiti. Aristoteles'in bu bak biimi daha okhalk kavraylarna uyar, oysa Platon daha derine gitmektedir. Bununla birlikte bu tr san bilgileri ya dauygulama bilgileri gndelik kullanma girebilirler; Copernicus yandalarnn gne doar ve batardemelerine benziyor bu da az ok. Genellikle dndm zere bunlara pek gzel anlam verilebilir, zeltzlerin birbirleri zerinde eylemde bulunduunu gerekten syleyebileceimizi belirtmi olduum gibi. Buynde unu da syleyebiliriz: duyular araclyla dardan bilgiler alyoruz, nk dsal baz eylerruhumuzu baz dncelere gtren nedenleri ierir ya da daha dorusu aklar. Ama metafizik dorularntamuyarl szkonusu olunca ruhumuzun geniliini ve bamszln tanmak nemlidir. Gndelik yaamdayalnzca ak ak kendini gsteren eyler ve zel bir biimde bize ait olan eyler ruhumuza mal edilir,nk daha ileri gitmek hibir ie yaramaz; bununla birlikte ruhumuzun bu genilii ve bamszl halkarasnda sanldndan daha byk bir uzanma sahiptir.Gene de iftanlamllktan kanmak iin bu anlama ve br anlama uygun terimleri semek doru olur.Bylece ruhumuzda bulunan bu anlatmlar, kavransnlar ya da kavranmasnlar, fikir diye adlandrlabilirler;kavrananlara ya da biimlendirilenlere de kavramlar denebilir. Ama hangi biimde alnrsa alnsn, tmkavramlarmzn d duyu denilen duyulardan geldiini sylemek doru olmaz, nk kendim zerine vedncelerim zerine, dolaysyla varlk, tz, eylem, zdelik ve daha baka eyler zerine sahip olduumeyler bir i deneyden gelir.28.Yalnzca bizim dmzda olan Tanr alglarmzndorudan doruya konusudur, yalnzca odur bizim mz.Page 54Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlMetafizik dorunun kesin anlamnda, tek Tanr dnda bize etkide bulunan hibir d neden yoktur. Bizimsrekli bamllmzdan tr yalnzca o bize kendini dorudan doruya duyurur. Buna gre ruhumuzadokunan ve alglarmz dorudan doruya uyaran bir baka d nesne yoktur. Ayrca, ruhumuzda tmeylerin fikirlerine sahibiz, bu da Tanr'nn zerimizdeki srekli eyleminden trdr, yani her sonu kendinedenini akladndan ve bylece ruhumuzun z tanrsal z, tanrsal dnce ve tanrsal istemin veonlarda ierilmi tm fikirlerin belli bir anlatm, yknmesi ya da imgesi olduundan trdr. yleysedenebilir ki dmzda bulunan dolaysz nesnemiz yalnzca Tanr'dr ve her eyi biz onunla gryoruz;rnein gnei ve yldzlar grdmzde bize bunlarn fikirlerini veren ve bizde bunlarn fikirlerinisaklayan, duyularmzn belli bir biimde uyarlm bulunduu zamanda kendi koyduu yasalara grekurduu kendi olaan yardmyla bizi bu fikirler zerinde gerek olarak dnmeye gtren Tanr'dr.Tanr ruhlarn gnei ve dr; "lumen illuminans omnem hominem venientem in hunc mundum" (17); buduyguyu bugn duymu deiliz biz. Kutsal Kitap'tan sonra ve her zaman Aristoteles'den ok Platon'ututmu olan kilise babalarndan sonra skolastikler dneminde biroklarnn Tanr ruhun tek dr inancntadklarna, kendi syleyileriyle "intellectus agens animae rationalis" (18) diye belirlemedebulunduklarna daha nce birok defa tank olduumu anmsyorum. bni Rdcler buna kt bir anlamverdiler, ama aralarnda Guillaume de St. Amour'un ve birok gizemci dinbilimcinin de bulunduunusandm bakalar da bunu Tanr'ya yarar ve ruhu onun iyiliine ykseltecek biimde almlardr.29.Bununla birlikte biz Tanr'nn fikirleriyle deil, dorudan doruya kendi fikirlerimizle dnrz.Bununla birlikte bizim fikirlerimizin de bizde hi mi hi olmayp Tanr'da olduunu ne srer grnen bazusta filozoflarn grlerini de benimsemiyorum. Onlarn byle dnmesi bence uradan geliyor: onlarbizim burada tzlerle ilgili olarak aklam olduumuz eyleri de, ruhumuzun geniliini ve bamszlnda, ayrca ruhumuzun kendine urayan her eyi ierdiini ve Tanr'y ve onunla birlikte tm olas ve edimlivarlklar akladn, bir sonu kendi nedenini nasl aklarsa yle akladn o zamanlar gz nndetutmadlar. Ayrca, bakalarnn fikirleriyle dnmem usa uygun bir ey deildir. te yandan, ruh herhangibir eyi dnd zaman gerekten belli bir biimde duygulanm olmas gerekir, ve onda yalnzcabylesine duygulanabilmek iin daha nceden tmyle belirlenmi olan edilgin bir gcn bulunmasPage 55Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlyetmez, ayn zamanda doasnda bu dnceyi ileride oluturacan gsteren belirtilerin ve zaman gelinceonu oluturacak olan konumlarn bulunmasn salayacak etkin bir gcn de olmas gerekir. Ve btn buey bu dncede ierilmi olan fikri kavrar.30.Tanr'nn ruhumuzu zorunluluun dnda ynetmesi zerine; yaknmaya hakkmz olmad zerine;Yehuda'nn neden gnah iledii deil de gnah ileyen Yehuda'nn varlnn neden baka olas kiilerinvarlna ye tutulduu zerine; gnahtan nceki kkel yetkinliksizlie ve Tanr vergisinin derecelerizerine.Tanr'nn insan istemi zerindeki eylemiyle ilgili olarak hepsi de ok etrefil olan birok belirlemedebulunuldu, onlar burada izlemenin olana yok. Gene de kabaca baz szler syleyebiliriz. Tanr gndelikeylemlerimize karrken daha nce koymu olduu yasalar izlemekten baka bir ey yapmaz, yani Tanrsrekli olarak varlmz korur ve oluturur, yle ki dnceler bize bireysel tzmzle ilgili kavramntad dzen iinde kendiliklerinden yani zgrce gelir, bu dnceler bu kavram iinde oldum olasnceden kestirilebilirdi. Ayrca, Tanr'nn bir karar gereince, istemin Tanr istemini baz zel tutumlarlaaklayarak ya da yknerek her zaman grnr iyiye ynelmesini ngren karar gereince -bu grnriyinin bu zel tutumlar karsnda her zaman baz gerek yanlar vardr- Tanr hibir zorlamadabulunmadan istemimizi en iyiyi semeye gtrr. nk, mutlak bir biimde konuursak, istem zorunluluakart olarak alnd srece ilgisizlik durumundadr, iki yanda olduundan ve olas kaldndan eyleminibaka biimde yapmak ya da bsbtn durdurmak gcne sahiptir.yleyse grnlerin getirdii beklenmedik durumlar karsnda dnceye ynelmek konusunda glbir istemle nlemler almak ve baz raslantlarda ancak ve ancak ok iyi dndkten sonra eylemde veyargda bulunmak ruhun yapabilecei itir. Bununla birlikte doru olan ve batan beri bilinen bir ey var,herhangi bir ruh bylesi bir raslamada bu gcn kullanmayacaktr. Ama kim yapabilir bunu? nkbtn bu yaknmalar olaydan nce haksz olduuna gre olaydan sonra da hakszdr. yleyse bu ruhgnah ilemeden nce kendisini gnaha yneltiyor diye Tanr'dan yaknrsa iyi bir i yapm olur mu? Bukonularda Tanr'nn belirlemeleri nceden grlemeyen eyler olduundan bu ruh gerekte gnah ilediizamanlarn dnda, gnah ilemeye belirlenmi olduunu nereden bilecektir? Szkonusu olan yalnz veyalnz istememektir ve Tanr daha kolay ve daha doru bir koulu neremez; bunun gibi, tm yarglar birinsan kt niyete iten nedenleri aramakszn bu niyetin ne lde kt olduunu belirlemekle yetinirler.Ama belki de benim gnah ileyeceim daha batan belirlenmitir. Kendi kendinize yantlayn: belki dehayr, bilemeyeceiniz ve size hibir k veremeyecek olan eyi dneceinize, bildiiniz gibiPage 56Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlykmllklerinize gre davrann.Ama biri kp da bu adam bu gnah nasl oluyor da kesinlikle iliyor diye soracak olursa, bunun karlok kolaydr, byle olmasa bu adam o adam olmazd. nk Tanr bir Yehuda'nn geleceini teden beribilir, bu Yehuda'nn Tanr'daki kavram ya da fikri gelecekteki bir zgr eylemi iermektedir. Geriye usoru kalyor: ancak Tanr'nn fikrinde olas olan byle bir hain Yehuda nasl oluyor da edimsel olarakvarolabiliyor? Ama bu soruya yeryznde beklenecek yant yok. Ancak genel olarak u kadarnsyleyebiliriz: deil mi ki Tanr nceden grd gnahna karn onun varln uygun buldu, bu ktlnevrende bol bol dengelenmesi gerekir, Tanr bundan en byk iyiyi karacaktr; bu gnah ileyeninvarlnn da iinde bulunduu bu eyler dzeni de tm br olas biimler arasnda en yetkinidir. Ama buseimdeki esiz tutumu aklamak bu dnya gezgini olduumuz srada olamaz; onu anlamadan bilmek deyeter. imdi burada sonsuz belirlenimleri kucaklayan bir ayrntnn peine dmeksizin tanrsal bilgeliinderinliklerini ve uurumlarn (19) benimsemek zamandr.Bununla birlikte iyice gryoruz: Tanr ktln nedeni deildir. Kkel gnah insanlar arlklarnyitirdikten sonra ruhu ele geirdi, ama daha nce de tm yaratklar iin doal olan ve onlar gnaha ya daeksiklilie yatkn klan zgn bir snrlanmlk ya da yetkin olmay vard. Bu konuda Adem'den nceyazglanmla inananlarn gl brlerininkinden az deildir. Aziz Augustinus'un ve daha bakayazarlarn duygular buraya dayandrlabilir, bunlara gre ktln kk hiliktedir, yani yaratklarnyoksunluunda ya da snrlanm oluundadr; bu duruma Tanr houna gittii biimde yetkinlikderecelerine gre kendi vergisiyle areler bulur. Tanr'nn bu vergisi, ister olaan olsun ister olaanstolsun, dereceleri ve lleri olan bir eydir, bu ey belli lde bir sonucu oluturabilmek iin kendinde deetkindir her zaman, stelik yalnzca bizi gnahtan korumak iin deil, ayn zamanda insann kendindeolanla katlmas kouluyla kurtuluu salamak iin her zaman yeterlidir. Ne var ki insann eilimleriniamaya yeterli deildir her zaman, byle olsayd hibir eye bal olmazd, oysa bu durum kendiliindenolsun koullarn uygunluundan olsun, her zaman baarl olan Tanr vergisine, mutlak olarak etkin Tanrvergisine zgdr.31.Seimin gdleri, ngrlen inan, ortalama bilim, mutlak karar zerine; her eyin "neden Tanr varolmasiin byle bir olas kiiyi seti" sorusuna indirgendii, bu kiinin kavramnn byle bir Tanr vergileri dizisinive zgr eylemleri ierdii, bunun da glkleri birden ortadan kaldrd zerine.Page 57Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlTanr'nn vergileri tam ar vergilerdir, onlar zerine yaratklar hibir neride bulunamaz; gene de Tanr'nnbu vergilerini sunarken yapt seimi aklamak iin insanlarn gelecek eylemlerinin mutlak ya da koullungrsne bavurmak yetmediinden, hibir ussal gds olmayan kararlar dlemlemek gerekir.nanca ve ngrlm iyi eylemlere gelince, elbette Tanr inancn ve iyiliini nceden grd kiileri"quos se fide donaturum praescivit" (20) semitir; ama ayn soru gene kendini gsterir: Tanr neden inanve iyi eylemler vergisini una vermez de brne verir? nancn ve iyi eylemlerin ngrs deil de insannkendinden kataca eyin maddesinin ve yatknlnn ngrs olan Tanr bilimine gelince (nkgerekten insanda tanr vergisi ynndeki eitlilii karlayan bir eitlilik vardr ve insann iyiye doruuyarlmas ve ynetilmesi gerekmekteyse de sonradan da eylemde bulunmas gerekmektedir), bazlarnagre bu konuda yle sylenebilir: Tanr insann tanr vergisi olmadan da ya da olaanst yardmolmadan da yapabileceini grerek ya da hi deilse Tanr vergisi bir yana insandan gelecek olan grerekvergisini doal yetileri en iyi olanlara ya da hi deilse doal yetileri en az eksikli olanlara ya da en az ktolanlara vermeye karar verebilecektir. Ama durum byle de olsa, diyebiliriz ki bu doal yetiler, iyiolduklar lde, pek sradan da olsa bir Tanr vergisinin rndrler, bu durumda Tanr bazlarnbazlarna yelemi olur; ve Tanr'nn verdii bu doal stnlkler bu retiye gre Tanr'nn vergisine yada olaanst yardma gd olacana gre, her eyin sonunda Tanr'nn iyiliine dayanaca doru deilmidir?Bu durumda sanrm (Tanr'nn kayray kimlere verecei konusunda doal yetileri ne kadar ve nasl gznnde bulundurduunu bilmediimiz iin) ilkelerimize gre ve daha nce belirlediime gre yle demeken doru ve en gvenilir olacaktr: olas varlklar arasnda kavram ya da fikri olaan ve olaanst tmkayralar zincirini, ayrca koullaryla birlikte geri kalan tm olgular ieren Petrus'un ve Johannan'nkiiliinin bulunmas gerekir; gene etkin olarak varolmak iin ayn lde olas bir baka kiiler okluuarasndan Tanr bunlar semeyi uygun bulmutur: yle grnyor ki bundan sonra sorulacak baka birey kalmyor ve tm glkler ortadan kalkyor.nk o tek ve byk soruya, neden Tanr saysz olas kiiler arasndan onu semeyi uygun buldusorusuna gelince,bizim burada gsterdiimiz ve ayrntlar bizi aan genel nedenlerle yetinmemek iin iyiceaklsz olmak gerekir. Bylece nedensiz olduu iin usd olan mutlak bir karara ya da gl ortadankaldramayan nedenlere bavurmak yerine, en iyisi Aziz Paulus'a uyarak unu sylemek olur: genel dzenzerine kurulmu olan, lmllerce bilinmeyen, Tanr tarafndan evrenin en byk yetkinlii amacylangrlm olan ok byk bilgelik ya da uygunluk nedenleri vardr. Tanr'nn nyle, adaletininbelirtileriyle, ayn zamanda balayclyla ve genel olarak yetkinlikleriyle ilgili nedenler, ayrca AzizPaulus'un gnln ho eden zenginliklerin sonsuz derinlii ite buna dayanr.32.Page 58Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlBu ilkelerin sofuluk ve din konusunda yararll.Sonunda yle grnyor ki az nce akladmz dnceler, zellikle Tanr'nn ilemlerinin yetkinliiyleilgili byk ilke ve tm olgular tm koullaryla ieren tz kavramyla ilgili byk ilke dine zarar vermek biryana, dini dorulamaya, ok byk glkleri ortadan kaldrmaya, ruhlar Tanr sevgisiyle tututurmaya veruhlar maddi olmayan tzlerin bilgisine ykseltmeye imdiye kadar grlm varsaymlardan daha okyararlar. nk apak grlyor ki tm br tzler Tanr'ya baldrlar, dncelerin bizim tzmzdentremesi gibi; grlyor ki Tanr herkeste her eydir ve yetkinlikleri lsnde btn yaratklarla itenbirlemitir; etkisiyle dardan onlar belirleyen de yalnzca kendisidir; eylemde bulunmak dorudandoruya belirlemek demekse metafizik diliyle bu anlamda denebilir ki yalnzca Tanr benim zerimdeeylemde bulunur, yalnzca o bana iyilik ya da ktlk yapabilir, br tzler ancak bu belirlenimlerinnedenlerine katkda bulunurlar, nk Tanr tzlerin tmn gz nnde bulundurduundan iyilikleriniaralarnda paylatrr ve onlar aralarnda uyumak zorunda brakr. Tanr ayn zamanda tzlerin ilikilerinive iletiimlerini salar, unlarn olgular Tanr'nn yznden brlerinin olgularyla raslar ve uyuurlar vesonu olarak alglarmz bylece gereklie sahip olur. Ancak, uygulamada eylem yukarda akladmanlamda zel nedenlere balanr, nk zel durumlarda evrensel nedeni belirlemek her zaman gereklideildir.u da grlmektedir: her tzn yetkin bir kendiliindenlii vardr (ussal varlklarda zgrlk olan ey);ona olan her eyin fikrinin bir sonucu ya da varlnn bir sonucu olduu, onu tek Tanr'dan baka bir eyinbelirlemedii de grlr. Bu yzden, ruhu ok yksek bir kii, kutsallyla ok sayg grm bir kii unusylemeyi alkanlk edinmiti: ruh hemen her zaman dnyada yalnzca Tanr ve kendisi varm gibidnmelidir.Hibir ey lmszl ruhun bu bamszl ve genilii kadar gzel anlatamaz; ite bu bamszlk vegenilik ruhu tm dtan eylere kar korur; nk o kendi dnyasn yalnzca kendi kurar ve Tanr'ylayetinir; dnyann kendini ykmas olas deildir (ruh dnyann canl, srekli anlatmdr), ruhun hilemedenyokolmas da olas deildir; bunun gibi, bedenimiz diye adlandrlan o yaygn kitlenin deiimlerinin ruhzerinde herhangi bir etkisi olmas, bu bedenin ortadan kalkmasnn blnemez olan yoketmesi olasdeildir.33.Page 59Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlRuhla beden birliinin aklanmas ya da aklanamaz denen ya da mucizeyle ilgili denen birliinaklanmas ve kark alglarn kkeninin aklanmas.Bu arada ruh ve beden birliiyle ilgili o byk gizin beklenmedik biimde aklan yani birindekiedilimlerle edimlerin brndeki edimlerle ve edilimlerle ya da uyarl olgularla birlikte olmas da grlyor.nk birinin br zerindeki etkisini kavramak olas deildir, sradan ve zel bir eyde dorudandoruya evrensel nedenin olaanst ilemine bavurmak usa uygun dmez. Gerek neden udur:sylediimiz gibi, ruhun ve her tzn bana gelen yalnzca kavramnn bir sonucudur, yleyse ruhun fikriya da z tm grnlerinin ya da alglarnn onun kendi doasndan olumasn (sponte) kendinde tar;tam tamna yle olur ki ruhun fikri ya da z tm evrende olup biteni kendiliklerinden karlarlar, ruhabalanm olan bedene de daha zel ve daha yetkin olarak karlk olurlar; nk ruh evrenin durumunu ,belli bir biimde ve belli bir zaman iin, baka bedenlerin kendi bedeniyle ilikisinde aklar. Bu dabedenimizin zmze bal olmadan nasl bizim olduunu aklar. Sanrm, dnmeyi bilenler ilkelerimizidoru yarglayacaklardr, onlara dayanarak bir baka gze aklanamaz grnen balantnn, ruhla bedenarasnda varolan balantnn neye dayandn greceklerdir.u da grlyor ki duyularmzn alglar ak olduklar zaman bile zorunlu olarak baz karmak duygularda ierirler, nk evrenin tm bedenleri duygu yaknl iinde olduklarndan bizim bedenimiz tm brbedenlerin izlenimlerini alr; duyularmz her ne kadar btnle ilikiliyse de ruhumuzun zel olarak btneulamas olas deildir; bu yzden kark duygularmz sonsuz olan bir alglar eitliliinin sonucudur. Bubiraz da deniz kysna yaklaan kiilerin duyduu o bulank grltye benzer, bu grlt saysz dalgavurularnn st ste gelmesiyle olumutur. Tek bir alg oluturacak biimde aralarnda uyumu olmayanbirok alg arasnda hepsinin stne kabilecek bir alg yoksa, bunlarn tm hemen hemen ayn ldegl izlenimler veriyorlarsa ya da ruhun dikkatini belirleme konusunda eit arlktaysalar ruh bu alglarnsezgisine kark olarak varabilecektir.34.Ruhlarn ve br tzlerin, insan ruhunun ya da ruhsal tzlerin birbirlerinden ayr olular zerine, nesrlen lmezlikte anmann nemi zerine.Page 60Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlDiyelim ki "unum per se" (21) oluturan bedenlerin tpk insanda olduu gibi tz olduklar, tzsel biimleresahip olduklar, hayvanlarn da ruhlar olduu dnlnce unu apak benimsemek zorunda kalrz: buruhlar ve tzsel biimler tam olarak lmezler, baka filozoflarn grlerinde ortaya konulan atomlar ya damaddenin son paralar gibi; nk hibir tz lmez, tmyle baka olabilse de. Bunlar ruhlardan daha azyetkin biimde de olsa tm evreni aklarlar. Balca ayrm udur: onlar ne olduklarn, ne yaptklarnbilmezler, bundan tr gr ortaya koyamazlar, zorunlu ve evrensel dorular ortaya koyamazlar.Kendileri zerine dnemedikleri iin ahlaksal nitelikleri yoktur, buna gre hemen hemen bir trtlnkelebee dnmesinde grdmz gibi binbir dnm geirseler de, ahlak asndan ya da uygulamaasndan onlarn ldn sylemek, hatta fizik olarak ldklerini sylemek ayn anlama gelmektedir,nk biz her zaman bedenler bozularak lrler deriz. Ancak ne olduunu bilen ve u ok ey anlatan"Ben" szn syleyebilen bilinli ruh varln srdrmekle kalmyor, metafizik adan brlerinden dahaok varlk ortaya koymuyor, ancak ahlak asndan hep olduu gibi kalyor ve ayn kiilii oluturuyor.nk ruhu cezaya ve dle yatkn klan bu "Ben"in ans ya da bilgisidir. Onun iin ahlakta ve dindengrlen lmszlk tek bana bu tzlere uygun olan bu srekli varolula snrl deildir, nk nce neolduunun ans olmadan bu lmszln istenir bir yan olmayacaktr. Herhangi bir kiinin ne olduunutmyle unutmak kouluyla birdenbire in kral olduunu varsayalm: uygulama ya da sezilebilen sonularasndan bu durum onun yok edilmesi ve o anda bir in kralnn varedilmesi deil midir? Bu kiinin bylebir eyi dilemesi iin hibir neden yoktur.35.Ruhlarn ykseklii, Tanr'nn ruhlar teki yaratklara ye tutarak al, ruhlarn dnyadan ok Tanr'y,teki tzlerin Tanr'dan ok dnyay aklay.Tanr'nn yalnzca bizim tzmz deil ayn zamanda kiiliimizi de, yani kim olduumuzun ansn vebilgisini de (bunlarn seik bilgisi bazen uykuda ve baygnlk durumunda etkin olmaktan ksa da)koruyacan doal nedenlere gre yarglayabilmek iin ahlakla metafizii badatrmak gerekir: yaniTanr'y btn tzlerin ve btn varlklarn ilkesi ve nedeni olarak deil, btn kiilerin ya da dnceliPage 61Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmltzlerin, btn ruhlarn bir arada oluturduu evrenin, en yetkin kentin ya da devletin mutlakyneticisi gibialmalyz. Tanr'nn kendisi de btn ruhlarn en yetkini olduu gibi varlklarn da en bydr. nk, hikuku yok, ruhlar en yetkin ve Tanr'y en iyi aklayan varlklardr. Tzlerin tm doas, amac, erdemi veilevi, yeterince aklanm olduu zere, Tanr'y ve evreni aklamaktan baka bir ey olmad iin, onune yaptklarn bilerek aklayan, Tanr'yla ve evrenle ilgili byk dorular bilmeye yatkn olan tzlerin,dorular bilmeye yatkn olmayan, duygulardan ve bilgiden tmyle yoksun olan o kaba doalarlakarlatrlamayacak kadar aklayc olduklarndan kukuya dlemez; dnceli tzlerle dnceliolmayan tzler arasndaki ayrm o kadar byktr ki onu aynayla aynada kendini gren arasndaki ayrmabenzetebiliriz.Tanr da ruhlarn en by ve en bilgesi olduundan u yargya varmak ok kolaydr: Tanr deyimyerindeyse kendileriyle konumaya girdii ve hatta evrelerine girdii varlklara duygularn ve istemlerinizel bir biimde bildirir, yle ki onlar kendilerine iyilik edeni tanyabilirler ve sevebilirler, onlar Tanr'yruhlarn aralarndan baka bir ey olmayan o geriye kalan eylerden daha ok ilgilendirirler: tm bilgekiilerin baka herhangi bir eyden ok (bu ey ne lde deerli olursa olsun) bir insana nem veriinigrdmz gibi; ve yle grnyor ki gerekte honut olan bir ruh iin en byk doyum bakalarncasevildiini grmektir: oysa Tanr'da yle bir ayrm ortaya kyor, yaratklarn bilgisi onun yce ve tammutluluunun bir sonucu olduundan, onun n ve bizim tapnmz onun doygunluuna katkda bulunmakya da onun bir lde nedeni olmak yle dursun, bu doygunlua hibir ey katamaz. Bununla birlikte,sonlu ruhlarda iyi ve ussal olan her ey de orada bulunur ve en deerli ve en az bulunur hayvanlardanbirinin deil de bir insann yaamn korumay yeleyen bir kral nasl versek tm mutlakyneticilerin enaydnnn ve en adaletlisinin de byle dndnden kukuya dmemeliyiz.36.Tanr ruhlarn bir araya gelmesiyle olumu en yetkin devletin mutlakyneticisidir. Onun balca amac buTanr devletinin mutluluudur.Gerekten ruhlar yetkinlemeye en yatkn tzlerdir, yetkinliklerinin bir zellii vardr, o da onlarnbirbirlerine ok az engel olduklardr ya da birbirlerine daha ok yardm ettikleridir, ne var ki en erdemlileren yetkin dost olabilirler; buradan apak olarak u sonu kar: genel olarak her zaman en bykyetkinlie ynelen Tanr ruhlara en byk zeni gsterecek, onlara yalnzca genel olarak deil, birbirinezel olarak da evrensel uyumun olas kld en ok yetkinlii verecektir.Page 62Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlBu arada unu da syleyebiliriz: Tanr bir ruh olmakla varlklarn kaynadr; br trl, en iyiyi semekteistem eksiklii olsayd, bir olasnn bir baka olasya ye tutulabilmesi iin hibir neden olmayacakt.Bylece Tanr'nn bir ruh olma nitelii, yaratklarla ilgili olarak sahip olabilecei tm belirlenimlerin bandagelmektedir: yalnzca ruhlar Tanr'nn imgesine gre yaratlmlardr, onun rkndan, onun evinin ocuklargibidirler; nk yalnzca onlar Tanr'ya zgrce hizmet edebilirler, Tanr'nn doasna yknerek bilgiyleeylemde bulunurlar: tek bir ruh btn bir dnyaya deer, nk onu tek bana aklamaz, ancak onu tanrve Tanr gibi kendini dnyada ynetir. yle ki, her tz tm evreni aklasa da br tzler Tanr'dan okdnyay aklar; ama ruhlar dnyadan ok Tanr'y aklar gibidirler. Ruhlar basit yaratklar iin olasolduu lde Tanr'ya yaklatran o yce ruhsal doa, dolaysyla Tanr'nn onlardan kazand n gerikalan varlklardan kazandndan daha oktur ya da daha dorusu br varlklar Tanr'y yceltmek iinancak maddeyi verirler.Bu yzden Tanr'nn kendisini ruhlarn efendisi ya da mutlakyneticisi klan bu ahlaksal nitelik onu kiiselolarak pek zel bir biimde ilgilendirir. O bununla insanlar, "antropoloji" lere katlanmak ister, birhkmdarn uyruklaryla bir olmas gibi bizimle topluma girer; bu belirleme onun iin o kadar nemlidir kiiinde yaayanlarn en byk olas mutluluuna dayanan devletinin mutlu ve verimli durumu yasalarnn enycesi olmaktadr. nk varlklar iin yetkinlik neyse kiiler iin mutluluk odur. Fiziksel evreninvaroluunun birinci ilkesi ona olabildiince byk yetkinlii vermekse evrenin en soylu paras olan ahlakdnyasnn ya da Tanr devletinin ilk tasarm da ona olas olan en ok mutluluu yaymaktr.Kukuya gerek yok, Tanr her eyi yle bir dzene koymutur ki buna gre kanlmaz bir biimde ruhlarsrekli olarak yaamakla kalmazlar, dnyann hibir tz yitirmemesi gibi devletinin de hibir eyiyitirmemesi iin ahlaksal niteliklerini de her zaman korurlar. Sonu olarak, ruhlar ne olduklarn her zamanbileceklerdir, byle olmasayd dl ve ceza almaya yatkn olamayacaklard; oysa bu yatknlk bir devletin,zellikle hibir eyin eksik olmad en yetkin devletin znden bir paradr.Sonu olarak, Tanr mutlakyneticilerin en adaletlisi ve en iyi yreklisi olduundan, itenlikli ve ciddiolmak kouluyla iyi niyet istediinden uyruklar daha iyi koullar isteyemezler ve o da uyruklarn tmylemutlu klabilmek iin yalnzca sevilmek ister.37.Page 63Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.htmlsa gkyz krallnn gizlerini ve esiz yasalarn ve onu sevenlerin hazrlad en yce mutluluunbykln insanlara bildirir.Eski filozoflar bu nemli dorularn pek azn tandlar; yalnzca sa onlar tanrsal bir biimde aklad, okadar ak ve o kadar iten anlatt ki en kaba ruhlar bile onu kavradlar; bylece onun ncil'i insanieylerin grnmn tmyle deitirdi; o bize gkyz devletini ve Tanr lkesi adna yarar olan eyi,ruhlarn o yetkin lkesini tantt, onun esiz yasalarn tanmamz salad: Tanr'nn bizi ne ok sevdiini, biziilgilendiren her eyi ne byk uyarlkla hazrladn, serelere bile zen gsteren Tanr'nn kendisi iin endeerli ussal varlklar gzden uzak tutmayacan, bamzdaki tm salarn saylm olduunu, yerle gkyok olsa bile Tanr sevgisiyle kurtuluumuzun dzeninin yok olmayacan, Tanr'nn btn dnyadzeninden ok dnceli varlklarn en kne nem verdiini, bedenleri yok ederken ruhlara ktlkedemeyenlerden korkmamamz gerektiini, nk ancak Tanr'nn ruhlar mutlu ya da mutsuzklabileceini, onun ruhu evrendeki btn oluumlardan korunmu olduu iin dorularn onun elindebulunduunu, tek Tanr'dan baka hibir eyin o ruhlar zerinde etkin olamayacan, eylemlerimizdenhibirinin unutulmadn, bo szlerden iyi kullanlm bir kak suya kadar her eyin gz nndetutulacan, son olarak her eyin iyilerin en yce iyilii iin bir sonuca ulamas gerektiini, drstleringneler gibi olacaklarn; Tanr'nn kendisini sevenler iin hazrlad mutlulua yakn herhangi bir eyiduyularmzn da, dncemizin de hi tanmam olduunu bize gsteren yalnzca odur.AIKLAMALARPage 64Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html1. Rantiye.2. Spinozaclar.3. Descartes'a gnderme yapyor.4. Yeni skolastikler.5. Az kt olanda iyinin zellikleri, az iyi olanda ktnn zellikleri vardr.6. Yeni skolastikler.7. Varsaymsal olarak.8. Sekincilik ya da dingincilik: ruh yetkinliini Tanr'ya dinginlik iinde ynelme isteminde bulan reti.9. Gerek dostluk ayn eyi istemek ve ayn eyden kanmaktr.10. Eylemler tzlere baldr.11. Saysal olarak.12. Burada her birey aa bir trdr.13. Kendi konusu iindeymi gibi.Page 65Generated by ABC Amber LIT Converter, http://www.processtext.com/abclit.html14. Aa olann daha yukar olandan; evrenin Tanr'dan kmas.15. Kendiliinden varolan.16. Leibniz burada biimsel bir yanlgya dyor. Platon'un Menon diyalounda anmsayan kii birocuk deil Menon adl bir kledir.17. Bu dnyaya gelen tm insanlar aydnlatan k.18. Ussal ruh iin etkin anlk.19. Servetin ykseklii anlamnda.20. Kendilerine inanacana inand kimseleri.21. Birlii kendinden gelen.Page 66...
View Full Document

Ask a homework question - tutors are online